Hava Durumu

#Koruma

giresunsonhaber - Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koruma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MİLLET BAHÇESİ’NDE ANIT AĞACA ZARAR Haber

MİLLET BAHÇESİ’NDE ANIT AĞACA ZARAR

MİLLET BAHÇESİ’NDE ANIT AĞACA ZARAR Giresun’un kent hafızasında önemli yeri bulunan Tarihi Millet Bahçesi’nde yaklaşık 200 yıllık at kestanesi ağacının gövdesinde derin yaralar oluştu. Anıt ağaç statüsündeki ağaca verilen zarar, tarihi alanların korunması, denetlenmesi ve doğal mirasa sahip çıkılması konusunda ciddi soru işaretleri oluşturdu. GİRESUN’UN TARİHİ PARKINDA ENDİŞE VEREN GÖRÜNTÜ Giresun’da eski adliye binasının karşısında, eski valilik binasının bitişiğinde yer alan Tarihi Millet Bahçesi’nde bulunan yaklaşık 200 yıllık at kestanesi ağacı zarar gördü. Anıt ağaç statüsündeki ağacın gövdesinin dip bölümünde kabuk kaybı, kazıma izleri ve canlı dokuyu açığa çıkaran derin tahribat oluştu. Hasarın görüntüsü, doğal yaşlanma ya da yüzeysel çizik izlerinden çok dış müdahale ihtimalini öne çıkardı. Gövdesindeki açık yaralar nedeniyle ağacın mantar, böceklenme, çürüme ve kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor. MİLLET BAHÇESİ, GİRESUN’UN KENT HAFIZASINDA ÖZEL YERE SAHİP Tarihi Millet Bahçesi, Giresun’un en eski kamusal yeşil alanlarından biri olarak kentin merkezinde yer alıyor. Bugünkü adıyla Millet Bahçesi olarak bilinen park, tarihsel kayıtlarda “Memleket Bahçesi” adıyla geçiyor. Parkın geçmişi 1900’lü yılların başına uzanıyor. Dönemin kaymakamı Münir Ziya ile Belediye Başkanı Kaptan Yorgi Paşa’nın öncülüğünde yaptırılan bahçe, eski valilerden Kadri Bey ve Sırrı Paşa’nın anısına inşa edilen giriş yapısı ve çeşmeleriyle Giresun’un şehir belleğinde önemli bir yer tutuyor. Tarihi Millet Bahçesi, yalnızca bir dinlenme alanı değil; eski yönetim yapıları, tarihi sokaklar, kale dokusu, anıt ağaçlar ve kamusal yaşamla birlikte Giresun’un geçmişini bugüne taşıyan önemli bir kültür alanı niteliği taşıyor. TARİHİ GİRİŞ KAPISI KENTİN SİMGELERİ ARASINDA Millet Bahçesi’nin en dikkat çekici unsurlarından biri, yontma ve kesme taştan inşa edilen kemerli tarihi giriş kapısıdır. Kapının üzerinde ve yan bölümlerinde yer alan kitabeler, bahçenin “Memleket Bahçesi” adıyla yaptırıldığını gösteriyor. Giriş yapısının iki yanında kitabeli çeşmeler bulunuyor. Doğudaki çeşme eski valilerden Kadri Bey, batıdaki çeşme ise eski valilerden Sırrı Paşa adına inşa edildi. Kesme taş işçiliği, mermer kitabeler, yuvarlak kemerli giriş açıklığı, sütun başlıkları ve çeşme düzeni, yapının yalnızca park girişi değil, aynı zamanda korunması gereken tarihi bir mimari unsur olduğunu ortaya koyuyor. Parkın kuzey bölümünde teraslı alan, çay salonu ve kale suru kalıntılarıyla ilişkilenen cephe dokusu bulunuyor. Bu özellikleriyle Millet Bahçesi, Giresun’da yeşil alan, tarih, mimari ve kent belleğinin aynı noktada buluştuğu özel alanlardan biri olarak öne çıkıyor. TESCİLLİ ALANDAKİ ZARAR SORU İŞARETLERİ OLUŞTURDU Sultan Selim Mahallesi’nde, Eşref Dizdar Caddesi üzerinde yer alan Millet Bahçesi’nin korunması gereken kültürel varlık olarak tescilli olması, alandaki her türlü müdahaleyi daha hassas hale getiriyor. Böyle bir alanda bulunan anıt ağacın zarar görmesi, bakım, denetim ve güvenlik sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı. Tarihi giriş kapısı, kitabeli çeşmeleri, sur kalıntıları ve anıt ağaçlarıyla birlikte korunması gereken bir bütün oluşturan Millet Bahçesi’nde yaşanan bu tahribat, yalnızca bir ağaca verilen zarar olarak görülemez. Bu zarar, Giresun’un tarihi ve doğal mirasına yönelmiş ciddi bir ihmal ve saldırı ihtimalini de gündeme getiriyor. BU ZARAR NASIL VERİLDİ? Anıt ağacın gövdesindeki tahribat şu soruları öne çıkardı: Bu ağaca kim ya da kimler zarar verdi? Tarihi Millet Bahçesi gibi kamusal ve tescilli bir alanda bu müdahale nasıl fark edilmedi? Alanı gören güvenlik kameraları var mı? Varsa kamera kayıtları incelendi mi? Ağacın bakım, denetim ve koruma sorumluluğu hangi kurumda? Anıt ağaç statüsündeki bir doğal miras unsurunun gövdesinde bu ölçüde tahribat oluşurken düzenli kontrol yapılmadı mı? Bu sorular, yalnızca bir ağacın zarar görmesiyle sınırlı değil; Giresun’un tarihi alanlarının, yeşil dokusunun ve ortak hafızasının nasıl korunduğuna ilişkin daha geniş bir sorumluluk alanını gündeme getiriyor. KENT HAFIZASINA VERİLEN ZARAR Tarihi Millet Bahçesi’ndeki at kestanesi, yalnızca park içindeki bir ağaç değildir. Yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip olduğu belirtilen bu anıt ağaç, Giresun’un eski merkezinde yıllardır vatandaşlara gölge oldu, kentin sosyal yaşamına sessizce eşlik etti. Bir şehir yalnızca binalarıyla, sokaklarıyla ve meydanlarıyla yaşamaz. Asırlık ağaçlar da o şehrin hafızasını taşır. Bu nedenle gövdede oluşan derin tahribat, çevresel bir zarar olmanın ötesinde, şehir hafızasına, tarihi dokuya ve kamusal ortak değere verilmiş ciddi bir zarar olarak ele alınmalıdır. AĞACIN SAĞLIĞI RİSK ALTINDA Gövde kabuğunda oluşan geniş yaralar, ağacın dış etkilere karşı en önemli koruma tabakasını zayıflatıyor. Kabuk kaybı ve açık doku, zamanla mantar hastalıkları, böceklenme, çürüme ve kuruma riskini artırabiliyor. Ağacın gövdesindeki açık yaraların uzman ekipler tarafından incelenmesi, hasarın boyutunun belirlenmesi ve ağacın sağlığını koruyacak müdahalenin gecikmeden yapılması gerekiyor. Gövdeye temas eden kablo, aparat, metal parça, baskı unsuru ya da benzeri etkenler varsa bunların ağaca zarar vermeyecek şekilde kaldırılması önem taşıyor. YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR Giresun’da tarihi ve doğal değeri bulunan bir alandaki anıt ağacın zarar görmesi, yetkili kurumların denetim ve koruma sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyu, ağaca verilen zararın ne zaman ve nasıl oluştuğunun açıklığa kavuşturulmasını, kamera kayıtlarının incelenmesini, sorumluların tespit edilmesini ve ağacın sağlığı için uzman müdahalesi başlatılmasını bekliyor. Tarihi Millet Bahçesi’nin korunması, yalnızca park bakımı ya da çevre düzenlemesi başlığı altında ele alınacak bir konu değildir. Bu alan; tarihi giriş kapısı, kitabeli çeşmeleri, sur kalıntıları, anıt ağaçları ve kent hafızasındaki yeriyle Giresun’un kültürel mirasının parçasıdır. NE YAPILABİLİR? Öncelikle ağacın bulunduğu alandaki güvenlik kamera kayıtları incelenmeli, zararın hangi tarihte ve kim tarafından verildiği belirlenmelidir. Ağacın gövdesindeki açık yaralar, belediyenin ilgili birimleri ile ziraat mühendisi, orman mühendisi veya ağaç sağlığı konusunda uzman ekipler tarafından yerinde kontrol edilmelidir. Gövdeye temas eden kablo, aparat, metal parça, baskı unsuru veya ağaca zarar verebilecek her türlü dış etken kaldırılmalıdır. Anıt ağacın çevresinde ziyaretçi baskısını azaltacak koruyucu düzenleme yapılmalı, bilgilendirici levha yenilenmeli ve ağacın düzenli sağlık takibi başlatılmalıdır. Tarihi Millet Bahçesi’ndeki anıt ağaçlar, tarihi giriş kapısı, kitabeli çeşmeler ve park dokusu için periyodik kontrol sistemi kurulmalı; bakım ve koruma çalışmaları kamuoyuna açık biçimde yürütülmelidir. Giresun’un tarihi ve doğal mirası yalnızca geçmişi anlatan sözlerle değil; denetim, bakım, koruma ve sorumlulukla yaşatılabilir. Bu nedenle anıt ağaca verilen zarar kayıt altına alınmalı, sorumlular hakkında işlem yapılmalı ve ağacın sağlığı için gecikmeden uzman müdahalesi başlatılmalıdır.

DERELİ’DE MADEN TEPKİSİ: 14 NİSAN’DA ORTAK TOPLANTI ÇAĞRISI Haber

DERELİ’DE MADEN TEPKİSİ: 14 NİSAN’DA ORTAK TOPLANTI ÇAĞRISI

DERELİ’DE MADEN TEPKİSİ: 14 NİSAN’DA ORTAK TOPLANTI ÇAĞRISI Dereli’de maden projelerine karşı ilçe genelinde ortak hareket kararı alındı. Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, mahalle ve köy muhtarları ile sivil toplum kuruluşlarını 14 Nisan Salı günü yapılacak toplantıya davet etti. MAHALLE VE KÖYLERİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR İbrahim Türk, Dereli ilçe merkezine 3-4 kilometre mesafedeki sahaların iki mahalle ve dört köyü doğrudan etkilediğini açıkladı. Bahçeli ve Sütlüce mahalleleri ile Meşeliyatak, Eğriambar, Yeşiltepe ve Yıldız köylerini kapsayan toplam 7.742 dönümlük alanda maden tehdidinin gündemde olduğunu belirtti. Türk, ilçe genelinde muhtarlar ve dernek başkanlarıyla birlikte hareket ettiklerini vurguladı. “DERELİ SAHİPSİZ DEĞİL” Toplantının geniş katılımla yapılacağını belirten Türk, Dereli’de güçlü bir dayanışma hattı kurulduğunu söyledi. İlçedeki tüm temsilcilerin ortak bir duruş sergileyeceğini ifade etti. Türk, Dereli’de yapılacak buluşmanın yalnızca bir toplantı olmadığını, aynı zamanda bölge halkının kararlılığını ortaya koyacak bir adım olduğunu belirtti. YAŞAM ALANLARI İÇİN ORTAK HAREKET Toplantıda maden projelerine karşı izlenecek yol haritasının belirleneceği açıklandı. Tarım alanları, su kaynakları, hava kalitesi, akarsular ve yaylaların korunmasının temel öncelik olduğu vurgulandı. Dereli’de yaşayan vatandaşlara çağrı yapan Türk, doğa ve yaşam alanlarını koruma konusunda herkesin sürece dahil olması gerektiğini ifade etti. 14 NİSAN’DA KRİTİK BULUŞMA Dereli’deki toplantı 14 Nisan Salı günü gerçekleştirilecek. Muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, maden faaliyetlerine karşı ortak karar almak için bir araya gelecek.

FİSKOBİRLİK’TE COĞRAFİ İŞARET GÜNDEMİ: Haber

FİSKOBİRLİK’TE COĞRAFİ İŞARET GÜNDEMİ:

FİSKOBİRLİK’TE COĞRAFİ İŞARET GÜNDEMİ: ÜRKPATENT YÖNETİMİ GİRESUN FINDIĞININ KORUNMASI VE KÜRESEL DEĞERİ İÇİN MASADAYDI FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ı ağırladı. Görüşmede Giresun’un coğrafi işaretli fındık ürünlerinin korunması, markalaşması ve uluslararası pazarlarda daha güçlü konumlanması ele alındı. TÜRKPATENT kayıtları, FİSKOBİRLİK’in Giresun Tombul Fındığı, Giresun Sivri Fındığı, Giresun Kalınkara Fındığı ve Giresun Fındık Ezmesi için tescil sahibi olduğunu gösteriyor. FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşen buluşma, Giresun fındığının yalnızca üretim değil, hukuki koruma ve ticari değer başlığında da yeni bir döneme işaret etti. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe ve Yenilik ve Tanıtım Dairesi Başkanı Salih Koca’nın katıldığı görüşmede, coğrafi işaretli ürünlerin korunması, tanıtımı ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesi başlıkları öne çıktı. Kurumun güncel yönetim yapısında Durak başkan, Kızıltepe Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı, Koca ise Yenilik ve Tanıtım Dairesi Başkanı olarak yer alıyor. Görüşmenin merkezinde Giresun’un dört önemli tescilli ürünü yer aldı. Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Portalı’na göre FİSKOBİRLİK; Giresun Tombul Fındığı’nın tescil ettireni olarak kayıtlarda bulunuyor. Ürün, menşe adı statüsünde ve 31 numarayla tescilli. Giresun Sivri Fındığı 455 numarayla, Giresun Kalınkara Fındığı ise 456 numarayla yine menşe adı olarak koruma altında. Giresun Fındık Ezmesi de 526 numarayla mahreç işareti olarak tescilli. Bu tablo, FİSKOBİRLİK’in yalnızca kooperatif kimliğiyle değil, bölgesel ürün hafızasının resmi koruyucularından biri olarak da hareket ettiğini ortaya koyuyor. COĞRAFİ İŞARET SADECE ETİKET DEĞİL, PAZAR GÜCÜ Coğrafi işaret meselesi, Giresun fındığı açısından yalnızca isim koruması anlamına gelmiyor. Tescil, ürünün belirli bir coğrafyaya, üretim geleneğine ve ayırt edici kaliteye bağlı olduğunu hukuken sabitliyor. Bu da hem taklit ürünlerle mücadelede hem de iç ve dış pazarda fiyat, güven ve marka değeri oluşturmada doğrudan önem taşıyor. Özellikle Giresun Fındık Ezmesi tescil dosyasında, üretimde coğrafi işaretli Giresun Tombul, Sivri ve Kalınkara fındıklarının kullanılması şartı açık biçimde yer alıyor. Bu yapı, katma değerin ürünün ham maddesinden işlenmiş son haline kadar bölgeye bağlanmasını sağlıyor. AB TESCİLİ GİRESUN FINDIĞININ ELİNİ GÜÇLENDİRDİ Giresun Tombul Fındığı’nın Avrupa Birliği’nde de koruma altına alınmış olması, FİSKOBİRLİK’in bu alandaki en önemli kazanımlarından biri olarak öne çıkıyor. Avrupa Birliği Başkanlığı’nın duyurusuna göre Giresun Tombul Fındığı, 2022 yılında AB’de coğrafi işaret olarak tescil edildi. EUR-Lex kayıtlarında da “Giresun Tombul Fındığı” adının 2022/939 sayılı Komisyon Uygulama Tüzüğü ile koruma siciline işlendiği görülüyor. Bu gelişme, Giresun menşeli ürünün AB pazarında taklit ve kötüye kullanıma karşı daha güçlü bir hukuki zemine kavuştuğunu gösteriyor. Bu nedenle FİSKOBİRLİK’te yapılan ziyaret, nezaket buluşmasının ötesinde bir anlam taşıyor. Masada, Giresun’un tarımsal kimliğini taşıyan ürünlerin nasıl daha sıkı korunacağı, nasıl daha güçlü anlatılacağı ve dünya pazarlarında nasıl daha görünür hale getirileceği konusu vardı. Coğrafi işaretin sürdürülebilir değere dönüşmesi için yalnızca tescil yeterli değil; etkin denetim, ortak tanıtım dili, üretici disiplini ve pazarlama stratejisi gerekiyor. FİSKOBİRLİK ile TÜRKPATENT arasında kurulan temas da tam bu nedenle önem taşıyor. GİRESUN İÇİN STRATEJİK BAŞLIK: ÜRÜNÜ KORUMAK, DEĞERİ YÜKSELTMEK Giresun fındığı dünya piyasasında yalnızca miktarla değil, kalite iddiasıyla yer alıyor. Bu iddianın korunması, coğrafi işaretlerin doğru uygulanmasına bağlı. FİSKOBİRLİK’in tescil sahibi olduğu ürünler üzerinden yürüyecek yeni iş birlikleri, hem üretici gelirini hem de Giresun’un tarımsal marka gücünü doğrudan etkileyebilir. Koruma, markalaşma ve uluslararası tanıtım başlıklarının aynı masada buluşması, önümüzdeki dönemde Giresun merkezli daha görünür bir coğrafi işaret politikasının işareti olarak okunuyor.

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ TÜKENİYOR: HER 30 DAKİKADA BİR FUTBOL SAHASI YOK OLUYOR Haber

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ TÜKENİYOR: HER 30 DAKİKADA BİR FUTBOL SAHASI YOK OLUYOR

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ ALARM VERİYOR: DENİZ ÇAYIRLARI HER YIL YÜZDE 2–7 ORANINDA YOK OLUYOR 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü kapsamında yapılan değerlendirmeler, deniz ekosistemlerinin temel yaşam alanlarından biri olan deniz çayırlarının küresel ölçekte ciddi baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmalara göre dünya genelinde deniz çayırlarının her yıl yüzde 2 ila 7’si yok olurken, bu kaybın yıllık ekonomik maliyetinin 42 milyar dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Tropikal yağmur ormanlarından 35 kata kadar daha hızlı karbon emme kapasitesine sahip olan deniz çayırları; iklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve balıkçılık açısından kritik rol üstleniyor. Buna karşın artan farkındalık çalışmalarına rağmen bu hassas habitatlar hâlâ savunmasız durumda. Akdeniz’de 11,6 Milyar Dolarlık Ekosistem Değeri Son bilimsel çalışmalar, Akdeniz’deki deniz çayırı ekosistem hizmetlerinin yıllık değerinin yaklaşık 11,6 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Ülkeler bazında İtalya en yüksek, Slovenya en düşük ekonomik değere sahipken, Türkiye kıyılarındaki deniz çayırlarının yıllık ekonomik değeri 276,6 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu hesaplamalara; balık stokları, karbon tutma, kıyı koruma ve biyolojik çeşitlilik gibi ekosistem servisleri de dâhil ediliyor. BM: Her 30 Dakikada Bir Futbol Sahası Kadar Alan Yok Oluyor 2020 tarihli Birleşmiş Milletler raporuna göre, dünyada her 30 dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı alanı kaybediliyor. Bu tablo üzerine BM, farkındalığı artırmak amacıyla 2022 yılında 1 Mart’ı Dünya Deniz Çayırları Günü ilan etti. Sözen: “Korumak Mümkün, Yenilemek Neredeyse İmkânsız” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, deniz çayırlarının korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Sözen, “Yeniden ekim yapıldığında deniz çayırları yılda sadece 1 cm büyüyebiliyor. Kaybedilen alanları yenilemek neredeyse imkânsız; ancak mevcut alanları korumak mümkün” dedi. Sözen ayrıca, TÜDAV iş birliğiyle yürütülen “Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları” projesiyle haritalama, koruma ve atık temizliği çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Öztürk: “Türkiye Kıyılarında Yılda 6 Milyar Litre Oksijen” TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, özellikle Posidonia oceanica türünün önemine dikkat çekerek, “Ülkemiz kıyılarındaki deniz çayırları metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen üretiyor. Türkiye kıyılarında deniz çayırlarının yaklaşık 90 bin ton karbonu bağlama kapasitesi bulunuyor; bu da 70 bin otomobilin yıllık emisyonuna denk” dedi. Öztürk, Akdeniz’de deniz çayırlarının son 50 yılda yüzde 35 oranında gerilediğini belirterek acil koruma çağrısı yaptı. Kaynak: KAHA – Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.