Hava Durumu

#Iş Sürekliliği

giresunsonhaber - Iş Sürekliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Sürekliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eğitimde dijital tahsilat hızlanıyor... 2026’da işlem hacmi yüzde 97 arttı Haber

Eğitimde dijital tahsilat hızlanıyor... 2026’da işlem hacmi yüzde 97 arttı

Payten Ödeme Orkestrasyonu verileri, eğitim sektöründe dijital tahsilat trafiğinin güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını ortaya koyuyor. 2026 yılı kartlı ödeme verilerinin 2025 ile karşılaştırıldığı analizde, eğitim sektöründeki toplam işlem hacmi yüzde 97,33, toplam işlem adedi ise yüzde 35,83 arttı. Bu yükseliş, dijital ödeme kanallarının artan kullanımına işaret ediyor. İSTANBUL (İGFA) - Eğitim sektöründe hız kazanan dijitalleşme, öğrenci ve velilerin eğitim kurumlarıyla kurduğu ilişkinin hemen her noktasını yeniden şekillendirirken, ödeme ve tahsilat süreçleri de bu dönüşümün önemli bileşenlerinden biri haline geliyor. Online kanalların daha yoğun kullanılması, ödeme tercihlerinin çeşitlenmesi ve özellikle kayıt dönemlerinde kısa zaman aralıklarında yükselen işlem trafiği; eğitim kurumlarının ödeme altyapılarında yüksek erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik, farklı ödeme senaryolarını destekleme ve operasyonel süreklilik kabiliyetlerini ön plana çıkarıyor. Payten Ödeme Orkestrasyonu platformu üzerinden eğitim sektöründe gerçekleşen işlemlere ilişkin 2025 ve 2026 yılı verilerinin karşılaştırması, bu değişimin ödeme trafiğine güçlü biçimde yansıdığını gösteriyor. 2026 yılında kartlı harcamaların toplam büyüklüğünü gösteren işlem hacmi 2025’e kıyasla yüzde 97,33 artarken, toplam işlem adedi yüzde 35,83 büyüdü. Başarılı işlem hacminde ise yüzde 93,58’lik artış kaydedildi. Verilerde öne çıkan bir diğer gösterge ise başarılı işlem adedindeki yüzde 53,13’lük artış oldu. Bu yükseliş, Payten Ödeme Orkestrasyonu’nun hata koduna göre yönlendirme kabiliyeti sayesinde, anlık sanal POS kesintileri veya belirli hata kodları nedeniyle ilk denemede tamamlanamayan işlemlerin alternatif POS’lara yönlendirilerek başarılı işleme dönüştürülmesindeki artışı ortaya koyuyor. Böylece ödeme orkestrasyonu, artan işlem trafiğinin yönetilmesinin ötesinde, mevcut trafikten daha yüksek işlem başarısı elde edilmesine katkı sağlayan bir performans katmanı olarak öne çıkıyor. KAYIT DÖNEMLERİNDE ARTAN TRAFİK, OKULLARIN ÖDEME ALTYAPISINI STRATEJİK HALE GETİRİYOR Eğitim sektöründeki dijital tahsilat büyümesini şekillendiren temel dinamiklerin başında, ödeme süreçlerinin giderek daha fazla dijital kanala taşınması geliyor. Buna yüksek tutarlı eğitim ödemeleri, farklı ödeme tercihlerinin yönetilmesi ve kayıt dönemlerinde belirli zaman aralıklarına yoğunlaşan tahsilat trafiği de eklendiğinde, ödeme altyapısının taşıdığı operasyonel önem artıyor. Özellikle kayıt ve kayıt yenileme dönemlerinde kurumlar açısından kritik konu yalnızca artan işlem hacmini karşılayabilmek değil; bu trafiği kesintisiz yönetebilmek ve teknik nedenlerle tamamlanamayan ödeme denemelerinin tahsilat kaybına dönüşmesini önlemek haline geliyor. Payten Ödeme Orkestrasyonu, çoklu banka ve ödeme kuruluşu altyapısını tek bir platformda buluştururken, akıllı yönlendirme kabiliyetleriyle tahsilat sürekliliğinin yanı sıra işlem performansını da destekliyor. Böylece eğitim kurumları, özellikle yoğun kayıt dönemlerinde artan ödeme trafiğini daha verimli ve sürdürülebilir bir yapıda yönetebiliyor. ÇOKLU ÖDEME ALTYAPISI TEK ENTEGRASYONLA YÖNETİLİYOR Artan işlem hacmiyle birlikte eğitim kurumlarının çok sayıda banka ve ödeme kuruluşuyla çalışabilmesi, bu yapıların merkezi olarak yönetilebilmesi ve ihtiyaç halinde ödeme trafiğinin farklı kanallara yönlendirilebilmesi daha kritik hale geliyor. Payten Ödeme Orkestrasyonu, eğitim kurumlarının farklı bankalara ait sanal POS’larını ve ödeme kuruluşlarını tek entegrasyon üzerinden merkezi bir yapıda bir araya getiriyor. Böylece kurumlar, farklı finans kurumları ile yürüttükleri ödeme operasyonlarını birbirinden bağımsız sistemler üzerinden takip etmek yerine, tek bir panel üzerinden yönetebiliyor. Bu yapı, kurumların mevcut ödeme ekosistemlerini sadeleştirirken; yeni banka, sanal POS ve ödeme kuruluşlarının sisteme dahil edilmesini kolaylaştırıyor ve büyüyen tahsilat operasyonlarının daha esnek ve ölçeklenebilir biçimde yönetilmesini destekliyor. ÖDEME ALTYAPISINDA YEDEKLİLİK, TAHSİLATTA SÜREKLİLİK İşlem yoğunluğunun kısa süre içerisinde hızla yükseldiği kayıt dönemlerinde ödeme altyapısındaki süreklilik, eğitim kurumlarının finansal operasyonları açısından kritik önem taşıyor. Bir ödeme kanalında yaşanan erişim problemi, tahsilat sürecinin yarıda kalmasının yanı sıra öğrenci ve veli deneyimini de doğrudan etkileyebiliyor. Payten Ödeme Orkestrasyonu platformunun sanal POS ve ödeme kuruluşu yedekleme kabiliyetleri, kurumların ödeme operasyonlarını tek bir sağlayıcıya bağımlı kalmadan sürdürebilmelerine imkân tanıyor. Alternatif ödeme kanallarının aynı orkestrasyon yapısı dahilinde saniyeler içerisinde devreye alınabilmesi, özellikle kayıt dönemlerinde artan işlem trafiğine karşı daha dayanıklı bir tahsilat mimarisi oluşturulmasını destekliyor. Böylece iş sürekliliği, yalnızca teknolojik erişilebilirlik açısından değil; tahsilat performansının korunması ve kesintisiz bir öğrenci-veli ödeme deneyiminin sürdürülebilmesi açısından da stratejik bir değer yaratıyor. EĞİTİM ÖDEMELERİNDE DAHA ESNEK TAHSİLAT SENARYOLARI Eğitim sektöründeki ödeme dinamikleri, standart kartlı ödeme senaryolarının ötesinde daha esnek tahsilat modellerine de ihtiyaç yaratıyor. Yüksek tutarlı ödemeler, uzaktan tahsilat ihtiyacı ve kullanıcıların farklı ödeme tercihleri, kurumların tek bir ödeme modeline bağlı kalmadan hareket edebilmesini önemli hale getiriyor. Payten Ödeme Orkestrasyonu ile eğitim kurumları linkle ödeme özelliği sayesinde öğrenci ve velilerden uzaktan ödeme alabilirken, parçalı/çoklu ödeme kabiliyetiyle tek bir ödemenin birden fazla kart kullanılarak tamamlanmasına imkân sağlayabiliyor. Böylece ödeme teknolojisi yalnızca kurumun tahsilat operasyonuna değil, öğrenci ve velilerin farklı finansal tercihlerine de uyum sağlayan daha esnek bir deneyim katmanına dönüşüyor. PAYTEN PİA İLE ENTEGRASYON SÜRECİNE YAPAY ZEKÂ DESTEĞİ Dijital tahsilat hacmi büyürken, eğitim kurumlarının yeni ödeme teknolojilerini ne kadar hızlı devreye alabildiği de teknoloji yatırımlarının değer yaratma süresini doğrudan etkiliyor. Payten’in İTÜ ARI Teknokent’teki Ar-Ge merkezinde geliştirilen yapay zekâ destekli teknik danışman Payten Pia, teknik ekiplerin Payten Ödeme Orkestrasyonu entegrasyonu sırasında ihtiyaç duydukları teknik bilgiye daha hızlı erişmelerini destekliyor. API dokümantasyonundan kod örneklerine, Postman isteklerinden hata çözümüne kadar entegrasyonun farklı aşamalarında ihtiyaç duyulan teknik bilgiyi doğal dil üzerinden erişilebilir hale getiren Payten Pia, ödeme entegrasyonunun daha hızlı ve teknik destek beklemeden ilerleyebilmesine katkı sağlayan yeni bir teknoloji katmanı sunuyor. “ÖDEME PERFORMANSI, EĞİTİM KURUMLARININ BÜYÜME KAPASİTESİNİN BİR PARÇASI HALİNE GELİYOR” Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, eğitim sektöründeki dönüşümü şöyle değerlendirdi: “Eğitim sektörü, dijital ödeme teknolojilerinin yarattığı iş değerinin en görünür olduğu alanlardan biri haline geliyor. 2025 ve 2026 verilerimizi birlikte değerlendirdiğimizde gördüğümüz tabloyu yalnızca işlem hacimlerindeki yükseliş üzerinden okumuyoruz. Bizim için asıl önemli olan, bu büyümenin eğitim kurumlarının finansal operasyonlarında yarattığı yeni gereksinimler. Ödeme trafiği ölçeklendikçe tahsilatı yönetmek, gelir akışının sürekliliğini güvence altına alan stratejik bir yetkinliğe dönüşüyor. Özellikle eğitim gibi belirli dönemlerde yüksek işlem yoğunluğunun oluştuğu sektörlerde teknoloji yatırımının gerçek değeri, en yoğun anda ortaya çıkıyor. Bir ödeme işleminin teknik bir nedenle sonuçlandırılamaması operasyonel bir sorun olmanın yanında; kurum açısından gelir kaybı, öğrenci ve veli açısından ise olumsuz deneyim anlamına geliyor. Bu nedenle geleceğin ödeme altyapılarının işlemleri taşımanın ötesinde; anlık koşulları okuyabilen, doğru kararları otomatik olarak verebilen ve finansal akışın sürekliliğini koruyabilen akıllı sistemlere dönüşeceğini söyleyebilirim. Önümüzdeki dönemde yapay zekânın katkısının daha üst seviyelere gelmesiyle ödeme teknolojilerinde yeni bir evreye geçeceğiz. Sistemlerin yalnızca gerçekleşen işlemleri yönettiği değil, veriden öğrenerek performansı sürekli geliştirdiği daha otonom bir ödeme dünyasına doğru ilerliyoruz. Payten olarak 27 yıllık Ar-Ge birikimimizle odağımız, bugünün tahsilat ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, kurumları ödeme teknolojilerinin bir sonraki standardına hazırlayan altyapıları bugünden inşa etmek.”

Yangından Korunma Haftası'nda İşletmeleri Koruyan Sistemlerin 8 Kritik Faydası Haber

Yangından Korunma Haftası'nda İşletmeleri Koruyan Sistemlerin 8 Kritik Faydası

Yangın anında hasarın boyutu, alevin ve dumanın yapı içinde ne kadar hızlı ve kontrollü yönetildiğiyle şekilleniyor. Çatıdaki duman tahliye kapakları dumanı dışarı atarken, duman perdeleri bu dumanı belirli hacimlerde tutuyor ve yangın perdeleri alevin bölümler arası geçişini sınırlandırıyor. Form Endüstri Tesisleri, Yangından Korunma Haftası kapsamında endüstriyel tesisleri ve işletmeleri yangın anında koruyan bu sistemlerin 8 kritik faydasını sıralıyor. Yangın kaynaklı hasarın azaltılmasında, alevlerin kontrol altına alınmasının yanı sıra duman ve yüksek sıcaklıktaki zehirli gazların tahliye edilmesi, kurumun yapı içinde yayılmasının sınırlandırılması da kritik önem taşıyor. Endüstriyel tesisler, fabrikalar, depolar, AVM’ler, spor salonları ve büyük hacimli yapılarda kullanılan duman tahliye kapakları, duman perdeleri ve yangın perdeleri birbirini tamamlayan bir koruma zinciri oluşturuyor. Tahliye kapakları duman ve zehirli gazları çatı üzerinden boşaltırken, duman perdeleri dumanı belirli hacimlerde toplayarak tahliyeyi verimli hale getiriyor; yangın perdeleri ise alevin ve yüksek sıcaklığın yapı içinde ilerlemesini sınırlandırıyor. Form Endüstri Tesisleri, Yangından Korunma Haftası kapsamında doğru projelendirilmiş bu sistemlerin işletmelere sağladığı 8 temel faydaya dikkat çekiyor. Üç Sistem Birlikte Projelendirildiğinde Koruma Seviyesi Yükseliyor Yangın güvenliği çözümlerinde kullanılan her bir güvenlik elemanı, yangın hasarını azaltmada büyük rol oynuyor. Yüksek sıcaklığa dayanıklı teknik kumaştan üretilen duman perdeleri, yangın algılama sisteminden gelen sinyalle tavandan aşağı inerek dumanı belirli hacimlerde toplayan bir rezervuar oluşturuyor. EN 12101-1 standardına uygun biçimde üretilen bu perdeler, çatıdaki tahliye kapaklarının dumanı daha yoğun ve kontrollü biçimde dışarı atmasını sağlıyor. Yangın perdeleri ise çok katmanlı kumaş yapısıyla alev geçişini, ısı radyasyonunu ve ısı transferini sınırlandırarak yapı içinde bölümlendirme oluşturuyor. Üç sistemin aynı yangın senaryosu üzerinden birlikte tasarlanması, işletmeler için daha yüksek bir güvenlik seviyesi ortaya çıkarıyor. Yangın Anında Koruma Sağlayan Sistemlerin 8 Temel Faydası Duman tahliye kapakları, duman perdeleri ve yangın perdeleri, güvenli tahliyeyi desteklerken yangın sonrası oluşabilecek ikincil hasarların azaltılmasında da rol üstleniyor. Yapı tipi, hacim büyüklüğü, yangın senaryosu ve otomasyon entegrasyonuna göre projelendirilen sistemler, bina güvenliği ve iş sürekliliği açısından çok yönlü fayda sunuyor. 1. Yapı İçindeki Sıcaklık Yükünü Hafifletiyor: Yangın büyüdükçe yüksek sıcaklıktaki duman ve gazlar yükselerek çatı altında bir duman ve ısı katmanı meydana getirir. Bu katman, çelik konstrüksiyon üzerinde ciddi bir baskı yaratır. Çatıya konumlandırılan tahliye kapakları açıldığında bu katman dışarı yönlenir ve iç hacimdeki sıcaklık artışı yavaşlar. Taşıyıcı elemanların ve üretim makinelerinin yüksek sıcaklıkla temas süresi kısaldığında, yapının onarılabilir kalma ihtimali yükselir. 2. Alevin Bölümler Arası Geçişini Engelliyor: Yangın perdesi, algılama sisteminden gelen sinyalle tavandan inerek yangına dayanıklı bir bariyer meydana getirir. Çok katmanlı teknik kumaş yapısı alev geçişini, ısı radyasyonunu ve ısı transferini sınırlar Böylece yangının başladığı bölüm tesisin geri kalanından ayrılır ve komşu üretim hatlarına ulaşması geciktirilir. 3. Dumanı Belirli Hacimlerde Toplayarak Tahliyeyi Hızlandırıyor: Duman perdeleri, tavandan inerek dumanı sınırlı bir alanda tutan rezervuar oluşturur. Toplanan duman, çatıdaki kapaklara daha yoğun biçimde ulaştığı için tahliye hızı ve etkinliği yükselir. İki sistemin aynı senaryo üzerinden tasarlanması, tekil kullanıma kıyasla daha yüksek bir koruma seviyesi ortaya çıkarır. 4. Dumanı Kaynağına Yakın Bölgede Tutuyor: Duman, basınç farkı ve hava hareketiyle birlikte kısa sürede yan bölümlere, asma tavan boşluklarına ve raf aralarına ulaşabilir. Yangının hiç dokunmadığı bir depo bölümünde bile kurum tabakası ve kalıcı koku bu yolla oluşur. Perdeler ve tahliye kapakları birlikte çalışarak bu geçişin önüne geçmeye yardımcı olur. 5. Kaçış Güzergahlarında Görüşü Açık Tutuyor: Duman yoğunlaştığında acil çıkış tabelaları ve zemin işaretleri kısa sürede görünmez hale gelir. Sistemler tavan altı duman tabakasını yukarıda tutarak insan boyu seviyesinde temiz hava tabakasının korunmasına destek olur. Bu tabaka, hem çalışanların çıkışa ulaşmasını hem de ekiplerin içeri ilerlemesini kolaylaştırır. 6. Solunan Havadaki Zararlı Gaz Oranını Düşürüyor: Yanma sırasında ortaya çıkan karbonmonoksit ve diğer zehirli gazlar, kapalı hacimlerde birkaç dakika içinde kritik seviyeye ulaşabilir. Duman tahliyesi bu gazların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlarken perdeler kaçış yollarına ulaşmasını sınırlandırır. Yoğun kullanımlı ve büyük hacimli tesislerde tahliyenin güvenli tamamlanması bu etkiye bağlıdır. 7. Müdahale Ekiplerine Zaman Kazandırıyor: İtfaiye ekiplerinin ilk hedefi yangının kaynağını bulmak ve söndürmeye oradan başlamaktır. Duman yoğunluğu azaldığında ve yangın belirli bir bölümde sınırlandığında ekipler kaynağa daha kısa sürede ulaşır. Kazanılan bu süre, yangının kontrol altına alınmasında belirleyici olur. 8. İkincil Hasarı ve Üretim Duruşunu Sınırlandırıyor: Yangın sonrası maliyetin önemli bir bölümü alevden ziyade dumanın bıraktığı kurum tabakası ve korozif kalıntılardan doğar. Elektrik panoları, kontrol kartları, üretim hatları ve depodaki ürünler bu kalıntıdan kalıcı biçimde etkilenebilir. Hasarın sınırlı bir bölgede kalması, temizlik ve onarım kapsamını daraltarak işletmenin üretime dönüş süresini kısaltır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor Haber

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor

1947’de bilgisayardaki ilk “hatanın” keşfedilmesiyle her yıl 9 Eylül’de kutlanmaya başlanan “World Testers Day”, teknoloji dünyasının hata kavramıyla tanışmasının da bir simgesi. Grace Hopper öncülüğündeki bilgisayar mühendisleri ekibinin bir bilgisayarda keşfettikleri bu ilk hata, bugün “World Testers Day” aracılığıyla teknoloji alanında oldukça önemli bir alan olan yazılım testi sektörü için de büyük bir anlam taşıyor. TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor. Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hâle geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor.” diyor. “World Testers Day”in geçmişi, 9 Eylül 1947'de Harvard Üniversitesi bilgisayar bilimcilerinden Grace Hopper ve ekibinin üzerinde çalıştıkları projede buldukları ilk “hataya” dayanıyor. Bu önemli günün ardındaki hikâye ise oldukça ilginç. Hopper ve ekibi Howard Aiken tarafından tasarlanan Mark II Hesap Makinesi üzerinde çalışıyordu. Ekip, Mark II Hesap Makinesi'nin sürekli hatalar verdiğini keşfetti ve cihazı açıp donanımını incelediklerinde hatayı buldu. Bu bug; bir böceğin elektromekanik rölenin arasına sıkışmasıydı. Hopper ve ekibi daha sonra bu olaya çalışma günlüklerinde yer verdi, "böceği" bir "bug" kanıtı olarak günlüğe kaydeden ekip, hatayı giderme işlemine de "hata ayıklama" adını verdi. “TesterYou teknolojiye, insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyor” Dünyanın yazılım testi konusunda farklı bir yöne evrilmeyi sürdürdüğünü belirten TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Bugüne dek yazılım testi projenin sonunda yapılan bir kontrol işi olarak görülüyordu. Artık test ve kalite mühendisliği işin merkezinde yer alıyor. Bu gelişme bizleri en çok heyecanlandıran konuların başında yer alıyor. Teknolojinin evrildiği bu süreç kuşkusuz yaptığımız işin önemini bir kez daha ortaya koymuş durumda. Gelecekte yapay zeka ve makine öğrenimiyle birlikte hataları daha kod yazılırken tahmin eden, test senaryolarını otomatik üreten, hatta bazı durumlarda kendini iyileştirebilen sistemleri daha fazla göreceğiz. Bu teknik gelişmeler, insan merkezli stratejilere entegre edilmeli. Bizler teknolojiye; insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyoruz. Bu felsefemizle heyecanımızı bir an olsun kaybetmeden dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması için çalışmayı sürdüreceğiz.” diyor. Pazar yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde gördüklerini belirten Sarıalioğlu, “Bugün, dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor, yıllık büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Dünya genelinde yazılım test aktivitelerinin yüzde 60’tan fazlası ise outsource ediliyor. Türkiye’de de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor.” açıklamasını yaptı. Önümüzdeki dönemde özellikle yapay zekâ ve veri odaklı yaklaşımlar üzerinde daha fazla durmayı planladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “TesterYou olarak sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyor ve hizmetlerimizi buna göre sürekli güncelliyoruz. Yapay zekâ konusundaki gelişmeleri de eğitim ve danışmanlık programlarımıza entegre ederek, kurumların güncel teknolojilere uyum sağlamalarına destek olmayı hedefliyoruz. Amacımız, yeni teknolojiler karşısında hem bireyleri hem de kurumları daha donanımlı hale getirmek ve bu dönüşüm yolculuklarında onlara rehberlik etmek.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.