Hava Durumu

#Kapasite Artışı

giresunsonhaber - Kapasite Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapasite Artışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VALİ KOÇ, TİREBOLU’DAKİ 624 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDUNDA İNCELEME YAPTI Haber

VALİ KOÇ, TİREBOLU’DAKİ 624 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDUNDA İNCELEME YAPTI

VALİ KOÇ, TİREBOLU’DAKİ 624 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDUNDA İNCELEME YAPTI Giresun Valisi Mustafa Koç, Tirebolu’da yapımı süren 624 kişilik öğrenci yurdu inşaatında incelemelerde bulundu. Kaymakam Dr. Muhammed Lütfi Kotan’dan bilgi alan Koç, 14 bin 312 metrekarelik tesisin sosyal donatıları ve spor alanlarıyla modern bir kampüs olarak hizmet vereceğini söyledi. Giresun’da yükseköğrenim altyapısını güçlendirecek yatırımlardan biri olan Tirebolu öğrenci yurdunda çalışmalar sürüyor. Giresun Valiliği’nin paylaşımına göre Vali Mustafa Koç, ilçede yapımı devam eden 624 kişilik öğrenci yurdu inşaatını yerinde inceledi. İnceleme sırasında projenin son durumu hakkında Kaymakam Dr. Muhammed Lütfi Kotan’dan bilgi alındı. Yapılan değerlendirmede, projenin yalnızca bir yurt binası değil, sosyal donatıları ve spor alanlarıyla birlikte planlanan kapsamlı bir yaşam alanı olduğu vurgulandı. Valilik açıklamasında, 14 bin 312 metrekare inşaat alanına sahip tesisin, öğrencilerin barınma ihtiyacının yanı sıra sosyal ve sportif ihtiyaçlarına da cevap verecek şekilde tasarlandığı belirtildi. Projeye ilişkin kamuoyuna daha önce yansıyan bilgilere göre yapı, 9 bin 955,17 metrekare arsa alanı üzerinde yükseliyor. Toplam 14 bin 312,09 metrekare inşaat alanına sahip tesisin zemin artı 5 katlı betonarme sistemle inşa edildiği ifade edilirken, proje kapsamında sosyal tesis binası, 213 kişilik çok amaçlı konferans salonu, iki ayrı 144 kişilik yemekhane, teknik blok, yurt yönetim binası, etüt odaları, atölye çalışma alanları, mescit, tribünlü spor sahası, yürüyüş yolları, yeşil alanlar ve otoparkın yer aldığı kaydedildi. Projede dikkat çeken başlıklardan biri de kapasite artışı oldu. İlk aşamada 300 kişilik olarak gündeme gelen yurt projesinin, sonraki süreçte 624 kişilik kapasiteye ulaştığı görüldü. Böylece Tirebolu’daki yatırımın, başlangıçtaki planlamanın ötesine taşınarak daha geniş kapsamlı bir öğrenci yerleşkesine dönüştüğü değerlendiriliyor. Yerel basına yansıyan bilgilere göre inşaatta 2025 yılı yaz aylarında fiziki gerçekleşme oranı yüzde 72 seviyesine ulaşmıştı. 2026 yılı başında yayımlanan haberlerde ise projede geçici kabul aşamasına yaklaşıldığı, çevre düzenlemesi ve son işlerin ardından teslim sürecinin gündeme geldiği ifade edilmişti. Tirebolu’da yapımı süren öğrenci yurdu, yalnızca ilçe için değil, Giresun’un genel yükseköğrenim kapasitesi açısından da önem taşıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, öğrencilerin barınma ihtiyacına yeni bir çözüm üretilmesi ve ilçe merkezinde daha düzenli, daha donanımlı bir yaşam alanı oluşturulması hedefleniyor. Modern kampüs anlayışıyla planlanan yatırımın, tamamlandığında Tirebolu’nun eğitim altyapısına önemli katkı sunması bekleniyor.

GİRESUN’DA SAĞLIKTA KAPASİTE ALARMI: YENİ HASTANE ARTIK KAÇINILMAZ Haber

GİRESUN’DA SAĞLIKTA KAPASİTE ALARMI: YENİ HASTANE ARTIK KAÇINILMAZ

GİRESUN’DA SAĞLIKTA KAPASİTE ALARMI: YENİ HASTANE ARTIK KAÇINILMAZ Artan hasta yükü karşısında mevcut sağlık altyapısının yetersiz kaldığı Giresun’da, randevu sistemleri kilitlenmiş, yoğun bakım ve yataklı servislerde ciddi tıkanmalar yaşanıyor. Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Ali Kara, kapasite artışı ve ilave hastane yatırımı için acil çağrı yaptı. GİRESUN – Giresun’da sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk ve gecikmeler kamuoyunda giderek artan bir endişeye dönüşürken, Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği (GESOB) Başkanı Ali Kara, mevcut sağlık altyapısının artan ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek kapsamlı ve kalıcı çözümler talep etti. Randevu, Yatak ve Yoğun Bakımda Tıkanma Son yıllarda artan nüfus hareketliliği ve bölgesel hasta yoğunluğu nedeniyle Giresun’daki hastanelerde yatak kapasitesinin sınırına dayandığını ifade eden Kara, bazı branşlarda poliklinik hizmetlerinin aksadığını, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), acil servisler ve yoğun bakım ünitelerinde ciddi yoğunluklar yaşandığını söyledi. Bu durumun hastalar ve hasta yakınları açısından mağduriyet yarattığını vurguladı. “Sorunun Kaynağı Sağlık Çalışanları Değil” Kamuoyunda zaman zaman sağlık çalışanlarına yönelik haksız eleştiriler yapıldığını hatırlatan Kara, yaşanan sorunların temelinde bireysel eksikliklerin değil, fiziki altyapı, yatak kapasitesi ve teknik personel yetersizliğinin bulunduğunu ifade etti. “Sağlık çalışanlarımız ve hekimlerimiz büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Mevcut tablo onların emeğini gölgelememeli; asıl sorun yapısal yetersizliklerdir,” dedi. Acil Çözüm Başlıkları Sıralandı GESOB Başkanı Kara, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve vatandaşların nitelikli hizmete erişimi için şu adımların ivedilikle atılması gerektiğini belirtti: Hastane yatak kapasitesinin artırılması Yoğun bakım ünitelerinin güçlendirilmesi Poliklinik ve branş servislerinin genişletilmesi Kısa ve orta vadede ilave hastane yatırımlarının planlanması “Giresun Sağlık Yatırımında Geri Bırakılmamalı” Açıklamada, Samsun, Ordu, Trabzon ve Rize gibi çevre illerde şehir hastanesi yatırımlarının hayata geçirilmiş olmasının memnuniyet verici olduğu, ancak Giresun’un benzer ölçekte sağlık yatırımlarından mahrum kalmasının kamuoyunda ciddi bir beklenti ve hassasiyet oluşturduğu vurgulandı. Kara, bölgesel sağlık planlamasında Giresun’un ihtiyaçlarının adil ve öncelikli biçimde ele alınması gerektiğini söyledi. “Çağdaş ve Erişilebilir Sağlık Altyapısı Şart” Giresun halkının güçlü, erişilebilir ve çağdaş bir sağlık altyapısını hak ettiğini dile getiren Kara, sağlık çalışanlarının emeğinin desteklenmesi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve vatandaş mağduriyetlerinin giderilmesi adına gerekli adımların gecikmeden atılacağına olan inancını kamuoyuyla paylaştı.

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI Haber

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI Bakanlık onay verdi, uzmanlar ise en büyük riskin atık depolama ve su sistemlerinde olduğuna dikkat çekiyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun’un Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçeleri sınırlarında; Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatlak–Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi mevkilerini kapsayan alanda, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Bakır–Kurşun–Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları (S: 51499 ve S: 57312 ruhsat numaralı IV. Grup maden ocakları) ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi hakkında yürütülen incelemeler sonucunda “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verildiğini açıkladı. Kararın, ÇED Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu çalışmaları ile halk görüşleri dikkate alınarak verildiği bildirildi. Ancak teknik raporun detayları incelendiğinde, projenin özellikle uzun vadeli çevresel etkiler açısından önemli başlıklar barındırdığı görülüyor. BÜYÜME SADECE ÜRETİMDE DEĞİL, ATIKTA DA Proje yeni bir maden açılışı değil, mevcut yeraltı maden ocakları ve zenginleştirme tesisinin kapasite artışı niteliği taşıyor. Bu artışla birlikte daha fazla cevher çıkarılacak, daha fazla malzeme flotasyon tesisinde işlenecek ve buna paralel olarak daha fazla maden atığı oluşacak. Bu atıklar, kimyasal işlem görmüş ince taneli çamur formunda olup, genişletilecek maden atık depolama tesisinde depolanacak. Uzmanlara göre projenin çevresel kaderi, en çok bu tesisin güvenliği ve uzun vadeli performansına bağlı. EN KRİTİK BAŞLIK: ASİT KAYA DRENAJI Bakır, kurşun ve çinko gibi sülfürlü cevherlerin işlendiği sahalarda en büyük çevresel risklerden biri asit kaya drenajı. Sülfürlü mineraller su ve oksijenle temas ettiğinde sülfürik asit oluşuyor. Bu asidik ortam ise kayaçlardaki ağır metalleri çözerek metal yüklü kirli su meydana getiriyor. Bu süreç bazen yıllar sonra hızlanabiliyor. Yani risk sadece işletme döneminde değil, maden kapandıktan sonra da devam edebiliyor. Olası sonuçlar: Yeraltı sularında ağır metal birikimi Derelerde su kalitesinin bozulması Tarımsal sulama suyunun etkilenmesi Ekosistem zincirinin zarar görmesi SU SİSTEMLERİ EN HASSAS NOKTA Proje sahası dere vadileri ve yüksek yağış alan Karadeniz coğrafyasında bulunuyor. Bu durum iki önemli sonucu beraberinde getiriyor: Yoğun yüzey akışı → Yağışlarla kirleticiler dere sistemlerine taşınabilir Hassas yeraltı su sistemleri → Sızıntılar geniş alana yayılabilir Uzman değerlendirmesine göre bu tür sahalarda oluşabilecek kirlilik, sadece maden çevresiyle sınırlı kalmayıp havza ölçeğinde yayılma potansiyeli taşıyor. HEYELAN, TAŞKIN VE DEPREM RİSKİ Doğu Karadeniz; dik topoğrafyası, yüksek yağış miktarı ve heyelan geçmişiyle biliniyor. Maden atık depolama tesisleri ise toprak dolgu baraj mantığıyla çalışıyor. Bu nedenle: Aşırı yağış Heyelan Deprem gibi doğal olaylar, tesis stabilitesi açısından risk oluşturuyor. Dünyada yaşanan birçok maden atık barajı kazasının, bu tür doğal tetikleyiciler sonrasında gerçekleştiği biliniyor. ORMAN VE YABAN HAYATI Proje sahası orman ekosistemleri içinde yer alıyor. Kapasite artışıyla birlikte: Orman örtüsünde kayıplar Habitat parçalanması Yaban hayatı geçiş yollarının bozulması gibi etkiler söz konusu olabilecek. Gürültü, ışık ve insan faaliyetlerindeki artış da yaban hayatı üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında. TARIM VE KIRSAL YAŞAM Bölgedeki tarım faaliyetleri açısından en önemli riskler: Toz yayılımı Su kalitesinde olası bozulma Ağır metal birikimi Bu tür etkiler uzun vadede ürün kalitesini ve verimini etkileyebilir. Yerleşim yerlerine yakınlık ise kamyon trafiği, gürültü ve titreşim gibi faktörlerle kırsal yaşam kalitesini etkileyebilecek başlıklar arasında yer alıyor. EKONOMİK KATKI – ÇEVRESEL YÜK DENGESİ Projenin işletme aşamasında yaklaşık 520 kişilik istihdam sağlayacağı belirtiliyor. Bu durum yerel ekonomi açısından önemli bir katkı anlamına geliyor. Ancak uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: Ekonomik katkı maden ömrüyle sınırlı, çevresel etkiler ise maden kapandıktan sonra da sürebilir. MADEN KAPATILDIĞINDA HER ŞEY BİTMİYOR Maden kapatma sürecinde alanın rehabilite edilmesi planlansa da, özellikle atık depolama tesislerinde kimyasal süreçler tamamen durmuyor. Asit üretimi ve metal sızıntısı riski uzun yıllar devam edebiliyor. Bu nedenle kapatma sonrası uzun vadeli izleme ve bakım hayati önem taşıyor. Teknik raporlar ışığında proje için öne çıkan risk başlıkları: Alan Risk Seviyesi Atık depolama güvenliği Çok Yüksek Asit kaya drenajı Çok Yüksek Yeraltı suyu kirliliği Çok Yüksek Yüzey suları Yüksek Heyelan ve taşkın Yüksek Ekosistem etkisi Yüksek Hava kalitesi ve toz Orta–Yüksek Sosyoekonomik olumlu etki Orta Bakanlık kararı projeye hukuki açıdan yol açmış olsa da, teknik inceleme projenin özellikle su sistemleri, atık depolama güvenliği ve uzun vadeli kimyasal riskler açısından hassas bir zeminde yürütüleceğini ortaya koyuyor. Bu proje, yalnızca bir madencilik yatırımı değil; aynı zamanda on yıllara yayılacak bir çevresel yönetim sorumluluğu anlamına geliyor. “Bu değerlendirmeler, ÇED raporunda yer alan teknik veriler ışığında yapılan çevresel risk analizine dayanmaktadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.