Hava Durumu

#Inc

giresunsonhaber - Inc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Inc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIĞINDA REKOR FİYATLA BAŞLAYAN SEZONA SAVAŞ FRENİ Haber

ŞİLİ FINDIĞINDA REKOR FİYATLA BAŞLAYAN SEZONA SAVAŞ FRENİ

ŞİLİ FINDIĞINDA REKOR FİYATLA BAŞLAYAN SEZONA SAVAŞ FRENİ Şili’de 2026 fındık sezonuna kilogram başına 6,61 dolara kadar yükselen fiyatlarla girilirken, Orta Doğu’da genişleyen çatışmaların limanları ve deniz taşımacılığı güzergâhlarını etkilemesi piyasanın yönünü değiştirdi. Şilili tarım danışmanı Matías Bianchini, sezon başındaki ticari beklentilerin korunamadığını, fiyat tahmininin yaklaşık 25 sent aşağı çekildiğini ve üreticiler açısından kârlılığın yeniden temel sorun hâline geldiğini söyledi. Şili’de şubat ayında başlayan, nisan ve bazı bölgelerde mayıs ayına kadar devam eden 2026 Avrupa fındığı hasat ve ürün teslim dönemi tamamlanırken, sezonun ticari sonuçları da daha belirgin hâle gelmeye başladı. Şilili danışman Matías Bianchini, sezon öncesinde oluşan yüksek fiyat beklentisinin yıl içerisinde zayıfladığını, özellikle Orta Doğu’daki savaşın limanlar, deniz taşımacılığı hatları ve alıcı davranışları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Bianchini’nin açıklaması, Şubat 2027’de başlayacak yeni hasat sezonundan çok, 2026 yılında toplanan Şili fındığının pazarlanması sırasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmeler içeriyor. “ÖNCEKİ SEZONA BENZER BİR TİCARİ SONUÇ BEKLİYORDUK” Bianchini, açıklamasında sezonun başlangıcında önceki yıla yakın bir ticari sonuç öngördüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu sezona, ticari sonucun önceki sezona oldukça benzeyeceğini düşünerek çalışmaya başladık. Ancak yıl içerisinde fiyat beklentimiz yaklaşık 25 sent aşağı çekildi. Buna rağmen hâlâ sürdürülebilir bir ticaret yapılabileceğini düşünüyorduk.” Sezon öncesinde dünya fındık arzındaki daralma, özellikle Türkiye’deki üretim kaybı beklentileri ve sanayinin hammadde ihtiyacı nedeniyle Şili’de yüksek fiyat tahminleri yapılmıştı. Kasım 2025’te açıklanan ilk referanslarda, Şili’de en yüksek değere sahip çeşitlerden Tonda di Giffoni için kilogram başına 5,39 dolar, Barcelona çeşidi için ise 4,52 dolar seviyeleri gündeme gelmişti. Bir önceki 2025 sezonunda Tonda di Giffoni 4,25 dolar, Barcelona ise 3,26 dolar düzeyinde fiyatlanmıştı. TONDA DI GIFFONI’DE FİYAT 6,61 DOLARA ÇIKTI Şili’de mart ayında başlayan 2026 hasat döneminde, ülkede en geniş üretim alanına sahip çeşitlerden Tonda di Giffoni için üreticiye sunulan fiyatın kilogram başına 6,61 dolara kadar çıktığı bildirildi. Bu fiyat, 2025 sezonundaki 4,25 dolarlık seviyeye göre yüzde 55,5’lik artışa karşılık geldi. Böylece Şili fındık sektörü, 2026 sezonuna son yılların en yüksek üretici fiyatlarından biriyle başladı. Ancak sezon başındaki yüksek fiyatlara rağmen, dünya piyasasındaki gelişmeler ve ticaret güzergâhlarında yaşanan kesintiler, sezonun ilerleyen bölümünde beklentilerin yeniden gözden geçirilmesine neden oldu. ORTA DOĞU’DAKİ ÇATIŞMA TİCARET HATLARINI ETKİLEDİ Matías Bianchini, Orta Doğu’daki çatışmanın genişlemesiyle birlikte piyasanın hızla değiştiğini ifade ederek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Orta Doğu’daki çatışma patlak verdiğinde birçok limanın bağlantısı kesildi. Birleşik Arap Emirlikleri tarafında bazı ticari gemi güzergâhları kesintiye uğradı.” “Nereye kadar ulaşacağını bilmediğimiz, oldukça önemli bir savaş ortaya çıkınca dünya genelinde piyasalar daraldı. Bu yalnızca fındıkta yaşanmadı. Birçok sektör etkilendi ve bu gelişme bizi de oldukça sert vurdu.” Bianchini’nin sözünü ettiği süreçte, Basra Körfezi ve Orta Doğu bağlantılı ticaret hatlarında artan risklerin sigorta, navlun, enerji ve taşıma maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğu, bu durumun emtia ve tarım ürünleri ticaretini de etkilediği belirtiliyor. YÜKSEK FİYAT TALEBİ DE YAVAŞLATTI Dünya fındık piyasası 2025 yılının ikinci yarısında tarihi seviyelere yaklaşan fiyatlarla karşılaştı. Ancak yüksek fiyatların nihai ürün maliyetlerine yansıtılmasında yaşanan güçlükler, büyük sanayi kuruluşlarının alımlarını yavaşlatmasına neden oldu. Mart 2026’da yayımlanan INC değerlendirmesinde, Türkiye’de fındık fiyatlarının Eylül 2025’te rekor seviyeye çıktıktan sonra kasım ve aralık aylarında gerilediği, ocakta dengelendiği ve daha sonra yeniden aşağı yönlü hareket ettiği belirtildi. Aynı dönemde Türkiye’nin fındık ihracatının önceki sezona göre yüzde 51 azalması, sanayicilerin yüksek fiyatlar karşısında alımlarını ertelediğini veya daha sınırlı miktarlarda ürün aldığını gösterdi. Bianchini de bazı kalite gruplarında sınırlı ve belirli ticari işlemler yapılabildiğini ancak genel görünümün zorlaştığını belirterek, “Karmaşık bir tabloyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu. “ÜRETİMİN DEVAMLILIĞINI SAĞLAYACAK KOŞULLARI ARAMALIYIZ” Şilili danışman, fiyatın tek başına yeterli olmadığını, üreticinin maliyetleri ile elde ettiği gelir arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurguladı: “Danışmanlar olarak üzerinde durmamız gereken konu, üretimin ve bahçelerin devamlılığını sağlayacak alternatifler ile uygun koşulların oluşturulmasıdır.” “Bu çatışmanın bir ölçüde çözüme kavuşmasını, ticaret koşullarının yeniden düzelmesini, üretimin daha düzenli biçimde devam etmesini ve yetiştiriciliğin yeniden daha yüksek bir kârlılığa ulaşmasını bekliyoruz.” Bu ifadeler, doğrudan 2027 rekoltesine ilişkin bir tahminden çok, 2026 sezonundaki ticari sorunların üreticilerin gelecek sezon kararlarını etkileyeceği yönünde bir uyarı niteliği taşıyor. ŞİLİ 120 BİN 700 TON FINDIK ÜRETTİ Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi’nin Mayıs 2026’da Makao’da açıkladığı verilere göre Şili, 2025/26 sezonunda 120 bin 700 ton kabuklu fındık üretti. Bu üretimle Şili, dünya üretiminin yaklaşık yüzde 12’sini karşılayarak Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye’nin aynı dönemdeki üretimi 518 bin ton olarak hesaplandı. Şili’nin Şubat 2027’de başlayacak 2026/27 hasat döneminde ise üretiminin yaklaşık 123 bin tona çıkacağı tahmin ediliyor. DÜNYA PİYASASINDA 14 DOLARLIK İÇ FINDIK INC Makao toplantısında sunulan verilere göre, Türkiye’nin ihraç ettiği iç fındığın kilogram fiyatı 2026 yılının başında yaklaşık 14 dolara kadar yükseldi. Ancak yüksek fiyatların talebi ne ölçüde zayıflatacağı, sanayi kuruluşlarının alımlarını ne zaman tamamlayacağı ve Türkiye’nin 2026 ürünüyle dünya piyasasına ne kadar fındık sunacağı sezonun devamında belirleyici olacak. REKOR FİYAT ÜRETİCİYE KALICI KÂR GETİRMEDİ Şili’de 2026 sezonunun başlangıcında görülen 6,61 dolarlık üretici fiyatı, fındığın son yıllardaki en güçlü başlangıçlarından birine işaret etti. Buna karşın savaş, lojistik riskler, navlun maliyetleri, yüksek sanayi fiyatları ve talepteki yavaşlama, sezonun ilk aylarındaki iyimserliği sınırladı. Bianchini’nin değerlendirmesi, Şili’de 2026 fındık hasadının tamamlanmasının ardından ürünün satış ve ihracat sürecinin devam ettiğini; yüksek başlangıç fiyatlarına rağmen üretici açısından asıl meselenin fiyatın seviyesi kadar ticaretin devamlılığı, maliyetlerin karşılanması ve bahçelerin sürdürülebilir biçimde üretimde tutulması olduğunu ortaya koydu. https://planetnuts.cl/ https://planetnuts.cl/

2026-2027 İLK REKOLTE TAHMİNİ :829 BİN 239 TON Haber

2026-2027 İLK REKOLTE TAHMİNİ :829 BİN 239 TON

2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı Fındıkta Rekolte Savaşı: 829 Bin Tonluk İlk Tahmin Piyasaya Mesaj mı? İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayanan ilk tahminine göre, 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak öngörüldü. Geçen yıl don nedeniyle düşen üretimin ardından bu sezon için sahadan gelen ilk veriler daha güçlü bir hasada işaret ediyor. İhracatçı birliklerinin 2026-2027 sezonu için açıkladığı 829 BİN 239 TONLUK ilk rekolte tahmini, fındık piyasasında sadece üretim değil fiyat tartışmasını da alevlendirdi. Üretici cephesinde ise, Rekolte rakamı erkenden büyütülürken, maliyet, arazi yapısı, işçilik yükü ve kalite farkı geri plana itiliyor olmasının daha hasat başlamadan pazarlık zemininin aleyhlerine işleyebileceğinden endişesi oluşturdu. Türkiye’de fındık için yeni sezon daha başlamadan, piyasa dilini belirleyecek ilk büyük sayı masaya kondu. İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı çalışmasına göre 2026-2027 sezonunun birinci tahmini 829 bin 239 ton olarak açıklandı. Söz konusu çalışma 12 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal üzerinden yürütüldü. İlk bakışta güçlü üretim sinyali veren bu rakam, piyasada “ürün bol olacak” algısını öne çıkarırken, üretici tarafında bunun erken fiyat baskısı oluşturabileceği yönünde ciddi bir kuşku doğurdu. Ancak tartışmanın özü sadece rakamın büyüklüğü değil. Çünkü fındıkta mesele yalnızca rekolte değil; maliyet, eğim, işçilik, randıman ve kalite birlikte okunmadığında ortaya çıkan tablo eksik kalıyor. Doğu Karadeniz’in parçalı arazi yapısı ve zor bahçe koşulları, aynı tonajın her bölgede aynı ekonomik sonucu üretmediğini gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın rekolte hesaplama yöntemi de zaten bunu dolaylı olarak ortaya koyuyor; çünkü hesaplama yalnızca çiçek veya karanfil sayısından ibaret değil, çotanak dönüşüm oranı, sağlam tane sayısı, ocak ve dal yoğunluğu gibi çok sayıda değişkene dayanıyor. Bu nedenle sezon başındaki ilk sayı, nihai üretim sonucu değil, ancak ilk projeksiyon olarak değerlendirilebiliyor. Geçen yılın rakamları bu yüzden kritik Geçen sezon yaşanan tablo, bu yıl açıklanan ilk tahmine neden ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini açık biçimde gösteriyor. 2025-2026 sezonunda ilk tahmin şubatta 768 bin 715 ton olarak duyuruldu. Aynı sezon için temmuz sayımı 601 bin 206 tona, kasım revizesi ise 528 bin 808 tona kadar geriledi. INC’de Türkiye için 2025/26 sezonu tahmini 609 bin ton olarak aktarılırken, Kasım 2025’te Türkiye-AB iş birliği toplantısında Türkiye Ticaret Bakanlığı’nın 453 bin tonluk kabuklu üretim tahminini sunduğu INC tarafından ayrıca duyuruldu. Aradaki fark, erken dönem rekolte rakamlarının kesin üretim sonucu gibi sunulmasının teknik açıdan sorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Tam da bu nedenle 829 bin tonluk ilk tahmin, üretici nezdinde yalnızca bir tarımsal veri olarak değil, aynı zamanda piyasa sinyali olarak okunuyor. Buradaki temel siyasi ve ekonomik gerilim de burada başlıyor: Rekolte yüksek gösterildiğinde fiyat beklentisi aşağı çekiliyor mu? Bu soruya bugün için kesin hükümle “evet” demek mümkün değil; ancak bu kuşkunun temelsiz olduğu da söylenemiyor. Rekabet Kurumu’nun fındık sektör araştırmasında, rekolte tahminlerine ilişkin metodoloji farklılıklarının ve beklenti yönetiminin fiyat spekülasyonlarını tetikleyebildiği açıkça belirtiliyor. Kurum, modern ve ortak kurallara dayanmayan rekolte çalışmalarının yanlış fiyat beklentileri yaratabildiğine dikkat çekiyor. Rekolte açıklanıyor, alivre fiyat neden açıklanmıyor? Tartışmanın en sert noktası burada düğümleniyor. Sektörde rekolte tahmini kamuoyuna güçlü biçimde servis edilirken, aynı dönemde kimlerin hangi fiyatlardan ileri teslim bağlantısı yaptığı, başka bir ifadeyle alivre pozisyonların hangi seviyelerde kurulduğu aynı açıklıkla görülmüyor. Oysa lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası mevzuatı içinde alivre sözleşmeler ve teslim esaslı ticaret mekanizmaları tanımlı ekonomik araçlar arasında yer alıyor. Yani mesele alivre işlemin varlığı değil; bu işlemin fiyat oluşumuna etkisinin ne ölçüde şeffaf olduğudur. 2025 sezonunda piyasada alivre fiyatların 200 TL ve üzerine çıkmaya başladığı yönünde sektörden kamuya yansıyan açıklamalar oldu. Aynı sezonda TMO da Giresun kalite için 200 TL, levant kalite için 195 TL alım fiyatı açıkladı. Sektör temsilcileri, düşük rekolte beklentisi nedeniyle piyasa fiyatlarının TMO fiyatlarının üzerinde seyredeceğini ifade etti. Bu tablo, alivre ve beklenti yönetimi başlığının artık tali değil, doğrudan fiyat oluşumunun merkezindeki başlıklardan biri haline geldiğini gösteriyor. Bu yüzden üretici cephesinden yükselen talep nettir: 2026 ürünü için alivre bağlantı yapıldıysa, bunun hangi fiyat aralıklarında, hangi vadelerde ve hangi miktarlarda kurulduğu açıklanmalıdır. İhracatçılar, tüccarlar ve büyük alıcılar rekolte projeksiyonunu kamuoyuna sunuyorsa, piyasa tarafında kurdukları erken fiyat pozisyonlarını da aynı şeffaflıkla ortaya koymalıdır. Aksi halde kamuya açık olan yalnızca “ürün çok olacak” mesajı olur; piyasayı fiilen etkileyen fiyatlama davranışı ise kapalı kalır. Bu da üretici ile piyasa aktörleri arasındaki bilgi dengesini bozar. Mesele sadece ekonomi değil, doğrudan güç ilişkisi Fındıkta rekolte tartışması artık yalnızca tarımsal üretim başlığı değil; aynı zamanda ekonomik güç, siyasi temsil ve bölgesel gelir dağılımı başlığıdır. Çünkü Karadeniz’de yüz binlerce üretici için fındık, yalnızca ihracat kalemi değil temel geçim aracıdır. Rekolte rakamı, maliyet tablosundan bağımsız biçimde dolaşıma sokulduğunda, bu sadece piyasa beklentisini değil üreticinin siyasal ve ekonomik konumunu da etkiler. Özellikle eğimli ve küçük ölçekli bahçelerde çalışan üretici için esas mesele “kaç ton ürün var” sorusundan önce “bu ürün hangi maliyetle üretildi ve hangi fiyattan el değiştirecek” sorusudur. Bugün gelinen noktada kamuoyunun önündeki soru şudur: 829 bin 239 tonluk ilk tahmin gerçekten sezonun güçlü seyrine işaret eden teknik bir veri midir, yoksa henüz sahadaki riskler netleşmeden fiyat çıpasını aşağı çekebilecek erken bir piyasa dili mi üretilmektedir? Bu sorunun sağlıklı cevabı, yalnızca ikinci ve üçüncü sayımlarla değil; alivre bağlantılar, stok düzeyi, kalite dağılımı ve bölgesel maliyet farkları da şeffaf biçimde ortaya konduğunda verilebilir. Sonuç olarak, Fındıkta sorun rekolte açıklanması değil; rekoltenin tek başına fiyat hükmüne çevrilmesidir. Geçen yılki sert sapmalar ortadayken, ilk tahmini kesin üretim gibi okumak da bu sayı üzerinden daha hasat gelmeden fiyat iklimi kurmak da ciddi bir sorun alanıdır. Bugün açıklanması gereken yalnızca bahçedeki çiçek sayısı değil; piyasadaki erken fiyat pozisyonlarıdır. Rekolte kadar fiyatlama davranışının da görünür hale gelmesidir. . Kaynakça Ekonomim, “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı.” https://www.ekonomim.com/sektorler/tarim/2026-2027-tahmini-findik-rekoltesi-aciklandi-haberi-880270 Tarım ve Orman Bakanlığı, “Fındıkta Rekolte Tahmin Yöntemi.” Rekabet Kurumu, “Fındık Sektör Araştırması Raporu.” INC, “INC Attends 2025 Meeting of Türkiye-EU Cooperation Scheme on Hazelnuts.” Bata Food, “Hazelnut Market Update – Highlights from INC Congress 2025.” Tarım ve Orman Bakanlığı / TMO, 2025-2026 sezonu kabuklu fındık alım fiyatları. Ekonomim, “TMO fındığa 200 TL verdi…” ve “Fındıkta piyasa fiyatları, TMO fiyatlarının üzerinde seyredecek.” Memur Postası’na yansıyan sektör değerlendirmesi, alivre fiyatların 200 TL üzeri seyre başladığı beyanı. Ticaret Bakanlığı, lisanslı depoculuk ve sözleşme/taahhütname esasları.

BAYRAKTAR: FINDIKTA 300 TL KÖTÜ RAKAM DEĞİL Haber

BAYRAKTAR: FINDIKTA 300 TL KÖTÜ RAKAM DEĞİL

BAYRAKTAR: FINDIKTA 300 TL KÖTÜ RAKAM DEĞİL Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, '300 lira kötü bir rakam değil ancak üreticimizin daha yüksek bir beklentisi olabilir' dedi. FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar, fındıkta rekolte düşüşü, fiyat tartışmaları, ihracat seyri ve Türkiye’nin küresel pazar liderliğini koruma stratejilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bayraktar, “Doğru bilgi üreticinin lehinedir. Fındık bizim için hayati bir meseledir. Türkiye bu liderliği kaybetmemeli” dedi. Bayraktar, Ekotürk TV yayınına katıldı. Bayraktar’ın söylediklerini rahat okunması için soru-cevap biçiminde hazırladık. TÜRKİYE HÂLÂ DÜNYANIN EN GÜÇLÜ FINDIK ÜRETİCİSİ Soru: Türkiye, üretimin %65’ine, ticaretin %80’ine sahipti. Hâlâ bu gücü koruyor muyuz? Bayraktar: Türkiye’nin fındık üretimindeki gücü devam ediyor. Fakat 2007’de dünya üretimindeki payımız %72 idi, bugün %60’lara geriledi. Ticaretteki payımız ise hâlâ %80’lerde. Yani dünya fındık piyasasını yönlendirebilecek ölçüde etki sahibiyiz. Ama üretim payındaki düşüşü göz ardı etmemeliyiz. BU YIL REKOLTE EN AZ %60 DÜŞTÜ Soru: Bu yıl rekolte neden düştü? Fiyat artışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bayraktar: Bu yıl çok özel bir yıl. Zirai don, kuraklık ve kokarca zararlıları rekolteyi neredeyse %60 oranında azalttı. Doğal olarak ürün az olduğunda fiyat yükseliyor. Geçen yıl TMO’nun 130 TL açıkladığı fiyat bu yıl 200 TL oldu ama piyasa 340 TL’yi gördü, şu anda 300 TL civarında. Geçmiş yıllarla kıyaslayınca üretici açısından iyi bir fiyat olduğunu söyleyebilirim. GİRESUN KALİTE FİYATI 300,50 TL’YE TEKABÜL EDİYOR Soru: Giresun kalite fındığın 297 TL olarak açıklanan fiyatını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bayraktar: Giresun tombul fındığının coğrafi işaret hakkı FİSKOBİRLİK’te. Belgesi olan üreticilere +3 TL prim veriyoruz. Dolayısıyla fiyat 300,50 TL’ye denk geliyor. Beklentiler daha yüksek olabilir ama dünya fiyatlarıyla kıyaslayınca kötü bir fiyat değil. HER ÜLKEDE AZALMA VAR AMA EN ÇOK TÜRKİYE ETKİLENDİ Soru: Rakip ülkelerde durum nasıl? İtalya, ABD, Azerbaycan, Gürcistan gibi üreticilerde tablo nedir? Bayraktar: Bu yıl sadece Türkiye değil, tüm dünyada fındık üretiminde düşüş yaşandı. Ama en büyük üretici biz olduğumuz için en çok etkilenen ülke de biz olduk. Dünyada arz–talep dengesi bozulduğu için fiyatlar hızla yükseldi. “Zirai don + kuraklık + kokarca” birlikte etkisini ilk kez bu kadar güçlü gösterdi. INC’NİN 609 BİN TON TAHMİNİ BU YIL MÜMKÜN DEĞİL Soru: INC’nin (Uluslararası Kabuklu Kuruyemiş Birliği) 2025–2026 rekolte tahmini 609 bin tondu. Gerçekçi buluyor musunuz? Bayraktar: Asla mümkün değil. Muhtemelen o tahmin yapılırken don ve kuraklığın etkisi tam görülmemişti. Türkiye’nin geçen yılki rekoltesi 700 bin tondu ama bu yıl sanayicilerin tahmini bile 420 bin tona kadar geriledi. Gerçeği söylemek üreticinin lehinedir. Spekülasyon en çok üreticiye zarar verir. İHRACAT DÜŞTÜ AMA SEZON SONUNDA ELİMİZDE FINDIK KALMAYACAK Soru: İlk iki ayda ihracat 351–352 milyon dolar. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Bayraktar: Geçmiş yıllara göre düşük. Büyük alıcılar, Türkiye’de fiyat hızlı yükseldiği için önce daha ucuz olan başka ülkelere yöneldi. Ama onların ürünleri zaten sezon boyu yetmez. Sonuçta yine Türkiye’ye dönecekler. Bu yıl elimizdeki fındığın tamamı satılır. BİZDEKİ FINDIK KALİTESİNİN ALTERNATİFİ YOK AMA… Soru: Peki Türkiye’deki kaliteyi başka ülkelerde bulabiliyorlar mı? Bayraktar: Bizim kalite eşsiz ama fiyat farkı alıcıları geçici olarak başka ülkelere yönlendirebilir. Bu fiyat üretici için yüksek değildir, yanlış anlaşılmasın. Ancak üretimdeki liderliği korumak için dünya pazarına uygun fiyat politikaları da önemli. %70 ÜRETİM PAYINDAN %60’A DÜŞTÜK, BUNA ÖNLEM ALMALIYIZ Soru: Türkiye’nin üretim payındaki düşüş nasıl durdurulabilir? Bayraktar: Bu mesele sadece hükümetin değil; üretici örgütlerinin, sanayicinin, STK’ların ve siyasetin ortak meselesidir. Fındık üretilen bölgelerde başka ürün alternatifi yok. Bu yüzden fındık Türkiye için hayati bir ürün. Liderliği kaybetmemek için uzun vadeli plan yapılmalı. İTALYA’NIN YAPTIĞI GİBİ FINDIĞI SANAYİDE DAHA ÇOK KULLANMALIYIZ Soru: Fındığı daha katma değerli ürünlere dönüştürme konusunda Türkiye yeterince ilerledi mi? Bayraktar: İtalya bu konuda güçlü. Çikolata, krema, pasta sanayii ve işlenmiş ürünlerde çok başarılılar. Türkiye’nin de bu alana daha fazla yönelmesi şart. Ham fındık satmak yerine işlenmiş ürün satmak daha yüksek gelir sağlar. Biz de FİSKOBİRLİK olarak bu konuda ciddi çalışmalar yürütüyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.