Hava Durumu

#Köy Yaşamı

giresunsonhaber - Köy Yaşamı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Köy Yaşamı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Haber

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Giresun’da yayla kültürünün en köklü miraslarından biri olan otçu göçü geleneği, bu yıl iki ayrı organizasyonla gündeme geldi. Biri Karabulduk-Erköy hattında, diğeri Espiye Karaovacık Yaylası’nda yapılacak etkinlikler; aynı kültürel hafızadan beslenmesine rağmen tarih, rota, düzenleyen kurum ve organizasyon yapısı bakımından birbirinden ayrılıyor. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali, 4-5 Temmuz tarihlerinde Erköy ev sahipliğinde yapılırken; Espiye Belediyesi tarafından organize edilen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği ise 11-12 Temmuz’da Karaovacık Yaylası’nda gerçekleştirilecek. Giresun’da aynı gelenek, bu yıl iki ayrı coğrafyada yaşatılacak. Bir tarafta Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer tarafta 27 yıllık Karaovacık Yaylası buluşması var. İki etkinlik de otçu göçü kültürünü yaşatmayı hedefliyor; ancak her biri kendi bölgesinin tarihini, aidiyetini ve yayla yolculuğunu temsil ediyor. AYNI GELENEK, FARKLI COĞRAFYA Otçu göçü, Karadeniz’in yaylacılık kültüründe yalnızca bir şenlik adı değil; köyden yaylaya uzanan mevsimlik yaşamın, üretimin, imecenin, hayvancılığın ve hemşehrilik bağlarının ortak hafızasıdır. Bu nedenle Giresun’un farklı bölgelerinde aynı gelenek, farklı adlarla ve farklı tarihlerde yaşatılabiliyor. Karabulduk-Erköy hattındaki etkinlik daha çok köy, dernek ve çevre yaylalar merkezli bir kültür buluşması olarak öne çıkarken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Espiye Belediyesi öncülüğünde 27 yıldır sürdürülen daha geniş ölçekli bir yayla organizasyonu kimliği taşıyor. KARABULDUK-ERKÖY HATTINDA 4. BULUŞMA Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen Geleneksel Otçu Göçü Festivali, bu yıl dördüncü kez gerçekleştiriliyor. Afişte yer alan bilgilere göre etkinlik, 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda otçu göçü kampının kurulmasıyla başladı. Programın ikinci gününde ise 5 Temmuz 2026 saat 09.00’da Karabulduk’tan hareket edilerek festival programı sürdürüldü. Programın saat 10.00’da başlaması planlandı. Organizasyon, Dernek Başkanı Selahattin Toslu imzasıyla duyuruldu. Davette, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kültürel mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen festivale katılımdan onur duyulacağı belirtildi. KÖYDEN YAYLAYA UZANAN HAFIZA Karabulduk-Erköy Otçu Göçü Festivali, yalnızca sahne etkinliği ya da eğlence programı olarak görülmüyor. Bu organizasyon, köy yaşamı ile yayla kültürü arasındaki bağı diri tutan yerel bir hafıza çalışması niteliği taşıyor. Geçmişte otçu göçü; hayvanların yaylaya çıkarılması, otlakların değerlendirilmesi, ailelerin yaz döneminde yayla yaşamına geçmesi ve köy-yayla düzeninin başlaması anlamına geliyordu. Bugün ise aynı gelenek, festival ve kültür buluşmalarıyla yeniden görünür hale getiriliyor. Karabulduk ve çevre yaylaları açısından bu etkinlik; gurbetten memlekete dönüşü, köy aidiyetini, komşuluk bağlarını ve kuşaklar arası kültürel aktarımı temsil ediyor. KARAOVACIK’TA 27 YILLIK GELENEK Giresun’da otçu göçü kültürünün bir diğer önemli adresi ise Karaovacık Yaylası. Espiye Belediyesi tarafından düzenlenen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, 11-12 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılacak. Belediye tarafından yapılan duyuruda, şenliğin doğa, kültür, gelenek ve hemşehrilik ruhunu bir araya getireceği vurgulandı. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Karabulduk-Erköy organizasyonuna göre daha eski ve daha kurumsal bir geçmişe sahip. Bu yıl 27’ncisi yapılacak şenlik, Espiye ve Karaovacık Yaylası çevresinde yayla kültürünün en görünür organizasyonlarından biri olarak dikkat çekiyor. SILA, GURBET VE YAYLA AYNI SOFRADA BULUŞUYOR Karaovacık Şenliği’nin en güçlü yönlerinden biri, sıla ile gurbeti aynı yayla atmosferinde buluşturması. Yaz aylarında memleketine dönen Giresunlular, yayla şenliklerinde hem akrabalarıyla hem de hemşehrileriyle bir araya geliyor. Horon, yöresel müzik, geleneksel kıyafetler, yayla havası ve toplu buluşmalar; bu şenlikleri yalnızca eğlence değil, aynı zamanda kültürel devamlılık alanı haline getiriyor. Karaovacık Yaylası’nda yapılacak 27. şenlik de bu yönüyle Espiye’nin yayla kültürünü yaşatan en önemli organizasyonlarından biri olarak görülüyor. NEDEN FARKLI TARİHLERDE YAPILIYOR? İki etkinliğin farklı tarihlerde yapılması, ilk bakışta karışıklık yaratabiliyor. Ancak bu durum, otçu göçü geleneğinin tek bir kuruma ya da tek bir yaylaya ait olmamasından kaynaklanıyor. Karabulduk-Erköy organizasyonu, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kendi kültürel hattına göre planlanıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye Belediyesi’nin geleneksel takvimi ve Karaovacık Yaylası merkezli organizasyon yapısı üzerinden yürütülüyor. Bu nedenle iki etkinlik birbirinin alternatifi değil; aynı kültürel mirasın iki ayrı bölgede yaşatılan farklı kolları olarak değerlendiriliyor. ROTALAR DA ORGANİZASYONUN KİMLİĞİNİ GÖSTERİYOR Karabulduk-Erköy hattındaki festivalde hareket ve kamp karakteri öne çıkıyor. Programda Erköy Kırboğazı’nda kamp kurulması, ardından Karabulduk’tan hareket edilmesi dikkat çekiyor. Bu yönüyle organizasyon, köy-yayla arasındaki geleneksel geçişi sembolik olarak yaşatıyor. Karaovacık Şenliği’nde ise merkez, doğrudan Karaovacık Yaylası. Burada belediye organizasyonlu, daha geniş katılımlı, sahne ve yayla buluşması ağırlıklı bir program yapısı öne çıkıyor. HARİTA İLE ANLATILMASI GEREKEN İKİ AYRI HAT Haberin görsel anlatımında iki ayrı harita kutusu kullanılabilir. İlk haritada Karabulduk – Erköy Kırboğazı hattı işaretlenmeli. Bu haritada Karabulduk hareket noktası, Erköy ev sahipliği ve Kırboğazı kamp alanı ayrı ayrı gösterilebilir. İkinci haritada ise Espiye – Karaovacık Yaylası hattı öne çıkarılmalı. Burada Espiye ilçe merkezi ile Karaovacık Yaylası şenlik alanı arasındaki bağlantı gösterilebilir. Bu iki harita, okurun iki etkinliğin aynı gelenekten beslendiğini ama farklı coğrafi hatlara sahip olduğunu daha kolay anlamasını sağlar. KÜLTÜRÜN PARÇALANMASI DEĞİL, YEREL SAHİPLENMENİN GÖSTERGESİ Aynı adla ya da benzer adlarla farklı bölgelerde otçu göçü etkinliklerinin yapılması, bir dağınıklık değil; aksine yerel sahiplenmenin göstergesi olarak okunmalı. Karabulduk-Erköy festivali, Karabulduk ve çevre yaylalarının kendi köy-yayla hafızasını yaşatıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye ve Karaovacık Yaylası merkezli 27 yıllık bir geleneği sürdürüyor. İki organizasyonun da ortak hedefi aynı: yayla kültürünü yaşatmak, hemşehrilik bağlarını güçlendirmek ve otçu göçü geleneğini gelecek kuşaklara aktarmak. GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ FARKLI KOLLARDAN YAŞATILIYOR Giresun’da bu yıl peş peşe yapılacak otçu göçü organizasyonları, yayla kültürünün kent genelinde hâlâ güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Karabulduk-Erköy hattındaki 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali daha yerel, köy ve dernek merkezli bir kimlik taşırken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği 27 yıllık geçmişiyle daha kurumsal ve geniş katılımlı bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Farklı tarihlerde, farklı rotalarda ve farklı kurumlar tarafından düzenlenseler de iki etkinlik de Giresun’un ortak kültür hafızasına hizmet ediyor. YOLLAR FARKLI, GELENEK AYNI Giresun’da otçu göçü bu yıl iki ayrı rota üzerinden yeniden sahneye çıkıyor. Bir yanda Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer yanda Karaovacık Yaylası’nda 27 yıldır sürdürülen büyük buluşma var. Yollar farklı, takvim farklı, organizasyonlar farklı; ancak yaşatılmak istenen değer aynı: yaylaya çıkan insanın doğayla, kültürle, hemşehrilikle ve geçmişiyle kurduğu bağ.

GELENEKSEL OTÇU GÖÇÜ FESTİVALİ 4-5 TEMMUZ’DA YAPILACAK Haber

GELENEKSEL OTÇU GÖÇÜ FESTİVALİ 4-5 TEMMUZ’DA YAPILACAK

GELENEKSEL OTÇU GÖÇÜ FESTİVALİ 4-5 TEMMUZ’DA YAPILACAK Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin düzenlediği Geleneksel Otçu Göçü Festivali, bu yıl dördüncü kez Erköy ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Festival, 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda kampın kurulmasıyla başlayacak, 5 Temmuz’da Karabulduk’tan hareket ve program açılışıyla devam edecek. FESTİVAL PROGRAMI 4 TEMMUZ’DA BAŞLAYACAK Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Geleneksel Otçu Göçü Festivali’nin dördüncüsünü 4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenleyecek. Festival programı 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda Otçu Göçü kampının kurulmasıyla başlayacak. Katılımcılar 5 Temmuz 2026’da saat 09.00’da Karabulduk’tan hareket edecek. Festival programı aynı gün saat 10.00’da başlayacak. Organizasyon, Dernek Başkanı Selahattin Toslu’nun düzenleme komitesi adına yaptığı davetle duyuruldu. KARABULDUK’TAN YAYLALARA UZANAN KÜLTÜR BULUŞMASI Otçu göçü, Karadeniz’de köy yaşamı ile yayla kültürü arasındaki en güçlü bağlardan biri olarak yaşatılıyor. Geçmişte hayvancılık, üretim, mevsimlik göç ve yayla yaşamı etrafında şekillenen bu gelenek, bugün kültürel hafızayı koruyan bir buluşmaya dönüşmüş durumda. Karabulduk ve çevre yaylalarında yaşayanlar için otçu göçü yalnızca yaylaya çıkış anlamı taşımıyor. Bu gelenek, köyün ortak hafızasını, imece anlayışını, aile bağlarını, gurbetten memlekete dönüşleri ve kuşaklar arasında aktarılan yayla kültürünü birlikte temsil ediyor. DÖRDÜNCÜ YILA TAŞINAN GELENEK Bu yıl dördüncüsü yapılacak festival, geçmiş yıllarda başlayan kültürel sahiplenmenin devamı olarak hazırlanıyor. İlk organizasyonlardan itibaren amaç, Karabulduk’un yayla kültürünü görünür kılmak, otçu göçü geleneğini genç kuşaklara aktarmak ve çevre yaylalarla birlikte ortak bir kültür zemini oluşturmaktı. Festivalin önceki yıllarda devam etmesi, köy halkının ve çevre yaylalardan katılanların bu geleneğe sahip çıktığını gösterdi. Her yıl yeniden kurulan kamp düzeni, Karabulduk’tan yapılan hareket ve yaylada gerçekleşen buluşma, organizasyonu yalnızca bir etkinlik olmaktan çıkarıp bölgenin kültürel takviminde yer edinen bir programa dönüştürdü. Geleneksel Otçu Göçü Festivali, yayla kültürünün zayıflamaması, köy-yayla bağının kopmaması ve geçmişten gelen göç hafızasının unutulmaması için ortaya çıktı. Karadeniz’de yaylaya çıkış geleneği uzun yıllar boyunca üretim, hayvancılık ve mevsimlik yaşam düzeninin doğal bir parçasıydı. Zamanla yaşam biçiminin değişmesi, köylerden göçün artması ve genç kuşakların yayla kültüründen uzaklaşması, bu tür geleneklerin festival ve kültür buluşmalarıyla yeniden canlandırılmasını önemli hale getirdi. Karabulduk Köyü ve çevre yaylaları da bu nedenle otçu göçünü yalnızca geçmişte kalan bir hatıra olarak değil, bugün yaşatılması gereken ortak bir değer olarak ele alıyor. GEÇMİŞ YILLARDA KÜLTÜREL HAFIZA GÜÇLENDİ Festivalin önceki yıllarında köy halkı, çevre yaylalardan gelen katılımcılar ve gurbetten memlekete dönen vatandaşlar aynı programda buluştu. Otçu göçü teması etrafında kurulan birliktelik, hem eski kuşakların hatıralarını canlı tuttu hem de gençlerin bu geleneği yerinde görmesine imkân sağladı. Kamp düzeni, toplu hareket, yayla buluşması ve program etkinlikleri festivalin ana karakterini oluşturdu. Böylece Karabulduk’un yayla geçmişi, yalnızca anlatılan bir kültür olmaktan çıkarak her yıl yeniden yaşanan bir geleneğe dönüştü. ERKÖY EV SAHİPLİĞİNDE YENİ BULUŞMA Geleneksel Otçu Göçü Festivali’nin bu yılki adresi Erköy olacak. Erköy Kırboğazı’nda kurulacak kamp, 5 Temmuz’daki hareket ve programla birlikte festivalin merkezini oluşturacak. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin organizasyonuyla yapılacak festival, yayla kültürünü korumak, köyler arası dayanışmayı güçlendirmek ve otçu göçü geleneğini gelecek kuşaklara taşımak amacıyla düzenlenecek.

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ Haber

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, “Maden ruhsatlarıyla kuşatılan Karadeniz’de halkımızın yanındayız” saha programı kapsamında Giresun’un Tirebolu ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’ne geçen heyet, bölgede madencilik faaliyetlerine karşı nöbet tutan yurttaşları dinledi. Programda Giresun’un toprağının, suyunun, fındığının, ormanlarının ve köy yaşamının maden şirketlerinin kazançlarından daha değerli olduğu vurgulandı. KARADENİZ’DE MADEN RUHSATLARINA KARŞI SAHA PROGRAMI Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize’de çok sayıda köy, yayla, mera ve orman alanının maden arama ruhsatlarına açılmasına ve bölgede süren madencilik faaliyetlerinin yol açtığı çevresel tahribata karşı yürütülen saha programı kapsamında Tirebolu’da yurttaşlarla buluştu. CHP heyeti, Tirebolu İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasının ardından kamuoyunda “Sekü direnişi” olarak bilinen bölgede nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. Sekü Köyü’nde yapılan buluşmada yurttaşlar; su kaynakları, fındık bahçeleri, tarım arazileri, köy yolları, ormanlık alanlar ve yaşam alanları üzerindeki riskleri anlattı. GENİŞ KATILIMLI PROGRAM Programa CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Ordu Milletvekili Seyit Torun, İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Parti Meclisi Üyesi Kübra Gökdemir, Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, CHP Ordu İl Başkanı Bülent Akpınar, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Görele Belediye Başkanı Aysel Uzun, il ve ilçe örgütü yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Giresun Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Erkan Türüdü, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu ve yönetim kurulu, Eğitim Sen temsilcisi Ali Şensoy, Giresun Doğa ve Çevre Platformu Başkanı Emirhan Yılmaz ve Furkan Karakol da programda yer aldı. RIZVANOĞLU: KARADENİZ KARADENİZLİLERİNDİR CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki açıklamada Karadeniz’in yoğun biçimde maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını belirterek iktidarın madencilik politikalarına tepki gösterdi. Rızvanoğlu, “AK Parti Karadeniz’i bir sömürge alanı gibi görüyor. Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar bu coğrafyayı şirketlerin çıkarı için talana açmak istiyorlar. Gözlerini yurttaşın toprağına, suyuna, ormanına diktiler. Biz buna ‘Öyle yağma yok’ diyoruz. Karadeniz Karadenizlilerindir” dedi. Bölgenin yüzde 85’inin maden ruhsatlı hale getirildiğini vurgulayan Rızvanoğlu, “Bu topraklarda insanlar neden doğduğu yeri terk etmek zorunda bırakılsın? Bu mücadele yalnızca çevreyi değil; yaşamı, üretimi, geleceği savunma mücadelesidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın yanındayız” diye konuştu. ŞENYÜREK: SEKÜ’DE VERİLEN MÜCADELE TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Giresun’da çevre mücadelesinin yalnızca doğayı koruma başlığıyla sınırlı olmadığını; temiz suyu, sağlıklı toprağı, fındık üretimini, köy yaşamını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunma mücadelesi olduğunu vurguladı. Şenyürek, “Karadeniz insanı doğasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmayı bilir. Bölge halkımız son derece dirençli, sağduyulu ve mücadele ruhu yüksek bir halktır. Sekü’de verilen mücadele bugün tüm Türkiye’ye örnek olmaktadır” dedi. Şenyürek, Giresun’un toprağının üstünün altından daha kıymetli olduğunu belirterek insanın, doğanın, suyun, fındığın, ormanın ve köy yaşamının maden şirketlerinin kazançlarından daha önemli olduğunu ifade etti. MİLLETVEKİLLERİNDEN HALKA DESTEK MESAJI Basın açıklamasının ardından milletvekilleri söz aldı. CHP heyeti, halkla yan yana durarak Giresun’un toprağını, suyunu, fındığını ve yaşam alanlarını sonuna kadar savunmaya hazır olduklarını açıkladı. Konuşmalarda maden şirketlerine karşı toprağın üstünün altından daha kıymetli olduğu vurgulandı. İnsan yaşamının, doğanın, suyun, tarımın, fındığın ve köylerin maden şirketlerinin kazançlarından daha değerli olduğu belirtildi. Milletvekilleri, Giresun’un dünyaca bilinen fındık üretimine dikkat çekerek dünyanın en kaliteli fındığının her madenden daha fazla ekonomik ve yaşamsal değere sahip olduğunu ifade etti. Fındık bahçelerinin, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunmasının çevre, ekonomi ve halk sağlığı açısından zorunlu olduğu vurgulandı. GEZMİŞ: BU MÜCADELEDE ASLA YALNIZ OLMAYACAKSINIZ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Sekü halkının mücadelesini ilk günden bu yana sahada ve Meclis’te takip ettiklerini söyledi. Gezmiş, “Burada yurttaşlarımızla omuz omuza verdik, hep birlikte ‘madene hayır’ dedik. O gün Sekü halkına bir söz verdik: Bu mücadelede asla yalnız olmayacaksınız. Ardından örgütlerimizle birlikte bölgeye çıktık, kilometrelerce yürüyerek tespitlerimizi yaptık. Tirebolu’da da gür bir sesle söyledik; biz toprağımızın bereketini, temiz suyumuzu, yaşam alanlarımızı istiyoruz. Bu haklı mücadelede halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. RIZVANOĞLU: BU KÖTÜCÜL DÜZENE KARŞI HALKIMIZLA OMUZ OMUZAYIZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Sekü’de yaptığı konuşmada Karadeniz’in maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını belirterek iktidarın madencilik politikalarına sert tepki gösterdi. Rızvanoğlu, “Burayı kevgire çevirdiler, ihale sahası haline getirdiler. ‘Çevreyi kirletelim, birkaç ceza ödeyip yolumuza devam edelim’ anlayışıyla hareket ediyorlar. Biz bu kötücül düzene karşı halkımızla omuz omuzayız” dedi. Rızvanoğlu, “AK Parti Karadeniz’i bir sömürge alanı gibi görüyor. Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar bu coğrafyayı talana açmak istiyorlar. Buradaki yurttaş nereye giderse gitsin, yeter ki yandaş şirketler kazansın anlayışıyla hareket ediyorlar. Biz buna ‘Öyle yağma yok’ diyoruz. Karadeniz Karadenizlilerindir” ifadelerini kullandı. Rızvanoğlu, “Burası çiftçi memleketi, fındık memleketi. Bu insanlar nereye gidecek? Neden anasının, babasının, dedesinin toprağını bırakıp göç etmek zorunda kalsın? Biz bu kara düzene ‘Hayır’ diyoruz. Çünkü burada yalnızca yandaşlar kazanıyor; halkın toprağı, suyu, geleceği yok sayılıyor. Gelecek nesillerin ne olacağı umurlarında bile değil. Onların tek düşündüğü yandaşlarının kasasıdır” diye konuştu. ÖZLALE: BU MÜCADELE BÜTÜN YURTTAŞLARIN ORTAK MÜCADELESİDİR İzmir Milletvekili Ümit Özlale, doğa mücadelesinin artık ülke çapında ortak bir mücadeleye dönüştüğünü belirtti. Özlale, “Bu mücadele yalnızca bir köyün değil; çiftçinin, emeklinin, gençlerin, bütün yurttaşların ortak mücadelesidir” dedi. TORUN: HALKIN ÜSTÜNDE BAŞKA BİR GÜÇ YOKTUR Ordu Milletvekili Seyit Torun, halkın sesini yükselttiğinde doğayı rant uğruna yok etmek isteyenlerin geri adım atmak zorunda kalacağını söyledi. Torun, “Halk sesini yükselttiğinde geri adım atmak zorunda kalacaklar. Çünkü halkın üstünde başka bir güç yoktur. Bu bölgenin doğasını rant uğruna yok etmelerine izin vermeyeceğiz” diye konuştu. SEKÜ KÖYÜ’NDE HALK NÖBETİ CHP heyeti, Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki açıklamanın ardından Sekü Köyü’ne geçti. Heyet, bölgede aylardır madencilik faaliyetlerine karşı nöbet tutan yurttaşlarla bir araya geldi. AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait maden şirketinin, Çatalağaç Köyü’ndeki faaliyetlerini Tirebolu’nun Sekü ve Görele’nin Karlıbel bölgelerine genişletmek amacıyla başlattığı sondaj çalışmalarına karşı direnen köylüler, yaşadıkları çevresel sorunları ve mağduriyetleri CHP heyetiyle paylaştı. Köylüler, maden faaliyetlerinin su kaynaklarını, fındık bahçelerini, tarım alanlarını, meraları, ormanlık bölgeleri ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirtti. Yurttaşlar, maden ruhsatlarının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı üzerinde de baskı oluşturduğunu dile getirdi. KÖYLÜ KADINLARDAN DESTEK ÇAĞRISI Sekü Köyü’ndeki buluşmada özellikle köylü kadınlar söz alarak topraklarının zehirlenmesine karşı direnmek için destek istedi. Kadınlar, su kaynaklarının kirlenmesi ve köy yaşamının zarar görmesi halinde çocukların geleceğinin tehlikeye gireceğini belirtti. “Çocuklarımıza zehirli su içirmek istemiyoruz” sözleri, buluşmanın en güçlü mesajlarından biri oldu. Köylü kadınlar, fındık bahçelerinin, içme sularının, hayvancılığın, tarım alanlarının ve çocukların geleceğinin korunmasını istedi. Yurttaşlar, maden ruhsatlarına karşı mücadelenin köylerde yaşayan herkesin ortak yaşam hakkı meselesi olduğunu vurguladı. YURTTAŞLAR: ATA MİRASI TOPRAKLARIMIZI SAVUNUYORUZ Ziyaret sırasında yurttaşlar da yaşadıkları sorunları anlattı. Çatalağaç köyü sakinlerinden Esma Aydın, “Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Ceza yazmak çözüm değil, bize yaşam alanlarımızı geri versinler” dedi. Sekü Köyü sakinlerinden Mesut Aydın ise, “Biz bu ata mirasını geleceğe aktarmak için direniyoruz. Kimsenin bu toprakları talan etmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu, çevre mücadelesi nedeniyle baskı ve tehditlerle karşı karşıya kaldıklarını belirterek mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. GİRESUN’DA ORTAK YAŞAM SAVUNUSU CHP heyeti, çevre örgütleri, platform temsilcileri, sendika temsilcileri ve yurttaşlar, Giresun’da maden ruhsatlarına karşı ortak dayanışma mesajı verdi. Giresun Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Erkan Türüdü, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu ve yönetim kurulu, Eğitim Sen temsilcisi Ali Şensoy, Giresun Doğa ve Çevre Platformu Başkanı Emirhan Yılmaz ve Furkan Karakol’un yer aldığı programda halkın suyuna, toprağına, fındığına, ormanına ve yaşam alanlarına sahip çıkacağı vurgulandı. CHP heyeti, Karadeniz’de doğayı, suyu, yaşam alanlarını ve üretim kültürünü tehdit eden vahşi madencilik politikalarına karşı yurttaşlarla birlikte mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.

CHP  7 MAYIS’TA SEKÜ’DE Haber

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE CHP heyeti, 7 Mayıs Perşembe günü Giresun’da maden ruhsatları, sondaj girişimleri, ÇED süreçleri, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı başlıklarını gündeme taşıyacak. Heyet, Tirebolu’daki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’nde yurttaşlarla buluşacak. CHP HEYETİ TİREBOLU’DA AÇIKLAMA YAPACAK CHP Genel Başkan Yardımcıları, gölge bakanlar, bölge milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ile il ve ilçe örgütleri, “Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılan Karadeniz’de Halkımızın Yanındayız” programı kapsamında 7 Mayıs’ta Giresun’a gelecek. Giresun programı, saat 16.30’da Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde yapılacak geniş katılımlı basın açıklamasıyla başlayacak. Heyet, açıklamanın ardından saat 17.00’de Sekü Köyü’ne hareket edecek. Sekü Köy Meydanı’ndaki halk buluşması saat 17.30’da yapılacak. SEKÜ KÖYÜ’NDE MADEN VE SONDAJ GÜNDEMİ ELE ALINACAK CHP heyeti, Sekü Köyü’nde köylülerin maden arama ve sondaj girişimlerine karşı yürüttüğü yaşam alanı mücadelesini yerinde dinleyecek. Programda Giresun’un geneline yayılan maden ruhsatları, sondaj faaliyetleri, işletme sahaları, kapasite artışı dosyaları, ÇED süreçleri, mahkeme başlıkları, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı birlikte değerlendirilecek. GİRESUN’DA 720 MADEN RUHSATI BULUNUYOR TEMA Vakfı’nın MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışmada Giresun’daki ruhsat yoğunluğu dikkat çekti. Çalışmada Giresun il sınırları içinde 720 adet IV. Grup maden ruhsatı bulunduğu, çalışma alanının yüzde 85’inin maden ruhsat alanı içinde kaldığı belirtildi. Ruhsatlı alanların yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki maden ruhsat alanı olarak sınıflandırıldı. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde IV. Grup madenlere ruhsatlılık oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. FINDIK, SU, ORMAN VE MERA ALANLARI RİSK BAŞLIĞINDA Giresun’da orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u ve iskân alanlarının yüzde 84’ü IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Bu tablo, maden ruhsatlarının yalnızca dağlık ve yerleşim dışı bölgelerle sınırlı kalmadığını; fındık bahçelerini, köy yerleşimlerini, meraları, orman varlığını ve su kaynaklarını da doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor. KORUNAN ALANLARDA RUHSAT ÇAKIŞMASI YÜZDE 89’A ULAŞTI Giresun’daki korunan alanların yüzde 89’u IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Arkeolojik sit alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında çakışma oranı yüzde 100’e ulaşıyor. Tabiat parklarının yüzde 98’i, gölet ve barajların yüzde 95’i, tohum-meşcere alanlarının ise yüzde 36’sı ruhsat haritası içinde yer alıyor. SEKÜ’DEN DERELİ’YE, DOĞANKENT’TEN ALUCRA’YA MADEN BAŞLIĞI GENİŞLİYOR Tirebolu Sekü Köyü ile Görele Karlıbel Köyü hattı, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan sondaj girişimleri nedeniyle Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin öne çıkan noktalarından biri oldu. Dereli hattında Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği bölgede sondaj çalışmaları başladı. Doğankent, Görele ve Tirebolu sınırlarındaki bakır-kurşun-çinko flotasyon tesisi, maden ocakları ve atık depolama kapasite artışı dosyası da Giresun’un maden gündemindeki ana başlıklar arasında yer alıyor. Alucra Demirözü çevresindeki altın-gümüş madeni açık ocak işletmeciliği dosyası ve Şebinkarahisar’da 2021 yılında yaşanan atık barajı olayı da kentte maden faaliyetlerine ilişkin tartışmaları büyüten başlıklar arasında bulunuyor. KARADENİZ PROGRAMI RİZE MİTİNGİYLE TAMAMLANACAK CHP’nin Karadeniz programı Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerini kapsıyor. Program 7 Mayıs’ta Ordu Fatsa’da başlayacak, aynı gün Giresun Tirebolu ve Sekü Köyü ile devam edecek. Heyet, 8 Mayıs’ta Trabzon Araklı ve Rize Çayeli programlarını gerçekleştirecek. Program, 9 Mayıs Cumartesi günü Rize’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapılacak mitingle tamamlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.