Hava Durumu

#Kreş

giresunsonhaber - Kreş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kreş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MİNİKLER FINDIK HASADINI EĞLENEREK ÖĞRENDİ Haber

MİNİKLER FINDIK HASADINI EĞLENEREK ÖĞRENDİ

MİNİKLER FINDIK HASADINI EĞLENEREK ÖĞRENDİ Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, kreş öğrencileriyle birlikte fındık bahçesine girerek hasada katıldı. Çocuklar, Giresun’un en önemli tarımsal ürünlerinden fındığın dalından sofraya uzanan üretim sürecini yerinde ve uygulamalı olarak öğrendi. Giresun Özel Bi’Dünya Çocuk Köyü Gündüz Bakımevi tarafından düzenlenen etkinliğe katılan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, minik öğrencilerle birlikte fındık hasadı yaptı. Sepetlerini ve fındık çuvallarını alan çocuklarla bahçeye giren Başkan Köse, fındık toplarken bir yandan da ürünün Giresun ekonomisi ve kültüründeki önemini anlattı. FINDIĞIN DALDAN SOFRAYA YOLCULUĞUNU ÖĞRENDİLER Etkinlik kapsamında çocuklara fındığın toplanmasından harmana, patoza verilmesinden ayıklanması ve sofralara ulaşmasına kadar geçen süreç hakkında bilgi verildi. Minikler, fındığı bahçede doğrudan toplama fırsatı bulurken üretimin emek, sabır ve uzun bir çalışma süreci gerektirdiğini de uygulamalı olarak gördü. Başkan Köse, yeni hasat sezonunun üreticilere hayırlı olmasını dileyerek, fındığın Giresun için ekonomik değerinin yanı sıra kültürel bir öneme de sahip olduğunu söyledi. “DÜNYANIN EN KALİTELİ FINDIĞI GİRESUN’DA” Köse, etkinlik sırasında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ali abinin bahçesine yardıma geldik. Fındık hasadının hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah bizim de bir faydamız olmuştur. Şehrimize ve herkese hayırlı olmasını diliyorum. Düğünlerde, sünnetlerde fındığın hakkı vardır. Bu sene fiyatlar düşük ama daha iyi derecelere gelecektir. Fındık, Giresun’un önemli geçim kaynaklarından bir tanesi. Aynı zamanda endüstriyel bir üründür. Dünyanın en kaliteli fındığı ise Giresun’dadır.” ÇOCUKLARA DOĞAYLA İÇ İÇE EĞİTİM Kreşin doğal yaşamı eğitim sürecine dahil eden yapısına da dikkat çeken Köse, çocukların hayvanları ve tarımsal üretimi yakından tanımasının önemine işaret etti. Köse, “Bahçemizin yanında bir kreş var. Bu kreşte tavuklar var, inekler var, bahçe yapılmış, tüm yeşillikler dikilmiş. Köy Enstitüleri gibi çocuklar doğal yaşamdan eğitim alıyorlar” dedi. PATOZU DA YAKINDAN TANIDILAR Hasadın ardından çocuklara fındığın zurufundan ayrılmasında kullanılan patoz da tanıtıldı. Fındığın geçmişte geleneksel yöntemlerle elle ayıklandığı anlatılırken, çocukların üretim sürecine ilişkin merak ettikleri sorular yanıtlandı. Programın sonunda öğrencilere süt ve muz ikram edildi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte çocuklar hem eğlenceli vakit geçirdi hem de Giresun’un en önemli tarımsal değerlerinden fındığın üretim sürecini bahçede deneyimleyerek öğrenme fırsatı buldu.

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor Haber

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor

Çocuklarda son dönemde artış gösteren El, Ayak ve Ağız Hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulunan Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur; hastalığın belirtileri, yayılma yolları, tedavi süreci ve korunma yolları hakkında aileleri kritik uyarılarda bulundu. Son günlerde çocuk sağlığı polikliniklerine yapılan müracaatlarda El, Ayak ve Ağız Hastalığı (EAAH) vakalarının belirgin şekilde arttığını kaydeden Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur, rahatsızlığın özellikle 5 yaş altı çocuklarda daha sık rastlandığını belirtti. Ebeveynlerin paniğe kapılmamaları gerektiğini hatırlatan Konur, doğru bilgi ve uygun müdahalelerle hastalığın kolayca kontrol altına alınabildiğini vurguladı. "Çocukluk döneminin sık rastlanan viral enfeksiyonlarından biri" El, Ayak ve Ağız Hastalığının genellikle Enterovirüs ailesinden, en yaygın olarak da Coxsackievirus A16'nın yol açtığı viral bir enfeksiyon olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Her yaş grubunda görülme ihtimali olsa da vakaların büyük bir kısmını 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Virüs, özellikle yaz sonu ve sonbahar dönemlerinde salgın eğilimi gösterse de yılın her zamanında görülebilmektedir" dedi. “İlk belirti ateş, ardından ağız içi yaralar ve döküntüler görülüyor” Hastalığın başlangıç evresinde hafif bir soğuk algınlığı gibi seyrettiğini belirten Konur, birkaç gün içinde hastalığa özgü belirtilerin ortaya çıktığını vurgulayarak şu detayları paylaştı: "Genellikle önce ateş, halsizlik, huzursuzluk ve iştah kaybı yaşanır. Ardından ağız içinde, dilde, diş etlerinde ve yanak içlerinde ağrılı kırmızı lezyonlar gelişir. Bu yaralar çocukların yutkunma işlemini zorlaştırdığı için beslenme ve sıvı alımını ciddi oranda olumsuz etkileyebilir." Konur, ateşin çıkmasından bir veya iki gün sonra avuç içlerinde, ayak tabanlarında, kimi zaman da kalça ve diz bölgelerinde içi sıvı dolu, kırmızı küçük kabarcıklar şeklinde döküntülerin belirdiğini belirterek, "Bu döküntüler genellikle kaşıntılı olmasa da ağrı yapabilir" ifadelerini kullandı. “Toplu alanlarda hızla yayılım gösteriyor” El, Ayak ve Ağız Hastalığının oldukça yüksek bulaşıcılık özelliğine sahip olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Mustafa Konur; kreş, anaokulu ve oyun parklarının virüsün yayılımı açısından yüksek risk taşıdığını söyledi. Konur, hastalığın; enfekte bireyin tükürük, balgam ve burun akıntısı yoluyla, kabarcıklardaki sıvıya doğrudan temasla, dışkı yoluyla (özellikle bez değişimi sonrası yetersiz el hijyeni nedeniyle) ve virüs bulaşmış oyuncak veya kapı kolu gibi ortak yüzeylere temas edilmesiyle bulaşabildiğini ifade etti. "Antibiyotik kullanımının bir faydası yok" Hastalığın viral kökenli olması sebebiyle antibiyotiklerin etkisiz kaldığını vurgulayan Uzm. Dr. Mustafa Konur, "El, Ayak ve Ağız Hastalığının spesifik bir ilacı veya aşısı bulunmamaktadır. Tedavideki temel amaç, çocuğun şikâyetlerini hafifletmek ve yaşam konforunu artırmaktır" dedi. “Sıvı alımı hayati bir öneme sahip” Ağız içindeki yaralar sebebiyle çocukların su içmekte zorlanabileceğini belirten Konur, bu durumun vücudun susuz kalması riskini doğurduğunu söyledi. "Bu nedenle bol sıvı alımı sağlanmalı; yoğurt, soğuk çorba ve püre gibi ılık ya da soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Asitli, acı ve baharatlı yiyeceklerden ise tamamen kaçınılmalıdır" diyen Konur, hekim tavsiyesiyle uygun ateş düşürücü ve ağrı kesicilerin kullanılabileceğini, ağız içi yaralar içinse rahatlatıcı sprey veya jellerin reçete edilebildiğini kaydetti. “Tam iyileşme gerçekleşene kadar okula gönderilmemeli” Hastalık belirtileri tamamen kaybolana kadar çocukların kreş ya da okula gönderilmemesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Evde istirahat edilmesi hem çocuğun daha hızlı iyileşmesini sağlar hem de salgının önlenmesine yardımcı olur. Hastalık genellikle 7 ila 10 gün içinde kendiliğinden geçmektedir" dedi. “En etkili koruma yolu hijyendir” Hastalığa karşı en güçlü savunmanın hijyen kurallarına riayet etmek olduğunu belirten Konur, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla sık sık yıkanmalıdır. Ortak kullanılan oyuncaklar ve yüzeyler düzenli olarak sterilize edilmeli; hasta kişilerle öpüşme, sarılma ve ortak eşya kullanımı gibi yakın temaslardan uzak durulmalıdır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CHP’Lİ EJDEROĞLU: KADINLARIN YEREL SİYASETTEKİ HAKKI CUMHURİYET DEVRİMİDİR Haber

CHP’Lİ EJDEROĞLU: KADINLARIN YEREL SİYASETTEKİ HAKKI CUMHURİYET DEVRİMİDİR

CHP’Lİ EJDEROĞLU: KADINLARIN YEREL SİYASETTEKİ HAKKI CUMHURİYET DEVRİMİDİR CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, 3 Nisan 1930 tarihli Belediye Kanunu’nun 96. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların yerel siyasette seçme ve seçilme hakkının Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olduğunu vurguladı; kayyum uygulamalarına, kadın temsilinin hedef alınmasına ve halk iradesine müdahaleye tepki gösterdi. CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, 3 Nisan 1930 tarihli Belediye Kanunu’nun kabulünün ve kadınların yerel siyasette seçme ve seçilme hakkı kazanmasının 96. yıl dönümünde yayımladığı açıklamada, bu düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti’nin kadın-erkek eşitliği yolundaki en köklü devrimlerinden biri olduğunu söyledi. Ejderoğlu, Belediye Kanunu’nun yalnızca yerel yönetim yapısını değiştirmediğini, aynı zamanda Türk kadınının siyasal yaşama doğrudan katılımının da önünü açtığını belirtti. Açıklamada, Artvin Kılıçkaya’da seçilen ilk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım ile ilk kadın muhtar Gül Esin de anıldı. Kadınların siyasette kazandığı hakların bugün de korunması gereken temel Cumhuriyet değerleri arasında yer aldığını ifade eden Ejderoğlu, gerici anlayışların ve kadınları siyaset dışına iten politikaların bu kazanımları hedef aldığını savundu. KAYYUM TEPKİSİ: BELEDİYELER HALKINDIR Ejderoğlu, açıklamasında kayyum uygulamalarını da sert sözlerle eleştirdi. Belediyelerin halk iradesiyle yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Ejderoğlu, kadın belediye başkanlarının hedef alınmasına ve yerel yönetimlerin atanmış isimlerle şekillendirilmek istenmesine karşı çıktıklarını söyledi. “Belediyeler, sarayların değil, halkındır” vurgusunu öne çıkaran açıklamada, yerel yönetimlerin doğrudan halkın temsil alanı olduğu ve bu anlayıştan geri adım atılmayacağı mesajı verildi. CHP’li belediyelerin sosyal belediyecilik uygulamalarını da sıralayan Ejderoğlu, son iki yılda 801 kreş, 77 öğrenci yurdu, 172 Kent Lokantası ile 173 Halk Market, Halk Mandıra ve Halk Ekmek noktasının hizmete alındığını belirtti. Bu hizmetlerin, halkın sosyal ihtiyaçlarına doğrudan yanıt verdiği ifade edildi. “EŞİTLİKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ” Ejderoğlu, Cumhuriyet kadınlarının hem halk için çalışmayı hem de eşitlik mücadelesini sürdüreceğini belirterek, kadınların siyasetin asli unsuru olduğunu söyledi. Açıklamada, tam demokrasinin ancak kadınların eşit temsiliyle mümkün olacağı görüşü de dile getirildi. CHP Kadın Kolları’nın ortak basın açıklamasını Giresun’da kamuoyuyla paylaşan Ayşegül Ejderoğlu, kadınların yerel yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında eşit, güçlü ve kalıcı biçimde var olması için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.