Hava Durumu

#Kamu Yararı

giresunsonhaber - Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Haber

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR”

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında toplum eczanelerinin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Açıklamada, ilaç yoklukları, eczacılık eğitimi, genç eczacı istihdamı, kamu eczacılarının sorunları ve ilaca erişimde yaşanan yapısal sıkıntılar öne çıkarıldı. “TOPLUM ECZANELERİ BİRİNCİ BASAMAĞIN EN GÜÇLÜ PAYDAŞLARINDAN BİRİ OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü kapsamında “Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” temasıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Türkiye’de bilimsel eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği 14 Mayıs 1839’dan bu yana 187 yıl geçtiği vurgulandı. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ile kamuda, akademide ve sanayide görev yapan 55 bin eczacının sağlık sisteminin en yaygın ve erişilebilir sağlık noktaları arasında yer aldığını belirtti. Birlik açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: “Eczanelerimiz; kolay erişilebilir yapısıyla, yaygın hizmet ağıyla, bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır.” “YILDA 508 MİLYON REÇETE ECZANELERDE İŞLEM GÖRÜYOR” Açıklamada, eczanelerin yalnızca ilaç temin noktası olmadığı, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık yönetimi, danışmanlık, erken risk tespiti ve güvenli ilaç kullanımı açısından stratejik bir rol üstlendiği bildirildi. Türk Eczacıları Birliği, sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunulan reçeteler kapsamında eczanelerde yılda yaklaşık 508 milyon reçetenin işlem gördüğünü açıkladı. Birlik, yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalık yükü karşısında toplum eczanelerinin daha etkin kullanılması gerektiğini vurguladı: “Daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç vardır.” “KAMU ECZACILIĞI GÜÇLENDİRİLMEDEN SAĞLIK SİSTEMİNİN KALİTESİ ARTIRILAMAZ” Basın açıklamasında kamu eczacılarının yaşadığı yapısal sorunlara da dikkat çekildi. Kadro yetersizliği, özlük hakları, ekonomik talepler, çalışma ortamları ve eczacının personel tanımındaki konumu, çözüm bekleyen başlıklar arasında sıralandı. Türk Eczacıları Birliği, kamu eczacılığı ve klinik eczacılık uygulamalarının sağlık sisteminin etkinliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti: “Kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak artırmak mümkün değildir.” “ECZACILIKTA İSTİHDAM KRİZİ YAŞANIYOR” Açıklamada, genç eczacıların karşı karşıya kaldığı istihdam darboğazı da mesleğin en önemli sorunları arasında gösterildi. Türk Eczacıları Birliği, 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısının bugün 64’e ulaştığını, buna karşın fakültelerin yalnızca 19’unun tam akredite eğitim verebildiğini bildirdi. Yıllık mezun sayısının 2017’de 1.448 iken 2025’te 3.868’e yükseldiği, halen eczacılık fakültelerinde 25 binden fazla öğrencinin öğrenim gördüğü açıklandı. Birlik, yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması, kontenjanların ülke ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenmesi ve eğitimde kalite ile akreditasyonun esas alınması çağrısında bulundu. “Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir.” “ECZACILIĞI BASİT BİR TİCARET FAALİYETİ HALİNE GETİREN ANLAYIŞLARA KARŞIYIZ” Türk Eczacıları Birliği, 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’a ilişkin yapılacak düzenlemelerde meslek örgütünün görüşünün alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, eczacılık mevzuatındaki düzenlemelerin kamu yararı ve toplum sağlığı odağında hazırlanması gerektiği belirtildi. Birlik açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Eczacılık mesleğinin geleceğini, özgür ve bağımsız eczane modelini ve toplum sağlığını riske atacak hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz.” “İLACA ERİŞİM SORUNU YAPISAL BİR HAL ALDI” Açıklamada, ilaç tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, ham maddeye erişim sorunları, artan üretim maliyetleri, jeopolitik gelişmeler, yaşlanan nüfus ve kronik hastalık yükündeki artışın sağlık sistemlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’de sağlık harcamalarının OECD ortalamasının altında kaldığını belirterek, bu tablonun ilaç politikalarına da yansıdığını bildirdi. Açıklamada, yenilikçi ve yüksek maliyetli ilaçlara erişimde yaşanan sorunların hastaları doğrudan etkilediği vurgulandı. Birlik, ilaç yokluklarının eczacıların iradesiyle ortaya çıkmadığını belirtti: “Eczacılar olarak amacımız, bütün hastaların güvenli, etkili ve erişilebilir biçimde ilaçlara ulaşmasını sağlamaktır.” “YERLİ İLAÇ ÜRETİMİ STRATEJİK ULUSAL HEDEF OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi gerektiğini açıkladı. Açıklamada, Türkiye’nin akademik birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve Ar-Ge kapasitesiyle bu üretimi gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğu; ancak bunun için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç bulunduğu ifade edildi. “Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürecektir.” “GÜVENLİ İLACA ERİŞİM HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Türk Eczacıları Birliği, 70 yılı aşkın geçmişi ve 55 bin üyesiyle güvenli ilaca erişimin en önemli teminatlarından biri olduğunu vurguladı. Birlik, eczacılık mesleğinin artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, sorunların geçici yaklaşımlarla değil, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla çözülmesi gerektiğini açıkladı. Basın açıklaması şu mesajla tamamlandı: “Halk sağlığını, mesleğimizin bilimsel niteliğini, eczacının mesleki bağımsızlığını, sürdürülebilirliğini ve vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “SUNİ POLEMİKLERLE HALKIN GERÇEK GÜNDEMİNİ ÖRTEMEZSİNİZ” Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “SUNİ POLEMİKLERLE HALKIN GERÇEK GÜNDEMİNİ ÖRTEMEZSİNİZ”

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “SUNİ POLEMİKLERLE HALKIN GERÇEK GÜNDEMİNİ ÖRTEMEZSİNİZ” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz’ın Giresun Belediyesi’ne yönelik eleştirilerine yazılı açıklamayla yanıt verdi. Şenyürek, Giresun halkının kimin laf, kimin hizmet ürettiğini gördüğünü belirterek, belediyenin halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz’ın Giresun Belediyesi’nin son iki yıllık faaliyetlerine yönelik yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan Şenyürek, Yılmaz’ın değerlendirmelerinin halkın gerçek gündemini değiştirmeye yönelik siyasi polemik niteliği taşıdığını ifade etti. CHP’li Giresun Belediyesi’nin, Belediye Başkanı Fuat Köse’nin göreve geldiği günden bu yana halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla kentin sorunlarına çözüm üretmek için çalıştığını belirtti. Şenyürek, açıklamasında, “Giresun’un ihtiyacı, halkın gerçek gündemini örtmeye yönelik siyasi polemikler değil; halkın yanında duran, doğasına, emeğine ve geleceğine sahip çıkan bir siyaset anlayışıdır” dedi. AK Parti iktidarının ülkeyi ağır bir ekonomik krizin içine sürüklediğini savunan Şenyürek, belediyelerin de büyük borç yükleri ve ekonomik darboğazlarla karşı karşıya bırakıldığını kaydetti. Buna rağmen Giresun Belediyesi’nin sosyal desteklerden altyapı çalışmalarına, mahalle düzenlemelerinden kamusal alanların iyileştirilmesine kadar birçok hizmeti hayata geçirdiğini vurguladı. CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, “Giresun halkı kimin laf, kimin hizmet ürettiğini çok net biçimde görmektedir” ifadelerini kullandı. AK Parti İl Başkanı Yılmaz’ın açıklamalarına yanıt veren Şenyürek, geçmişte yapılan hizmetleri inkâr etmediklerini, ancak eksikleri tamamlayarak mevcut hizmetleri halkın daha verimli kullanabileceği hale getirdiklerini belirtti. Şenyürek, şu ifadeleri kullandı: “Kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalar yapmak sorumluluk değil, halkın gerçek gündemini değiştirmeye yönelik siyasi manipülasyondur. Sayın Yılmaz’ın da çok iyi bildiği gibi, ‘bizim dönemimizde yapıldı’ diye övündükleri projelerin önemli bir kısmının ödemesi, 31 Mart 2024 sonrası Belediye Başkanımız Fuat Köse yönetiminde yapılmıştır” Çıtlakkale Mahallesi’nde yapılan meydan düzenlemesine yönelik eleştirilere de yanıt veren Şenyürek, belediyenin halkın günlük yaşamına dokunan hizmetlere öncelik verdiğini söyledi. Şenyürek, “Bugün Çıtlakkale’de yapılan meydan düzenlemesini küçümseyen anlayış, yıllardır mahallelerin temel ihtiyaçlarını görmezden gelen anlayışın ta kendisidir. Biz billboard siyaseti değil, halkın günlük yaşamına dokunan hizmet siyaseti yapıyoruz” dedi. Giresun’un geleceğini ilgilendiren planlamaların şehircilik ilkeleri, bilimsel veriler ve kamu yararı gözetilerek hazırlandığını dile getiren Şenyürek, asıl rant düzeninin Türkiye’nin birçok bölgesinde betonlaşmayı büyüten anlayış tarafından yaratıldığını savundu. AK Partili siyasetçilere çağrıda bulunan Şenyürek, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “AK Partili siyasetçileri masa başından açıklama yapmak yerine halkın arasına çıkmaya davet ediyoruz. Çarşıda, pazarda yurttaşın derdini sormaya; köylere gidip toprağı, suyu, deresi, ormanı ve yaşam alanları maden şirketleri tarafından tehdit edilen vatandaşlarımızın sesine kulak vermeye çağırıyoruz.” Halkın haklı tepkisini küçümsemenin ve derdini anlatmak için sesini yükselten yurttaşları “provokatör” ilan etmenin Giresun halkına yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biri olduğunu ifade eden Şenyürek, AK Partili yöneticilerin Giresun halkına kara çalmak yerine iktidar sorumluluğunun gereğini yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Şenyürek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün Giresun’un ihtiyacı suni polemikler değil; halkın yanında duran, doğasına, emeğine, geleceğine sahip çıkan bir siyaset anlayışıdır. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak tam olarak bunu yapıyoruz. Giresun halkı yapılan çalışmaları, samimiyeti ve kimin gerçekten bu kent için mücadele ettiğini çok iyi bilmektedir. Biz algıyla değil, halkla birlikte yürümeye devam edeceğiz.”

AK PARTİ’DEN GİRESUN BELEDİYESİ’NE SERT ELEŞTİRİ Haber

AK PARTİ’DEN GİRESUN BELEDİYESİ’NE SERT ELEŞTİRİ

AK PARTİ’DEN GİRESUN BELEDİYESİ’NE SERT ELEŞTİRİ AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, CHP yönetimindeki Giresun Belediyesi’nin son iki yıllık faaliyetlerini eleştirdi. Yılmaz, belediyenin somut hizmet üretemediğini savunarak, imar revizyonu, sosyal belediyecilik vaatleri, çalışan maaşları ve geçmiş dönem projeleri üzerinden CHP’li yönetime tepki gösterdi. “GEÇEN İKİ YIL GİRESUN ADINA KAYIP OLDU” AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, CHP yönetimindeki Giresun Belediyesi’nin son iki yıllık faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yılmaz, geçen iki yıllık süreçte hizmet adına kayda değer bir çalışma ortaya konulduğunu söylemenin zor olduğunu belirterek, CHP’li yönetimin belediyecilik anlamında somut bir hizmet üretemediğini ifade etti. Yılmaz, sosyal belediyecilik vurgusunun sıkça dile getirildiğini ancak uygulamada bunun karşılığının görülmediğini belirtti. Su fiyatlarında indirim yapılacağı yönündeki vaadin kısa sürede unutulduğunu savunan Yılmaz, belediye çalışanlarının maaşlarının da eksik ve düzensiz ödendiğine dikkat çekti. “YENİ BİR VİZYON YA DA PROJE EKLEYEMEDİLER” Başkan Yılmaz, CHP’li belediye yönetimini hedef alarak şunları söyledi: "Yapılanları takdir etmeyi dahi beceremediler. AK Parti belediyeciliği döneminde; başta Aksu Mahallesi, Teyyaredüzü Mahallesi, Güre Mahallesi ve plajlar bölgesi olmak üzere şehrimizin birçok mahallesinde hayata geçirilen, insanların hayatını kolaylaştıran, kalıcı, işlevsel ve istihdam sağlayan projelerin üzerine yeni bir vizyon ya da proje ekleyemediler. AK Parti döneminde doğaya ve tarihi dokuya uygun yapılan Kale Sosyal Tesislerini, sanki CHP’li yönetim döneminde yapılmış algısını yaratmaya çalıştılar. Yine AK Parti döneminde ilimize kazandırılarak halkımızın ücretsiz kullanımına sunulan Galericiler Sitesi mevkiindeki Doğu Park Tesislerini ücretli hale getirip, sanki kendi yaptıkları bir hizmetmiş gibi lanse ettiler. Çukur doldurmayı yeni bir yol yapımı gibi göstererek billboardlara taşımak etik değildir. Yetersizliklerini örtbas etmek adına yapılanları karalayıp, hizmet üretmek yerine hizmet yapıyormuş gibi görünmeye çalışmak ise ‘yalancının mumunun yatsıya kadar yanacağını’ bilmemektir." İMAR REVİZYONU VE KAMU YARARI TEPKİSİ Yılmaz, açıklamasında revize imar planı ve kamu yararı tartışmalarına da değindi. AK Parti olarak Giresun’a hizmet edecek her türlü çalışmaya destek vereceklerini belirten Yılmaz, kamu yararı adı altında yanlış uygulamalara karşı duracaklarını ifade etti. Başkan Yılmaz, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: " “AK Parti yönetimi olarak, gerçek anlamda kamu yararının ön planda tutulduğu her türlü çalışma ve planlamaya karşı değiliz. Söz konusu Giresun’a hizmet olunca elimizden geleni yaparız ve politik çıkar beklemeyiz. Biz milletimizin derdiyle dertlenen bir anlayışız; laf değil, icraat üretiyoruz. Bu doğrultuda Giresun İçme Suyu Projemizi de söz verdiğimiz takvimde başlattık. Bizim işimiz kamuya hizmettir, “halka hizmet hakka hizmettir”. Ancak revize imar planında, özellikle Giresun Üniversitesi’nin gelişme alanının imara açılmasında olduğu gibi, kamu yararı paravanının arkasına gizlenerek yanlış işler yapılırsa, biz o işlerin içinde olmayız. Biz kişisel çıkarlar peşinde koşmayız. Türkiye genelinde imar revizyonu süreçlerinde CHP’li belediyelerde görülen uygulamalar, şehir planlamasının kamu yararından ziyade rant ve çıkar ilişkilerine teslim edildiğini açıkça göstermektedir. Giresun’da CHP’li yönetimin uygulamaları da bu yaklaşımın en somut örneklerinden biridir. Bu anlamda kentsel dönüşüm gibi hayati bir konuda somut adım atmayan anlayış, ne yazık ki okul alanlarını ve yeşil alanları imara açarak rant üretmekten geri durmuyor. Giresun Üniversitesi’nin gelişme alanı ile şehir içindeki yeşil alanların imara açılmasını; ayrıca şehir merkezindeki kamuya ait eğitim alanlarının, birilerine rant sağlamak amacıyla kaldırılmasını doğru bulmadığımızı, bu yanlıştan ivedilikle dönülmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatırız. Yapacak iş mi arıyorlar? Billboardlarda “büyük eser” olarak lanse edilen Çıtlakkale Mahallesi meydan düzenlemesi işinin yanında, vizyonları varsa belediye kasasından harcama yapmadan ve AK Parti döneminde fizibilitesi bile hazırlanmış olan Güneş Enerji Santrali Projesi'ni hayata geçirsinler." “YAPIN, BİZ DE TEBRİK EDELİM” Mete Bahadır Yılmaz, geçen iki yılın Giresun adına kayıp olduğunu belirtti. Yılmaz, Giresunluların kişisel çıkarların değil, kamu yararının öncelendiği çalışmaları görmek istediğini vurguladı. Yılmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Yapın, biz de tebrik edelim, takdir edelim”

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek Haber

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek

Anayasa Mahkemesi, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti. ANKARA (İGFA) - Anayasa Mahkemesi, 7551 sayılı Kanun’la 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek iptal talebini reddetti. Başvuruda, düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını artırabileceği ve idari yapıların sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesini zedelediği ileri sürülmüştü. Mahkeme ise değerlendirmesinde, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı bir yön taşımadığı belirtildi. Kararda ayrıca, düzenlemenin mahallî idarelerin özerkliğini zedelemediği vurgulandı. Belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması halinde, mevcut seçim döneminin sonuna kadar halk iradesinin korunduğu ve yeni dönemde seçmenlerin köy tüzel kişiliği kapsamında yeniden seçim yapabildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu düzenlemenin daha etkin ve verimli kamu hizmeti sağlama amacı taşıdığını ve kamu yararı ilkesine aykırı olmadığını değerlendirdi. Bu gerekçelerle Mahkeme, kuralın hukuk devleti ilkesi ile mahalli idarelerin özerkliğiyle çelişmediğine karar verdi.

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM Haber

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Tarım arazilerinin korunması, kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin kurallar yeniden düzenlendi. Tarlalarda bungalov ve bağ evlerine sert tedbirler ile yasak geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile tarım arazilerinin korunması, planlı kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin esaslar baştan sona yenilendi. Yönetmelik kapsamında, tarım arazilerinin sınıflandırılması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve arazi kullanımına yönelik izin süreçleri detaylı şekilde tanımlandı. Özellikle tarım arazilerinin keyfi şekilde farklı amaçlarla kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. İZİNSİZ BUNGALOV VE BAĞ EVLERİNE SERT TEDBİRLER Düzenlemeye göre, tarım arazilerinde yapılacak her türlü tarım dışı kullanım için sıkı kriterler getirildi. Alternatif alan bulunmaması, kamu yararı kararı alınması ve toprak koruma projelerine uyulması gibi şartlar zorunlu hale geldi. Büyük ova koruma alanlarında ise tarım dışı kullanım neredeyse tamamen yasaklandı. Buna göre bungalov ve bağ evi için kurul izni gerekecek, kaçak yapılar yıkılacak, tarlalar eski haline getirilecek Yıkım kararı olan yapıların 1 ay içinde yıkılması gerekirken, mevcut yapılar için de izin başvurusu yapılacak. Ayrıca Güneş Enerjisi Santrali (GES) gibi yatırımların yalnızca “kuru marjinal tarım arazileri” üzerinde kurulabileceği hükme bağlanırken, tarımsal amaçlı yapılar için de belirli kriterler ve denetim mekanizmaları oluşturuldu. Yeni yönetmelikle birlikte izinsiz yapılaşma ve amaç dışı kullanım durumlarında ağır yaptırımlar uygulanacak. İzinsiz faaliyetlerin durdurulması, yapıların yıkılması ve idari para cezalarının artırılması gibi yaptırımlar dikkat çekiyor. Öte yandan, illerde kurulacak Toprak Koruma Kurulları aracılığıyla arazi kullanım taleplerinin değerlendirilmesi ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi öngörülüyor. Yeni düzenleme ile birlikte 2017 yılında yürürlüğe giren önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılırken, tarım arazilerinin korunmasına yönelik daha sıkı ve kapsamlı bir sistem hayata geçirilmiş oldu. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR Şebinkarahisar’ın Biroğul Mahallesi ile Sarıyer Köyü sınırlarındaki yaklaşık 2 bin dönümlük mera ve tarım alanına kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali için bilgilendirme toplantısı yapıldı. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın da katıldığı toplantı, enerji yatırımı ile tarım, mera ve kırsal yaşam arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Şebinkarahisar’da Biroğul Mahallesi ile Sarıyer Köyü sınırlarında kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali ve elektrik depolama tesisi projesi, ilçede yeni bir çevre ve arazi kullanımı tartışması başlattı. Proje dosyasında sahanın 220 hektara, yani yaklaşık 2 bin 200 dönüme yayıldığı; Biroğul ve Sarıyer çevresindeki çeşitli mevkileri kapsadığı belirtiliyor. Proje için 31 Mart’ta halkın katılım toplantısı düzenlendi. CHP Giresun İl Başkanlığı, toplantıya il yöneticileri, İl Genel Meclisi Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol, partililer ile mahalle ve köy muhtarlarıyla katıldı. Dosyanın merkezinde enerji üretimi değil, yatırımın seçildiği alan var. Çünkü tartışılan saha, mera ve tarla vasfı taşıyan arazilerden oluşuyor. Bu nedenle itirazların ana omurgasını hayvancılık, tarımsal üretim ve kırsal yaşam alanlarının daralacağı endişesi oluşturuyor. İTİRAZIN ODAĞINDA YER SEÇİMİ VAR Bölgedeki itirazlar, yenilenebilir enerjiye bütünüyle karşı çıkmıyor. Tepki, geniş ölçekli bir GES sahasının mera ve tarım arazileri üzerine kurulmak istenmesine yöneliyor. Yerel haberlerde ve itiraz metinlerinde, proje alanının bir bölümünün mera niteliği taşıdığı, bunun da özellikle hayvancılıkla geçinen köyler açısından doğrudan risk yarattığı vurgulanıyor. CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol da kamuoyuna yansıyan açıklamalarında, projenin tarım ve hayvancılığı zayıflatacağını savundu. ÇEVRESEL RİSK TARTIŞMASI NEREDEN ÇIKIYOR? Büyük ölçekli güneş enerji santralleri düşük karbonlu enerji üretimi sağlıyor; ancak geniş arazi kullanımına dayandıkları için yanlış yer seçildiğinde yerel çevre üzerinde baskı yaratabiliyor. Şebinkarahisar’daki dosyada dile getirilen çevresel riskler; mera kaybı, otlatma alanlarının daralması, tarımsal üretimin gerilemesi, doğal dengenin bozulması ve kırsal peyzajın değişmesi başlıklarında toplanıyor. Yerel yayınlar, proje alanının turizm ve tarihî doku bakımından hassas görülen çevrelere yakınlığı nedeniyle ayrıca tartışıldığını aktarıyor. ÇED SÜRECİ DEVAM EDİYOR Dosya, Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci içinde ilerliyor. Güncel ÇED düzenlemesinde proje alanı 25 hektar ve üzerindeki güneş enerji santralleri Ek-1 kapsamında yer alıyor. Şebinkarahisar’daki proje ise yaklaşık 220 hektarlık alanı kapsadığı için bu ölçeğin çok üzerinde bulunuyor. Halkın katılım toplantısı da bu sürecin parçası olarak yapıldı. MERA BAŞLIĞI NEDEN ÖNEMLİ? Mera Kanunu, mera, yaylak ve kışlakların korunmasını esas alıyor ve bu alanların kullanımını özel kurallara bağlıyor. Bu nedenle proje sahasında mera vasfı bulunan alanlar yer alıyorsa, tartışma yalnızca çevresel değil aynı zamanda hukuki bir boyut da kazanıyor. Muhalefetin ve bölge halkının itirazı da tam bu noktada yoğunlaşıyor: üretim toprağı ile otlak alanların enerji yatırımına açılmasının kamu yararı taşıyıp taşımadığı sorgulanıyor. SONUÇTA TARTIŞILAN DOSYA SADECE ENERJİ DOSYASI DEĞİL Şebinkarahisar’daki GES başlığı, bir yatırım haberinin ötesine geçmiş durumda. İlçede tartışılan konu, güneşten elektrik üretimi değil; bu üretimin hangi arazide, hangi bedelle ve kimin yaşam alanı üzerinde kurulacağı sorusu. Bu nedenle önümüzdeki günlerde gözler hem ÇED sürecine hem de bölge halkının itirazlarına çevrilecek.

METE BAHADIR YILMAZ’DAN REVİZYON İMAR PLANI TEPKİSİ Haber

METE BAHADIR YILMAZ’DAN REVİZYON İMAR PLANI TEPKİSİ

METE BAHADIR YILMAZ’DAN REVİZYON İMAR PLANI TEPKİSİ AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Giresun Belediye Meclisi’nin revizyon imar planını görüşmek için yaptığı olağanüstü toplantıya sert tepki gösterdi. Yılmaz, toplantının hukuki gerekçesini sorguladı, planın kamu yararı taşımadığını savundu ve Cumhur İttifakı üyelerinin oylamada ret oyu kullandığını açıkladı. OLAĞANÜSTÜ TOPLANTIYA İTİRAZ AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, revizyon imar planı gündemiyle yapılan olağanüstü meclis toplantısına karşı çıktı. Yılmaz, belediye meclisinin olağan toplantıyı beklemeden toplanmasını “gereksiz ve anlamsız” olarak nitelendirdi. Yılmaz, revizyon imar planının görüşülmesinin mücbir sebep, acil durum ya da ertelenemez bir zorunluluk olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bu nedenle olağanüstü toplantının kamuoyunda kuşku yarattığını ifade etti. “KAMU YARARI GÖRMÜYORUZ” Yılmaz, revizyon imar planına kişisel ya da siyasi husumet nedeniyle karşı çıkmadıklarını söyledi. Planın genelinde kamu yararı görmediklerini belirten Yılmaz, yapılan değişikliklerin kentin silüetini bozma pahasına kişisel çıkarlara hizmet ettiği kanaatini taşıdıklarını savundu. Cumhur İttifakı olarak planın görüşüldüğü olağanüstü toplantıya anlam veremediklerini ifade eden Yılmaz, AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin oylamada ret oyu kullandığını açıkladı. RET GEREKÇELERİNİ TEK TEK SIRALADI Yılmaz, ret kararının dayanaklarını da madde madde açıkladı. Açıklamada afet riski taşıyan alanların gerekli şerhler düşülmeden imara açıldığı, özellikle deniz cephesinde kabul edilemez yükseklik farkları oluşturulduğu ve bunun şehir silüetiyle uyumsuz olduğu savunuldu. Ayrıca yoğunluk artışlarının belirli kesimlere rant sağladığı izlenimi doğurduğu, sosyal donatı alanlarının artan yoğunluğu karşılamaktan uzak kaldığı ve kentsel koruma alanlarında koruma kararlarına aykırı adımlar atıldığı ileri sürüldü. Yılmaz, plan notlarının farklı uygulamalara yol açabilecek nitelikte olduğunu, meslek odaları ile sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin dikkate alınmadığını ve imar komisyonu üyelerinin planı uygun bulmayarak görevlerinden istifa ettiğini de vurguladı. CHP’Lİ ÜYELERE DE GÖNDERME Yılmaz, CHP’li bazı meclis üyelerinin de plana destek vermediğini öne sürdü. Plan revizyonlarından duyulan rahatsızlık nedeniyle istifaların yaşandığını belirten Yılmaz, böyle bir gündemle olağanüstü toplantı yapılmasını doğru bulmadıklarını kaydetti. DAVA SÜRECİ UYARISI Açıklamasında hukuki sürece de dikkat çeken Yılmaz, revizyon imar planlarına yapılan itirazlara bir ay içinde cevap verilmesi gerektiğini hatırlattı. Belediye tarafından bu süre içinde cevap verilmemesi halinde bunun zımni ret anlamına geleceğini belirten Yılmaz, ardından 60 gün içinde dava açılması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladı. Kaynak: AK Parti Giresun İl Başkanı İnş. Müh. Mete Bahadır Yılmaz adına yapılan sosyal medya paylaşımı.

GİRESUN’DAN İSMAİL ARI İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI Haber

GİRESUN’DAN İSMAİL ARI İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI

GİRESUN’DAN İSMAİL ARI İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI BirGün yazarı ve muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanması, Giresun’da da tepkiyle karşılandı. BirGün Okur İnisiyatifi, yayımladığı açıklamada tutuklama kararının yalnızca bir gazeteciyi değil, halkın haber alma hakkını hedef aldığını belirterek Arı’nın derhal serbest bırakılmasını istedi. İsmail Arı, 21 Mart’ta Tokat’ta gözaltına alındıktan sonra “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı. Giresun BirGün Okur İnisiyatifi, İsmail Arı için yaptığı basın açıklamasında tutuklama kararına sert tepki gösterdi. Açıklamada, gazeteciliğin kamu yararı için gerçeği ortaya çıkarma sorumluluğu taşıdığı vurgulandı; bu görevi yerine getiren bir gazetecinin cezalandırılmasının toplumun gerçeklere ulaşma hakkını engellediği belirtildi. İsmail Arı, bayram ziyareti için bulunduğu Tokat’ın Turhal ilçesinde 21 Mart gecesi gözaltına alındı. Ankara’ya sevk edilen Arı, emniyet işlemlerinin ardından adliyeye çıkarıldı ve sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Dosyadaki suçlama “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” olarak açıklandı. Giresun’daki açıklamada, kararın şahsi bir adli işlem olarak görülemeyeceği, basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkı bakımından daha geniş sonuçlar doğurduğu savunuldu. Metinde, “Bugün bir gazeteciye yönelen baskı, yarın toplumun her kesimine yönelme potansiyeli taşır” denildi. İnisiyatif, gazeteciliğin suç sayılamayacağını belirterek yetkililere hukukun evrensel ilkelerine dönme çağrısı yaptı. İsmail Arı’nın tutuklanmasının ardından gazetecilik meslek örgütleri ile çok sayıda basın kuruluşu da dayanışma açıklamaları yayımladı. Türkiye Gazeteciler Sendikası, tutuklamaların demokrasiye zarar verdiğini açıklarken, çeşitli meslek örgütleri ortak metinle ceza mevzuatının gazetecileri susturmak için araçsallaştırıldığını savundu. BirGün çevresinde ve farklı kentlerde yapılan açıklamalarda ortak talep değişmedi: İsmail Arı’nın serbest bırakılması. Giresun BirGün Okur İnisiyatifi de açıklamasını aynı çağrıyla bitirdi; “Özgür basın susturulamaz” vurgusu yaptı. İnisiyatif, demokratik değerlerin korunmasını ve basın üzerindeki yargı baskısının sona ermesini istedi.

VALİ MUSTAFA KOÇ BAŞKANLIĞINDA GİRESUN 3. OSB TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ BAŞKANLIĞINDA GİRESUN 3. OSB TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

VALİ MUSTAFA KOÇ BAŞKANLIĞINDA GİRESUN 3. OSB TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu, Vali Mustafa Koç başkanlığında toplandı. Toplantıda projenin güncel durumu, teknik hazırlıkları ve kamulaştırma süreci ayrıntılı biçimde ele alındı. Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu Toplantısı, 27 Mart Cuma günü saat 10.00’da Valilik Kütüphane Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Vali Mustafa Koç’un yanı sıra Müteşebbis Heyeti Başkan Vekili Hasan Çakırmelikoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Karadere, 3. OSB Bölge Müdürü Cem Bayraktar ile heyet ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda, Espiye ilçesi Adabük Mahallesi ile Tirebolu ilçesi Düzköy köyü mevkisinde yaklaşık 63 hektarlık alanda kurulması planlanan Giresun 3. OSB’de gelinen son aşama masaya yatırıldı. Bölgenin sanayi altyapısını güçlendirmesi beklenen projede önemli bir eşiğin aşıldığı belirtildi. Kamu yararı kararı yürürlüğe girdi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yatırım programına alınan projede kamu yararı kararı onaylanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte kamulaştırma sürecinin idari altyapısı güçlenirken, saha çalışmalarının da hız kazandığı kaydedildi. Toplantıda kadastral haritalar, tescil bildirimleri ve ilgili kurumlarla yürütülen koordinasyon süreçlerinin tamamlandığı ifade edildi. Projenin teknik hazırlıkları kapsamında zemin etüdü ve arazi sondaj çalışmalarının da bitirildiği bildirildi. Tebligat hazırlıkları sürüyor Kamulaştırma işlemlerine esas teşkil edecek hak sahiplerine yönelik tebligat hazırlıklarının ise devam ettiği belirtildi. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte yatırım sahasında uygulama aşamasına geçilmesi hedefleniyor. Giresun İl Özel İdaresi, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Espiye Belediyesi ve Tirebolu Belediyesi ortaklığında yürütülen Giresun 3. OSB yatırımının, bölge istihdamına ve ekonomik kalkınmaya stratejik katkı sunması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.