Hava Durumu

#Kortizon

giresunsonhaber - Kortizon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kortizon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her 5 çocuktan birini etkiliyor Haber

Her 5 çocuktan birini etkiliyor

BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, çocukların rahat nefes alabilmesinin sadece bir konfor değil; kaliteli uyku, sağlıklı gelişim ve başarılı bir okul hayatı için temel bir gereklilik olduğuna dikkat çekti. Burun akıntısı, tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırıkla kendini gösteren alerjik rinit hastalığının zamanında tedavi edilmemesi durumunda; orta kulak sorunları, sinüzit ve uyku bozuklukları gibi problemlerin ortaya çıkabileceğini belirten Sevgican, uyku düzeninin bozulmasının okul başarısını ve yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini kaydetti. BURSA (İGFA) - Uzman Dr. Ufuk Sevgican, dünyadaki her beş çocuktan birini etkileyen “Alerjik rinit” hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi. Çocuklarda bir türlü geçmeyen burun şikayetlerinin çoğunlukla “zamanla geçer” denilerek ihmal edildiğini ifade eden Uzm. Dr. Ufuk Sevgican, haftalarca süren burun akıntısının, sık hapşırma nöbetlerinin basit bir soğuk algınlığından çok daha fazlasına işaret edebileceği konusunda uyardı. Polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, küf mantarları, hava kirliliği ve ani iklim değişikliklerinin riniti tetikleyen temel nedenler olduğunu dile getiren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican şöyle konuştu: "Özellikle şeffaf ve sulu burun akıntısı, sık hapşırık nöbetleri, burun ve genizde hissedilen kaşıntılar dikkat çekicidir. Bu çocuklar genellikle burunları tıkalı olduğu için ağızdan nefes alırlar; bu da horlama, kalitesiz uyku ve sık uyanmalara neden olabilir. Gözlerde sulanma, kızarıklık ve akıntı da tabloya eşlik edebilir. En kritik durumlardan biri ise genellikle ateşsiz seyretmesidir." Tedavi edilmeyen alerjik rinitin yalnızca burunla sınırlı kalmadığını, uzun süreli şikayetlerin orta kulak sorunları, sinüzit ve uyku bozukluklarına zemin hazırlayabildiğini söyleyen Uzman Dr. Ufuk Sevgican, belirtilerin önlenmesinde ilk adımın tetikleyicilerden korunmak olduğunu belirtti ve açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Mevsimsel alerjik riniti olan çocuklar, polenlerin yoğun olduğu saatlerde özellikle sabahları dışarıda uzun süre kalmamalı, eve geldiklerinde ise ellerini, yüzlerini yıkayıp kıyafetlerini değiştirmelidir. Ev tozu akarlarına maruziyeti azaltmak, rutubetli ortamlardan ve sigara dumanından uzak durmak büyük önem taşır. Gerektiğinde uzman kontrolünde düşük doz kortizon içeren burun spreyleri, deniz suyu uygulamaları ve antihistaminikler kullanılabilir. Unutulmamalıdır ki çocuklarda rahat nefes almak sadece bir konfor değil; kaliteli uyku, sağlıklı büyüme ve başarılı bir okul yaşamı için temel bir zorunluluktur. Erken tanı ve doğru tedaviyle rinit kontrol altına alınabilir ve çocukların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir."

Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir Haber

Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, kemik erimesinin (osteoporoz) sıklıkla sırt bölgesinde belirgin kemik ağrısıyla kendini gösterdiğini, ancak bazı hastalarda sinsi ilerleyerek belirti vermeden ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Kemik erimesinde en sık ve erken karşılaşılan yakınmanın daha çok sırt bölgesinde ortaya çıkan belirgin kemik ağrısı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, bazı hastalarda ise hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyebildiğini kaydetti. Menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaştaki erkeklerin risk grubunda olduğunu vurgulayan Akman, erken teşhis ve düzenli kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemine dikkat çekti. KİMLER RİSK ALTINDA? Prof. Dr. Akman, kemik yapımı ile yıkımı arasındaki dengenin bozulması ve düşük kemik kütlesinin osteoporoza yol açtığını ifade ederek, risk faktörlerini; menopoz sonrası kadınlar ve erken/cerrahi menopoz, ileri yaş ve kadın cinsiyet, genetik yatkınlık, yetersiz D vitamini ve kalsiyum alımı, aşırı alkol, sigara ve kafein tüketimi, hareketsiz yaşam ve az güneş ışığına maruz kalma, kortizon gibi ilaçların uzun süreli kullanımı, endokrinolojik bozukluklar, bağırsak emilim sorunları, romatizmal hastalıklar, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları olarak sıraladı. Akman, osteoporozun genellikle sinsi ilerlediğini, en sık ve erken belirtinin sırt bölgesinde yaygın kemik ağrısı olduğunu belirterek, hastalığın ilerlemesiyle boy kısalması ve sırtta kamburlaşma görüldüğü, kırıklar oluştuğunda ani, şiddetli ağrı ortaya çıktığını söyledi. Tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de aylaşan Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, “Son yıllarda çöken omura çimento enjeksiyonu ile hızlı rahatlama sağlanıyor. Ayrıca korse, ağrı kesiciler, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri uygulanıyor.” dedi. Prof. Dr. Akman, osteoporozun yol açtığı kırıkların ve yaşam kalitesindeki düşüşün önüne geçmek için şu önerilerde bulundu: Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme, Düzenli egzersiz ve postür koruyucu çalışmalar, Günde 20-40 dakika tempolu yürüyüş, Denge bozuklukları için özel tedavi, Evde düşmeye neden olabilecek objelerin kaldırılması ve iyi aydınlatma.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.