Hava Durumu

#Kolonoskopi

Giresun Sonhaber - Kolonoskopi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kolonoskopi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kolon kanserinde erken tanı ve düzenli takip önem taşıyor Haber

Kolon kanserinde erken tanı ve düzenli takip önem taşıyor

Kolon kanseri genel olarak ileri yaş gruplarında görülen bir hastalık şeklinde bilinse de son dönemlerde 50 yaş altındaki bireylerde rastlanma oranı yükseliyor. Yaşanan bu artış, düzenli taramaların ve erken teşhisin kritik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. İSTANBUL (İGFA) - Kalın bağırsağın iç tabakasındaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan kolon kanserinde yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsünün yanı sıra yaşam tarzı faktörleri de risk oluşturuyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Abdulcabbar Kartal; aşırı kırmızı et ve işlenmiş et tüketimi, obezite, fiziksel hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımının riskleri artırabileceğine dikkat çekti. BELİRTİLER UZUN SÜRE ORTAYA ÇIKMAYABİLİR Kolon kanserinin başlangıç evrelerinde hiçbir şikayete yol açmadan ilerleyebileceğini belirten Kartal; dışkıda kan izlenmesi, bağırsak düzeninde meydana gelen ve süreklilik gösteren değişiklikler, nedeni bilinmeyen kilo kaybı, karın ağrısı ve açıklanamayan demir eksikliği anemisine karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Söz konusu belirtilerin her zaman kanserle ilişkili olmadığını hatırlatan Kartal, özellikle dışkıda kan görülmesi veya şikayetlerin devam etmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulmasını tavsiye etti. KOLONOSKOPİ POLİPLERİ KANSERE DÖNÜŞMEDEN SAPTAYABİLİYOR Kolon kanserlerinin büyük bir kısmının polip adı verilen yapılardan gelişebildiğini kaydeden Kartal, bazı poliplerin zamanla kansere evrilebildiğini söyledi. Kolonoskopi yöntemiyle bu oluşumların erkenden tespit edilip işlem sırasında alınabildiğini belirten Kartal, bu uygulamanın hem koruma hem de erken tanı açısından hayati olduğunu vurguladı. Uygun vakalarda tarama amaçlı olarak dışkı DNA testleri ve dışkıda gizli kan testlerinin kullanılabildiğini aktaran Kartal, ancak bu yöntemlerin kolonoskopinin yerini tutmadığını belirtti. Test sonuçlarının pozitif çıkması durumunda kolonoskopi yapılması gerektiğini, belirti yaşayan kişilerin ise sadece tarama testleriyle yetinmemesi gerektiğini hatırlattı. TEDAVİ, HASTAYA GÖRE PLANLANIYOR Tedavi sürecinin tümörün konumu, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre şekillendiğini ifade eden Kartal, erken evrelerde temel yöntemin genellikle cerrahi olduğunu, bazı vakalarda ameliyat sonrası kemoterapinin gerekebileceğini belirtti. İleri evrelerde ise cerrahi müdahalenin ve ilaç tedavilerinin diğer yöntemlerle kombine edilebildiğini söyledi. Kartal, uygun hastalarda robotik veya kapalı cerrahi yöntemlerin daha küçük kesilerle operasyon imkanı sunduğunu; bunun da ameliyat sonrası ağrıyı azalttığını, hastanede yatış süresini kısalttığını ve günlük yaşama dönüşü hızlandırdığını belirtti. Ancak tedavi yönteminin her hasta için kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. MOLEKÜLER TESTLER TEDAVİ SEÇİMİNE KATKI SAĞLAYABİLİYOR Tümörün genetik ve hücresel yapısının incelenmesinin tedavi planlamasında ön plana çıktığını belirten Kartal, uygun moleküler özelliklere sahip tümörlerde immünoterapi veya hedefe yönelik ilaçların değerlendirilebildiğini aktardı. Bu tedavilerin her hastaya uygulanmadığını vurgulayan Kartal, moleküler testlerin bilhassa ileri evrelerde tedavi seçiminde yol gösterici olabildiğini söyledi. Tedavi sonrası düzenli kontrollerin önemine değinen Kartal; kan testleri, muayene, görüntüleme teknikleri ve gerekli durumlarda kolonoskopinin kullanıldığını belirtti. Kanda tümör DNA parçalarının araştırıldığı likit biyopsinin bazı hastalarda nüks riskine dair bilgi verebildiğini, ancak henüz tüm hastalar için standart bir takip yöntemi olmadığını ifade etti. Kartal, bu tür test sonuçlarının hastanın klinik tablosu ve diğer bulgularla birlikte analiz edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Dünyada Yılda 2 Milyon Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor Haber

Dünyada Yılda 2 Milyon Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor

Kolorektal kanser, küresel çapta en yaygın kanser türlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon yeni vaka görülürken, ülkemizde yılda yaklaşık 22 bin kişi bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Bu rakamlar, hastalığın özellikle 50 yaş üstü bireyleri etkilediğini gösterse de, 50 yaş altı genç yetişkinlerde de vaka sayısında belirgin bir artış görülüyor. Ülkemizde özellikle Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da hayat kaybı oranlarında artış gözleniyor. Kolon kanseri erken evrede tespit edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir olmasına rağmen, geç teşhis durumunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile kolorektal kanser riski %30-50 oranında azaltabiliyor ve erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı %90'ın üzerine çıkabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, kolon kanserinin nedenleri, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi. 50 yaş üstü kişilerin özellikle dikkat etmesi gerekiyor Kolorektal kanser, kalın bağırsak ve rektum hücrelerinin kontrolsüz büyümesiyle oluşur ve genellikle poliplerin zamanla kansere dönüşmesiyle başlar. Kesin nedeni tam bilinmese de, risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, ileri yaş (özellikle 50 yaş üstü), sağlıksız beslenme, obezite, sigara ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn veya ülseratif kolit gibi) yer alır. Bu faktörler hücrelerde genetik değişikliklere yol açarak kanser gelişimini tetikleyebilir. Bu belirtileri görmezden gelmeyin Kolon kanserinin belirtileri genellikle erken evrede belirgin olmayabilir ve kişiden kişiye değişebilir, ancak yaygın olan belirtiler aşağıdaki gibidir; Dışkıda kan görülmesiBağırsak alışkanlıklarında değişiklik (ishal, kabızlık veya dışkı şeklinde incelme)Karın ağrısı veya kramplarAçıklanamayan kilo kaybıYorgunluk ve halsizlik Bu belirtiler fark edildiğinde doktora başvurmak önemlidir, çünkü erken tanı tedavi şansını artırır. Kolon kanserinden korunmak için bunlara dikkat edin; Kolorektal kanser büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Aşağıdaki maddeleri uygulayarak riskinizi önemli oranda azaltabilirsiniz: Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin: Meyve, sebze ve tam tahıllar açısından zengin bir diyet uygulayın. Kırmızı et ve işlenmiş et tüketimini sınırlayın. Lifli gıdalar bağırsak sağlığını korur ve kanser riskini düşürür. Sigara ve alkolü bırakın: Sigara içmek kolorektal kanser riskini artırır. Alkol tüketimini minimuma indirin veya tamamen bırakın, çünkü bu maddeler bağırsak hücrelerine zarar verir. Kilonuzu kontrol altında tutun: Fazla kilolar, özellikle karın bölgesindeki yağlanma, kanser riskini yükseltir. İdeal kilonuza ulaşmak için dengeli beslenme ve hareketli bir yaşamı tercih edin. Düzenli egzersiz yapın: Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz bağırsak hareketlerini düzenler ve kanser riskini azaltır. Her gün 30 dakika yürümek bile faydalı olabilir. Tarama testlerini ihmal etmeyin: 45-50 yaşından itibaren düzenli kolonoskopi yaptırın. Erken evrede polip tespiti, kanserin önlenmesini sağlar. Aile öyküsü varsa daha erken başlayın. Su tüketimini artırın ve kabızlıktan kaçının: Bol su içmek ve düzenli tuvalet alışkanlığı edinmek bağırsak sağlığını korur. Kabızlık, uzun vadede risk yaratabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Haber

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Farkındalık, tarama ve sağlıklı yaşam vurgusu: “Kanser erken yakalanabilir, durdurulabilir ve iyileştirilebilir.” Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı ve önlenebilir ölümlerin azaltılmasını hedefleyen küresel bir dayanışma çağrısı olarak öne çıkıyor. Uluslararası kampanyanın 2025–2027 dönemi teması olan “Benzersiz Birlik”, kanserle mücadelede her bireyin farklılığıyla güçlü bir bütünün parçası olduğunu vurguluyor. Amaç, yalnızca bir gün süren bir hatırlatma değil; kalıcı bilinç, davranış değişikliği ve düzenli sağlık kontrolleriyle sürdürülen bir mücadele kültürü oluşturmak. Uzmanlar, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şikâyetlerin her zaman kanser anlamına gelmeyebileceğini ancak belirtilerin asla hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Erken evrede teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının belirgin şekilde arttığına dikkat çekiliyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de kanser, ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. En sık görülen kanser türleri ise akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserleri olarak sıralanıyor. Risk Faktörlerine Dikkat Uzmanlar, kanser gelişiminde yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Kaçınılması gereken başlıca risk faktörleri şöyle sıralanıyor: Sigara ve diğer tütün ürünleri kullanımı Obezite Aşırı alkol tüketimi Yetersiz meyve ve sebze tüketimi HPV başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar Hepatit ve diğer kanserojen enfeksiyonlara maruziyet Hava kirliliği İyonize radyasyona maruz kalma Bu faktörlerin kontrol altına alınmasının, birçok kanser türünün önlenmesinde kritik rol oynadığı ifade ediliyor. Ücretsiz Tarama Programları Hayat Kurtarıyor Kanserin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken sağlık otoriteleri, vatandaşları düzenli tarama programlarına katılmaya davet ediyor. Türkiye’de yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında: Meme Kanseri Tarama Programı Ayda bir kendi kendine meme muayenesi konusunda danışmanlık Yılda bir klinik meme muayenesi 40–69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Tarama Programı 30–65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi Kolorektal Kanser Tarama Programı 50–70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi 50–70 yaş arasında on yılda bir kolonoskopi Bu taramalar; KETEM’ler, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılıyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Melek Çağlayan, kanserle mücadelede en güçlü silahın erken tanı olduğunun altını çizerek, bireylerin düzenli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Toplum genelinde bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte, kanser kaynaklı kayıpların azaltılabileceği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.