Hava Durumu

#Kamu Yararı

giresunsonhaber - Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek Haber

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek

Anayasa Mahkemesi, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti. ANKARA (İGFA) - Anayasa Mahkemesi, 7551 sayılı Kanun’la 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek iptal talebini reddetti. Başvuruda, düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını artırabileceği ve idari yapıların sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesini zedelediği ileri sürülmüştü. Mahkeme ise değerlendirmesinde, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı bir yön taşımadığı belirtildi. Kararda ayrıca, düzenlemenin mahallî idarelerin özerkliğini zedelemediği vurgulandı. Belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması halinde, mevcut seçim döneminin sonuna kadar halk iradesinin korunduğu ve yeni dönemde seçmenlerin köy tüzel kişiliği kapsamında yeniden seçim yapabildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu düzenlemenin daha etkin ve verimli kamu hizmeti sağlama amacı taşıdığını ve kamu yararı ilkesine aykırı olmadığını değerlendirdi. Bu gerekçelerle Mahkeme, kuralın hukuk devleti ilkesi ile mahalli idarelerin özerkliğiyle çelişmediğine karar verdi.

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM Haber

TARIM ARAZİLERİN AMAÇ DIŞI KULLANIMA SIKI DENETİM

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Tarım arazilerinin korunması, kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin kurallar yeniden düzenlendi. Tarlalarda bungalov ve bağ evlerine sert tedbirler ile yasak geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile tarım arazilerinin korunması, planlı kullanımı ve amaç dışı kullanımına ilişkin esaslar baştan sona yenilendi. Yönetmelik kapsamında, tarım arazilerinin sınıflandırılması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve arazi kullanımına yönelik izin süreçleri detaylı şekilde tanımlandı. Özellikle tarım arazilerinin keyfi şekilde farklı amaçlarla kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. İZİNSİZ BUNGALOV VE BAĞ EVLERİNE SERT TEDBİRLER Düzenlemeye göre, tarım arazilerinde yapılacak her türlü tarım dışı kullanım için sıkı kriterler getirildi. Alternatif alan bulunmaması, kamu yararı kararı alınması ve toprak koruma projelerine uyulması gibi şartlar zorunlu hale geldi. Büyük ova koruma alanlarında ise tarım dışı kullanım neredeyse tamamen yasaklandı. Buna göre bungalov ve bağ evi için kurul izni gerekecek, kaçak yapılar yıkılacak, tarlalar eski haline getirilecek Yıkım kararı olan yapıların 1 ay içinde yıkılması gerekirken, mevcut yapılar için de izin başvurusu yapılacak. Ayrıca Güneş Enerjisi Santrali (GES) gibi yatırımların yalnızca “kuru marjinal tarım arazileri” üzerinde kurulabileceği hükme bağlanırken, tarımsal amaçlı yapılar için de belirli kriterler ve denetim mekanizmaları oluşturuldu. Yeni yönetmelikle birlikte izinsiz yapılaşma ve amaç dışı kullanım durumlarında ağır yaptırımlar uygulanacak. İzinsiz faaliyetlerin durdurulması, yapıların yıkılması ve idari para cezalarının artırılması gibi yaptırımlar dikkat çekiyor. Öte yandan, illerde kurulacak Toprak Koruma Kurulları aracılığıyla arazi kullanım taleplerinin değerlendirilmesi ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi öngörülüyor. Yeni düzenleme ile birlikte 2017 yılında yürürlüğe giren önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılırken, tarım arazilerinin korunmasına yönelik daha sıkı ve kapsamlı bir sistem hayata geçirilmiş oldu. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR

ŞEBİNKARAHİSAR’DA GES TARTIŞMASI BÜYÜYOR Şebinkarahisar’ın Biroğul Mahallesi ile Sarıyer Köyü sınırlarındaki yaklaşık 2 bin dönümlük mera ve tarım alanına kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali için bilgilendirme toplantısı yapıldı. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın da katıldığı toplantı, enerji yatırımı ile tarım, mera ve kırsal yaşam arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Şebinkarahisar’da Biroğul Mahallesi ile Sarıyer Köyü sınırlarında kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali ve elektrik depolama tesisi projesi, ilçede yeni bir çevre ve arazi kullanımı tartışması başlattı. Proje dosyasında sahanın 220 hektara, yani yaklaşık 2 bin 200 dönüme yayıldığı; Biroğul ve Sarıyer çevresindeki çeşitli mevkileri kapsadığı belirtiliyor. Proje için 31 Mart’ta halkın katılım toplantısı düzenlendi. CHP Giresun İl Başkanlığı, toplantıya il yöneticileri, İl Genel Meclisi Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol, partililer ile mahalle ve köy muhtarlarıyla katıldı. Dosyanın merkezinde enerji üretimi değil, yatırımın seçildiği alan var. Çünkü tartışılan saha, mera ve tarla vasfı taşıyan arazilerden oluşuyor. Bu nedenle itirazların ana omurgasını hayvancılık, tarımsal üretim ve kırsal yaşam alanlarının daralacağı endişesi oluşturuyor. İTİRAZIN ODAĞINDA YER SEÇİMİ VAR Bölgedeki itirazlar, yenilenebilir enerjiye bütünüyle karşı çıkmıyor. Tepki, geniş ölçekli bir GES sahasının mera ve tarım arazileri üzerine kurulmak istenmesine yöneliyor. Yerel haberlerde ve itiraz metinlerinde, proje alanının bir bölümünün mera niteliği taşıdığı, bunun da özellikle hayvancılıkla geçinen köyler açısından doğrudan risk yarattığı vurgulanıyor. CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol da kamuoyuna yansıyan açıklamalarında, projenin tarım ve hayvancılığı zayıflatacağını savundu. ÇEVRESEL RİSK TARTIŞMASI NEREDEN ÇIKIYOR? Büyük ölçekli güneş enerji santralleri düşük karbonlu enerji üretimi sağlıyor; ancak geniş arazi kullanımına dayandıkları için yanlış yer seçildiğinde yerel çevre üzerinde baskı yaratabiliyor. Şebinkarahisar’daki dosyada dile getirilen çevresel riskler; mera kaybı, otlatma alanlarının daralması, tarımsal üretimin gerilemesi, doğal dengenin bozulması ve kırsal peyzajın değişmesi başlıklarında toplanıyor. Yerel yayınlar, proje alanının turizm ve tarihî doku bakımından hassas görülen çevrelere yakınlığı nedeniyle ayrıca tartışıldığını aktarıyor. ÇED SÜRECİ DEVAM EDİYOR Dosya, Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci içinde ilerliyor. Güncel ÇED düzenlemesinde proje alanı 25 hektar ve üzerindeki güneş enerji santralleri Ek-1 kapsamında yer alıyor. Şebinkarahisar’daki proje ise yaklaşık 220 hektarlık alanı kapsadığı için bu ölçeğin çok üzerinde bulunuyor. Halkın katılım toplantısı da bu sürecin parçası olarak yapıldı. MERA BAŞLIĞI NEDEN ÖNEMLİ? Mera Kanunu, mera, yaylak ve kışlakların korunmasını esas alıyor ve bu alanların kullanımını özel kurallara bağlıyor. Bu nedenle proje sahasında mera vasfı bulunan alanlar yer alıyorsa, tartışma yalnızca çevresel değil aynı zamanda hukuki bir boyut da kazanıyor. Muhalefetin ve bölge halkının itirazı da tam bu noktada yoğunlaşıyor: üretim toprağı ile otlak alanların enerji yatırımına açılmasının kamu yararı taşıyıp taşımadığı sorgulanıyor. SONUÇTA TARTIŞILAN DOSYA SADECE ENERJİ DOSYASI DEĞİL Şebinkarahisar’daki GES başlığı, bir yatırım haberinin ötesine geçmiş durumda. İlçede tartışılan konu, güneşten elektrik üretimi değil; bu üretimin hangi arazide, hangi bedelle ve kimin yaşam alanı üzerinde kurulacağı sorusu. Bu nedenle önümüzdeki günlerde gözler hem ÇED sürecine hem de bölge halkının itirazlarına çevrilecek.

METE BAHADIR YILMAZ’DAN REVİZYON İMAR PLANI TEPKİSİ Haber

METE BAHADIR YILMAZ’DAN REVİZYON İMAR PLANI TEPKİSİ

METE BAHADIR YILMAZ’DAN REVİZYON İMAR PLANI TEPKİSİ AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Giresun Belediye Meclisi’nin revizyon imar planını görüşmek için yaptığı olağanüstü toplantıya sert tepki gösterdi. Yılmaz, toplantının hukuki gerekçesini sorguladı, planın kamu yararı taşımadığını savundu ve Cumhur İttifakı üyelerinin oylamada ret oyu kullandığını açıkladı. OLAĞANÜSTÜ TOPLANTIYA İTİRAZ AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, revizyon imar planı gündemiyle yapılan olağanüstü meclis toplantısına karşı çıktı. Yılmaz, belediye meclisinin olağan toplantıyı beklemeden toplanmasını “gereksiz ve anlamsız” olarak nitelendirdi. Yılmaz, revizyon imar planının görüşülmesinin mücbir sebep, acil durum ya da ertelenemez bir zorunluluk olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bu nedenle olağanüstü toplantının kamuoyunda kuşku yarattığını ifade etti. “KAMU YARARI GÖRMÜYORUZ” Yılmaz, revizyon imar planına kişisel ya da siyasi husumet nedeniyle karşı çıkmadıklarını söyledi. Planın genelinde kamu yararı görmediklerini belirten Yılmaz, yapılan değişikliklerin kentin silüetini bozma pahasına kişisel çıkarlara hizmet ettiği kanaatini taşıdıklarını savundu. Cumhur İttifakı olarak planın görüşüldüğü olağanüstü toplantıya anlam veremediklerini ifade eden Yılmaz, AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin oylamada ret oyu kullandığını açıkladı. RET GEREKÇELERİNİ TEK TEK SIRALADI Yılmaz, ret kararının dayanaklarını da madde madde açıkladı. Açıklamada afet riski taşıyan alanların gerekli şerhler düşülmeden imara açıldığı, özellikle deniz cephesinde kabul edilemez yükseklik farkları oluşturulduğu ve bunun şehir silüetiyle uyumsuz olduğu savunuldu. Ayrıca yoğunluk artışlarının belirli kesimlere rant sağladığı izlenimi doğurduğu, sosyal donatı alanlarının artan yoğunluğu karşılamaktan uzak kaldığı ve kentsel koruma alanlarında koruma kararlarına aykırı adımlar atıldığı ileri sürüldü. Yılmaz, plan notlarının farklı uygulamalara yol açabilecek nitelikte olduğunu, meslek odaları ile sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin dikkate alınmadığını ve imar komisyonu üyelerinin planı uygun bulmayarak görevlerinden istifa ettiğini de vurguladı. CHP’Lİ ÜYELERE DE GÖNDERME Yılmaz, CHP’li bazı meclis üyelerinin de plana destek vermediğini öne sürdü. Plan revizyonlarından duyulan rahatsızlık nedeniyle istifaların yaşandığını belirten Yılmaz, böyle bir gündemle olağanüstü toplantı yapılmasını doğru bulmadıklarını kaydetti. DAVA SÜRECİ UYARISI Açıklamasında hukuki sürece de dikkat çeken Yılmaz, revizyon imar planlarına yapılan itirazlara bir ay içinde cevap verilmesi gerektiğini hatırlattı. Belediye tarafından bu süre içinde cevap verilmemesi halinde bunun zımni ret anlamına geleceğini belirten Yılmaz, ardından 60 gün içinde dava açılması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladı. Kaynak: AK Parti Giresun İl Başkanı İnş. Müh. Mete Bahadır Yılmaz adına yapılan sosyal medya paylaşımı.

GİRESUN’DAN İSMAİL ARI İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI Haber

GİRESUN’DAN İSMAİL ARI İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI

GİRESUN’DAN İSMAİL ARI İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI BirGün yazarı ve muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanması, Giresun’da da tepkiyle karşılandı. BirGün Okur İnisiyatifi, yayımladığı açıklamada tutuklama kararının yalnızca bir gazeteciyi değil, halkın haber alma hakkını hedef aldığını belirterek Arı’nın derhal serbest bırakılmasını istedi. İsmail Arı, 21 Mart’ta Tokat’ta gözaltına alındıktan sonra “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı. Giresun BirGün Okur İnisiyatifi, İsmail Arı için yaptığı basın açıklamasında tutuklama kararına sert tepki gösterdi. Açıklamada, gazeteciliğin kamu yararı için gerçeği ortaya çıkarma sorumluluğu taşıdığı vurgulandı; bu görevi yerine getiren bir gazetecinin cezalandırılmasının toplumun gerçeklere ulaşma hakkını engellediği belirtildi. İsmail Arı, bayram ziyareti için bulunduğu Tokat’ın Turhal ilçesinde 21 Mart gecesi gözaltına alındı. Ankara’ya sevk edilen Arı, emniyet işlemlerinin ardından adliyeye çıkarıldı ve sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Dosyadaki suçlama “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” olarak açıklandı. Giresun’daki açıklamada, kararın şahsi bir adli işlem olarak görülemeyeceği, basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkı bakımından daha geniş sonuçlar doğurduğu savunuldu. Metinde, “Bugün bir gazeteciye yönelen baskı, yarın toplumun her kesimine yönelme potansiyeli taşır” denildi. İnisiyatif, gazeteciliğin suç sayılamayacağını belirterek yetkililere hukukun evrensel ilkelerine dönme çağrısı yaptı. İsmail Arı’nın tutuklanmasının ardından gazetecilik meslek örgütleri ile çok sayıda basın kuruluşu da dayanışma açıklamaları yayımladı. Türkiye Gazeteciler Sendikası, tutuklamaların demokrasiye zarar verdiğini açıklarken, çeşitli meslek örgütleri ortak metinle ceza mevzuatının gazetecileri susturmak için araçsallaştırıldığını savundu. BirGün çevresinde ve farklı kentlerde yapılan açıklamalarda ortak talep değişmedi: İsmail Arı’nın serbest bırakılması. Giresun BirGün Okur İnisiyatifi de açıklamasını aynı çağrıyla bitirdi; “Özgür basın susturulamaz” vurgusu yaptı. İnisiyatif, demokratik değerlerin korunmasını ve basın üzerindeki yargı baskısının sona ermesini istedi.

VALİ MUSTAFA KOÇ BAŞKANLIĞINDA GİRESUN 3. OSB TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ BAŞKANLIĞINDA GİRESUN 3. OSB TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

VALİ MUSTAFA KOÇ BAŞKANLIĞINDA GİRESUN 3. OSB TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu, Vali Mustafa Koç başkanlığında toplandı. Toplantıda projenin güncel durumu, teknik hazırlıkları ve kamulaştırma süreci ayrıntılı biçimde ele alındı. Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu Toplantısı, 27 Mart Cuma günü saat 10.00’da Valilik Kütüphane Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Vali Mustafa Koç’un yanı sıra Müteşebbis Heyeti Başkan Vekili Hasan Çakırmelikoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Karadere, 3. OSB Bölge Müdürü Cem Bayraktar ile heyet ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda, Espiye ilçesi Adabük Mahallesi ile Tirebolu ilçesi Düzköy köyü mevkisinde yaklaşık 63 hektarlık alanda kurulması planlanan Giresun 3. OSB’de gelinen son aşama masaya yatırıldı. Bölgenin sanayi altyapısını güçlendirmesi beklenen projede önemli bir eşiğin aşıldığı belirtildi. Kamu yararı kararı yürürlüğe girdi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yatırım programına alınan projede kamu yararı kararı onaylanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmeyle birlikte kamulaştırma sürecinin idari altyapısı güçlenirken, saha çalışmalarının da hız kazandığı kaydedildi. Toplantıda kadastral haritalar, tescil bildirimleri ve ilgili kurumlarla yürütülen koordinasyon süreçlerinin tamamlandığı ifade edildi. Projenin teknik hazırlıkları kapsamında zemin etüdü ve arazi sondaj çalışmalarının da bitirildiği bildirildi. Tebligat hazırlıkları sürüyor Kamulaştırma işlemlerine esas teşkil edecek hak sahiplerine yönelik tebligat hazırlıklarının ise devam ettiği belirtildi. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte yatırım sahasında uygulama aşamasına geçilmesi hedefleniyor. Giresun İl Özel İdaresi, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Espiye Belediyesi ve Tirebolu Belediyesi ortaklığında yürütülen Giresun 3. OSB yatırımının, bölge istihdamına ve ekonomik kalkınmaya stratejik katkı sunması bekleniyor.

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI Haber

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI Gelecek vizyonu gerekirken gündem itirazlara, şerhlere ve meclis krizine sıkıştı Giresun’da belediyenin ilave ve revizyon imar planı dosyası, artık sıradan bir plan değişikliği tartışması olmaktan çıktı. Konu sadece yeni yapılaşma kararları, emsal hesabı ya da teknik pafta düzeni değil; kentin hangi anlayışla büyüyeceği, hangi kamu yararı ölçüsüyle yönetileceği ve önümüzdeki onlarca yıla nasıl hazırlanacağı meselesine dönüştü. Belediyenin kendi resmî belgeleri de bu iddiayı kağıt üzerinde de olsa taşıyordu aslında… Giresun Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda ilave ve revizyon imar planı çalışmalarına 2024 Mayıs’ında “kentin gelişimine katkı sağlamak” ve “fonksiyonel yaşam alanları oluşturmak” amacıyla başlandığı belirtiliyor. Kâğıt üzerindeki hedef açık: daha dirençli, daha düzenli, daha yaşanabilir bir Giresun. Ne var ki sahadaki tartışma, bu gelecek vizyonundan çok daha sert bir hatta aktı. Sürecin resmî başlangıç eşiği de net. Giresun Belediyesi’nin ilanına göre Belediye Meclisi, 9 Ocak 2026 tarihli 19 sayılı kararla Giresun Belediyesi ve mücavir alan sınırları içindeki 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planını onayladı; plan da 16 Ocak 2026’da ilan edilerek askıya çıkarıldı. Belediyenin “İmar Plan Değişiklikleri” sayfasında da aynı karar ve plan paftalarının yayımlandığı görülüyor. Yani dosya, usulen meclis kararıyla alındı ve askı süreci işletildi; görünmez ya da kayıtsız bir işlem söz konusu değil. Ancak tam bu noktadan sonra dosya, teknik plan revizyonu olmaktan çıkıp yüksek gerilimli bir kent tartışmasına dönüştü. ASKI SONRASI GELEN İTİRAZ YÜKÜ, BU KIRILMANIN İLK GÜÇLÜ GÖSTERGESİ OLDU. Yerel basına göre revizyon planına 1100’ü aşan, bazı yayınlarda ise 1114’e ulaşan itiraz yapıldı. Aynı haberlerde belediye meclisinde dilekçe özetlerinin saatler süren oturumlarda okunduğu, ilk bölümde yüzlerce başvurunun ancak özetlenebildiği ve sürecin yoğunluğu nedeniyle teknik incelemelerin destek ekiplerle yürütüldüğü aktarıldı. Belediyenin erişilebilen açık belgelerinde bu sayıyı tek kalemde veren ayrı bir resmî sonuç özeti şu aşamada görünmese de birbirinden bağımsız yerel kaynakların aynı büyüklükte bir itiraz yüküne işaret etmesi dosyanın olağanüstü bir baskı yarattığını gösteriyor. İtirazların neden büyüdüğüne ilişkin en net veri ise doğrudan belediyenin kendi gündemine yansıdı. Mart ayı sürecinde meclis gündemine, eski plandan gelen “kazanılmış hakların korunup korunamayacağı” ve “teknik hataların düzeltilip düzeltilemeyeceği” başlıkları taşındı. Bu iki ifade tek başına çok şey anlatıyor. Çünkü dosyanın merkezinde yalnızca genel bir memnuniyetsizlik değil; doğrudan mülkiyet hakkı, önceki plandan doğan beklentiler, yeni planla doğabilecek hak kaybı, uygulama güvenliği ve teknik düzenleme sorunları bulunuyor. İmar hukukunda en sert uyuşmazlıkların çoğu zaten tam bu alanlardan doğuyor. Dolayısıyla Giresun’daki itirazların büyümesi, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda doğrudan mülkiyet ve uygulama rejimiyle ilgili bir gerilim olduğunu gösteriyor. Yapılan eleştiriler ise tartışmanın birkaç emsal ve kat kararından ibaret olmadığını ortaya koydu. Yerel basına yansıyan tutanak ve değerlendirmelere göre karara karşı çıkan meclis üyelerinin şerhlerinde planın “kamu yararından ziyade bireysel talepleri öncelediği”, “nüfus projeksiyonlarının bilimsel temellere dayanmadığı” ve “artan yapı yoğunluğuna karşılık yeterli yeşil alan ve kamusal alan üretilmediği” yönündeki eleştiriler öne çıktı. Bu başlıklar önemlidir; çünkü burada artık sadece yapılaşma hakkı değil, kamu yararı, planlama esasları, nüfus kabulleri, donatı dengesi ve şehircilik ilkeleri tartışılıyor. Belediye belgelerinde bugün erişilebilen özetlerde bu şerhlerin tam metni kamuya açık biçimde görünmese de yerel basında aynı çerçevede aktarılan eleştiriler dosyanın teknik ve hukuki kırılganlık alanlarını işaret ediyor. SİYASİ VE MESLEKİ ÇEVRELERDEN GELEN ÇIKIŞLAR DA AYNI DOĞRULTUDA OLDU. Mimarlar Odası Giresun Şubesi, 16 Ocak 2026’da askıya çıkarılan planın kentin gerçek sorunlarına çözüm üretecek biçimde “daha şeffaf ve katılımcı bir süreçle yeniden ele alınması” gerektiğini açıkladı. MHP cephesinden yapılan açıklamalarda ise çizgi netti: “revizyona karşı değiliz, bu plan yeniden değerlendirilmeli.” Buna paralel olarak yerel basında, revizyon plana 11 resmî kurumun itiraz ettiği; bunlar arasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, Millî Emlak Müdürlüğü ve bazı meslek odalarının bulunduğu aktarıldı. Bu kurum listesi şu aşamada belediyenin yayımladığı tek parça bir resmî listeyle doğrulanmış değil; bu nedenle haber değeri taşısa da kesinleşmiş kurum listesi gibi değil, yerel basına yansıyan tablo olarak okunmalı. Aynı kaynaklarda AK Parti, MHP ve bazı sivil toplum çevrelerinin de itiraz sunduğu bilgisi yer aldı. Bu tablo, dosyanın yalnızca bireysel maliklerin değil, kurumsal ve siyasi aktörlerin de müdahil olduğu geniş bir itiraz alanına dönüştüğünü gösteriyor. DOSYANIN SİYASİ AĞIRLIĞINI ARTIRAN İKİNCİ BÜYÜK KIRILMA İSE BELEDİYE MECLİSİNDEKİ İSTİFALAR OLDU. Yerel haberlere göre Ferhat Karademir, 26 Şubat 2026 tarihli dilekçeyle İmar Komisyonu üyeliğinden ayrıldı. İlyas Palak ise 3 Mart 2026 tarihli dilekçeyle hem İmar Komisyonu hem de Belediye Encümeni üyeliğinden istifa etti. Palak’ın kendi gerekçesi kamuoyuna doğrudan yansıdı: “Gördüğüm lüzum üzerine imar komisyon ve encümen üyeliklerinden istifa ettim, meclis üyesi olarak görevimi sürdüreceğim.” Aynı haberlerde Palak’ın revizyon imar planı ile ilgili toplantılara katılmayarak dikkat çektiği de belirtildi. Karademir yönünden ise kesin olarak söylenebilecek husus, İmar Komisyonu üyeliğinden istifa etmiş olmasıdır. Açık kaynaklarda Karademir’in adının başka adli süreçlerle birlikte anıldığı haberler yer alıyor; ancak istifanın doğrudan hangi nedenle verildiğine dair ayrıntılı bir kişisel resmî gerekçe kamuya açık biçimde açıklanmış değil. İSTİFALARIN ARDINDAN YAPILAN SEÇİMLER DE DOSYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ. Alınan bilgilere göre Salih Önal ve Onur Konar İmar Komisyonu’na seçildi; Onur Konar ayrıca encümen üyeliğine getirildi. Belediyenin 2025’te yayımladığı komisyon listesinde Salih Önal ve Onur Konar’ın Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri arasında yer aldığı görülüyor. Belediyenin mevcut “Komisyon Üyeleri” sayfası da aynı yapıyı gösteriyor; ancak aynı sayfada İmar Komisyonu için hâlâ eski listenin görünmesi, mart ayındaki değişikliğin resmî web sayfasına tam yansımadığını düşündürüyor. Bu da önemli bir ayrıntı: revizyon planı itirazlarının değerlendirileceği eşikte komisyon kompozisyonu değişti, ama belediyenin kamusal bilgi güncellemesi eş zamanlı ilerlemedi. Sonuçta planı hazırlayan irade ile planı itirazlar üzerinden yeniden tartacak komisyon dengesi aynı kalmadı. Dosyanın bundan sonraki yönünü belirleyecek çerçeve ise hukuken açık. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/b maddesi uyarınca askı sürecinde yapılan itirazların belediye meclisi tarafından incelenip karara bağlanması gerekiyor. Yerel haberler de bu yükümlülüğe işaret ederek, yüksek sayıdaki başvurunun süre baskısı altında sonuçlandırılması gerektiğini hatırlatıyor. ANCAK BURADA BELİRLEYİCİ OLAN YALNIZCA KARAR VERİLMESİ DEĞİL, KARARIN NASIL GEREKÇELENDİRİLECEĞİ. Çünkü imar hukukunda asıl denetim, planın kamu yararı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları, teknik yeterlilik ve hak dengesi bakımından ne kadar savunulabilir olduğuna odaklanır. Bu nedenle Giresun Belediye Meclisi’nin ve İmar Komisyonu’nun önündeki görev, yalnızca çok sayıda itirazı karara bağlamak değil; aynı zamanda her kararın olası idari yargı denetimine dayanabilecek gerekçe bütünlüğünü kurmaktır. İmar kanununa göre “15 gün içinde karara bağlama” baskısı da dosyanın idari yükünü ayrıca artırıyor. Bütün bu tablonun içinde geri plana düşen ama aslında dosyanın merkezinde olması gereken başlık, KENTİN GELECEK VİZYONU. Giresun Belediyesi’nin kendi stratejik planının “afetlere dirençli, sürdürülebilir, yeşil dönüşümü benimsemiş” bir kent hedefi ortaya koyması gerektiği… Karadeniz kentlerinde planlama artık yalnızca parsel düzeni ve yapı yoğunluğu üzerinden okunamaz; aşırı yağış, heyelan, yüzey suyu yönetimi, kıyı baskısı, hava koridorları, gölgeleme, yeşil altyapı sürekliliği ve afet toplanma alanları gibi başlıkları da merkeze almak zorundadır. Giresun’daki revizyon planı tartışmasının ise büyük ölçüde emsal, hak kaybı, teknik hata ve meclis içi krizler etrafında sıkışması, dosyanın asıl gelecek eksenini geri plana itti. Veya zaten hiç ön plana alınmamıştı… Kenti yalnızca bağımsız bölüm, metrekare ve kısa vadeli yapılaşma mantığıyla okumak, uzun vadede şehir kimliğini, mahalle dokusunu ve ortak yaşam zeminini zayıflatır. Bugün ihtiyaç duyulan şey sadece itirazları teknik olarak sonuçlandırmak değil; kentin hangi çevresel eşikler gözetilerek, hangi kamusal önceliklerle ve hangi uzun vadeli vizyonla büyütüleceğini yeniden tarif etmektir. Sonuç olarak Giresun’daki revizyon imar planı, bir meclis kararıyla başlayıp rutin bir askı süreciyle kapanacak sıradan bir belediye işlemi olmaktan çıktı. Hazırlık aşamasında “kentin gelişimine katkı” ve “fonksiyonel yaşam alanları” söylemiyle başlayan dosya, askı sonrasında yüksek sayıda itiraz aldı; bu itirazlar meclis gündemini kilitledi, ardından şerhler, meslek örgütü eleştirileri, siyasi çıkışlar, istifalar ve yeni seçimler geldi. Bugün önümüzde iki temel soru var. İlki, belediye meclisi bu itirazları hangi gerekçelerle karara bağlayacak? İkincisi, Giresun gerçekten geleceğin iklim risklerini, afet baskılarını ve yaşam kalitesi beklentilerini taşıyacak bir planlama vizyonuna mı yönelecek, yoksa tartışma kısa vadeli yapılaşma ve hak çekişmeleri içinde mi kalacak? Dosyanın gerçek önemi artık tam burada yatıyor. . . Kaynakça: Giresun Belediyesi 2025-2029 Stratejik Planı; Giresun Belediyesi’nin 16 Ocak 2026 tarihli imar revizyon ilanı; Giresun Belediyesi 6 Şubat 2026 karar özeti; Giresun Belediyesi komisyon üyeleri ve 2025 komisyon dağılımı duyuruları; Giresun Gazete, Yeşilgiresun, Giresun Haberci’de yayımlanan Mart 2026 tarihli yerel haber ve açıklamalar

CHP'li başkanlar Hatay’da depremzedelerle buluştu Haber

CHP'li başkanlar Hatay’da depremzedelerle buluştu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 6 Şubat depreminin yıldönümünde Hatay'daydı; depremzedelerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi ve çözüm önerilerini dile getirdi. HATAY (İGFA) - CHP lideri Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Hatay'da depremin etkilerini yaşayan vatandaşlarla buluştu. Narlıca Deprem Şehitliği'ni ziyaret eden heyet, burada 6 Şubat’taki depremlerde yaşamını yitiren 4 bin yurttaşı anarak karanfiller bıraktı. Daha sonra Defne Çekmece 25 Temmuz Geçici Konaklama Merkezi'nde incelemelerde bulunan yetkililer, burada yaşayan yurttaşların sıkıntılarını dinledi. Başkan Tugay, depremzedelerin her daim yanında olmaya ve onlara çözümler sunmaya devam edileceğini belirtti. Heyet ayrıca, Hatay’da rezerv alan ilan edilen bölgelerdeki hak sahiplerinin yaşadığı zorlukları görüşmek için düzenlenen bir toplantıya katıldı. CHP Genel Başkanı Özel, rezerv alan politikalarının birçok yurttaşı mağdur ettiğine dikkat çekerek, “Devlet, sorun yaratmak için değil, vatandaşın hakkını savunmak için vardır. Kamu yararı gözetilirken kimsenin hakkına zarar verilmemelidir” şeklinde konuştu. Özgür Özel, arazilerin zorla alındığı ve evlerin hak sahiplerine küçük bir şekilde verildiği projelere yapılan itirazların geçerliliğinin yüksek olduğunu vurgulayarak, tarafların anlaşarak çözüm bulmasını önerdi. "İtirazların dinleneceği, adil bir komisyon kurulmalı. Uzun ve sancılı mahkeme süreçleri yerine daha yapıcı çözümler geliştirilmeli" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, özel bir yayında yaptığı konuşmada, Hatay'da hâlâ 120 ila 130 bin yurttaşın konteynerlerde yaşadığını belirtti. Tugay, "Konteyner kentlerdeki yurttaşların kaygılarını yakından izledik. Henüz kalıcı çözümler sağlanmamışken kimsenin bu yerlerden çıkarılmaması gerekiyor," dedi. Tugay, yaşanan mağduriyetleri şu sözlerle dile getirdi: "Bazı yurttaşlarımızın evleri yıkıldı, bazıları ise bodrum katlar veya altyapısı eksik konutlarda yaşamak zorunda. Konteyner kentlerden zorla tahliyeler yaşanmamalı. İnsanlara uygun barınma seçenekleri sağlanmalı ve bu süreçte aceleci davranılmamalı." Program çerçevesinde Genel Başkan Özgür Özel, afet sürecine katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, siyasetin ötesine geçip dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Tugay ise İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bölgeye desteğine devam edeceğinin altını çizdi.

CHP'li başkanlar Hatay’da depremzedelerle buluştu Haber

CHP'li başkanlar Hatay’da depremzedelerle buluştu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 6 Şubat depreminin yıldönümünde Hatay'daydı; depremzedelerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi ve çözüm önerilerini dile getirdi. HATAY (İGFA) - CHP lideri Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Hatay'da depremin etkilerini yaşayan vatandaşlarla buluştu. Narlıca Deprem Şehitliği'ni ziyaret eden heyet, burada 6 Şubat’taki depremlerde yaşamını yitiren 4 bin yurttaşı anarak karanfiller bıraktı. Daha sonra Defne Çekmece 25 Temmuz Geçici Konaklama Merkezi'nde incelemelerde bulunan yetkililer, burada yaşayan yurttaşların sıkıntılarını dinledi. Başkan Tugay, depremzedelerin her daim yanında olmaya ve onlara çözümler sunmaya devam edileceğini belirtti. Heyet ayrıca, Hatay’da rezerv alan ilan edilen bölgelerdeki hak sahiplerinin yaşadığı zorlukları görüşmek için düzenlenen bir toplantıya katıldı. CHP Genel Başkanı Özel, rezerv alan politikalarının birçok yurttaşı mağdur ettiğine dikkat çekerek, “Devlet, sorun yaratmak için değil, vatandaşın hakkını savunmak için vardır. Kamu yararı gözetilirken kimsenin hakkına zarar verilmemelidir” şeklinde konuştu. Özgür Özel, arazilerin zorla alındığı ve evlerin hak sahiplerine küçük bir şekilde verildiği projelere yapılan itirazların geçerliliğinin yüksek olduğunu vurgulayarak, tarafların anlaşarak çözüm bulmasını önerdi. "İtirazların dinleneceği, adil bir komisyon kurulmalı. Uzun ve sancılı mahkeme süreçleri yerine daha yapıcı çözümler geliştirilmeli" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, özel bir yayında yaptığı konuşmada, Hatay'da hâlâ 120 ila 130 bin yurttaşın konteynerlerde yaşadığını belirtti. Tugay, "Konteyner kentlerdeki yurttaşların kaygılarını yakından izledik. Henüz kalıcı çözümler sağlanmamışken kimsenin bu yerlerden çıkarılmaması gerekiyor," dedi. Tugay, yaşanan mağduriyetleri şu sözlerle dile getirdi: "Bazı yurttaşlarımızın evleri yıkıldı, bazıları ise bodrum katlar veya altyapısı eksik konutlarda yaşamak zorunda. Konteyner kentlerden zorla tahliyeler yaşanmamalı. İnsanlara uygun barınma seçenekleri sağlanmalı ve bu süreçte aceleci davranılmamalı." Program çerçevesinde Genel Başkan Özgür Özel, afet sürecine katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, siyasetin ötesine geçip dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Tugay ise İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bölgeye desteğine devam edeceğinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.