Hava Durumu

#Ilaçlama

giresunsonhaber - Ilaçlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilaçlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA HASAT SONRASI MÜCADELE : Haber

FINDIKTA HASAT SONRASI MÜCADELE :

FINDIKTA HASAT SONRASI MÜCADELE : KOKARCA VE FİLİZ GÜVESİNE KRİTİK UYARI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, fındık üreticilerini hasat sonrası dönem için uyardı. Bahçelerde yapılacak doğru zamanlı mücadelenin hem Fındık Filiz Güvesi üzerindeki baskıyı artırabileceği hem de kışlaklara çekilmeye hazırlanan Kahverengi Kokarca popülasyonunun gelecek sezona taşınmasını azaltabileceği bildirildi. Uzman verileri ise mücadelenin rastgele ilaçlama yerine zararlı yoğunluğu, biyolojik dönem ve ekonomik zarar eşiğine göre yürütülmesinin önemine işaret ediyor. Giresun’da fındık hasadının ardından bahçelerde yeni bir dönem başladı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilere yaptığı duyuruda Kahverengi Kokarca ile Fındık Filiz Güvesine karşı hasat sonrası mücadelenin önemine dikkat çekti. İl Müdürlüğü, bu dönemde uygun koşullarda gerçekleştirilecek mücadelenin Fındık Filiz Güvesinin kontrolüne katkı sağlarken, bahçelerde bulunan Kahverengi Kokarcaların kışlama dönemine yüksek yoğunlukla girmesini de engelleyebileceğini bildirdi. Bilimsel veriler de özellikle Kahverengi Kokarca açısından hasattan sonraki dönemin önemli olduğunu ortaya koyuyor. Zararlı, yaz sonundan itibaren tarım alanlarından ev, depo, ahır ve benzeri korunaklı noktalara yönelerek kışlama dönemine hazırlanıyor. Bu nedenle popülasyonun kışlağa girmeden önce baskılanması, bir sonraki üretim sezonuna taşınacak ergin sayısının azaltılması açısından önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da Kahverengi Kokarcaya karşı yalnızca kimyasal mücadeleyi değil; mekanik, biyoteknik ve biyolojik yöntemlerin birlikte kullanıldığı entegre mücadele sistemini esas alıyor. KAHVERENGİ KOKARCA FINDIKTA NEDEN BU KADAR TEHLİKELİ? Bilimsel adı Halyomorpha halys olan Kahverengi Kokarca, sokucu-emici ağız yapısına sahip istilacı bir zararlı. Fındığın gelişmekte olan meyvelerinde beslenerek ürünün yalnızca miktarını değil, iç kalitesini de etkileyebiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre zararlının fındıktaki beslenmesi; boş, şekilsiz ve lekeli iç oluşumuna, dolayısıyla kalite ve verim kayıplarına yol açabiliyor. 2026 yılında Journal of Economic Entomology dergisinde yayımlanan ve Türkiye'nin Doğu-Orta Karadeniz Bölgesi ile ABD'nin Oregon eyaletindeki fındık bahçelerini kapsayan araştırma da zararın fındığın gelişme dönemine göre değiştiğini ortaya koydu. Araştırmada erken dönemde kabuk ve iç gelişim bozuklukları, daha sonraki dönemlerde buruşuk ve mantarımsı lekeli iç gibi farklı zarar şekilleri belirlendi. Çalışmada zararın özellikle iç gelişiminin hızlandığı dönemlerde ciddi boyutlara ulaşabileceği gösterildi. Daha önce Oregon State University araştırmacıları tarafından yapılan kontrollü çalışmalarda da Kahverengi Kokarcanın fındık içi oluşmadan önce yaptığı emginin boş kabuklara, iç gelişimi sırasında yaptığı zararın şekilsiz içlere, olgunlaşmaya yakın dönemdeki emginin ise içte nekrotik ve mantarımsı lekelenmelere yol açabildiği belirlenmişti. HASAT SONRASI MÜCADELE NEDEN ÖNEMLİ? Hasadın tamamlanması, Kahverengi Kokarca açısından mücadele döneminin sona erdiği anlamına gelmiyor. Zararlı, sonbaharla birlikte kışlamak üzere fındık bahçelerinden çevredeki korunaklı alanlara yöneliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, özellikle ağustos sonu ve eylül başından itibaren kışlama hareketinin başlamasıyla birlikte kapalı alanlarda ve kümelenme noktalarında mekanik mücadelenin önemine dikkat çekiyor. Feromon tuzakları ve “cezbet-öldür” uygulamaları da entegre mücadele araçları arasında bulunuyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de önceki yıllarda yaptığı saha çalışmalarında, hasat sonrasında bahçesinde Kahverengi Kokarca bulunan üreticilerin kışlak döneminden önce mücadele etmesinin bir sonraki sezon popülasyonunun azaltılması açısından önemli olduğunu açıklamıştı. Bu nedenle hasat sonrası mücadele, yalnızca o yıl bahçede kalan bireyleri hedefleyen bir uygulama olarak değil, gelecek yılın zararlı baskısını azaltmaya yönelik tamamlayıcı bir mücadele aşaması olarak değerlendiriliyor. FİLİZ GÜVESİNDE RASTGELE İLAÇLAMA YOK: YÜZDE 15 EŞİĞİ ÖNEMLİ Bilimsel adı Gypsonoma dealbana olan Fındık Filiz Güvesinde ise mücadele kararının bahçede yapılacak örneklemeye göre verilmesi gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı TAGEM'in “Zirai Mücadele Teknik Talimatları”na göre zararlının larvaları temmuz ayından itibaren fındık yapraklarında besleniyor. Yaprağın alt yüzünde damarların birleştiği bölgelerde ağ ve beslenme artıklarının oluşturduğu karakteristik kahverengi lekeler ortaya çıkıyor. Sonbaharda larvalar erkek çiçeklere, göz diplerine ve kozalaklara geçerek kışlama dönemine hazırlanıyor. Asıl zarar sonraki ilkbaharda daha belirgin hale gelebiliyor. Larvalar sürgünlerin özüne girerek galeri açabiliyor ve sürgün uçlarının kurumasına neden olabiliyor. Bakanlığın teknik talimatında tek bir larvanın beş ayrı sürgünü kurutabileceği belirtiliyor. Ancak burada önemli bir bilimsel ayrıntı bulunuyor: Her bahçede otomatik olarak ilaçlama yapılması önerilmiyor. TAGEM talimatına göre önce bahçede örnekleme yapılması gerekiyor. İşaretlenen ocakların alt, orta ve üst bölümlerinden yapraklar alınarak zarar oranı belirleniyor. Zarar görmüş yaprakların oranı yüzde 15'e ulaştığında kimyasal mücadele eşiğinin oluştuğu kabul ediliyor. Mücadelenin de larvalar yapraklardan erkek çiçek ve kozalaklara geçmeden, yaprak dökümünün başlangıcına kadar tamamlanması öneriliyor. Bu durum, üreticinin yalnızca takvime bakarak değil, bahçesindeki gerçek zararlı yoğunluğunu kontrol ederek karar vermesinin önemini ortaya koyuyor. İLAÇLAMA NASIL YAPILMALI? Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün üreticilere yönelik duyurusunda, kimyasal mücadele yapılmasına karar verilen bahçelerde kullanılacak Bitki Koruma Ürününün mutlaka fındıkta ilgili zararlıya karşı ruhsatlı olması gerektiği vurgulandı. İl Müdürlüğünün açıklamasına göre ilaçlamada dekara, yaklaşık 40-50 fındık ocağı için belirlenen ürün dozu; motorlu sırt atomizörü kullanıldığında en az 30-35 litre, motorlu pülverizatör kullanıldığında ise yaklaşık 100 litre suyla uygulanmalı. Uygulamanın fındık ocaklarının alt bölümlerinden başlanarak yukarıya doğru yapılması ve bitkinin gerekli yüzeylerinde yeterli kaplama sağlanması gerekiyor. Fındık Filiz Güvesiyle ilgili Bakanlık teknik talimatında da uygulamanın bütün yaprak yüzeylerinde yeterli kaplama sağlayacak şekilde yapılması gerektiği belirtiliyor. ARICILAR İÇİN KRİTİK UYARI İlaçlama yapılacak bölgelerde yalnızca fındık üreticilerinin değil, arıcıların da önceden bilgilendirilmesi gerekiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilaçlama başlamadan önce arı kolonilerinin uygulama sahası dışına çıkarılması gerektiğini bildirdi. Kimyasal uygulamalarda etiket talimatlarına, uygulama dozuna, çevresel tedbirlere ve ürünün son kullanım ile hasat arasındaki güvenli sürelerine uyulması hem gıda güvenliği hem de faydalı böceklerin korunması açısından önem taşıyor. HAYVAN OTLATILMAMALI, MEYVE TÜKETİLMEMELİ İl Müdürlüğü ayrıca insan ve hayvan sağlığının korunması açısından ilaçlanan bahçelerde gerekli bekleme süresine dikkat edilmesini istedi. Kullanılan Bitki Koruma Ürününün etiketinde belirtilen süreler tamamlanmadan bahçede hayvan otlatılmaması ve bahçedeki meyvelerin tüketilmemesi gerekiyor. Ürünün dozu, kullanım alanı ve bekleme süresi üründen ürüne değişebildiğinden üreticilerin kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemesi önem taşıyor. İLAÇ TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL Kahverengi Kokarcayla mücadelede bilim dünyasının giderek daha fazla üzerinde durduğu yaklaşım ise Entegre Zararlı Yönetimi — IPM. Bu yaklaşım; bahçelerde düzenli popülasyon takibi,ekonomik zarar eşiğinin değerlendirilmesi,mekanik mücadele,feromon tuzakları,biyolojik mücadele,gerekli olduğunda ruhsatlı Bitki Koruma Ürünlerinin doğru zamanda kullanılması gibi yöntemlerin birlikte uygulanmasını öngörüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da Kahverengi Kokarcaya yönelik mücadele stratejisinin entegre mücadele esasına dayandığını açıklıyor. Biyolojik mücadelede zararlının yumurtalarını parazitleyen Samuray arıcığı (Trissolcus japonicus) üzerinde çalışmalar yürütülürken, feromon tuzakları da zararlının izlenmesinde ve “cezbet-öldür” yönteminde kullanılıyor. BUGÜN YAPILAN MÜCADELE GELECEK SEZONU ETKİLEYEBİLİR Uzman verileri değerlendirildiğinde fındık bahçelerinde hasat sonrasındaki birkaç haftalık dönem, özellikle zararlıların kışlamaya hazırlanması nedeniyle önemli bir mücadele penceresi oluşturuyor. Ancak bilimsel yaklaşımın temel noktası “çok ilaç değil, doğru zamanda ve gerektiği kadar mücadele” olarak öne çıkıyor. Kahverengi Kokarcanın bulunduğu bahçelerde popülasyonun takip edilmesi, kışlaklara çekilmeden önce gerekli tedbirlerin alınması; Fındık Filiz Güvesinde ise öncelikle zarar oranının belirlenerek ekonomik mücadele eşiğinin değerlendirilmesi gerekiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kullanılacak Bitki Koruma Ürünlerinin yetkilendirilmiş bayilerden temin edilmesini ve uygulamaların Bitki Koruma Ürünleri Uygulama Belgesine sahip kişiler tarafından gerçekleştirilmesini istedi. Üreticiler ayrıntılı ve bahçelerine özel bilgi için Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurabilecek.

FINDIKTA KOKARCAYA KARŞI “DAL-KAFES” TESTİ: Haber

FINDIKTA KOKARCAYA KARŞI “DAL-KAFES” TESTİ:

FINDIKTA KOKARCAYA KARŞI “DAL-KAFES” TESTİ: 4 İLDE 18 BAHÇE İNCELENDİ Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü koordinasyonunda Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon’daki 18 fındık bahçesinde yürütülen dal-kafes çalışmaları tamamlandı. Mayıs ayında başlayan saha döneminin ardından hasatta alınan numuneler enstitüye götürüldü. Çalışmayla kahverengi kokarcaya karşı yapılan mücadelenin etkinliği, doğru ilaçlama zamanı ve gereksiz kimyasal kullanımının önlenmesi araştırılıyor. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon il tarım ve orman müdürlükleri ile 16 ilçe müdürlüğünün iş birliğinde yürütülen 2026 yılı dal-kafes çalışmaları tamamlandı. Dört ildeki 18 fındık bahçesini kapsayan çalışmada, koruma altına alınan dallardaki fındıklarla doğal koşullarda gelişen fındıklar sezon boyunca birlikte takip edildi. Hasat döneminde her iki gruptan alınan numuneler; zarar, verim ve kalite yönünden incelenmek üzere Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsüne getirildi. Çalışmanın temel amacı, fındıkta başta kahverengi kokarca olmak üzere zararlılara karşı yapılan uygulamaların sahadaki gerçek etkisini belirlemek, teknik talimatlara uygun mücadeleyi yaygınlaştırmak ve gereksiz ilaçlamaların önüne geçmek olarak açıklandı. Enstitünün saha çalışmasına ilişkin paylaşımında koruma altındaki ve doğal koşullardaki örneklerin birlikte izlendiği belirtildi. DAL-KAFES NEDİR? Dal-kafes, fındık ocağındaki meyveli bir dalın hava ve ışık geçiren özel bir tül ya da ağla çevrilerek kontrollü bir deneme alanına dönüştürülmesi esasına dayanıyor. Böylece aynı bahçede kafes içindeki dallarla dışarıda doğal koşullarda gelişen dallar arasında karşılaştırma yapılabiliyor. Denemenin amacına göre zararlının dala girişi engellenebiliyor ya da belirli sayıdaki zararlı kontrollü biçimde kafese alınarak oluşturduğu hasar izlenebiliyor. İlaç uygulanan ve uygulanmayan gruplar üzerinden zararlının canlı kalma oranı, meyveye verdiği zarar ve uygulamanın koruyuculuğu değerlendirilebiliyor. Ancak 2026 çalışmasının ayrıntılı deney deseni; kafeslere kaç böcek bırakıldığı, hangi ürünlerin hangi dozlarda uygulandığı ve kaç farklı uygulama grubunun oluşturulduğu kamuoyuyla henüz paylaşılmadı. Bu nedenle dal-kafesi doğrudan “fındığı koruyan yeni bir üretici yöntemi” olarak değil, mücadele yöntemlerini ölçmeye yarayan bilimsel bir saha düzeneği olarak değerlendirmek gerekiyor. GİRESUN’DA ÜÇ BAHÇEYE ALTIŞAR KAFES KURULDU Çalışmanın Giresun ayağında Espiye’nin Sakarya köyü, Keşap’ın Yoliçi Mahallesi ve Görele’nin Kıdır köyünde birer fındık bahçesi seçildi. Bu bahçelerin her birine altışar dal-kafes yerleştirildi. Kafesler üzerinden zararlının yoğunluğu, mevsim içindeki hareketi ve fındıkta meydana getirdiği hasar düzenli aralıklarla takip edildi. Giresun’daki uygulama noktaları ve kafes sayıları, çalışmanın başlangıcında yapılan saha duyurusunda kamuoyuna açıklanmıştı. ÇALIŞMA NE ZAMAN YAPILIYOR? Dal-kafesler, kahverengi kokarcanın kışlama alanlarından çıkarak bahçelere yönelmeye başladığı ve fındık meyvelerinin gelişme dönemine girdiği ilkbaharda kuruluyor. 2026 çalışmaları bölgede mayıs ayında başlatıldı; kafeslerin kontrolü ve saha kayıtları haziran ve temmuz boyunca sürdürüldü. Hasatla birlikte kafes içi ve doğal ortam numuneleri toplanarak çalışma tamamlandı. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünün verilerine göre kahverengi kokarcanın kışlayan erginleri, sıcaklığa bağlı olarak nisan ayı sonundan itibaren barınaklarından çıkıyor. Zararlı genellikle haziran-temmuz döneminde yumurta bırakıyor, temmuz sonundan ağustos sonuna kadar ise nimfler yoğun biçimde görülüyor. Bu takvim, fındığın kabuk ve iç oluşturma dönemleriyle çakıştığı için sezon boyunca takip yapılması gerekiyor. Enstitünün kahverengi kokarca bilgilendirme sayfası zararlının yaşam döngüsü ve mücadele yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. FINDIĞA NASIL ZARAR VERİYOR? Kahverengi kokarcanın ergin ve nimfleri, hortum biçimindeki ağız yapılarıyla meyveyi delerek özsuyunu emiyor. Erken dönemdeki beslenme meyve dökümüne ve boş fındık oluşumuna; daha ileri dönemdeki beslenme ise şekil ve renk bozukluklarına, buruşuk veya lekeli içe ve acı tada yol açabiliyor. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü uzmanlarının da aralarında bulunduğu bilim insanları tarafından 2026’da yayımlanan araştırmada, yarı-tarla kafes denemelerinde zarar tiplerinin fındığın gelişme dönemine göre değiştiği belirlendi. Mayıs-haziranda kabuk şekil bozukluğu, haziranda kararmış boş kabuk ve boş iç, haziran sonu-temmuz ortasında buruşuk iç, temmuz-ağustosta ise mantarlaşmış veya lekeli iç zararının öne çıktığı bildirildi. Aynı araştırmada, kafes altında bütün sezon izlenen tek bir erginin 537 meyveye kadar zarar verebildiği; en yüksek deneysel kaybın çekirdeğin büyüdüğü dönemde ortaya çıktığı kaydedildi. Bu rakamlar 2026’daki 18 bahçenin sonucu değil, dal-kafes yönteminin zararın dönemlere göre ölçülmesindeki önemini gösteren daha önceki bilimsel denemelere ait. Araştırma, Journal of Economic Entomology’de yayımlandı. BAHÇEYE VE ÜRETİCİYE NE KAZANDIRACAK? Dal-kafesin üreticiye sağlayacağı asıl katkı, kafesin kendisinden değil, elde edilecek karşılaştırmalı verilerden gelecek. Laboratuvar ve saha sonuçlarıyla şu soruların yanıtlanması bekleniyor: Hangi mücadele uygulaması zararı ne ölçüde azalttı?İlaçlama hangi dönemde daha etkili oldu?Aynı sonucu daha az ilaçlamayla almak mümkün mü?Kafes içi ve doğal ortam fındıkları arasında verim ve kalite farkı oluştu mu?İl, ilçe, rakım ve fındığın gelişme dönemine göre uygulama zamanı değişiyor mu?Gereksiz ilaçlamalar azaltılarak üretim maliyeti ve çevresel risk düşürülebilir mi? Çalışmanın tamamlanması, bu soruların yanıtlandığı anlamına gelmiyor. Şu aşamada kesinleşen çıktı, 18 bahçeden karşılaştırmalı saha verileri ile hasat numunelerinin toplanmış olması. Hangi uygulamanın ne kadar başarı sağladığı, kaç ilaçlamanın yeterli olduğu ve verim-kalite farkının ne düzeyde gerçekleştiği, enstitünün inceleme sonuçlarını açıklamasıyla netleşecek. HER BAHÇE OTOMATİK OLARAK İLAÇLANMAMALI Tarım ve Orman Bakanlığının teknik açıklamasına göre fındıkta ilaçlama kararı takvime bakılarak değil, bahçedeki zararlı yoğunluğu ölçülerek verilmeli. Fındıklar mercimek iriliğine ulaştığında, bölgeye göre nisan-mayıs aylarında yapılan kontrollerde 10 fındık ocağında toplam 5 kışlamış ergin görülmesi ilk mücadele eşiği olarak kabul ediliyor. Sezon içindeki kontrollerde 10 ocakta 5 nimf veya 5 ergin tespit edilmesi durumunda mücadeleye devam edilmesi öneriliyor. Örnekleme yapılırken: 1-10 dekarlık bahçelerde 10 ocak,11-20 dekarlık bahçelerde 20 ocak,20 dekardan büyük bahçelerde 30 ocak inceleniyor. Ocakların bahçeyi temsil edecek 5-6 ayrı noktadan seçilmesi, silkelemenin sabah erken saatlerde 3x4 metrelik beyaz bir çarşaf üzerine yapılması gerekiyor. İlaçlama zorunluluğu oluştuğunda yalnızca Bakanlık tarafından ruhsatlandırılmış ürünlerin, il ve ilçe tarım müdürlüklerinin duyurduğu zamanda kullanılması isteniyor. İlaçlamanın yağışlı havalarda ve güneşli öğle saatlerinde yapılmaması, bitkinin tamamının yeterli biçimde kaplanması ve son uygulamayla hasat arasındaki bekleme süresine uyulması gerekiyor. Bakanlık, uygulamanın etkinliğinin ilaçlamadan yedi gün sonra yapılacak yeni sayımla kontrol edilmesini öngörüyor. Güncel eşikler ve uygulama esasları Bakanlığın mücadele sayfasında yayımlanıyor. MÜCADELE YALNIZCA İLAÇLAMADAN İBARET DEĞİL Bakanlığın kahverengi kokarcaya karşı uyguladığı sistem; mekanik, biyoteknik, biyolojik ve gerektiğinde kimyasal mücadeleden oluşuyor. Sonbaharda barınaklara yönelen böceklerin toplanarak imha edilmesi, feromonlu cezbet-öldür noktalarının kurulması ve yumurta parazitoiti olan samuray arıcığının doğaya salınması bu yöntemin diğer aşamalarını oluşturuyor. Samuray arıcığı salımı yapılan alanlarda kimyasal uygulamadan kaçınılması gerekiyor. Tarımsal alanlarda ilaçlama ise il ve ilçe müdürlüklerinin haftalık kontrolleri ile duyurdukları mücadele ilanlarına göre yapılmalı. Bakanlığın yaklaşımında kimyasal mücadele, diğer yöntemlerle birlikte ve zorunlu durumlarda başvurulacak son aşama olarak tanımlanıyor. Entegre mücadele uygulamalarına ilişkin bilgiler Bakanlığın resmî portalında bulunuyor. Karadeniz’deki 18 bahçeden alınan numunelerin analizi tamamlandığında, uygulamaların etkinliği ve fındık kalitesi üzerindeki etkisinin sayısal verilerle kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Sonuçların üreticilerle paylaşılması, 2027 sezonunda doğru zamanda, ihtiyaç kadar ve çevreyle uyumlu bir mücadele programının uygulanması açısından önem taşıyor.

FINDIKTA 255 TL AÇIKLANDI, ÜRETİCİ HÜSRANDA Haber

FINDIKTA 255 TL AÇIKLANDI, ÜRETİCİ HÜSRANDA

FINDIKTA 255 TL AÇIKLANDI, ÜRETİCİ HÜSRANDA FINDIK FİYATI ENFLASYONUN BİLE GERİSİNDE KALDI TMO, geçen yıl kilogramı 200 TL olan Giresun kalite kabuklu fındığın 2026 yılı alım fiyatını 255 TL olarak açıkladı. Fiyat artışı yüzde 27,5’te kalırken TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon yüzde 31,75’e ulaştı. En az 300 TL bekleyen üretici, açıklanan fiyatla bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. 200 TL’YE ENFLASYON EKLENSE 263,50 TL OLACAKTI Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026-2027 sezonunda uygulanacak kabuklu fındık alım fiyatlarını kamuoyuna duyurdu. Yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite kabuklu fındığın kilogram fiyatı 255 TL olarak belirlendi. Geçen yıl 200 TL olan Giresun kalite fındığa bu yıl 55 TL artış yapıldı. Ancak bu artış yalnızca yüzde 27,5 olarak gerçekleşti. TÜİK’in Temmuz 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,75 oldu. Geçen yılki 200 TL’lik fiyat yalnızca resmî enflasyon oranında artırılsaydı, Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 263,50 TL olması gerekiyordu. AÇIKLANAN FİYAT TÜİK ENFLASYONUNUN 8,50 TL ALTINDA TMO’nun açıkladığı 255 TL’lik fiyat, yalnızca tüketici enflasyonuna göre hesaplanan 263,50 TL’nin bile 8,50 TL altında kaldı. Böylece fındık fiyatı kâğıt üzerinde artarken üreticinin alım gücü geriledi. Bir ton fındık üzerinden yapılan hesaplamada, resmî enflasyona göre oluşması gereken fiyat ile açıklanan fiyat arasındaki kayıp 8 bin 500 TL’ye ulaşıyor. TARIMSAL GİRDİLERDEKİ ARTIŞ DAHA YÜKSEK Üreticinin maliyetlerini doğrudan etkileyen tarımsal girdilerdeki artış ise tüketici enflasyonunun da üzerine çıktı. TÜİK verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yıllık yüzde 36,65 arttı. Geçen yılki 200 TL’lik alım fiyatına tarımsal girdi enflasyonu yansıtıldığında, Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 273,30 TL olması gerekiyor. Buna göre açıklanan fiyat, tarımsal maliyetlerdeki artışın kilogram başına 18,30 TL gerisinde kaldı. ÜRETİCİ EN AZ 300 TL BEKLİYORDU Gübre, ilaç, akaryakıt, işçilik, patoz, taşıma ve bahçe bakım giderlerindeki yüksek artış nedeniyle üreticinin beklentisi en az 300 TL seviyesindeydi. Ancak açıklanan 255 TL’lik fiyat, bu beklentinin kilogram başına 45 TL altında kaldı. Bir ton fındıkta üreticinin beklediği fiyat ile TMO’nun açıkladığı rakam arasındaki fark 45 bin TL’yi buldu. MALİYET ARTTI, ÜRETİCİNİN PAYI KÜÇÜLDÜ Fındık üreticisi yıl boyunca artan maliyetlerle mücadele ederken bahçe temizliği, gübreleme, ilaçlama, toplama, taşıma ve kurutma giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Üreticiler, yalnızca yıllık enflasyonu karşılayan değil; emek, maliyet ve geçim payını da içeren bir fiyat bekliyordu. Açıklanan 255 TL ise daha fındık bahçeye girmeden tartışmaların odağına yerleşti. 300 TL BEKLENTİSİNE 255 TL’LİK YANIT Sezon öncesinde üretici kesimlerinden yükselen “en az 300 TL” talebi karşılık bulmadı. Açıklanan fiyatın beklentilerin altında kalması, Karadeniz genelinde hayal kırıklığına neden oldu. Şimdi üreticinin gözü serbest piyasaya çevrildi. TMO fiyatının piyasada taban oluşturup oluşturmayacağı ve tüccar fiyatlarının hangi seviyede şekilleneceği merakla bekleniyor. GİRESUN 255, LEVANT 250, SİVRİ 245 TL TMO’nun yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre açıkladığı alım fiyatları şöyle belirlendi: Giresun kalite kabuklu fındık: 255 TLLevant kalite kabuklu fındık: 250 TLSivri kalite kabuklu fındık: 245 TL Yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için Giresun kalite fındığa 5,10 TL, levant kaliteye 5 TL, sivri kaliteye ise 4,90 TL ilave ödeme yapılacak. MİLLETVEKİLİ ALİ TEMÜR’DEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TMO’nun 2026-2027 dönemi kabuklu fındık alım fiyatlarını açıklamasının ardından değerlendirmede bulundu. Giresun kalite fındık için 255 TL, levant kalite fındık için ise 250 TL fiyat belirlendiğini hatırlatan Temür, yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için Giresun kalite fındığa 5,10 TL, levant kalite fındığa da 5 TL ilave ödeme yapılacağını belirtti. Temür, açıklamasında, “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya ve emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı. ALIMLAR 24 AĞUSTOS’TA BAŞLAYACAK TMO, kabuklu fındık alımlarına 24 Ağustos 2026 tarihinde ilk etapta 16 noktada başlayacak. Hasat durumuna göre alım noktalarının sayısı 61’e kadar çıkarılabilecek. Randevu sistemi 17 Ağustos saat 09.00’da açılacak. Ürün bedelleri ise teslimatın ardından 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına yatırılacak. https://www.tmo.gov.tr/kurum-haber/1304/findik-alimlarina-24-agustosta-basliyoruz

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: Haber

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ:

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: MEYVE DIŞTAN SAĞLAM, İÇTEN HASARLI KALABİLİYOR Fındık Araştırma Enstitüsü, kahverengi kokarcanın kivi bahçelerinde yoğun olarak görüldüğünü duyurdu. Bilimsel araştırmalar, zararlının meyve dokusunu emerek kabuk altında yeşil ve beyaz lekeler oluşturduğunu; böcek yoğunluğu arttıkça hasarın ağırlaştığını gösteriyor. Üreticinin takvime bakarak gelişigüzel ilaçlama yapması değil, bahçeyi düzenli kontrol ederek mücadele eşiğine göre hareket etmesi gerekiyor. Fındıkla özdeşleşen kahverengi kokarca tehdidi, Karadeniz’in önemli alternatif ürünlerinden kiviye de uzandı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, istilacı zararlının kivi bahçelerinde yoğun biçimde görüldüğünü belirterek üreticileri zamanında ve doğru mücadele konusunda uyardı. Enstitünün açıklamasında, 300’den fazla konukçuya sahip kahverengi kokarcanın yalnızca fındıkla beslenmediği; kivi başta olmak üzere çok sayıda meyve ve sebze türünde ürün kaybına yol açabildiği vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde yer alan bitki koruma ürünlerinin üretim dönemi, etiket bilgisi ve hasat aralığı dikkate alınarak kullanılması istendi. ZARAR KABUĞUN ALTINDA GİZLENEBİLİYOR Kahverengi kokarca, ergin ve nimf dönemlerinde sokucu-emici ağız yapısıyla meyve dokusuna giriyor. Bitki özsuyunu emerken dokuda bozulmaya yol açan salgılar bırakıyor. Bunun sonucunda meyvede çöküntü, şekil bozukluğu, sertleşme ve kabuk altında süngerimsi alanlar oluşabiliyor. Kivideki kritik sorunlardan biri, hasarın ilk bakışta dış yüzeyden tam olarak fark edilememesi. Journal of Pest Science dergisinde yayımlanan kontrollü kafes çalışmasında “Hayward”, “Xuxiang” ve “Nongdajinmi” çeşitleri incelendi. Hem nimflerin hem de erginlerin kivi kabuğunun altında yeşil ve beyaz zarar lekeleri oluşturduğu belirlendi. Deney koşullarında zarar görülen meyve oranı çeşitlere göre yüzde 73,5 ile yüzde 82,5 arasında ölçüldü. Bu rakamlar Türkiye’deki bahçeler için doğrudan ürün kaybı tahmini değil; zararlının kivide oluşturabileceği hasarın niteliğini ve potansiyelini gösteren kontrollü deney sonuçlarıdır. Çalışmada böcek sayısı arttıkça zarar şiddetinin de yükseldiği görüldü. Meyve başına düşen zararlı yoğunluğu arttığında kabuk altındaki hasar ağırlaştı; kafeslere dört veya daha fazla böcek bırakılan gruplarda zarar şiddeti, iki böcek bulunan gruplara göre belirgin biçimde yükseldi. Bilimsel araştırmanın sonuçları FINDIKTAN KİVİYE GEÇİŞ, MÜCADELEYİ BAHÇE SINIRLARININ DIŞINA TAŞIYOR Kahverengi kokarca çok sayıda bitki üzerinde beslenebildiği için tek bir bahçedeki mücadele yeterli olmayabiliyor. Zararlı; farklı konukçu bitkiler, bahçe kenarları, yabani bitkiler ve yerleşim alanlarındaki kışlaklar arasında hareket edebiliyor. Bu özellik, fındık ve kivi bahçelerinin birbirine yakın olduğu Karadeniz üretim alanlarında düzenli saha takibini daha önemli hâle getiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlının meyve bahçelerine girişinden hasada kadar farklı gelişme dönemlerinde görülebileceğini, bu nedenle popülasyonun sezon boyunca izlenmesi gerektiğini bildiriyor. Feromon tuzakları varlığı ve hareketliliği takip etmeye yardımcı olsa da ilaçlama kararı yalnızca tuzakta böcek görülmesine dayandırılmamalı; bahçe içindeki örnekleme sonuçları esas alınmalı. KİVİDE SAYIM DARBEYLE DEĞİL, GÖZLE YAPILIYOR Bakanlığın mücadele esaslarına göre kivi bahçelerinde örnekleme gözle inceleme yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Üreticinin yalnızca meyveye bakması yeterli değil; yaprak, sürgün ve dalların da kontrol edilmesi gerekiyor. 1–10 dekarlık bahçelerde 10 omca, 11–20 dekarlık bahçelerde 20 omca, 20 dekardan büyük bahçelerde 30 omca inceleniyor. Örneklemede 10 omcada toplam 10 nimf veya 10 ergin görülmesi, kimyasal mücadele için önerilen eşik olarak kabul ediliyor. Bu eşik, bahçede zararlı görülür görülmez gelişigüzel ilaçlama yerine sayım ve gözleme dayalı karar verilmesini sağlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı mücadele esasları KİMYASAL MÜCADELEDE ETİKET VE HASAT ARALIĞI KRİTİK Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde kivi için bitki koruma seçenekleri bulunuyor. Ancak tavsiye geçerlilikleri, ürün ruhsatları ve kullanım koşulları değişebildiği için uygulama öncesinde Bakanlığın güncel Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı kontrol edilmeli. Yalnızca kivi ve kahverengi kokarca için tavsiye edilen ürün; etiketteki doz, uygulama sayısı ve son ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye uyularak kullanılmalı. Özellikle hasada yaklaşan dönemde bekleme süresinin ihlal edilmesi, üründe kalıntı riskini artırabilir. Daha yüksek doz ya da daha sık uygulama daha güçlü mücadele anlamına gelmediği gibi faydalı böcekler, çevre ve gıda güvenliği üzerinde ek baskı oluşturabilir. Bakanlık, uygulamanın yağmurlu günlerde ve güneşli öğle saatlerinde yapılmamasını, bitkinin her tarafının uygun biçimde ilaçlanmasını ve uygulamadan yedi gün sonra canlı zararlı sayısının yeniden kontrol edilmesini öngörüyor. Bakanlığın geçici tavsiye listesi TEK BAŞINA İLAÇLAMA DEĞİL, ENTEGRE MÜCADELE Kahverengi kokarcayla mücadelede kimyasal uygulama tek araç değil. Kışlamak için ev, depo ve işyerlerine yönelen erginlerin toplandıkları noktalarda mekanik olarak imha edilmesi, popülasyonun feromon tuzaklarıyla izlenmesi ve biyolojik mücadele birlikte yürütülüyor. Zararlının yumurtalarını parazitleyen Samuray arıcığı Trissolcus japonicus, biyolojik mücadelenin önemli unsurlarından biri. Fındık Araştırma Enstitüsü, Kahverengi Kokarca Ülkesel Entegre Mücadele Projesi kapsamında üretilen Samuray arıcıklarını 6 Temmuz 2026’da Keşap’taki fındık bahçelerine bıraktı. Enstitü, salımlarla birlikte etkinlik ve yayılış izlemelerinin sürdürüleceğini açıkladı. Bu çalışma uzun vadeli biyolojik baskılama açısından önem taşısa da üreticinin kendi kivi bahçesindeki düzenli kontrol ve mücadele sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Keşap’taki biyolojik mücadele çalışması ÜRETİCİNİN UYGULAYACAĞI BEŞ ADIM Kivi omcalarının meyve, yaprak, sürgün ve dallarını düzenli olarak inceleyin. Ergin, nimf ve yaprakların altındaki yumurta kümelerini birlikte takip edin. Bahçe büyüklüğüne uygun sayıda omcada sayım yapmadan ilaçlama kararı vermeyin. Mücadele eşiği aşılmışsa İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden teknik destek alın; yalnızca güncel veri tabanında tavsiye edilen ürünü etikete uygun kullanın. Son ilaçlama ile hasat arasındaki zorunlu süreyi koruyun ve uygulamadan yedi gün sonra bahçeyi yeniden kontrol edin. Fındık Araştırma Enstitüsünün uyarısı, kahverengi kokarcanın yalnızca bir fındık zararlısı olarak ele alınamayacağını gösteriyor. Kivide görünmeyen iç doku hasarı, pazarlanabilir kaliteyi ve üreticinin gelirini tehdit edebilir. Mücadelenin başarısı; erken teşhis, doğru sayım, eşik temelli karar, güncel ruhsat bilgisi ile mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin birlikte uygulanmasına bağlı.

1 KİLOGRAM FINDIĞIN MALİYETİ 233,33 TL Haber

1 KİLOGRAM FINDIĞIN MALİYETİ 233,33 TL

1 KİLOGRAM FINDIĞIN MALİYETİ 233,33 TL: DÜŞÜK VERİMDE 287 TL'Yİ AŞIYOR Bir dönüm nakit, bütün bakım ve hasat işlerinin dışarıdan yaptırıldığı nakit senaryosu, 1 kilogramın fındığı maliyetin 233,33 TL olarak ortaya çıktı. Dönümden 100 kilogramlık ürün üretiminin toplam faturası 23 bin 333 TL'yi buluyor. Verim 80 kilogram düştüğünde kilogram maliyeti 287,16 TL'ye çıkıyor; 160 kilogramda 168,84 TL'ye geriliyor. Hesaplama, Giresun Valiliğinin 2026 taban tarifesi ile fiilen kullanılan işçilik ve makine süresi esas olarak yer almaktadır. Giresun'da 2025 hasadının ardından başlayan budama, gübreleme, ilaçlama ve bahçe altı temizliğinden 2026 tedavisinin, patoza hastalığına ve günümüze kadar uzanan üretim döneminin giderleri kalem kalemi çıkarıldı. Ana senaryo, bir dönümden 100 kilogram kuru kabuklu fındık hazırlama ve bahçedeki bütün işlerin dış hizmet kiralama üzerine kurulması üzerine kuruldu. Hasat işçisinde Giresun Valiliğinin 2026 yılı için açıkladığı, yemek işverenine ait günlük taban ücreti kaydedildi. Toplam işçisi 1.101 TL, çuvalcı 1.380 TL, patozun saatleri ise 6 bin TL olarak hesaplandı. Valilik kararındaki rakamlarla tavsiye niteliğinde asgari ücretler. Taraflar bu bedelin düşmemesiyle daha yüksek bir ücrette anlaşabiliyor. Bu nedenle tablo, serbest dolaşımda değişmeyecek kesin fiyat değil, tarifelerle oluşturulmuş ana maliyet planı sunumunu gösteriyor. MALİYET HANGİ VARSAYIMLARLA HESAPLANDI MI? Hesapta Giresun'da yaygınlaşan yerden hasat yöntemi kaydedildi. Anadolu Ajansına bilgi veren Giresun Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Erim Yaman, daldan hasatta bir işçinin günde 70-75 kilogram, yerden hasatta ise 110-120 kilogram zuruflu fındık toplayabildiğini belirtmişti. Ayrı bir teknik değerlendirmede 70-75 kilogram zuruflu ürünü yaklaşık 20-25 kilogram kuru fındığa karşılık geldiği açıklanmıştı. Bu verilerden hareketle işçi başına günlük 35 kilogram kuru ürün ücreti kaydedildi. Kesirli işçi günleri yukarı yuvarlandı. Yemek çalışanının ait tarifeye göre ayrıca kişi başı günlük 200 TL yemek gideri varsayıldı. Bu rakam Valilikçe belirlenmiş bir yemek bedeli değil; evde veya toplu hazırlanacak yemek için kullanılan hesap bulunmaktadır. Patoz hesabında 100 kilogram kuru ürün yaklaşık 300 kilogram zuruflu ürüne karşılık geldiği kabul edildi. İşlem süresi 0,30 saat olarak hesaplandı. Böylece patoz gideri, makinenin tamamlamakta olduğu süre üzerinden 0,30 saat × 6.000 TL hesabıyla 1.800 TL oldu. FINDIK DAHA DALINDAYKEN 13 BİN 250 TL HARCANIYOR Hasat öncesinde bakım programı fındık tarımına uygun tarihler korunarak aşağıdakiler yer aldı: Eylül–Ekim 2025: Toprak analizi. Ekim 2025–Şubat 2026: Budama, kuru ve hastalıklı dalların toplanması ve ilk dip sürgünü Tedavisi. Kasım 2025–Şubat 2026: Fosforlu ve bitki örtüsüne göre kışlık gübre analizi. Şubat sonu – Mart 2026: Azotlu gübresinin ilk yarısında. Nisan 2026: Külleme kontrolü ve bakımları ilk ilaçlama. Mayıs başı 2026: Birinci ot ve diken biçimi. 13 Mayıs sahili, 16 Mayıs orta, 19 Mayıs yüksek kol: Mücadelenin sona ermesiyle fındık kurdu ve kahverengi kokarcaya karşı ilaçlama. Mayıs sonu–Haziran 2026: Azotlu gübrenin ikinci yarıda ve ikinci dip sürgünü Temizliği. Mayıs–Haziran 2026: İhtiyaca göre ikinci külleme veya zararlı ilaçlaması. Temmuz 2026: Hasattan 5-15 gün önce ikinci ot biçme ve bahçe altı temizliği. Ağustos 2026: Resmî hasat toplandıktan sonra toplama, bahçeden harmana taşıma, patoz, kurutma ve depoya veya satış noktası nakliyesi. Bu programdaki toprak analizi, budama, gübreleme, üç ayrı mücadele uygulaması ve iki otun toplamı 13 bin 250 TL olarak hesaplandı. Hizmet bedelleri bir dönümlük alan için dönemsel ve alan temelli çalışma üzerinden belirlendi. 100 KİLOGRAM FINDIĞIN NAKİT MALİYETİ 23 BİN 333 TL zaman Yapılan iş Hesaplama Maliyet Eylül-Ekim Toprak analizi 1 500 TL Ekim–Şubat Budama, kuru ve hastalıklı dalların toplanması, ilk dip sürgünü temizliği Dönüm tabanlı dış hizmet 2.500 TL Kasım-Şubat Fosforlu ve ürünlerilü kışlık gübre Gübre ve uygulama 1.600 TL Şubat sonu–Mart Azotlu içeceklerin ilk yarısı Gübre ve uygulama 850 TL Nisan Külleme kontrolü ve bakımı ilk ilaçlama İlaç, makine, yakıt ve işçilik 900 TL Mayıs başı Birinci ot ve diken Motor, yakıt ve bıçak 1.900 TL 13-19 Mayıs Fındık kurdu ve kahverengi kokarca mücadelesi İlaç ve tedavi 1.000 TL Mayıs sonu–Haziran Azotlu gübrenin ikinci geç ve ikinci dip sürgünü temizliği Gübre ve dövme 1.200 TL Mayıs-Haziran İhtiyaca göre ikinci ilaçlama İlaç, makine ve teknik 900 TL Temmuz İkinci ot biçme ve hasat öncesi temizlik Motor, yakıt ve bıçak 1.900 TL Fındık 3 tam işçi günü × 1.101 TL 3.303 TL Çuvalcı ve harmana taşıma 1 gün × 1.380 TL 1.380 TL Toplama işçileri ve çuvalcının yemeği 4 kişi/gün × 200 TL 800 TL Patoz 0,30 saat × 6.000 TL 1.800 TL Serme, çevirme, kurutma ve seçme Dışarıdan işçilik 1.200 TL Ağustos Çuval, branda ve hasat malzemeleri Kullanım payı 400 TL Ağustos Kuruyan ürünün depoya veya satış noktasına taşınması Tahmini 700 TL Yıl boyunca Küçük sarf ve beklenmeyen giderler Toplu 500 TL TOPLAM 23.333 TL Toplam maliyetin 13 bin 250 TL’si hasat öncesi bakıma, 3 bin 303 TL’si toplama işçiliğine, 1.380 TL’si çuvalcıya, 800 TL’si yemeğe, 1.800 TL’si patoza ayrıldı. Kurutma, malzeme, son taşıma ve küçük giderlerin toplamı ise 2 bin 800 TL olarak hesaplandı. Böylece 100 kilogram ürün alınan bir dönümlük bahçede doğrudan nakit maliyet 23 bin 333 TL, kilogram maliyeti 233,33 TL oluyor. 80 KİLODA MALİYET 287 TL’YE ÇIKIYOR Budama, gübreleme, ilaçlama ve ot biçme gibi giderlerin önemli bölümü ürün azaldığında ortadan kalkmıyor. Bu nedenle dönüm verimi düştükçe kilogram maliyeti yükseliyor. Toplama kapasitesi işçi başına 35 kilogram kuru ürün karşılığı kabul edildi. Buna göre 80 ve 100 kilogram için üç, 120 ve 140 kilogram için dört, 160 kilogram için beş tam işçi günü kullanıldı. Çuvalcı her verim düzeyinde bir tam gün yazıldı. Patoz süresi ürün miktarıyla orantılı olarak 0,24 ile 0,48 saat arasında değiştirildi. Dönüm verimi İşçi günü Toplama Çuvalcı Yemek Patoz Diğer giderler Toplam maliyet Kg maliyeti 80 kg 3 gün 3.303 TL 1.380 TL 800 TL 1.440 TL 16.050 TL 22.973 TL 287,16 TL 100 kg 3 gün 3.303 TL 1.380 TL 800 TL 1.800 TL 16.050 TL 23.333 TL 233,33 TL 120 kg 4 gün 4.404 TL 1.380 TL 1.000 TL 2.160 TL 16.050 TL 24.994 TL 208,28 TL 140 kg 4 gün 4.404 TL 1.380 TL 1.000 TL 2.520 TL 16.050 TL 25.354 TL 181,10 TL 160 kg 5 gün 5.505 TL 1.380 TL 1.200 TL 2.880 TL 16.050 TL 27.015 TL 168,84 TL Tablo verim etkisini açıkça gösteriyor. Dönümden 80 kilogram ürün alınırsa toplam gider 22 bin 973 TL’de kalmasına rağmen kilogram maliyeti 287,16 TL’ye çıkıyor. Verim 160 kilograma yükseldiğinde toplam gider 27 bin 15 TL’ye çıkıyor ancak kilogram maliyeti 168,84 TL’ye geriliyor. DÜŞÜK TOPLAMA KAPASİTESİ MALİYETİ 27 BİN 284 TL’YE ÇIKARIYOR Küçük bahçede patoz ücreti makinenin fiilen çalıştığı süre kadar hesaplanıyor. Ana tabloda 18 dakikalık kullanım için 1.800 TL maliyet yazıldı. Toplama kapasitesi 35 kilogramdan 25 kilograma düşerse bir işçi günü ve bir kişilik yemek daha gerekiyor. Bunun maliyeti 1.301 TL. Bakım hizmetlerinin tablodaki bedellerden yüzde 20 daha yüksek gerçekleşmesi ise 2 bin 650 TL ekliyor. Bu iki koşul birlikte oluşursa toplam maliyet 27 bin 284 TL’ye, kilogram maliyeti 272,84 TL’ye ulaşıyor. Buna göre 23 bin 333 TL ana maliyet senaryosunu, 27 bin 284 TL ise düşük toplama kapasitesi ve yüksek bakım ücretlerinin aynı anda oluştuğu maliyet seviyesini gösteriyor. VALİLİĞİN TABAN TARİFESİ SERBEST PİYASADA AŞILABİLİR Bahçenin eğimi, dalların sıklığı, ürünün seyrekliği, ulaşım güçlüğü, işçi bulunamaması ve hasadın uzaması serbest piyasa yevmiyesini artırabilir. Toplama yevmiyesindeki her 100 TL artış, kullanılan işçi gününe göre 80 ve 100 kilogramda toplam maliyete 300 TL; 120 ve 140 kilogramda 400 TL; 160 kilogramda 500 TL ekliyor. Çuvalcı ücretindeki 100 TL'lik artış toplamı doğrudan 100 TL'ye yükseliyor. Kişi başına yemek giderindeki ona 50 TL artış, 80 ve 100 kilogramda 200 TL; 120 ve 140 kilogramda 250 TL; 160 kilogramda 300 TL ilave maliyet yaratır. Patozun maliyeti her 1.000 TL arttığında fiili çalışma süresi esas alınıyor. Buna göre maliyet 80 kilogramda 240 TL, 100 kilogramda 300 TL, 120 kilogramda 360 TL, 140 kilogramda 420 TL, 160 kilogramda 480 TL yükseliyor. GİRESUN ZİRAAT ODASININ 230 TL'LİK TAHMİNİYLE AYNI BANTTA Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Temmuz 2026 başındaki açıklamanda üretici bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat işçiliğini kendisi ortadan kaldırmak için bir kilogram fındığın maliyetinin yaklaşık 150 TL, harici çalıştırmanın ek olarak 230 TL'ye çıktığını söyledi. Bu mümkün olan 100 kilogram getiri için bulunan 233,33 TL'lik doğrudan nakit maliyet, Giresun Ziraat Odası Başkanının açıkladığı 230 TL'lik seviyeye yakın sonuç veriyor. Ancak odanın bu rakamı hangi kar verimi, gübre miktarı, ilaçlama sayısı, işçi günü ve patoz süresiyle ilgili hesap, kalem kalem cetvelinin yayımlanması gerektiğini gösteriyor. AKÇAKOCA ZİRAAT ODASI 242,73 TL HESAPLADI Akçakoca Ziraat Odası, 13 Temmuz 2026 tarihinde yayınlanan son dört yıllık ortalama dekarda 150 kilogram verimi kabul etti. Oda, kültürel işlem giderlerini 33 bin 100 TL, yüzde 10 genel idare ödemesiyle toplam maliyeti 36 bin 410 TL, kilogram maliyetini ise 242,73 TL olarak açıkladı. Akçakoca sıralamada gübreleme ve işçilik 8 bin TL, zirai mücadele 3 bin 800 TL, hasat ve toplama 8 bin 800 TL, bakım ve onarım 4 bin 500 TL olarak yer aldı. Belleme, çaplama, boğaz doldurma, kireç veya kükürt ve genel idare payı da dahil edildi. Bu nedenle Akçakoca'nın tam ekonomik maliyet yaklaşımı ile Giresun için hazırlanan doğrudan nakit tablosu aynı yetenek değil. Giresun Ziraat Odası kendi ayrıntılı tablosunu yayımlarsa iki parça gübre miktarı, bakım işçiliği, hasat kapasitesi, patoz süresi, arazi kirası, amortisman ve giderleri aynı standartlar altında sınıflandırılarak tekrar değerlendirilecek. ÜRETİCİNİN KİRASI, FAİZİ VE KENDİ EMEĞİ BU HESAPTA YOK Ana tabloya arazi kirası, üreticinin yönetimi ve gözetim emeği, kredi faizi, sermaye maliyeti, TARSİM primi, tarım kireci, çiftlik gübresi, drenaj, teras ve bahçe yolu onarımı eklenmedi. Toprak analizine göre kireç veya organik gübreleme, bahçede yol ve drenaj çalışması yapılması ya da üretimin krediyle finanse edilmesi halinde gerçek ekonomik maliyet daha yüksek olacaktır. Bu nedenle 233,33 TL'lik sonuç fındığın ekonomik bütün maliyet değil, kaydedilen bakım programı ile dışarıdan alınan hizmetler doğrudan nakit giderini gösteriyor.

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ Haber

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ

“FINDIK ÜRETİCİSİ KENDİ ÜRÜNÜNÜN KÖLESİ HALİNE GELDİ” KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ FINDIKTA HASAT ÖNCESİ ALARM: ÜRETİCİ MALİYETİN ALTINDA EZİLİYOR Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin son bir yılda artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları karşısında ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin vakit kaybetmeden 2026 yılı alım kriterlerini ve taban fiyatını açıklaması gerektiğini söyledi. Karan, geçtiğimiz Eylül–Ekim döneminde serbest piyasada 350 TL seviyelerine kadar çıkan fındığın bugün 200 TL bandında işlem gördüğünü ifade ederek, buna karşılık üreticinin gübre, ilaç, bakım, işçilik ve hasat maliyetlerinin yüzde 100’e yakın arttığını vurguladı. “TMO VAKİT KAYBETMEDEN FİYATI AÇIKLAMALI” 2026 fındık hasat sezonuna yaklaşık bir ay kaldığını hatırlatan Karan, üreticinin bahçeye girmeden önce önünü görmesi gerektiğini belirtti. Fındığın Türkiye, Karadeniz ve Giresun için stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Karan, özellikle milletvekillerine çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Fındık bahçelerinden poz vermeyi bırakıp üretici lehine adım atmalarını bekliyoruz. Hasada sayılı günler kaldı.” “BİR KİLO FINDIĞIN MALİYETİ 230 TL’YE ÇIKIYOR” Üreticinin artık kendi ürünü karşısında ezildiğini söyleyen Karan, fındıkta maliyet hesabının üreticinin içinde bulunduğu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Karan, “Bir üretici bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat dahil tüm işçiliği kendisi yapsa bir kilogram fındığın maliyeti 150 TL. İşçilikle birlikte bu rakam 230 TL’ye çıkıyor. Üretici kendi ürününün kölesi haline gelmiş durumda” dedi. Kahverengi kokarca zararlısı ve külleme hastalığıyla mücadelenin de üreticiye ek yük getirdiğini belirten Karan, bu nedenle maliyetlerin ikiye değil, üçe katlandığını söyledi. “300 TL’NİN ALTINDA FİYAT KABUL ETMİYORUZ” 2026 yılı girdi maliyetleri dikkate alındığında TMO’nun açıklayacağı taban fiyatın kesinlikle 300 TL’nin altında olmaması gerektiğini kaydeden Karan, üreticinin yalnızca maliyetini değil, emeğinin karşılığını da almak istediğini ifade etti. Karan, “Çok bir şey istemiyoruz. Yüzde 30 refah payı istiyoruz. Bu da fındık üreticisinin hakkıdır” diye konuştu. “TMO EN AZ 250 BİN TON ALIM YAPMALI” Karan, TMO’nun sezon başında güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesi gerektiğini belirterek, en az 250 bin tonluk alım yapılmasının serbest piyasayı dengeleyeceğini söyledi. Aksi halde serbest piyasanın yeniden üretici aleyhine şekilleneceğini vurgulayan Karan, kaybedenin üretici, kazananın ise “fındık baronları” olacağını dile getirdi. “GÖZÜMÜZ TMO’DA VE SİYASETÇİLERDE” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu saatten sonra gözümüz, kulağımız TMO’da ve fındık bahçelerinden poz veren siyasetçilerde.”

BAŞKAN KÖSE: “HALK SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN SAHADAYIZ” Haber

BAŞKAN KÖSE: “HALK SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN SAHADAYIZ”

BAŞKAN KÖSE: “HALK SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN SAHADAYIZ” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Veteriner İşleri Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yaz dönemi ilaçlama programını yerinde değerlendirdi. Belediye ekipleri, sivrisinek, karasinek ve zararlı haşerelere karşı şehir genelinde periyodik mücadeleyi artıracak. Giresun Belediyesi, yaz aylarında halk sağlığını doğrudan etkileyen sivrisinek, karasinek ve zararlı haşerelere karşı ilaçlama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Belediye Başkanı Fuat Köse, Veteriner İşleri Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı, yaz dönemi mücadele programını personelle birlikte değerlendirdi. Ziyarete Belediye Başkan Yardımcısı Özer Pazarlı da katıldı. Başkan Köse, müdürlük personeliyle bir araya gelerek sahadaki uygulamalar, mahalle programları, ekip planlaması ve yaz aylarında artış gösteren vektörlerle mücadele süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu. İLAÇLAMA PROGRAMI TÜM MAHALLELERİ KAPSAYACAK Giresun Belediyesi, yaz sezonu boyunca tüm mahalleleri kapsayacak şekilde ilaçlama çalışması yürütecek. Ekipler, sivrisinek ve karasinek başta olmak üzere halk sağlığını tehdit eden zararlı haşerelere karşı belirlenen program dahilinde sahada görev yapacak. Başkan Fuat Köse, çalışmaların yalnızca dönemsel bir uygulama olarak görülmediğini, halk sağlığını korumaya dönük sürekli bir belediye hizmeti olarak planlandığını belirtti. Köse, vatandaşların daha sağlıklı ve konforlu bir yaz dönemi geçirmesi için gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti. “EKİPLERİMİZ 7 GÜN 24 SAAT SAHADA OLACAK” Başkan Köse, ilaçlama faaliyetlerinin yaz boyunca aralıksız süreceğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “Vatandaşlarımızın sağlığını korumak ve yaşam kalitesini artırmak adına ekiplerimiz 7 gün 24 saat sahada görev yapacak. İlaçlama faaliyetlerimizi aralıksız sürdürecek, halk sağlığını ilgilendiren konularda çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” ÇALIŞMALAR MEVZUAT ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLÜYOR Belediyelerin çevre sağlığı, temizlik, toplum sağlığını koruyucu hizmetler ve yerel düzeyde yaşam kalitesini artırmaya dönük görevleri, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında yürütülen temel yerel hizmetler arasında yer alıyor. Halk sağlığı alanında zararlılarla mücadelede kullanılan biyosidal ürünler ise ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda izin, uygulama, personel, denetim ve çalışma usullerine bağlı olarak kullanılıyor. Bu çerçevede Giresun Belediyesi’nin ilaçlama programı, hem halk sağlığını koruma sorumluluğu hem de biyosidal ürünlerin kontrollü ve mevzuata uygun kullanımı açısından önem taşıyor. Çalışmaların mahalle bazlı planlanması, uygulamaların düzenli yapılması ve ekiplerin sahada sürekli denetim halinde olması, yaz döneminde oluşabilecek sağlık risklerinin azaltılmasını hedefliyor. PERSONELE TEŞEKKÜR ETTİ Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi alan Başkan Köse, sahada görev yapan personele özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Köse, yaz dönemi boyunca ilaçlama programının aksatılmadan sürdürüleceğini belirterek ekiplerin halk sağlığını korumaya yönelik görevlerini kararlılıkla yerine getireceğini söyledi.

GİRESUN BELEDİYESİ KOKARCA İLE MÜCADELEYE BAŞLADI Haber

GİRESUN BELEDİYESİ KOKARCA İLE MÜCADELEYE BAŞLADI

GİRESUN BELEDİYESİ KOKARCA İLE MÜCADELEYE BAŞLADI Giresun Belediyesi, tarımsal üretimi ve halk sağlığını tehdit eden kahverengi kokarcaya karşı ilaçlama çalışmalarını başlattı. İlk uygulama Çıtlakkale Mahallesi’nde yapıldı. FINDIK ÜRETİMİNİ ETKİLEYEN ZARARLIYA SAHADA MÜDAHALE Giresun Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, kahverengi kokarcaya karşı sahaya indi. Tarımsal üretime zarar veren ve özellikle bölgenin temel geçim kaynaklarından biri olan fındık üzerinde olumsuz etki oluşturan zararlıya karşı ilaçlama çalışmaları başlatıldı. Ekipler, kokarcanın barınabileceği mahallelerde program dahilinde çalışma yürütüyor. Mücadele kapsamında zararlının yayılımını azaltmak, üremesini önlemek ve üreticilerin mağduriyetini en aza indirmek hedefleniyor. İLK UYGULAMA ÇITLAKKALE MAHALLESİ’NDE YAPILDI Çalışmaların ilk ayağı Çıtlakkale Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Belediye ekipleri, belirlenen noktalarda ilaçlama yaptı. Uygulama kapsamında yeşil alanlar, binalarda zararlının barınabileceği bölümler, metruk yapılar ile yol ve kaldırımlarda ilaçlama çalışması yürütüldü. DİĞER MAHALLELERDE DE DEVAM EDECEK Veteriner İşleri Müdürlüğü, mücadelenin belirlenen program doğrultusunda diğer mahallelerde de süreceğini bildirdi. Yetkililer, vatandaşlardan da süreç boyunca duyarlı olmalarını istedi. Belediye, kışlaklara çekilen kahverengi kokarcaya karşı ilkbaharda, zararlının bulunduğu alanlardan çıkmadan önce yapılan müdahalenin etkili sonuç verdiğini belirtti.

GİRESUN BELEDİYESİ İLAÇLAMA SEZONUNU AÇTI Haber

GİRESUN BELEDİYESİ İLAÇLAMA SEZONUNU AÇTI

GİRESUN BELEDİYESİ İLAÇLAMA SEZONUNU AÇTI Giresun Belediyesi, ilkbaharla birlikte sivrisinek ve karasineklerin üreme alanlarında ilaçlama çalışmalarına başladı. Sahil bölgesindeki menfezler, dere yatakları ve su birikintileri düzenli programla ilaçlanacak. Giresun Belediyesi, havaların ısınması ve ilkbaharın etkisini göstermesiyle birlikte kent genelinde ilaçlama çalışmalarını başlattı. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, özellikle zararlıların üreme alanı olarak öne çıkan sahil bölgesindeki kayalık alanlarda bulunan menfezlerde ve dere yataklarında dumanlama ile biyolojik ilaçlama uygulaması yaptı. Belediye, halk sağlığını korumaya yönelik ilaçlama programını periyodik şekilde sürdürecek. Çalışmaların, sivrisinek ve karasinek başta olmak üzere zararlı popülasyonunu üreme döneminde kontrol altına almayı hedeflediği belirtildi. ÜREME ALANLARINA ERKEN MÜDAHALE Ekipler, zararlılarla mücadelede en etkili sonucun üreme alanlarının ilaçlanmasıyla alındığını vurguladı. Menfezler, kanalizasyon hatları, dere yatakları ve su birikintileri, ilk müdahalenin yapıldığı başlıca noktalar arasında yer aldı. MÜCADELE EYLÜL AYINA KADAR SÜRECEK Veteriner İşleri Müdürlüğü, mart ve nisan aylarında larva gelişimi için uygun ortamların oluştuğunu, bu sürecin eylül ayına kadar devam ettiğini açıkladı. Müdürlük, larva döneminde doğaya ve diğer canlılara zarar vermeyen larvasitlerle mücadele yürüttüğünü, kanalizasyon sistemlerinde dumanlama, dere yatakları ile su birikintilerinde ise biyolojik ilaçlama uygulandığını bildirdi. MAYISTA SAHA MÜCADELESİ GENİŞLEYECEK Belediye, mayıs ayından itibaren sivrisinek ve karasineklerle mücadeleyi daha geniş sahada sürdürecek. Yetkililer, halk sağlığının öncelikli olduğunu, haşere ve zararlılardan kaynaklanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek için çalışmaların sezon boyunca aralıksız devam edeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.