Hava Durumu

#Kolesterol

giresunsonhaber - Kolesterol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kolesterol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli Haber

Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli

Kurban Bayramı öncesinde sağlıklı tüketim alışkanlıkları, porsiyon kontrolü ve dengeli beslenmeye dair kritik uyarılarda bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni Buse Haldız, "Yeni kesilen etin vakit kaybetmeden tüketilmesi sindirim sorunlarına sebebiyet verebilir. Bu nedenle etin buzdolabında 12 ile 24 saat arasında dinlendirilmesi önem arz ediyor" şeklinde konuştu. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırmak amacıyla Anne Şehir Merkezleri vasıtasıyla vatandaşlara destek vermeyi sürdürüyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çatısı altında faaliyet gösteren Anne Şehir Merkezleri’nde görevli diyetisyen Buse Haldız, Kurban Bayramı süresince artış gösteren et ve tatlı tüketimi karşısında, tüketim miktarları ve öğünlerin dengelenmesi konusunda vatandaşlara tavsiyelerde bulundu. Diyetisyen Haldız, “Yeni kesilen etin hemen yenilmesi sindirim sisteminde problemlere yol açabilir. Kesimden sonraki kas sertliği nedeniyle oluşabilecek bu durum; mide rahatsızlıkları, şişkinlik ve hazımsızlığa neden olabilir. En sağlıklı yaklaşım, etin buzdolabında 12 ila 24 saat boyunca dinlendirilmesidir. Bu sayede et hem yumuşar hem de daha kolay sindirilir” dedi. KAVURMA TÜKETİMİNE DİKKAT Bayram sabahlarının klasiği olan kavurmanın ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Haldız, küçük porsiyonların seçilmesini tavsiye etti. Kavurmanın yanına roka, maydanoz, salatalık ve domates gibi sebzelerin eklenmesinin sindirimi kolaylaştırdığını belirten Haldız, gün içindeki diğer öğünlerin daha hafif geçirilmesinin önemine dikkat çekti. Kalp-damar hastalığı, hipertansiyon ve diyabet hastalarının bayram sürecinde beslenmelerine daha çok özen göstermeleri gerektiğini hatırlatan Haldız; özellikle şerbetli tatlılar, aşırı tuz ve et tüketiminden uzak durulması gerektiğini belirtti. Şeker hastalarının öğünlerini aksatmaması gerektiğini ifade eden Haldız, tansiyon hastaları için ise az tuzlu pişirme tekniklerinin uygulanmasını önerdi. Bayram boyunca yaşlıların ve çocukların beslenme konusunda daha hassas olduğunu kaydeden Haldız, çocuklarda aşırı şeker kullanımının kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Yaşlılarda ise kan şekeri dalgalanmaları, tansiyon yükselmesi ve hazımsızlığın sık yaşandığını belirterek, ağır ve yağlı gıdalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. EN SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMLERİNİ AÇIKLADI Et pişirme teknikleri üzerine de bilgi paylaşan Haldız, “En sağlıklı yöntem haşlamadır. Etin kendi suyunda pişmesi sağlanır, ek yağ gerektirmez ve sindirimi oldukça kolaydır. Bunu fırınlama ve ızgara yöntemleri takip eder. Kızartma ve yüksek ısıda yağda pişirme ise kaçınılması gereken yöntemlerdir” diyerek vatandaşlara sindirim dostu öneriler sundu. Kurban Bayramı ile birlikte kırmızı et tüketiminin yoğunlaştığını anımsatan Haldız, “Etin yanında lifli gıdaların ve sebzelerin tüketilmesi genel sağlık ve sindirim sistemi için büyük önem taşır. Özellikle kırmızı etin arttığı bu dönemlerde öğünlerin mutlaka sebzelerle desteklenmesi gerekir. Lifli besinler kolesterol dengesine yardımcı olur, midenin boşalma süresini yavaşlatır ve daha uzun süre tokluk hissi sağlar” dedi.

Sağlıklı Bayramın Anahtarı Dengeli Et Tüketimi Haber

Sağlıklı Bayramın Anahtarı Dengeli Et Tüketimi

Kırmızı et kuşkusuz kaliteli bir protein kaynağı ve demir, çinko, B12 vitamini açısından da değerli bir besin. Ancak kontrolüne dikkat edilmeden tüketildiğinde kronik hastalık riskini de artırabiliyor. Bu nedenle bayram sürecinde doğru saklama, pişirme ve dengeli tüketim alışkanlıkları bir kat daha fazla önem taşıyor Özellikle kalp ve damar hastaları, hipertansiyonu olanlar, diyabet hastaları, kolesterol sorunu yaşayanlar, böbrek hastaları, gut hastaları ve sindirim sistemi hassasiyeti olanlar, et tüketimi açısından en riskli hasta grupları. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bayram süresince de sürdürülmesinin, sindirim sistemi sağlığını desteklediğini ve genel yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağladığını belirten İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Aksoy, sağlıklı bir bayram için 5 öneri paylaştı. 1- Acele Etmeyin! Kesim sonrası kurban etini hemen tüketmeyin. Kesimden sonra etin 12-24 saat aralığında buzdolabında dinlendirilmesi gerekiyor. Dinlendirildikten sonra tüketilen etler sindirimi daha olumlu etkiler. 2- Doğru Saklayın, Güvenle Tüketin Etleri büyük parçalar halinde değil, tek kullanımlık porsiyonlar şeklinde saklayın. Çözünen eti tekrar dondurmayın. Buzdolabında kısa süreli saklanacak etler 0–4°C arasında muhafaza edilmeli, daha uzun süre için derin dondurucu tercih edilmelidir. Çiğ etin; sebze, meyve ve diğer hazır gıdalarla temas etmesinden kaçının. 3- Sağlığınız Lezzetten Daha Önemli Et tüketiminde en sık yapılan hatalardan biri de etlerin fazla yağ içinde yüksek ateşte pişirilmesidir. Oysa et pişirme şekli sadece lezzet değil, sağlık açısından da önemli bir husus. Kızartma ve yağda kavurma yerine ızgara, haşlama ve fırınlama gibi sağlıklı yöntemleri tercih edin. Kuyruk yağı, iç yağ gibi ekstra yağ eklemeyin. 4- Tadında Bırakın, Güzel Pişsin Yeter Eti ızgarada veya mangalda pişiriyorsanız, et ile ateş arasında en az en az 15-20 cm’lik bir mesafeyi gözetin. Sık sık çevirerek kömürleşme olmadan pişirip tüketin. 5- Sağlıklı Alışkanlıklarınızı Koruyun Bayram boyunca sağlıklı ve dengeli beslenmeyi koruyabilmek için öğün atlamayın, günlük su tüketiminizi artırın, sebze ve lif tüketimine dikkat edin. Tatlı tüketiminde porsiyon kontrolünüze özen gösterin. Mümkünse şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli gibi hafif tatlılar tercih edin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayramda Et Tüketimi Günde 150-200 Gramı Aşmamalı Haber

Bayramda Et Tüketimi Günde 150-200 Gramı Aşmamalı

Kurban Bayramı süreci, beslenme alışkanlıklarının kısa süreliğine değiştiği, özellikle kırmızı et ve tatlı tüketiminin belirgin şekilde yükseldiği bir dönem. Bu süreçte dengeli beslenmenin kritik olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Artış gösteren et tüketimi sindirim sistemini zorlayabilir. Bu sebeple porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve öğünleri planlı şekilde oluşturmak gerekiyor” şeklinde konuştu. Protein, demir, çinko, selenyum ile B1, B6, B12 ve D vitamini bakımından zengin olan kırmızı et, vücut için oldukça değerli bir besin kaynağı. Ancak tüm bu faydalara rağmen tüketim miktarının kritik olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Kolesterol ve doymuş yağ oranı dikkate alındığında, herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişilerin günlük kırmızı et tüketimi 150-200 gramı geçmemeli” dedi. Etin tüketim miktarının yanı sıra hazırlanma ve tüketim biçiminin de büyük önem taşıdığını ifade eden Örnek, “Yeni kesilen etlerin dinlendirilmeden, özellikle de kahvaltıda tüketilmesinin sindirim açısından uygun olmadığını söyleyebilirim. Ayrıca etin sebzelerle beraber tercih edilmesi; demir, çinko ve magnezyum emilimini artırır. Dengeli bir tabak için öğünün yarısı sebze veya salatadan, geri kalan yarısı ise et ve tahıl grubundan meydana gelmelidir” ifadelerini kullandı. Dinlendirilmeden tüketilen et hazımsızlık yapabilir Etin kesimin hemen ardından pişirilip yenmesinin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini hatırlatan Örnek, “Bu yöntemle tüketilen etler; şişkinlik, hazımsızlık, ishal ya da kabızlık gibi sorunlarla sonuçlanabilir. Etin daha lezzetli, yumuşak ve sindirilebilir olması için güneş görmeyen serin bir ortamda (7-15°C) 3-4 saat dinlendirilmesi şarttır. Ardından 4°C’deki buzdolabında yaklaşık 24 saat bekletilerek ideal yapıya kavuşması sağlanır. Ayrıca pişirme aşamasında kuyruk yağı gibi ekstra yağların kullanımından kaçınılmalıdır” uyarısında bulundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, Kurban Bayramı için sağlıklı iki farklı tarif paylaştı: Kavurma tarifi: Kuşbaşı doğranmış etleri tencereye aldığınızda başlangıç aşamasında baharat ve tuz eklememenizi tavsiye ederim. Öncelikle dışarıdan yağ ilave etmeden, kendi yağında birkaç dakika kavurup ardından kısık ateşte kendi suyunda yavaşça pişmeye bırakın. Pişirme işlemi sona yaklaşırken az miktarda tuz ekleyip servis anında kekik ilave edebilirsiniz. Tatlı tarifi: Sağlıklı bir tatlı alternatifi olarak, dilimleyip dondurduğunuz olgun muzları rondodan geçirebilirsiniz. Kremsi bir yapıya ulaştığında doğal bir dondurma elde etmiş olacaksınız. Arzu ederseniz lezzetini artırmak için fıstık ezmesi veya kakao ekleyebilirsiniz. Sunum sırasında üzerine ceviz parçaları ve meyveler ilave edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Soğuklarda cilt kuruluğuna karşı 10 tavsiye Haber

Soğuklarda cilt kuruluğuna karşı 10 tavsiye

Soğuk hava, rüzgâr ve kapalı yerlerde artan ısıyla birlikte, kış aylarında cilt kuruluğu hemen hemen herkes için ortak bir sorun haline geliyor. Buna ek olarak, günlük alışkanlıklar ve cilt bakımındaki hatalar gerginlik, pullanma ve hassasiyeti artırabiliyor. İşte, soğukta cilt kuruluğuna karşı uygulanabilecek 10 öneri... İSTANBUL (İGFA) - Kış aylarında bazı bakım ve temizlik alışkanlıklarının cilt bariyerini daha da zayıflattığını belirten Deri Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Aşkın, sıcak ve uzun süren duşların cildin doğal yağını azalttığını, sık sabun kullanımının ise cilt bariyerini bozabileceğini dile getirdi. Alkol, parfüm ve köpüren temizleyicilerin cildi kuruttuğunu belirten Doç. Dr. Aşkın, "Fazla peeling veya asit ve retinoid kullanmak, düzenli nemlendirici kullanmamak, güneş kremini ihmal etmek, elleri yıkadıktan sonra krem sürmemek ve rüzgârlı havalarda dudakları yalamak, kışın en sık yapılan cilt bakım hataları arasında yer alıyor" diye konuştu. Soğuk havalara bağlı cilt kuruluğunu daha sık yaşadığını bildiren Uzm. Doç. Dr. Aşkın, gerginlik, pullanma, mat bir görünüm, hafif kızarıklık ve kaşıntıyla kendini gösteren cilt kuruluğunun ilerleyerek; tahriş, egzama alevlenmeleri ve ellerde derin çatlaklara neden olabileceğini ifade etti. Yeterince su tüketimi ve güneş kremi kullanmanın önemine değinen Aşkın, "Yetersiz su alımı ve fazla kafein tüketimi birleştiğinde, dehidrasyon riski artar" dedi. Deri Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Aşkın, soğuk hava koşullarında cilt sağlığını korumaya yönelik pratik önerilerini şöyle paylaştı: Duş alırken suyun ılık olmasına dikkat edin, duş süresini 10 dakika ile sınırlayın ve çok sıcak su kullanmaktan kaçının. Cildi korumak için sabon içermeyen, yumuşak temizleyiciler tercih edin. Syndet formüller bu açıdan daha avantajlı olabilir. Duştan sonra nemlendirici uygulamasını geciktirmeyin. Cilt hala nemliyken yani ilk 3 dakika içinde krem sürmeye özen gösterin. Cilt bariyerini güçlendirmek adına seramid, kolesterol, yağ asidi, skualan ve hyaluronik asit içeren ürünleri bakım rutininize dahil edin. Evdeki kuru havayı dengelemek için nemlendirici cihazlar kullanın veya kaloriferlerin yanına su kapları yerleştirin. Kışın da UVA ışınlarının etkili olduğunu unutmamak ve güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmemek önemli. Her yıkamadan sonra mutlaka ellerinizi nemlendirin, dudaklar için ise koruyucu ve yoğun bir balm kullanın. Soğuk ve rüzgârlı havalarda cildi korumak için özellikle yüzü örtmeye çalışın. Gün içerisinde yeterli miktarda su için ve omega-3 yönünden zengin besinlerle cilt bariyerini destekleyin. Sert lifler, kese ve peeling gibi ürünleri sık kullanmaktan kaçının; bu tür uygulamalar cilt bariyerini zayıflatabilir ve kuruluğu artırabilir.

Kraliçe Arıyı Uzun Yaşatan Arı Sütü, İnsanlar için de Sağlık Kalkanı Haber

Kraliçe Arıyı Uzun Yaşatan Arı Sütü, İnsanlar için de Sağlık Kalkanı

Fitoterapi alanında dünya çapında tanınan Fransız Arkopharma, kış aylarında bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla geliştirdiği Royal Jelly Immunity Plus ürününde arı sütü, propolis, ekinezya ve polen kullanıyor. Bu ürün, direnci artırıcı etkileri ile biliniyor. Diğer arı sütlerinden ayıran en önemli özelliği, birinci sınıf arı sütü kullanılarak formüle edilmiş olmasıdır. "Süper gıda" tanımına girenler Arı sütü, işçi arıların tükürük bezlerinden salgılanan bir madde olup kraliçe arı ve larvaların beslenmesinde kullanılır. %65'i su olan bu madde, protein, lipitler, çeşitli amino asitler, A, E, C ve D vitaminleri ve bol miktarda demir ve kalsiyum gibi mineraller içerir. Dolayısıyla insanlar için de oldukça besleyici bir gıda olarak kabul edilir. Arı kovanlarını koruyan propolis, insan sağlığı için de güçlü bir kalkan görevi görür. Royal Jelly Immunity Plus, Brezilya kaynaklı bir tür olan "tarla biberiyesi" kullanılarak elde edilen yeşil propolisin yanı sıra, genellikle Avrupa kavak tomurcuklarından elde edilen kahverengi propolis içermektedir. Bu propolis türü, kovanların "doğal kalkanı" olarak bilinir. Royal Jelly Immunity Plus’ın nitelikleri Organik arı sütü içeriği sayesinde doğal bir antibiyotik görevi üstlenir. Antibakteriyel ve antiviral etkileri vardır. Vücudun direncini artırır. Üst solunum yollarını destekler. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Ruh halini iyileştirmeye katkı sağlar. Kolesterol ve kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir. Arkopharma’nın sürdürülebilirlik anlayışı Doğaya olan borcunu ödemek - Arıcıdan nihai ürüne kadar üst düzey izlenebilirliği sağlamak, - İyi hayvancılık uygulamaları ve ölüm oranlarını izleyerek yaklaşık 100 milyon arının korunması, - Yem bölgesi çevresindeki kimyasal ve elektromanyetik kirliliği sınırlandırarak İç Moğolistan'daki 150 km2'lik koruma alanının korunmasına katkıda bulunmak, - Arı kovanlarının 20 km yarıçapında toprak, hava ve su kalitesini izlemek, - Yerel arıcılara ve 3440 kovana etik bir tüzük aracılığıyla uzun vadeli destek vermek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sarı noktaya göz içi mercek tedavisi Haber

Sarı noktaya göz içi mercek tedavisi

Günümüzde görme kaybı nedenleri arasında öne çıkan sarı nokta hastalığının tedavisinde, göz içi teleskopik mercek uygulamaları başarı vaat etmektedir. İSTANBUL (İGFA) - Göz uzmanlarından Prof. Dr. Tansu Erakgün, yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan sarı nokta (makula dejeneresansı) hastalığının, göz tansiyonu ve diyabet ile birlikte görme yetisinin kaybına sebep olan sağlık sorunları arasında ilk sıralarda geldiğini belirtti. Erken teşhisin sarı nokta hastalığında kilit rol oynadığını vurgulayan Erakgün, yaşlılık, şeker hastalığı, kolesterol ve yüksek tansiyonun bu hastalığı tetikleyen etmenler arasında olduğunu ifade etti. ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ 50 yaş ve üzerine ulaşıldığında veya sarı nokta hastalığı riski bulunan bireylerin, görmelerinde bir azalma hissetmeleri durumunda mutlaka uzman bir hekim tarafından muayene edilmesi gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Tansu Erakgün; "Sarı nokta hastalığı, retina üzerinde yer alan görme merkezinde istenmeyen yaşa bağlı birikimlerle gelişir. Bu hastalığın kuru ve yaş tip olmak üzere iki varyasyonu mevcuttur. Kuru tip daha yaygın olsa da, yaş tip görme kaybına daha fazla sebebiyet verir. Yaş tip, zamanla kuru tipin ilerleme göstermesiyle oluşur. Kuru tip sarı nokta hastalığında, görme kaybı ani olmasa da ilerleme gösterir. Tedavisinde C vitamini, E vitamini, çinko, bakır ve omega 3 içeren destekler kullanılırken, yaş tipte göz içi enjeksiyonlarla tedavi edilir” şeklinde konuştu. GÖZ İÇİ MERCEK UYGULAMASI, GÖRME YETİSİNİ ARTIRIYOR Son dönemde gelişme gösteren göz içi mercek teknolojileriyle, özellikle ileri evrelere geçmiş kuru tip sarı nokta hastalıklarında veya tedavisi sonlanmış yaş tip olgularında, özel bir müdahaleyle hastalığın etkilerini hafifletebildiklerini belirten Prof. Dr. Tansu Erakgün, gelişen durumu şöyle açıkladı: "Hastanın gözü içerisine özel bir teleskop mekanizmasına sahip bir mercek yerleştiriyoruz. Ameliyat yaklaşık 15 dakika sürüyor. Bu mercek, hastalığı doğrudan tedavi etmese de hasarlı görme merkezin etrafındaki alanları daha işlevsel hale getiriyor. Görüntüyü biraz büyütüp kalitesini artırarak görme merkezinin sağlıklı bölgelerini çalıştırıyor. Eğer hasta uygun ise bu operasyon her iki gözde de gerçekleştirilebiliyor. Bu tedaviye en uygun adaylar, yüzde 50 ile yüzde 90 oranında görme kaybı yaşayan kişilerdir. Göz içi teleskopik mercek kalıcı bir tedavi olarak uygulanır. Hastalığın ilerlemesini durdurması beklenmez. Sarı nokta haricinde, yüksek dereceli miyopi, görme merkezi deliği gibi farklı durumlarda da kullanım alanı bulur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.