Hava Durumu

#Kalp Krizi

Giresun Sonhaber - Kalp Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUNSPOR’UN EFSANE GOLCÜSÜ ÖMER ZORLU SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Haber

GİRESUNSPOR’UN EFSANE GOLCÜSÜ ÖMER ZORLU SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

GİRESUNSPOR’UN EFSANE GOLCÜSÜ ÖMER ZORLU SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Giresunspor formasıyla 1991–1992 sezonunda 41 gol atarak gol kralı olan, aynı sezon iki ayrı karşılaşmada dörder gol kaydeden ve son olarak Giresun Merkez Hacı Miktat Mahallesi Muhtarlığı görevini yürüten Ömer Zorlu, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Yeşil-beyazlı kulübün unutulmaz golcüsü, 28 Ekim 2026 Çarşamba günü düzenlenen ve Giresun Valisi Mustafa Koç'un da katıldığı cenaze töreninin ardından Kavaklar Mezarlığı'nda toprağa verildi. Giresunspor'un 1990'lı yıllardaki unutulmaz futbolcularından, Hacı Miktat Mahallesi Muhtarı Ömer Zorlu, 27 Ekim 2026 Salı günü yaşamını yitirdi. Kulakkaya Yaylası'nda bulunduğu sırada fenalaşan Zorlu'nun kalp krizi geçirdiği bildirildi. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan eski futbolcu, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 10 Aralık 1965 tarihinde Giresun'da dünyaya gelen Zorlu, 60 yıllık yaşamında hem futbol sahalarındaki başarıları hem de mahalle muhtarlığı göreviyle tanındı. Özellikle 1991–1992 sezonunda Giresunspor formasıyla attığı 41 gol, onu yeşil-beyazlı kulübün tarihindeki önemli futbolcular arasına taşıdı. Zorlu'nun ani vefatı, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Giresunspor taraftarları, spor camiası ve Hacı Miktat Mahallesi sakinleri arasında büyük üzüntüye neden oldu. ÖMER ZORLU HACI MİKTAT CAMİİ'NDE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Giresunspor'un eski golcüsü ve Hacı Miktat Mahallesi Muhtarı Ömer Zorlu için 28 Ekim 2026 Çarşamba günü Hacı Miktat Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazına müteakip gerçekleştirilen cenaze törenine Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, spor camiasından isimler, mahalle sakinleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze töreninde Zorlu'nun tabutunun üzerine isminin yazılı olduğu 28 numaralı Giresunspor forması serildi. Yeşil-beyazlı forma, hayatının önemli bir bölümünü Giresunspor'a adayan eski golcünün futbolculuk yıllarını hatırlattı. Giresun İl Müftüsü Hüseyin Okuş tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Ömer Zorlu'nun naaşı, dualar eşliğinde Kavaklar Mezarlığı'na götürülerek toprağa verildi. VALİ MUSTAFA KOÇ CENAZE TÖRENİNE KATILDI Giresun Valisi Mustafa Koç da eski Giresunsporlu futbolcu ve Hacı Miktat Mahallesi Muhtarı Ömer Zorlu'nun cenaze törenine katılarak ailesinin acısını paylaştı. Vali Koç, Hacı Miktat Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından merhum Ömer Zorlu'ya Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileklerini iletti. Cenaze töreniyle birlikte Giresun, hem spor tarihine önemli başarılarla adını yazdırmış eski bir futbolcusunu hem de mahalle muhtarı olarak görev yapan bir yerel temsilcisini son yolculuğuna uğurladı. 41 GOLLE GOL KRALI OLDU, GİRESUNSPOR TARİHİNE ADINI YAZDIRDI Ömer Zorlu'nun futbolculuk kariyerindeki en önemli başarılarından biri, 1991–1992 sezonunda Giresunspor formasıyla elde ettiği gol krallığı oldu. Türkiye Futbol Federasyonunun resmî kayıtlarına göre Zorlu, Giresunspor'un Türkiye 3. Futbol Ligi 1. Grup'ta mücadele ettiği sezonda 41 gol atarak grubunun gol kralı oldu. Gol krallığı sıralamasında Çayelisporlu Ömer Tornacı 30, Akçaabat Sebatsporlu Eyüphan Bayraktar ise 23 golle Zorlu'yu takip etti. Böylece Ömer Zorlu, en yakın rakibinden 11 gol fazla atarak sezonu tamamladı. Aynı sezon Giresunspor, oynadığı 38 karşılaşmada 26 galibiyet, 7 beraberlik ve 5 mağlubiyet aldı. Rakip kalelere 87 gol gönderen yeşil-beyazlı takım, 85 puanla grubunu ikinci sırada bitirdi. Takımının kaydettiği 87 golün 41'ine imza atan Zorlu, Giresunspor'un hücum performansında belirleyici rol oynadı. Bu başarı, Türkiye Futbol Federasyonunun 1991–1992 sezonuna ilişkin resmî gol krallığı kayıtlarında da yer alıyor. ÇAYELİSPOR KARŞISINDA 30 DAKİKADA DÖRT GOL ATTI Ömer Zorlu'nun golcülüğünü ortaya koyan en dikkat çekici karşılaşmalardan biri, 6 Ekim 1991 tarihinde Giresun Atatürk Stadı'nda oynanan Giresunspor–Çayelispor mücadelesiydi. Giresunspor'un rakibini 7-0 mağlup ettiği karşılaşmada Ömer Zorlu, ikinci yarıda dört gol birden kaydetti. Türkiye Futbol Federasyonunun resmî maç tutanağına göre Zorlu, karşılaşmanın 46, 61, 66 ve 76. dakikalarında rakip fileleri havalandırdı. İkinci yarının ilk dakikasında başlayan gol performansını 76. dakikada attığı dördüncü golle tamamlayan Zorlu, 30 dakikalık bölümde dört kez gol sevinci yaşadı. Giresunspor'un farklı galibiyetinde önemli pay sahibi olan eski golcünün bu karşılaşmadaki başarısı, TFF'nin tarihî maç kayıtlarında yer alıyor. AYNI SEZON İKİNCİ KEZ BİR MAÇTA DÖRT GOL KAYDETTİ Ömer Zorlu'nun 1991–1992 sezonundaki dört gollü performansı yalnızca Çayelispor karşılaşmasıyla sınırlı kalmadı. 24 Mayıs 1992 tarihinde Giresun Atatürk Stadı'nda oynanan Giresunspor–TEK 12 Mart Spor karşılaşmasında yeşil-beyazlı ekip rakibini 8-0 mağlup etti. Ömer Zorlu bu karşılaşmada da dört gol atarak dikkat çekici bir başarıya daha imza attı. TFF'nin resmî maç kayıtlarına göre Zorlu'nun golleri 21, 42, 53 ve 88. dakikalarda geldi. Böylece Zorlu, 1991–1992 sezonunda iki farklı resmî lig karşılaşmasında dörder gol kaydetmiş oldu. Çayelispor ve TEK 12 Mart Spor karşılaşmalarında attığı toplam sekiz gol, Zorlu'nun 41 golle tamamladığı sezonun en dikkat çekici performansları arasında yer aldı. Giresunspor'un bütün dönemlerini kapsayan karşılaştırmalı istatistikler üzerinden tek maçta dört gol atan tek oyuncu olduğu yönünde kesin bir değerlendirme yapılamasa da Zorlu'nun aynı sezonda iki ayrı maçta dörder gol attığı, TFF'nin resmî karşılaşma tutanaklarıyla belgeleniyor. GİRESUNSPOR FORMASIYLA GEÇEN YILLAR Ömer Zorlu'nun futbolculuk kariyeri, Giresunspor ile özdeşleşen uzun bir dönemi kapsadı. Yerel spor basınında yer alan bilgilere göre futbol yaşamına 1982 yılında Sahilspor'da başlayan Zorlu, 1985 yılında Giresunspor forması giymeye başladı. Türkiye Futbol Federasyonunun futbolcu lisans ve transfer kayıtlarında da Zorlu'nun Giresunspor ile farklı dönemlerde sözleşme yaptığı ve kulübe yeniden döndüğü görülüyor. 1990–1991 sezonunda Giresunspor formasıyla 26 lig karşılaşmasında görev alan Zorlu, dört gol kaydetti. Bir sonraki sezon ise kariyerinin en dikkat çekici performansını sergileyerek 41 gole ulaştı. 1993–1994 sezonunda da Giresunspor formasıyla 31 lig karşılaşmasına çıkan futbolcu, beş gol attı. Ömer Zorlu, futbolculuk kariyerinde Giresunspor'un yanı sıra Akçaabat Sebatspor, Çorumspor ve MKE Kırıkkalespor gibi kulüplerin de formasını giydi. Profesyonel futbol yaşamının ardından amatör futbolla bağını sürdüren Zorlu'nun daha sonraki yıllarda da çeşitli takımlarda futbol oynadığı, Türkiye Futbol Federasyonunun lisans kayıtlarında görülüyor. GİRESUNSPOR'UN 1990'LI YILLARINDA UNUTULMAZ BİR İZ BIRAKTI Ömer Zorlu'nun Giresunspor'daki futbolculuk dönemi, kulübün farklı liglerde mücadele ettiği ve yeniden yükselme hedefi taşıdığı yıllara denk geldi. 1991–1992 sezonu, Zorlu'nun bireysel başarısı bakımından olduğu kadar Giresunspor'un lig performansı açısından da dikkat çekici bir dönemdi. Yeşil-beyazlı ekip, sezon boyunca 87 gol kaydederek hücum gücünü ortaya koyarken bu gollerin önemli bir bölümüne Zorlu imza attı. Tarihî futbol istatistiklerini derleyen bazı veri tabanlarında Zorlu'nun 1990–1994 dönemine ilişkin 109 maç ve 55 gol bilgisi bulunuyor. Ancak farklı kaynakların kapsadığı sezonlar değişebildiğinden bu rakamların futbolcunun bütün profesyonel kariyerini kapsayan kesin toplam olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Buna karşılık 1991–1992 sezonundaki 41 gollük başarısı ile Çayelispor ve TEK 12 Mart Spor karşılaşmalarında attığı dörder gol, Türkiye Futbol Federasyonunun resmî kayıtlarıyla doğrulanıyor. Zorlu'nun gol krallığına ulaştığı sezon, Giresunspor'un geçmişini araştıranlar ve kulübün tarihî başarılarını gelecek kuşaklara aktarmak isteyenler açısından önemli bir yer tutuyor. FUTBOL SAHALARINDAN MAHALLE MUHTARLIĞINA Ömer Zorlu, futbolculuk kariyerinin ardından yaşamını Giresun'da sürdürdü. Yeşil-beyazlı formayla taraftarların yakından tanıdığı eski golcü, ilerleyen yıllarda Giresun Merkez Hacı Miktat Mahallesi Muhtarlığı görevini üstlendi. Futbol sahalarında Giresunspor'u temsil eden Zorlu, muhtarlık görevinde mahalle sakinlerinin talepleri, ihtiyaçları ve yerel yönetimle ilişkilerine yönelik sorumluluklar üstlendi. Böylece yaşamının bir döneminde futbolcu, sonraki döneminde mahalle muhtarı olarak Giresun'un sosyal yaşamında yer aldı. Zorlu'nun yaşamı, doğduğu kentin futbol takımıyla kurduğu bağın ardından mahallesine yönelik kamu hizmetiyle devam etti. FUTBOL SEVGİSİ EVLATLARINA DA UZANDI Dört çocuk babası olan Ömer Zorlu'nun futbol sevgisi ailesinde de devam etti. Yerel spor basınında aktarılan bilgilere göre büyük oğlu Ali Zorlu, Giresunspor'da profesyonel futbol oynarken diğer oğlu Mustafa Zorlu da amatör futbol takımlarında forma giydi. Böylece Ömer Zorlu'nun futbolculuk geçmişi, çocuklarının spor yaşamında da karşılık buldu. TARİHÎ TAKIM FOTOĞRAFLARI GİRESUNSPOR'UN GEÇMİŞİNİ YAŞATIYOR Ömer Zorlu'nun futbolculuk yıllarından günümüze ulaşan takım fotoğrafları, Giresunspor'un geçmişini belgeleyen önemli arşiv materyalleri arasında bulunuyor. Yeşil-beyazlı çubuklu formaların giyildiği dönemlere ait takım fotoğrafları, eski futbolcuları, kulübün kadrolarını ve Giresun Atatürk Stadı'ndaki futbol ortamını gelecek kuşaklara taşıyor. Giresun Sonhaber'in daha önce yayımladığı tarihî Giresunspor takım fotoğrafı da kulübün geçmişine ilişkin arşiv belgelerinden biri olarak önem taşıyor. Ömer Zorlu'nun gençlik yıllarına ait futbolcu görüntüleriyle sonraki dönemlerdeki muhtarlık fotoğrafları, onun spor sahalarından mahalle temsilciliğine uzanan yaşamının farklı dönemlerini yansıtıyor. GİRESUNSPOR'UN HAFIZASINDA 41 GOLLÜK UNUTULMAZ BİR SEZON KALDI Ömer Zorlu'nun vefatıyla Giresunspor, geçmiş dönemlerinde önemli başarılara imza atmış futbolcularından birini kaybetti. 1991–1992 sezonunda elde ettiği 41 gollük gol krallığı, aynı sezon iki farklı maçta attığı dörder gol ve Giresunspor formasıyla geçirdiği yıllar, Zorlu'nun futbolculuk yaşamından geriye kalan en önemli sportif başarılar arasında bulunuyor. Ömer Zorlu, yaşamının sonraki döneminde üstlendiği Hacı Miktat Mahallesi Muhtarlığı göreviyle de Giresun'da tanınan isimler arasında yer aldı. Giresunspor'un 41 gollük unutulmaz golcüsü Ömer Zorlu, 28 Ekim 2026 tarihinde ailesi, sevenleri ve spor camiasının katıldığı cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. GİRESUN SONHABER'DEN BAŞSAĞLIĞI Giresun Sonhaber olarak Giresunspor'un unutulmaz golcülerinden ve Hacı Miktat Mahallesi Muhtarı Ömer Zorlu'ya Allah'tan rahmet; ailesine, evlatlarına, yakınlarına, Hacı Miktat Mahallesi sakinlerine ve Giresunspor camiasına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Yeşil-beyazlı formayla attığı 41 golle Giresunspor tarihine adını yazdıran Ömer Zorlu'yu rahmet ve saygıyla anıyoruz. Mekânı cennet olsun.

GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI KAYBI: OP. DR. YAVUZ ÜYE HAYATINI KAYBETTİ Haber

GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI KAYBI: OP. DR. YAVUZ ÜYE HAYATINI KAYBETTİ

GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI KAYBI: OP. DR. YAVUZ ÜYE HAYATINI KAYBETTİ Giresun’da uzun yıllar genel cerrahi alanında hizmet veren, çok sayıda hastanın tedavisini üstlenen Özel Giresun Kent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yavuz Üye hayatını kaybetti. 26 Eylül Cumartesi sabahı geçirdiği kalp krizinin ardından yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan Üye, bugün düzenlenecek tören ve cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak. 37 YILLIK HEKİMLİK HAYATI Op. Dr. Yavuz Üye, tıp eğitimini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 1989 yılında mezun oldu. Genel cerrahi alanında uzmanlaşan Üye, uzmanlık eğitimini Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlayarak 1995 yılında Genel Cerrahi Uzmanı oldu. Meslek hayatını Giresun’da sürdüren Üye, uzun yıllar boyunca kentte sağlık hizmeti verdi ve son olarak Özel Giresun Kent Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptı. 1989 yılında başlayan hekimlik yaşamı dikkate alındığında Üye, yaklaşık 37 yıllık meslek hayatının önemli bölümünü hastalarının tedavisine ve cerrahi hizmetlere ayırdı. KALP KRİZİ SONRASI KURTARILAMADI Edinilen bilgilere göre Op. Dr. Yavuz Üye, 26 Eylül 2026 Cumartesi sabahı geçirdiği kalp krizinin ardından hastaneye kaldırıldı. Sağlık ekiplerinin müdahalelerine rağmen kurtarılamayan deneyimli hekim hayatını kaybetti. Yıllardır Giresun’da görev yapan Üye’nin ani vefatı başta ailesi olmak üzere meslektaşları, birlikte görev yaptığı sağlık çalışanları, hastaları ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu. BUGÜN HASTANE ÖNÜNDE TÖREN DÜZENLENECEK Op. Dr. Yavuz Üye için 27 Eylül 2026 Pazar günü (bugün) saat 11.00’de, son olarak görev yaptığı Özel Giresun Kent Hastanesi önünde tören düzenlenecek. Meslektaşları ve çalışma arkadaşlarının katılımıyla gerçekleştirilecek törenin ardından Üye’nin cenazesi Giresun Merkez Hacı Miktat Camii’ne getirilecek. Öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Op. Dr. Yavuz Üye son yolculuğuna uğurlanacak.

Kalp krizinde en önemli ilk adım 112’yi aramak Haber

Kalp krizinde en önemli ilk adım 112’yi aramak

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, kalp krizinin belirtileri, gençlerde artan risk faktörleri ve kriz anında yapılması gereken ilk müdahale hakkında önemli uyarılarda bulundu. Baltalı, özellikle yanlış müdahalenin hayati risk oluşturabileceğini belirterek, “En önemli şey 112 acil ambulansı aramaktır” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Kalp krizinin, kalbi besleyen damarların ani tıkanması sonucu ortaya çıktığını söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, bu durumun kalbin bir bölümüne oksijen gitmemesine ve ilgili bölgenin kasılamamasına yol açtığını ifade etti. Erkeklerde ve yaşlılarda daha sık görülen kalp krizinin, kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde arttığını belirtti. GENÇLERDE SİGARA RİSKİ ARTIRIYOR Son dönemde 45 yaş altı kadın ve erkeklerde kalp krizi oranının arttığına dikkat çeken Baltalı, bunun nedenleri arasında farkındalığın artmasıyla birlikte sigara, yüksek kolesterol, tansiyon, şeker hastalığı ve genetik yatkınlığın öne çıktığını söyledi. Sigaranın kalp krizi riskini 3-4 kat artırdığını vurgulayan Baltalı, ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan kişilerin daha erken yaşlardan itibaren risk faktörlerini kontrol ettirmesi gerektiğini kaydetti. Kalp krizinin bazen hiçbir belirti vermeyebildiğini belirten Baltalı, en sık görülen şikâyetin göğüs ağrısı ve sol kol ağrısı olduğunu söyledi. Sağ koroner damar tıkanıklıklarında ise karın ağrısı, mide bulantısı ve ciddi ritim bozukluklarının görülebileceğini ifade etti. İLK MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR Kalp krizi geçiren kişiye yapılacak ilk müdahalenin istirahat ettirmek ve 112’yi aramak olduğunu söyleyen Baltalı, hastanın sırt üstü yatırılması ve hareket ettirilmemesi gerektiğini belirtti. Uzman olmayan kişilerin müdahalesinin tehlikeli olabileceğini vurgulayan Baltalı, kalp masajının bilinçsizce yapılmasının çalışan kalbi durdurabileceğini ifade etti. Bu nedenle ilk aşamada kişinin nefes alıp almadığının ve nabzının kontrol edilmesi, ardından profesyonel sağlık ekiplerinin beklenmesi gerektiğini söyledi. SAĞLIKLI YAŞAM KALP KRİZİNİ ÖNLEYEBİLİR Baltalı, kalp krizi riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, kolesterolün kontrol altına alınması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin önemine de dikkat çekti. Zeytinyağı, sebze, meyve ağırlıklı beslenme ile yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerin koruyucu etki sağladığını ifade etti.

Kanser Tedavisinin Kalp Üzerindeki Etkileri 20 Yıl Sonra Ortaya Çıkabilir Haber

Kanser Tedavisinin Kalp Üzerindeki Etkileri 20 Yıl Sonra Ortaya Çıkabilir

Kanser tedavisinde amaç tümör hücrelerini ortadan kaldırmak olsa da bazı kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları kalbi ve damar sistemini de etkileyebiliyor. Özellikle önceden kalp hastalığı bulunan veya kalp üzerinde yan etki oluşturabilecek tedavileri alan hastaların yakından takip edilmesi gerekiyor. Bu ihtiyacın, onkoloji ve kardiyolojiyi bir araya getiren kardiyoonkoloji alanını öne çıkardığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoonkoloji Bölümü Kurucusu ve Direktörü, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Kardiyoonkolojinin temel amacı, kanser hastalarında ortaya çıkabilecek kalp sorunlarını erken dönemde belirleyip gerekli önlemleri alarak kanser tedavisinin güvenli ve kesintisiz biçimde sürdürülmesini sağlamak” dedi. Her kanser hastasının kalp sağlığıyla ilgili bir problem yaşayacağını söylemenin doğru olmadığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoonkoloji Bölümü Kurucusu ve Direktörü, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Ancak bazı kalp sorunları kanser tedavisi sırasında, bazıları ise yıllar sonra ortaya çıkabiliyor. Özellikle radyoterapiye bağlı etkiler 10, 15 hatta 20 yıl sonra görülebiliyor. Meme kanserinde beş yıllık sağkalım oranının yüzde 90’ın üzerine çıkması, hastaların uzun dönem kalp sağlığı takibini daha da önemli hâle getiriyor. Riskli hastaları önceden belirleyip yakından izleyerek kalp krizi, kalp yetmezliği ve pıhtı oluşumu gibi sorunlara karşı gerekli önlemleri alabiliyoruz” şeklinde konuştu. En sık karşılaşılan sorun kalp yetmezliği Kanser tedavileri sırasında en sık görülen kalp sorunlarından birinin, kalbin kasılma gücünün azalması ve buna bağlı olarak kalp yetmezliği gelişmesi olduğunu vurgulayan Ökmen, “Özellikle meme kanseri tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçları ile hedefe yönelik tedaviler birlikte uygulandığında kalp yetmezliği riski artabiliyor. Kanser tedavileri ayrıca kalp krizi, pıhtı oluşumu, ritim bozukluğu, kalp zarı iltihabı ve kalp kapakçığı sorunlarına da yol açabiliyor. Riskli hastaların kalp fonksiyonlarını ekokardiyografiyle ve bazı hassas kan testleriyle düzenli olarak kontrol ediyoruz. Bir sorun tespit ettiğimizde onkologlarla birlikte alternatif tedavileri değerlendiriyor, mümkünse kalbi destekleyen seçeneklerle kanser tedavisinin kesintiye uğramadan sürdürülmesini sağlıyoruz” dedi. İki hasta grubu öncelikli olarak değerlendirilmeli Tüm kanser hastalarının kardiyoonkolojik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ökmen, önceliğin riskli hastalara verilmesinin önem taşıdığını söyledi. Ökmen, “İki temel hasta grubu bulunuyor. İlk grupta hipertansiyon, kalp krizi veya kalp yetmezliği öyküsü bulunan; koroner stent uygulanmış ya da bypass ameliyatı geçirmiş hastalar yer alıyor. Ailesinde kalp hastalığı bulunan ve kardiyovasküler risk faktörleri yoğun olan hastalar da bu gruba dahil. İkinci grupta ise bilinen bir kalp hastalığı olmasa bile kalp fonksiyonları üzerinde etkili olabilecek riskli kemoterapi-akıllı ilaçları kullanacak hastalar bulunuyor” dedi. Günde 30 dakikalık yürüyüş önemli Kanser hastalarının hareketsiz kalmaları veya daha kalorili beslenmeleri gerektiği düşüncesinin doğru olmadığını vurgulayan Ökmen, “Bu yaklaşım kan şekeri, kolesterol ve tansiyon dengesini bozabiliyor. Üstelik bazı kanser ilaçları, özellikle hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerde tansiyonu yüzde 50’ye varan oranlarda yükseltebiliyor. Hastanın gücüne ve temposuna göre haftada beş gün, günde 30 dakika yürüyüş yapmasını, aşırı kalorili ve tuzlu gıdalardan kaçınarak dengeli bir Akdeniz tipi beslenme planı uygulamasını öneriyoruz” dedi. Kalbin çalışma gücü tedaviden önce ölçülmeli ve hastaların kalp açısından risk düzeyi belirlenmeli Riskli hastaların kanser tedavisinden önce kardiyolojiye yönlendirilmesi gerektiğini belirten Ökmen, “Kalp hastalığı olduğu bilinen bir hastanın kemoterapiye veya radyoterapiye başlamadan, hatta cerrahi uygulanacaksa ameliyat öncesinde kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Bu değerlendirmede kalbin çalışma gücü ölçülüyor, elektrokardiyografiyle kalple ilgili bir sorun bulunup bulunmadığı inceleniyor ve hassas kalbe özgün kan testleri ile hastanın planlanan tedaviye uygunluğu belirleniyor. Yüksek risk taşıyan hastalarda ise farklı bir tedavinin tercih edilmesinden çok yakın takip ve sık kalp kontrolleri ile tedavisinin güvenli bir şekilde devam ettirilebilmesi hedefleniyor. Ek olarak bazen de ilaç değişikliği de gerekebiliyor” şeklinde konuştu. Bazı kanser ilaçları kalbin işleyişini etkileyebiliyor Kanser tedavilerinin sağlıklı hücreleri neden etkilediğini açıklayan Ökmen, “Kanser hücreleri sürekli büyüyen ve bölünen hücrelerdir. Kanser tedavilerinin büyük bir bölümü de bu çoğalma mekanizmasını hedef alır. Dolayısıyla saç kökleri ve cilt hücreleri gibi hızlı yenilenen sağlıklı hücreler de tedaviden etkilenebilir. Kalp hücrelerinde hızlı bir bölünme ve çoğalma görülmese de bazı kanser ilaçları, kalbin işlevlerini sürdürebilmesi için gerekli biyolojik mekanizmaları bloke ederek çeşitli yan etkilere yol açabilir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BURHAN KARA İÇİN CENAZE TÖREN DÜZENLENDİ Haber

BURHAN KARA İÇİN CENAZE TÖREN DÜZENLENDİ

BURHAN KARA İÇİN TBMM’DE TÖREN DÜZENLENDİ 17, 18, 19, 20 ve 21. dönem Giresun Milletvekili, Devlet Eski Bakanı Dr. Burhan Kara için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu 77 yaşında yaşamını yitiren Kara’nın naaşı, Meclis’teki törenin ardından memleketi Giresun’a gönderildi. MECLİS’TE SON GÖREV Giresun siyasetinin önemli isimlerinden, Devlet Eski Bakanı ve beş dönem Giresun Milletvekili Dr. Burhan Kara için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tören düzenlendi. Ankara’da önceki gün geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kara için düzenlenen törene, ailesi ve yakınlarının yanı sıra İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ve farklı partilerden milletvekilleri katıldı. Dervişoğlu, törende Kara ailesine başsağlığı dileklerini iletti. (Haberler) CENAZESİ GİRESUN’A GETİRİLDİ Meclis’teki törenin ardından Burhan Kara’nın cenazesi, defnedilmek üzere memleketi Giresun’a gönderildi. Kara için Giresun’da bugün saat 10.30’da Cumartesi Pazarı karşısındaki Shell petrol istasyonu önünde helallik alındıktan sonra cenaze namazı için Merkez Hacı Miktad Camii’ne geçildi. Cenazenin, öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Giresun Merkez Yeni Mezarlık Aile Kabristanlığı’nda toprağa verilmesi planlandı. (Kuzey Ekspres) GİRESUN SİYASETİNDE İZ BIRAKTI Dr. Burhan Kara, 1983, 1987, 1991, 1995 ve 1999 genel seçimlerinde Giresun Milletvekili seçilerek 17, 18, 19, 20 ve 21. dönemlerde TBMM’de görev yaptı. Kara, siyasi yaşamında TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği ve Devlet Bakanlığı görevlerinde de bulundu. (Biyografya) Burhan Kara’nın vefatı, uzun yıllar temsil ettiği Giresun’da ve siyaset camiasında üzüntüyle karşılandı.

Uzmanı uyardı: '50 yaş üzeri herkes kan sulandırıcı kullanmalı' düşüncesi yanlış Haber

Uzmanı uyardı: '50 yaş üzeri herkes kan sulandırıcı kullanmalı' düşüncesi yanlış

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, yanlış kan sulandırıcı kullanımının ciddi kanamalara yol açma riskine dikkat çekerek, bu ilaçların mutlaka doktor önerisi doğrultusunda alınması gerektiğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Son yıllarda, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve hatalı yaşam alışkanlıkları sebepleriyle kalp hastalıkları genç yaşlara kadar gerilerken, toplumda kan sulandırıcıların bilinçsizce kullanımı da önemli bir tehlike haline geldi. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, özellikle 50 yaş üzerindekilerin kan sulandırıcı kullanması gerektiği yönündeki yaygın görüşün yanlış olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Erdal, kan sulandırıcı ihtiyacının yaşa göre değil, kişinin mevcut sağlık durumu, risk faktörleri, yaşam biçimi ve yapılan test sonuçlarına göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Orta ve yüksek kardiyovasküler riske sahip kişilerde detaylı tetkiklerle karar verildiğini söyleyen Erdal, gereksiz kullanımın mide ve beyin kanaması gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Kan sulandırıcıların, kalp krizi ve beyne pıhtı atma riskini azalttığını ancak sadece doğru hastada yarar sağladığını belirten Erdal, düşük riskli kişilerde zararlarının faydasından ağır basabileceğini belirtti. Kalp hastalığı olmayan fakat risk faktörü bulunan bireyler için en etkili koruyucu önlemin sağlıklı bir hayat sürmek olduğunu ifade eden Erdal; sigarayı bırakmanın, kilo kontrolünün, düzenli fiziksel aktivitenin yanı sıra tansiyon ve kan şekerinin düzenli kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti. Bazı kan sulandırıcıların besinler ve ağrı kesicilerle etkileşime girebileceğini hatırlatan Erdal, özellikle kontrolsüz ağrı kesici kullanımının kanama riskini artırabileceği konusunda uyarıda bulundu. Toplumda en sık yapılan hatanın, doktor tavsiyesi olmadan çevre önerisi ya da internet bilgileriyle kan sulandırıcı kullandığını belirten Doç. Dr. Erdal, “Bu ilaçlar tehlikesiz değil. Hayati tehlikeler yaratabilir. Kararı mutlaka doktor vermelidir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.