Hava Durumu

#Ihracatçı

giresunsonhaber - Ihracatçı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracatçı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ? Haber

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ?

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ? ÜRETİCİNİN YAŞAM KALİTESİNİ BELİRLEME YETKİSİNİ KİM VERDİ? TMO’NUN 255 TL’YE ALDIĞI FINDIĞIN BULUNDUĞU PİYASADA ÜRETİCİDEN 185 TL’YE FINDIK NASIL ALINIYOR? TMO, 2026 ürünü Giresun kalite fındığın kilogramına 255 TL, Levant kaliteye 250 TL fiyat açıklamış ve alıma başlamış durumda. Buna karşılık 17 Eylül 2026’da Karadeniz’in bazı üretim merkezlerinde piyasa fiyatları 185 TL seviyelerine kadar iniyor. Elbette kalite, randıman ve bölgesel farklılıklar hesaba katılmalı. Ancak kilogramda 60–70 liraya ulaşabilen bu uçurum karşısında artık yalnızca “serbest piyasa” denilip geçilebilir mi? Üreticiden alım yapan tüccarlar gerçekten birbirleriyle rekabet ediyor mu, yoksa fiyat rekabetini ortadan kaldıran doğrudan ya da dolaylı bir koordinasyon mu var? Rekabet Kurulu’nun geçmişte fındık alıcıları arasında bilgi değişimini soruşturmuş ve Düzce’de ihlal tespit etmiş olması nedeniyle bu soru bugün çok daha ciddi biçimde cevap bekliyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) TMO’nun 6 Ağustos 2026’da açıkladığı resmî fiyat ortada: Giresun kalite fındık 255 TL/kg. Levant kalite 250 TL/kg. Üstelik yüzde 50 randımanın üzerindeki ürün için ilave randıman bedeli de ödeniyor. TMO alımları 24 Ağustos’ta başladı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Peki aynı ülkenin, aynı sezonun, aynı tarım ürününde üreticinin karşısına neden 175, 180, 185, 190 liralık fiyatlar çıkıyor? 17 Eylül 2026 tarihli piyasa verilerinde Samsun merkezde tombul fındığın 185 TL, Levant kalitenin 180 TL; Ordu’da bazı kalite gruplarının yaklaşık 185 TL seviyelerinde olduğu bildiriliyor. Giresun’da fiyat daha yüksek olmakla birlikte yine TMO’nun resmî fiyatının altında seyrediyor. (Haberlisin) Burada kalite ve randıman farklarını yok sayarak “TMO’daki 255 liralık ürünün aynısı her yerde 185 liraya alınıyor” demek doğru olmaz. Ama bu teknik ayrıntı büyük soruyu ortadan kaldırmıyor: TMO’nun 250–255 TL’lik müdahale fiyatı varken Karadeniz’in geniş bir bölümünde piyasanın bunun onlarca lira altında oluşmasının ekonomik sebebi nedir? KİM VERDİ SİZE BU YETKİYİ? Fındığın fiyatı yalnızca bir ürünün fiyatı değildir. O fiyat; üreticinin çocuğunun eğitim masrafıdır, evine götüreceği ekmektir, gelecek yıl bahçesine yapacağı gübredir, işçinin ücretidir, kredi borcudur, elektrik faturasıdır, bir ailenin bir yıllık yaşam standardıdır. Kilogram başına üreticinin cebinden eksilen 10 lira, 20 lira, 50 lira yalnızca ticari bir rakam değildir. Ton başına on binlerce liradır. Binlerce üretici düşünüldüğünde milyarlarca liraya ulaşabilecek bir gelir transferinden söz ediyoruz. O nedenle üreticinin sorması gereken soru : Benim ürünümün gerçek değerini kim belirliyor? Devletin kurumu mu? Gerçekten rekabet eden serbest piyasa mı? Yoksa birkaç büyük alıcının etrafında şekillenen satın alma sistemi mi? SERBEST PİYASA DEDİĞİNİZ ŞEY GERÇEKTEN SERBEST Mİ? Serbest piyasa demek, üreticinin karşısına çıkan bütün alıcıların aynı veya birbirine çok yakın rakamları yazması değildir. Serbest piyasa, alıcıların da birbirleriyle rekabet etmesi demektir. Bir tüccar 185 TL veriyorsa, yanındaki tüccarın daha fazla mal toplayabilmek için 190 TL vermesi gerekir. Başka biri 195 TL vermelidir. Talep yükseldiğinde fiyat yukarı gitmelidir. Üreticinin malı için alıcılar yarışmalıdır. Ama bunun yerine; bir ilçede 185, yan ilçede 185, başka bir alım noktasında yine aynı rakam, ertesi sabah herkesin fiyatı aynı anda değişiyorsa... O zaman kamu otoritesinin şu soruyu sorması gerekir: Bu fiyatlar gerçekten birbirinden bağımsız ticari kararlarla mı belirleniyor? ÇÜNKÜ FINDIKTA BU ŞÜPHE DAHA ÖNCE DE DEVLETİN ÖNÜNE GELDİ Bu soru hayalî değildir. Rekabet Kurulu, fındık sektöründe alıcıların fiyat davranışlarını geçmişte bizzat soruşturdu. Düzce’de fındık alım-satımı yapan teşebbüsler hakkında yürütülen soruşturma, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında gerçekleştirildi. Kurulun 15 Ağustos 2024 tarihli kararında sekiz teşebbüsle ilgili süreç uzlaşmayla sonuçlandı. Dosyanın temel konusu, fındık alım ve satımı yapan teşebbüslerin rekabete aykırı biçimde hareket edip etmedikleriydi. (Rekabet Kurumu) Daha sonra Giresun, Samsun ve Trabzon dahil başka üretim bölgelerinde de fındık alıcılarının fiyat ve iletişim ilişkileri Rekabet Kurumu’nun incelemelerine konu oldu. Samsun dosyasının resmî konusu dahi son derece açıktı: “Fındık alımı ve satımı ile iştigal eden teşebbüslerin aralarında anlaşarak fındık alım fiyatlarını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.” (Rekabet Kurumu) Demek ki devletin ilgili kurumu da şunu kabul ediyor: Fındık alıcılarının üreticiden alış fiyatını birlikte belirlemesi ihtimali, rekabet hukukunun doğrudan konusudur. ÖYLEYSE 2026 SEZONU NEDEN YENİDEN MERCEK ALTINA ALINMASIN? Bugün yapılması gereken herhangi bir tüccarı peşinen suçlu ilan etmek değildir. Tam tersine. Gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Rekabet Kurumu Karadeniz’de aynı anda yerinde inceleme yapmalıdır. Giresun'a bakmalıdır. Ordu'ya bakmalıdır. Samsun'a bakmalıdır. Trabzon'a bakmalıdır. Düzce'ye, Sakarya'ya ve diğer üretim merkezlerine bakmalıdır. Manavların günlük fiyatlarını karşılaştırmalıdır. Telefon ve elektronik yazışmalar incelenmelidir. Fiyat listelerinin hangi saatlerde kimlerden geldiğine bakılmalıdır. Hangi manavın hangi büyük alıcıya fındık topladığı belirlenmelidir. Üreticiden alış fiyatını manavın kendisinin mi belirlediği, yoksa üst alıcı tarafından mı fiyat verildiği ortaya çıkarılmalıdır. MANAV KENDİ FİYATINI BELİRLEYEBİLİYOR MU? Asıl cevaplanması gereken sorulardan biri budur. Bir manav bugün üreticiye: “Ben bu fındığa 10 lira fazla veriyorum.” diyebiliyor mu? Yoksa daha yüksek fiyat verdiği anda malı teslim ettiği büyük alıcıdan zarar mı ediyor? Bir büyük firma onlarca manava sabah: “Bugünün alım fiyatı budur.” diyorsa bunun hukuki ve ekonomik yapısı nedir? Manav gerçekten bağımsız tüccar mı? Yoksa büyük alıcı adına çalışan fiilî bir satın alma noktası mı? Bağımsız ise neden kendi fiyatını belirleyemiyor? Bağımsız değilse üretici bunu biliyor mu? FİYAT LİSTESİNİ KİM HAZIRLIYOR? Karadeniz'de üreticinin karşısına çıkan fiyatların oluşum zinciri açıklanmalıdır. Büyük ihracatçı fiyat mı gönderiyor? Kırıcı mı belirliyor? Manav mı belirliyor? Ticaret borsası mı referans oluyor? Birbirlerinin fiyatları WhatsApp gruplarından mı takip ediliyor? Gelecek gün uygulanacak fiyatlar önceden konuşuluyor mu? Bunların hiçbirini dışarıdan bakarak kesin olarak söyleyemeyiz. Ama devlet araştırabilir. Rekabet Kurumu araştırabilir. Ve araştırmalıdır. DEVLET YOK MU? İşte meselenin en kritik noktası burasıdır. Devlet yalnızca TMO üzerinden fiyat açıklayıp kenara çekilemez. Çünkü TMO'nun kuruluş ve müdahale mantığının önemli nedenlerinden biri zaten üreticinin pazarlama ve finansman kaynaklı sorunlarını azaltmaktır. Bakanlığın 2026 fiyat açıklamasında da bu amaç açık biçimde ifade edilmiştir. (Tarım ve Orman Bakanlığı) O halde şu sorunun cevabı gerekir: Devlet 255 TL fiyat açıklıyorsa bu fiyat piyasada neden karşılık bulmuyor? TMO yeterince ürün alabiliyor mu? Üretici randevuya ulaşabiliyor mu? Alım noktaları yeterli mi? Ödeme süresi üreticiyi tüccara yöneltiyor mu? Üretici borçları nedeniyle fındığını hemen satmak zorunda mı? Tüccarın nakit gücü TMO'nun müdahale gücünün önüne mi geçiyor? Ve en önemlisi: Alıcılar arasında gerçek fiyat rekabeti var mı? 255 TL VARSA 185 TL NASIL VAR? Bu sorunun cevabı yalnızca: “Serbest piyasa.” olamaz. Çünkü serbest piyasa bir sihirli kelime değildir. Fiyat düşüyorsa bunun ekonomik gerekçesi ortaya konulmalıdır. Arz mı fazla? Rekolte mi beklentinin üzerinde? İhracat talebi mi düştü? Stok mu çok yüksek? Avrupa sanayisi alımı mı azalttı? Yoksa alıcı tarafındaki yoğunlaşma ve pazarlık gücü mü fiyatı aşağı çekiyor? Bütün bunlar rakamlarla açıklanmalıdır. Aksi takdirde “serbest piyasa” sözü, hiçbir şeyi açıklamayan bir bahaneye dönüşür. ALİVRE SATIŞLAR AÇIKLANMALI Sektörün bir başka tartışması da sezon öncesi yapılan alivre satışlardır. Alivre satış kendi başına suç değildir. İhracatçı gelecekte teslim edeceği ürünü önceden satabilir. Ancak ihracatçı Avrupa’ya örneğin belirli bir dolar fiyatından büyük miktarda mal bağladıysa hasat başladığında kendi kârlılığı açısından mümkün olan en düşük maliyetle fındık toplamak isteyecektir. Bu da ticari açıdan anlaşılabilir. Ama burada kırmızı çizgi bellidir: O düşük maliyet, rakip alıcılar arasında anlaşarak üretici fiyatını aşağı çekmek suretiyle sağlanamaz. Bu nedenle 2026 ürünü için yapılan sezon öncesi ihracat ve alivre sözleşmeleri konusunda sektörün daha şeffaf olması gerekir. Kaç ton satıldı? Hangi tarihte satıldı? Hangi fiyatlardan satıldı? Hangi teslim vadeleri verildi? Bugünkü iç piyasa fiyatı ile bu sözleşmeler arasında nasıl bir ekonomik ilişki var? FİSKOBİRLİK'E DE AYNI SORU Üreticinin kurduğu bir birlik olan FİSKOBİRLİK bakımından da mesele yalnızca “kaç liradan alıyor?” sorusu değildir. TMO üreticinin ürününe 250–255 TL bandında fiyat biçerken üretici birliği neden bunun belirgin biçimde altında kalıyor? Eğer FİSKOBİRLİK fındığı işleyebiliyor, mamul ürün üretebiliyor, katma değer yaratabiliyorsa bu katma değerin ne kadarı üreticiye dönüyor? 2026 ürünü için ön satış yapıldı mı? Alivre satış yapıldı mı? Yapıldıysa hangi miktarda ve hangi fiyatla? Yapılmadıysa üretici alım fiyatı hangi maliyet hesabıyla oluşturuldu? Üreticinin kurduğu birliğin bunları üreticiye açıklaması olağanüstü bir talep değildir. Tam tersine kurumsal şeffaflığın gereğidir. ÜRETİCİNİN SIRTINDAN FİYAT BELİRLEME DÖNEMİ BİTMELİ Kimse tüccar zarar etsin demiyor. Kimse ihracatçı kâr etmesin demiyor. Kimse sanayici kazanmasın demiyor. Ama aynı soru üretici için de sorulmalıdır: Üretici neden kazanmasın? Fındığı yetiştirirken riski üretici taşıyor. Donu üretici yaşıyor. Kuraklığı üretici yaşıyor. Kokarcayla üretici mücadele ediyor. Gübreyi, ilacı, işçiyi, patozu üretici ödüyor. Bir yıl boyunca bahçenin yükünü üretici taşıyor. Hasat günü geldiğinde ise fiyat üzerinde en az söz sahibi olan yine üretici oluyorsa burada sistemin yeniden sorgulanması gerekir. DEVLETİN GÖREVİ FİYATI TÜCCAR ADINA BELİRLEMEK DEĞİL, REKABETİ KORUMAKTIR Buradan “devlet bütün özel alım fiyatlarını belirlesin” sonucu çıkmaz. Ama devletin çok açık bir görevi vardır: Piyasanın gerçekten rekabetçi çalışmasını sağlamak. 4054 sayılı Kanun bunun için vardır. Rekabet Kurumu bunun için vardır. TMO üretici için piyasa alternatifi yaratmak amacıyla vardır. Ticaret borsaları şeffaf piyasa için vardır. Tarım Bakanlığı üretim politikasını yönetmek için vardır. Öyleyse bu kurumlar birlikte şu soruya cevap vermelidir: TMO'NUN 255 TL'YE ALIM YAPTIĞI BİR SEZONDA KARADENİZ'İN BAZI NOKTALARINDA FINDIK NEDEN 185 TL? Kalite mi? Randıman mı? Arz fazlalığı mı? Finansman baskısı mı? Stok politikası mı? İhracat sözleşmeleri mi? Alıcı gücü mü? Yoksa alıcılar arasında araştırılması gereken bir koordinasyon mu? Hangisiyse ortaya çıkarın. Çünkü bugün tartışılan yalnızca fındığın kilogram fiyatı değildir. Üreticinin alın terinin karşılığını kimin belirlediği tartışılıyor. Üreticinin bir yıllık emeğinin kaç para edeceğine kimin karar verdiği tartışılıyor. Üreticinin yaşam kalitesini birkaç alıcının piyasa gücünün belirleyip belirlemediği tartışılıyor. Ve artık Karadeniz üreticisinin sormaya hakkı vardır: KİM VERDİ SİZE BU YETKİYİ?DEVLET YOK MU?YASA YOK MU? Varsa, uygulanmasını istiyoruz. Suçlu ilan edilmesini değil; araştırılmasını istiyoruz. Söylentiyi değil; belgeyi istiyoruz. “Serbest piyasa” cümlesini değil; gerçek rekabeti istiyoruz.

FINDIKTA KRİTİK GÜNLER: GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA Haber

FINDIKTA KRİTİK GÜNLER: GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA

FINDIKTA KRİTİK 5 GÜN: GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA TMO SAHAYA İNİYOR: FINDIKTA DENGELER DEĞİŞECEK Mİ? Giresun’da 2026 ürünü fındık pazara inmeye başlarken üreticinin gözü 24 Ağustos Pazartesi günü başlayacak TMO alımlarına çevrildi. 19 Ağustos itibarıyla Giresun Merkez’de 50 randıman kabuklu fındık için serbest piyasada 190–200 TL bandında fiyatlar görülürken, TMO’nun Giresun kalite için açıkladığı 255 TL’lik fiyatla piyasa arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye ulaşıyor. Önümüzdeki beş gün, yeni sezonun fiyat dengesinin hangi yönde oluşacağını göstermesi bakımından kritik önem taşıyor. HASAT SÜRÜYOR, FINDIK PAZARA İNMEYE BAŞLADI Giresun’da 2026 yılı fındık hasadı sürerken, bahçeden toplanan ürünün kurutma işlemlerinin tamamlandığı bölgelerde yeni mahsul fındık yavaş yavaş pazara inmeye başladı. Yeni sezonun ilk günlerinde üreticinin karşısında iki ayrı fiyat tablosu bulunuyor. Bir tarafta Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için açıkladığı 255 TL, diğer tarafta ise henüz TMO’nun fiziki alımları başlamadan oluşan serbest piyasa fiyatları var. TMO, 2026/2027 sezonunda Giresun kalite için 255 TL, Levant kalite için 250 TL alım fiyatı belirledi. GİRESUN MERKEZ’DE 190–200 TL BANDI 19 Ağustos 2026 Çarşamba günü yayımlanan güncel piyasa takiplerinde, Giresun Merkez’de 50 randıman kabuklu fındığın kilogramı 190–200 TL bandında gösteriliyor. İlçelerde ise alıcıya, ürün kalitesine ve bölgeye göre farklı rakamlar bildiriliyor. Bu nedenle serbest piyasa için tek ve resmî bir “Giresun fiyatı”ndan söz etmek yerine, Giresun Merkez’de sahada oluşan fiyat aralığının 190–200 TL civarında seyrettiğini belirtmek daha doğru. Fiyat; tüccara, ürünün randımanına, nem oranına, kalitesine, ödeme biçimine ve teslim şartlarına göre değişebiliyor. TMO İLE PİYASA ARASINDA 55–65 LİRALIK MAKAS Bugünkü tabloya göre asıl dikkat çeken nokta, serbest piyasa ile TMO arasında oluşan fiyat farkı. TMO’nun 50 randıman Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL esas alındığında; Serbest piyasa 200 TL ise fark 55 TL, serbest piyasa 190 TL ise fark 65 TL. Başka bir ifadeyle serbest piyasanın mevcut alt ve üst bandı, TMO’nun açıkladığı Giresun kalite fiyatının yaklaşık yüzde 22–25 altında bulunuyor. Bu makas, özellikle hasat döneminde nakit ihtiyacı bulunan üretici açısından önemli hale geliyor. ÜRETİCİNİN ÖNÜNDE İKİ AYRI HESAP VAR Üretici açısından mesele yalnızca “190 TL mi, 255 TL mi?” karşılaştırmasından ibaret değil. Fındığını serbest piyasaya veren üretici, alıcıyla yaptığı anlaşmaya göre parasını daha kısa sürede veya peşin alma imkânına sahip olabiliyor. TMO’da ise ürünün belirlenen kalite şartlarını taşıması, üreticinin ÇKS kaydının bulunması, randevu alınması ve ürünün alım noktasına götürülmesi gerekiyor. TMO tarafından kabul edilen ürünlerin bedelinin ise teslimatı takip eden 21’inci günden itibaren üreticinin banka hesabına aktarılması öngörülüyor. Dolayısıyla üreticinin önünde yalnızca fiyat değil; nakit ihtiyacı, depolama imkânı, ürün kalitesi ve bekleme süresini içeren çok yönlü bir tercih bulunuyor. GÖZLER 24 AĞUSTOS PAZARTESİ’DE Yeni sezon açısından en kritik tarih 24 Ağustos 2026 Pazartesi olacak. TMO, kabuklu fındık alımlarının bu tarihte başlayacağını duyurdu. Alımlar ilk etapta 16 noktada gerçekleştirilecek; hasat durumuna göre alım noktası sayısının 61’e kadar çıkarılması planlanıyor. Randevu sistemi ise 17 Ağustos saat 09.00 itibarıyla üreticilerin kullanımına açıldı. Üreticiler TMO randevularını internet üzerinden, e-Devlet aracılığıyla veya ilgili TMO iş yerlerinden alabiliyor. ASIL SINAV TMO PİYASAYA GİRDİKTEN SONRA Serbest piyasa açısından asıl sınav ise TMO’nun fiilen ürün kabul etmeye başlamasının ardından verilecek. TMO bugün için 255 TL’lik bir fiyat açıklamış olsa da henüz fiziki alım başlamadığı için serbest piyasadaki fiyat oluşumu TMO’nun sahadaki alım etkisini tam olarak yansıtmıyor. Bu nedenle 24 Ağustos sonrasında özel sektörün ve tüccarın fiyat politikasının nasıl değişeceği, sezonun ilk önemli göstergelerinden biri olacak. TMO alımlarının başlamasıyla birlikte üreticinin 255 TL’lik alternatife fiilen ulaşabilmesi, serbest piyasadaki alıcıların fiyatlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Ancak bunun mutlaka ve hemen fiyat artışı yaratacağını söylemek için henüz erken. Serbest piyasanın yönünü; ürünün pazara geliş hızı, üreticinin satış eğilimi, ihracatçı ve sanayicinin talebi, TMO’nun alım kapasitesi ve randevu süreci birlikte belirleyecek. TMO’NUN 2026/2027 FINDIK ALIM FİYATLARI TMO tarafından yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre belirlenen yeni sezon fiyatları şöyle: Giresun kalite kabuklu fındık: 255 TL/kgLevant kalite kabuklu fındık: 250 TL/kgSivri kalite kabuklu fındık: 245 TL/kg Bu fiyatlar 50 randıman esasına göre uygulanıyor. RANDIMANI YÜKSEK FINDIĞA DAHA FAZLA ÖDEME Üretici açısından önemli ayrıntılardan biri de randıman farkı. TMO, yüzde 50 randımanın üzerindeki her +1 randıman için kilogram başına; Giresun kaliteye 5,10 TLLevant kaliteye 5,00 TLSivri kaliteye 4,90 TL ilave ödeme yapacak. Buna göre Giresun kalite fındıkta teorik TMO fiyatı: 50 randıman: 255,00 TL/kg 51 randıman: 260,10 TL/kg 52 randıman: 265,20 TL/kg 53 randıman: 270,30 TL/kg 54 randıman: 275,40 TL/kg 55 randıman: 280,50 TL/kg seviyesine çıkabilecek. Dolayısıyla üreticinin yalnızca açıklanan 255 TL’lik baz fiyatı değil, ürününün gerçek randımanını da dikkate alması gerekiyor. TMO HER FINDIĞI ALMAYACAK: KRİTERLER ÖNEMLİ TMO’ya ürün teslim etmek isteyen üreticiler açısından en önemli konulardan biri de kalite şartları. TMO’nun açıkladığı alım esaslarına göre kabuklu fındıkta; Rutubet oranı yüzde 6,5 ve altında,Sağlam iç fındık oranı yüzde 40 ve üzerinde,Buruşuk iç oranı yüzde 10 ve altında,Çürük ve bozuk iç oranı yüzde 7 ve altında,Yabancı madde oranı yüzde 0,5 ve altında,Çatlak, kırık ve kabuk içerisinde bulunan iç fındık oranı yüzde 10 ve altında olmak zorunda. Bu şartları taşıyan ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilere ait ürünler TMO tarafından satın alınabilecek. ESKİ FINDIKLA YENİ FINDIK KARIŞTIRILAMAYACAK TMO’nun dikkat çektiği bir diğer önemli husus ise mahsul yılı. Eski yıl ürünü ile 2026 ürünü fındığın karıştırıldığı partiler TMO tarafından satın alınmayacak. Üreticilerin bu nedenle yeni mahsulü eski ürünle karıştırmadan muhafaza etmeleri önem taşıyor. EN KRİTİK KONU: RUTUBET Hasadın hemen ardından üreticinin en fazla dikkat etmesi gereken konuların başında kurutma geliyor. TMO, ürün tesliminde rutubet nedeniyle sorun yaşanmaması için fındığın yeterince kurutulması gerektiğini özellikle vurguluyor. Kabul edilebilir rutubet oranının en fazla yüzde 6,5 olması nedeniyle, ürününü erken pazara indirmek isteyen üreticinin kurutma işlemini tamamlamadan fındığını çuvallaması önemli kalite ve depolama sorunlarına yol açabilir. FINDIKTA ÖNÜMÜZDEKİ 5 GÜN NEDEN ÖNEMLİ? 19 Ağustos ile TMO’nun alıma başlayacağı 24 Ağustos arasındaki dönem, fındık piyasası açısından adeta bir geçiş dönemi niteliğinde. Bugün üreticinin önünde TMO tarafından açıklanmış 255 TL’lik bir referans fiyat bulunuyor ancak TMO henüz ürünü fiziken teslim almıyor. Serbest piyasa ise Giresun Merkez’de bunun belirgin biçimde altında seyrediyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde üç gelişme yakından izlenecek: Birincisi: Üreticinin ürününü mevcut fiyatlardan piyasaya indirip indirmeyeceği. İkincisi: TMO randevularına gösterilecek ilgi ve üreticinin ne kadar ürününü TMO’ya yönlendireceği. Üçüncüsü: TMO’nun 24 Ağustos’ta fiili alıma başlamasının ardından tüccar ve özel sektör fiyatlarının ne yönde hareket edeceği. FİYATIN YÖNÜNÜ 24 AĞUSTOS SONRASI DAHA NET GÖRECEĞİZ Bugünkü tablo, fındıkta sezonun henüz başlangıç aşamasında olduğunu gösteriyor. TMO’nun Giresun kalite fındık için 255 TL’lik resmi alım fiyatı belli. Serbest piyasada ise Giresun Merkez için 190–200 TL bandında fiyatlar bildiriliyor. Ancak serbest piyasanın kalıcı fiyat seviyesinin bugün oluştuğunu söylemek için erken. 24 Ağustos’ta TMO’nun sahaya inmesiyle birlikte üreticinin elindeki 255 TL’lik alternatif kâğıt üzerindeki bir fiyat olmaktan çıkıp fiili bir alım seçeneğine dönüşecek. İşte bu noktadan sonra üreticinin satış davranışı ile tüccar, sanayici ve ihracatçıların alım politikası yeni sezon fiyatının gerçek yönünü ortaya koyacak. FINDIKTA KRİTİK HAFTA Giresun ekonomisinin en önemli ürünü olan fındıkta yeni sezonun ilk büyük fiyat sınavına giriliyor. Hasat devam ediyor, yeni ürün pazara geliyor, TMO randevuları açılmış durumda ve resmi alımlar için geri sayım sürüyor. 19 Ağustos itibarıyla tablo net: TMO Giresun kalite fındığa 255 TL diyor; Giresun Merkez serbest piyasasında ise 190–200 TL bandında fiyatlar görülüyor. Şimdi üreticinin ve sektörün gözü tek bir tarihte: 24 AĞUSTOS 2026 TMO’nun alım merkezlerinin kapılarını açmasıyla birlikte 55–65 TL’ye ulaşan fiyat makasının kapanıp kapanmayacağı ve serbest piyasanın hangi seviyede yeni denge kuracağı, 2026 fındık sezonunun ilk büyük sorusunun cevabını verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.