Hava Durumu

#Kömür

giresunsonhaber - Kömür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kömür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÖMÜR, FOSİL YAKITLAR VE NÜKLEER TARTIŞMASI BÜYÜYOR Haber

KÖMÜR, FOSİL YAKITLAR VE NÜKLEER TARTIŞMASI BÜYÜYOR

COP31 ÖNCESİ İKLİM GÜNDEMİ SERTLEŞTİ: KÖMÜR, FOSİL YAKITLAR VE NÜKLEER TARTIŞMASI BÜYÜYOR İklim Ağı’nın Türkiye’ye COP31 öncesi yaptığı “kömürü zirvede bırak” çağrısı, Alpu Termik Santralı kararında çıkan yeni hukuk zaferi, nükleer enerjiye yönelik eleştiriler ve iklim risklerine dair küresel hazırlıksızlık uyarısı, iklim gündemini yeniden sertleştirdi. Yeşil dönüşüm tartışmaları artık yalnızca çevre değil, doğrudan enerji, tarım ve kalkınma politikalarının merkezine yerleşmiş durumda. Türkiye ve dünyada iklim politikalarına ilişkin tartışmalar, son günlerde peş peşe gelen açıklamalar, yargı kararları ve bilimsel uyarılarla yeniden hız kazandı. Özellikle Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği ve başkanlığı sürecine ilişkin yapılan değerlendirmeler, ülkenin iklim politikasında nasıl bir yol haritası izleyeceği sorusunu daha görünür hale getirdi. İklim alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin COP31 sürecinde yalnızca teknik bir ev sahibi değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi yön belirleyici olması gerektiğini vurguladı. Ağ temsilcileri, Türkiye’nin iklim zirvesine liderlik edecekse bunu önce kendi enerji politikalarında göstermesi gerektiğini belirterek, emisyon azaltımının en kritik adımının adil enerji geçişi çerçevesinde kömürden çıkış iradesi olduğunu ifade etti. İklim Ağı’na göre Türkiye’nin COP31’de üstleneceği rol, yalnızca diplomatik bir organizasyon başarısıyla sınırlı kalmamalı. Katılımcı ve demokratik iklim yönetişimi, iklim adaleti, fosil yakıtlardan çıkışta net siyasi irade ve süreçte şeffaflık ile hesap verebilirlik ilkeleri, Türkiye’nin bu dönemde ortaya koyması beklenen temel başlıklar arasında gösterildi. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in, bu yönüyle yalnızca bir zirve değil, fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda somut yol haritalarının tartışılacağı kritik bir dönüm noktası olması bekleniyor. Türkiye’nin başkanlık ve ev sahipliği rolünü üstleneceği, Avustralya’nın ise müzakereleri yöneteceği bu modelin COP tarihinde ilk kez uygulanacak olması da zirveye ayrı bir önem kazandırıyor. İklim gündemindeki bir diğer dikkat çekici gelişme ise Eskişehir’deki Alpu Termik Santralı projesine ilişkin yargı sürecinde yaşandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı davada Bursa Bölge İdare Mahkemesi, verimli tarım arazilerinin enerji üretim alanı olarak kullanılmasına izin veren işlemleri iptal etti. Karar, yalnızca bir enerji yatırımı tartışması olarak değil, tarım alanlarının korunması ve kamu yararı açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Öte yandan Türkiye’nin nükleer enerji hedefleri de yeniden tartışma konusu oldu. Elektrik üretiminde nükleerin payını artırmayı planlayan Türkiye, 2050’ye kadar 20 GW nükleer kapasite hedefliyor. Ancak nükleer politika uzmanı Dr. M. V. Ramana, nükleer enerjinin yüksek maliyetler ve uzun inşaat süreleri nedeniyle iklim krizine gerçekçi bir çözüm sunmadığını savundu. Ramana, özellikle son yıllarda öne çıkarılan Küçük Modüler Reaktörler için dile getirilen daha ucuz, daha hızlı ve daha güvenli olacağı yönündeki iddiaların somut verilerle desteklenmediğini belirtti. Bilim dünyasından gelen son uyarılar da tabloyu ağırlaştırdı. Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada uzmanlar, dünya genelinde iklim değişikliğinin doğuracağı riskleri yetkili ve güncel biçimde ortaya koyan, uluslararası düzeyde koordine edilmiş zorunlu bir küresel risk değerlendirmesinin hâlâ bulunmadığına dikkat çekti. Araştırmacılar, bu eksikliğin hükümetlerin tehdidin gerçek boyutunu küçümsemesine, kaynakları yanlış önceliklendirmesine ve yetersiz önleyici politikalar geliştirmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir başlık olmadığı bir kez daha ortaya çıkıyor. Enerji yatırımlarından tarım arazilerine, uluslararası diplomasiden yerel hukuk mücadelelerine kadar uzanan bu geniş alanda, Türkiye’nin COP31 öncesi vereceği mesajların hem içeride hem dışarıda dikkatle izleneceği görülüyor.

İklim Endeksi Yayınlandı:  Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor Haber

İklim Endeksi Yayınlandı: Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor

Germanwatch, NewClimate Institute ve Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN International), İklim Değişikliği Performans Endeksi'nin (Climate Change Performance Index - CCPI 2026) 21. sayısını yayımladı. Paris İklim Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçti; ilerleme net bir şekilde gözlemleniyor. Küresel kişi başına emisyonlar düşüş eğiliminde, yenilenebilir enerji hızla yaygınlaşıyor ve 100'den fazla ülkenin net sıfır emisyon hedefi bulunmakta ancak Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerine erişmek için dönüşüm hızı halen yetersiz. CAN International, Germanwatch ve NewClimate Enstitüsü'nün bugün paylaştığı İklim Değişikliği Performans Endeksi (Climate Change Performance Index - CCPI), bu çelişkili manzarayı yansıtıyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, endeksin en üst üç basamağı boş bırakıldı. Ülkelerin, 1,5 derece sıcaklık sınırını aşmamak için iklim çabalarını hızlandırmaları gerekiyor. Danimarka, 4. sıradaki yeriyle listenin başında yer almaya devam ediyor. İklim politikalarında lider olan Danimarka, yenilenebilir enerji kategorisinde yüksek puan alan üç ülke arasında ve deniz aşırı enerji yatırımlarında öncü konumda. Danimarka'yı, geçmiş yıla kıyasla bir sıra yükselerek 5. sıraya yerleşen Birleşik Krallık takip etmekte. Geçen yıl kömür kullanımını tamamen sonlandıran Birleşik Krallık, yıllardır sürdürülen iklim politikası çabalarının sonuçlarını almayı başardı. Ancak, yenilenebilir enerji konusundaki "düşük" performansı göz önüne alındığında hala eksiklikler bulunmaktadır. Fas (6. sırada), yenilenebilir enerjinin haricinde tüm kategorilerde "iyi" performans gösteriyor. Ülkede kişi başına düşen emisyonlar düşük seviyede. Kolektif taşımaya büyük yatırımlar yapan ülke, 2035 için açıkladığı yeni iklim hedefiyle dikkat çekiyor. CCPI raporunun derleyicilerinden Niklas Höhne (NewClimate Institute) şunları belirtti: "Genel anlamda iklim değişikliğiyle mücadelede çok iyi performans sergileyen bir ülke henüz yok, ancak bazı alanlarda iddialı performans gösteren öncüler mevcut. Örneğin Pakistan, kişi başına çok düşük emisyon rakamları sayesinde dikkat çeken bir oyuncu. Daha önceki yıllarda olduğu gibi, Norveç, Danimarka ve İsveç yenilenebilir enerji konusunda standartları belirlemeye devam ediyor." Öte yandan, sıralamada zayıf performans sergileyen ülkeler de mevcut. Endekste son üçte yer alan ülkeler Suudi Arabistan (67. sırada), İran (66. sırada) ve ABD (65. sırada). Germanwatch’tan Thea Uhlich, "ABD özellikle kayda değer bir düşüş yaşadı ve genel sıralamada Rusya’nın hemen arkasında sondan üçüncü sıraya geriledi. En büyük petrol ve gaz üreticisi olan bu ülkeler adeta birbirleriyle yarışmakta; fosil yakıtları iş modeli olarak sürdürüyorlar. Bu da geleceğin ekonomisinde fırsatları kaçırdıkları anlamına geliyor" dedi. AB'si Yetersiz AB bakımından endeks değerlendirmesi yapan Avrupa İklim Eylem Ağı’nın İklim Politikaları Direktörü Sven Hareling ise şöyle dedi: "Avrupa Birliği'nin bu yılki İklim Değişikliği Performans Endeksi'nde 3 sıra birden gerilemesi açık bir uyarı. Avrupa'daki bazı siyasi grupların, AB'nin 2030 emisyon azaltım hedeflerine nasıl ulaşılacağına dair net bir strateji ortaya koymadan mevcut iklim ve çevre düzenlemelerini zayıflatmaya yönelik ideolojik ve yanlış yönlendirilmiş çabaları, insanların iklim krizine karşı dayanıklılığını tehdit ediyor. Bu tutum, toplumsal açıdan adaletli bir iklim aksiyonunun geciktiği bir dönemde belirsizliğe ve yatırım ortamının zarar görmesine neden oluyor. AB'nin kararını geç onaylaması nedeniyle, CCPI analizi 2040 için belirlenen yüzde 90 net emisyon azaltım hedefine ilişkin anlaşmaları dikkate almıyor; ancak bu hedefteki önemli eksiklikler sebebiyle, bunun gelecekteki sıralamalarda ne ifade edeceği halen belirsizliğini koruyor" dedi. Türkiye'nn Durumu Değişmiyor Türkiye'nin performansını değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz: "Türkiye, CCPI'da bir değişiklik göstermiyor. On yıldır endeksteki yeri "düşük" veya "çok düşük" performans gösteren ülke grupları içinde yer alıyor. Bu yıl 52. sıradaki Türkiye, sera gazı emisyonları ve enerji kullanımı kategorilerinde "düşük", iklim politikası kategorisinde "çok düşük" performans gösteriyor. Potansiyeline rağmen yenilenebilir enerji kategorisinde bile "orta" düzeyde performans sergiliyor. Bu sıralama şaşırtıcı değil çünkü 2035'e kadar emisyonlarını artırmayı öngördüğü bir iklim hedefi sundu ve kömürlü termik santrallere devlet teşviği sağlamayı planlıyor" dedi. G20 Ülkeleri: Sadece 1 Ülke 'İyi', 10 Ülke 'Çok Zayıf' "Dünya genelinde yenilenebilir enerji ve elektrifikasyon konusunda olumlu bir eğilim mevcut. Ancak büyük emisyon kaynağı olan G20 ülkeleri arasında kaygı verici bir tablo görünüyor: yalnızca 1 ülke "yüksek" performans gösteren grupta yer alıyor, 10 ülke ise "çok düşük" kategorisinde." dedi Germanwatch'tan Thea Uhlich. G20 ülkeleri, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75'inden sorumlu olmalarına karşın, sıralamada sadece bir G20 ülkesi, Birleşik Krallık, "yüksek" puan alıyor. Endişe verici olan ise, on G20 ülkesinin hala "çok düşük" (Türkiye, Çin, Avustralya, Japonya, Arjantin, Kanada, Kore, Rusya, ABD, Suudi Arabistan) kategorisinde yer alması; Güney Afrika, Endonezya ve İtalya ise düşük kategoride sınıflandırılıyor. En büyük emisyon kaynaklarından biri olan Çin (54. sırada), bir basamak yükseldi. İlk "elektro-devlet" olma yolundaki gelişmelere rağmen, hala çok düşük puan alıyor. Çin, yalnızca iklim politikası alanında "yüksek" performans sergiliyor. 2025'in ilk çeyreğinde Çin'in emisyonlarının düşüş göstermesi, emisyonlarının zirveye ulaştığına dair bir işaret olabilir. Ülkede elektrikli araç, batarya ve yenilenebilir enerji konularında önemli bir büyüme gerçekleşmesine ve nispeten iddialı bir iklim hedefi açıklamasına rağmen fosil yakıt üretimini de artırıyor. Çin için belirleyici faktör, yenilenebilir enerji ve e-mobilitenin fosil yakıtlardan çıkış ile birlikte ilerlemesi. En büyük emisyon kaynaklarından biri olan Hindistan (23. sırada), bu yılki sıralamada en fazla gerileyen ülkelerden biri olarak "orta" düzeyde performans kategorisine girdi. CCPI raporunun yazarı Jan Burck (Germanwatch): "Sıralamadaki düşüş, çeşitli faktörlerin kombinasyonundan kaynaklanıyor. Hindistan, son yıllarda emisyonların sürekli artması nedeniyle emisyon eğilimleri açısından alt sıralarda bulunuyor. Aynı zamanda, enerji tüketimi de yükseliyor. Hindistan, kömür kullanımını aşamalı olarak sonlandırma planı veya somut bir sonlandırma tarihi olmadığı için iklim politikasında da düşüşte. Yeni kömür santrallerinin inşasını durdurur ve yenilenebilir enerji yatırımlarında olumlu görünümü sürdürürse, Hindistan gelecek yıl daha iyi bir sıralama elde edebilir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.