Hava Durumu

#Kırsal Kalkınma

giresunsonhaber - Kırsal Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırsal Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN'DA 20 TARIMSAL YATIRIM İÇİN 27 MİLYON LİRALIK HİBE SÖZLEŞMESİ Haber

GİRESUN'DA 20 TARIMSAL YATIRIM İÇİN 27 MİLYON LİRALIK HİBE SÖZLEŞMESİ

GİRESUN'DA 20 TARIMSAL YATIRIM İÇİN 27 MİLYON LİRALIK HİBE SÖZLEŞMESİ Giresun'da Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında 20 yatırımcıyla sözleşme imzalandı. Yaklaşık 43 milyon liralık projeler için öngörülen hibe tutarı 27 milyon lirayı aşıyor. Desteklenen yatırımlar arasında fındık işleme tesisleri ve hasat fileleri de bulunuyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı'nın (KKYP) 17. Etabı kapsamında 20 yatırımcıyla 23 Ekim 2026 Cuma günü hibe sözleşmesi imzalandı. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz'ın katılımıyla müdürlük toplantı salonunda gerçekleştirilen programda sözleşmeye bağlanan yatırımların toplam tutarı 42 milyon 968 bin 818 TL, öngörülen hibe tutarı ise 27 milyon 61 bin 153 TL olarak açıklandı. FINDIK İŞLEME TESİSLERİ VE HASAT FİLELERİ DESTEKLENECEK Sözleşme imzalanan projelerin 2'si fındık işleme tesisi, 16'sı fındık hasat filesi, 1'i yeni ahır yapımı ve 1'i mevcut ahırın modernizasyonuna yönelik yatırımlardan oluşuyor. Böylece 20 projenin 18'i doğrudan fındık sektörüne ilişkin yatırımları kapsıyor. Açıklanan destekler, sözleşme kapsamındaki yatırımlara yönelik olup hibelerin tamamının ödendiği anlamına gelmiyor. 68 PROJELİK PROGRAMDA SÖZLEŞME SÜRECİ SÜRÜYOR İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, KKYP 17. Etap kapsamında Giresun'dan toplam yatırım tutarı 202 milyon 346 bin 726 TL olan 68 projenin onaylandığını ve bu projelerin 123 milyon 548 bin 951 TL hibe almaya hak kazandığını bildirdi. Son imzalanan 20 sözleşme, daha önce açıklanan 68 projelik programın uygulama aşamasına ilişkin gelişme niteliği taşıyor.

FINDIKTA YENİ HAMLE: Haber

FINDIKTA YENİ HAMLE:

KURAKLIĞA KARŞI FINDIKTA YENİ HAMLE: GİRESUN’UN FINDIĞI, KÖYLÜSÜ VE EKONOMİSİ İÇİN NE DEĞİŞECEK? Orman Genel Müdürlüğü, Bolu Fidanlığında kuraklığa dayanıklılığıyla öne çıkan Türk fındığının üretimini yaygınlaştırmak ve kültür fındığı yetiştiriciliğinde alternatif anaç olarak kullanmak için çalışmalarını genişletiyor. Çakıldak çeşidinde başarılı aşı sonuçları elde edilirken Giresun Yağlısı da çalışmaların hedefleri arasında bulunuyor. Gelişme, Giresun'un geleceği açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Güçlü köklere sahip yeni yetiştiricilik modeli, yalnızca fındık üretimini mi değiştirecek, yoksa üreticinin kazancını, köylerin ekonomik geleceğini ve Giresun'un sosyal yaşamını da etkileyebilecek mi? Türkiye'nin en değerli tarımsal ürünlerinden fındık, Giresun için yalnızca ihraç edilen bir ürün değil; köylerin varlığını, ailelerin gelirini, işçilerin geçimini, ticaretin hareketliliğini ve kuşaklar boyunca devam eden bir yaşam biçimini temsil ediyor. Bu nedenle Türk fındığı üzerine yürütülen aşı çalışmalarının olası sonuçları, yalnızca tarımsal verimlilik açısından değil, Giresun'un ekonomik ve sosyokültürel geleceği bakımından da önem taşıyor. BOLU'DA BAŞLAYAN ÇALIŞMA GİRESUN FINDIĞININ GELECEĞİNE IŞIK TUTUYOR İklim değişikliği, düzensiz yağışlar ve kuraklık tehdidi, tarımsal üretimde daha dayanıklı bitki türlerinin geliştirilmesini ve mevcut doğal kaynakların değerlendirilmesini giderek önemli hâle getiriyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM), bu kapsamda Türkiye'nin doğal orman ağacı türlerinden Türk fındığının üretimini artırmak ve farklı kullanım alanlarını geliştirmek amacıyla Bolu Fidanlığında çalışmalar yürütüyor. OGM'nin 5 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı açıklamaya göre, Bolu Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde yetiştirilen Türk fındığı fidanlarının hem ormancılık faaliyetlerinde hem de kültür fındığı üretiminde değerlendirilmesi hedefleniyor. Bilimsel adı Corylus colurna L. olan Türk fındığı, yetiştiği bölgelere göre Bolu fındığı ve Seben fındığı olarak da biliniyor. Türün en önemli özellikleri arasında derinlere ulaşabilen kazık kök sistemi, tek gövdeli gelişme yapısı, zorlu yetişme koşullarına uyum kabiliyeti ve dip sürgünü oluşturmaması bulunuyor. Bu özelliklerin, özellikle iklim değişikliği karşısında fındık üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Çalışmaların Giresun açısından dikkat çekici bölümünü ise Çakıldak ve Giresun Yağlısı gibi kültür fındığı çeşitlerinin Türk fındığı üzerine aşılanması oluşturuyor. ÇAKILDAKTA AŞI BAŞARISI SAĞLANDI, GİRESUN YAĞLISI DA HEDEFLER ARASINDA Orman Genel Müdürlüğünün yeni açıklamasından önce Bolu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 20 Temmuz 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan bilgiler, çalışmaların belirli bir aşamaya ulaştığını ortaya koymuştu. Bolu Fidanlık Şefliğinde 2026 yılı üretim sezonunda Türk fındığı anaçları üzerine Çakıldak çeşidi aşılandı ve yüksek aşı tutma başarısı elde edildi. Kurum, üretilen aşılı fidanların ilerleyen yıllarda başta Karadeniz ve Marmara olmak üzere uygun yetişme koşullarına sahip bölgelerde üreticilerin kullanımına sunulmasını hedeflediğini açıkladı. Bununla birlikte 2026 yılındaki uygulamaların kesin aşı tutma oranı, toplam fidan sayısı ve ticari üretim takvimi hakkında sayısal bilgi paylaşılmadı. OGM'nin 5 Ekim tarihli açıklamasında ise Çakıldak ile birlikte Giresun Yağlısının da Türk fındığı üzerine aşılanmasına yönelik çalışmalara yer verildi. Hedef, Türk fındığının güçlü kök yapısıyla kültür fındığı çeşitlerinin ürün özelliklerini aynı bitkide bir araya getirmek. Ancak Giresun Yağlısının bu anaç üzerine aşılanması ilk kez gündeme gelmiyor. Türkiye'de daha önce de Tombul fındığın Türk fındığı anacı üzerindeki gelişimini ve verimini inceleyen bilimsel araştırmalar gerçekleştirildi. Yeni gelişme, mevcut bilimsel birikimin Bolu'daki fidanlık çalışmalarıyla genişletilmesi bakımından önem taşıyor. GÜÇLÜ KÖK SİSTEMİ KURAKLIĞA KARŞI NASIL AVANTAJ SAĞLAYABİLİR? Türk fındığını kültür fındığı yetiştiriciliği bakımından önemli kılan temel özellik, derinlere ulaşabilen kök sistemi. Güçlü kazık kök yapısı, bitkinin uygun toprak koşullarında daha derindeki nem kaynaklarından yararlanmasına katkı sağlayabiliyor. Türk fındığının kültür fındığı çeşitlerine anaç olarak kullanılmasıyla, bu özelliğin aşılı bitkilerin kurak dönemlere uyumuna katkıda bulunması amaçlanıyor. Fakat burada önemli bir bilimsel sınır bulunuyor. Türk fındığının kuraklığa dayanıklı olması, üzerine aşılanan Giresun Yağlısının her koşulda susuzluğa dayanacağı veya verim kaybı yaşamayacağı anlamına gelmiyor. Köklerin gelişimini toprak derinliği, taşlılık, geçirgenlik, su kapasitesi ve diğer çevresel koşullar doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla bu yöntemin gerçek başarısı, farklı iklim ve arazi koşullarında kurulacak bahçelerin uzun süre takip edilmesiyle anlaşılabilecek. GİRESUN'DA YAKLAŞIK 80 BİN ÜRETİCİYİ İLGİLENDİREN BİR GELECEK MESELESİ Giresun için fındığın ekonomik büyüklüğü, yeni yetiştiricilik modellerinin neden dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyet raporuna göre il genelinde 1 milyon 177 bin 290 dekar alanda fındık yetiştiriliyor. Aynı resmî raporda Giresun'un 2024 yılı fındık üretimi 94 bin 18 ton, 2025 yılı üretimi ise 65 bin 735 ton olarak yer alıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Temmuz 2026 açıklamasında ise 13 ilçede yaklaşık 80 bin üreticinin fındık tarımı yaptığı belirtiliyor. Yıllara göre değişen üretim miktarları, ilin fındık ekonomisinin rekolte dalgalanmalarına ne kadar duyarlı olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte üretimdeki yıllık değişimin yalnızca kuraklıktan kaynaklandığı söylenemez. Don, hastalıklar, zararlılar, bakım koşulları ve diğer etkenler de rekolte üzerinde belirleyici olabiliyor. Giresun'da fındık, üretici ailelerin yanında ürün alım satımı yapan tüccarları, fındık kırma ve işleme tesislerini, taşımacılık işletmelerini, depoları, ihracatçıları ve yerel esnafı da yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle fındık üretiminde sağlanabilecek kalıcı bir iyileşme, yalnızca tarımsal verimlilik değil, ilin genel ekonomik istikrarı açısından da önem taşıyor. GİRESUNLU KÖYLÜNÜN ASIL SORUSU: DAHA AZ MASRAFLA DAHA FAZLA KAZANABİLECEK Mİ? Yeni üretim modelinin Giresunlu fındık üreticisi bakımından en önemli yönü, işletme maliyetleri ve elde edilebilecek net gelir olacak. Geleneksel ocak sisteminde yetiştirilen fındığın yıllık bakım işlemleri arasında dip sürgünü temizliği, budama, gübreleme ve hastalıklarla mücadele yer alıyor. Türk fındığının dip sürgünü oluşturmaması, aşılı yetiştiricilikte bu bakım işlemlerinden birinin azaltılmasına imkân sağlayabilir. Bu özellik özellikle aile emeğiyle çalışan veya bakım işlerini ücretli işçilere yaptıran küçük üreticiler için ekonomik avantaj oluşturabilir. Ancak yeni modelin gerçekten daha düşük maliyet sağlayıp sağlamayacağını belirlemek için yalnızca dip sürgünü temizliği giderine bakılması yeterli değil. Aşılı fidanın satın alınması, bahçenin yeniden kurulması, toprağın hazırlanması, fidanların büyütülmesi, verime yatma süresi ve yeni yetiştiricilik sisteminin diğer giderleri de hesaplanmalı. Özellikle geçimini sınırlı miktardaki fındık gelirinden sağlayan aileler için başlangıç yatırımı önemli bir yük oluşturabilir. Üretici açısından başarı ölçüsü yalnızca dekardan alınan ürün değil; yıl sonunda bütün giderler çıkarıldığında elinde kalan gerçek kazanç olacak. GİRESUN'UN KÜÇÜK VE PARÇALI BAHÇELERİNDE YENİ SİSTEMİN MALİYETİ NE OLACAK? Giresun fındık tarımının yapısal sorunlarını ortaya koyan bilimsel araştırmalar, yeni yetiştiricilik modellerinin bölgeye özgü koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi'nde 2025 yılında yayımlanan, Giresun'un Piraziz ilçesindeki 200 üreticiyle gerçekleştirilen araştırmada; yüksek üretim maliyetleri, düşük taban fiyatları, yetersiz destekler, zayıf tarımsal örgütlenme, miras yoluyla bölünen bahçeler ve yaşlanan fındık ocakları başlıca sorunlar arasında gösterildi. Bu bulgular, Giresun'daki fındık üretiminin sorunlarının yalnızca bitkinin dayanıklılığıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Küçük ve parçalı arazilerde yeni bahçe kurulumu, büyük işletmelere göre farklı ekonomik güçlükler doğurabiliyor. Mevcut bahçenin sökülmesi durumunda, yeni fidanların yeterli ürün vermesine kadar geçen sürede gelir kaybı yaşanması da söz konusu. Bunun için geleneksel bahçelerin topluca değiştirilmesi yerine, ekonomik sonuçları doğrulanmış ve bölgenin arazi koşullarına uygun modellerin geliştirilmesi önem taşıyor. Yeni bir teknik, küçük üreticinin mali gücünü aşan yatırım gerektiriyorsa bilimsel başarısına rağmen yaygınlaşması zorlaşabilir. GİRESUN YAĞLISININ KALİTESİ VE DÜNYADAKİ DEĞERİ KORUNABİLECEK Mİ? Türk fındığı üzerine aşı çalışmalarının Giresun açısından en hassas noktalarından biri, Giresun Yağlısının mevcut ürün özelliklerinin korunması. Tombul adıyla da bilinen Giresun Yağlısı, kendine özgü lezzeti, aroması ve kalite özellikleri nedeniyle bölgeyle özdeşleşmiş durumda. Giresun Tombul Fındığı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2001 yılında menşe adı olarak tescil edildi. Ürün, 2022 yılında Avrupa Birliği'nde de coğrafi işaret koruması kazandı. Bu nedenle gelecekte alternatif anaç kullanımının değerlendirilmesinde yalnızca ağacın gelişmesi ve ürün miktarı değil, fındığın ticari değerini belirleyen özellikler de önem taşıyor. Randıman, meyve iriliği, yağ oranı, aroma, depolama özellikleri ve kalite istikrarı bilimsel olarak incelenmeli. Ayrıca coğrafi işaret kapsamında üretim yapılabilmesi için tescilde belirtilen coğrafi sınırların ve ürün şartnamesinin gereklerinin karşılanması gerekiyor. Türk fındığı anacının kullanılması, Giresun Tombul Fındığı menşe adının kullanım koşullarını kendiliğinden değiştirmiyor. Giresun'un asıl kazanımı, yalnızca daha dayanıklı bir fındık bitkisi yetiştirmek değil; dünyada tanınan Giresun Yağlısının özelliklerini koruyarak ekonomik değerini sürdürebilmek olacak. BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE SÖYLÜYOR? AŞI TUTMASI VERİM ARTIŞI ANLAMINA GELMİYOR Türk fındığının kültür fındığı çeşitlerine anaç olarak kullanılması konusunda önceki yıllarda önemli araştırmalar yapıldı. Ordu'nun Ünye ilçesinde 2020-2022 yıllarında yürütülen ve 2023 yılında yayımlanan araştırmada, Çakıldak çeşidinin Türk fındığı anacı üzerine farklı dönemlerde aşılanması incelendi. Araştırmada belirli uygulama koşullarında yüzde 93,3 ve yüzde 93,6 düzeylerine ulaşan aşı başarıları elde edildi. Bu sonuçlar Çakıldak çeşidinin başarılı biçimde aşılanabildiğini gösterirken, söz konusu oranlar Bolu Fidanlığının 2026 yılı uygulamalarına ait değil. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde kurulan başka bir araştırma bahçesinde ise Tombul, Palaz, Çakıldak ve Okay 28 çeşitleri 2020-2022 yılları arasında takip edildi. 2023 yılında yayımlanan araştırmada dört çeşidin de Türk fındığı anacı üzerinde dip sürgünü oluşturmadığı ve aşılı bitkilerin üç yaşındayken meyve vermeye başladığı belirlendi. Bununla birlikte 2024 yılında Bahçe dergisinde yayımlanan ve 2015-2019 dönemini kapsayan Tombul-Palaz araştırması, verim konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini ortaya koydu. Araştırmanın ilk dönem sonuçlarında aşılı Tombul bitkilerinin kümülatif verimi, aşısız Tombul bitkilerinden sayısal olarak düşük bulundu. Palaz çeşidinde ise farklı bir sonuç gözlendi. Çalışmada ayrıca aşılı bitkilerin gelişiminin ve uzun dönemli aşı uyuşmasının izlenmesi gerektiği belirtildi. Bu farklılıklar, yeni anacın her fındık çeşidinde otomatik olarak daha yüksek verim sağlayacağını söylemek için henüz yeterli kanıt bulunmadığını gösteriyor. Bilimsel verilerin ortaya koyduğu temel sonuç şu: Türk fındığı aşılı yetiştiricilik için önemli bir alternatif oluşturuyor; ancak Giresunlu üreticinin ne kadar kazanacağını belirleyecek olan uzun dönemli bahçe ve ekonomik performans sonuçları henüz kesinleşmiş değil. FINDIK TÜCCARI, SANAYİCİ VE YEREL ESNAF İÇİN NE DEĞİŞEBİLİR? Fındıkta yaşanan üretim dalgalanmaları Giresun'un ekonomik yaşamında yalnızca bahçe sahiplerini etkilemiyor. Fındık alım satımı yapan tüccarlar, kırma ve işleme tesisleri, depolama işletmeleri, nakliyeciler ve ihracatçılar da ürün miktarı ve kalitesinden doğrudan etkileniyor. Ayrıca fındık hasadı ve satış döneminde üretici ailelerin eline geçen gelir, yerel perakende ve hizmet sektörlerine de yansıyor. Fındık gelirinin kullanılması; gıda ve diğer temel ihtiyaç alışverişlerinden tarımsal girdilere, ulaşım ve ev bakımından çeşitli aile harcamalarına kadar geniş bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor. Türk fındığı anacının ilerleyen yıllarda daha istikrarlı üretime katkı sağladığının kanıtlanması durumunda, bu durum yerel ticaretin ve fındık işleyen işletmelerin üretim planlamasını olumlu etkileyebilir. Ancak üretim miktarının daha istikrarlı hâle gelmesi, üretici gelirinin veya fındık fiyatının mutlaka yükseleceği anlamına gelmiyor. Fındık fiyatları iç ve dış piyasa koşullarına, arz ve talebe, kaliteye, alım politikalarına ve uluslararası rekabete bağlı olarak değişiyor. Dolayısıyla Giresun ekonomisi açısından tarımsal üretim teknolojisindeki gelişmelerin yanında, üreticinin pazarlık gücü, ürünün işlenerek değer kazanması ve pazarlama kanallarının geliştirilmesi de önem taşıyor. FINDIK YALNIZCA BİR ÜRÜN DEĞİL, GİRESUN'UN KÖYLE KURDUĞU BAĞ Giresun'da fındığın ekonomik öneminin yanında güçlü bir toplumsal ve kültürel karşılığı bulunuyor. Fındık bahçeleri, birçok aile için kuşaklar boyunca korunan mülkiyetin, aile emeğinin ve köyle sürdürülen ilişkinin bir parçası. Hasat dönemi ise yalnızca ürün toplama zamanı değil; farklı şehirlerde yaşayan aile üyelerinin köylerine döndüğü, akrabaların bir araya geldiği ve komşuluk ilişkilerinin canlandığı bir dönem olabiliyor. Fındık toplama, harman hazırlığı, kurutma ve ürünün pazara ulaştırılması gibi işler, kırsal yaşamın mevsimlik iş düzenini şekillendiriyor. Yöredeki imece geleneği ve komşular arasında sürdürülen dayanışma da fındık tarımının sosyal boyutunu oluşturuyor. Bu nedenle fındık bahçelerinin ekonomik değerini kaybetmesi, yalnızca tarımsal üretimin azalması anlamına gelmeyebilir. Aynı zamanda ailelerin köylerine yönelik ekonomik ilgisinin azalmasına ve bazı bahçelerin bakımsız kalmasına yol açabilir. Giresun'da fındık bahçesinin korunması, birçok aile açısından toprakla birlikte aile geçmişiyle ve köy kültürüyle sürdürülen bağın korunması anlamını da taşıyor. FINDIKTAN GEÇİNEMEYEN KÖYLÜNÜN GELECEĞİ DEĞİŞEBİLİR Mİ? Giresun'da küçük ölçekli üreticiliğin ekonomik sürdürülebilirliği, kırsal yaşamın geleceği açısından önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Piraziz'de 200 üreticiyle yapılan 2025 tarihli bilimsel araştırma, küçük üreticiler için fındık tarımının artık çoğu zaman temel istihdam alanı olmaktan çıkarak ikincil gelir kaynağı hâline geldiğini ortaya koydu. Araştırma, tarımsal sorunların giderilmesi ve yeni istihdam olanaklarının geliştirilmesinin genç nüfusun kırsala yönelmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekti. Bu bağlamda Türk fındığı üzerine aşılı üretim modelinin bakım maliyetlerini azaltması ve üreticiye yeterli gelir sağlaması durumunda, bazı ailelerin bahçelerini işletmeye devam etmesi ekonomik açıdan kolaylaşabilir. Özellikle yaşlanan fındık bahçelerinin yenilenmesinde ekonomik bakımdan uygun modeller geliştirilmesi, üretimin devamlılığına katkı sunabilir. Bununla birlikte kırsal göçün tek nedeni fındık geliri değil. Eğitim, sağlık, ulaşım, istihdam çeşitliliği, sosyal yaşam olanakları ve gençlerin gelecek beklentileri de köylerde yaşama kararlarını etkiliyor. Bu nedenle alternatif anaç kullanımının tek başına Giresun'dan göçü durduracağı veya köylere geri dönüş sağlayacağı söylenemez. Yeni yetiştiricilik modelinin kırsal yaşam açısından gerçek değer kazanması, ekonomik avantajlarının daha geniş bir kırsal kalkınma politikasıyla desteklenmesine bağlı olacak. TARIMSAL İŞÇİLİK VE KÖYDEKİ EMEK DÜZENİ NASIL ETKİLENEBİLİR? Geleneksel fındık yetiştiriciliğinde bahçe bakımı ve hasat, önemli ölçüde insan emeğine dayanıyor. Türk fındığının dip sürgünü oluşturmaması, bu işleme ayrılan iş gücünün azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu durum fındık toplama, harman, kurutma ve taşıma gibi hasat işlemlerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Yeni yetiştiricilik biçimi bazı bakım işlerini azaltırken aşılama, fidan üretimi, teknik budama ve bahçe yönetimi gibi alanlarda farklı uzmanlık ihtiyaçları doğurabilir. Dolayısıyla yeni modelin yaygınlaşması yalnızca işçilik giderlerinin azalması açısından değil, kırsaldaki iş gücü yapısının değişmesi açısından da değerlendirilmeli. Giresun Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi'nde Haziran 2026'da yayımlanan, Ordu ve Giresun'da çalışan 30 mevsimlik tarım işçisini kapsayan araştırma, katılımcıların düşük gelir, barınma, temiz su ve çalışma koşulları bakımından önemli güçlükler yaşadığını ortaya koydu. Sınırlı bir örnekleme dayanan bu araştırmanın sonuçları bütün işçilere genellenemese de fındık ekonomisinin sosyal boyutunun yalnızca bahçe sahipleriyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Teknolojik ve tarımsal yenilikler değerlendirilirken ücretli tarım işçilerinin gelirleri, çalışma koşulları ve yeni beceriler edinme olanakları da dikkate alınmalı. GURBETTE YAŞAYAN GİRESUNLULARIN KÖYLERLE BAĞI İÇİN NE ANLAMA GELEBİLİR? Giresun'un sosyokültürel yapısında, il dışında yaşamasına rağmen köyündeki fındık bahçesini koruyan ailelerin de önemli bir yeri bulunuyor. Bazı aileler için fındık üretimi temel geçim kaynağı olmaktan çok, aile mirasının devam ettirilmesi ve köyle ilişkinin korunması anlamına geliyor. Bu ailelerin bir bölümü hasat döneminde köylerine dönerek üretim faaliyetlerine katılıyor veya bahçe bakımını ücretli iş gücüyle sürdürüyor. Bahçe bakım giderlerinin yüksek olması ve üretimden sağlanan gelirin sınırlı kalması ise uzaktan sürdürülen tarımsal faaliyetleri ekonomik açıdan zorlaştırabiliyor. Aşılı yetiştiricilik modelinin bakım yükünü ve yıllık işletme maliyetlerini gerçekten azaltabildiğinin ortaya konulması, bu tür aile işletmeleri için alternatif oluşturabilir. Bununla birlikte bahçelerin daha az bakıma ihtiyaç duyması, ailelerin köylerine daha sık döneceği anlamına da gelmiyor. Önemli olan, ekonomik koşulların ailelerin bahçelerini koruyabilmesine ve isterlerse tarımsal üretimi sürdürebilmesine imkân tanıması. YENİ FINDIK BAHÇELERİ GİRESUN'UN EĞİMLİ ARAZİLERİNE UYGUN MU? Giresun'da fındık yetiştiriciliğinin önemli özelliklerinden biri, farklı yükseltilerde ve eğimli arazilerde gerçekleştirilmesi. Bu nedenle başka bölgelerde olumlu sonuç alınan bir yetiştiricilik modelinin Giresun'un bütün köylerinde aynı başarıyı sağlayacağı varsayılamaz. Türk fındığı üzerine aşılı fidanların sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgelerde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. Geleneksel ocak sistemiyle yetiştirilen fındık bahçeleri ile tek gövdeli aşılı yetiştiricilik modelleri arasında dikim düzeni, bitki gelişimi, budama, hasat ve işletme maliyetleri açısından farklılıklar bulunabilir. Özellikle dik yamaçlarda uygulanabilecek yetiştiricilik ve hasat yöntemlerinin ayrıca araştırılması önem taşıyor. Yeni anaç sisteminin Giresun'a uygun olup olmadığını belirlemek için yalnızca fidanların tutmasına değil, farklı arazi koşullarındaki uzun dönemli performansına bakılması gerekiyor. GİRESUN'DA PİLOT BAHÇELER KURULMASI NEDEN ÖNEMLİ? Türk fındığı anacının Giresun üreticisine sağlayabileceği ekonomik faydanın ortaya konulabilmesi için farklı koşullarda karşılaştırmalı denemeler yapılması önem taşıyor. Sahil, orta ve yüksek kesimlerde seçilecek uygun araştırma alanlarında geleneksel yetiştiricilik ile aşılı fidan sistemi birlikte izlenebilir. Bu denemelerde fidanların tutma oranı, uzun dönemli bitki gelişimi, kuraklık karşısındaki performansı, verim, randıman, meyve kalitesi ve hastalıklara karşı durumu karşılaştırılmalı. Ayrıca ilk yatırım maliyeti, yıllık bakım giderleri, işçilik ihtiyacı, hasat masrafları ve elde edilen net gelir hesaplanmalı. Elde edilecek sonuçların küçük aile işletmeleriyle daha büyük işletmeler açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi de önem taşıyor. Bu süreçte Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü, Giresun Üniversitesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilgili üretici örgütleri ve sektör kuruluşlarının ortak araştırmalar yürütmesi, bölgeye uygun sonuçların geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak Bolu'daki çalışmalar kapsamında Giresun'da yeni pilot bahçeler kurulacağına ilişkin doğrulanmış bir uygulama takvimi henüz açıklanmış değil. TÜRK FINDIĞI ORMANLARIN KORUNMASINDA VE PEYZAJDA DA DEĞERLENDİRİLECEK Orman Genel Müdürlüğünün çalışmaları yalnızca kültür fındığına alternatif anaç geliştirilmesiyle sınırlı değil. OGM, Bolu Fidanlığında üretilen Türk fındığı fidanlarının bozuk orman alanlarının iyileştirilmesinde, ağaçlandırma projelerinde, ekolojik restorasyon uygulamalarında ve doğal türlerin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılmasını planlıyor. Türün tek gövdeli ve boylu gelişme özellikleri, peyzaj uygulamalarında değerlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Bu kapsamda park ve benzeri yeşil alanlarda kullanılabilecek nitelikte fidan üretiminin geliştirilmesi hedefleniyor. Türk fındığının doğal popülasyonlarının korunması, ülkenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Ayrıca Türk fındığının meyveleri, yaban hayatı için besin kaynağı oluşturuyor. Bolu Orman Bölge Müdürlüğünün Temmuz 2026 açıklamasında, Bölge Müdürü Celal Kanbur'a aşılı Türk fındığı fidanı takdim edildiği ve ardından kurum yerleşkesinde sembolik dikim gerçekleştirildiği de bildirildi. Böylece çalışmalar, fındık üreticilerine yönelik alternatif anaç geliştirilmesinin yanında ormancılık, doğal gen kaynaklarının korunması ve peyzaj gibi farklı alanları da kapsıyor. ÜRETİCİNİN ÖNÜNDEKİ SORULAR HENÜZ TAM OLARAK YANITLANMADI Bolu Fidanlığındaki aşı başarısı ve önceki yıllarda gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, Türk fındığının alternatif anaç olarak kullanılmasına ilişkin araştırmaların ilerlediğini gösteriyor. Ancak Giresunlu üreticinin uygulamaya geçmeden önce yanıtını bilmesi gereken önemli konular bulunuyor. Aşılı fidanların ticari üretime ne zaman ve hangi maliyetle sunulacağı, farklı yükseltilerde nasıl performans göstereceği, Giresun Yağlısının kalite özelliklerini nasıl etkileyeceği, bakım giderlerinde ne kadar tasarruf sağlayacağı ve uzun dönemli veriminin geleneksel sistemle nasıl karşılaştırılacağı henüz bütün yönleriyle ortaya konulmuş değil. Bunların yanında aşı uyuşmazlığı, fidan ömrü, hastalıklara duyarlılık ve kuraklık koşullarındaki gerçek performans gibi teknik konuların da uzun dönemli araştırmalarla değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle mevcut sonuçların, üreticilerin geleneksel bahçelerini hemen sökerek yeni sisteme geçmesi gerektiği şeklinde yorumlanması doğru olmayacak. Bilimsel araştırmaların olumlu sonuçları umut verici olsa da ekonomik yatırım kararlarının sahada doğrulanmış verilerle alınması gerekiyor. GİRESUN İÇİN ASIL MESELE: DAHA FAZLA FINDIK MI, DAHA GÜÇLÜ BİR KIRSAL EKONOMİ Mİ? Türk fındığı üzerine aşılama çalışmalarının Giresun açısından oluşturduğu potansiyel, yalnızca üretim miktarını artırma ihtimaliyle sınırlı değil. Bu gelişme, bölgenin gelecekte nasıl bir fındık üretim modeline ihtiyaç duyduğu sorusunu da gündeme taşıyor. Giresun'un önünde yalnızca daha fazla fındık yetiştirme hedefi bulunmuyor. Aynı zamanda küçük aile işletmelerinin korunması, fındığın kalite değerinin sürdürülmesi, üreticinin net gelirinin artırılması, gençlerin tarımla ekonomik bağ kurabilmesi, kırsal istihdamın geliştirilmesi ve köylerin yaşanabilirliğinin güçlendirilmesi gibi daha geniş sorunlar bulunuyor. Türk fındığının alternatif anaç olarak kullanılması, bu sorunların tamamını tek başına çözemez. Ancak uygun koşullarda daha istikrarlı üretim, daha düşük bakım maliyeti ve sürdürülebilir bahçe yönetimi sağlayabildiğinin kanıtlanması durumunda, bölge tarımı için yararlı araçlardan biri olabilir. Yeni yetiştiricilik modellerinin üreticilerin ekonomik koşullarıyla uyumlu olması, küçük üreticilerin bu gelişmelerden yararlanabilmesi ve sağlanacak katma değerin bölge ekonomisine yansıması önem taşıyor. GİRESUN'UN GELECEĞİ YALNIZCA FINDIĞIN DALINDA DEĞİL, KÖYLERİNDE DE ŞEKİLLENECEK Orman Genel Müdürlüğünün Bolu'da yürüttüğü çalışmalar, Türkiye'nin doğal bitki kaynaklarından yararlanılarak fındık yetiştiriciliğinde alternatif yöntemler geliştirilmesi açısından önemli bir aşamayı temsil ediyor. Çakıldakta elde edilen aşı başarısı, Giresun Yağlısına yönelik yeni uygulama hedefleri ve geçmiş yıllardaki bilimsel araştırmalar, bu alandaki potansiyeli ortaya koyuyor. Ancak Giresun açısından asıl soru, bu yeni yöntemin üreticinin yaşamına nasıl yansıyacağı. Daha dayanıklı fındık bahçeleri kurulabilecek mi? Üretim maliyetleri azalacak mı? Giresun Yağlısının kalite değeri korunacak mı? Küçük üretici yeni sisteme ekonomik olarak uyum sağlayabilecek mi? Gençler için yeni tarımsal faaliyet alanları oluşabilecek mi? Bu soruların yanıtları, yeni yetiştiricilik yönteminin yalnızca tarımsal başarısını değil, Giresun'un ekonomik ve toplumsal geleceğindeki yerini de belirleyecek. Çünkü Giresun'da fındık yalnızca topraktan elde edilen bir ürün değil; ailelerin geçim kaynağı, köylerin ekonomik dayanağı ve kuşaklar boyunca sürdürülen bir yaşam kültürünün parçası. Bolu'da başlayan çalışmaların Giresun için gerçek değeri, güçlü köklere sahip fidanların üreticinin gelirine, fındığın kalitesine ve köylerin geleceğine ne ölçüde katkı sağlayabildiğiyle anlaşılacak. https://www.giresunsonhaber.com/yazarlar/omur-yuksel-5/findigin-koku-guclenirken-giresun-un-ekonomik-kokleri-zayiflamasin-161 KAYNAKLAR Orman Genel Müdürlüğü – Türk Fındığına Kültür Fındığı Çeşitleri Aşılanacak (5 Ekim 2026) Bolu Orman Bölge Müdürlüğü – Bolu Fındığına Aşılı Ziraat Fındığı Üretimi (20 Temmuz 2026) Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – 2025 Faaliyet Raporu Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – 2026 Rekolte Tahmin Çalışmaları Bilgen ve diğerleri (2024) – Türk Fındığı Anacının Tombul ve Palaz Çeşitlerine Etkisi Şenel, Taylan ve Akar (2023) – Türk Fındığı Üzerine Aşılı Çeşitlerde Bitki Gelişimi Demirel Ateş ve Balta (2023) – Çakıldak Çeşidinin Türk Fındığı Anacında Aşı Başarısı Aydın Yönet (2025) – Küçük Ölçekli Fındık İşletmeleri: Giresun-Piraziz Örneği Alicanoğlu ve Genç (2026) – Fındık Hasadında Çalışan Mevsimlik Tarım İşçileri Türk Patent ve Marka Kurumu – Giresun Tombul Fındığı Coğrafi İşaret Tescili Avrupa Birliği Başkanlığı – Giresun Tombul Fındığının AB Coğrafi İşaret Tescili

GİRESUN’A KIRSAL KALKINMADA 125,2 MİLYON TL HİBE: 68 PROJE ONAYLANDI Haber

GİRESUN’A KIRSAL KALKINMADA 125,2 MİLYON TL HİBE: 68 PROJE ONAYLANDI

GİRESUN’A KIRSAL KALKINMADA 125,2 MİLYON TL HİBE: 68 PROJE ONAYLANDI Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında Giresun’dan Bakanlığa sunulan 68 proje onaylandı. Yaklaşık 200,2 milyon liralık yatırımı kapsayan projelere 123,7 milyon lira hibe sağlanacak. Tasarruflu sulama yatırımlarıyla birlikte Giresun’a verilecek toplam hibe 125 milyon 226 bin 557 liraya ulaşacak. AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas da proje sayısının geçen yıla göre arttığını belirterek desteklerin Giresunlu yatırımcılara yönelik olduğunu açıkladı. 86 BAŞVURUNUN ARDINDAN 68 PROJE ONAYLI LİSTEDE Giresun’da Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 17. Etabı için başvuru süreci temmuz ayında tamamlanmış, kent genelinden 86 proje için toplam 172 milyon 594 bin 378 lira hibe talebinde bulunulmuştu. Bir önceki uygulama döneminde başvuru sayısı 37 olarak açıklanmıştı. Böylece 2026 yılında kırsal kalkınma desteklerine yönelik başvuru sayısında önemli artış yaşanmıştı. Değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Bakanlığa sunulan 68 proje hibe desteği almaya hak kazandı. İl Müdürlüğünün yayımladığı resmi askı listesinde de arıcılık, fındık hasat filesi, fındık işleme tesisleri, büyükbaş hayvancılık, sera, kivi ve su ürünleri yatırımlarının yer aldığı görülüyor. 200 MİLYON LİRALIK YATIRIMA 123,7 MİLYON LİRA HİBE Onaylanan 68 projenin toplam yatırım büyüklüğü 200 milyon 163 bin 543 lira olarak açıklandı. Projelerin program şartlarına uygun şekilde tamamlanmasının ardından yatırımcılara toplam 123 milyon 736 bin 662 lira hibe ödemesi yapılması öngörülüyor. Bu rakamlara göre onaylanan projelerin toplam yatırım bedelinin yaklaşık yüzde 62’si hibe kaynaklarından karşılanacak. Destek miktarları ise her projenin niteliğine ve program kapsamında belirlenen hibe oranlarına göre farklılık gösterecek. 68 PROJENİN 50’Sİ DOĞRUDAN FINDIKLA İLGİLİ Onaylanan projelerin dağılımında Giresun ekonomisinin temel ürünlerinden fındık belirgin şekilde öne çıktı. 37 fındık hasat filesi projesi ile 13 fındık işleme tesisi projesi birlikte değerlendirildiğinde, 68 projenin 50’sinin doğrudan fındık sektörüne yönelik olduğu görülüyor. Bu sayı toplam projelerin yaklaşık yüzde 74’üne karşılık geliyor. Hibe almaya hak kazanan projelerin sektörel dağılımı şöyle gerçekleşti: 37 proje: Fındık hasat filesi13 proje: Fındık işleme tesisi9 proje: Arıcılık ekipman ve modernizasyon yatırımları5 proje: Ahır ve hayvancılık işletmesi modernizasyonu2 proje: Sera yapımı1 proje: Kivi bahçesi/terbiye sistemi1 proje: Karada alabalık yetiştiriciliği Bakanlığın yayımladığı resmi askı listesinde projelerin Giresun Merkez’in yanı sıra Bulancak, Espiye, Keşap, Güce, Tirebolu, Dereli, Piraziz, Yağlıdere, Görele, Eynesil, Çanakçı, Çamoluk, Doğankent ve Şebinkarahisar gibi farklı ilçelere dağıldığı görülüyor. FINDIKTA HASAT FİLESİ DESTEĞİ ÖNE ÇIKTI Tek başına 37 projeyle en fazla destek alan yatırım başlığını fındık hasat filesi oluşturdu. Hasat filesi, özellikle eğimli fındık bahçelerinde ürünün toplanması sırasında işçilik yükünün ve ürün kayıplarının azaltılmasına yönelik kullanılan sistemler arasında yer alıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü daha önce de fındık hasat filesinin Kırsal Ekonomik Altyapı Yatırımları kapsamında destekleme alanına alındığını duyurmuştu. İl Müdürlüğü, uygun bahçelerde fileyle hasadın özellikle işçilik maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayabildiğini belirtmişti. Fındık sektöründe yalnızca hasat aşaması değil, ürünün işlenmesi ve katma değerinin artırılmasına yönelik yatırımlar da destek listesinde yer aldı. 13 farklı fındık işleme, kırma, entegre tesis, teknoloji yenileme veya modernizasyon projesi hibe kapsamına girdi. Resmi listede yeni tesis yatırımlarının yanı sıra mevcut işletmelerin makine ve teknoloji altyapısını yenilemeye yönelik projeler de bulunuyor. ARICILIKTAN HAYVANCILIĞA FARKLI SEKTÖRLER DESTEKTE Program kapsamında 9 arıcılık projesinin onaylanması, Giresun’un kırsal üretim yapısında bal ve arıcılığa yönelik yatırımların da destek kapsamındaki önemli başlıklardan biri olduğunu gösterdi. Bunun yanında büyükbaş hayvancılığa yönelik 5 ahır ve işletme modernizasyonu, bitkisel üretime yönelik 2 sera yatırımı, 1 kivi bahçesi yatırımı ile 1 alabalık yetiştiriciliği projesi de hibe desteği almaya hak kazandı. TASARRUFLU SULAMAYA YÜZDE 70 HİBE Kırsal kalkınma yatırımlarının yanında tasarruflu tarımsal sulama sistemleri için de Giresun’a ayrı bir kaynak ayrıldı. Bu kapsamda toplam 88,37 dekar alanda yüzey altı damla sulama sistemi kurulmasına yönelik 3 proje onaylandı. Projelerin toplam yatırım bütçesi 2 milyon 128 bin 422 lira olarak belirlenirken, yatırımcılara yüzde 70 oranında 1 milyon 489 bin 895 lira hibe sağlanacak. Kırsal Kalkınma Yatırım Programındaki 123 milyon 736 bin 662 liralık destek ile tasarruflu sulamadaki 1 milyon 489 bin 895 liralık destek birlikte değerlendirildiğinde, Giresunlu yatırımcılara yönelik toplam hibe tutarı 125 milyon 226 bin 557 liraya çıkıyor. HAK SAHİPLERİ İÇİN KRİTİK TARİH: 27 EKİM Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, değerlendirme sonuçlarının kesinleşmesinin ardından hibe almaya hak kazanan yatırımcıların listesini 23 Eylül 2026 tarihinde ilan etti. Liste, mevzuat gereği 29 Eylül saat 23.59’a kadar beş iş günü süreyle askıda kalacak ve yatırımcılara ayrıca bireysel tebligat yapılmayacak. Hak sahibi yatırımcıların sözleşme aşamasında başvuru belgelerinin asılları, teminat mektubu veya nakit teminat belgesi, vergi ve SGK borcu durumunu gösteren belgeler, adli sicil kaydı, yatırım yerine ilişkin tapu belgeleri ile yatırımın niteliğine göre istenen teknik ve satın alma belgelerini İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne sunmaları gerekiyor. Hibe sözleşmesi için gerekli belgelerin son teslim tarihi ise 27 Ekim 2026 saat 17.00 olarak açıklandı. ELMAS: “PROJE SAYIMIZI GEÇEN YILA GÖRE 3 KATINA ÇIKARDIK” AK Parti Giresun Milletvekili ve TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, destek sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada proje sayısındaki artışa dikkat çekti. Elmas, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü nezdinde yürüttüklerini belirttiği görüşme ve girişimlerin ardından önemli bir kaynağın Giresun’a yönlendirildiğini ifade ederek şunları söyledi: “Tarım ve Orman Bakanlığımız Tarım Reformu Genel Müdürlüğü nezdinde gerçekleştirdiğimiz görüşme ve girişimler neticesinde, proje sayımızı geçen yıla göre 3 katına çıkararak önemli bir kaynağı daha Giresun’umuza kazandırdık. Üreten, yatırım yapan ve şehrimizin tarımsal kalkınmasına katkı sağlayan hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu desteklerin üreticilerimize, yatırımcılarımıza ve Giresun’umuza hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.” Elmas açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile projelerin hazırlanması ve değerlendirilmesinde görev alanlara teşekkür etti. BAŞVURU SÜRECİNDEN ONAYA Böylece temmuz ayında 86 proje ve 172,6 milyon liralık hibe talebiyle başlayan 2026 yılı 17. Etap sürecinde Bakanlığa sunulan 68 proje için nihai onay aşamasına geçildi. Projelerin sözleşmelerinin tamamlanıp yatırımların uygulamaya alınmasıyla Giresun’da fındık işleme ve hasat altyapısından arıcılığa, hayvancılıktan seracılığa ve su ürünlerine kadar farklı üretim alanlarında yeni yatırımların hayata geçirilmesi öngörülüyor.

GİRESUN’DA TASARRUFLU SULAMA HİBESİNİ KAZANANLAR BELLİ OLDU Haber

GİRESUN’DA TASARRUFLU SULAMA HİBESİNİ KAZANANLAR BELLİ OLDU

GİRESUN’DA TASARRUFLU SULAMA HİBESİNİ KAZANANLAR BELLİ OLDU Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında 2026 yılı Tasarruflu Tarımsal Sulama Sistemleri desteğinden yararlanacak başvuru sahiplerini açıkladı. Merkez ve Keşap’tan üç proje hibe almaya hak kazanırken, yatırımcıların ilan sürecinin ardından 10 gün içinde hibe sözleşmesi imzalaması gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığının 2026/10 sayılı Tebliği kapsamında yürütülen Tasarruflu Sulama Sistemlerinin Desteklenmesi Programı'nın 21. Etap sonuçları Giresun için kesinleşti. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 15 Eylül 2026 tarihli resmî duyurusuna göre yapılan değerlendirme sonucunda üç başvuru hibe desteğine hak kazandı. Desteklenecek yatırımların ikisi Keşap, biri Giresun Merkez ilçesinde bulunuyor. Keşap'ın Düzköy ve Arnavutköy köyleri ile Merkez ilçeye bağlı Orhaniye köyündeki üç yatırımın da yüzey altı damla sulama sistemi olduğu açıklandı. Böylece desteklerin tamamı suyun doğrudan bitkinin kök bölgesine ulaştırılmasını esas alan modern sulama yatırımlarına yöneldi. İl Müdürlüğü, hak sahipleri listesinin kurumun internet sitesi ve duyuru panolarında 5 gün süreyle yayımlanacağını, bu sürenin ardından yatırımcıların 10 gün içerisinde İl Müdürlüğü ile hibe sözleşmesi imzalaması gerektiğini bildirdi. GiresunSonhaber arşivinde daha önce programın başvuru ve hibe aşamalarına ilişkin haberler bulunmasına karşın, Giresun'da 2026 yılı hibe almaya hak kazananların kesinleşmesi yeni gelişme olduğu için bu haber yalnız sonuç aşamasına odaklanarak hazırlandı.

GİRESUN’DA TARIM EKİPLERİ ÜRETİCİYLE SAHADA BULUŞTU Haber

GİRESUN’DA TARIM EKİPLERİ ÜRETİCİYLE SAHADA BULUŞTU

GİRESUN’DA TARIM EKİPLERİ ÜRETİCİYLE SAHADA BULUŞTU Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, “Cuma Buluşmaları” kapsamında üreticilere tarımsal üretim planlamasından desteklemelere, TARSİM’den hastalık ve zararlılarla mücadeleye kadar güncel konularda bilgi aktarıyor. Ülke genelindeki 88’inci buluşmanın öncelikli gündemini ise artan orman yangını riski oluşturdu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen “Cuma Buluşmaları” kapsamında üreticilerle sahada bir araya gelmeye devam ediyor. “Bilinçli Çiftçi, Bereketli Gelecek” sloganıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, üreticilerin tarımsal uygulamalar konusunda doğrudan bilgilendirilmesi, karşılaştıkları sorunların yerinde belirlenmesi ve güncel destekleme programlarının anlatılması amaçlanıyor. İl Müdürlüğünün 28 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, teknik ekiplerin üreticilerle sahada görüştüğü ve tarımsal üretime ilişkin güncel konularda bilgi verdiği bildirildi. Çalışmalar, Bakanlığın “Tarım Sahada” programı kapsamında yürütülüyor. BİTKİSEL VE HAYVANSAL ÜRETİM BİRLİKTE İNCELENİYOR Cuma Buluşmaları yalnızca toplantı salonlarında yapılan bilgilendirmelerle sınırlı kalmıyor. Teknik personel; tarım arazilerini, bahçeleri, hayvancılık işletmelerini, hasat alanlarını ve ürün hazırlama ile sevkiyat noktalarını ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde değerlendiriyor. Saha çalışmalarında genel olarak şu başlıklar ele alınıyor: Tarımsal üretim planlaması,Güncel tarımsal destekler ve hibeler,Kırsal kalkınma programları,TARSİM ve tarım sigortaları,Bitki hastalıkları ve zararlılarla mücadele,Hayvan sağlığı ve işletme koşulları,Hasat döneminde ürün kayıplarının azaltılması,Tarım makinelerinin güvenli kullanılması,Çiftçi Kayıt Sistemi işlemleri,İklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri,Orman ve tarım alanlarında yangın güvenliği. Üreticilerin görüş ve talepleri de saha ziyaretleri sırasında teknik personel tarafından dinlenerek değerlendiriliyor. BU HAFTANIN ÖNCELİKLİ KONUSU YANGIN RİSKİ Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 28 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre, ülke genelindeki 88’inci Cuma Buluşması’nın öncelikli gündemini orman yangınlarına karşı alınması gereken tedbirler oluşturdu. Rüzgâr, yüksek sıcaklık ve düşük nem nedeniyle kritik bir dönemden geçildiğine dikkat çekilerek, üreticilere yangına yol açabilecek faaliyetlerden kaçınılması konusunda uyarılarda bulunuldu. Bilgilendirmelerde özellikle; Anız ve bahçe atıklarının yakılmaması,Tarım makinelerinin bakım ve kontrollerinin yapılması,Makine ve ekipmanlardan çıkabilecek kıvılcımlara karşı tedbir alınması,Tarla ve bahçelerde ilk müdahale ekipmanının bulundurulması,Yangın veya şüpheli duman görülmesi durumunda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bilgi verilmesi başlıkları öne çıktı. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, üretim alanlarının korunması kadar ormanlık alanların ve kırsal yerleşimlerin güvenliğinin de tarımsal sürdürülebilirliğin bir parçası olduğunu vurguladı. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü – 88’inci Cuma Buluşması GİRESUN’DA FINDIK ÜRETİMİNE YÖNELİK BİLGİLENDİRMELER Giresun’daki önceki Cuma Buluşmaları programlarında ilin temel tarımsal ürünü olan fındığa ilişkin konular da kapsamlı şekilde ele alındı. Üreticilere; Fındık hastalık ve zararlılarının tanınması,Kahverengi kokarcayla mücadele,Biyolojik mücadelede samuray arısının önemi,Bitki koruma ürünlerinin doğru ve kayıtlı kullanılması,B-Reçete sisteminin uygulanması,Hasat zamanının doğru belirlenmesi,Ürün kayıplarının azaltılması,Tarımsal üretim planlaması ve destekleme modelleri hakkında bilgi verildi. Özellikle kahverengi kokarcanın fındıkta verim ve kalite kaybına yol açması nedeniyle üreticilerin bahçe kontrollerini düzenli yapması, zararlının görülmesi durumunda teknik ekiplerle iletişime geçmesi ve mücadelede Bakanlık tarafından belirlenen yöntemlere uyması gerektiği belirtildi. 55 BİNE YAKIN KÖY VE MAHALLE ZİYARET EDİLDİ Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün verilerine göre, 2024 yılından bu yana devam eden Cuma Buluşmaları kapsamında 81 il ve 922 ilçede saha çalışması gerçekleştirildi. Program kapsamında bugüne kadar: 55 bine yakın köy ve mahalle ziyaret edildi.Bir milyondan fazla üreticiye ulaşıldı.Ağustos 2026’da düzenlenen dört buluşmada yaklaşık 2 bin köy ve mahalleye gidildi.Aynı dönemde yaklaşık 30 bin üreticiyle görüşüldü. Programla, tarım politikalarının sahadaki üreticiye doğrudan anlatılması ve çiftçinin talep, öneri ve üretim sorunlarının yerinde tespit edilmesi hedefleniyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilerin bilgiye erişimini güçlendirmek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla saha çalışmalarının devam edeceğini bildirdi.

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: Haber

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU:

GİRESUN’DA KIRSAL YATIRIMA YOĞUN BAŞVURU: 86 PROJE İÇİN 172,6 MİLYON LİRA HİBE TALEP EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 17. Etabına Giresun’dan 86 proje sunuldu. Projeler için talep edilen toplam hibe 172 milyon 594 bin 378 liraya ulaştı. Başvuru sayısı önceki dönemin yaklaşık 2,3 katına, talep edilen hibe tutarı ise yaklaşık üç katına çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nın 2026 yılı 17. Etap başvuru süreci, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre 3 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı. Giresun’da üreticiler, tarımsal işletmeler, kooperatifler ve kırsal alanda yatırım yapmayı planlayan girişimciler tarafından programa toplam 86 proje başvurusu yapıldı. Bu projeler kapsamında Bakanlıktan talep edilen hibe tutarı 172 milyon 594 bin 378 lira oldu. Programın mevzuat altyapısını oluşturan 2026/9 sayılı Tebliğ, 3 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlık daha sonra uygulama esaslarını, başvuru rehberini, satın alma esaslarını, işletme planını ve hibe sözleşmesi belgelerini yayımladı. Uygulama esaslarında son değişiklik 29 Haziran 2026 tarihinde yapıldı. BAŞVURU SAYISI 37’DEN 86’YA ÇIKTI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, bir önceki uygulama döneminde Giresun’dan 37 proje için başvuru yapılmış ve 57 milyon 987 bin 321 lira hibe talep edilmişti. 2026 yılında proje sayısının 86’ya yükselmesiyle başvurular önceki dönemin yüzde 232’sine ulaştı. Başka bir ifadeyle, proje sayısındaki net artış yaklaşık yüzde 132 oldu. Talep edilen hibe tutarı da 57 milyon 987 bin 321 liradan 172 milyon 594 bin 378 liraya çıktı. Böylece toplam talep önceki dönemin yaklaşık yüzde 298’ine ulaşırken, hibe talebindeki net artış yaklaşık yüzde 198 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, Giresun’da kırsal kalkınma desteklerine yönelik ilginin yalnızca proje sayısında değil, yatırımların mali büyüklüğünde de ciddi biçimde arttığını gösterdi. PROJE BAŞINA ORTALAMA HİBE TALEBİ 2 MİLYON LİRAYI AŞTI Giresun’dan sunulan 86 proje için talep edilen toplam hibe dikkate alındığında, proje başına ortalama hibe talebi yaklaşık 2 milyon 7 bin lira oldu. Önceki dönemde ise 37 proje için talep edilen 57 milyon 987 bin 321 liralık toplam tutar, proje başına yaklaşık 1 milyon 567 bin lira seviyesindeydi. Buna göre proje başına ortalama talep de yaklaşık yüzde 28 arttı. Bu artış, başvuruların daha yüksek maliyetli makine, ekipman, tesis, teknoloji ve modernizasyon yatırımlarına yöneldiğine işaret ediyor. HİBE ORANI YÜZDE 50 İLE 70 ARASINDA Program kapsamında uygun bulunan yatırımlara, yatırımın niteliği ve başvuru sahibinin durumuna göre KDV dahil yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği verilebiliyor. Başvurular gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tarımsal amaçlı örgütler tarafından yapılabiliyor. Program kapsamında açıklanan üst yatırım limiti ise 30 milyon lira olarak duyuruldu. Ancak yapılan başvuru, projenin doğrudan destek almaya hak kazandığı anlamına gelmiyor. Başvuruların teknik, idari ve mali uygunluk yönünden incelenmesi; yatırımın program amaçlarına, üretim planlamasına ve açıklanan bütçe koşullarına uygun bulunması gerekiyor. Hibe hesabı da başvuruda belirtilen toplam tutar üzerinden otomatik olarak yapılmıyor. Bakanlık tarafından uygun kabul edilen ve hibeye esas proje tutarı içinde değerlendirilen harcamalar dikkate alınıyor. Program dışındaki giderler, uygun bulunmayan maliyetler ve ayni katkılar yatırımcı tarafından karşılanıyor. HANGİ YATIRIMLAR DESTEKLENİYOR? Kırsal Kalkınma Yatırım Programı; tarımsal üretimin artırılmasından ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına, tarımsal işletmelerin modernizasyonundan yeni teknoloji kullanımına kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor. Bakanlığın 2026 programında öne çıkan başlıklar arasında şunlar bulunuyor: Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması,Tarıma dayalı sanayi yatırımları,Hayvansal ve bitkisel üretim tesisleri,Kapalı ortamda bitkisel üretim üniteleri,Soğuk hava deposu ve ürün muhafaza sistemleri,Yenilenebilir enerji kullanılan tarımsal yatırımlar,Tarımsal işletmelerde teknoloji yenileme ve otomasyon,Akıllı tarım, sensör, veri yönetimi ve nesnelerin interneti sistemleri,Yapay zekâ tabanlı üretim izleme ve karar destek sistemleri,Tarımsal robotik ve görüntü işleme uygulamaları,İpek böceği yetiştiriciliği,Kırsal ekonomik altyapının geliştirilmesine yönelik yatırımlar. Bakanlığın program sayfasında akıllı tarım, yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri, otomasyon, görüntü işleme, tarımsal bilişim, yenilenebilir enerji ve ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar da destek başlıkları arasında sıralanıyor. KADINLAR, GENÇLER VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ ÖNE ÇIKIYOR Program yalnızca yeni tesislerin kurulmasını değil, faaliyette bulunan işletmelerin kapasite artırımı, teknoloji yenilemesi, modernizasyonu ve otomasyonunu da kapsıyor. Mevzuatta kadın girişimciler, genç girişimciler ve üretici örgütleri kırsal kalkınmanın öncelikli aktörleri arasında ele alınıyor. Genç girişimci, başvuru tarihinde 18 yaşını doldurmuş ancak 41 yaşından gün almamış gerçek kişi olarak tanımlanıyor. Kooperatifler, üretici birlikleri, yetiştirici birlikleri, sulama birlikleri ve tarımsal amaçlı diğer örgütlenmeler de gerekli şartları taşımaları halinde programa başvurabiliyor. Bu yapı, bireysel işletmelerin yanı sıra ortak üretim, ortak işleme, ortak depolama ve pazarlama yatırımlarının da desteklenmesini amaçlıyor. PROJELER İKİ AŞAMALI DEĞERLENDİRİLECEK Başvurular ilk olarak il düzeyinde oluşturulan İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenecek. Komisyon; vali yardımcısının başkanlığında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Ticaret Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü ile gerekli görülmesi halinde üniversite, kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşturuluyor. İl komisyonunun uygun bulduğu projeler daha sonra Bakanlık bünyesindeki Merkez Proje Değerlendirme Komisyonuna gönderiliyor. Merkez komisyonu projeleri program esasları, üretim planlaması, yatırım bütçesi ve illere ayrılabilecek kaynaklar doğrultusunda değerlendiriyor. Bu nedenle Giresun’dan yapılan 86 başvurunun tamamının desteklenmesi kesin değil. Desteklenecek proje sayısı; teknik uygunluk, puanlama, bütçe imkânı ve Bakanlığın nihai değerlendirmesi sonucunda belirlenecek. DESTEK ALAN YATIRIMLAR BEŞ YIL İZLENECEK Projesi kabul edilen yatırımcılarla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında hibe sözleşmesi imzalanacak. Yatırımların, onaylanan proje ve satın alma kurallarına uygun olarak tamamlanması gerekecek. Mevzuata göre yatırımcıların uygulama sürecinde belirli dönemlerde ilerleme raporu sunması gerekiyor. Tamamlanan yatırımlar ise nihai ödemenin ardından beş yıl boyunca izlenecek. Bu dönemde yatırımın amacına uygun biçimde faaliyet göstermesi, desteklenen makine ve ekipmanın korunması ve işletmenin sürdürülebilirliğinin devam ettirilmesi gerekecek. AMAÇ SADECE TESİS KURMAK DEĞİL Programın temel amacı yalnızca yeni bina, tesis veya makine yatırımı yapılması değil. Bakanlık, desteklerle birlikte kırsal alanda üretim kapasitesinin artırılmasını, tarım ile sanayi arasındaki bağın güçlendirilmesini ve yerel ürünlerin daha yüksek katma değerle pazara sunulmasını hedefliyor. Program ayrıca; Kırsal nüfusun gelir düzeyinin yükseltilmesini,Aile işletmeleri ile mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin güçlendirilmesini,Tarımsal ürünlerin işlenmeden bölge dışına çıkmasının azaltılmasını,Depolama, paketleme ve pazarlama altyapısının geliştirilmesini,Gıda güvenilirliğinin güçlendirilmesini,Kırsalda yeni istihdam alanları oluşturulmasını,Alternatif gelir kaynaklarının geliştirilmesini,Yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanılmasını amaçlıyor. 2026/9 sayılı Tebliğ de programın temel çerçevesini; kırsal gelirlerin yükseltilmesi, tarımsal üretim ile tarıma dayalı sanayinin bütünleştirilmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması üzerine kuruyor. GİRESUN İÇİN FINDIKTAN DAHA GENİŞ BİR YATIRIM ALANI Giresun açısından program; fındığın kurutulması, depolanması, işlenmesi, paketlenmesi ve farklı ürünlere dönüştürülmesinin yanında hayvancılık, arıcılık, bitkisel üretim, yöresel ürünler, soğuk zincir, kırsal turizm bağlantılı üretim faaliyetleri ve yenilenebilir enerji yatırımları bakımından da önem taşıyor. Başvuruların yatırıma dönüşmesi halinde Giresun’da yalnızca üretim miktarının değil, ürünlerin işlenme kapasitesinin, raf ömrünün, pazarlama gücünün ve katma değerinin de artması bekleniyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, üreticilerin ve girişimcilerin Bakanlık desteklerinden en yüksek ölçüde yararlanmasını sağlamak amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Giresun’dan yapılan 86 başvurunun kaçının destekleneceği ve kente tahsis edilecek toplam hibe tutarı, Bakanlığın değerlendirme ve bütçe dağılımının tamamlanmasının ardından kesinleşecek.

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI Haber

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Bulancak’ın Eriklik köyünde maviyemiş üreticisi Refik Aslan’ın bahçesinde incelemelerde bulundu. Ziyarette üretim ve hasadın yanı sıra ürünün işlenmesi, pazarlanması ve Bulancak Kadın Kooperatifi aracılığıyla katma değerli ürüne dönüştürülmesi ele alındı. ERİKLİK KÖYÜNDE ÜRETİM SÜRECİ İNCELENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Bulancak ilçesine bağlı Eriklik köyünde maviyemiş yetiştiriciliği yapan üretici Refik Aslan’ı ziyaret etti. Bahçede gerçekleştirilen incelemelerde; maviyemişin yetiştirilmesi, hasadı, değerlendirilmesi ve pazarlanmasına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarete Şube Müdürleri Arif Kahya ve Haydar Ünlü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli de katıldı. KADIN KOOPERATİFİ İÇİN HİBE DESTEKLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Ziyarette, maviyemişin yalnızca taze meyve olarak satılması yerine işlenerek ekonomik değerinin artırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda Bulancak Kadın Kooperatifinde üretilebilecek reçel, marmelat, meyve suyu, kurutulmuş meyve ve benzeri ürünler için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanabilecek hibe destekleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Ürünün işlenmesi, paketlenmesi ve yerel bir marka altında pazarlanması; hem üretici gelirinin yükselmesi hem de kadın kooperatiflerinin üretim kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem taşıyor. GİRESUN’DA ÜRETİM ALANI HIZLA GENİŞLEDİ Giresun’da maviyemiş yetiştiriciliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaklaşık 12 yıldır devam ediyor. Kentte 2024 yılı itibarıyla 66 dekar alanda yıllık yaklaşık 33 ton ürün elde edildiği açıklanmıştı. Özellikle 2022 yılında başlatılan destek projesiyle üreticilere sertifikalı fidan dağıtılarak yeni bahçeler kuruldu. GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ DESTEĞİNİN YILLARA GÖRE GELİŞİMİ Yıl Desteklenen üretici Kurulan yeni alan Dağıtılan fidan 2022 31 33 dekar 8 bin 330 2023 40 40 dekar 9 bin 900 2024 23 24 dekar 6 bin 2022-2024 toplamı 94 97 dekar 24 bin 230 Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerine göre üç yıllık dönemde 94 üreticiye toplam 24 bin 230 sertifikalı maviyemiş fidanı dağıtıldı ve 97 dekarlık yeni bahçe kurulması sağlandı. Projenin sonraki aşamalarında dağıtılan toplam fidan sayısı 62 bin 80’e, Giresun’daki maviyemiş yetiştiricilik alanı ise 270 dekara ulaştı. Ancak yeni kurulan bahçelerin tamamı henüz tam verim çağına ulaşmadığı için 270 dekarlık alanın tamamını mevcut yıllık üretim miktarıyla doğrudan karşılaştırmak mümkün değil. TÜRKİYE’DE HANGİ İLLER ÖNE ÇIKIYOR? Türkiye’de maviyemiş üretimi farklı iklim ve yetiştirme tekniklerine göre Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşıyor. Açıklanan il bazlı üretim verilerinde öne çıkan iller şöyle sıralandı: İl Üretim alanı Üretim miktarı Antalya 754 dekar 862 ton Bursa 2 bin 288 dekar 861 ton Kırklareli 175 dekar 341 ton Rize 351 dekar 205 ton Trabzon 220 dekar 97 ton Giresun 66 dekar Yaklaşık 33 ton Bu tablo, kamuoyuna açıklanan aynı dönemli il verileri ile Giresun için açıklanan 2024 üretim bilgisinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Antalya üretim miktarı, Bursa üretim alanı, Kırklareli ise yüksek verimiyle dikkati çekiyor. Bursa’da üretim sonraki dönemde de büyüdü. Yalnızca İnegöl ilçesinde 2024 yılında 1.400 dekar alandan yaklaşık 980 ton maviyemiş elde edildiği bildirildi. Bu durum, hızla gelişen üretim yapısı nedeniyle il verilerinin yıllara göre önemli ölçüde değişebildiğini gösteriyor. MAVİYEMİŞ NEDİR? Maviyemiş; bilimsel olarak Vaccinium cinsi içerisinde yer alan, mavi-mor renkli ve küçük taneli bir üzümsü meyve türü. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaban mersini, likapa, ligarba ve çalı çileği gibi adlarla da biliniyor. Ancak doğada kendiliğinden yetişen yerel türlerle ticari bahçelerde yetiştirilen kültür maviyemişleri arasında çeşit ve özellik bakımından farklılıklar bulunabiliyor. Maviyemiş; Taze meyve,Dondurulmuş ürün,Reçel ve marmelat,Meyve suyu,Kurutulmuş meyve,Pasta ve süt ürünleri,Kozmetik ve gıda sanayisi girdisi olarak değerlendirilebiliyor. ASİTLİ TOPRAKLARI VE YAĞIŞLI İKLİMİ SEVİYOR Maviyemiş yetiştiriciliğinde toprağın yapısı büyük önem taşıyor. Bitki, organik madde bakımından zengin ve asit karakterli topraklarda daha iyi gelişiyor. Kök bölgesinin nemli kalması gerekiyor ancak suyun birikmesi kök hastalıklarına yol açabiliyor. Bu nedenle drenajı iyi, su tutma kapasitesi yüksek ve asitli topraklar yetiştiricilik açısından avantaj sağlıyor. Giresun’un yağışlı iklimi, asitli toprak yapısı ve yüksek organik madde içeren arazileri, maviyemiş için uygun bir üretim ortamı oluşturuyor. Bakanlığın yatırım rehberinde de Karadeniz illeri, topraklı maviyemiş yetiştiriciliği açısından uygun bölgeler arasında gösteriliyor. EKONOMİYE KATKI Maviyemiş, küçük alanlardan ekonomik değer üretilebilmesi ve farklı ürünlere işlenebilmesi nedeniyle alternatif tarım ürünü olarak öne çıkıyor. Ürünün ekonomiye katkısı yalnızca taze meyve satışıyla sınırlı kalmıyor. Soğuk hava deposu, paketleme, dondurma, kurutma, reçel ve marmelat üretimi gibi alanlarda yeni bir üretim zinciri oluşturabiliyor. Özellikle kadın kooperatiflerinin sürece katılmasıyla; Yerel istihdamın artırılması,Küçük üreticinin pazara ulaşması,Ürünün raf ömrünün uzatılması,Tarımsal ürünün markalaştırılması,Kırsalda kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesi,Giresun’a özgü yeni ürünlerin geliştirilmesi mümkün hale gelebiliyor. Eriklik köyündeki ziyaret, Giresun’da büyüyen maviyemiş üretiminin yalnızca bahçe tesisiyle sınırlı kalmayacağını; işleme, kooperatifçilik ve pazarlama boyutuyla yeni bir kırsal kalkınma alanına dönüşebileceğini gösterdi.

KIRSAL KALKINMA HİBELERİNDE BAŞVURU SÜRESİ UZATILDI Haber

KIRSAL KALKINMA HİBELERİNDE BAŞVURU SÜRESİ UZATILDI

KIRSAL KALKINMA HİBELERİNDE BAŞVURU SÜRESİ UZATILDI Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsalda yatırım yapmak, üretimi artırmak ve tarımsal altyapıyı güçlendirmek isteyen üretici ve girişimciler için önemli bir ek süre kararı aldı. Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında yürütülen hibe başvuruları, 3 Temmuz 2026 Cuma günü saat 23.59’a kadar uzatıldı. Başvurular, Bakanlığın resmi kırsal kalkınma portalı üzerinden yapılabilecek. KIRSALDA ÜRETİM VE YATIRIM İÇİN EK FIRSAT Kırsal Kalkınma Yatırım Programı, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, kırsalda istihdamın artırılması ve üreticilerin modern yatırım imkanlarına erişebilmesi amacıyla yürütülüyor. Program kapsamında üretimden depolamaya, paketlemeden yenilenebilir enerjiye, akıllı tarım uygulamalarından modern sulama sistemlerine kadar çok sayıda yatırım alanı destekleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme ile başvuru süresinin uzatılması, özellikle proje hazırlıklarını tamamlamakta olan yatırımcılar için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Bakanlık duyurusunda, 2026 başvuru dönemine ilişkin uygulama esasları ve uygulama rehberinin de güncellendiği bildirildi. YÜZDE 50 İLE 70 ARASINDA HİBE DESTEĞİ Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak uygulanıyor. Aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olarak belirlenirken, kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişiyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın daha önce yaptığı açıklamaya göre, 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı için 10 milyar TL’lik bütçe ayrıldı. Programla kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümün desteklenmesi hedefleniyor. GENÇLERE, KADINLARA VE AİLE İŞLETMELERİNE ÖNCELİK Programda genç ve kadın girişimcilere yönelik pozitif ayrımcılık da öne çıkıyor. Bakanlık açıklamasına göre program bütçesinin en az yüzde 20’si genç ve kadın girişimciler, yüzde 30’u ise aile işletmeleri için ayrılacak. Bu düzenleme, kırsalda üretime katılımın artırılması ve aile işletmelerinin sürdürülebilir yapıya kavuşması açısından dikkat çekiyor. Ayrıca ilgili alanda eğitim almış gençler, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlar ile yatırım yeri köy, belde veya kırsal alanda bulunan başvurular farklı oranlarda avantajlı hibe imkanlarından yararlanabilecek. HANGİ YATIRIMLAR DESTEKLENİYOR? Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında desteklenecek yatırım alanları geniş bir yelpazeye yayılıyor. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması; kapalı ortamda bitkisel üretim; büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği; su ürünleri yetiştiriciliği; hayvansal ve bitkisel orijinli gübre yatırımları; arı yetiştiriciliği; ipek böceği yetiştiriciliği; yenilenebilir enerji kaynakları ve akıllı tarım uygulamaları destek başlıkları arasında yer alıyor. Programın özellikle tarımda dijitalleşme, sensör sistemleri, yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri, robotik kullanım, otomasyon ve üretim izleme teknolojileri gibi alanları da kapsaması, kırsal kalkınma desteklerinde teknoloji odaklı yeni dönemin güçlendiğini gösteriyor. TASARRUFLU SULAMA SİSTEMLERİ DE KAPSAMDA Program kapsamında tasarruflu tarımsal sulama sistemleri de ayrıca destekleniyor. Bakanlık açıklamasına göre bu başlıkta, hibeye esas proje üst limiti KDV dahil 10 milyon TL’ye kadar olan yatırımlar için yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği sağlanabilecek. Damla sulama, yağmurlama, mikro yağmurlama, yüzey altı damla sulama, güneş enerjili sulama ve akıllı sulama sistemleri desteklenecek yatırım konuları arasında bulunuyor. BAŞVURULAR RESMİ SİSTEM ÜZERİNDEN YAPILACAK Başvurular, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi kırsal kalkınma başvuru sistemleri üzerinden alınacak. Başvuru yapmak isteyen üretici, girişimci, tarımsal amaçlı örgüt ve yatırımcıların son gün yoğunluğunu dikkate alarak belgelerini eksiksiz şekilde tamamlaması gerekiyor. Bakanlığın resmi KKYP portalında başvuru destek noktası olarak Tarım ve Orman İl Müdürlükleri gösteriliyor. Yatırımcılar, başvuru koşulları, mevzuat belgeleri, uygulama esasları, satın alma esasları, işletme planı ve hibe sözleşmesi gibi dokümanlara da aynı portal üzerinden ulaşabiliyor. SON TARİH 3 TEMMUZ CUMA Kırsalda üretim kapasitesini artırmak, yeni tesis kurmak, mevcut yatırımlarını geliştirmek veya tarımsal teknolojilere geçiş yapmak isteyenler için başvurularda son tarih 3 Temmuz 2026 Cuma günü saat 23.59 olarak açıklandı. Sürenin uzatılmasıyla birlikte yatırımcıların proje dosyalarını tamamlaması ve başvurularını resmi sistem üzerinden iletmesi için ek imkan sağlanmış oldu.Görsel için manşet önerisi: “KIRSALA HİBEDE EK SÜRE” Alt kısa ifade: “Başvurular 3 Temmuz saat 23.59’a kadar uzatıldı”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.