Hava Durumu

#Kamu Yararı

giresunsonhaber - Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLAJLAR BÖLGESİNDE KAMU SAĞLIĞI VE GÜVENLİK ALARMI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE KAMU SAĞLIĞI VE GÜVENLİK ALARMI

TABELA KALKTI, ÇADIRLAR KALDI: PLAJLAR BÖLGESİNDE KAMU SAĞLIĞI VE GÜVENLİK ALARMI BİLİMSEL VERİLER UYARIYOR: DENETİMSİZ SAHİL KONAKLAMASI; HİJYEN, ATIK SU, YÜZME SUYU KALİTESİ, ÇEVRE SAĞLIĞI VE ADLİ GÜVENLİK AÇISINDAN RİSK OLUŞTURABİLİR Giresun Plajlar Bölgesi’nde daha önce kamuoyuna yansıyan çadır görüntüleriyle ilgili sorun çözülmedi. Bölgeden gelen son fotoğraflar, sahil hattında çok sayıda çadırın kurulu olduğunu, bazı alanların fiilen kamp-konaklama bölgesi görüntüsüne dönüştüğünü, çevrede otluk ve bakımsız alanların bulunduğunu, sahil çevresinde atık ve düzensiz kullanım izlerinin dikkat çektiğini ortaya koyuyor. Daha önce bölgede bulunduğu belirtilen “çadır kurmak yasaktır” uyarı tabelasının artık görüntülerde yer almadığı, buna karşılık çadırların sahil hattı boyunca varlığını sürdürdüğü görülüyor. Bu tablo, artık yalnızca “çadır kuruldu” başlığıyla açıklanabilecek basit bir görüntü değildir. Sorun; kıyının ortak kullanım hakkı, halk sağlığı, yüzme suyu güvenliği, atık su yönetimi, temizlik, kanalizasyon, haşere riski, çocukların ve ailelerin güvenliği, gece denetimi ve olası adli olaylarda sorumluluk başlıklarını birlikte ilgilendiren çok yönlü bir kamu yönetimi meselesine dönüşmüştür. Dünya Sağlık Örgütü’nün rekreasyonel su kalitesi rehberleri, deniz, göl ve benzeri yüzme alanlarında halk sağlığının korunması için su kalitesinin sistemli biçimde yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, yalnızca denizin kendisini değil; plaj çevresindeki atık, insan kaynaklı kirlenme, hijyen, denetim ve risk yönetimini de kapsıyor. (Dünya Sağlık Örgütü) SORUN ÇÖZÜLMEDİ, SADECE TABELA GİTTİ Plajlar Bölgesi’nde önceki süreçte “çadır kurmak yasaktır” uyarısının bulunduğu alanda çadırların yer alması kamuoyunda tepki çekmişti. O dönem sorulan soru açıktı: Yasak tabelası varken bu çadırlar neden kaldırılmıyor? Bugün ise tablo daha farklı ve daha ciddi bir noktaya gelmiş durumda. Son görüntülerde yasak tabelasının yerinde olmadığı, ancak çadırların aynı şekilde durduğu görülüyor. Bu nedenle kamuoyu şu soruların yanıtını bekliyor: Çadır kurma yasağı kaldırıldı mı? Kaldırıldıysa bu karar hangi kurum tarafından, hangi mevzuata göre alındı? Yasak devam ediyorsa tabela neden kaldırıldı? Çadırlar izinli mi, izinsiz mi? İzinliyse alanın altyapısı, hijyen düzeni, güvenlik sistemi ve atık su yönetimi nerede? İzinsizse neden işlem yapılmıyor? Bir kamu alanında sorun varsa çözüm uyarı levhasını kaldırmak değildir. Çözüm; sahayı denetlemek, sorumluluğu netleştirmek, halk sağlığı riskini ölçmek, atık ve kanalizasyon düzenini açıklamak, güvenlik önlemlerini göstermek ve kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmektir. KIYILAR HALKINDIR: KAMU YARARI ESASTIR Türkiye’de kıyıların kullanımı yalnızca yerel uygulama ya da idari tercih meselesi değildir. Kıyı Kanunu’na göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açıktır ve kıyı ile sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Mevzuat ayrıca kıyılarda herkesin eşit ve serbest yararlanmasını engelleyebilecek uygulamaların kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. (Korumakurullari) Bu nedenle Plajlar Bölgesi’nde yan yana kurulan çadırlar, brandalarla kapatılmış alanlar, sahil hattının belirli bölümlerinde fiili kullanım düzeni oluşturulması ve halkın ortak alanının konaklama görüntüsüne dönüşmesi yalnızca görüntü kirliliği değildir. Bu durum, kıyının halkın ortak kullanımından uzaklaşıp uzaklaşmadığı sorusunu gündeme getirir. Kamu yararı ilkesinin gereği şudur: Sahil hattı, belli kişilerin uzun süreli ve denetimsiz konaklama alanına dönüşmemeli; çocukların, ailelerin, yaşlıların, gençlerin, yürüyüş yapanların ve denize giren yurttaşların güvenli, temiz ve eşit kullanımına açık tutulmalıdır. BİLİMSEL RİSK: TUVALET VE ATIK SU SORUNU GÖRMEZDEN GELİNEMEZ Çadırda yaşam varsa tuvalet ihtiyacı vardır. Su kullanımı varsa kirli su vardır. Yemek yapılıyorsa bulaşık suyu ve yemek artığı vardır. Kişisel temizlik varsa gri su vardır. Geceleme varsa güvenlik ve kayıt sorunu vardır. Bilimsel açıdan plaj alanlarında en kritik başlıklardan biri, insan kaynaklı dışkısal kirlenme ve mikrobiyolojik risklerdir. Dünya Sağlık Örgütü, rekreasyonel su alanlarında halk sağlığının korunması için özellikle dışkısal kirlenme kaynaklarının belirlenmesi ve yönetilmesi gerektiğini vurgular. Türkiye’de yürürlükte bulunan Yüzme Suyu Kalitesinin Yönetimine Dair Yönetmelik de yüzme sularında kaliteyi etkileyen mikrobiyolojik kirlilik ve atık varlığını halk sağlığı riski kapsamında değerlendirir; yüzme alanları için izleme, sınıflandırma, kirlilik nedenlerini belirleme, halkı bilgilendirme ve riski azaltıcı idari önlemleri tarif eder. (Dünya Sağlık Örgütü) Bu nedenle Plajlar Bölgesi’nde şu sorular bilimsel ve idari açıdan zorunlu hale gelmiştir: Çadırda kalanların tuvalet ihtiyacı nerede karşılanıyor? Bu alanlarda yeterli tuvalet, duş ve el yıkama imkânı var mı? Varsa kim temizliyor, hangi sıklıkla temizliyor, hangi kurum denetliyor? Atık su nereye gidiyor? Kanalizasyon bağlantısı var mı? Kanalizasyon yoksa kirli suyun toprağa, sahile veya denize karışması nasıl önleniyor? Bu sorulara resmi yanıt verilmeden, çadırların sahil hattında varlığını sürdürmesi yalnızca idari bir eksiklik değil, halk sağlığı açısından da ciddi bir belirsizliktir. YÜZME SUYU KALİTESİ: E. COLI VE ENTEROKOK TAKİBİ YAPILIYOR MU? Yüzme suyu güvenliğinde bilimsel izleme yalnızca gözle yapılmaz. Türkiye’de yüzme suyu kalitesine yönelik izleme çalışmaları 25 Eylül 2019 tarihli ve 30899 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik doğrultusunda yürütülmektedir. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü de yüzme suyu kalitesinin bu yönetmelik kapsamında izlendiğini belirtmektedir. (Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü) Yönetmelikte yüzme suyu kalitesinin değerlendirilmesinde mikrobiyolojik parametreler önem taşır. Özellikle Escherichia coli ve intestinal enterokok gibi dışkısal kirlilik göstergeleri, yüzme alanlarında insan sağlığı açısından kritik parametrelerdir. (Resmi Gazete) Bu nedenle Plajlar Bölgesi için kamuoyunun bilmesi gereken sorular şunlardır: Bu bölgede düzenli yüzme suyu numunesi alınıyor mu? Son E. coli ve intestinal enterokok sonuçları nedir? Çadır yoğunluğu görülen noktalara yakın bölgelerde ayrıca numune alındı mı? Atık su, çöp, tuvalet ve insan kaynaklı kullanım nedeniyle kısa dönem kirlilik riski değerlendirildi mi? Sonuçlar halka açık şekilde duyuruldu mu? Bir plajın güvenli olduğu yalnızca “denize giriliyor” denilerek anlaşılamaz. Bilimsel ölçüm, düzenli izleme ve halka açık bilgilendirme gerekir. PLAJ KUMU DA RİSK ALANIDIR Halk sağlığı açısından risk yalnızca deniz suyuyla sınırlı değildir. Plaj kumunda da mikrobiyal riskler görülebilir. Plaj kumlarındaki mikrobiyal tehlikelere ilişkin bilimsel değerlendirmeler, dışkısal ve dışkısal olmayan çeşitli patojenlerin plaj kumlarında tespit edilebildiğini; bu nedenle plaj kumu izlemesinin rekreasyonel su güvenliği programlarına entegre edilmesinin risk yönetimi açısından önemli olduğunu belirtmektedir. (MDPI) Görüntülerde çadırların doğrudan sahil ve kum hattına yakın kurulduğu, bazı alanlarda atık izlerinin bulunduğu görülmektedir. Bu durum şu soruları gündeme getirir: Çadırların çevresindeki kum ve zemin temizleniyor mu? Yemek artıkları, dışkısal bulaş riski, çöp, cam kırığı ve kesici-delici atık kontrolü yapılıyor mu? Çocukların oynadığı kum alanlarında mikrobiyolojik risk değerlendirmesi yapıldı mı? Plaj kumu, yalnızca gözle temizlik değil, sağlık açısından da denetleniyor mu? Bilimsel yaklaşım şunu söyler: Plaj yönetimi yalnızca deniz suyunu değil, kum alanını, atık kaynaklarını, kullanıcı davranışını, tuvalet altyapısını ve hijyen düzenini birlikte değerlendirmelidir. ÇÖP, YEMEK ARTIĞI VE HAŞERE RİSKİ Paylaşılan görüntülerde sahil hattında çadırların yanı sıra düzensiz çevre kullanımı, bazı noktalarda atık izleri ve yoğun otluk alanlar dikkat çekiyor. Uzun süreli ya da kontrolsüz çadır konaklaması, beraberinde yemek artığı, ambalaj atığı, plastik, cam şişe, organik çöp, kötü koku ve haşere riskini getirir. Yaz aylarında bu risk daha da artar. Açıkta kalan yemek artıkları sinek, böcek, kemirgen ve kötü kokuya neden olabilir. Cam kırıkları çocuklar ve denize girenler için yaralanma riski oluşturabilir. Kontrolsüz ocak, tüp veya ateş kullanımı yangın tehlikesini artırabilir. Bu nedenle yapılması gerekenler bilimsel ve idari açıdan açıktır: Kapalı çöp toplama noktaları oluşturulmalı. Çöp toplama sıklığı kamuoyuna açıklanmalı. Yemek artığı ve organik atık denetlenmeli. Cam şişe, kesici atık ve tehlikeli atık kontrolü yapılmalı. Haşere ve kemirgen mücadelesi planlanmalı. Otluk alanlar düzenli biçimde temizlenmeli. Yangın riski açısından tüp, ocak, mangal ve açık ateş kullanımı denetlenmeli. Çevre Kanunu’nda da çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi konusunda başta idare olmak üzere herkesin görevli olduğu, alınan tedbirlere ve belirlenen esaslara uyma yükümlülüğü bulunduğu belirtilmektedir. (Web Dosya) DENETİMSİZ GECE KONAKLAMASI GÜVENLİK SORUNUDUR Plajlar Bölgesi yalnızca gündüz kullanılan bir deniz alanı değildir. Çadır varsa geceleme ihtimali vardır. Geceleme varsa kamu güvenliği sorunu vardır. Kimlerin kaldığı, ne kadar süre kaldığı, giriş çıkışların nasıl takip edildiği, alanda kayıt tutulup tutulmadığı, gece devriyesi yapılıp yapılmadığı, kolluk ve zabıta denetiminin hangi sıklıkla yürütüldüğü bilinmemektedir. Bu noktada habercilik açısından dikkatli bir dil kullanmak gerekir: Somut tespit olmadan kimseye suç isnadı yapılamaz. Ancak denetimsiz gece kullanımının; alkol kullanımı, uyuşturucu şüphesi, fuhuş iddiaları, kavga, hırsızlık, taciz, çevreye rahatsızlık verilmesi ve benzeri adli riskleri gündeme getirmesi doğal ve meşru bir kamu güvenliği kaygısıdır. Kamu idaresinin görevi olay olduktan sonra açıklama yapmak değil; olay yaşanmadan önce riskleri azaltmaktır. Bugün sorulması gereken soru çok nettir: Yarın bu bölgede bir adli olay yaşansa sorumlu kim olacaktır? Çadırların orada kalmasına kim izin vermektedir? İzin yoksa kim göz yummaktadır? Gece denetimini kim yapmaktadır? Alanda kalan kişiler kayıt altında mıdır? Alkol, uyuşturucu, fuhuş, kavga, hırsızlık veya taciz gibi risklere karşı hangi önleyici tedbirler alınmıştır? Çocukların ve ailelerin güvenliği hangi kurumun sorumluluğundadır? Bu soruların açık cevabı yoksa, ortada yalnızca bir çadır görüntüsü değil, kamu düzeni boşluğu vardır. ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN KULLANDIĞI ALANDA BELİRSİZLİK KABUL EDİLEMEZ Plajlar Bölgesi, Giresun halkının ortak kullanım alanıdır. Aileler çocuklarıyla bu alana geliyor. Vatandaşlar denize giriyor. İnsanlar yürüyüş yapıyor. Gençler sahilden yararlanıyor. Bir yurttaş çocuğuyla plaja geldiğinde şu güvenceyi bekler: Deniz suyu izleniyor mu? Kum alanı temiz mi? Çöp ve cam kırığı var mı? Tuvaletler hijyenik mi? Atık su kontrol altında mı? Gece kimlerin kaldığı biliniyor mu? Adli risklere karşı denetim var mı? Olası bir olayda müdahale edecek sorumlu kurum belli mi? Bu sorular vatandaşın en doğal hakkıdır. Kamu idaresinin görevi de bu güveni sağlamaktır. BİLİMSEL YAKLAŞIM NE DİYOR? Dünya Sağlık Örgütü’nün rekreasyonel su kalitesi yaklaşımı, yüzme alanlarında halk sağlığının korunması için yalnızca ölçüm değil, bütüncül risk yönetimi gerektiğini ortaya koyar. Bu kapsamda su kalitesi, kirlilik kaynakları, kullanıcı yoğunluğu, atık yönetimi, halkın bilgilendirilmesi ve risk azaltıcı önlemler birlikte değerlendirilmelidir. (Dünya Sağlık Örgütü) CDC de yüzme ve suyla temas edilen alanlarda mikroplar nedeniyle hastalık oluşabileceğini, özellikle çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ve hassas grupların daha fazla risk altında olabileceğini belirtmektedir. (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri) Bu bilimsel çerçeveye göre Plajlar Bölgesi’nde yapılması gerekenler nettir: Risk kaynağı belirlenmeli. Tuvalet ve atık su altyapısı açıklanmalı. Yüzme suyu ve gerekirse kum alanı izlenmeli. Çöp ve yemek artığı yönetimi sağlanmalı. Haşere ve kemirgen riski kontrol altına alınmalı. Gece konaklaması varsa kayıt ve güvenlik sistemi kurulmalı. Halk açıkça bilgilendirilmeli. Yetki ve sorumluluk zinciri ilan edilmeli. YAPILMASI GEREKENLER: SAHİL İÇİN ACİL EYLEM PLANI Plajlar Bölgesi’nde artık geçici ve sessiz müdahaleler yeterli değildir. Bilimsel, idari ve hukuki açıdan uygulanması gereken acil adımlar şunlardır: 1. ÇADIRLARIN STATÜSÜ AÇIKLANMALI İlk yapılması gereken, çadırların izinli mi izinsiz mi olduğunun kamuoyuna açıklanmasıdır. İzinliyse hangi kurumun, hangi tarihte, hangi süreyle ve hangi şartlarla izin verdiği duyurulmalıdır. İzinsizse neden işlem yapılmadığı açıklanmalıdır. 2. ALAN KAMP ALANI İSE RESMİ STATÜSÜ BELİRLENMELİ Eğer bu bölge fiilen kamp alanı olarak kullanılacaksa bunun adı konulmalıdır. Resmi kamp alanı olacaksa; tuvalet, duş, atık su, çöp, güvenlik, kayıt, yangın önlemi, sağlık denetimi ve süre sınırı olmadan işletilemez. Eğer kamp alanı değilse, sahil hattının kontrolsüz konaklama bölgesine dönüşmesine izin verilmemelidir. 3. TUVALET VE KANALİZASYON ALTYAPISI DENETLENMELİ Çadırda kalanların tuvalet ihtiyacı, el yıkama imkânı, duş kullanımı, bulaşık ve kişisel temizlik düzeni incelenmelidir. Atık suyun nereye gittiği belgelenmelidir. Kanalizasyon bağlantısı yoksa geçici konaklamaya izin verilmemelidir. 4. YÜZME SUYU SONUÇLARI HALKA AÇIKLANMALI Bölgede E. coli ve intestinal enterokok sonuçları başta olmak üzere yüzme suyu analizleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Çadır yoğunluğu olan noktalara yakın alanlarda ek numune alınıp alınmadığı açıklanmalıdır. Kısa dönem kirlilik riski varsa halk bilgilendirilmelidir. 5. PLAJ KUMU VE ZEMİN TEMİZLİĞİ KONTROL EDİLMELİ Çocukların oynadığı, vatandaşların yürüdüğü ve çadırların kurulduğu kum-zemin hattında temizlik yapılmalı; cam kırığı, kesici atık, dışkısal bulaş, yemek artığı ve çöp riski denetlenmelidir. 6. ÇÖP, YEMEK ARTIĞI VE HAŞEREYLE MÜCADELE PLANI AÇIKLANMALI Sahil hattında düzenli temizlik planı ilan edilmeli, kapalı çöp kutuları artırılmalı, organik atıklar sık toplanmalı, haşere ve kemirgen mücadelesi yapılmalıdır. 7. OTLUK VE BAKIMSIZ ALANLAR TEMİZLENMELİ Fotoğraflarda görülen yoğun otluk alanlar yalnızca görüntü sorunu değildir. Yangın, haşere, kene, kemirgen ve güvenlik riski oluşturabilir. Bu alanların düzenli biçimde temizlenmesi gerekir. 8. GECE DENETİMİ VE KAYIT SİSTEMİ KURULMALI Alanda geceleme varsa, kimlerin kaldığı kayıt altına alınmalıdır. Kolluk, zabıta ve ilgili birimler tarafından düzenli gece denetimi yapılmalıdır. Kayıtsız, kontrolsüz ve süresiz konaklamaya izin verilmemelidir. 9. ADLİ RİSKLERE KARŞI SORUMLULUK ZİNCİRİ BELİRLENMELİ Alkol, uyuşturucu, fuhuş, kavga, hırsızlık, taciz ve benzeri riskler konusunda önleyici denetim yapılmalıdır. Yarın bir olay yaşanması halinde sorumluluğun hangi kurumda olduğu bugünden belirlenmelidir. 10. HALK BİLGİLENDİRİLMELİ Plaj girişlerinde yalnızca yasak tabelası değil; su kalitesi, temizlik, kullanım kuralları, kamp yasağı veya kamp koşulları, acil iletişim hattı ve sorumlu kurum bilgileri yer almalıdır. İLGİLİ KURUMLARA AÇIK ÇAĞRI Giresun Plajlar Bölgesi için artık şu soruların kamuoyuna açık biçimde yanıtlanması gerekiyor: Bu çadırlar izinli mi, izinsiz mi? Çadır kurmak yasaksa tabela neden kaldırıldı? Yasak kalktıysa karar hangi kurum tarafından alındı? Alanda kalan kişiler kayıt altında mı? Tuvalet ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Atık su ve kanalizasyon sorunu nasıl çözülüyor? Yüzme suyu analizleri düzenli yapılıyor mu? E. coli ve intestinal enterokok sonuçları nedir? Çöpler hangi sıklıkla toplanıyor? Yemek artıkları, cam atıklar ve haşere riski nasıl denetleniyor? Gece güvenliği nasıl sağlanıyor? Alkol, uyuşturucu, fuhuş ve adli olay risklerine karşı hangi önlemler alınıyor? Yarın bir olay yaşanırsa sorumlu kim olacak? Bu soruların yanıtı, yalnızca gazetecilerin değil, Giresun halkının hakkıdır. BU SAATTEN SONRA “BİZ BİLMİYORDUK” DENİLEMEZ Fotoğraflar ortadadır. Çadırlar ortadadır. Sahil hattındaki düzensiz kullanım ortadadır. Atık, hijyen, tuvalet, kanalizasyon, güvenlik ve adli risk soruları ortadadır. Bilimsel veriler, rekreasyonel su alanlarında halk sağlığının korunması için risk kaynaklarının belirlenmesi, izlenmesi, yönetilmesi ve halkın bilgilendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. (Dünya Sağlık Örgütü) Bu saatten sonra Plajlar Bölgesi’nde bir çevre kirliliği, halk sağlığı sorunu, çocukların güvenliğini ilgilendiren bir olay, yangın, kavga, taciz, hırsızlık, uyuşturucu vakası, fuhuş iddiası ya da başka bir adli olay yaşanırsa kimse “biz bilmiyorduk” diyemez. Çünkü sorun görünürdür. Risk görünürdür. GİRESUN SAHİLİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR Plajlar Bölgesi’nde yaşanan tablo bir çadır meselesi değildir. Bu mesele; halk sağlığı, çevre temizliği, yüzme suyu güvenliği, kanalizasyon, atık su, güvenlik, çocukların korunması, ailelerin huzuru ve kıyının ortak kullanımı meselesidir. Giresun sahili kimsenin sahipsiz arsası değildir. Kamu alanı denetimsiz konaklama alanına dönüştürülemez. Tabela kaldırılarak sorun çözülemez. Çadırlar duruyorsa, tuvalet ve hijyen soruları cevapsızsa, kanalizasyon belirsizse, yüzme suyu analizleri açıklanmıyorsa, güvenlik denetimi bilinmiyorsa ve adli riskler konusunda kamuoyu bilgilendirilmiyorsa bu tablo normalleştirilemez. Giresun halkı sahilinin temiz, güvenli, sağlıklı, düzenli ve herkes için erişilebilir olmasını istemektedir.

ÇOTANAK’TA KRİZ BÜYÜYOR: GİRESUNSPOR’DAN MÜFETTİŞ ÇAĞRISI Haber

ÇOTANAK’TA KRİZ BÜYÜYOR: GİRESUNSPOR’DAN MÜFETTİŞ ÇAĞRISI

ÇOTANAK’TA KRİZ BÜYÜYOR: GİRESUNSPOR’DAN MÜFETTİŞ ÇAĞRISI Giresunspor Yönetim Kurulu, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün “eksik ve hatalı bilgilendirme” açıklamasına sert bir metinle yanıt verdi. Kulüp, stadyum dükkânları, konser organizasyonları, hentbol takımı, tesislerin durumu, doğrudan teminler, yüzme havuzu süreci, Azerbaycan gezisi ve EKAP kayıtları üzerinden dikkat çeken iddiaları kamuoyuna taşıdı. Giresunspor’dan yapılan açıklamada, Başkan Emin Eltuğral’ın 29 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdiği basın toplantısının ardından İl Müdürlüğü’nün resmi hesaplarından yapılan açıklamaya yanıt verildi. Kulüp yönetimi, kendilerine yöneltilen “eksik ve hatalı bilgilendirme” iddiasını reddederek, yaşanan süreci kamuoyuyla “ilk ağızdan ve tüm şeffaflığıyla” paylaştıklarını savundu. Açıklamada, “Giresun’un en büyük sivil toplum kuruluşu olarak kamuoyunu eksik veya hatalı bilgilendirmemiz söz konusu dahi olamaz” ifadelerine yer verildi. “STADYUM DÜKKÂNLARI KALICI GELİR KAYNAĞI OLACAKTI” Giresunspor açıklamasında ilk olarak Çotanak Stadyumu altında bulunan dükkânların kiralanması sürecine değindi. Kulüp, kalıcı gelir yaratmak amacıyla stadyum altında atıl durumda bulunduğu belirtilen dükkânları kiralamak istediğini açıkladı. Kulüp yönetimi, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaklaşık bir yıl önce yayımlanan yönetmelikte bu tür mekânların kulüplere kiralanmasına ilişkin hükümlerin düzenlendiğini belirtti. Açıklamada, mevzuatta “yıllık kiralama bedeli 1 peşin + 3 taksit şeklinde alınır” hükmünün yer aldığı ifade edilerek, buna rağmen Giresunspor söz konusu olduğunda bazı dükkânların ihaleye dahil edilmediği ve dükkânların yalnızca 1 yıllığına ihaleye çıkarıldığı iddia edildi. Giresunspor, kiralama ücretinin tamamının peşin talep edilmesi nedeniyle kulübün kalıcı gelir kaynağı oluşturmasının engellendiğini savundu. “BAZI FİRMALARA İHALEYE GİRİN TELKİNİ YAPILDI” İDDİASI Açıklamada ihale sürecine ilişkin dikkat çeken bir başka iddia da yer aldı. Giresunspor Yönetim Kurulu, bazı şube müdürlerinin kulübün “borcu yoktur” yazısı alamayarak ihaleye giremeyeceğini söylediğini öne sürdü. Kulüp açıklamasında, bazı firmalara söz konusu ihaleye girmeleri yönünde telkinlerde bulunulduğu da iddia edildi. Bu bölümde Giresunspor, İl Müdürlüğü’nün “eksik ve hatalı bilgilendirme” açıklamasına karşılık olarak, “Bu mu eksik ya da hatalı bilgidir?” sorusunu yöneltti. STADYUM KONSERLERİ İÇİN “ENGELLENDİ” ÇIKIŞI Giresunspor, açıklamasında stadyum konser organizasyonları konusunu da gündeme taşıdı. Kulüp, hem Giresunspor’a maddi katkı sağlamak hem de şehirde sosyal bir aktivite oluşturmak amacıyla stadyum konser organizasyonları planlandığını belirtti. Açıklamada, Başkan Emin Eltuğral tarafından dönemin AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz ve eski Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile görüşüldüğü, gerekli onayların ve olurların alındığı, prodüksiyon firmasıyla sözleşme imzalanarak sürecin resmi olarak başlatıldığı ifade edildi. Ancak Giresunspor, eski Vali Mehmet Fatih Serdengeçti’nin görev yeri değişikliğinin ardından söz konusu organizasyonun İl Müdürlüğü tarafından engellendiğini iddia etti. Kulüp, benzer konserlerin Türkiye’nin birçok şehrinde defalarca yapıldığını belirterek, “Bunlar mı hatalı veya eksik bilgilendirmedir?” ifadeleriyle İl Müdürlüğü’nün açıklamasına karşılık verdi. “FORMALİTEDEN YAZDIM” SÖZÜ AÇIKLAMAYA GİRDİ Giresunspor Yönetim Kurulu, konser süreciyle ilgili olarak Milletvekili Ali Temür ile 13 Mayıs 2026 tarihinde TBMM’de görüşüldüğünü, Temür’ün gerekli temasları kurarak konserlerin yapılabileceğini belirttiğini aktardı. Kulüp açıklamasında, 14 Mayıs 2026 tarihinde İl Müdürlüğü yetkililerinin hem kulübe hem de organizasyon firmasına resmi yazı göndererek stadyumda konser yapılamayacağını bildirdiği ifade edildi. Giresunspor, bu süreçte kendilerine “Sayın Vekil ile görüşüldüğü ve konserin yapılacağına dair söz alındığı” iletildiğinde, yetkilinin “Ben bu yazıyı formaliteden yazdım” dediğini iddia etti. Kulüp, bu yanıtı “ciddiyetten uzak” olarak nitelendirdi. HENTBOL TAKIMI İÇİN “TESİSTEN ÇIKARILMAK İSTENDİ” İDDİASI Açıklamada, Giresunspor Hentbol Takımı’nın konaklama süreci de geniş yer buldu. Kulüp, ilimizi Hentbol Erkekler Süper Ligi’nde başarıyla temsil eden, sezonu 5. sırada tamamlayarak Avrupa EHF Eurocup bileti alan takımın, Çotanak Spor Kompleksi bünyesindeki Sporcu Eğitim Merkezi’nde ücreti karşılığında ve geçici olarak konakladığını belirtti. Giresunspor, sezon başında gerekli izinlerin alındığını, dönemin valisine bu konuda ricada bulunulduğunu ve takımın söz konusu tesiste konaklamaya devam ettiğini ifade etti. Kulüp yönetimi, eski valinin tayininin çıktığı günün sabahında İl Müdürlüğü yetkilisinin, personelin de duyabileceği şekilde “Atın bunları, pılını pırtısını toplayıp gitsinler” dediğini iddia etti. Açıklamada, sorunun milletvekiline iletilmesinin ardından çözüme kavuştuğu belirtildi. Giresunspor, bu başlıkta da “Eğer mevzuata aykırı bir durum varsa, konu milletvekiline iletildikten sonra takımımızı orada mevzuata aykırı olarak mı tuttunuz?” sorusunu yöneltti. “RESMİ YAZIŞMA YERİNE ÖZEL GÜVENLİK GÖNDERİLDİ” SAVI Kulüp açıklamasında, hentbol takımının tesisten çıkarılmak istendiği iddiasına ilişkin bir başka ifade daha yer aldı. Giresunspor, mevzuata aykırılık iddiası varsa bunun resmi yazışmayla bildirilmesi gerektiğini savundu. Açıklamada, “Sıkışınca mevzuata sığınan müdür bey, neden resmi yazışma yapmak yerine özel güvenlik göndererek sporcularımızı sokağa atmaya çalışmıştır?” denilerek, yaşananların gerçek dışı olup olmadığı soruldu. ÇOTANAK SPOR KOMPLEKSİ İÇİN BAKIMSIZLIK İDDİASI Giresunspor, Çotanak Spor Kompleksi’ndeki ekipman ve demirbaşların bakımsız bırakıldığını, çöp ve moloz yığınlarının oluştuğunu, tesisin adeta çürümeye terk edildiğini gösteren fotoğrafların basın organlarında yayımlandığını belirtti. Kulüp yönetimi, kamu yararını koruduğunu belirten İl Müdürlüğü’nün, devlet tarafından milyarlarca liralık yatırımla hizmete sunulan stadyumu ve spor kompleksini bakımsız bırakarak kamu yararını nasıl koruduğunu açıklaması gerektiğini savundu. DOĞRUDAN TEMİN İDDİALARI: “REKABET, ŞEFFAFLIK VE KAMU YARARI NEREDE?” Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri Kamu İhale Kurumu’nun EKAP açık kaynakları üzerinden yapıldığı belirtilen incelemeye ayrıldı. Giresunspor, kulübün her talebinde önüne “mevzuat duvarı” örüldüğünü savunarak, EKAP üzerinden yapılan incelemelerde çarpıcı tablolara ulaştıklarını ileri sürdü. Kulüp açıklamasında, inşaat, bakım ve onarım işleri kapsamında; 15 doğrudan teminle tek bir firmaya 3 milyon TL, 43 doğrudan teminle bir firmaya 9 milyon TL, 12 doğrudan teminle başka bir firmaya 2 milyon 400 bin TL’lik iş verildiği iddia edildi. Giresunspor Yönetim Kurulu, bu işlemlerin yasalara veya prosedürlere uygun hale getirilmiş olabileceğini belirtmekle birlikte, aynı firmalara tekrar tekrar iş verilmesinin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığını sorguladı. Açıklamada, “Giresun’da sadece bu birkaç firma mı faaliyet göstermektedir?” sorusu yöneltilirken, “Burada rekabet, şeffaflık ve kamu yararı nerededir?” ifadelerine yer verildi. STADYUM DÜKKÂNLARI İHALESİYLE BAĞLANTI KURULDU Giresunspor, doğrudan temin iddialarını stadyum dükkânları ihalesiyle de ilişkilendirdi. Açıklamada, söz konusu ihaleleri alan firmalardan birinin, Giresunspor’un kiralamak istediği stadyum dükkânlarının ihalesine girerek fiyat artırdığı öne sürüldü. Kulüp, bu durumu da kamuoyunun takdirine bırakarak, “Bu mu eksik ya da hatalı bilgidir?” sorusunu tekrarladı. YÜZME HAVUZU SÜRECİ DE GÜNDEME TAŞINDI Giresunspor açıklamasında, geçmişte yaşanan kapalı yüzme havuzu olayı da gündeme getirildi. Kulüp, Giresunspor yüzme takımı sporcularının da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 çocuğun kapalı yüzme havuzunda zehirlendiğini hatırlattı. Açıklamada, bu olayın ardından Merkez Olimpik Yüzme Havuzu’nun 12 milyon TL bedelle yenileneceğinin kamuoyuna duyurulduğu belirtildi. Kulüp yönetimi, sonrasında 12 milyon TL’lik yenileme ihalesi yapıldığını; ihaleyi alan firmaya bu bedelin dışında aynı konuyla ilgili toplamı 4 milyon TL’ye ulaşan doğrudan teminler verildiğini iddia etti. Giresunspor ayrıca, aynı firmaya 8 milyon TL’lik başka bir ihale ve ardından 2 milyon TL’lik bir ihale daha verildiğini öne sürdü. Tüm bu süreçlere rağmen Merkez Kapalı Yüzme Havuzu’nun hâlâ tam anlamıyla sağlıklı şekilde işletilemediği savunuldu. AZERBAYCAN GEZİSİ İÇİN ŞEFFAFLIK SORUSU Kulüp açıklamasında Uluslararası Hareketlilik Programı kapsamında gerçekleştirilen Azerbaycan gezisi de yer aldı. Giresunspor, söz konusu gezinin gençlik merkezlerinin uzman personeli önderliğinde yapılması gerektiğini savunarak, ilgili birim müdürlerinin dışlandığını iddia etti. Açıklamada, geziye yalnızca müdür ve muhasebe müdürünün katılımıyla gidildiği öne sürüldü. Kulüp yönetimi, harcanan rakamlara ilişkin şeffaflığın ortaya konulup konulmadığını sordu. EKAP KAYITLARI İÇİN CİDDİ İDDİA Giresunspor Yönetim Kurulu, açıklamanın son bölümünde basın toplantısı sonrasında yaşananların, kulübün yaptığı tespitlerin haklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu savundu. Kulüp, aldıkları duyumlara göre İl Müdürlüğü’nün EKAP sistemi üzerinde bahsi geçen konularla ilgili bazı bilgileri sildiğini veya değiştirdiğini iddia etti. Açıklamada, “Yapılan işin ödemeleri gerçekleştikten sonra, bir kamu kurumunun sisteme daha önce girdiği bilgileri güncelleme, silme ve değiştirme işlemi yapması ne kadar doğrudur?” ifadeleriyle bu işlemlerin denetlenmesi gerektiği belirtildi. GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI’NA MÜFETTİŞ ÇAĞRISI Giresunspor, açıklamasında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na açık çağrıda bulundu. Kulüp yönetimi, EKAP sistemi üzerinde yapıldığı ileri sürülen silme, değiştirme ve güncelleme işlemlerinin yetkili kurumlar ve müfettişlerce acilen denetlenmesini istedi. Açıklamada, “Biz Giresun’un en büyük sivil toplum kuruluşu olarak, panik içerisinde sistem üzerinde yapılan bu silme, değiştirme ve güncelleme işlemlerinin yetkili kurumlar ve müfettişlerce acilen denetlenmesini Gençlik ve Spor Bakanlığından talep ediyoruz” denildi. Kulüp, müfettişleri ve yetkilileri, açıklamada yer alan iddialarla ilgili gerekli incelemeleri yapmak üzere göreve davet etti. ATATÜRK’ÜN SÖZÜYLE MESAJ VERİLDİ Giresunspor Yönetim Kurulu, açıklamasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözünü hatırlattı. Kulüp yönetimi, spor adamları ve yöneticilerin de en az sporcular kadar zeki, çevik ve ahlaklı olmaları gerektiğini vurguladı. Açıklama, “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadesi ve Giresunspor Yönetim Kurulu imzasıyla tamamlandı. İDDİALARIN TAKİBİ KAMUOYUNDA Giresunspor’un açıklamasıyla birlikte, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile kulüp arasındaki tartışma yeni bir boyut kazandı. Kulübün stadyum gelirleri, tesis kullanımı, ihale süreçleri, EKAP kayıtları ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden gündeme getirdiği iddiaların ardından gözler Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ve ilgili denetim mekanizmalarına çevrildi. Giresunspor cephesi, açıklamada yer alan iddiaların incelenmesini isterken, İl Müdürlüğü tarafından yapılacak yeni bir açıklama olup olmayacağı merak konusu oldu.

GİRESUNSPOR BAŞKANI ELTUĞRAL’DAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE Haber

GİRESUNSPOR BAŞKANI ELTUĞRAL’DAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

GİRESUNSPOR BAŞKANI ELTUĞRAL’DAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE YÖNELİK DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR Giresunspor Başkanı Emin Eltuğral, düzenlediği basın toplantısında kulübün son iki yıllık mali ve sportif sürecini değerlendirirken, Çotanak Stadyumu’nun kullanımı, stadyum altındaki ticari alanlar, konser organizasyonu, Sporcu Eğitim Merkezi ve bazı ihale süreçlerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tüm işlemlerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü duyurdu. Giresunspor Başkanı Emin Eltuğral’ın basın toplantısında yaptığı açıklamalar, kent kamuoyunda yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Kulübün içinde bulunduğu ekonomik tabloyu, transfer yasağı sürecini ve sportif başarısızlığın nedenlerini anlatan Eltuğral, konuşmasının önemli bir bölümünde Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün bazı uygulamalarına yönelik eleştirilerde bulundu. Başkan Eltuğral, Giresunspor’un gelir oluşturma çabalarında çeşitli idari sorunlarla karşılaştığını ileri sürerken; özellikle Çotanak Stadyumu’nun altındaki ticari alanlar, stat konseri organizasyonu, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı ve bazı bakım-onarım ile ihale süreçleri konusunda kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini savundu. Konuşma metninde yer alan ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar dikkate alındığında, tartışmanın yalnızca bir spor kulübü ile bir il müdürlüğü arasındaki görüş ayrılığından ibaret olmadığı; kamu tesislerinin kullanımı, kamu kaynaklarının değerlendirilmesi, kiralama süreçleri ve idari denetim boyutu taşıdığı görülüyor. ELTUĞRAL: “GİRESUNSPOR’U YAŞATMA MÜCADELESİ VERİYORUZ” Basın toplantısında öncelikle Giresunspor’un mali tablosuna değinen Başkan Emin Eltuğral, göreve geldikleri dönemde kulübün çok sayıda FIFA dosyası, transfer yasağı, icra ve haciz süreçleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Eltuğral, kulübün mevcut sicil numarasıyla yaşamasını sağlamak için göreve talip olduklarını belirterek, Giresunspor’un geçmişte bazı kulüplerin yaşadığı yok oluş sürecine sürüklenmemesi için mücadele ettiklerini ifade etti. Başkan, konuşmasında kulübün son iki yılda iki lig düşmesinden dolayı camiadan özür dilediğini de belirtti. Ancak bu sonucu doğuran nedenlerin yalnızca mevcut yönetimin performansıyla açıklanamayacağını savundu. STADYUM ALTINDAKİ DÜKKÂNLAR TARTIŞMASI Eltuğral’ın açıklamalarında en çok dikkat çeken başlıklardan biri Çotanak Stadyumu’nun altındaki ticari alanlar oldu. Başkan Eltuğral, stadyum altındaki dükkânların Giresunspor’a gelir sağlamak amacıyla değerlendirilebileceğini, bu kapsamda çeşitli kurum ve firmalarla görüşmeler yaptıklarını anlattı. Bu alanların özellikle kargo firmaları tarafından kullanılmasının hem şehir trafiği hem de Giresunspor’un mali yapısı açısından katkı sağlayabileceğini dile getirdi. Eltuğral’ın iddiasına göre, bu konuda dönemin valisiyle de görüşüldü ve söz konusu alanların kulüp lehine değerlendirilmesine olumlu yaklaşıldı. Ancak daha sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sürecinde, alanların doğrudan kullandırılması yerine ihaleye çıkarılması gerektiği ifade edildi. Başkan, yapılan ihalenin bir yıllık süreyle ve peşin ödeme şartıyla düzenlendiğini, bunun Giresunspor’un mevcut mali şartları bakımından uygulanabilir olmadığını savundu. Bu bölümde Eltuğral’ın temel iddiası; stadyum altındaki ticari alanların Giresunspor’a düzenli gelir sağlayacak biçimde kullanılamadığı ve kiralama sürecinin kulüp lehine kolaylaştırılmadığı yönünde oldu. “KİRA SÜRECİNDE KOLAYLIK SAĞLANMADI” İDDİASI Başkan Eltuğral, Giresunspor’un mali durumunu gerekçe göstererek kira bedelinin taksitlendirilmesini talep ettiklerini, ancak bu talebin kabul görmediğini ileri sürdü. Konuşmasında, başka örneklerde uzun süreli kiralama ve taksit uygulamalarının yapılabildiğini savunan Eltuğral, Giresunspor söz konusu olduğunda benzer kolaylıkların sağlanmadığını iddia etti. Başkan, kiralama ve ödeme süreçlerinde Giresunspor’a yeterli kolaylığın sağlanmadığını ileri sürdü. Bu noktada ilgili idarenin yanıtı ve resmi belgeler kamuoyu açısından belirleyici olacaktır. KONSER ORGANİZASYONU: 11 MİLYON TL + KDV GELİR İDDİASI Basın toplantısında öne çıkan bir diğer başlık ise Çotanak Stadyumu’nda yapılması planlanan konser organizasyonu oldu. Eltuğral, İstanbul merkezli bir organizasyon firmasıyla görüşüldüğünü ve stat konseri için prensipte anlaşma sağlandığını söyledi. Başkan, bu organizasyondan Giresunspor’a 11 milyon TL + KDV gelir sağlanmasının öngörüldüğünü, konserin yüksek dolulukla gerçekleşmesi halinde ek gelir ihtimalinin de bulunduğunu ifade etti. Başkanın anlatımına göre, konu siyasi yetkililer ve Valilik makamıyla da görüşüldü. Eltuğral, gerekli görüşmelerden sonra sözleşme yapıldığını, firmanın kendi mecralarından duyurulara ve bilet satışına başladığını aktardı. Ancak daha sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Giresunspor’a, stadyumun üçüncü şahıslara kullandırılamayacağı ve konser organizasyonu yapılamayacağı yönünde yazı gönderildiğini iddia etti. Bu başlıkta Eltuğral’ın temel iddiası; Giresunspor’a önemli miktarda gelir sağlayabilecek konser organizasyonunun idari yazışmalar nedeniyle gerçekleşemediği yönünde oldu. ORGANİZASYON FİRMASINA YAZI GÖNDERİLDİĞİ İDDİASI Eltuğral, konuşmasında yalnızca Giresunspor’a değil, organizasyon tarafına da stadyumda konser yapılamayacağı yönünde yazı gönderildiğini ileri sürdü. Başkan, bu yazıların resmi nitelikte olduğunu ve istenmesi halinde belgelerin paylaşılabileceğini ifade etti. Bu iddia doğruysa, konu yalnızca bir organizasyonun iptali değil; Giresunspor’un gelir elde etme imkânının hangi idari gerekçeyle sınırlandırıldığı sorusunu da gündeme getirmektedir. SPORCU EĞİTİM MERKEZİ VE HANDBOL TAKIMI İDDİASI Başkan Eltuğral, Giresunspor’un handbol takımının Süper Lig’e yükselmesi sonrasında konaklama ihtiyacı doğduğunu, bu kapsamda stadyum içerisindeki Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanıldığını anlattı. Eltuğral’ın iddiasına göre, dönemin valisi takımın bu merkezde kalmasına olumlu yaklaştı. Ancak valinin tayininin ardından takımın buradan çıkarılmak istendiği, hatta güvenlik görevlileri aracılığıyla çıkarılma girişiminde bulunulduğu ileri sürüldü. Başkan, daha sonra konunun milletvekili düzeyinde yapılan görüşmeyle geçici olarak çözüldüğünü söyledi. Bu açıklama Giresunspor’un yalnızca futbol değil, diğer branşlardaki faaliyetlerinin de idari süreçlerden etkilendiği yönündeki iddiaları güçlendiren bir unsur olarak dikkat çekti. AZERBAYCAN PROGRAMIYLA İLGİLİ HARCAMA İDDİASI Eltuğral, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Azerbaycan’a yönelik bir dostluk programına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Başkan, programa öğrencilerle birlikte il müdürü ve muhasebe müdürünün katıldığını, bu tür programlarda ilgili şube müdürlerinin yer almasının daha uygun olacağını savundu. Ayrıca bu programla ilgili 650 bin TL + KDV tutarında fatura kesildiğini ileri sürdü. Bu iddia, kamu harcamalarının niteliği ve gerekliliği açısından açıklığa kavuşturulması gereken bir başlık olarak öne çıktı. Başkan Eltuğral, Azerbaycan programının katılımcı yapısı ve harcama tutarı konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. OLİMPİK YÜZME HAVUZU VE TADİLAT SÜREÇLERİ GÜNDEME GELDİ Eltuğral, kentteki olimpik yüzme havuzunda geçmişte yaşanan zehirlenme olayına da değindi. Konuşmasında, çok sayıda çocuğun etkilendiğini ileri süren Başkan, daha sonra havuzla ilgili yürütülen tadilat ve ihale süreçlerinin de sorgulanması gerektiğini söyledi. Başkanın iddiasına göre, havuzla ilgili önce yüksek tutarlı bir tadilat süreci gündeme geldi, ardından farklı tutarlarda ek işler ve yeni süreçler ortaya çıktı Eltuğral, olimpik yüzme havuzunda yaşanan olay sonrası yapılan bakım-onarım ve tadilat süreçlerinin kamuoyu önünde ayrıntılı biçimde açıklanması gerektiğini ifade etti. DOĞRUDAN TEMİN VE İHALE SÜREÇLERİNE İLİŞKİN ELEŞTİRİ Başkan Eltuğral, konuşmasının bazı bölümlerinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün bazı doğrudan temin ve ihale süreçlerini de eleştirdi. Bazı firmaların sık sık iş aldığını ileri süren Eltuğral, bu süreçlerin EKAP ve ihale kayıtları üzerinden incelenebileceğini savundu. Eltuğral, bazı doğrudan temin ve ihale süreçlerinde kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini belirterek, bu işlemlerin ilgili kayıtlar üzerinden incelenebileceğini ifade etti. GİRESUNSPOR’UN GELİR KAYNAKLARI KESİLDİ Mİ? Eltuğral’ın açıklamalarının merkezinde, Giresunspor’un ekonomik olarak yalnız bırakıldığı ve gelir oluşturabilecek imkânların değerlendirilemediği iddiası yer aldı. Başkan, özellikle stadyum altındaki dükkânlardan ve konser organizasyonundan elde edilebilecek gelirlerin Giresunspor’un transfer yasağı ve FIFA dosyalarıyla ilgili kritik süreçte kullanılabileceğini savundu. Eltuğral’a göre, söz konusu kaynaklar hayata geçirilebilseydi kulübün bazı dosyaları kapatma ve sportif süreçte daha güçlü kalma ihtimali doğacaktı. Başkan bu durumu, “Giresunspor’un önünün açılması gerekirken, gelir kaynaklarının kullanılamadığı” şeklinde değerlendirdi. GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN SOSYAL MEDYA AÇIKLAMASI Başkan Eltuğral’ın açıklamalarının ardından Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, sosyal medya hesabı üzerinden “Kamuoyuna Duyuru” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı. Müdürlük açıklamasında, ildeki tüm tesislerin işletilmesi, kiralama süreçleri, bakım-onarım çalışmaları ve diğer idari işlemlerin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, şeffaflık ve kamu yararı esas alınarak yürütüldüğü belirtildi. Açıklamada; Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri, stadyum içerisindeki ticari alanlar, konser organizasyonları, bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı ve uluslararası hareketlilik programlarıyla ilgili tüm uygulamaların mevzuata uygun gerçekleştirildiği savunuldu. İl Müdürlüğü, iddiaların önemli bir kısmının eksik veya hatalı bilgiye dayandığını belirterek, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması anlayışıyla çalışmaların sürdürüleceğini duyurdu.

GİRESUN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN İDDİALARA SOSYAL MEDYADAN YANIT Haber

GİRESUN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN İDDİALARA SOSYAL MEDYADAN YANIT

GİRESUN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN İDDİALARA SOSYAL MEDYADAN YANIT Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, son günlerde kurum ve müdürlük yönetimi hakkında kamuoyuna yansıyan iddia ve değerlendirmelere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yayımladı. Müdürlük, Facebook hesabından yaptığı “Kamuoyuna Duyuru” başlıklı açıklamada, Giresun’daki tesislerin işletilmesi, kiralama süreçleri, bakım-onarım çalışmaları ve diğer idari işlemlerin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü savundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son günlerde Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzü hedef alan bazı iddia ve değerlendirmeler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. İlimizdeki tüm tesislerin işletilmesi, kiralama süreçleri, bakım-onarım çalışmaları ve diğer idari işlemler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, şeffaflık ve kamu yararı esas alınarak yürütülmektedir. Kamuoyunda gündeme getirilen; Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri, Stadyum içerisindeki ticari alanlara ilişkin işlemler, Konser organizasyonları, Bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı, Uluslararası hareketlilik programları ile ilgili tüm uygulamalar yürürlükteki mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup, iddiaların önemli bir kısmı eksik veya hatalı bilgiye dayanmaktadır. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması anlayışıyla çalışmalarımızı aynı hassasiyetle sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.” Müdürlüğün açıklaması, iddiaların reddi niteliği taşırken; kamuoyunda tartışılan başlıkların kapsamı, açıklamanın hangi kurumsal düzeyde yapılması gerektiği sorusunu da beraberinde getirdi. BÖYLE AÇIKLAMA İLE OLUR MU? Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün kendi görev alanına ilişkin bir konuda kamuoyunu bilgilendirme yapması elbette mümkündür. Kamu kurumları, faaliyetleriyle ilgili duyuruları resmi internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden paylaşabilmektedir. Nitekim Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da kamu kurumlarının sosyal medya kullanımına ilişkin rehber hazırlayarak, kurumların dijital mecralarda bilinçli, etkili ve sorumlu iletişim yürütmesini hedeflediğini açıklamıştır. (İletişim Başkanlığı) Ancak burada tartışılan konu sıradan bir etkinlik duyurusu ya da rutin bilgilendirme değildir. Açıklamada bizzat müdürlüğün de sıraladığı üzere konu; Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri, stadyum içerisindeki ticari alanlar, konser organizasyonları, bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı ve uluslararası hareketlilik programları gibi kamu kaynağı, kamu tesisi ve idari denetim boyutu bulunan başlıklardır. Bu nedenle mesele yalnızca “İl Müdürlüğü açıklama yapabilir mi?” sorusuyla sınırlı değildir. Asıl soru şudur: Bu kadar ciddi iddia, sadece kurumun sosyal medya hesabından yapılan genel ifadeli bir açıklamayla geçiştirilebilir mi? VALİLİK SÜRECİ SAHİPLENMELİ Mİ? Devlet geleneği açısından bakıldığında, iddiaların kapsamı dikkate alındığında Giresun Valiliği’nin konuya açıklık getirmesi daha doğru ve daha güçlü bir kurumsal yaklaşım olurdu. Çünkü 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Kanunda valilerin ilin genel idaresinden sorumlu olduğu, bakanlıklar ve tüzel kişiliğe sahip genel müdürlüklerin il genel idare teşkilatına ait işleri doğrudan valiliklere yazacağı düzenlenmiştir. (Mevzuat) Bu çerçevede Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün görev alanındaki iddialar, kamuoyunda bu kadar geniş başlıklarla tartışılıyorsa; Valilik makamının süreci koordine etmesi, gerekirse inceleme başlatıldığını duyurması ve kamuoyuna daha ayrıntılı, belgeli bir açıklama yapılmasını sağlaması beklenirdi. İDDİALAR BELGEYLE YANITLANMALI Müdürlüğün açıklamasında “iddiaların önemli bir kısmı eksik veya hatalı bilgiye dayanmaktadır” deniliyor. Ancak kamuoyunun ikna edilmesi için bu cümlenin tek başına yeterli olması beklenemez. Kamuoyu doğal olarak şu soruların yanıtını bekler: Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri hangi tarihlerde, hangi usulle yürütüldü? Stadyum içindeki ticari alanlar kimlere, hangi şartlarda ve hangi süreyle tahsis edildi? Konser organizasyonlarında kamu zararı oluştu mu, gelir-gider dengesi nedir? Bakım-onarım ihaleleri hangi yöntemle yapıldı, hangi firmalar iş aldı? Sporcu Eğitim Merkezi kimler tarafından, hangi kriterlerle kullanıldı? Uluslararası hareketlilik programlarından kimler, hangi ölçütlere göre yararlandı? Bu sorulara yanıt verilmeden yapılan genel bir “mevzuata uygundur” açıklaması, tartışmaları bitirmekten çok yeni sorular doğurabilir. DEVLET KURUMU SOSYAL MEDYADA SAVUNMA MAKAMI GİBİ GÖRÜNMEMELİ Kamu kurumlarının sosyal medya kullanması çağın gereğidir. Ancak kamu kurumlarının sosyal medya hesapları, kişisel savunma alanı gibi kullanılmamalıdır. Özellikle bir il müdürü veya kurum yönetimi hakkında iddialar gündeme geldiğinde, açıklamanın dili ve yöntemi daha dikkatli belirlenmelidir. Devlet geleneğinde beklenen tavır; iddialara sosyal medya üzerinden genel ifadelerle karşılık vermek değil, iddiaları somut başlıklar halinde ele almak, gerekiyorsa idari inceleme başlatmak ve kamuoyuna belgeli bilgi sunmaktır. Bu nedenle Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün açıklaması hukuken bir bilgilendirme olarak değerlendirilebilse de, iddiaların ağırlığı karşısında kurumsal olarak yetersiz kalmıştır. GÖZLER GİRESUN VALİLİĞİ’NDE Gelinen noktada kamuoyunun beklentisi, iddiaların sosyal medya açıklamasıyla kapatılması değil; Giresun Valiliği’nin konuya açıklık getirmesidir. Eğer iddialar asılsızsa, bunun belgeleriyle ortaya konulması gerekir. Eğer eksik, hatalı ya da tartışmalı işlemler varsa, bunun da idari denetim mekanizmaları içinde incelenmesi kamu yararının gereğidir. Çünkü söz konusu olan yalnızca bir kurumun itibarı değil; kamu kaynaklarının kullanımı, kamu tesislerinin işletilmesi ve vatandaşın devlete duyduğu güvendir. Bu metin, kaynak açıklamayı doğrudan verirken ikinci bölümde eleştirel ama hukuken daha güvenli bir çizgide ilerliyor.

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI Haber

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI Giresun’da yıllardır tartışmaların odağında bulunan FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önündeki arazi için planlanan Forum AVM projesi kamuoyuna açıklandı. Çotanak Yatırım A.Ş. tarafından duyurulan projede 3 kat kapalı otopark, 12 bin metrekare kiralanabilir alan ve en az 400 kişilik istihdam hedefi öne çıktı. Mahkemenin “üniversite alanı” kararına ilişkin hükmünün ardından gözler yeniden Güre’deki kritik araziye çevrilirken, yatırımcı grup projenin mevcut imar durumunu değiştirmediğini savundu. Giresun’da ekonomik yatırım beklentisi ile kamu yararı ve şehir planlaması tartışmasını aynı başlıkta buluşturan Forum AVM projesinde kritik süreç resmen başladı. Çotanak Yatırım A.Ş., FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önünde yer alan ve uzun süredir kent gündeminde bulunan arazi için hazırlanan alışveriş merkezi projesini kamuoyuna duyurdu. Açıklanan proje, yalnızca bir AVM yatırımı olarak değil; Giresun’un ekonomik geleceği, istihdam olanakları, şehircilik politikası ve kamusal alan tartışmaları açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. GİRESUN’UN GÖZÜ BU ARAZİDE FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önündeki arazi, uzun yıllardır Giresun’da hem ekonomik hem de kamusal yönüyle tartışılan alanların başında geliyor. Kentin merkezi konumlarından birinde yer alan bölge, geçmişte üniversite gelişim alanı tartışmalarıyla gündeme gelmiş, son olarak Forum AVM projesinin açıklanmasıyla yeniden kamuoyunun odağına yerleşmişti. Giresun İdare Mahkemesi’nin 2012 tarihli “üniversite alanı” kararına ilişkin hükmünün ardından, alana yönelik tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Mahkeme kararı sonrası kamuoyunda “arazinin geleceği ne olacak?” sorusu yeniden gündeme gelirken, yatırımcı grup projeye ilişkin açıklama yaparak sürecin kendi açısından devam ettiğini ortaya koydu. 3 KAT KAPALI OTOPARK, 12 BİN METREKARE KİRALANABİLİR ALAN Çotanak Yatırım A.Ş. tarafından açıklanan bilgilere göre Forum AVM projesinde 3 kat kapalı otopark ve 12 bin metrekare kiralanabilir alan planlanıyor. Projenin ticari alan, mağaza kullanımı, sosyal yaşam, hizmet sektörü ve yeme-içme alanlarını kapsayacak şekilde tasarlandığı belirtiliyor. Bu yönüyle proje, Giresun’da yalnızca alışveriş yapılacak bir merkez değil; kent içi sosyal hareketliliği artıracak, perakende sektörünü büyütecek ve hizmet alanında yeni bir çekim noktası oluşturacak yatırım olarak sunuluyor. 400 KİŞİLİK İSTİHDAM HEDEFİ Forum AVM projesinin en dikkat çeken başlıklarından biri ise istihdam hedefi oldu. Yatırımcı grup, projenin hayata geçmesi halinde en az 400 kişiye istihdam sağlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu rakam, Giresun gibi genç nüfusun iş olanakları konusunda beklenti içinde olduğu bir kentte önemli bir ekonomik vaat olarak öne çıkıyor. AVM’nin faaliyete geçmesiyle birlikte yalnızca mağaza personeli değil; güvenlik, temizlik, teknik servis, lojistik, kafe-restoran, yönetim, bakım ve tedarik alanlarında da yeni iş kapılarının açılabileceği değerlendiriliyor. YATIRIMCI CEPHEDEN NET MESAJ: “MEVCUT İMAR DURUMUNU DEĞİŞTİRMİYOR” Mahkeme kararı sonrası kamuoyunda yükselen tartışmalara karşı yatırımcı grup, projenin mevcut imar durumunu değiştirmediğini savundu. Yatırımcı cephesine göre gündeme gelen karar, geçmişteki planlama sürecine ilişkin hukuki bir değerlendirme niteliği taşıyor ve bugün açıklanan projenin mevcut sürecini doğrudan ortadan kaldıran bir sonuç üretmiyor. Bu açıklama, projenin hem hukuki hem de idari yönünün önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını gösteriyor. Çünkü alanın geçmişi, yalnızca ticari yatırım başlığıyla değil; üniversite, kamu yararı, kent planlaması ve şehir kimliği açısından da geniş bir zeminde değerlendiriliyor. YATIRIM MI, KAMU YARARI MI? Forum AVM projesi, Giresun’da iki güçlü yaklaşımı karşı karşıya getirdi. Bir tarafta kente yeni yatırım, istihdam, ticari canlılık ve sosyal yaşam alanı kazandırılacağı beklentisi bulunuyor. Diğer tarafta ise kamu yararı, üniversite alanı ihtiyacı, kent merkezindeki planlama tercihleri ve mevcut esnaf üzerindeki olası etkiler tartışılıyor. Bu nedenle proje, sıradan bir alışveriş merkezi yatırımı olmaktan çıkarak Giresun’un gelecek vizyonuna ilişkin daha büyük bir sorunun parçası haline geldi: Giresun büyürken öncelik yatırım mı olacak, kamusal ihtiyaç mı; yoksa ikisini dengeleyecek yeni bir şehircilik aklı mı kurulacak? ŞEHİR EKONOMİSİ İÇİN YENİ BİR ÇEKİM MERKEZİ İDDİASI Yatırımcı grup, Forum AVM’nin Giresun ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını belirtiyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte kentte perakende hareketliliğinin artması, farklı markaların Giresun’a gelmesi, gençlerin sosyal yaşam alanlarının genişlemesi ve şehir merkezinde yeni bir ticari yoğunluk oluşması bekleniyor. Ancak bu beklentinin yanında, şehir merkezindeki trafik yükü, otopark ihtiyacı, mevcut yerel esnafın rekabet gücü, kıyı-kent ilişkisi ve arazinin geçmişteki kamusal kullanım tartışmaları da yanıt bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. KRİTİK SÜREÇ ŞİMDİ BAŞLIYOR Forum AVM projesinin açıklanmasıyla birlikte gözler artık sürecin bundan sonraki aşamalarına çevrildi. Mimari proje, ruhsat süreci, hukuki başlıklar, imar değerlendirmeleri ve yatırım takvimi önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri olacak. Giresun kamuoyu ise bu süreci yalnızca bir yatırım projesi olarak değil, kentin geleceğine yön verecek bir tercih olarak izliyor. Sonuç olarak Forum AVM projesi, Giresun’da aynı anda iki duyguyu büyüttü: ekonomik yatırım umudu ve kamu yararı hassasiyeti. Şimdi bütün dikkatler, Güre’deki o kritik arazide atılacak yeni adımlara çevrilmiş durumda.

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU Haber

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü, 29.06.2026 tarihinde Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parsel ile ilgili yargı sürecine ilişkin kamuoyu açıklaması yayımladı. Açıklamada, Fiskobirlik tarafından Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın, Giresun İdare Mahkemesinin 2025/665 E. ve 2026/382 K. sayılı kararıyla reddedildiği bildirildi. ÜNİVERSİTE ALANI KARARINA AÇILAN DAVA REDDEDİLDİ GİRESUN — Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parsele ilişkin yargı süreci hakkında kamuoyu açıklaması yaptı. Açıklamada, 2008 yılında resmi kurum alanından “Üniversite Gelişim Alanı”na dönüştürülen taşınmazla ilgili sürece ilişkin bilgiler paylaşıldı. PARSEL 2008’DE “ÜNİVERSİTE GELİŞİM ALANI”NA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Açıklamada, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin Sahil Yolu üzerinde, Fiskobirlik EFİT Entegre Tesislerinin önünde bulunduğu belirtildi. Söz konusu taşınmazın 2008 yılında resmi kurum alanından “Üniversite Gelişim Alanı”na dönüştürüldüğü ifade edildi. Açıklamada ayrıca, taşınmazın hâlihazırda Fiskobirlik tarafından üçüncü kişilere satışının gerçekleştirildiği bilgisine yer verildi. 2012’DE BELEDİYE MECLİSİ KARARI ALINDI Giresun Üniversitesi Rektörlüğünün talebi üzerine, Giresun Belediye Meclisi tarafından 10.10.2012 tarihli ve 444 sayılı karar alındığı bildirildi. Bu kararla, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin “Üniversite Gelişim Alanı” olarak planlanmasına karar verildiği kaydedildi. FİSKOBİRLİK İPTAL DAVASI AÇTI Açıklamaya göre, Fiskobirlik tarafından söz konusu kararın iptali talebiyle Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine dava açıldı. Davanın, Ordu İdare Mahkemesinin 2013/47 E. sayılı dosyasıyla açıldığı belirtildi. Giresun’da İdare Mahkemesi kurulmasının ardından dosyada yetkisizlik kararı verildiği ve dosyanın Giresun İdare Mahkemesine gönderildiği aktarıldı. DOSYA GİRESUN İDARE MAHKEMESİNE TAŞINDI Açıklamada, dosyanın Giresun İdare Mahkemesinde 2025/665 E. sayısını aldığı bildirildi. Giresun Üniversitesi Rektörlüğünün dosyaya katılma talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından da Rektörlüğün davalı idare olan Giresun Belediye Başkanlığı yanında davaya müdahale isteminin kabul edildiği ifade edildi. MAHKEME DAVAYI REDDETTİ Giresun Üniversitesi açıklamasında, dava sonucunda Giresun İdare Mahkemesinin 2025/665 E. ve 2026/382 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği duyuruldu. Mahkeme kararında, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Ordu İdare Mahkemesinin E:2016/392 sayılı dosyasında alınan 18.08.2016 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. KARARDA GİRESUN’UN ARAZİ YAPISINA DİKKAT ÇEKİLDİ Açıklamada aktarılan mahkeme kararında, Karadeniz coğrafyasının tipik özelliklerini taşıyan Giresun’da, büyük alan kullanımı gerektiren üniversite gibi kuruluşlar için uygun arsa bulmakta önemli eşiklerle karşılaşıldığı ifade edildi. Kararda, üniversitenin kampüs içinde ve kampüs dışında, kentsel alan içinde tesislerinin bulunmasının hem ihtiyaç hem de gereklilik olduğu kaydedildi. “TAŞINMAZ ÜNİVERSİTE İHTİYACININ BİR BÖLÜMÜNÜ KARŞILAMA OLANAĞI TAŞIYOR” Mahkeme kararında, 2008 yılında resmi kurum alanından üniversite alanına dönüştürülen ve halen üniversite alanı kararı sürdürülen dava konusu taşınmazın, üniversitenin ihtiyacının bir bölümünü karşılama olanağı bulunduğu belirtildi. Kararda, üniversite alanı kararının kaldırılarak alanın ticaret veya konut alanına dönüştürülmesi talebinin nesnel ve teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı ifade edildi. PLANLAMA VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE UYGUN BULUNDU Açıklamada yer verilen mahkeme kararına göre, dava konusu taşınmazda getirilen üniversite alanı kullanım kararının yer seçimi, yerleşke bütünlüğü, kamu yararı ve ihtiyacın karşılanması yönlerinden planlama ve şehircilik ilkeleri ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldı. Mahkeme, Giresun İli Merkez İlçesi Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin bulunduğu alanda aynı kullanım kararının getirilmesi suretiyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin 10.10.2012 tarihli ve 444 sayılı Giresun Belediye Meclisi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Bu gerekçeyle davanın reddine karar verildi. ÜNİVERSİTE: “KAMU YARARI MAHKEME TARAFINDAN TESCİL EDİLDİ” Giresun Üniversitesi Rektörlüğü, açıklamasında mahkeme kararına ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı: “Sonuç olarak bu karar ile; 1717 ada, 1 numaralı parselin ‘Üniversite tarafından kullanılmasında kamu yararı’ olduğu Mahkeme tarafından tescil edilmiştir.” AYNI KONUDAKİ DAVALAR DEVAM EDİYOR Açıklamada, Giresun Üniversitesi tarafından Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine aynı konuda, aynı mahkemede açılan iptal davalarının devam ettiği bildirildi. Üniversite, süreç içinde verilecek kararların kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. AÇIKLAMA REKTÖRLÜK TARAFINDAN YAPILDI Kamuoyu açıklaması, Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü imzasıyla yayımlandı.

YENİDEN REFAH’TAN AK PARTİ’YE ASFALT PLENTİ ÇIKIŞI: Haber

YENİDEN REFAH’TAN AK PARTİ’YE ASFALT PLENTİ ÇIKIŞI:

YENİDEN REFAH’TAN AK PARTİ’YE ASFALT PLENTİ ÇIKIŞI: “BELEDİYE MECLİSİNDE ÜYEMİZ YOK” Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, AK Parti Alucra İlçe Başkanı Mahmut Gündüz’ün asfalt plenti ve köy yolları üzerinden yaptığı açıklamalara yanıt verdi. Şerbetçi, partisinin Alucra Belediye Meclisi’nde üyesi bulunmadığını belirterek, “Yönettiğiniz belediyeden bihaber misiniz?” sözleriyle tepki gösterdi. Alucra’da asfalt plenti, köy yolları ve belediye protokolü üzerinden başlayan siyasi tartışma sürüyor. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, AK Parti Alucra İlçe Başkanı Mahmut Gündüz’ün açıklamalarına yazılı basın açıklamasıyla cevap verdi. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, AK Parti Alucra İlçe Başkanı Mahmut Gündüz’ün kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğini ileri sürerek, Alucra’da uzun yıllardır çözüm bekleyen köy yolu sorunlarının siyasi tartışmalarla gölgelenmemesi gerektiğini ifade etti. ŞERBETÇİ’DEN GÜNDÜZ’E: “BELEDİYEDEN BİHABER MİSİNİZ?” Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, partisinin Alucra Belediye Meclisi’nde hiçbir üyesinin bulunmadığını vurgulayarak, belediye meclisinde alınan kararların Yeniden Refah Partisi ile ilişkilendirilmesine tepki gösterdi. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Alucra Belediye Meclisi’nde Yeniden Refah Partisi’nin bir tek üyesi dahi yoktur. Buna rağmen alınan kararların partimizle ilişkilendirilmesi siyasi nezaketle de gerçeklikle de bağdaşmamaktadır. AK Parti İlçe Başkanı, yönettiği belediyenin meclis yapısını bilmiyor mu? Belediyeden bihaber misiniz?” “ASFALT PLENTİ GEÇMİŞTE AYNI YÖNTEMLE KULLANILDI” Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, asfalt plentinin geçmiş yıllarda belediye başkanının yetkisiyle İl Özel İdaresi çalışmalarında kullanıldığını savundu. Şerbetçi, 2017-2018 ve 2024-2025 yıllarında asfalt çalışmalarının aynı yöntemle yürütüldüğünü belirterek, bugün “protokol engeli” gerekçesinin kamuoyunu ikna etmediğini ifade etti. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, konuya ilişkin açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “2017-2018 yıllarında da, 2024-2025 yıllarında da asfalt çalışmaları aynı yöntemle yapılmıştır. O dönemlerde hizmet üretilebiliyorsa bugün ‘protokol engeli’ denilerek kamuoyunun yanıltılması doğru değildir.” “MESELE YOL DEĞİL, UCU AÇIK YETKİ DEVRİ” Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, belediye meclisine sunulan konunun yalnızca yol yapımı olmadığını, asfalt plentiyle ilgili geniş yetki devrini de içerdiğini öne sürdü. Şerbetçi, Yeniden Refah Partisi’nin hizmete karşı olmadığını, ancak kamu yararı açık şekilde ortaya konulmadan ve hukuki süreçler netleşmeden geniş yetki devrine destek vermeyeceklerini belirtti. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Biz hizmete karşı değiliz. Alucra’nın köy yollarının yapılmasını en fazla isteyen siyasi yapılardan biriyiz. Ancak kamu yararı açık şekilde ortaya konulmadan, hukuki süreçler netleşmeden, denetimsiz ve ucu açık bir yetki devrine de evet demeyiz.” “KÖY YOLLARINI GÜNDEME BİZ TAŞIDIK” Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, Alucra’daki bozuk köy yollarının kamuoyuna taşınmasında Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Teşkilatı’nın önemli rol üstlendiğini söyledi. Şerbetçi, köy köy dolaşarak imza kampanyaları düzenlediklerini, vatandaşların yol taleplerini kamuoyuna duyurduklarını ve sürecin takipçisi olduklarını ifade etti. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Alucra’nın köy yollarını gündeme biz taşıdık. Köy köy dolaştık, imza kampanyaları düzenledik, vatandaşın talebini kamuoyuna duyurduk. Bugün gelinen noktada yolların yapılacağı yönündeki açıklamalar, kamuoyu baskısının sonucudur.” “HİZMETE EVET, DENETİMSİZ YETKİYE HAYIR” Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, kamu yararına olan her hizmeti desteklediklerini, ancak denetimsiz ve ucu açık yetki devrine karşı olduklarını belirtti. Şerbetçi, asfalt plenti ve köy yolları sürecinin takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı: “Alucra’nın köy yolları yapılana kadar bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hizmete evet, kamu zararına yol açabilecek denetimsiz ve ucu açık yetki devrine hayır diyoruz.” RESMİ MECLİS KARARINDA ASFALT PLENTİ PROTOKOLÜ Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi’nin açıklamasında gündeme getirdiği asfalt plenti ve protokol tartışması, Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı “Asfalt Plenti Tesisi” konulu meclis kararında da yer aldı. Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı meclis kararında asfalt plentiyle ilgili süreç şu ifadelerle aktarıldı: “Belediye Başkanlık Makamı’nın 26.02.2026 tarihli E.8462 sayılı müzekkeresi Belediye Başkanı Sayın Faruk Demirağ tarafından meclise sunuldu ve bilgi verildi. İlçemiz Mesudiye Mahallesi 147 ada 1 parsel üzerinde kurulu bulunan Asfalt Plenti Tesisi ile ilgili geçmiş meclis kararları, mevcut evraklar ve her türlü bilgi belgenin değerlendirilmesi sonucunda mülkiyet uyuşmazlıklarının çözüme kavuşturulması için Yeşil Adamlar Atık Yönetimi A.Ş. ve Sistemli Dağıtım Hizmetleri A.Ş. ile karşılıklı protokol imzalanması gerektiği beyan edildi ve hazırlanan protokol meclis üyelerine sunuldu.” “SULH VE İBRA PROTOKOLÜ” MECLİSE SUNULDU Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı meclis kararında, meclise sunulan “Sulh ve İbra Protokolü”nün konusu şu ifadelerle yer aldı: “İşbu Protokol; mülkiyeti Yeşil Adamlar’a ait olan ancak Belediye tarafından hukuki bir sebep olmaksızın el konulmuş olan 1 adet Vögele Asfalt Serme Makinesi, 1 adet E-Mak Express Tip Asfalt Plenti, 1 adet HAMM tamburlu silindir, 1 adet HAMM lastik tekerlekli silindir ve 1 adet ESIT HI-S Elektronik Taşıt Kantarı kaynaklı uyuşmazlıkların bu protokol hükümleri çerçevesinde çözüme kavuşturularak sona erdirilmesi ve tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra etmeleri amacıyla düzenlenmiştir.” BAŞKAN DEMİRAĞ: “15-20 MİLYON TL MALİYET ÖNGÖRÜLÜYOR” Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı meclis kararında, Belediye Başkanı Faruk Demirağ’ın asfalt plentinin bakım ve onarım maliyetine ilişkin değerlendirmesi şu ifadelerle aktarıldı: “İlçemiz için büyük önem arz eden ve onarımı için yaklaşık 15-20 milyon TL maliyet öngörülen asfalt plentinin; belediyemiz şu anki bütçesiyle bakım ve onarımının karşılanmasının mümkün olmadığı, fakat bahsi geçen protokolün ilgili şirketlerle imzalanmasının akabinde Giresun İl Özel İdaresi ile protokolü imzaladığımız şirketler arasında yapılması planlanan ek bir protokol gereğince asfalt plentinin bakımının yapılabileceği ve böylelikle ilçemizdeki tüm köy ve mahalle yollarının asfaltlanmasının mümkün olacağı, bu doğrultuda yukarıda belirtilen sulh ve ibra protokolünün imzalanması noktasında gerekli yetkinin şahsıma verilmesi hususunu meclisimizin takdirlerine arz ederim.” ÜÇ ÜYE KABUL GÖRÜŞÜ BİLDİRDİ Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı meclis kararında, protokole olumlu yaklaşan üyelerin gerekçesi şu şekilde yer aldı: “Meclis üyelerinden Kemal Çamlıtepe, Muhsin Tepe ve Yunus Ağca; Belediye Başkanı tarafından belirtilen 15-20 milyon TL tutarındaki yüksek onarım maliyetinin belediye bütçesinden karşılanmasının mümkün olmadığını ifade etmişlerdir. Bahsi geçen protokol sayesinde asfalt plentinin işler hale getirilerek tüm köy ve mahalle yollarının asfaltlanması hizmetinin önünün açılacağı gerekçesiyle ilgili protokolün imzalanması yönünde olumlu görüş bildirmişlerdir.” BEŞ ÜYE HUKUKİ VE MALİ RİSK GEREKÇESİYLE KARŞI ÇIKTI Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı meclis kararında, protokole karşı çıkan beş meclis üyesinin gerekçesi şu ifadelerle aktarıldı: “Diğer beş meclis üyesi ise; söz konusu Asfalt Plenti ve ekipmanlarının daha önceki yıllarda belediyemize hibe edildiği, ancak o dönemdeki belge eksiklikleri veya idari ihmaller nedeniyle mülkiyet devrinin resmileşmediği, tesisin 2017 yılından bu yana fiilen belediye hizmetinde kullanılarak kamu malı niteliği kazandığını, mülkiyet devrindeki geçmiş ihmallerin bir hak kaybına yol açmaması gerektiğini savunmuşlardır. Ayrıca, sunulan protokol metnindeki ağır cezai şartların ve kullanım bedeli feragatlerinin belediye menfaatine aykırı olduğu, tesisin özel bir şirkete devrinin hukuki ve etik riskler barındırdığı gerekçesiyle protokolün imzalanmasına karşı çıkmışlardır.” PROTOKOL YETKİSİ 3 KABULE KARŞI 5 RET OYU İLE REDDEDİLDİ Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı meclis kararında oylama sonucu şu ifadelerle yer aldı: “Yapılan müzakerelerin ardından, Belediye Başkanı Faruk Demirağ’a tutanakta belirtilen sulh ve ibra protokolünü imzalama yetkisi verilmesi hususu meclis heyetinin oylarına sunulmuştur. Yapılan oylama sonucunda; Belediye Başkanı Faruk Demirağ, üyelerden Kemal Çamlıtepe, Muhsin Tepe ve Yunus Ağca’nın kabul oylarına karşılık; üyelerden Faruk Bodur, Harun Yurtsever, Bediye Türker, Murat Altıparmak ve Vefa Korkmaz’ın ret oyları ile söz konusu teklifin oy çokluğu ile reddine karar verilmiştir.” ASFALT PLENTİ TARTIŞMASI GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR Alucra Belediyesi’nin 06.03.2026 tarihli ve 11 sayılı meclis kararında; asfalt plentinin bakım-onarımı, şirketlerle yapılması öngörülen protokol, Giresun İl Özel İdaresi ile planlanan ek protokol, belediye başkanına yetki verilmesi ve mecliste yapılan oylamanın sonucu yer aldı. Meclis kararına göre, Belediye Başkanı Faruk Demirağ ile üç meclis üyesi protokol yetkisine kabul oyu verirken, beş meclis üyesi hukuki ve mali risk gerekçesiyle ret oyu kullandı. Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetçi ise yaptığı açıklamada, partisinin Alucra Belediye Meclisi’nde üyesi bulunmadığını belirterek, alınan meclis kararlarının Yeniden Refah Partisi ile ilişkilendirilmesine karşı çıktı. Asfalt plenti konusu, Alucra’da köy ve mahalle yollarının asfaltlanması talebi ile belediye başkanına verilecek protokol yetkisi başlıkları üzerinden siyasi gündemdeki yerini koruyor.

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE Haber

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE FİSKOBİRLİK’in Güre’deki 7,5 dönümlük arsasında satış ve tapu devri süreci tamamlandı. Tapunun özel teşebbüse geçtiği belirtilirken, Giresun Üniversitesi’nin alanı geri kazanmak istiyorsa yeni maliklerle resmi görüşme yürütmesi gerekiyor. GİRESUN — FİSKOBİRLİK’in Güre Mahallesi’nde, Giresun Üniversitesi yerleşkesinin karşısında bulunan 7,5 dönümlük arsasıyla ilgili tartışma, satış ve tapu devrinin ardından yeni bir aşamaya taşındı. Üniversitenin kampüs bütünlüğü, sahil bağlantısı ve gelişim alanı açısından kritik gördüğü taşınmazın yaklaşık bir yıl önce özel teşebbüs tapulu arsası olmuşken, Giresun Üniversitesi “dostlar alışverişte görsün “ misali dosyanın hâlâ eski mülkiyet tartışması üzerinden yürütülmesinden nasıl bir elde edilmek istendiği bilinmiyor. Arsanın geçmişinde FİSKOBİRLİK’in satış kararı, üniversitenin gelişim alanı talebi, belediye meclisi gündemi, ret kararı, idari dava süreci, 2026 yılı revizyon imar planı tartışmaları ve sahada başlayan fiziki çalışma bulunuyor. Ancak satıştan sonra tapunun özel teşebbüse geçmesi, dosyanın bugünkü muhatabını değiştirdi. Bu aşamadan sonra üniversitenin alanı geri kazanmak için yalnızca FİSKOBİRLİK üzerinden değil, taşınmazın güncel sahipleri üzerinden resmi ve hukuki süreç yürütmesi gerekiyor. TAPU DEVRİ DOSYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ FİSKOBİRLİK arsasıyla ilgili tartışmanın ilk aşamasında ana konu, üretici birliğine ait taşınmazın satılıp satılmayacağı, satışın hangi bedelle yapılacağı ve alanın üniversiteye kazandırılıp kazandırılmayacağıydı. Ancak tapu devri tamamlandıysa, hukuki zemin artık farklı bir noktadadır. Bugün ortada FİSKOBİRLİK’in elinde tuttuğu bir taşınmazdan çok, özel teşebbüs adına tapuya geçmiş bir mülkiyet bulunmaktadır. Bu nedenle üniversitenin alanı kampüs bütünlüğü için zorunlu görmesi halinde izlemesi gereken yol, yeni maliklerle satın alma, takas, uzlaşmalı devir veya kamu yararı gerekçesine dayalı yasal seçenekleri değerlendirmektir. Özel mülkiyete geçmiş bir taşınmaz için eski malik üzerinden yürütülen tartışma, alanın bugünkü tapu durumunu değiştirmiyor. Üniversite bu arsayı hâlâ stratejik bir ihtiyaç olarak görüyorsa, süreci güncel mülkiyet gerçeği üzerinden kurmak zorundadır. 2011’DE PLANLANDI, 2025’TE YENİDEN MECLİSE GELDİ FİSKOBİRLİK’in Güre’deki 1717 ada 1 parseliyle ilgili tartışmanın geçmişi 2025’te başlamadı. Giresun Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği’nin 25 Nisan 2025 tarihli açıklamasında, söz konusu parselin 2011 yılında “Üniversite Gelişim Alanı” olarak planlandığı ve Giresun Belediyesi tarafından yapılan imar planı değişikliğiyle imara kapatıldığı bilgisi yer aldı. 2011 yılı, Giresun Belediyesi’nde Kerim Aksu dönemine denk geliyor. Bu nedenle dosyanın ilk kritik eşiği, alanın belediye planlarında üniversite gelişim alanı olarak değerlendirildiği bu dönemdir. Ancak açık kaynaklarda bu plan değişikliğine ilişkin meclis karar numarası ve karar metni henüz yer almıyor. Bu bilgi, Giresun Belediyesi’nin 2011 yılı imar planı değişikliği arşivinden çıkarılmalıdır. Aradan geçen yıllara rağmen alanın üniversiteye kazandırılamaması, bugün tartışmanın merkezindeki en önemli başlıklardan biri haline geldi. Parsel planlarda üniversite gelişim alanı olarak görülmesine rağmen satın alma, takas, kamulaştırma veya uzlaşmalı devir sürecinin tamamlanamaması, üniversite yönetimlerinin yıllara yayılan karar alma eksikliğini gündeme taşıdı. 2020 SENATO KARARI BELEDİYEYE SUNULDU, İŞLEM TESİS EDİLMEDİ Giresun Belediye Meclisi’nin 2 Temmuz 2025 tarihli karar özetinde, üniversitenin daha önce de bu alan için karar aldığı açık biçimde yer aldı. Karar No: 245’te, Giresun Üniversitesi’nin 2020-180/3 sayılı Senato Kararı’nın belediyeye önceden sunulduğu, ancak herhangi bir işlem tesis edilmediği belirtildi. Aynı kararda, üniversitenin 2025-423/1 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Güre Mahallesi’nde bulunan taşınmazların, yerleşke bütünlüğünün sağlanması ve fiziki alan ihtiyacının karşılanması amacıyla “Üniversite Gelişim Sahası”na alınmasına karar verdiği kayda geçti. Bu kayıt, üniversitenin alanı yıllardır gündeminde tuttuğunu; buna rağmen mülkiyetin üniversiteye geçirilmesi konusunda sonuç doğuran bir adım atılamadığını gösterdi. 22 NİSAN VE 2 HAZİRAN 2025’TE BELEDİYEYE RESMİ YAZI GÖNDERİLDİ Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı, 22 Nisan 2025 tarih ve 82535 sayılı yazı ile 2 Haziran 2025 tarih ve 91487 sayılı yazıyla belediyeye başvurdu. Üniversite, FİSKOBİRLİK EFİT A.Ş.’ye ait 1717 ada 1 parsel ile 1719 ada 178, 182, 186, 187, 188 ve 189 numaralı parsellerin üniversite eğitim alanı içine alınmasını istedi. Giresun Belediye Meclisi, 2 Temmuz 2025’te bu talebi İmar Komisyonu’na havale etti. Karar, Fuat Köse’nin belediye başkanlığı döneminde alındı. 8 TEMMUZ 2025’TE TALEP REDDEDİLDİ Giresun Belediye Meclisi, 8 Temmuz 2025’te üniversitenin FİSKOBİRLİK EFİT A.Ş.’ye ait parsellerin Giresun Üniversitesi gelişim sahası içine alınması talebini oy çokluğuyla reddetti. Oylamada CHP grubu ret, AK Parti grubu kabul oyu kullandı. Bu karar, üniversitenin yıllardır çözemediği gelişim alanı meselesinde ikinci büyük kırılma noktası oldu. Alanın 2011’de üniversite gelişim alanı olarak planlandığı belirtilmesine, 2020’de Senato kararı alınmasına ve 2025’te iki ayrı resmi yazıyla belediyeye başvurulmasına rağmen taşınmazın üniversite mülkiyetine geçirilememesi, dosyanın yalnızca FİSKOBİRLİK satışıyla açıklanamayacağını ortaya koydu. 2022 MAHKEME VE BELEDİYE KARARI İMAR TARTIŞMASINI SINIRLADI Giresun Üniversitesi açıklamasında, Ordu 1. İdare Mahkemesi’nin 9 Şubat 2022 tarihli kararında alanın konut veya farklı fonksiyonlara dönüştürülmesinin kamu yararına uygun olmadığına hükmettiği belirtildi. Aynı açıklamada, Giresun Belediye Meclisi’nin 2022 yılında oy birliğiyle kabul ettiği imar planı değişikliği kararına atıf yapılarak parselin mevcut durumda konut veya ticari tesis alanı olarak değerlendirilemeyeceği, yalnızca “İdari Hizmet Alanı / FİSKOBİRLİK Genel Müdürlük Hizmet Binası” olarak kullanılabileceği savunuldu. Bu bilgi, 2026’da yeniden büyüyen imar tartışmasının hukuki arka planını güçlendirdi. Ancak 2022 belediye kararının karar numarası ve tam metni de resmi arşivden ayrıca çıkarılmalıdır. 2026’DA EMSAL VE YÜKSEKLİK TARTIŞMASI BAŞLADI Giresun Belediye Meclisi’nin 4 Nisan 2026 tarihli ve 755 sayılı kararında, Güre Mahallesi 1589 ada 6 parsel ve 1717 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların bulunduğu alanda emsal ve yükseklik değerlerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi talebi oy çokluğuyla kabul edildi. Bu karar, tapu devri, dava süreci ve üniversitenin gelişim alanı talebine ek olarak dosyanın imar boyutunu da büyüttü. Alanın yapılaşma koşulları, yalnızca mülkiyet tartışması değil, kentin sahil hattı, üniversite yerleşkesi ve kamu yararı dengesi açısından da yeni bir başlık haline geldi. ÜNİVERSİTE YILLARCA ALAMADI, ŞİMDİ DAVA İLE TELAFİ ARIYOR Resmi kayıtlar ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşiyor. Alanın 2011’de üniversite gelişim alanı olarak planlandığı belirtiliyor. Üniversitenin 2020 tarihli Senato Kararı belediyeye sunuluyor, ancak işlem tesis edilmiyor. 2025’te üniversite iki ayrı yazıyla yeniden başvuruyor. Belediye 2 Temmuz 2025’te dosyayı İmar Komisyonu’na havale ediyor, 8 Temmuz 2025’te talep reddediliyor. 2026’da ise aynı alan emsal ve yükseklik tartışmasıyla yeniden belediye gündemine geliyor. Bu zincir, üniversitenin yıllar içinde alanı satın alma, takas, kamulaştırma veya uzlaşmalı devir yoluyla kendi mülkiyetine geçiremediğini gösteriyor. Bugün açılan dava, bu gecikmiş sürecin ardından gelen hukuki hamle olarak görülüyor. Ancak tapu özel teşebbüse geçtiyse, üniversitenin yalnızca geçmiş plan kararlarına dayanması yeterli olmayacaktır. Alan üniversite için hâlâ zorunlu görülüyorsa, yeni maliklerle resmi görüşme yapılmalı, satın alma veya takas seçeneği açık biçimde masaya konulmalıdır. DAVA ESKİ KARAR ÜZERİNDEN YÜRÜYOR Belediye meclisinin 8 Temmuz 2025 tarihli ret kararının ardından Giresun Üniversitesi dosyayı idari yargıya taşıdı. Üniversite, FİSKOBİRLİK arazisinin yeniden üniversite gelişim alanına alınması talebinin reddedilmesine karşı Ordu İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davanın dikkat çeken yönü, doğrudan satış işleminin iptalinden çok, belediyenin üniversite gelişim alanı talebini reddetmesi üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu nedenle yargı süreci, arsanın bugünkü tapu durumundan bağımsız değerlendirilemez. Tapu özel teşebbüse geçtiyse, davanın sonucu kadar güncel maliklerle yürütülecek temas da belirleyici hale gelir. Üniversitenin dava yoluyla eski plan kararlarını tartışması mümkündür. Ancak özel mülkiyete geçmiş bir alanın yeniden üniversiteye kazandırılması için yalnızca geçmiş kararların iptali yeterli olmayabilir. Bu noktada yeni maliklerle yapılacak resmi görüşmeler, satın alma veya takas ihtimali ve kamu yararı gerekçesine dayalı yasal süreçler dosyanın merkezine alınmalıdır. YENİ MALİKLERLE GÖRÜŞME YAPILDI MI? Arsanın yaklaşık bir yıl önce özel teşebbüs adına tapuya geçtiği belirtilirken, üniversitenin yeni sahiplerle resmi bir görüşme yürütüp yürütmediği kamuoyunun yanıt beklediği başlıkların başında geliyor. Üniversite bu alanı kampüs bütünlüğü için vazgeçilmez görüyorsa, yeni maliklere resmi teklif sunup sunmadığını açıklamalıdır. Satın alma, takas, uzlaşmalı devir veya kamusal ihtiyaç gerekçesiyle başka bir yol izlenip izlenmediği netleşmedi. 2026’DA İMAR TARTIŞMASI YENİDEN BÜYÜDÜ Dosya 2026 yılında revizyon imar planı süreciyle yeniden gündeme geldi. Giresun Belediyesi’nin 4 Nisan 2026 tarihli ve 755 sayılı kararında, Güre Mahallesi 1589 ada 6 parsel ile 1717 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların bulunduğu alanda emsal ve yükseklik değerlerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi talebi oy çokluğuyla kabul edildi. Bu karar, arsanın yalnızca satış ve mülkiyet yönüyle değil, yapılaşma koşulları bakımından da yeni bir tartışmanın içine girdiğini gösterdi. Aynı süreçte alanın konut, ticaret veya karma kullanım yönünde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği sorusu kamuoyunda öne çıktı. Üniversite kaynaklı açıklamalarda ise 1717 ada 1 parselin mevcut durumda konut ya da ticari tesis alanı olarak değerlendirilemeyeceği, yalnızca “İdari Hizmet Alanı / FİSKOBİRLİK Genel Müdürlük Hizmet Binası” fonksiyonuyla kullanılabileceği savunuldu. ÜNİVERSİTENİN YOL HARİTASI NETLEŞMELİ Giresun Üniversitesi bu alanı gerçekten kampüs bütünlüğü için zorunlu görüyorsa, bundan sonraki süreci eski tartışmanın içinde değil, güncel mülkiyet ve imar gerçekliği üzerinden yürütmelidir. FİSKOBİRLİK satışı yaptıysa, tapu özel teşebbüse geçtiyse ve sahada çalışma başladıysa, üniversitenin alanı geri kazanmak için yeni maliklerle masaya oturması gerekir. Güre’deki arsa artık yalnızca FİSKOBİRLİK’in geçmiş satış dosyası değildir. Tapu, imar, ruhsat, dava ve üniversitenin yeni maliklerle temas kurup kurmadığı aynı dosyada birleşmiştir. Kent kamuoyu, bu aşamada eski tartışmaların tekrarını değil, güncel mülkiyet durumuna uygun açık ve sonuç alıcı bir yol haritası beklemektedir.

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesine tepki gösterdi. Bölgede üreticilerle bir araya gelen Gezmiş, hayvancılığın temel dayanağı olan meraların korunması gerektiğini belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. KÖYLÜNÜN ASIRLIK OTLAKLARI MECLİS GÜNDEMİNDE Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesi, bölgede hayvancılıkla geçinen üreticilerin tepkisine neden oldu. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Çiftlik Mahallesi ve çevre köylerde yaşayan üreticilerin itirazlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki mera alanlarının enerji proje sahasına dahil edilmesinin, bölgede küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçinen vatandaşların üretim düzenini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. “KÖYLÜNÜN OTLAĞINA DOKUNMAYIN” Bölgedeki üreticiler, yüzyıllardır hayvanlarını otlattıkları kadastral mera alanlarının GES projelerine açılmasına karşı çıkıyor. Yem maliyetlerinin ağırlaştığı bir dönemde meraların köylünün elindeki en önemli doğal kaynak olduğunu belirten üreticiler, otlakların kaybedilmesi halinde hayvancılığın daha da zorlaşacağını ifade ediyor. Meraların enerji projeleri için gündeme gelmesi, Şebinkarahisar’da yalnızca arazi kullanımı tartışması olarak değil; kırsal üretim, hayvancılık, geçim kaynakları ve köy yaşamının geleceği açısından da kritik görülüyor. GEZMİŞ SAHADA ÜRETİCİLERLE GÖRÜŞTÜ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da saha çalışması yaparak muhtarlar, üreticiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Bölgede yapılan incelemelerin ardından açıklama yapan Gezmiş, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların tarımsal değeri bulunan alanlarda ve hayvancılığın dayandığı meralarda yapılmaması gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Bizler elbette yenilenebilir enerjiye, temiz enerji yatırımlarına karşı değiliz. Ancak bu yatırımlar, köylünün yüzyıllardır hayvancılık yaptığı, hayvanını otlattığı asırlık meralarda, tarımsal değeri olan topraklarda yapılmamalıdır” dedi. “HALKI YOK SAYAN PROJELERİN KARŞISINDAYIZ” Gezmiş, Şebinkarahisar’da yaşayan vatandaşların meralarından edilmek istendiğini belirterek, projelerin halkın görüşü alınmadan yürütülmesine tepki gösterdi. Köylülerin hayvanlarını nerede otlatacaklarını düşünmek zorunda bırakıldığını söyleyen Gezmiş, “Halkımız meralarından ediliyor, hayvanlarını nerede otlatacaklarını kara kara düşünüyor. Kimseye sormadan, halkı yok sayarak yapılan bu projelerin karşısındayız” ifadelerini kullandı. SORU ÖNERGESİ TBMM’YE SUNULDU Şebinkarahisar’daki incelemelerinin ardından TBMM’ye dönen CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Gezmiş, önergesinde 4342 sayılı Mera Kanunu’na dikkat çekerek meraların devlet güvencesi altında olduğunu hatırlattı. Vatandaşın sorunlarını Meclis gündemine taşımaya devam edeceklerini belirten Gezmiş, “Vatandaşımızın Meclis’teki sesi olduk, Bakanlığa önergemizi verdik. Bu haklı mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi. BAKANLIĞA MERA TAHSİSİ SORULARI Gezmiş’in TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Şebinkarahisar’daki mera tahsisleriyle ilgili Bakanlıktan yanıt istendi. Önergede şu başlıklar öne çıktı: Şebinkarahisar ilçesinde son 5 yılda enerji yatırımları için tahsis edilen toplam mera alanı miktarının ne kadar olduğu, bu tahsis işlemleri yapılırken bölge halkının, muhtarların ve üreticilerin görüşünün alınıp alınmadığı soruldu. Gezmiş ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı ile İl Mera Komisyonu’ndan söz konusu enerji yatırımı için tahsis amacı değişikliği onayı alınıp alınmadığının, onay alındıysa bunun hukuki gerekçesinin açıklanmasını istedi. Önergede, hayvancılıkla geçinen Çiftlik Mahallesi ve bölge halkının uğradığı ekonomik zararların tazmin edilip edilmeyeceği ve köylüye eşdeğer nitelikte alternatif otlak alanı sağlanması için bir çalışma yapılıp yapılmayacağı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. HAYVANCILIK VE KIRSAL YAŞAM RİSK ALTINDA Şebinkarahisar’da yaşanan mera tartışması, kırsal bölgelerde enerji yatırımları ile tarımsal üretim alanları arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Meraların hayvancılıkla geçinen köylüler için yalnızca otlak değil, üretim zincirinin temel unsuru olduğunu belirten Gezmiş, bu alanların kaybının yem maliyetlerini artıracağını, küçük üreticiyi daha da zor durumda bırakacağını ve kırsal göçü hızlandıracağını söyledi. ŞEBİNKARAHİSAR’DA HAYVANCILIK MERAYA DAYANIYOR Şebinkarahisar, Giresun’un hayvancılık açısından en güçlü ilçeleri arasında yer alıyor. Eldeki verilere göre ilçede büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık birlikte yürütülürken, üretimin ana dayanağını geniş mera ve yayla alanları oluşturuyor. İlçede 27 bin 437 büyükbaş, 21 bin 322 küçükbaş olmak üzere toplam 48 bin 759 baş hayvan varlığı bulunuyor. Bu tablo, Şebinkarahisar’daki meraların yalnızca boş arazi olarak değerlendirilemeyeceğini; süt üretimi, besicilik, küçükbaş hayvancılık, yem maliyeti ve kırsal geçim kaynakları açısından doğrudan üretim alanı olduğunu gösteriyor. Yem maliyetlerinin arttığı bir dönemde üreticiler için meralar, hayvan besleme sürecinde en önemli doğal kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Çiftlik Mahallesi ve çevresindeki mera alanlarının GES projeleri için gündeme gelmesi, bölgede hayvancılığın geleceği ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da değerlendiriliyor. Şebinkarahisar’daki tartışmanın merkezinde, enerji yatırımlarının hangi alanlarda yapılacağı kadar, bu yatırımların köylünün üretim düzenini, hayvan varlığını, otlatma imkânlarını ve geçim kaynaklarını nasıl etkileyeceği de yer alıyor. Etkilenecek aile sayısı, proje sahasını kullanan üretici sayısı, merada otlayan hayvan varlığı ve alternatif otlak alanı sağlanıp sağlanmayacağı ise Bakanlık yanıtı ve yerel kurumların yapacağı açıklamalarla netleşecek. “MERA TALANINA HAYIR” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, enerji yatırımlarında kamu yararı, üretici hakkı ve çevresel denge ilkesinin birlikte gözetilmesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki meraların korunması için konunun takipçisi olacaklarını vurgulayarak, köylünün asırlık otlaklarının enerji projelerine feda edilmemesi gerektiğini söyledi. Şebinkarahisar’daki üreticilerin itirazı, TBMM’ye taşınan soru önergesiyle birlikte hem yerel hem ulusal düzeyde siyasi gündeme girdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.