Hava Durumu

#Kıyı Koruma

giresunsonhaber - Kıyı Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıyı Koruma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA DENİZ SUYU “İYİ” ÇIKTI Haber

GİRESUN’DA DENİZ SUYU “İYİ” ÇIKTI

GİRESUN’DA DENİZ SUYU “İYİ” ÇIKTI Giresun’da 8 Temmuz’da 23 noktadan alınan deniz suyu numunelerinin tamamı “iyi” olarak değerlendirildi. Halk sağlığı açısından olumlu olan sonuçlar 22 Temmuz’da duyurulurken, yayımlanan tabloda E. coli ve intestinal enterokokların ölçülen sayısal değerlerine yer verilmedi. Karavan yerleşimleriyle, çadır alanlarının önünden numune alınıp alınmadığı ve bu alanlarda oluşan atık suların nereye verildiği de mevcut rapordan anlaşılamıyor. Giresun Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 8 Temmuz 2026’da alınan 23 yüzme suyu numunesinin Giresun Halk Sağlığı Laboratuvarında incelendiğini ve bütün sonuçların “iyi” çıktığını 22 Temmuz’da açıkladı. Numune alınan bütün noktalarda sonucun “iyi” çıkması, yüzme suyu kalitesi açısından olumlu karşılandı. Laboratuvarda ölçülen gerçek bakteri değerleri, ölçü birimi, kullanılan analiz yöntemi ve numune noktalarının koordinatları tabloda bulunmuyor. Bu bilgiler olmadan deniz suyundaki mikrobiyolojik kirliliğin miktarını ve ölçümlerin sınır değerlere ne kadar uzakta olduğunu hesaplamak mümkün değil. “İYİ” SONUCU NE ANLAMA GELİYOR? Yüzme sularının mikrobiyolojik kalitesi incelenirken E. coli ve intestinal enterokok bakterileri gösterge olarak kullanılıyor. Bu bakteriler, insan veya hayvan dışkısı kaynaklı bir kirlenme ihtimalinin değerlendirilmesine yardımcı oluyor. Tablodaki “iyi” ifadesi, 8 Temmuz’da belirli bir noktadan ve belirli bir saatte alınan numunenin sezon içi değerlendirme kriterlerine uygun bulunduğunu gösteriyor. Deniz suyunun yapısı; yağış, akıntı, dalga, rüzgâr, güneşlenme, su sıcaklığı, kıyıdaki insan yoğunluğu ve olası atık su girişlerine bağlı olarak kısa süre içinde değişebiliyor. Bu nedenle tek bir numune, alındığı yerin ve zamanın koşullarını gösteren anlık bir ölçüm niteliği taşıyor. TEK NUMUNE UZUN DÖNEMLİ KALİTE SINIFI DEĞİL Yüzme Suyu Kalitesinin Yönetimine Dair Yönetmelik, sezon içindeki tekil sonuçlarla sezon sonunda yapılan uzun dönemli sınıflandırmayı birbirinden ayırıyor. Yüzme alanlarının “zayıf, yeterli, iyi veya mükemmel” olarak sınıflandırılmasında mevcut sezonla önceki üç sezona ait sonuçlar birlikte değerlendiriliyor. Kural olarak en az 16 numuneden oluşan veri seti kullanılıyor. Bu nedenle 8 Temmuz tarihli tekil numuneye verilen “iyi” sonucu, yüzme alanının dört sezonluk kalite sınıfı olarak değerlendirilmemeli. Bu sonuç, uzun dönemli kalite takibini oluşturan ölçümlerden yalnızca biri. KİRLİLİĞİN MİKTARI TABLODA GÖRÜLMÜYOR Valiliğin yayımladığı tablonun altında intestinal enterokok ve E. coli için kılavuz ve zorunlu değerler bulunuyor: Parametre Kılavuz değer Zorunlu değer Numunede ölçülen değer Ölçü birimi İntestinal enterokok 100 370 Tabloda yer almıyor Tabloda yer almıyor Escherichia coli (E. coli) 100 1000 Tabloda yer almıyor Tabloda yer almıyor Ölçüm sonuçları gösterilmediği için herhangi bir plajdaki bakteri değerinin sıfıra yakın mı, kılavuz değerin altında hangi seviyede mi veya sınır değere ne kadar uzakta mı olduğu görülemiyor. Dolayısıyla “Denizde ne kadar kirlilik var?” sorusuna bu tablo üzerinden sayısal cevap verilemiyor. Her numunenin E. coli ve intestinal enterokok değerlerinin ölçü birimleriyle birlikte yayımlanması, sonuçların önceki ölçümlerle karşılaştırılmasını ve su kalitesindeki değişimin izlenmesini sağlayacaktır. NUMUNE 8 TEMMUZ’DA ALINDI, SONUÇ 22 TEMMUZ’DA DUYURULDU Numunelerin alınmasıyla sonuç tablosunun yayımlanması arasında 14 gün bulunuyor. E. coli ve intestinal enterokok analizlerinin süresi kullanılan laboratuvar yöntemine, doğrulama işlemlerine ve kalite kontrol sürecine göre değişebiliyor. Klasik kültür yöntemlerinde ilk sonuçlar çoğunlukla yaklaşık 24–48 saat içinde elde ediliyor. ABD Çevre Koruma Ajansının E. coli yönteminde yaklaşık iki saatlik ön işlemin ardından 22 saatlik inkübasyon, intestinal enterokok yönteminde ise 24 saatlik inkübasyon uygulanıyor. Bu süreler Giresun Halk Sağlığı Laboratuvarının aynı yöntemi kullandığını göstermiyor. Ancak kültür analizlerinin genel çalışma süresi hakkında bilimsel bir karşılaştırma sağlıyor. Giresun raporunda kullanılan yöntem, analiz başlangıç ve bitiş tarihleriyle laboratuvarın sonuç onay zamanı yer almadığı için 14 günlük sürenin ne kadarının analizden, ne kadarının yayımlama takviminden kaynaklandığı belirlenemiyor. 23 NOKTANIN TAMAMINDA SONUÇ “İYİ” Numunelerin tamamı 8 Temmuz 2026’da alındı. Raporda yer alan sonuçlar şöyle: KARAVAN VE ÇADIR ALANLARI İÇİN HEDEFLİ NUMUNE ALINMALI Giresun sahilindeki kontrolsüz karavan yerleşimleriyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü bölgesindeki sahil hattında oluşturulan çadır alanları, çevresel altyapı ve halk sağlığı bakımından ayrıca incelenmesi gereken bölgeler arasında bulunuyor. Analiz listesinde “karavan yerleşim alanı”, “Çevre Müdürlüğü bölgesi”, “çadır alanı” veya bu yerleşimlerin muhtemel atık su güzergâhı şeklinde tanımlanmış bir numune noktası bulunmuyor. Merkez ilçede Köyhizmetleri Önü, Belediye Halk, Jandarma, Polisevi ve Çerkez Önü plajlarından numune alınmış. Ancak raporda GPS koordinatları, numune noktalarının karavan ve çadır alanlarına uzaklığı, kıyıdaki akıntı yönü veya muhtemel atık su çıkışları gösterilmediği için bu yerleşimlerin hemen önünden numune alınıp alınmadığı belirlenemiyor. Bu bölgelerde sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için numunelerin muhtemel kirlilik kaynaklarına yakın noktalardan, farklı saatlerde, yoğun kullanım dönemlerinde ve yağış sonrasında alınması önem taşıyor. ATIK SULARIN NEREYE VERİLDİĞİ BİLİNMİYOR Karavan ve çadır alanlarında tuvaletlerden kaynaklanan siyah suyla duş, bulaşık, temizlik ve çamaşır işlemlerinden kaynaklanan gri su oluşuyor. Gri su, tuvalet atığı içermese bile deterjan, yağ, besin artığı, organik madde ve mikroorganizma taşıyabiliyor. Bu suların kontrolsüz biçimde toprağa, yağmur suyu hattına, kuru dereye veya kıyıya verilmesi çevresel yük oluşturabiliyor. Mevcut rapor, karavan ve çadır alanlarındaki atık suların nereye verildiğini açıklayan bir altyapı belgesi değil. Bu nedenle atık suların denize ulaşıp ulaşmadığı veya güvenli bir sisteme verilip verilmediği bilinmiyor. Altyapının değerlendirilebilmesi için şu kayıtların incelenmesi gerekiyor: Kanalizasyon bağlantı planları, Fosseptiklerin sızdırmazlık ve boşaltım kayıtları, Vidanjör kullanılıyorsa çekim ve teslim belgeleri, Yağmur suyu kanalları ve kuru derelerin güzergâhları, Kıyıdaki muhtemel atık su çıkışları, Bu çıkışların yakınından alınan numunelerin sayısal sonuçları. Yönetmeliğin 13’üncü maddesine göre yüzme alanlarında kıyıdan atık su deşarjı yasak. Karadeniz’de arıtılmış atık suyun dahi 300 metrelik kıyı koruma bandının dışına verilmesi, sahil bandındaki fosseptiklerin sızdırmaz olması ve atık suyun kanalizasyon ya da arıtma sistemine ulaştırılması gerekiyor. 15 GÜNLÜK RUTİN İZLEME, RİSK DURUMUNDA DESTEKLENMELİ Sağlık Bakanlığı, yüzme suyu numunelerinin sezon boyunca 15 günde bir alındığını ve sonuçların Yüzme Suyu Takip Sistemi üzerinden güncellendiğini belirtiyor. On beş günlük program rutin izleme açısından önemli olmakla birlikte yağış, altyapı arızası, şüpheli boşaltım, kontrolsüz konaklama veya yoğun kullanım gibi durumlarda ek numunelerle desteklenmeli. Halka sunulan her sonuçta şu bilgilerin yer alması bilimsel değerlendirmeyi güçlendirecektir: Açıklanacak bilgi Açıklama zamanı E. coli ve intestinal enterokokların sayısal değeri ve ölçü birimi Her numune sonucunda Kullanılan analiz yöntemi ve laboratuvar onay tarihi Her numune sonucunda Numune tarihi, saati ve GPS koordinatı Her numune sonucunda Yağış, hava ve deniz koşulları Her numune sonucunda Önceki ölçümlerle karşılaştırma Her yeni sonuçla birlikte Sınır aşımı veya şüpheli kirlilik Sonuç öğrenildiğinde gecikmeden Tekrar ve doğrulama numunesi Sonuç tamamlandığında Yüzme alanı profili ve muhtemel kirlilik kaynakları Sezon öncesinde ve değişiklik olduğunda Uzun dönemli kalite sınıflandırması Her sezon sonunda Karavan ve çadır alanlarında ise atık su altyapısının ortaya konulması, muhtemel kirlilik güzergâhlarının belirlenmesi ve risk odaklı ek numune alınması kıyı güvenliğinin daha kapsamlı biçimde izlenmesine katkı sağlayacaktır.

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ TÜKENİYOR: HER 30 DAKİKADA BİR FUTBOL SAHASI YOK OLUYOR Haber

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ TÜKENİYOR: HER 30 DAKİKADA BİR FUTBOL SAHASI YOK OLUYOR

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ ALARM VERİYOR: DENİZ ÇAYIRLARI HER YIL YÜZDE 2–7 ORANINDA YOK OLUYOR 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü kapsamında yapılan değerlendirmeler, deniz ekosistemlerinin temel yaşam alanlarından biri olan deniz çayırlarının küresel ölçekte ciddi baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmalara göre dünya genelinde deniz çayırlarının her yıl yüzde 2 ila 7’si yok olurken, bu kaybın yıllık ekonomik maliyetinin 42 milyar dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Tropikal yağmur ormanlarından 35 kata kadar daha hızlı karbon emme kapasitesine sahip olan deniz çayırları; iklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve balıkçılık açısından kritik rol üstleniyor. Buna karşın artan farkındalık çalışmalarına rağmen bu hassas habitatlar hâlâ savunmasız durumda. Akdeniz’de 11,6 Milyar Dolarlık Ekosistem Değeri Son bilimsel çalışmalar, Akdeniz’deki deniz çayırı ekosistem hizmetlerinin yıllık değerinin yaklaşık 11,6 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Ülkeler bazında İtalya en yüksek, Slovenya en düşük ekonomik değere sahipken, Türkiye kıyılarındaki deniz çayırlarının yıllık ekonomik değeri 276,6 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu hesaplamalara; balık stokları, karbon tutma, kıyı koruma ve biyolojik çeşitlilik gibi ekosistem servisleri de dâhil ediliyor. BM: Her 30 Dakikada Bir Futbol Sahası Kadar Alan Yok Oluyor 2020 tarihli Birleşmiş Milletler raporuna göre, dünyada her 30 dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı alanı kaybediliyor. Bu tablo üzerine BM, farkındalığı artırmak amacıyla 2022 yılında 1 Mart’ı Dünya Deniz Çayırları Günü ilan etti. Sözen: “Korumak Mümkün, Yenilemek Neredeyse İmkânsız” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, deniz çayırlarının korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Sözen, “Yeniden ekim yapıldığında deniz çayırları yılda sadece 1 cm büyüyebiliyor. Kaybedilen alanları yenilemek neredeyse imkânsız; ancak mevcut alanları korumak mümkün” dedi. Sözen ayrıca, TÜDAV iş birliğiyle yürütülen “Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları” projesiyle haritalama, koruma ve atık temizliği çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Öztürk: “Türkiye Kıyılarında Yılda 6 Milyar Litre Oksijen” TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, özellikle Posidonia oceanica türünün önemine dikkat çekerek, “Ülkemiz kıyılarındaki deniz çayırları metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen üretiyor. Türkiye kıyılarında deniz çayırlarının yaklaşık 90 bin ton karbonu bağlama kapasitesi bulunuyor; bu da 70 bin otomobilin yıllık emisyonuna denk” dedi. Öztürk, Akdeniz’de deniz çayırlarının son 50 yılda yüzde 35 oranında gerilediğini belirterek acil koruma çağrısı yaptı. Kaynak: KAHA – Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.