Hava Durumu

#Kitap

giresunsonhaber - Kitap haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kitap haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN KİTAP GÜNLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BAŞLADI Haber

GİRESUN KİTAP GÜNLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BAŞLADI

GİRESUN KİTAP GÜNLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BAŞLADI Giresun Belediyesi tarafından Temmuz Yaz Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Giresun Kitap Günleri, Atatürk Meydanı’nda kapılarını kitapseverlere açtı. Toplam 32 yazarın okurlarıyla buluşacağı etkinlik, 18 Temmuz Cumartesi gününe kadar devam edecek. Giresun Belediyesi tarafından düzenlenen Giresun Kitap Günleri’nin açılışı, Belediye Başkanı Fuat Köse’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Atatürk Meydanı’nda kurulan kitap stantları, ilk günden vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Organizasyon boyunca Giresun’dan katılan 32 yazar, kitaplarını imzalayarak okurlarıyla bir araya gelecek. ATATÜRK MEYDANI EDEBİYATIN BULUŞMA NOKTASI OLACAK Farklı türlerde çok sayıda eserin yer aldığı etkinlikte ziyaretçiler, kitapları inceleme ve satın alma fırsatı bulacak. İmza günleri, yazar buluşmaları, söyleşiler ve çeşitli kültürel programlarla Atatürk Meydanı, dört gün boyunca edebiyatın ve kültürün buluşma noktalarından biri olacak. KÖSE: “KİTAPLAR BİLGİYE AÇILAN EN ÖNEMLİ KAPILARDAN BİRİDİR” Açılış töreninde konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, kitapların bireysel ve toplumsal gelişimdeki önemine dikkat çekti. Okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve her yaştan vatandaşı kitaplarla buluşturmak amacıyla Giresun Kitap Günleri’ni düzenlediklerini belirten Köse, şunları söyledi: “Kitaplar, bilgiye açılan en önemli kapılardan biridir. 18 Temmuz’a kadar devam edecek Giresun Kitap Günleri boyunca birbirinden değerli yazarlarımızı ağırlayacak, imza günleri ve söyleşilerle şehrimizi kitapların büyülü dünyasıyla buluşturacağız. Tüm hemşehrilerimizi Atatürk Meydanı’na bekliyoruz.” YAZARLAR VE KİTAPSEVERLERLE BULUŞTU Konuşmasının ardından stantları gezen Başkan Fuat Köse, etkinliğe katılan yazarlar, yayınevlerinin temsilcileri ve vatandaşlarla sohbet etti. Organizasyonun hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Köse, Giresun Kitap Günleri’nin kentte okuma kültürünün gelişmesine ve yerel yazarların daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sunacağını ifade etti. Giresun Kitap Günleri, 18 Temmuz Cumartesi gününe kadar Atatürk Meydanı’nda ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

KÖR KARANLIKTAN SIZANLAR OKURLA BULUŞTU Haber

KÖR KARANLIKTAN SIZANLAR OKURLA BULUŞTU

KÖR KARANLIKTAN SIZANLAR OKURLA BULUŞTU Tirebolulu emekli öğretmen İbrahim Mıdık’ın yıllarca defter aralarında sakladığı şiirleri, hastalıkla mücadelenin, hatıraların, gurbetin, öğretmenlik yıllarının, sevdanın ve ölümle yüzleşmenin içinden süzülerek “Kör Karanlıktan Sızanlar” adıyla kitaplaştı. Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yayınlarının 15. kitabı olarak yayımlanan eser, bir hayatın karanlıkla, acıyla ve hatırayla kurduğu sessiz bağın şiir diliyle kayda geçirilmiş hâli olarak okurla buluştu. Tirebolulu emekli öğretmen İbrahim Mıdık’ın şiir kitabı “Kör Karanlıktan Sızanlar”, Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yayınlarının 15. kitabı olarak yayımlandı. Arı Sanat Yayınları / Hatıra Kitap etiketiyle basılan eser, 68 sayfalık bir şiir kitabı olarak okura ulaştı. Kitap, yıllarca defter aralarında, masa çekmecelerinde ve yazarın kendi iç dünyasında saklı kalan şiirleri gün ışığına çıkarıyor. Mıdık’ın dizelerinde hastalıkla mücadele, ölümle yüzleşme, sevda, gurbet, öğrenciler, memleket, toplumsal acılar, eski dostlar ve Tirebolu’ya bağlılık aynı hüzünlü şiir damarında birleşiyor. “Kör Karanlıktan Sızanlar”, yalnızca bir şiir kitabı değil; 37 yıl öğretmenlik yapmış bir Tirebolulunun, ömrünün farklı dönemlerinde içine attığı sözleri, hastalıkla ağırlaşan bir zamanın içinden okura ulaştırdığı içli bir hafıza kitabı niteliği taşıyor. TİREBOLU’DAN BAŞLAYAN BİR ÖMÜR, ŞİİRE DÖNÜŞEN BİR HAFIZA İbrahim Mıdık, 10 Aralık 1964’te Tirebolu’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Tirebolu’da tamamladıktan sonra 1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü kazandı. 1987 yılında mezun olan Mıdık, öğretmenlik mesleğine Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde başladı. Siverek Ortaokulu’nda başlayan meslek hayatı, askerlik görevi sürecinde Kastamonu Azdavay Lisesi’nde yedek subay öğretmenlik göreviyle devam etti. Daha sonra yeniden Siverek’e dönen Mıdık, 1992 yılından itibaren Tirebolu’daki okullarda görev aldı. Tirebolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan İlköğretim Okulu, Tirebolu Lisesi, Tirebolu Anadolu Lisesi, Espiye 75. Yıl Çok Programlı Anadolu Lisesi, Piraziz İsmail Yücel MTAL ve Tirebolu İskender Kaptan MTAL’de görev yapan Mıdık, 37 yıllık eğitim hayatının ardından sağlık sorunları nedeniyle emekliye ayrıldı. Bu uzun meslek hayatı, kitabın duygusal temelini oluşturan en güçlü kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Mıdık’ın şiirlerinde sınıfların, öğrencilerin, gurbet ilçelerinin, memleket yollarının, okul koridorlarının ve hayatla erken tanışan insanların izleri hissediliyor. Onun şiiri yalnızca bireysel bir iç döküş değil; öğretmenlik yılları boyunca tanık olunan hayatların, acıların, umutların ve kırılgan insan hikâyelerinin de şiirsel kaydı hâline geliyor. DEFTER ARALARINDAN OKURA UZANAN ŞİİRLER İbrahim Mıdık, yıllar boyunca toplumsal ve kişisel konularda hissettiklerini mısralara döktü; ancak bu yazdıklarını uzun süre kendisine sakladı. Şiirler, yıllarca bir defterin arasında, bir çekmecenin sessizliğinde, söylenmeyi bekleyen ama zamanını bulamayan sözler olarak kaldı. Son yıllarda yakalandığı amansız hastalıkla mücadele eden Mıdık, kemoterapi, radyoterapi ve hastane sürecinin içinde, gün ışığı görmemiş şiirlerini okurla buluşturma isteğini daha güçlü hissetti. Böylece “Kör Karanlıktan Sızanlar”, bir edebî dosyanın kitaplaşmasının ötesinde, insanın en kırılgan zamanında kendini ifade etme, iz bırakma ve içindeki sesi başkalarına ulaştırma çabasına dönüştü. Bu yönüyle kitap, yazarın kendi ifadesiyle yıllarca saklı kalmış ruh hâllerinin, toplumsal ve şahsi duyarlılıkların, hastalıkla derinleşen iç muhasebenin ve hatıraların şiir diliyle açığa çıktığı bir çalışma olarak dikkat çekiyor. HASTALIKLA MÜCADELEDEN ŞİİRE SIZAN SES Kitabın en güçlü damarlarından biri, hastalıkla verilen mücadelenin şiire dönüşmesidir. Mıdık, bedensel acıyı dolaylı anlatımlarla yumuşatmadan, doğrudan ve sarsıcı bir iç sesle kuruyor. Hastane odaları, tedavi cihazları, ilaçlar, yorgunluk, uykusuzluk ve ağrı, kitabın bazı bölümlerinde yalnızca yaşanan bir süreç olarak değil, insanın kendi bedeniyle yaptığı sessiz savaşın sahnesi olarak yer alıyor. Şairin şu dizeleri, bu mücadeleyi yalın ama ağır bir imgeyle taşıyor: “Vücudum savaş meydanı Can veriyor, can alıyor.” Bu iki dizede hastalık, soyut bir kader cümlesi olmaktan çıkıyor; bedenin içinde süren çetin bir çarpışmaya dönüşüyor. Şair, kendi acısını büyütmeden ama saklamadan yazıyor. Okur, bu dizelerde yalnızca hastalığı değil, insanın kendi sınırına yaklaştığında bile kelimeye tutunma gücünü görüyor. Bir başka şiirde ise bedenin tükenişi, hastane köşesi ve ömrün son eşiği aynı hüzün çizgisinde birleşiyor: “Ağır ağır tükenen bedenimin Islak toprak kokusu Bir hastane köşesinde Ömrümün son virajı.” Bu dizelerde ölüm, sert bir kopuş değil; yaklaşan, kokusu duyulan, insanın yavaş yavaş fark ettiği büyük bir eşik olarak duruyor. Mıdık, bu eşiği şiirin içinde ağırlaştırmadan ama bütün çıplaklığıyla hissettiriyor. KARANLIĞIN İÇİNDEN KALAN İNCE BİR IŞIK Kitaba adını veren karanlık, Mıdık’ın şiirlerinde yalnızca umutsuzluk anlamına gelmiyor. Karanlık; hastalığın, kaybın, yalnızlığın, gurbetin, kırılmış hayallerin ve içe atılmış sözlerin ortak zemini olarak kuruluyor. Ancak bu zeminin içinde her zaman ince bir ışık, bir hatıra, bir sevda izi, bir memleket çağrısı ve bir teslimiyet duygusu da beliriyor. Şairin şu dizeleri, kitabın adındaki karanlık ve sızıntı duygusunu şiirsel olarak açıyor: “Kör ışığın kapı aralığından sızan kör karanlık Uykusuz uykuları tetikliyor.” Burada ışık ile karanlık birbirine karşıt iki uç olmaktan çıkıyor; insanın iç dünyasında aynı anda var olan iki hâle dönüşüyor. Mıdık’ın şiirinde hayat da böyle akıyor: Bir yanında hastalık, ölüm, yorgunluk ve kayıp; diğer yanında hatıra, sevda, memleket, inanç ve şiir. Bu nedenle “Kör Karanlıktan Sızanlar”, karanlığa teslim olmuş bir kitap değil; karanlığın içinden kalan son sesleri, son hatıraları ve son ışıkları arayan bir şiir toplamı olarak okunuyor. HATIRALARIN GÖLGESİNDE BİR ŞİİR DİLİ Kitapta hatıralar, yalnızca geçmişte kalmış anılar olarak değil, bugünün içine sızan ve insanı içeriden şekillendiren canlı bir hafıza olarak yer alıyor. Mıdık’ın şiirlerinde geçmiş, bazen bir dostun gölgesi, bazen bir babanın hatırası, bazen eski bir şehir, bazen de gençlik yıllarından kalmış buruk bir ses olarak okurun karşısına çıkıyor. Kitabın hüzünlü atmosferini taşıyan şu dizeler, bu hafıza duygusunu güçlü biçimde özetliyor: “Hüzünlü geçmişlerin bahçıvanını, Dinleye dinleye göğe yürüdüm. Hazan bülbülünün türkülerinde, Nice gönül dostu gölgeler gördüm.” Bu dizelerde geçmiş, kapatılmış bir defter değildir. Şair, onu dinleye dinleye yürür. Hüzün bir yük olarak değil, insanın kendi içindeki bahçeyi sulayan acı bir hatıra kaynağı olarak belirir. “Gönül dostu gölgeler” ifadesi, kitabın en belirgin duygusal damarlarından birini açar: Kaybedilenlerin, uzaklaşanların ve geride kalanların şiirde yeniden görünür olması. TİREBOLU’YA DÖNEN SES İbrahim Mıdık’ın şiirlerinde Tirebolu, yalnızca doğduğu yer değildir. Tirebolu; çocukluk, aile, geçmiş, fındık bahçeleri, sahil, dostluklar, eski insanlar, öğretmenlik yılları ve ölüm düşüncesiyle iç içe geçmiş bir memleket hafızasıdır. Şairin İstanbul’a seslendiği bölümlerde büyük şehrin yorgunluğu, kalabalığı ve insanı tüketen koşuşturması daha sert bir dille kurulur. Bu şehir imgesi karşısında Tirebolu, insanın dönmek istediği asli yer olarak belirir: “Galiba sona geldim bu devasa çukurda Alın götürün beni Tirebolu’ma.” Bu çağrı, yalnızca bir şehirden başka bir şehre gitme isteği değildir. Mıdık’ın şiirinde Tirebolu, insanın kendi köküne, kendi toprağına, kendi diline ve kendi hatırasına dönme arzusudur. Büyük şehirde sıkışan ruh, memlekette yeniden nefes almak ister. Kitap boyunca Tirebolu’nun doğrudan ya da dolaylı biçimde hissedilen varlığı, eseri kişisel bir şiir toplamından çıkarıp yerel hafızaya bağlı güçlü bir edebî kayda dönüştürüyor. ÖĞRETMENLİK HAFIZASI VE İNSANA BAKIŞ İbrahim Mıdık’ın 37 yıllık öğretmenlik geçmişi, şiirlerinde sessiz ama belirgin bir damar olarak duruyor. Öğrenciler, şehit öğretmenler, görev yapılan şehirler ve eğitim hayatının bıraktığı izler, kitabın toplumsal yönünü güçlendiriyor. “Öğrencilerime…” başlıklı şiirde yer alan şu dizeler, öğretmen Mıdık’ın insana bakışındaki inceliği gösteriyor: “Gencecik karanfiller Hepsi yıldız bakışlı.” Bu dizelerde öğrenci, yalnızca okul sıralarında karşılaşılan bir genç değildir; korunması, büyütülmesi ve geleceğe taşınması gereken kırılgan bir çiçek, bir ışık, bir umut olarak görülür. Şairin öğretmen kimliği, kitap boyunca yalnızca biyografik bir bilgi olarak kalmaz. İnsana, gençliğe, memlekete ve toplumsal acılara dönük duyarlılığın temel kaynaklarından biri hâline gelir. Bu nedenle kitapta bireysel hüzün ile toplumsal hafıza aynı çizgide ilerler. TOPLUMSAL ACILAR, DARBE YILLARI VE ŞEHİT ÖĞRETMENLER “Kör Karanlıktan Sızanlar”da sevda, hatıra ve hastalık kadar toplumsal acılar da geniş yer tutuyor. Mıdık’ın şiirlerinde 12 Eylül, demokrasi, şehit öğretmenler, ülke meseleleri ve toplumsal kırılmalar açık biçimde hissediliyor. Şair, bazı şiirlerinde bir dönemin sert siyasal atmosferini ve toplumsal yaralarını doğrudan imgelerle kuruyor. Demokrasiye dair yazdığı dizelerde ülkenin geçirdiği badireler, yıpranmış bir beden imgesiyle anlatılıyor. Şehit öğretmenlere ayrılan şiirlerde ise okul, sınıf, koridor, çocuk ve ölüm aynı acı ekseninde birleşiyor. Bu bölümler, Mıdık’ın şiirini yalnızca bireysel bir iç döküş olmaktan çıkarıyor. Kitap, bir öğretmenin tanıklık ettiği ülke acılarını, eğitim hayatının kırılganlığını ve toplumsal hafızada kapanmayan yaraları da taşıyor. GURBET, SEVDA VE YALNIZLIK Kitapta aşk ve sevda teması da güçlü biçimde yer alıyor; ancak bu sevda çoğu zaman neşeli bir kavuşma duygusuyla değil, uzaklık, yoksunluk, bekleyiş ve iç sızıyla kuruluyor. Mıdık’ın şiirlerinde sevda, insanı çoğaltan kadar eksilten, ayakta tutan kadar yaralayan bir duygudur. Şair, kimi zaman sevdiği kişiye, kimi zaman geçmişte kalan bir duyguya, kimi zaman da artık yalnızca hatıra hâline gelmiş bir varlığa seslenir. Bu seslenişlerde abartılı bir romantizmden çok, yaşanmışlığın içinden gelen kırık bir içtenlik vardır. Hastalığın ağırlaştığı şiirlerde sevda daha da kırılganlaşır. İnsan, hem yaşama hem sevdiğine hem de geride bırakacaklarına aynı anda tutunmaya çalışır. Böylece aşk, kitabın içinde yalnızca duygusal bir başlık değil; ölümle yüzleşen insanın son sığınaklarından biri hâline gelir. TİREBOLU KÜLTÜRÜNE 15. KİTAP KATKISI Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği, “Kör Karanlıktan Sızanlar” ile kültür yayınlarına yeni bir eser daha ekledi. 1988 yılında kurulan dernek, bugüne kadar sosyal dayanışmanın yanı sıra kültür yayınlarıyla da Tirebolu’nun yazılı hafızasına katkı sundu. Derneğin ilk yayınlarından itibaren tarih, kültür ve yerel hafıza alanında ortaya koyduğu çalışmalar, “Kör Karanlıktan Sızanlar” ile şiir alanında yeni bir halkaya kavuştu. İbrahim Mıdık’ın kitabı, derneğin kültür yayınları arasında 15. eser olarak yerini aldı. Kitabın yayımlanma sürecinde Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği çevresinden isimlerin katkısı bulunurken, editörlük çalışması İsmet Rizeli tarafından yürütüldü. Böylece Mıdık’ın yıllarca kendi içinde sakladığı şiirler, Tirebolu kültür hafızasına bırakılan kalıcı bir edebî kayıt hâline geldi. KİTABA ULAŞIM VE İMZALI TEMİN BİLGİSİ “Kör Karanlıktan Sızanlar”, Tirebolu’da doğrudan İbrahim Mıdık ile iletişime geçilerek imzalı olarak temin edilebiliyor. Kitap ayrıca Arı Sanat Yayınları ve Kitapyurdu üzerinden çevrim içi satışa sunuldu. Okurlar, esere “İbrahim Mıdık – Kör Karanlıktan Sızanlar” adı ve ISBN 978-625-93586-8-0 bilgisiyle ulaşabiliyor. Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği de kitap temini için iletişim kanallarını açık tutuyor. Dernek aracılığıyla yapılan kitap bağışları öğrenci burs fonuna aktarılıyor. Kitap için Tirebolu’da düzenlenecek tanıtım ve imza günü programı ayrıca duyurulacak. Bu yönüyle eser, yalnızca okura ulaşan bir şiir kitabı olarak değil; aynı zamanda Tirebolu’da kültür, dayanışma ve eğitim desteği arasında bağ kuran anlamlı bir çalışma olarak da öne çıkıyor. KİTAP, BİR HAYATIN SESSİZ KAYDI OLARAK OKURUN KARŞISINDA İbrahim Mıdık, “Kör Karanlıktan Sızanlar” ile yıllarca kendine sakladığı dizeleri okura emanet ediyor. Kitapta bir öğretmenin ömrü, bir hastanın mücadelesi, bir Tirebolulunun memleket hafızası, bir insanın sevdayla, acıyla ve ölümle kurduğu bağ aynı şiir dünyasında buluşuyor. Mıdık’ın dizelerinde karanlık, tek başına bir son anlamına gelmiyor. Karanlığın içinden hatıralar, dostlar, öğrenciler, sevdalar, memleket yolları ve kelimeye sığınan insan sesi sızıyor. Bu ses bazen hastane odasında ağırlaşıyor, bazen Tirebolu’ya dönmek istiyor, bazen eski dostları anıyor, bazen de ölümün kapısında bile şiirle konuşmayı sürdürüyor. “Kör Karanlıktan Sızanlar”, hüzünlü, içli ve kişisel bir şiir kitabı olmanın yanında, Tirebolu kültür hafızasına bırakılmış güçlü bir edebî iz olarak okurla buluşuyor. Eser, insanın en zor zamanlarında bile kelimelerin bir sığınak, şiirin bir direnç ve hatıraların unutulmaya karşı sessiz bir tanıklık olabileceğini gösteriyor.

Harşit Savunması’nın Hafızası Yeniden Canlandı Haber

Harşit Savunması’nın Hafızası Yeniden Canlandı

Doğu Karadeniz tarihinin en kritik sayfalarından birini belgeleyen “Doğu Karadeniz’de Rus İşgali ve Harşit Savunması” başlıklı sempozyum bildiri kitabı, yeniden okurla buluştu. Bölge tarihi açısından kalıcı bir başvuru kaynağı niteliğindeki eser, Giresun Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen akademik sempozyumun bildirilerini içeriyor ve Doğankent Belediyesi tarafından yeniden basıldı. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Doğu Karadeniz’de verilen destansı mücadelenin simgesi olan Harşit Savunması’nı çok yönlü biçimde ele alan kitap, bölgenin “Çanakkale’si” olarak anılan bu direnişi gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. “Tarihî Bir Hafıza Yeniden Kazandırıldı” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Harşit Savunması Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özkaya, eserin yalnızca bir akademik yayın değil, aynı zamanda bölgesel hafızanın yazılı temsili olduğunu vurguladı. Özkaya, yeni baskının Doğankent Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirildiğini ve kapakta vakıf logosunun yer almasının kurumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Emeği Geçenlere Teşekkür Yeniden basım sürecine katkı sunanlara teşekkür eden Özkaya, sürecin koordinasyonunun Ömer Erdoğan tarafından yürütüldüğünü belirterek, Doğankent Belediyesi’nin yanı sıra Ruşen Özden’e de şükranlarını sundu. Ayrıca, 110 adet kitabın Harşit Savunması Vakfı’na hibe edildiğini, bu kitapların araştırmacılar ve tarih meraklıları için önemli bir kaynak olacağını dile getirdi. Kitapta Neler Var? Akademik titizlikle hazırlanan eser; Rus işgali döneminde Doğu Karadeniz halkının yaşadığı zorlukları, Milis kuvvetlerin örgütlenmesini ve direniş pratiklerini, Harşit Çayı hattında kurulan savunma cephesinin askerî ve stratejik önemini belge ve bildiriler ışığında ele alıyor. Yeniden basımı yapılan bu çalışma, Harşit Savunması’nı yalnızca bir askerî başarı olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir direniş ve dayanışma örneği olarak kayda geçiriyor. Bölge tarihine ilgi duyanlar için kitap, geçmişle bugün arasında kurulan güçlü bir köprü niteliği taşıyor.

Trabzon’da kitap şöleni başlıyor Haber

Trabzon’da kitap şöleni başlıyor

Geçtiğimiz yıl 200 bini aşkın ziyaretçinin katılım gösterdiği Trabzon Kitap Günleri'nin ikinci etkinliği, 76 yayınevi ve 180 yazarın katılımı ile yarın başlıyor. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 'Kitap tutkunlarını bu kültürel şölende buluşmaya davet ediyorum' dedi. TRABZON (İGFA) - Trabzon, yine kültür ve edebiyat alanında önemli bir etkinliğe kapılarını açıyor. Trabzon'un Büyükşehir Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Akoluk Kitap iş birliğinde organize edilen Trabzon Kitap Günleri, yarın (21 Kasım Cuma) itibarıyla kapılarını açacak. Yenimahalle Fuar Alanı'nda 30 Kasım'a kadar sürecek etkinlikte 76 yayınevi ve 180 yazara yer verilecek. BAŞKAN GENÇ’TEN DAVET Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, tüm Trabzonluları etkinliğe davet ederken şöyle konuştu: "Kültür kenti Trabzon’umuza yakışan Kitap Günleri etkinliğimiz yarın başlıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi olarak bu sene de halkımızı kültür, sanat ve edebiyat dünyasının engin zenginlikleriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kitap, bireyin ufkunu genişleten, düşünceyi derinleştiren ve toplumsal ilerlemenin kapılarını aralayan en güçlü araçlardan biridir. Bu nedenle şehrimize değer katan her kültürel etkinlik gibi Kitap Günleri’ni de heyecanla destekliyoruz. Trabzon, tarih boyunca ilim ve kültür kişiliklerinin beslendiği bir şehir olmuştur. Bugün de bu mirası geleceğe taşıyacak gençlerimizin okuma ilgisini artırmak ve onları değerli eserlerle buluşturmak önceliklerimiz arasındadır. Kitap Günleri’nin her yıl artan katılımı ve genişleyen etki alanı, Trabzon’un kültürel dinamizmini bir kez daha ortaya çıkarıyor. Yazarlarımız, yayıncılarımız ve kitapseverlerin bir araya geldiği bu kıymetli organizasyonun; düşünce dünyamıza katkı sağlamasını ve gençlerimize yeni ilham kapıları açmasını diliyorum. Öğrencilerimizi, gençlerimizi, çocuklarımızı ve tüm kitap tutkunlarını bu büyük kültür şölenine davet ediyorum." TRABZON KİTAP GÜNLERİ'NE KATILACAK YAZARLARIN İMZA GÜNLERİ ŞÖYLE: 22 Kasım Cumartesi: 11.00 Murat Tunalı, 13.00 Kemal Varol, Yusuf Yıldız, Abdil Mert, Zeynep Eyüpoğlu, Hüseyin Toy, Nuriye Erdoğan, Eda Bayrak, 14.00 Ahmet Ümit, Büyra Nur, Emine Tavuz, Özge Naz, Adora Yağmur, Sümeyye Koç, Şule Avlamaz, Aycan Sarıahmet, Binnur Şafak Nigiz, Gökçen Koçan, İrem Uzunhasanoğlu, Övgü Deveci Safi, İşık Öğütçü, Derya Özgenç, 16.00 Mehmet Akif Ersoy, Emel Engin, Vahdettin Engin, 15.00’te Hatice Nur Ege, 16.30 Serkan Karaismailoğlu. 23 Kasım Pazar: 13.00 Kahraman Tazeoğlu, Vehbi Vakkasoğlu, Fatma Işık, Servet Bal, Yusuf Yıldız, Abdil Mert, Nuriye Erdoğan, 14.00 Sinan Yağmur, Dr. Hasan Hüsnü Eren, Senai Demirci, Ceren Melek Dilara Keskin, Filiz Puluç, M.Rıse, Sena Nur Işık, Dilan Durmaz, Zeytin Aydoğmuş, Caner Sarıoğlu, Emel Engin, Vahdettin Engin, 15.00 Mecit Ömür Öztürk, Ahmet Şerif İzgören, Tarık Tufan, 16.00 Sertaç Abi, Fatih Duman, 17.00 Tuna Kiremitçi. 24 Kasım Pazartesi: 10.00 Faruk Yıldız, Gökçe Demirelli Buran, Sezer Ün, Yusuf Yıldız, Abdil Mert, Nuriye Erdoğan, Fatma Işık, Zeytin Aydoğmuş, Servet Bal, 12.00 Defne Ongun Müminoğlu, 18.00 Saliha Erdim. 25 Kasım Salı: 10.00 Yusuf Yıldız, Abdil Mert, Nuriye Erdoğan, Beyza Nur Top, Zeynep Eyüpoğlu, Servet Bal, 12.00 Tuncel Altınköprü, 18.00 Kemal Sayar. 26 Kasım Çarşamba: 10.00 Tuncel Altınköprü, Servet Bal, Yiğit Recep Efe, Yusuf Asal, 11.00 Ceylan Işın Koryürek. 27 Kasım Perşembe: 10.00 Özgür Balpınar, Kasım Tiryakioğlu, Tuncel Altınköprü, Umut Ahmet Tarakçı, Yusuf Asal, Çiğdem Sezer, Dicle Keskinoğlu, Yusuf Asal, 12.00 Ahmet Baki Yerli Şuheda Uruk. 28 Kasım Cuma: 10.00 Tuncel Altınköprü, Gülay Çelikel Çubukçu, Mehtap Soyuduru Çiçek, Tolga Gümüşay, Yusuf Asal, Ahmet Baki Yerli, Şuheda Uruk Özgür Balpınar, 12.00 Fatma Çağdaş Börekçi, Süleyman Bulut, 14.00 Tuğba Akbey İnan, Sadiye Erol Aykaç, Mustafa Kemal Çelik, Nazan ARISOY, 18.00 Şükrü Erbaş. 29 Kasım Cumartesi: 13.00 Tufan Gündüz, Mustafa Üye, Özgür Balpınar, Gülay Çelikel Çubukçu, 14.00 Dilek Bilgiç Esen, İlknur Özhan, Tuğba Akbey İnan, Ayşe Kulin, Varol Yaşaroğlu Loresima, Maral Atmaca, Dilara Pamuk, N. G. Kabal, K. Kübra Berk Fatma Şamaта, Burcu Büyükyıldız, Emre Gül, Emre Gürlek, Rukiye İdeli, Fatih Murat Arsal, D.N. Archeron, Gizem Yiğit, Nurdan Damla, Sadiye Erol Aykaç, Cevat Turan, Nazan Arısoy, Mehsa, Elif Melissa, Gamze Aydeniz, Gamze Çelik, Fatma Erdek, Kader Arvas, Mehtap Fırat, Sezin Karameşe, Sümeyye Demirkıran, Tuğba Aydın Öztürk, Seda Lena, Hümeyra, Genç Osman Denizci, Mustafa Kemal Çelik, Sabahat Şahin, Nuriye Erdoğan, Özgür Aras Tüfek, Şeyma Türkyılmaz, 15.00 Funda Uçuk Er, Osman Sarı, Beyza Nur Top, 16.00 Altay Cem Meriç, Güray Süngü, Alper Canıgüz, Serkan Türk, Ali Ayçil. 30 Kasım Pazar: 12.00 Taha Kılınç, 13.00 Yusuf Muratoğulları, Emel Bahadır, 14.00 Serdar Vatansever, Ayla Aydemir, Merve Akyüz, Şeyma Demir, Şule Gizem Büyükboz, Nurdan Damla, Özgür Aras Tüfek, Cevher Sönmez, Dilek Aydemir, 15.00 Erhan Keklik, Dilek Cesur, 16.00 Saniye Bencik Kangal, Halit Ertuğrul, Mehmet Ercan, 17.00 Orhan Toker.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.