Hava Durumu

#Iletişim

giresunsonhaber - Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE MARKA ELÇİLİĞİ PROGRAMI Haber

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE MARKA ELÇİLİĞİ PROGRAMI

Teknoloji çözümleri ile eğitimden iş dünyasına uzanan dijital dönüşüm süreçlerinde hem kurumlara hem bireylere katkı sunan Pozitif Teknoloji’nin üniversite öğrencilerine yönelik iTEAM marka elçiliği programına başvurular devam ediyor. Program sayesinde kampüs içi etkileşimi arttırmak ve öğrenci topluluğu oluşturmak hedefleniyor ve başvurular 31 Aralık'a kadar açık olacak. Pozitif Teknoloji, üniversite öğrencilerini teknoloji, iletişim ve iş geliştirme sahalarında aktif birer temsilci olmaya davet ettiği iTEAM – Üniversite Marka Elçiliği Programı için başvuruların sürdüğünü açıkladı. Bu program kapsamında kampüslerde Pozitif Teknoloji’yi temsilen görev alacak marka elçileri; üniversite içi iletişimi arttıran, sürdürülebilir ve ekip oluşturma fırsatı sunan bir yapı içinde yer alıyor. iTEAM programı çerçevesinde seçilen üniversite öğrencileri, kampüs organizasyonlarında aktif roller üstlenirken, davet ettikleri katılımcı sayısına göre çeşitli avantajlardan yararlanıyor. Program, yalnızca bireysel katılım değil, elçilerin kendi ekiplerini kurabilecekleri, zamanla ölçeklenebilir bir sistem sunuyor. Eğitimden iş yaşamına kadar uzanan dijital dönüşüm süreçlerinde firmalara ve bireylere teknoloji çözümleri sağlayan Pozitif Teknoloji, iTEAM’i şirketin pazarlama ve iş geliştirme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriyor. Program, Pozitif Teknoloji’nin eğitimden teknolojiye uzanan servis odaklı yaklaşımını üniversite kampüslerine taşır. Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel, iTEAM programının gençlerle uzun vadeli bir bağ kurmak adına önemli olduğunu belirterek şöyle dedi: “iTEAM’i yalnızca bir marka elçiliği programı olarak değil; gençlerin teknoloji ve iş dünyası ile erkenden temas kurabilecekleri bir gelişim platformu olarak görüyoruz. Üniversite öğrencilerinin değer üretebilen ve büyüyen yapılar inşa etmesini önemsiyoruz. Bu programın, Pozitif Teknoloji’nin gelecekteki pazarlama ve iş geliştirme stratejilerinde önemli bir görev üstleneceğine inanıyoruz.” iTEAM – Üniversite Marka Elçiliği Programı’na katılımlar 31 Aralık'a kadar devam etmekte. Detaylı bilgi ve başvuru koşulları için iteam.pt.com.tr adresine göz atabilirsiniz.

TİREBOLU İLETİŞİM FAKÜLTESİNE ALTIN PUSULA ÖDÜLÜ Haber

TİREBOLU İLETİŞİM FAKÜLTESİNE ALTIN PUSULA ÖDÜLÜ

TİREBOLU İLETİŞİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ ALTIN PUSULA ÖDÜLÜ İLE TAÇLANDI Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından düzenlenen 23. Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler ödüllerinde, Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri “PR Akademi” adlı projeleriyle dikkat çekerek “Genç İletişimciler” kategorisinde ödül aldı. 2001 yılından bu yana gerçekleştirilen ve iletişim sektöründeki yenilikçi projeleri destekleyerek bu alandaki gelişime katkıda bulunmayı amaçlayan, Türkiye’nin ilk halkla ilişkiler ödülleri olan Altın Pusula Ödülleri, 1 Aralık 2025 Pazartesi akşamı Zorlu PSM’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri Buse Okçu, Lale Kurnaz, Busegül Mürteza, Yasemin Usta ve Gizem Yavçın, 20 ana ve 21 alt kategoride toplam 40 kategoride yarışmaya katılan 300'den fazla proje arasından seçilerek ödüllendirildi. Törenin açılış konuşmasını yapan TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen, “Mesleğimiz zamanla değişiyor ve yeniden biçimleniyor. Altın Pusula ödülleri bu dönüşümün öncüsü olarak sektöre yön veriyor. Günümüzde veri önemli bir role sahip ve yaratıcılık yeni boyutlar kazanıyor. Teknolojinin geniş imkanları ile dolu bir çağdayız, bu süreçte yol gösterici olan iletişimdir. Bu geminin kaptanları ise biz iletişimcileriz” ifadelerini kullandı. Projenin danışmanlığını yapan Dr. Öğr. Üyesi Elif Çanğa Bayer ve Dr. Öğr. Üyesi Anıl Uğur Oğuzcan, hazırlık sürecinde öğrencilere rehberlik ederek ödüle ulaşmalarında önemli bir rol oynadı. Genç iletişimciler kazandıkları bu ödülle, fakültelerini başarıyla temsil etmenin ve projelerinin ulusal düzeyde tanınmasının gururunu yaşadı.

Sanal Kumar Gençliği Tehdit Ediyor! Haber

Sanal Kumar Gençliği Tehdit Ediyor!

Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, gençler arasında giderek popülerleşen ve masum görünen mobil oyunların, sanal kumar bağımlılığı riskini nasıl arttırdığını belirtti: "Bu oyunlar, beyinde dopamin salgısının artmasına yol açarak 'haz' arayışını tetikliyor. Bu haz, sadece oyunda uzun süre kalmakla sınırlı kalmıyor; birçok kişi oyuna daha fazla para yatırarak bu süreci pekiştiriyor." dedi. Ailelerin gözlemlerine gereken kritik belirtileri vurgulayan Sedef Koç Bal, “Oyuna yatırılan parasal bahisler nedeniyle kontrolsüz para harcamaları ve sıkça gereksiz para talepleri ilk dikkat çeken işaretlerdendir. Ayrıca bireyin aile içinde az zaman geçirmesi, evdeyken bile aklının sürekli oyunda olması ve engellendiği hissine kapıldığında öfke ve sabırsızlık göstermesi bir sorunun varlığına işaret eder.” şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, gençlerde artan sanal kumar bağımlılığına dair değerlendirme yaptı. Renkli oyunlar sanal kumar tuzağı haline geliyor Dijitalleşmeyle gelen kolay erişim ve arkadaş çevresinde popüler olmak, sanal kumara düşüşü artırıyor. Sedef Koç Bal, gençler arasında yaygınlaşan, renkli ve çekici arayüzlere sahip bazı mobil uygulamaların, aslında bahis sistemi üzerine kurulu gizli kumar mekanizmaları sunduğunu ifade etti. Sedef Koç Bal, bu tarz uygulamaların başlangıçta eğlenceli gibi görünse de kısa sürede kontrol kaybına dönüştüğünü belirtti: “Renkli şeker eşleştirme veya farklı kombinasyonlarla oynanan, bahis içerikli oyunlar, bir şans oyunu gibi algılansa da yarattığı finansal kayıplar nedeniyle sanal kumar bağımlılığına neden oluyor. Bu oyunlar, beyinde dopamin salgısını artırarak ‘haz’ duygusunu tetiklemekte. Bu haz arayışı yalnızca oyunda uzun süre harcanan zamanla sınırlı kalmayıp, pek çok kişi yatırımlarını daha da artırıyor.” diye açıkladı. Kayıp telafi hırsı ve akran baskısı Sanal kumarın gençleri çeken en önemli faktörlerden birinin kazanma-kaybetme arasındaki döngü olduğunu belirten Sedef Koç Bal, kayıpların kişiyi "Kaybettiklerimi geri kazanmalıyım" hedefiyle harekete geçirdiğini ve bağımlılığı derinleştirdiğini söyledi: "Kazanç ve kayıpların hızlı değişimi heyecan verici olsa da yaşanan kayıplar, 'Kaybettiklerimi telafi etmeliyim' hissi doğurur. Akranlar arasında popülerlik ise gençlerin bu oyunlara yönelimini devam ettiriyor. Sosyal çevre, gençlerin benzer deneyimlere katılım sağlamaya itiyor." dedi. Ailelerin, çocuklarının dijital ortamlarda geçirdiği süreyi değil, bu davranışların yarattığı sorunları takip etmesi gerektiğini vurgulayan Sedef Koç Bal, “Sanal kumar bağımlılığı geliştiğinde, bireyin akademik, sosyal ve ailevi işlevselliği ciddi şekilde bozuluyor.” ifadesinde bulundu. Aileler için göz ardı edilmemesi gereken işaretler Sedef Koç Bal, ailelerin dikkatle izlemesi gereken işaretleri şöyle sıraladı: “Oyuna yatırılan bahisler nedeniyle oluşan kontrolsüz para harcamaları ve sık sık ihtiyaç dışı para talepleri, göz ardı edilmemesi gereken ilk işaretlerdir. Teknoloji kullanım süresinin yaşa uygun sınırların üzerine çıkması, akademik başarının düşmesi, okul devamsızlığının artışı ve kişinin sevdiği faaliyetlerden uzaklaşması gibi değişiklikler, sağlıklı bir aile iletişimiyle fark edilebilir. Ayrıca bireyin aile ortamında daha az vakit geçirmesi, evde bile zihninin oyunda olması, engellendiğinde öfke ve sabırsızlık göstermesi de problem sinyalleri arasındadır.” Bağımlılık ortaya çıkınca yalanlar ve gizleme başlıyor Kumar bağımlılığı yerleşince, bireylerin utanma ve suçluluk duyguları yanı sıra, oyunlara devam edebilmek amacıyla yalan söyleme ve gerçekleri gizleme davranışları geliştirdiğini söyleyen Sedef Koç Bal, bu aşamada profesyonel yardım almanın şart olduğunu ifade etti. Sedef Koç Bal, sağlıklı sınırların ve tedavi sürecinin önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Çocuğun gelişim düzeyine uygun şekilde, açık bir iletişim sağlanması önemlidir. Dijital dünyanın risklerini anlatırken, çocuğun duygu ve düşüncelerinin yanı sıra bireysel ihtiyaçları da göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavi sürecinin hedefi yalnızca oyuna erişimi kısıtlamak değil; davranışın arkasındaki nedenleri değerlendirmek, gerektiğinde ilaç desteği sağlamak, risk ve koruyucu önlemleri belirlemek, etkili baş etme yolları geliştirmek ve finansal yönetim planı oluşturmak gibi aile desteğiyle birlikte yürüyen kapsamlı bir süreci gerektirir. Aile desteği, sınırsız maddi yardım sağlamaktan ziyade yapıcı sınırlar koymak, doğru iletişim kurmak ve tedavi sürecini desteklemek olmalıdır.”

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Haber

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Giresun İl Müftülüğü tarafından düzenlenen panelde, aile yapısını zayıflatan sorunlar, aile içi şiddet, aile bağlarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim yöntemleri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2025'i 'Aile Yılı' ilan etmesinin ardından, Giresun İl Müftülüğü aileyi koruma ve güçlendirme hedefiyle çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu çerçevede İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu koordinasyonunda, "Ailenin Korunması ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Toplumsal Farkındalığın Arttırılması" başlıklı bir panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu ve Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar katıldı. Çotanak Konferans Salonunda yapılan panelin moderatörlüğünü Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay üstlendi. "Aile gözbebeğimizdir" İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet ve sorumluluk bilincinin aileyi ayakta tutan en önemli değerler olduğuna dikkat çekti. Kılıçbay, her bir aile üyesinin karşılıklı hak ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade ederek şöyle dedi: "Aile, Yüce Rabbimizin bize emanetidir ve bu emanetin temelinde merhamet yatmalıdır. Merhamet, iyiliği esas almak ve her aile ferdine Yüce Allah'ın bir lütfu olarak değer vermek demektir. Bu sebeple ailede bir sorun ya da kriz ortaya çıktığında merhamet, ilişkilerin sağlıklı devam etmesinin ölçütü haline gelir. Aileyi güçlü kılan bir diğer faktör ise infak ve karşılıksız sevgidir. İnfak, yalnızca maddi yardım değil, muhatabına katkı sunmak ve gönül desteği vermektir. Karşılıksız sevgi ile vefa gösterip gerektiğinde teşekkür eden, hata yaptığında özür dilemekten çekinmeyen aileler hem muhabbeti artırır hem de rahmetin yeryüzündeki yansıması olmaya devam eder. Böylelikle aileden başlayarak toplumda huzur ve güven sağlanır. " "Aile sevgi ve merhametle ayakta durur" Ardından söz alan, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, her aile ferdinin sevgi ve merhameti prensip edinerek aile bireylerine değer vermesi gerektiğini dile getirdi. Özdemir, ailenin bir merhamet yuvasına dönüştürülmesinin gerekliliğini şu sözlerle dile getirdi: "Aile içinde yaş ya da cinsiyet farkı gözetmeden tüm bireylerin saygınlık ve dokunulmazlık hakkına sahip olduğu unutulmamalıdır. İnsan onurunu zedeleyen, saygınlığını sarsan hatta cana kasteden şiddetin her biçimi, dinen, hukuken ve ahlaken suçtur, aynı zamanda kul hakkı ihlalidir. Üzerimizde en çok hakkı olan kişiler, bize en fazla emeği geçen, mutluluğumuzda ve kederimizde yanımızda olan aile bireylerimizdir. Ne yazık ki farkında olmadan kırdığımız, üzdüğümüz ve helallik almayı ihmal ettiğimiz kişiler de genellikle onlardır. Unutulmamalıdır ki karşılıklı hak ve sorumluluklar yerine getirdiğinde ailede ve toplumda huzur ve güven ortamı oluşacak, dünya insan onuruna yakışır bir yer haline gelecektir." "Aile odaklı sosyal hizmetler aile yapısına güç kazandırıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik, ekonomik katkı sağlayan, farkındalık kazandıran ve ailelerin sosyokültürel gelişimine destek veren hizmetlere imza attıklarını belirtti. Modaoğlu, toplumun her bireyine ulaşarak etkili sosyal hizmetler sağladıklarına değinerek şöyle konuştu: "Kadınlarımızın aile içindeki belirleyici etkisini, çocuklarımızın geleceğimiz için taşıdığı umudu, büyüklerimizin kültürel mirasımızdaki yerini ve engelli bireylerimizin değerini esas alarak, herkesin huzur ve güven dolu bir gelecekte yaşayacağı bir yarın için çalışıyoruz. Kadınların, çocukların, engelli bireylerin ve yaşlıların her tür ihmal, şiddet ve ayrımcılıktan uzak, adil ve aktif biçimde toplumsal hayata katılması önceliğimizdir. Ailelerimizin en iyi yaşam koşullarına ulaşmasını temin etmek ise milletimize hizmet etmenin en değerli yoludur. Bu amaç doğrultusunda ailelere, çocuklara, engelli ve yaşlı bireylere, kadınlara, şehit yakınları ile gazilere ve toplumun dezavantajlı tüm kesimlerine yönelik sosyal yardım ve hizmetlerimizi kararlılıkla devam ettiriyoruz." "Miras sorunu, nesiller arasındaki ilişkileri zedeliyor" Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar ise, genelde Doğu Karadeniz, özelde ise Giresun'da nesiller arası akrabalık bağlarının zedelenmesinde en önemli etkenlerden birinin miras meselesi olduğunu ifade etti. Bayraktar, miras konusunun çözümü için başta aile büyükleri olmak üzere kanaat önderleri ve alanda uzman kişilere büyük sorumluluk düştüğünü belirterek şöyle dedi: "Gerek kuşaklar arası dağılımda gerekse cinsiyetçi yaklaşımla yapılan miras paylaşımında, eşitlik hassasiyetinin göz ardı edilmesi haksızlıkları doğurmaktadır. Mevcut iletişimsizlik ve çatışma durumu, bireyleri çeşitli suç türlerine itmektedir. Miras paylaşımı konusunda çözümsüzlüğün bölgede her kuşağa yayıldığı ve giderek karmaşık bir hal aldığı gözlemleniyor. Özetle, miras konusu olan arazi taksimi ve gelirin paylaşımından doğan çekişmeler, cana, mala ve kişilere karşı suçların yanı sıra, mirasta haksızlığa uğradığını düşünen kişilerin hırsızlığa yönelmesi şeklinde kendini gösterebiliyor. Eğer mevcut sorunların çözümü için gerekli adımlar atılmazsa, kuşaklar arasında saygı, itibar ve güven kaybının yanı sıra gelecekte gerilim ve çatışmaların yükselmesi kaçınılmaz görünüyor." Panele İl Müftü Yardımcıları Avni Bolat, Adem Orhan, Sibel Gül Ülker, Müftülük personeli ve din görevlileri katıldı.

ATTİLA ATASOY GİRESUN'DA Haber

ATTİLA ATASOY GİRESUN'DA

ATTİLA ATASOY SAHNEDE! 30 EKİM 2025 Perşembe Atilla Atasoy, Giresun'da Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında sahne alacak. Atilla Atasoy, 30 Ekim akşamı Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi'nde sahneleyerek sevilen şarkılarını dinleyicilere sunacak. Konserde yer alacak olan Hilal Caz Kulübü, Bilgi Yurdu'nun köklü kültürel mirasını temsil eden önemli bir topluluk olarak dikkat çekiyor. Grup, tamamen konservatuvar eğitimi almış genç yeteneklerden oluşuyor ve Cumhuriyet Bayramı'na özel olarak hazırlanan bir repertuar ile dinleyicilerin karşısına çıkacak. Etkinlik için provaların başladığını duyuran Bilgi Yurdu Derneği Başkanı Gürsel Ekmekçi, tüm Giresun halkını bu etkinliğe davet etti. Ekmekçi yaptığı açıklamada: “Giresun Atilla Atasoy ile unutulmaz bir akşam geçirecek. Ayrıca Hilal Caz Kulübü, Bilgi Yurdumuzun tarihsel köklerindeki güçlü kültürel bir simgedir. Böylesi yetenekli bir topluluğun Cumhuriyet kutlamalarımıza katkıda bulunması hepimiz için gurur verici. Aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır’ sözünü referans alarak, bizler de görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.” ifadelerine yer verdi. İletişim: Gürsel Ekmekçi 0 544 428 29 76 (Bilgi Yurdu adına) Fatoş Feridunoğlu 0 530 409 85 75 (Giresun Eczacılar Odası adına) Mehmet Öztürk 0 537 565 48 37 (Hilal Caz Kulübü adına)

PTT AŞ 185 Yaşında Haber

PTT AŞ 185 Yaşında

Posta Nezareti adı altında 23 Ekim 1840'ta temelleri atılan, haberleşme ve iletişimin sağlanmasına yönelik olarak kurulan ülkemizin köklü ve güvenilir kuruluşlarından biri olan PTT AŞ, 185. kuruluş yıldönümünü kutlamaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ), kuruluşundan bu yana posta taşımacılığından lojistiğe, bankacılık hizmetlerinden e-ticarete ve filateliye kadar ülkemizin dört bir yanında sunduğu çeşitli hizmetlerle vatandaşların hayatını kolaylaştırmayı sürdürmektedir. Geniş hizmet ağı, uzman ve dinamik kadrosu ile güvenli, hızlı ve yenilikçi çözümler geliştirmiş olan, ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği başarılarla öne çıkan PTT; her zaman daha iyiyi hedefleyen bir hizmet anlayışıyla çalışmalarına devam etmektedir. Yaklaşık iki asırlık derin bir geçmişten ve tecrübelerinden aldığı güçle geleceğe sağlam adımlarla ilerleyen PTT, her dönemde değişen müşteri beklenti ve ihtiyaçlarına yanıt vermiş, Türkiye’nin iletişim altyapısının gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının himayesi altında faaliyet gösterdiği tüm alanlarda teknolojik dönüşümde öncü olan, yurt içinde ve yurt dışında milyonlarca kişiye ulaşarak geniş bir coğrafyada toplumsal hayatın her alanına dokunan Posta ve Telgraf Teşkilatı, günümüzde de Türkiye’nin kalkınmasına katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda hizmetlerine entegre ettiği çevreci yaklaşımı ve çözümleri ile de gelecek kuşaklar için daha sürdürülebilir bir dünya bırakma çabasıyla hareket etmektedir. PTT AŞ GENEL MÜDÜRÜ DR. HAKAN GÜLTEN: “185 YILLIK KÖKLÜ GEÇMİŞİMİZ VE TECRÜBEMİZLE, POSTA VE HABERLEŞME HİZMETİ SUNMANIN ÖTESİNDE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ.” PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, PTT AŞ’nin 185. kuruluş yıldönümü çerçevesinde yaptığı açıklamada “185 yıldır halkımıza kesintisiz hizmet sunan Posta ve Telgraf Teşkilatımızın kuruluş yıldönümünü hep birlikte büyük bir heyecan ve mutlulukla kutluyoruz. Halkımızın haberleşme ve iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla başladığımız ilk günden bu yana her zaman vatandaşlarımızın yanında olmanın, Millî Mücadele yıllarından Cumhuriyetimizin kuruluşuna, doğal afetlerden salgın hastalık dönemlerine dek, her koşulda ülkemiz için azimle çalışmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin köklü kurumlarından biri olarak, yaklaşık iki yüzyıllık tecrübemizle posta ve haberleşme hizmeti sunmanın ötesinde, geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Her zaman daha iyisini hedefleyerek, teknolojiyi sıkı bir şekilde takip ederek ve altyapımızı bu doğrultuda sürekli geliştirerek dijital dönüşüm sürecimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu. Gülten ayrıca “Teşkilatımızın 185 yıllık onurlu yolculuğuna emek veren ve ülkemizin çeşitli yerlerinde fedakârca görev yapan tüm çalışma arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyor, hayatta olmayan tüm üyelerimizi rahmetle anıyorum. Birlik ve beraberlik içinde daha pek çok yeniliğe imza atacağımıza, PTT’mizi geleceğe daha güçlü bir şekilde taşıyacağımıza yürekten inanıyor, 185. kuruluş yıldönümümüzü kutluyorum.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BİK Genel Müdürü Çay'dan bölge müdürleriyle ilk toplantı Haber

BİK Genel Müdürü Çay'dan bölge müdürleriyle ilk toplantı

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, çevrimiçi toplantıda üst yönetimle bir araya gelerek planlama ve raporlamanın önemini vurguladı. Çay, internet medyasının resmi ilan hakkı kazanmasıyla kurumun etki alanının genişlediğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kurum üst yönetimi ve Bölge Müdürleriyle çevrimiçi toplantıda bir araya geldi. Kurumun Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Genel Müdür Abdulkadir Çay, oldukça deneyimli bir ekiple bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İlk mesai gününde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile görüşme fırsatı bulduğunu kaydeden Çay, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türk basını adına Kurum olarak önemli hizmetler gerçekleştireceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. İnternet medyasının resmî ilan yayımlama hakkı elde etmesiyle birlikte Basın İlan Kurumu’nun görev sahasının genişlediğini ve etkinliğinin arttığını belirten Çay, internet mecrasındaki fırsatlardan doğru şekilde yararlanacaklarını ifade etti. PLANLAMA VE HEDEFE GİTMEK ÖNCELİĞİMİZ Konuşmasında planlama ve raporlamanın önemine değinen Çay, Bölge Müdürlerinden geleceğe yönelik planlarını detaylı bir şekilde hazırlamalarını isteyerek, “Mutlaka ölçümlenebilir hedeflerimiz olmalı, bu hedeflerin eksiksiz bir şekilde gerçekleşmesi için doğru planlamayla yola çıkmalı ve başarıya ulaşmalıyız” dedi. Kurumun temsili ve ilişkilerin yönetilmesinde iletişimin ne denli önemli olduğunu hatırlatan Genel Müdür Çay, Bölge Müdürlerinden bu konuda azami gayret sarf etmelerini istedi. Bölge Müdürlükleriyle en yakın zamanda bir araya gelmek istediğini söyleyen Çay, basın sektörünün istek ve taleplerini yerinde dinleyeceklerini kaydetti. Toplantıda söz alan Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş ise Genel Müdürün önderliğinde Kurumu daha ileriye taşıma gayreti içerisinde olacaklarını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.