Hava Durumu

#Insan Sağlığı

giresunsonhaber - Insan Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇİFTÇİ: “DOĞAMIZI, SUYUMUZU VE TOPRAĞIMIZI YOK EDEN MADENCİLİĞE KARŞIYIZ” Haber

ÇİFTÇİ: “DOĞAMIZI, SUYUMUZU VE TOPRAĞIMIZI YOK EDEN MADENCİLİĞE KARŞIYIZ”

ÇİFTÇİ: “DOĞAMIZI, SUYUMUZU VE TOPRAĞIMIZI YOK EDEN MADENCİLİĞE KARŞIYIZ” CHP Giresun İl Genel Meclis Üyesi Eyüp Çiftçi, İl Genel Meclisi’nin Mayıs ayı ilk toplantısında maden faaliyetlerini gündeme taşıdı. Çiftçi, Alagöz Madencilik üzerinden yaşanan çevre tahribatına dikkat çekerek, “Biz netiz: Madene karşıyız” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Genel Meclis Üyesi Eyüp Çiftçi, İl Genel Meclisi’nin Mayıs ayı ilk toplantısında Giresun’daki maden faaliyetlerine sert tepki gösterdi. Çiftçi, maden çalışmalarının doğaya, su kaynaklarına, tarım alanlarına ve insan sağlığına zarar verdiğini belirterek, bu sürecin yalnızca çevre sorunu olarak görülemeyeceğini söyledi. Çiftçi, Alagöz Madencilik’in bölgede oluşturduğu tahribatı gündeme getirerek ormanlık alanların zarar gördüğünü, fındık bahçelerinin verimsizleştiğini ve toprağın kimyasal etkilerle tehdit altında kaldığını ifade etti. Atık suların derelere bırakılmasının ciddi bir ekolojik risk oluşturduğunu belirten Çiftçi, yaşananların gelecek nesilleri de doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. “BU DOĞRUDAN YAŞAM HAKKI MESELESİDİR” Eyüp Çiftçi, maden faaliyetlerinin yalnızca bugünün çevre dengesini değil, bölgenin geleceğini de tehdit ettiğini söyledi. İçme suyu kaynaklarının kirlenmesi, tarım alanlarının zarar görmesi ve doğal yapının bozulması karşısında sessiz kalınamayacağını belirtti. Çiftçi, “Bu sadece bir çevre meselesi değil, bu doğrudan insan sağlığı ve yaşam hakkı meselesidir” sözleriyle tepkisini dile getirdi. BÖLGE HALKININ MÜCADELESİNE DESTEK Çiftçi, yaşam alanlarını korumak için nöbet tutan vatandaşların mücadelesine destek verdi. Bölge halkının suya, toprağa ve doğaya sahip çıkmak için kararlı bir duruş sergilediğini belirten Çiftçi, bu tepkinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Çiftçi, vatandaşların mücadelesini haklı bir yaşam savunusu olarak nitelendirdi. SU PROJESİNDE TAKİP SONUÇ VERDİ Eyüp Çiftçi, konuşmasında Giresun merkez, Keşap, Dereli ve Piraziz’i yakından ilgilendiren büyük su projesine de değindi. Projenin uzun süredir takipçisi olduklarını belirten Çiftçi, ısrarlı gündem ve kararlı takip sonucunda önemli bir aşamaya gelindiğini ifade etti. Çiftçi, “Sürekli dile getirdik, takipçisi olduk ve sonunda muvaffak olduk” dedi. “KURU KURUYA MUHALEFET YAPMIYORUZ” Çiftçi, muhalefet anlayışlarının yalnızca eleştiriye dayanmadığını, halkın sorunlarına çözüm üretilmesini hedeflediklerini söyledi. Çiftçi, “Kuru kuruya muhalefet yapmıyoruz. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. İktidarı çalıştırmak, halkın sorunlarına çözüm buldurmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Doğru yapılan işlere destek vereceklerini belirten Çiftçi, “Biz halk için varız. Söylediklerimiz dikkate alınır, gereği yapılırsa teşekkür etmesini de biliriz” dedi. “BİZ NETİZ: MADENE KARŞIYIZ” Eyüp Çiftçi, konuşmasının sonunda maden faaliyetlerine karşı tutumunu açık sözlerle ortaya koydu. Çiftçi, “Bu şekilde yapılan madencilik faaliyetleri yaşam alanlarımızı mahvediyor. Doğamızı, suyumuzu, toprağımızı yok eden hiçbir girişime rıza göstermeyiz. Biz netiz: Madene karşıyız” dedi.

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Haber

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK”

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” İstanbul’da düzenlenen panel, Doğu Karadeniz’de vahşi madenciliğin su kaynakları, tarım alanları, ormanlar, halk sağlığı ve yaşam alanları üzerinde oluşturduğu riskleri gündeme taşıdı. Panelde, doğa katliamına bugün “dur” denilmezse gelecekte geri dönüşün olmayacağı vurgulandı. DOĞU KARADENİZ’DEKİ MADEN RİSKİ İSTANBUL’DA TARTIŞILDI Görele ve Çanakçı Çevre Koruma Platformu ile Giresun’dan bazı çevreci sivil toplum kuruluşları, İstanbul’da “Halkımız Doğu Karadeniz’de Vahşi Madenciliğe Neden Karşı Çıkıyor?” temalı panel düzenledi. İstanbul Esenler Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Dr. Adil Emecan yaptı. Panele İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Öztürk, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Birsen Oksal ve Prof. Dr. Hakan Bektaş, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fehmi Çalık ile Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Dalman konuşmacı olarak katıldı. “DOĞA KATLİAMINA ‘DUR’ DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK” Panelde vahşi madenciliğin Doğu Karadeniz’in doğal yapısı, su havzaları, tarım üretimi ve yerleşim alanları üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında ele alındı. Konuşmacılar, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik başlıklarla açıklanamayacağını, bölgenin yaşam hakkını ve gelecek güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Panelde şu vurgu yapıldı: " DOĞA KATLİAMINA 'DUR' DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK" Konuşmacılar, bölgedeki maden faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu coğrafyada yapılan madencilik 'kalkınma' değil, kontrollü bir yıkımdır.'Maden şirketleri istihdam sağlıyor, ekonomiye katkı yapıyor' gibi söylemler acı gerçekleri örtmeye yetmiyor." DERELER, İÇME SULARI VE TARIM ALANLARI İÇİN TEHLİKE UYARISI Panelde, açılan maden sahalarının dereleri, içme suyu kaynaklarını, tarım arazilerini ve ormanlık alanları tehdit ettiği ifade edildi. Siyanür ve ağır metallerin toprağa karışması halinde etkilerin yıllarca değil, nesiller boyunca sürebileceği vurgulandı. Konuşmacılar şu açıklamayı yaptı: "Açılan maden sahalarıyla birlikte dereler zehir akıyor, bulanıyor, içme suları risk altına giriyor. Siyanür ve zehirli ağır metaller toprağa karışıyor, bunun etkisi yıllarca değil, nesiller boyu sürecek.Sadece bu da değil, heyelan riski katlanarak artıyor ve Karadeniz’in zaten hassas olan yapısı daha da kırılgan hale geliyor. Bölgemizde fındık, çay, arıcılık ve hayvancılık bitme noktasına geliyor. Ormanlar kesiliyor, topraklara, derelere maden zehiri akıtılıyor, dolayısıyla önü alınamaz büyük bir tahribat meydana geliyor. 'Bir siyanür havuzu hiç sızdırmaz bile olsa 500 yıl muhafaza edilmesi gerekiyor ki doğaya zararı enaza indirgensin' dersek durumun vahameti daha net anlaşılır.Tüm bu yaşananlar İnsanlarda kanser ve kronik hastalık riskini ciddi şekilde yükseltiyor. Şimdi açıkça şunu sormak gerekiyor, maden şirketlerinin birkaç yıllık geliri ve devlete verilen yüzde 3-4 oranında katkı için yüzyılların doğasını, suyunu, toprağını feda etmek akıl işi midir? Şu da bir gerçek; bu mesele artık sadece çevrecilerin hassasiyeti değildir, bu mesele çocuklarımızın geleceği, içeceği su, yiyeceği gıda, yaşayacağı toprak meselesidir. Bir de şu var, bu projeler yapılırken çoğu zaman bölge halkının fikri bile sorulmuyor. Kararlar masada alınıyor, bedel köyde, derede, bahçede, tarlada ödeniyor. Biz şunu söylüyoruz; bu topraklar sahipsiz değildir. Bu dereler, bu ormanlar, bu yaşam alanları birkaç şirketin insafına bırakılacak kadar değersiz değildir. Bu panelde ortaya koyduğumuz bilimsel gerçekler gayet nettir; yaşanan doğa katliamına eğer bugün 'dur' denilmezse gelecekte kesinlikle geri dönüş olmayacaktır.Yakın zamanda panelde yapılan tüm konuşmaları video serisi halinde paylaşacağız. Herkes izlesin ve ürkütücü gerçeği görsün. Çünkü bu mücadele sadece Giresun'un değil; Doğu Karadeniz halkının, hatta bu ülkede nefes alan herkesin meselesidir." “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Panelde insan sağlığına yönelik riskler de öne çıktı. Konuşmacılar, suya, toprağa ve tarımsal üretime karışabilecek kirleticilerin bölgede yaşayan yurttaşlar açısından ciddi sağlık tehdidi oluşturduğunu belirtti. Panelde şu uyarı yapıldı: " İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK" GİRESUN’UN YÜZDE 85’İ İÇİN MADEN SAHASI UYARISI Konuşmacılar, Giresun’daki maden rezervlerinin orta ve düşük düzeyde olduğunu, bu nedenle yeraltı katmanında dağınık halde bulunduğunu ifade etti. Bu yapının, maden çalışmalarını geniş alanlara yayma riski taşıdığı belirtildi. Panel şu vurguyla tamamlandı: " Giresun'da çıkarılacak madenler orta ve düşük düzeyde, bu nedenle yeraltı katmanında çok dağınık durumda. İlimizin yüzde 85'nin maden sahası ilan edilmesinin sebebi budur.Bu da, çalışmaların çok geniş bir alanda, yani tarım arazilerinde ve su havzalarında da yapılacağını gösteriyor." PANELİ SİYASETÇİLER, AKADEMİSYENLER VE STK TEMSİLCİLERİ TAKİP ETTİ Paneli Beyoğlu Belediye Başkanı Sefer Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, bazı siyasetçiler, kurum, kuruluş ve STK yöneticileri, akademisyenler, iş insanları ile çeşitli meslek gruplarından çok sayıda katılımcı takip etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.