Hava Durumu

#Koruyucu Sağlık

giresunsonhaber - Koruyucu Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koruyucu Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAYADİBİ İLKOKULU’NDA “SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK” EĞİTİMİ Haber

KAYADİBİ İLKOKULU’NDA “SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK” EĞİTİMİ

KAYADİBİ İLKOKULU’NDA “SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK” EĞİTİMİ Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yürütülen “Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Eğitim Programı”, Giresun Kayadibi İlkokulu’nda öğrencilerle buluştu. Programda çocuklara sağlıklı beslenme, ağız ve diş sağlığı, ilk yardım ve afet-sağlık hizmetleri konularında uygulamalı bilgilendirme yapıldı. ÖĞRENCİLERE SAĞLIKLI YAŞAM EĞİTİMİ VERİLDİ “Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Eğitim Programı”, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü Giresun Kayadibi İlkokulu’nda gerçekleştirildi. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliğe Vali Mehmet Fatih Serdengeçti’nin eşi Neslihan Gül Koç, Seçil Özkök, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ünal Özek ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Bekir Bulut katıldı. Program kapsamında okulda sağlıklı beslenme, ağız ve diş sağlığı, UMKE ve ilk yardım istasyonları kuruldu. Öğrencilere istasyonlarda sağlık personelleri tarafından uygulamalı bilgilendirmeler yapıldı. BAKANLIK PROGRAMI 81 İLDE UYGULANIYOR Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Programı, Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında 18 Nisan 2025’te imzalanan Okul Sağlığı Hizmetleri İş Birliği Protokolü kapsamında yürütülüyor. Program, Türkiye genelinde ilkokul çağındaki çocuklara sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmayı, çocukların sağlık konularındaki bilgi ve farkındalık düzeyini artırmayı hedefliyor. Bakanlık düzeyinde hazırlanan uygulama, 81 ilde okul öncesi ile 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimleri kapsıyor. Programda öğrencilerin yalnızca bilgi alan değil, öğrendiklerini ailesi ve çevresiyle paylaşan birer “Sağlık Elçisi” olarak yetişmesi amaçlanıyor. SAĞLIK İSTASYONLARINDA UYGULAMALI ANLATIM Kayadibi İlkokulu’ndaki etkinlikte öğrenciler, farklı sağlık başlıklarında oluşturulan istasyonlarda bilgilendirildi. Sağlıklı beslenme istasyonunda çocuklara doğru beslenme alışkanlıkları anlatıldı. Ağız ve diş sağlığı istasyonunda diş fırçalama alışkanlığı ve ağız sağlığının önemi aktarıldı. İlk yardım istasyonunda temel ilk yardım farkındalığı oluşturuldu. UMKE istasyonunda ise çocuklara afet ve acil durumlarda sağlık ekiplerinin görevleri tanıtıldı. Programın genel çerçevesi; sağlıklı beslenme, hijyen, fiziksel aktivite, ağız ve diş sağlığı, ilk yardım, bağışıklama hizmetleri ve sağlık okuryazarlığı gibi çok yönlü başlıkları içeriyor. ÇOCUKLARA “SAĞLIK ELÇİSİ” BELGESİ VERİLDİ Etkinlikte çocuklara yüz boyama, el baskısı, sağlıklı atıştırmalık dağıtımı, diş fırçası dağıtımı ile boy ve kilo ölçümü de yapıldı. Program sonunda öğrenciler, sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunmaları amacıyla “Sağlık Elçisi” belgesi aldı. OKULLARDA SAĞLIK BİLİNCİ GÜÇLENDİRİLİYOR Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Programı, okulları sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirildiği merkezler haline getirmeyi amaçlıyor. İş birliği protokolüyle öğrencilerin bedensel, ruhsal ve sosyal sağlıklarını destekleyen eğitimlerin okul ortamında yaygınlaştırılması, koruyucu sağlık hizmetleriyle çocukların erken yaşta bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Giresun’da gerçekleştirilen etkinlik, çocuklara sağlıklı yaşam alışkanlıklarını erken yaşta kazandırmayı ve okul-aile-toplum hattında sağlık farkındalığını artırmayı amaçlayan programın il düzeyindeki uygulamalarından biri oldu.

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Haber

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR”

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında toplum eczanelerinin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Açıklamada, ilaç yoklukları, eczacılık eğitimi, genç eczacı istihdamı, kamu eczacılarının sorunları ve ilaca erişimde yaşanan yapısal sıkıntılar öne çıkarıldı. “TOPLUM ECZANELERİ BİRİNCİ BASAMAĞIN EN GÜÇLÜ PAYDAŞLARINDAN BİRİ OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü kapsamında “Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” temasıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Türkiye’de bilimsel eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği 14 Mayıs 1839’dan bu yana 187 yıl geçtiği vurgulandı. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ile kamuda, akademide ve sanayide görev yapan 55 bin eczacının sağlık sisteminin en yaygın ve erişilebilir sağlık noktaları arasında yer aldığını belirtti. Birlik açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: “Eczanelerimiz; kolay erişilebilir yapısıyla, yaygın hizmet ağıyla, bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır.” “YILDA 508 MİLYON REÇETE ECZANELERDE İŞLEM GÖRÜYOR” Açıklamada, eczanelerin yalnızca ilaç temin noktası olmadığı, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık yönetimi, danışmanlık, erken risk tespiti ve güvenli ilaç kullanımı açısından stratejik bir rol üstlendiği bildirildi. Türk Eczacıları Birliği, sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunulan reçeteler kapsamında eczanelerde yılda yaklaşık 508 milyon reçetenin işlem gördüğünü açıkladı. Birlik, yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalık yükü karşısında toplum eczanelerinin daha etkin kullanılması gerektiğini vurguladı: “Daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç vardır.” “KAMU ECZACILIĞI GÜÇLENDİRİLMEDEN SAĞLIK SİSTEMİNİN KALİTESİ ARTIRILAMAZ” Basın açıklamasında kamu eczacılarının yaşadığı yapısal sorunlara da dikkat çekildi. Kadro yetersizliği, özlük hakları, ekonomik talepler, çalışma ortamları ve eczacının personel tanımındaki konumu, çözüm bekleyen başlıklar arasında sıralandı. Türk Eczacıları Birliği, kamu eczacılığı ve klinik eczacılık uygulamalarının sağlık sisteminin etkinliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti: “Kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak artırmak mümkün değildir.” “ECZACILIKTA İSTİHDAM KRİZİ YAŞANIYOR” Açıklamada, genç eczacıların karşı karşıya kaldığı istihdam darboğazı da mesleğin en önemli sorunları arasında gösterildi. Türk Eczacıları Birliği, 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısının bugün 64’e ulaştığını, buna karşın fakültelerin yalnızca 19’unun tam akredite eğitim verebildiğini bildirdi. Yıllık mezun sayısının 2017’de 1.448 iken 2025’te 3.868’e yükseldiği, halen eczacılık fakültelerinde 25 binden fazla öğrencinin öğrenim gördüğü açıklandı. Birlik, yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması, kontenjanların ülke ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenmesi ve eğitimde kalite ile akreditasyonun esas alınması çağrısında bulundu. “Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir.” “ECZACILIĞI BASİT BİR TİCARET FAALİYETİ HALİNE GETİREN ANLAYIŞLARA KARŞIYIZ” Türk Eczacıları Birliği, 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’a ilişkin yapılacak düzenlemelerde meslek örgütünün görüşünün alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, eczacılık mevzuatındaki düzenlemelerin kamu yararı ve toplum sağlığı odağında hazırlanması gerektiği belirtildi. Birlik açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Eczacılık mesleğinin geleceğini, özgür ve bağımsız eczane modelini ve toplum sağlığını riske atacak hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz.” “İLACA ERİŞİM SORUNU YAPISAL BİR HAL ALDI” Açıklamada, ilaç tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, ham maddeye erişim sorunları, artan üretim maliyetleri, jeopolitik gelişmeler, yaşlanan nüfus ve kronik hastalık yükündeki artışın sağlık sistemlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’de sağlık harcamalarının OECD ortalamasının altında kaldığını belirterek, bu tablonun ilaç politikalarına da yansıdığını bildirdi. Açıklamada, yenilikçi ve yüksek maliyetli ilaçlara erişimde yaşanan sorunların hastaları doğrudan etkilediği vurgulandı. Birlik, ilaç yokluklarının eczacıların iradesiyle ortaya çıkmadığını belirtti: “Eczacılar olarak amacımız, bütün hastaların güvenli, etkili ve erişilebilir biçimde ilaçlara ulaşmasını sağlamaktır.” “YERLİ İLAÇ ÜRETİMİ STRATEJİK ULUSAL HEDEF OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi gerektiğini açıkladı. Açıklamada, Türkiye’nin akademik birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve Ar-Ge kapasitesiyle bu üretimi gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğu; ancak bunun için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç bulunduğu ifade edildi. “Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürecektir.” “GÜVENLİ İLACA ERİŞİM HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Türk Eczacıları Birliği, 70 yılı aşkın geçmişi ve 55 bin üyesiyle güvenli ilaca erişimin en önemli teminatlarından biri olduğunu vurguladı. Birlik, eczacılık mesleğinin artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, sorunların geçici yaklaşımlarla değil, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla çözülmesi gerektiğini açıkladı. Basın açıklaması şu mesajla tamamlandı: “Halk sağlığını, mesleğimizin bilimsel niteliğini, eczacının mesleki bağımsızlığını, sürdürülebilirliğini ve vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI Haber

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI İnsan hayatına doğrudan temas eden, hastaların iyileşme ve bakım aşamalarında kritik sorumluluklar üstlenen hemşireler, 12 Mayıs Hemşireler Günü vesilesiyle Giresun’da gerçekleştirilen programla onurlandırıldı. SAĞLIK HİZMETİNİN VAZGEÇİLMEZ GÜCÜ Hemşirelik, sadece bir sağlık branşı değil; yaşamı koruyan, hastalara umut aşılayan, ailelere güven veren ve sağlık sisteminin kesintisiz işlemesini sağlayan en temel mesleklerden biridir. Hastanelerden aile sağlığı merkezlerine, acil servislerden yoğun bakımlara, ameliyathanelerden toplum sağlığı hizmetlerine kadar her alanda görev yapan hemşireler; tedavi takibinden hasta bakımına, eğitim çalışmalarından koruyucu sağlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede insanlığa hizmet sunmaktadır. İNSAN HAYATINA DOKUNAN MESLEK Hemşireler, hastaların en zor anlarında yanlarında olan sağlık profesyonelleridir. Gece gündüz demeden özveriyle çalışan hemşireler, tıbbi bakımın yanı sıra hastaların moralini yükseltmekte, ailelerin endişelerini gidermekte ve tedavi sürecine insani bir destek katmaktadır. Bu yönüyle hemşirelik, sağlık hizmetlerinin bilimsel temelleri kadar vicdani ve insani değerlerini de temsil eder. Toplum sağlığının muhafazasında, hastalıkların önlenmesinde, iyileşme süreçlerinin hızlanmasında ve sağlık bilincinin artırılmasında hemşirelerin emeği büyük önem taşır. HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLU OLSUN İnsan sağlığı adına fedakârca çalışan, mesleğini sabır, emek ve yüksek sorumlulukla icra eden tüm hemşirelerin 12 Mayıs Hemşireler Günü kutlu olsun. Sağlık hizmetlerinin her kademesinde kritik görevler üstlenen hemşireler, gösterdikleri özveri ve insan hayatına sağladıkları değerli katkılarla toplumun en saygın meslek grupları arasında yer almaktadır. GİRESUN’DA HASTANEDE PROGRAM DÜZENLENDİ Giresun’da 12 Mayıs Hemşireler Günü etkinlikleri kapsamında Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde özel bir kutlama programı organize edildi. Programa Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Köksal, hastane yöneticileri ve çok sayıda sağlık çalışanı katılım sağladı. İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMŞİRELERLE BİR ARAYA GELDİ Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy ve Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Köksal, Hemşireler Günü dolayısıyla Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen etkinliğe katılarak sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Program, hemşirelerin sağlık sistemine sunduğu emeklerin ve kıymetli katkıların vurgulandığı anlamlı bir buluşma şeklinde gerçekleşti.

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ AKSOY’DAN ECZACILIK GÜNÜ ZİYARETİ Haber

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ AKSOY’DAN ECZACILIK GÜNÜ ZİYARETİ

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ AKSOY’DAN ECZACILIK GÜNÜ ZİYARETİ Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla Giresun Eczacı Odasını ziyaret ederek eczacıların sağlık hizmetlerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında Giresun Eczacı Odasına ziyarette bulundu. Ziyarette Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ünal Özek, Destek Hizmetleri Başkanı Mehmet Şahin ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Bekir Bulut da yer aldı. ECZACILAR SAĞLIK SİSTEMİNİN SAHADAKİ GÜÇLÜ HALKASI İl Sağlık Müdürü Aksoy ve beraberindeki heyet, Giresun Eczacı Odasında eczacılarla bir araya gelerek 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutladı. Ziyarette, eczacıların ilacın güvenli temini, doğru ilaç kullanımı, hasta bilgilendirmesi ve koruyucu sağlık hizmetleri açısından üstlendiği sorumluluk öne çıktı. Eczaneler, vatandaşların sağlık hizmetine en hızlı ulaştığı birimler arasında yer alıyor. Eczacılar yalnızca ilaç temin eden meslek mensupları olarak değil; tedavi sürecine destek veren, akılcı ilaç kullanımını anlatan, hastaları doğru yönlendiren ve toplum sağlığının korunmasına katkı sunan sağlık profesyonelleri olarak görev yapıyor. 14 MAYIS, TÜRKİYE’DE BİLİMSEL ECZACILIĞIN BAŞLANGICI Türkiye’de 14 Mayıs, bilimsel eczacılığın başlangıcı kabul edilen tarih olması nedeniyle Eczacılık Günü olarak kutlanıyor. Osmanlı döneminde eczacılık eğitimi, 14 Mayıs 1839’da Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane bünyesinde açılan Eczacılık Sınıfı ile başladı. Bu tarih, Türkiye’de modern ve bilimsel eczacılık eğitiminin temeli olarak kabul ediliyor. Türk Eczacıları Birliği de 14 Mayıs’ın eczacılar açısından özel anlamını, Türkiye’de eczacılık faaliyetlerine bilimsel nitelik kazandıran tarih olmasıyla açıklıyor. MESLEKİ DAYANIŞMA VE TOPLUM SAĞLIĞI VURGUSU Giresun’da gerçekleştirilen ziyaret, Eczacılık Günü dolayısıyla sağlık camiası ile eczacılar arasındaki iş birliği ve dayanışmayı güçlendiren bir buluşma oldu. Sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesinde eczacıların rolü, özellikle ilaç güvenliği, hasta danışmanlığı ve halk sağlığı uygulamaları açısından önem taşıyor. İl Sağlık Müdürlüğü heyetinin ziyareti, eczacıların sağlık sistemindeki yerini ve toplum sağlığına sunduğu katkıyı bir kez daha gündeme taşıdı.

GİRESUN’DA MOBİL KANSER TARAMA ARACI SAHAYA ÇIKTI Haber

GİRESUN’DA MOBİL KANSER TARAMA ARACI SAHAYA ÇIKTI

GİRESUN’DA MOBİL KANSER TARAMA ARACI SAHAYA ÇIKTI Giresun’da mobil kanser tarama aracı hizmete girdi. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki araç, meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarını ücretsiz biçimde ilçe ve kırsal mahallelere taşıyacak. Uygulama Giresun’a özgü değil; Sağlık Bakanlığı’nın yıllardır yürüttüğü ulusal mobil KETEM sisteminin yeni halkası olarak çalışacak. Giresun’da erken teşhis hizmetini sahaya taşıyacak mobil kanser tarama aracı Nisan 2026 itibarıyla devreye alındı. 20 Nisan 2026 tarihli haber kayıtlarında aracın hizmete girdiği yer aldı. Aynı gün yapılan paylaşımlarda aracın il ve ilçelerde, özellikle kırsal bölgelerde ücretsiz tarama hizmeti vereceği belirtildi. ULUSAL UYGULAMA 2016’DA BAŞLADI, GİRESUN 2026’DA SAHAYA ÇIKTI Sağlık Bakanlığı, 2016 tarihli “Mobil KETEM’ler Yollarda” duyurusunda mobil KETEM araçlarını ulusal kanser tarama altyapısına dahil ettiğini açıkladı. Bakanlık, bu sistemin kadınlara ve risk grubundaki yurttaşlara yerinde tarama hizmeti ulaştırmak için kurulduğunu duyurdu. Giresun’daki araç da bu ulusal yapının 2026’da il düzeyinde hizmete giren ayağı oldu. ARAÇ HANGİ TARAMALARI YAPIYOR Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün 2026 tarihli bilgilendirmesine göre mobil araçta üç temel tarama programı yürütülüyor. Buna göre 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi ile meme kanseri taraması, 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi ile rahim ağzı kanseri taraması, 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere ise iki yılda bir gaitada gizli kan testiyle kalın bağırsak kanseri taraması yapılıyor. Bu hizmetler ücretsiz veriliyor. Tarama süreci yalnızca testle sınırlı kalmıyor. Sağlık Bakanlığı kayıtlarında, pozitif ya da şüpheli bulunan kişilerin tarama sonrası teşhis merkezlerine yönlendirildiği, ileri tetkik ve tedavi sürecinin ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında sürdürüldüğü belirtiliyor. Bu yapı, mobil aracın yalnızca farkındalık değil doğrudan sağlık hizmeti zincirinin ilk halkası olarak çalıştığını gösteriyor. KIRSAL BÖLGELERE ERİŞİM HEDEFİ Mobil aracın asıl işlevi, sağlık merkezine gitmekte zorlanan nüfusa yerinde erişim sağlamak. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün Nisan 2026 paylaşımlarında mobil aracın il ve ilçelerde, kırsal bölgelerde ve merkeze uzak yerleşim alanlarında kullanılacağı açıklandı. Böylece tarama hizmetinin yalnızca merkezde değil, sahada da yürütülmesi hedefleniyor. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür de aracı ziyaretinin ardından hizmetin erken teşhis ve koruyucu sağlık açısından önem taşıdığını vurguladı. Temür, mobil aracın özellikle kırsal bölgelerde yaşayan yurttaşların ücretsiz ve hızlı tarama hizmetine ulaşmasını kolaylaştıracağını belirtti. GİRESUN’DA BUGÜNE KADAR NE YAPILDI Giresun’daki genel tarama kapasitesi son resmi verilerde açık biçimde yer aldı. Giresun Valiliği’nin 2025 sağlık raporuna göre il genelinde bir yıl içinde 52 bin 505 kişiye kanser taraması yapıldı. Mobil aracın devreye girmesiyle bu kapasitenin özellikle kırsal mahallelerde daha da genişlemesi bekleniyor. Sağlık Bakanlığı’nın ulusal verileri de bu hattın yaygın bir sistem üzerine kurulduğunu gösteriyor. Bakanlık, kanser tarama çalışmalarının 2004’te 11 KETEM ile başladığını, daha sonra mobil araçların da sisteme dahil edildiğini ve tarama ağının ülke geneline yayıldığını açıkladı. Bu çerçevede Giresun’daki yeni araç, mevcut ulusal tarama modelinin yerelde güçlendirilmiş yeni uygulaması niteliği taşıyor. ERKEN TEŞHİS HİZMETİ SAHADA GÜÇLENİYOR Giresun’da mobil kanser tarama aracının hizmete girmesi, kanserle mücadelede merkezden sahaya geçen yeni bir aşama anlamına geliyor. Araç, ücretsiz tarama hizmetini ilçe ve köylere taşıyacak; erken tanı ihtimalini artıracak; şüpheli vakaların daha hızlı biçimde sağlık sistemine dahil edilmesini sağlayacak. Sağlık hizmetinin kapıya yaklaşması, özellikle ulaşım güçlüğü yaşayan yurttaşlar açısından doğrudan sonuç üretecek bir adım olarak öne çıkıyor.

İL MÜDÜRÜ AKSOY 1 YILDA 25 KİLO VERDİ Haber

İL MÜDÜRÜ AKSOY 1 YILDA 25 KİLO VERDİ

SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİ GİRESUN’DA SONUÇ ÜRETİYOR: İL MÜDÜRÜ AKSOY 1 YILDA 25 KİLO VERDİ Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, Sağlıklı Hayat Merkezi’nde aldığı ücretsiz diyetisyen desteğiyle 1 yılda 25 kilo verdi. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün paylaştığı verilere göre merkezden uzman desteği alan 1.537 kişi toplam 4.196 kilo kaybetti. AKSOY KENDİ ÖRNEĞİYLE VATANDAŞA ÇAĞRI YAPTI Giresun’da fazla kilo ve sağlıklı yaşam mücadelesi artık yalnızca tavsiye düzeyinde yürümüyor; kamu sağlık sistemi doğrudan sonuç üretiyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy’un bir yıl içinde 25 kilo vermesi, Sağlıklı Hayat Merkezi’nin sahadaki etkisini görünür hale getirdi. Aynı süreçte merkezden destek alan 1.537 kişinin toplam 4.196 kilo kaybetmesi, hizmetin bireysel başarı öykülerinin ötesine geçtiğini gösterdi. Bu tablo, Sağlık Bakanlığı’nın ülke genelinde başlattığı “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyasının yerelde somut karşılık bulduğunu ortaya koydu. Kampanya 10 Mayıs–10 Temmuz 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde yürütüldü; boy-kilo ölçümü, beden kitle indeksi değerlendirmesi ve ihtiyaç duyan vatandaşların ücretsiz danışmanlık hizmetlerine yönlendirilmesi hedeflendi. MERKEZDE DİYETİSYENDEN PSİKOLOĞA UZANAN ÜCRETSİZ DESTEK VERİLİYOR Giresun Sağlıklı Hayat Merkezi, Merkez Toplum Sağlığı Merkezi’ne bağlı olarak hizmet veriyor. Merkezde diyetisyenlik, fizyoterapi, ruh sağlığı danışmanlığı, çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı, ağız ve diş sağlığı, KETEM taramaları, sigara bırakma ve tıbbi sosyal hizmet desteği ücretsiz sunuluyor. İl Sağlık Müdürü Aksoy da 2025 Eylül’ünde yaptığı açıklamada bu merkezlerin vatandaşın bir hastane ya da aile sağlığı merkezi gibi doğrudan başvurabileceği sağlık birimleri olduğunu vurguladı. Giresun’daki resmi hizmet verileri de merkezin yoğun kullanımını ortaya koydu. İl Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına göre merkezde 2024’ün ilk altı ayında 1.403 kişi sağlıklı beslenme ve diyet danışmanlığı, 619 kişi ruh sağlığı danışmanlığı, 198 kişi fiziksel aktivite danışmanlığı aldı. Aynı dönemde KETEM’de 3.275 meme kanseri, 2.511 rahim ağzı kanseri ve 315 kolon kanseri taraması yapıldı; sigara bırakma polikliniğinden 147 kişi yararlandı. FİRDEVS KARABAYIR SAHADAKİ YÜZLERDEN BİRİ OLDU Merkezin beslenme hattında Diyetisyen Firdevs Karabayır’ın görev yaptığı resmi kayıtlarla doğrulandı. İl Sağlık Müdürlüğü’nün 2021 tarihli açıklamasında Karabayır’ın Sağlıklı Hayat Merkezi Obezite Birimi’nde vatandaşlara hizmet verdiği, başvuran kişilere vücut analizi yapıldığı ve yaş, kilo ile kronik hastalıklara uygun kişisel beslenme programı hazırlandığı açıkça belirtildi. Bu yapı, yalnızca genel öneri veren değil, kişiye özel izlem yapan bir sağlık modeli olarak çalışıyor. Merkezde elde edilen sonuçlar da bununla örtüşüyor. Mart 2025’te yayımlanan Anadolu Ajansı kaynaklı haberde, Giresun’daki merkeze başvuran Canan Duran’ın Diyetisyen Firdevs Karabayır’ın kontrolünde 9 ayda 26 kilo verdiği, 103 kilodan 77 kiloya düştüğü bildirildi. Bu örnek, Aksoy’un kamuoyuna yansıyan kişisel dönüşümüyle birlikte okunduğunda, merkezin sürdürülebilir takip ve davranış değişikliği odaklı çalıştığını güçlendiriyor. GİRESUN’DAKİ MODEL, TÜRKİYE’NİN OBEZİTE TABLOSUNDA AYRI BİR ÖNEM TAŞIYOR Türkiye’de obezite artık münferit bir sağlık sorunu değil, yaygın bir halk sağlığı başlığı haline geldi. TÜİK’in 2022 verilerine göre 15 yaş ve üzeri nüfusta obezite oranı yüzde 20,2’ye ulaştı. Aynı veride kadınlarda oran yüzde 23,6, erkeklerde yüzde 16,8 olarak kayda geçti. Bu tablo, Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin yalnızca zayıflama desteği sunan birimler değil; kronik hastalık riskini azaltmayı hedefleyen koruyucu sağlık yapıları olduğunu gösteriyor. Giresun’daki örnek, bu yüzden yalnızca bir başarı hikâyesi olarak okunmuyor. Kentteki merkez, beslenme danışmanlığını psikolojik destek, fiziksel aktivite, tarama ve sosyal hizmetle aynı çatı altında buluşturuyor. Aksoy’un doğrudan kendi deneyimiyle öne çıkması da sistemin vatandaşa uzaktan seslenmediğini, yöneticinin de aynı mekanizmanın içinde yer aldığını gösteriyor. VATANDAŞA AÇIK, RANDEVU HATTI HAZIR Giresun Sağlıklı Hayat Merkezi halen Nizamiye Mahallesi Orhan Yılmaz Caddesi No:49 Kat:1 Merkez/Giresun adresinde hizmet veriyor. İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşların 0 (454) 260 20 16 numaralı telefondan merkeze ulaşıp randevu oluşturabileceğini belirtiyor. Aksoy’un 2025 tarihli açıklamasında da merkezin “bir telefon uzaklıkta” olduğu vurgulandı.

1 Milyar 200 Milyon Muayene! Sağlıkta Rekor mu, Tükeniş mi? Haber

1 Milyar 200 Milyon Muayene! Sağlıkta Rekor mu, Tükeniş mi?

Türkiye’de son dönemde açıklanan “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin ulaştığı yoğunluğu gözler önüne serdi. Ancak uzmanlara göre bu tablo yalnızca erişilebilirliğin değil, aynı zamanda sistem üzerindeki baskının da göstergesi. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayılarındaki artışın sağlık çalışanlarının omuzlarına binen yükü görünür kıldığını belirtti. Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin erişim kapasitesini gösteren bir istatistik olmanın ötesinde; hizmet kalitesi, hekim başına düşen hasta sayısı, randevu süreleri ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayısındaki artışın tek başına başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirterek, “Bu sayı, sağlık çalışanlarının olağanüstü fedakârlığının göstergesidir. Ancak aynı zamanda sistemin üzerindeki baskının da açık bir göstergesidir.” Dedi. Dakikalarla Sınırlanan Muayeneler Artan başvuru sayıları nedeniyle hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken Özlem Akarken, randevu sürelerinin daralmasının hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bir hastaya ayrılan sürenin 5-10 dakikaya sıkıştığı bir düzende; detaylı değerlendirme, koruyucu hekimlik ve nitelikli iletişim zarar görür. Bu durum hem hasta memnuniyetini hem de çalışan sağlığını etkiler.” Açıklamasını yaptı. İş Yükü Artıyor, Tükenmişlik Derinleşiyor Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireleri, teknikerleri, sosyal hizmet uzmanlarını ve tüm sağlık kurum çalışanlarını etkilediğini vurgulayan Akarken, sistemin ekip yükü üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti bir bütündür.” Dedi. Aynı zamanda artan yoğunluğun tüm meslek gruplarına yansıdığına dikkat çekerek, tükenmişlik sendromu, mesleki motivasyon kaybı ve hata risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Sağlıkta Artık Nitelik Konuşulmalı” Sağlık sisteminde artan muayene sayıları ve yoğunluk tartışmaları sürerken, Sahim-Sen yapısal dönüşüm çağrısında bulundu. Sendikaya göre “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi yalnızca erişimi değil, aynı zamanda artan iş yükünü ve kalite üzerindeki baskıyı da gösteriyor. Bu nedenle sistemin nicelik odaklı değil, sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi merkezli yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu planlamasının bilimsel kriterlerle düzenlenmesi, hekim ve sağlık kurum çalışanı sayısının artırılması ile iş yükünü azaltacak organizasyonel iyileştirmelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, “1 milyar 200 milyon muayene bir sayı olabilir; ancak asıl mesele bu hizmetin ne kadar nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir olduğudur. Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalıdır.” Dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.