Hava Durumu

#Kapasite Artışı

giresunsonhaber - Kapasite Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapasite Artışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNE 891 KİŞİLİK İŞKUR KONTENJANI Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNE 891 KİŞİLİK İŞKUR KONTENJANI

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNE 891 KİŞİLİK İŞKUR KONTENJANI: İKİ MİLLETVEKİLİNDEN AÇIKLAMA Giresun Üniversitesine İŞKUR Gençlik Programı kapsamında 891 kişilik kontenjan tahsis edildi. AK Parti Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ali Temür, 16 Ekim 2026 Cuma günü sosyal medya hesaplarından yaptıkları ayrı açıklamalarla gelişmeyi duyurdu. Üniversite öğrencilerine çalışma deneyimi ve ekonomik destek sağlamayı amaçlayan programın süresi 10 ay olarak açıklandı. Giresun Üniversitesi öğrencileri için İŞKUR Gençlik Programı kapsamında 891 kişilik yeni katılım kontenjanı ayrıldı. Üniversite öğrenimi devam ederken gençlerin çalışma hayatını tanımalarını, mesleki deneyim kazanmalarını ve ekonomik açıdan desteklenmelerini hedefleyen programın 10 ay süreceği bildirildi. AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, aynı gün yaptıkları sosyal medya paylaşımlarıyla kontenjanın Giresun Üniversitesine tahsis edildiğini açıkladı. NAZIM ELMAS DUYURDU AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, 16 Ekim 2026 Cuma günü yaptığı paylaşımda, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında Giresun Üniversitesine 891 kişilik kontenjan ayrıldığını bildirdi. Elmas açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversiteli gençlerimize yönelik müjdesi kapsamında, İŞKUR Gençlik Programı ile Giresun Üniversitemize 10 ay süreyle 891 kişilik kontenjan tahsis edildi.” Programın öğrencilerin çalışma deneyimi kazanmalarına ve eğitim hayatlarının ekonomik açıdan desteklenmesine katkı sağlayacağını belirten Elmas, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan'a teşekkür etti. Elmas, yeni kontenjanın öğrencilere ve üniversiteye hayırlı olmasını diledi. ALİ TEMÜR: “BAKAN IŞIKHAN İLE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELER NETİCESİNDE” AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür de 16 Ekim Cuma günü yaptığı açıklamayla 891 kişilik kontenjan tahsisini kamuoyuna duyurdu. Temür, kontenjanın belirlenmesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile gerçekleştirdikleri görüşmelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde Giresun Üniversitemize 10 ay süreyle istihdam edilmek üzere toplam 891 İŞKUR Gençlik Programı kontenjanı tahsis edilmiştir.” Üniversite öğrencilerinin eğitimleri devam ederken iş hayatıyla tanışmalarını önemsediklerini belirten Temür, programın gençlerin deneyim kazanmasına ve ekonomik olarak desteklenmesine katkı sunacağını ifade etti. Temür de açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakan Vedat Işıkhan'a teşekkür etti. GEÇEN YIL 845 KİŞİLİK KONTENJAN AYRILMIŞTI Giresun Üniversitesinde İŞKUR Gençlik Programı, önceki eğitim öğretim döneminde de uygulanmıştı. Üniversitenin 15 Ekim 2025 tarihinde yayımladığı resmî duyuruya göre, 2025-2026 dönemi için 845 öğrencilik kontenjan tahsis edilmiş ve katılımcılar noter kurasıyla belirlenmişti. 2026-2027 dönemi için milletvekillerinin açıkladığı 891 kişilik kontenjan, geçen yılın 845 kişilik kontenjanına göre 46 kişilik artış anlamına geliyor. ÖĞRENCİLER İÇİN 10 AYLIK ÇALIŞMA VE GELİR DESTEĞİ İŞKUR Gençlik Programı, üniversite öğrencilerinin öğrenimlerine devam ederken belirlenen faaliyet alanlarında çalışarak deneyim kazanmalarını ve katıldıkları günler karşılığında gelir elde etmelerini amaçlıyor. Program kapsamında öğrencilerin üniversite bünyesindeki uygun faaliyetlerde görev almaları öngörülüyor. Açıklanan 891 kişilik sayı, doğrudan ve kalıcı kamu personeli alımını değil, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında ayrılan katılımcı kontenjanını ifade ediyor. Yeni dönem için başvuru tarihleri, katılım koşulları, yerleşkelere göre kontenjan dağılımı ve seçim takviminin ilgili kurumların duyurularıyla netleşmesi bekleniyor. İŞKUR GENÇLİK PROGRAMINDA YENİ DÖNEM: KİMLER BAŞVURABİLECEK, NE KADAR ÖDEME ALACAK? Üniversite öğrencilerinin eğitimleri devam ederken çalışma deneyimi kazanmasını ve ekonomik olarak desteklenmesini amaçlayan İŞKUR Gençlik Programı'nın 2026–2027 dönemi kontenjanı Türkiye genelinde 150 bine yükseltildi. Giresun Üniversitesine ise 891 kişilik kontenjan ayrıldığı duyuruldu. Öğrenciler, haftada en fazla üç gün katılabilecekleri programda günlük 1.375 TL, ayda 14 gün katılım halinde 19.250 TL ödeme alabilecek. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İLE TÜRKİYE İŞ KURUMUNUN YÜRÜTTÜĞÜ PROGRAMDAN DEVLET ÜNİVERSİTELERİNDE ÖRGÜN ÖĞRENİM GÖREN, 18 YAŞINI TAMAMLAMIŞ VE BELİRLENEN GELİR İLE SİGORTALILIK KOŞULLARINI SAĞLAYAN ÖĞRENCİLER YARARLANABİLECEK. Başvurular İŞKUR üzerinden alınacak, katılımcıların belirlenmesinde noter kurası ve uygunluk kontrolleri uygulanacak. PROGRAMIN ANA AMACI NEDİR? İŞKUR Gençlik Programı, üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatından çalışma hayatına geçişte karşılaşabilecekleri deneyim eksikliğini azaltmak amacıyla yürütülüyor. Programla öğrencilerin yalnızca gelir elde etmeleri değil; çalışma disiplini, ekip çalışması, sorumluluk alma, iş arama ve mesleki iletişim becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Üniversiteler bünyesinde araştırma, laboratuvar, bilişim, akademik ve idari destek, sosyal ve kültürel faaliyetler ile dijital dönüşüm alanlarında görev alma imkânları sağlanıyor. Katılımcılara ayrıca finansal okuryazarlık, öz geçmiş hazırlama, iş arama yöntemleri ve mülakat teknikleri gibi konularda eğitim verilmesi öngörülüyor. PROGRAM 4 ŞUBAT 2025'TE BAŞLATILDI İŞKUR Gençlik Programı, 4 Şubat 2025 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen Ulusal İstihdam Stratejisi Tanıtım ve İŞKUR Gençlik Programının Başlatılması Toplantısı ile uygulamaya alındı. İlk başvurular 10 Şubat 2025 tarihinde alınmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, programdan yararlanan gençlerin sayısının yaklaşık 220 bine ulaştığını bildirdi. Erdoğan, 2026–2027 eğitim öğretim dönemindeki kontenjanın 150 bine yükseltildiğini ve öğrencilere günlük 1.375 TL ödeme yapılacağını duyurdu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da programın 2028 yılı sonuna kadar toplam 1 milyon öğrenciye ulaşmasını hedeflediklerini açıkladı. KİMLER BAŞVURABİLECEK? İŞKUR tarafından açıklanan kurallara göre devlet üniversitelerinde örgün öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri programdan yararlanabiliyor. Başvuru için temel koşullar şöyle: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. 18 yaşını tamamlamış bulunmak. İŞKUR'a kayıtlı olmak. Programı uygulayan devlet üniversitesinin aktif örgün öğretim öğrencisi olmak. Açık öğretim veya uzaktan öğretim öğrencisi olmamak; öğrenim kaydını dondurmamış bulunmak. Yaşlılık veya malullük aylığı almamak. Başvurudan önceki son bir aylık döneme ilişkin mevzuatta belirlenen sigortalılık koşullarını sağlamak. Programı düzenleyen üniversitede ve ilişkili kuruluşlarında, program talebinden önceki bir yıllık dönem ile program başlangıcı arasında mevzuatın kapsamına giren çalışan statüsünde bulunmamış olmak. Hane gelirinin net asgari ücretin üç katını aşmaması. İŞKUR'un aktif iş gücü veya işsizlik sigortası programlarından aynı anda yararlanmamak. Koşulları taşıyan öğrencilerin başvuruları, programın ilanı ve kontenjanları doğrultusunda değerlendiriliyor. AİLESİYLE YAŞAYANLAR VE YURTTA KALANLAR İÇİN GELİR ŞARTI Programa kabulde önemli ölçütlerden biri hane geliri. Başvuru tarihinde Adres Kayıt Sistemi'ne göre aynı adreste yaşayan kişilerin ilgili dönemdeki aylık kazançları esas alınıyor. Toplam gelirin net asgari ücretin üç katını aşmaması gerekiyor. Buna karşılık öğrenci yurdunda, sığınma evinde veya mevzuatta belirtilen benzeri toplu yaşam alanlarında ikamet eden öğrenciler için hane gelir şartı aranmıyor. Bu nedenle ailesiyle aynı adreste yaşayan bir öğrenci ile yurtta kalan öğrencinin gelir yönünden değerlendirilmesinde farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. ÖĞRENCİLER NE KADAR PARA ALACAK? 2026 yılı için katılım sağlanan her gün karşılığında ödenecek tutar 1.375 TL olarak açıklandı. Aylık katılım Ödeme 5 gün 6.875 TL 8 gün 11.000 TL 10 gün 13.750 TL 12 gün 16.500 TL 14 gün 19.250 TL Programda günlük katılım süresi 7,5 saat, haftalık üst sınır ise üç gün ve 22,5 saat olarak uygulanıyor. Ödeme, öğrencinin fiilen katıldığı gün sayısına göre hesaplanıyor. Dolayısıyla her katılımcının her ay 19.250 TL alması söz konusu değil. SİGORTALARI YAPILACAK MI? İŞKUR tarafından yapılan açıklamalara göre katılımcıların genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primleri karşılanıyor. Ancak program, üniversite öğrencilerine sürekli kamu personeli statüsü veya mezuniyet sonrasında kadrolu istihdam hakkı sağlamıyor. Katılım karşılığında yapılan ödemeler de tam zamanlı bir iş sözleşmesine bağlı aylık ücret yerine, program kapsamındaki günlük katılım ödemesi niteliği taşıyor. PROGRAM 10 AY SÜRECEK İŞKUR Gençlik Programının uygulama süresi en fazla 10 ay olarak düzenlenebiliyor. İlgili mevzuatta katılımcıların İşgücü Uyum Programlarından yararlanabileceği toplam fiilî gün sayısına ilişkin 140 günlük üst sınır da bulunuyor. Öğrencilerin derslerine devam edebilmeleri için esnek katılım modeli uygulanıyor. Görev günlerinin ve saatlerinin ders programlarıyla uyumlu olacak şekilde düzenlenmesi amaçlanıyor. YASAL DAYANAĞI: 29 AĞUSTOS 2024 TARİHLİ YÖNETMELİK Programın hukuki çerçevesi, 29 Ağustos 2024 tarihli ve 32647 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşgücü Uyum Programının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile ilgili İŞKUR düzenlemelerine dayanıyor. Yönetmeliğin ikinci maddesinde hukuki dayanaklar arasında 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 48'inci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 617 ve 629'uncu maddeleri gösteriliyor. Katılımcıların sosyal güvenlik statüsü bakımından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanıyor. İŞKUR Gençlik Programının yürütülmesine ilişkin özel usul ve esasları içeren Genelge ise Giresun Üniversitesi tarafından 10 Mart 2025 tarihinde yayımlanan duyuruyla erişime açılmıştı. TÜRKİYE GENELİNDE İLLERE GÖRE KONTENJAN NASIL BELİRLENİYOR? 2026–2027 dönemi için Türkiye genelinde açıklanan toplam kontenjan 150 bin. Program, İŞKUR il müdürlükleri ile devlet üniversiteleri arasında yürütülüyor. İlgili üniversitelerin ihtiyaçları, çalışma alanları ve tahsis edilen kontenjanlar doğrultusunda ilanlar açılıyor. İŞKUR ve Bakanlığın incelenen açıklamalarında, 2026–2027 dönemine ait 81 ilin tamamını ve her üniversitenin kontenjanını gösteren tek bir açıklanıyor. Bu nedenle farklı yıllara ait üniversite kontenjanlarının yeni dönemin il bazındaki rakamları olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. GİRESUN'UN KONTENJANI 845'TEN 891'E YÜKSELDİ Giresun Üniversitesi için açıklanan 891 kişilik yeni kontenjan, önceki eğitim öğretim dönemine göre artış gösteriyor. Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 15 Ekim 2025 tarihli resmî duyurusuna göre üniversiteye önceki dönem için 845 kişilik kontenjan ayrılmıştı. 2026–2027 dönemine ilişkin milletvekillerinin duyurduğu 891 kişilik kontenjanın önceki döneme göre değişimi şöyle: Dönem Kontenjan 2025–2026 845 2026–2027 891 Artış 46 kişi (%5,4) Önceki dönemde kontenjanlar Giresun merkez ile Piraziz, Alucra, Bulancak, Eynesil, Görele, Tirebolu, Espiye, Şebinkarahisar ve Keşap'taki ilgili üniversite birimlerine dağıtılmıştı. Yeni dönemde 891 kişilik kontenjanın fakülte, yüksekokul ve ilçelere göre dağılımı ise ayrıca ilan edilecek. BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK? Öğrenciler, üniversitelerine ilişkin ilan açıldığında e-Devlet ve İŞKUR'un elektronik başvuru sisteminden müracaat edebiliyor. ALO 170 ve İŞKUR il müdürlükleri de başvuru sürecinde bilgi ve yönlendirme sağlıyor. Başvuruların ardından uygun adaylar arasından noter huzurunda gerçekleştirilecek kura ile asil ve yedek katılımcılar belirleniyor. Kurada seçilen adayların mevzuattaki katılım koşullarını taşıdıkları ayrıca kontrol ediliyor. Giresun Üniversitesine ayrılan yeni kontenjan için öğrencilerin üniversitenin resmî duyurularını ve İŞKUR başvuru sistemini takip etmeleri gerekiyor. İŞKUR Gençlik Programı, üniversite öğrencilerine öğrenimleri sırasında gelir desteği sunarken, mezuniyet öncesinde çalışma hayatını tanıma ve deneyim kazanma imkânı sağlıyor. Giresun Üniversitesine ayrılan 891 kişilik yeni kontenjan da 2026–2027 eğitim öğretim döneminde daha fazla öğrencinin bu imkândan yararlanmasına yönelik bir kapasite artışı oluşturuyor.

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ : Haber

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ :

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ : VALİLİKTE KRİTİK TOPLANTI, KARARLAR BEKLENİYOR Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından Giresun’un atık yönetim sistemi kritik bir eşiğe geldi. Görele Belediyesi, kendi depolama sahalarının yetersiz kaldığını ve evsel atıkların depolanması ile bertarafında aksaklıklar yaşandığını resmen açıkladı. Aynı gün Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı” yapıldı. Ancak 19 Ağustos gecesi itibarıyla toplantıda hangi kararların alındığı, çöplerin geçici olarak nereye taşınacağı, uygulamanın ne zaman başlayacağı ve kalıcı tesis için nasıl bir yol haritası belirlendiği kamuoyuna açıklanmış değil. Bilimsel çalışmalar ise Giresun’un sorununun yalnızca yeni bir depolama alanı bulmakla çözülemeyeceğini; kaynağında ayrıştırma, geri kazanım, organik atık yönetimi ve güvenli nihai bertarafı birlikte içeren entegre bir sistem gerektiğini ortaya koyuyor. ÇÖP SORUNU ARTIK SAHADA HİSSEDİLİYOR Çavuşlu’daki tesisin devreden çıkmasının ardından yaşanan tartışma, birkaç gün içinde çevre hukuku ve tesis işletmeciliği başlığından çıkarak doğrudan günlük belediye hizmetine dönüştü. Görele Belediyesi, Çavuşlu Beldesi’ndeki katı atık bertaraf tesisinin kapatılmasından sonra belediyenin mücavir alan sınırlarında bulunan depolama sahalarının yetersiz kaldığını açıkladı. Belediye, bu nedenle ilçe genelinde toplanan evsel atıkların depolanması ve bertaraf edilmesinde “geçici aksaklıklar” yaşandığını duyurdu. Vatandaşlardan çöplerini konteyner dışına ve yol kenarlarına bırakmamaları istendi. Bu açıklama son derece önemli. Çünkü ilk kez ilgili bir belediye, Çavuşlu’nun devreden çıkmasının ardından kendi mevcut depolama kapasitesinin yetersiz kaldığını açık biçimde kamuoyuna duyurmuş oldu. TOPLANAN ÇÖP NEREYE GİDECEK? VALİLİKTE KRİTİK TOPLANTI YAPILDI Krizin büyümesi üzerine Giresun Valiliğinde kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Giresun Belediyesi, Belediye Başkanı Fuat Köse’nin, Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı”na katıldığını duyurdu. Ancak belediyelerin kamuoyuna yaptığı paylaşımlar, şu aşamada yalnızca toplantının gerçekleştirildiği bilgisini içeriyor. Toplantının sonuç bildirgesi, alınan kararların tam listesi, uygulama takvimi veya geçici bertaraf planı kamuoyuyla paylaşılmış değil. 19 Ağustos 2026 gecesi itibarıyla yaptığımız taramada da ayrıntılı bir resmî karar metnine ulaşılmadı. Bu nedenle “Valilik toplantısında şu karar alındı” şeklinde kesin ifadeler kullanmak için henüz yeterli resmî veri bulunmuyor. KAMUOYUNUN BEKLEDİĞİ CEVAPLAR BELLİ Toplantının ardından temel mesele, yalnızca kurumların bir araya gelmiş olması değil; masadan çıkacak çözümün nasıl uygulanacağı. Giresun Merkez başta olmak üzere Görele ve tesise bağlı atık sisteminden yararlanan diğer belediyelerin çöpleri hangi noktaya taşınacak? Geçici çözüm Giresun sınırlarında mı oluşturulacak, yoksa atıklar başka illerdeki lisanslı tesislere mi gönderilecek? Yeni sistem hangi tarihte başlayacak? Geçici çözüm kaç hafta veya kaç ay uygulanabilecek? İlave taşıma ve bertaraf maliyetini belediyeler mi, Katı Atık Birliği mi yoksa merkezi idare mi karşılayacak? Ve hepsinden önemlisi: Kalıcı tesis için bir yer, teknoloji, finansman modeli ve tamamlanma takvimi belirlendi mi? Bu soruların yanıtlanması, krizin yönetilip yönetilemediğini gösterecek temel ölçütler olacak. SORUNUN BOYUTUNU BİLİMSEL VERİLER ORTAYA KOYUYOR Giresun’daki katı atık sorununun yalnızca son birkaç günde ortaya çıkmış geçici bir sorun olmadığı bilimsel çalışmalarda da görülüyor. Giresun Üniversitesi’nden Hatice Doğan tarafından hazırlanarak 2025 yılında Doğal Afetler ve Çevre Dergisinde yayımlanan ve 2018–2023 dönemini inceleyen akademik çalışmada, Giresun’un katı atık yönetimi 14 ayrı gösterge üzerinden analiz edildi. Çalışmada kullanılan Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü verilerine göre 2023 yılı toplam katı atık miktarı 833,26 ton/gün, kişi başına ortalama belediye atığı ise 1,18 kilogram/kişi-gün olarak kaydedildi. Aynı veri setinde 2023 yılı itibarıyla 14 atık işletme tesisi bulunduğu belirtiliyor. Burada önemli bir teknik ayrım yapmak gerekiyor: 833,26 ton/gün rakamı toplam katı atık miktarını ifade ediyor; bunun tamamının Çavuşlu tesisine gönderildiği anlamına gelmiyor. Ancak veri, il genelindeki atık yükünün ulaştığı ölçeği göstermesi bakımından dikkat çekici. AKADEMİK ÇALIŞMA: MEVCUT TESİSLER YETERSİZ Aynı bilimsel çalışmada Giresun’da Çavuşlu’da yaklaşık 9,11 hektarlık düzenli depolama alanı ve üç aktarma istasyonu bulunduğu belirtilirken, mevcut tesislerin ortaya çıkan atıkların bertarafında yetersiz kaldığı değerlendirmesine yer veriliyor. Araştırmanın performans analizinde Giresun’un katı atık yönetiminde en başarılı yıl 2021 olarak belirlenirken, 2021 sonrasında performansta gerileme eğilimi tespit edildi. Daha da önemlisi, kullanılan LOPCOW yönteminde Giresun’un katı atık yönetim performansını etkileyen en önemli kriterin “toplam katı atık miktarı” olduğu sonucuna ulaşıldı. Bu sonuç bugün yaşanan kriz açısından önemli. Çünkü mesele yalnızca bir bertaraf tesisinin kapatılması değil; giderek büyüyen atık miktarını yönetecek yeterli kapasite, teknoloji ve alternatif altyapının oluşturulamaması. ÇAVUŞLU TESİSİNİN BAŞLANGIÇ KAPASİTESİ 98 TON/GÜNDÜ Giresun Valiliğinin 22 Mayıs 2021 tarihli resmî açıklaması, Çavuşlu tesisinin geçmişine ilişkin önemli teknik bilgiler içeriyor. Valilik kayıtlarına göre tesis, 9,11 hektarlık alanda 98 ton/gün kapasiteyle 10 Nisan 2017 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararı kapsamında faaliyete geçti. Daha sonra Giresun’un sahil bandından gelen atık miktarındaki artış nedeniyle kapasite artışı gündeme geldi ve 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışına ilişkin “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu bilgi de bugünkü yapısal sorunun geçmişini gösteriyor. Giresun’da atık üretimi büyürken, ana bertaraf sisteminin yükü de yıllar içerisinde arttı. ATIKLARIN YÜZDE 60’A YAKINI ORGANİK Giresun için çözüm tartışmasında belki de en önemli bilimsel veri atığın ne kadar olduğu kadar ne olduğudur. Giresun Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi araştırmacıları tarafından 2022 yılında yayımlanan hakemli çalışmaya göre Giresun’daki kentsel katı atıkların yaklaşık yüzde 60’ını organik atıklar oluşturuyor. 2021 yılında Giresun Merkez’de gerçekleştirilen ayrıntılı karakterizasyon çalışmasında ise mutfak atıkları toplam atığın yüzde 53,66’sını oluşturdu. Kağıt-karton, plastik, cam ve metalin toplam oranı ise yüzde 37,73 olarak ölçüldü. Bu rakamların anlamı açık:Giresun’un çöplerinin önemli bölümü doğrudan toprağa gömülmek zorunda olan “değersiz atık” değil. Doğru bir sistem kurulursa önemli miktardaki organik atık kompost veya biyometanizasyonla değerlendirilebilir; kağıt, plastik, cam ve metal ise maddesel geri kazanıma yönlendirilebilir. GERİ DÖNÜŞÜM POTANSİYELİ VAR, GERÇEKLEŞME ORANI DÜŞÜK Aynı akademik çalışma, Giresun’un kentsel atıklarında geri dönüşüm potansiyelini yüzde 30,05 olarak hesaplarken, gerçekleşen geri kazanım oranının yalnızca yüzde 2,04 düzeyinde kaldığını belirtiyor. Araştırmacılar bu farkın temel nedenlerinden biri olarak atıkların büyük ölçüde karışık toplanmasını gösteriyor. Bu nedenle yalnızca yeni bir depolama sahası oluşturmak, Giresun’un uzun vadeli çözümü olmayacak. Atığın evde, işyerinde, pazarda ve kurumlarda oluştuğu noktadan itibaren ayrılması gerekiyor. GİRESUN VAHŞİ DEPOLAMADAN DÜZENLİ DEPOLAMAYA GEÇMİŞTİ Bilimsel veriler geçmişte Giresun’un önemli bir dönüşüm yaşadığını da gösteriyor. 2001–2016 döneminde ilde toplanan atıkların büyük bölümü belediye çöplüklerinde veya başka belediyelerin çöplüklerinde kontrolsüz biçimde depolanıyordu. Çavuşlu’daki düzenli depolama sisteminin devreye girmesiyle tablo değişti. 2020 yılı verilerinde Giresun’da toplanan kentsel katı atıkların yüzde 81,13’ünün düzenli depolama, yüzde 16,84’ünün ise eski tip belediye çöplüklerinde bertaraf edildiği bildirildi. Geri kazanım oranı aynı yıl yüzde 2,04 seviyesindeydi. Dolayısıyla bugün alınacak geçici kararların Giresun’u yeniden kontrolsüz veya çevresel standartlardan uzak depolama uygulamalarına döndürmemesi kritik önem taşıyor. 2022’DE 19 MADDELİK YOL HARİTASI AÇIKLANMIŞTI Bugünkü krizin en önemli siyasi ve idari sorusu ise yaklaşık dört yıl önce alınan kararların ne kadarının uygulandığı. Giresun Valiliği, 3 Ekim 2022 tarihinde Katı Atık Birliği üyesi belediyelerin, kurum temsilcilerinin ve Çavuşlu’daki muhtarların katılımıyla yapılan toplantıda 19 maddelik prensip kararı alındığını kamuoyuna açıkladı. Kararların henüz ikinci maddesinde, mevcut tesis çalışmaya devam ederken yeni ve alternatif bir katı atık bertaraf tesisi için alan belirlenmesi ve seçilecek alanın Bakanlık mevzuatı kapsamında değerlendirilmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulması öngörülüyordu. Aynı karar paketinde mekanik ayrıştırma ünitesinin tam kapasite çalıştırılması, düzenli denetimler yapılması, sızıntı suyu ve atıksu sistemlerinin kontrolü, koku önlemleri, kamera sistemi, toprak-su-deniz kirliliğinin incelenmesi ve 19 maddenin bir eylem planına bağlanması da yer alıyordu. Bugün cevaplanması gereken temel sorulardan biri bu nedenle şu: 2022’de kamuoyuna duyurulan alternatif tesis kararı dört yılda hangi aşamaya geldi? GELEVERA SEÇENEĞİ GÜNDEME GELMİŞTİ Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Şubat 2026’da belediyenin resmî internet sitesinden yaptığı açıklamada, yeni tesis konusunda yürütülen çalışmalar sonunda Gelevera Vadisi’nin gündeme geldiğini ve Katı Atık Birliği toplantısında bu yönde karar alındığını açıklamıştı. Ancak 19 Ağustos 2026 itibarıyla Giresun’un hizmete alınmış yeni ve alternatif ana bertaraf tesisi bulunmuyor. Dolayısıyla Çavuşlu’nun devreden çıkması, yıllardır üzerinde çalışılan alternatif sistemin henüz hazır olmamasının sonuçlarını doğrudan ortaya çıkardı. 8 MİLYON TL CEZA KONUSUNDA HUKUKİ AYRIM ÖNEMLİ Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun 18 Ağustos’ta kamuoyuna yansıyan açıklamasına göre, tesiste 3 Ağustos 2026 tarihinde yapılan denetim sonucunda 8 milyon TL idari para cezası uygulandı ve tesisin faaliyeti durduruldu. Ancak gazetecilik ve hukuk açısından burada bir ayrım yapmak gerekiyor. 19 Ağustos itibarıyla kamuya açık Bakanlık sayfalarında cezanın tutarı ve gerekçelerini ayrıntılı biçimde ortaya koyan resmî idari yaptırım kararına ulaşılamadı. Bu nedenle 8 milyon TL tutarındaki ceza, Hamzaoğlu’nun açıklamasına dayandırılarak verilmelidir. Aynı şekilde Hamzaoğlu’nun mahkeme kararları, sızıntı suyu ve soruşturma kapsamında dile getirdiği diğer tespitler de kesinleşmiş bir ceza hükmü şeklinde değil, ilgili belediye başkanının açıklamaları ve devam eden hukuki süreçler çerçevesinde aktarılmalıdır. YAKMA TESİSİ TEK BAŞINA ÇÖZÜM MÜ? BİLİM “DAHA KARMAŞIK” DİYOR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Ocak 2026’da İstanbul’daki İSTAÇ Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisini ziyaret ederek sistemi incelemiş ve burada edinilen deneyimlerin Giresun için planlanan projelere ışık tutabileceğini açıklamıştı. Ancak Giresun’un atık karakterizasyonuna ilişkin akademik çalışma, doğrudan yakma seçeneğinin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre Giresun’daki yanabilir atık oranı yüksek olmakla birlikte yüksek nem oranı ve düşük ısıl değer, atığın doğrudan termal yöntemlerle bertarafını güçleştiriyor. Çalışma, Giresun için organik atıkların ağırlığı nedeniyle kompostlaştırma ve biyometanizasyonun, geri dönüşüm ve düzenli depolamayla birlikte değerlendirilmesini öneriyor. Bu, yakma teknolojisinin hiçbir koşulda kullanılamayacağı anlamına gelmiyor. Ancak bilimsel veriler; kurulacak sistemin yalnızca “çöpü yakalım” veya “başka bir yere gömelim” yaklaşımıyla değil, atık karakterizasyonu, tesis kapasitesi, taşıma mesafesi, enerji verimi, emisyon kontrolü, yatırım maliyeti ve geri dönüşüm hedefleri birlikte hesaplanarak planlanması gerektiğini gösteriyor. BİLİMSEL ÇÖZÜM: ENTEGRE ATIK YÖNETİMİ Giresun’un ihtiyacı yeni bir “çöplük” değil. Bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu çözüm; atığın oluşumunun azaltıldığı, evsel atığın kaynağında ayrıştırıldığı, kağıt-plastik-cam-metal gibi materyallerin geri kazanıldığı, organik atıkların kompost ve biyometanizasyon süreçlerine yönlendirildiği ve yalnızca geriye kalan kısmın çevre mevzuatına uygun düzenli depolamaya gönderildiği entegre katı atık yönetim sistemi. Bu model, depolama alanına giden çöp miktarını azaltırken tesislerin kullanım ömrünü uzatabilir; organik atıklardan kaynaklanan sızıntı suyu, koku ve depo gazı baskısını da düşürebilir. ŞİMDİ GÖZLER VALİLİK TOPLANTISINDAN ÇIKACAK YOL HARİTASINDA Giresun bugün yıllardır konuşulan katı atık sorununun en kritik aşamalarından biriyle karşı karşıya. Bir tarafta faaliyeti durmuş Çavuşlu tesisi var. Diğer tarafta depolama sahalarının yetersiz olduğunu resmen açıklayan Görele Belediyesi bulunuyor. Ve bütün bunların ortasında, Vali Mustafa Koç başkanlığında yapılan ancak ayrıntılı kararları henüz kamuoyuyla paylaşılmayan “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı” var. Kamuoyunun bundan sonra genel ifadelerden çok somut bir eylem planına ihtiyacı bulunuyor. Çöp nereye taşınacak? Ne zaman başlanacak? Geçici sistem kaç ay sürecek? Günlük kapasite ne olacak? Maliyeti kim karşılayacak? Yeni tesis nerede kurulacak? Hangi teknoloji kullanılacak? ÇED ve izin süreci hangi aşamada? Yatırımın finansmanı nasıl sağlanacak ve tesis hangi tarihte işletmeye alınacak? Bütün bunların tek tek açıklanması gerekiyor. ASLINDA KRİZİN ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEK ÇOK NET Çavuşlu’nun kapanması Giresun’un çöp sorununu oluşturmadı. Yıllardır var olan alternatif kapasite ve entegre atık yönetimi ihtiyacını görünür hale getirdi. 2022’de yeni tesis için karar alınmıştı. Bilimsel çalışmalar mevcut altyapının yetersizliğine dikkat çekiyordu. Giresun’daki atıkların önemli bölümünün organik ve geri kazanılabilir nitelikte olduğu yıllar önce ortaya konmuştu. Bugün ise Görele Belediyesi depolama alanlarının yetmediğini söylüyor ve Giresun’un yöneticileri yeniden aynı masada çözüm arıyor. Bu nedenle artık tartışmanın merkezinde yalnızca “Çavuşlu yeniden açılacak mı?” sorusu bulunmamalı. Asıl soru daha büyük: GİRESUN, ÖNÜMÜZDEKİ 20–30 YILI TAŞIYACAK ÇEVREYE UYGUN, BİLİMSEL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ATIK YÖNETİM SİSTEMİNİ NE ZAMAN KURACAK? Valilikte yapılan kritik toplantının gerçek önemi de bu soruya verilecek somut cevapla ortaya çıkacak.

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ: Haber

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ:

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ: CEZA, KAPATMA VE YILLARA YAYILAN HUKUK MÜCADELESİ Görele’nin Çavuşlu beldesindeki Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin faaliyetlerinin durdurulması, Giresun’un yıllardır tartışılan çöp sorununu yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. CHP Görele İlçe Başkanlığı ile Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, 2022 yılında alınan “alternatif tesis” kararının neden hâlâ hayata geçirilmediğini sorarken, resmî kayıtlar Çavuşlu’daki tesisin kuruluşundan bugüne ÇED iptalleri, kapasite tartışmaları, kapatma kararları ve çevre şikâyetleriyle geçen uzun bir sürece işaret ediyor. CHP Görele İlçe Başkanlığı ve Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun açıklamalarına göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimin ardından faaliyet durduruldu. Tesisin mühürlendiği gelişmesi 13 Ağustos’ta yerel basına da yansıdı. CHP: “BU TESİS NASIL BU KADAR YIL ÇALIŞTIRILABİLDİ?” CHP Görele İlçe Başkanlığı, 18 Ağustos tarihli açıklamasında tesisin kapatılmasını yıllardır sürdürülen hukuki mücadelenin sonucu olarak değerlendirdi. İlçe Başkanlığı, mahkeme kararları, çevreyle ilgili tespitler ve son idari yaptırıma işaret ederek şu soruyu gündeme taşıdı: “Bu kadar mahkeme kararı, bu kadar tespit, bu kadar ceza varken bu tesis nasıl 16 yıl boyunca çalıştırılabilmiştir?” CHP ayrıca tesisin kapatılmasının ardından belediyelerin çöp toplama hizmetlerinde yaşanan sorunun Çavuşlu halkına yöneltilmesini eleştirerek, çözümün yeniden Çavuşlu’ya çöp taşımak değil, çevre mevzuatına uygun yeni bir sistem kurmak olduğunu savundu. HAMZAOĞLU: “FATURAYI ÇAVUŞLU HALKINA KESEMEZSİNİZ” Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu da tesisin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından yaptığı açıklamada benzer bir çağrı yaptı. Hamzaoğlu, tesisin kapatılmasını Çavuşlu halkının yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesiyle ilişkilendirirken, esas tartışılması gereken konunun “tesis neden kapatıldı?” değil, mahkeme ve çevre süreçlerine rağmen neden bu noktaya kadar gelindiği olduğunu söyledi. Hamzaoğlu, “Giresun’un çöp sorununun çözümü Çavuşlu’nun kirliliğe katlanması olamaz” diyerek yeni ve çevre mevzuatına uygun bir tesis kurulmasını istedi. Başkan Hamzaoğlu, Giresun İdare Mahkemesi’nin 2024/782 Esas, 2025/946 Karar sayılı dosyada 25 Aralık 2025 tarihinde verdiği karara da dikkat çekti. Hamzaoğlu’nun aktardığına göre mahkeme, tesisin mevcut koşullarda işletilmesinin çevre ve insan sağlığı açısından oluşturduğu riskleri değerlendirerek çevre izin ve lisans işleminin iptaline karar verdi. “GİZLİ BYPASS HATTI” İDDİASI DA SORUŞTURMA DOSYASINDA Hamzaoğlu’nun açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de devam eden savcılık soruşturmasına ilişkin oldu. Belediye Başkanı, 26 Şubat 2026 tarihinde yapılan incelemede, arıtma sistemini devre dışı bırakarak çöp sızıntı sularının Yalakoda Deresi yönüne tahliye edilmesine olanak sağlayan bir “bypass hattı” tespit edildiğini ve bu tespitin soruşturma dosyasına girdiğini söyledi. Bu husus devam eden adli sürece ilişkin olduğundan, kesinleşmiş bir mahkûmiyet veya nihai yargı kararı olarak değil, Hamzaoğlu’nun soruşturma dosyasına ilişkin açıklaması olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Tesiste atık su ve denize deşarj iddiaları yeni de değil. 2021 yılında da arıtılmamış atık suların denize verildiği iddiası üzerine Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı kamuoyuna yansımıştı. TESİSİN HİKÂYESİ 2008’E KADAR UZANIYOR Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişine ilişkin resmî belgeler, tartışmanın yalnızca son birkaç yılda ortaya çıkmadığını gösteriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kayıtlarında, 2008 yılında yapılan çalışmalar sırasında alternatif alanların değerlendirildiği ve Çavuşlu Taşocağı mevkisinin katı atık tesisi için planlandığı belirtiliyor. Projeye ilişkin ilk önemli ÇED kararı 8 Kasım 2010 tarihinde, günlük 280,9 ton kapasite üzerinden verildi. Bu karar yargıya taşındı ve iptal edildi. Daha sonra yeni bir ÇED süreci yürütülerek 17 Nisan 2012 tarihinde yeniden “ÇED Olumlu” kararı verildi. TBMM’ye sunulan Bakanlık yanıtındaki kayıtlara göre tesisin inşaatına 2012 yılında başlandı; soru önergesinde tesisin Kasım 2015’te katı atık kabul etmeye başladığı belirtiliyor. Ancak 2012 tarihli ÇED kararının da mahkeme tarafından iptal edilmesi üzerine tesisin faaliyeti Şubat 2016’da durduruldu. Bu nedenle kamuoyundaki “tesis 16 yıldır kesintisiz işletiliyor” ifadesi teknik olarak tam karşılık bulmuyor. Daha doğru tanımlama, Çavuşlu’daki katı atık tesisi projesinin ve hukuki tartışmalarının yaklaşık 16 yıllık bir döneme yayılmış olduğudur. 2017’DE 98 TON/GÜN KAPASİTEYLE YENİDEN DEVREYE GİRDİ Önceki mahkeme kararlarının ardından proje alanı ve kapasitesi değiştirildi. Giresun Valiliğinin resmî açıklamasına göre tesis, 9,11 hektarlık alan ve günlük 98 ton kapasite üzerinden 10 Nisan 2017 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararıyla yeniden faaliyete alındı. Tesiste; II. sınıf düzenli depolama alanı,mekanik ayrıştırma sistemi,sızıntı suyu toplama ve arıtma sistemi,membran biyoreaktör sistemi,depo gazı toplama altyapısıve metan gazından elektrik üretimine yönelik sistem bulunuyordu. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI YENİDEN YARGIYA TAŞINDI Giresun sahil bandındaki belediyelerden gelen atık miktarının artması üzerine kapasite yükseltilmek istendi. 17 Eylül 2020’de kapasite artışı için yeni bir ÇED Olumlu kararı verildi. Ancak bu karar da Ordu 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Danıştay’ın sonraki süreçte mahkeme kararını onadığı resmî çevre kayıtlarına yansıdı. Aynı dönemde tesisin işletilmesi ve depo gazından elektrik üretilmesi işi ihale edildi. Valilik kayıtlarına göre sözleşme 14 Temmuz 2020’de imzalandı ve saha 24 Temmuz 2020’de yüklenici firmaya teslim edildi. KAPASİTE 361 TON/GÜNE KADAR ÇIKARILMAK İSTENDİ Sonraki ÇED süreçlerinde tesisin planlanan kapasitesi 361 ton/gün seviyesine kadar çıktı. 2023 yılında verilen yeni ÇED kararıyla tesisin yeniden atık kabulüne başladığı açıklanırken, dönemin haber ve çevre kayıtlarında projenin 361 ton/gün kapasite üzerinden ele alındığı görülüyor. Bu süreç de yeni davalara konu oldu. Dolayısıyla Çavuşlu’daki tartışmanın merkezinde yalnızca tesisin varlığı değil; ne kadar atık kabul edeceği, atığın ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı, sızıntı suyunun nasıl yönetildiği ve tesis kapasitesinin çevresel taşıma sınırlarını aşıp aşmadığı soruları bulunuyor. GİRESUN’UN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN ÇÖPÜ ÇAVUŞLU’YA GELİYORDU Çavuşlu tesisi yalnızca Görele’nin veya yakın çevresinin çöpünü alan yerel bir tesis değil. Çevre Bakanlığının TBMM’ye verdiği 2021 tarihli yanıtta Giresun İli Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği bünyesinde Merkez, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Piraziz, Çanakçı, Eynesil, Dereli, Doğankent, Yağlıdere ve Güce belediyelerinin yanı sıra Çavuşlu, Duroğlu ve Kovanlık belde belediyeleri ile İl Özel İdaresinin yer aldığı belirtilmişti. Anadolu Ajansı’na 2018’de yapılan açıklamada da tesise il genelindeki 17 belediyeden atık getirildiği ifade edilmişti. 2023’te tesisin yeniden açılmasına ilişkin açıklamalarda da Giresun’daki 17 ilçe ve belde belediyesi ile İl Özel İdaresinin atıklarının Çavuşlu sisteminde bertaraf edildiği belirtilmişti. Bu nedenle tesisin devreden çıkması yalnızca Çavuşlu’yu değil, Giresun’un geniş bir bölümünün atık toplama ve bertaraf zincirini doğrudan etkiliyor. 2022’DE ALTERNATİF TESİS KARARI ALINMIŞTI Bugünkü tartışmada en kritik başlıklardan biri ise 3 Ekim 2022 tarihli resmî karar. Dönemin Giresun Valisi Enver Ünlü başkanlığında, Katı Atık Birliği üyesi belediye başkanları, ilgili kurumlar ve Çavuşlu muhtarlarının katıldığı toplantıda 19 maddelik bir prensip kararı alındı. Kararların 2’nci maddesinde açık şekilde, mevcut tesis çalışmasını sürdürürken yeni ve alternatif bir katı atık bertaraf tesisi için alan belirlenmesi ve bu alanın Bakanlık mevzuatı kapsamında değerlendirmeye sunulması kararlaştırıldı. Aynı karar paketinde; tesis girişindeki atık yükünün azaltılması, mekanik ayrıştırma ünitesinin tam kapasite çalıştırılması, atık su hattının iyileştirilmesi, düzenli numune alınması, tesisin ortak bir heyet tarafından denetlenmesi, kokuya karşı önlem alınması ve tesis alanının kullanım ömrü sonunda rehabilite edilmesi de karara bağlandı. Aradan yaklaşık dört yıl geçmiş olmasına rağmen kamuoyuna açıklanmış, tamamlanarak hizmete alınmış yeni bir alternatif bertaraf tesisi bulunmaması bugün hem CHP’nin hem de Çavuşlu Belediye Başkanı’nın eleştirilerinin temelini oluşturuyor. HAMZAOĞLU 2025’TE DE UYARMIŞTI Üstelik Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun bu yöndeki uyarıları son kapatma kararından önce de gündeme gelmişti. Hamzaoğlu, 17 Nisan 2025’te Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği toplantısının ardından yaptığı açıklamada belediyelerin çöpleri yeterince ayrıştırmadan topladığını, bunun tesisin kapasitesinin hızla dolmasına yol açtığını savunmuş ve sorunun kısa sürede daha ciddi bir çevre problemine dönüşebileceği uyarısında bulunmuştu. 2024 yılında ise mevcut depolama sahasına 6 bin 680 metrekarelik ek lot alanı için uygulama projesi hazırlanmasına yönelik ihale süreci başlatılmıştı. Bu da mevcut sistemde kapasite baskısının yeni alan arayışını gündemde tuttuğunu gösteriyordu. CHP: “ÇAVUŞLU’YA YÜKLEYELİM DÖNEMİ BİTTİ” CHP Görele İlçe Başkanlığı ise tesisin kapanmasının ardından ortaya çıkan çöp toplama sorunlarının Çavuşlu halkına karşı bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini savundu. Açıklamada, “Çavuşlu’ya yükleyelim dönemi bitmiştir” denilerek üç talep sıralandı: Mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması, 2022 yılında alınan alternatif tesis kararının hayata geçirilmesi ve kamu kurumlarının çözüm üretirken çevre ve insan sağlığını öncelemesi istendi. ASIL SORU: GİRESUN’UN ÇÖPÜ BUNDAN SONRA NEREYE GİDECEK? Çavuşlu tesisinin devreden çıkmasıyla Giresun açısından artık yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin atık yönetimi de masada. Kent genelinde toplanan yüzlerce ton evsel atığın her gün düzenli biçimde taşınması, ayrıştırılması ve çevre mevzuatına uygun bir tesiste bertaraf edilmesi gerekiyor. Çavuşlu’nun kapatılması, yıllardır tek bir ana bertaraf noktasına bağımlı biçimde yürüyen sistemin kırılganlığını da ortaya çıkardı. 2022 yılında resmen kararlaştırılan alternatif tesisin nerede kurulacağı, hangi kapasitede planlanacağı, ileri ayrıştırma ve geri dönüşüm oranının ne olacağı, yeni tesis hizmete girinceye kadar Giresun’un atıklarının hangi lisanslı tesislere gönderileceği ve bunun belediyelere getireceği taşıma maliyetinin ne olacağı artık cevap bekleyen temel sorular. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu ile CHP Görele İlçe Başkanlığı’nın ortaklaştığı nokta ise net: Çöp sorununun çözümü, Çavuşlu’daki mevcut çevre ve hukuk tartışmalarını görmezden gelerek eski sisteme dönmek değil; Giresun’un tamamını kapsayacak sürdürülebilir, modern ve hukuka uygun yeni bir atık yönetim modelini hayata geçirmek.

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Haber

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Giresun’da bahar aylarında köy yollarından meydanlara, mahkeme salonlarından Meclis gündemine kadar taşınan maden tartışmaları son iki ayda kamuoyu gündeminde daha az yer almaya başladı. Ancak şirketlerin sahalardan çekildiğini, ruhsatların iptal edildiğini, sondaj ve arama programlarının sona erdiğini gösteren bir karar bulunmuyor. CHP’de mutlak butlan tartışmasıyla başlayan yönetim krizi Giresun örgütünü iç meselelerine yöneltirken, maden şirketlerinin ruhsat, izin, dava ve saha dosyaları işlemeye devam ediyor. Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin siyaseten en görünür takipçilerinden biri CHP Giresun İl Örgütü olmuştu. 7 Mayıs’ta Tirebolu’da düzenlenen basın açıklaması ve ardından Sekü Köyü’nde gerçekleştirilen buluşma, köylülerin sondaj girişimlerine karşı mücadelesini ulusal ölçekte gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve yerel örgüt yöneticileri; Sekü-Karlıbel hattındaki sondaj girişimlerinin yanı sıra Dereli, Doğankent, Çatalağaç, Alucra ve Şebinkarahisar’daki maden dosyalarını aynı program içinde ele aldı. Ancak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan parti içi kriz, Giresun örgütünü de doğrudan etkiledi. Giresun’da yapılması planlanan belediye başkanları toplantısı iptal edildi; ardından il ve merkez ilçe yönetimleri görevden alındı, İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Birkaç hafta önce maden ruhsatlarını, sondajları ve köylerin yaşam alanlarını gündeme taşıyan parti örgütü, bu kez kendi yönetim ve temsil krizine yöneldi. CHP içe döndükçe Giresun’daki maden dosyasının siyaset ve kamuoyu gündeminde yer alma sıklığı da azaldı. Ancak şirketlerin dosyaları durmadı; ruhsatlar, davalar, arama bildirimleri ve teknik süreçler işlemeye devam etti. GÜNDEMDE YER ALMA AZALDI, DOSYALAR KAPANMADI 2026 yılının mart, nisan ve mayıs aylarında Giresun’un farklı ilçelerinden art arda maden haberleri geldi. Sekü ve Karlıbel’de köylüler sondaj makinelerinin önüne geçti. Dereli’de başlayan sondaj çalışmaları mahkemeye taşındı. Batlama Vadisi’nde yeni arama sahaları için kolluk birimlerine bildirim yapıldı. Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik nedeniyle şirkete para cezası kesildi. Tirebolu ve Sekü’de siyasi heyetler köylülerle buluştu. Görele’de maden karşıtı miting düzenlendi. Mayıs ayının sonundan sonra ise bu dosyaların kamuoyu gündeminde görünürlüğü belirgin biçimde azaldı. Bu durum, şirketlerin faaliyetlerini sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Kamuya açık kayıtlarda Sekü-Karlıbel, Dereli, Batlama, Çatalağaç, Alucra ve diğer ruhsat sahalarında şirketlerin tamamen çekildiğine ilişkin bir karar bulunmuyor. Maden sahaları ortadan kalkmadı; siyasi takip, haber yoğunluğu ve kamuoyu baskısı zayıfladı. GİRESUN MADEN GÜNLÜĞÜ Bugünkü sessizliği anlayabilmek için Giresun’da son yıllarda yaşanan maden kazalarını, çevre ihlallerini, ruhsat kararlarını, sondaj girişimlerini, mahkeme süreçlerini ve toplumsal tepkileri tarihleriyle yeniden hatırlamak gerekiyor. 18 KASIM 2021 — ŞEBİNKARAHİSAR’DA ATIK BARAJI SETİ YIKILDI Giresun’un yakın dönem maden tarihindeki en ciddi olaylardan biri 18 Kasım 2021’de Şebinkarahisar’da yaşandı. Nesko Maden A.Ş.’ye ait işletmenin atık barajındaki iç set yıkıldı. Olayın ardından Giresun Valiliği tarafından teknik heyet görevlendirildi ve işletmenin faaliyetleri durduruldu. Yaşanan olay, yalnızca bir işletme kazası olarak kalmadı. Atık barajında biriken maden atıklarının toprak ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği riskler, bölgedeki atık depolama sistemlerinin güvenliği ve denetimlerin yeterliliği tartışmaya açıldı. Şebinkarahisar’daki olay, madencilikte asıl tehlikenin yalnızca kazı ve üretimden ibaret olmadığını; atık barajı, depolama güvenliği, çevresel izleme ve acil müdahale planlarının da yaşamsal önem taşıdığını gösterdi. Faaliyetlerin durdurulmasının ardından atık barajının hangi yöntemle güvenli hale getirildiği, çevresel ölçümlerin hangi sonuçları verdiği ve sonraki yıllarda işletmenin hangi şartlarla yeniden çalıştığı konusunda kamuoyuna düzenli ve bütünlüklü bir bilgilendirme yapılmadı. 4 TEMMUZ 2022 — ÇATALAĞAÇ’TA DERE KİRLİLİĞİ TESPİT EDİLDİ Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyündeki maden sahasıyla ilgili çevre kirliliği tartışması 2022 yılında resmi kayıtlara yansıdı. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında maden sahasından dere yataklarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığının tespit edildiğini bildirdi. Şirket hakkında Çevre Kanunu kapsamında idari işlem uygulandığı ve olumsuzlukların giderilmesi için süre verildiği açıklandı. Dört yıl sonra aynı sahada yeni bir çevre ihlalinin tespit edilmesi, uygulanan cezaların ve verilen sürelerin ne ölçüde caydırıcı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. KASIM 2022 — GİRESUN’UN 720 RUHSATLIK HARİTASI ORTAYA ÇIKTI TEMA Vakfının MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışma, Giresun’daki ruhsat yoğunluğunu görünür hale getirdi. Çalışmaya göre Giresun il sınırları içinde toplam 720 IV. Grup maden ruhsatı bulunuyordu. İncelenen çalışma alanının yüzde 85’i arama, işletme veya ihale safhasındaki ruhsat alanlarıyla çakışıyordu. Ruhsat alanlarının; yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki alanlardan oluşuyordu. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı belirtildi. Aynı çalışmada orman alanlarının yüzde 90’ının, tarım alanlarının yüzde 85’inin, meraların yüzde 99’unun ve iskân alanlarının yüzde 84’ünün IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakıştığı hesaplandı. Korunan alanlarda bu oran yüzde 89’a, Önemli Doğa Alanlarında ise yüzde 94’e ulaşıyordu. Ruhsat haritası, maden meselesinin yalnızca dağların veya kullanılmayan arazilerin değil; fındık bahçelerinin, meraların, köy yerleşimlerinin, ormanların ve su kaynaklarının meselesi olduğunu ortaya koydu. 18 MAYIS 2025 — ÇATALAĞAÇ YENİDEN DENETİM GÜNDEMİNE GELDİ Çatalağaç’taki maden işletmesi 2025 yılında da denetim başlığıyla gündeme geldi. Giresun Valiliğinin 18 Mayıs 2025 tarihli açıklamasında Doğankent-Çatalağaç köyündeki maden sahasına ilişkin denetim süreci kamuoyuna yansıdı. 2022 yılında tespit edilen çevresel sorunlardan sonra aynı bölgenin yeniden denetim konusu olması, Çatalağaç dosyasının tek bir olaydan ibaret olmadığını gösterdi. 2026’NIN İLK AYLARI — KAPASİTE ARTIŞINA “ÇED OLUMLU” KARARI 2026 yılının ilk aylarında Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan büyük maden projesi yeniden gündeme geldi. Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje yalnızca bir maden ocağından oluşmuyordu. Dosyada bakır, kurşun ve çinko üretimiyle birlikte flotasyon tesisi, maden ocakları, kapasite artışı ve maden atık depolama tesisi yer alıyordu. Proje alanının Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatak-Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi çevresine yayıldığı açıklandı. Bu genişlik, projenin tek bir köyü değil, Doğankent-Görele-Tirebolu hattındaki çok sayıda yerleşimi, dereyi, orman alanını ve tarım arazisini ilgilendirdiğini gösterdi. 24 ŞUBAT 2026 — SEKÜ-KARLIBEL HATTINDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel köyü arasındaki maden arama ve sondaj projesi, 2026 yılının en yoğun tartışılan dosyalarından biri oldu. Giresun İdare Mahkemesinin proje hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiği kamuoyuna yansıdı. Ancak mahkeme kararının ardından sondaj makinelerinin bölgeye çıkarılmak istenmesi, kararın sahada nasıl uygulandığı ve şirketin hangi izinlere dayanarak çalışma yapmak istediği konusunda tartışma yarattı. MART 2026 — DERELİ’DE SONDAJ ÇALIŞMALARI BAŞLADI Dereli ilçesinde Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız ve Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği zirve hattında maden sondaj çalışmaları başladı. Çalışmaların su kaynakları, tarım alanları, yayla ve meralar ile köy yaşamı üzerindeki olası etkileri bölge halkının tepkisine neden oldu. Yerel itirazlar yargıya taşındı. Ancak sondajların kaç noktada yapıldığı, hangi derinliğe ulaşıldığı, kaç numune alındığı ve şirketin sonraki faaliyet programının ne olduğu düzenli biçimde açıklanmadı. Dereli dosyası, Giresun’daki maden baskısının yalnızca Sekü-Karlıbel hattında değil, ilin iç kesimlerindeki köy ve yayla kuşağında da sahaya indiğini gösterdi. 3 NİSAN 2026 — BATLAMA VADİSİ İÇİN SAHA BİLDİRİMİ Giresun Merkez’deki en önemli yeni dosyalardan biri Batlama Vadisi’nde ortaya çıktı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre Lidya Madencilik, 3 Nisan 2026 tarihli yazıyla Giresun Merkez İlçe Jandarma Komutanlığına bildirimde bulundu. Bildirimde; 3535163, 3535202, 3536360 erişim numaralı sahalarda çalışma yapılacağı belirtildi. İlk aşamada kazı gerektirmeyen yüzeysel jeolojik inceleme, numune alma, jeofizik ve jeokimyasal araştırmalar ile jeoloji ve hidrojeoloji haritalama çalışmalarının planlandığı aktarıldı. Bu bildirim, Batlama Vadisi’nde doğrudan üretime başlandığı anlamına gelmiyordu. Ancak ruhsat sürecinin yalnızca evrak üzerinde kalmadığını, şirketin saha hazırlığı ve araştırma aşamasına geçtiğini ortaya koyuyordu. Batlama Vadisi’ndeki çalışmaların geri çekildiğine veya iptal edildiğine ilişkin daha sonra kamuya açık bir karar yayımlanmadı. 4-5 NİSAN 2026 — KÖYLÜLER SONDAJ MAKİNELERİNİN ÖNÜNE GEÇTİ Nisan ayının ilk haftasında Sekü-Karlıbel hattına çıkarılmak istenen sondaj makinesi köylüler tarafından durduruldu. Köylüler, çevre örgütleri ve hukukçular yürütmeyi durdurma kararını hatırlatarak ağır tonajlı ve paletli iş makinelerinin bölgeye girişine karşı çıktı. Köy yolunda başlayan nöbet, kısa sürede Giresun’un en görünür çevre mücadelelerinden birine dönüştü. Alagöz Maden ise yaptığı açıklamalarda sondaj ve numune alma çalışmalarının izinlere, “ÇED kapsam dışı” kararlarına ve orman izinlerine dayandığını savundu. Böylece aynı saha üzerinde mahkeme kararı, şirketin geçerli olduğunu ileri sürdüğü izinler ve köylülerin yaşam alanı mücadelesi karşı karşıya geldi. NİSAN 2026 — YENİ İHALELERLE RUHSAT HARİTASI GENİŞLEDİ MAPEG’in 317. Grup ihale süreciyle birlikte Giresun’daki maden alanlarına yenileri eklendi. Yerel kaynaklarda Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere-Kümbet çevresine uzanan sahalar sıralandı. Bazı haberlerde 5 ilçedeki 8 bölge için 12 bin 511,99 hektarlık alandan, bazı haberlerde ise 6 ilçeyi kapsayan yaklaşık 17 bin 930 hektarlık alandan söz edildi. Rakamların farklı olmasına rağmen ortak tablo değişmedi: Giresun’daki ruhsat ve arama baskısı yeni sahalarla genişliyordu. Kesin tablonun ortaya çıkabilmesi için erişim numarası bazında ruhsat sahibi, saha büyüklüğü, ihale sonucu, yürürlük tarihi, ruhsat aşaması ve varsa devir ya da iptal bilgilerinin açıklanması gerekiyor. 4 MAYIS 2026 — ALAGÖZ MADENCİLİK’E 2 MİLYON 517 BİN LİRA CEZA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 4 Mayıs 2026’da Doğankent’in Çatalağaç köyünde faaliyet gösteren Alagöz Madencilik’e 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Denetimlerde maden sahasından çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği tespit edildi. Aynı ihlalin daha önce iki kez gerçekleşmesi nedeniyle ceza üç kat uygulandı. Kirliliğe neden olduğu belirtilen yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri, gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak karar; şirketin tüm faaliyetlerinin sona erdirildiği, ruhsatlarının iptal edildiği, maden sahasının tamamen kapatıldığı anlamına gelmiyordu. Durdurma kararı yalnızca kirlilikle ilişkilendirilen yeraltı galerisi ve ilgili üretim bölümüyle sınırlıydı. Kısmi kapatma kararından sonra yeniden denetim yapılıp yapılmadığı, gerekli havuz ve arıtma tedbirlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve galerinin yeniden üretime açılıp açılmadığı ayrıntılı biçimde açıklanmadı. 7 MAYIS 2026 — CHP HEYETİ TİREBOLU VE SEKÜ’DE SAHAYA İNDİ CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve parti yöneticilerinden oluşan heyet, 7 Mayıs’ta Tirebolu’da basın açıklaması yaptı. Heyet daha sonra Sekü Köyü’ne giderek köylülerle buluştu. Programda Sekü-Karlıbel sondaj girişimleri, Dereli’deki çalışmalar, Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Çatalağaç’taki çevre ihlalleri, Giresun’daki 720 ruhsat ve ruhsatların tarım, su, orman, mera ve köy yaşamıyla çakışması gündeme taşındı. Bu buluşma, Giresun’daki maden mücadelesinin köy sınırlarından çıkarılarak bölgesel ve ulusal bir siyasi başlığa dönüşmesini sağladı. 29 MAYIS 2026 — GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG Mayıs ayı boyunca Sekü’de, Tirebolu’da ve Giresun’un farklı bölgelerinde toplantılar ve dayanışma programları düzenlendi. 29 Mayıs’ta Görele Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan maden karşıtı miting, bahar aylarındaki toplumsal hareketliliğin en geniş buluşmalarından biri oldu. Köylüler, çevre örgütleri, siyasi parti temsilcileri, yerel yöneticiler ve vatandaşlar; su kaynaklarının, fındık bahçelerinin, ormanların, meraların ve köy yerleşimlerinin korunması çağrısında bulundu. Bu mitingin ardından maden dosyalarının kamuoyu gündemindeki görünürlüğü giderek azaldı. DEVAM EDEN DAVALAR Giresun’daki maden dosyalarının bir bölümü yargı aşamasında bulunurken, bazı kararların sahada nasıl uygulandığına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL DAVASI Sekü-Karlıbel hattındaki yürütmeyi durdurma kararının hangi proje ve izinleri kapsadığı, şirketin hangi idari belgelere dayanarak sahaya girmek istediği ve kararın sahada tam olarak nasıl uygulandığı açıklığa kavuşmuş değil. Köylülerin ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelesi sona ermiş değil. DERELİ DOSYASI Dereli’deki sondaj çalışmalarına karşı başlatılan yargı süreci devam eden başlıklar arasında bulunuyor. Dava sonuçlanmadan kaç noktada sondaj yapıldığı, alınan numunelerin hangi aşamada olduğu ve şirketin yeni çalışma programı hazırlayıp hazırlamadığı açıklanmadı. ÇED VE RUHSAT İTİRAZLARI Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Alucra’daki altın projeleri ve farklı ilçelerdeki yeni arama sahalarıyla ilgili hukuki ve idari itirazlar da kapanmış değil. Ruhsat iptali, “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının kaldırılması ve yaşam alanlarının korunması yönündeki talepler sürüyor. ÇALIŞMALARIN DURDUĞU AÇIKLANMADIBATLAMA VADİSİ Lidya Madencilik’in üç erişim numaralı saha için yaptığı bildirim geçerliliğini koruyor. Arama sürecinin iptal edildiğine veya şirketin sahadan çekildiğine ilişkin kamuya açık bir karar bulunmuyor. DERELİ HATTI Dereli’deki sondaj çalışmalarının tamamlandığı veya sona erdirildiği açıklanmadı. Sondajlardan elde edilen jeolojik verilerin şirket tarafından değerlendirilmesi ve sonraki ruhsat aşamalarında kullanılması ihtimali devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL Sahadaki görünür makine hareketliliği azalmış olsa da şirketin ruhsat hakkından vazgeçtiğine veya projeyi tamamen iptal ettiğine ilişkin resmi bir belge bulunmuyor. ÇATALAĞAÇ Alagöz Madencilik’e verilen ceza, tüm işletmeyi değil kirliliğe neden olan belirli yeraltı galerisi bölümünü kapsıyor. Şirketin Giresun’daki diğer işletme, tesis ve kapasite artışı süreçlerinin sona erdiği açıklanmış değil. ALUCRA Alucra Demirözü’nde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. adına altın-gümüş açık ocak projelerine ilişkin “ÇED Olumlu” kararları bulunuyor. Tohumluk köyündeki altın-bakır projesinde ise ÇED inceleme ve değerlendirme süreci gündeme gelmişti. Bu dosyaların iptal edildiğini veya şirketlerin sahalardan vazgeçtiğini gösteren bir karar bulunmuyor. YENİ İHALE SAHALARI Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere çevresindeki yeni ihale alanları ruhsat baskısının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Hangi şirketin hangi erişim numarasıyla, hangi çalışma aşamasında ve hangi saha takvimiyle hareket ettiği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmıyor. SESSİZCE SÜRÜYOR ARTIK İŞLER 12 Temmuz 2026 itibarıyla Giresun’daki maden dosyasının görünümü değişmiş değil: Bahar aylarında köy yollarında yükselen tepkiler, meydanlara taşınan itirazlar ve siyasi heyetlerin açıklamaları gündemden çekilirken şirketlerin ruhsat, izin, numune, arama ve sondaj takvimlerinin durduğuna ilişkin herhangi bir karar açıklanmadı. Giresun’da madenler sessizliğe gömüldü; sondaj ve arama süreçleri ise daha az görünür biçimde devam ediyor.

CHP  7 MAYIS’TA SEKÜ’DE Haber

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE CHP heyeti, 7 Mayıs Perşembe günü Giresun’da maden ruhsatları, sondaj girişimleri, ÇED süreçleri, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı başlıklarını gündeme taşıyacak. Heyet, Tirebolu’daki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’nde yurttaşlarla buluşacak. CHP HEYETİ TİREBOLU’DA AÇIKLAMA YAPACAK CHP Genel Başkan Yardımcıları, gölge bakanlar, bölge milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ile il ve ilçe örgütleri, “Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılan Karadeniz’de Halkımızın Yanındayız” programı kapsamında 7 Mayıs’ta Giresun’a gelecek. Giresun programı, saat 16.30’da Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde yapılacak geniş katılımlı basın açıklamasıyla başlayacak. Heyet, açıklamanın ardından saat 17.00’de Sekü Köyü’ne hareket edecek. Sekü Köy Meydanı’ndaki halk buluşması saat 17.30’da yapılacak. SEKÜ KÖYÜ’NDE MADEN VE SONDAJ GÜNDEMİ ELE ALINACAK CHP heyeti, Sekü Köyü’nde köylülerin maden arama ve sondaj girişimlerine karşı yürüttüğü yaşam alanı mücadelesini yerinde dinleyecek. Programda Giresun’un geneline yayılan maden ruhsatları, sondaj faaliyetleri, işletme sahaları, kapasite artışı dosyaları, ÇED süreçleri, mahkeme başlıkları, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı birlikte değerlendirilecek. GİRESUN’DA 720 MADEN RUHSATI BULUNUYOR TEMA Vakfı’nın MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışmada Giresun’daki ruhsat yoğunluğu dikkat çekti. Çalışmada Giresun il sınırları içinde 720 adet IV. Grup maden ruhsatı bulunduğu, çalışma alanının yüzde 85’inin maden ruhsat alanı içinde kaldığı belirtildi. Ruhsatlı alanların yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki maden ruhsat alanı olarak sınıflandırıldı. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde IV. Grup madenlere ruhsatlılık oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. FINDIK, SU, ORMAN VE MERA ALANLARI RİSK BAŞLIĞINDA Giresun’da orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u ve iskân alanlarının yüzde 84’ü IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Bu tablo, maden ruhsatlarının yalnızca dağlık ve yerleşim dışı bölgelerle sınırlı kalmadığını; fındık bahçelerini, köy yerleşimlerini, meraları, orman varlığını ve su kaynaklarını da doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor. KORUNAN ALANLARDA RUHSAT ÇAKIŞMASI YÜZDE 89’A ULAŞTI Giresun’daki korunan alanların yüzde 89’u IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Arkeolojik sit alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında çakışma oranı yüzde 100’e ulaşıyor. Tabiat parklarının yüzde 98’i, gölet ve barajların yüzde 95’i, tohum-meşcere alanlarının ise yüzde 36’sı ruhsat haritası içinde yer alıyor. SEKÜ’DEN DERELİ’YE, DOĞANKENT’TEN ALUCRA’YA MADEN BAŞLIĞI GENİŞLİYOR Tirebolu Sekü Köyü ile Görele Karlıbel Köyü hattı, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan sondaj girişimleri nedeniyle Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin öne çıkan noktalarından biri oldu. Dereli hattında Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği bölgede sondaj çalışmaları başladı. Doğankent, Görele ve Tirebolu sınırlarındaki bakır-kurşun-çinko flotasyon tesisi, maden ocakları ve atık depolama kapasite artışı dosyası da Giresun’un maden gündemindeki ana başlıklar arasında yer alıyor. Alucra Demirözü çevresindeki altın-gümüş madeni açık ocak işletmeciliği dosyası ve Şebinkarahisar’da 2021 yılında yaşanan atık barajı olayı da kentte maden faaliyetlerine ilişkin tartışmaları büyüten başlıklar arasında bulunuyor. KARADENİZ PROGRAMI RİZE MİTİNGİYLE TAMAMLANACAK CHP’nin Karadeniz programı Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerini kapsıyor. Program 7 Mayıs’ta Ordu Fatsa’da başlayacak, aynı gün Giresun Tirebolu ve Sekü Köyü ile devam edecek. Heyet, 8 Mayıs’ta Trabzon Araklı ve Rize Çayeli programlarını gerçekleştirecek. Program, 9 Mayıs Cumartesi günü Rize’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapılacak mitingle tamamlanacak.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

VALİ KOÇ, TİREBOLU’DAKİ 624 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDUNDA İNCELEME YAPTI Haber

VALİ KOÇ, TİREBOLU’DAKİ 624 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDUNDA İNCELEME YAPTI

VALİ KOÇ, TİREBOLU’DAKİ 624 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDUNDA İNCELEME YAPTI Giresun Valisi Mustafa Koç, Tirebolu’da yapımı süren 624 kişilik öğrenci yurdu inşaatında incelemelerde bulundu. Kaymakam Dr. Muhammed Lütfi Kotan’dan bilgi alan Koç, 14 bin 312 metrekarelik tesisin sosyal donatıları ve spor alanlarıyla modern bir kampüs olarak hizmet vereceğini söyledi. Giresun’da yükseköğrenim altyapısını güçlendirecek yatırımlardan biri olan Tirebolu öğrenci yurdunda çalışmalar sürüyor. Giresun Valiliği’nin paylaşımına göre Vali Mustafa Koç, ilçede yapımı devam eden 624 kişilik öğrenci yurdu inşaatını yerinde inceledi. İnceleme sırasında projenin son durumu hakkında Kaymakam Dr. Muhammed Lütfi Kotan’dan bilgi alındı. Yapılan değerlendirmede, projenin yalnızca bir yurt binası değil, sosyal donatıları ve spor alanlarıyla birlikte planlanan kapsamlı bir yaşam alanı olduğu vurgulandı. Valilik açıklamasında, 14 bin 312 metrekare inşaat alanına sahip tesisin, öğrencilerin barınma ihtiyacının yanı sıra sosyal ve sportif ihtiyaçlarına da cevap verecek şekilde tasarlandığı belirtildi. Projeye ilişkin kamuoyuna daha önce yansıyan bilgilere göre yapı, 9 bin 955,17 metrekare arsa alanı üzerinde yükseliyor. Toplam 14 bin 312,09 metrekare inşaat alanına sahip tesisin zemin artı 5 katlı betonarme sistemle inşa edildiği ifade edilirken, proje kapsamında sosyal tesis binası, 213 kişilik çok amaçlı konferans salonu, iki ayrı 144 kişilik yemekhane, teknik blok, yurt yönetim binası, etüt odaları, atölye çalışma alanları, mescit, tribünlü spor sahası, yürüyüş yolları, yeşil alanlar ve otoparkın yer aldığı kaydedildi. Projede dikkat çeken başlıklardan biri de kapasite artışı oldu. İlk aşamada 300 kişilik olarak gündeme gelen yurt projesinin, sonraki süreçte 624 kişilik kapasiteye ulaştığı görüldü. Böylece Tirebolu’daki yatırımın, başlangıçtaki planlamanın ötesine taşınarak daha geniş kapsamlı bir öğrenci yerleşkesine dönüştüğü değerlendiriliyor. Yerel basına yansıyan bilgilere göre inşaatta 2025 yılı yaz aylarında fiziki gerçekleşme oranı yüzde 72 seviyesine ulaşmıştı. 2026 yılı başında yayımlanan haberlerde ise projede geçici kabul aşamasına yaklaşıldığı, çevre düzenlemesi ve son işlerin ardından teslim sürecinin gündeme geldiği ifade edilmişti. Tirebolu’da yapımı süren öğrenci yurdu, yalnızca ilçe için değil, Giresun’un genel yükseköğrenim kapasitesi açısından da önem taşıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, öğrencilerin barınma ihtiyacına yeni bir çözüm üretilmesi ve ilçe merkezinde daha düzenli, daha donanımlı bir yaşam alanı oluşturulması hedefleniyor. Modern kampüs anlayışıyla planlanan yatırımın, tamamlandığında Tirebolu’nun eğitim altyapısına önemli katkı sunması bekleniyor.

GİRESUN’DA SAĞLIKTA KAPASİTE ALARMI: YENİ HASTANE ARTIK KAÇINILMAZ Haber

GİRESUN’DA SAĞLIKTA KAPASİTE ALARMI: YENİ HASTANE ARTIK KAÇINILMAZ

GİRESUN’DA SAĞLIKTA KAPASİTE ALARMI: YENİ HASTANE ARTIK KAÇINILMAZ Artan hasta yükü karşısında mevcut sağlık altyapısının yetersiz kaldığı Giresun’da, randevu sistemleri kilitlenmiş, yoğun bakım ve yataklı servislerde ciddi tıkanmalar yaşanıyor. Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Ali Kara, kapasite artışı ve ilave hastane yatırımı için acil çağrı yaptı. GİRESUN – Giresun’da sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk ve gecikmeler kamuoyunda giderek artan bir endişeye dönüşürken, Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği (GESOB) Başkanı Ali Kara, mevcut sağlık altyapısının artan ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek kapsamlı ve kalıcı çözümler talep etti. Randevu, Yatak ve Yoğun Bakımda Tıkanma Son yıllarda artan nüfus hareketliliği ve bölgesel hasta yoğunluğu nedeniyle Giresun’daki hastanelerde yatak kapasitesinin sınırına dayandığını ifade eden Kara, bazı branşlarda poliklinik hizmetlerinin aksadığını, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), acil servisler ve yoğun bakım ünitelerinde ciddi yoğunluklar yaşandığını söyledi. Bu durumun hastalar ve hasta yakınları açısından mağduriyet yarattığını vurguladı. “Sorunun Kaynağı Sağlık Çalışanları Değil” Kamuoyunda zaman zaman sağlık çalışanlarına yönelik haksız eleştiriler yapıldığını hatırlatan Kara, yaşanan sorunların temelinde bireysel eksikliklerin değil, fiziki altyapı, yatak kapasitesi ve teknik personel yetersizliğinin bulunduğunu ifade etti. “Sağlık çalışanlarımız ve hekimlerimiz büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Mevcut tablo onların emeğini gölgelememeli; asıl sorun yapısal yetersizliklerdir,” dedi. Acil Çözüm Başlıkları Sıralandı GESOB Başkanı Kara, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve vatandaşların nitelikli hizmete erişimi için şu adımların ivedilikle atılması gerektiğini belirtti: Hastane yatak kapasitesinin artırılması Yoğun bakım ünitelerinin güçlendirilmesi Poliklinik ve branş servislerinin genişletilmesi Kısa ve orta vadede ilave hastane yatırımlarının planlanması “Giresun Sağlık Yatırımında Geri Bırakılmamalı” Açıklamada, Samsun, Ordu, Trabzon ve Rize gibi çevre illerde şehir hastanesi yatırımlarının hayata geçirilmiş olmasının memnuniyet verici olduğu, ancak Giresun’un benzer ölçekte sağlık yatırımlarından mahrum kalmasının kamuoyunda ciddi bir beklenti ve hassasiyet oluşturduğu vurgulandı. Kara, bölgesel sağlık planlamasında Giresun’un ihtiyaçlarının adil ve öncelikli biçimde ele alınması gerektiğini söyledi. “Çağdaş ve Erişilebilir Sağlık Altyapısı Şart” Giresun halkının güçlü, erişilebilir ve çağdaş bir sağlık altyapısını hak ettiğini dile getiren Kara, sağlık çalışanlarının emeğinin desteklenmesi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve vatandaş mağduriyetlerinin giderilmesi adına gerekli adımların gecikmeden atılacağına olan inancını kamuoyuyla paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.