Hava Durumu

#Ilk Yardım

giresunsonhaber - Ilk Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilk Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, sahil hattındaki denetimsizlik, güvenlik açığı, hijyen riski ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Kent halkının yoğun kullandığı sahil alanında çadırların kimler tarafından kurulduğu, kimlerin kaldığı, ne kadar süreyle alanda bulunduğu, gece denetiminin nasıl yapıldığı ve yaşanabilecek bir adli olayda hangi yöntemin izleneceği belirsizliğini koruyor. Bölgede alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi, çamur birikintilerinin oluşması ve tuvalet-hijyen ihtiyacının nasıl karşılandığının bilinmemesi, Plajlar Bölgesi’nde yalnızca görüntü kirliliği değil; kamu düzeni, halk sağlığı ve sahil güvenliği sorunu yaşandığını gösteriyor. TABELA YASAK DİYOR, ARKASINDA YASAĞIN TAMAMI YAŞANIYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, sahadaki uygulama eksikliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortaya çıkan görüntü, kamu yönetimi açısından ciddi bir çelişki oluşturuyor. Tabela “çadır kurmak yasaktır” diyor, arkasında çadırlar duruyor. Tabela “alkol almak yasaktır” diyor, bölgede alkol şişeleri görülüyor. Tabela “ateş yakmak yasaktır” diyor, ancak gece denetiminin nasıl yapıldığı bilinmiyor. Bu tablo, sahil yönetiminin yalnızca tabela koymakla sınırlı kaldığını gösteren Aziz Nesinlik bir manzaraya dönüşmüş durumda. Kamu alanında yasak ilan etmek, yasağı uygulamak anlamına gelmez. Tabela konulup saha denetimsiz bırakıldığında, o tabela kamu düzenini sağlayan bir uyarı olmaktan çıkar; ihmalin görünür belgesine dönüşür. PLAJLAR BÖLGESİNDE ÖNE ÇIKAN SORUNLAR 1. Kimin kaldığı belli olmayan çadırlar güvenlik riski oluşturuyor Çadırlarda kimlerin kaldığı, bu kişilerin alana ne zaman geldiği, ne kadar süreyle kalacağı ve herhangi bir kayıt tutulup tutulmadığı bilinmiyor. Kamuya açık sahil alanında kimlik ve kullanım bilgisi olmadan çadır konaklamasına izin verilmesi, güvenlik açısından ciddi risk doğuruyor. 2. Adli olay yaşanması halinde sorumluluk zinciri belirsiz Bölgede kavga, hırsızlık, taciz, yaralama, yangın, kayıp çocuk, alkol kaynaklı olay veya başka bir adli durum yaşanırsa, olayın nasıl takip edileceği açık değildir. Çadırda kalanların kimliği, tanıkların tespiti, kamera kaydı, gece devriyesi ve müdahale planı belirsizdir. 3. Gece denetiminin nasıl yapıldığı açıklanmıyor Çadırların bulunduğu alanın gece saatlerinde kim tarafından denetlendiği, güvenlik devriyesi olup olmadığı, alanda kamera veya görevli bulunup bulunmadığı net değildir. Sahil hattında gece kontrolü yoksa, kamu güvenliği zayıflar. 4. Tuvalet ihtiyacının nasıl karşılandığı bilinmiyor Çadır kurulan alanda kalan kişilerin tuvalet ihtiyacını nerede ve nasıl giderdiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Tuvalet altyapısı ve hijyen denetimi olmadan çadır konaklaması, doğrudan halk sağlığı riski üretir. 5. Hijyen koşulları denetlenmiyor El yıkama, kişisel temizlik, yemek hazırlığı, atık su ve çevre temizliği kontrol edilmeden sahil alanında çadır konaklamasına izin verilmesi kabul edilemez. Plajlar Bölgesi ailelerin, çocukların ve denize giren yurttaşların kullandığı ortak alandır. 6. Yemek artıkları ve çöpler haşere riski yaratıyor Çadır çevresinde yemek hazırlanması, yiyecek artıklarının açıkta kalması, çöplerin düzensiz bırakılması ve temizlik takibinin yapılmaması; sinek, böcek, kemirgen, kötü koku ve çevre kirliliği riskini artırır. 7. Alkol şişeleri sahil güvenliğini tehdit ediyor Bölgede alkol şişelerinin bulunması, tabeladaki yasağın uygulanmadığını gösteriyor. Cam şişeler ve kırık cam parçaları çocuklar, aileler, yürüyüş yapanlar ve denize giren yurttaşlar için doğrudan tehlike oluşturur. 8. Ateş yakma ve yangın riski göz ardı edilemez Çadırların bulunduğu alanlarda ateş, mangal, tüp, kamp ocağı ve sigara kullanımı yangın riski oluşturur. İnsan boyunu geçen otların bulunduğu bölgede bu risk daha da büyür. 9. Otlar insan boyunu geçti Plajlar Bölgesi’nde otların insan boyunu geçmesi, sahil bakımının aksadığını gösteriyor. Uzayan otlar kötü görüntünün yanında haşere, yangın, güvenlik ve görüş alanı riski doğurur. 10. Çamur birikintileri ve zemin sorunu sahil kullanımını zorlaştırıyor Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri, drenaj ve zemin bakımının yetersiz olduğunu gösteriyor. Yağmur suyu tahliyesi ve yüzey düzenlemesi yapılmadan sahil alanı sağlıklı kullanım alanı olarak korunamaz. 11. Kamu alanı fiilen konaklama alanına dönüşüyor Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Çadırların sahil hattında sürekli veya belirsiz süreyle kalması, kamu alanını belirli kişi veya grupların kullanımına bırakır. 12. Cankurtaran ve ilk yardım hizmeti açıklığa kavuşturulmalı Denize girilen bölgelerde cankurtaran, ilk yardım noktası, uyarı bayrakları, kurtarma ekipmanı ve acil müdahale planı bulunmalıdır. Plajlar Bölgesi’nde bu hizmetlerin nasıl yürütüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır. 13. Tabela var, uygulama yok görüntüsü kamu otoritesini zayıflatıyor Yasak tabelasının hemen arkasında yasağa konu fiillerin görülmesi, kamu otoritesinin sahadaki görünürlüğünü zayıflatıyor. Yasaklar yalnızca yazıyla değil, denetim ve yaptırımla anlam kazanır. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE UYGUN ÇADIR VE PLAJ YÖNETİMİ İÇİN GEREKENLER 1. Kimlik ve kullanıcı kaydı tutulmalı Çadır kuran herkesin kimlik bilgisi, iletişim bilgisi, giriş-çıkış saati ve kalış süresi kayıt altına alınmalıdır. Kimin kaldığı bilinmeyen çadır alanı güvenli kabul edilemez. 2. Alan sorumlusu belirlenmeli Çadırların bulunduğu bölgeden hangi kurumun, hangi birimin ve hangi görevlinin sorumlu olduğu açıkça belirlenmelidir. Olası adli olay, yangın, sağlık sorunu veya güvenlik ihlalinde müdahale zinciri önceden oluşturulmalıdır. 3. Gece güvenlik denetimi yapılmalı Çadır alanı gece saatlerinde denetlenmelidir. Aydınlatma, kamera, güvenlik devriyesi ve acil çağrı sistemi bulunmadan sahil hattında çadır konaklamasına izin verilmemelidir. 4. Tuvalet ve el yıkama altyapısı kurulmalı Çadır kullanımına izin verilecekse yeterli sayıda tuvalet, lavabo ve el yıkama noktası sağlanmalıdır. Tuvalet ihtiyacının nerede karşılandığı bilinmeyen bir alan halk sağlığı açısından uygun değildir. 5. Duş ve kişisel hijyen alanı oluşturulmalı Plaj ve çadır kullanımı birlikte yürütülecekse duş, soyunma alanı ve kişisel hijyen noktaları bulunmalıdır. Hijyen altyapısı olmayan sahil alanları çadır konaklamasına açılmamalıdır. 6. Atık su ve kirli su sistemi kurulmalı Yemek, temizlik, duş ve lavabo kullanımından doğan kirli suyun çevreye bırakılmasına izin verilmemelidir. Kirli suyun nasıl toplanacağı ve nereye aktarılacağı netleşmelidir. 7. Çöp ve geri dönüşüm sistemi kurulmalı Kapalı çöp kutuları, cam atık noktaları, geri dönüşüm alanları ve düzenli toplama takvimi oluşturulmalıdır. Yemek artıkları ve cam şişeler açıkta bırakılmamalıdır. 8. Alkol yasağı sahada uygulanmalı Alkol almak yasaksa bu yasak düzenli denetimle uygulanmalıdır. Alkol şişelerinin bulunduğu bir sahilde yasak tabelasının varlığı tek başına anlam taşımaz. 9. Ateş, mangal ve açık alev kesin kurala bağlanmalı Ateş yakmak, mangal yapmak, kamp ocağı veya tüp kullanmak açık kurallara bağlanmalıdır. Yasak varsa uygulanmalı; izin varsa yangın ekipmanı, güvenli mesafe ve görevli denetimi sağlanmalıdır. 10. Yangın güvenliği sağlanmalı Çadırlar arasında güvenli mesafe bırakılmalı, yangın söndürme tüpleri, acil çıkış güzergâhı ve yangın müdahale planı bulunmalıdır. Otların uzadığı alanlarda çadır ve açık alev birlikte düşünülemez. 11. Ot biçme ve çevre bakımı düzenli yapılmalı Otların insan boyunu geçmesine izin verilmemelidir. Sahil hattında düzenli ot biçme, temizlik, ilaçlama ve çevre bakımı yapılmalıdır. 12. Haşere ve kötü koku denetimi yapılmalı Yemek atıkları, çöpler, kirli su, tuvalet belirsizliği ve uzayan otlar haşere riskini artırır. Bu nedenle düzenli temizlik, ilaçlama ve kötü koku kontrolü yapılmalıdır. 13. Zemin ve drenaj sorunu çözülmeli Çamur biriken, yağmur suyu tahliyesi yapılmayan, yürüme güvenliği sağlamayan ve zemini bozuk alanlar çadır konaklaması için uygun değildir. 14. Cankurtaran hizmeti sağlanmalı Denize girilen alanlarda cankurtaran görevlendirilmelidir. Cankurtaran noktası, ilk yardım ekipmanı, kurtarma simidi, uyarı bayrakları ve acil müdahale planı bulunmalıdır. 15. İlk yardım noktası kurulmalı Kesik, yanık, boğulma tehlikesi, sıcak çarpması, alkol kaynaklı olay, çocuk yaralanması ve benzeri durumlar için ilk yardım noktası oluşturulmalıdır. 16. Kullanım süresi sınırlandırılmalı Çadırlar kalıcı yerleşim görüntüsü oluşturmamalıdır. Günlük, hafta sonu veya belirli süreli kullanım sınırı getirilmelidir. 17. Alan haritası ve kurallar görünür olmalı Çadır kurulabilecek alan, yasak alan, tuvalet, duş, çöp noktası, ilk yardım noktası, cankurtaran noktası ve acil çıkış güzergâhı harita üzerinde gösterilmelidir. 18. İzinsiz çadırlar kaldırılmalı Kayıtsız, izinsiz ve süresi belirsiz çadırların kamusal sahil alanında kalmasına izin verilmemelidir. İzinli kullanım varsa süresi, amacı ve sorumlusu açıklanmalıdır. 19. Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı Sahilde kaç çadır bulunduğu, kaçının izinli olduğu, hangi tarihe kadar kalacağı, denetimlerin ne zaman yapıldığı ve hangi işlemlerin uygulandığı kamuoyuna duyurulmalıdır. 20. Sahil yönetimi tek merkezden yürütülmeli Belediye, zabıta, temizlik işleri, çevre birimi, sağlık birimleri, kolluk, cankurtaran ve acil yardım birimleri ortak bir sahil yönetim planı içinde çalışmalıdır. BELEDİYE VE İLGİLİ KURUMLARIN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR Plajlar Bölgesi’nde ortaya çıkan tablo, kamuoyunun yanıt beklediği birçok başlığı gündeme taşımaktadır: 1. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar izinli mi? Çadırlar izinliyse bu izni hangi kurum verdi, izin hangi süre için geçerli ve alanın sorumlusu kimdir? 2. Çadırlar izinsizse neden kaldırılmadı? Yasak tabelasına rağmen çadırlar alanda kalmaya devam ediyorsa, denetim neden yapılmadı? 3. Çadırlarda kimlerin kaldığı kayıt altında mı? Kimlik bilgisi, giriş-çıkış saati, kalış süresi ve sorumlu kişi bilgisi tutuluyor mu? 4. Gece denetimi yapılıyor mu? Alanın gece saatlerinde kim tarafından kontrol edildiği, güvenlik devriyesi ve kamera sistemi olup olmadığı açıklanmalıdır. 5. Tuvalet ve hijyen ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Çadırda kalanların tuvalet, el yıkama, duş ve kişisel temizlik ihtiyacını nerede karşıladığı netleşmelidir. 6. Alkol şişeleri neden alanda duruyor? Alkol yasaksa, cam şişelerin sahilde bulunması denetim ve temizlik açısından ayrıca açıklanmalıdır. 7. Otlar neden insan boyunu geçti? Sahil hattında ot biçme ve çevre bakım takviminin neden işlemediği kamuoyuna bildirilmelidir. 8. Cankurtaran hizmeti var mı? Denize girilen bu bölgede cankurtaran, ilk yardım, uyarı bayrakları ve acil müdahale düzeninin olup olmadığı açıklanmalıdır. PLAJLAR BÖLGESİ GÖSTERMELİK TABELALARLA YÖNETİLEMEZ Giresun Plajlar Bölgesi’nde yaşanan görüntü, sahil yönetiminin yalnızca tabela asmakla yürütülemeyeceğini göstermektedir. Yasak tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, alanda alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi ve çamur birikintilerinin oluşması, denetim ve bakım eksikliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Kamu alanında kural yazmak yeterli değildir. Kuralın sahada uygulanması, denetlenmesi ve ihlal halinde yaptırım uygulanması gerekir. Tabela yasağı duyurur; kamu düzenini ise ancak etkili denetim sağlar. Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Bu alan kimin kaldığı bilinmeyen çadırlara, hijyen belirsizliğine, güvenlik açığına, alkol şişelerine, insan boyunu geçen otlara, çamur birikintilerine ve göstermelik yasak tabelalarına bırakılamaz.

GİRESUN ÇOCUK TRAFİK EĞİTİM PARKI AÇILDI Haber

GİRESUN ÇOCUK TRAFİK EĞİTİM PARKI AÇILDI

GİRESUN ÇOCUK TRAFİK EĞİTİM PARKI AÇILDI Giresun'da çocukların küçük yaşlarda trafik bilincine kavuşmalarını ve trafik kültüründe güvenli bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla Aksu Mahallesi'nde kurulan "Giresun Çocuk Trafik Eğitim Parkı" törenle açıldı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, Giresun Valiliği'nin koordinasyonunda ve Kuzey Yıldızı Derneği tarafından yürütülen parkın açılışı, 12 Aralık Cuma günü saat 14.00'te Sevinç-Mehmet Ekizoğlu Anaokulu bahçesinde düzenlendi. Törende Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Kuzey Yıldızı Derneği Başkanı Ali Yılmaz, il protokolü, öğretmenler, veliler ve birçok öğrenci hazır bulundu. "Minik Trafik Elçileri Yetişecek" Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını Proje Yürütücüsü ve Kuzey Yıldızı Derneği Başkanı Ali Yılmaz gerçekleştirdi. Yılmaz, projenin sadece trafik kurallarını öğretmekle kalmayıp, çocukların öğrendiklerini ailelerine taşıyarak "Trafik Elçisi" olmalarını sağlama hedefinde olduklarını vurguladı. "İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi işbirliğiyle yürütülen bu proje, okul öncesi ve ilkokul seviyesindeki çocuklarımızın teorik bilgileri pratiğe dökmelerine imkan tanıyacak." dedi. Ardından kürsüye çıkan İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, "Trafik eğitiminde erken yaş büyük fark yaratır" ilkesini benimseyerek projenin eğitim camiasına fayda sağlamasını temenni etti. Vali Serdengeçti: "1 Milyon 250 Bin TL’lik Eğitim Ekosistemi" Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, açılan parkın Giresun'un çocukları için önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Trafik kazalarının büyük kısmının insan hatalarından kaynaklandığını, bu hataların da eğitimle giderilebileceğine dikkat çeken Vali Serdengeçti, şöyle konuştu: "Bu değerli proje, çocuklarımızın erken yaşlardan itibaren güvenli ve sorumluluk sahibi bir trafik kültürüyle yetişmelerine olanak sağlama hedefimizin somut bir ürünü. Projemiz, 1 milyon 250 bin Türk Lirası bütçesi ile sadece fiziksel bir park düzenlemesi değil, aynı zamanda çocuklarımızın trafik bilinci, güvenlik kültürü ve uygulamalı öğrenme yeteneklerini geliştirecek çok boyutlu bir eğitim ekosistemi sunmaktadır." Tüm Okullar İçin Açık Vali Serdengeçti, parkın sadece Sevinç-Mehmet Ekizoğlu Anaokulu'na değil, Giresun Merkez ve çevresindeki tüm okullara hizmet edeceğini açıkladı. "Çocuklarımız burada trafik kurallarının yanı sıra 112 Acil Çağrı eğitimi, sağlıklı yaşam, afet bilinci ve çevre-sıfır atık gibi yaşam becerilerini de kazanacaklar." dedi. Donanımlı Eğitim Proje kapsamında okula kazandırılan parkta, 150 metrekare yol şeridi ve geçit uygulaması yapılırken, eğitimlerde kullanılmak üzere 10 akülü araç, 10 pedallı araç, bisikletler, trafik levhaları ve işaret lambaları ile ilk yardım ekipmanları sağlandı. Konuşmalardan sonra Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, projeye katkıda bulunan Kuzey Yıldızı Derneği Başkanı Ali Yılmaz'a plaket verdi. Tören, protokol üyelerinin minik öğrencilerle birlikte açılış kurdelesini kesmesi ve parkurda yapılan ilk sürüş denemeleriyle sona erdi.

DOĞAL AFETLER VE AFET YÖNETİMİ ÖĞRENCİ ÇALIŞTAYI Haber

DOĞAL AFETLER VE AFET YÖNETİMİ ÖĞRENCİ ÇALIŞTAYI

DOĞAL AFETLER VE AFET YÖNETİMİ ÖĞRENCİ ÇALIŞTAYI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun Üniversitesi Espiye Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı tarafından düzenlenen “Doğal Afetler ve Afet Yönetimi Öğrenci Çalıştayı”, aynı yüksekokulun kampüsünde düzenlendi. Toplantının açılışını, Düzenleme Kurulu Başkanı Öğr. Gör. Ali Şükrü Cihan gerçekleştirirken, Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin, Giresun İl Afet ve Acil Durum Müdürü Ahmet Tuğhan Sakarya, Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ersan Bektaş, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Cemile Bahtiyar Sönmez, Ordu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tuğrul Özcan, Uzman Yunus Ergün ve Espiye Meslek Yüksekokulu Yüksekokul Sekreteri Hüdai Gazioğlu'nun yanı sıra, okulun değerli akademik ve idari kadrosu ile AFAD ve Giresun İl ve Espiye İlçe İtfaiye teşkilatından temsilciler katılım gösterdi. Protokol konuşmalarının ardından çalıştay programının içeriği sunuldu ve hemen sonrasında AFAD ile Giresun İtfaiye Teşkilatı ekipman tanıtımları gerçekleştirildi. Çalıştay kapsamında; afet öncesi hazırlık, afet sırasındaki müdahale süreçleri, kriz iletişimi, arama-kurtarma operasyonları, ilk yardım, tahliye planlama ve afet sonrası psikososyal destek gibi konular, uzmanlar tarafından teorik oturumlar ve uygulamalı tatbikatlarla ele alındı. Ayrıca sivil savunma ve itfaiyecilik programı işbirliği ile senaryolar üzerine kurulu saha tatbikatı da yapıldı. Etkinliğin sonunda ise, öğrenci projeleri ve değerlendirmelerine dayanarak hazırlanan bir “Çalıştay Sonuç Bildirgesi” yayınlanacak ve katılımcılar sertifikalarını aldı.

Ordu İtfaiyesi geleceğin kahramanlarını yetiştiriyor Haber

Ordu İtfaiyesi geleceğin kahramanlarını yetiştiriyor

Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, pek çok yangın ve doğal afete etkin müdahalede bulunarak vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlarken, sunduğu eğitimlerle geleceğin itfaiyecilerini de yetiştiriyor. ORDU (İGFA) - Ordu Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, il içi ve il dışından taleplerde bulunan kamu kurumları, kuruluşlar ve özel sektörde faaliyet gösteren işletmelere belirli sayı ve program çerçevesinde eğitimler sunuyor. Bu kapsamda İtfaiye Eğitim Merkezi (OBİTEM), Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Niksar Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencilerine kapılarını açtı. OBİTEM'de Tokat'tan gelen öğrenciler, profesyonel ekipler tarafından ilk yardım bilinci, yangın bilgisi, yangından önce alınacak önlemler, yangının oluşumu ve gelişimi, yangın yerindeki tehlikeler, yemeklik yağ yangınları, sıvı yangınları, LPG ve doğal gaz yangınları gibi konularda uluslararası standartlarda teorik ve uygulamalı bilgilendirildiler. “ORDU İTFAİYESİNİ VE OBİTEM’İ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ” Alınan eğitimlerin ardından duygularını ve düşüncelerini paylaşan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Niksar Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı Öğretim Görevlisi Mustafa Yıldız ve öğrenciler, kendilerine bu eğitimi sunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e teşekkürlerini sundular. OBİTEM’i tanıdıklarını ve yakından takip ettiklerini belirten öğretim görevlisi ve öğrenciler, iki gün boyunca aldıkları eğitimlerin çok faydalı geçtiğini dile getirdiler ve şöyle dediler: “OBİTEM’i ve eğitimlerini yakından izliyorduk. Okulumuzda teorik ve uygulamalı gerekli eğitimleri veriyoruz. Daha etkili eğitimler için OBİTEM’den talep ettik ve onlarda bizleri memnun ettiler. İki gün süren eğitimimiz oldukça verimli geçti. Bizleri, meslek hayatımızda karşılaşacağımız durumlar hakkında bilgilendiren Ordu itfaiyesi ekiplerinden çok şey öğrendik. Bu imkanı sunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Hilmi Güler başta olmak üzere itfaiye teşkilatımıza teşekkür ederiz.” OBİTEM ziyaretlerini tamamlayan öğrenciler, devamında Altınordu İtfaiye Grup Amirliği’nde bulunan 42 metre merdivenli, çok amaçlı itfaiye aracı ve Arama Kurtarma Amirliği’ne bağlı araç ve ekipmanlar ile son olarak OSKEM istasyonunda incelemelerde bulundu.

Bilimsel olmayan ilk yardım hayati risk Haber

Bilimsel olmayan ilk yardım hayati risk

Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi'nden Dr. Evre Yılmaz, doğru ilk yardım uygulamalarının hayati önem taşıdığı konusunda uyarılarda bulundu. Yanık bölgelerine diş macunu uygulamasının, nöbet geçiren kişilerin ağızlarının zorla açılmasının ve zehirlenme durumlarında hastaların kusturulmasının yanlış olduğunu belirtti. KONYA (İGFA) - İlk yardım, doğru ve etkin bir şekilde yapıldığında hayat kurtarabilecek bir eylemken, hatalı uygulamalar ikinci bir yaralanma veya kalıcı hasar ile sonuçlanabiliyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Evre Yılmaz, bu uygulamaların eğitimli kişilerce yapılmasının öneminden bahsederek, kritik bilgiler paylaştı. İlk yardımın, acil durumlarda insan hayatını güvence altına alacak etkili ve basit müdahalelerle hızla gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Yılmaz, “İlk yardım becerisi, acil durumlarda hayat kurtaracak basit ama etkili girişimlerin hızlıca uygulanmasını gerektiriyor. Bilimsel temele dayanmayan veya yanlış bilinen bazı uygulamalar, yardım edilen kişiye zarar verebilir ve zaman kaybettirebilir." dedi. Örneğin; birçok kişi yanık bölgesine tereyağı, yağ ya da evde hazırlanan merhemler sürmenin faydalı olduğunu düşünebiliyor. Nöbet geçiren birinin ağzını açmaya çalışmanın, ayılması için keskin koku koklatmanın ya da ellerini açmaya çalışmanın yaygın yapılan yanlışlar arasında olduğunu belirten Yılmaz, “Nöbet geçiren birinin ağzını açmaya çalışmak, keskin kokular koklatmak ya da ellerini açmaya çalışmak sık karşılaşılan hatalardandır. Nöbet geçiren bir kişiye bu tür müdahalelerde bulunmak yerine, başı korunmalı, kasılmaların geçmesi beklenmeli ve hızlıca ambulans çağrılmalıdır.” dedi. Zehirlenme vakalarında zehrin ağızdan çıkarılmaması gerektiğini önemle vurgulayan Yılmaz; “Zehirlenme durumlarında halk arasında yaygın inanış, zehrin ağız yoluyla çıkarılmasıdır. Zehirli maddenin deri ile teması halinde ise eller sabunla yıkanmalı ve zehirlenen kişi kusturulmaya çalışılmamalıdır. Yakıcı maddelerin alınması halinde hasta asla kusturulmamalıdır, çünkü bu durum ek yaralanmalara yol açabilir. Zehirlenme vakalarında acil tıbbi yardım alınmalıdır.” dedi. Dr. Yılmaz; “Yılan soktuğunda yarayı kesip emmek yanlıştır. Bu yöntem ayrıca bulaşıcı hastalık riski de taşır. Böcek veya yılan sokması durumunda sokulan yerin kesilerek kanatılması ya da kanın emilmesi enfeksiyon riskini arttırır. Bu sebeple, böcek sokmalarında sokulan bölge su ve sabunla temizlenmeli, kaşıntı ve ağrıyı hafifletmek için soğuk kompres yapılmalıdır.” diyerek önerilerde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.