Hava Durumu

#Kahverengi Kokarca

giresunsonhaber - Kahverengi Kokarca haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahverengi Kokarca haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA ARAŞTIRMA VAR, VERİM  YOK Haber

FINDIKTA ARAŞTIRMA VAR, VERİM YOK

FINDIKTA ARAŞTIRMA VAR, VERİM YOK Giresun’daki Fındık Araştırma Enstitüsü, 1936’dan bu yana fındıkta Türkiye’nin en köklü bilim merkezlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Kurumun laboratuvarı, analiz altyapısı, zararlı mücadelesi ve teknik birikimi tartışma konusu değil. Tartışılan başlık ise başka: Bunca kurumsal hafızaya rağmen yaşlanan bahçeleri yenileyen, toprak disiplinini sahaya yayan ve verimi kitlesel ölçekte yükselten büyük dönüşüm neden hâlâ görünür değil? Giresun’da 1936 yılında “Fındık İstasyonu” adıyla kurulan kurum, ilk yıllarda bölgedeki fındık üretimini geliştirmek ve üretim sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yapılandırıldı. Hizmet alanı 1952’den itibaren tüm fındık üretim bölgesini kapsayacak şekilde genişletildi. Kurum, sonraki yıllarda bugünkü enstitü yapısına evrilirken fındık için ülkesel bazda veri toplama, araştırma yapma, gen kaynaklarını koruma, laboratuvar hizmeti sunma ve eğitim-yayım yürütme görevleriyle teknik merkez kimliği kazandı. Bugün kurumun elinde laboratuvar var, analiz var, proje var, yayın var. Resmî kurumsal görünümde doku kültürü, pomoloji, bitki sağlığı, gıda teknolojileri ile toprak ve yaprak analiz laboratuvarları açık biçimde yer alıyor. Devam eden ve sonuçlanan projeler ile eğitim-yayım başlıkları da bu çerçevenin parçası olarak sunuluyor. Bu tablo, Fındık Araştırma Enstitüsü’nün teknik kapasitesinin kâğıt üstünde güçlü olduğunu gösteriyor. Ne var ki sahadaki asıl beklenti, yalnızca araştırma üretmek değil; o araştırmayı bahçede sonuç haline getirmek. Çünkü fındıkta artık temel mesele sadece zararlıyla mücadele etmek ya da üreticiye genel bilgi vermek değil. Asıl mesele; yaşlanan bahçeyi yenilemek, toprağı yeniden disipline etmek, pH dengesini izlemek, gübrelemeyi analiz sonucuna bağlamak ve verimi bahçe yaşı, rakım, bakım düzeyi ve iklim riskine göre yeniden kurmak. Kurumun 2025 yılı kamuya açık faaliyet akışına bakıldığında öne çıkan başlıklar daha çok kahverengi kokarca ile biyolojik mücadele, Samuray arıcığı salımı, geç don sonrası eğitimler ve analiz hizmetleri etrafında toplanıyor. Haber arşivinde 10 Temmuz 2025 tarihli “Samuray Arıcığı Salımı Keşap’ta Gerçekleştirildi” duyurusu ile 26 Mayıs 2025 tarihli “Geç Don Zararı Sonrası Müdahaleler Masaya Yatırıldı” başlıklı eğitim haberi açık biçimde yer alıyor. Samuray arıcığı çalışması, kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelede kurumun sahadaki somut hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor. Geç don sonrası eğitim de budama, bitki besleme ve hastalık-zararlılarla mücadele başlıklarında teknik personeli sahaya hazırlayan önemli bir çalışma olarak kayda geçiyor. Kurumun teknik faaliyeti var; ancak görünür akış daha çok belirli sorun başlıklarına dönük müdahaleler üzerinden ilerliyor. Toprak ve yaprak analizi tarafında da belirgin bir altyapı bulunuyor. Enstitünün resmî analiz sayfasında toprak verimlilik analiz paketleri, standart yaprak analizi ve farklı parametreleri içeren ücretlendirme kalem kalem yayımlanmış durumda. Ayrıca analiz çeşitleri, numune kabulü ve sonuç listeleri de kurumsal menüde ayrı başlıklar halinde yer alıyor. Ancak tam da burada haberin ağır sorusu beliriyor. Çünkü sahada ihtiyaç duyulan şey, üreticinin başvurusuna bağlı analiz hizmetinin ötesinde bir üretim reformu. Bahçe bazlı pH haritalaması, zorlayıcı gübre planlaması, toprak yorgunluğu takibi, verim haritalama, bahçe yenileme programı ve sonuçların ilçe ilçe ölçülmesi artık fındıkta teknik ayrıntı değil; doğrudan üretim düzeninin omurgası. Kurumun kamuya açık görünür faaliyet akışında ise bu dönüşümün kaç bahçeye ulaştığını, hangi ilçelerde sistemli toprak yönetimi modelinin kurulduğunu, hangi uygulamanın doğrudan verim artışına dönüştüğünü gösteren güçlü ve sayısallaştırılmış saha verisi aynı açıklıkla görülmüyor. Bu değerlendirme, resmî kurumsal içerikte görülen başlıklara ve görünür veri eksikliğine dayanıyor. Toprak analizi meselesi de tam bu başlıkta düğümleniyor. Bu iş, üreticinin eline poşet verilip “numune getir” denilerek yürütülecek bir süreç değil. Köylünün saksıdan, yol kıyısından ya da bahçenin rastgele bir noktasından getireceği toprakla üretim reformu kurulmaz. Sağlıklı analiz, ancak bölge bölge planlanan ve uzman personelce sahada alınan numunelerle mümkündür. Numune alma işinin üreticinin inisiyatifine bırakıldığı yerde bilimsel disiplin zayıflar, sonuç tartışmalı hale gelir. Fındıkta gerçek toprak yönetimi; parsel bazlı, standart derinlikte, teknik ekip denetiminde ve kayıt altına alınmış örnekleme sistemiyle kurulabilir. Bu paragraf, haberde yer alan editoryal değerlendirmedir; kurumsal sayfalarda analiz hizmeti bulunduğu görülmekle birlikte bölge bazlı personel örnekleme modeline ilişkin kamuya açık ayrıntılı uygulama rejimi aynı açıklıkla görünmüyor. Bahçe yenileme meselesi de haberin merkezinde duruyor. Doku kültürü laboratuvarı, fidan materyali ve araştırma altyapısı önemli başlıklar olabilir. Ancak üreticinin beklediği asıl sonuç, yaşlı ve verimsiz bahçelerin yenilenmesinde geniş ölçekli bir kırılmadır. Bugün kurumun resmî görünümünde, bahçe yenilemesini ilçe ilçe sahaya taşıyan, takvime bağlayan ve etkisini verim rakamlarıyla ortaya koyan yaygın bir model kamuoyuna aynı güçle yansımıyor. Laboratuvarın varlığı tek başına yetmiyor; laboratuvarın sahadaki sonucu görünür hale gelmediğinde tartışma da burada büyüyor. Bu da yine resmî açık kaynak görünürlüğüne dayalı bir tespit olarak okunmalıdır. İklim riski tarafında da tablo değişmiyor. Geç don sonrası eğitim verilmiş olması önemli; ancak üretimin bugünkü ihtiyacı sadece zarar sonrası bilgilendirme değil, zarar öncesi risk yönetimi modeli. Mikro bölgeye göre çeşit-rakım uyumu, erken uyarı sistemi, kronolojik müdahale planı ve iklim uyum rejimi olmadan yalnızca eğitim başlığı, üreticinin beklediği koruma duvarını kurmaya yetmiyor. Resmî akışta eğitim var; fakat üretim rejimini zorlayıcı ölçekte değiştiren sistem dönüşümü aynı açıklıkla öne çıkmıyor. Son tabloda ortaya çıkan gerçek şu: Giresun’daki Fındık Araştırma Enstitüsü, tarihsel olarak güçlü, teknik olarak donanımlı, kurumsal olarak köklü bir yapı. Araştırma var, laboratuvar var, analiz var, biyolojik mücadele var, eğitim var. Ancak sahada üreticinin beklediği büyük eşik, bunların verimi kitlesel olarak yukarı taşıyan bir reform zincirine dönüşmesidir. Bugün kamuya açık görünümde görülen eksik de tam burada düğümleniyor: Kurumun bilimsel ağırlığı açık, fakat bu ağırlığın bahçede büyük verim dönüşümüne ne ölçüde çevrildiği hâlâ tartışma konusu olmayı sürdürüyor. . . KAYNAKÇA Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, “Tanıtım” sayfası: kurumun 1936’daki kuruluşu, 1952’de hizmet alanının genişlemesi ve görev tanımı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü resmî ana sayfası ve kurumsal menüleri: laboratuvarlar, projeler, eğitim-yayım ve kurumsal yapı başlıkları. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Haber Arşivi: 2025 yılı görünür faaliyet başlıkları. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, “Geç Don Zararı Sonrası Müdahaleler Masaya Yatırıldı”, 26 Mayıs 2025. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, “Toprak ve Yaprak Analiz Laboratuvarı Analiz Fiyat Listesi”, “Analiz Ücretleri” ve “Yaprak ve Toprak Örneklerinin Kabulü” sayfaları.

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe müdürlüklerinde bitkisel üretim ve bitki sağlığı alanında görev yapan teknik personelin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı çalışmaları mercek altına alınırken, 2026 yılına ilişkin uygulama takvimi ve hedefler netleştirildi. Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kayıtlılığın artırılmasının öncelikli hedefler olduğunu vurguladı. Yılmaz, özellikle zararlı organizmalarla mücadele, planlı üretim modeli ve destekleme mekanizmalarının etkin uygulanmasının yeni dönemin temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti. Kahverengi Kokarca ile Mücadele Öncelikli Gündem Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, son yıllarda Karadeniz tarımı açısından ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmaları oldu. İl genelinde yürütülen sürveyler, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri ile saha eğitimleri değerlendirildi. 2026 yılı için uygulanacak eylem planında erken uyarı, üretici bilgilendirmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması öne çıktı. Bitkisel Üretimde Planlı Dönem Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği çerçevesinde Giresun’da yürütülen bitkisel üretim planlaması da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. İl bazlı ürün deseninin iklim, toprak yapısı ve pazar koşullarına göre şekillendirilmesi; arz fazlası ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik görülüyor. Teknik personel, sahadaki uygulamalar ve üretici yönlendirmeleri hakkında bilgi paylaştı. Organik Tarım ve Kayıt Sistemleri Masada Organik tarım mevzuatı kapsamında il ve ilçe müdürlüklerinin görevleri, kapalı ortamda yürütülen Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) uygulamaları ve TAKE Projesi kapsamındaki çalışmalar da ele alındı. Özellikle kontrollü üretim alanlarının artırılması ve kayıt dışılığın azaltılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Tohumculuk, Bitki Pasaportu ve Denetimler Tohumculuk mevzuatı kapsamında yürütülen yetkilendirme ve denetim faaliyetleri, 2025 yılı uygulamaları ışığında gözden geçirildi. Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması ve bitki pasaportu uygulamalarının etkinleştirilmesi konularında teknik sunumlar yapıldı. Operatör kayıtlarının güncellenmesi ve izlenebilirliğin artırılması, 2026 hedefleri arasında yer aldı. ÇKS ve Desteklemelerde Güncel Durum Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin doğruluğu, destekleme başvurularında yaşanan sorunlar ve saha kontrolleri de toplantıda gündeme geldi. Üreticilerin desteklerden eksiksiz yararlanabilmesi için kayıtların güncel tutulmasının önemi vurgulandı. Bitki Koruma Ürünleri ve E-Reçete Takvimi Bitki Koruma Ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile depolanmasına ilişkin mevzuat uygulamaları, denetimler ve yeni dönemde yürürlüğe girecek uygulama takvimi ayrıntılı biçimde ele alındı. BKÜ E-Reçete sistemi ve üretici kayıt defteri uygulamalarını içeren B-Reçete sisteminin sahadaki işleyişi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri teknik personel tarafından paylaşıldı. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi. Yetkililer, 2026 yılında daha planlı, kayıtlı ve sürdürülebilir bir bitkisel üretim yapısının oluşturulması için sahadaki teknik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Tarımın geleceği biraz da veri, planlama ve disiplin işi; doğa sürprizlerle dolu ama hazırlıklı olanın kaybı daha az oluyor.

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN KREDİ UYARISI: “BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YASAĞI, ÜRETİMİ DURDURUR” Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN KREDİ UYARISI: “BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YASAĞI, ÜRETİMİ DURDURUR”

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN KREDİ UYARISI: “BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YASAĞI, ÜRETİMİ DURDURUR” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borcu bulunan çiftçilerin Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sübvansiyonlu kredi kullanamamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şenyürek, söz konusu uygulamanın tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini söyledi. Giresun’da yaklaşık 80 bin üreticinin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olduğunu hatırlatan Şenyürek, “Bu karar birkaç üreticiyi değil, Giresun’un tamamını ilgilendiren bir üretim krizine dönüşmektedir” dedi. Şenyürek, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın son açıklamalarının sahadaki tabloyu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Bayraktar’ın ‘SGK prim borcu ve vadesi geçmiş vergi borcu nedeniyle çiftçilere kredi verilmemesi tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verir’ sözlerini hatırlattı. Şenyürek, “Bu uyarı görmezden gelinemez” ifadesini kullandı. “Şebinkarahisar'da yaşananlar, Giresun'un özetidir” CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol’un açıkladığı verilerin kararın ilçelerde yarattığı tabloyu net biçimde ortaya koyduğunu belirten Şenyürek, Şebinkarahisar’da 3.088 üreticinin Tarım Kredi Kooperatifleriyle doğrudan ya da dolaylı ilişki içinde olduğunu söyledi. Bu üreticilerin önemli bir bölümünün SGK ve vergi borcu gerekçesiyle sübvansiyonlu krediye erişemediğini ifade eden Şenyürek, “Tarım Kredi’den indirimli kredi kullanan bir çiftçi 1.000 lira için yaklaşık 1.200 lira geri ödeme yaparken, borcu olduğu için bu haktan yararlanamayan çiftçi aynı tutar için yüzde 50’nin üzerinde faizle yaklaşık 1.666 lira ödemek zorunda bırakılıyor. Bu fark üretimi değil, borcu büyütüyor” şeklinde konuştu. “Afetler varken çiftçi çaresiz bırakılamaz” 2025 yılının zirai don, kuraklık, kahverengi kokarca zararı ve şap hastalığı nedeniyle çiftçiler açısından adeta bir afet yılına dönüştüğünü vurgulayan Şenyürek, “TZOB’un da işaret ettiği gibi; kuraklık ve zirai don üretimi azaltırken, kahverengi kokarca fındıkta rekolteyi düşürdü, şap hastalığı hayvancılığı vurdu; üretici hayvanını satamadı, geliri eridi. Böylesi bir tabloda ‘borcun varsa kredi yok’ demek, çiftçiyi tamamen çaresiz bırakmaktır” dedi. “Büyük şirketlere af, çiftçiye engel kabul edilemez” Milyonlarca liralık vergi borcu bulunan büyük şirketler için çıkarılan af düzenlemelerine dikkat çeken Şenyürek, “Küçük üreticiye gelince aynı anlayış ortadan kalkıyor. Bu yaklaşım sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı. Şenyürek açıklamasını şu çağrıyla tamamladı: “Vergi ve SGK borçları üretimi engellemeyecek şekilde yapılandırılmalı, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredi kullanımı derhal yeniden açılmalıdır. TZOB’un uyarıları da göstermektedir ki; bu karar devam ederse üretim düşecek, gıda güvenliği riske girecektir. CHP olarak biz; üreticinin emeğini koruyan, kooperatifçiliği güçlendiren, planlı üretimi ve taban fiyat güvencesini esas alan, kamucu ve sosyal adaletçi tarım politikalarının takipçisiyiz. Çiftçiyi yüksek faize mahkum eden değil; girdiyi ucuzlatan, borcu yönetilebilir kılan, üretimi sürdürülebilir hale getiren bir düzen için mücadelemizi sürdüreceğiz. Üretenin yanında, ithalat lobilerinin karşısında durmaya devam edeceğiz.”

GİRESUN’DA TARIM VE ORMANA  1 MİLYAR TL’Yİ AŞAN DESTEK Haber

GİRESUN’DA TARIM VE ORMANA 1 MİLYAR TL’Yİ AŞAN DESTEK

GİRESUN’DA TARIM VE ORMANA DEV YATIRIM: 2025’TE 1 MİLYAR TL’Yİ AŞAN DESTEK Giresun Valiliği koordinesinde; Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 2025 yılı, Giresun’da tarım, hayvancılık ve ormancılık alanlarında rekorların kırıldığı bir yıl oldu. Kent genelinde çiftçi ve üreticiye sağlanan toplam nakdi destek 1 milyar 182 milyon lirayı aşarken, ormancılık faaliyetleriyle 4 milyon fidan toprakla buluşturuldu. Çiftçiye 1,18 Milyar TL’lik Can Suyu 2025 yılı boyunca tarım, hayvancılık, kırsal kalkınma ve zirai don destekleri kapsamında üreticilere toplam 1.182.865.264 TL ödeme yapıldı. Desteklerin en büyük bölümünü, fındık üreticisini doğrudan etkileyen zirai don zararı ödemeleri oluşturdu. Bu kapsamda 541 milyon 437 bin TL don zararı desteği sağlanırken, 538 milyon 397 bin TL tarım ve hayvancılık destekleri, 103 milyon 30 bin TL ise kırsal kalkınma ve diğer destek kalemleri için üreticilere aktarıldı. Kahverengi Kokarca ile Topyekûn Mücadele Bölge tarımını tehdit eden zararlılara karşı biyolojik mücadele çalışmaları da hız kazandı. Fındık bahçelerinde büyük zarara yol açan Kahverengi Kokarca ile mücadele kapsamında laboratuvar ortamında üretilen 300 bin adet Samuray Arısı doğaya salındı. Ayrıca 303 köy ve mahallede biyosidal ilaçlama yapıldı, 72 bin 224 kapalı alan ilaçlandı ve 21 bin 800 feromon tuzak kullanılarak zararlı popülasyonunun kontrol altına alınması hedeflendi. Ormanlara 4 Milyon Fidan Giresun Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen “Yeşil Vatan” çalışmaları kapsamında 2025 yılında 4 milyon fidan toprakla buluşturuldu. Fidanlıklarda 1 milyon yeni fidan üretilirken, ormancılık faaliyetleri için 10 projede 64 milyon 500 bin TL yatırım gerçekleştirildi. Orman köylüsüne yönelik olarak ise 34 milyon TL kredi desteği sağlandı. Zararlılara Karşı Faydalı Böcekler Orman sağlığının korunmasında kimyasal yöntemler yerine biyolojik mücadele öne çıktı. Ladin ormanlarına zarar veren Dev Kabuk Böceğine karşı 74 bin adet R. grandis, kestane ormanlarını tehdit eden Kestane Gal Arısına karşı ise 1.000 adet T. sinensis olmak üzere toplam 75 bin faydalı böcek üretilerek doğaya salındı. Yaban Hayatı ve Doğal Denge Doğal yaşamın korunmasına yönelik çalışmalar da yıl boyunca sürdü. Derelere 70 bin adet doğal alabalık yavrusu bırakılırken, zorlu kış şartlarında yaban hayvanları için doğaya 2 bin 500 kilogram yem bırakıldı. Ayrıca 173 yaralı yaban hayvanı tedavi edilerek doğaya kazandırıldı. Tarımsal verimliliği artırmak amacıyla yapılan 1.004 toprak ve yaprak analizi ile çiftçilere bilimsel destek sunuldu. 2025 yılı boyunca hayata geçirilen bu yatırımlar, Giresun’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirirken, orman varlığının korunması ve doğal dengenin devamı açısından da önemli kazanımlar sağladı.

GİRESUN’DA KOKARCA ALARMI Haber

GİRESUN’DA KOKARCA ALARMI

GİRESUN’DA KOKARCA ALARMI Fındık Tehlike Altında: Bilim Konuşacak, Hatalar Masaya Yatırılacak Kahverengi kokarca tarımı vurdu, çözüm için Tarım Çalıştayı düzenleniyor Giresun ve Doğu Karadeniz’de tarımsal üretimi tehdit eden kahverengi kokarca sorunu, artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştı. Başta fındık olmak üzere birçok üründe ciddi verim ve kalite kaybına yol açan zararlıya karşı yürütülen mücadelenin yetersiz kalması, bilimsel ve yapısal bir sorgulamayı da beraberinde getirdi. Bu kapsamda, tarım politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaoğlu’nun katılımıyla 27 Aralık 2025 Cumartesi günü Giresun’da kapsamlı bir Tarım Çalıştayı düzenleniyor. Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde, saat 13.00’te başlayacak toplantıda; yalnızca çözüm yolları değil, Türkiye’nin kokarca ile mücadelede yaptığı hatalar da açıkça tartışılacak. Kahverengi Kokarca Nedir? Neden Bu Kadar Tehlikeli? Asya kökenli istilacı bir tür olan kahverengi kokarca (Halyomorpha halys), çok sayıda bitkiyle beslenebilen polifag yapısı sayesinde kısa sürede geniş alanlara yayılabiliyor. Karadeniz Bölgesi’nde özellikle fındık bahçelerinde yoğun popülasyon oluşturan zararlı; Fındıkta iç doluluk oranını düşürüyor, Randıman kaybına yol açıyor, Ürünün pazarlanabilirliğini azaltıyor, Üretici gelirlerinde kalıcı düşüşe neden oluyor. Ayrıca kış aylarında evlere, depolara ve kapalı alanlara yönelmesi nedeniyle sorun yalnızca tarımsal değil, sosyal ve çevresel bir risk haline gelmiş durumda. BİLİMSEL MÜCADELE MASADA: ÇALIŞTAYDA NELER KONUŞULACAK? Giresun’da düzenlenecek Tarım Çalıştayı’nda konu, yüzeysel başlıklarla değil teknik ve bilimsel yönleriyle ele alınacak. Öne çıkan başlıklar arasında: Kokarcanın biyolojik yaşam döngüsü Üreme ve yayılım dönemlerinin doğru tespiti Kimyasal mücadelede zamanlama ve etken madde seçimi Biyolojik mücadele olanakları ve doğal düşmanlar Entegre Zararlı Yönetimi (IPM) uygulamaları Üretici hataları ve sahadaki yanlış uygulamalar Kamu kurumları ve yerel yönetimler arası koordinasyon eksikliğiyer alıyor. Uzmanlara göre bugüne kadar yapılan en büyük hata, bilimsel bütünlükten uzak, parçalı ve geçici çözümler üretmek oldu. ANALİZ TÜRKİYE KOKARCA İLE MÜCADELEDE NEREDE HATA YAPTI? 1. Tehdit Zamanında Ciddiye Alınmadı Kokarca, Türkiye’de ilk görüldüğü yıllarda “geçici bir zararlı” olarak değerlendirildi. Erken uyarı sistemleri kurulmadı, bölgesel karantina önlemleri alınmadı. Bu ihmal, zararlının kontrol edilebilir aşamadan çıkmasına neden oldu. 2. Entegre Mücadele Yerine Sadece İlaçlama Tercih Edildi Dünya genelinde esas olan entegre mücadele modeli yerine, Türkiye’de ağırlıklı olarak kimyasal ilaçlamaya başvuruldu. Bu durum hem çevreye zarar verdi hem de zararlının direnç geliştirmesini hızlandırdı. 3. Yanlış Zamanlama, Yanlış Rehberlik Birçok bölgede ilaçlama, zararlının hassas olmadığı dönemlerde yapıldı. Etken madde seçimi bilimsel rehberlere dayanmadı. Üretici yeterince bilgilendirilmedi. 4. Biyolojik Mücadelede Geç Kalındı Doğal düşmanların devreye sokulması konusunda geç adım atıldı. Pilot çalışmalar yaygınlaştırılamadı, akademik bilgi sahaya indirilemedi. 5. Kurumlar Arası Koordinasyon Sağlanamadı Tarım ve Orman Bakanlığı, yerel yönetimler, ziraat odaları ve üretici birlikleri arasında ortak bir ulusal eylem planı oluşturulamadı. Veri toplama ve uygulama standartları sağlanamadı. 6. Üretici Eğitimleri Yetersiz Kaldı Sahaya inen yayım çalışmaları sınırlı kaldı. Birçok üretici, farkında olmadan yanlış uygulamalarla zararlının yayılmasına katkı sundu. 7. Sorun Bölgesel Kriz Olarak Ele Alınmadı Kokarca meselesi yalnızca “tarımsal zarar” olarak görüldü. Oysa konu; kırsal yaşamı, yerleşim alanlarını ve bölge ekonomisini etkileyen çok boyutlu bir kriz niteliği taşıyor. Sonuç: Bilim, Koordinasyon ve Süreklilik Şart Uzmanlara göre başarı için; Erken uyarı ve izleme sistemleri Entegre zararlı yönetimi Güçlü üretici eğitimi Kurumsal eşgüdüm Biyolojik mücadelede süreklilik artık bir tercih değil, zorunluluk. Giresun’da düzenlenecek Tarım Çalıştayı’nın, bugüne kadar yapılan hataların açıkça konuşulduğu ve bilim temelli yeni bir yol haritasının çizildiği kritik bir eşik olması bekleniyor.

FINDIKTA STRES OLASILIĞI Haber

FINDIKTA STRES OLASILIĞI

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin fındıkta strese yol açabileceğini belirterek 2026 mahsulü için endişelerin şimdiden başladığını ifade etti. Karan, yaptığı değerlendirmede gelecek sezon fındık üretimine ilişkin tabloyun umut vermediğini söyledi. Özellikle, popülasyonu bir türlü kontrol altına alınamayan kahverengi kokarca zararlısı ile geçtiğimiz nisan ayında yaşanan zirai donun fındık bahçelerinde önemli tahribata yol açtığını hatırlattı. Bu faktörlerin 2026 yılı rekoltesinde düşüşe neden olabileceğini kaydetti. Kasım ayından bu yana bölgede adeta yaz havasının yaşandığını vurgulayan Karan, şu ifadeleri kullandı: “Mevsimlerdeki değişiklik her bitkide olduğu gibi fındıkta da fenolojik değişime neden olmaktadır. Bu günlerde karanfil açması gereken fındık, havaların sıcak gitmesi nedeniyle gerekli soğuma ihtiyacını karşılayamadı. Fındıkta zamanında açmayan veya geç açan karanfil üretim için büyük tehlikedir. Ayrıca geçtiğimiz nisan ayında meydana gelen ve özellikle 500 rakımın üzerinde yüzde 100’e varan zirai don afetinden kaynaklı olarak fındık ocaklarında dal kuruları sıkça görülmektedir. Bu da gelecek sezon için rekolte kaybı demektir. Temennimiz, fındığın zamanında soğuma ihtiyacını karşılaması ve havaların mevsim normallerinde seyretmesidir.” Karan, üreticilerin zarar görmemesi için iklim koşullarının normale dönmesi ve fındığın ihtiyaç duyduğu soğuma sürecini tamamlamasının büyük önem taşıdığını belirtti.

FINDIK İHTİSASLAŞMA KOORDİNATÖRLÜĞÜ EĞİTİMLERİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR Haber

FINDIK İHTİSASLAŞMA KOORDİNATÖRLÜĞÜ EĞİTİMLERİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR

FINDIK İHTİSASLAŞMA KOORDİNATÖRLÜĞÜ EĞİTİMLERİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından Kovanlık Belediyesi ile iş birliği içinde düzenlenen; Bulancak Kovanlık Beldesi'nde “Fındıkta Kahverengi Kokarca ve Kozalak Akarı Zararlıları ile Baş Etme Yöntemleri” konulu eğitimlere devam ediliyor. Koordinatörlüğün akademisyenlerinden Arş. Gör. Buğra GÜVERCİN, “Kahverengi Kokarca ve Mücadele Yöntemleri” hakkında sunum yaparken, Arş. Gör. Esma KAPLAN ise “Kozalak Akarı ve Mücadele Yöntemleri” üzerine bilgilendirme sundu. İlerleyen saatlerde, Koordinatör Doç. Dr. Ali TURAN, yanında yer alan Öğr. Gör. Dr. Mehmet AKGÜN ve Öğr. Gör. Dr. Emre KAN ile beraber Öğr. Gör. Dr. Şafak Esra ASLAN katılımcıların sorularını yanıtladı. Program sonunda, Kovanlık Beldesi'ndeki KOVANLIK KADIN KOOPERATİFİ FINDIK İŞLEME TESİSİ VE KOVANLIK ORGANİK TARIM İŞLETMESİ alanlarını ziyaret ederek yapılan çalışmalar hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörlüğü, sıcak ilgileri ve misafirperverlikleri için öncelikli olarak Kovanlık Belediye Başkanı Harun KALINTAŞ’a, Kovanlık Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet HATİPOĞLU’na ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.