Hava Durumu

#Kültürel Miras

giresunsonhaber - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI UNESCO’nun Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Giresun’un dünyaca ünlü Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden gündemin merkezine taşındı. Festivalin Giresun şehir merkezindeki tanıtım programında protokol üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve vatandaşlar Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yürüdü. Islık Dili gösterileri, horon, yöresel lezzetler ve renkli görüntülerle başlayan festival coşkusu, 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyündeki ana programla devam edecek. Giresun’un Çanakçı ilçesinde nesiller boyunca vadiden vadiye haberleşme yöntemi olarak kullanılan ve bugün kentin dünyaya açılan önemli kültürel değerlerinden biri haline gelen Islık Dili için düzenlenen festivalin 27’ncisi başladı. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen festivalin ilk büyük buluşması Giresun şehir merkezinde yapıldı. Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayan geleneksel festival yürüyüşüne Giresun Valisi Mustafa Koç, milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, siyasi parti ve teşkilat temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş, Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle devam etti. DEBBOY’DAN ATATÜRK MEYDANI’NA FESTİVAL YÜRÜYÜŞÜ Festivalin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla bu yıl programın bir bölümü Giresun şehir merkezine taşındı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşte yöresel kıyafetler, halk oyunları ekipleri ve festivalin simgesi haline gelen Islık Dili ön plana çıktı. Giresun Valiliği de programın temel amacının UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yer alan Islık Dili’nin ve Giresun’un yöresel kültürünün tanıtılması, korunması ve yaşatılması olduğunu vurguladı. Atatürk Meydanı’nda devam eden programda katılımcılar Islık Dili ile konuşmanın nasıl gerçekleştirildiğini yakından görme fırsatı buldu. ISLIK DİLİ MEYDANDA YANKILANDI Festival programının en dikkat çekici bölümlerinden biri Islık Dili ile konuşma tanıtımı oldu. Çanakçı’nın sarp vadilerinde geçmişte insanların kilometrelerce uzaktan birbirleriyle haberleşmesini sağlayan bu geleneksel iletişim biçimi, Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilen gösteriyle vatandaşlara tanıtıldı. Islık Dili’nin yalnızca belirli seslerin çıkarılmasından ibaret olmadığı, Türkçedeki kelime ve cümlelerin ıslık seslerine dönüştürülerek karşı tarafa aktarılabildiği gösterildi. Bu yönüyle festival, bir eğlence organizasyonunun ötesinde kaybolma riski taşıyan kültürel bir iletişim geleneğinin canlı biçimde tanıtıldığı bir kültür buluşmasına dönüştü. HORONLA KARADENİZ COŞKUSU Programda Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarından horon da yer aldı. Yöresel ekiplerin gerçekleştirdiği gösteriler festival alanına renk katarken katılımcılar stantları gezerek festival kapsamında hazırlanan etkinlikleri takip etti. Milletvekili Nazım Elmas da programın ardından yaptığı değerlendirmede festivalin renkli görüntülere sahne olduğunu belirterek, halk oyunları gösterilerini izlediklerini, festival alanındaki stantları ziyaret ettiklerini ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti. Elmas, Islık Dili gibi kültürel değerlerin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Milletvekili Ali Temür de Giresun’daki 27. Islık Dili Festivali tanıtım yürüyüşüne katıldığını açıkladı. PANCAR ÇORBASI VE MISIR EKMEĞİ İKRAM EDİLDİ Festivalde yalnızca Islık Dili değil, Giresun mutfağının geleneksel lezzetleri de tanıtıldı. Katılımcılara pancar çorbası ikram edilirken festival alanında Giresun’a özgü mısır ekmeği de yer aldı. Böylece programda Islık Dili, halk oyunları ve yöresel mutfak aynı çatı altında buluşturularak Giresun kültürünün farklı unsurları ziyaretçilere tanıtıldı. DÜNYANIN TANIĞI OLDUĞU GİRESUN MİRASI Islık Dili’nin uluslararası ölçekte tanınmasında en önemli gelişme 6 Aralık 2017’de yaşandı. Türkiye’nin başvurusu üzerine Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alındı. UNESCO kararıyla birlikte Giresun’un Çanakçı ilçesi ve özellikle Kuşköy ile özdeşleşen iletişim kültürü dünya ölçeğinde tescil edilmiş oldu. Ancak “acil koruma” statüsü, Islık Dili’nin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Cep telefonları ve modern iletişim araçlarının yaygınlaşması, köylerden kentlere göç ve günlük yaşam biçiminin değişmesiyle birlikte Islık Dili’nin kullanım alanı yıllar içerisinde daraldı. Bu nedenle festivalin temel hedeflerinden biri Islık Dili’ni yalnızca hatırlatmak değil, çocuklara ve gençlere öğretmek ve yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşımak. VADİLERİN HABERLEŞME YÖNTEMİYDİ Islık Dili’nin ortaya çıkışında Doğu Karadeniz’in coğrafi şartları belirleyici oldu. Çanakçı ve çevresindeki derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde normal insan sesinin karşı yamaya ulaşması çoğu zaman mümkün değildi. Bölge halkı bu sorunu kelimeleri ıslığa dönüştürerek çözdü. Geçmişte Islık Dili; düğün ve cenaze haberlerinin verilmesinden imece çağrılarına, komşuların birbirlerine seslenmesinden hayvanların yönlendirilmesine kadar günlük hayatın birçok alanında kullanıldı. Telefonun bulunmadığı yıllarda vadinin bir ucundan diğerine gönderilen bir ıslık, kimi zaman insanların en hızlı haberleşme aracı oldu. FESTİVAL GELENEĞİ 1997’DEN BU YANA SÜRÜYOR Islık Dili’nin tanıtılması ve korunması amacıyla Kuşköy’de başlatılan festival geleneğinin geçmişi 1997 yılına kadar uzanıyor. Başlangıçta yerel ölçekte gerçekleştirilen organizasyon, yıllar içerisinde büyüyerek Giresun’un önemli kültür etkinliklerinden biri haline geldi. Festivalin vazgeçilmez etkinlikleri arasında Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma yarışmaları bulunuyor. Geçmiş yıllarda yarışmacılar kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir kişiye aktararak Islık Dili’nin gerçek bir iletişim sistemi olarak nasıl çalıştığını ziyaretçilere gösterdi. SON ÜÇ YILDA GELENEK KESİNTİSİZ SÜRDÜ Festivalin 24’üncüsü 2023, 25’incisi 2024, 26’ncısı ise 2025 yılında gerçekleştirildi. 2023 yılındaki festivalde günlük hayatta kullanılan çeşitli cümlelerin Islık Dili’yle karşı tarafa aktarılması büyük ilgi gördü. 2024 ve 2025 organizasyonlarında da Islık Dili yarışmaları ve kültürel etkinlikler devam ederken özellikle geleneğin genç kuşaklara aktarılması yönündeki çağrılar ön plana çıktı. Bu yıl 27’ncisi gerçekleştirilen festivalle birlikte yaklaşık 30 yıllık organizasyon geleneği bir kez daha sürdürüldü. ŞİMDİ SIRA KUŞKÖY’DE Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin asıl buluşması 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Açıklanan programa göre Kuşköy Festival Alanı’ndaki etkinlikler 10.00-18.00 saatleri arasında devam edecek. Festival programında Islık Dili gösterilerinin yanı sıra kültürel etkinlikler ve müzik programları yer alacak. Böylece 4 Eylül’de Giresun şehir merkezinde başlayan festival, Islık Dili’nin doğduğu ve bugün en güçlü biçimde yaşatıldığı vadilere taşınacak. GİRESUN’UN SESİ KUŞKÖY’DEN DÜNYAYA ULAŞACAK Giresun’da bugün gerçekleştirilen yürüyüş, yalnızca 27. festivalin başlangıcı olmadı. Program aynı zamanda UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilen bir Giresun değerinin şehir merkezinden yeniden görünür hale getirilmesi anlamını taşıdı. Bir dönem Çanakçı’nın vadilerinde insanların birbirlerine haber ulaştırmak için kullandıkları ıslıklar, bugün Giresun’un kültürel kimliğini dünyaya anlatan en özgün değerlerden birine dönüşmüş durumda. Giresun merkezindeki renkli başlangıcın ardından gözler şimdi 6 Eylül Pazar günü Kuşköy’de yapılacak ana festival programına çevrildi. Islık Dili, bu kez doğduğu vadilerde yeniden yankılanacak.

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR Haber

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR Giresun’un dünyaya tanıttığı en özgün kültürel değerlerden Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden hayat buluyor. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda düzenlenecek festival, 4 Eylül Cuma günü Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve Atatürk Meydanı’ndaki etkinliklerle başlayacak. Festivalin ana buluşması ise 6 Eylül Pazar günü Islık Dili’nin merkezi olarak kabul edilen Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Çanakçı’nın vadilerinde kuşaktan kuşağa aktarılan, insanların kilometrelerce uzaktan ıslıkla haberleşmesini sağlayan Islık Dili, bu hafta sonu bir kez daha Giresun’un kültür gündeminin merkezinde olacak. Çanakçı Kaymakamlığı koordinesinde bu yıl 27’ncisi düzenlenen festival kapsamında ilk etkinlik, 4 Eylül 2026 Cuma günü saat 13.30’da Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilecek. Protokol üyeleri, davetliler ve vatandaşların katılımıyla Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayacak toplu yürüyüş, Atatürk Meydanı’nda sona erecek. Yürüyüşün ardından meydanda festival şöleni gerçekleştirilecek. Organizasyon komitesi tarafından basın kuruluşlarına yapılan davette de Giresun’daki basın mensupları yarınki programa davet edildi. FESTİVALİN ASIL ADRESİ KUŞKÖY Giresun merkezde gerçekleştirilecek tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin ana programı 6 Eylül Pazar günü Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy’de yapılacak. Saat 10.00 ile 18.00 arasında gerçekleştirilecek programda Islık Dili gösterileri, geleneksel etkinlikler, kültürel buluşmalar ve müzik programlarının yer alması bekleniyor. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise geçmiş yıllarda olduğu gibi Islık Dili’nin günlük yaşam içerisindeki kullanımını ortaya koyan gösteriler oluşturacak. Katılımcıların birbirlerine verilen mesajları ıslıkla aktarmaları, vadinin karşı yakasındaki kişilerle haberleşmeleri ve Islık Dili’nin iletişim gücünü göstermeleri festivalin yıllardır değişmeyen gelenekleri arasında bulunuyor. BİR FESTİVALDEN DAHA FAZLASI Islık Dili Festivali, yalnızca eğlence ve müzik etkinliklerinden oluşan geleneksel bir şenlik niteliği taşımıyor. Festival aynı zamanda giderek daha az kullanılan ve yeni kuşaklara aktarılması konusunda ciddi çalışmalar gerektiren kültürel bir iletişim biçiminin yaşatılması açısından büyük önem taşıyor. Giresun’un özellikle Çanakçı ilçesinde yüzyıllardır kullanılan Islık Dili, bölgenin sarp coğrafi yapısının ortaya çıkardığı doğal bir haberleşme yöntemi olarak gelişti. Derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde yaşayan vatandaşlar geçmişte normal insan sesinin ulaşamayacağı mesafelere mesajlarını ıslıkla ulaştırdı. Düğünlerden cenazelere, imece çağrılarından günlük ihtiyaçlara, karşı yamadaki komşuya seslenmekten hayvanların yönlendirilmesine kadar pek çok alanda Islık Dili kullanıldı. Telefonun bulunmadığı, ulaşımın bugünkü kadar kolay olmadığı dönemlerde bu iletişim yöntemi bölge insanının günlük hayatının önemli bir parçasıydı. DÜNYA GİRESUN’UN ISLIK DİLİNİ 2017’DE TESCİL ETTİ Giresun’un Islık Dili açısından en önemli dönüm noktalarından biri 6 Aralık 2017 tarihinde yaşandı. Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildi. Böylece Çanakçı ve çevresinde nesiller boyunca kullanılan haberleşme kültürü uluslararası düzeyde de tescillenmiş oldu. Ancak UNESCO’nun Islık Dili’ni “acil koruma gerektiren” kültürel miraslar arasına alması, aynı zamanda geleneğin geleceği açısından önemli bir uyarıyı da beraberinde getirdi. Cep telefonlarının ve diğer iletişim teknolojilerinin yaygınlaşması, köy nüfuslarının azalması ve genç kuşakların büyük kentlere göç etmesi nedeniyle Islık Dili’ni günlük hayat içerisinde kullananların sayısı zaman içerisinde azaldı. Bu nedenle Kuşköy’de düzenlenen festivalin temel amaçlarından biri de yalnızca geçmişi hatırlamak değil, Islık Dili’ni çocuklara ve gençlere aktarabilmek. FESTİVAL GELENEĞİ YAKLAŞIK 30 YILDIR SÜRÜYOR Kuşköy’de Islık Dili’nin tanıtılması ve yaşatılması amacıyla başlatılan festival geleneği 1997 yılına kadar uzanıyor. Yıllar içerisinde yerel bir kültür etkinliği olmaktan çıkan organizasyon, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve zaman zaman yurt dışından ziyaretçilerin takip ettiği bir festivale dönüştü. Festival programlarında Islık Dili yarışmaları, yöresel kültür gösterileri, halk oyunları ve sanatçı programları gerçekleştirildi. Özellikle Islık Dili yarışmaları festivalin hafızasında ayrı bir yer edindi. Yarışmacılardan kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir yarışmacıya iletmeleri istendi. Mesajın doğru anlaşılması, Islık Dili’nin yalnızca birtakım seslerden değil, anlamlı ve sistemli bir haberleşme yönteminden oluştuğunu da ziyaretçilere gösterdi. 2023’TE GÜNLÜK CÜMLELER ISLIKLA ANLATILDI 2023 yılında gerçekleştirilen 24. festivalde de Islık Dili yarışması büyük ilgi gördü. Katılımcılar “Yarın yaylaya gidelim”, “Ayakkabını çıkar” ve günlük yaşamda kullanılan benzeri mesajları Islık Dili aracılığıyla karşı tarafa aktardı. Vadinin iki yakası arasında gerçekleştirilen bu haberleşme, festival ziyaretçilerine Islık Dili’nin gerçek kullanım biçimini görme imkânı verdi. 2024 VE 2025’TE GELENEK DEVAM ETTİ Festivalin 25’incisi 2024 yılında, 26’ncısı ise 2025 yılında yine Kuşköy’de gerçekleştirildi. Her iki festivalde de Islık Dili’nin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması ön plana çıktı. Özellikle gençlerin ve çocukların Islık Dili öğrenmesi gerektiğine yönelik mesajlar festival programlarının önemli başlıklarından biri oldu. Geçen yıl gerçekleştirilen 26. festivalde de Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma etkinlikleri devam ederken, yöresel kültür ve müzik programlarıyla Kuşköy gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. 27. FESTİVAL ŞEHİR MERKEZİNE TAŞIYOR Bu yılki festivalin dikkat çeken yönlerinden biri ise Islık Dili tanıtımının doğrudan Giresun şehir merkezine taşınması olacak. Debboy mevkiinden Atatürk Meydanı’na yapılacak toplu yürüyüşle Islık Dili, Kuşköy'den önce Giresun’un en yoğun noktalarından birinde vatandaşlarla buluşacak. Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek festival şöleniyle hem 6 Eylül’deki Kuşköy programına dikkat çekilecek hem de Giresun’un UNESCO tarafından tescillenen kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanacak. HEDEF, ISLIK DİLİNİ GELECEĞE TAŞIMAK Yüzyıllar boyunca Giresun’un vadilerinde insanların birbirleriyle haberleşmesini sağlayan Islık Dili artık telefon çağında eski iletişim işlevini büyük ölçüde kaybetmiş olsa da taşıdığı kültürel değer devam ediyor. Bu nedenle 27. Islık Dili Festivali'nin en önemli mesajı da geçmiş yıllarda olduğu gibi geleneğin yalnızca gösterilerle hatırlanması değil, yaşayan bir kültür olarak gelecek nesillere aktarılması olacak. Festival yarın saat 13.30’da Giresun Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayacak yürüyüşle start alacak. Yürüyüşün ardından Atatürk Meydanı festival şölenine ev sahipliği yapacak. Islık Dili’nin vadilerde yeniden yankılanacağı büyük buluşma ise 6 Eylül Pazar günü Çanakçı Kuşköy’de gerçekleştirilecek.

Zeki Müren şarkıları Ordu'da yankılandı Haber

Zeki Müren şarkıları Ordu'da yankılandı

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Ordu durağında müzik, geleneksel sanatlar, felsefe ve yerel tasarım aynı etkinlik rotasında yer aldı. ORDU (İGFA) - Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde Zeki Müren’in hafızalara kazınan eserleri özel konserle seslendirilirken, çocuklar da “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” etkinliğinde sorgulama ve eleştirel düşünme çalışmaları yaptı. Tespih Yapımı ve Çini Atölyesi ise geleneksel üretim bilgisini farklı yaş gruplarına aktarırken, Ordu’nun kültürel mirası altıncı kez sanatseverlerle buluştu. SANAT GÜNEŞİ’NİN ESERLERİNE ÖZEL KONSER Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde gerçekleştirilen “Zeki Müren Şarkıları” konserinde, Türk sanat müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren’in birbirinden özel eserleri Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu solistleri Berrak Seçkin ve Haydar Farabi Felamur tarafından seslendirildi. Zeki Müren’in yorumuyla kuşaklar boyunca dinlenen şarkılardan oluşan seçki, canlı performansla dinleyicilere sunuldu. Konser, Zeki Müren’in sanat yaşamına ve Türk müziğine bıraktığı mirasa şarkılar aracılığıyla yeniden dikkat çekerken, dinleyicilere nostalji yüklü bir akşam yaşattı. ÇOCUKLAR TİLKİNİN ÖYKÜSÜYLE FELSEFİ SORULARA ULAŞTI Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda çocuklara yönelik gerçekleştirilen “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” etkinliğinde, Çocuklar İçin Felsefe (P4C) yöntemi kullanıldı. Hikayeyi birlikte okuyan çocuklar, eserde karşılaştıkları olaylar ve karakterler üzerine sorular üreterek düşüncelerini paylaştı. Etkinlikte çocukların okuma, sorgulama, eleştirel düşünme ve kitap çözümleme becerileri desteklenirken, farklı görüşleri dinleme ve kendi düşüncelerini gerekçeleriyle ifade etme süreçleri üzerinde duruldu. GELENEKSEL EL SANATLARI YETİŞKİN VE ÇOCUKLARLA DENEYİMLENDİ Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenen Tespih Yapımı Atölyesi’nde geleneksel tespih işçiliğinin malzeme seçimi ve üretim aşamaları işlendi. Katılımcılar, taneler arasındaki ölçü ve malzeme uyumunun yanı sıra imame, nişane ve püskül gibi tespihi meydana getiren bölümleri yakından inceledi. Oyma ve kakma gibi süsleme tekniklerinin de ele alındığı atölyede, tespihin yalnızca bir kullanım eşyası olmadığı; el işçiliği, estetik ve kültürel anlam taşıyan bir zanaat ürünü olduğu örnekler üzerinden anlatıldı. Aynı alanda yer alan Çini Atölyesi’nde geleneksel Türk çini sanatının temel desen ve uygulama yöntemleri ele alındı. Katılımcılar, çiçek motifleri ile geometrik desenlerden hareketle kendi kompozisyonlarını hazırlayarak çininin çizim ve renklendirme aşamalarını deneyimledi. İznik ve Kütahya merkezli üretimlerle özgün bir kimlik kazanan çini sanatının mimariden günlük kullanım eşyalarına uzanan farklı örnekleri de çalışmalar üzerinden incelendi. Çocuklar için de gerçekleştirilen Çini Atölyesi’nde küçük katılımcılar, geleneksel motifleri kendi hayal güçleriyle yeniden yorumladı. Bitkisel desenler, geometrik biçimler ve stilize figürlerden yararlanan çocuklar, hazırladıkları çalışmaları farklı renklerle tamamladı. Uygulamalı etkinlik, çocukların el becerilerini ve tasarım düşüncelerini geliştirmelerine imkân sağlarken, köklü çini geleneğini yeni kuşakların deneyimine taşıdı. ORDU’NUN MOTİFLERİ ÇAĞDAŞ TASARIMLARLA FESTİVALDE YERİNİ ALMAYI SÜRDÜRDÜ Ordu Olgunlaşma Enstitüsü’nde yer alan “Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı” sergisi altıncı gününde de sanatseverlerin ziyaretiyle buluştu. Kentin yöresel değerlerinden ve tescilli motiflerinden hareketle hazırlanan çalışmalar sanatseverler tarafından incelendi. Nakış, dokuma, bitkisel örücülük, moda tasarımı ve giyim üretim teknolojileri alanlarında hazırlanan eserler, geleneksel unsurların günümüz tasarım anlayışıyla kazandığı farklı yorumları ortaya koydu. Ordu Kültür Yolu Festivali, 30 Ağustos’a kadar farklı alanlarda düzenlenecek sergi, atölye, söyleşi ve çocuk etkinlikleriyle devam edecek.

Türkiye Kültür Yolu Festivali İlk Kez Ordu’da  Haber

Türkiye Kültür Yolu Festivali İlk Kez Ordu’da 

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin on beşinci durağı Ordu, 22-30 Ağustos tarihleri arasında ilk kez festival coşkusuna ortak olacak. Dokuz gün boyunca konser, sergi, söyleşi, atölye, çocuk etkinlikleri ve gastronomi rotalarıyla birbirinden özel programlara ev sahipliği yapacak şehir, kültür ve sanatseverleri bir araya getirecek. Festival kapsamında Ordu’nun yaylaları ve bereketli topraklarının şekillendirdiği zengin mutfak kültürü ise 40’tan fazla Lezzet Noktası’nda ziyaretçilerin keşfine sunulacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karadeniz’in eşsiz mavi ve yeşilinin buluştuğu Ordu’yu ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali ile buluşturmanın önemine dikkat çekti. Kentin doğal güzellikleri, Antik Çağlardan günümüze uzanan tarihi, Çepni kültürü ve köklü yayla geleneğinden beslenen mirasının; kültür, sanat ve gastronomiyle iç içe zengin bir programla ziyaretçilerle buluşacağını belirten Ersoy, Ordu Kültür Yolu Festivali ile şehrin kültürel değerlerini yaşatmayı, görünürlüğünü artırmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade etti. Bakan Ersoy, “Kurul Kalesi Yerleşkesi’nden Ünye Kalesi’ne, Yason Burnu’ndan Çambaşı ve Perşembe yaylalarına uzanan bu zengin miras, Ordu’nun geçmişten bugüne taşıdığı güçlü kültürel kimliğin en önemli göstergeleridir. İlk kez Ordu’da gerçekleştireceğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali ile şehrin tarihini, kültürünü, sanatını, gastronomisini ve doğal güzelliklerini aynı çatı altında buluşturacağız. Ordu’nun binlerce yıllık geçmişinden bugünün sanatına uzanan tüm renklerini Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerle paylaşacağız.” dedi. Bakan Ersoy, Karadeniz mutfak kültürünün özgün lezzetlerini yansıtan Ordu’da gastronominin de festivalin öne çıkan unsurlarından biri olacağını belirtti. 40’tan fazla Lezzet Noktası’ndan oluşan seçkiyle kentin zengin mutfak kültürünün yerli ve yabancı ziyaretçilere özel bir gastronomi rotası sunacağını ifade etti. ORDU MUTFAĞI 40’TAN FAZLA LEZZET NOKTASINDA TANITILACAK Ordu Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin rehberi tavsiye listesinde yer alan Şef Necati Yılmaz ev sahipliği yapacak. Michelin rehberi tavsiye listesinde bulunan Şef Ömer Bozyap, Şef Araz Aknam ve TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram ise konuk olarak yer alacak. Karadeniz’in eşsiz doğasıyla şekillenen Ordu, festival boyunca zengin mutfak kültürüyle öne çıkacak. Kentin dört bir yanındaki gastronomi durakları, ziyaretçilere Karadeniz’in geleneksel tatlarını keşfetme ve Ordu’nun sofrasına konuk olma fırsatı sunacak. Yerel işletmelerin hazırlayacağı yöresel lezzetler, kentin üretim kültürünü ve mutfak mirasını festival atmosferine taşıyacak. Fındığı, yayla balı, mısır unu ve dağ çileği reçeliyle kendine özgü bir mutfak karakterine sahip olan Ordu’da, geleneksel tarifler kuşaktan kuşağa yaşatılıyor. Ordu mutfağının sevilen lezzetleri arasında Ordu yağlısı, mısır çorbası, pancar çorbası, melocan ve galdirik kavurmaları, kara lahana sarması, sakarca mıhlaması, keşkek ve yöresel tatlılar yer alıyor. Özellikle kentin simgesi haline gelen fındık ise hem geleneksel tariflerde hem de modern yorumlarda Ordu mutfağının başrolünü üstleniyor. BİRBİRİNDEN ÖZEL SANATÇILARIN SESLERİ ORDU’DA YANKILANACAK Tayfun Gürsoy Parkı’nda gerçekleştirilecek ücretsiz konserler, festival boyunca birbirinden ünlü sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacak. 22 Ağustos Cumartesi – Mert Demir 23 Ağustos Pazar – Ferhat Göçer 24 Ağustos Pazartesi – Merve Özbey 25 Ağustos Salı – Kıraç 26 Ağustos Çarşamba – Poizi 27 Ağustos Perşembe – Sagopa Kajmer 28 Ağustos Cuma – Murat Boz 29 Ağustos Cumartesi – Ebru Yaşar 30 Ağustos Pazar – Buray ORDU’DA DOKUZ GÜNLÜK KÜLTÜR SANAT MARATONU BAŞLADI 22 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. FOTOMARATON ORDU & FOTOMARATON ÇOCUK – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI ÖNÜ – 10.00 – 12.00 (YETİŞKİN & ÇOCUK) FotoMaraton Ordu ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri, katılımcıları Ordu’nun sokakları ve insanlarıyla buluşturacak. Fotoğraf tutkunları, kentin farklı noktalarında belirlenen temalar doğrultusunda çekecekleri karelerle Ordu’nun özgün hikayesini kendi bakış açılarıyla yorumlama fırsatı bulacak. Yarışma kapsamında çekilen fotoğraflar jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren eserlerle birlikte görünürlük kazanırken, seçilen kareler sergilenerek Ordu’nun festival boyunca oluşan görsel hafızasının bir parçası olacak. Çocuklara özel olarak gerçekleştirilecek FotoMaraton Çocuk ise minik fotoğrafçıları kentin keşfine çıkaracak. Çocuklar, Ordu’ya kendi pencerelerinden bakarak günlük yaşamdan, şehir manzaralarından ve karşılaştıkları renkli detaylardan özgün kareler yakalayacak; fotoğraf aracılığıyla şehri keşfetmenin ve kendi hikayelerini anlatmanın keyfini yaşayacak. EBRU ATÖLYESİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 11.00 – 13.30 (YETİŞKİN) / 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Ordu Kültür Yolu Festivali, geleneksel Türk kağıt süsleme sanatı olan ebru sanatını Taşbaşı Sanat Alanı’nda ziyaretçilerle buluşturuyor. Renklerin su üzerindeki dönüşümü Taliye Koşdemir eşliğinde keşfedecek katılımcılar her biri eşsiz eserleri Ebru Atölyesi’nde üretecek. Fırçalar yardımıyla serpilen boyalar dinamik bir biçimde şekiller oluştururken, katılımcılar da keşif dolu bir atölye keyfi yaşayacak. YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ: FINDIKÇILIK – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 12.30 Karadeniz’in tarımsal üretimin de ötesinde toplumsal dayanışmayı, ortak emeği, halk inanışlarını barındıran köklü kültürel mirası olan fındıkçılık geleneği söyleşide anlatılacak. Taşbaşı Sanat Alanı’nda düzenlenecek “Yaşayan Miras Söyleşisi: Fındıkçılık” moderator Dr. Serkan Emir Erkmen ve konuşmacı Dursun Oğuz Gürsoy ile gerçekleşirken, katılımcılar fındıkçılığın yerel yaşam biçimini ve kültürel aidiyet hissini yansıtan bir miras unsuru olduğunu keşfedecek. 23 AĞUSTOS 2026 – PAZAR ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. AHŞAP MAKET YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30 Somut olmayan kültürel mirasın korunmasında büyük rol oynayan zanaat ahşap maket yapımı, atölye ile birlikte yeniden keşfedilecek. Tarihi yapıların, yöresel mimarinin ve kültürel objelerin ahşap işleme tekniğiyle minyatür ölçekte yeniden inşa yapılması anlamına gelen ahşap maket yapımı, Cihan Ataş’ın eşliğinde katılımcılarda sabır, hassas ölçümlendirme ve el işçiliklerini geliştirme fırsatı yaratacak. HÜSN-İ HAT ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Türk hat sanatı olan ve İstam’ın etkisiyle şekillenmiş kutsal bir sanat olan Hüsn-i Hat, Fatsa Kültür Sarayı’nda Serkan Ataç ile birlikte düzenlenecek atölyede hayat bulacak. Osmanlı döneminde zarif bir üsluba ulaşan sanat, Türk-İslam kültürel mirasının temel unsurlarından biri olarak katılımcıların keşfine sulunacak. Ziyaretçiler, atölyede estetik yazı formlarını deneyimleyecek. 24 AĞUSTOS 2026 – PAZARTESİ ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. HESAP İŞİ İŞLEME ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00-13.00 Türk işleme sanatının geleneksel tekniklerinden biri olan hesap işi, kumaş iplikleri sayılarak uygulanan, geometrik ve simetrik desenleriyle öne çıkan bir nakış tekniğidir. Fatsa Kültür Sarayı’nda Reyhan Can Aktürk ile gerçekleştirilecek Hesap İşi İşleme Atölyesi’nde katılımcılar, bu geleneksel nakış tekniğini uygulamalı olarak tanıma ve deneyimleme fırsatı bulacak. Atölye süresince hesap işinde kullanılan malzemeler ve temel uygulama yöntemleri tanıtılırken, kumaş üzerinde ipliklerin sayımı, desenlerin oluşturulması ve işleme teknikleri detaylı olarak aktarılacak. TEZHİP ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 / 16.00 Geleneksel Türk bezeme sanatı olan tezhip, Fatsa Kültür Sarayı’nda ziyaretçilerle buluşacak. Katılımcılar Nalan Topkaya’nın eşliğinde düzenlenen Tezhip Atölyesi ile birlikte simetri, bitkisel motifler ve ince işçiliği öğrenirken, maneviyatı ve Türk sanat geleneğinin zenginliğiye de tanışacak. Atölye ile birlikte eserler canlı renklerle süslenecek. KÜTÜPHANEDE DRAMA – ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Kütüphane Drama etkinliği, Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda Çocuk Gelişimi Mezunu ve Gönüllü Eğitmen Ayşegül Güçtaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Kitaplar ve hikayeler yaratıcı drama teknikleriyle canlandırılarak çocukların kütüphane aidiyet duygusu güçlendirilecek. Etkinlikle birlikte çocukların yaratıcılıkları, empati yetenekleri ve kişisel gelişimleri desteklenecek. 25 AĞUSTOS 2026 – SALI ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. KÖRÜKLÜ ÇİZME YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Anadolu’da özellikle kırsal yaşam ve atlı kültürle ilişkili olarak gelişmiş geleneksel deri işçiliği ürünü olan körüklü çizme yapımı atölye kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Diz altına kadar uzanan ve körük adı verilen katlı yapılı çizmeler, Türkay Yavaş ile düzenlenecek Körüklü Çizme Yapım Atölyesi katılımcıları tarafından yakından incelenerek deneyimlenecek. Günümüzde folklorik değerleriyle öne çıkan bu ürün, zanaatkarlık geleneğinin yaşayan bir örneği olarak ziyaretçilerle buluşacak. KÜÇÜK İYİLİKLER SOKAĞI - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Erken yaşta okuma alışkanlığını desteklemek, çağdaş çocuk edebiyatı eserlerini çocuklarla buluşturmak ve yerel değerleri yeni nesillere aktarmak amacıyla, Ordulu çocuk kitapları yazarı Gökhan Akçiçek ile “Küçük İyilikler Sokağı” adlı kitabı üzerine söyleşi gerçekleştirilecek. Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda düzenlenecek söyleşide; kitapta ele alınan iyilik, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi temel değerler çocukların dünyası üzerinden değerlendirilecek. BİTKİSEL ÖRÜCÜLÜK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Fatsa Kültür Sarayı’nda Bahar Karaoğlu ile düzenlenecek Bitkisel Örücülük Atölyesi’nde doğal liflerin ve bitkisel materyaller el emeğiyle şekillendirilerek sepet, hasır, çanta gibi eşyalar hazırlanacak. Köklü bir geleneksel sanat olan bitkisel örücülük, atölye katılımcılarına anlatılırken aynı zamanda tasarımsal ürünler hazırlanabilecek. Ziyaretçiler, yeni bir zanaat öğrenirken ev dekorasyonunda da kullanılabilen eşyalar hazırlayarak keyifli anlar yaşayacak. 26 AĞUSTOS 2026 – ÇARŞAMBA ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. FİLOGRAFİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Fatsa Kültür Sarayı’nda gerçekleşecek Filografi Atölyesi’nde çivi ve teller kullanılarak el sanatı tanıtımı yapılacak. Ahşap yüzey üzerine belirli aralıklarla çakılan civiler arasından renkli tellerin geçirilerek estetik desenlerin oluşturulduğu bu sanat dalı Ayşegül Aydemir eşliğinde düzenlenen atölye katılımcıları tarafından deneyimlenebilecek. Ziyaretçiler, el becerilerini ve tasarımsal yönlerini geliştirirken benzersiz bir geleneksel süsleme sanatıyla tanışma fırsatı yakalayacak. AİLE VE OKUMA KÜLTÜRÜ - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Ordulu Şair ve Yazarlar Birliği Derneği katkılarıyla eğitimci yazar Hicran Tercan Aktürk ve şair Gülten Özgül ile “Aile ve Okuma Kültürü” söyleşisi Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda katılımcılarla bir araya gelecek. Çocuklara rol model olma yöntemleri ve edebiyatın aile bağları üzerindeki etkileri sosyo-kültürel bir perspektifle aktarılırken, okuma kültürünün aileden topluma uzanan etkilerinin konuşulacağı bu anlamlı buluşmada, söyleşi ortamı katılımcıların deneyim ve görüşleriyle zenginleştirecek. SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında çocuklarla buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt eşliğinde Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek minikler, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan çocuklar, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede keyifli zaman geçirecek. 27 AĞUSTOS 2026 – PERŞEMBE ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. TESPİH YAPIMI ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 – 13.00 İbadet sırasında zikrin sayısını takip etmek amacıyla geliştirilen köklü zanaat Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında katılımcılarla buluşacak. Kadir Sağır ile düzenlenecek Tespih Yapımı Atölyesi festival kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Katılımcılar, tespihin yapım sürecini detaylarıyla keşfederken, aynı zamanda ölçü ve malzemeler açısından uyumlu olacak şekilde üretim yapmayı da öğrenecek. ÇİNİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 – 15.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) İznik ve Kütahya’da gelişen çini sanatı, zengin renkleri ve çiçek ile geometrik motifleriyle Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. İlkay Özdemir eşliğinde düzenlenecek Çini Atölyesi, katılımcıları kültürel mirasın sanatsal zenginliğiyle buluştururken, estetik ve zanaatkarlık alanlarında da bilgiler verecek. BELLEĞİNİ YİTİREN TİLKİNİN ÖYKÜSÜ P4C - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Erken yaşta okuma alışkanlığı, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini desteklemek amacıyla, “Çocuklar İçin Felsefe” (P4C) tekniğiyle “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” adlı kitap üzerinden okuma ve farkındalık etkinliği Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda çocuklarla buluşacak. Aktivite ile birlikte çocukların hikayeyi yalnızca dinleyen değil, sorgulayan ve yorumlayan bireyler olmaları hedeflenirken; aynı zamanda öykü üzerinden neden-sonuç ilişkileri kurması, farklı bakış açılarını değerlendirmesi, düşüncelerini gerekçeleriyle ifade etmesi gibi becerileri de etkinlikle birlikte desteklenecek. ZEKİ MÜREN ŞARKILARI – ORDU DEVLET TİYATROSU SAHNESİ – 20.00 Türk müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren’in farklı makamlardan oluşan bestelerinin seslendirileceği “Zeki Müren Şarkıları” konseri, Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu tarafından Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Müzikseverlerin nostalji dolu şarkılarla duygu dolu anlar yaşayacağı konserde, Zeki Müren’in birbirinden değerli eserleri solistler Berrak Seçkin ve Haydar Farabi Felamur tarafından seslendirilecek. Sanatçıların takdimiyle gerçekleştirilecek konser, Türk sanat müziğinin eşsiz eserleriyle izleyicilere benzersiz ve unutulmaz bir akşam yaşatacak. 28 AĞUSTOS 2026 – CUMA ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. BAKIRCILIK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Fatsa Kültür Sarayı’nda Mehmet Kıyak eşliğinde düzenlenecek Bakırcılık Atölyesi ile saf bakır levhalar çekiç, kalem ve çeşitli el aletleri yardımıyla dövülerek, kazınarak ve şekillendirilerek estetik ve işlevsel eşyalara dönüştürülecek. Katılımcılar bu köklü zanaatla birlikte yepyeni bir el sanatı öğrenirken, kendi sanatlarını temsil eden eşyalar üretecek. SOKAK OYUNLARI – ORDU İL HALK KÜTÜPHANESİ BAHÇESİ – 14.00 Çocukları dijital ekran bağımlılığından uzaklaştırarak fiziksel aktiviteye yönlendirmek ve somut olmayan kültürel miras unsurlarını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen “Sokak Oyunları” atölyesi Ordu İl Halk Kütüphanesi Bahçesi’nde katılımcılarla buluşacak. Çocuk ve ebeveynlerin katılımıyla gerçekleşecek atölye ile birlikte geleneksel oyunlar oynanacak. Çocuklarda takım ruhu, arkadaşlık bağları ve aile içi iletişimler arasındaki bağ güçlendirilerek unutulmaz anlara imza atılacak. SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt ile Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek katılımcılar, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan ziyaretçiler, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede benzersiz zaman geçirecek. SAHRA SIHHİYE OKULU VE EĞİTİM MERKEZİ BÖLGE BANDO KOMUTANLIĞI – TAYFUN GÜRSOY PARKI – 19.00 Tayfun Gürsoy Parkı’nda “Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Bölge Bando Komutanlığı” konseri gerçekleştirilecek. Dinleyiciler, 19 Mayıs Marşı’ndan Vatan Marşı’na ulaşan geniş repertuvar seslendirilen özel konserde unutulmaz bir akşam yaşayacak. 29 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ KIRKYAMA ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Fatsa Kültür Sarayı’nda Zeynep Çağan eşliğinde düzenlenecek Kırkyama Atölyesi’nde katılımcılar, çeşitli kumaş parçalarını bir araya getirerek değişik desenlerle dikecek. Eski tarihlerde ortaya çıkan bu sanatla birlikte ziyaretçiler hem geçmiş dönem zanaatıyla tanışacak hem de el sanatıyla tekniğe uygun bir şekilde birleştirerek el becerilerini geliştirecek. 30 AĞUSTOS 2026 – PAZAR MİNYATÜR ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek Minyatür Atölyesi, çocukları ve yetişkinleri sanatın renkli dünyasında keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Filiz Demir eşliğinde gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar, geleneksel minyatür sanatını yakından tanırken, birbirinden güzel minyatürleri kendi renkleri ve yaratıcılıklarıyla boyayacak. Hem sanatla iç içe olabilecekleri hem de birlikte üretmenin keyfini yaşayacakları atölyede, ortaya birbirinden renkli eserler çıkacak. FESTİVAL BOYUNCA SÜREN ETKİNLİKLER OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI FUAYE ALANI – 08.00 – 17.00 Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri sergisi, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında dokuz gün boyunca Ordulu sanatseverlerin ziyaretine sunulacak. Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda düzenlenecek sergi, Osmanlı padişahları tarafından yazılmış hüsn-ü hat tablolarından, yüzyıllar boyunca büyük masraflarla hazırlanan surre alayları ile Haremeyn’e gönderilen surre kesesi, altınlar, Kâbe’nin iç ve dış örtüleri, Kâbe kuşağı parçaları ve Kur’an-ı Kerim’in usta hattatlarının yazdığı seçkin örnekleri bir araya getirecek. Eyüp Sultan’ın ardından Topkapı Sarayı’nda ziyarete açılmış olan kutsal örtü örneklerinin de bulunduğu sergide toplam 57 eser ziyaretçiler tarafından incelenebilecek. YAŞAYAN MİRAS: ORDU SERGİSİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00 Ordu’nun köklü kültürel birikiminden beslenen “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” seçkisinde, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış şehrin geleneksel sanatları, zanaatları, sözlü anlatım ve toplumsal birikimleri hayat bulacak. Festival boyunca her gün ziyarete açık olacak sergide; tezhip, minyatür, ebru, hat, çini, sepetçilik, seramik, dokuma işleri gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru yer alacak. Her bir unsur, yalnızca bir sanat ürünü değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafıza ve kimlik taşıyıcısı rolü üstlenirken; ziyaretçiler, sergi ile birlikte Ordu’nun kültürel hafızasına tanıklık etme ve geleneksel sanatların izini sürme fırsatı bulacak. YAŞAYAN MİRAS KISA FİLM GÖSTERİMLERİ - TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00 Taşbaşı Sanat Alanı’nda gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri”nde geleneksel sanatların görünmeyen yönleri sanatseverlerle bir araya gelecek. Gösterimde yer alan seçki ile birlikte kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait değil, günümüzde de yaşayan bir değer olduğunu vurgulayan ustaların atölyelerinden yaşam hikayelerine değinilecek. Sanatseverler, 25 adet sanatçı ve zanaatkara yer verilen kısa film ile birlikte, geleneksel sanatların üretim süreçlerine, ustaların hikayelerine ve kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılma serüvenine tanıklık edecek. ÇOCUK KÖYÜ ETKİNLİKLERİ – DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Ordu, festival kapsamında çocukların da eğlence dünyasına ortak oluyor. Çocuk Köyü Etkinlikleri, Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda festival süresince her gün ziyarete açık olacak. Minikler, panayır çadırlarından şişme oyun parklarına, atölye çalışmalarından dijital oyunlara, yarışmalardan balon turuna dek uzanan sayısız etkinlikte hem öğrenecek hem de keyifli anlar yaşayacak. ASELSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Müze gezisinden kitap okuma seanslarına, saha aktivitelerinden deneyim alanlarına uzanan geniş programıyla “Aselsan Çocuk Şenliği” çocukların eğlenceli vakit geçirmesini sağlayacak. Etkinlikler kapsamında yer alacak Tekno Macera Tırı ile ise katılımcı minikler, bilim ve teknoloji dolu faaliyetlerin içerisinde bulunma fırsatı yakalayacak. ETNOSPOR - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Geleneksel sporları, oyunları ve kültürel değerleri farklı şehirlerde tanıtmak amacıyla hayata geçirilen mobil etkinlik platformu olan EtnoTır, Ordulu miniklere kültür deneyimi sunacak. Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda yer alacak Etnospor etkinlikleri, okçuluk, mas güreşi, mangala gibi alanlarda keyifli aktiviteler sunacak. Minikler bu alanlarda eğlence dolu anlar yaşarken aynı zamanda ebru, ıhlamur baskı gibi geleneksel el sanatları atölyeleriyle de üretim süreçlerine dahil olarak kültürel mirasla doğrudan temas kuracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİMARLAR ODASI’NDAN GİRESUN KALESİ İÇİN SİT TEPKİSİ Haber

MİMARLAR ODASI’NDAN GİRESUN KALESİ İÇİN SİT TEPKİSİ

MİMARLAR ODASI’NDAN GİRESUN KALESİ İÇİN SİT TEPKİSİ Mimarlar Odası Giresun Şubesi, Giresun Kalesi’nin bazı bölümlerinin 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı’ndan 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı’na dönüştürülmesine tepki gösterdi. Şube, kararın yapılaşma baskısına yol açabileceğini belirterek kalenin tamamının en yüksek koruma statüsünde tutulmasını istedi. Mimarlar Odası Giresun Şubesi, Giresun Kalesi’nin koruma statüsünde değişiklik yapıldığı gerekçesiyle yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, kalenin güney sur kalıntıları ile devamındaki alanların ve denize bakan kuzey bölümünün, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27 Nisan 2026 tarihli ve 11206 sayılı kararıyla 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak yeniden düzenlendiği belirtildi. Şube, söz konusu değişikliğin Giresun’un en önemli tarihî ve simgesel alanlarından biri olan kalenin korunması açısından ciddi riskler taşıdığını savundu. “GİRESUN KALESİ’NİN YAPILAŞMAYA AÇILMASINA NEDEN OLACAKTIR” Mimarlar Odası Giresun Şubesi açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Giresun Kalesi’nde 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde bulunan kalenin güney sur kalıntıları ve devamındaki bölüm ile denize bakan kuzey kısmındaki alanların, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27 Nisan 2026 tarihli ve 11206 sayılı kararıyla 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak revize edilmesi, Giresun Kalesi’nin yapılaşmaya açılmasına neden olacaktır.” Kalenin doğal, tarihî ve arkeolojik değerlerinin en yüksek koruma statüsü altında bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanlarında bilimsel çalışmalar ve korumaya yönelik uygulamalar dışında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmediği vurgulandı. “KORUMA STATÜSÜNÜN DÜŞÜRÜLMESİ KABUL EDİLEMEZ” Açıklamada, 3. Derece Arkeolojik Sit statüsünün belirli koruma ve kullanma koşulları çerçevesinde yeni düzenlemelere imkân tanıdığı hatırlatılarak şu değerlendirme yapıldı: “Doğal, tarihî ve arkeolojik değerlerin en yüksek düzeyde korunduğu; bilimsel çalışmalar dışında yapılaşmaya, kazıya, toprakta veya yer üstünde herhangi bir değişikliğe izin verilmeyen 1. Derece Sit Bölgesi statüsünün değiştirilmesi kabul edilemez. Alanın, koruma kurullarının izni ve özel şartlara bağlı olarak yeni düzenlemelere olanak sağlayabilen 3. Derece Arkeolojik Sit Bölgesi olarak revize edilmesi, Giresun Kalesi’nin yapılaşmaya açılması anlamına gelmektedir.” Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun arkeolojik sitlere ilişkin ilke kararında, 3. Derece Arkeolojik Sit Alanları “koruma ve kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlar” olarak tanımlanıyor. Ancak bu statü, doğrudan ve koşulsuz yapılaşma izni anlamına gelmiyor; uygulamaların koruma amaçlı imar planları, geçiş dönemi yapılaşma koşulları ve ilgili kurul kararları doğrultusunda yürütülmesi gerekiyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü BİLİMSEL İNCELEMELER TAMAMLANMADAN KARAR ALINDIĞI SAVUNULDU Mimarlar Odası Giresun Şubesi, kalenin yalnızca arkeolojik bir alan olmadığını; aynı zamanda kent merkezinin en önemli seyir, dinlenme ve rekreasyon bölgelerinden biri olduğunu belirtti. Şube, arkeolojik ve bilimsel incelemeler tamamlanmadan koruma derecesinin değiştirilmesinin kültürel mirasın korunması ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti: “Tarihî ve turistik özelliklere sahip olan, aynı zamanda kent merkezinin en önemli rekreasyon alanı niteliğini taşıyan Giresun Kalesi’nin, arkeolojik ve bilimsel inceleme çalışmaları tamamlanmadan yapılaşmaya açık hale getirilebilmesi; tarihî, doğal ve kültürel miras alanlarının korunması ilkelerine uygun değildir.” KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTENDİ Açıklamanın sonunda Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna çağrıda bulunularak kalenin bütünlüğünün korunması istendi: “Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun konuya ilişkin revizyon kararı düzeltilmeli; Giresun Kalesi’nin tamamı, 27 Nisan 2026 tarihinden önce olduğu gibi 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı niteliğinde korunmalıdır.” GİRESUN’UN TARİHÎ SİMGESİ Kent merkezindeki yarımadanın en yüksek noktasında bulunan Giresun Kalesi, hem denizi hem de karayı kontrol edebilen stratejik konumuyla şehrin en önemli tarihî yapıları arasında yer alıyor. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan yapının kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklarda yerleşimin MÖ 7’nci yüzyılda Karadeniz kıyılarında koloniler kuran Miletoslular tarafından oluşturulduğu ileri sürülürken, ağırlık kazanan görüş kalenin Pontos Kralı I. Farnakes döneminde, MÖ 2’nci yüzyılda kurulduğu yönünde. Kale surlarının bazı bölümleri doğal ve sarp kayalıklarla bütünleşirken alan içerisinde sarnıçlar, kuyular, gözetleme kuleleri, mağaralar ve kayaya oyulmuş mekânlar bulunuyor. Bazı mekânlarda oturma sekileri, nişler, ocaklar ve fresk izleri de yer alıyor. Kalenin batı yönündeki çift sıra örgülü sur kalıntılarının, Trabzon İmparatoru II. Aleksios döneminde 1301 yılında gerçekleştirilen onarımdan kaldığı değerlendiriliyor. Giresun ve kale, Fatih Sultan Mehmet’in 1461’de Trabzon’u fethetmesinin ardından kalıcı olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi. Kale içerisinde Millî Mücadele kahramanı Giresunlu Topal Osman Ağa’nın mezarı ile bir şehitlik de bulunuyor. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yapıyı kentin başlıca arkeolojik ve kültürel miras alanlarından biri olarak tanımlıyor. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

GİRESUN ADASI TURİZME HAZIRLANDI Haber

GİRESUN ADASI TURİZME HAZIRLANDI

GİRESUN ADASI TURİZME HAZIRLANDI Karadeniz’in yaşanabilir tek adası olarak bilinen Giresun Adası’nda temizlik, bakım ve çevre düzenleme çalışmaları tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Giresun Müzesi Müdürlüğüne bağlı “Ören Yeri” olarak ilan edilen adada, 2024 yılı yatırım programı kapsamında başlatılan çevre düzenleme uygulaması 26 Kasım 2025’te Giresun Müze Müdürlüğü tarafından teslim alındı. ÖREN YERİ STATÜSÜYLE TURİZME HAZIRLANDI Giresun’un tarihi, doğal ve kültürel değerleri arasında özel bir yere sahip olan Giresun Adası, yürütülen temizlik, bakım ve çevre düzenleme çalışmalarıyla turizme hazır hale getirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Giresun Müzesi Müdürlüğüne bağlı “Ören Yeri” olarak ilan edilen ada için çevre düzenleme uygulaması 2024 yılı yatırım programı kapsamında başlatıldı. Çalışmalar, tamamlanmasının ardından 26 Kasım 2025’te Giresun Müze Müdürlüğü tarafından teslim alındı. Süreç, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından onaylanan projeler doğrultusunda, Trabzon Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü nezaretinde yürütüldü. Bu yönüyle adada yapılan düzenlemeler, yalnızca turizm altyapısını güçlendiren bir çalışma olarak değil; doğal ve arkeolojik sit kimliğini koruyan kontrollü bir uygulama olarak öne çıktı. TEMİZLİK ÇALIŞMASI BİR HAFTA SÜRDÜ Giresun Adası’nda çevre düzenleme sürecinin yanı sıra kapsamlı temizlik ve bakım çalışması da yapıldı. İl Özel İdaresi ekiplerinin yürüttüğü çalışmada 40 kişilik ekip bir hafta boyunca adada görev aldı. Çalışma kapsamında ada genelindeki atıklar toplandı, yürüyüş güzergâhları temizlendi, ziyaretçi kullanımına açık alanlarda bakım yapıldı ve doğal yapıyı olumsuz etkileyen unsurlar alandan uzaklaştırıldı. Temizlik operasyonunun ayrı maliyetine ilişkin kamuoyuna açıklanmış net bir rakam bulunmuyor. Personel gideri, araç-gereç kullanımı, ulaşım, lojistik destek ve İl Özel İdaresi bütçesinden ayrılan kaynaklara ilişkin ayrıntılı bir maliyet tablosu paylaşılmadı. Bu nedenle adadaki temizlik çalışması ile çevre düzenleme projesinin maliyet başlıkları birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Kamuoyuna yansıyan yatırım bilgileri, temizlik çalışmasından çok Giresun Adası’nın ören yeri statüsüyle turizme hazırlanmasına yönelik çevre düzenleme uygulamasını kapsıyor. TARİHİ VE DOĞAL DOKU KORUNDU II. Derece Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı statüsünde bulunan Giresun Adası’nda yürütülen çalışmalar, adanın tarihi ve doğal kimliği dikkate alınarak gerçekleştirildi. Adadaki tarihi kalıntılar, yeşil doku, kuş yaşamı ve doğal alanlar korunurken, ziyaretçilerin bu alanları daha güvenli ve düzenli şekilde gezebilmesi için gerekli düzenlemeler yapıldı. Giresun Adası, tarihi kaynaklarda Aretias adıyla anılan, mitolojik anlatılarda Amazonlar, Altın Post efsanesi ve eski inanç kültürleriyle ilişkilendirilen özel bir miras alanı olarak biliniyor. Bu nedenle adada yapılan her çalışma, yalnızca çevre temizliği değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması açısından da önem taşıyor. GİRESUN TURİZMİ İÇİN YENİ VİTRİN Giresun Adası’nın turizme hazırlanması, kentin tanıtımı açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ada, doğal güzelliği, tarihi kalıntıları, mitolojik anlatıları, kuş yaşamı ve Karadeniz’in ortasındaki özel konumuyla Giresun’un turizm potansiyelini güçlendirecek merkezlerden biri olacak. Çevre düzenleme, temizlik ve bakım çalışmalarının ardından Giresun Adası, yeni dönemde ziyaretçilerini daha düzenli, güvenli ve temiz bir ortamda ağırlamaya hazırlanıyor.

MAARİF ORKESTRASI VE KOROSU ANADOLU EZGİLERİNİ SAHNEYE TAŞIDI Haber

MAARİF ORKESTRASI VE KOROSU ANADOLU EZGİLERİNİ SAHNEYE TAŞIDI

MAARİF ORKESTRASI VE KOROSU ANADOLU EZGİLERİNİ SAHNEYE TAŞIDI Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde kurulan Maarif Orkestrası ve Korosu, yıl sonu konserinde Anadolu’nun kültürel mirasını türkülerle sahneye taşıdı. Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen program, eğitim camiasını, öğrencileri ve sanatseverleri aynı salonda buluşturdu. TÜRKÜLERLE ANADOLU MİRASI SAHNEYE TAŞINDI Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde kurulan Maarif Orkestrası ve Korosu, 9 Haziran 2026’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde yıl sonu konseri verdi. Öğretmenlerden oluşan orkestra ve koro, Anadolu’nun farklı yörelerinden ezgileri sahneye taşıyarak davetlilere kültür ve sanat ağırlıklı bir program sundu. Konser, yalnızca bir yıl sonu etkinliği olarak değil, eğitim kurumlarının kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki sorumluluğunu görünür kılan bir çalışma olarak öne çıktı. PROTOKOL VE EĞİTİM CAMİASI PROGRAMDA BULUŞTU Programa Giresun Vali Yardımcısı Alpaslan Altınışık, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Bakanlık müfettişleri, il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri, şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Konserin sonunda konuşan Vali Yardımcısı Alpaslan Altınışık, türkülerin milletin ortak hafızasını ve kültürel mirasını yaşatan en güçlü değerlerden biri olduğunu belirtti. Altınışık, dil, kültür ve sanata sahip çıkmanın, bu mirası gelecek nesillere aktarmanın önemini vurguladı. MAARİF MODELİ’NİN KÜLTÜR VE SANAT BOYUTU SAHNEDE KARŞILIK BULDU Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğrencilerin yalnızca akademik değil; zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel, ahlaki ve estetik yönden bütüncül gelişimini esas alan bir eğitim yaklaşımı ortaya koyuyor. Modelin temel metinlerinde yer alan “değerler”, “estetik bakış açısı”, “geçmişten geleceğe eğitim” ve “kültürel miras” vurgusu, Giresun’daki konserin eğitim-kültür bağlantısını güçlendiren ana zemini oluşturuyor. Bu çerçevede Maarif Orkestrası ve Korosu’nun sahnelediği program, öğretmenlerin sanat yoluyla eğitime katkı sunduğu, öğrenciler ve toplumla kültürel bağ kurduğu bir örnek çalışma niteliği taşıdı. Gönüllü öğretmenlerin yıl boyunca yürüttüğü hazırlık süreci, müziğin eğitim içindeki bir etkinlik alanı olmanın ötesinde, ortak değerlerin aktarımında güçlü bir araç olduğunu gösterdi. GÖNÜLLÜ ÖĞRETMENLERDEN KÜLTÜR VE SANATA KATKI Konser öncesi hazırlık sürecinde Maarif Orkestrası ve Korosu’nun gönüllü öğretmenlerden oluştuğu, ekibin 9 Haziran’daki müzik şöleni için prova çalışmalarını sürdürdüğü kamuoyuna yansımıştı. İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz de bu tür etkinliklerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin kültür, sanat ve estetik boyutuna katkı sunduğunu ifade etmişti. Yıl sonu konseriyle birlikte öğretmenlerin sahne emeği, öğrenciler ve davetliler karşısında somut bir kültür-sanat üretimine dönüştü. Program, eğitim kurumlarının yalnızca dersliklerde değil; sahnede, müzikte, ortak hafızada ve kültürel değerlerin yaşatılmasında da etkin rol üstlendiğini gösterdi. “TÜRKÜLERLE KÖKLERİMİZE, EĞİTİMLE GELECEĞİMİZE” Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü, program sonunda yıl boyunca özveriyle çalışan öğretmenlere ve onları destekleyen idarecilere teşekkür etti. Maarif Orkestrası ve Korosu’nun yıl sonu konseri, “Türkülerle köklerimize, eğitimle geleceğimize” anlayışını sahneye taşıdı. Giresun’da eğitim camiasının kültür ve sanatla kurduğu bu buluşma, Anadolu ezgilerinin yalnızca dinlenen değil, yaşatılan ve yeni kuşaklara aktarılan bir miras olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN GİRESUN MÜZESİ’NE ZİYARET Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN GİRESUN MÜZESİ’NE ZİYARET

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN GİRESUN MÜZESİ’NE ZİYARET Giresun Valisi Mustafa Koç, Zeytinlik Semti’nde bulunan Giresun Müzesi’nde incelemelerde bulundu. Tarihî dokusu ve kültürel miras değeriyle kentin önemli noktaları arasında yer alan bölgede yürütülen çalışmalar değerlendirildi. ZEYTİNLİK SEMTİ’NDE KÜLTÜREL MİRAS İNCELEMESİ Giresun Valisi Mustafa Koç, kentin tarihî kimliğini yansıtan Zeytinlik Semti’nde bulunan Giresun Müzesi’ni ziyaret etti. Ziyarette müzedeki eserler, sergileme alanları ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Yetkililerden bilgi alan Vali Koç, Giresun’un tarihî ve kültürel birikiminin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Ziyaret kapsamında hem müze binasının tarihî niteliği hem de Zeytinlik Semti’nin kent hafızasındaki yeri değerlendirildi. GİRESUN MÜZESİ KENTİN TARİHİNE IŞIK TUTUYOR Zeytinlik Semti’nde yer alan Giresun Müzesi, kentin kültürel mirasını yansıtan önemli yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Gogora Kilisesi olarak bilinen tarihî yapı, bugün Giresun’un arkeolojik ve etnografik birikimini ziyaretçilerle buluşturan müze işlevi görüyor. Giresun Valiliği’nin turizm bilgilerine göre Zeytinlik Semti, geleneksel Doğu Karadeniz yerleşmelerinin özelliklerini taşıyan ve kentin geçmiş dokusunu yansıtan önemli bir bölge niteliği taşıyor. Giresun Müzesi olarak kullanılan Gogora Kilisesi de 18. yüzyıldan kalma tarihî yapılar arasında gösteriliyor. ZEYTİNLİK SEMTİ KENT HAFIZASININ MERKEZİNDE Giresun Kalesi’nin güneydoğusunda yer alan Zeytinlik Semti, tarihî Giresun evleriyle kentin geçmiş yerleşim dokusunu bugüne taşıyor. Koruma altındaki semt, mimarisi, sokak yapısı ve tarihî çevresiyle Giresun’un kültür turizmi açısından öne çıkan alanları arasında bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklarında Zeytinlik Semti, Giresun’daki kültürel ve tarihî değerler arasında gösteriliyor; Giresun Müzesi de bu kültürel hat üzerinde yer alan önemli müze yapıları arasında sıralanıyor. KORUMA VE TANITIM ÇALIŞMALARI ÖNE ÇIKIYOR Vali Mustafa Koç’un ziyareti, Giresun’un tarihî alanlarının korunması, kültürel mirasın görünürlüğünün artırılması ve müze bilincinin güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Kentin hafızasını oluşturan eserlerin, tarihî yapıların ve geleneksel yerleşim alanlarının korunması, yalnızca turizm açısından değil, Giresun’un kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da değer taşıyor. Giresun Müzesi’nde sergilenen eserler ile Zeytinlik Semti’nin tarihî dokusu, kentin çok katmanlı geçmişini görünür kılıyor. Vali Koç’un ziyaretiyle birlikte kültürel miras alanlarında sürdürülen çalışmalar yerinde incelendi; müze ve çevresinin Giresun’un kültür rotasındaki önemi bir kez daha öne çıktı.

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI Haber

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI Giresunlu öğrenciler, Gaziantep’te düzenlenen Okul Sporları Aba Güreşi Türkiye Birinciliği müsabakalarında önemli dereceler elde etti. Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Cem Guguk 70 kiloda Türkiye şampiyonu olurken, Bulancak Bahçelievler Şehit Mehmet Bayar Anadolu Lisesi öğrencisi Emin Batu Akkaya 65 kiloda Türkiye üçüncülüğü kazandı. GAZİANTEP’TE GİRESUN RÜZGÂRI Okul Sporları Aba Güreşi Türkiye Birinciliği müsabakaları, 3-6 Haziran 2026 tarihleri arasında Gaziantep’te yapıldı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen öğrencilerin mindere çıktığı organizasyonda Giresun’u temsil eden iki sporcu, kendi kategorilerinde dereceye girerek kente gurur yaşattı. Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Cem Guguk, 70 kilogram kategorisinde rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu. Bulancak Bahçelievler Şehit Mehmet Bayar Anadolu Lisesi öğrencisi Emin Batu Akkaya ise 65 kilogram kategorisinde başarılı bir performans sergileyerek Türkiye üçüncülüğü elde etti. ABA GÜREŞİ NEDİR? Aba güreşi, Türklerin geleneksel spor kültürü içinde önemli yer tutan güreş türlerinden biridir. Sporcular, “aba” adı verilen özel kıyafetle mücadele eder. Müsabakalarda amaç, rakibin dengesini bozarak üstünlük sağlamak ve geleneksel kurallar içinde rakibi kontrol altına almaktır. Bu güreş türünde güç kadar denge, tutuş tekniği, çeviklik ve zamanlama da belirleyicidir. Sporcular rakibin abasından, kemerinden veya belirlenen tutuş noktalarından yararlanarak hamle yapar. Bu yönüyle aba güreşi, yalnızca fiziksel kuvvete değil, teknik bilgiye ve mücadele disiplinine de dayanır. GELENEKSEL SPORUN KÖKLÜ TARİHİ Aba güreşi, Anadolu’nun en eski geleneksel sporları arasında gösterilir. Özellikle Gaziantep, Hatay ve çevresinde yaşatılan bu güreş türü; düğünlerde, şenliklerde, yerel bayramlarda ve geleneksel spor organizasyonlarında uzun yıllardır er meydanına taşınır. Adını sporcuların giydiği kalın ve dayanıklı “aba” kıyafetinden alan bu spor, geçmişten bugüne hem bir mücadele geleneği hem de kültürel miras olarak korunur. Bugün okul sporları kapsamında düzenlenen müsabakalar, aba güreşinin genç kuşaklara aktarılmasında önemli rol üstlenir. OKUL SPORLARINDA GELENEKSEL BRANŞLARA İLGİ ARTIYOR Okul sporları organizasyonlarında geleneksel branşların yer alması, öğrencilerin farklı spor dallarıyla tanışmasını sağlıyor. Aba güreşi de bu yönüyle yalnızca sportif başarıya değil, kültürel değerlerin yaşatılmasına da katkı sunuyor. Giresunlu öğrencilerin Türkiye derecesi elde etmesi, okul sporlarında geleneksel branşlara verilen emeğin karşılık bulduğunu gösterdi. Bulancak’tan iki öğrencinin aynı organizasyonda kürsüye çıkması, ilçede sporcu yetiştirme potansiyelini de öne çıkardı. GİRESUN’A GURUR YAŞATTILAR Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Türkiye derecesi kazanan öğrencileri tebrik ederek başarıda emeği bulunan idarecilere, öğretmenlere, velilere ve öğrencilerimize teşekkür etti. Cem Guguk’un Türkiye şampiyonluğu ve Emin Batu Akkaya’nın Türkiye üçüncülüğü, Giresun’un okul sporlarında elde ettiği dikkat çekici başarılar arasına girdi. Geleneksel bir spor dalında kazanılan bu dereceler, hem öğrencilerin emeğini hem de Giresun eğitim camiasının sportif başarıya verdiği desteği ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.