Hava Durumu

#Köprü

giresunsonhaber - Köprü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Köprü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rize Ayder'e ulaşım 20 dakika kısalacak Haber

Rize Ayder'e ulaşım 20 dakika kısalacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Pazar-Ardeşen Ayrım–Çamlıhemşin–Ayder yolu üzerinde 955 metre uzunluğundaki Çamlıhemşin Tüneli ve iki köprüyü içeren 2 kilometrelik bölümün trafiğe açıldığını, böylece tamamlanan toplam mesafenin 10 kilometreye ulaştığını açıkladı. RİZE (İGFA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karadeniz Sahil Yolu'nun Pazar-Ardeşen ayrımından başlayıp Çamlıhemşin ilçe merkezi üzerinden Ayder'e uzanan güzergahta yürütülen yol çalışmalarıyla ilgili detaylar paylaştı. Bakan Uraloğlu, 36,5 kilometre uzunluğundaki Pazar-Ardeşen Ayrım–Çamlıhemşin–Ayder İl Yolu projesi kapsamında, yapımı biten 955 metre uzunluğundaki Çamlıhemşin Tüneli ile Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprülerini kapsayan 2 kilometrelik kısmın hizmete girdiğini bildirdi. Söz konusu güzergahın bölge turizmi için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Ayder Yaylamız her yıl bir milyonu aşkın ziyaretçiyi konuk ediyor. Hem kış hem de yayla turizminin ivme kazanmasıyla birlikte yoldaki trafik yoğunluğu da arttı. Mevcut yola şerit eklemeleri yaparak kapasiteyi artırıyor, vatandaşlarımıza daha hızlı, güvenli ve konforlu bir ulaşım imkanı sunuyoruz.” şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu, proje dahilinde ilk 5,5 kilometrelik kısmın bitümlü sıcak karışım kaplamalı 4 şeritli bölünmüş yol şeklinde, sonraki kısımların ise 12 metre platform genişliğinde ve tırmanma şeritli olarak yapıldığını belirtti. ÇAMLIHEMŞİN TÜNELİ 955 METRE UZUNLUĞUNDA Projedeki sanat yapıları hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “Güzergâhta 955 metre uzunluğundaki Çamlıhemşin Tüneli, 2 bin 265 metrelik Hala Tüneli ve 450 metrelik Hala-2 Tüneli olmak üzere toplamda 3 bin 670 metre uzunluğunda 3 tek tüp tünel yer alıyor.” dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca, bölgede 50 metrelik Akkaya Köprüsü, 40 metrelik Şenyamaç Köprüsü, 135 metrelik Fırtına Deresi Köprüsü, 90 metrelik Hala Deresi-1 Köprüsü ve 30 metrelik Hala Deresi-2 Köprüsü olmak üzere toplam 345 metre uzunluğunda 5 köprü bulunduğunu kaydetti. Daha önce tek yol standartlarında olan yaklaşık 8 kilometrelik kısmın trafiğe açıldığını anımsatan Uraloğlu, “Pazartesi günü itibarıyla Çamlıhemşin Tüneli, 135 metre uzunluğundaki Fırtına Deresi Köprüsü ve 90 metre uzunluğundaki Hala Deresi-1 Köprüsü’nü içeren 2 kilometrelik Çamlıhemşin Tünelli Geçişi’ni hizmete sunuyoruz. Böylece projemizin toplam 10 kilometrelik kısmını tamamlamış olduk.” ifadelerini kullandı. Güzergahın geri kalanındaki çalışmalara da değinen Uraloğlu, Hala Tüneli’nde kazı ve kaplama betonu işlemlerinin bittiğini bildirdi. Hala-2 Tüneli’nde kazı ve destekleme çalışmalarının tamamlandığını, kemer betonu imalatlarının devam ettiğini belirten Bakan Uraloğlu, Çamlıhemşin Tüneli ile Ayder Yaylası arasındaki yaklaşık 7 kilometrelik bölümde ise çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Haber

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Yağmur doğal, kayıp kaçınılmaz değil 1919’dan 12–13 Ağustos 2026’ya uzanan kayıtlar, Giresun’un kısa ve dik havzalarında tehlikenin yeni olmadığını gösteriyor. Son olaylarda üç kişi yaşamını yitirdi, iki kişi için arama başlatıldı; 217 ihbar ve 31 milyon lirayı aşan ara hasar kayda geçti. Devletin 2020 sonrasındaki yatırımları önemli, ancak asıl soru hâlâ açık: Hangi tesis, hangi havzada, hangi riski ne kadar azalttı? 12 AĞUSTOS: ZIVA’DA ÜÇ CAN KAYBI Giresun Valiliğinin ilk açıklamasına göre Sis Dağı çevresindeki yoğun yağışın ardından Görele’nin Hamzalı köyü Zıva mevkisinde saat 15.00 dolayında ani su yükselmesi meydana geldi. Dört kişilik aile akıntıya kapıldı; baba kurtarıldı, iki kız çocuğunun cansız bedenlerine olay yerinden kilometrelerce aşağıda ulaşıldı. Arama çalışmaları 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıçla yürütüldü. Daha sonraki resmî ve yerel açıklamalar annenin de yaşamını yitirdiğini doğruladı. [1] Zıva’daki olay, küçük ve dar bir alt havzada kısa tepki süreli ani taşkın olasılığını öne çıkarıyor. Ancak olay hidrografı, ölçülmüş pik debi, 5-15 dakikalık yağış serisi, dere enkesiti, olay öncesi rüsubat durumu ve devam eden taşkın kontrol işinin o günkü fiziki durumu kamuya açıklanmış değil. Bu veriler olmadan ne şantiyeyi suçlayan ne de mevcut projeyi peşinen aklayan kesin bir hüküm kurulabilir. 13 AĞUSTOS: İHBARLAR İL GENELİNE YAYILDI Ertesi gün meteorolojik uyarı; merkez ilçe ile Piraziz, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Eynesil, Dereli, Çanakçı, Güce, Yağlıdere ve Doğankent’i kapsadı. Yağış sonrasında su baskını, heyelan, yol kapanması ve altyapı hasarı ihbarları geniş bir alana yayıldı. Resmî bültenlerde ilk saatlerde yükselen ihbar sayısı 217’ye ulaştı. 16 Ağustos itibarıyla 26 noktada afet etkisi kayda geçirilmiş, açıklanan ara hasar toplamı 31 milyon 40 bin 20 liraya çıkmıştı. Bu rakam nihai bilanço değil; tespit sürecinin o andaki ara toplamıydı. [2-6] KEŞAP’TA ARAÇ AKINTIYA KAPILDI Keşap–Karadere/Karabulduk yolunda üç kişinin bulunduğu araç akıntıya kapıldı. Sürücü kurtuldu; Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu için arama başlatıldı. Valiliğin 16 Ağustos saat 17.30 tarihli bülteninde çalışmaların beş sektörde 159 personel ve 42 araçla sürdüğü bildirildi. Bu dosya 17 Ağustos sabahı hazırlanırken aramanın resmî olarak sonuçlandığını gösteren yeni bir açıklama yoktu. [2- 6] Bu olayda yalnız müdahalenin büyüklüğü değil, önleme zinciri de incelenmeli: Meteorolojik uyarı ne zaman alındı, havza sensörleri hangi eşiği gördü, yolun kapatılması için önceden tanımlı bir seviye var mıydı, karar kim tarafından ve kaç dakikada uygulandı? Personel ve araç sayısı müdahale kapasitesini gösterir; önleme kapasitesini tek başına kanıtlamaz. YAĞIŞ TABLOSU TEHLİKEYİ GÖSTERİYOR, NEDENİ TEK BAŞINA AÇIKLAMIYOR İstasyon 6 saat (mm) 12 saat (mm) 24 saat (mm) Görele / Kuşçulu 42,59 90,45 90,53 Çanakçı 11,20 81,60 81,60 Keşap / Yivdincik 54,19 57,80 58,96 Yağlıdere 34,11 44,43 49,36 Eynesil / Ören 16,12 45,02 45,02 Güce 35,85 42,64 42,64 Doğankent 5,70 40,30 40,50 Kaynak: Giresun Valiliği 13 Ağustos 2026 bülteni ve ekli MGM tablosu. Milimetre yağışı, metreküp/saniye ise akımı ifade eder. [6] En yüksek 24 saatlik değer Görele/Kuşçulu’da 90,53 milimetre, Çanakçı’da 81,60, Keşap/Yivdincik’te 58,96 milimetre olarak ölçüldü. Keşap/Yivdincik’te toplamın 54,19 milimetresinin altı saatte gerçekleşmesi, hızlı yüzey akışı potansiyeline işaret ediyor. Fakat istasyonun küçük olay havzasını ne ölçüde temsil ettiği, yağışın dakikalık dağılımı, toprağın önceki nemi, dere debisi, taşınan kaya-çamur-ağaç miktarı ve menfezlerin durumu bilinmeden ‘tesis kapasitesi aşıldı’ sonucu çıkarılamaz. ‘90 milimetre yağdı’ ile ‘90 metreküp/saniye su geçti’ aynı şey değildir. Pik debi ve hidrograf yayımlanmadan köprü, menfez veya taşkın tesisinin performansı doğrulanamaz. YÜZYILLIK KRONOLOJİ: BU, GİRESUN’UN İLK UYARISI DEĞİL Yıl Kayıtlı etki Bugüne kalan ders 1919 Görele; dokuz can kaybı ve büyük tarımsal zarar kaydı. Tehlike kıyı ve vadi yerleşimleri için yeni değil. 1929 Giresun çevresi; dört can kaybı kaydı. Kayıp üretme potansiyeli Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri belgeli. 1956 İl genelinde taşkın; üç can kaybı. Uzun aralıklar riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. 1965 Taşkın; iki can kaybı. Yerleşim ve ulaşım kararları tarihsel birikim taşıyor. 1990 Taşkın; bir can kaybı. Küçük olaylar da mekânsal hafızaya alınmalı. 2002 Geniş altyapı ve tarım zararı. Ekonomik kayıp yalnız konut hasarıyla ölçülemez. 2006 Keşap; iki can kaybı. Keşap havzalarında tekrar eden risk açık. 2009–2011 Farklı ilçelerde toplam dört can kaybı kaydı. Dağınık olaylar il ölçeğinde ortak veri tabanında izlenmeli. 2019 Eynesil; bir can kaybı. Küçük kıyı havzaları ani tepki verebilir. 2020 Dereli ve çevre ilçeler; AFAD’a göre 11 can kaybı, 47 yaralı. Rüsubat, daralan kesit, köprü ve yerleşim birlikte incelenmeli. 2023 Yağlıdere; bir can kaybı. Bakım, yol güvenliği ve yerel uyarı süreklilik ister. 2025 Çanakçı merkezli çok şiddetli yağış; 382,4 mm ve yaygın altyapı etkisi. İlk ve nihai bülten ayrımı veri doğruluğu için kritik. 2026 Zıva’da üç can kaybı; Keşap’ta iki kişi için arama. Tesis sayısından havza performansına geçiş zorunlu. Kaynak: Mustafa Cin’in tarihsel derlemesi, AFAD ve Giresun Valiliği bilançoları. Erken dönem sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. [7, 8, 18] 2020 FELAKETİ NEDEN TEMEL KARŞILAŞTIRMA NOKTASI? 22 Ağustos 2020’de Giresun’da 11 kişi yaşamını yitirdi, 47 kişi yaralandı, 172 kişi kurtarıldı. AFAD’ın daha sonraki bilançosuna göre müdahaleye 3 bin 672 personel ve bin 264 araç katıldı. Akademik incelemede Yağlıdere/Sınırköy’de 24 saatte 137,6, sekiz saatte 133,1 milimetre yağış ölçüldü; sekiz saatlik değerin yaklaşık 48 yıllık tekerrür düzeyine karşılık geldiği hesaplandı. [7, 15] Bu karşılaştırma doğrudan kapasite kanıtı değildir. Tekerrür süresi ‘48 yılda yalnız bir kez olur’ anlamına gelmez; yıllık aşılma olasılığını anlatır. Ayrıca 2020’deki istasyon ve havza ile 2026’daki Zıva ve Keşap aynı değildir. 2020 verisinin asıl değeri, yağışla birlikte topoğrafya, yerleşim, rüsubat ve altyapının aynı modelde incelenmesi gerektiğini göstermesidir. AFETİN FİZİĞİ: KISA, DİK VE RÜSUBATLI HAVZALAR Doğu Karadeniz kıyısında dağlar denize kısa mesafede yükselir. Akarsu boyları kısa, kanal eğimleri yüksektir; küçük havzalar şiddetli yağışa dakikalar içinde tepki verebilir. Taşkın yalnız su hacminden oluşmaz. Yamaç erozyonu, heyelan, kaya, toprak ve ağaç parçaları akışın yoğunluğunu ve çarpma gücünü büyütür. [14-17] Dereli/Aksu havzasındaki Apaydın Deresi üzerine yapılan çalışma; ayrışmış kaya ve toprak özelliklerinin yüksek rüsubat üretme potansiyeline, yerleşimle daralan kesitlere ve malzemeyle tıkanan köprü açıklıklarına dikkat çekti. Bu bulgu her dere için otomatik hüküm olmasa da ; Zıva ve Keşap’ta da suyla birlikte katı madde bütçesinin ölçülmesi gerektiğini gösterir. [14] TOPRAK NEMİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: DOĞRU CÜMLE NEDİR? MGM’nin 2026 su yılı değerlendirmesi, Giresun’un dokuz aylık toplam yağışının son 66 yılın en yüksek düzeyine çıktığını belirtiyor. Bu, yılın olağanüstü nemli seyrettiğini gösteren güçlü bir arka plan verisidir; ancak 12–13 Ağustos günü toprağın doygun olduğunu tek başına kanıtlamaz. Son 3, 7 ve 15 günlük yağış, toprak nemi, yeraltı suyu ve uzaktan algılama verileri birlikte açıklanmalıdır. [23] IPCC, insan kaynaklı ısınmanın birçok kara bölgesinde şiddetli yağışların sıklık ve şiddetini artırdığına yüksek güvenle işaret ediyor. Buna karşın özel bir olay atıf çalışması olmadan ‘bu taşkının nedeni iklim değişikliğidir’ denilemez. Doğru ifade: İklim değişikliği ağır yağış olasılığını büyüten bir risk çarpanıdır; kaybın boyutunu yerleşim, altyapı kapasitesi, bakım ve uyarı zinciri belirler. [24] SOSYAL COĞRAFYA: VADİ TABANINA SIKIŞAN HAYAT Giresun’un kıyı gerisinde eğim hızla artar. Tarıma, ulaşıma ve toplu yerleşime uygun düz alanlar çoğunlukla dere ağızları, vadi tabanları ve alüvyal düzlüklerdir. Konut, küçük sanayi, pazar, okul, sağlık birimi ve yolların suya yaklaşması bu nedenle yalnız bireysel tercih değil; tarihsel planlama, mülkiyet, ulaşım ve geçim baskısının sonucudur. Riskli alanda yaşayan yurttaşı suçlamak; imar kararlarını, ruhsatları ve güvenli alternatif üretme sorumluluğunu görünmez kılar. Risk herkesi eşit etkilemez. Yaşlılar, çocuklar, engelliler, aracı olmayanlar, telefon kapsaması zayıf mahalleler ve dereye paralel yolu kullanmak zorunda kalanlar aynı uyarıya aynı hızla yanıt veremez. Yazın yayla, fındık hasadı, ziyaret ve piknik hareketliliği küçük yerleşimlerin gündüz nüfusunu artırabilir. Tahliye planları yalnız ikamet nüfusuna değil, mevsimsel ve saatlik nüfusa göre hazırlanmalıdır. DEREYE PARALEL YOL, TAŞKINDA İKİNCİ BİR KANALA DÖNÜŞEBİLİR Dağlık arazide yol için en düşük eğimli koridor çoğu zaman vadi tabanıdır. Ancak şev ve dolgu akış alanını daraltabilir; yan dereler ana yola dar menfezlerle bağlandığında tıkanma, yol üzerinden aşma ve güzergâhın geçici kanala dönüşmesi mümkün olur. Keşap’taki araç olayı bu nedenle yol kapatma protokolü, menfez envanteri ve alternatif güzergâhların açıklanmasını zorunlu kılıyor. ERKEN UYARI, SENSÖRDEN İBARET DEĞİL Erken uyarı; tehlikeyi ölçmek, eşiğin aşıldığını algılamak, yetkili kararı üretmek ve son kişiye anlaşılır eylem talimatı ulaştırmak olmak üzere dört halkalı bir zincirdir. Son halka çalışmıyorsa sensör yalnız veri toplar. SMS; telefonun çekmediği, kişinin araç kullandığı veya mesajın genel kaldığı durumda yeterli olmayabilir. Kritik yol kesimlerinde otomatik bariyer, yerel siren, değişken mesaj levhası, muhtar ağı, telsiz ve kısa eylem cümlesi birlikte tasarlanmalıdır: ‘Bu yolu kullanma’, ‘Bu köprüyü geçme’, ‘Şu kotun üstüne çık.’ DERELİ’DE YENİDEN İNŞA: HARİTA İLE PROJE KOTU BİRLİKTE AÇIKLANMALI 2023 tarihli bir çalışma, Dereli ilçe merkezinin çok büyük bölümünü yüksek veya çok yüksek taşkın duyarlılığı sınıfında değerlendirdi; 2020 taşkın ayak izinin yaklaşık yüzde 80’inin ‘çok yüksek’, kalanının ‘yüksek’ sınıfta bulunduğunu bildirdi. Yeni yapıların da bu sınıflarla çakışabildiği belirtildi. Duyarlılık haritası tek başına bir binayı güvensiz ilan etmez; yapı kotu, temel sistemi, bodrum kullanımı, DSİ tasarım su seviyesi ve tahliye rotası da bilinmelidir. [19] DERE HAVZASINDA İNŞAAT: ‘YASAL’ İLE ‘GÜVENLİ’ AYNI ŞEY DEĞİL ‘Dere havzasına inşaat’ ifadesi tek başına yeterli değildir. Aktif dere yatağı, taşkın düzlüğü, vadi yamacı–heyelan kuşağı ve yukarı havza birbirinden ayrılmalıdır. Aktif yataktaki daraltma doğrudan hidrolik etki yaratabilir; taşkın düzlüğündeki dolgu suyu başka parsele yöneltebilir; yamaçtaki yol yarması ve drenaj kesintisi heyelanı tetikleyebilir; yukarı havzadaki hafriyat, taş ocağı veya tarla yolu ise akış ve rüsubat üretimini artırabilir. Dere kesitinin daralması veya pürüzlülüğün değişmesi, aynı debide su seviyesini yükseltebilir. Dolgu, taşkın suyunun geçici depolandığı hacmi azaltıp akışı karşı kıyıya ya da aşağı kesime yöneltebilir. Dar köprü ve menfezler kaya, ağaç ve çöple geçici baraj oluşturabilir; ani boşalma darbe dalgası yaratabilir. Geçirimsiz yüzeyler sızmayı azaltıp küçük havzalarda pik debiyi öne çekebilir. Hafriyat ve şantiye malzemesi akışa karışırsa tıkanma riski büyüyebilir. Yol drenajı doğal akış yönünü değiştirerek suyu tek bir menfeze veya yerleşime yoğunlaştırabilir. MEVZUAT NE DİYOR, NE DEMİYOR? 4373 sayılı Kanun, taşkına uğrama ihtimali bulunan alanlarda koruma ve yasaklama mekanizmaları kuruyor. 2006/27 sayılı genelge; köprü ve menfezlerin DSİ ölçütlerine uygun yapılmasını, dereye malzeme dökülmemesini ve akışı engelleyen birikintilerin temizlenmesini istiyor. 2010/5 sayılı genelge de akarsu üzerindeki yapıların DSİ kriterleriyle denetlenmesi ve planlamada DSİ görüşü alınması çerçevesini güçlendiriyor. [20–22] Buna karşılık Türkiye genelinde her dere için geçerli tek ve değişmez bir ‘iki yandan şu kadar metre’ kuralı yoktur. Hukuki durum; taşkın sınırı, imar planı, DSİ görüşü, ruhsat, riskli alan kararı ve yapıldığı tarihteki mevzuatla incelenir. Bilimsel güvenlik ise daha ileri bir sorudur: Yapı izinli olsa bile tasarım taşkınına, rüsubata, iklim payına ve tahliye gereksinimine karşı kabul edilebilir risk düzeyinde mi? ZIVA’DAKİ ÇALIŞMALAR VE HES İDDİALARI: KANIT STANDARDI ŞART DSİ 22. Bölge Müdürlüğü heyetinin 18 Temmuz 2026’da Eynesil Sis Dağı taşkın ve rüsubat kontrol yapısı ile Görele’de Oğuz ve Çavuşlu/Zıva derelerindeki taşkın kontrol-köprü işlerini incelediği duyuruldu. Bu ziyaret bölgede çalışma yürütüldüğünü gösterir; 12 Ağustos’taki kaybın şantiyeden kaynaklandığını veya şantiyenin olayı önlediğini tek başına kanıtlamaz. Sis Dağı Kayasis Deresi projesi ile Zıva alt havzasının bağlantısı, proje haritası ve su bölümü sınırları görülmeden varsayılamaz. [11, 12] Aynı kanıt standardı HES ve baraj iddiaları için de geçerlidir. Olay saatlerindeki rezervuar seviyesi, giriş–çıkış debisi, kapak hareketleri, mansap uyarıları, üretim kaydı ve işletme talimatı yayımlanmadan nedensellik kurulamaz. İncelenen açık kaynaklarda Zıva veya Keşap olayını belirli bir HES ya da baraj işletmesine bağlayan yeterli veri bulunmadı. Kayıtların açıklanması hem iddianın sınanması hem kuşkunun giderilmesi için gereklidir. DEVLET NE YAPTI? YATIRIMLARIN KRONOLOJİSİ 2020 SONRASI: 783 MİLYON LİRAYI AŞAN İYİLEŞTİRME AFAD’ın 2022’de yayımladığı toplu bilançoya göre Giresun’daki iyileştirme harcaması 783 milyon lirayı aşarken bunun 589 milyon lirası AFAD kaynaklarından karşılandı. 178 konut üretildi, 271 riskli yapı yıkıldı. İçme suyunda 54 kilometre ana hat ve 237 kilometre köy hattı yapıldığı, 10 ilçede 66 projenin yürütüldüğü açıklandı. Kırsal ulaşımda 338 köy yolunda çalışma; istinat duvarı, taş duvar, menfez ve benzeri toplam 1.259 sanat yapısı kayda geçirildi. [7] 2024: İRAP VE DERE ÇALIŞMALARI İl Risk Azaltma Planı kapsamında 3 amaç, 17 hedef ve 78 eylem tanımlandı; Ekim 2024 açıklamasında 27 eylemin tamamlandığı, 48’inin sürdüğü, 3’ünün başladığı bildirildi. Sekiz ekskavatörle 30,27 kilometrelik dere kesiminde çalışma yapıldığı ve 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarıldığı açıklandı. Bu rakamlar faaliyetin büyüklüğünü gösteriyor; hangi alt havzada riskin ne kadar azaldığını tek başına göstermiyor. [9] 2025: 382,4 MİLİMETRELİK YAĞIŞ VE DÜZELTİLEN BİLANÇO Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce’de etkili olan yağış sonrasında 57 ihbar kaydedildi, 19 kişi kurtarıldı; 908 personel, 225 araç ve 110 iş makinesi görev yaptı. İlk açıklamalardaki 303 milimetrelik değer, nihai Valilik değerlendirmesinde 382,4 milimetre olarak güncellendi. Bu düzeltme, afet bültenlerinde saat ve sürüm bilgisinin neden vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. [8] ŞUBAT 2026: 100 TAŞKIN TESİSİ, 49 ERKEN UYARI SİSTEMİ DSİ, son 23 yılda Giresun’da 158 tesisin hizmete alındığını; bunların 8 baraj, 2 gölet, 4 sulama tesisi, 44 HES ve 100 taşkın kontrol tesisinden oluştuğunu açıkladı. Aynı açıklamada 34 taşkın kontrol işinin sürdüğü ve 49 erken uyarı sisteminin işletildiği belirtildi. Bu envanter önemli bir kurumsal kapasiteyi gösteriyor; ancak tesislerin tasarım debisi, bakım tarihi ve 12-13 Ağustos olayındaki performansı tek bir açık veri tabanında yer almıyor. [13] KORUNAN ALAN VERİSİNDE AÇIKLANMASI GEREKEN FARK 2025’te kamuya yansıyan açıklamada 99 taşkın tesisinin 169 yerleşim ve 1.569 dekar alanı koruduğu belirtilirken, Şubat 2026 açıklamasında 100 tesis için 14.582 hektar korunan alan beyan edildi. Yerleşim sayısı değişmez, tesis sayısı yalnız bir artarken alanın bu ölçüde büyümesi kapsam, yazım veya birim farkını düşündürüyor. Hangi sayının yanlış olduğuna veri olmadan hükmedilemez; tesis bazlı alan listesinin açıklanması gerekiyor. [13, 26] TEMMUZ–AĞUSTOS 2026: SAHA İNCELEMESİ VE MÜDAHALE Temmuzda Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projelerinde saha incelemesi yapıldı. 13-16 Ağustos arasında Valilik, AFAD, DSİ, belediyeler, kolluk, sağlık ve diğer birimler; arama-kurtarma, yol açma, su baskını ve altyapı müdahalesi için yüzlerce personel ve aracı sahaya yönlendirdi. Kurumların yaptığı işler yok sayılamaz. Ancak yatırım listesi ile olay performans raporu ayrı tutulmalı; ‘kaç tesis yapıldı?’ sorusunun yanına ‘olay günü nasıl çalıştı?’ sorusu eklenmelidir. ‘DERE TEMİZLENDİ’ DEMEK İÇİN HACİM YETMEZ 30,27 kilometrelik kesimden 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarılması önemli bir bakım faaliyetidir. Fakat kapasite yalnız toplam hacimle ölçülemez. Temizlenen kesimin enkesiti, hedef kotu, çıkarılan malzemenin türü, depolama yeri, yeniden birikme hızı ve ekolojik etkisi de açıklanmalıdır. Amaç dereyi bütünüyle düzleştirmek değil; ekosistemi korurken kritik kesit ve yapıların güvenli taşıma kapasitesini sürdürmektir. SORUN NEREDE? SEKİZ BAŞLIKTA NET TEŞHİS Alt havza ölçeğinde veri eksik: İlçe toplamı veya tek istasyon, Zıva gibi küçük havzalarda yağışın mekânsal desenini göstermiyor. Dakikalık yağış, radar, toprak nemi, seviye ve debi aynı zaman ekseninde birleştirilmiyor. Su debisi ile rüsubat birlikte tasarlanmıyor: Köprü ve menfez suyu geçirse bile kaya, tomruk ve çamurla tıkanabiliyor. Yerleşim ve yollar taşkın koridorunda birikmiş durumda: Yeni hassas kullanımların eklenmesi durdurulmadan yalnız yapı güçlendirmesi yeterli olmuyor. Köprü–menfez envanteri kamuya açık değil: Tasarım debisi, açıklık, serbest tahta, rüsubat payı, son muayene ve tıkanma geçmişi bilinmiyor. Erken uyarıda ‘son metre’ eksik: Sensör sayısı korunan insan sayısı değildir. Alarmdan yol kapatmaya ve tahliyeye kadar geçen süre ölçülmüyor. Şantiye ve hafriyat denetimi izlenebilir değil: Geçici derivasyon, stok alanı ve yağışlı dönem acil kapatma planları önceden kamuya açıklanmıyor. Sorumluluk zinciri parçalı görünüyor: MGM uyarıyor, DSİ yapıyı yönetiyor, yerel yönetimler ve özel idare yol–menfezi işletiyor, kolluk kapatıyor, AFAD koordine ediyor; fakat vatandaş için sonuç tek zincir. Başarı faaliyet sayısıyla ölçülüyor: Kilometre, metreküp, personel ve tesis sayısı önemlidir; riskin ne kadar azaldığını ancak alarm süresi, çalışan menfez, açık kalan yol ve azalan maruziyet gösterir. ÇÖZÜM: İKİ NOKTAYA DEĞİL, GİRESUN’UN TÜM AFET RİSKLERİNE Zıva ve Keşap için olay raporu hazırlanması zorunludur; ancak çözüm yalnız bu iki noktaya indirgenmemelidir. Giresun’un sel ve ani taşkınla birlikte heyelan, kaya düşmesi, kıyı fırtınası, orman yangını, deprem ve diğer afetleri aynı mekânsal veri sistemi içinde ele alan çoklu afet yönetimine geçmesi gerekir. Aynı yol, köprü, hastane, okul, haberleşme hattı veya enerji tesisi birden fazla tehlike karşısında kritik olabilir. Bu nedenle yatırım önceliği ilçe sınırına değil, can kaybı riski ve kritik hizmet sürekliliğine göre belirlenmelidir. İLK 90 GÜN: OLAYIN HESABI VE ACİL GÜVENLİK Zıva ve Keşap için ayrı, bağımsız teknik olay inceleme kurulları oluşturulmalı; hidroloji, hidrolik, jeomorfoloji, geoteknik, meteoroloji, ulaşım, şehir planlama ve sosyal bilim uzmanları birlikte çalışmalı. 5/10/15/30/60 dakikalık yağış, radar, son 15 günlük yağış, toprak nemi, seviye-debi, sensör alarmı ve kurum kararları tek zaman çizelgesinde yayımlanmalı. Zıva’daki uygulama projesi, geçici derivasyon ve olay günü şantiye durumu; Keşap’taki yol, köprü ve menfezlerin kapasitesi kamuya açılmalı. Sel, heyelan ve kaya düşmesi riski bulunan kritik yol kesimleri geçici bariyer, nöbet planı ve alternatif güzergâhla güvenceye alınmalı. Etkilenen aileler ve köylerle travma duyarlı görüşmeler yapılarak uyarının ulaşıp ulaşmadığı ve yerel afet hafızası rapora eklenmeli. BİR YIL İÇİNDE: HAVZA VE İLÇE PERFORMANS KARTLARI Her kritik alt havza ve yerleşim için ‘Afet Performans Kartı’ yayımlanmalı: eğim, arazi örtüsü, mevsimsel nüfus, taşkın debileri, heyelan–kaya düşmesi sınıfı, kritik yapı kapasitesi, son bakım, tahliye rotası ve alarm zinciri aynı kartta görülmeli. Yağış, dere seviyesi, toprak nemi ve yamaç hareketi sensörleri küçük yan kolları ve riskli yamaçları temsil edecek biçimde sıklaştırılmalı; veriler gerçek zamanlı ve arşivli sunulmalı. Hücresel yayın/SMS, siren, otomatik yol bariyeri, değişken mesaj levhası, yerel telsiz ve muhtar ağı tek protokolde birleştirilmeli; sistem yılda en az iki tatbikatta sınanmalı. Köprü, menfez, istinat duvarı, okul, hastane, itfaiye, enerji ve haberleşme tesisleri çoklu afet risk puanıyla taranmalı. İmar planları taşkın, heyelan, kaya düşmesi, deprem ve kıyı tehlikesi haritalarıyla parsel ölçeğinde çakıştırılmalı; yeni hassas yapılar yüksek riskli alanlara yerleştirilmemeli. İKİ–BEŞ YIL: ADİL DÖNÜŞÜM VE DOĞA TEMELLİ KORUMA Aktif dere yatağı, çok yüksek riskli taşkın koridoru ve hareketli heyelan alanlarında yeni hassas kullanıma izin verilmemeli; en riskli mevcut yapılar için gerçek değerli kamulaştırma, kira-taşınma desteği ve geçim erişimini koruyan gönüllü geri çekilme uygulanmalı. Taşkın düzlüklerinin su depolama işlevi geri kazandırılmalı; uygun kesimlerde taşkın parkı, sulak alan, geçirgen yüzey ve kontrollü yayılma alanı oluşturulmalı. Yukarı havzada erozyon kontrolü, yol drenajı, yamaç stabilizasyonu, şantiye–hafriyat denetimi ve orman–mera yönetimi birlikte yürütülmeli. Köprü ve menfezler iklim emniyet payı, rüsubat ve tomruk senaryolarına göre yenilenmeli; tıkanma hâlinde suyun yerleşime değil güvenli koridora yönelmesi tasarlanmalı. İl düzeyinde yıllık bağımsız afet denetimi yapılmalı; yatırımlar ‘tamamlandı’ etiketiyle değil, azalan can kaybı riski ve kritik hizmetlerin kesintisizliğiyle puanlanmalı. KURUMLARDAN YANIT BEKLEYEN SEKİZ DOSYA Yağış ve akım dosyası: Zıva’da 12 Ağustos 14.00–16.00 arasındaki 5 ve 15 dakikalık en yüksek yağış neydi? Zıva ve Keşap için ölçülmüş ya da modellenmiş pik debi, hidrograf ve belirsizlik aralığı nedir? Son 3, 7 ve 15 günlük yağış ile toprak nemi neydi? Zıva şantiyesi dosyası: Taşkın kontrol ve köprü işinin fiziki gerçekleşme oranı, geçici derivasyonu, dolgu–hafriyat–stok sahası ve olay günü kesiti ne durumdaydı? Sis Dağı bağlantısı dosyası: Kayasis Deresi yapısı ile Zıva alt havzası arasındaki hidrolik bağlantı proje haritasında nasıl tanımlanıyor? Keşap yol güvenliği dosyası: Karadere/Karabulduk yolundaki köprü ve menfezlerin tasarım debisi, açıklığı, son bakım tarihi ile olay günü rüsubat ve odunsu malzeme miktarı nedir? Erken uyarı dosyası: 49 sistemden hangileri bu havzaları kapsadı, hangi alarmları üretti, ilk alarm kuruma kaç dakikada ulaştı, yol kapatma eşiği neydi ve vatandaşlara gönderilen mesajın saati–metni–hedef alanı neydi? Bakım ve yatırım verisi dosyası: 2024’te temizlenen 30,27 kilometrenin hangi bölümü olay alanlarıyla çakışıyor? 2025’teki 1.569 dekar ile 2026’daki 14.582 hektar korunan alan farkı nasıl açıklanıyor? Yerleşim ve planlama dosyası: 2020 sonrası yıkılan 271 riskli yapının konumu ve yeniden yapılaşma durumu nedir? Dereli’de yeni yapıların tehlike sınıfı ve tasarım kotu doğrulandı mı? İmar planları en güncel risk haritalarıyla ne zaman çakıştırıldı, kaç yapı yüksek riskte? Şeffaflık dosyası: Olay havzalarındaki HES/baraj giriş–çıkış ve kapak kayıtları açıklanacak mı? 31 milyon 40 bin 20 liralık ara hasarın tarım, yol, içme suyu ve özel mülk dağılımı ne zaman kesinleşecek? Bağımsız olay raporları için yayımlanma takvimi verilecek mi? DAHA FAZLA TESİS SAYISI DEĞİL, DAHA FAZLA HESAP VEREBİLİRLİK Giresun’un yüzyılı aşan kayıtları, taşkının bu coğrafyanın kalıcı tehlikelerinden biri olduğunu gösteriyor. Kısa ve dik havzalar, şiddetli yağış, rüsubat ve heyelan doğanın kurduğu denklem. Kaybı büyüten taraf ise yerleşim ve yolların taşkın koridoruna sıkışması, bazı açıklıkların suyla malzemeyi birlikte geçirememesi, bakımın ölçülememesi, alarmın fiziksel eyleme dönüşmemesi ve olay verisinin kamuya açılmaması. 2020’den sonra yapılan yatırımlar küçümsenemez. Konut, yol, içme suyu, dere ıslahı, taşkın tesisi, temizlik ve erken uyarı yatırımları kapasiteyi artırmış; bazı yerlerde daha büyük zararı önlemiş olabilir. Fakat bunun bilimsel karşılığı yatırım tutarı değil, tesis bazlı performanstır. Giresun’un ihtiyacı; her havza ve riskli yamaç için açık harita, her kritik yapı için tasarım-bakım kaydı, her alarm için dakika dakika günlük, her olay için bağımsız rapor ve çok yüksek riskli yerleşimler için sosyal olarak adil dönüşüm seçeneğidir. Yağmur doğaldır. Afetin can kaybına dönüşmesi ise planlama, mühendislik, bakım, uyarı ve toplumsal eşitsizliklerin birlikte ürettiği, ölçülebilir bir kamu politikası sonucudur. . KAYNAKLAR VE YÖNTEM NOTU Bu dosya, 17 Ağustos 2026 sabahına kadar erişilebilen açık kaynaklardan hazırlandı. Resmî bültenler olayın zaman çizelgesi ve kurum açıklamaları; hakemli çalışmalar fiziksel süreç ve tarihsel bağlam; mevzuat ise sorumluluk çerçevesi için kullanıldı. Açık veri bulunmayan yerde kesin nedensellik kurulmadı. Köşeli parantez içindeki numaralar aşağıdaki kaynaklara karşılık geliyor. [1] Giresun Valiliği — Görele/Hamzalı Zıva mevkisinde ani su yükselmesi açıklaması, 12 Ağustos 2026. [2] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/33, 16 Ağustos 2026. [3] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/32. [4] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/31. [5] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/30. [6] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/29 ve yağış ekleri. [7] AFAD — Giresun sel afetinin ikinci yılında iyileştirme çalışmaları bilançosu. [8] Giresun Valiliği — 2025 Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce aşırı yağış nihai değerlendirmesi. [9] Giresun Valiliği — İRAP çalışmaları, Ekim 2024. [10] Anadolu Ajansı — DSİ yetkilisinin Keşap havzası değerlendirmesi, 15 Ağustos 2026. [11] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Eynesil Sis Dağı Taşkın ve Rüsubat Kontrolü. [12] Giresun Öncü — DSİ’nin Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projeleri saha incelemesi, 18 Temmuz 2026. [13] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Son 23 yılda Giresun yatırımları, Şubat 2026. [14] Apaydın vd. — Dereli taşkınında Apaydın Deresi havzasının etkisi, Karadeniz Fen Bilimleri Dergisi. [15] 22 Ağustos 2020 Giresun taşkınının hidrometeorolojik analizi, Su Kaynakları. [16] Doğu Karadeniz Havzası akım karakteristikleri ve fiziksel etkenler, Türkiye Hidroloji Dergisi. [17] Bulancak akarsularının morfometrik analizi. [18] Mustafa Cin — Sel ve Taşkın Riski Açısından Giresun İlinin Değerlendirilmesi. [19] Dereli ilçesi taşkın duyarlılık değerlendirmesi, 2023. [20] 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu. [21] 2006/27 sayılı Dere Yatakları ve Taşkınlar Genelgesi. [22] 2010/5 sayılı Akarsu ve Dere Yataklarının Islahı Genelgesi. [23] Meteoroloji Genel Müdürlüğü — 2026 su yılı yağış değerlendirmesi. [24] IPCC AR6 WG1, Bölüm 11 — aşırı hava ve iklim olayları. [25] Tarım ve Orman Bakanlığı — Doğu Karadeniz Havzası Taşkın Yönetim Planı. [26] Yeni Giresun — DSİ’nin 2025 tarihli 99 tesis, 169 yerleşim ve 1.569 dekar açıklaması. SINIRLILIKLAR 12–13 Ağustos 2026 olayları için ham debi, hidrograf, çok kısa süreli yağış ve bütün alarm kayıtları kamuya açık değildir. Erken dönem tarihsel kayıtlarda can kaybı ve hasar sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. Arama ve hasar tespiti sürdüğü için 2026 bilançosu nihai değildir. Kamu yatırımlarına ilişkin toplu beyanlar, tesis bazlı performans verisinin yerini tutmaz.

GİRESUN SAHİL YOLUNDA YENİ ETAP NE ZAMAN BAŞLAYACAK? Haber

GİRESUN SAHİL YOLUNDA YENİ ETAP NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

GİRESUN SAHİL YOLUNDA YENİ ETAP NE ZAMAN BAŞLAYACAK? Karadeniz Sahil Yolu’nun Piraziz’den Trabzon il sınırına kadar uzanan 104 kilometrelik Giresun kesiminin yenilenmesi için 2023 yılında ihale yapıldı, sözleşme imzalandı ve 2025’te Piraziz etabı tamamlandı. Ancak Bulancak yönünde devam etmesi beklenen çalışmalar, 2026 yılının temmuz ayına gelinmesine rağmen yeniden başlamadı. Şimdi yanıt bekleyen soru net: Giresun sahil yolundaki asfalt yenileme çalışmaları ne zaman başlayacak? Karadeniz Sahil Yolu’nun Giresun geçişinde uzun süredir beklenen üstyapı yenileme çalışmalarının devam takvimi belirsizliğini koruyor. Piraziz’den başlayarak Bulancak, Giresun Merkez, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele ve Eynesil üzerinden Trabzon il sınırına kadar uzanan güzergâh için 2023 yılında kapsamlı bir yapım ihalesi gerçekleştirildi. İhalenin ardından sözleşme imzalanmasına ve Piraziz etabının tamamlanmasına rağmen, projenin ikinci etabına ilişkin henüz kamuoyuna açıklanmış net bir başlangıç tarihi bulunmuyor. 104 KİLOMETRELİK PROJE 2023’TE İHALE EDİLDİ Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihalenin resmî adı şöyle: “Karadeniz Sahil Yolu Piraziz (7. Bölge Hududu)–Beşikdüzü (Giresun-Trabzon İl Hududu) Km: 0+000–104+000 Kesiminde Sanat Yapıları ve Üstyapı BSK Yenileme ve Onarımı İnşaatı.” 2023/795847 kayıt numaralı ihalenin ilanı 15 Ağustos 2023 tarihinde yayımlandı, teklifler ise 1 Eylül 2023’te alındı. Yaklaşık 104 kilometrelik proje, Giresun’un Ordu sınırından başlayarak Trabzon sınırına kadar uzanan sahil yolunun üstyapı, asfalt, köprü, menfez ve sanat yapılarının yenilenmesini kapsıyor. 778 MİLYON LİRALIK SÖZLEŞME İMZALANDI İhale, Barankale İnşaat ile Eskikale İnşaat İş Ortaklığına verildi. Yaklaşık maliyeti 984 milyon 376 bin lira olarak hesaplanan iş için 778 milyon 718 bin 792 liralık sözleşme imzalandı. Sözleşme tarihi 21 Aralık 2023, işe başlama tarihi ise 5 Ocak 2024 olarak kayıtlara geçti. Daha sonraki açıklamalarda, fiyat farklarıyla birlikte proje maliyetinin yaklaşık 1,5 milyar liraya ulaştığı ifade edildi. 2025’TE 30 KİLOMETRE HEDEFİ AÇIKLANDI 2025 yılı ağustos ayında yapılan açıklamalarda, yenileme çalışmalarının Piraziz’den başlayacağı ve yıl içinde yaklaşık 30 kilometrelik yolun asfaltlanacağı duyuruldu. Yüklenici firmanın Keşap bölgesinde şantiye, asfalt plenti ve taş kırma tesisi kurduğu belirtilirken, çalışmaların Piraziz’den Bulancak ve Giresun Merkez yönüne doğru ilerleyeceği açıklandı. Ancak çalışmaların fiilen başladığı ekim ayında ilk etap hedefi yaklaşık 5 kilometrelik Piraziz geçişi olarak duyuruldu. PİRAZİZ ETABI TAMAMLANDI, DEVAMI GELMEDİ Piraziz’de başlayan asfalt kazıma ve yenileme çalışmaları 2025 yılının son aylarında tamamlandı. Yolun çift yönlü olarak trafiğe açılmasının ardından çalışmaların Bulancak yönünde devam etmesi bekleniyordu. Ancak 2026 yılının temmuz ayına gelinmesine rağmen Bulancak ve devamındaki güzergâhlarda kapsamlı asfalt yenileme çalışması başlamadı. AÇIKLANAN 30 KİLOMETRELİK PROGRAM NE OLDU? 2025 yılı için kamuoyuna duyurulan hedef 30 kilometreydi. Tamamlanan Piraziz etabının ise yaklaşık 5 kilometreyle sınırlı kaldığı açıklandı. Buna göre açıklanan yıllık programın yaklaşık 25 kilometrelik bölümünün hangi tarihe ertelendiği bilinmiyor. Ayrıca 30 kilometrelik hedefin resmî iş programında yer alıp almadığı, 2026 yılına devredilip devredilmediği ve bu yıl kaç kilometrelik bölümün yenileneceği konusunda da ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. 2026 YILI İŞ PROGRAMI AÇIKLANMADI Temmuz 2026 itibarıyla projenin devamına ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış ayrıntılı bir çalışma takvimi bulunmuyor. Karayolları Genel Müdürlüğü, Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü veya yüklenici firma tarafından; çalışmaların başlayacağı tarih,2026 yılında yenilenecek yol uzunluğu,Bulancak etabının takvimi,projenin mevcut ilerleme oranı,kalan kesimlerin tamamlanma programı konusunda güncel ve kapsamlı bir açıklama yapılmış değil. GÜZERGÂH PİRAZİZ’DEN EYNESİL’E UZANIYOR Proje kapsamında yenilenmesi planlanan güzergâh şu ilçeleri kapsıyor: Piraziz – Bulancak – Giresun Merkez – Keşap – Espiye – Tirebolu – Görele – Eynesil. İhale dosyasına göre çalışmalar yalnızca asfalt serimini değil, yol üstyapısının yenilenmesiyle birlikte köprü, menfez ve diğer sanat yapılarındaki bakım ve onarımları da içeriyor. Giresun sahil yolunun yenilenmesine ilişkin ihale yapılmış, sözleşme imzalanmış ve ilk etap Piraziz’de tamamlanmış durumda. Ancak projenin yaklaşık 99 kilometrelik kalan bölümünde çalışmaların ne zaman yeniden başlayacağı henüz açıklanmadı. Giresun’un şimdi beklediği, ihtimaller üzerinden yapılacak değerlendirmeler değil; Karayolları tarafından açıklanacak net bir tarih ve ayrıntılı çalışma takvimi. Piraziz etabının ardından Bulancak yönünde devam etmesi beklenen Karadeniz Sahil Yolu Giresun kesimi asfalt yenileme çalışmaları ne zaman başlayacak? Ayrıca 2026 yılında kaç kilometrelik bölümün tamamlanacağı ve projenin kalan etaplarının hangi takvimle yürütüleceğinin açıklanması bekleniyor.

ALİ TEMÜR: 26,5 MİLYON LİRALIK İKİ KÖPRÜDE ÇALIŞMA SÜRÜYOR Haber

ALİ TEMÜR: 26,5 MİLYON LİRALIK İKİ KÖPRÜDE ÇALIŞMA SÜRÜYOR

ALİ TEMÜR: 26,5 MİLYON LİRALIK İKİ KÖPRÜDE ÇALIŞMA SÜRÜYOR AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Merkez Çaldağ-Melikli hattındaki araç köprüsü ile Darıbükü hattındaki çelik yaya köprüsünde yapımın sürdüğünü açıkladı. Temür, Melikli araç köprüsünün yaklaşık 20 milyon lira, Darıbükü çelik yaya köprüsünün ise yaklaşık 6,5 milyon lira maliyetle ilerlediğini bildirdi. Böylece sahada yürüyen iki köprünün toplam tutarı 26,5 milyon liraya çıktı. Giresun merkezde iki ayrı köprü hattında inşaat devam ediyor. Temür, Çaldağ Köyü ile Melikli Köyü arasındaki ulaşımı taşıyacak araç köprüsünün “Giresun Merkez Batlama Vadisi Islahı 3. Kısım” işi içinde sürdüğünü söyledi. Temür’ün paylaştığı bilgiye göre bu köprü 10 metre genişliğinde ve 17,5 metre açıklığında inşa ediliyor. Darıbükü hattındaki çelik yaya köprüsü de ayrı bir DSİ işi içinde yükseliyor. Temür, 33 metre açıklığa sahip köprünün tamamlanmasıyla Darıbükü Camii ile mezarlık arasındaki yaya geçişinin kurulacağını, Alınca ve Orhaniye hattındaki vatandaşların dere geçişinin de kolaylaşacağını belirtti. Temür, iki köprünün de DSİ Genel Müdürlüğü koordinasyonunda tamamlanacağını söyledi. Melikli ve Darıbükü köprülerinde İşin sahibi, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı, merkezi yönetim bütçesine tabi özel bütçeli yatırımcı kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. Sahadaki uygulamayı DSİ 22. Bölge Müdürlüğü yürütüyor. MELİKLİ KÖPRÜSÜ HANGİ İHALE PAKETİNDE Melikli araç köprüsü, “Giresun-Merkez Batlama Vadisi Islahı 3. Kısım” taşkın kontrol işi içinde yer alıyor. Kamu ihale kayıtlarına yansıyan sözleşme bedeli 28 milyon 765 bin 798 lira, yaklaşık maliyet ise 41 milyon 399 bin 434 lira 10 kuruş. Aynı paket; 1 tersip bendi, 5 bin 389 metre kargir duvar, 617 metre tahkimat, 11 menfez, 23 yaya köprüsü ve 13 araç köprüsünü kapsıyor. Melikli köprüsü, Temür’ün bugün açıkladığı 20 milyon liralık saha maliyetiyle bu büyük DSİ paketinin içindeki kalemlerden biri olarak öne çıkıyor. DARIBÜKÜ KÖPRÜSÜ HANGİ PARA PAKETİNDEN Darıbükü çelik yaya köprüsü ise “Giresun İli Taşkın Sonrası Dere Geçiş Yapıları Yapımı 2. Kısım” işi içinde bulunuyor. Bu paketin yaklaşık maliyeti 199 milyon 999 bin 961 lira, sözleşme bedeli 171 milyon 779 bin 148 lira olarak kayda geçti. İş kapsamında 11 araç köprüsü, 12 yaya köprüsü ve 6 menfez yapılıyor. Sözleşme 9 Şubat 2024’te imzalandı, iş 13 Şubat 2024’te başladı ve hedef bitiş tarihi 12 Şubat 2026 olarak açıklandı. Temür’ün dile getirdiği 6,5 milyon liralık rakam, bu büyük ihale paketinin içindeki Darıbükü köprüsüne ait proje maliyetini işaret ediyor. DEVLETTEN NE KADAR KAYNAK ÇIKIYOR? Kamuya açık kayıtlarda Melikli ve Darıbükü köprüleri için ayrı ayrı yıllık ödenek satırı görünmüyor; görünen ana parasal çerçeve, DSİ’nin merkezi bütçe içindeki yatırım yapısı ile bu iki köprünün bağlı olduğu ihale paketleri. Giresun Valiliğinin yayımladığı 2026 ili yatırım programı tablosunda DSİ adına Şaplıca Barajı ve Sulaması, Alucra Sulaması, Giresun İli Tersip Bentleri, Giresun Keşap Dereleri Taşkın Kontrolü ve Giresun İçmesuyu projeleri için 2026 yatırım tutarları yer alıyor; Melikli ve Darıbükü köprüleri ise burada müstakil satır olarak görünmüyor. Bu nedenle erişilebilen resmi belgeler üzerinden okunabilen kamu finansmanı, köprü bazlı tekil ödenekten çok DSİ’nin genel yatırım bütçesi ve yukarıdaki iki ihale paketinin sözleşme büyüklüğü üzerinden şekilleniyor.

Gurbette bir Türk Evi: San Deiego'da kalpleri ısıtan buluşma noktası Haber

Gurbette bir Türk Evi: San Deiego'da kalpleri ısıtan buluşma noktası

ABD'nin San Diego kentindeki “Türk Evi” (House of Türkiye), gurbetteki Türkler için bir yuva oldu. Yıllık milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan evde, Türk kültürü ve lezzetleri tanıtılıyor. House of Türkiye Başkanı Fatih Ulupınar, evlerinin 4. yılını kutladıklarını söyledi. Ferit BİNZET / ABD (İGFA) - ABD’nin San Diego kentinde, Balboa Park’ın kalbinde yükselen “Türk Evi” (House of Türkiye), yalnızca bir kültür merkezi değil; hasretin, aidiyetin ve birlik duygusunun ete kemiğe büründüğü bir yuva haline geldi. Yıllar süren emek, sabır ve kararlılığın ardından 29 Ağustos 2021’de kapılarını açan House of Türkiye, uluslararası “Evler” projesi kapsamında Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi oldu. Bu kapıdan içeri giren herkes, sadece bir ülkeyi değil; köklü bir geçmişi, zengin bir kültürü ve sıcak bir insanlığın izlerini keşfediyor. GURBETTE BİR ARAYA GELEN KALPLER San Diego’da yaşayan Türkler için burası bir bina değil; bir özlemin, bir kimliğin ve bir dayanışmanın adresi. Her etkinlikte, her buluşmada Türkiye yeniden yaşanıyor. Gönüllülerin emeğiyle hayat bulan bu mekânda, kültür sadece anlatılmıyor, hissediliyor. Türk halk oyunlarının coşkusu, müziğin sıcaklığı, el sanatlarının inceliği ve mutfağın eşsiz lezzetleri… House of Türkiye’de düzenlenen etkinlikler ziyaretçileri adeta Anadolu’nun dört bir yanına götürüyor. Bir bardak demli çay, sıcak bir gözleme ya da paylaşılan bir kahkaha… Hepsi bu evde Türkiye’nin ruhunu yaşatıyor. MİLYONLARCA İNSANA UZANAN BİR HİKÂYE Her yıl milyonlarca ziyaretçinin akın ettiği Balboa Park’ta yer alan bu özel mekân, Türkiye’nin kültürel mirasını dünyanın dört bir yanından gelen insanlara ulaştırıyor. Buraya gelenler sadece bilgi edinmiyor; Türkiye’yi hissediyor, tanıyor ve çoğu zaman kalplerinde bir seyahat hayaliyle ayrılıyor. “BU EV BİZİM” DİYENLERİN HİKÂYESİ House of Türkiye Başkanı Fatih Ulupınar, bu anlamlı günün duygusunu şu sözlerle dile getirdi: “Bugün bizim için çok özel bir gün. Hem Ramazan Bayramı’nı hem Nevruz’u hem de evimizin 4. yılını birlikte kutladık. Sevdiklerimizle, dostlarımızla bir araya geldik. Bu ev kolay kurulmadı; yıllarca emek verdik, sabrettik ve başardık. Şimdi ise bu evde Türkiye’yi anlatıyor, yaşatıyoruz.” Ulupınar’ın sözleri, bu yapının ardındaki mücadelenin ve inancın en güçlü ifadesi olarak yankılanıyor. Gönüllülerden Berna Erten ise bu çabanın samimi yüzünü anlattı: “Bizler her hafta sonu ailelerimizle birlikte buradayız. Çocuklarımızla birlikte Türkiye’yi tanıtıyoruz. İnsanlar ülkemizi merak ediyor, sorular soruyor. Biz de elimizden geldiğince anlatıyoruz. Bu ev bizim gururumuz.” “BURASI SAN DIEGO’DAKİ TÜRKİYE” Bir diğer gönüllü Dilek Kıncal ise duygularını şu sözlerle paylaştı: “Burası bizim için San Diego’daki Türkiye. Özlemimizi burada gideriyoruz. Misafirlerimize geçmişimizi, bugünümüzü anlatıyoruz. Adeta küçük bir turizm ofisi gibi çalışıyoruz. Ama en önemlisi, burada kendimizi evimizde hissediyoruz.” Ailesinde bir Türk gelini olan İskoçyalı Thom Somes ise duygularını şöyle ifade etti: “Burada olmak bizim için gerçekten çok özel bir duygu. Ailemizde Türk kültürüyle güçlü bir bağ var. Oğlumuz, annesi İngiliz babası Türk olan biriyle evlendi. Yani gelinimiz yarı Türk. Bu vesileyle İstanbul’a ve Türkiye’ye gitme fırsatı bulduk, aile ziyaretleri gerçekleştirdik. Evimizde hem Türk bayrağı hem de İskoç bayrağı var. Çünkü gelinimiz aynı zamanda İskoç kökenli. Kendisi Birleşmiş Milletler’de çalıştı ve altı dil biliyor. Böyle güçlü ve kültürlerarası bir bağın parçası olmak bizim için büyük bir gurur. Ailemizde Türk kökeninin olması, Türkiye’ye olan sevgimizi daha da derinleştirdi. Artık bu bağ sadece ziyaretlerden ibaret değil, tamamen aileden gelen bir sevgiye dönüştü. Biz hayvanlarla ilgili bir iş yapıyoruz. Bu yüzden İstanbul’da sokak hayvanlarına gösterilen ilgi ve şefkat bizi çok etkiledi. Bu yaklaşım gerçekten kalplerimize dokundu. Kısacası Türkiye, bizim için sadece bir ülke değil; aynı zamanda bir aile, bir duygu ve güçlü bir bağ demek.” KÜLTÜRLER ARASINDA KURULAN SICAK BİR KÖPRÜ House of Türkiye, yalnızca bir kültür evi değil; farklı milletleri bir araya getiren, önyargıları yıkan ve dostluklar kuran bir köprü. Her ziyaretçiyle birlikte büyüyen bu hikâye, Türkiye’nin kalpten gelen sıcaklığını dünyaya taşımaya devam ediyor. Ve belki de en önemlisi… Bu ev, binlerce kilometre ötede bile “memleket” duygusunun asla kaybolmadığını hatırlatıyor.

ESNAF VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ÇİÇEK TAKDİM EDİLDİ Haber

ESNAF VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ÇİÇEK TAKDİM EDİLDİ

ESNAF VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ÇİÇEK TAKDİM EDİLDİ Giresun’un Görele ilçesinde, ramazan ayının manevi iklimi anlamlı bir etkinlikle yaşatıldı. İlçede görev yapan esnaf ve sağlık çalışanlarına çiçek takdim edilerek, ramazanın birlik ve dayanışma ruhu vurgulandı. Görele İlçe Müftülüğü tarafından ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen program kapsamında, ilçe genelinde ziyaretler gerçekleştirildi. Din Hizmetleri Uzmanı Soner Köse ve Manevi Danışman Yeter Kaya’nın koordinasyonunda yürütülen etkinliğe üniversite öğrencileri de katıldı. Ziyaretlerde, sağlık çalışanları ile esnafa çiçek takdim edilerek ramazan ayının paylaşma ve hatırlama kültürü öne çıkarıldı. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Din Hizmetleri Uzmanı Soner Köse, hayırseverler ve ilçe esnafının katkılarıyla temin edilen çiçeklerin, ramazanın birlik ruhunu hatırlatmak amacıyla verildiğini belirtti. Ramazanın gönülleri yakınlaştıran bir rahmet mevsimi olduğuna dikkat çeken Köse, şu ifadeleri kullandı: “Sağlık çalışanlarımızın özverisini, esnafımızın alın terini unutmamak ve ramazanın bereketini birlikte yaşamak için güzel bir etkinlik düzenledik. Ramazan; bir selamla, bir tebessümle, küçük bir hatırlayışla gönüller arasında köprü kurma ayıdır. Bu mübarek zaman, birlik ve dayanışmayı güçlendiren bir diriliş çağrısıdır. Yüce Rabbim bizleri bu ayın rahmetinden hakkıyla istifade edenlerden eylesin.” Programın, ilçe genelinde memnuniyetle karşılandığı ve ramazan ayının manevi atmosferine katkı sunduğu ifade edildi.

TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI! Haber

TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI!

DEMİR YOLU PROJESİNDE KRİTİK GELİŞME: TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI! ANKARA / GİRESUN — Türkiye’nin kuzey-güney demir yolu hedefini güçlendireceği iddiasıyla kamuoyuna sunulan Erzincan-Trabzon Demiryolu projesi, bölgede geniş yankı uyandırdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıklamalarına göre hat, Samsun-Sarp koridoru ile entegre edilerek ülkeyi uluslararası demir yolu ağlarına bağlayacaktı. Ancak detaylar netleştikçe Tirebolu ve Giresun aksının programdan dışarıda bırakılması, başta bölge milletvekilleri ve sivil toplum kesimleri olmak üzere geniş bir kesimde hayal kırıklığı yarattı. “KUZEY-GÜNEY EKSENİ” VURGUSU, GÜZERGÂH TARTIŞMASIYLA GÖLGELENDİ Bakan Uraloğlu, projenin Karadeniz’i iç hinterlanda bağlayacağını ve Türkiye’yi Orta Koridor ile Bir Kuşak Bir Yol stratejilerine entegre edeceğini savundu. Bakanlık tarafından yapılan ilk duyurularda, hattın Erzincan’dan başlayıp Trabzon’a ulaşacağı belirtilirken, güzergâhın Tirebolu hattı üzerinden ilerlemediği görüldü. Uraloğlu, projenin hem yük hem yolcu taşımacılığını geliştireceğini, bölgedeki ekonomik aktiviteyi canlandıracağını ifade etse de, sahada beklentiler bu açıklamalarla örtüşmedi. TBMM’DE RESMİ TARTIŞMA: SORU ÖNERGESİ SUNULDU CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, TBMM Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde proje hakkında kapsamlı açıklama talep etti. Suiçmez’in önergesinde, yapılan planlamanın neden sadece Trabzon aksı üzerinden ilerlediği, Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu güzergâhının neden değerlendirilmediği açıkça soruldu. Ayrıca yatırım programına dahil edilip edilmediği, takvim ve somut proje detayları da Bakanlığa soruldu. Bu soru önergesi, projenin yalnızca bir “beyan” değil, TBMM denetimine tabi bir planlama süreci içinde ilerlediğini gösteriyor. RESMİ YATIRIM PROGRAMINDA GÜZERGÂH BELİRSİZ 15 Ocak 2026 tarihli 33138 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı Kararı ile demiryolu yatırımlarına yer verildi. Ancak metinde proje adı listelenmiş olsa bile, güzergâhın detayları veya ilgili hatların coğrafi olarak hangi il/ilçeleri kapsayacağı açık şekilde belirtilmiyor. Program yalnızca etüt/avan proje çalışmaları için teklif edilen yatırımlar arasında yer alıyor; yatırım ödeneği ve kesin güzergâh kararı henüz netleşmiş değil. BÖLGE TEMSİLCİLERİNDEN SERT TEPKİLER Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Giresun ve Tirebolu’nun projenin dışında bırakılmasına sert tepki gösterdi. Konal, “Bölgemiz için en ekonomik ve teknik açıdan avantajlı güzergâh olan Tirebolu hattı göz ardı edilmiştir. Bu durum, Giresun’un uluslararası lojistik ağdan kopmasına neden olacaktır” dedi. Yerel ekonomi çevreleri ise Tirebolu’nun derin deniz limanı, maden üretimi ve iç bölge ticaret ağıyla birlikte demiryolu hattının ekonomik fizibilitesini güçlü kılan bir merkez olduğunu belirtiyor. Karadeniz lojistik uzmanları, Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu hattının mevcut topografya bakımından daha az maliyetli, eğimi düşük ve teknik olarak daha avantajlı olduğunu belirtiyor. Ancak Trabzon aksının tercih edilmesinin yüksek maliyetli viyadük ve köprü yapımını gerektirdiği ve bu durumun yatırım maliyetini artırdığı vurgulanıyor. Bu kapsamda uzmanlar, güzergâh seçiminin “siyasi” ve “merkezi planlama öncelikleri” ile ilişkili olabileceği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. GİRESUN’A NE ANLAMA GELİYOR? Giresun ve çevre iller için demiryolu yatırımı, uluslararası ticaret koridorlarına erişim, iç bölge üretim ve ihracat potansiyelinin arttırılması açısından kritik önemde görülüyor. Özellikle Tirebolu Limanı’nın demir yolu bağlantısı üzerinden lojistik merkezine dönüştürülmesi bölge aktörlerinin yıllardır dillendirdiği bir hedef. Ancak mevcut proje taslağı, bu beklentiyi karşılamaktan uzak görünüyor. Giresun’un projede açıkça yer almayışı, hem yerel ekonomi için fırsat maliyetini artırıyor hem de bölge aktörlerinin uzun süredir sürdürdüğü lobicilik faaliyetlerinde yeni bir kırılma yaratıyor. BEKLENTİLER ile GERÇEK ARASINDA KÖPRÜ Bugün itibarıyla projenin temel aşaması; • Resmî yatırım programına teklif edilme, • TBMM’de denetim ve soru önergesi süreçleri, • Bakanlık açıklamalarının kamuoyuna duyurulması şeklinde ilerliyor. Ancak; • Kesin güzergâh kararı, • Yatırım ödeneğinin tahsisi, • Uygulama takvimi ve ihale süreci henüz netleşmiş değil. Bu belirsizlik ortamında Giresun, ekonomik entegrasyon ve uluslararası lojistik fırsatlar açısından kritik bir kavşakta bulunuyor. Bölge kamuoyunda, projenin nihai güzergâhı belirlenirken Giresun ve Tirebolu hattının yeniden değerlendirilmesi yönünde güçlü bir beklenti dile getiriliyor. Siyasi temsilciler, bölge milletvekilleri ve farklı illerde yaşayan Karadenizli iş insanları ile sivil toplum çevrelerinin de bu süreçte daha aktif rol üstlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Yerel aktörler, gündemin günlük ve geçici konular yerine bölgenin uzun vadeli kalkınmasını etkileyecek stratejik ulaştırma yatırımlarına yönelmesi gerekiyor. Giresun’un projeye dahil edilmesi için Ankara nezdinde yürütülecek temaslar, teknik raporların güçlendirilmesi ve ortak bölgesel duruşun sergilenmesi, önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları arasında görülüyor. Projenin nihai şeklini alması; TBMM denetimi, bakanlık tarafından somut yatırım onayı ve yerel paydaşlarla eşgüdümlü planlama sürecine bağlı olacak. Kaynaklar • 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı Kararı — Resmî Gazete, 15.01.2026 (Karar No: 10868) • TBMM Yazılı Soru Önergesi — CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez • Bakan Uraloğlu açıklamaları (basın haberleri) • TBMM Genel Kurulu konuşması — Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.