Hava Durumu

#Kanun Teklifi

giresunsonhaber - Kanun Teklifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun Teklifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI

GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI TALEBİ TBMM KÜRSÜSÜNE TAŞINDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, kente İstiklal Madalyası verilmesi için Meclis’e çağrı yaptı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” dedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 9 Haziran 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un İstiklal Madalyası talebini gündeme taşıdı. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında açılan 99’uncu birleşimde gündem dışı söz alan Gezmiş, Kurtuluş Savaşı’nda Giresun’un verdiği mücadeleyi, gönüllü alayları, cephelerde şehit düşen Giresun uşaklarını ve kentin uzun yıllardır bekleyen tarihî talebini Meclis kürsüsünden anlattı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Kurtuluş Savaşı’ndaki gönüllü alaylarını, şehitlerini ve tarihî fedakârlığını anlatarak kente İstiklal Madalyası verilmesini istedi. Gezmiş, konuşmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurucu iradesine ve millî egemenlik vurgusuna dikkat çekerek başladı. Giresun’un Kurtuluş Savaşı’nda yalnızca asker gönderen bir şehir olmadığını, gönüllü alaylarıyla cephe hattında doğrudan yer aldığını belirten Gezmiş, kentin bu mücadelesinin resmî olarak İstiklal Madalyası ile tescillenmesi gerektiğini söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELEDEKİ YERİ MECLİS’TE ANLATILDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı yıllarında nüfusuna oranla verdiği şehit sayısı, cephedeki gönüllü birlikleri ve halkın sağladığı destekle Millî Mücadele tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Giresun uşaklarının Mangal Dağı’nda, Afyon’da, Dumlupınar’da ve Sakarya’da destan yazdığını belirten Gezmiş, İğneli Pembe Hatunlar başta olmak üzere cephe gerisinde ve cephede mücadele eden kahramanları da andı. Mondros Mütarekesi’nin ardından işgallere karşı Giresun’da hızlı bir örgütlenme başladığını hatırlatan Gezmiş, Aralık 1918’de Milis Komutan Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın, Şubat 1919’da ise Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin kurulduğunu ifade etti. İzmir’in işgaline karşı Giresun’da büyük bir miting düzenlendiğini, İngiltere, İtalya ve İstanbul Hükûmetine protesto telgrafları gönderildiğini dile getirdi. GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYLARI MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN AĞIR CEPHELERİNDE SAVAŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin merkezinde, Millî Mücadele yıllarında kurulan gönüllü alayların cephede üstlendiği görev bulunuyor. Giresun’da işgale karşı başlayan yerel savunma örgütlenmesi, kısa sürede yalnızca bölge güvenliğiyle sınırlı kalmadı; Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesinin düzenli askerî yapısına katılan gönüllü birliklere dönüştü. Giresun gönüllülerinden oluşan birlikler, önce Karadeniz’de güvenlik ve direniş hattının güçlendirilmesinde görev aldı. Pontusçu çetelerin faaliyetlerine karşı yürütülen mücadele, kıyı hattının savunulması ve Millî Mücadele’ye insan gücü sağlanması bu sürecin ilk aşamasını oluşturdu. Ardından Giresunlu gönüllüler, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz başta olmak üzere savaşın kaderini belirleyen cephelere sevk edildi. Tarihsel kaynaklarda Giresun gönüllüleri denildiğinde özellikle 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alaylar öne çıkıyor. 42’nci Alay, Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın adıyla; 47’nci Alay ise Osman Ağa’nın komutasındaki gönüllülerle anılıyor. Son yıllarda yapılan akademik çalışmalar, Giresun’un Millî Mücadele’deki askerî katkısının yalnızca iki alayla sınırlı tutulamayacağını, 44’üncü Giresun Alayı’nın da bu tarihsel bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Gezmiş, Giresun’un Millî Mücadele’de yalnızca cepheye asker gönderen bir şehir değil, gönüllü alaylarıyla savaşın en ağır yükünü omuzlayan tarihî bir merkez olduğunu vurguladı. 42’NCİ ALAY SAKARYA’DA AĞIR BEDEL ÖDEDİ 42’nci Giresun Gönüllü Alayı, Millî Mücadele’nin en kritik cephelerinden biri olan Sakarya’da ağır kayıplar verdi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki alay, Ankara’nın savunulmasında hayati öneme sahip hatlarda savaştı. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Giresun’dan cepheye giden çok sayıda gönüllü şehit oldu. Bu alay, yalnızca askerî bir birlik olarak değil, Giresun’un vatan savunmasına verdiği toplu cevabın sembollerinden biri olarak hafızaya yerleşti. Giresun’un farklı ilçelerinden gelen gençlerin aynı sancak altında cepheye yürümesi, kentin Millî Mücadele’ye katılımını kişisel kahramanlıkların ötesine taşıdı; şehir ölçeğinde örgütlenen bir fedakârlık tablosu ortaya çıkardı. 47’NCİ ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDA CEPHEYE ÇIKTI 47’nci Giresun Gönüllü Alayı, Osman Ağa komutasında Millî Mücadele’nin önemli birlikleri arasında yer aldı. Osman Ağa’nın öncülüğünde oluşturulan gönüllü yapı, Karadeniz’deki direniş hattından Ankara’nın güvenliğine, iç isyanların bastırılmasından cephe savaşlarına kadar farklı alanlarda görev üstlendi. Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak anılması da bu tarihsel sürecin önemli başlıklarından biri oldu. Bu görev, Giresun gönüllülerinin yalnızca cephede değil, Millî Mücadele’nin merkezinde ve kurucu iradenin güvenliğinde de yer aldığını gösterdi. 47’nci Alay’ın cephedeki varlığı, Giresun’un Millî Mücadele’ye sunduğu insan gücünün ve örgütlenme kapasitesinin açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 44’ÜNCÜ ALAY GİRESUN’UN MÜCADELE HAFIZASINDA YENİDEN ÖNE ÇIKIYOR Giresun’un gönüllü alaylarıyla ilgili çalışmalarda uzun süre 42’nci ve 47’nci alaylar daha fazla bilinirken, son araştırmalar 44’üncü Giresun Alayı’nın da Millî Mücadele içindeki yerini daha görünür hale getirdi. Arşiv belgelerine dayanan çalışmalar, Giresun gönüllü alaylarının üçlü bir yapı içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu bilgi, Giresun’un İstiklal Madalyası talebini daha geniş bir tarihsel zemine oturtuyor. Çünkü kent yalnızca belirli bir cepheye asker gönderen değil, farklı birliklerle Millî Mücadele’nin birçok aşamasına katılan bir şehir olarak öne çıkıyor. 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alayların birlikte değerlendirilmesi, Giresun’un savaş yıllarındaki fedakârlığını daha bütünlüklü biçimde ortaya koyuyor. “GİRESUN, DOĞU KARADENİZ’DE DİRENİŞİN ÖNCÜSÜ OLDU” Gezmiş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan örgütlenme sürecinde Giresun’un Doğu Karadeniz’de direnişin öncü merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğunda Giresunluların Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek millî hükûmetin hizmetine girdiklerini bildirdiğini belirten Gezmiş, Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak da tarihî bir görev üstlendiğini hatırlattı. Bu vurguyla Giresun’un Millî Mücadele’deki rolünü yalnızca cephedeki savaşlarla sınırlamayan Gezmiş, kentin Ankara’daki millî iradeye verdiği erken desteği de Meclis gündemine taşıdı. GÖNÜLLÜ ALAYLARIN SİLAH VE TEÇHİZATI GİRESUN HALKI TARAFINDAN KARŞILANDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı’na tamamı gönüllülerden oluşan üç alayla katıldığını belirtti. Osman Ağa komutasındaki 47’nci Alay ile Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki gönüllü birliklerin Sakarya’da ve Büyük Taarruz’da en ön saflarda savaştığını söyledi. Giresun halkının yalnızca cepheye insan gücü göndermediğini, gönüllü alayların silah ve teçhizatını da kendi imkânlarıyla karşıladığını dile getiren Gezmiş, bu fedakârlığın kentin İstiklal Madalyası talebinin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı. Hüseyin Avni Alparslan dâhil Giresun’dan yola çıkan gönüllülerin büyük bölümünün genç yaşta şehit olduğunu belirten Gezmiş, bu mücadelenin Giresun’un toplumsal hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir vefa meselesi haline geldiğini ifade etti. ŞEHİTLERİN İSİMLERİ TBMM KÜRSÜSÜNDEN OKUNDU Gezmiş, konuşmasında dedeleri Mustafa Koser ve Hasan Onbaşı’yı da andı. Dedesine ait İstiklal Madalyası ile kürsüye çıkan Gezmiş, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Giresun şehitliklerinde yatan kahramanların adlarını Meclis tutanaklarına geçirdi. Keskinoğullarından Vehbi, Dalmanoğullarından Ahmet, Hocaoğullarından Mustafa, Velioğullarından Temel oğlu Ahmet, Sarıbayraktaroğlularından Numan ve Resuloğullarından Abdullah’ın adlarını anan Gezmiş, Piraziz’den Keşap’a, Bulancak’tan Görele’ye, Espiye’den Eynesil’e, Tirebolu’dan Dereli’ye, Alucra’dan Şebinkarahisar’a, Güce’den Yağlıdere’ye ve Çamoluk’a kadar Giresun’un dört bir yanından cepheye giden şehitleri hatırlattı. Gezmiş’in konuşmasında öne çıkan en güçlü vurgu, Giresun’un Millî Mücadele’ye yalnızca yerel bir destek vermediği, vatan savunmasının en zorlu cephelerinde doğrudan bedel ödediği oldu. “GİRESUN’A HAKKI OLAN İSTİKLAL MADALYASI VERİLMELİDİR” Gezmiş, Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesi için hazırladığı kanun teklifini hatırlatarak Meclis’e açık çağrı yaptı. “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” diyen Gezmiş, bu talebin yalnızca bir siyasi öneri değil, tarihî adalet ve vefa meselesi olduğunu söyledi. Gezmiş, Giresun’un İstiklal Madalyası talebi için Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Giresunluların yüz binlerce imza topladığını belirtti. Tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Giresun kamuoyunu bu konuda tek yürek olmaya davet etti. KANUN TEKLİFİ İÇİŞLERİ KOMİSYONUNDA Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesini öngören kanun teklifi, TBMM kayıtlarında “Giresun İline İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi” başlığıyla yer alıyor. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in ilk imza sahibi olduğu teklif, 3 Ekim 2025’te TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin özetinde, Millî Mücadele dönemindeki faaliyetleri sebebiyle Giresun iline İstiklal Madalyası verilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor. Teklif, İçişleri Komisyonunda bulunuyor. Teklif metninde Giresun’un Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgallere karşı erken dönemde örgütlendiği, Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın kurulduğu, Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin Millî Mücadele sürecinde önemli görev üstlendiği ve Giresun’un işgale karşı direnişte öne çıkan kentlerden biri olduğu belirtiliyor. DAHA ÖNCEKİ HABERLERDE DE AYNI TALEP ÖNE ÇIKMIŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, daha önce de yerel ve ulusal basında geniş yer buldu. Ekim 2025’te yayımlanan haberlerde Gezmiş’in TBMM’ye kanun teklifi sunduğu, Giresun’un 42., 44. ve 47. gönüllü alaylarla Millî Mücadele’ye katıldığı, bu alayların silah ve teçhizatının Giresun halkı tarafından karşılandığı aktarıldı. Haberlerde, Afyon’daki Giresunlular Şehitliği’nin kentin Millî Mücadele’de ödediği bedelin somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Giresun’un kendi il sınırları dışında şehitliği bulunan şehirlerden biri olması, talebin tarihî dayanakları arasında gösterildi. Gezmiş, önceki açıklamalarında da Giresun’un gönüllü alaylarıyla bağımsızlık mücadelesine katıldığını, her haneden bir şehit verdiğini ve bu fedakârlığın İstiklal Madalyası ile taçlandırılması gerektiğini dile getirmişti. GİRESUN’UN TALEBİ MECLİS KARARI BEKLİYOR TBMM kürsüsünde yapılan son konuşmayla birlikte Giresun’un İstiklal Madalyası talebi yeniden Meclis gündemine taşındı. Gezmiş’in konuşması, kentin Millî Mücadele hafızasını, gönüllü alayların cephedeki rolünü, şehitlerin hatırasını ve Giresun kamuoyunun uzun süredir sürdürdüğü ortak talebi aynı başlık altında topladı. Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, artık yalnızca yerel bir beklenti olarak değil, TBMM’de kanun teklifi bulunan ve komisyon süreci devam eden tarihî bir karar başlığı olarak Meclis iradesinin önünde duruyor.

ECZACILARA YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI Haber

ECZACILARA YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI

ECZACILARA YEŞİL PASAPORT ÇAĞRISI CHP Giresun Milletvekili Eczacı Elvan Işık Gezmiş, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla eczacıların özlük haklarını, ilaç krizini ve vatandaşın ilaca erişimde yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Gezmiş, eczacılar için verdiği yeşil pasaport kanun teklifinin bir an önce hayata geçirilmesini istedi. GEZMİŞ, ECZACILARIN SORUNLARINI TBMM’YE TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Eczacı Elvan Işık Gezmiş, 14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla TBMM’de basın açıklaması yaptı. Gezmiş, açıklamasında eczacıların halk sağlığı için ülkenin her noktasında kesintisiz hizmet verdiğini belirterek meslektaşlarının özlük hakları ve çalışma koşullarına dikkat çekti. Eczacı kimliğiyle sektörün sorunlarını gündeme taşıyan Gezmiş, pandemi ve deprem dönemlerinde eczacıların üstlendiği sorumluluğu hatırlattı. Gezmiş, eczacıların hem olağan dönemlerde hem de kriz zamanlarında kamu hizmeti niteliğinde görev yaptığını vurguladı. “ECZACILARIN YEŞİL PASAPORT HAKKIDIR” Gezmiş, eczacıların mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, yeni ilaçlar, tedavi yöntemleri ve eczacılık pratiğindeki gelişmeleri takip etmeleri açısından uluslararası etkileşimin önem taşıdığını ifade etti. Gezmiş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Eczacıların pandemi ve depremde fedakârca çalıştıklarını, halk sağlığı için 7/24 hizmet verdiklerini, mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, yeni ilaçlar tedavi yöntemleri ve eczacılık pratiğiyle ilgili gelişmeleri sahibi olmaları önem taşımaktadır. Bu yönüyle eczacıların uluslararası sağlık hizmeti alanında Türkiye’nin temsilini güçlendirecek olan etkileşim ve iş birliklerini arttırmak amacıyla eczacıların, Yeşil Pasaport hakkıdır” KANUN TEKLİFİ İÇİN UYGULAMA ÇAĞRISI Gezmiş, eczacılara yeşil pasaport hakkı tanınması için verdiği kanun teklifinin bekletilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Pandemi ve deprem felaketleri sırasında eczacıların en ön safta görev yaptığını belirten Gezmiş, meslektaşlarının bu hakkı çoktan kazandığını dile getirdi. Gezmiş, bu konuda şunları söyledi: “Pandemi ve deprem felaketleri sırasında eczacıların en ön safta ücretsiz ve gönüllü hizmet verdiğini, her dönem özveriyle çalıştığını, büyük oranda kamuya hizmet ettiklerini ve pandemi döneminde, afetlerde ve sahra eczanelerimizde halkın yanında olan meslektaşlarım adına verdiğim Yeşil Pasaport kanun teklifinin, bu anlamlı gün dolayısıyla bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyorum. Eczacılarımız bu hakkı çoktan kazanmıştır.” İLAÇTA EURO KURU TEPKİSİ Gezmiş, Türkiye’de yaşanan ilaç sorununun temelinde fiyatlandırma politikasının bulunduğunu belirtti. İlaçta euro kurunun reel piyasa koşullarının gerisinde kaldığını dile getiren Gezmiş, uygulanan kur ile gerçek kur arasındaki farkın ilaç tedarikinde sorun yarattığını kaydetti. Gezmiş, ilaçta euro kurunun 29,11 TL olarak uygulandığını, gerçek kurun ise 53 TL seviyesinde olduğunu söyledi. Bu farkın yabancı firmaların ilaçlarını piyasadan çekmesine neden olduğunu ifade eden Gezmiş, özellikle kanser ve organ nakli hastalarının hayati ilaçlara erişimde ciddi mağduriyet yaşadığını belirtti. Gezmiş, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bu fark nedeniyle yabancı firmalar ilaçlarını piyasadan çekiyor. Kanser ve organ nakli hastalarımız hayati ilaçlara ulaşamıyor. Yeni nesil tedavilere erişim oranımız yüzde 3’lere kadar düştü. Unutulmamalıdır ki bulunamayan ilaç, en pahalı ilaçtır.” “NAVİGASYON DEĞİL, İLACIN KENDİSİ LAZIM” Gezmiş, E-Nabız sistemindeki “İlacım Nerede?” uygulamasını da eleştirdi. Devletin görevinin vatandaşa eczane yönlendirmesi yapmak değil, ilacın raflara dönmesini sağlayacak politikaları hayata geçirmek olduğunu vurguladı. Düşük emekli maaşı alan vatandaşların ilacı bulsa bile yüksek fiyat farkları nedeniyle mağdur olduğunu belirten Gezmiş, ilaca erişimin temel bir halk sağlığı meselesi olduğunu ifade etti. SAHTE İLAÇ UYARISI Gezmiş, ilaç yokluğu arttıkça sahte ilaç tehdidinin de büyüdüğünü söyledi. İnternet üzerinden satılan ürünlerin halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Gezmiş, ilacın tek güvenilir adresinin eczaneler olduğunu vurguladı. Eczanelerin ekonomik darboğaz altında olduğunu belirten Gezmiş, kontrolsüz biçimde açılan eczacılık fakültelerinin de mesleğin geleceği üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti. ÇÖZÜM İÇİN DÖRT BAŞLIK Gezmiş, eczacılık sektöründeki sorunların çözümü için gerçekçi euro kuru politikasının uygulanması, kârlılık baremlerinin güncellenmesi, yerli ilaç sanayisinin desteklenmesi ve eczacılık fakültelerinin planlı hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, halk sağlığı için fedakârca çalışan tüm meslektaşlarının 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayarak açıklamasını tamamladı.

VARLIK BARIŞI BENZERİ TEKLİF KOMİSYONDA ONAYLANDI! YASALAŞIRSA BORÇLARA 72 AY TAKSİT İMKANI GELECEK Haber

VARLIK BARIŞI BENZERİ TEKLİF KOMİSYONDA ONAYLANDI! YASALAŞIRSA BORÇLARA 72 AY TAKSİT İMKANI GELECEK

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifiyle vergi, yatırım, üretim ve finans alanında kapsamlı değişikliklere gidildi. Düzenleme; üretici şirketlere düşük kurumlar vergisi, yurt dışı kazançlara istisna ve “varlık barışı” benzeri uygulamalar içeriyor. ANKARA (İGFA) - TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile vergi sisteminde önemli değişiklikler öngören düzenlemeler hayata geçiriliyor. Teklife göre, kamu borcunu ödemekte zorlanan vatandaş ve şirketlere 72 aya kadar taksitlendirme imkânı getirilecek. Toplam borcu 1 milyon lirayı aşmayanlar için teminat şartı aranmayacak. Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri ise yurt dışından elde edilen gelirler için getirilen vergi istisnası oldu. Buna göre, son 3 yılda Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmayan ve 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılan kişilerin yurt dışı kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak. Teklifte, yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin Türkiye ekonomisine kazandırılmasını hedefleyen yeni bir düzenleme de yer aldı. 31 Temmuz 2027’ye kadar bildirilecek varlıklar için belirli oranlarda vergi uygulanacak, şartların sağlanması halinde bu varlıklara ilişkin vergi incelemesi yapılmayacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre üretim yapan şirketlere yönelik vergi indirimi de düzenlemenin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı. Buna göre sanayi sicil belgesine sahip üretici şirketler ile zirai üretim yapan kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarda kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak uygulanacak. Teklifle ayrıca “nitelikli hizmet merkezi” modeli oluşturulurken, Türkiye’nin uluslararası finans, teknoloji ve danışmanlık hizmetlerinde bölgesel merkez haline getirilmesi amaçlanıyor. Bu merkezlerde çalışan nitelikli personelin ücretlerinin belirli kısmı gelir vergisinden istisna tutulacak. Öte yandan komisyona sunulan kanun teklifinde İstanbul Finans Merkezi için de yeni teşvikler getirildi. Finansal kuruluşlara sağlanan kurumlar vergisi indiriminin süresi 2047 yılına kadar uzatılırken, bazı harç muafiyetlerinin süresi de 20 yıla çıkarıldı. Teklifte ayrıca teknogirişim şirketlerine sermaye artırımı kolaylığı, genç dijital girişimcilere oda aidatı muafiyeti ve çalışanlara verilen pay senetlerinde yeni vergi düzenlemeleri de yer aldı.

Ekonomiye ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM'de görüşülüyor Haber

Ekonomiye ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM'de görüşülüyor

TBMM Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler bugün de sürecek. ANKARA (İGFA) - TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre bölüm üzerinde partisi adına söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, çiftçinin, tekstilcinin, nakliyecinin ve ayakkabı sektörünün karşılaştığı zorluklardan bahsettiklerini ancak bunlardan dikkate alınmadığını öne sürdü. İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, teklifte yer alan düzenlemeyle bedelli askerlik yapmak üzere başvuranlardan tahsil edilecek tutarların artırılmasını öngören düzenlemeyi eleştirdi. MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy, kanun teklifinin, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması, mali disiplinin güçlendirilmesi ve vatandaşların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda somut iyileştirmeler sağlanması bakımından önemli düzenlemeler içerdiğini vurguladı. Düzenlemeyle, deprem bölgesine yönelik ödeme kolaylığı getirildiğini belirten Ersoy, "6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya devam ederken hak sahibi vatandaşlarımızın borçlarını daha uygun şartlarda kapatabilmelerine imkan tanıması, devletimizin her şartta ve durumda milletinin yanında olduğunu bir kez daha göstermektedir. Özellikle peşin ödemelerde sağlanan yüksek oranlı indirimler vatandaşlarımız için önemli bir destek niteliğindedir." ifadelerini kullandı. MHP'li Ersoy, söz konusu teklifin mali disiplini güçlendiren, sosyal adaleti gözeten ve afet sonrası toparlanma sürecine katkı sunan bütüncül bir yaklaşım içerdiğini belirtti. Ardından birleşime verilen ara sonrası komisyonun yerini almaması üzerine birleşim 1 Nisan Çarşamba (bugün) günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapatıldı.

15 yaş altına sosyal medya düzenlemesi geliyor... Doğum ve babalık izinleri artıyor! Haber

15 yaş altına sosyal medya düzenlemesi geliyor... Doğum ve babalık izinleri artıyor!

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğum ve babalık izinlerinin artırılmasını, koruyucu aile iznini ve 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini içeren kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu açıkladı. ANKARA (İGFA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu kapsamında aileyi güçlendirmeye yönelik yeni bir adım atıldığını duyurdu. Bakan Göktaş’ın paylaşımına göre, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta tarafından kamuoyuna açıklanan ve AK Parti milletvekillerinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” ile önemli düzenlemeler hayata geçirilecek. Teklife göre doğum ve babalık izinlerinin artırılması planlanırken, koruyucu ailelere yönelik izin uygulaması da getiriliyor. Ayrıca çocukların dijital ortamda korunmasını hedefleyen 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesi de yasama sürecine giriyor. Göktaş, aileyi güçlendiren, çocukları koruyan ve ebeveynleri destekleyen çalışmaların sürdüğünü belirterek, TBMM’de yasama süreci başlayan düzenlemelerin ülke ve millet için hayırlı olmasını temenni etti. İşte Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi'ne ilişkin detaylar:

En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu Haber

En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu

En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. ANKARA (İGFA) -Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 16 bin 881 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya yükseltildi. Düzenlemeyle, işverenlerin işgücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın arttırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret işveren desteği 1 Ocak 2026'dan itibaren 1000 liradan 1270 liraya çıkarıldı. Söz konusu kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Buna göre; Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, yayın lisansı olmasına rağmen lisans tipi dışında yayın yapan, kanal ve frekanslarla ilgili geçiş hükümleri uyarınca yayınlarına devam eden kuruluşlardan izinsiz verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar, Üst Kurulca uyarılacak, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında adli ve idari yaptırımlar uygulanması da karara bağlandı. Hükme aykırı hareket eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve 1000 günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Tüzel kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu'ndaki güvenlik tedbirleri uygulanacak. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri, Üst Kurulca mühürlenerek kapatılacak. TÜRKİYE VARLIK FONU'NA İLİŞKİN DÜZENLEMELER Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarının mekanizmasına ilişkin düzenleme yapılıyor. Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortakları bağımsız denetime tabi olacak. Şirket, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar kurulan veya kurulacak şirketler ya da alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin veya katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklarının bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tabloları ile faaliyetleri, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezi denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetlenecek. TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları özel hukuk hükümlerine tabi olacak, bunlardan şirketler hakkında Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatı, TVF dahil fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatı uygulanacak. TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF, bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketleri, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları, idari ve mali konularda kamu idaresini veya sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulamayacak. Kanun'un "denetim" başlıklı hükmünde yer alan düzenlemelere tabi olmak kaydıyla TVF'nin, TVF Yönetimi Anonim Şirketinin veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonların, kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları hakkında ise Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 12. maddesi dışındaki mevzuat hükümleri uygulanmayacak. Bu hüküm 5 Aralık 2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. İstanbul Finans Merkezi Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ofis alanında faaliyet göstermek üzere katılımcılara yönetici şirket tarafından katılımcı belgesi verilecek. Kanunla, 375 Sayılı KHK'de yapılan değişiklikle, Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosunun mali, sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkin düzenleme yapılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.