Hava Durumu

#Kapsayıcılık

giresunsonhaber - Kapsayıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapsayıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Dostu Markalar Platformu’nun Eşitlik Çemberi Programı Başlıyor Haber

Kadın Dostu Markalar Platformu’nun Eşitlik Çemberi Programı Başlıyor

Kadın Dostu Markalar Platformu, kurumlarda eşitlik ve kapsayıcılığı günlük iş kültürünün bir parçası haline getirmek amacıyla hayata geçirdiği Eşitlik Çemberi Programı’nı başlatıyor. Platformun kurumsal üye şirketlerinin çalışanlarını sürece dahil edecek program; 12 farklı tema üzerinden ilerleyecek. Programın ilk farkındalık oyunu “Eşitlik Dilde Başlar” olacak. Kurum çalışanlarının katkılarıyla toplanan veriler, iş dünyasına kalıcı bir kaynak olarak kazandırılacak “İş’te Eşitlik Sözlüğü”ne dönüşecek. Kadın Dostu Markalar Platformu, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik, kapsayıcılık ve dayanışmayı kurum kültüründe somut ve sürdürülebilir adımlara dönüştürmek amacıyla hayata geçirdiği Eşitlik Çemberi Programı’nıbaşlatıyor. Platformun kurumsal üye şirketlerinde gerçekleştirilecek program, çalışanları dönüşümün aktif bir parçası haline getirmeyi amaçlarken, yıl boyunca 12 farklı tema ve farkındalık oyunu ile ilerleyecek. Programın ilk adımı ise “Eşitlik Dilde Başlar” yaklaşımıyla hazırlanan Kırmızı-Beyaz Dil Dönüşüm Kutusu olacak. Çalışanlar; toplantılarda, yazışmalarda, sektör jargonunda ve günlük iletişimde karşılaştıkları cinsiyetçi ve ayrıştırıcı dil kalıplarını fark ederek bunların yerine kullanılabilecek eşitlikçi alternatifler geliştirecek. Kurumlarda konumlandırılacak “Dil Dönüşüm Kutularında” ve etkinlik alanlarında bir araya getirilen ifadeler, program sonunda Kadın Dostu Markalar Platformu’na ulaştırılacak. “İlk oyunumuzla Eşitlik Çemberi’ni başlatıyoruz” Eşitlik Çemberi’nin lansmanında programa ilişkin açıklamalarda bulunan Kadın Dostu Markalar Platformu Kurucu Başkanı Nazlı Demirel, programın 12 farklı tema üzerinden ilerleyeceğini ve her çeyrekte farklı temaları besleyen oyunlarla kurum çalışanlarının sürece dahil edileceğini belirtti. Demirel, “İlk oyunumuzla Eşitlik Çemberi’ni başlatıyoruz. Bu nedenle Eşitlik Çemberi’nin ilk oyununu ‘Dil Dönüşüm Kutusu’ ile başlatmaya karar verdik. Çünkü ‘Eşitlik Dilde Başlar’” sözleriyle ilk oyunda eşitlik, farkındalık ve değer temalarının ele alınacağını ifade etti. Çalışmadan elde edilecek verilerin kalıcı bir çıktıya dönüşeceğini de belirten Demirel, “Kurumsal üye kuruluşlardan, Ekim ayının sonuna kadar gelecek olan Dil Dönüşüm Kutusu verileri platforma ulaştığında, proje ekipleri, uzmanlar ve danışmanlardan oluşan titiz değerlendirmeler sonucu kolektif bir birliktelik ve dayanışma ile iş dünyasına KDM Eşit İş Sözlüğü’nükazandıracağız” dedi. Demirel sözlerinin devamında, çalışma sonucu ortaya konulacak bu sözlüğün, Mart ayında gerçekleşecek 7. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Programı’nda da özel bir lansman ile kamuoyuna ve iş dünyasına sunulacağını belirtti. Dilde başlayan dönüşüm ortak bir sözlüğe ve eğitim desteğine dönüşecek Bu kolektif çalışma sonucunda iş dünyasında kullanılan cinsiyetçi ve ayrıştırıcı kalıpları ve eşitlikçi alternatiflerini bir araya getiren “İş’te Eşitlik Sözlüğü: Kelimelerin Gücü Adına!” hazırlanacak. Dijital ve basılı olarak yayımlanacak sözlük, Mart 2027’degerçekleştirilecek 7. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri töreninde kamuoyuyla paylaşılacak. Basılı kitabın satışından ve kurumsal toplu siparişlerinden elde edilecek gelirden ayrılacak pay Platform’un 6 yıldır aralıksız olarak oluşturduğu KDM Kız Öğrenci Eğitim Burs Fonu’na aktarılacak. Böylece kurumlarda dille başlayan farkındalık, hem iş dünyasına kalıcı bir kaynak kazandıracak hem de kız öğrencilerin eğitimine katkı sağlayan somut bir sosyal etkiye dönüşecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU:  DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Haber

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Ferrero Group, 2024/25 mali yılına ilişkin 17. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirlik taahhütlerini somut aksiyonlara ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürme hedefini ortaya koyarken, Ferrero’nun içerik tedarikinde benimsediği Değerli Tarım yaklaşımını stratejisinin merkezine yerleştirdi. LÜKSEMBURG — Ferrero Group, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını, tedarik zincirinden üretime, çevresel sorumluluktan toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değerlendirdiği 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Ferrero’nun 80. yıl dönümünü kutladığı dönemde yayımlanan raporda; şirketin sürdürülebilirlik girişimlerini tüm faaliyetlerine entegre etme hedefi vurgulandı. Raporda, içeriklerin tedarik edildiği çiftliklerden ve yerel topluluklardan fabrikalara, ürünlere ve çalışanlara uzanan süreçte sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi. Şirket, sürdürülebilirlik çerçevesini dört temel başlık altında ele aldı: iklim ve çevre, tedarik, sorumlu tüketim, insanlar ve topluluklar. DEĞERLİ TARIM YAKLAŞIMI TEDARİK STRATEJİSİNİN ODAĞINDA Ferrero’nun uzun yıllara dayanan sacco conosciuto felsefesinden, yani “çantanın içinde ne olduğunu bilmek” anlayışından ilham alan Ferrero Değerli Tarım yaklaşımı, şirketin temel içerik tedarikindeki dayanıklılık politikasının ana unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu yaklaşım; tedarikçi durum tespiti, tedarik zinciri izlenebilirliği ve görünürlüğü, sertifikasyon ve standartlar, tarım uygulamaları, toplulukların desteklenmesi ve sektör dönüşümü başlıkları etrafında şekilleniyor. Ferrero Group Başkanı Giovanni Ferrero, şirketin uzun vadeli başarısının tedarik zincirinde yer alan insanlar ve ekosistemlerin refahıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Ferrero, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Tüketiciler giderek daha fazla güvenebilecekleri markalar arıyor. Kalite, iyi tedarik uygulamaları, özenli üretim süreçleri ve insanlara ve gezegene yönelik gerçek bir bağlılık üzerine inşa edilmiş markalar önem kazanıyor.” Giovanni Ferrero, doğal kaynakların korunması, çalışanların, toplulukların ve iş ortaklarının desteklenmesi ile gelecek nesillere hitap eden ürünlerin geliştirilmesine yönelik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti. İZLENEBİLİRLİKTE YÜKSEK ORANLARA ULAŞILDI Raporun en dikkat çeken başlıklarından biri, temel hammaddelerde ulaşılan izlenebilirlik oranları oldu. Ferrero, kakao tedarikinde çiftlik poligon haritalarına kadar yüzde 98, palm yağında plantasyon seviyesine kadar yüzde 98,6, fındıkta çiftçiye kadar yüzde 97 ve kahve çekirdeklerinde plantasyon poligon haritalarına kadar yüzde 100 izlenebilirlik sağlandığını açıkladı. Kahve, palm yağı ve kakao tedarikçilerinden yaklaşık 230 bin tedarik zinciri poligonu, Avrupa Birliği Ormansızlaşma Yönetmeliği’ne uyumlu izleme süreci kapsamında analiz edildi. Bu çalışma ile tedarik zincirindeki görünürlüğün artırılması ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarikin desteklenmesi hedeflendi. SERTİFİKALI TEDARİKTE DİKKAT ÇEKEN VERİLER Ferrero’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kakao hacimlerinin yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons, Fairtrade gibi sertifikasyonlar ya da bağımsız yönetilen standartlar aracılığıyla tedarik edildi. Palm yağı hacimlerinin yüzde 100’ünün RSPO sertifikalı olduğu, kahve çekirdeklerinin yüzde 100’ünün ise ayrıştırılmış tedarik zinciri modeli kapsamında Rainforest Alliance sertifikalı olarak temin edildiği belirtildi. Ferrero Group İcra Kurulu Başkanı Lapo Civiletti, Ferrero Değerli Tarım yaklaşımının şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini temel içerik tedarikinde somut aksiyonlara dönüştürdüğünü kaydetti. Civiletti, yaklaşımın tedarikçilerin hesap verebilirliğini güçlendirdiğini, izlenebilirlik ve sertifikasyonu geliştirdiğini, çiftçileri desteklediğini ve sektör genelinde iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti. İKLİM VE ÇEVRE BAŞLIĞINDA YENİ ADIMLAR Ferrero, raporda iklim ve çevresel sorumluluk başlığında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu. Şirketin İklim Geçiş Planı’nın geliştirilmesine devam edildiği, bu kapsamda üretim tesislerinin karbonsuzlaşma yol haritaları oluşturmasını sağlayan Decarbonization Hub adlı yeni aracın devreye alındığı belirtildi. Rapora göre, hammadde hacimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan Kapsam 3 tedarikçi veri kampanyası başlatıldı. Bu kampanyada tedarikçi veri gönderim oranı yüzde 93 olarak gerçekleşti. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ise yıllık bazda yüzde 7,2 azaltıldı. Bu düşüşte, 24 tesisin şebekeden yüzde 100 yenilenebilir elektrikle faaliyet göstermesinin de etkili olduğu kaydedildi. AMBALAJDA DÖNGÜSELLİK HEDEFİ GÜÇLENİYOR Ferrero, ambalaj döngüselliği konusunda da önemli veriler paylaştı. Raporda, genel ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanılabilirlik veya kompostlanabilirlik için tasarlandığı bildirildi. Uygulamada ve ölçekli olarak geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir ambalaj oranı ise yüzde 86,8 olarak açıklandı. Ferrero Rocher kutularının yeniden tasarımıyla, 2019/20 baz yılına kıyasla plastik-ürün oranında yüzde 14,7 azalma sağlandı. Şirket, Eylül 2021’den bu yana kümülatif olarak yaklaşık 16 bin ton plastiğin kullanımının önüne geçildiğini duyurdu. SORUMLU TÜKETİM VE BESLENME KRİTERLERİ Ferrero, sorumlu tüketim başlığında ürün inovasyonuna yön vermek ve portföy gelişimini desteklemek amacıyla bilim temelli Ferrero Beslenme Kriterleri’nin geliştirildiğini açıkladı. Şirket ayrıca reklamcılık ve pazarlama ilkelerinin de güncellendiğini belirterek, sorumlu iletişim uygulamalarını güçlendirmeyi hedeflediğini bildirdi. İNSAN, TOPLULUK VE ÇALIŞAN GELİŞİMİ ÖNE ÇIKTI Raporda, çalışan gelişimi, insan hakları, kapsayıcılık ve saygı temelli çalışma ortamı başlıkları da geniş yer buldu. Ferrero, 61 ülkede uygulanan Dahil Etme ve Saygı eğitim programı kapsamında 500’den fazla oturum düzenlendiğini açıkladı. Çalışan bağlılığının güçlü seyrini sürdürdüğü, yıllık YOU Anketi’nde katılım oranının yüzde 86’ya ulaştığı belirtildi. Bağlılık ve Yetkinleştirme Endeksi puanlarının sırasıyla 3 ve 7 puan arttığı ifade edildi. JOY OF MOVING 20. YILINDA 60 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI Ferrero’nun toplumsal etki programlarından Joy of Moving, 2025 yılında 20. yılını kutladı. Programın 35 ülkede 4,9 milyondan fazla çocuğa ulaştığı, 2005 yılından bu yana ise dünya genelinde 60 milyondan fazla çocuğa eriştiği açıklandı. Programın, 130’dan fazla kamu ve özel sektör uzman ortağının desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. FERRERO’DAN UÇTAN UCA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Ferrero Group’un 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil; tedarik zinciri, üretim süreçleri, ürün geliştirme, çalışan politikaları ve toplumsal sorumluluk alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji olarak ele aldığını ortaya koydu. Raporda öne çıkan veriler, Ferrero’nun özellikle izlenebilirlik, sertifikalı tedarik, yenilenebilir enerji kullanımı, ambalaj döngüselliği ve topluluk destek programlarında ölçülebilir ilerleme kaydettiğini gösterdi. https://www.ferrero.com/int/en/people-planet/sustainability-reporting?utm_source=chatgpt.com

DÜNYA DOWN SENDROMU FARKINDALIK GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA ANLAMLI BULUŞMA Haber

DÜNYA DOWN SENDROMU FARKINDALIK GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA ANLAMLI BULUŞMA

DÜNYA DOWN SENDROMU FARKINDALIK GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA ANLAMLI BULUŞMA Başkan Fuat Köse, özel çocuklarla aynı sofrada bir araya geldi Spot: Giresun Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında Kale Sosyal Tesisleri’nde özel çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi. Başkan Fuat Köse’nin katıldığı programda dayanışma, kapsayıcılık ve toplumsal farkındalık mesajları öne çıktı. Giresun Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü dolayısıyla özel çocuklar için anlamlı bir etkinlik düzenledi. Giresun Özel Sporcular Spor Kulübü ile birlikte organize edilen programda, Belediye Başkanı Fuat Köse özel çocuklarla yemekte buluştu. Belediyeye ait Kale Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen etkinlikte Başkan Köse, çocuklarla yakından ilgilenerek sohbet etti, günlerini kutladı ve ailelerle bir araya geldi. Programda samimi görüntüler yaşanırken, farkındalık gününün taşıdığı toplumsal mesaj da ön plana çıktı. “Her çocuğumuz özeldir” Etkinlikte konuşan Başkan Fuat Köse, down sendromlu bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, her çocuğun özel olduğunu söyledi. Köse, belediye olarak her zaman özel bireylerin ve ailelerinin yanında olduklarını belirtti. Köse, down sendromlu bireylerin hayatın her alanına kattığı değerin büyük önem taşıdığını ifade ederek, onların sevgisi, azmi ve yaşam sevinciyle topluma ilham verdiğini dile getirdi. Daha kapsayıcı ve daha anlayışlı bir şehir hedefiyle hareket ettiklerini kaydeden Köse, sevgi, anlayış ve destekle her engelin aşılabileceğini söyledi. Doğum günü pastası da kesildi Programda yalnızca farkındalık mesajları verilmedi; aynı zamanda duygusal anlar da yaşandı. Etkinlik kapsamında down sendromlu iki birey için doğum günü pastası kesildi. Çocukların mutluluğu programa damga vururken, aileler de organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kulüp yönetimi ve protokol de katıldı Etkinliğe Bulancak Belediye Başkan Vekili Reşat Nuri Özdemir ile Giresun Özel Sporcular Spor Kulübü Başkanı Osman Şeyranlıoğlu da katıldı. Programda yapılan konuşmalarda, özel bireylerin sosyal yaşamda daha görünür olması ve toplumun her alanında eşit biçimde yer almasının önemine dikkat çekildi. Giresun’da düzenlenen bu buluşma, 21 Mart’ın yalnızca bir farkındalık günü değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi için de önemli bir fırsat olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

EN ÇOK SOYUTLANMIŞ HİSSEDEN GRUP: Z KUŞAĞI Haber

EN ÇOK SOYUTLANMIŞ HİSSEDEN GRUP: Z KUŞAĞI

EY'in Çalışan Aidiyet Barometresi verilerine göre; dünya genelinde çalışanların %85'i iş yerinde artan bir yalnızlık ve kopukluk duygusunu dile getiriyor. Bununla birlikte "iş yeri", çalışanların aidiyet duygusu geliştirmek istedikleri önemli bir ortam olmaya devam ediyor. Katılımcıların %76'sı evde, %47'si ise iş yerinde güçlü bir aidiyet duygusu hissettiklerini belirtiyor. Uluslararası danışmanlık firması EY, farklı sektörlerden ve kurumlardan 18-64 yaş arası 5.000'den fazla çalışanın katıldığı Çalışan Aidiyet Barometresi'nin (EY Belonging Barometer) sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçları, ekonomik ve toplumsal dalgalanmaların iş yerinde paradoks yarattığını ortaya koyuyor. Dünya daha bağlantılı hale geldikçe, çalışanlar geçmiş yıllara kıyasla daha izole olduğunu ifade ediyor. İş yerlerinde izolasyon ve kopukluk duygusu artış gösteriyor Barometre verilere göre; dünya genelindeki çalışanların %85'i iş yerinde artan bir yalnızlık hissini paylaşıyor. 2023'e göre %10 artan bu duygu, özellikle genç kuşaklarda daha yaygın. Z kuşağının %92'si ve Y kuşağının %87'si bu hisleri deneyimlediğini söylüyor. Buna karşın, iş yeri halen çalışanlar için en çok aidiyet hissi duyulan ikinci yer. Ev ortamı %76 ile ilk sırada gelirken, katılımcıların %47'si iş yerinde güçlü bir aidiyet duygusu hissettiğini belirtiyor. Z ve Y kuşakları, iş yerinde artan izolasyonla mücadele ediyor Küresel araştırmaya göre, genç katılımcıların %54'ü haftada en az bir kez, hiçbir yüz yüze veya çevrimiçi konuşma olmadan tam bir iş günü geçirdiğini belirtiyor. Bu oran Y kuşağında %50, X kuşağında %35, baby boomers kuşağında ise %27 olarak görülüyor. Uzaktan çalışanlar arasında fark daha belirgin. Uzaktan çalışanların %63'ü haftada en az bir kere gerçek zamanlı bir iletişim olmadan çalışırken, ofiste çalışanlar için bu oran %35. Hibrit çalışanlarda oran %51'e ulaşıyor. İş yerindeki yalnızlık hissi, aidiyet duygusunu zedeliyor Katılımcılara göre; aidiyet duygusunu en çok etkileyen iki faktör başarılarının göz ardı edilmesi ve toplantılara dahil edilmeme olarak öne çıkıyor. Bu durum, dışlanmış ve yalnız hissetmelerine neden olabiliyor. Katılımcıların %58'i kişisel özelliklerini iş ortamında paylaşırken rahat hissetmediğini belirtiyor. Özellikle Z kuşağı bu konuda %71 oranıyla diğer kuşaklara göre daha az rahat. Barometreye göre, aidiyet hissini en çok artıran unsur %41 oranıyla psikolojik olarak güvende hissetme. Ekonomik dalgalanmalar (%32) ve toplumsal olaylar (%25) ruhsal güveni olumsuz etkilerken, psikolojik güvenliği artıran faktörler arasında hata yapmanın kabulü ve yardım isteme açıklığı (%48) ile meslektaşlarla güvene dayalı ilişkiler kurma (%47) öne çıkıyor. Z ve Y kuşakları, ekonomik belirsizlik nedeniyle baby boomers kuşağından iki kat daha fazla sıkışmış hissediyor. Z kuşağında bu oran %74, Y kuşağında %68, X kuşağında %52, baby boomers kuşağında ise %34. Aidiyet duygusunu güçlendiren diğer etkenler arasında esneklik (%38), ruhsal iyilik hali (wellbeing, %37), gelişim odaklı geri bildirim almak (%31), ve profesyonel ve kişisel gelişimin düzenli olarak izlenmesi (%29) yer alıyor. Yapay zekâ ve teknoloji, aidiyet duygusunu destekliyor Katılımcıların %32’si, teknoloji ve yapay zekâ araçlarının artan kullanımının iş yerindeki aitlik hissini güçlendirdiğini düşünüyor. Z kuşağı bu konuda %40 ile ön planda, baby boomers kuşağında bu oran %13'e düşüyor. Yapay zekâ, yalnızlık hissini azaltıyor Katılımcıların %26’sı, yalnız veya izole hissettiğinde yapay zekâ uygulamalarına veya sohbet robotlarına yöneldiğini belirtiyor. Ancak, çalışma çevresindeki insan etkileşimi kapsayıcılığın kritik bir unsuru olarak kalmaya devam ediyor. Katılımcıların neredeyse yarısı (%48’i), farklı kuşaklardan meslektaşlarla çalışmanın aidiyet hissini artırdığını söylüyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, çalışan aidiyetiyle ilgili şunları söyledi: "Teknolojinin gelişimiyle iş hayatı son yıllarda önemli ölçüde değişti. Bu değişim, pandeminin teşvik ettiği uzaktan ve hibrit çalışma modelleriyle hız kazandı. Yeni iş modelleri, çalışanlar için soyutlanma, yalnızlık, psikolojik güven eksikliği; işverenler için ise kapsayıcılık ve çalışanları elde tutma konularını beraberinde getiriyor. Bağlantılı bir dünyada yaşamamıza rağmen, çalışanlar izole ve yalnız hissedebiliyor. Araştırmaya katılanlar için iş yerinde aidiyet duygusunu artıran en önemli faktör, endişelerinin özgürce ifade edilmesi ve fikirlerini paylaşabilme fırsatıdır. Bu durum, işverenler için uzun vadede çalışan bağlılığını ve aidiyeti teşvik eden daha kapsayıcı bir iş kültürü oluşturmak adına önemli bir fırsat. Özellikle yeni nesil için bu koşulları sağlayan kurumlar kazanan bir konumda olacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.