Hava Durumu

#Kalp Krizi

giresunsonhaber - Kalp Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp krizinde en önemli ilk adım 112’yi aramak Haber

Kalp krizinde en önemli ilk adım 112’yi aramak

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, kalp krizinin belirtileri, gençlerde artan risk faktörleri ve kriz anında yapılması gereken ilk müdahale hakkında önemli uyarılarda bulundu. Baltalı, özellikle yanlış müdahalenin hayati risk oluşturabileceğini belirterek, “En önemli şey 112 acil ambulansı aramaktır” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Kalp krizinin, kalbi besleyen damarların ani tıkanması sonucu ortaya çıktığını söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, bu durumun kalbin bir bölümüne oksijen gitmemesine ve ilgili bölgenin kasılamamasına yol açtığını ifade etti. Erkeklerde ve yaşlılarda daha sık görülen kalp krizinin, kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde arttığını belirtti. GENÇLERDE SİGARA RİSKİ ARTIRIYOR Son dönemde 45 yaş altı kadın ve erkeklerde kalp krizi oranının arttığına dikkat çeken Baltalı, bunun nedenleri arasında farkındalığın artmasıyla birlikte sigara, yüksek kolesterol, tansiyon, şeker hastalığı ve genetik yatkınlığın öne çıktığını söyledi. Sigaranın kalp krizi riskini 3-4 kat artırdığını vurgulayan Baltalı, ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan kişilerin daha erken yaşlardan itibaren risk faktörlerini kontrol ettirmesi gerektiğini kaydetti. Kalp krizinin bazen hiçbir belirti vermeyebildiğini belirten Baltalı, en sık görülen şikâyetin göğüs ağrısı ve sol kol ağrısı olduğunu söyledi. Sağ koroner damar tıkanıklıklarında ise karın ağrısı, mide bulantısı ve ciddi ritim bozukluklarının görülebileceğini ifade etti. İLK MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR Kalp krizi geçiren kişiye yapılacak ilk müdahalenin istirahat ettirmek ve 112’yi aramak olduğunu söyleyen Baltalı, hastanın sırt üstü yatırılması ve hareket ettirilmemesi gerektiğini belirtti. Uzman olmayan kişilerin müdahalesinin tehlikeli olabileceğini vurgulayan Baltalı, kalp masajının bilinçsizce yapılmasının çalışan kalbi durdurabileceğini ifade etti. Bu nedenle ilk aşamada kişinin nefes alıp almadığının ve nabzının kontrol edilmesi, ardından profesyonel sağlık ekiplerinin beklenmesi gerektiğini söyledi. SAĞLIKLI YAŞAM KALP KRİZİNİ ÖNLEYEBİLİR Baltalı, kalp krizi riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, kolesterolün kontrol altına alınması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin önemine de dikkat çekti. Zeytinyağı, sebze, meyve ağırlıklı beslenme ile yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerin koruyucu etki sağladığını ifade etti.

Kanser Tedavisinin Kalp Üzerindeki Etkileri 20 Yıl Sonra Ortaya Çıkabilir Haber

Kanser Tedavisinin Kalp Üzerindeki Etkileri 20 Yıl Sonra Ortaya Çıkabilir

Kanser tedavisinde amaç tümör hücrelerini ortadan kaldırmak olsa da bazı kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları kalbi ve damar sistemini de etkileyebiliyor. Özellikle önceden kalp hastalığı bulunan veya kalp üzerinde yan etki oluşturabilecek tedavileri alan hastaların yakından takip edilmesi gerekiyor. Bu ihtiyacın, onkoloji ve kardiyolojiyi bir araya getiren kardiyoonkoloji alanını öne çıkardığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoonkoloji Bölümü Kurucusu ve Direktörü, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Kardiyoonkolojinin temel amacı, kanser hastalarında ortaya çıkabilecek kalp sorunlarını erken dönemde belirleyip gerekli önlemleri alarak kanser tedavisinin güvenli ve kesintisiz biçimde sürdürülmesini sağlamak” dedi. Her kanser hastasının kalp sağlığıyla ilgili bir problem yaşayacağını söylemenin doğru olmadığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoonkoloji Bölümü Kurucusu ve Direktörü, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Ancak bazı kalp sorunları kanser tedavisi sırasında, bazıları ise yıllar sonra ortaya çıkabiliyor. Özellikle radyoterapiye bağlı etkiler 10, 15 hatta 20 yıl sonra görülebiliyor. Meme kanserinde beş yıllık sağkalım oranının yüzde 90’ın üzerine çıkması, hastaların uzun dönem kalp sağlığı takibini daha da önemli hâle getiriyor. Riskli hastaları önceden belirleyip yakından izleyerek kalp krizi, kalp yetmezliği ve pıhtı oluşumu gibi sorunlara karşı gerekli önlemleri alabiliyoruz” şeklinde konuştu. En sık karşılaşılan sorun kalp yetmezliği Kanser tedavileri sırasında en sık görülen kalp sorunlarından birinin, kalbin kasılma gücünün azalması ve buna bağlı olarak kalp yetmezliği gelişmesi olduğunu vurgulayan Ökmen, “Özellikle meme kanseri tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçları ile hedefe yönelik tedaviler birlikte uygulandığında kalp yetmezliği riski artabiliyor. Kanser tedavileri ayrıca kalp krizi, pıhtı oluşumu, ritim bozukluğu, kalp zarı iltihabı ve kalp kapakçığı sorunlarına da yol açabiliyor. Riskli hastaların kalp fonksiyonlarını ekokardiyografiyle ve bazı hassas kan testleriyle düzenli olarak kontrol ediyoruz. Bir sorun tespit ettiğimizde onkologlarla birlikte alternatif tedavileri değerlendiriyor, mümkünse kalbi destekleyen seçeneklerle kanser tedavisinin kesintiye uğramadan sürdürülmesini sağlıyoruz” dedi. İki hasta grubu öncelikli olarak değerlendirilmeli Tüm kanser hastalarının kardiyoonkolojik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ökmen, önceliğin riskli hastalara verilmesinin önem taşıdığını söyledi. Ökmen, “İki temel hasta grubu bulunuyor. İlk grupta hipertansiyon, kalp krizi veya kalp yetmezliği öyküsü bulunan; koroner stent uygulanmış ya da bypass ameliyatı geçirmiş hastalar yer alıyor. Ailesinde kalp hastalığı bulunan ve kardiyovasküler risk faktörleri yoğun olan hastalar da bu gruba dahil. İkinci grupta ise bilinen bir kalp hastalığı olmasa bile kalp fonksiyonları üzerinde etkili olabilecek riskli kemoterapi-akıllı ilaçları kullanacak hastalar bulunuyor” dedi. Günde 30 dakikalık yürüyüş önemli Kanser hastalarının hareketsiz kalmaları veya daha kalorili beslenmeleri gerektiği düşüncesinin doğru olmadığını vurgulayan Ökmen, “Bu yaklaşım kan şekeri, kolesterol ve tansiyon dengesini bozabiliyor. Üstelik bazı kanser ilaçları, özellikle hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerde tansiyonu yüzde 50’ye varan oranlarda yükseltebiliyor. Hastanın gücüne ve temposuna göre haftada beş gün, günde 30 dakika yürüyüş yapmasını, aşırı kalorili ve tuzlu gıdalardan kaçınarak dengeli bir Akdeniz tipi beslenme planı uygulamasını öneriyoruz” dedi. Kalbin çalışma gücü tedaviden önce ölçülmeli ve hastaların kalp açısından risk düzeyi belirlenmeli Riskli hastaların kanser tedavisinden önce kardiyolojiye yönlendirilmesi gerektiğini belirten Ökmen, “Kalp hastalığı olduğu bilinen bir hastanın kemoterapiye veya radyoterapiye başlamadan, hatta cerrahi uygulanacaksa ameliyat öncesinde kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Bu değerlendirmede kalbin çalışma gücü ölçülüyor, elektrokardiyografiyle kalple ilgili bir sorun bulunup bulunmadığı inceleniyor ve hassas kalbe özgün kan testleri ile hastanın planlanan tedaviye uygunluğu belirleniyor. Yüksek risk taşıyan hastalarda ise farklı bir tedavinin tercih edilmesinden çok yakın takip ve sık kalp kontrolleri ile tedavisinin güvenli bir şekilde devam ettirilebilmesi hedefleniyor. Ek olarak bazen de ilaç değişikliği de gerekebiliyor” şeklinde konuştu. Bazı kanser ilaçları kalbin işleyişini etkileyebiliyor Kanser tedavilerinin sağlıklı hücreleri neden etkilediğini açıklayan Ökmen, “Kanser hücreleri sürekli büyüyen ve bölünen hücrelerdir. Kanser tedavilerinin büyük bir bölümü de bu çoğalma mekanizmasını hedef alır. Dolayısıyla saç kökleri ve cilt hücreleri gibi hızlı yenilenen sağlıklı hücreler de tedaviden etkilenebilir. Kalp hücrelerinde hızlı bir bölünme ve çoğalma görülmese de bazı kanser ilaçları, kalbin işlevlerini sürdürebilmesi için gerekli biyolojik mekanizmaları bloke ederek çeşitli yan etkilere yol açabilir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BURHAN KARA İÇİN CENAZE TÖREN DÜZENLENDİ Haber

BURHAN KARA İÇİN CENAZE TÖREN DÜZENLENDİ

BURHAN KARA İÇİN TBMM’DE TÖREN DÜZENLENDİ 17, 18, 19, 20 ve 21. dönem Giresun Milletvekili, Devlet Eski Bakanı Dr. Burhan Kara için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu 77 yaşında yaşamını yitiren Kara’nın naaşı, Meclis’teki törenin ardından memleketi Giresun’a gönderildi. MECLİS’TE SON GÖREV Giresun siyasetinin önemli isimlerinden, Devlet Eski Bakanı ve beş dönem Giresun Milletvekili Dr. Burhan Kara için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tören düzenlendi. Ankara’da önceki gün geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kara için düzenlenen törene, ailesi ve yakınlarının yanı sıra İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ve farklı partilerden milletvekilleri katıldı. Dervişoğlu, törende Kara ailesine başsağlığı dileklerini iletti. (Haberler) CENAZESİ GİRESUN’A GETİRİLDİ Meclis’teki törenin ardından Burhan Kara’nın cenazesi, defnedilmek üzere memleketi Giresun’a gönderildi. Kara için Giresun’da bugün saat 10.30’da Cumartesi Pazarı karşısındaki Shell petrol istasyonu önünde helallik alındıktan sonra cenaze namazı için Merkez Hacı Miktad Camii’ne geçildi. Cenazenin, öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Giresun Merkez Yeni Mezarlık Aile Kabristanlığı’nda toprağa verilmesi planlandı. (Kuzey Ekspres) GİRESUN SİYASETİNDE İZ BIRAKTI Dr. Burhan Kara, 1983, 1987, 1991, 1995 ve 1999 genel seçimlerinde Giresun Milletvekili seçilerek 17, 18, 19, 20 ve 21. dönemlerde TBMM’de görev yaptı. Kara, siyasi yaşamında TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği ve Devlet Bakanlığı görevlerinde de bulundu. (Biyografya) Burhan Kara’nın vefatı, uzun yıllar temsil ettiği Giresun’da ve siyaset camiasında üzüntüyle karşılandı.

Uzmanı uyardı: '50 yaş üzeri herkes kan sulandırıcı kullanmalı' düşüncesi yanlış Haber

Uzmanı uyardı: '50 yaş üzeri herkes kan sulandırıcı kullanmalı' düşüncesi yanlış

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, yanlış kan sulandırıcı kullanımının ciddi kanamalara yol açma riskine dikkat çekerek, bu ilaçların mutlaka doktor önerisi doğrultusunda alınması gerektiğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Son yıllarda, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve hatalı yaşam alışkanlıkları sebepleriyle kalp hastalıkları genç yaşlara kadar gerilerken, toplumda kan sulandırıcıların bilinçsizce kullanımı da önemli bir tehlike haline geldi. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, özellikle 50 yaş üzerindekilerin kan sulandırıcı kullanması gerektiği yönündeki yaygın görüşün yanlış olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Erdal, kan sulandırıcı ihtiyacının yaşa göre değil, kişinin mevcut sağlık durumu, risk faktörleri, yaşam biçimi ve yapılan test sonuçlarına göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Orta ve yüksek kardiyovasküler riske sahip kişilerde detaylı tetkiklerle karar verildiğini söyleyen Erdal, gereksiz kullanımın mide ve beyin kanaması gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Kan sulandırıcıların, kalp krizi ve beyne pıhtı atma riskini azalttığını ancak sadece doğru hastada yarar sağladığını belirten Erdal, düşük riskli kişilerde zararlarının faydasından ağır basabileceğini belirtti. Kalp hastalığı olmayan fakat risk faktörü bulunan bireyler için en etkili koruyucu önlemin sağlıklı bir hayat sürmek olduğunu ifade eden Erdal; sigarayı bırakmanın, kilo kontrolünün, düzenli fiziksel aktivitenin yanı sıra tansiyon ve kan şekerinin düzenli kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti. Bazı kan sulandırıcıların besinler ve ağrı kesicilerle etkileşime girebileceğini hatırlatan Erdal, özellikle kontrolsüz ağrı kesici kullanımının kanama riskini artırabileceği konusunda uyarıda bulundu. Toplumda en sık yapılan hatanın, doktor tavsiyesi olmadan çevre önerisi ya da internet bilgileriyle kan sulandırıcı kullandığını belirten Doç. Dr. Erdal, “Bu ilaçlar tehlikesiz değil. Hayati tehlikeler yaratabilir. Kararı mutlaka doktor vermelidir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.