Hava Durumu

#Kalite Kontrol

giresunsonhaber - Kalite Kontrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalite Kontrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FİSKOBİRLİK GİRESUN FINDIĞINI KATMA DEĞERLİ MARKAYA Haber

FİSKOBİRLİK GİRESUN FINDIĞINI KATMA DEĞERLİ MARKAYA

FİSKOBİRLİK’TEN GİRESUN FINDIĞINA KALİTE VURGUSU AFLATOKSİN ANALİZLİ, COĞRAFİ İŞARETLİ GİRESUN FINDIĞI TÜKETİCİYLE BULUŞUYOR FİSKOBİRLİK GİRESUN FINDIĞINI KATMA DEĞERLİ MARKAYA DÖNÜŞTÜRÜYOR Coğrafi işareti FİSKOBİRLİK tarafından tescil ettirilen ve Avrupa Birliği'nde de koruma altında bulunan Giresun Tombul Fındığı, kurumun yeni kampanyasında “aflatoksin analizli, yeni hasat ve birinci kalite” vurgusuyla tüketiciye sunuluyor. Türkiye’nin fındıkta köklü üretici kuruluşlarından FİSKOBİRLİK, Giresun fındığını katma değerli ürün olarak tüketiciyle buluştururken kalite ve gıda güvenliği vurgusunu öne çıkarıyor. Kurumun yeni tanıtım çalışmasında “Coğrafi İşaretli Giresun Fındığı”, “aflatoksin analizli”, “yeni hasat” ve “birinci kalite” ifadeleriyle tanıtılıyor. Giresun Tombul Fındığı’nın coğrafi işaret tescilinin sahibi de FİSKOBİRLİK. Ürün, Türkiye’deki tescilinin ardından 2022 yılında Avrupa Birliği’nde de coğrafi işaret korumasına alındı. (Coğrafi İşaret Platformu) FİSKOBİRLİK, Giresun fındığının yalnızca hammadde olarak değil, işlenmiş, paketlenmiş ve markalı bir ürün olarak tüketiciye ulaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kurumun yayımladığı son tanıtım görselinde bir kase kavrulmuş fındık eşliğinde “Coğrafi İşaretli Giresun Fındığı” ifadesi kullanılırken ürünün “aflatoksin analizli, yeni hasat, birinci kalite Giresun fındığı” olduğu vurgulanıyor. Tanıtımlarda ayrıca kavrulmuş fındığın karakteristik aromasına ve Giresun fındığının yoğun lezzetine dikkat çekiliyor. COĞRAFİ İŞARETİN SAHİBİ FİSKOBİRLİK FİSKOBİRLİK'in Giresun fındığı açısından en önemli özelliklerinden biri, yalnızca ürünü işleyen ve pazarlayan bir kuruluş olmaması. Giresun Tombul Fındığı'nın coğrafi işaretini tescil ettiren kuruluş doğrudan S.S. Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, yani FİSKOBİRLİK. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre Giresun Tombul Fındığı için başvuru 18 Eylül 2000 tarihinde yapıldı. Ürün 31 tescil numarasıyla “menşe adı” olarak tescil edildi. Coğrafi işaret halen tescilli durumda. (Coğrafi İşaret Platformu) Bu yönüyle FİSKOBİRLİK, Giresun fındığının coğrafi kimliğinin korunması ve markalaşması sürecinin de başlıca aktörlerinden biri konumunda. GİRESUN FINDIĞI AVRUPA BİRLİĞİ'NDE DE KORUMA ALTINDA Giresun Tombul Fındığı'nın coğrafi işaret yolculuğu Türkiye ile sınırlı kalmadı. 2018 yılında Avrupa Birliği tescili için başvurusu yapılan ürünün süreçleri tamamlandı ve Giresun Tombul Fındığı 2022 yılında Avrupa Birliği tarafından da tescil edildi. Böylece Giresun'un en önemli tarımsal ürünü AB genelinde coğrafi işaret korumasına kavuştu. (Türk Patent ve Marka Kurumu) TÜRKPATENT'in güncel kayıtlarında da Giresun Tombul Fındığı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde koruma altındaki coğrafi işaretlerinden biri olarak yer almaya devam ediyor. (Coğrafi İşaret Platformu) Bu tescil, Giresun fındığının yalnızca yöresel bir ürün olmadığını; üretim alanı, özellikleri ve geleneksel niteliği resmî olarak tanımlanmış bir tarımsal değer olduğunu ortaya koyuyor. GİRESUN TOMBULUNUN FARKI TESCİL BELGESİNDE DE TANIMLANIYOR Coğrafi işaret sicil belgesi, Giresun Tombul Fındığı'nın ayırt edici özelliklerini ayrıntılı biçimde tanımlıyor. Tescil kayıtlarında ürünün kendine özgü tat ve aroması özellikle öne çıkarılıyor. Natürel olarak veya kavrulduğunda ortaya çıkan aromasının Giresun Tombul Fındığı'nı diğer çeşitlerden ayıran önemli özelliklerden olduğu belirtiliyor. Tescil belgesinde ortalama iç randıman yüzde 52,4, kabuklu fındık ağırlığı yaklaşık 1,46 gram, iç ağırlığı ise yaklaşık 0,96 gram olarak tanımlanıyor. (Coğrafi İşaret Platformu) Coğrafi sınır ise Giresun ili ile Trabzon'un Beşikdüzü ve Vakfıkebir ilçelerine kadar uzanan belirlenmiş alanı kapsıyor. (Coğrafi İşaret Platformu) GIDA GÜVENLİĞİNDE AFLATOKSİN VURGUSU FİSKOBİRLİK'in yeni kampanyasında en fazla dikkat çeken ifadelerden biri “Aflatoksin Analizli” ibaresi. Aflatoksin, özellikle fındık, yer fıstığı, mısır ve bazı kuru yemişlerde uygun olmayan kurutma ve depolama şartlarında gelişebilen küflerin üretebildiği bir mikotoksin olması nedeniyle gıda güvenliğinde yakından takip edilen parametrelerden biri. Bu nedenle fındıkta hammadde seçimi, kurutma, depolama, işleme koşulları ve laboratuvar kontrolleri hem iç pazar hem de ihracat açısından büyük önem taşıyor. FİSKOBİRLİK'in kendi kalite kontrol açıklamalarına göre fındıklar alım aşamasından itibaren randıman, fire ve fiziksel özellikler bakımından eksper kontrolünden geçiriliyor. Depolanan ürünlerde de fiziksel ve kimyasal kontroller gerçekleştiriliyor; kurum ayrıca aflatoksin analizlerinin de kalite kontrol sistemi içerisinde uygulandığını belirtiyor. (Fiskobirlik) Yeni reklam kampanyasında aflatoksin analizinin doğrudan tüketiciye verilen mesajlardan biri haline getirilmesi, gıda güvenliğinin pazarlama ve marka değerinin de önemli bir parçası haline geldiğini gösteriyor. FINDIK ALIMINDAN PAKETLİ ÜRÜNE UZANAN SÜREÇ FİSKOBİRLİK'in kurumsal açıklamasına göre kalite kontrolü yalnızca nihai paket üzerinde başlamıyor. İlk kontrol üreticiden ürün alınırken yapılıyor. Fındık eksperleri tarafından randıman, fire ve fiziksel özellikler belirleniyor. Depolama döneminde ürünler düzenli kontrollere tabi tutulurken bölgesel kalite kontrol laboratuvarlarında fiziksel ve kimyasal testler gerçekleştiriliyor. FİSKOBİRLİK'in Entegre Fındık İşleme Tesisi'nde de kendi kalite kontrol laboratuvarının bulunduğu ve üretim sürecindeki kontrollerin burada sürdürüldüğü belirtiliyor. (Fiskobirlik) Bu yapı, üreticiden alınan kabuklu fındığın işlenerek kavrulmuş fındık, fındık ezmesi ve diğer katma değerli ürünlere dönüştürülmesinde kalite kontrolünün farklı aşamalarda sürdürülmesini sağlıyor. FINDIKTA KATMA DEĞERİN GİRESUN'DA KALMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ FİSKOBİRLİK'in çalışmasının ekonomik açıdan dikkat çeken diğer yönü ise fındığın yalnızca kabuklu veya iç fındık halinde satılması yerine işlenmiş, kavrulmuş, paketlenmiş ve markalı ürün olarak pazara sunulması. Fındık sektöründe üretici bölge açısından temel hedeflerden biri, tarımsal ürünün yarattığı katma değerin daha büyük bölümünün üretim bölgesinde kalması. Kabuklu fındıktan; iç fındığa, kavrulmuş ürüne, ezmeye, kremaya, mamul gıdaya ve doğrudan tüketici markasına doğru ilerledikçe ürünün ekonomik değer zinciri genişliyor. FİSKOBİRLİK'in doğrudan tüketiciye yönelik paketli ürün çalışmaları bu açıdan yalnızca bir perakende faaliyeti değil, Giresun fındığının markalaştırılması açısından da önemli bir model oluşturuyor. ÜRETİCİNİN KURDUĞU MARKADAN TÜKETİCİYE FİSKOBİRLİK'i sektördeki diğer birçok ticari işletmeden ayıran temel özellik ise kuruluş yapısı. Birlik, fındık üreticilerinin oluşturduğu tarım satış kooperatiflerinin üst örgütü olarak faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla Giresun fındığının kendi coğrafi işareti altında, işlenmiş ve paketlenmiş ürün biçiminde pazarlanması aynı zamanda üretici kooperatifçiliğinin markalı ürüne dönüşmesi açısından önem taşıyor. Bu yönüyle yeni kampanya; Giresun menşei + coğrafi işaret + kalite kontrolü + aflatoksin analizi + işleme + paketleme + marka zincirini tüketicinin önüne tek ürün üzerinde taşıyor. GİRESUN FINDIĞININ MARKA DEĞERİNİ YÜKSELTEN ÇALIŞMA FİSKOBİRLİK'in “Coğrafi İşaretli Giresun Fındığı” vurgusunu daha görünür hale getirmesi, Giresun açısından ayrıca önem taşıyor. Çünkü coğrafi işaret yalnızca bir logo değil; belirli bir bölgeden kaynaklanan ve özelliklerini o bölgenin doğal veya beşerî şartlarından alan ürünlerin korunmasını sağlayan bir sınai mülkiyet hakkı. Giresun Tombul Fındığı'nın hem Türkiye'de hem Avrupa Birliği'nde tescilli olması, Giresun adının ürünle birlikte uluslararası pazarda korunmasına da katkı sağlıyor. (Coğrafi İşaret Platformu) FİSKOBİRLİK'in yeni tanıtım kampanyası da Giresun fındığını sıradan bir kuruyemiş ürünü olarak değil, kökeni belirlenmiş, coğrafi işaretle korunan ve kalite kontrollerinden geçirilerek markalı biçimde tüketiciye sunulan özel bir ürün olarak konumlandırıyor.

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART Haber

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART Yaz sezonuyla birlikte sahillerde güvenli kullanımın yolu düzenli analiz, yetkin laboratuvar, güçlü altyapı kontrolü ve açık bilgilendirmeden geçiyor. Deniz suyunda halk sağlığı açısından asıl güvence, sezon boyunca sürdürülen mikrobiyolojik takip ve riskli dönemlerde yapılan ek kontrollerle sağlanıyor. Sahillerin yaz aylarında güvenli şekilde kullanılabilmesi için deniz suyunun yalnızca temiz görünmesi yeterli değildir. Halk sağlığı açısından önemli olan, deniz suyunda mikrobiyolojik kirlilik bulunup bulunmadığının düzenli olarak ölçülmesidir. Yüzme suyu takibi, denize giren vatandaşların sağlık risklerinden korunması için yürütülen temel halk sağlığı çalışmalarından biridir. Bu takip sayesinde sahillerde dışkısal kirlilik, altyapı kaynaklı riskler, yağış sonrası geçici bozulmalar ve yoğun kullanım dönemlerinde oluşabilecek mikrobiyolojik değişimler izlenir. ANALİZLERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİ TAKİP EDER Yüzme suyu analizleri Sağlık Bakanlığı’nın izleme sistemi kapsamında yürütülür. İl düzeyinde süreç İl Sağlık Müdürlükleri tarafından takip edilir. Belirlenen yüzme alanlarından numuneler, yüzme sezonu boyunca hazırlanan programa göre alınır ve analizler Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılır. Bu sistemde yerel yönetimler, çevre birimleri ve ilgili kurumlar sahadaki altyapı, plaj temizliği, kıyı kullanımı ve çevresel risk kaynaklarının kontrolünde tamamlayıcı sorumluluk üstlenir. Deniz suyunun halk sağlığı açısından laboratuvar analizi ise yetkilendirilmiş sağlık sistemi içinde yürütülür. Deniz suyu analizi, basit bir gözlem ya da sahada yapılan yüzeysel kontrol değildir. Numunenin doğru noktadan alınması, uygun kaplarla taşınması, belirlenen süre içinde laboratuvara ulaştırılması ve standart yöntemlerle incelenmesi gerekir. Bu nedenle analizlerin güvenilirliği, yalnızca cihazla değil; numune alma düzeni, taşıma koşulları, laboratuvar altyapısı, uzman personel, kalite kontrol ve resmi raporlama zinciriyle birlikte sağlanır. Laboratuvar gerekliliği Neden önemlidir? Mikrobiyolojik analiz altyapısı E. coli ve intestinal enterokok gibi göstergelerin doğru ölçülmesini sağlar Yetkin laboratuvar personeli Numune kabulü, analiz ve değerlendirme sürecinde hata riskini azaltır Uygun numune taşıma koşulları Numunenin bozulmadan laboratuvara ulaşmasını sağlar Kalite kontrol sistemi Sonuçların güvenilir ve karşılaştırılabilir olmasını sağlar Kayıt ve raporlama düzeni Sonuçların resmi olarak izlenmesini ve açıklanmasını mümkün kılar Yetkilendirilmiş kurum yapısı Analizin resmi geçerlilik taşımasını sağlar ANALİZLERDE MİKROBİYOLOJİK RİSK GÖSTERGELERİNE BAKILIR Deniz suyunda halk sağlığı açısından temel risk, dışkısal kirlilik kaynaklı mikrobiyolojik bulaştır. Bu nedenle yüzme suyu analizlerinde özellikle Escherichia coli ve intestinal enterokok değerleri izlenir. Bu iki parametre, deniz suyuna kanalizasyon, fosseptik, dere akışı, yağmur suyu, hayvansal atık veya yüzeysel kirlilik karışıp karışmadığını gösteren temel halk sağlığı göstergeleri arasında yer alır. Analiz parametresi Değerlendirme ölçütü Halk sağlığı açısından anlamı Escherichia coli / E. coli Mevzuat limitinin altında olmalı Dışkısal kirlilik ve bağırsak kaynaklı enfeksiyon riski açısından temel göstergedir İntestinal enterokok Mevzuat limitinin altında olmalı Deniz ve kıyı sularında mikrobiyolojik kirlilik takibinde önemli göstergedir Görsel kirlilik Yağ, köpük, çöp, kötü koku ve renk değişimi bulunmamalı Ani çevresel kirlilik veya deşarj riski açısından uyarıcıdır Kısa dönem kirlilik bulgusu Yağış, taşkın ve altyapı arızası sonrası ayrıca izlenmeli Geçici fakat halk sağlığını etkileyebilecek riskleri gösterir YÜZME SEZONU BOYUNCA DÜZENLİ NUMUNE ALINMALI Sahillerde güvenli yüzme ortamının korunması için deniz suyu analizleri yalnızca sezon başında yapılmamalıdır. Yüzme sezonu boyunca belirli aralıklarla numune alınması, sonuçların karşılaştırılması ve değişimlerin izlenmesi gerekir. Yaz aylarında sahillerde kullanım yoğunluğu artar. Bu yoğunluk, özellikle altyapı riski bulunan bölgelerde deniz suyu kalitesini etkileyebilir. Düzenli analizler, olası değişimleri erken fark etmeyi ve gerekli önlemleri zamanında almayı sağlar. Dönem / durum İzleme ihtiyacı Neden önemlidir? Yüzme sezonu başlangıcı Sezon başı temel ölçüm yapılmalı Plajların yaz kullanımına uygunluğu belirlenir Yüzme sezonu boyunca Düzenli aralıklarla numune alınmalı Deniz suyu kalitesindeki değişim takip edilir Yoğun kullanım dönemleri Ek kontrol yapılmalı Bayram, tatil ve hafta sonlarında sahil yükü artar Şiddetli yağış sonrası Riskli noktalardan yeniden numune alınmalı Dere, yağmur suyu ve yüzey akışı kirlilik taşıyabilir Altyapı arızası sonrası Hızlı kontrol yapılmalı Kanalizasyon, terfi merkezi veya arıtma kaynaklı risk oluşabilir Koku, köpük, renk değişimi veya çöp görüldüğünde Sahada inceleme ve gerekirse numune alınmalı Görsel bulgular ani kirlilik işareti olabilir RİSKLİ DÖNEMLERDE EK KONTROL HAYATİ ÖNEM TAŞIR Deniz suyu kalitesi her zaman sabit kalmaz. Akıntı, yağış, sıcaklık, dere debisi, kanalizasyon altyapısı, arıtma tesislerinin çalışma durumu ve insan yoğunluğu deniz suyunu kısa sürede etkileyebilir. Bu nedenle rutin analizlerin yanında riskli dönemlerde ek numune alınması gerekir. Özellikle yağış sonrası kıyılara taşınan yüzeysel kirlilik, dere ağızları ve altyapı bağlantıları sahillerde geçici mikrobiyolojik bozulmalara yol açabilir. SAHİL GÜVENLİĞİ ALTYAPI KONTROLÜYLE GÜÇLENİR Güvenli yüzme ortamı yalnızca deniz suyundan alınan numunelerle sağlanmaz. Kıyıdaki altyapı, çevre temizliği, dere yatakları, yağmur suyu hatları, kanalizasyon sistemi, arıtma tesisleri ve plaj kullanım yoğunluğu birlikte değerlendirilmelidir. Kontrol edilmesi gereken alan Ne takip edilmeli? Halk sağlığına etkisi Deniz suyu mikrobiyolojisi E. coli ve intestinal enterokok değerleri Dışkısal kirlilik ve enfeksiyon riski belirlenir Kanalizasyon hatları Kaçak, taşma ve bağlantı sorunu Denize kirletici girişinin önüne geçilir Yağmur suyu hatları Yağış sonrası taşınan kirlilik Kısa süreli mikrobiyolojik bozulmalar izlenir Arıtma tesisleri Düzenli çalışma, arıza ve deşarj durumu Kıyı sularına ulaşabilecek kirlilik riski azaltılır Dere ağızları Debi, taşkın ve atık taşınımı Yağış sonrası deniz suyu kalitesi korunur Plaj temizliği Çöp, plastik, atık ve kötü koku Fiziksel ve çevresel hijyen sağlanır Görsel denetim Köpük, yağ tabakası, renk değişimi ve bulanıklık Ani kirlilik belirtileri erken fark edilir Kullanım yoğunluğu Tatil, hafta sonu ve bayram yoğunluğu Kalabalık dönemlerde ek kontrol ihtiyacı belirlenir Bilgilendirme panoları Güncel analiz sonucu ve uyarılar Vatandaşın güvenli karar vermesi sağlanır SONUÇLAR VATANDAŞIN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE PAYLAŞILMALI Deniz suyu analizlerinin etkili olabilmesi için sonuçların açık, düzenli ve anlaşılır biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Vatandaş, hangi plajdan ne zaman numune alındığını, hangi parametrelerin ölçüldüğünü ve sonuçların mevzuat sınırına göre ne anlama geldiğini görebilmelidir. Bu bilgilendirme, sahillerde güven duygusunu güçlendirir. Aynı zamanda deniz suyu kalitesinin yalnızca kurumlar tarafından değil, vatandaşlar tarafından da takip edilebilir hale gelmesini sağlar. TÜM SAHİLLERDE ORTAK GÜVENLİK STANDARDI OLUŞTURULMALI Yüzme suyu güvenliği yalnızca belirli plajların meselesi değildir. Halkın denize girdiği tüm sahiller, belediye plajları, aile plajları, turistik kıyılar, dere ağızlarına yakın noktalar ve yoğun kullanılan alanlar aynı hassasiyetle izlenmelidir. Tüm sahillerde ortak güvenlik standardı için düzenli analiz, yetkin laboratuvar, güçlü altyapı kontrolü, çevresel denetim ve açık bilgilendirme birlikte yürütülmelidir. Sağlıklı deniz, ancak sahadaki çevre yönetimi ile laboratuvar verisinin aynı sistem içinde çalışmasıyla korunabilir. SAĞLIKLI SAHİLLER İÇİN SÜREKLİ TAKİP GEREKİYOR Yaz sezonunda vatandaşların denizden güvenle yararlanabilmesi için yüzme suyu kalitesinin düzenli olarak izlenmesi, riskli dönemlerde ek kontrollerin yapılması ve sonuçların şeffaf biçimde paylaşılması gerekiyor. Sahillerde güvenli yüzme ortamı; temiz kıyı, çalışan altyapı, düzenli laboratuvar analizi, çevresel kontrol ve doğru bilgilendirme ile sağlanır. Denizlerin sağlıklı kalması, yalnızca sezon başında yapılan ölçümlerle değil, yaz boyunca kesintisiz sürdürülen halk sağlığı takibiyle mümkün olur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.