Hava Durumu

#Kariyer

giresunsonhaber - Kariyer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kariyer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CANER ÇUKUR TÜRKİYE İKİNCİLİĞİNDEN ŞAMPİYONLUĞA UZANDI Haber

CANER ÇUKUR TÜRKİYE İKİNCİLİĞİNDEN ŞAMPİYONLUĞA UZANDI

CANER ÇUKUR TÜRKİYE İKİNCİLİĞİNDEN ŞAMPİYONLUĞA UZANDI Giresunlu boksör Caner Çukur, Rize’de düzenlenen U23 Ferdi Türkiye Boks Şampiyonası’nda 80 kiloda bütün rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu. Çukur, 2024 yılında kazandığı Türkiye ikinciliğinin ardından kariyerine altın madalya ekledi. Giresunlu boksör Caner Çukur, 23-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında Rize’de gerçekleştirilen U23 Ferdi Türkiye Boks Şampiyonası’nda önemli bir başarıya imza attı. 80 kilogramda ringe çıkan Çukur, turnuvayı Türkiye şampiyonu olarak tamamladı. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, sporcuyu ve başarısında büyük emeği bulunan antrenörü Yusuf Metin Kısa’yı kutladı. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ULUSAL ŞAMPİYONALARA 2023’TE ÇIKTI Kamuya açık haber arşivlerinde Caner Çukur’a ilişkin ulaşılabilen ilk ulusal turnuva kaydı 2023 yılına dayanıyor. Çukur, Giresun Yıldız Gençlik Spor Kulübü sporcusu olarak 19-26 Şubat 2023 tarihleri arasında Bursa’da düzenlenen Genç Erkekler ve Kadınlar Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası’na 80 kilogramda katıldı. Giresun’u aynı turnuvada Uğur Karagöz 63, Mustafa Aksu ise 75 kilogramda temsil etti. Haber 28 2024’TE TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDU Caner Çukur’un ilk büyük Türkiye derecesi 2024 yılında geldi. Espiye Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Çukur, 15-23 Ağustos 2024 tarihleri arasında Bursa’da yapılan U22 Erkekler Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası’nda 92 kilogramda Türkiye ikinciliğini elde etti. Bu derecenin ardından Çukur ile antrenörleri Yusuf Metin Kısa ve Emre Perçin, Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından tebrik edildi. Giresun İleri Yayımlanan müsabaka kaydına göre Çukur, 92 kilo finalinde Emrah Yaşar ile karşılaştı. Final müsabakası kaydı Yaşar’ın yaklaşık iki ay sonra Bulgaristan’da U22 Avrupa şampiyonu olması, Çukur’un Bursa’da elde ettiği Türkiye ikinciliğinin sportif değerini daha da artırdı. Fenerbahçe Spor Kulübü 2025’TE DESTEK ÇAĞRISI YAPILMIŞTI Giresun Yıldız Spor Kulübü Başkanı Öner Tosun, Mart 2025’te Caner Çukur’un Avrupa ve dünya şampiyonalarında başarı kazanabilecek kapasitede olduğunu belirterek sporcu için sponsor desteği istemişti. Tosun, Çukur’un yetişmesinde antrenör Metin Kısa ile Ercan Çağlayan’ın emeğine dikkat çekmiş; belediyeler, iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarına destek çağrısında bulunmuştu. Giresun Öncü ÜÇ YILDA TÜRKİYE’NİN ZİRVESİNE Caner Çukur’un kariyer çizgisi, ulusal turnuva katılımından Türkiye ikinciliğine ve ardından şampiyonluğa uzandı: 2023 – Bursa: Gençler Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası, 80 kilogram 2024 – Bursa: U22 Erkekler Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası, 92 kilogram Türkiye ikinciliği 2025 – Giresun: Avrupa ve dünya hedefleri doğrultusunda destek çağrısı 2026 – Rize: U23 Ferdi Türkiye Boks Şampiyonası, 80 kilogram Türkiye şampiyonluğu Çukur’un Rize’de kazandığı şampiyonluk, genç boksörün ulusal düzeydeki istikrarlı yükselişini altın madalyayla tamamladı. Bu sonuçla Giresun’a önemli bir Türkiye şampiyonluğu kazandıran Çukur’un kariyerindeki yeni hedef, uluslararası organizasyonlarda derece elde etmek olacak.

Mezuna Kalmak Yerine Üniversite Yolculuğuna Başlayın! Haber

Mezuna Kalmak Yerine Üniversite Yolculuğuna Başlayın!

YKS yerleştirme sürecinde istedikleri puanı alamadıkları için “mezuna kalmayı” düşünen adaylara seslenen Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör, gençlerin bir yılı bekleyerek geçirmek yerine mevcut puanlarıyla ulaşabilecekleri seçenekleri değerlendirmelerinin önemli olduğunu söyledi. Üniversitede okurken yeniden YKS’ye hazırlanmanın mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Aldıkları puan her ne olursa olsun açıkta kalmamayı denesinler. Bir programa başlasınlar, üniversite eğitimlerine devam ederken hedeflerine de yeniden hazırlanabilirler. Mezuna kalmak yerine bir yola girsinler; o yolda ilerlerken yeni hedeflerle geleceklerini yeniden şekillendirsinler.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, adayların tercih döneminde mevcut olanakları mutlaka gözden geçirmelerini önerdi. Bugün verecekleri karar bütün hayatlarını etkileyebilir Gençlerin çok özel ve kritik bir karar döneminden geçtiğini dile getiren Prof. Dr. Nazife Güngör, “Bir karar verecekler şu sıralarda ve o karar onların bütün hayatını etkileyecek. Dolayısıyla heyecanları da çok haklı, tedirginlikleri de çok haklı, kaygıları da çok haklı. Ama benim onlara önerim, bütün bu kaygıyı, tedirginliği, heyecanı ve gelecek kaygısını muhteşem bir gelecek stratejisine dönüştürmeleri. Çünkü bugün verecekleri bir karar bütün hayat boyu onları etkileyecek; bundan sonraki yaşam tarzlarını, yaşam pratiklerini ve vizyonlarını belirleyecek.” dedi. “Düşük puan, yüksek puan” diye bakmıyoruz Sınava giren bütün gençleri gösterdikleri emek nedeniyle kutladığını ifade eden Prof. Dr. Güngör, “Düşük puan alanları da yüksek puan alanları da kutluyorum. Çünkü bunu düşük ve yüksek puan ya da başarı ve başarısızlık olarak nitelemiyoruz. Sonuçta her bir genç arkadaşımız bir puan aldı. Şunu bilsinler ki aldıkları puanla girebilecekleri mutlaka bir yer vardır. Bir programa, bir bölüme, bir üniversitenin programına girebilirler.” diye konuştu. Aldığınız puan ne olursa olsun açıkta kalmamayı deneyin İstediği bölüm için yeterli puanı alamayan adayların ilk seçenek olarak “mezuna kalmayı” düşünmesinin doğru olmayabileceğini belirten Prof. Dr. Güngör, şöyle devam etti: “Bazen tatmin edici bir puan alamıyorlar ya da bir hedef koyuyorlar, sonra o hedefle örtüşen bir puan alamadıkları zaman ‘mezuna kalmak’ gibi bir kavram kullanıyorlar. Ama ben onlara diyorum ki kısa vadede bu aldıkları puanla bir yere girmeyi denesinler. Eğer istiyorlarsa tekrar üniversite sınavının yolu açıktır; bir üniversitede okurken de üniversite sınavına girebilirler. Bir yandan üniversite eğitimlerine başlasınlar, öte yandan hedeflerine yine baksınlar.” Mezuna kalmak değil, bir yola girmek önemli Üniversiteye başlayan bir öğrencinin hedeflerini değiştirmesinin veya yükseltmesinin önünde bir engel olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Güngör, üniversite eğitiminin tek yönlü ve değiştirilemez bir yol olarak görülmemesi gerektiğine işaret etti. “Mezuna kalmayın; bir bölüme girin, herhangi bir programa başlayın. Ondan sonra da gelecek planınızı o program odaklı ileriye doğru tekrar yeni hedeflerle besleyebilirsiniz, hiçbir problem yok.” diyen Prof. Dr. Güngör, öğrencilerin kendi yeteneklerini, yeterliliklerini, becerilerini ve hayata ilişkin motivasyonlarını iyi tanımalarının doğru strateji kurmak açısından önemli olduğunu kaydetti. Üniversitede okurken yeniden YKS’ye hazırlanmanın mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Aldıkları puan her ne olursa olsun açıkta kalmamayı denesinler. Bir programa başlasınlar, üniversite eğitimlerine devam ederken hedeflerine de yeniden hazırlanabilirler. Mezuna kalmak yerine bir yola girsinler; o yolda ilerlerken yeni hedeflerle geleceklerini yeniden şekillendirsinler.” dedi. Hedefinizden vazgeçmek zorunda değilsiniz Bir programa yerleşmenin asıl hedeften vazgeçmek anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Güngör, “Genç arkadaşlarımızdan biri tıp fakültesi istiyordu diyelim. Öyle bir puan geldi ki tıp fakültesine girme şansı yok ama iki yıllık ön lisans programlarından birine girebilecek düzeyde. İdealler, hedefler büyük kurulmuştur ama sınavda bir terslik olmuştur, o gün odaklanamamıştır, beklediğinin altında bir puan almıştır. Üzülmesin. Hedef tıp olabilir ama ön lisanstan başlar; bir yandan bir program okur, öte yandan çalışmaya ve üniversite sınavına hazırlanmaya devam eder, sonraki yıl tekrar girer.” ifadelerini kullandı. Alternatif eğitim yollarının da araştırılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Güngör, “Örneğin sağlık hizmetleriyle ilgili iki yıllık bir programa girebilir, onu başarılı şekilde bitirip dikey geçiş olanaklarını değerlendirebilir ve sağlık bilimleri içerisinde kendisine yeni bir yol oluşturabilir. Burada başarıyı yalnızca puanlarla ölçmekten çok hedefleri doğru koymak gerekiyor.” dedi. Bir yıl beklemek kararsızlığı da sürdürebiliyor Mezuna kalan adaylarla bir sonraki yıl sınava girecek yeni adayların aynı sınav havuzunda buluştuğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Arkadaşlarımız ‘Bu sene yeterli puan alamadık’ diye mezuna bırakıyor. Sonraki yıl mezuna bırakılanlarla alttan gelenler tekrar birikiyor, sayı daha da katlanıyor.” diye konuştu. Bekleme sürecinin gençlerdeki belirsizliği uzatabileceğini ifade eden Prof. Dr. Güngör, “O bekleme devam ediyor; o kararsızlık, hedefe giden yoldaki muğlaklık, sis perdesi devam ediyor. Onun için bir an önce yollarını açsınlar, bir yola girsinler. O yolda bir yandan da hedeflerine doğru yeni stratejiler belirlesinler.” ifadelerini kullandı. Gençlerin yalnızca puan ve sıralamaya bakarak karar vermemeleri gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Güngör, üniversitelerin akademik kadrolarını, bölümlerini ve sundukları olanakları yakından tanımalarını önerdi. Üniversite tercihinde önce insan Üniversite eğitiminin yalnızca meslek ve kariyer edinmekten ibaret olmadığına işaret eden Prof. Dr. Güngör, “İnsanlar hayatta istedikleri başarıya ulaşabilirler, hedeflerine ulaşabilirler, istedikleri kadar para kazanabilirler, prestijli konumlara yükselebilirler ancak hepsinden önemlisi iyi bir insan olmak.” diye konuştu. Teknolojinin ve yapay zekânın hızla geliştiği bir çağda üniversite öğrencilerinin teknolojiden uzak durmak yerine onu yönetebilecek donanıma sahip olması gerektiğini belirten Güngör, “Her şeyi bilin, teknolojiyi takip edin, teknolojinin içinde olun, teknolojiyi yönetin ama insan olduğunuzu unutmadan.” mesajını verdi. Hayatın önünüze çıkardığı fırsatı değerlendirin Gençlere tercih sürecinde tek bir sınav sonucunun bütün geleceklerini belirlediği düşüncesine kapılmamaları çağrısında bulunan Prof. Dr. Nazife Güngör, önemli olanın harekete geçmek, eğitim hayatının içine girmek ve hedefleri süreç içerisinde yeniden şekillendirmek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Güngör, “Bir yola girsinler, o yolda bir yandan da hedeflerine doğru yeni stratejiler belirlesinler. Hayat onlara şu anda hangi fırsatı getirdiyse o fırsatı en iyi şekilde değerlendirsinler.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ALUCRALI SELAHATTİN SÜLEYMANOĞLU FKB GENEL SEKRETERİ OLDU Haber

ALUCRALI SELAHATTİN SÜLEYMANOĞLU FKB GENEL SEKRETERİ OLDU

ALUCRALI SELAHATTİN SÜLEYMANOĞLU FKB GENEL SEKRETERİ OLDU Finans ve bankacılık sektöründe yaklaşık 35 yıllık tecrübeye sahip olan Selahattin Süleymanoğlu, Finansal Kurumlar Birliği Genel Sekreterliği görevine getirildi. Alucralı hemşerimiz Süleymanoğlu, yeni görevinde banka dışı finans sektörünün gelişimine yönelik çalışmalarda önemli bir sorumluluk üstlenecek. Finansal Kurumlar Birliği’nde genel sekreterlik görevine, bankacılık ve finans sektörünün deneyimli isimlerinden Selahattin Süleymanoğlu atandı. FKB tarafından yapılan resmi duyuruda, Finansal Kurumlar Birliği Genel Sekreterlik görevine Süleymanoğlu’nun atandığı bildirilerek kendisine yeni görevinde başarı dileğinde bulunuldu. (Finansal Kurumlar Birliği) Alucra camiasının da yakından tanıdığı isimler arasında yer alan Süleymanoğlu’nun, FKB çatısı altında finansal kiralama, faktoring, finansman, varlık yönetim ve tasarruf finansman şirketlerini kapsayan banka dışı finans sektöründe yürütülecek çalışmalara liderlik etmesi bekleniyor. FİNANS SEKTÖRÜNDE UZUN YILLARA DAYANAN KARİYER Selahattin Süleymanoğlu, lisans eğitimini Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde, yüksek lisansını ise Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Finans Bölümü’nde tamamladı. 1990 yılında bankacılığa müfettiş yardımcısı olarak başlayan Süleymanoğlu, kariyerinin ilk döneminde T. Emlak Bankası’nın çeşitli şubelerinde görev yaptı; ardından Karadeniz Bölge Baş Müdürlüğü görevine atandı. (Finansal Kurumlar Birliği) 2001 yılında kamu bankalarının yeniden yapılandırılması sürecinde Türkiye Halk Bankası’na geçen Süleymanoğlu, bankanın çeşitli şubelerinde ve Ankara Kurumsal Şubesi’nde müdürlük yaptı. 2007 yılında Halkbank’ta Risk Takip ve Tasfiyeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilen Süleymanoğlu, sonraki yıllarda operasyonel işlemler, risk yönetimi ve iç kontrol, hazine yönetimi, uluslararası bankacılık ve insan kaynakları alanlarında genel müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu. (Finansal Kurumlar Birliği) HALKBANK, HALK FAKTORİNG VE ORTAK FİNANS DENEYİMİ Süleymanoğlu’nun kariyerinde yalnızca bankacılık değil, banka dışı finans alanı da önemli yer tuttu. Halkbank döneminde farklı iştiraklerde yönetim kurulu başkan vekilliği ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunan Süleymanoğlu, Bileşim Alternatif Dağıtım Kanalları A.Ş. ile Sırbistan’da faaliyet gösteren Halkbank A.D. Belgrad’da da yönetim kurulu başkanlığı yaptı. (Finansal Kurumlar Birliği) 2019 yılında Halk Faktoring A.Ş. Genel Müdürlüğü görevine başlayan Süleymanoğlu, aynı dönemde Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Yönetim Kurulu üyeliği ve Finansal Kurumlar Birliği Başkan Vekilliği görevlerinde de bulundu. 2025 yılında ise Ortak Finans Katılım Faktoring A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. (Finansal Kurumlar Birliği) Ortak Finans Katılım Faktoring A.Ş., katılım finans ilke ve standartlarına uygun faizsiz faktoring hizmetleri vermek amacıyla kurulan şirketlerden biri olarak dikkat çekiyor. Şirketin faaliyet izni, BDDK’nın 19 Haziran 2025 tarihli kararıyla 6361 sayılı Kanun kapsamında verildi. (ortakfaktoring.com) (BDDK) FKB BANKA DIŞI FİNANS SEKTÖRÜNÜ TEMSİL EDİYOR Finansal Kurumlar Birliği, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansmanı Şirketleri Kanunu kapsamında kurulan, tüzel kişiliğe sahip ve kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. (Finansal Kurumlar Birliği) FKB çatısı altında finansal kiralama, faktoring, finansman, varlık yönetim ve tasarruf finansman şirketleri yer alıyor. Birlik, bu sektörlerin temsil edilmesi, sektör verilerinin izlenmesi, düzenleyici kurumlarla koordinasyonun sağlanması, eğitim, raporlama ve finansal ekosistemin gelişimine yönelik çalışmalar açısından önemli bir konuma sahip. (Finansal Kurumlar Birliği) BANKA DIŞI FİNANSIN ÖNEMİ ARTIYOR Türkiye’de banka dışı finans sektörü; özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimi, ticari alacakların yönetimi, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması, finansal kiralama yoluyla yatırım mallarına erişim ve tasarruf finansmanı modelleriyle son yıllarda daha fazla öne çıkıyor. Süleymanoğlu’nun daha önce faktoring sektörüyle ilgili değerlendirmelerinde, faktoring şirketlerinin kanun kapsamında ve BDDK denetiminde faaliyet göstererek KOBİ’lere, ihracatçılara ve reel sektördeki firmalara garanti, tahsilat ve finansman hizmeti sunduğu belirtilmişti. (Para Dergi) ALUCRA’DAN FİNANS SEKTÖRÜNÜN ÜST DÜZEY GÖREVİNE Alucralı hemşerimiz Selahattin Süleymanoğlu’nun FKB Genel Sekreterliği görevine getirilmesi, hem finans sektörü hem de Giresun kamuoyu açısından dikkat çeken bir gelişme oldu. Yaklaşık 35 yıllık mesleki birikimi, kamu bankacılığı, faktoring, katılım esaslı finans ve sektör temsilciliği alanlarındaki tecrübesiyle Süleymanoğlu’nun, Finansal Kurumlar Birliği’nin yeni dönem çalışmalarında etkin rol üstlenmesi bekleniyor. Süleymanoğlu’nun evli ve bir çocuk babası olduğu da FKB’nin resmi duyurusunda yer aldı. (Finansal Kurumlar Birliği)

EMRULLAH HIZARCIOĞLU’NA BAKANLIKTA YENİ GÖREV Haber

EMRULLAH HIZARCIOĞLU’NA BAKANLIKTA YENİ GÖREV

EMRULLAH HIZARCIOĞLU’NA BAKANLIKTA YENİ GÖREV Giresun’da GİRTAB Müdürlüğü göreviyle tanınan Emrullah Hızarcıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yeni bir göreve atandı. Genç bürokratlar arasında gösterilen Hızarcıoğlu’nun Ankara’daki yeni görevi Giresun kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Atama, aynı zamanda üst düzey kamu görevlerinde liyakat, tecrübe ve kurumsal yeterlilik başlıklarını da gündeme taşıdı. GİRESUN’DAN ANKARA’YA UZANAN KARİYER Giresun kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerden Emrullah Hızarcıoğlu, kamu kariyerinde yeni bir döneme başladı. Daha önce Giresun Turizm Altyapı Hizmet Birliği — GİRTAB Müdürü olarak görev yapan Hızarcıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde genel müdür yardımcılığı düzeyinde yeni bir göreve getirildi. Hızarcıoğlu’nun yeni görevi, Giresun’dan merkezi kamu bürokrasisine uzanan önemli bir kariyer adımı olarak değerlendirildi. Yerel ölçekte yürüttüğü görevlerin ardından Ankara’da bakanlık bürokrasisi içinde sorumluluk üstlenmesi, şehirde dikkat çeken bir gelişme oldu. GENÇ YAŞTA BAKANLIK BÜROKRASİSİNE UZANAN ADIM Giresun’da genç bürokratlar arasında gösterilen Emrullah Hızarcıoğlu, yerel idarede edindiği tecrübenin ardından bakanlık bürokrasisinde üst düzey bir göreve getirildi. Hızarcıoğlu’nun doğum tarihi ve yaşı kamuoyuna açık kaynaklarda net biçimde yer almazken, atama Giresun’dan merkezi kamu yönetimine uzanan dikkat çekici bir kariyer adımı olarak değerlendirildi. GİRTAB MÜDÜRLÜĞÜYLE TANINDI Emrullah Hızarcıoğlu’nun Giresun’daki en görünür kamu görevi GİRTAB Müdürlüğü oldu. Yaklaşık üç yıl süren bu görev döneminde Hızarcıoğlu; turizm altyapısı, yerel yönetimler arası koordinasyon, kamu kurumlarıyla temas, ilçe belediyeleriyle iş birliği ve bölgesel hizmet süreçlerinde sorumluluk aldı. GİRTAB, Giresun’un turizm altyapısının güçlendirilmesi, yerel hizmet kapasitesinin artırılması ve il genelindeki kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli bir birlik yapısı olarak öne çıkıyor. Hızarcıoğlu’nun bu kurumda yürüttüğü müdürlük görevi, onun yerel idare tecrübesinin temel başlıklarından biri oldu. YEREL YÖNETİMLERLE KOORDİNASYON YÜRÜTTÜ Hızarcıoğlu’nun GİRTAB dönemindeki çalışmaları, yalnızca idari görevlerle sınırlı kalmadı. İlçeler, belediyeler, kamu kurumları ve yerel paydaşlarla temas kuran Hızarcıoğlu, Giresun’un turizm altyapısına dönük süreçlerde görev aldı. Bu dönem, onun kamu kurumları arasındaki işleyişi tanıdığı, yerel hizmetlerin planlanması ve uygulanması süreçlerinde deneyim kazandığı bir dönem olarak kayda geçti. Giresun’daki yerel idari tecrübe, Ankara’daki yeni görevi açısından da önemli bir kariyer basamağı olarak değerlendiriliyor. TÜRKİYE ÇEVRE AJANSI SÜRECİ Hızarcıoğlu, GİRTAB’daki görevinden ayrıldıktan sonra Türkiye Çevre Ajansı bünyesinde görev yapacağını açıklamıştı. Türkiye Çevre Ajansı; sıfır atık, çevre bilinci, kaynak verimliliği, depozito yönetim sistemi, denizlerin korunması, yeşil alanların desteklenmesi ve çevresel sürdürülebilirlik gibi alanlarda faaliyet yürüten bir kamu kurumu olarak biliniyor. Bu yönüyle Hızarcıoğlu’nun yeni görev alanı, yerel idare tecrübesinden çevre politikaları ve merkezi kamu yönetimi alanına geçiş anlamı taşıyor. Çevre, şehircilik ve sürdürülebilirlik başlıkları, Türkiye’nin son yıllarda kurumsal kapasite geliştirdiği önemli kamu yönetimi alanları arasında yer alıyor. BAKANLIKTA ÜST DÜZEY GÖREV Hızarcıoğlu’nun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde genel müdür yardımcılığı düzeyindeki göreve getirilmesi, yalnızca kişisel kariyeri açısından değil, Giresun’un Ankara’daki temsili açısından da dikkat çekti. Bakanlık bünyesindeki bu tür görevler; mevzuat bilgisi, kamu yönetimi tecrübesi, teknik dosya hâkimiyeti, kurumlar arası koordinasyon, proje yönetimi ve saha uygulamalarını birlikte yürütme becerisi gerektiriyor. Bu nedenle Hızarcıoğlu’nun yeni dönemde üstleneceği sorumluluklar, Giresun kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. SİYASET VE KAMU ÇEVRELERİNDE TANINAN BİR İSİM Emrullah Hızarcıoğlu, Giresun’da yalnızca kamu göreviyle değil, siyaset ve kamu çevreleriyle olan bağlantılarıyla da biliniyor. KAMUOYUNUN BEKLENTİSİ ŞEFFAF VE BAŞARILI BİR GÖREV DÖNEMİ Atamanın ardından kamuoyunda öne çıkan temel beklenti, Hızarcıoğlu’nun yeni görevinde şeffaf, üretken ve sonuç odaklı bir çalışma dönemi ortaya koyması oldu. Giresun’dan merkezi kamu yönetimine uzanan bu görevlendirme, şehir adına bir temsil değeri taşıyor. Ancak bu temsilin güçlü karşılık bulması, yeni görevde ortaya konulacak hizmet, proje, kurumsal katkı ve liyakat algısıyla doğrudan bağlantılı olacak. Hızarcıoğlu’nun yerel yönetim tecrübesini, çevre ve şehircilik alanındaki kurumsal sorumluluklarla birleştirmesi bekleniyor. GİRESUN ADINA ÖNEMLİ BİR GÖREVLENDİRME Giresun’dan yetişen bir ismin bakanlık bürokrasisinde üst düzey bir göreve getirilmesi, şehir adına önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hızarcıoğlu’nun yeni görevi, hem kişisel kariyerinde yeni bir aşama hem de Giresun’un merkezi yönetimdeki temsili bakımından dikkat çekici bir adım oldu. Emrullah Hızarcıoğlu’nun Ankara’daki yeni görevinde Giresun’u başarıyla temsil etmesi, çevre ve şehircilik alanında etkili çalışmalara imza atması ve kamu hizmetinde liyakat beklentisini karşılayan bir performans ortaya koyması bekleniyor. Emrullah Hızarcıoğlu’nu yeni görevi dolayısıyla tebrik ediyor, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki çalışmalarında başarılar diliyoruz.

SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU Haber

SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU

ÜNİVERSİTE-SAHA HATTI GÜÇLENİYOR: SİGORTACILIK ÖĞRENCİSİ DERSLİKTE SEKTÖRLE BULUŞTU Giresun Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Banka ve Sigortacılık Programı öğrencileri, Hasar ve Reasürans dersinde eksper ve bilirkişi Alaattin Kısa’yı dinledi. Ders, yalnızca bir konuk buluşması olarak kalmadı; bilimsel literatürün de işaret ettiği biçimde, öğrencilerin mesleki farkındalığını, kariyer yönelimini ve istihdam hazırlığını güçlendiren uygulamalı eğitim örneğine dönüştü. Giresun Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Banka ve Sigortacılık Programı’nda verilen Hasar ve Reasürans dersine konuk olan eksper ve mahkeme bilirkişisi Alaattin Kısa, öğrencilerle sektörün sahadaki gerçeklerini paylaştı. Motorlu taşıtlar ve kara araçları alanında eksperlik yapan, aynı zamanda mahkeme ve tahkim süreçlerinde bilirkişi olarak görev alan Kısa, eksperlik mesleğinin çalışma alanlarını, sorumluluklarını ve sigorta sistemindeki kritik rolünü derste ayrıntılı biçimde anlattı. Ders boyunca öğrencilerin karşısına yalnızca meslek tanımı değil, doğrudan iş hayatının pratiği çıktı. Kısa, özellikle mesleğe girişte deneyimin belirleyici olduğunu vurgulayarak, öğrencilerin eksper asistanlığı ve raportörlük gibi alanlarda erken dönemde saha tecrübesi edinmesinin önemine dikkat çekti. Bu vurgu, mesleki eğitimde okul ile iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini savunan araştırmalarla da örtüşüyor. OECD, iş temelli ve uygulama ağırlıklı öğrenmenin öğrencilerle potansiyel işverenler arasında doğrudan köprü kurduğunu; okuldan işe geçiş sürecini kolaylaştırdığını belirtiyor. Bilimsel çalışmalar, bu tür ders içi sektör buluşmalarının öğrenci üzerinde üç temel etkisi bulunduğunu gösteriyor. İlk olarak, teorik bilgi soyut olmaktan çıkıyor; öğrenci mesleğin günlük işleyişini, vaka mantığını ve karar süreçlerini somut örneklerle kavrıyor. İkinci olarak, kariyer beklentisi netleşiyor; öğrenci mezuniyet sonrası hangi unvanlarla, hangi basamaklardan ilerleyebileceğini daha açık görüyor. Üçüncü olarak da mesleki özgüven artıyor; öğrenci sınıfta öğrendiği bilginin gerçek piyasada nerede karşılık bulduğunu görerek kendi yol haritasını daha erken oluşturuyor. Konuk konuşmacıların ve sektör odaklı uygulamalı öğrenmenin, öğrencilerin istihdam becerileri algısını ve aktif öğrenme düzeyini artırdığına ilişkin akademik bulgular bu tabloyu destekliyor. Meslek yüksekokulları açısından bakıldığında tablo daha da kritik hale geliyor. Türkiye’de YÖK ve TOBB arasında geliştirilen yeni iş birliği modelinde de temel hedef, MYO öğrencisini doğrudan sektörle buluşturmak, uygulamalı eğitimi artırmak ve mezuniyet sonrası istihdam kanallarını genişletmek olarak tanımlanıyor. YÖK’ün 2025 ve 2026’daki açıklamaları, mesleki yükseköğretimde niteliğin artık istihdam ve uygulama ekseninde yeniden kurulduğunu ortaya koyuyor. Aynı çerçevede, organize sanayi bölgelerindeki MYO mezunlarının yüksek istihdam oranları da okul-sektör temasının yalnızca pedagojik değil, ekonomik sonuç üreten bir model olduğunu gösteriyor. Bu nedenle Giresun Üniversitesi’nde gerçekleştirilen buluşma, tek günlük bir ders etkinliğinin ötesinde okunmalı. Çünkü sigortacılık gibi mevzuat, teknik değerlendirme, hasar yönetimi ve hukuki süreçlerin iç içe geçtiği alanlarda öğrencinin yalnızca kitap bilgisiyle yetinmesi, mezuniyet sonrasında ciddi uyum sorunları doğurabiliyor. Sektörden gelen bir uzmanın doğrudan sınıfa girmesi ise öğrenciyi daha okul sırasındayken gerçek dosya mantığı, uzmanlık alanları, mesleki etik ve kariyer geçişleriyle tanıştırıyor. Bu da eğitim ile piyasa arasındaki boşluğu daraltıyor. Bu sonuç, mevcut kaynakların ortak okumasına dayanan analitik bir çıkarımdır. Hasar ve Reasürans dersinin hocası Öğr. Gör. Kamil Patan’ın, teorik bilginin sektör deneyimiyle pekiştirilmesi gerektiğine yönelik değerlendirmesi de literatürle aynı hatta duruyor. Uzmanlar, geleceğin iş dünyasında yalnızca diploma değil; problem çözme, analitik düşünme, uyum kapasitesi ve sahaya dönük mesleki çeviklik gibi becerilerin öne çıkacağını vurguluyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 raporu da iş gücü piyasasında beceri dönüşümünün hızlandığını, bu nedenle öğrencilerin gerçek sektör temasına daha erken ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Dersin soru-cevap bölümüyle sürmesi ve öğrencilerin eksperlik mesleği ile sigorta sektöründeki kariyer imkânlarına ilişkin sorular yöneltmesi de bu açıdan dikkat çekici bulundu. Çünkü bilimsel araştırmalar, öğrencinin yalnızca dinleyici değil, etkileşimli katılımcı olduğu uygulamaların öğrenme kalıcılığını ve mesleki yönelim netliğini artırdığını gösteriyor. Kısacası, bu buluşma öğrencilere sadece bilgi vermedi; mesleğin kapısını, işin ritmini ve sahadaki beklentiyi gösterdi. Üniversite kürsüsünde başlayan bu temasın, doğru kurgulandığında istihdama uzanan somut bir hatta dönüşebileceği değerlendiriliyor

GİRESUN MYO’DA ÖĞRENCİLERE İŞKUR’DAN KARİYER REHBERLİĞİ Haber

GİRESUN MYO’DA ÖĞRENCİLERE İŞKUR’DAN KARİYER REHBERLİĞİ

GİRESUN MYO’DA ÖĞRENCİLERE İŞKUR’DAN KARİYER REHBERLİĞİ Giresun Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen programda öğrenciler, iş hayatına hazırlık, etkili iş arama yöntemleri ve insan kaynakları süreçlerine ilişkin önemli bilgiler aldı. Etkinlikte İŞKUR yetkilileri deneyimlerini paylaşırken, kaydı bulunmayan öğrencilerin başvuruları da yapıldı. Giresun Üniversitesi Giresun Meslek Yüksekokulu’nda yürütülen İnsan Kaynakları dersi, bu kez öğrencileri iş dünyasının uygulama alanıyla buluşturan önemli bir programa ev sahipliği yaptı. Öğr. Gör. Kamil Patan tarafından yürütülen derse konuk olan Giresun İŞKUR İl Müdürü Mustafa Sarı ile İŞKUR Meslek Danışmanı Cem Serdar Akalın, öğrencilerle bir araya geldi. Programda, iş başvurularında dikkat edilmesi gereken temel noktalar, İŞKUR üzerinden etkili iş arama yöntemleri ve insan kaynakları süreçlerine dair kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, iş hayatına ilişkin merak edilen başlıklar soru-cevap bölümünde ele alındı. Etkinliğin dikkat çeken başlıklarından biri de uygulamalı destek oldu. Program kapsamında İŞKUR kaydı bulunmayan öğrencilerin kayıt işlemleri de gerçekleştirilerek, gençlerin istihdam ve kariyer desteklerinden daha aktif biçimde yararlanmasının önü açıldı. Program sonunda İŞKUR İş Kulübü tarafından, öğrencilere yönelik mülakat teknikleri ve etkili iş arama yöntemleri konusunda ilerleyen süreçte yeni bir eğitim programı düzenleneceği bilgisi paylaşıldı. Giresun Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleştirilen buluşma, öğrencilerin kariyer planlamasına katkı sunan ve iş dünyasına daha hazırlıklı adım atmalarını hedefleyen önemli bir etkinlik olarak değerlendirildi

MYO ÖĞRENCİLERİNDEN GTSO’YA ZİYARET Haber

MYO ÖĞRENCİLERİNDEN GTSO’YA ZİYARET

MYO ÖĞRENCİLERİNDEN GTSO’YA ZİYARET Genel Sekreter Şükrü Cebeci, kariyer deneyimlerini paylaştı Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Şükrü Cebeci, Giresun Üniversitesi’ne bağlı Giresun Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Bölümü öğrencileriyle düzenlenen söyleşi programında bir araya geldi. Mesleki deneyimlerin paylaşıldığı programda öğrencilerin yoğun ilgisi ve aktif katılımı dikkat çekti. Söyleşide kariyer yolculuğunu ve Genel Sekreterlik görevine uzanan süreci anlatan Cebeci, sekreterlik ve yönetici asistanlığının yalnızca idari bir görev olmadığını, kurumların işleyişinde stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Genel Sekreterliğin koordinasyon, temsil ve kurumsal hafızayı yönetme sorumluluğu taşıdığını belirten Cebeci, disiplinli çalışma ve güçlü iletişimin önemine değindi. İyi bir yönetici asistanında bulunması gereken özellikleri; etkili iletişim, zaman yönetimi, planlama becerisi, gizlilik, güvenilirlik ve kriz anlarında soğukkanlılık olarak sıraladı. “Sekreterlik sadece telefonlara bakmak değildir; bir kurumun omurgasını oluşturan, yöneticinin en yakın çalışma arkadaşı olan profesyonel bir meslektir” ifadeleri öğrenciler tarafından ilgiyle karşılandı. Program boyunca öğrenciler, mesleğin geleceği, kariyer basamakları ve kurumsal yapılarda yükselme imkanları hakkında sorular yöneltti. Söyleşinin interaktif ortamda gerçekleşmesi, teorik bilgilerin sahadaki karşılığının birinci ağızdan aktarılması açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirildi. Ders hocası Kamil Patan ise mesleki rol modellerle bir araya gelmenin öğrenciler için büyük önem taşıdığını belirterek, teorik çerçevenin uygulamadaki karşılığının görülmesinin vizyonu genişlettiğini ifade etti. Program, öğrencilerin teşekkürleri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.