Hava Durumu

#Kanun Teklifi

giresunsonhaber - Kanun Teklifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun Teklifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM’ye sunulduğunu belirterek, düzenlemenin Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı ve toplumsal birlikteliği güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, teklifin kapsamlı istişareler sonucunda hazırlandığını belirterek, “Aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclisimizin takdirine sunuldu” ifadelerini kullandı. HEDEF: TERÖR TEHDİDİNİ KALICI OLARAK ORTADAN KALDIRMAK Kanun teklifinin Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir adım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, millî birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin hazırlanması ve yürütülmesine katkı sağlayan siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür etti. BAHÇELİ’YE VE SİYASİ PARTİLERE TEŞEKKÜR Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye özel olarak teşekkür ederek, “Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum” dedi. Erdoğan, söz konusu adımın Türkiye için hayırlı olması temennisinde bulundu.

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz Haber

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne tepki gösterdi. ANKARA (İGFA) - Çerçeve yasa teklifi “ihanet belgesi” olarak nitelendiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, teklifin “Cumhuriyeti ‘100 yıllık reklam arası’ görenlerle ‘100 yıllık zulüm’ diye tarif edenlerin ortak metni” olduğunu savundu. TBMM’nin millet iradesinin tecelli ettiği yer olduğunu belirten Dervişoğlu, düzenlemeye karşı mücadele edeceklerini söyledi. “Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir” diyen Dervişoğlu, teklifin devlet yapısı ve milli birlik açısından risk taşıdığını öne sürdü. TBMM’nin Kurtuluş Savaşı sürecindeki tarihi rolüne dikkat çeken Dervişoğlu, “Büyük Türk milletinin meclisini bir cani istiyor diye size çiğnettirmeyeceğiz” dedi. Hesap zamanı diyecek Türk Milleti! O hesap zamanı geldiğinde de herkesin kulağında benim sesim çınlayacak! İhanetin zaman aşımı yoktur! pic.twitter.com/cYq8QYDvC3 — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) August 5, 2026 “GAZİLERİN HAKLARI BAŞKA BİR DÜZENLEMENİN PARÇASI YAPILMAMALI” Şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin yapılacak düzenlemelere de değinen Dervişoğlu, bu konuların terör süreciyle aynı zeminde ele alınmasını eleştirdi. Dervişoğlu, “Gazilerimizin haklarını teslim edecekseniz hakkı haklıya layıkıyla teslim edin. Onların fedakarlığını İmralı için hazırladığınız ihanetin vicdan perdesi yapmayın” ifadelerini kullandı. Devletin silahla hak elde etmeye çalışanları ödüllendirmemesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, düzenlemenin hukuka bağlı kalanları cezalandıracağını, terörle mücadelede bedel ödeyenlerin ise göz ardı edileceğini iddia etti. “KANUNU GEÇİRMEK YAPILANI HAKLI KILMAZ” TBMM’deki sayısal çoğunluğun bir düzenlemeyi kabul ettirmeye yetebileceğini belirten Dervişoğlu, “Bir kanunu geçirmek yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu milletin vicdanını oylayamaz” diye konuştu. Teklifin kapsamı ve olası sonuçlarını kamuoyuna anlatacaklarını ifade eden Dervişoğlu, “Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete sonuna kadar ‘hayır’ diyeceğiz” dedi. Dervişoğlu, partisinin Genel Kurul sürecinde ve meydanlarda düzenlemeye karşı duracağını belirterek, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” açıklamasını yineledi.

Efkan Âlâ: Terörsüz Türkiye sürecinde önemli aşamaya ulaşıldı Haber

Efkan Âlâ: Terörsüz Türkiye sürecinde önemli aşamaya ulaşıldı

AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Âlâ, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'ye sunulmasının "Terörsüz Türkiye" sürecinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, sürecin 86 milyon vatandaşın kazanacağı bir dönem olacağını ifade etti. ANKARA (İGFA) - AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Âlâ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmasını değerlendirdi. Âlâ, kanun teklifinin Meclis'e sunulmasıyla birlikte sürecin önemli bir aşamaya ulaştığını belirterek, bunun Türkiye'nin huzur ve güven ortamını daha da güçlendirecek bir adım olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstlendiği tarihi sorumluluk ve milletin desteğiyle yürütülen sürecin, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine ulaşmada önemli katkı sağlayacağını vurgulayan Âlâ, bu sürecin kazananının 86 milyon vatandaş, gönül coğrafyasındaki kardeş topluluklar ve bölge ülkeleri olacağını dile getirdi. Efkan Âlâ, açıklamasında, "Ülkemizin toplumsal barışını, ortak geleceğini ve bölgemizin istikrarını tahkim edecek bu önemli sürece katkı sunan herkese teşekkür ederiz." ifadelerine yer verdi. Ülkemizin huzur ikliminin güçlenmesini sağlayacak "terörsüz Türkiye" sürecinde, Çerçeve Yasa teklifinin bugün TBMM’ye sunulmuş olmasıyla önemli bir aşamaya ulaşmış bulunuyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üstlendiği… — Efkan Âlâ (@efkanÂlâ) August 5, 2026

TTB ve Eğitim Sen'den torba kanun tepkisi... 26. madde akademik özgürlüğe tehdit Haber

TTB ve Eğitim Sen'den torba kanun tepkisi... 26. madde akademik özgürlüğe tehdit

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), TBMM gündemindeki torba kanun teklifinin 26. maddesine tepki gösterdi. İki örgüt, öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını öngören düzenlemenin akademik özerklik, ifade özgürlüğü ve özlük haklarını tehdit ettiğini belirterek maddenin tekliften çıkarılmasını istedi. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu gündemine gelen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 26. maddesine ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin akademik özgürlükleri zedeleyeceği belirtilerek geri çekilmesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada, 2 Temmuz'da TBMM'ye sunulan ve 14 Temmuz'da Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda kabul edilen torba kanun teklifinin, öğrenci affı düzenlemesinin gölgesinde yükseköğretim alanını doğrudan etkileyecek maddeler içerdiği ifade edildi. TTB ve Eğitim Sen, teklifin 26. maddesiyle 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda değişiklik yapılarak devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapacak tüm öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının zorunlu hale getirilmesinin amaçlandığını savundu. Ortak açıklamada, güvenlik soruşturmasının yalnızca istisnai ve güvenlik açısından stratejik alanlarda uygulanması gereken bir yöntem olduğu belirtilerek, bu uygulamanın akademik alana taşınmasının bilimsel özerklik ve ifade özgürlüğü açısından ciddi riskler doğuracağı öne sürüldü. Açıklamada ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin geçmişte güvenlik soruşturmasına ilişkin bazı düzenlemeleri hukuki güvencelerin yetersizliği nedeniyle iptal ettiği hatırlatılarak, yeni düzenlemenin de benzer sakıncalar taşıdığı ifade edildi. Düzenlemenin idareye geniş takdir yetkisi verdiği, keyfi uygulamalara zemin hazırladığı ve Anayasa ile Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu görüşü dile getirildi. TTB ve Eğitim Sen, öğretim elemanlarının temel hak ve özgürlüklerini sınırlandıracağı gerekçesiyle 26. maddenin kanun teklifinden çıkarılmasını talep etti. Açıklamanın sonunda üniversitelerin tüm bileşenleri, demokratik kitle örgütleri ve kamuoyu, düzenlemeye karşı duyarlılık göstermeye ve ortak mücadeleye davet edildi.

Dervişoğlu: Devletin 6 ayda ödediği faiz 1,5 trilyon liraya dayandı Haber

Dervişoğlu: Devletin 6 ayda ödediği faiz 1,5 trilyon liraya dayandı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, hükümetin uyguladığı ekonomi politikikalarına yönelik sert eleştirilerde bulunarak, yılın ilk altı ayında ödenen faiz tutarının 1,5 trilyon liraya ulaştığını ve bütçe açığının 1 trilyon liraya dayandığını belirtti. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu. Ekonomiden dış politikaya, Kıbrıs meselesinden şehit ve gazilerin haklarına kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, hükümetin ekonomi yönetimini hedef aldı. "FAİZE GİDEN PARA 4,5 MİLYON ASGARİ ÜCRETLİYE DENK" Ekonomik veriler üzerinden iktidara yüklenen Dervişoğlu, devletin 2026 yılının ilk altı ayında ödediği faizlerin 1,5 trilyon liraya ulaştığını vurgulayarak, "Bu miktar 4,5 milyon çalışanın bir yıllık asgari ücretine tekabül ediyor. Bütçe açığı ise 1 trilyon lira seviyesine dayandı." şeklinde konuştu. Faiz ödemelerinin vatandaşın yaşam standartlarını olumsuz etkilediğini ifade eden Dervişoğlu, "Bu rakamlar çiftçinin mazotundan, emeklinin ekmeğinden, işçinin maaşından ve esnafın kazancından eksilen paralardır." dedi. EMEKLİ MAAŞI DÜZENLEMESİNİ ELEŞTİRDİ TBMM gündemindeki en düşük emekli aylığı düzenlemesine de değinen Dervişoğlu, bütçenin önceliğinin faiz ödemelerine verildiğini öne sürerek, emeklilere yapılan artışların yetersiz kaldığını savundu. Konuşmasında dış politika başlığına da yer veren Dervişoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye dair F-35 açıklamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. S-400 hava savunma sistemi sebebiyle Türkiye'nin F-35 programının dışında bırakıldığını hatırlatan Dervişoğlu, hükümetin şimdi S-400'leri devrederek yeniden programa dahil olmaya çalıştığı yönündeki iddiaları eleştirdi. "Madem S-400 vazgeçilmez bir milli güvenlik gereksinimiydi, neden elden çıkarılmaya çalışılıyor? Şayet devredilebilecek bir sistem olsaydı, Türkiye neden F-35 programından çıkarıldı?" ifadelerini kullandı. ŞEHİT VE GAZİLER İÇİN KANUN TEKLİFİ Şehit ve gazilerin karşılaştığı hak kayıplarına da işaret eden Dervişoğlu, farklı statü farkları nedeniyle mağduriyetlerin doğduğunu belirterek, bu sorunu gidermek amacıyla bir kanun teklifi hazırladıklarını duyurdu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "Terörsüz Türkiye" süreci doğrultusunda siyasi partilere gerçekleştirdiği ziyaretlere de değinen Dervişoğlu, İYİ Parti'nin görüşme talebini kabul etmesinin, yürütülen siyasete destek vermek anlamına gelmediğini vurguladı. Görüşmenin ardından kamuoyunun detaylıca bilgilendirileceğini söyleyen Dervişoğlu, "Sayın Kurtulmuş bize ne anlattıysa, hangi soruları sorduğumuzu ve ne cevaplar aldığımızı milletimizle eksiksiz şekilde paylaşacağız." şeklinde konuştu. İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı, Dervişoğlu'nun hitabının ardından basına kapalı şekilde sürdü.

Öğrenci affının kapsamı genişletiliyor... Kanun teklifi komisyondan geçti Haber

Öğrenci affının kapsamı genişletiliyor... Kanun teklifi komisyondan geçti

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Sadettin Hülagü, ilk imza sahibi olduğu "Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'ndaki görüşmelerinin tamamlandığını açıkladı. Teklifle, 2022'deki öğrenci affından yararlanmasına rağmen eğitimini tamamlayamayanlara yeniden öğrenim hakkı tanınıyor. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Sadettin Hülagü, ilk imza sahibi olduğu **"Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"**nin TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'ndaki görüşmelerinin tamamlandığını duyurdu. Hülagü, komisyon görüşmeleri sırasında yapılan değişiklikle öğrenci affının kapsamının genişletildiğini belirterek, 2022 yılında çıkarılan öğrenci affından yararlanmasına rağmen çeşitli nedenlerle eğitimini tamamlayamayan öğrencilerin yeniden üniversitelerine dönebilmelerinin önünün açıldığını ifade etti. Kanun teklifinde akademisyenleri ilgilendiren önemli düzenlemelerin de yer aldığını kaydeden Hülagü, öğretim üyelerinin emeklilik sonrasında sözleşmeli statüde görev yapabilmelerine ilişkin yeni hükümler getirildiğini bildirdi. Teklifin yükseköğretimde kaliteyi artırmayı, akademik emeği ve liyakati güçlendirmeyi, üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesini desteklemeyi amaçladığını vurgulayan Hülagü, düzenlemenin öğrenciler, akademi camiası ve Türkiye için hayırlı olmasını temenni etti. İlk imza sahibi olduğum “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimizin” Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundaki görüşmelerini tamamladık. Komisyon görüşmeleri sırasında öğrenci affının kapsamını genişlettik. Böylece 2022… pic.twitter.com/ffdUyTB7Bt — Sadettin HÜLAGÜ (@ProfDrHulagu) July 15, 2026

TBMM’YE AK PARTİ'DEN DEV TEKLİF... EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 23 BİN 552 TL'YE YÜKSELİYOR Haber

TBMM’YE AK PARTİ'DEN DEV TEKLİF... EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 23 BİN 552 TL'YE YÜKSELİYOR

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifiyle en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılması öngörülüyor. Teklifte aday sürücülükten PTT personeline, siber güvenlikten turizm ve sinema sektörüne kadar birçok alanda önemli düzenlemeler yer alıyor. ANKARA (İGFA) - AK Parti milletvekillerinin hazırladığı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. Çok sayıda kanunda değişiklik öngören teklifin en dikkat çeken maddesi, en düşük emekli aylığının artırılması oldu. Teklife göre, en düşük emekli aylığı Temmuz 2026 ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltilecek. Düzenlemenin yasalaşması halinde artış, temmuz ayı maaşlarına yansıtılacak. ADAY SÜRÜCÜLERE DAHA SIKI KURALLAR Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılacak değişiklikle ilk kez ehliyet alanlar ile ehliyeti iptal edilerek yeniden alanlar 2 yıl süreyle aday sürücü sayılacak. Bu süre içinde; 75 ceza puanını aşan, 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanan, sürücü belgesinin geri alınmasını gerektiren ihlaller yapan, belirli trafik kurallarını üç kez ihlal edenlerin aday sürücü belgeleri iptal edilecek. Ehliyetini yeniden alabilmek için sürücü kursuna yeniden katılmaları, psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesinden geçmeleri gerekecek. TURİZM VE İSTİHDAMA DESTEK Teklifte turizm sektörüne yönelik SGK prim desteği de yer aldı. Turizm işletme belgeli konaklama tesislerinde çalışan sigortalılar için Mayıs-Aralık 2026 dönemine ilişkin prim desteği İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak. İmalat sanayinde istihdamı korumaya yönelik teşviklerin süresi de 31 Aralık 2028'e kadar uzatılacak. SİNEMA SEKTÖRÜNE YENİ KAYNAK Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sinema desteklerinin güçlendirilmesi amacıyla yeni bir finansman modeli oluşturuluyor. İnternet platformları ile koşullu erişim sağlayan medya kuruluşları, yıllık net satışlarının yüzde 2'sini sinema desteklerinde kullanılmak üzere Bakanlık döner sermayesine aktaracak. PTT PERSONELİNE YENİ İSTİHDAM MODELİ Teklifle PTT'de çalışan personelin istihdam yapısında değişikliğe gidiliyor. İş Kanunu kapsamındakiler hariç personel, idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilecek. Mevcut personelin yeni sisteme geçişine ilişkin hükümler de teklif kapsamında düzenleniyor. Teklif, Siber Güvenlik Başkanlığı'nın görev alanını da genişletiyor. İnternet alan adlarına ilişkin politika belirleme yetkisi Başkanlığa verilirken, acil durumlarda erişim sağlayıcılara ve ilgili platformlara doğrudan tedbir uygulanmasına yönelik düzenlemeler getiriliyor. Bu arada TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan teklifin detaylarına göre ayrıca; üst kademe kamu yöneticisi olmayan bazı kadrolara atanmak için gereken hizmet süresi 5 yıldan 10 yıla çıkarılması, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın verdiği ruhsat, lisans ve çeşitli belgeler için alınacak ücretlerin döner sermaye hesabına yatırılması hüküm altına alınması ve elektrik piyasasında genel aydınlatma giderlerinin paylaşımına ilişkin uygulamanın süresi 2030 yılı sonuna kadar uzatılması da planlandı. TBMM komisyonlarında görüşülecek kanun teklifinin kabul edilmesi halinde çok sayıda düzenleme farklı tarihlerde yürürlüğe girmesi beklenirken, en düşük emekli aylığına ilişkin artışın Temmuz 2026 ödeme döneminden itibaren uygulanması bekleniyor.

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI

GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI TALEBİ TBMM KÜRSÜSÜNE TAŞINDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, kente İstiklal Madalyası verilmesi için Meclis’e çağrı yaptı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” dedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 9 Haziran 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un İstiklal Madalyası talebini gündeme taşıdı. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında açılan 99’uncu birleşimde gündem dışı söz alan Gezmiş, Kurtuluş Savaşı’nda Giresun’un verdiği mücadeleyi, gönüllü alayları, cephelerde şehit düşen Giresun uşaklarını ve kentin uzun yıllardır bekleyen tarihî talebini Meclis kürsüsünden anlattı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Kurtuluş Savaşı’ndaki gönüllü alaylarını, şehitlerini ve tarihî fedakârlığını anlatarak kente İstiklal Madalyası verilmesini istedi. Gezmiş, konuşmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurucu iradesine ve millî egemenlik vurgusuna dikkat çekerek başladı. Giresun’un Kurtuluş Savaşı’nda yalnızca asker gönderen bir şehir olmadığını, gönüllü alaylarıyla cephe hattında doğrudan yer aldığını belirten Gezmiş, kentin bu mücadelesinin resmî olarak İstiklal Madalyası ile tescillenmesi gerektiğini söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELEDEKİ YERİ MECLİS’TE ANLATILDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı yıllarında nüfusuna oranla verdiği şehit sayısı, cephedeki gönüllü birlikleri ve halkın sağladığı destekle Millî Mücadele tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Giresun uşaklarının Mangal Dağı’nda, Afyon’da, Dumlupınar’da ve Sakarya’da destan yazdığını belirten Gezmiş, İğneli Pembe Hatunlar başta olmak üzere cephe gerisinde ve cephede mücadele eden kahramanları da andı. Mondros Mütarekesi’nin ardından işgallere karşı Giresun’da hızlı bir örgütlenme başladığını hatırlatan Gezmiş, Aralık 1918’de Milis Komutan Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın, Şubat 1919’da ise Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin kurulduğunu ifade etti. İzmir’in işgaline karşı Giresun’da büyük bir miting düzenlendiğini, İngiltere, İtalya ve İstanbul Hükûmetine protesto telgrafları gönderildiğini dile getirdi. GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYLARI MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN AĞIR CEPHELERİNDE SAVAŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin merkezinde, Millî Mücadele yıllarında kurulan gönüllü alayların cephede üstlendiği görev bulunuyor. Giresun’da işgale karşı başlayan yerel savunma örgütlenmesi, kısa sürede yalnızca bölge güvenliğiyle sınırlı kalmadı; Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesinin düzenli askerî yapısına katılan gönüllü birliklere dönüştü. Giresun gönüllülerinden oluşan birlikler, önce Karadeniz’de güvenlik ve direniş hattının güçlendirilmesinde görev aldı. Pontusçu çetelerin faaliyetlerine karşı yürütülen mücadele, kıyı hattının savunulması ve Millî Mücadele’ye insan gücü sağlanması bu sürecin ilk aşamasını oluşturdu. Ardından Giresunlu gönüllüler, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz başta olmak üzere savaşın kaderini belirleyen cephelere sevk edildi. Tarihsel kaynaklarda Giresun gönüllüleri denildiğinde özellikle 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alaylar öne çıkıyor. 42’nci Alay, Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın adıyla; 47’nci Alay ise Osman Ağa’nın komutasındaki gönüllülerle anılıyor. Son yıllarda yapılan akademik çalışmalar, Giresun’un Millî Mücadele’deki askerî katkısının yalnızca iki alayla sınırlı tutulamayacağını, 44’üncü Giresun Alayı’nın da bu tarihsel bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Gezmiş, Giresun’un Millî Mücadele’de yalnızca cepheye asker gönderen bir şehir değil, gönüllü alaylarıyla savaşın en ağır yükünü omuzlayan tarihî bir merkez olduğunu vurguladı. 42’NCİ ALAY SAKARYA’DA AĞIR BEDEL ÖDEDİ 42’nci Giresun Gönüllü Alayı, Millî Mücadele’nin en kritik cephelerinden biri olan Sakarya’da ağır kayıplar verdi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki alay, Ankara’nın savunulmasında hayati öneme sahip hatlarda savaştı. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Giresun’dan cepheye giden çok sayıda gönüllü şehit oldu. Bu alay, yalnızca askerî bir birlik olarak değil, Giresun’un vatan savunmasına verdiği toplu cevabın sembollerinden biri olarak hafızaya yerleşti. Giresun’un farklı ilçelerinden gelen gençlerin aynı sancak altında cepheye yürümesi, kentin Millî Mücadele’ye katılımını kişisel kahramanlıkların ötesine taşıdı; şehir ölçeğinde örgütlenen bir fedakârlık tablosu ortaya çıkardı. 47’NCİ ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDA CEPHEYE ÇIKTI 47’nci Giresun Gönüllü Alayı, Osman Ağa komutasında Millî Mücadele’nin önemli birlikleri arasında yer aldı. Osman Ağa’nın öncülüğünde oluşturulan gönüllü yapı, Karadeniz’deki direniş hattından Ankara’nın güvenliğine, iç isyanların bastırılmasından cephe savaşlarına kadar farklı alanlarda görev üstlendi. Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak anılması da bu tarihsel sürecin önemli başlıklarından biri oldu. Bu görev, Giresun gönüllülerinin yalnızca cephede değil, Millî Mücadele’nin merkezinde ve kurucu iradenin güvenliğinde de yer aldığını gösterdi. 47’nci Alay’ın cephedeki varlığı, Giresun’un Millî Mücadele’ye sunduğu insan gücünün ve örgütlenme kapasitesinin açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 44’ÜNCÜ ALAY GİRESUN’UN MÜCADELE HAFIZASINDA YENİDEN ÖNE ÇIKIYOR Giresun’un gönüllü alaylarıyla ilgili çalışmalarda uzun süre 42’nci ve 47’nci alaylar daha fazla bilinirken, son araştırmalar 44’üncü Giresun Alayı’nın da Millî Mücadele içindeki yerini daha görünür hale getirdi. Arşiv belgelerine dayanan çalışmalar, Giresun gönüllü alaylarının üçlü bir yapı içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu bilgi, Giresun’un İstiklal Madalyası talebini daha geniş bir tarihsel zemine oturtuyor. Çünkü kent yalnızca belirli bir cepheye asker gönderen değil, farklı birliklerle Millî Mücadele’nin birçok aşamasına katılan bir şehir olarak öne çıkıyor. 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alayların birlikte değerlendirilmesi, Giresun’un savaş yıllarındaki fedakârlığını daha bütünlüklü biçimde ortaya koyuyor. “GİRESUN, DOĞU KARADENİZ’DE DİRENİŞİN ÖNCÜSÜ OLDU” Gezmiş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan örgütlenme sürecinde Giresun’un Doğu Karadeniz’de direnişin öncü merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğunda Giresunluların Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek millî hükûmetin hizmetine girdiklerini bildirdiğini belirten Gezmiş, Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak da tarihî bir görev üstlendiğini hatırlattı. Bu vurguyla Giresun’un Millî Mücadele’deki rolünü yalnızca cephedeki savaşlarla sınırlamayan Gezmiş, kentin Ankara’daki millî iradeye verdiği erken desteği de Meclis gündemine taşıdı. GÖNÜLLÜ ALAYLARIN SİLAH VE TEÇHİZATI GİRESUN HALKI TARAFINDAN KARŞILANDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı’na tamamı gönüllülerden oluşan üç alayla katıldığını belirtti. Osman Ağa komutasındaki 47’nci Alay ile Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki gönüllü birliklerin Sakarya’da ve Büyük Taarruz’da en ön saflarda savaştığını söyledi. Giresun halkının yalnızca cepheye insan gücü göndermediğini, gönüllü alayların silah ve teçhizatını da kendi imkânlarıyla karşıladığını dile getiren Gezmiş, bu fedakârlığın kentin İstiklal Madalyası talebinin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı. Hüseyin Avni Alparslan dâhil Giresun’dan yola çıkan gönüllülerin büyük bölümünün genç yaşta şehit olduğunu belirten Gezmiş, bu mücadelenin Giresun’un toplumsal hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir vefa meselesi haline geldiğini ifade etti. ŞEHİTLERİN İSİMLERİ TBMM KÜRSÜSÜNDEN OKUNDU Gezmiş, konuşmasında dedeleri Mustafa Koser ve Hasan Onbaşı’yı da andı. Dedesine ait İstiklal Madalyası ile kürsüye çıkan Gezmiş, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Giresun şehitliklerinde yatan kahramanların adlarını Meclis tutanaklarına geçirdi. Keskinoğullarından Vehbi, Dalmanoğullarından Ahmet, Hocaoğullarından Mustafa, Velioğullarından Temel oğlu Ahmet, Sarıbayraktaroğlularından Numan ve Resuloğullarından Abdullah’ın adlarını anan Gezmiş, Piraziz’den Keşap’a, Bulancak’tan Görele’ye, Espiye’den Eynesil’e, Tirebolu’dan Dereli’ye, Alucra’dan Şebinkarahisar’a, Güce’den Yağlıdere’ye ve Çamoluk’a kadar Giresun’un dört bir yanından cepheye giden şehitleri hatırlattı. Gezmiş’in konuşmasında öne çıkan en güçlü vurgu, Giresun’un Millî Mücadele’ye yalnızca yerel bir destek vermediği, vatan savunmasının en zorlu cephelerinde doğrudan bedel ödediği oldu. “GİRESUN’A HAKKI OLAN İSTİKLAL MADALYASI VERİLMELİDİR” Gezmiş, Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesi için hazırladığı kanun teklifini hatırlatarak Meclis’e açık çağrı yaptı. “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” diyen Gezmiş, bu talebin yalnızca bir siyasi öneri değil, tarihî adalet ve vefa meselesi olduğunu söyledi. Gezmiş, Giresun’un İstiklal Madalyası talebi için Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Giresunluların yüz binlerce imza topladığını belirtti. Tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Giresun kamuoyunu bu konuda tek yürek olmaya davet etti. KANUN TEKLİFİ İÇİŞLERİ KOMİSYONUNDA Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesini öngören kanun teklifi, TBMM kayıtlarında “Giresun İline İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi” başlığıyla yer alıyor. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in ilk imza sahibi olduğu teklif, 3 Ekim 2025’te TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin özetinde, Millî Mücadele dönemindeki faaliyetleri sebebiyle Giresun iline İstiklal Madalyası verilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor. Teklif, İçişleri Komisyonunda bulunuyor. Teklif metninde Giresun’un Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgallere karşı erken dönemde örgütlendiği, Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın kurulduğu, Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin Millî Mücadele sürecinde önemli görev üstlendiği ve Giresun’un işgale karşı direnişte öne çıkan kentlerden biri olduğu belirtiliyor. DAHA ÖNCEKİ HABERLERDE DE AYNI TALEP ÖNE ÇIKMIŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, daha önce de yerel ve ulusal basında geniş yer buldu. Ekim 2025’te yayımlanan haberlerde Gezmiş’in TBMM’ye kanun teklifi sunduğu, Giresun’un 42., 44. ve 47. gönüllü alaylarla Millî Mücadele’ye katıldığı, bu alayların silah ve teçhizatının Giresun halkı tarafından karşılandığı aktarıldı. Haberlerde, Afyon’daki Giresunlular Şehitliği’nin kentin Millî Mücadele’de ödediği bedelin somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Giresun’un kendi il sınırları dışında şehitliği bulunan şehirlerden biri olması, talebin tarihî dayanakları arasında gösterildi. Gezmiş, önceki açıklamalarında da Giresun’un gönüllü alaylarıyla bağımsızlık mücadelesine katıldığını, her haneden bir şehit verdiğini ve bu fedakârlığın İstiklal Madalyası ile taçlandırılması gerektiğini dile getirmişti. GİRESUN’UN TALEBİ MECLİS KARARI BEKLİYOR TBMM kürsüsünde yapılan son konuşmayla birlikte Giresun’un İstiklal Madalyası talebi yeniden Meclis gündemine taşındı. Gezmiş’in konuşması, kentin Millî Mücadele hafızasını, gönüllü alayların cephedeki rolünü, şehitlerin hatırasını ve Giresun kamuoyunun uzun süredir sürdürdüğü ortak talebi aynı başlık altında topladı. Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, artık yalnızca yerel bir beklenti olarak değil, TBMM’de kanun teklifi bulunan ve komisyon süreci devam eden tarihî bir karar başlığı olarak Meclis iradesinin önünde duruyor.

ECZACILARA YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI Haber

ECZACILARA YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI

ECZACILARA YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI CHP Giresun Milletvekili Eczacı Elvan Işık Gezmiş, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla eczacıların özlük haklarını, ilaç krizini ve vatandaşın ilaca erişimde yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Gezmiş, eczacılar için verdiği yeşil pasaport kanun teklifinin bir an önce hayata geçirilmesini istedi. GEZMİŞ, ECZACILARIN SORUNLARINI TBMM’YE TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Eczacı Elvan Işık Gezmiş, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla TBMM’de basın açıklaması yaptı. Gezmiş, açıklamasında eczacıların halk sağlığı için ülkenin her noktasında kesintisiz hizmet verdiğini belirterek meslektaşlarının özlük hakları ve çalışma koşullarına dikkat çekti. Eczacı kimliğiyle sektörün sorunlarını gündeme taşıyan Gezmiş, pandemi ve deprem dönemlerinde eczacıların üstlendiği sorumluluğu hatırlattı. Gezmiş, eczacıların hem olağan dönemlerde hem de kriz zamanlarında kamu hizmeti niteliğinde görev yaptığını vurguladı. “ECZACILARIN YEŞİL PASAPORT HAKKIDIR” Gezmiş, eczacıların mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, yeni ilaçlar, tedavi yöntemleri ve eczacılık pratiğindeki gelişmeleri takip etmeleri açısından uluslararası etkileşimin önem taşıdığını ifade etti. Gezmiş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Eczacıların pandemi ve depremde fedakârca çalıştıklarını, halk sağlığı için 7/24 hizmet verdiklerini, mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, yeni ilaçlar tedavi yöntemleri ve eczacılık pratiğiyle ilgili gelişmeleri sahibi olmaları önem taşımaktadır. Bu yönüyle eczacıların uluslararası sağlık hizmeti alanında Türkiye’nin temsilini güçlendirecek olan etkileşim ve iş birliklerini arttırmak amacıyla eczacıların, Yeşil Pasaport hakkıdır” KANUN TEKLİFİ İÇİN UYGULAMA ÇAĞRISI Gezmiş, eczacılara yeşil pasaport hakkı tanınması için verdiği kanun teklifinin bekletilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Pandemi ve deprem felaketleri sırasında eczacıların en ön safta görev yaptığını belirten Gezmiş, meslektaşlarının bu hakkı çoktan kazandığını dile getirdi. Gezmiş, bu konuda şunları söyledi: “Pandemi ve deprem felaketleri sırasında eczacıların en ön safta ücretsiz ve gönüllü hizmet verdiğini, her dönem özveriyle çalıştığını, büyük oranda kamuya hizmet ettiklerini ve pandemi döneminde, afetlerde ve sahra eczanelerimizde halkın yanında olan meslektaşlarım adına verdiğim Yeşil Pasaport kanun teklifinin, bu anlamlı gün dolayısıyla bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyorum. Eczacılarımız bu hakkı çoktan kazanmıştır.” İLAÇTA EURO KURU TEPKİSİ Gezmiş, Türkiye’de yaşanan ilaç sorununun temelinde fiyatlandırma politikasının bulunduğunu belirtti. İlaçta euro kurunun reel piyasa koşullarının gerisinde kaldığını dile getiren Gezmiş, uygulanan kur ile gerçek kur arasındaki farkın ilaç tedarikinde sorun yarattığını kaydetti. Gezmiş, ilaçta euro kurunun 29,11 TL olarak uygulandığını, gerçek kurun ise 53 TL seviyesinde olduğunu söyledi. Bu farkın yabancı firmaların ilaçlarını piyasadan çekmesine neden olduğunu ifade eden Gezmiş, özellikle kanser ve organ nakli hastalarının hayati ilaçlara erişimde ciddi mağduriyet yaşadığını belirtti. Gezmiş, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bu fark nedeniyle yabancı firmalar ilaçlarını piyasadan çekiyor. Kanser ve organ nakli hastalarımız hayati ilaçlara ulaşamıyor. Yeni nesil tedavilere erişim oranımız yüzde 3’lere kadar düştü. Unutulmamalıdır ki bulunamayan ilaç, en pahalı ilaçtır.” “NAVİGASYON DEĞİL, İLACIN KENDİSİ LAZIM” Gezmiş, E-Nabız sistemindeki “İlacım Nerede?” uygulamasını da eleştirdi. Devletin görevinin vatandaşa eczane yönlendirmesi yapmak değil, ilacın raflara dönmesini sağlayacak politikaları hayata geçirmek olduğunu vurguladı. Düşük emekli maaşı alan vatandaşların ilacı bulsa bile yüksek fiyat farkları nedeniyle mağdur olduğunu belirten Gezmiş, ilaca erişimin temel bir halk sağlığı meselesi olduğunu ifade etti. SAHTE İLAÇ UYARISI Gezmiş, ilaç yokluğu arttıkça sahte ilaç tehdidinin de büyüdüğünü söyledi. İnternet üzerinden satılan ürünlerin halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Gezmiş, ilacın tek güvenilir adresinin eczaneler olduğunu vurguladı. Eczanelerin ekonomik darboğaz altında olduğunu belirten Gezmiş, kontrolsüz biçimde açılan eczacılık fakültelerinin de mesleğin geleceği üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti. ÇÖZÜM İÇİN DÖRT BAŞLIK Gezmiş, eczacılık sektöründeki sorunların çözümü için gerçekçi euro kuru politikasının uygulanması, kârlılık baremlerinin güncellenmesi, yerli ilaç sanayisinin desteklenmesi ve eczacılık fakültelerinin planlı hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, halk sağlığı için fedakârca çalışan tüm meslektaşlarının 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayarak açıklamasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.