Hava Durumu

#Insan Hakları

giresunsonhaber - Insan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM Haber

GİRESUN’DA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM

GİRESUN’DA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM: 5 YILLIK PLANDA 73 FAALİYET Giresun Valisi Mustafa Koç, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kadınların değil; ailelerin, kamu kurumlarının ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. 2026-2030 dönemini kapsayan üçüncü “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Giresun İl Eylem Planı”; önlemeden hukuki korumaya, risk analizinden kadınların ekonomik güçlenmesine, çocukların desteklenmesinden şiddet uygulayanlara yönelik davranışsal dönüşüme kadar 5 ana eksen, 15 strateji ve 73 somut faaliyet ortaya koyuyor. Giresun Valiliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Giresun İl Eylem Planı (2026-2030) kamuoyuyla paylaşıldı. Plan, Giresun’un önümüzdeki beş yıl boyunca kadına yönelik şiddetle mücadelede izleyeceği kurumsal yol haritasını ayrıntılı biçimde belirliyor. VALİ KOÇ: ŞİDDETİN ETKİSİ BÜTÜN TOPLUMA YAYILIYOR Eylem Planı’nın sunuşunu kaleme alan Giresun Valisi Mustafa Koç, kadına yönelik şiddeti insan onurunu hiçe sayan, temel hak ve özgürlükleri ihlal eden bir insan hakları sorunu olarak tanımladı. Koç, meselenin yalnızca kadınlarla sınırlı görülemeyeceğini belirterek, şiddetin bireyi hedef alsa bile etkisinin ailelere ve toplumun tamamına yayıldığına dikkat çekti. Kadınların güven içerisinde yaşayabilmeleri, fırsat eşitliğine erişmeleri ve sosyal, hukuki ve ekonomik bakımdan güçlenmelerinin toplumsal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Vali Koç, kalıcı başarının devlet kurumları, yerel yönetimler, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve ilgili bütün paydaşların koordinasyon içerisinde çalışmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Planın temel hedefinin toplumun tüm kesimlerinde duyarlılığı artırmak, şiddete maruz kalan kadınların haklarını koruyan mekanizmaları daha etkin hale getirmek ve kadınların sosyal, ekonomik ve hukuki alanda güçlenmelerini sağlamak olduğu ifade edildi. GİRESUN’UN ÜÇÜNCÜ İL EYLEM PLANI Giresun’da ilk Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planı 2017-2020 döneminde uygulandı. İkinci plan 2022-2025 dönemini kapsadı. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı’nın 2026-2030 dönemine ilişkin çerçevesinin oluşturulmasının ardından 81 ilde yeni dönem planları hazırlandı. Bu kapsamda Giresun’un üçüncü İl Eylem Planı 2026-2030 yılları için oluşturuldu. HAZIRLIK SÜRECİ 16 ŞUBAT’TA BAŞLADI Giresun planının hazırlıkları 16 Şubat 2026 tarihinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü toplantı salonunda yapılan çalıştayla başladı. Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu’nun da katıldığı çalıştayda kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, üniversite, özel sektör ve yerel yönetimler bir araya geldi. Taslak çalışma üzerinde kurumların ve katılımcıların yanı sıra Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün resmi görüşleri alındı. Ardından plan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon İzleme ve Değerlendirme Komisyonuna sunularak karara bağlandı ve 1 Nisan 2026 tarihli Valilik Genelgesiyle yürürlüğe girdi. ANA HEDEF: “ŞİDDETE SIFIR TOLERANS” Planın temel amacı açık biçimde “Şiddete Sıfır Tolerans İlkesi ile Kadına Yönelik Her Türlü Şiddeti Önlemek” olarak belirlendi. Yeni sistem yalnızca olay gerçekleştikten sonra devreye giren bir müdahale mekanizması öngörmüyor. Şiddeti doğuran şartların ortadan kaldırılması, erken risk tespiti, mağdurun korunması, hukuki yardım, psikolojik iyileşme, ekonomik bağımsızlığın desteklenmesi, çocukların korunması ve şiddet uygulayan kişinin davranışının dönüştürülmesi tek bir mücadele zinciri içinde ele alınıyor. 5 DİKEY EKSEN, 5 YATAY EKSEN, 15 STRATEJİ VE 73 FAALİYET Plan “Eksen Bazlı Kesişimsel Model” üzerine kuruldu. Beş dikey eksen ve bunları kesen beş yatay eksen altında 15 strateji ve toplam 73 faaliyet belirlendi. Faaliyetlerin tamamı ölçülebilir performans göstergelerine bağlandı. Beş ana mücadele alanı; Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme ile Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım olarak belirlendi. 1. EKSEN: ŞİDDETSİZ YAŞAM VE SAYGI KÜLTÜRÜ Bu eksen şiddet meydana gelmeden önce toplumsal şartların dönüştürülmesine odaklanıyor. Hedef; şiddetin çözüm yöntemi olarak görülmediği, insanların onurlu yaşam hakkına saygı duyulduğu ve güvenli fiziksel, sosyal ve dijital alanların oluşturulduğu bir toplumsal yapı kurmak. KANITA DAYALI VE ÇOK SEKTÖRLÜ POLİTİKALAR İlk strateji kapsamında il düzeyinde kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum ve Giresun Üniversitesinin yer alacağı çok sektörlü tematik toplantılar yapılacak. Aynı zamanda Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde bu alanda çalışan personelin yenilikçi ve etkili uygulamalar geliştirmesinin desteklenmesi öngörülüyor. TOPLUMUN HER KESİMİNE ŞİDDETSİZ YAŞAM EĞİTİMİ “Kadına Yönelik Şiddetsiz Yaşam Modüler Seminer Programı” aracılığıyla kamu çalışanlarından üniversite öğrencilerine, sosyal yardım alanlardan muhtarlara, OSB çalışanlarından toplu taşıma şoförlerine, mevsimlik tarım işçilerinden esnafa, öğrenci velilerinden er ve erbaşlara kadar geniş kesimlere ulaşılması planlandı. Program kapsamında her yıl en az 1.000 kişiye ulaşılması hedefleniyor. ERKEK KATILIMI VE OLUMLU BABALIK Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kadınlara yönelik eğitimlerle sınırlı tutulmaması için erkeklerin mücadeleye katılımını ve “olumlu babalık” yaklaşımını destekleyen tematik etkinlikler düzenlenecek. Şiddet içermeyen davranış modellerini güçlendirecek, empati geliştirmeyi amaçlayan sanat etkinlikleri de program içerisinde yer alacak. STATLARDA, TİYATROLARDA VE KÜLTÜR MERKEZLERİNDE FARKINDALIK Sinema, tiyatro, konser salonu, kütüphane, müze, spor sahası ve statlarda kadına yönelik şiddetle mücadele mesajlarının görünür hale getirilmesi planlandı. 25 Kasım döneminde tematik sinema ve tiyatro gösterimleri yapılması, kamu spotlarının gösterilmesi, başvuru mekanizmalarının anons edilmesi ve spor müsabakalarının farkındalık amacıyla turuncu topla başlatılması plan içerisinde yer aldı. MEDYA, SPOR VE SANAT DÜNYASI DA SÜRECE KATILACAK Kültür-sanat, spor ve medya alanındaki isimlere seminerler, atölyeler, paneller ve dijital içerikler yoluyla bilgilendirme yapılacak. Bu kişilerin toplumsal rol modeli olarak şiddetsiz yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunması hedefleniyor. DİNİ YAYINLARDA ŞİDDETSİZ YAŞAM MESAJI Diyanet İşleri Başkanlığının ilgili birimleri ile basılı, görsel, işitsel ve dijital medya kanallarından şiddetsiz yaşam ve saygı kültürünü güçlendiren mesajların yaygınlaştırılması da planın faaliyetleri arasında bulunuyor. YEREL MEDYA VE MAĞAZALARDA SOSYAL FARKINDALIK Yerel medya yayınları, ticari ürünler ve fiziksel mağazalar aracılığıyla şiddetsiz yaşam kültürünü destekleyen sosyal farkındalık çalışmalarının yapılması öngörülüyor. Kamu kurumlarının iç ve dış mekânları ile kamusal alanlarda da basılı ve dijital bilgilendirme materyalleri kullanılacak. KADINLAR İÇİN GÜVENLİ KENTLER Yerel yönetimlere yönelik “Kadınlar İçin Güvenli Kentler Rehberi” tanıtılacak. Kent yaşamında kadınların kendilerini güvensiz hissettikleri alanların tespit edilmesine yardımcı olacak kadın güvenliğine duyarlı şehir geri bildirim sisteminin kurulması planlanıyor. TOPLU TAŞIMADA DURAK DIŞINDA GÜVENLİ İNİŞ Planın dikkat çeken maddelerinden biri de belli saatlerde toplu taşıma araçlarında kadınlara yönelik durak arası veya durak dışı güvenli iniş uygulamasının yaygınlaştırılması oldu. DİJİTAL MEDYAYA ETİK İLKELER “Dijital Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler Rehberi” doğrultusunda dijital içerik üreticileri ve kullanıcılarına yönelik farkındalık çalışmaları gerçekleştirilecek. Amaç dijital ortamda etik içerik üretimini ve tüketimini güçlendirmek. İŞ YERİNDE PSİKOLOJİK TACİZE KARŞI ÇALIŞMA İş yerinde kadınlara yönelik psikolojik tacizle mücadele konusunda farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları da yürütülecek. 2. EKSEN: ETKİN HUKUKİ KORUMA VE ADALETE ERİŞİM İkinci ana eksen, 6284 sayılı Kanunun uygulanmasından ŞÖNİM’de avukat istihdamına, adli yardımdan vatandaşların haklarını öğrenmesine kadar geniş bir hukuki koruma sistemi öngörüyor. AFETLERDE KORUYUCU TEDBİRLER AKSAMAYACAK Afet ve acil durumlarda şiddet mağdurlarına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin kesintiye uğramaması için özel uygulama düzenlemeleri öngörülüyor. 6284 SAYILI KANUNUN UYGULAMASI YAKINDAN TAKİP EDİLECEK 6284 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin ortak düzenlemeler doğrultusunda Valilik düzeyinde çalışmalar yürütülecek. Tedbir kararı bulunan kişilerin aynı zamanda boşanma davasının bulunduğu durumlarda taraflara yönelik süreçlerin koordineli şekilde yürütülmesi de plan kapsamında ele alınıyor. AİLE MAHKEMELERİYLE KOORDİNASYON Aile Mahkemesi hâkimleriyle gizlilik kararları, sosyal inceleme raporları ve elektronik kelepçe uygulaması gibi başlıklarda tematik iş birliği ve koordinasyon toplantıları yapılacak. Uygulamada karşılaşılan sorunların ve iyi örneklerin bu toplantılarda değerlendirilmesi öngörülüyor. ŞÖNİM’E TAM ZAMANLI AVUKAT ŞÖNİM’in “tek kapı hizmet sistemi” güçlendirilecek ve hukuki danışmanlık hizmetlerinin etkin biçimde sunulması amacıyla tam zamanlı avukat istihdamı sağlanacak. HAKLAR VE BAŞVURU MEKANİZMALARI REHBERİ Şiddete maruz kalanların hangi haklara sahip olduğu ve hangi kurumlara başvurabileceğini anlatan “Şiddete Maruz Kalınması Durumunda Haklar ve Başvuru Mekanizmaları Rehberi” hazırlanacak ve ilgili broşürler dağıtılacak. Plan içerisinde dağıtılacak broşürler için 15 binlik performans hedefleri yer alıyor. DİJİTAL ORTAMDA HAKLARIN KORUNMASI “Dijital Ortamda Hakların Korunması Kılavuzu” çerçevesinde eğitimler verilerek siber ortamda hak ihlalleri konusunda bilinç oluşturulacak. ADLİ YARDIMDA BELGE STANDARDI Şiddet mağdurlarının adli yardım başvurularında talep edilen belgeler için standart uygulamalar getirilecek. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri birimleriyle düzenli iş birliği toplantıları gerçekleştirilecek. AVUKATLARA ÖZEL EĞİTİM Adli yardım veya CMK uygulamalarında görev alan avukatlar başta olmak üzere hukukçulara kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda eğitimler verilecek. HER YIL 10 BİN KİŞİYE 6284 ANLATILACAK Halkın farklı kesimlerine 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerin anlatılması amacıyla yılda 200 eğitimle 10 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor. ŞÖNİM’den hizmet alan kadınların adli yardım ve adli destek hizmetleri konusunda ayrıca bilgilendirilerek ilgili hizmetlere yönlendirilmesi sağlanacak. 3. EKSEN: RİSK ODAKLI VE UZMANLAŞMIŞ MÜDAHALE Bu eksende olay meydana geldikten sonra müdahaleden çok, riskin mümkün olduğunca erken belirlenmesi ve farklı kurumların aynı vakayı koordineli izlemesi hedefleniyor. GİRESUN’UN ŞİDDET RİSK HARİTALARI KULLANILACAK Kadına yönelik şiddet risk haritaları doğrultusunda önleyici ve toplum temelli farkındalık çalışmaları yürütülecek. SOSYAL HİZMET, SAĞLIK, KOLLUK VE ADALET AYNI MASADA Sosyal hizmet, sağlık, kolluk ve adli birim temsilcilerinin riskli vakalar konusunda koordinasyon içerisinde çalışmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecek. Başvuru mekanizmalarının bilinirliğinin ve etkinliğinin artırılması da bu bölümde yer alıyor. ŞÖNİM’İN BİLİNİRLİĞİ ARTIRILACAK Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin görevleri ve sundukları hizmetlerin kamuoyu tarafından daha fazla bilinmesi için özel iletişim faaliyetleri yürütülecek. GİRESUN ÜNİVERSİTESİ DE SİSTEME DAHİL Üniversitenin ilgili birimleri bünyesinde kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar planlandı. PERSONEL İÇİN GENİŞ KAPSAMLI EĞİTİM SEFERBERLİĞİ Aile ve Sosyal Hizmetler personeli ile ŞÖNİM, kadın konukevi ve Sosyal Hizmet Merkezi Şiddetle Mücadele İrtibat Noktalarında çalışan personelin uzmanlık kapasitesi artırılacak. Kolluk personeline risk değerlendirmesi, mağdura yaklaşım ve yönlendirme başta olmak üzere özel eğitimler verilecek. SAĞLIK PERSONELİ DE EĞİTİLECEK İl ve ilçe sağlık müdürlükleri, aile hekimlikleri, hastaneler, toplum sağlığı ve sağlıklı hayat merkezleri, AMATEM, psikiyatri servisleri, hasta hakları ve sosyal hizmet birimlerinde çalışan personelin şiddete maruz kalan kadın ve çocuklarına yaklaşım, risk değerlendirmesi ve yönlendirme konularında eğitilmesi öngörülüyor. HER YIL BİN EĞİTİM PERSONELİ Okul yöneticileri, rehber öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarına yönelik programlarda her yıl 1.000 personele eğitim verilmesi hedefleniyor. 6284 sayılı Kanun kapsamında hakkında gizlilik kararı bulunan çocukların eğitim süreçlerine ilişkin okul yöneticileri ve rehber öğretmenlere ayrıca bilgi verilecek. DİN GÖREVLİLERİ, YEŞİLAY, KIZILAY VE KYK PERSONELİ Din görevlilerinin kadına yönelik şiddet vakalarını tanıması ve doğru yönlendirme yapabilmesi amacıyla eğitimler düzenlenecek. Yeşilay ve Kızılay çalışanlarına, KYK yurt personeline ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü personeline de özel eğitim programları uygulanacak. AFAD personeli için her yıl 40 kişilik eğitim hedefleri plan içerisinde yer aldı. 4. EKSEN: PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ VE SOSYOEKONOMİK GÜÇLENME Dördüncü eksen şiddete maruz kalan kadının yalnızca olay sırasında korunmasını değil, sonrasında yeniden bağımsız bir yaşam kurabilmesini hedefliyor. PSİKOSOSYAL DESTEK MODELİ UYGULANACAK Şiddete maruz kalan kadınlara yönelik yapılandırılmış psikososyal destek modellerinin uygulanması ve psikolojik desteğe erişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. PSİKOLOJİK İLK YARDIM STANDART HALE GELECEK Şiddet sonrası erken dönemde verilen psikolojik ilk yardım hizmetlerinin ŞÖNİM, sosyal hizmet, kolluk ve sağlık birimlerinde standartlaştırılması planlandı. İl düzeyindeki koordinasyon Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek. SANAT VE DRAMAYLA TRAVMA SONRASI DESTEK Şiddete maruz kalan kadınlar için sanat ve drama temelli travma sonrası psikolojik güçlenme atölyeleri düzenlenecek. Kadınların iyileşme süreçlerinin takip edilmesi için ayrıca “Psikolojik İyi Oluş İzleme Modülü” uygulanacak. ŞÖNİM’DE İŞ VE MESLEK DANIŞMANI ŞÖNİM bünyesinde iş ve meslek danışmanı görevlendirilmesi planlandı. Kadınlara iş arama becerileri, kariyer danışmanlığı, mesleki kurslar ve güvenli işe yerleştirme konularında destek verilecek. Kreş, ulaşım, esnek ve uzaktan çalışma gibi seçenekler konusunda bilgilendirme yapılacak, işe yerleşen kadınların sonraki süreci de izlenecek. ÖZEL SOSYOEKONOMİK GÜÇLENME PROGRAMI Şiddete maruz kalan kadınların ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş sosyoekonomik güçlenme programları uygulanacak. İŞKUR, OSB VE ÖZEL SEKTÖR DEVREDE Kadınların güvenli istihdama geçişi amacıyla İŞKUR, organize sanayi bölgeleri ve özel sektörle iş birliği yapılacak. Ekonomik güçlenme konusunda eğitim verilecek, kadınların meslek edindirme kurslarından daha etkin yararlanması sağlanacak. YARIM KALAN EĞİTİMLERİN TAMAMLANMASINA DESTEK Şiddete maruz kalan kadınların yarıda bıraktıkları eğitim süreçlerine geri dönmeleri ve öğrenimlerini tamamlamaları desteklenecek. DİJİTAL GÜVENLİK VE MEDYA ATÖLYELERİ Kadınlara siber şiddetle mücadele, kişisel verilerin korunması, sosyal medya güvenliği, dijital iz yönetimi, güvenli internet kullanımı ve başvuru mekanizmaları konusunda atölyeler düzenlenecek. ROL MODEL BULUŞMALARI Ekonomik ve sosyal güçlenme yolunda başarı hikâyelerinin paylaşılacağı rol model buluşmaları gerçekleştirilecek. ŞİDDETTEN ETKİLENEN ÇOCUKLAR İÇİN AYRI DESTEK SİSTEMİ Planın en kapsamlı bölümlerinden biri de şiddete maruz kalan kadınların çocuklarına ayrıldı. ÇOCUKLARA PSİKOSOSYAL DESTEK Çocuklar için ülke genelinde geliştirilecek psikososyal destek programlarının Giresun’da uygulanması öngörülüyor. SANAT VE DRAMA ATÖLYELERİ Çocukların yaşadıkları travmayla baş etmelerini desteklemek amacıyla sanat ve drama yoluyla psikososyal güçlenme atölyeleri gerçekleştirilecek. “ÇOCUKLAR GÜVENDE EKİPLERİ” “Çocuklar Güvende Ekipleri” aracılığıyla kadına yönelik şiddet alanında hizmet veren kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyon artırılacak. ÇOCUKLARA DA DİJİTAL GÜVENLİK EĞİTİMİ Şiddete maruz kalan kadınların çocukları için ayrıca Dijital Güvenlik ve Medya Atölyeleri düzenlenecek. SPOR, SANAT VE KÜLTÜRLE SOSYAL DESTEK Çocukların futbol, basketbol, voleybol, yüzme ve atletizm gibi spor branşlarına; tiyatro, resim, müzik ve el sanatları gibi kültürel ve sanatsal faaliyetlere erişimleri desteklenecek. ŞÖNİM VE KADIN KONUKEVLERİNDE ÇOCUK DOSTU ALANLAR ŞÖNİM ve kadın konukevlerinde çocuk görüşme odaları, oyun alanları, kütüphaneler ve etüt alanlarının oluşturulması ve yaygınlaştırılması öngörülüyor. Bu alanların mahremiyet ve güvenlik ilkeleri ile pedagojik standartlara göre düzenlenmesi planlandı. ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ PSİKOMETRİK ARAÇLARLA İZLENECEK Şiddete maruz kalan kadınların beraberindeki çocukların gelişim düzeylerinin belirlenmesi amacıyla psikometrik değerlendirme araçları kullanılacak. 5. EKSEN: ŞİDDET UYGULAYANLARA DAVRANIŞSAL DÖNÜŞÜM Eylem Planı’nın önemli farklılıklarından biri, şiddet uygulayan kişilere yönelik müdahaleleri de sistematik bir politika alanı haline getirmesi. SAĞLIK KURUMLARI İLE ŞÖNİM ARASINDA YÖNLENDİRME Şiddet uygulayanların birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimi amacıyla İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve ŞÖNİM arasında vaka yönlendirme sistemi kurulacak. BAĞIMLILIK ÖYKÜSÜ OLANLAR YEDAM’A YÖNLENDİRİLECEK Bağımlılık geçmişi bulunan şiddet uygulayan kişilerin danışmanlık hizmetlerine erişebilmesi amacıyla YEDAM ile ŞÖNİM arasında vaka yönlendirme mekanizması oluşturulacak. PSİKİYATRİ VE AMATEM SÜREÇLERİ Psikiyatri birimleri ve AMATEM’lerde şiddet uygulayanlara yönelik muayene ve tedavi seçeneklerinin etkin kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütülecek. YAPILANDIRILMIŞ PSİKOSOSYAL MÜDAHALE Şiddet uygulayanlara yönelik yapılandırılmış psikososyal müdahale modelleri uygulanacak. SANAT, DRAMA VE MÜZİKLE DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ Şiddet uygulayanlara yönelik sanat, drama ve müzik temelli psiko-eğitsel çalışmalar yapılacak. Programın duygu düzenleme, güvenli iletişim ve sosyal etkileşim becerilerini geliştirmesi hedefleniyor. PROGRAM BİTİNCE TAKİP DE BİTMEYECEK Psikososyal müdahale programlarını tamamlayan kişilerin davranış değişikliklerinin sürdürülebilir olması amacıyla takip prosedürü uygulanacak. SAĞLIKLI YAŞAM BECERİLERİ ATÖLYELERİ Şiddet uygulayanların sağlıklı yaşam becerilerini geliştirmelerine yönelik atölyeler düzenlenecek. GÖNÜLLÜ TOPLUMSAL HİZMET Davranış değişikliğini desteklemek amacıyla şiddet uygulayan kişilerin uygun gönüllü toplumsal hizmet etkinliklerine katılımının teşvik edilmesi öngörülüyor. MANEVİ DANIŞMANLIK İl Müftülükleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde şiddet uygulayanlara yönelik manevi danışmanlık hizmetleri sunulacak. MESLEK EDİNDİRME KURSLARI Şiddet uygulayan bireylerin meslek edindirme kurslarına katılarak toplumsal yaşama sağlıklı biçimde yeniden katılmalarının desteklenmesi de planın son faaliyetlerinden biri olarak belirlendi. DİJİTALLEŞME VE YAPAY ZEKÂ PLANIN YATAY EKSENLERİNDEN Beş ana çalışma alanını kesen yatay başlıklardan biri Dijitalleşme ve Yapay Zekâ oldu. Dijital dünyanın sağladığı imkânların yanında dijital şiddetin yeni biçimlerine karşı mücadele edilmesi, teknolojinin risk tespitinden hizmet süreçlerine kadar uygun alanlarda mücadele kapasitesini artıran bir araç olarak değerlendirilmesi hedefleniyor. Diğer yatay eksenler Bütüncül Politika, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi ile Kültür-Sanat, Spor ve Medya olarak belirlendi. TÜRKİYE VERİLERİ DE PLANIN BİLİMSEL ZEMİNİNDE Eylem Planı’nda Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’nın verilerine de yer verildi. 15-59 yaş grubundaki kadınların katıldığı araştırmada yaşamlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz bırakılma oranının Türkiye genelinde yüzde 12,8 olduğu kaydedildi. Araştırmada psikolojik şiddet yüzde 28,2, ekonomik şiddet yüzde 18,3, ısrarlı takip yüzde 10,9, dijital şiddet yüzde 8,3 seviyesinde ölçüldü. Plan, fiziksel şiddetin yanı sıra cinsel, psikolojik, ekonomik, ısrarlı takip ve dijital şiddeti de mücadele alanı içinde değerlendiriyor. HER FAALİYETİN PERFORMANSI ÖLÇÜLECEK Eylem Planı’nın önemli özelliklerinden biri, faaliyetlerin yalnızca genel hedefler olarak bırakılmaması. Her faaliyet için uygulama yılı, sorumlu kurum, iş birliği yapılacak kuruluş ve performans göstergeleri belirlendi. Performans göstergelerinin spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi ve zaman sınırlı şekilde hazırlanması; uygulamanın yıllık olarak değerlendirilmesi öngörülüyor. KURUMLAR HER OCAK AYINDA HESAP VERECEK Sorumlu kurumlar her yılın ocak ayında faaliyetlerine ilişkin izleme raporlarını Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne gönderecek. Gerçekleştirilemeyen faaliyetler varsa bunların gerekçesi de ayrıca bildirilecek. İl Müdürlüğü raporları şubat ayında İl Koordinasyon İzleme ve Değerlendirme Komisyonuna sunacak. Komisyon gerçekleştirilemeyen çalışmaların nedenlerini inceleyecek ve sonraki uygulama dönemleri için gerekli önlemleri belirleyecek. Komisyon toplantı raporları ve yıllık izleme raporları her yıl şubat ayında Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne gönderilecek. ACİL DURUMDA NEREYE BAŞVURULACAK? Planın başlangıcında vatandaşlara yönelik önemli bir hatırlatma da bulunuyor. Şiddete maruz kalan, şiddet riskiyle karşılaşan veya şiddete tanık olan kişiler acil yardım için 112 Acil Çağrı Merkezi veya ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı ile iletişime geçebiliyor. Polis merkezi, jandarma karakolu veya Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine başvurmak ve KADES uygulamasını kullanmak da mevcut başvuru yolları arasında bulunuyor. GİRESUN’DA 2030’A KADAR YENİ MÜCADELE MODELİ Giresun’un 2026-2030 İl Eylem Planı, kadına yönelik şiddeti yalnızca kolluk veya adli makamların müdahale ettiği münferit olaylar olarak değil; önleme, eğitim, hukuk, sağlık, sosyal hizmet, ekonomi, kent güvenliği, dijital güvenlik, çocukların korunması ve şiddet uygulayanların davranışlarının dönüştürülmesini kapsayan bütüncül bir toplumsal sorun olarak ele alıyor. Beş yıl boyunca 73 faaliyetin uygulama sonuçlarının ölçülmesi ve her yıl yeniden değerlendirilmesiyle, hazırlanan planın kâğıt üzerinde kalan bir politika belgesinden çok kurumlara görev ve ölçülebilir hedef yükleyen bir uygulama programına dönüştürülmesi amaçlanıyor.

KERİM AKSU CHP’DEN İSTİFA ETTİ Haber

KERİM AKSU CHP’DEN İSTİFA ETTİ

KERİM AKSU CHP’DEN İSTİFA ETTİ Giresun’da 2009 ve 2014 yerel seçimlerini kazanarak iki dönem belediye başkanlığı yapan Kerim Aksu, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini açıkladı. Siyasi yaşamına 1987 yılında başladığını belirten Aksu, kararına gerekçe olarak Türkiye’deki siyaset biçimine ve uygulamalarına karşı duruşunu gösterdi. Giresun eski Belediye Başkanı Kerim Aksu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini duyurdu. Aksu’nun kararı, uzun yıllar CHP’nin Giresun’daki farklı kademelerinde görev yapması nedeniyle kent siyasetinde dikkat çeken bir gelişme oldu. GENÇLİK KOLLARINDAN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA Aksu, siyasi yaşamına 1987 yılında, 18 yaşındayken başladığını belirtti. 1990-1992 yılları arasında İl Gençlik Kolları Başkanlığı, 1998-1999 yıllarında Merkez İlçe yöneticiliği yapan Aksu; 1999-2004 döneminde Giresun Belediye Meclisi üyeliği ve belediye başkan vekilliği görevlerinde bulundu. 2003-2008 yılları arasında CHP Giresun Merkez İlçe Başkanlığı, 2008-2009 döneminde ise CHP Giresun İl Başkanlığı yapan Aksu, 2009 ve 2014 yerel seçimlerini kazanarak 2009-2019 yılları arasında Giresun Belediye Başkanlığı görevini yürüttü. Aksu ayrıca 2003-2023 yılları arasında aralıksız kurultay delegesi seçildiğini ifade etti. “BİR ÖMÜR VERDİĞİM PARTİMDEN İSTİFA EDİYORUM” Türkiye’de siyasetin geldiği noktaya ilişkin eleştirilerini paylaşan Aksu, istifa kararını şu sözlerle duyurdu: “Faşist, antidemokratik, haktan hukuktan uzaklaşan, Türkiye demokrasisine zarar veren ülkemde siyasetin biçimine ve uygulanmasına karşı duruşum nedeniyle bir ömür verdiğim partimden istifa ediyorum.” DEMOKRASİ, İNSAN VE DOĞA HAKLARINA VURGU Açıklamasında demokrasi, insan hakları, canlı hakları ve doğa haklarına vurgu yapan Aksu, mesajını şöyle tamamladı: “Umarım ülkemin geleceğinde demokrasi ve insan haklarının, canlı haklarının, doğa haklarının; insanın insanca yaşadığı bir düzen olması dileğimle, değişimi destekleyerek güzel bir ülke hayalimle tüm dostlara sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Hoşça kalın…” YENİ SİYASİ ADRESİNİ AÇIKLAMADI Kerim Aksu, açıklamasında bundan sonraki siyasi yol haritasına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. “Değişimi destekleyerek” ifadesini kullanan Aksu, herhangi bir siyasi parti ya da oluşumun adını açıklamadı. Kaynak: Kerim Aksu’nun sosyal medya açıklaması

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? Haber

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ?

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI: BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? DEMİR KAPI VAR, TEMİZ SU VAR MI? “YALNIZCA MEVSİMLİK İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: PEKİ ÇIKARILANLAR KİMDİ? Aksu Şenlik Sahası’ndaki 30’dan fazla çadır zabıta ve emniyet ekiplerince kaldırıldı. Ardından alana demir kapı yapılacağı ve yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağı açıklandı. Ancak çadırları sökülenlerin kim olduğu, hangi gerekçeyle çıkarıldığı ve nereye yerleştirildiği hâlâ bilinmiyor. Yerel haberlerde operasyon, temizlik ve kontrollü giriş anlatıldı; fakat insanların akıbeti açıklanmadı. Çadırlarda kalanlar mevsimlik işçi miydi, kayıt dışı çalışan mıydı, yabancı mıydı, yoksa düzensiz göçmen miydi? Daha önemlisi, Aksu’da temiz suyu, kanalizasyonu ve güvenli elektriği bulunan insanca bir barınma alanı hazır mıydı? Giresun’da fındık hasadı yaklaşırken Aksu Şenlik Sahası’nda gerçekleştirilen çadır müdahalesi, cevaplandırılması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre sahada kurulan 30’dan fazla çadır, Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla kaldırıldı. Alan temizlendi; demir kapı ve kontrollü giriş sistemi kurulacağı duyuruldu. Giresun Öncü’nün haberinde Giresun Belediyesi Zabıta Müdürü Zafer Akgün’ün, bundan sonra alana yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağını söylediği aktarıldı. Bu açıklama, müdahalenin üzerindeki sis perdesini dağıtmak yerine daha da kalınlaştırdı. “YALNIZCA İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: ÇIKARILANLAR İŞÇİ DEĞİL MİYDİ? Aksu’daki alan mevsimlik tarım işçilerinin kullanımı için düzenlenecekse, kaldırılan 30’dan fazla çadırda kimler kalıyordu? Bu kişilerin kimlikleri kontrol edildi mi? Fındık işçisi olup olmadıkları araştırıldı mı? İş bağlantıları, tarım aracıları veya çalışacakları bahçeler belirlendi mi? Yoksa henüz kayıt işlemleri yapılmadan doğrudan alandan mı çıkarıldılar? Yeni Giresun’un haberinde bu kişiler için “fındık işçisi adı altında” ifadesi kullanıldı. Ancak haberde bu ağır nitelemeyi destekleyecek kimlik bilgisi, çalışma kaydı, somut olay veya yetkili kurum kararı paylaşılmadı. Bir kişinin mevsimlik işçi olmadığını söylemek için yalnızca çadır kurmuş olması yeterli değildir. Kayıt ve kimlik incelemesinin nasıl yapıldığı, hangi kişilerin hangi gerekçeyle alandan çıkarıldığı açıklanmalıdır. DÜZENSİZ GÖÇMEN MİYDİLER? ORTADA BÖYLE BİR RESMÎ TESPİT YOK Çadırları kaldırılanların “yasa dışı göçmen” olup olmadığı da bilinmiyor. Yerel haberlerde bu kişilerin hangi ülke vatandaşı olduğu, düzensiz göçmen olarak tespit edilip edilmediği, Göç İdaresine teslim edilip edilmediği, gözaltı veya sınır dışı işlemi uygulanıp uygulanmadığı yönünde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgiler üzerinden bu insanları “yasa dışı göçmen” ilan etmek mümkün değil. Üstelik yabancı olmak, düzensiz göçmen olmak anlamına gelmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevsimlik tarım işlerine ilişkin düzenlemesine göre yabancılar, Giresun’un da aralarında bulunduğu illerde çay ve fındık işlerinde altı aya kadar çalışma izni muafiyeti alarak çalışabiliyor. Yetkililer açıklamalıdır: Çadırlarda kalanların kaçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı, kaçı yabancıydı, kaçı mevsimlik işçiydi, kaçı kayıt dışı çalışıyordu ve varsa kaçı hakkında düzensiz göç işlemi yapıldı? ÇADIRLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ, İNSANLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL Yerel haberlerde çadırların kaldırıldığı, alanın temizlendiği ve görevlilere teşekkür edildiği ayrıntılı biçimde anlatıldı. Ancak çadırlarda yaşayan insanların akıbetine ilişkin tek bir bilgi verilmedi. Kaç kişi alandan çıkarıldı? Aralarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar veya hastalar var mıydı? Önceden bildirim yapıldı mı? Kişisel eşyaları koruma altına alındı mı? Geçici konaklama merkezine mi götürüldüler, yoksa kendi imkânlarıyla başka bir yer bulmaları mı istendi? Bir çadırın sökülmesi, içindeki insanın barınma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Güvenli bir alternatif sunulmadan yapılan müdahale, sorunu çözmez; yalnızca gözden uzaklaştırır. DEMİR KAPI BARINMA POLİTİKASI DEĞİLDİR Kontrollü giriş sistemi, alanın amacı dışında kullanılmasını önlemek için gerekli görülebilir. Kimlik kaydı yapılması, giriş ve çıkışların denetlenmesi de güvenlik açısından anlaşılabilir. Ancak mevsimlik işçiler için hazırlanan bir yerleşim alanının öncelikli ölçüsü kapısının demirden olması değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Aksu’daki alanda temiz ve kesintisiz içme suyu var mı? Kanalizasyon bağlantısı yapıldı mı? Elektrik tesisatı güvenli mi? Kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar bulunuyor mu? Yemek hazırlama, bulaşık ve çamaşır yıkama alanları oluşturuldu mu? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Yangın ve taşkın riskine karşı önlem alındı mı? Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “demir kapı” ve “kontrollü giriş” üzerinden yapılan açıklama, mevsimlik işçilerin barınma sorununu karşılamaz. AKSU’DAKİ 160 KİŞİLİK KONAKLAMA MERKEZİ NE DURUMDA? Giresun Valiliği, 1 Ağustos 2024 tarihinde Aksu Mahallesi’nde METİP kapsamında 20 prefabrik yapıdan oluşan, 160 kişi kapasiteli bir mevsimlik işçi konaklama merkezinin hazırlandığını açıklamıştı. Valiliğin açıklamasında merkezde kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve banyolar ile mutfak ve çamaşırhane bulunduğu belirtilmişti. Aradan geçen iki yılın ardından merkezin mevcut durumu bilinmiyor. Tesis 2026 fındık sezonu için hazır mı? Kapasitesi hâlâ 160 kişi mi? Şu anda kaç kişi barınıyor? Su, elektrik ve kanalizasyon sistemi çalışıyor mu? Bakım ve onarımı yapıldı mı? Aksu Şenlik Sahası ile Valiliğin açıkladığı METİP merkezi aynı alan mı, yoksa birbirinden ayrı iki yer mi? Ayrı yerlerse çadırları kaldırılan mevsimlik işçiler neden mevcut merkeze yönlendirilmedi? FINDIK İŞÇİSİ HER YIL GELİYOR: BARINMA NEDEN HÂLÂ SON DAKİKAYA KALIYOR? Mevsimlik tarım işçilerinin Giresun’a gelişi beklenmedik bir olay değil. Fındık hasadı her yıl yapılıyor; ihtiyaç duyulan işçi sayısı, hasat takvimi ve işçilerin hangi bölgelerden geleceği önceden biliniyor. Giresun Valiliği 18 Temmuz 2026 tarihinde sezonun işçi ve patoz ücretlerini belirledi. İşçinin yevmiyesi hesaplanırken nerede kalacağı, temiz suya nasıl ulaşacağı, çocuklarının nasıl korunacağı ve atıkların nasıl yönetileceği de planlanmalıydı. Hasat başlayınca çadırları sökmek yerine, sezon başlamadan altyapısı tamamlanmış yeterli kapasitede konaklama alanı hazırlamak kamunun görevidir. CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİ AÇIK: SU, ELEKTRİK VE KANALİZASYON 27 Nisan 2024 tarihli ve 32529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde valiliklerce geçici yerleşim alanları oluşturulmasını öngörüyor. Genelgeye göre bu alanlarda elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ile işçilerin eğitim, sosyal faaliyet ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ortak kullanım merkezleri bulunmalı. Yerleşim yerleri sel ve su baskını riski taşımayan, sağlık şartlarına uygun, yol ve altyapı hizmetlerinin kolayca ulaştırılabileceği alanlardan seçilmeli. Alanın büyüklüğü de barınacak işçi sayısına göre belirlenmeli. Dolayısıyla kamu görevi yalnızca alana kimin gireceğini kontrol etmek değildir. O alana kabul edilen insanların sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşayabilmesini sağlamak da aynı görevin parçasıdır. ILO STANDARDI: HER ALTI KİŞİYE BİR TUVALET, LAVABO VE DUŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün işçi konutlarına ilişkin rehberi, işçilere sağlanan barınma alanlarının insan onuruna uygun, sağlıklı ve güvenli olmasını öngörüyor. ILO’nun tavsiye niteliğindeki ölçütlerine göre işçi yerleşimlerinde şu imkânların bulunması gerekiyor: Güvenli ve yeterli miktarda içme suyu,Kanalizasyon ve drenaj sistemi,Yeterli doğal ve yapay aydınlatma,Havalandırma ve iklim koşullarına karşı koruma,Kadın ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar,Her altı kişi için en az bir tuvalet, bir lavabo ve bir duş veya banyo,Sıcak ve soğuk akan su,Yemek yeme ve çamaşır yıkama alanları,Yangın alarmı, söndürme ekipmanı ve işaretlenmiş kaçış yolları,Düzenli temizlik, haşereyle mücadele ve kayıtlı periyodik denetimler,Kişisel eşyaların güvenle korunabileceği bölümler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıdan ibaret olmadığını belirtiyor. Güvenli içme suyu, sanitasyon, enerji, atıkların uzaklaştırılması, fiziksel güvenlik ve sağlık şartları yeterli barınmanın temel unsurları arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletlerin zorla tahliyelere ilişkin ilkeleri ise insanların iradeleri dışında yerlerinden çıkarıldığı durumlarda önceden bilgilendirme, hukuki sürece erişim ve güvenli alternatif barınmanın önemine dikkat çekiyor. YEDİ SORUYA CEVAP VERİLMEDEN DOSYA KAPANMAZ Kaldırılan 30’dan fazla çadırda kaç kişi kalıyordu? Bu kişilerin kaçı mevsimlik tarım işçisi olarak kayıtlıydı? Düzensiz göçmen oldukları tespit edilen kişi var mıydı? İnsanlara önceden bildirim yapıldı mı ve eşyaları ne oldu? Çadırları kaldırılanlar hangi güvenli alana yerleştirildi? Aksu’daki 160 kişilik METİP merkezinin güncel kapasitesi ve altyapı durumu nedir? Kontrollü giriş yapılacak alanda temiz su, elektrik, kanalizasyon, tuvalet ve duş hizmetleri eksiksiz biçimde sağlandı mı? ÇADIRI SÖKMEK KOLAY, İNSANI KORUMAK SORUMLULUKTUR Kamu düzeni elbette korunmalıdır. Alanların amacı dışında kullanılmasına, suç işlenmesine veya çevre sağlığının bozulmasına izin verilmemelidir. Ancak kamu düzeni, yoksul ve savunmasız insanları görünmez hâle getirmek anlamına gelemez. Çadırları kaldırılanlar mevsimlik işçi değilse kim oldukları ve haklarında hangi işlemin yapıldığı açıklanmalıdır. Mevsimlik işçilerse neden kayıt altına alınıp güvenli konaklama alanına yerleştirilmedikleri anlatılmalıdır. Düzensiz göçmen oldukları ileri sürülecekse bu konuda yetkili kurumların yaptığı incelemenin sonucu ortaya konulmalıdır. Demir kapı güvenlik tedbiridir; temiz suyun, kanalizasyonun, elektriğin ve insan onuruna uygun barınmanın yerine geçmez. Başarı, çadırları sökmekle değil; hiçbir insanı açıkta bırakmadan güvenli, sağlıklı ve denetlenebilir bir yaşam alanı oluşturmakla ölçülür.

500 BİN ÖĞRETMENE ŞİDDETLE MÜCADELE EĞİTİMİ Haber

500 BİN ÖĞRETMENE ŞİDDETLE MÜCADELE EĞİTİMİ

Türkiye genelinde artan şiddet olayları ve özellikle son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan saldırıların ardından dikkat çeken bir proje kamuoyunun gündemine taşındı. Şiddetle Mücadele Vakfı (HEGEM) öncülüğünde ve Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) iş birliğiyle hazırlanan “Okul-Aile Merkezli Şiddet Önleme Danışmanlığı ve Sosyal Arabuluculuk” projesinin 81 ilde hayata geçirilmesi için çalışmaların tamamlandığı bildirildi. ANKARA (İGFA) - Son okul baskınlarında hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerin ardından eğitim camiasında oluşan derin üzüntü ve endişe, çözüm odaklı adımları hızlandırdı. Şiddet ve suç oranlarındaki artışın önüne geçilmesi amacıyla geliştirilen proje kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) eksenli olarak Türkiye genelinde görev yapan yaklaşık 500 bin öğretmenin sürece dahil edilmesi planlandı. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte okullarda yalnızca şiddet ve suç oranlarının azaltılması değil, aynı zamanda öğretmen, öğrenci ve aile arasında güçlü bir uzlaşma ve iletişim köprüsü kurulması hedefleniyor. YERELDEN BAŞLAYAN ŞİDDETLE MÜCADELE SEFERBERLİĞİ Türkcell ve İstanbul Ticaret Odası’nın sponsorluğunda yürütülecek proje ile eğitim ortamlarında artan şiddetin kısa, orta ve uzun vadede önlenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda evrensel geçerliliği bulunan “Okul-Aile Merkezli Şiddet Önleme Danışmanlığı ve Sosyal Arabuluculuk” hizmet modellerinin tüm okullarda yaygınlaştırılması planlanıyor. Söz konusu model ile birlikte yerel düzeyde geniş kapsamlı bir sosyal seferberlik başlatılması hedeflenirken, okulların sadece eğitim verilen kurumlar değil aynı zamanda sosyal uzlaşı merkezleri haline getirilmesi amaçlanıyor. 27 DEVLET ÜNİVERSİTESİNDEN AKADEMİK DESTEK Proje, Cumhurbaşkanlığı İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde Adalet Bakanlığı ile HEGEM iş birliğinde yürütülen “İnsan Hakları, Şiddet Önleme ve Sosyal Arabuluculuk Bilincini Güçlendirici Etkin Saha Aktörleri Yetiştirilmesi Projesi (2023-2034)” ile entegre şekilde ilerliyor. 27 devlet üniversitesinin akademik destek verdiği proje kapsamında, saha uygulayıcılarının yetiştirilmesi ve bilimsel temelli bir yaklaşım geliştirilmesi hedefleniyor. Çalışmalar, ilgili bakanlıkların genel müdürlük düzeyinde katılımıyla sürdürülüyor. PROJEYE ÜST DÜZEY TAKİP Proje, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde de yakından izleniyor. 4 Şubat 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda proje detayları ele alındı. Toplantı sonucunda; başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere Sağlık, Gençlik ve Spor, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları ekseninde projenin hizmet modeli olarak ülke genelinde uygulanmasına karar verildi. ÖĞRETMENLERE ÜCRETSİZ SERTİFİKA PROGRAMI Proje kapsamında öğretmenlere yönelik kapsamlı eğitim programları da hayata geçirilecek. Bu doğrultuda; 200 bin öğretmen “Yeminli Sosyal Arabuluculuk”, 300 bin öğretmen ise “İnsan Hakları ve Şiddet Önleme Danışmanlığı” sertifika programlarına dahil edilecek. Toplamda 500 bin öğretmenin yararlanacağı bu programlar, sponsor kuruluşların desteğiyle ücretsiz olarak sunulacak. Her biri 120 saat sürecek eğitimlerin tamamlanmasının ardından öğretmenler, okullarda kurulacak yeni yapı ve hizmetlerde aktif rol üstlenebilecek. EĞİTİM SİSTEMİNE 7 MİLYAR TL’LİK KATKI Projenin uygulanmasıyla birlikte eğitim kurumlarına önemli bir ekonomik katkı da sağlanması öngörülüyor. Proje Yönergesi’nin 30. maddesi kapsamında, eğitim sistemine toplamda 7 milyar TL değerinde ek hizmet desteği sunulacağı ifade ediliyor. BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI Projeden yararlanmak isteyen resmi ve özel tüm okul yönetimlerinin belirlenen kontenjanlar doğrultusunda öğretmenlerini bildirmesi gerekiyor. Buna göre: * Okullardaki öğretmenlerin dörtte biri “Yeminli Sosyal Arabuluculuk” * Üçte biri ise “İnsan Hakları ve Şiddet Önleme Danışmanlığı” programlarına yönlendirilecek. Okul yönetimlerinin, belirledikleri öğretmen listelerini en geç 22 Mayıs 2026 tarihine kadar Milli Eğitim Bakanlığı’na, ilgili valiliklere ve proje irtibat merkezine bildirmeleri gerektiği vurgulandı. HEDEF: ŞİDDETSİZ OKUL ORTAMI VE GÜÇLÜ TOPLUMSAL UZLAŞI HEGEM ve KGK iş birliğiyle yürütülen bu kapsamlı proje ile eğitim kurumlarında şiddetin önlenmesi, toplumsal uzlaşı kültürünün güçlendirilmesi ve geleceğin daha güvenli sosyal yapılarla inşa edilmesi hedefleniyor. Proje, ölçeği ve kapsadığı insan kaynağı itibarıyla eğitim alanında son yılların en geniş kapsamlı sosyal dönüşüm hamlelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.