Hava Durumu

#Kooperatifler

giresunsonhaber - Kooperatifler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kooperatifler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: Haber

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU:

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: 86 PROJE İÇİN 172,6 MİLYON LİRA HİBE TALEP EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 17. Etabına Giresun’dan 86 proje sunuldu. Projeler için talep edilen toplam hibe 172 milyon 594 bin 378 liraya ulaştı. Başvuru sayısı önceki dönemin yaklaşık 2,3 katına, talep edilen hibe tutarı ise yaklaşık üç katına çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 2026 yılı 17. Etap başvuru süreci, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre 3 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı. Giresun’da üreticiler, tarımsal işletmeler, kooperatifler ve kırsal alanda yatırım yapmayı planlayan girişimciler tarafından programa toplam 86 proje başvurusu yapıldı. Bu projeler kapsamında Bakanlıktan talep edilen hibe tutarı 172 milyon 594 bin 378 lira oldu. Programın mevzuat altyapısını oluşturan 2026/9 sayılı Tebliğ, 3 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlık daha sonra uygulama esaslarını, başvuru rehberini, satın alma esaslarını, işletme planını ve hibe sözleşmesi belgelerini yayımladı. Uygulama esaslarında son değişiklik 29 Haziran 2026 tarihinde yapıldı. BAŞVURU SAYISI 37’DEN 86’YA ÇIKTI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, bir önceki uygulama döneminde Giresun’dan 37 proje için başvuru yapılmış ve 57 milyon 987 bin 321 lira hibe talep edilmişti. 2026 yılında proje sayısının 86’ya yükselmesiyle başvurular önceki dönemin yüzde 232’sine ulaştı. Başka bir ifadeyle, proje sayısındaki net artış yaklaşık yüzde 132 oldu. Talep edilen hibe tutarı da 57 milyon 987 bin 321 liradan 172 milyon 594 bin 378 liraya çıktı. Böylece toplam talep önceki dönemin yaklaşık yüzde 298’ine ulaşırken, hibe talebindeki net artış yaklaşık yüzde 198 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, Giresun’da kırsal kalkınma desteklerine yönelik ilginin yalnızca proje sayısında değil, yatırımların mali büyüklüğünde de ciddi biçimde arttığını gösterdi. PROJE BAŞINA ORTALAMA HİBE TALEBİ 2 MİLYON LİRAYI AŞTI Giresun’dan sunulan 86 proje için talep edilen toplam hibe dikkate alındığında, proje başına ortalama hibe talebi yaklaşık 2 milyon 7 bin lira oldu. Önceki dönemde ise 37 proje için talep edilen 57 milyon 987 bin 321 liralık toplam tutar, proje başına yaklaşık 1 milyon 567 bin lira seviyesindeydi. Buna göre proje başına ortalama talep de yaklaşık yüzde 28 arttı. Bu artış, başvuruların daha yüksek maliyetli makine, ekipman, tesis, teknoloji ve modernizasyon yatırımlarına yöneldiğine işaret ediyor. HİBE ORANI YÜZDE 50 İLE 70 ARASINDA Program kapsamında uygun bulunan yatırımlara, yatırımın niteliği ve başvuru sahibinin durumuna göre KDV dahil yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği verilebiliyor. Başvurular gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tarımsal amaçlı örgütler tarafından yapılabiliyor. Program kapsamında açıklanan üst yatırım limiti ise 30 milyon lira olarak duyuruldu. Ancak yapılan başvuru, projenin doğrudan destek almaya hak kazandığı anlamına gelmiyor. Başvuruların teknik, idari ve mali uygunluk yönünden incelenmesi; yatırımın program amaçlarına, üretim planlamasına ve açıklanan bütçe koşullarına uygun bulunması gerekiyor. Hibe hesabı da başvuruda belirtilen toplam tutar üzerinden otomatik olarak yapılmıyor. Bakanlık tarafından uygun kabul edilen ve hibeye esas proje tutarı içinde değerlendirilen harcamalar dikkate alınıyor. Program dışındaki giderler, uygun bulunmayan maliyetler ve ayni katkılar yatırımcı tarafından karşılanıyor. HANGİ YATIRIMLAR DESTEKLENİYOR? Kırsal Kalkınma Yatırım Programı; tarımsal üretimin artırılmasından ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına, tarımsal işletmelerin modernizasyonundan yeni teknoloji kullanımına kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor. Bakanlığın 2026 programında öne çıkan başlıklar arasında şunlar bulunuyor: Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması,Tarıma dayalı sanayi yatırımları,Hayvansal ve bitkisel üretim tesisleri,Kapalı ortamda bitkisel üretim üniteleri,Soğuk hava deposu ve ürün muhafaza sistemleri,Yenilenebilir enerji kullanılan tarımsal yatırımlar,Tarımsal işletmelerde teknoloji yenileme ve otomasyon,Akıllı tarım, sensör, veri yönetimi ve nesnelerin interneti sistemleri,Yapay zekâ tabanlı üretim izleme ve karar destek sistemleri,Tarımsal robotik ve görüntü işleme uygulamaları,İpek böceği yetiştiriciliği,Kırsal ekonomik altyapının geliştirilmesine yönelik yatırımlar. Bakanlığın program sayfasında akıllı tarım, yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri, otomasyon, görüntü işleme, tarımsal bilişim, yenilenebilir enerji ve ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar da destek başlıkları arasında sıralanıyor. KADINLAR, GENÇLER VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ ÖNE ÇIKIYOR Program yalnızca yeni tesislerin kurulmasını değil, faaliyette bulunan işletmelerin kapasite artırımı, teknoloji yenilemesi, modernizasyonu ve otomasyonunu da kapsıyor. Mevzuatta kadın girişimciler, genç girişimciler ve üretici örgütleri kırsal kalkınmanın öncelikli aktörleri arasında ele alınıyor. Genç girişimci, başvuru tarihinde 18 yaşını doldurmuş ancak 41 yaşından gün almamış gerçek kişi olarak tanımlanıyor. Kooperatifler, üretici birlikleri, yetiştirici birlikleri, sulama birlikleri ve tarımsal amaçlı diğer örgütlenmeler de gerekli şartları taşımaları halinde programa başvurabiliyor. Bu yapı, bireysel işletmelerin yanı sıra ortak üretim, ortak işleme, ortak depolama ve pazarlama yatırımlarının da desteklenmesini amaçlıyor. PROJELER İKİ AŞAMALI DEĞERLENDİRİLECEK Başvurular ilk olarak il düzeyinde oluşturulan İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenecek. Komisyon; vali yardımcısının başkanlığında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Ticaret Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü ile gerekli görülmesi halinde üniversite, kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşturuluyor. İl komisyonunun uygun bulduğu projeler daha sonra Bakanlık bünyesindeki Merkez Proje Değerlendirme Komisyonuna gönderiliyor. Merkez komisyonu projeleri program esasları, üretim planlaması, yatırım bütçesi ve illere ayrılabilecek kaynaklar doğrultusunda değerlendiriyor. Bu nedenle Giresun’dan yapılan 86 başvurunun tamamının desteklenmesi kesin değil. Desteklenecek proje sayısı; teknik uygunluk, puanlama, bütçe imkânı ve Bakanlığın nihai değerlendirmesi sonucunda belirlenecek. DESTEK ALAN YATIRIMLAR BEŞ YIL İZLENECEK Projesi kabul edilen yatırımcılarla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında hibe sözleşmesi imzalanacak. Yatırımların, onaylanan proje ve satın alma kurallarına uygun olarak tamamlanması gerekecek. Mevzuata göre yatırımcıların uygulama sürecinde belirli dönemlerde ilerleme raporu sunması gerekiyor. Tamamlanan yatırımlar ise nihai ödemenin ardından beş yıl boyunca izlenecek. Bu dönemde yatırımın amacına uygun biçimde faaliyet göstermesi, desteklenen makine ve ekipmanın korunması ve işletmenin sürdürülebilirliğinin devam ettirilmesi gerekecek. AMAÇ SADECE TESİS KURMAK DEĞİL Programın temel amacı yalnızca yeni bina, tesis veya makine yatırımı yapılması değil. Bakanlık, desteklerle birlikte kırsal alanda üretim kapasitesinin artırılmasını, tarım ile sanayi arasındaki bağın güçlendirilmesini ve yerel ürünlerin daha yüksek katma değerle pazara sunulmasını hedefliyor. Program ayrıca; Kırsal nüfusun gelir düzeyinin yükseltilmesini,Aile işletmeleri ile mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin güçlendirilmesini,Tarımsal ürünlerin işlenmeden bölge dışına çıkmasının azaltılmasını,Depolama, paketleme ve pazarlama altyapısının geliştirilmesini,Gıda güvenilirliğinin güçlendirilmesini,Kırsalda yeni istihdam alanları oluşturulmasını,Alternatif gelir kaynaklarının geliştirilmesini,Yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanılmasını amaçlıyor. 2026/9 sayılı Tebliğ de programın temel çerçevesini; kırsal gelirlerin yükseltilmesi, tarımsal üretim ile tarıma dayalı sanayinin bütünleştirilmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması üzerine kuruyor. GİRESUN İÇİN FINDIKTAN DAHA GENİŞ BİR YATIRIM ALANI Giresun açısından program; fındığın kurutulması, depolanması, işlenmesi, paketlenmesi ve farklı ürünlere dönüştürülmesinin yanında hayvancılık, arıcılık, bitkisel üretim, yöresel ürünler, soğuk zincir, kırsal turizm bağlantılı üretim faaliyetleri ve yenilenebilir enerji yatırımları bakımından da önem taşıyor. Başvuruların yatırıma dönüşmesi halinde Giresun’da yalnızca üretim miktarının değil, ürünlerin işlenme kapasitesinin, raf ömrünün, pazarlama gücünün ve katma değerinin de artması bekleniyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, üreticilerin ve girişimcilerin Bakanlık desteklerinden en yüksek ölçüde yararlanmasını sağlamak amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Giresun’dan yapılan 86 başvurunun kaçının destekleneceği ve kente tahsis edilecek toplam hibe tutarı, Bakanlığın değerlendirme ve bütçe dağılımının tamamlanmasının ardından kesinleşecek.

FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI Haber

FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI

ELMAS FINDIK TOPLANTISINI DUYURDU: ÜRETİCİNİN BEKLEDİĞİ BAŞLIKLAR MASADA AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekilleriyle birlikte Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan toplantıya katıldı. Toplantıda yeni hasat sezonu hazırlıkları, üretim sürecinde alınacak tedbirler, piyasa beklentileri ve üreticinin emeğinin karşılığını almasına yönelik başlıklar ele alındı. Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür’ün toplantıda yer aldığı açıklanırken, AKP Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın da fındık bölgesi milletvekilleriyle yapılan toplantılara katıldığı kamuoyuna yansıdı. FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI Fındıkta yeni hasat sezonu öncesi hazırlıklar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan Fındık Çalışma Grubu toplantısında değerlendirildi. Toplantıya fındık üreten illerin milletvekilleri katılırken, Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür de görüşmede yer aldı. Toplantının ana gündemini yeni hasat sezonuna yönelik hazırlıklar, üretim sürecinde alınması gereken tedbirler, piyasa beklentileri, verim ve kalite başlıkları ile üreticinin emeğinin karşılığını almasına dönük değerlendirmeler oluşturdu. AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas, toplantı sonrası yaptığı açıklamada üreticinin alın terini koruyacak çalışmaların ele alındığını belirtti. Elmas, fındıkta verim ve kaliteyi artıracak adımlar üzerinde istişarelerde bulunulduğunu, sezon öncesi yol haritasının değerlendirildiğini ifade etti. ELMAS: ÜRETİCİMİZİN ALIN TERİNİ KORUYACAK ÇALIŞMALARI ELE ALDIK Nazım Elmas, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığındaki toplantıya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekillerimizle birlikte, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başkanlığında bir araya geldik. Toplantımızda; fındıkta yeni hasat sezonuna yönelik hazırlıklar, üretim sürecinde alınması gereken tedbirler, piyasa beklentileri ve üreticilerimizin emeğinin karşılığını alabilmesine yönelik hususlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Üreticimizin alın terini koruyacak, fındıkta verim ve kaliteyi artıracak çalışmalar üzerine istişarelerde bulunarak sezon öncesi yol haritasını ele aldık. Ülkemiz ve tüm fındık üreticilerimiz için hayırlı ve bereketli bir sezon olmasını temenni ediyorum.” GİRESUN’DAN ELMAS VE TEMÜR KATILDI Toplantıya Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlık etti. Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür’ün de toplantıda yer aldığı bilgisi yerel basına yansıdı. Kamuya açık haberlerde toplantıların tüm katılımcı listesi her defasında isim isim paylaşılmıyor. Bu nedenle toplantıya katılan diğer milletvekilleri için açıklamalarda çoğunlukla “Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekilleri”, “fındık üreten illerin milletvekilleri” veya “bölge milletvekilleri” ifadeleri kullanılıyor. Önceki toplantılara ilişkin kamuya yansıyan bilgilerde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın başkanlığındaki görüşmelere AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, AKP Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Düzce milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk ile fındık üreten illerin milletvekillerinin katıldığı görüldü. LÜTFİ BAYRAKTAR DA FINDIK DOSYASININ MERKEZİNDE Fındık dosyasında öne çıkan isimlerden biri de AKP Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar. Bayraktar, yalnızca Sakarya Milletvekili kimliğiyle değil, uzun yıllardır FİSKOBİRLİK Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmesi nedeniyle de fındık politikalarının en önemli siyasi ve kurumsal aktörleri arasında yer alıyor. Bayraktar’ın fındık bölgesi milletvekilleriyle Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan toplantılara katıldığına ilişkin açıklamalar kamuoyuna yansıdı. Bu durum, FİSKOBİRLİK’in fındık politikalarındaki yerinin toplantı başlıkları içinde daha açık biçimde değerlendirilmesi gerektiğini de gösterdi. Fındık üreticisi açısından Bayraktar’ın toplantılardaki varlığı veya FİSKOBİRLİK’in hangi düzeyde temsil edildiği yalnızca protokol bilgisi değildir. Bu konu, üreticinin örgütlü gücünün, kooperatif yapısının, piyasa dengeleme kapasitesinin ve Giresun kalite fındığın değer politikasının masaya nasıl taşındığıyla doğrudan bağlantılıdır. DİĞER KATILIMCILAR VE BÖLGE MİLLETVEKİLLERİ Fındık Çalışma Grubu toplantılarına ilişkin önceki haberlerde AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın koordinasyon ve katılım bilgisi öne çıktı. Düzce’den Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk’ün açıklamalarında ise üretici beklentileri, rekolte, maliyet, fiyat istikrarı ve verimlilik başlıklarının toplantılarda ele alındığı belirtildi. Fındık üretimi yapılan illerin milletvekillerinden oluşan çalışma yapısı, Giresun, Ordu, Trabzon, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Samsun ve bölgedeki diğer fındık üretim merkezlerini ilgilendiren sorunları siyasi düzeyde gündeme taşıyor. Ancak üretici açısından toplantıya hangi milletvekillerinin katıldığı kadar, bu isimlerin toplantıya hangi verilerle hazırlandığı, sahadan hangi üretici taleplerini taşıdığı, FİSKOBİRLİK, ziraat odaları, kooperatifler ve yerel üretici temsilcileriyle nasıl temas kurduğu da önem taşıyor. FİSKOBİRLİK’İN MASADAKİ ROLÜ DAHA AÇIK GÖRÜLMELİ Fındıkta üreticinin pazarlık gücü, yalnızca sezon öncesi fiyat beklentisiyle sınırlı bir konu değil. FİSKOBİRLİK’in piyasa dengeleme kapasitesi, kooperatif yapısı, üreticiyle doğrudan bağı ve tarihsel rolü, fındık politikasının merkezinde değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle Fındık Çalışma Grubu’nun yeni sezon öncesi toplantılarında FİSKOBİRLİK’in hangi düzeyde temsil edildiği, görüşlerinin nasıl alındığı ve üretici lehine hangi önerileri masaya taşıdığı açık biçimde paylaşılmalıdır. FİSKOBİRLİK’in yalnızca geçmişte adı geçen bir kurum olarak değil; üretici lehine piyasa dengesi kurabilecek, kaliteye dayalı fiyat politikasını destekleyebilecek, Giresun kalite fındığın değerini koruyabilecek ve kooperatif gücünü yeniden sahaya taşıyabilecek etkin bir aktör olarak değerlendirilmesi gerekiyor. FINDIK ÇALIŞMA GRUBU 2019’DAN BU YANA GÜNDEMDE Fındık Çalışma Grubu, kamuoyuna 2019 yılında fındık üretimi yapılan illerin milletvekillerinden oluşan bir siyasi çalışma yapısı olarak yansıdı. Grubun amacı, üreticinin talep ve beklentilerini değerlendirmek, fındık politikalarına ilişkin başlıkları siyasi düzeyde takip etmek ve sezon öncesi oluşan sorunları Tarım ve Orman Bakanlığına taşımak olarak açıklandı. Fındık Çalışma Grubu’nun farklı yıllarda sezon öncesi toplantılar yaptığı biliniyor. Ancak grubun yılda kaç kez toplandığı, toplantı takviminin nasıl belirlendiği, gündemin hangi verilerle hazırlandığı, toplantılara hangi kurumların düzenli davet edildiği ve alınan kararların nasıl izlendiği konusunda kamuoyuna açık, düzenli ve denetlenebilir bir takvim bulunmuyor. Bu durum, üreticinin en çok yanıt beklediği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Fındık üreticisi, toplantıların yalnızca sezon öncesi açıklamalarla sınırlı kalmamasını; üretim maliyeti, destek modeli, TMO alım politikası, FİSKOBİRLİK’in piyasa rolü, kahverengi kokarca mücadelesi, don zararı, verim düşüklüğü ve Giresun kalite fındığın ayrı değerlendirilmesi gibi başlıklarda somut kararlar üretilmesini bekliyor. ÖNCEKİ TOPLANTILARDA KAHVERENGİ KOKARCA, REKOLTE VE ÜRETİCİ TALEPLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Fındık Çalışma Grubu’nun önceki toplantılarında üretici talepleri, verimlilik, kalite, kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele, beklenen rekolte, üretim maliyetleri, fiyat istikrarı ve sezon öncesi piyasa beklentileri gündeme geldi. 2024 yılında yapılan toplantılarda fındık üreten illerin milletvekilleri Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında bir araya geldi. Bu toplantılarda üreticilerden gelen talepler, beklenen rekolte, fiyat istikrarı, üretim maliyetleri ve verimlilik başlıkları değerlendirildi. Nazım Elmas’ın önceki açıklamalarında da üreticilerden gelen talep ve önerilerin ele alındığı, fındıkta verimliliği ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmaların görüşüldüğü, kahverengi kokarca zararlısına karşı mücadelenin sürdürüldüğü belirtildi. Fındıkta son dönemde yalnızca fiyat değil; zararlı baskısı, iklim riski, don hasarı, üretim maliyetleri, işçilik giderleri ve kalite kaybı da üreticinin gelirini doğrudan etkileyen ana sorunlar arasında yer alıyor. UZMAN KURUL DEĞİL, SİYASİ ÇALIŞMA GRUBU Kamuya açık bilgiler, Fındık Çalışma Grubu’nun tarım ekonomistleri, ziraat mühendisleri, kooperatif uzmanları, ihracat temsilcileri veya akademisyenlerden oluşan bağımsız bir uzman kurul değil; fındık üreten illerin milletvekillerinden oluşan siyasi bir çalışma grubu olduğunu gösteriyor. Bu nedenle grubun uzman danışmanlardan düzenli rapor alıp almadığı, her sezon öncesi maliyet hesabı, rekolte beklentisi, zarar tespiti, kalite sınıflandırması ve fiyat politikası konusunda hangi teknik verilerle hareket ettiği kamuoyuna açıklanmalıdır. Fındık gibi Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biri olan bir alanda siyasi takip önemlidir; ancak üretici lehine kalıcı sonuç alınabilmesi için bu siyasi takibin sahadan gelen veri, uzman raporu, üretici örgütleriyle düzenli temas ve sonuçları açıklanan bir çalışma düzeniyle desteklenmesi gerekir. GİRESUN KALİTE FINDIK İÇİN AYRI POLİTİKA BEKLENİYOR Giresun kalite fındığı, yalnızca Türkiye fındık üretiminin bir parçası olarak değil; aroması, menşe değeri, işlenme kabiliyeti, geleneksel üretim kültürü ve coğrafi niteliğiyle ayrı değerlendirilmesi gereken stratejik bir ürün olarak öne çıkıyor. Bu nedenle fındık toplantılarında Giresun kalite fındık için ayrı bir başlık açılması gerekiyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde eğimli ve parçalı arazilerde, yamaç bahçelerinde, yoğun insan emeğine dayalı ve yüksek maliyetli bir üretim modeliyle yetiştiriliyor. Ova karakteri taşıyan bölgelerde ise makineleşmeye daha uygun koşullar, bakım ve hasat süreçlerinde maliyet avantajı oluşturabiliyor. Yamaçta elle üretilen, daha düşük dekar verimiyle elde edilen, işçilik maliyeti yüksek Giresun kalite fındığı ile ova bölgelerinde daha kolay işlenebilen üretimin aynı fiyat mantığı içinde değerlendirilmesi, üretim gerçeğini ve kalite farkını görünmez hale getiriyor. Fındıkta fiyatın yalnızca sezonluk arz, piyasa dengesi ve ortalama randıman üzerinden değil; arazi yapısı, üretim maliyeti, işçilik yükü, dekar başına verim, aroma, kalite ve menşe değeri üzerinden de şekillenmesi gerekiyor. TÜRKİYE KENDİ FINDIK STANDARDINI KURMALI Fındıkta sürdürülebilirlik başlığı, yalnızca dış alıcıların ve küresel şirketlerin belirlediği uygulama takvimine bırakılamayacak kadar stratejik bir konudur. Türkiye’nin fındık politikası, küresel şirketlerin sürdürülebilirlik programlarına uyum sağlayan pasif üretici ülke çizgisine sıkışmamalıdır. Türkiye kendi sürdürülebilirlik kurumlarını, kendi kalite standardını, kendi izlenebilirlik sistemini ve kendi üretici merkezli denetim modelini kurmalıdır. Bu süreçte kamu kurumları, üniversiteler, ziraat odaları, üretici örgütleri, kooperatifler, FİSKOBİRLİK, yerel yönetimler, ihracatçı birlikleri ve sürdürülebilirlik alanında çalışan ulusal kuruluşlar aynı hedef etrafında bir araya gelmelidir. Giresun kalite fındığının menşe değeri, aroma üstünlüğü, yamaç üretimi, düşük dekar verimi, yüksek emek maliyeti ve sosyal üretim yapısı Türkiye’nin kendi sürdürülebilirlik standardının merkezine yerleştirilmelidir. DESTEK VE SİGORTA MODELİ YENİDEN KURULMALI Fındık üreticisinin karşı karşıya olduğu maliyet yapısı, eski destek modelleriyle açıklanamayacak kadar ağırlaştı. İşçilik, gübre, ilaç, bakım ve taşıma giderleri artarken; bahçelerin yaşlanması, verim düşüklüğü, kahverengi kokarca zararlısı ve iklim değişikliğine bağlı don, aşırı yağış, kuraklık ve hastalık baskısı üretim riskini büyütüyor. Bu tablo karşısında yalnızca arazi varlığına dayalı destek anlayışı, üretimi ve kaliteyi güçlendirmekte yetersiz kalıyor. Fındıkta yeni destek modeli, üretim yapan, bahçesine bakan, ürününü kayıtlı sisteme sokan, kaliteyi yükselten, zararlılarla mücadele eden ve ekonomiye gerçek ürün kazandıran üreticiyi önceleyen bir yapıya dönüştürülmelidir. Zirai sigorta sistemi de fındığın yeni risklerine göre yeniden düzenlenmelidir. Don, aşırı yağış, kuraklık, fırtına, dolu, hastalık ve kahverengi kokarca gibi zararlıların oluşturduğu gelir kaybı; yalnızca ürün miktarı üzerinden değil, kalite kaybı ve randıman düşüşü üzerinden de değerlendirilmelidir. TOPLANTIDAN BEKLENEN: AÇIK, ÖLÇÜLEBİLİR VE ÜRETİCİ LEHİNE SONUÇ Fındık Çalışma Grubu toplantısı, yeni sezon öncesi üreticinin beklentilerinin Bakanlık düzeyinde ele alınması açısından önem taşıyor. Ancak üreticinin beklediği karşılık, toplantı sonrası yapılan genel açıklamaların ötesine geçen somut sonuçlardır. Fındık üreticisi, Fındık Çalışma Grubu’nun ne sıklıkla toplandığını, toplantılara kimlerin katıldığını, FİSKOBİRLİK ve üretici örgütleriyle hangi tarihlerde görüşüldüğünü, uzman raporu alınıp alınmadığını, maliyet hesabının nasıl yapıldığını, Giresun kalite fındığın ayrı değerinin nasıl korunacağını ve bugüne kadar alınan kararların üreticiye ne kazandırdığını bilmek istiyor. Yeni hasat sezonu öncesinde yapılacak fındık politikası; açık katılımcı listesi, sahadan toplanmış veri, üretici örgütlerinin doğrudan temsili, uzman raporları, yayımlanmış sonuç bildirgesi ve uygulamaya dönüşen kararlarla güç kazanabilir. Fındıkta üreticinin emeğini koruyacak yol; yalnızca temenni açıklamalarıyla değil, üreticiyi bahçede tutan, Giresun kalite fındığı ayrı değer olarak gören, FİSKOBİRLİK ve kooperatifleri yeniden güçlendiren, destek ve sigorta sistemini yeni risklere göre düzenleyen, Türkiye’nin kendi sürdürülebilirlik standardını kuran bütünlüklü bir ulusal fındık politikasıyla açılabilir.

Kooperatiflerde dijital dönem... KOOPBİS 26 Nisan’da tam kapasite devrede Haber

Kooperatiflerde dijital dönem... KOOPBİS 26 Nisan’da tam kapasite devrede

Ticaret Bakanlığı, kooperatiflerin dijital dönüşüm süreci kapsamında hazırlanan Kooperatif Bilgi Sistemi'nin (KOOPBİS), 26 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tam anlamıyla yürürlüğe gireceğini bildirdi. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, kooperatiflerin daha şeffaf, verimli ve etkin bir yapıya dönüştürülmesine yönelik sürdürülen dijitalleşme çalışmalarında kritik bir noktaya ulaşıldığını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 2021 yılında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda gerçekleştirilen düzenlemelerle hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi'nin (KOOPBİS), 26 Nisan 2026'dan itibaren tam kapasiteyle çalışacağı belirtildi. Söz konusu sistem için tanınan veri giriş süresinin bu tarihte tamamlanacağı ve KOOPBİS'in bu noktadan itibaren etkin bir şekilde kullanılmaya başlanacağı kaydedildi. Sistemle beraber kooperatif ortaklarının, e-Devlet entegrasyonu aracılığıyla üyesi oldukları kooperatiflerle ilgili verilere hızlıca ulaşabileceği aktarıldı. Ayrıca ortakların, genel kurul toplantıları öncesinde kooperatiflerin mali tabloları hakkında daha şeffaf ve doğru bilgilere erişebileceği, böylece bilgi edinme haklarını daha verimli kullanabilecekleri vurgulandı. Kooperatif yönetimleri tarafında ise ortak kayıtları, mali tablolar ve faaliyet raporlarının dijital arşivde tutulacağı, geçmişe dönük işlemlerin kolayca takip edilebileceği ve genel kurul süreçlerinin daha sistematik yürütülebileceği bildirildi. Hazirun listelerinin de sistem üzerinden hatasız ve eksiksiz şekilde hazırlanabileceği ifade edildi. Yapılan açıklamada ek olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sorumluluğundaki kooperatiflerin de sisteme eklenmesiyle, Türkiye genelinde kooperatifçilik faaliyetlerine dair daha sağlıklı verilerin toplanabileceği belirtildi. Ticaret Bakanlığı, KOOPBİS sayesinde dijitalleşmenin hız kazanacağını, toplanan veriler ışığında yeni destek ve politikaların üretilebileceğini belirterek, uygulamanın kooperatiflere ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.