Hava Durumu

#Kaynak Verimliliği

giresunsonhaber - Kaynak Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaynak Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİTKİDEN: “Gıdayı israf ederken doğal kaynaklarımızı da israf ediyoruz” Haber

BİTKİDEN: “Gıdayı israf ederken doğal kaynaklarımızı da israf ediyoruz”

29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü dolayısıyla açıklama yapan BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, gıda kaybı ve israfının yalnızca ekonomik ve sosyal değil, aynı zamanda önemli bir kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik meselesi olduğuna dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) öncülüğünde her yıl 29 Eylül’de gerçekleştirilen Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü, bu yıl gıda kaybı ve israfını azaltmanın dönüştürücü potansiyeline dikkat çekiyor. UNEP Gıda İsrafı Endeksi 2024 verilerine göre, 2022 yılında dünya genelinde 1,05 milyar ton gıda israf edildi ve bunun yaklaşık yüzde 60’ı hanelerde gerçekleşti. Gıda kaybı ve israfının küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 8-10’u ile ilişkili olduğu tahmin ediliyor. “İsraf ettiğimiz yalnızca gıda değil” Gıdanın sofraya ulaşıncaya kadar önemli miktarda doğal kaynak, enerji ve emek gerektirdiğini vurgulayan BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, “Bir gıdayı çöpe attığımızda yalnızca o ürünü kaybetmiyoruz. Onu üretmek için kullanılan suyu, toprağı, enerjiyi ve emeği de boşa harcıyoruz. Bu nedenle gıda kaybı ve israfıyla mücadele aynı zamanda bir kaynak verimliliği meselesi. Daha sürdürülebilir bir gıda sistemi için yalnızca nasıl ve ne kadar ürettiğimizi değil, ürettiklerimizi ne kadar etkin değerlendirdiğimizi de konuşmalıyız” dedi. BİTKİDEN, ENFiber ile Avrupa ölçeğindeki çalışmalara katkı sağlıyor Gıda kaybı ve israfının önlenmesinin yanı sıra, üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değer zincirine kazandırılması da sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. BİTKİDEN, Avrupa Birliği COST Programı kapsamında yürütülen ENFiber – European Network for Valorizing Food Processing Waste into Sustainable Fibers çalışmalarında aktif olarak yer alıyor. ENFiber, gıda işleme süreçlerinde ortaya çıkan ve yeterince değerlendirilmeyen kaynakların sürdürülebilir liflere dönüştürülmesine yönelik Avrupa çapında bilimsel ve teknolojik iş birliklerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Akdağ, “Önceliğimiz gıda kaybı ve israfını mümkün olduğunca önlemek. Bununla birlikte, üretim sırasında kaçınılmaz olarak ortaya çıkan yan ürünleri atık olarak görmek yerine yeniden değer zincirine kazandırmak da döngüsel ekonominin önemli bir parçası. BİTKİDEN olarak ENFiber gibi uluslararası çalışmalarla kaynakların daha etkin kullanıldığı sürdürülebilir gıda sistemlerinin gelişimine katkı sağlamayı önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. İsrafla mücadele günlük yaşamda başlıyor Gıda israfının önemli bir bölümünün hanelerde gerçekleşmesi, tüketici alışkanlıklarının önemini de ortaya koyuyor. Planlı alışveriş yapmak, ihtiyaç kadar satın almak, doğru porsiyonlama yapmak, gıdaları uygun koşullarda saklamak ve artan yemekleri güvenli şekilde değerlendirmek israfın azaltılmasına katkı sağlayabilecek temel adımlar arasında yer alıyor. Gıda okuryazarlığının da bu mücadelede önemli olduğuna dikkat çeken Akdağ, özellikle Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farkın doğru bilinmesinin, tüketilebilir durumdaki gıdaların gereksiz yere çöpe atılmasının önüne geçebileceğini belirtti. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamındaki 12.3 numaralı hedef, 2030 yılına kadar perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başına küresel gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zincirlerindeki gıda kayıplarının azaltılmasını amaçlıyor. Akdağ, “29 Eylül’ü yalnızca gıda israfını hatırladığımız bir gün olarak değil, gıdayla ilişkimizi yeniden düşünmek için bir fırsat olarak görmeliyiz. Gıdaya hak ettiği değeri vermek; onu üretmek için kullanılan doğal kaynaklara, emeğe ve geleceğimize de değer vermektir” dedi.

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI Haber

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve artan gıda talebi, tarım ve gıda sektöründe sürdürülebilirliği artık tercih değil zorunluluk haline getirdi. Artan sıcaklıklar, kuraklık, ani sağanaklar, dolu ve don olayları üretimi doğrudan etkilerken, sektör iklim dirençli tarım modeline geçiş için kritik bir eşiğe geldi. İSTANBUL — Tarım ve gıda sektöründe iklim değişikliği, su stresi, kaynak verimliliği ve gıda israfı başlıkları üretim planlamasının merkezine yerleşti. Değişen iklim koşulları, yalnızca maliyetleri artırmakla kalmıyor; doğrudan üretimin devamlılığını, ürün kalitesini ve rekolteyi tehdit ediyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, tarımda en büyük riskin artık yalnızca girdi maliyetleri olmadığını belirterek, iklim değişikliğinin üretimin kendisini hedef alan temel bir tehdit haline geldiğini vurguladı. İKLİM RİSKİ ÜRETİMİN MERKEZİNDE Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar, ani sağanaklar, dolu ve don olayları ile değişen mevsim düzeni tarımsal üretimde ciddi baskı oluşturuyor. Bu tablo, birçok bölgede verim ve kalite kayıplarına yol açarken, ürün desenlerinin de yeniden şekillenmesine neden oluyor. Uzmanlara göre rekolte kayıpları artık olağanüstü bir durum değil, tarımsal üretimde önceden hesaplanması gereken temel risk kalemlerinden biri haline geldi. İklim değişikliğinin etkileri yalnızca bitkisel üretimle sınırlı kalmıyor. Hayvancılıkta sıcaklık stresi, su yetersizliği ve yem kaynaklarındaki azalma hem maliyetleri artırıyor hem de verimliliği düşürüyor. Tozlaşmada kritik rol üstlenen arılar başta olmak üzere birçok canlı türünün popülasyonundaki azalma ise ekosistem dengesini zayıflatıyor. SU YÖNETİMİ KRİTİK EŞİKTE Tarımda suyun verimli kullanımı, üretimin geleceği açısından en stratejik başlıklardan biri haline geldi. Damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, su tüketiminin düzenli izlenmesi ve alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi giderek daha fazla önem kazanıyor. Suya erişimin zorlaştığı yeni dönemde yalnızca toplam üretim miktarı değil, birim su tüketimi başına elde edilen üretim de temel performans göstergesi olarak öne çıkıyor. Buna karşın tarımda vahşi sulama uygulamaları, kaçak kuyuların yeterince kontrol altına alınamaması ve sanayide plansız su tüketimi, kaynak yönetimindeki en önemli sorunlar arasında yer almayı sürdürüyor. TÜKETİCİ ARTIK ÜRETİM SÜRECİNİ SORGUYOR Gıda sektöründe değişen yalnızca üretim koşulları değil, tüketici beklentileri de oldu. Tüketiciler artık yalnızca ürünün fiyatına değil; nasıl üretildiğine, hangi kaynakların kullanıldığına ve çevresel etkilerine de dikkat ediyor. Dijital teknolojiler sayesinde tarladan sofraya uzanan üretim zincirinin izlenebilir hale gelmesi, hem tüketici güvenini artırıyor hem de ihracat pazarlarında üreticilere önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. GIDA İSRAFI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN EN KRİTİK BAŞLIKLARINDAN Sürdürülebilir tarım ve gıda politikalarının önemli başlıklarından biri de gıda israfının azaltılması olarak öne çıkıyor. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her yıl kişi başına yaklaşık 93 kilogram gıda çöpe atılıyor. Küresel ölçekte ise tüketime hazır gıdanın yaklaşık yüzde 17’si perakende, hane ve restoran aşamalarında israf ediliyor. Bu tablo, üretimden tüketime kadar tüm zincirde kaynakların daha verimli kullanılmasını zorunlu kılıyor. “İKLİM DİRENÇLİ TARIM ARTIK ZORUNLULUK” Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, sürdürülebilir tarım için kaynak verimliliğinin artırılmasının kritik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “İsrafı önleyerek tüketimi düşürmeli, tarımda su başta olmak üzere kaynak tüketiminde verimliliği mutlaka sağlamalı ve iklim değişikliğine dirençli tarımı odağımıza almalıyız. Küresel ısınma ve iklim krizi tüm dünyanın ortak sorunu ancak tarım ve gıda sektöründeki etkileri sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip.” Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde tarımda başarı, yalnızca daha fazla üretmekle değil; daha az kaynakla, daha dirençli, izlenebilir ve sürdürülebilir üretim yapabilmekle ölçülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.