Hava Durumu

#Katı Atık

giresunsonhaber - Katı Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katı Atık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ : Haber

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ :

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ : VALİLİKTE KRİTİK TOPLANTI, KARARLAR BEKLENİYOR Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından Giresun’un atık yönetim sistemi kritik bir eşiğe geldi. Görele Belediyesi, kendi depolama sahalarının yetersiz kaldığını ve evsel atıkların depolanması ile bertarafında aksaklıklar yaşandığını resmen açıkladı. Aynı gün Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı” yapıldı. Ancak 19 Ağustos gecesi itibarıyla toplantıda hangi kararların alındığı, çöplerin geçici olarak nereye taşınacağı, uygulamanın ne zaman başlayacağı ve kalıcı tesis için nasıl bir yol haritası belirlendiği kamuoyuna açıklanmış değil. Bilimsel çalışmalar ise Giresun’un sorununun yalnızca yeni bir depolama alanı bulmakla çözülemeyeceğini; kaynağında ayrıştırma, geri kazanım, organik atık yönetimi ve güvenli nihai bertarafı birlikte içeren entegre bir sistem gerektiğini ortaya koyuyor. ÇÖP SORUNU ARTIK SAHADA HİSSEDİLİYOR Çavuşlu’daki tesisin devreden çıkmasının ardından yaşanan tartışma, birkaç gün içinde çevre hukuku ve tesis işletmeciliği başlığından çıkarak doğrudan günlük belediye hizmetine dönüştü. Görele Belediyesi, Çavuşlu Beldesi’ndeki katı atık bertaraf tesisinin kapatılmasından sonra belediyenin mücavir alan sınırlarında bulunan depolama sahalarının yetersiz kaldığını açıkladı. Belediye, bu nedenle ilçe genelinde toplanan evsel atıkların depolanması ve bertaraf edilmesinde “geçici aksaklıklar” yaşandığını duyurdu. Vatandaşlardan çöplerini konteyner dışına ve yol kenarlarına bırakmamaları istendi. Bu açıklama son derece önemli. Çünkü ilk kez ilgili bir belediye, Çavuşlu’nun devreden çıkmasının ardından kendi mevcut depolama kapasitesinin yetersiz kaldığını açık biçimde kamuoyuna duyurmuş oldu. TOPLANAN ÇÖP NEREYE GİDECEK? VALİLİKTE KRİTİK TOPLANTI YAPILDI Krizin büyümesi üzerine Giresun Valiliğinde kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Giresun Belediyesi, Belediye Başkanı Fuat Köse’nin, Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı”na katıldığını duyurdu. Ancak belediyelerin kamuoyuna yaptığı paylaşımlar, şu aşamada yalnızca toplantının gerçekleştirildiği bilgisini içeriyor. Toplantının sonuç bildirgesi, alınan kararların tam listesi, uygulama takvimi veya geçici bertaraf planı kamuoyuyla paylaşılmış değil. 19 Ağustos 2026 gecesi itibarıyla yaptığımız taramada da ayrıntılı bir resmî karar metnine ulaşılmadı. Bu nedenle “Valilik toplantısında şu karar alındı” şeklinde kesin ifadeler kullanmak için henüz yeterli resmî veri bulunmuyor. KAMUOYUNUN BEKLEDİĞİ CEVAPLAR BELLİ Toplantının ardından temel mesele, yalnızca kurumların bir araya gelmiş olması değil; masadan çıkacak çözümün nasıl uygulanacağı. Giresun Merkez başta olmak üzere Görele ve tesise bağlı atık sisteminden yararlanan diğer belediyelerin çöpleri hangi noktaya taşınacak? Geçici çözüm Giresun sınırlarında mı oluşturulacak, yoksa atıklar başka illerdeki lisanslı tesislere mi gönderilecek? Yeni sistem hangi tarihte başlayacak? Geçici çözüm kaç hafta veya kaç ay uygulanabilecek? İlave taşıma ve bertaraf maliyetini belediyeler mi, Katı Atık Birliği mi yoksa merkezi idare mi karşılayacak? Ve hepsinden önemlisi: Kalıcı tesis için bir yer, teknoloji, finansman modeli ve tamamlanma takvimi belirlendi mi? Bu soruların yanıtlanması, krizin yönetilip yönetilemediğini gösterecek temel ölçütler olacak. SORUNUN BOYUTUNU BİLİMSEL VERİLER ORTAYA KOYUYOR Giresun’daki katı atık sorununun yalnızca son birkaç günde ortaya çıkmış geçici bir sorun olmadığı bilimsel çalışmalarda da görülüyor. Giresun Üniversitesi’nden Hatice Doğan tarafından hazırlanarak 2025 yılında Doğal Afetler ve Çevre Dergisinde yayımlanan ve 2018–2023 dönemini inceleyen akademik çalışmada, Giresun’un katı atık yönetimi 14 ayrı gösterge üzerinden analiz edildi. Çalışmada kullanılan Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü verilerine göre 2023 yılı toplam katı atık miktarı 833,26 ton/gün, kişi başına ortalama belediye atığı ise 1,18 kilogram/kişi-gün olarak kaydedildi. Aynı veri setinde 2023 yılı itibarıyla 14 atık işletme tesisi bulunduğu belirtiliyor. Burada önemli bir teknik ayrım yapmak gerekiyor: 833,26 ton/gün rakamı toplam katı atık miktarını ifade ediyor; bunun tamamının Çavuşlu tesisine gönderildiği anlamına gelmiyor. Ancak veri, il genelindeki atık yükünün ulaştığı ölçeği göstermesi bakımından dikkat çekici. AKADEMİK ÇALIŞMA: MEVCUT TESİSLER YETERSİZ Aynı bilimsel çalışmada Giresun’da Çavuşlu’da yaklaşık 9,11 hektarlık düzenli depolama alanı ve üç aktarma istasyonu bulunduğu belirtilirken, mevcut tesislerin ortaya çıkan atıkların bertarafında yetersiz kaldığı değerlendirmesine yer veriliyor. Araştırmanın performans analizinde Giresun’un katı atık yönetiminde en başarılı yıl 2021 olarak belirlenirken, 2021 sonrasında performansta gerileme eğilimi tespit edildi. Daha da önemlisi, kullanılan LOPCOW yönteminde Giresun’un katı atık yönetim performansını etkileyen en önemli kriterin “toplam katı atık miktarı” olduğu sonucuna ulaşıldı. Bu sonuç bugün yaşanan kriz açısından önemli. Çünkü mesele yalnızca bir bertaraf tesisinin kapatılması değil; giderek büyüyen atık miktarını yönetecek yeterli kapasite, teknoloji ve alternatif altyapının oluşturulamaması. ÇAVUŞLU TESİSİNİN BAŞLANGIÇ KAPASİTESİ 98 TON/GÜNDÜ Giresun Valiliğinin 22 Mayıs 2021 tarihli resmî açıklaması, Çavuşlu tesisinin geçmişine ilişkin önemli teknik bilgiler içeriyor. Valilik kayıtlarına göre tesis, 9,11 hektarlık alanda 98 ton/gün kapasiteyle 10 Nisan 2017 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararı kapsamında faaliyete geçti. Daha sonra Giresun’un sahil bandından gelen atık miktarındaki artış nedeniyle kapasite artışı gündeme geldi ve 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışına ilişkin “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu bilgi de bugünkü yapısal sorunun geçmişini gösteriyor. Giresun’da atık üretimi büyürken, ana bertaraf sisteminin yükü de yıllar içerisinde arttı. ATIKLARIN YÜZDE 60’A YAKINI ORGANİK Giresun için çözüm tartışmasında belki de en önemli bilimsel veri atığın ne kadar olduğu kadar ne olduğudur. Giresun Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi araştırmacıları tarafından 2022 yılında yayımlanan hakemli çalışmaya göre Giresun’daki kentsel katı atıkların yaklaşık yüzde 60’ını organik atıklar oluşturuyor. 2021 yılında Giresun Merkez’de gerçekleştirilen ayrıntılı karakterizasyon çalışmasında ise mutfak atıkları toplam atığın yüzde 53,66’sını oluşturdu. Kağıt-karton, plastik, cam ve metalin toplam oranı ise yüzde 37,73 olarak ölçüldü. Bu rakamların anlamı açık:Giresun’un çöplerinin önemli bölümü doğrudan toprağa gömülmek zorunda olan “değersiz atık” değil. Doğru bir sistem kurulursa önemli miktardaki organik atık kompost veya biyometanizasyonla değerlendirilebilir; kağıt, plastik, cam ve metal ise maddesel geri kazanıma yönlendirilebilir. GERİ DÖNÜŞÜM POTANSİYELİ VAR, GERÇEKLEŞME ORANI DÜŞÜK Aynı akademik çalışma, Giresun’un kentsel atıklarında geri dönüşüm potansiyelini yüzde 30,05 olarak hesaplarken, gerçekleşen geri kazanım oranının yalnızca yüzde 2,04 düzeyinde kaldığını belirtiyor. Araştırmacılar bu farkın temel nedenlerinden biri olarak atıkların büyük ölçüde karışık toplanmasını gösteriyor. Bu nedenle yalnızca yeni bir depolama sahası oluşturmak, Giresun’un uzun vadeli çözümü olmayacak. Atığın evde, işyerinde, pazarda ve kurumlarda oluştuğu noktadan itibaren ayrılması gerekiyor. GİRESUN VAHŞİ DEPOLAMADAN DÜZENLİ DEPOLAMAYA GEÇMİŞTİ Bilimsel veriler geçmişte Giresun’un önemli bir dönüşüm yaşadığını da gösteriyor. 2001–2016 döneminde ilde toplanan atıkların büyük bölümü belediye çöplüklerinde veya başka belediyelerin çöplüklerinde kontrolsüz biçimde depolanıyordu. Çavuşlu’daki düzenli depolama sisteminin devreye girmesiyle tablo değişti. 2020 yılı verilerinde Giresun’da toplanan kentsel katı atıkların yüzde 81,13’ünün düzenli depolama, yüzde 16,84’ünün ise eski tip belediye çöplüklerinde bertaraf edildiği bildirildi. Geri kazanım oranı aynı yıl yüzde 2,04 seviyesindeydi. Dolayısıyla bugün alınacak geçici kararların Giresun’u yeniden kontrolsüz veya çevresel standartlardan uzak depolama uygulamalarına döndürmemesi kritik önem taşıyor. 2022’DE 19 MADDELİK YOL HARİTASI AÇIKLANMIŞTI Bugünkü krizin en önemli siyasi ve idari sorusu ise yaklaşık dört yıl önce alınan kararların ne kadarının uygulandığı. Giresun Valiliği, 3 Ekim 2022 tarihinde Katı Atık Birliği üyesi belediyelerin, kurum temsilcilerinin ve Çavuşlu’daki muhtarların katılımıyla yapılan toplantıda 19 maddelik prensip kararı alındığını kamuoyuna açıkladı. Kararların henüz ikinci maddesinde, mevcut tesis çalışmaya devam ederken yeni ve alternatif bir katı atık bertaraf tesisi için alan belirlenmesi ve seçilecek alanın Bakanlık mevzuatı kapsamında değerlendirilmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulması öngörülüyordu. Aynı karar paketinde mekanik ayrıştırma ünitesinin tam kapasite çalıştırılması, düzenli denetimler yapılması, sızıntı suyu ve atıksu sistemlerinin kontrolü, koku önlemleri, kamera sistemi, toprak-su-deniz kirliliğinin incelenmesi ve 19 maddenin bir eylem planına bağlanması da yer alıyordu. Bugün cevaplanması gereken temel sorulardan biri bu nedenle şu: 2022’de kamuoyuna duyurulan alternatif tesis kararı dört yılda hangi aşamaya geldi? GELEVERA SEÇENEĞİ GÜNDEME GELMİŞTİ Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Şubat 2026’da belediyenin resmî internet sitesinden yaptığı açıklamada, yeni tesis konusunda yürütülen çalışmalar sonunda Gelevera Vadisi’nin gündeme geldiğini ve Katı Atık Birliği toplantısında bu yönde karar alındığını açıklamıştı. Ancak 19 Ağustos 2026 itibarıyla Giresun’un hizmete alınmış yeni ve alternatif ana bertaraf tesisi bulunmuyor. Dolayısıyla Çavuşlu’nun devreden çıkması, yıllardır üzerinde çalışılan alternatif sistemin henüz hazır olmamasının sonuçlarını doğrudan ortaya çıkardı. 8 MİLYON TL CEZA KONUSUNDA HUKUKİ AYRIM ÖNEMLİ Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun 18 Ağustos’ta kamuoyuna yansıyan açıklamasına göre, tesiste 3 Ağustos 2026 tarihinde yapılan denetim sonucunda 8 milyon TL idari para cezası uygulandı ve tesisin faaliyeti durduruldu. Ancak gazetecilik ve hukuk açısından burada bir ayrım yapmak gerekiyor. 19 Ağustos itibarıyla kamuya açık Bakanlık sayfalarında cezanın tutarı ve gerekçelerini ayrıntılı biçimde ortaya koyan resmî idari yaptırım kararına ulaşılamadı. Bu nedenle 8 milyon TL tutarındaki ceza, Hamzaoğlu’nun açıklamasına dayandırılarak verilmelidir. Aynı şekilde Hamzaoğlu’nun mahkeme kararları, sızıntı suyu ve soruşturma kapsamında dile getirdiği diğer tespitler de kesinleşmiş bir ceza hükmü şeklinde değil, ilgili belediye başkanının açıklamaları ve devam eden hukuki süreçler çerçevesinde aktarılmalıdır. YAKMA TESİSİ TEK BAŞINA ÇÖZÜM MÜ? BİLİM “DAHA KARMAŞIK” DİYOR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Ocak 2026’da İstanbul’daki İSTAÇ Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisini ziyaret ederek sistemi incelemiş ve burada edinilen deneyimlerin Giresun için planlanan projelere ışık tutabileceğini açıklamıştı. Ancak Giresun’un atık karakterizasyonuna ilişkin akademik çalışma, doğrudan yakma seçeneğinin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre Giresun’daki yanabilir atık oranı yüksek olmakla birlikte yüksek nem oranı ve düşük ısıl değer, atığın doğrudan termal yöntemlerle bertarafını güçleştiriyor. Çalışma, Giresun için organik atıkların ağırlığı nedeniyle kompostlaştırma ve biyometanizasyonun, geri dönüşüm ve düzenli depolamayla birlikte değerlendirilmesini öneriyor. Bu, yakma teknolojisinin hiçbir koşulda kullanılamayacağı anlamına gelmiyor. Ancak bilimsel veriler; kurulacak sistemin yalnızca “çöpü yakalım” veya “başka bir yere gömelim” yaklaşımıyla değil, atık karakterizasyonu, tesis kapasitesi, taşıma mesafesi, enerji verimi, emisyon kontrolü, yatırım maliyeti ve geri dönüşüm hedefleri birlikte hesaplanarak planlanması gerektiğini gösteriyor. BİLİMSEL ÇÖZÜM: ENTEGRE ATIK YÖNETİMİ Giresun’un ihtiyacı yeni bir “çöplük” değil. Bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu çözüm; atığın oluşumunun azaltıldığı, evsel atığın kaynağında ayrıştırıldığı, kağıt-plastik-cam-metal gibi materyallerin geri kazanıldığı, organik atıkların kompost ve biyometanizasyon süreçlerine yönlendirildiği ve yalnızca geriye kalan kısmın çevre mevzuatına uygun düzenli depolamaya gönderildiği entegre katı atık yönetim sistemi. Bu model, depolama alanına giden çöp miktarını azaltırken tesislerin kullanım ömrünü uzatabilir; organik atıklardan kaynaklanan sızıntı suyu, koku ve depo gazı baskısını da düşürebilir. ŞİMDİ GÖZLER VALİLİK TOPLANTISINDAN ÇIKACAK YOL HARİTASINDA Giresun bugün yıllardır konuşulan katı atık sorununun en kritik aşamalarından biriyle karşı karşıya. Bir tarafta faaliyeti durmuş Çavuşlu tesisi var. Diğer tarafta depolama sahalarının yetersiz olduğunu resmen açıklayan Görele Belediyesi bulunuyor. Ve bütün bunların ortasında, Vali Mustafa Koç başkanlığında yapılan ancak ayrıntılı kararları henüz kamuoyuyla paylaşılmayan “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı” var. Kamuoyunun bundan sonra genel ifadelerden çok somut bir eylem planına ihtiyacı bulunuyor. Çöp nereye taşınacak? Ne zaman başlanacak? Geçici sistem kaç ay sürecek? Günlük kapasite ne olacak? Maliyeti kim karşılayacak? Yeni tesis nerede kurulacak? Hangi teknoloji kullanılacak? ÇED ve izin süreci hangi aşamada? Yatırımın finansmanı nasıl sağlanacak ve tesis hangi tarihte işletmeye alınacak? Bütün bunların tek tek açıklanması gerekiyor. ASLINDA KRİZİN ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEK ÇOK NET Çavuşlu’nun kapanması Giresun’un çöp sorununu oluşturmadı. Yıllardır var olan alternatif kapasite ve entegre atık yönetimi ihtiyacını görünür hale getirdi. 2022’de yeni tesis için karar alınmıştı. Bilimsel çalışmalar mevcut altyapının yetersizliğine dikkat çekiyordu. Giresun’daki atıkların önemli bölümünün organik ve geri kazanılabilir nitelikte olduğu yıllar önce ortaya konmuştu. Bugün ise Görele Belediyesi depolama alanlarının yetmediğini söylüyor ve Giresun’un yöneticileri yeniden aynı masada çözüm arıyor. Bu nedenle artık tartışmanın merkezinde yalnızca “Çavuşlu yeniden açılacak mı?” sorusu bulunmamalı. Asıl soru daha büyük: GİRESUN, ÖNÜMÜZDEKİ 20–30 YILI TAŞIYACAK ÇEVREYE UYGUN, BİLİMSEL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ATIK YÖNETİM SİSTEMİNİ NE ZAMAN KURACAK? Valilikte yapılan kritik toplantının gerçek önemi de bu soruya verilecek somut cevapla ortaya çıkacak.

GÖRELE BELEDİYESİ'NDEN TEMİZ ÇEVRE ÇAĞRISI Haber

GÖRELE BELEDİYESİ'NDEN TEMİZ ÇEVRE ÇAĞRISI

ÇAVUŞLU TESİSİNİN KAPATILMASI ÇEVRE VE SPOR ALANLARINI TEHDİT EDİYOR: GÖRELE BELEDİYESİ'NDEN TEMİZ ÇEVRE VE SAĞLIKLI YAŞAM ÇAĞRISI Görele Belediyesinden yapılan resmi açıklamada, Çavuşlu Beldesinde yer alan katı atık bertaraf tesisinin kapatılmasının ardından ilçe genelinde çöp toplama ve depolama süreçlerinde geçici aksaklıklar yaşandığı bildirildi. Belediyeye ait mevcut depolama sahalarının yetersiz kalması üzerine yetkililer, hem ilçe sakinlerinin günlük yaşamını hem de çevre sağlığı ile gençlerin spor yaptığı açık alanları korumak adına acil tedbirler alındığını duyurdu. Belediye Başkanlığından yapılan açıklamada, çevre temizliğinin korunması ve insan sağlığının riske atılmaması için vatandaşların desteğine ihtiyaç duyulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Çavuşlu Beldemizde faaliyet gösteren katı atık bertaraf tesisinin kapatılmasının ardından, Belediyemize ait mücavir alan sınırları içerisindeki depolama sahalarının yetersizliği sebebiyle, ilçemiz genelinde toplanan evsel atıkların depolanması ve bertaraf edilmesi süreçlerinde birtakım geçici aksaklıklar yaşanmaktadır. Görele Belediyesi olarak, bu sıkıntının hemşehrilerimizin günlük yaşamına ve çevre sağlığına olumsuz yansımaması adına var gücümüzle çalışıyoruz. Yaşanan bu hassas geçiş sürecinde, çevre temizliğinin korunması ve insan sağlığının riske atılmaması için siz kıymetli vatandaşlarımızın desteği her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Çevreye olan duyarlılığınızı koruyarak evsel atıklarınızı gelişigüzel alanlara, yol kenarlarına veya konteyner dışına bırakmamanızı; atıklarınızı sızdırmaz poşetler içerisinde düzgünce bağlayarak yalnızca belirlenen çöp konteynerlerinin içine atmanızı önemle rica ediyoruz." Sağlıklı bir toplum ve spor dostu bir çevre hedefiyle hareket ettiklerini vurgulayan yetkililer, ilgili tüm kurumlarla koordineli bir şekilde sürdürülebilir ve ivedi çözümler üretmek için çalışmaların kesintisiz devam edeceğini bildirdi.

BAŞKAN HAMZAOĞLU "GİRESUN’DAKİ ÇÖP SORUNUNUN SORUMLUSU ÇAVUŞLU HALKI DEĞİLDİR" Haber

BAŞKAN HAMZAOĞLU "GİRESUN’DAKİ ÇÖP SORUNUNUN SORUMLUSU ÇAVUŞLU HALKI DEĞİLDİR"

ÇÖP MÜCADELESİNDE KONTRAATAK: BAŞKAN HAMZAOĞLU "GİRESUN’DAKİ ÇÖP SORUNUNUN SORUMLUSU ÇAVUŞLU HALKI DEĞİLDİR" Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, beldede yaklaşık 16 yıldır işletilen Katı Atık Bertaraf Tesisi'nin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından yaptığı yazılı basın açıklamasında, Giresun genelinde yaşanan çöp sorununun Çavuşlu halkına mal edilemeyeceğini vurgulayarak alternatif tesis sözünün derhal hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Tesisin Durdurulması ve Hukuki Sürecin Detayları Bakanlık Denetimi ve Cezai İşlem: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 3 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, tesise 8 milyon TL idari para cezası uygulanmış ve tesisin faaliyeti durdurulmuştur. İdare Mahkemesi Kararı: Giresun İdare Mahkemesi’nin 2024/782 Esas ve 2025/946 Karar sayılı dosyasında 25 Aralık 2025 tarihinde verdiği kararla, tesisin mevcut şartlarda çalışmasının insan ve çevre sağlığı açısından tehlike oluşturduğu tespit edilerek çevre izin ve lisans belgesi iptal edilmiştir. Gizli Bypass Tespiti: Savcılık soruşturması kapsamında 26 Şubat 2026 tarihinde yapılan incelemede, arıtma sistemini devre dışı bırakan gizli bir bypass hattı bulunmuş ve sızıntı sularının arıtılmadan Yalakoda Deresi'ne tahliye edildiği soruşturma dosyasına girmiştir. 4 Yıllık Alternatif Tesis Beklentisi: 3 Ekim 2022 tarihinde dönemin Giresun Valisi başkanlığındaki toplantıda alınan alternatif katı atık bertaraf tesisi yeri belirleme kararının üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine rağmen kalıcı bir çözüm üretilmemiştir. Başkan Hamzaoğlu’nun Açıklamaları Hamzaoğlu, yaşanan süreçte asıl sorulması gereken sorunun tesisin yıllarca nasıl çalıştırıldığı olduğunu belirtti: "Bugün sorulması gereken soru, ‘Bu tesis neden kapatıldı?’ değil; ‘Bu kadar tespit, ceza ve mahkeme kararına rağmen bu tesis nasıl yıllarca çalıştırılmaya devam edildi?’ sorusudur." Giresun'un yükünün Çavuşlu halkının üzerine yıkılamayacağını ifade eden Hamzaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çavuşlu halkı 16 yıldır Giresun’un yükünü taşımıştır. Şimdi tesisin kapatılmasını gerekçe göstererek çöpleri toplamamak, şehirleri ve köyleri çöp yığınlarıyla karşı karşıya bırakmak ve oluşan kamuoyu baskısını Çavuşlu’ya yöneltmek kabul edilemez." Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve bakanlık çalışanlarına denetimler için teşekkür eden Hamzaoğlu, hukuki mücadelenin süreceğini bildirdi: "Sorunun çözümü hukuksuzluğu sürdürmek değil; çevre mevzuatına uygun yeni bir katı atık yönetim sistemini hayata geçirmektir. Çavuşlu’nun suyu, toprağı, denizi ve geleceği pazarlık konusu değildir. Hukukun ve Çavuşlu halkının hakkının sonuna kadar arkasında olacağız."

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ: Haber

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ:

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ: CEZA, KAPATMA VE YILLARA YAYILAN HUKUK MÜCADELESİ Görele’nin Çavuşlu beldesindeki Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin faaliyetlerinin durdurulması, Giresun’un yıllardır tartışılan çöp sorununu yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. CHP Görele İlçe Başkanlığı ile Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, 2022 yılında alınan “alternatif tesis” kararının neden hâlâ hayata geçirilmediğini sorarken, resmî kayıtlar Çavuşlu’daki tesisin kuruluşundan bugüne ÇED iptalleri, kapasite tartışmaları, kapatma kararları ve çevre şikâyetleriyle geçen uzun bir sürece işaret ediyor. CHP Görele İlçe Başkanlığı ve Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun açıklamalarına göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimin ardından faaliyet durduruldu. Tesisin mühürlendiği gelişmesi 13 Ağustos’ta yerel basına da yansıdı. CHP: “BU TESİS NASIL BU KADAR YIL ÇALIŞTIRILABİLDİ?” CHP Görele İlçe Başkanlığı, 18 Ağustos tarihli açıklamasında tesisin kapatılmasını yıllardır sürdürülen hukuki mücadelenin sonucu olarak değerlendirdi. İlçe Başkanlığı, mahkeme kararları, çevreyle ilgili tespitler ve son idari yaptırıma işaret ederek şu soruyu gündeme taşıdı: “Bu kadar mahkeme kararı, bu kadar tespit, bu kadar ceza varken bu tesis nasıl 16 yıl boyunca çalıştırılabilmiştir?” CHP ayrıca tesisin kapatılmasının ardından belediyelerin çöp toplama hizmetlerinde yaşanan sorunun Çavuşlu halkına yöneltilmesini eleştirerek, çözümün yeniden Çavuşlu’ya çöp taşımak değil, çevre mevzuatına uygun yeni bir sistem kurmak olduğunu savundu. HAMZAOĞLU: “FATURAYI ÇAVUŞLU HALKINA KESEMEZSİNİZ” Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu da tesisin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından yaptığı açıklamada benzer bir çağrı yaptı. Hamzaoğlu, tesisin kapatılmasını Çavuşlu halkının yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesiyle ilişkilendirirken, esas tartışılması gereken konunun “tesis neden kapatıldı?” değil, mahkeme ve çevre süreçlerine rağmen neden bu noktaya kadar gelindiği olduğunu söyledi. Hamzaoğlu, “Giresun’un çöp sorununun çözümü Çavuşlu’nun kirliliğe katlanması olamaz” diyerek yeni ve çevre mevzuatına uygun bir tesis kurulmasını istedi. Başkan Hamzaoğlu, Giresun İdare Mahkemesi’nin 2024/782 Esas, 2025/946 Karar sayılı dosyada 25 Aralık 2025 tarihinde verdiği karara da dikkat çekti. Hamzaoğlu’nun aktardığına göre mahkeme, tesisin mevcut koşullarda işletilmesinin çevre ve insan sağlığı açısından oluşturduğu riskleri değerlendirerek çevre izin ve lisans işleminin iptaline karar verdi. “GİZLİ BYPASS HATTI” İDDİASI DA SORUŞTURMA DOSYASINDA Hamzaoğlu’nun açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de devam eden savcılık soruşturmasına ilişkin oldu. Belediye Başkanı, 26 Şubat 2026 tarihinde yapılan incelemede, arıtma sistemini devre dışı bırakarak çöp sızıntı sularının Yalakoda Deresi yönüne tahliye edilmesine olanak sağlayan bir “bypass hattı” tespit edildiğini ve bu tespitin soruşturma dosyasına girdiğini söyledi. Bu husus devam eden adli sürece ilişkin olduğundan, kesinleşmiş bir mahkûmiyet veya nihai yargı kararı olarak değil, Hamzaoğlu’nun soruşturma dosyasına ilişkin açıklaması olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Tesiste atık su ve denize deşarj iddiaları yeni de değil. 2021 yılında da arıtılmamış atık suların denize verildiği iddiası üzerine Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı kamuoyuna yansımıştı. TESİSİN HİKÂYESİ 2008’E KADAR UZANIYOR Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişine ilişkin resmî belgeler, tartışmanın yalnızca son birkaç yılda ortaya çıkmadığını gösteriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kayıtlarında, 2008 yılında yapılan çalışmalar sırasında alternatif alanların değerlendirildiği ve Çavuşlu Taşocağı mevkisinin katı atık tesisi için planlandığı belirtiliyor. Projeye ilişkin ilk önemli ÇED kararı 8 Kasım 2010 tarihinde, günlük 280,9 ton kapasite üzerinden verildi. Bu karar yargıya taşındı ve iptal edildi. Daha sonra yeni bir ÇED süreci yürütülerek 17 Nisan 2012 tarihinde yeniden “ÇED Olumlu” kararı verildi. TBMM’ye sunulan Bakanlık yanıtındaki kayıtlara göre tesisin inşaatına 2012 yılında başlandı; soru önergesinde tesisin Kasım 2015’te katı atık kabul etmeye başladığı belirtiliyor. Ancak 2012 tarihli ÇED kararının da mahkeme tarafından iptal edilmesi üzerine tesisin faaliyeti Şubat 2016’da durduruldu. Bu nedenle kamuoyundaki “tesis 16 yıldır kesintisiz işletiliyor” ifadesi teknik olarak tam karşılık bulmuyor. Daha doğru tanımlama, Çavuşlu’daki katı atık tesisi projesinin ve hukuki tartışmalarının yaklaşık 16 yıllık bir döneme yayılmış olduğudur. 2017’DE 98 TON/GÜN KAPASİTEYLE YENİDEN DEVREYE GİRDİ Önceki mahkeme kararlarının ardından proje alanı ve kapasitesi değiştirildi. Giresun Valiliğinin resmî açıklamasına göre tesis, 9,11 hektarlık alan ve günlük 98 ton kapasite üzerinden 10 Nisan 2017 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararıyla yeniden faaliyete alındı. Tesiste; II. sınıf düzenli depolama alanı,mekanik ayrıştırma sistemi,sızıntı suyu toplama ve arıtma sistemi,membran biyoreaktör sistemi,depo gazı toplama altyapısıve metan gazından elektrik üretimine yönelik sistem bulunuyordu. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI YENİDEN YARGIYA TAŞINDI Giresun sahil bandındaki belediyelerden gelen atık miktarının artması üzerine kapasite yükseltilmek istendi. 17 Eylül 2020’de kapasite artışı için yeni bir ÇED Olumlu kararı verildi. Ancak bu karar da Ordu 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Danıştay’ın sonraki süreçte mahkeme kararını onadığı resmî çevre kayıtlarına yansıdı. Aynı dönemde tesisin işletilmesi ve depo gazından elektrik üretilmesi işi ihale edildi. Valilik kayıtlarına göre sözleşme 14 Temmuz 2020’de imzalandı ve saha 24 Temmuz 2020’de yüklenici firmaya teslim edildi. KAPASİTE 361 TON/GÜNE KADAR ÇIKARILMAK İSTENDİ Sonraki ÇED süreçlerinde tesisin planlanan kapasitesi 361 ton/gün seviyesine kadar çıktı. 2023 yılında verilen yeni ÇED kararıyla tesisin yeniden atık kabulüne başladığı açıklanırken, dönemin haber ve çevre kayıtlarında projenin 361 ton/gün kapasite üzerinden ele alındığı görülüyor. Bu süreç de yeni davalara konu oldu. Dolayısıyla Çavuşlu’daki tartışmanın merkezinde yalnızca tesisin varlığı değil; ne kadar atık kabul edeceği, atığın ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı, sızıntı suyunun nasıl yönetildiği ve tesis kapasitesinin çevresel taşıma sınırlarını aşıp aşmadığı soruları bulunuyor. GİRESUN’UN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN ÇÖPÜ ÇAVUŞLU’YA GELİYORDU Çavuşlu tesisi yalnızca Görele’nin veya yakın çevresinin çöpünü alan yerel bir tesis değil. Çevre Bakanlığının TBMM’ye verdiği 2021 tarihli yanıtta Giresun İli Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği bünyesinde Merkez, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Piraziz, Çanakçı, Eynesil, Dereli, Doğankent, Yağlıdere ve Güce belediyelerinin yanı sıra Çavuşlu, Duroğlu ve Kovanlık belde belediyeleri ile İl Özel İdaresinin yer aldığı belirtilmişti. Anadolu Ajansı’na 2018’de yapılan açıklamada da tesise il genelindeki 17 belediyeden atık getirildiği ifade edilmişti. 2023’te tesisin yeniden açılmasına ilişkin açıklamalarda da Giresun’daki 17 ilçe ve belde belediyesi ile İl Özel İdaresinin atıklarının Çavuşlu sisteminde bertaraf edildiği belirtilmişti. Bu nedenle tesisin devreden çıkması yalnızca Çavuşlu’yu değil, Giresun’un geniş bir bölümünün atık toplama ve bertaraf zincirini doğrudan etkiliyor. 2022’DE ALTERNATİF TESİS KARARI ALINMIŞTI Bugünkü tartışmada en kritik başlıklardan biri ise 3 Ekim 2022 tarihli resmî karar. Dönemin Giresun Valisi Enver Ünlü başkanlığında, Katı Atık Birliği üyesi belediye başkanları, ilgili kurumlar ve Çavuşlu muhtarlarının katıldığı toplantıda 19 maddelik bir prensip kararı alındı. Kararların 2’nci maddesinde açık şekilde, mevcut tesis çalışmasını sürdürürken yeni ve alternatif bir katı atık bertaraf tesisi için alan belirlenmesi ve bu alanın Bakanlık mevzuatı kapsamında değerlendirmeye sunulması kararlaştırıldı. Aynı karar paketinde; tesis girişindeki atık yükünün azaltılması, mekanik ayrıştırma ünitesinin tam kapasite çalıştırılması, atık su hattının iyileştirilmesi, düzenli numune alınması, tesisin ortak bir heyet tarafından denetlenmesi, kokuya karşı önlem alınması ve tesis alanının kullanım ömrü sonunda rehabilite edilmesi de karara bağlandı. Aradan yaklaşık dört yıl geçmiş olmasına rağmen kamuoyuna açıklanmış, tamamlanarak hizmete alınmış yeni bir alternatif bertaraf tesisi bulunmaması bugün hem CHP’nin hem de Çavuşlu Belediye Başkanı’nın eleştirilerinin temelini oluşturuyor. HAMZAOĞLU 2025’TE DE UYARMIŞTI Üstelik Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun bu yöndeki uyarıları son kapatma kararından önce de gündeme gelmişti. Hamzaoğlu, 17 Nisan 2025’te Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği toplantısının ardından yaptığı açıklamada belediyelerin çöpleri yeterince ayrıştırmadan topladığını, bunun tesisin kapasitesinin hızla dolmasına yol açtığını savunmuş ve sorunun kısa sürede daha ciddi bir çevre problemine dönüşebileceği uyarısında bulunmuştu. 2024 yılında ise mevcut depolama sahasına 6 bin 680 metrekarelik ek lot alanı için uygulama projesi hazırlanmasına yönelik ihale süreci başlatılmıştı. Bu da mevcut sistemde kapasite baskısının yeni alan arayışını gündemde tuttuğunu gösteriyordu. CHP: “ÇAVUŞLU’YA YÜKLEYELİM DÖNEMİ BİTTİ” CHP Görele İlçe Başkanlığı ise tesisin kapanmasının ardından ortaya çıkan çöp toplama sorunlarının Çavuşlu halkına karşı bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini savundu. Açıklamada, “Çavuşlu’ya yükleyelim dönemi bitmiştir” denilerek üç talep sıralandı: Mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması, 2022 yılında alınan alternatif tesis kararının hayata geçirilmesi ve kamu kurumlarının çözüm üretirken çevre ve insan sağlığını öncelemesi istendi. ASIL SORU: GİRESUN’UN ÇÖPÜ BUNDAN SONRA NEREYE GİDECEK? Çavuşlu tesisinin devreden çıkmasıyla Giresun açısından artık yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin atık yönetimi de masada. Kent genelinde toplanan yüzlerce ton evsel atığın her gün düzenli biçimde taşınması, ayrıştırılması ve çevre mevzuatına uygun bir tesiste bertaraf edilmesi gerekiyor. Çavuşlu’nun kapatılması, yıllardır tek bir ana bertaraf noktasına bağımlı biçimde yürüyen sistemin kırılganlığını da ortaya çıkardı. 2022 yılında resmen kararlaştırılan alternatif tesisin nerede kurulacağı, hangi kapasitede planlanacağı, ileri ayrıştırma ve geri dönüşüm oranının ne olacağı, yeni tesis hizmete girinceye kadar Giresun’un atıklarının hangi lisanslı tesislere gönderileceği ve bunun belediyelere getireceği taşıma maliyetinin ne olacağı artık cevap bekleyen temel sorular. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu ile CHP Görele İlçe Başkanlığı’nın ortaklaştığı nokta ise net: Çöp sorununun çözümü, Çavuşlu’daki mevcut çevre ve hukuk tartışmalarını görmezden gelerek eski sisteme dönmek değil; Giresun’un tamamını kapsayacak sürdürülebilir, modern ve hukuka uygun yeni bir atık yönetim modelini hayata geçirmek.

GİRESUN SAHİLİNDE ÇÖP, KURUYAN YEŞİL ALANLAR VE DENİZE ATIK SU İDDİASI Haber

GİRESUN SAHİLİNDE ÇÖP, KURUYAN YEŞİL ALANLAR VE DENİZE ATIK SU İDDİASI

BELEDİYE “ARALIKSIZ” DEDİ, GİRESUN SAHİLİ ÇÖP VE KURUYAN OTLARLA GÖRÜNTÜLENDİ PLAJLAR BÖLGESİNDE TEMİZLİK AÇIKLAMASI BAŞKA, SAHADAKİ TABLO BAŞKA GİRESUN SAHİLİNDE ÇÖP, KURUYAN YEŞİL ALANLAR VE DENİZE ATIK SU İDDİASI Giresun Belediyesi, 8 Temmuz’da sahil bandında, 17 Temmuz’da ise kent genelinde ot biçme, bakım ve temizlik çalışmalarının aralıksız sürdüğünü duyurdu. İki gün sonra Plajlar Bölgesi ile Teyyaredüzü karşısından ulaştırılan görüntüler; kıyıdaki çöp birikimlerini, kuruyan otları ve bakımsız kalan alanları ortaya koydu. Yeni karavan park ile “çadırlar bölgesi” için dile getirilen tuvalet atıklarının denize ulaştığı iddiası ise çevre ve halk sağlığı açısından acil saha incelemesi ve laboratuvar analizi gerektiriyor. Fotoğraflar Giresun sahilindeki katı atık birikimini açıkça belgeliyor. Tuvalet atıklarının denize ulaştığı yönündeki saha bildirimi ise gözlemle geçiştirilemez; karavan ve çadır alanlarının giderleri incelenmeli, şüpheli çıkışların iki yanından su numunesi alınmalı, E. coli ve intestinal enterokok sonuçları yer ve tarih bilgisiyle açıklanmalı. BELEDİYE “ARALIKSIZ” DEDİ, GİRESUN SAHİLİ ÇÖP VE KURUYAN OTLARLA GÖRÜNTÜLENDİ Giresun Belediyesi, 8 Temmuz’da sahil bandında, 17 Temmuz’da ise kent genelinde ot biçme, bakım ve temizlik çalışmalarının aralıksız sürdüğünü duyurdu. İki gün sonra Plajlar Bölgesi ile Teyyaredüzü karşısından ulaştırılan görüntüler; kıyıdaki çöp birikimlerini, kuruyan otları ve bakımsız kalan alanları ortaya koydu. Yeni karavan park ile “çadırlar bölgesi” için dile getirilen tuvalet atıklarının denize ulaştığı iddiası ise çevre ve halk sağlığı açısından acil saha incelemesi ve laboratuvar analizi gerektiriyor. Giresun sahilindeki sorun artık yalnızca uzayan otlardan ya da kötü görüntüden ibaret değil. 19 Temmuz 2026’da Plajlar Bölgesi ve Teyyaredüzü karşısından ulaştırılan saha fotoğraflarında, kıyı hattına yayılan plastik, ambalaj ve karışık evsel atıklar görülüyor. Görüntülerin bir bölümü Plajlar Bölgesi’ni, bir bölümü Teyyaredüzü karşısındaki sahili, bir bölümü de karavan park yapılması planlandıktan sonra bu düşünceden vazgeçildiği belirtilen alanı gösteriyor. Yeni karavan parkın çevresi ile halk arasında “çadırlar bölgesi” olarak anılan kesim de temizlik, atık toplama, tuvalet altyapısı ve kıyı denetimi başlıklarıyla birlikte gündeme geliyor. Saha görüntülerini şehir merkezindeki ağaçlarla yeşil alanların düzenli sulanmadığını, otların kuruduğunu ve sahil bakımında birçok noktaya sıra gelmediğini belirtti. Öztürk ayrıca yeni karavan park ile çadır alanında oluşan evsel atıkların kıyıya, tuvalet atıklarının ise denize ulaştığını öne sürdü. Fotoğraflar kıyıdaki katı atık birikimini belgeliyor. Tuvalet atıklarının denize ulaştığı iddiasının kaynağı ve kapsamı ise boru ve gider hatlarının incelenmesi, şüpheli çıkışların izlenmesi, su numunelerinin alınması ve laboratuvar analiziyle belirlenmeli. KIYIYA YAYILAN ÇÖPLER DENİZE DOĞRU İLERLİYOR Fotoğraflarda plastik poşetler, ambalaj atıkları, tek kullanımlık ürünler ve karışık evsel çöpler görülüyor. Atıkların önemli bir bölümü kıyıya açılan geçişlerin, çitlerin ve bitki örtüsünün arasında birikmiş durumda. Bu tablo yalnızca estetik bir bozulma yaratmıyor; çöpler yağmur, yüzey akışı, rüzgâr ve dalga hareketleriyle denize taşınabilecek bir konumda bulunuyor. Plastik atıklar zaman içinde güneş ışığı, sıcaklık değişimi ve mekanik aşınmayla daha küçük parçalara ayrılabilir. Deniz canlılarının bu parçaları besin sanarak yutması, atıkların kıyı ekosisteminde uzun süre kalması ve kesici-delici maddelerin sahili kullanan insanlar için yaralanma riski oluşturması mümkündür. Organik ve evsel atıklar ise kötü koku, haşere ve kemirgen sorununa yol açabilir. Çöplerin bir kez toplanması sorunu ortadan kaldırmaz. Karavan ve çadır kullanımının bulunduğu alanda günlük atık miktarı, kullanıcı sayısı, hafta sonu yoğunluğu ve konaklama süresiyle birlikte değişir. Konteyner sayısı ve toplama programı gerçek yoğunluğa göre belirlenmediğinde, temizlenen alan kısa süre içinde yeniden aynı görüntüye döner. KIYIDAKİ ÇÖPLERE UYGULANACAK MEVZUAT 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. maddesi, atık ve artıkların çevreye zarar verecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama bırakılmasını yasaklıyor. Kıyıdaki çöplerin yağış, rüzgâr veya yüzey akışıyla denize taşınması da kirletme yasağı kapsamında değerlendirilir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi, çevre ve çevre sağlığı ile temizlik ve katı atık hizmetlerini belediyenin görevleri arasında sayıyor.Belediye Kanunu’nun 15/g maddesi, katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanılması, ortadan kaldırılması ve depolanmasına ilişkin hizmetleri belediyenin yetki alanına veriyor. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41. maddesi, evsel atıkların bunların toplanması veya depolanması için belirlenen yerlerin dışına bırakılmasına idari yaptırım öngörüyor. 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5. maddesi, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve herkesin eşit, serbest kullanımına açık tutulması gerektiğini hükme bağlıyor. “ARALIKSIZ ÇALIŞMA” AÇIKLAMASINDAN İKİ GÜN SONRA BU GÖRÜNTÜLER GELDİ Giresun Belediyesi, 8 Temmuz tarihli açıklamasında ot biçme çalışmalarının özellikle sahil bandında yoğunlaştırıldığını; yeşil alanlar, yürüyüş yolları, yol kenarları ve ortak kullanım alanlarındaki bakımın “kesintisiz” sürdüğünü bildirdi. 17 Temmuz’da yayımlanan ikinci açıklamada ise parklar, refüjler ve ortak kullanım alanlarındaki bakım, budama ve temizlik çalışmalarının “aralıksız” devam ettiği savunuldu. Belediye, çalışmaların belirlenen program doğrultusunda parklar, yeşil alanlar, refüjler ve ortak kullanım alanlarında sürdürüleceğini açıkladı. Plajlar Bölgesi için 8 Nisan’da yapılan duyuruda da yaz sezonu öncesinde güvenli ve konforlu kullanım hedefiyle bakım ve üstyapı çalışmalarının başlatıldığı, eskiyen ahşap yürüyüş yollarının söküleceği ve taş peyzaj uygulanacağı belirtilmişti. Temmuz ortasında aynı bölgeden gelen fotoğraflar, belediyenin açıklamalarında anlatılan bakım zincirinin bütün sahile düzenli biçimde ulaşmadığını gösteriyor. Belirli noktalarda yapılan ot biçme ve temizlik çalışmaları, kıyı hattının geri kalanında biriken çöpleri ve bakımsızlığı ortadan kaldırmıyor. Temizlik hizmetinin başarısı, yalnızca ekiplerin kaç noktaya gittiği veya kaç fotoğraf yayımlandığıyla ölçülemez. Aynı alanda çöpün yeniden birikip birikmediği, konteynerlerin zamanında boşaltılıp boşaltılmadığı, sahil geçişlerinin temiz tutulup tutulmadığı ve şikâyetlere ne kadar sürede müdahale edildiği de izlenmelidir. BELEDİYENİN TEMİZLİK VE DENETİM SORUMLULUĞU 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a ve 15/g maddeleri, belediyeye çevre sağlığı ile temizlik ve katı atık hizmetlerini yürütme görevi veriyor. Bu görev, yalnızca belirli noktalarda dönemsel temizlik yapılmasını değil, ortak kullanım alanlarında sürekliliği olan bir toplama, kontrol ve müdahale sistemi kurulmasını gerektiriyor. ŞEHİRDE AĞAÇLAR SUSUZ, YEŞİL ALANLAR KURUYOR Saha notlarında yalnızca sahil bandı değil, şehir merkezindeki ağaçlar ve yeşil alanlar da yer alıyor. Ağaçların ve yeşil alanların düzenli sulanmadığı, otların kuruduğu ve bakım programının bazı bölgelere ulaşmadığı belirtiliyor. Kentteki ağaçlar yalnızca görsel peyzaj unsuru değildir. Ağaç gölgeliği yüzey ve hava sıcaklığının düşürülmesine, yağış suyunun tutulmasına, tozun azaltılmasına ve yaya alanlarının daha kullanılabilir hâle gelmesine katkı sağlar. Uzun süreli susuzluk genç ağaçlarda kök gelişimini durdurabilir, yaprak kaybına ve kurumaya yol açabilir. Kuruyan ot ve bitki örtüsü ise sıcak ve rüzgârlı dönemlerde yangın yükünü artırabilir. Yeşil alan yönetimi yalnızca ot biçmekten oluşmaz. Sulama zamanı ve miktarı; bitki türüne, toprağın nemine, sıcaklığa, yağışa ve alanın kullanım yoğunluğuna göre belirlenmelidir. Ağaç diplerinin kontrolü, kuruyan dalların uzaklaştırılması, hastalık ve zararlı takibi, toprak bakımının yapılması ve kuruyan bitkilerin yenilenmesi aynı programın parçalarıdır. YEŞİL ALANLAR İÇİN BELEDİYENİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a maddesi, park ve yeşil alan hizmetleri ile çevre ve çevre sağlığı hizmetlerini belediyenin görevleri arasında düzenliyor. Bu hüküm yalnızca yeni park yapılmasını değil; mevcut ağaçların, refüjlerin, parkların ve ortak yeşil alanların bakımının, temizliğinin, sulanmasının ve yaşatılmasının planlı biçimde sürdürülmesini de kapsıyor. KARAVAN PARK YAPMAK YETMEZ, ATIK SİSTEMİ KURMAK GEREKİR Karavan ve çadır kullanımının bulunduğu kıyıda günlük atık miktarı kişi ve araç yoğunluğuyla birlikte değişir. Konteyner sayısı, toplama sıklığı, tuvalet kapasitesi, el yıkama noktaları, gri su ile tuvalet atığının ayrı ve kapalı sistemlerde toplanması, vidanjör kayıtları ve yağış sonrası yüzey akışı tek bir işletme planında izlenmelidir. Karavanların lavabo, duş ve mutfaklarından çıkan gri su ile tuvalet sistemlerinde oluşan siyah su aynı nitelikte değildir. Ancak ikisi de kontrolsüz biçimde toprağa, yağmur suyu hattına, dereye veya denize bırakılamaz. Tuvalet atıkları dışkı kaynaklı mikroorganizmalar ve yüksek organik yük içerirken, gri suda deterjanlar, yağlar, gıda artıkları ve mikroorganizmalar bulunabilir. Bu atıkların sızdırmaz tanklarda biriktirilmesi, kanalizasyon sistemine mevzuata uygun biçimde aktarılması veya yetkili araçlarla arıtma tesisine taşınması gerekir. Boşaltım noktalarının nerede olduğu, tankların ne zaman boşaltıldığı, atığın hangi araçla ve hangi tesise taşındığı kayıt altına alınmalıdır. Çadır alanlarında da kullanıcı sayısına uygun tuvalet, el yıkama noktası, duş, atık konteyneri, günlük temizlik programı ve atık su toplama sistemi bulunmalıdır. Altyapı kurulmadan kontrolsüz konaklamaya izin verilmesi; kıyıdaki toprağın, yüzey suyunun ve denizin kirlenme riskini artırır. KARAVAN VE ÇADIR ALANLARINA UYGULANACAK MEVZUAT 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a ve 15/g maddeleri, alanın temizlik, katı atık, çevre sağlığı, su ve kanalizasyon hizmetlerinin belediye tarafından yürütülmesini gerektiriyor. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11. maddesi, atık su altyapısı ile arıtma ve bertaraf yükümlülüklerini düzenliyor. Karavan ve çadır alanlarında oluşan tuvalet atıklarının kapalı sistemde toplanması, kanalizasyona mevzuata uygun biçimde bağlanması veya arıtma sistemine taşınması gerekiyor. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. maddesi, gri suyun, tuvalet atığının veya diğer atıkların toprağa, kıyıya ya da denize kontrolsüz biçimde bırakılmasını yasaklıyor. DENİZE TUVALET ATIĞI İDDİASI GÖZLE DEĞİL, NUMUNEYLE ARAŞTIRILIR Öncelikle karavan ve çadır alanlarındaki tuvaletler, fosseptikler, giderler, yağmur suyu kanalları, yüzey akış güzergâhları ve kıyıya açılan borular haritalanmalıdır. Şüpheli çıkışlardan, çıkışın iki yanından ve insanların denize girdiği yakın noktalardan aynı zaman aralığında numune alınmalıdır. Yağış sonrası taşma veya yüzey akışı şüphesi varsa örnekleme yağıştan sonra da tekrarlanmalıdır. Dünya Sağlık Örgütünün 2021 tarihli kıyı ve tatlı su rekreasyon alanları rehberi, dışkı kaynaklı mikrobiyolojik tehlikelerin yalnızca dönemsel laboratuvar sonuçlarıyla değerlendirilmesini yeterli bulmuyor. Örgüt; kirlilik kaynaklarının belirlendiği sıhhi saha incelemesi, düzenli mikrobiyolojik izleme, koruyucu risk yönetimi ve halkın zamanında bilgilendirilmesini birlikte öneriyor. Dışkı kaynaklı kirlenme; mide ve bağırsak hastalıklarının yanı sıra kulak, göz, deri ve solunum yolu enfeksiyonları riskini artırabilir. Çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler daha kırılgan gruplardır. E. COLİ VE İNTESTİNAL ENTEROKOK NEYİ GÖSTERİR? Escherichia coli ile intestinal enterokok, suyun dışkı kaynaklı kirlilikten etkilenip etkilenmediğini değerlendirmede kullanılan gösterge bakterilerdir. Bu bakterilerin yüksek bulunması, suyun dışkı kaynaklı kirlenmeye maruz kalmış olabileceğine işaret eder. Ancak tek bir sonuç, kirlenmenin hangi çadırdan, karavandan, fosseptikten veya boru hattından geldiğini göstermez. Kaynağın belirlenebilmesi için sonuçların akıntı yönü, yağış, numune saati, deşarj noktaları ve saha gözlemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Gerekli görülürse insan kaynaklı dışkı kirliliğini diğer hayvansal kaynaklardan ayırmaya yardımcı olan mikrobiyal kaynak izleme yöntemleri kullanılabilir. Avrupa Birliği’nin 2006/7/EC sayılı Yüzme Suyu Direktifi de yüzme sularının E. coli ve intestinal enterokok üzerinden sınıflandırılmasını, kısa süreli kirlilik olaylarında koruyucu önlem alınmasını ve halkın zamanında bilgilendirilmesini esas alıyor. DENİZ KİRLİLİĞİ VE HALK SAĞLIĞINA UYGULANACAK MEVZUAT Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını düzenliyor; çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme görevini devlete ve vatandaşlara veriyor. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. maddesi, atık suyun doğrudan veya dolaylı biçimde denize verilmesini ve çevreye zarar verecek deşarjı yasaklıyor. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11. maddesi, atık suyun toplanması, arıtılması ve standartlara uygun biçimde bertaraf edilmesine ilişkin sorumlulukları düzenliyor. Yüzme Suyu Kalitesinin Yönetimine Dair Yönetmeliğin 5. maddesi, yüzme suyu izlemesinin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılmasını öngörüyor .Yönetmeliğin 8. maddesi, numunelerin alınması, saklanması ve taşınmasına ilişkin kuralları belirliyor. Yönetmeliğin 9. maddesi, analizlerin Sağlık Bakanlığı laboratuvarlarında referans yöntemlere göre yapılmasını zorunlu tutuyor. Yönetmeliğin 10. maddesi, E. coli ve intestinal enterokok verileri üzerinden yüzme suyu kalitesinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması sürecini düzenliyor .RUTİN NUMUNE TAKVİMİ BU İHBARI BEKLETME GEREKÇESİ OLAMAZ Sağlık Bakanlığı, yüzme sezonu boyunca 15 günde bir numune alındığını ve analizlerin halk sağlığı laboratuvarlarında yapıldığını bildiriyor. Bu rutin izleme, yüzme suyu kalitesinin uzun dönemli değerlendirilmesi için gereklidir. Ancak belirli bir noktadan atık su geldiğine ilişkin somut bir ihbar oluştuğunda yalnızca rutin numune tarihinin beklenmesi yeterli değildir. Şüpheli deşarjın devam ettiği sırada alınmayan numune, kısa süreli kirlilik olayını kaçırabilir. Bu nedenle ihbar üzerine hedefli numune alınmalı; gerekirse aynı noktada farklı saatlerde ve farklı hava koşullarında ölçüm tekrarlanmalıdır. Sonuçlar yalnızca “uygun” veya “uygun değil” şeklinde değil; ölçülen E. coli ve intestinal enterokok değerleri, numune tarihi, numune noktası ve değerlendirme sınıfıyla birlikte açıklanmalıdır. İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNÜN HUKUKİ GÖREVİ Yüzme Suyu Kalitesinin Yönetimine Dair Yönetmeliğin 5, 8, 9 ve 10. maddeleri; yüzme alanlarının izlenmesi, numunelerin usulüne uygun alınması, Sağlık Bakanlığı laboratuvarlarında analiz edilmesi ve su kalitesinin değerlendirilmesi süreçlerini düzenliyor. Şüpheli bir kirlilik bildiriminin araştırılması, bu izleme ve halk sağlığını koruma görevinin doğrudan parçasıdır. BELEDİYE KIYI İÇİN GÜNLÜK İŞLETME PLANI HAZIRLAMALI Giresun Belediyesi kıyı, karavan park ve çadır alanındaki atıkları derhal toplamalı; ancak çalışma bununla sınırlı kalmamalıdır. Konteynerlerin yerleri ve kapasiteleri kullanıcı yoğunluğuna göre belirlenmeli, hafta içi ve hafta sonu için ayrı toplama sıklığı oluşturulmalı, sorumlu ekip ve kontrol saati kayıt altına alınmalıdır. Kuruyan ve biçilmeyen alanlar bölge bölge çalışma programına alınmalı; şehir merkezindeki ağaçlar ve yeşil alanlar için sulama takvimi oluşturulmalıdır. Karavan ve çadır alanındaki tuvalet, kanalizasyon, kapalı atık su ve katı atık sistemleri denetlenmeli; vidanjör ve atık teslim kayıtları tutulmalıdır. BELEDİYENİN HUKUKİ DAYANAĞI VE SORUMLULUĞU 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/a ve 15/g maddeleri, belediyeye çevre sağlığı, temizlik, katı atık, su, kanalizasyon, park ve yeşil alan hizmetlerini yürütme görevi veriyor. Bu görev, sorun ortaya çıktıktan sonra temizlik yapılmasının yanında, kirliliği önleyecek sürekli bir hizmet ve denetim sistemi kurulmasını da gerektiriyor. ÇEVRE İL MÜDÜRLÜĞÜ BORU, GİDER VE FOSSEPTİKLERİ İNCELEMELİ Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü; kıyıda boru, gider, fosseptik taşması veya doğrudan boşaltım bulunup bulunmadığını incelemelidir. Karavan ve çadır alanındaki atık su sistemleri, boşaltım noktaları ve taşıma kayıtları kontrol edilmelidir. Kirlilik kaynağı tespit edilirse deşarj durdurulmalı, çevresel etkinin sınırları belirlenmeli, kirlenen alan temizlenmeli ve mevzuatın öngördüğü idari işlemler uygulanmalıdır. Denetimin sonucu, hangi noktaların incelendiği ve hangi önlemlerin alındığıyla birlikte açıklanmalıdır. ÇEVRE DENETİMİNİN HUKUKİ DAYANAĞI 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8 ve 11. maddeleri, kirletmenin önlenmesi ile atık su altyapısı yükümlülüklerini düzenliyor. Aynı Kanun’un 30. maddesi, çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören ya da haberdar olan kişilere ilgili makamlara başvurarak gerekli önlemlerin alınmasını isteme hakkı tanıyor. ÇÖP BUGÜN TOPLANIR, DENETİMSİZLİK SÜRERSE YARIN YENİDEN BİRİKİR Kıyıdaki görünür çöpler bugün toplanabilir. Kuruyan otlar biçilebilir, ağaçlar sulanabilir ve kötü görüntü kısa sürede giderilebilir. Ancak aynı kirliliğin yarın yeniden oluşmasını önlemek için atık üreticisi, konteyner kapasitesi, toplama programı, tuvalet altyapısı, gri su sistemi, vidanjör kayıtları ve olası deşarj hatları birlikte denetlenmelidir. Plajlar Bölgesi için yayımlanan “aralıksız çalışma” açıklaması, sahada ölçülebilir bir karşılık bulmalıdır. Bunun göstergesi yeni bir duyuru değil; temiz tutulan kıyı, yaşayan yeşil alanlar, çalışan tuvalet altyapısı, kayıtlı atık sistemi ve sonuçları açıklanan su analizleridir.

GİRESUN GENÇLİK MERKEZİ ÇEVRESİNDE ÇÖP TEPKİSİ Haber

GİRESUN GENÇLİK MERKEZİ ÇEVRESİNDE ÇÖP TEPKİSİ

GİRESUN GENÇLİK MERKEZİ ÇEVRESİNDE ÇÖP TEPKİSİ Giresun Gençlik Merkezi yerleşkesi içindeki bahçe ve yeşil alan çevresinde biriken çöpler, kurum sorumluluğu ve belediye temizlik hizmeti açısından çözüm bekliyor. Yurttaşlar, alandaki çöplerin yaklaşık 15 gündür kaldırılmadığını belirterek Gençlik Merkezi idaresinin çöpünü takip etmesini, Giresun Belediyesi’nin de atıkları alandan kaldırmasını istedi. Giresun Gençlik Merkezi çevresinde çekilen fotoğraflar, çöp kutusunun taştığını ve plastik, ambalaj, karton, bardak, şişe ile evsel nitelikli atıkların yeşil alana yayıldığını ortaya koydu. GENÇLİK MERKEZİ ÇÖPÜNÜ TAKİP ETMELİ Giresun Gençlik Merkezi, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı bir merkez olarak Çıtlakkale Mahallesi Ürün Sokak No:1 adresinde faaliyet yürütüyor. Resmî kayıtlarda merkezin iletişim bilgileri Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çatısı altında yer alıyor. Çöpün Gençlik Merkezi yerleşkesi içinde ya da merkezin kullanımındaki bahçe ve yeşil alan çevresinde bulunması, alanın günlük temizlik takibi bakımından Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Gençlik Merkezi idaresini doğrudan muhatap haline getiriyor. Atık Yönetimi Yönetmeliği, atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermeden yönetilmesini esas alıyor. Yönetmelik, belediye atıklarının toplanması, taşınması ve bertaraf yükümlülüğünün ilgili mevzuatta tanımlanan kurum ve kuruluşlarca sağlanacağını düzenliyor. Bu çerçevede Gençlik Merkezi idaresi, yerleşke içinde oluşan çöpü takip etmeli, çöp kutularının taşmasını önlemeli, atıkları çevreye yayılmadan belediye toplama sistemine hazır hale getirmeli ve Giresun Belediyesi ile düzenli koordinasyon kurmalıdır. BELEDİYE ATIKLARI KALDIRMALI 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık hizmetlerini yürütme görevi veriyor. Belediye, kendi hizmet sınırları içinde katı atıkların toplanması, taşınması ve bertaraf sürecinin ana yerel hizmet muhatabıdır. Bu nedenle Giresun Belediyesi, belediye hizmet alanı içinde kalan bu noktadaki atıkları temizlik programına almalı ve alanda biriken çöpleri kaldırmalıdır. Gençlik Merkezi idaresi de kendi kullanım alanındaki çöpü sahipsiz bırakmadan belediye temizlik birimleriyle koordinasyon sağlamalıdır. ÇEVRE KANUNU KİRLENMEYİ ÖNLEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİYOR 2872 sayılı Çevre Kanunu, her türlü atık ve artığın çevreye zarar verecek şekilde bırakılmasını yasaklıyor. Kanun, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililere kirlenmeyi önleme; kirlenme meydana geldiğinde ise kirlenmeyi durdurma ve etkilerini giderme yükümlülüğü getiriyor. Giresun Gençlik Merkezi çevresindeki çöp yığını, bu yasal çerçeve içinde yalnızca görüntü kirliliği değil, aynı zamanda idari takip ve kurumlar arası koordinasyon sorunu olarak öne çıkıyor. YURTTAŞLAR TEMİZLİK VE TAKİP BEKLİYOR Yurttaşlar, gençlerin kullandığı bir kamu alanının çevresinde çöp yığınlarının günlerce beklemesine tepki gösterdi. Beklenti açık: Gençlik Merkezi idaresi çöpünü takip etmeli, sorumluluğunu almalı ve belediyeyle koordinasyon kurmalı; Giresun Belediyesi de alandaki atıkları kaldırarak temizlik hizmetini yerine getirmelidir. Giresun Gençlik Merkezi çevresindeki bu görüntünün yeniden oluşmaması için alana düzenli kontrol, yeterli çöp kutusu, sıklaştırılmış toplama takvimi ve kurumlar arası net sorumluluk planı gerekiyor.

Ordu Büyükşehir’den Fatsa’ya dev yatırım Haber

Ordu Büyükşehir’den Fatsa’ya dev yatırım

Ordu Büyükşehir Belediyesi, 7 yılda en fazla yatırımı Fatsa ilçesine gerçekleştirdi. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in büyük önem verdiği Fatsa ilçesine 7 yılda 3.4 milyar lira yatırım yapıldı. Fatsa 19 ilçe arasında en fazla yatırım alan ilçe oldu. ORDU (İGFA) - Özellikle yol ve su altyapısı konusunda hassas olan Başkan Güler, Fatsa ilçesinin yol ve su sorununu büyük ölçüde tamamladı. Başkan Güler, bunların yanısıra turizm, tarım, katı atık, çevre ve sosyal projeler uygulayarak Fatsa ilçesine verdiği önemi gösterdi. ORDU-AMASYA HATTI KADAR YOL YAPILDI Başkan Güler’in Fatsa ilçesine verdiği önem yatırım olarak döndü. 89 mahalleye sahip Fatsa’da, Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda 510 km yol ağı bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi 7 yılda Fatsa ilçesinde 128 km sıcak asfalt, 42 km beton yol ve 101 km emülsiyon yol çalışması gerçekleştirdi. Bu rakam, Ordu’dan Amasya’ya ulaşan mesafeye eşit bulunuyor. Bunların yanısıra 18 km yol genişletmesi yapan Büyükşehir Belediyesi, 760 km yolda stabilize çalışmasını tamamladı. Büyükşehir Belediyesi ayrıca 1050 metre hendek temizliği gerçekleştirdi. ORDU’DAN ERZURUM’A KADAR İÇME SUYU HATTI İçme suyu altyapısı konusunda büyük ve yoğun bir çalışmaya imza atan Büyükşehir Belediyesi Fatsa ilçesinde 307 km içme suyu hattı ve 63 km kanalizasyon hattı, 4 km yağmur suyu hattı inşaatı gerçekleştirdi. Bu rakam Ordu-Erzurum arasındaki mesafeye eşit bulunuyor. Bu yatırımların yanısıra 10 adet içme suyu deposu ve 1 adet içme suyu arıtma tesisini tamamladı. 6 adet su alma yapısı, 1 adet foseptik ve 11 adet sondaj kuyusu açıldı. Su kesintilerine karşı 15 adet jeneratör ile kesintisiz su sistemi tesis edildi. VİZYON PROJELER FATSA’NIN ÖNEMİNİ ARTTIRDI Başkan Güler, yol, su ve altyapı konusunun dışında Fatsa ilçesine vizyon projeler kazandırdı. Özellikle turizm alanında Fener Adası’nı ve Gaga Gölü düzenlemesiyle ilçe turizmini öne çıkaran yatırımlara imza attı. Bunun yasında en büyük sorun olan katı atık sorununa son verdi ve 30 yıl boyunca çöp dökülen alanı kapattı. Karadeniz'in en büyük Kapalı Pazar Yeri’ni Fatsa’ya kazandıran Başkan Güler, Cumhuriyet Meydanını tamamladı. Bolaman’a ise oldukça büyük bir park alanı kazandırarak rantın önüne geçti. Başkan Güler tarım alanında Etlik Piliç Yetiştirme Tesisi ve Kanatlı Kesimhaneyi ilçenin tarım sektörünün hizmetine sundu. Bunun yanında Fatsa Hayvan Pazarı ve Doğu Karadeniz'in En Büyük Mezbahanesi’ni ilçeye kazandırdı. İştirak şirketi ORYAZ’ın elektronik su sayacı tesisine Fatsa’ya kuran Başkan Güler, OSKİ Genel Müdürlüğü’nü de Fatsa’ya taşıyarak verdiği önemi gösterdi. Üretim havzası haline getirilmesi için yoğun yatırımların yapıldığı Fatsa’da halen yuumurta üretim tesisi, yarka üretim tesisi ve damızlık düve merkezleri inşaatları devam ediyor. Başkan Güler, görevde bulunduğu süre içerisinde Fatsa ilçesine gerçekleştirdiği yatırım miktarı 3 milyar 400 milyon lira olarak netleşti.

Büyükşehir Çöpten 851 Milyon TL’lik Elektrik Üretti Haber

Büyükşehir Çöpten 851 Milyon TL’lik Elektrik Üretti

Muğla Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’ne kurduğu biyokütle enerji santralleri ile bugüne kadar piyasa değeri 851 Milyon TL olan elektrik üreterek çevreyi ve bütçesini korudu. Muğla il genelinde Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesislerinde kurulu biyokütle enerji santralleri bugüne kadar 309 Milyon 901 Bin 273 KW elektrik üreterek 851 milyon TL tasarruf sağladı. Ayrıca atıkların doğal olarak parçalanmasıyla açığa çıkan 153 milyon 790 bin 341 metreküp metan gazı, elektrik üretiminde değerlendirilerek hem enerji ekonomisine katkı sağladı hem de çevreyi tehdit eden sera gazı salınımının önüne geçildi. 1 Milyon 239 Bin 605 Hanenin 1 Aylık Elektrik Üretimi Çöpten Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin biyokütle tesisleri sayesinde hem yenilenebilir enerji üretimi destekleniyor hem de vahşi depolama alanlarında atmosfere karışabilecek metan gazı kontrollü şekilde bertaraf ediliyor. Uzmanlara göre karbondioksite göre 25 kat daha fazla ısınma etkisine sahip olan metan gazının enerjiye dönüştürülmesi, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bugüne kadar biyokütle enerji tesislerinden toplam 309 Milyon 901 bin 273 kW elektrik üretimi gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nin bu üretimi yaklaşık 1 Milyon 239 bin 605 hanenin 1 aylık elektrik üretimine karşılık geliyor. Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nde 4 Milyon 395 bin 105 ton atık bertaraf edilmesi sonucu oluşan metan gazından elektrik üretimi gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Tesisler üretilen elektrik enerjisini elektrik alt yapısına vererek vatandaşın evlerinde ve işyerlerinde kullanıldığı elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunuyor. Başkan Aras: “Muğlamızın Atıklarını Enerjiye Dönüştürerek Çevremizi Ve Bütçemizi Koruyoruz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras çevreye yapılan her yatırımın geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunu söyledi ve modern katı atık tesisleri sayesinde hem çevrenin korunduğunu hem de çöpten elektrik üretilerek ülke ekonomisine büyük katkı sağlandığını belirtti. Başkan Aras; “Her gün vatandaşlarımız düzenli olarak belirli saatlerde çöplerini dışarı çıkarıyor ve ilçe belediyelerimizin ekipleri bu çöpleri Katı Atık Düzenli depolama tesislerimize getiriyor. Burada geri dönüşüm olarak ayrıştırılan çöplerden tesislerimize kurduğumuz biyokütle enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretiliyor. Muğla’mızın atıklarını enerjiye dönüştürerek hem çevremizi koruyor hem de bütçemize ciddi bir katkı sağlıyoruz. Metan gazının atmosfere karışmasını engellemek, iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir adımdır. Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir enerji yatırımlarını artırmaya, doğamızı korurken aynı zamanda katma değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa Birliği’nden Türkiye’nin İklim Krizi ile Mücadelesine Büyük Destek Haber

Avrupa Birliği’nden Türkiye’nin İklim Krizi ile Mücadelesine Büyük Destek

Avrupa Birliği'nin önemli projesiyle, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Türkiye'deki 6 ilin de dahil olduğu 8 ilde su ve katı atık altyapıları inşa ediliyor. Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa'daki 13 yerel yönetim, Belediye Hizmetleri Projesi kapsamında 2-3 Aralık 2025 tarihlerinde Ankara'da bir çalıştayda bir araya gelerek, uygulama sırasında elde ettikleri deneyimleri paylaştılar. İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Şevket Altuğ Taşdemir, Avrupa Birliği Program Direktörü Sergey Mihaylov ve AFD Türkiye Direktörü Xavier Muron’un açılışını yaptığı çalıştayda, uluslararası ihale süreçleri, çevresel ve sosyal risklerin yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği, sözleşme yönetimi gibi teknik konular ele alındı. Etkinliğe belediyeler ile su ve kanalizasyon idarelerinin yanı sıra, İLBANK Proje Yönetim Birimi ve Bölge Müdürlükleri de katılıp, projenin koordinasyonu hakkında bilgi verdiler. Avrupa Birliği depremler sonrası destek hibesini 286 milyon Avroya yükseltti 2020 yılında başlatılan projedeki illerin büyük bir kısmı, 2023'teki depremlerden ciddi şekilde etkilendi. Bu durumun yol açtığı maliyet artışlarına yanıt vermek amacıyla Avrupa Birliği, sağladığı hibe desteğine 71 milyon Avro ilave ederek, toplam desteği 286 milyon Avroya çıkardı. AFD’nin projeye sağladığı 82 milyon Avro’luk finansmanla birlikte, projedeki toplam bütçe 368 milyon Avroya ulaştı. Proje süresi dört yıl daha uzatılarak 2029’a kadar tüm altyapıların tamamlanması hedeflendi. Belediye Hizmetleri Projesi, bu şekilde depremden etkilenen illerin doğal afetlere karşı direnç kazanmasına katkıda bulunacak. Bu projenin kapsamında 8 ilde, 13 yerel yönetim tarafından içme suyu, kanalizasyon ve katı atık gibi toplamda 20 altyapı yatırımı gerçekleştirilecek. Bu yatırımlarla, mevcut ve yetersiz içme suyu ve atık su sistemleri yenilenirken, yeni konut alanlarında sıfırdan inşalar yapılacak. Bu şekilde, bu bölgelerde yaşayan toplulukların yaşam kalitesi artırılacak. Ayrıca, yatırımları gerçekleştiren yerel yönetimlerin teknik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik teknik destek hibesini içeren projenin önemli bir parçası olan teknik destek bileşeni altında 16 eğitim faaliyeti tamamlandı. Bu sayede, kaliteli yatırım yapılmasının yanı sıra, proje yönetim ekiplerinin kapasitesi güçlendirilerek belediye hizmetlerinin daha sürdürülebilir olması sağlanıyor. Bölgede yaşayan 2,4 milyon kişiye fayda sağlayacak 2029'da tamamlanması planlanan Belediye Hizmetleri Projesi ile, bölgede yaklaşık 2,4 milyon kişi daha kaliteli ve güvenli içme suyu, atık su ve katı atık hizmetlerine erişim sağlayacak. Ayrıca, iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan kuraklık tehlikesine karşı su kaynakları daha sürdürülebilir bir şekilde yönetilerek, yılda yaklaşık 12,5 milyon metreküp kirli suyun çevreye karışmasının önüne geçilecek ve yılda yaklaşık 22 milyon metreküp içme suyu tasarruf edilecek. Program, belediyelerin katı atık ve atık su sistemlerini daha modern ve etkili bir şekilde yönetmelerini sağlayarak, çevre kirliliğinin azaltılması ve sera gazı emisyonlarının düşürülmesine de önemli katkılar sunacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.