Hava Durumu

#Kadın Emeği

giresunsonhaber - Kadın Emeği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Emeği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KADIN EMEĞİ PLAJLAR BÖLGESİ’NDE EKONOMİYE DÖNÜŞÜYOR Haber

KADIN EMEĞİ PLAJLAR BÖLGESİ’NDE EKONOMİYE DÖNÜŞÜYOR

KADIN EMEĞİ PLAJLAR BÖLGESİ’NDE EKONOMİYE DÖNÜŞÜYOR GİRESUN BELEDİYESİ’NİN KADIN EL EMEĞİ PAZARI, ÜRETİCİ KADINLARI DOĞRUDAN TÜKETİCİYLE BULUŞTURURKEN YAZ AKŞAMLARINA DA RENK KATIYOR Giresun Belediyesi tarafından Plajlar Bölgesi’nde açılan Kadın El Emeği Pazarı, kadınların evlerinde ve atölyelerinde ürettikleri ürünleri aracısız biçimde satışa sunmalarına imkân sağlıyor. 4 Temmuz’da kapılarını açan ve 26 Temmuz’a kadar her akşam saat 19.00’dan itibaren ziyaret edilebilecek pazar, yalnızca bir yaz etkinliği değil; kadın emeğini görünür kılan, aile ekonomisine katkı sağlayan ve kentin sosyal yaşamını canlandıran bir üretim alanı olarak öne çıkıyor. (giresun.bel.tr) Giresun’da yaz akşamlarının yoğunlaştığı Plajlar Bölgesi, bu kez kadınların el emeği ürünlerine ev sahipliği yapıyor. Işıklandırılan stantlarda takılar, tekstil ürünleri, örgüler, ev dekorasyon eşyaları ve farklı el sanatları ürünleri vatandaşlarla buluşurken kadın üreticiler, aylar süren emeklerini doğrudan tüketiciye ulaştırma fırsatı buluyor. Giresun Belediyesi’nin kadınların üretime katılımını artırmak, el emeği ürünlerini daha geniş kitlelere taşımak ve aile ekonomilerine destek sağlamak amacıyla hayata geçirdiği pazarda yalnızca kadınların kendi ürettiği ürünler sergileniyor; organizasyonda gıda ürünlerine yer verilmiyor. (giresun.bel.tr) NALAN KÖSE STANTLARI GEZDİ, ÜRETİCİ KADINLARLA BULUŞTU Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin eşi Nalan Köse, Kadın El Emeği Pazarı’nı ziyaret ederek stantları tek tek gezdi, kadın üreticilerle sohbet etti ve sergilenen ürünleri inceledi. Pazara katılan kadınların emeğinin kent yaşamına ayrı bir değer kattığını vurgulayan Nalan Köse, organizasyonda yer alan ve üretimleriyle katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Ziyaret, belediyenin kadın emeğine verdiği desteğin yalnızca organizasyon kurmakla sınırlı kalmadığını, üreticilerin yanında görünür biçimde durulduğunu da ortaya koydu. EL EMEĞİ ARACISIZ OLARAK TÜKETİCİYE ULAŞIYOR Kadın El Emeği Pazarı’nın en önemli yönlerinden biri, üretici ile tüketici arasındaki mesafeyi kaldırması. Kadınlar kendi hazırladıkları ürünlerin fiyatını doğrudan belirliyor, müşterilerle birebir iletişim kuruyor ve satıştan elde edilen geliri herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan aile bütçelerine aktarabiliyor. Bu yönüyle pazar, yalnızca el işi ürünlerin sergilendiği geçici bir etkinlik olmaktan çıkıyor; kadınların üretim deneyimi kazandığı, ürünlerini tanıttığı, yeni müşteri çevreleri oluşturduğu ve ekonomik hayatta daha görünür hale geldiği bir yerel ticaret alanına dönüşüyor. Belediyenin proje duyurusunda da kadın üreticilerin ürünlerini doğrudan sergileyip satışa sunarak yeni sosyal ve ekonomik fırsatlar elde etmesinin hedeflendiği açıklanmıştı. (giresun.bel.tr) KÖSE: “KADINLARIMIZIN ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖRÜNÜR KILMAK İSTİYORUZ” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, pazarın hazırlık sürecinde yaptığı açıklamada kadınların üretim gücünü görünür hale getirmeyi, el emeği ürünleri ekonomiye kazandırmayı ve kadınların ekonomik yaşama daha güçlü katılmasını amaçladıklarını belirtmişti. Köse, kadın emeğinin değer bulduğu ve dayanışmanın güçlendiği etkinliklere önem verdiklerini, kadınlara yönelik projeleri önümüzdeki dönemde artırarak sürdürmek istediklerini ifade etmişti. (giresun.bel.tr) PLAJLAR BÖLGESİ YAZ AKŞAMLARININ BULUŞMA NOKTASI OLDU Kadın El Emeği Pazarı, Giresun Belediyesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle hazırladığı Temmuz Yaz Etkinlikleri programının önemli bölümlerinden birini oluşturuyor. Program kapsamında Plajlar Bölgesi’nde konserler ve DJ performansları düzenlenirken kentin farklı noktalarında yazlık sinema gösterimleri ve kitap günleri de gerçekleştiriliyor. (giresun.bel.tr) Bu programın içinde kadın emeğine özel bir alan ayrılması, eğlenceyle yerel üretimi aynı noktada buluşturdu. Plajlar Bölgesi’ne akşam gezisi için gelen vatandaşlar bir yandan yaz etkinliklerine katılırken diğer yandan kadın üreticilerin stantlarını ziyaret ederek doğrudan destek olabiliyor. PAZAR 26 TEMMUZ’A KADAR AÇIK Kadın El Emeği Pazarı, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar Plajlar Bölgesi’nde her gün saat 19.00’dan itibaren ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Stantlarda el işi ürünler, takılar, tekstil ürünleri, ev dekorasyon eşyaları ve çeşitli el sanatları vatandaşların beğenisine sunuluyor. (giresun.bel.tr) Giresun Belediyesi, hem kadın üreticilere destek olmak hem de yaz akşamlarını yerel üretimle iç içe geçirmek isteyen tüm vatandaşları pazara davet etti. Kadınların el emeğini satın almak, yalnızca bir ürün edinmek değil; emeğin görünür olmasına, üretimin sürmesine ve gelirin doğrudan kadınların aile bütçesine ulaşmasına katkı sağlamak anlamına geliyor.

KUŞLUHAN’DA KÜLTÜR VE HAFIZA BULUŞMASI Haber

KUŞLUHAN’DA KÜLTÜR VE HAFIZA BULUŞMASI

KUŞLUHAN’DA KÜLTÜR VE HAFIZA BULUŞMASI Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi, Kuşluhan Köyü Yaşam Merkezi’ni ziyaret ederek köy kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmaları yerinde inceledi. Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bulancak’a bağlı Kuşluhan Köyü’nde bulunan Köy Yaşam Merkezi’ne anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette, köy kültürünün korunması, yerel hafızanın gelecek kuşaklara aktarılması ve kadın emeğinin toplumsal yaşamdaki rolü öne çıktı. Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi öncülüğünde düzenlenen programa CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Kent Konseyi Başkanı Dr. İsmail Cem Feridunoğlu, Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ve Kuşluhan Köyü Muhtarı Neriman Şahin katıldı. Köy Yaşam Merkezi İncelendi Program kapsamında heyet, Karadeniz’in kültürel mirasını yaşatmak amacıyla oluşturulan Kuşluhan Köyü Yaşam Merkezi’ni gezdi. Merkezde köyün geçmişine, yaşam biçimine, geleneklerine ve kültürel değerlerine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı. Kuşluhan Köyü Muhtarı Neriman Şahin’in öncülüğünde hayata geçirilen çalışmalar, ziyarete katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Kadın Meclisi üyeleri, köylerin yalnızca yerleşim alanı değil; kültürün, emeğin, dayanışmanın ve toplumsal hafızanın taşıyıcısı olduğunu vurguladı. “Kuşluhan, Geçmişle Gelecek Arasında Güçlü Bir Köprü Kuruyor” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Kuşluhan Köyü Yaşam Merkezi’nin örnek bir çalışma olduğunu belirterek, köy kültürünün korunmasının toplumsal kimlik açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Gezmiş, açıklamasında şunları söyledi: “Bir köyün hafızasını korumak, yalnızca geçmişe sahip çıkmak değil; geleceğe güçlü bir kimlik bırakmaktır. Kuşluhan Köyü’nde oluşturulan bu merkez, Karadeniz’in kültürel birikimini yaşatan, geçmişle gelecek arasında sağlam bir köprü kuran çok değerli bir çalışmadır. Bu emeğin arkasında büyük bir sahiplenme, büyük bir duyarlılık var. Başta Muhtarımız Neriman Şahin olmak üzere katkı sunan herkesi yürekten kutluyorum.” “Yerel Değerleri Yaşatan Her Çalışma Kent Hafızasına Katkıdır” Giresun Kent Konseyi Başkanı Dr. İsmail Cem Feridunoğlu ise Kent Konseylerinin yalnızca kent merkezlerinde değil, köylerde ve yerel yaşam alanlarında da kültürel hafızayı destekleyen çalışmalara önem verdiğini söyledi. Feridunoğlu, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Giresun’un kimliği, yalnızca şehir merkezinde değil; köylerinde, yaylalarında, geleneklerinde ve insan hikâyelerinde saklıdır. Kent Konseyi olarak ortak kent kültürünü güçlendiren, yerel değerleri koruyan ve toplumsal katılımı artıran her çalışmayı önemsiyoruz. Kadın Meclisimizin Kuşluhan Köyü Yaşam Merkezi’ne yaptığı bu ziyaret, kültürel mirasa sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesidir. Bu merkezi yaşatan herkese teşekkür ediyorum.” “Kadın Emeği, Kültürel Hafızanın En Güçlü Taşıyıcısıdır” Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Mine Erdoğan da ziyaretin kendileri açısından son derece anlamlı olduğunu belirterek, kadın emeğinin yerel değerlerin korunmasındaki rolüne dikkat çekti. Erdoğan, açıklamasında şunları kaydetti: “Bugün burada yalnızca bir mekânı ziyaret etmedik; köyün hafızasına, emeğine ve kültürel mirasına tanıklık ettik. Kuşluhan Köyü Yaşam Merkezi, geçmişi unutturmayan, köy yaşamının değerlerini görünür kılan çok kıymetli bir çalışma. Kadın emeği, kültürün korunmasında ve gelecek kuşaklara aktarılmasında her zaman belirleyici bir güç olmuştur. Bu anlamlı çalışmaya öncülük eden Muhtarımız Neriman Şahin’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” Toplantı Doğal Ortamda Yapıldı Kuşluhan Köyü Yaşam Merkezi ziyaretinin ardından Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi, aylık olağan toplantısını Ördek Gölü kenarında, fındık bahçeleri arasında yer alan doğal ortamda gerçekleştirdi. Toplantıda kadınların yerel yaşamın güçlendirilmesindeki rolü, köy kültürünün korunması, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması ve benzer çalışmaların desteklenmesi konuları değerlendirildi. Ziyaret, Kuşluhan Köyü’nde oluşturulan yaşam merkezinin yalnızca bir sergileme alanı değil; köy kültürünü yaşatan, kadın emeğini görünür kılan ve toplumsal hafızayı güçlendiren örnek bir çalışma olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Haber

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR”

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un gastronomi turizminde güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen yöresel ürünlerini koruma, tanıtma ve tescil ettirme konusunda geride kaldığını söyledi. Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaret almasını örnek gösteren Canikli, “Biz izliyoruz, diğer iller sahip çıkıyor. Giresun artık bir adım öne çıkmak zorunda” dedi. “YÖRESEL ÜRÜNLERİMİZE SAHİP ÇIKAMIYORUZ” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetleri, yerel ürünleri ve gastronomi turizmi konusunda daha güçlü bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gastronomi turizminin yalnızca yemek sunumundan ibaret olmadığını vurgulayan Canikli, bu alanın temelinde yöresel ürünler, coğrafi işaretler, yerel mutfak kültürü ve sürdürülebilir tanıtım çalışmaları bulunduğunu belirtti. Canikli, “Ne yazık ki Giresun olarak yöresel ürünlerimize ve lezzetlerimize sahip çıkamıyoruz” sözleriyle kentteki eksikliğe dikkat çekti. ORDU’NUN COĞRAFİ İŞARET HAMLESİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ Fırat Canikli, Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaretle tescillenmesini hatırlatarak, yöresel değerlerine sahip çıkan Ordu’yu tebrik etti. Canikli, çevre illerin kendi yöresel ürünlerini tescil ettirmek, tanıtmak ve gastronomi turizmine kazandırmak için aktif çalışma yürüttüğünü ifade etti. Giresun’un da sahip olduğu mutfak mirasıyla bu alanda güçlü biçimde yer alabileceğini belirten Canikli, kentin artık sloganların ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. “ARTIK BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK ZORUNDAYIZ” “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” vurgusunun Giresun için önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Canikli, dünyada ve Türkiye’de turizm anlayışının doğa, kültür, tarih ve gastronomi ekseninde yeniden şekillendiğini söyledi. Canikli, Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfaklarının turizmde güçlü markalara dönüştüğünü belirterek, Giresun’un da kendi mutfak değerleriyle aynı başarıyı yakalayabileceğini ifade etti. Canikli, “Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfakları turizmde nasıl öne çıkıyorsa, Giresun da çıkabilir. Bunun yolu yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçiyor” dedi. “BİZ İZLİYORUZ, DİĞER İLLER SAHİP ÇIKIYOR” Giresun’un yıllardır kendi mutfak kültüründe yer alan birçok ürünü tescil ettirme ve tanıtma konusunda yeterince hızlı davranmadığını söyleyen Canikli, çevre illerin bu boşluğu değerlendirdiğini belirtti. Canikli, Giresun’un meşhur sade simidinin Rize’de, Sakarca Mıhlaması, Galdirik Kavurması, Melocan Kavurması, Fındıklı Burma Tatlısı, Pancar Çorbası, Karalahana Sarması ve Mantar Kavurması gibi birçok ürünün ise Ordu’da coğrafi işaret aldığını hatırlattı. Bölgenin ortak değerlerine sahip çıkan illeri eleştirmediklerini belirten Canikli, “Onlar gastronomi turizminden pay almak için üzerine düşeni yapıyor. Biz ise sadece izliyoruz” ifadelerini kullandı. “BİR KAZAN PANCAR ÇORBASI İLE GASTRONOMİ TURİZMİ OLMAZ” Canikli, Giresun’da zaman zaman düzenlenen sembolik etkinliklerin gastronomi turizmi açısından kalıcı sonuç üretmediğini söyledi. Yerel mutfağın tanıtımının planlı, kurumsal ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Canikli, yalnızca kısa süreli etkinliklerle gastronomi turizminde güçlü bir marka oluşturulamayacağını vurguladı. Canikli, “Hiç kimse kusura bakmasın; bir kazan pancar çorbası ile gastronomi turizmi olmaz. Gastronomi turizmi yerel ürünlere sahip çıkmak ve değer vermekle olur” dedi. GİRESUN MUTFAĞININ GÜÇLÜ POTANSİYELİ VAR Giresun mutfağı, Karadeniz’in ot kültürü, fındık üretimi, yayla yaşamı, deniz ürünleri, kiraz geçmişi ve kırsal üretim geleneğiyle güçlü bir gastronomi potansiyeli taşıyor. Pancar çorbası, karalahana sarması, sakarca, galdirik, melocan, fasulye diblesi, hamsili yemekler, fındıklı tatlılar, yöresel hamur işleri, mısır unu ağırlıklı lezzetler ve dağ ürünleri, kentin tanıtımında daha görünür hale getirilebilecek başlıklar arasında yer alıyor. Canikli, bu ürünlerin yalnızca ev mutfağında veya yerel hafızada kalmaması gerektiğini, tescil, tanıtım, festival, menü, restoran ve turizm rotalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. “GASTRONOMİ KÜÇÜK GÖRÜLECEK BİR ALAN DEĞİL” Giresun’un ulaşım, sanayi ve kalkınma gibi temel sorunları bulunduğunu hatırlatan Canikli, buna rağmen gastronominin kentin ekonomik ve turistik geleceği açısından küçük görülmemesi gerektiğini söyledi. Canikli, yöresel ürünlerin doğru tanıtılması halinde hem üreticiye hem esnafa hem de turizm sektörüne katkı sağlayabileceğini belirtti. Gastronomi turizminin kırsal kalkınma, kadın emeği, yerel üretim, restoran sektörü, konaklama, festival ekonomisi ve şehir markasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Canikli, Giresun’un bu alanda geç kalmadan ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. KURUMLARA VE PAYDAŞLARA ÇAĞRI Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetlerini koruma ve gastronomi turizminde hak ettiği yeri alma konusunda tüm kurumlara çağrıda bulundu. Başta Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği, Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi, Ticaret Borsası ve ilgili tüm paydaşların sorumluluk alması gerektiğini belirten Canikli, ortak çalışma kültürünün önemine dikkat çekti. Canikli, “Artık hep birlikte değerlerimize sahip çıkalım. Gastronomi turizminde çok geç kalmadan yerimizi alalım” dedi. GASTRONOMİDE KALICI YOL HARİTASI İHTİYACI Giresun’un yöresel ürünlerini koruması, coğrafi işaret süreçlerini hızlandırması, yerel mutfağı turizm rotalarına dahil etmesi ve gastronomi etkinliklerini sürdürülebilir hale getirmesi gerekiyor. Canikli’nin çıkışı, Giresun’da yıllardır konuşulan ancak kurumsal düzeyde yeterince güçlü adımlar atılamayan yöresel lezzetler konusunu yeniden gündeme taşıdı. Giresun’un mutfak mirasını koruyacak, yerel ürünlerini tescil ettirecek ve gastronomi turizminden daha fazla pay almasını sağlayacak ortak bir çalışma süreci, kentin turizm hedefleri açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU Haber

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU Giresun’un yöresel mutfak kültürünü, doğal ürünlerini ve vejetaryen ağırlıklı lezzet mirasını tanıtmak amacıyla düzenlenen “Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali”, dördüncü yılında Atatürk Meydanı’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Giresun Belediyesi’nin de paydaşları arasında yer aldığı festival, Debboy mevkisinden başlayan kortej yürüyüşünün ardından Atatürk Meydanı’nda başladı. Giresun’un doğadan beslenen mutfak kültürünü görünür kılan organizasyon, kentin gastronomi kimliğini Türkiye’ye ve dünyaya tanıtma hedefiyle hazırlandı. Festival; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Giresun Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun Belediyesi, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Üniversitesi, GİRTAB, DOKA ve TÜRES’in içinde yer aldığı Giresun Turizm Tanıtma Platformu iş birliğiyle organize edildi. GİRESUN MUTFAĞININ YEŞİL KİMLİĞİ ÖNE ÇIKTI Dördüncü kez düzenlenen festival, Giresun’un yalnızca doğal güzellikleriyle değil, mutfak mirasıyla da güçlü bir tanıtım değerine sahip olduğunu ortaya koydu. Daha önceki organizasyonlarla oluşan festival geleneği, bu yıl da yöresel ürünleri, kadın emeğini, üretici kültürünü, yerel ekonomiyi ve gastronomi turizmini aynı zeminde buluşturdu. Giresun’un mutfak kültüründe önemli yer tutan fındık, pancar çorbası, pancar dolması, mısır ekmeği, merolcan, turşu kavurması, taflan kavurması, kiraz kavurması, galdirik kızartması, çalı çileği, ısırgan, kabak, reçel ve pekmez çeşitleri festival alanında ziyaretçilere sunuldu. ŞEFLER, YARIŞMALAR VE SÖYLEŞİLER FESTİVALE RENK KATTI Festival kapsamında ünlü şeflerin jüri üyeliğinde pancar temalı ödüllü yemek yarışması düzenlendi. Şefler eşliğinde yöresel yemek sunumları ve canlı mutfak gösterileri yapıldı. Haldun Domaç moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşilerde ise Giresun mutfağının üretim kültürü, doğal ürünleri ve gastronomi turizmindeki yeri ele alındı. KÖSE: “GİRESUN’UN YEŞİLİ SOFRASINDA DA SAKLI” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, festivalin açılışında yaptığı konuşmada Giresun mutfağının doğayla kurduğu güçlü bağa dikkat çekti. Köse, Giresun’un yalnızca doğasıyla değil, sofrasıyla da yeşil bir şehir olduğunu belirterek, ısırgan otundan galdirik kavurmasına, taflan kavurmasından pancar çorbasına, mısır ekmeğinden pancar diblesine kadar yöresel lezzetlerin kentin kültürel mirasını taşıdığını vurguladı. Başkan Köse, kadınların, genç girişimcilerin, üreticilerin ve yöresel ürün emekçilerinin bu mirasın yaşatılmasında önemli rol üstlendiğini ifade ederek, festivalin Giresun’un tanıtımına ve yerel ekonomiye katkı sunduğunu söyledi. Festival programı, 7 Haziran Pazar günü ( yarın) Eynesil Ören Beldesi’nde düzenlenecek “Çay Hasat Şenliği” ile tamamlanacak. FESTİVALDE ÖNE ÇIKAN GİRESUN LEZZETLERİ Giresun mutfağı, Karadeniz’in ot ağırlıklı, mevsimsel, doğal ve saklama kültürüne dayalı yemek geleneğini güçlü biçimde yansıtır. Giresun Valiliği, yöresel mutfakta karalahana, ısırgan, pezik, madımak, kaldirik, sakarca, mendek ve merulcan gibi otların yaygın kullanıldığını belirtir. FINDIK Giresun fındığı, yalnızca tarımsal ürün değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin ana unsurlarından biridir. Festivalde fındığın yer alması, Giresun mutfağının tatlı, hamur işi, ezme, sos ve modern gastronomi uygulamalarında kullanabileceği güçlü bir yerel değer olduğunu gösterir. PANCAR ÇORBASI Giresun’da “pancar” adıyla anılan karalahana, çorba kültürünün temel malzemelerindendir. Geleneksel pancar çorbasında karalahana, mısır yarması, kuru fasulye ve mısır unu birlikte kullanılır; soğan ve yağla hazırlanan kavurma çorbaya lezzet verir. Bu yemek, Giresun mutfağının doyurucu ama sade yapısını gösterir. Tahıl, bakliyat ve yeşil yapraklı sebzenin aynı tencerede buluşması, yöredeki kırsal üretim düzeninin sofraya yansımasıdır. PANCAR DOLMASI Pancar dolması, karalahana yaprağının iç harçla sarılmasıyla hazırlanır. Giresun yemek tariflerinde pancar yapraklarının haşlandıktan sonra kıymalı ya da zeytinyağlı-pirinçli içle sarılabildiği, üzerine salçalı su eklenerek pişirildiği aktarılır. Bu yemek, Giresun mutfağında otun yalnızca haşlama ya da kavurma olarak değil, ana yemek formunda da güçlü yer tuttuğunu gösterir. MISIR EKMEĞİ Mısır ekmeği, Karadeniz mutfağının temel tamamlayıcı ürünlerinden biridir. Giresun sofralarında pancar çorbası, turşu kavurması, ot yemekleri ve yoğurtlu lezzetlerle birlikte düşünülür. Festivalde mısır ekmeğinin yer alması, yöresel yemeklerin yalnızca tek tek ürünler değil, birlikte kurulan bir sofra kültürü olduğunu gösterir. MEROLCAN / MEREVCEN Merolcan, Giresun’da diken ucu olarak da bilinen, doğadan toplanan yöresel otlardan biridir. Kültür Portalı’nda yer alan merevcen kavurması tarifinde, haşlanıp sıkılan merevcenlerin kavrulmuş soğanla birlikte birkaç dakika pişirildiği belirtilir. Bu yemek, Giresun mutfağının doğrudan doğadan beslenen yönünü temsil eder. Körpe otun kısa pişirme süresiyle hazırlanması, ürünün kendi tadını korumaya dayalı geleneksel mutfak yaklaşımını yansıtır. TURŞU KAVURMASI Turşu kavurması, Karadeniz’in saklama kültürünü sıcak yemeğe dönüştüren en belirgin örneklerden biridir. Tuzlama veya turşu olarak saklanan ürünler, tuzu alındıktan sonra soğan ve yağla kavrularak sofraya taşınır. Giresun yerel tariflerinde tuzlu ürünlerin bol suda bekletilerek tuzunun çıkarıldığı, ardından soğanla kavrulduğu görülür. Bu lezzet, Giresun mutfağında kış hazırlığının ve yoktan yemek çıkarma becerisinin güçlü bir göstergesidir. TAFLAN KAVURMASI Taflan tuzlusu kavurması, Giresun’un en özgün tatlarından biridir. Taflan, salamura/tuzlama yöntemiyle saklanır; ardından soğan ve yağla kavrularak tüketilir. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklı tariflerde taflan, soğan, tereyağı, sıvı yağ ve tuz temel malzemeler arasında yer alır. Taflan kavurması, meyvenin tuzlama yoluyla yemeğe dönüşmesi bakımından Giresun mutfağının sıradan sebze yemeklerinin ötesine geçen yaratıcı karakterini gösterir. KİRAZ KAVURMASI Kiraz tuzlusu kavurması, Giresun mutfağının en dikkat çekici yemeklerinden biridir. Kültür Portalı’ndaki tarife göre kirazlar tuzla kavanozda saklanır; kavurma aşamasında çekirdekleri çıkarılır, tuzu alınır ve soğanla birlikte kavrulur. Bu yemek, tatlı bir meyvenin tuzlu ve sıcak yemek formuna dönüşmesiyle Giresun mutfağının özgünlüğünü gösterir. Festivalde kiraz kavurmasının yer alması, Giresun’un gastronomi tanıtımı açısından güçlü ve ayırt edici bir başlıktır. GALDİRİK KIZARTMASI Galdirik, Karadeniz’de farklı adlarla bilinen yabani otlardan biridir. Giresun mutfağında haşlama, kavurma veya kızartma biçiminde değerlendirilebilir. Bu ürünün festivalde yer alması, Giresun mutfağının yalnızca bilinen sebzelere değil, doğadan toplanan otlara dayalı geniş bir yemek repertuvarına sahip olduğunu gösterir. ÇALI ÇİLEĞİ Çalı çileği, Giresun’un doğal ürün çeşitliliğini temsil eden meyvelerden biridir. Taze tüketimin yanı sıra reçel, marmelat ve tatlılarda değerlendirilebilir. Festivalde çalı çileğinin yer alması, Giresun mutfağının yalnızca ana yemeklerle değil, doğal meyveler ve meyve işleme kültürüyle de tanıtıldığını gösterir. ISIRGAN Isırgan, Giresun ve Karadeniz mutfağında çorba, yemek ve ezme formunda değerlendirilen güçlü bir yöresel ottur. Giresun Valiliği’nin yöresel mutfak tanıtımında ısırgan, yemeklerde kullanılan temel otlar arasında yer alır. Isırganın festivalde öne çıkması, Giresun mutfağının sağlık, doğallık ve ot kültürü üzerinden kurduğu kimliği güçlendirir. KABAK Kabak, Giresun sofralarında hem yemek hem tatlı hem de börek/dolma türlerinde değerlendirilebilen esnek bir üründür. Festival bağlamında kabak, yöresel mutfağın sebze ağırlıklı ve sade pişirme anlayışını temsil eder. REÇEL VE PEKMEZ ÇEŞİTLERİ Reçel ve pekmez, Giresun’un doğal ürünlerini yıl boyunca saklama geleneğinin parçasıdır. Meyvenin, üzümün, dutun veya yörede yetişen farklı ürünlerin işlenerek uzun süre tüketilebilir hale getirilmesi, mutfak kültürünün yalnızca pişirme değil, üretme ve saklama bilgisine de dayandığını gösterir. KISA DEĞERLENDİRME Festivalde sunulan ürünler, Giresun mutfağının üç ana özelliğini öne çıkarıyor: Ot ve yeşil yapraklı sebze kültürü: Pancar, ısırgan, galdirik, merolcan.Saklama ve dönüştürme kültürü: Taflan tuzlusu, kiraz tuzlusu, turşu kavurması, reçel, pekmez.Yerel ekonomi ve kimlik değeri: Fındık, doğal ürünler, kadın emeği, yöresel üretim. Bu tablo, “Giresun’un Yeşil Lezzetleri” başlığının yalnızca festival adı olmadığını; kentin doğa, üretim, mutfak ve tanıtım kimliğini birlikte taşıyan güçlü bir gastronomi markası haline geldiğini gösteriyor.

KEŞAP’TA ÜRETİCİ KADINLARA SOGEP DESTEKLİ PROJE Haber

KEŞAP’TA ÜRETİCİ KADINLARA SOGEP DESTEKLİ PROJE

KEŞAP’TA ÜRETİCİ KADINLARA SOGEP DESTEKLİ PROJE Keşap Belediyesi’nin yürüttüğü, DOKA’nın desteklediği “Doğadan Sofraya Hanımeli Projesi” üretici kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılmasını hedefliyor. Proje kapsamında kadın kooperatifleri, eğitim programları, yöresel ürün satış alanları ve markalaşma çalışmalarıyla kadın emeği yerel kalkınmaya kazandırılacak. KADIN EMEĞİ İÇİN YENİ YOL HARİTASI Giresun’un Keşap ilçesinde kadın emeğini üretim, satış ve markalaşma süreçleriyle ekonomiye kazandırmayı amaçlayan “Doğadan Sofraya Hanımeli Projesi”nin sunum toplantısı gerçekleştirildi. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında Keşap Belediyesi tarafından yürütülen ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen proje, ilçede üretim yapan kadınlar için kapsamlı bir yol haritası ortaya koyuyor. Toplantıya Keşap Kaymakamı Selin Sarı, Keşap Belediye Başkanı Tuncay Muhammet Arışan, DOKA Giresun İl Koordinatörü Harun Göçer, İlçe Milli Eğitim Müdürü Salih Aykıt, İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürü Muhammed Maya, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının temsilcileri ile üretici kadınlar katıldı. ÜRETEN KADINLAR PAZARLA BULUŞACAK Proje, ilçe merkezinde geleneksel yöntemlerle satış yapan, ev ortamında üretim gerçekleştiren ancak düzenli satış kanalına ulaşamayan kadınları ekonomik hayata daha aktif biçimde dahil etmeyi hedefliyor. Kırsal bölgelerde yöresel ürün üreten ancak pazarlama imkânı sınırlı kalan kadınların da projeye dahil edilmesiyle, Keşap’ta kadın üreticilerin daha görünür, sürdürülebilir ve örgütlü bir yapıya kavuşması amaçlanıyor. Bu kapsamda üretici kadınların tespit edilmesi, kadın kooperatiflerinin kurulması ve mevcut kooperatiflerle iş birliği çalıştaylarının düzenlenmesi planlanıyor. EĞİTİM, KOOPERATİFLEŞME VE MARKALAŞMA ÖNE ÇIKIYOR “Doğadan Sofraya Hanımeli Projesi” kapsamında kadınların üretim ve satış kapasitelerini artırmaya yönelik eğitimler de düzenlenecek. Üretici kadınlara kooperatifçilik, servis teknikleri, hijyen ve gıda güvenliği, dijital pazarlama ile müşteri memnuniyeti alanlarında eğitim verilecek. Bu eğitimlerle geleneksel satış yöntemlerinin modern pazarlama kanallarına taşınması ve kadın emeğinin markalı üretim yapısına dönüştürülmesi hedefleniyor. YÖRESEL ÜRÜNLER İÇİN TANITIM VE SATIŞ ALANLARI Proje sürecinde yöresel ürün satış stantları ile yöresel yemeklerin sunum ve tanıtım alanları oluşturulacak. Keşap’ın yerel ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması için markalaşma ve tanıtım çalışmaları yürütülecek. Kadın emeğini profesyonel üretim modeliyle buluşturmayı hedefleyen proje, Keşap’ta hem sosyal gelişmeye hem de yerel ekonomiye katkı sağlayacak önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor.

SILA ELEVLİ’NİN YER ALDIĞI TEKFINDIK KOOPERATİFİ TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU Haber

SILA ELEVLİ’NİN YER ALDIĞI TEKFINDIK KOOPERATİFİ TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU

SILA ELEVLİ’NİN YER ALDIĞI TEKFINDIK KOOPERATİFİ TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU Giresun Üniversitesi öğrencisi Sıla Elevli’nin yer aldığı Tekfındık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, 19. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” ödülünü kazandı. Garanti BBVA, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle düzenlenen 19. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 28 Nisan 2026’da yapılan ödül töreniyle sonuçlandı. Beş kategoride verilen ödüller arasında “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” ödülü Tekfındık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ne verildi. Ödülü kooperatif adına Sıla Elevli aldı. GİRESUN FINDIĞI KADIN EMEĞİYLE ULUSAL SAHNEYE TAŞINDI Tekfındık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin başarısı, Giresun’da fındık üretimi, kadın emeği, kooperatifçilik ve yerel kalkınma başlıklarını ulusal ölçekte görünür hale getirdi. Giresun Üniversitesi öğrencisi Sıla Elevli, ödül töreninde fındığın katma değerini artırmaya yönelik çalışmaların ve kadın üreticilerin emeğinin görünür kılınmasının önemini vurguladı. Tekfındık, fındık üretiminde geleneksel yarıcılığı dijital ve sürdürülebilir bir modele dönüştürmeyi hedefliyor. Kooperatif; bahçe süreçlerinin yönetimi, verim artırma, raporlama ve hasat gelirinin adil paylaşımı üzerinden yeni nesil bir üretim modeli geliştiriyor. YARIŞMADA BEŞ KATEGORİDE ÖDÜL VERİLDİ Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda bu yıl beş kategoride ödül dağıtıldı. Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi”, Bahar Alan Novavera girişimiyle “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, Hülya Tomak Blueit girişimiyle “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi”, İpek Tüysüzoğlu Yugen girişimiyle “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” seçildi. Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi ise “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” ödülünü aldı. KADIN KOOPERATİFÇİLİĞİ İÇİN GİRESUN MODELİ Tekfındık’ın ödülü, Giresun’da fındığın yalnızca tarımsal ürün olarak değil, kadın emeğiyle güçlenen bir kalkınma alanı olarak değerlendirildiğini gösterdi. Kooperatifin üretim modeli; sürdürülebilir fındık tarımı, izlenebilir üretim, bahçe yönetimi ve kadınların ekonomik hayata katılımı açısından dikkat çekiyor. Giresun Üniversitesi, öğrencisi Sıla Elevli’yi ve Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi’ni tebrik ederek başarının bölgesel kalkınma, kadın girişimciliği ve kooperatifçilik alanlarında örnek bir model oluşturduğunu belirtti.

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN ŞEBİNKARAHİSAR VE ALUCRA’DA YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN ŞEBİNKARAHİSAR VE ALUCRA’DA YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN ŞEBİNKARAHİSAR VE ALUCRA’DA YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Şebinkarahisar ve Alucra’da kamu yönetimi, yerel yönetim, tarihi miras, kadın emeği, esnaf ve şehit ailelerine yönelik ziyaretler gerçekleştirdi. Program boyunca yatırımlar, altyapı, ulaşım, eğitim, sağlık, turizm ve sosyal çalışmalar başlıkları öne çıktı. ŞEBİNKARAHİSAR’DA İLK DURAK KAYMAKAMLIK OLDU Vali Mustafa Koç, Şebinkarahisar programına Kaymakamlık ziyaretiyle başladı. Kaymakam Dr. Yasin Ardıç ile bir araya gelen Koç, ilçenin genel durumu, kamu hizmetlerinin seyri, devam eden yatırımlar ve sahadaki ihtiyaç başlıklarında kapsamlı bilgi aldı. Ziyaret kapsamında daire amirleriyle yapılan toplantıda Şebinkarahisar’ın sosyo-ekonomik yapısı masaya yatırıldı; eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerinin mevcut durumu ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol değerlendirildi. BELEDİYEDE ALTYAPI, ULAŞIM VE TURİZM GÜNDEMİ Koç, daha sonra Şebinkarahisar Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti. Belediye Başkanı Ömer Şentürk ve belediye meclis üyeleriyle yapılan görüşmede ilçenin altyapı ihtiyaçları, ulaşım başlıkları, turizm potansiyeli ve sosyal belediyecilik çalışmaları ele alındı. İlçede yürütülen projelerin mevcut aşaması gözden geçirilirken, planlama sürecindeki çalışmalar hakkında da bilgi alışverişi yapıldı. TARİHİ TAŞHANLAR VE FATİH CAMİİ’NDE İNCELEME Şebinkarahisar temaslarının bir diğer ayağını tarihi mekân ziyaretleri oluşturdu. Vali Koç, Osmanlı dönemine ait mimari özellikler taşıyan Tarihi Taşhanlar’da incelemelerde bulundu. XVII. yüzyılda inşa edilen ve günümüze kalıntıları ulaşan yapının restorasyon çalışmalarıyla koruma altına alınmış olması, ziyaretin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Koç, Taşhanlar’da sergilenen eserler hakkında da yetkililerden bilgi aldı. Koç, daha sonra Fatih Camii’ni ziyaret etti. Otlukbeli Zaferi’nin ardından yapımına başlandığı belirtilen ve farklı dönemlerde yenilenerek bugüne ulaşan camide incelemelerde bulunan Koç, öğle namazını da burada eda etti. Ziyaret, ilçenin tarihi ve kültürel mirasının korunmasına yönelik duyarlılığın altını çizen bir temas olarak öne çıktı. TAMZARA’DA KADIN EMEĞİNE YAKIN TAKİP Vali Mustafa Koç, Şebinkarahisar’a bağlı Tamzara Mahallesi’nde yürütülen “Kadınlar Dokuyor” projesini de yerinde inceledi. Geçmişi 19. yüzyıla uzanan Tamzara dokumasının yeniden üretime kazandırıldığı projede, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının yaşatılması ile kadın istihdamının desteklenmesi aynı çerçevede ele alındı. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili alan Tamzara dokuması üzerinden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Koç, üretilen el emeği ürünleri inceledi ve projede görev alan kadınlara başarı dileklerini iletti. ESNAF VE VATANDAŞLA SAHADA BULUŞTU Şebinkarahisar ilçe merkezindeki esnaf ve vatandaş ziyaretinde de sahadaki beklentiler dinlendi. Koç, ilçe merkezinde faaliyet gösteren esnafla tek tek görüşerek talepleri not aldı. Vatandaşlarla yapılan sohbetlerde günlük hayatı doğrudan etkileyen başlıklar öne çıkarken, ziyaret hayırlı işler ve bereketli kazanç temennileriyle tamamlandı. ŞEHİT AİLESİNE ANLAMLI ZİYARET Vali Koç’un Şebinkarahisar programındaki en dikkat çeken duraklardan biri de şehit ailesi ziyareti oldu. Koç, 3 Şubat 2018’de Afrin’de düzenlenen saldırıda şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Ufuk Aktağ’ın ailesini evlerinde ziyaret etti. Şehidin babası Mehmet Aktağ ve annesi Tülay Aktağ ile bir araya gelen Koç, aile bireyleriyle yakından ilgilendi. Ziyarette devletin şehit ailelerinin yanında olduğu vurgulanırken, şehit Ufuk Aktağ rahmet ve minnetle anıldı. ALUCRA’DA KAYMAKAMLIK ZİYARETİYLE BAŞLAYAN PROGRAM Vali Mustafa Koç, Alucra’daki temaslarına Kaymakamlık ziyaretiyle başladı. Kaymakam Emrah Azman’dan ilçenin genel görünümü, devam eden kamu yatırımları ve yürütülen hizmetler hakkında bilgi alan Koç, ilçenin mevcut ihtiyaçlarını değerlendirdi. Daire amirleriyle yapılan toplantıda Alucra’nın sosyo-ekonomik yapısı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin işleyişi ile altyapı başlıkları ayrıntılı biçimde ele alındı. BELEDİYE ZİYARETİNDE PLANLANAN PROJELER GÖRÜŞÜLDÜ Koç, Alucra Belediye Başkanlığı’nda Belediye Başkanı Faruk Demirağ ve belediye meclis üyeleriyle görüştü. Toplantıda altyapı, ulaşım, turizm ve sosyal belediyecilik ekseninde yürütülen çalışmalar değerlendirildi. İlçede devam eden projelerin seyri ile planlanan yatırımların niteliği üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. ALUCRA’DA ESNAFIN NABZI TUTULDU Alucra ilçe merkezinde gerçekleştirilen esnaf ve vatandaş ziyaretinde de doğrudan saha temasına ağırlık verildi. Koç, iş yerlerini ziyaret ederek esnafın talep ve beklentilerini dinledi. Vatandaşlarla yapılan görüşmelerde ilçe gündemine ilişkin konular öne çıkarken, ziyaret bereketli kazanç ve hayırlı işler dilekleriyle tamamlandı. ŞEHİT EMRE DORUK’UN AİLESİYLE BİR ARAYA GELDİ Vali Koç, Alucra programında şehit ailesini de ziyaret etti. Koç, 20 Ocak 2017’de El-Bab bölgesinde Fırat Kalkanı Harekâtı sırasında düzenlenen bombalı araç saldırısında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Emre Doruk’un ailesiyle bir araya geldi. Şehidin annesi Hava Doruk ve aile bireyleriyle görüşen Koç, aileyle yakından ilgilendi. Ziyarette devletin şehit yakınlarına verdiği destek vurgulanırken, şehit Emre Doruk rahmet ve minnetle anıldı; program dualarla sona erdi.

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI Haber

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI Giresun’da belediye bünyesinde sokak temizliğinde çalışan kadın işçiler üzerinden büyüyen tartışma, tek bir soruya dayanıyor: Bu tablo fırsat eşitliğinin sonucu mu, yoksa görev dağılımında görünmeyen bir adaletsizliğin işareti mi? Eldeki veriler, kesin hüküm için yetersiz; ancak mevzuat ve uluslararası literatür, hangi soruların sorulması gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Giresun’da sokaklarda süpürge ve kürekle çalışan kadın belediye işçileri, yalnızca günlük temizlik hizmetinin parçası değil; çalışma yaşamında eşitlik, liyakat ve görev dağılımı tartışmasının da merkezinde duruyor. Bu kadınların eğitim düzeyleri, önceki iş tecrübeleri, mesleki yeterlilikleri ve belediye içinde başka birimlerde değerlendirilmelerinin mümkün olup olmadığı şu aşamada kamuya açık verilerle net biçimde bilinmiyor. Aynı şekilde, eğitim ve beceri profili benzer başka çalışanların daha hafif ya da kapalı alan görevlerde istihdam edilip edilmediği de bilinmiyor. Tam da bu nedenle mesele, peşin hükümle değil; belgeli araştırmayla ele alınmak zorunda. Türkiye’de hukuki çerçeve açık. Anayasa’nın 10. maddesi kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu düzenliyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet ve benzeri nedenlerle ayrım yapılamayacağını hükme bağlıyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise işverene, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, riskleri önleme, eğitim verme ve uygun koruyucu tedbirleri alma yükümlülüğü yüklüyor. Başka bir ifadeyle, kadınların belediye temizlik işinde çalışması tek başına hukuka aykırı değil; hukuka aykırılık, eşit fırsatın bozulduğu, terfi yollarının kapandığı, sağlık ve güvenliğin ihmal edildiği noktada başlıyor. Uluslararası çalışma normları da aynı çizgiyi destekliyor. ILO’nun 111 sayılı Ayrımcılık (İş ve Meslek) Sözleşmesi, istihdam ve meslekte eşit fırsat ve eşit muamelenin güvence altına alınmasını esas alıyor. Aynı sözleşme, yalnızca işin doğasından kaynaklanan zorunlu niteliklerin ayrımcılık sayılmayacağını belirtiyor. Bu da şu anlama geliyor: Bir çalışanın saha işinde bulunması, işin gereklerinden doğuyorsa sorun başka; fakat aynı nitelikteki personel arasında cinsiyet, bağlantı, kayırma ya da kurumsal tercih nedeniyle dengesiz dağılım oluşuyorsa, orada eşitlik tartışması doğrudan başlıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın atık yönetimi ve toplumsal cinsiyet üzerine yayımladığı çalışmalar, atık sektörünün sanıldığı gibi “nötr” olmadığını, kadınların sektör içinde çoğu zaman alt basamak, düşük gelirli ve daha görünmez işlerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. UNEP’in değerlendirmelerine göre toplumsal cinsiyet rolleri ve yerleşik kalıplar, kadınların karar verici ve daha yüksek ücretli pozisyonlara erişimini sınırlayabiliyor. Bu nedenle kadınların temizlik ve atık işlerinde bulunması, otomatik olarak eşitlik göstergesi kabul edilmiyor; asıl ölçü, kadınların sadece en zor ve en alt kademelerde mi yoğunlaştığı sorusunda düğümleniyor. Bilimsel literatür, bu iş kolunun aynı zamanda ciddi bir iş sağlığı ve güvenliği alanı olduğunu gösteriyor. 2023 tarihli küresel sistematik derleme, sanitasyon ve atık işçilerinin çok sayıda mesleki tehlikeye maruz kaldığını; kas-iskelet sistemi sorunları, solunum yolu etkilenmeleri, yaralanmalar ve çeşitli iş kazalarının bu alanda öne çıktığını ortaya koydu. Daha önce yayımlanan sistematik incelemeler de atık ve geri dönüşüm sektöründe çalışanların biyolojik, kimyasal, fiziksel ve ergonomik risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu nedenle tartışma yalnızca “kadın bu işi yapar mı” tartışması değil; “bu iş nasıl, hangi ekipmanla, hangi eğitimle ve hangi korumayla yaptırılıyor” sorusudur. Burada düğümlenen diğer bir konu: Bu kadınların eğitimleri ve geçmiş deneyimleri, belediye içinde daha farklı bir görevde değerlendirilmelerine uygun muydu? Bu sorunun bugün itibarıyla yanıtı bilinmiyor. Belediyede çağrı merkezi, evrak, veri giriş, çevre farkındalık çalışmaları, geri dönüşüm koordinasyonu, saha planlama, denetim destek, sosyal hizmet veya başka idari operasyonlarda görev alabilecek nitelikte olup olmadıkları açıklanmış değil. Aynı biçimde, benzer eğitim ya da kıdemdeki başka personelin daha hafif işlerde görev yapıp yapmadığı da kamuoyuna yansımış değil. “Torpili olmadığı için sokakta çöp topluyorlar” cümlesini, bugünkü bilgi düzeyiyle söylemek imkansız. Ancak şu şekilde sorabiliriz: Belediyede görev dağılımı, liyakat ve şeffaf ölçütlere göre mi yapılıyor; yoksa benzer nitelikteki personel arasında görünmeyen bir ayrışma mı var? Araştırmanın bundan sonraki ayağında bakılması gereken başlıklar da nettir: Bu çalışanların kadro unvanları, eğitim durumları, hizmet süreleri, görev tanımları, işe alım ilanları, kurum içi yer değiştirme uygulamaları, benzer nitelikteki erkek ve kadın çalışanların birim dağılımı ve varsa terfi geçmişleri. Bu belgeler görülmeden “adaletsizlik var” demek de, “her şey eşit yürütülüyor” demek de erken olur. Ancak ulusal mevzuat ve uluslararası literatür birlikte okunduğunda, belediyelerin yalnızca kadın istihdamı yaratmakla değil, o istihdamı adil, güvenli ve yükselmeye açık biçimde örgütlemekle yükümlü olduğu çok açık. Soru artık sadece sokaktaki süpürge değildir. Asıl soru, belediye içinde eşitliğin gerçekten bütün koridorlarda işleyip işlemediğidir. Kaynaklar: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası md. 10. 4857 sayılı İş Kanunu md. 5 ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu resmi mevzuat metinleri. ILO Convention No. 111 ve ILO eşitlik/ayrımcılık belgeleri. UNEP “Gender and Waste Management” ve ilişkili raporlar. Atık ve sanitasyon işçilerinde mesleki risklere ilişkin sistematik derlemeler.

PARİS’TE 8 MART BULUŞMASI: Haber

PARİS’TE 8 MART BULUŞMASI:

PARİS’TE 8 MART BULUŞMASI: CHP PARİS BİRLİĞİ’NDEN DAYANIŞMA VE ÖRGÜTLENME MESAJI CHP Paris Birliği’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlediği etkinlikte, kadın hakları, eşitlik, dayanışma ve yurtdışı örgütlenmesi vurgusu öne çıktı. Programa CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ile CHP Gaziantep Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım da katıldı. Etkinlikte yeni üyelere rozet takılırken, parti çalışmaları içinde emek veren isimlere plaket takdim edildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin resmi yurtdışı yapılanmaları arasında yer alan CHP Paris Birliği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Paris’te özel bir program düzenledi. Kadın emeği, eşit yurttaşlık, özgürlük ve demokratik dayanışma başlıklarının öne çıktığı buluşma, aynı zamanda partinin yurtdışındaki örgütlenme çalışmalarına da güçlü bir mesaj verdi. Etkinlikte konuşmaların odağında kadınların toplumsal yaşam içindeki yeri, eşitlik mücadelesi ve dayanışmanın önemi yer aldı. Programa katılan CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ile CHP Gaziantep Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, kadın hakları mücadelesinin tarihsel ve siyasal anlamını hatırlatan önemli bir gün olduğuna dikkat çekti. Programda partinin yeni üyelerine rozetleri takıldı, uzun süredir emek veren partililere ise plaket verildi. Böylece etkinlik, yalnızca 8 Mart kapsamında gerçekleştirilen sembolik bir buluşma olmanın ötesine geçerek, CHP’nin Avrupa’daki örgütsel bağlarını güçlendiren bir organizasyon niteliği kazandı. Etkinliğe CHP Paris Birliği Başkanı Nazım Ergin, CHP Paris Birliği Kadın Kolu Başkanı Emel Koçaslan ve Paris Birliği 91. Bölge Sorumlusu Ramazan Özlü başta olmak üzere çok sayıda partili ve davetli katıldı. Program boyunca birlik, beraberlik ve ortak mücadele mesajları öne çıktı. Paris’teki 8 Mart buluşması, CHP’nin yurtdışındaki yapılanmasının yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını, kadın hakları, dayanışma ve örgütlü siyaset başlıklarında da aktif bir zemin oluşturmaya çalıştığını bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik, diaspora içinde parti aidiyetini güçlendiren ve ortak mücadele fikrini canlı tutan önemli bir buluşma olarak kayda geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.