Hava Durumu

#Kamu Düzeni

giresunsonhaber - Kamu Düzeni haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Düzeni haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri'nden o operasyonla ilgili çarpıcı açıklama... Binlerce kişinin vatandaşlık kararı kaldırıldı Haber

İçişleri'nden o operasyonla ilgili çarpıcı açıklama... Binlerce kişinin vatandaşlık kararı kaldırıldı

İçişleri Bakanlığı, sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli verileri paylaştı. Bakanlık, 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını, bugüne kadar ise 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiğini veya geri alındığını açıkladı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, sahte ekspertiz raporları düzenlenerek yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına yönelik usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma hakkında yazılı açıklama yaptı. Bakanlık, 16 ilde gerçekleştirilen operasyonda sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz vatandaşlık sağladığı belirlenen şebekeye yönelik operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını bildirdi. 1.150 YATIRIMCININ UYGUNLUK BELGESİ İPTAL EDİLDİ Açıklamada, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma süreçlerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yürütüldüğü belirtilerek, taşınmaz edinimi de dahil olmak üzere tüm yatırım türlerinde ilgili kamu kurumlarınca uygunluk belgesi düzenlendiği hatırlatıldı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde, muvazaalı veya usulsüz işlem yaptığı belirlenen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği, aile fertleriyle birlikte 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği ifade edildi. TOPLAM 6 BİN 134 KİŞİNİN VATANDAŞLIK KARARI KALDIRILDI Bakanlık, vatandaşlık kazandıktan sonra yapılan güvenlik incelemelerinde kamu düzeni ve milli güvenlik açısından sakıncalı görülen 263 yatırımcı ile aile fertleri dahil 743 kişinin vatandaşlık kararının geri alındığını açıkladı. Böylece bugüne kadar 1.413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 6 bin 134 kişinin Türk vatandaşlığına ilişkin kararın iptal edildiği veya geri alındığı bildirildi. Öte yandan, 11 Şubat 2026 tarihinden itibaren yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 443 yatırımcı ve aile fertlerinden oluşan toplam 1.358 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği, ayrıca milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle 7 kişinin vatandaşlığının geri alındığı kaydedildi. "BAŞVURU ÖNCESİ BELGELERDE SAHTECİLİK" İçişleri Bakanlığı, operasyona konu usulsüzlüklerin vatandaşlık başvurularından önce hazırlanan belgelerde gerçekleştirilen sahtecilik girişimlerinden kaynaklandığının altı çizildiği açıklamada Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmalinin bulunmadığı, tespit edilen tüm suç unsurlarının adli makamlara intikal ettirildiği belirtildi. Bakanlık, milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması amacıyla her türlü yasa dışı yapı ve usulsüzlükle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Sahte Değerleme/Ekspertiz Operasyonu ve Usulsüz Vatandaşlık İşlemleri Hakkında Basın Açıklaması 16 ilde sahte gayrimenkul değerleme raporlarıyla usulsüz vatandaşlık sağlayan şebekeye yönelik gerçekleştirilen operasyonda 72 şüphelinin yakalanması üzerine kamuoyunu bilgilendirme… — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 4, 2026

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? Haber

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ?

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI: BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? DEMİR KAPI VAR, TEMİZ SU VAR MI? “YALNIZCA MEVSİMLİK İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: PEKİ ÇIKARILANLAR KİMDİ? Aksu Şenlik Sahası’ndaki 30’dan fazla çadır zabıta ve emniyet ekiplerince kaldırıldı. Ardından alana demir kapı yapılacağı ve yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağı açıklandı. Ancak çadırları sökülenlerin kim olduğu, hangi gerekçeyle çıkarıldığı ve nereye yerleştirildiği hâlâ bilinmiyor. Yerel haberlerde operasyon, temizlik ve kontrollü giriş anlatıldı; fakat insanların akıbeti açıklanmadı. Çadırlarda kalanlar mevsimlik işçi miydi, kayıt dışı çalışan mıydı, yabancı mıydı, yoksa düzensiz göçmen miydi? Daha önemlisi, Aksu’da temiz suyu, kanalizasyonu ve güvenli elektriği bulunan insanca bir barınma alanı hazır mıydı? Giresun’da fındık hasadı yaklaşırken Aksu Şenlik Sahası’nda gerçekleştirilen çadır müdahalesi, cevaplandırılması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre sahada kurulan 30’dan fazla çadır, Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla kaldırıldı. Alan temizlendi; demir kapı ve kontrollü giriş sistemi kurulacağı duyuruldu. Giresun Öncü’nün haberinde Giresun Belediyesi Zabıta Müdürü Zafer Akgün’ün, bundan sonra alana yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağını söylediği aktarıldı. Bu açıklama, müdahalenin üzerindeki sis perdesini dağıtmak yerine daha da kalınlaştırdı. “YALNIZCA İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: ÇIKARILANLAR İŞÇİ DEĞİL MİYDİ? Aksu’daki alan mevsimlik tarım işçilerinin kullanımı için düzenlenecekse, kaldırılan 30’dan fazla çadırda kimler kalıyordu? Bu kişilerin kimlikleri kontrol edildi mi? Fındık işçisi olup olmadıkları araştırıldı mı? İş bağlantıları, tarım aracıları veya çalışacakları bahçeler belirlendi mi? Yoksa henüz kayıt işlemleri yapılmadan doğrudan alandan mı çıkarıldılar? Yeni Giresun’un haberinde bu kişiler için “fındık işçisi adı altında” ifadesi kullanıldı. Ancak haberde bu ağır nitelemeyi destekleyecek kimlik bilgisi, çalışma kaydı, somut olay veya yetkili kurum kararı paylaşılmadı. Bir kişinin mevsimlik işçi olmadığını söylemek için yalnızca çadır kurmuş olması yeterli değildir. Kayıt ve kimlik incelemesinin nasıl yapıldığı, hangi kişilerin hangi gerekçeyle alandan çıkarıldığı açıklanmalıdır. DÜZENSİZ GÖÇMEN MİYDİLER? ORTADA BÖYLE BİR RESMÎ TESPİT YOK Çadırları kaldırılanların “yasa dışı göçmen” olup olmadığı da bilinmiyor. Yerel haberlerde bu kişilerin hangi ülke vatandaşı olduğu, düzensiz göçmen olarak tespit edilip edilmediği, Göç İdaresine teslim edilip edilmediği, gözaltı veya sınır dışı işlemi uygulanıp uygulanmadığı yönünde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgiler üzerinden bu insanları “yasa dışı göçmen” ilan etmek mümkün değil. Üstelik yabancı olmak, düzensiz göçmen olmak anlamına gelmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevsimlik tarım işlerine ilişkin düzenlemesine göre yabancılar, Giresun’un da aralarında bulunduğu illerde çay ve fındık işlerinde altı aya kadar çalışma izni muafiyeti alarak çalışabiliyor. Yetkililer açıklamalıdır: Çadırlarda kalanların kaçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı, kaçı yabancıydı, kaçı mevsimlik işçiydi, kaçı kayıt dışı çalışıyordu ve varsa kaçı hakkında düzensiz göç işlemi yapıldı? ÇADIRLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ, İNSANLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL Yerel haberlerde çadırların kaldırıldığı, alanın temizlendiği ve görevlilere teşekkür edildiği ayrıntılı biçimde anlatıldı. Ancak çadırlarda yaşayan insanların akıbetine ilişkin tek bir bilgi verilmedi. Kaç kişi alandan çıkarıldı? Aralarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar veya hastalar var mıydı? Önceden bildirim yapıldı mı? Kişisel eşyaları koruma altına alındı mı? Geçici konaklama merkezine mi götürüldüler, yoksa kendi imkânlarıyla başka bir yer bulmaları mı istendi? Bir çadırın sökülmesi, içindeki insanın barınma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Güvenli bir alternatif sunulmadan yapılan müdahale, sorunu çözmez; yalnızca gözden uzaklaştırır. DEMİR KAPI BARINMA POLİTİKASI DEĞİLDİR Kontrollü giriş sistemi, alanın amacı dışında kullanılmasını önlemek için gerekli görülebilir. Kimlik kaydı yapılması, giriş ve çıkışların denetlenmesi de güvenlik açısından anlaşılabilir. Ancak mevsimlik işçiler için hazırlanan bir yerleşim alanının öncelikli ölçüsü kapısının demirden olması değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Aksu’daki alanda temiz ve kesintisiz içme suyu var mı? Kanalizasyon bağlantısı yapıldı mı? Elektrik tesisatı güvenli mi? Kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar bulunuyor mu? Yemek hazırlama, bulaşık ve çamaşır yıkama alanları oluşturuldu mu? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Yangın ve taşkın riskine karşı önlem alındı mı? Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “demir kapı” ve “kontrollü giriş” üzerinden yapılan açıklama, mevsimlik işçilerin barınma sorununu karşılamaz. AKSU’DAKİ 160 KİŞİLİK KONAKLAMA MERKEZİ NE DURUMDA? Giresun Valiliği, 1 Ağustos 2024 tarihinde Aksu Mahallesi’nde METİP kapsamında 20 prefabrik yapıdan oluşan, 160 kişi kapasiteli bir mevsimlik işçi konaklama merkezinin hazırlandığını açıklamıştı. Valiliğin açıklamasında merkezde kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve banyolar ile mutfak ve çamaşırhane bulunduğu belirtilmişti. Aradan geçen iki yılın ardından merkezin mevcut durumu bilinmiyor. Tesis 2026 fındık sezonu için hazır mı? Kapasitesi hâlâ 160 kişi mi? Şu anda kaç kişi barınıyor? Su, elektrik ve kanalizasyon sistemi çalışıyor mu? Bakım ve onarımı yapıldı mı? Aksu Şenlik Sahası ile Valiliğin açıkladığı METİP merkezi aynı alan mı, yoksa birbirinden ayrı iki yer mi? Ayrı yerlerse çadırları kaldırılan mevsimlik işçiler neden mevcut merkeze yönlendirilmedi? FINDIK İŞÇİSİ HER YIL GELİYOR: BARINMA NEDEN HÂLÂ SON DAKİKAYA KALIYOR? Mevsimlik tarım işçilerinin Giresun’a gelişi beklenmedik bir olay değil. Fındık hasadı her yıl yapılıyor; ihtiyaç duyulan işçi sayısı, hasat takvimi ve işçilerin hangi bölgelerden geleceği önceden biliniyor. Giresun Valiliği 18 Temmuz 2026 tarihinde sezonun işçi ve patoz ücretlerini belirledi. İşçinin yevmiyesi hesaplanırken nerede kalacağı, temiz suya nasıl ulaşacağı, çocuklarının nasıl korunacağı ve atıkların nasıl yönetileceği de planlanmalıydı. Hasat başlayınca çadırları sökmek yerine, sezon başlamadan altyapısı tamamlanmış yeterli kapasitede konaklama alanı hazırlamak kamunun görevidir. CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİ AÇIK: SU, ELEKTRİK VE KANALİZASYON 27 Nisan 2024 tarihli ve 32529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde valiliklerce geçici yerleşim alanları oluşturulmasını öngörüyor. Genelgeye göre bu alanlarda elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ile işçilerin eğitim, sosyal faaliyet ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ortak kullanım merkezleri bulunmalı. Yerleşim yerleri sel ve su baskını riski taşımayan, sağlık şartlarına uygun, yol ve altyapı hizmetlerinin kolayca ulaştırılabileceği alanlardan seçilmeli. Alanın büyüklüğü de barınacak işçi sayısına göre belirlenmeli. Dolayısıyla kamu görevi yalnızca alana kimin gireceğini kontrol etmek değildir. O alana kabul edilen insanların sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşayabilmesini sağlamak da aynı görevin parçasıdır. ILO STANDARDI: HER ALTI KİŞİYE BİR TUVALET, LAVABO VE DUŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün işçi konutlarına ilişkin rehberi, işçilere sağlanan barınma alanlarının insan onuruna uygun, sağlıklı ve güvenli olmasını öngörüyor. ILO’nun tavsiye niteliğindeki ölçütlerine göre işçi yerleşimlerinde şu imkânların bulunması gerekiyor: Güvenli ve yeterli miktarda içme suyu,Kanalizasyon ve drenaj sistemi,Yeterli doğal ve yapay aydınlatma,Havalandırma ve iklim koşullarına karşı koruma,Kadın ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar,Her altı kişi için en az bir tuvalet, bir lavabo ve bir duş veya banyo,Sıcak ve soğuk akan su,Yemek yeme ve çamaşır yıkama alanları,Yangın alarmı, söndürme ekipmanı ve işaretlenmiş kaçış yolları,Düzenli temizlik, haşereyle mücadele ve kayıtlı periyodik denetimler,Kişisel eşyaların güvenle korunabileceği bölümler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıdan ibaret olmadığını belirtiyor. Güvenli içme suyu, sanitasyon, enerji, atıkların uzaklaştırılması, fiziksel güvenlik ve sağlık şartları yeterli barınmanın temel unsurları arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletlerin zorla tahliyelere ilişkin ilkeleri ise insanların iradeleri dışında yerlerinden çıkarıldığı durumlarda önceden bilgilendirme, hukuki sürece erişim ve güvenli alternatif barınmanın önemine dikkat çekiyor. YEDİ SORUYA CEVAP VERİLMEDEN DOSYA KAPANMAZ Kaldırılan 30’dan fazla çadırda kaç kişi kalıyordu? Bu kişilerin kaçı mevsimlik tarım işçisi olarak kayıtlıydı? Düzensiz göçmen oldukları tespit edilen kişi var mıydı? İnsanlara önceden bildirim yapıldı mı ve eşyaları ne oldu? Çadırları kaldırılanlar hangi güvenli alana yerleştirildi? Aksu’daki 160 kişilik METİP merkezinin güncel kapasitesi ve altyapı durumu nedir? Kontrollü giriş yapılacak alanda temiz su, elektrik, kanalizasyon, tuvalet ve duş hizmetleri eksiksiz biçimde sağlandı mı? ÇADIRI SÖKMEK KOLAY, İNSANI KORUMAK SORUMLULUKTUR Kamu düzeni elbette korunmalıdır. Alanların amacı dışında kullanılmasına, suç işlenmesine veya çevre sağlığının bozulmasına izin verilmemelidir. Ancak kamu düzeni, yoksul ve savunmasız insanları görünmez hâle getirmek anlamına gelemez. Çadırları kaldırılanlar mevsimlik işçi değilse kim oldukları ve haklarında hangi işlemin yapıldığı açıklanmalıdır. Mevsimlik işçilerse neden kayıt altına alınıp güvenli konaklama alanına yerleştirilmedikleri anlatılmalıdır. Düzensiz göçmen oldukları ileri sürülecekse bu konuda yetkili kurumların yaptığı incelemenin sonucu ortaya konulmalıdır. Demir kapı güvenlik tedbiridir; temiz suyun, kanalizasyonun, elektriğin ve insan onuruna uygun barınmanın yerine geçmez. Başarı, çadırları sökmekle değil; hiçbir insanı açıkta bırakmadan güvenli, sağlıklı ve denetlenebilir bir yaşam alanı oluşturmakla ölçülür.

81 ilde organize suç örgütlerine büyük operasyon! Genelge sonrası ilk dalga: 841 gözaltı Haber

81 ilde organize suç örgütlerine büyük operasyon! Genelge sonrası ilk dalga: 841 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütlerine yönelik ülke genelinde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 48 ayrı operasyonda 841 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, "Suç örgütlerine karşı tavizsiz mücadelemiz sürecek" mesajını verdi. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında Türkiye genelinde yürütülen geniş çaplı operasyonların bilançosunu paylaştı. Bakan Gürlek, Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde suç örgütlerine karşı kararlı mücadelenin sürdüğünü vurguladı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgiye göre, hafta başında 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu genelgenin ardından bu sabah ülke genelinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Toplam 48 operasyonda 841 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Operasyonlar kapsamında, 31 Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda 24 ilde Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi kapsamında düzenlenen 35 operasyonda 711 şüpheli hakkında işlem gerçekleştirildi. Ayrıca 10 Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda 10 ilde düzenlenen 13 operasyonda ise örgütlü suç kapsamında olmayan benzer suçlardan 130 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bakan Gürlek, devletin suç örgütlerine karşı mücadelesinin kararlılıkla süreceğini belirterek, şehirlerin huzurunu bozmaya, gençleri suça sürüklemeye ve esnafı tehdit eden yapılara asla izin verilmeyeceğini ifade etti. Operasyonlarda görev alan Cumhuriyet başsavcılıklarına, savcılara, emniyet ve jandarma teşkilatına teşekkür eden Bakan Gürlek, kamu düzeni ve vatandaşların güvenliği konusunda tavizsiz mücadelenin devam edeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini, esnafımızın emeğini ve kamu düzenini hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. 18 Haziran 2026 tarihli Millî Güvenlik Kurulu… — Akın Gürlek (@abakingurlek) June 26, 2026

VALİ KOÇ’TAN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİNE HAFTA KABULÜ Haber

VALİ KOÇ’TAN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİNE HAFTA KABULÜ

VALİ KOÇ’TAN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİNE HAFTA KABULÜ Giresun Valisi Mustafa Koç, 26-30 Haziran Özel Güvenlik Haftası dolayısıyla İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, birim müdürleri ve özel güvenlik personelini makamında kabul etti. Ziyarette, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında genel kollukla birlikte görev yapan özel güvenlik personelinin çalışmaları değerlendirildi. ÖZEL GÜVENLİK HAFTASI’NDA VALİLİKTE KABUL Giresun Valisi Mustafa Koç, 26-30 Haziran Özel Güvenlik Haftası münasebetiyle İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, birim müdürleri ve özel güvenlik personeliyle bir araya geldi. Valilik makamındaki kabulde, kamu kurumları, eğitim alanları, sağlık tesisleri, spor tesisleri, alışveriş merkezleri, toplu yaşam alanları ve kritik noktalarda görev yapan özel güvenlik personelinin yürüttüğü çalışmalar ele alındı. Vali Koç, Özel Güvenlik Haftası’nı kutlayarak görevlerini özveriyle sürdüren özel güvenlik personeline başarı diledi. GENEL KOLLUKLA BİRLİKTE GÖREV YAPIYORLAR Özel güvenlik personeli, kamu düzeninin korunmasında emniyet ve jandarma birimleriyle birlikte destekleyici bir görev üstleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı, 26-30 Haziran Özel Güvenlik Günü ve Haftası dolayısıyla yaptığı duyuruda özel güvenlik görevlilerinin kamu düzeninin korunmasında genel kolluk kuvvetleriyle beraber çalıştığını vurguladı. (Emniyet Genel Müdürlüğü) Türkiye’de özel güvenlik hizmetleri, eğitim, denetim, izin, kimlik, şirket ve kurum güvenliği süreçleriyle Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı tarafından takip ediliyor. Başkanlık, özel güvenlik hizmetlerine ilişkin kişi, şirket, eğitim kurumu, özel güvenlik hizmeti alan ve hizmet veren yerler ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait birimlerin denetim süreçlerini yürütüyor. (Emniyet Genel Müdürlüğü) KAAN UYGULAMASIYLA KOLLUK-ÖZEL GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİ Özel güvenlik hizmetlerinde son yıllarda öne çıkan başlıklardan biri KAAN Uygulaması oldu. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre KAAN Uygulaması, özel güvenlik izni verilen 61 bin 236 yerde, 232 bin 143 özel güvenlik görevlisi ve 38 bin 974 genel kolluk personeliyle aktif şekilde sürdürülüyor. Uygulama, genel kolluk ile özel güvenlik arasındaki iş birliğini artırmayı ve güvenlik hizmetlerinde daha hızlı koordinasyon sağlamayı hedefliyor. (Emniyet Genel Müdürlüğü) EGM, KAAN Uygulaması’yla genel güvenliğe yaklaşık 350 bin “çift gözün” daha katkı sunmasını hedefliyor. Bu yaklaşım, özel güvenlik personelinin yalnızca bina girişinde görev yapan personel değil, genel güvenlik zincirinin sahadaki tamamlayıcı unsurlarından biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. (Emniyet Genel Müdürlüğü) ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ DENETİM ALTINDA Özel güvenlik görevlilerinin görev alanı, mevzuatla belirlenen koruma ve güvenlik hizmetleriyle sınırlı bulunuyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün özel güvenlik işlemleri sayfasında, özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara idari para cezası uygulanacağı belirtiliyor. 2026 yılı için bu ceza her tespit başına 49 bin 379 lira olarak yer alıyor. (Emniyet Genel Müdürlüğü) Bu düzenleme, özel güvenlik personelinin asli görev alanından uzaklaştırılmaması ve hizmetin güvenlik standardı içinde yürütülmesi açısından önem taşıyor. GİRESUN’DA KAMU DÜZENİNE SAHA DESTEĞİ Giresun’da özel güvenlik personeli, kamu kurumlarından spor alanlarına, eğitim kurumlarından sağlık tesislerine, etkinlik alanlarından toplu kullanım noktalarına kadar çok sayıda alanda görev yapıyor. Valilikte yapılan kabul, özel güvenlik personelinin yalnızca rutin kontrol görevi değil, kamu düzeninin korunması, risklerin erken fark edilmesi, olayların kolluk birimlerine hızlı aktarılması ve vatandaş güvenliğinin desteklenmesi açısından taşıdığı rolü öne çıkardı. İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş ve birim müdürlerinin de yer aldığı ziyarette, özel güvenlik personelinin sahadaki görevleri ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. GÜVENLİK ZİNCİRİNİN TAMAMLAYICI UNSURU Özel güvenlik sistemi, Türkiye’de kamu güvenliği mimarisinin destekleyici unsurlarından biri olarak gelişiyor. Genel kolluk kuvvetleri kamu düzeninin ana sorumluluğunu taşırken, özel güvenlik personeli görev yaptığı alanlarda önleyici güvenlik, giriş-çıkış kontrolü, olayları erken bildirme, yönlendirme, ilk müdahale ve vatandaşla doğrudan temas gibi başlıklarda önemli görevler üstleniyor. Giresun Valiliği’nde yapılan kabul, 26-30 Haziran Özel Güvenlik Haftası’nın yalnızca kutlama değil, özel güvenlik personelinin kamu güvenliğine sunduğu katkının görünür kılındığı bir değerlendirme zemini olduğunu gösterdi. VALİ KOÇ’TAN BAŞARI DİLEĞİ Vali Mustafa Koç, özel güvenlik personelinin haftasını kutlayarak görevlerinde başarı diledi. Özveriyle çalışan özel güvenlik personelinin kamu düzeni ve güvenlik hizmetlerinde önemli sorumluluk taşıdığına dikkat çekilen ziyarette, güvenlik hizmetlerinin etkinliği için kurumlar arası iş birliği ve sahadaki koordinasyonun önemine vurgu yapıldı.

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, sahil hattındaki denetimsizlik, güvenlik açığı, hijyen riski ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Kent halkının yoğun kullandığı sahil alanında çadırların kimler tarafından kurulduğu, kimlerin kaldığı, ne kadar süreyle alanda bulunduğu, gece denetiminin nasıl yapıldığı ve yaşanabilecek bir adli olayda hangi yöntemin izleneceği belirsizliğini koruyor. Bölgede alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi, çamur birikintilerinin oluşması ve tuvalet-hijyen ihtiyacının nasıl karşılandığının bilinmemesi, Plajlar Bölgesi’nde yalnızca görüntü kirliliği değil; kamu düzeni, halk sağlığı ve sahil güvenliği sorunu yaşandığını gösteriyor. TABELA YASAK DİYOR, ARKASINDA YASAĞIN TAMAMI YAŞANIYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, sahadaki uygulama eksikliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortaya çıkan görüntü, kamu yönetimi açısından ciddi bir çelişki oluşturuyor. Tabela “çadır kurmak yasaktır” diyor, arkasında çadırlar duruyor. Tabela “alkol almak yasaktır” diyor, bölgede alkol şişeleri görülüyor. Tabela “ateş yakmak yasaktır” diyor, ancak gece denetiminin nasıl yapıldığı bilinmiyor. Bu tablo, sahil yönetiminin yalnızca tabela koymakla sınırlı kaldığını gösteren Aziz Nesinlik bir manzaraya dönüşmüş durumda. Kamu alanında yasak ilan etmek, yasağı uygulamak anlamına gelmez. Tabela konulup saha denetimsiz bırakıldığında, o tabela kamu düzenini sağlayan bir uyarı olmaktan çıkar; ihmalin görünür belgesine dönüşür. PLAJLAR BÖLGESİNDE ÖNE ÇIKAN SORUNLAR 1. Kimin kaldığı belli olmayan çadırlar güvenlik riski oluşturuyor Çadırlarda kimlerin kaldığı, bu kişilerin alana ne zaman geldiği, ne kadar süreyle kalacağı ve herhangi bir kayıt tutulup tutulmadığı bilinmiyor. Kamuya açık sahil alanında kimlik ve kullanım bilgisi olmadan çadır konaklamasına izin verilmesi, güvenlik açısından ciddi risk doğuruyor. 2. Adli olay yaşanması halinde sorumluluk zinciri belirsiz Bölgede kavga, hırsızlık, taciz, yaralama, yangın, kayıp çocuk, alkol kaynaklı olay veya başka bir adli durum yaşanırsa, olayın nasıl takip edileceği açık değildir. Çadırda kalanların kimliği, tanıkların tespiti, kamera kaydı, gece devriyesi ve müdahale planı belirsizdir. 3. Gece denetiminin nasıl yapıldığı açıklanmıyor Çadırların bulunduğu alanın gece saatlerinde kim tarafından denetlendiği, güvenlik devriyesi olup olmadığı, alanda kamera veya görevli bulunup bulunmadığı net değildir. Sahil hattında gece kontrolü yoksa, kamu güvenliği zayıflar. 4. Tuvalet ihtiyacının nasıl karşılandığı bilinmiyor Çadır kurulan alanda kalan kişilerin tuvalet ihtiyacını nerede ve nasıl giderdiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Tuvalet altyapısı ve hijyen denetimi olmadan çadır konaklaması, doğrudan halk sağlığı riski üretir. 5. Hijyen koşulları denetlenmiyor El yıkama, kişisel temizlik, yemek hazırlığı, atık su ve çevre temizliği kontrol edilmeden sahil alanında çadır konaklamasına izin verilmesi kabul edilemez. Plajlar Bölgesi ailelerin, çocukların ve denize giren yurttaşların kullandığı ortak alandır. 6. Yemek artıkları ve çöpler haşere riski yaratıyor Çadır çevresinde yemek hazırlanması, yiyecek artıklarının açıkta kalması, çöplerin düzensiz bırakılması ve temizlik takibinin yapılmaması; sinek, böcek, kemirgen, kötü koku ve çevre kirliliği riskini artırır. 7. Alkol şişeleri sahil güvenliğini tehdit ediyor Bölgede alkol şişelerinin bulunması, tabeladaki yasağın uygulanmadığını gösteriyor. Cam şişeler ve kırık cam parçaları çocuklar, aileler, yürüyüş yapanlar ve denize giren yurttaşlar için doğrudan tehlike oluşturur. 8. Ateş yakma ve yangın riski göz ardı edilemez Çadırların bulunduğu alanlarda ateş, mangal, tüp, kamp ocağı ve sigara kullanımı yangın riski oluşturur. İnsan boyunu geçen otların bulunduğu bölgede bu risk daha da büyür. 9. Otlar insan boyunu geçti Plajlar Bölgesi’nde otların insan boyunu geçmesi, sahil bakımının aksadığını gösteriyor. Uzayan otlar kötü görüntünün yanında haşere, yangın, güvenlik ve görüş alanı riski doğurur. 10. Çamur birikintileri ve zemin sorunu sahil kullanımını zorlaştırıyor Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri, drenaj ve zemin bakımının yetersiz olduğunu gösteriyor. Yağmur suyu tahliyesi ve yüzey düzenlemesi yapılmadan sahil alanı sağlıklı kullanım alanı olarak korunamaz. 11. Kamu alanı fiilen konaklama alanına dönüşüyor Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Çadırların sahil hattında sürekli veya belirsiz süreyle kalması, kamu alanını belirli kişi veya grupların kullanımına bırakır. 12. Cankurtaran ve ilk yardım hizmeti açıklığa kavuşturulmalı Denize girilen bölgelerde cankurtaran, ilk yardım noktası, uyarı bayrakları, kurtarma ekipmanı ve acil müdahale planı bulunmalıdır. Plajlar Bölgesi’nde bu hizmetlerin nasıl yürütüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır. 13. Tabela var, uygulama yok görüntüsü kamu otoritesini zayıflatıyor Yasak tabelasının hemen arkasında yasağa konu fiillerin görülmesi, kamu otoritesinin sahadaki görünürlüğünü zayıflatıyor. Yasaklar yalnızca yazıyla değil, denetim ve yaptırımla anlam kazanır. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE UYGUN ÇADIR VE PLAJ YÖNETİMİ İÇİN GEREKENLER 1. Kimlik ve kullanıcı kaydı tutulmalı Çadır kuran herkesin kimlik bilgisi, iletişim bilgisi, giriş-çıkış saati ve kalış süresi kayıt altına alınmalıdır. Kimin kaldığı bilinmeyen çadır alanı güvenli kabul edilemez. 2. Alan sorumlusu belirlenmeli Çadırların bulunduğu bölgeden hangi kurumun, hangi birimin ve hangi görevlinin sorumlu olduğu açıkça belirlenmelidir. Olası adli olay, yangın, sağlık sorunu veya güvenlik ihlalinde müdahale zinciri önceden oluşturulmalıdır. 3. Gece güvenlik denetimi yapılmalı Çadır alanı gece saatlerinde denetlenmelidir. Aydınlatma, kamera, güvenlik devriyesi ve acil çağrı sistemi bulunmadan sahil hattında çadır konaklamasına izin verilmemelidir. 4. Tuvalet ve el yıkama altyapısı kurulmalı Çadır kullanımına izin verilecekse yeterli sayıda tuvalet, lavabo ve el yıkama noktası sağlanmalıdır. Tuvalet ihtiyacının nerede karşılandığı bilinmeyen bir alan halk sağlığı açısından uygun değildir. 5. Duş ve kişisel hijyen alanı oluşturulmalı Plaj ve çadır kullanımı birlikte yürütülecekse duş, soyunma alanı ve kişisel hijyen noktaları bulunmalıdır. Hijyen altyapısı olmayan sahil alanları çadır konaklamasına açılmamalıdır. 6. Atık su ve kirli su sistemi kurulmalı Yemek, temizlik, duş ve lavabo kullanımından doğan kirli suyun çevreye bırakılmasına izin verilmemelidir. Kirli suyun nasıl toplanacağı ve nereye aktarılacağı netleşmelidir. 7. Çöp ve geri dönüşüm sistemi kurulmalı Kapalı çöp kutuları, cam atık noktaları, geri dönüşüm alanları ve düzenli toplama takvimi oluşturulmalıdır. Yemek artıkları ve cam şişeler açıkta bırakılmamalıdır. 8. Alkol yasağı sahada uygulanmalı Alkol almak yasaksa bu yasak düzenli denetimle uygulanmalıdır. Alkol şişelerinin bulunduğu bir sahilde yasak tabelasının varlığı tek başına anlam taşımaz. 9. Ateş, mangal ve açık alev kesin kurala bağlanmalı Ateş yakmak, mangal yapmak, kamp ocağı veya tüp kullanmak açık kurallara bağlanmalıdır. Yasak varsa uygulanmalı; izin varsa yangın ekipmanı, güvenli mesafe ve görevli denetimi sağlanmalıdır. 10. Yangın güvenliği sağlanmalı Çadırlar arasında güvenli mesafe bırakılmalı, yangın söndürme tüpleri, acil çıkış güzergâhı ve yangın müdahale planı bulunmalıdır. Otların uzadığı alanlarda çadır ve açık alev birlikte düşünülemez. 11. Ot biçme ve çevre bakımı düzenli yapılmalı Otların insan boyunu geçmesine izin verilmemelidir. Sahil hattında düzenli ot biçme, temizlik, ilaçlama ve çevre bakımı yapılmalıdır. 12. Haşere ve kötü koku denetimi yapılmalı Yemek atıkları, çöpler, kirli su, tuvalet belirsizliği ve uzayan otlar haşere riskini artırır. Bu nedenle düzenli temizlik, ilaçlama ve kötü koku kontrolü yapılmalıdır. 13. Zemin ve drenaj sorunu çözülmeli Çamur biriken, yağmur suyu tahliyesi yapılmayan, yürüme güvenliği sağlamayan ve zemini bozuk alanlar çadır konaklaması için uygun değildir. 14. Cankurtaran hizmeti sağlanmalı Denize girilen alanlarda cankurtaran görevlendirilmelidir. Cankurtaran noktası, ilk yardım ekipmanı, kurtarma simidi, uyarı bayrakları ve acil müdahale planı bulunmalıdır. 15. İlk yardım noktası kurulmalı Kesik, yanık, boğulma tehlikesi, sıcak çarpması, alkol kaynaklı olay, çocuk yaralanması ve benzeri durumlar için ilk yardım noktası oluşturulmalıdır. 16. Kullanım süresi sınırlandırılmalı Çadırlar kalıcı yerleşim görüntüsü oluşturmamalıdır. Günlük, hafta sonu veya belirli süreli kullanım sınırı getirilmelidir. 17. Alan haritası ve kurallar görünür olmalı Çadır kurulabilecek alan, yasak alan, tuvalet, duş, çöp noktası, ilk yardım noktası, cankurtaran noktası ve acil çıkış güzergâhı harita üzerinde gösterilmelidir. 18. İzinsiz çadırlar kaldırılmalı Kayıtsız, izinsiz ve süresi belirsiz çadırların kamusal sahil alanında kalmasına izin verilmemelidir. İzinli kullanım varsa süresi, amacı ve sorumlusu açıklanmalıdır. 19. Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı Sahilde kaç çadır bulunduğu, kaçının izinli olduğu, hangi tarihe kadar kalacağı, denetimlerin ne zaman yapıldığı ve hangi işlemlerin uygulandığı kamuoyuna duyurulmalıdır. 20. Sahil yönetimi tek merkezden yürütülmeli Belediye, zabıta, temizlik işleri, çevre birimi, sağlık birimleri, kolluk, cankurtaran ve acil yardım birimleri ortak bir sahil yönetim planı içinde çalışmalıdır. BELEDİYE VE İLGİLİ KURUMLARIN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR Plajlar Bölgesi’nde ortaya çıkan tablo, kamuoyunun yanıt beklediği birçok başlığı gündeme taşımaktadır: 1. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar izinli mi? Çadırlar izinliyse bu izni hangi kurum verdi, izin hangi süre için geçerli ve alanın sorumlusu kimdir? 2. Çadırlar izinsizse neden kaldırılmadı? Yasak tabelasına rağmen çadırlar alanda kalmaya devam ediyorsa, denetim neden yapılmadı? 3. Çadırlarda kimlerin kaldığı kayıt altında mı? Kimlik bilgisi, giriş-çıkış saati, kalış süresi ve sorumlu kişi bilgisi tutuluyor mu? 4. Gece denetimi yapılıyor mu? Alanın gece saatlerinde kim tarafından kontrol edildiği, güvenlik devriyesi ve kamera sistemi olup olmadığı açıklanmalıdır. 5. Tuvalet ve hijyen ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Çadırda kalanların tuvalet, el yıkama, duş ve kişisel temizlik ihtiyacını nerede karşıladığı netleşmelidir. 6. Alkol şişeleri neden alanda duruyor? Alkol yasaksa, cam şişelerin sahilde bulunması denetim ve temizlik açısından ayrıca açıklanmalıdır. 7. Otlar neden insan boyunu geçti? Sahil hattında ot biçme ve çevre bakım takviminin neden işlemediği kamuoyuna bildirilmelidir. 8. Cankurtaran hizmeti var mı? Denize girilen bu bölgede cankurtaran, ilk yardım, uyarı bayrakları ve acil müdahale düzeninin olup olmadığı açıklanmalıdır. PLAJLAR BÖLGESİ GÖSTERMELİK TABELALARLA YÖNETİLEMEZ Giresun Plajlar Bölgesi’nde yaşanan görüntü, sahil yönetiminin yalnızca tabela asmakla yürütülemeyeceğini göstermektedir. Yasak tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, alanda alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi ve çamur birikintilerinin oluşması, denetim ve bakım eksikliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Kamu alanında kural yazmak yeterli değildir. Kuralın sahada uygulanması, denetlenmesi ve ihlal halinde yaptırım uygulanması gerekir. Tabela yasağı duyurur; kamu düzenini ise ancak etkili denetim sağlar. Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Bu alan kimin kaldığı bilinmeyen çadırlara, hijyen belirsizliğine, güvenlik açığına, alkol şişelerine, insan boyunu geçen otlara, çamur birikintilerine ve göstermelik yasak tabelalarına bırakılamaz.

GİRESUN’DA KAYMAKAMLAR GÜVENLİK TOPLANTISI YAPILDI Haber

GİRESUN’DA KAYMAKAMLAR GÜVENLİK TOPLANTISI YAPILDI

GİRESUN’DA KAYMAKAMLAR GÜVENLİK TOPLANTISI YAPILDI Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında düzenlenen Kaymakamlar Güvenlik Toplantısı’nda il genelindeki güvenlik ve asayiş hizmetleri, yaz sezonuna yönelik tedbirler, trafik güvenliği, turizm bölgelerindeki çalışmalar ve kamu düzeninin korunmasına ilişkin uygulamalar değerlendirildi. Giresun’da Kaymakamlar Güvenlik Toplantısı, Vali Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda il genelinde yürütülen güvenlik ve asayiş hizmetleri ele alındı. YAZ SEZONU TEDBİRLERİ MASAYA YATIRILDI Toplantıda yaz mevsimine yönelik alınan tedbirler, trafik güvenliği uygulamaları, turizm bölgelerinde sürdürülen çalışmalar ve kamu düzeninin korunmasına ilişkin başlıklar değerlendirildi. İlçelerde yürütülen faaliyetler de toplantının gündeminde yer aldı. Kurumlar arası koordinasyon gerektiren konular üzerinde durularak, güvenlik hizmetlerinin etkin şekilde sürdürülmesi için yürütülen çalışmalar gözden geçirildi. ATANAN KAYMAKAMLARA BAŞARI DİLEĞİ Vali Mustafa Koç, Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında yeni görev yerlerine atanan kaymakamlara başarı diledi. Koç, Giresun’a sundukları hizmetler dolayısıyla kaymakamlara teşekkür etti. Toplantı, ilçelerde güvenlik, asayiş, trafik, turizm ve kamu düzeni alanlarında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesiyle tamamlandı.

JANDARMA 187 YAŞINDA: GİRESUN’DA KÖKLÜ TEŞKİLATA GURUR MESAJI Haber

JANDARMA 187 YAŞINDA: GİRESUN’DA KÖKLÜ TEŞKİLATA GURUR MESAJI

JANDARMA 187 YAŞINDA: GİRESUN’DA KÖKLÜ TEŞKİLATA GURUR MESAJI Giresun Valisi Mustafa Koç, Jandarma Teşkilatı’nın 187’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, jandarmanın milletin huzur ve güvenliği için 187 yıldır fedakârca görev yaptığını vurguladı. GİRESUN’DAN JANDARMA TEŞKİLATI’NA KUTLAMA Giresun Valisi Mustafa Koç, Jandarma Teşkilatı’nın 187’nci kuruluş yıl dönümünü kutladı. Vali Koç, mesajında jandarmanın kurulduğu günden bu yana milletin huzuru, kamu düzeni ve güvenliği için gece gündüz görev yaptığını belirterek, teşkilatın vatan sevgisini ve görev bilincini her şartta en güçlü şekilde temsil ettiğini ifade etti. Koç, Jandarma Teşkilatı’nı devletin en köklü ve güvenilir kurumlarından biri olarak nitelendirdi. 14 HAZİRAN 1839’DAN BUGÜNE UZANAN KÖKLÜ GEÇMİŞ Jandarma Teşkilatı’nın kuruluş tarihi, Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği 1839 yılı ile Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi’nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran tarihinin birleştirilmesiyle 14 Haziran 1839 olarak kabul ediliyor. Bu tarih, teşkilatın kuruluş günü olarak kutlanıyor. Jandarma Genel Komutanlığı’nın resmi tarihçesinde, teşkilatın Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kamu düzeni, emniyet ve asayiş hizmetlerinde önemli görevler üstlendiği; modernleşme dönemlerinde eğitim, teşkilatlanma ve görev yapısı bakımından kurumsal gelişimini sürdürdüğü aktarılıyor. “AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ” Vali Mustafa Koç, mesajında şehit ve gazilere özel vurgu yaptı. Koç, “Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyor; görevi başındaki tüm Jandarma personelimize aileleriyle birlikte sağlık, başarı ve esenlik diliyorum” ifadelerini kullandı. GİRESUN’DA GÜVENLİĞİN ÖNEMLİ PAYDAŞI Giresun’da jandarma birimleri, il merkezi dışındaki geniş sorumluluk alanlarında asayiş, trafik, kaçakçılıkla mücadele, arama-kurtarma, kırsal güvenlik ve kamu düzeninin korunmasına yönelik görevlerini sürdürüyor. Vali Mustafa Koç’un mesajı, Jandarma Teşkilatı’nın ulusal hafızadaki yerini Giresun’daki güvenlik hizmetleriyle birlikte öne çıkarırken, 187 yıllık kurumsal mirasın sahadaki görev anlayışıyla devam ettiğini gösterdi.

ADALET SİSTEMİNDE 7 YENİ DAİRE BAŞKANLIĞI KURULDU Haber

ADALET SİSTEMİNDE 7 YENİ DAİRE BAŞKANLIĞI KURULDU

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza adalet sistemini daha güçlü hale getirmek amacıyla bakanlık bünyesinde 7 yeni daire başkanlığının hayata geçirildiğini duyurdu. Yeni yapılanma ile terörden dijital suçlara kadar pek çok farklı alanda uzmanlaşma hedefleniyor. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki “Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma” vizyonu çerçevesinde kritik bir adım atıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, ceza adalet sisteminin verimliliğini yükseltmek amacıyla bakanlık çatısı altında 7 yeni daire başkanlığının kurulduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada, özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul dosyaların çözüme kavuşturulması için kurumsal kapasitenin artırılacağının altı çizildi. https://twitter.com/abakingurlek/status/2047326989887877553 Bu doğrultuda kurulan yeni birimler arasında Adli Emanet, Doğal Afet ve Kazalar, Faili Meçhul Suçları Araştırma ile Kamu Düzeni, Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele daire başkanlıkları yer alırken; örgütlü suçlar, narkotik, ekonomik suçlar ile terör ve terörün finansmanına odaklanan ihtisas birimlerinin de kurulduğu aktarıldı. GÜLİSTAN DOKU MESAJI Bakan Gürlek, mesajında “Hedefimiz; daha süratli, daha etkili ve daha güven veren bir adalet sistemi kurmaktır” diyerek, adalet hizmetlerinde kurumsal kapasitenin geliştirilmesine yönelik adımların devam edeceğini belirtti. Paylaşımda ayrıca, “Gülistan Doku soruşturması gibi toplum vicdanını yaralayan olayların aydınlatılmasının öncelikli hedefler arasında olduğu” vurgulandı.

TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ VERİ HAMLESİ: ULUSAL PLATFORM DEVREDE Haber

TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ VERİ HAMLESİ: ULUSAL PLATFORM DEVREDE

TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ VERİ HAMLESİ: ULUSAL PLATFORM DEVREDE Türkiye’nin coğrafi verisini tek yapıda toplamak için kurulan Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, e-Devlet entegrasyonuyla vatandaşın, kamunun, yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve özel sektörün ortak kullanımına açıldı. Sistem; harita görüntülemeden metaveri yönetimine, veri talebinden paylaşım matrisine kadar geniş bir altyapıyı aynı çatı altında topluyor. ANKARA — Türkiye’de yıllardır farklı kurumların elinde parçalı biçimde duran coğrafi veri, artık tek merkezli bir dijital altyapıda buluşuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yürütülen Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, ülke genelindeki coğrafi verilerin standartlara uygun biçimde görüntülenmesi, paylaşılması, talep edilmesi ve izlenmesini sağlayan ulusal sistem olarak öne çıkıyor. Platformun yönetimi Bakanlığın Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülürken, işletme altyapısında Türksat da yer alıyor. SADECE HARİTA DEĞİL, DEVLETİN VERİ OMURGASI Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nun dikkat çeken yanı, yalnızca bir harita ekranı sunmaması. Resmi açıklamalara göre sistem; Coğrafi Veri Görüntüleme, Metaveri Yönetim Portalı, Coğrafi Veri Talep Portalı, Coğrafi Veri Paylaşım Matrisi, Coğrafi Veri Sözlüğü ve açık veri bileşenleriyle çalışıyor. Bu yapı, verinin yalnız görülmesini değil; kim tarafından üretildiğinin, hangi standartla tutulduğunun ve kimlerle hangi ölçüde paylaşılacağının da kayıt altına alınmasını sağlıyor. VATANDAŞ İÇİN KAPI E-DEVLET ÜZERİNDEN AÇILDI Platforma erişim doğrudan e-Devlet üzerinden sağlanıyor. Resmi hizmet ekranında, kullanıcıların kimlik doğrulaması sonrası sisteme giriş yapabildiği açıkça belirtiliyor. Bu durum, coğrafi verinin kapalı bir teknik ağ olmaktan çıkarılıp doğrudan yurttaş kullanımına açıldığını gösteriyor. Bakanlığın 2025 strateji duyurusunda da platformun e-Devlet entegrasyonuyla milyonlarca kullanıcıya ulaşmasının hedeflendiği vurgulanmıştı. HEDEF: DAĞINIK VERİYİ TEK DİLDE KONUŞTURMAK Türkiye’de coğrafi veri üretimi uzun süredir belediyelerden bakanlıklara, altyapı kurumlarından çevre birimlerine kadar çok sayıda aktör tarafından yürütülüyordu. Yeni platformun temel iddiası, bu dağınık yapıyı ortak standartlarla birleştirmek. Veri paylaşımının “Coğrafi Veri Paylaşım Matrisleri” üzerinden yetki esasına göre düzenlenmesi, hem kurumsal koordinasyonu hem de veri güvenliğini aynı anda koruma hedefinin altını çiziyor. ANKARA’NIN MASASINDA STRATEJİK DOSYA Konu artık yalnız teknik bir yazılım projesi değil, doğrudan devlet politikası başlığı. Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu’nun 20 Ocak 2026’daki 7. Olağan Toplantısı’nda, 2024-2030 Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı kapsamındaki 2025 çalışmaları değerlendirildi; 2025 yılı için öngörülen 64 eylemin yüzde 91 oranında gerçekleştirildiği açıklandı. Aynı toplantıda coğrafi bilginin afet yönetiminden şehirleşmeye, çevre ve iklim politikalarından enerji, ulaştırma, tarım ve su yönetimine kadar uzanan geniş bir karar alanında kritik rol oynadığı vurgulandı. ARA BAŞLIK 630 KATMANLIK DİJİTAL HARİTA HAVUZU Bakanlığın 2024-2030 Strateji ve Eylem Planı duyurusuna göre platformda 630 coğrafi katman yer alıyor. Aynı açıklamada, sistemin mevcut kullanıcı tabanının e-Devlet entegrasyonu ile daha geniş kitlelere açılmasının hedeflendiği belirtildi. Bu veri havuzu, Türkiye’nin mekânsal bilgisini yalnız bürokratik kayıt olmaktan çıkarıp yatırım, planlama, risk analizi ve kamu hizmeti süreçlerinin doğrudan girdisine dönüştürüyor. ASIL MESELE VERİYİ GÖSTERMEK DEĞİL, YÖNETMEK Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nun asıl ağırlığı burada ortaya çıkıyor. Türkiye, bu sistemle birlikte yalnız harita açan bir portal kurmuyor; veriyi tanımlayan, doğrulayan, yetkilendiren, paylaşan ve raporlayan ulusal bir yönetim modeli inşa ediyor. Afet öncesi hazırlıktan imar planlamasına, altyapı yatırımlarından çevresel izlemeye kadar birçok alanda doğru kararın zemini artık coğrafi verinin kalitesine bağlanıyor. Platformun sahaya etkisi de tam bu noktada ölçülecek: Veriyi depolayan değil, veriyle yöneten bir kamu düzeni kurulabilecek mi? Resmi çerçeve, Ankara’nın bu soruya “evet” demek istediğini gösteriyor. KAYNAKÇA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu.” e-Devlet Kapısı, “Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu (TUCBS).” TUCBS resmi portalı ana sayfa ve sistem bilgileri. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “Coğrafi Veri Talep Portalı.” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “Coğrafi Veri Görüntüleme.” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “2024-2030 Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı.” TUCBS, “Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu’nun 7. Olağan Toplantısı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Yapıldı”, 20 Ocak 2026.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.