Hava Durumu

#Idari Para Cezası

Giresun Sonhaber - Idari Para Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Idari Para Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIK PİYASASINA REKABET MERCEĞİ: 6 BÜYÜK TEŞEBBÜSE SORUŞTURMA Haber

FINDIK PİYASASINA REKABET MERCEĞİ: 6 BÜYÜK TEŞEBBÜSE SORUŞTURMA

FINDIK PİYASASINA REKABET MERCEĞİ: 6 BÜYÜK TEŞEBBÜSE SORUŞTURMA Rekabet Kurumu, fındık alım-satım fiyatlarının basıldığı ve alıcılar arasında ortak fiyatın belirlendiği şüpheleri üzerine altı büyük soruşturma hakkında soruşturma başlattı. Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Anadolu Ajansı'na yaptığını bildirmişti, Ferrero'nun devamlılığının de izlendiğini belirtirken, aksamaların yol açabilecek rekabet ihlallerine karşı denetimlerin sürdürüleceğini bildirdi. GİRESUN – 1 Kasım 2026 Türkiye'nin en önemli onayı ürünlerinden fındıkta, alım fiyatlarının oluşumuna ilişkin rekabet denetimleri yeni bir aşamaya taşındı. Anadolu Ajansı muhabiri Mert Davut'un 31 Ekim 2026 tarihinde yayınlanan haberine göre Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, fındıkların eylül dönemlerinde ön eğitimden sonra, 22 Ekim 2026'da sektörün önde gelen altı büyük girişimi hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı. Soruşturmanın odağında, büyük alıcılarla yerel ve orta izin alıcılar arasında fiyatları düşürmeye yönelik kesintiler bulunup devam ediyor ve daha iyi rekabet etmesi gereken alıcıların ortak fiyat belirlemek üzere anlaşmaya varıp anlaşmadığı şüpheleri yer alıyor. 400 BİN AİLENİN GEÇİM KAYNAĞI Küle, Anadolu Ajansı'na yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini karşıladığını, özellikle Giresun, Ordu, Trabzon ve Düzce olmak üzere yaklaşık 400 bin ailenin geçimini doğrudan fındıktan ayrıldığını belirtti. Fındığının yalnızca ekonomik olmadığını, sosyal bölgelerde de büyük önem taşıdığını vurgulayan Küle, üreticinin emeğinin korunmasının Rekabet Kurumu açısından olumlu olduğunu ifade etti. ALTI BÜYÜK TEŞEBBÜS HAKKINDA 22 EKİM'DE SORUŞTURMA AÇILDI Küle'nin performansına göre Rekabet Kurumu, 2026 yılı sonbahar sezonunun başlangıç ​​fiyatlarının serbest ve adil rekabet koşullarının ortaya çıkıp çıkmadığını araştırma amacıyla eylül bölgesindeki sektör genelinde ön araştırma başlattı. Karadeniz'in farklı bölgelerinde faaliyet gösteren teşebbüslerde yerinde incelemeler başlatılmaktadır. Toplanan bilgi ve belgeler üzerine 22 Ekim'de altı büyük soruşturma hakkında soruşturmanın başlatılmasına karar verildi. KÜLE, SORUŞTURMANIN İKİ TEMEL ŞÜPHEYE ODAKLANDIĞINI AÇIKLADI. İlk olarak, pazarın en büyük alıcısı ile yerel ve orta alıcılar arasında fındık fiyatlarını aşağı çeken yönlü bir bağlantı olup olmadığı inceleniyor. İkinci olarak ise soğutma rekabeti sağlaması gereken alıcıların anlaşarak ortak alım fiyatını belirleyip belirlemediği araştırılıyor. Bu incelemeler, söz konusu girişimlerin rekabetinin bozulmasının kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturma sürecinde iddiaların delillerle değerlendirilmesi ve kuruluşun karar vermesi gerekiyor. FERRERO'NUN TAAHHÜTLERİ DE YAKINDAN İZLENİYOR Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, AA'ya yaptığı açıklamada Ferrero hakkında 2023–2024 yıllarında yürütülen soruşturmayı da hatırlattı. Fındık alım piyasasındaki güçlü birleşimlerin iddiaları üzerine incelenen şirket, soruşturma sürecinin sürekliliğinin içinde yer alan Küle, Rekabet Kurulunun bu tutarlılıkların endişelerinin giderilebileceğinin ortaya çıktığını ifade etti. Ferrero'nun 2024, 2025 ve 2026 fındık alım sezonlarına yönelik kabul edilen taahhütleri şirket açısından sürdürülebilir hale getirildi. Küle, bu bildirimlere uyulmadığının sürekli izlendiğini, tutarlılığın ihlal edildiğinin veya dolanılmaya çalışıldığının tespit halinde ağır idari para cezalarının yeniden gündeme gelebileceğini bildirdi. Bu açıklama, Ferrero'ya yeni bir ceza verildiği anlamına gelmiyor; Mevcut parçaların sıcaklığına ilişkin bir göstergenin taşınması sağlanır. TRABZON'DA 21, DÜZCE'DE 10 TEŞEBBÜSE DAHA ÖNCE CEZA UYGULANDI Küle, nutuk çeken denetimlerin yalnızca büyük alıcılarla sınırlı olmadığını da anlattı. 2024 yılında, teşebbüslerin kendi aralarında anlaşarak para alımları ve satış fiyatlarını belirledikleri iddialarıyla iki ayrı soruşturma yürütüldüğünü hatırlattı. Bu soruşturmalar sonuçlarının kapsamı kapsamında Trabzon'da sergilenen faaliyet 21, Düzce'de faaliyet gösteren 10 girişimsel idari para cezasının başlangıcını açıkladı. Söz konusu cezalar geçmiş soruşturmalarına ait olup 22 Ekim 2026'da açılan yeni soruşturmanın sonucu yoktur. YENİ TEŞEBBÜSLER DE SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLEBİLİR Rekabet Kurumu Başkanı, incelemelerin altı girişimiyle sınırlı kalamayacağını belirtti. Soruşturma sürecinde üreticiyi kusurlu kılan ve rekabeti bozan yönde bulgular elde edilen başka girişimlerin soruşturmaya dahil edilebileceğini ifade etti. Küle, Kurumun temel amacının fındık fiyatlarının alıcıları arasındaki olası anlaşmalarla değil, serbest ve adil rekabet koşullarının bozulmasını sağladığını vurguladı. GİRESUNLU FINDIK ÜRETİCİLERİNİ DE YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR Rekabet Kurumunun yeni soruşturması, fındığın temel geçiş kaynaklarından biri olduğu için Giresun açısından da önem taşıyor. Fındık alım ömrü rekabetin korunması, seçeneklerin farklı alıcılara serbest piyasa koşullarında sunabilmeleri ve fiyatların rekabeti sınırlayan anlaşmalarla belirlenmemesi açısından önem taşıyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında hangi girişimler hakkında ne tür bulgulara ulaşıldığı ve Rekabet Kurulunun nasıl bir karar vereceği takip edilecek. . Kaynak ve haber bilgileri Ana kaynak: Anadolu Ajansı (AA) Haber: Rekabet Kurumu stratejik sektöre yönelik sıkı denetimini sürdürüyor Muhabir: Mert Davut Yayın tarihi: 31 Ekim 2026 Açıklama sahibi: Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle AA haber bağlantısı: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/rekabet-kurumu-findik-sektorune-yonelik-siki-takibini-surduruyor/4107232

Aldatıcı reklamlar 9 ayda 249 milyon TL’yi aştı! Haber

Aldatıcı reklamlar 9 ayda 249 milyon TL’yi aştı!

Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, 8 Ekim’deki toplantısında 136 dosya hakkında durdurma cezası verirken toplam 17,2 milyon TL idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Yılın ilk 9 ayında kesilen cezalar ise 249 milyon TL’yi aştı. Gerçek dışı indirim kampanyaları, sosyal medya fenomenlerinin reklam paylaşımları ve kuyumculuk sektöründeki indirim vaatleri denetimlerin odağında yer aldı. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, tüketicileri yanıltan reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı denetimlerini sürdürüyor. Bakanlık bünyesindeki Reklam Kurulunun 8 Ekim 2026 tarihli 374 sayılı toplantısında toplam 161 dosya karara bağlandı. Mevzuata aykırı olduğu belirlenen 136 dosya hakkında durdurma cezası uygulanırken toplam 17 milyon 176 bin 744 TL idari para cezası verilmesine karar verildi. Yılın ilk 9 ayında ise 33 binin üzerinde başvuru değerlendirilirken yapılan incelemeler sonucunda aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle 249 milyon TL’yi aşan idari para cezası kararı alındı. GERÇEK DIŞI İNDİRİM KAMPANYALARI MERCEK ALTINDA Denetimlerde, yüzde 75 gibi yüksek oranlarda gerçeği yansıtmayan indirim vaatleri, indirim öncesi fiyatların mevzuata uygun belirlenmemesi ve sadakat kartı kampanyalarındaki eksiklikler tespit edildi. Kurallara aykırı reklamlar hakkında yaptırım uygulandı. 32 SOSYAL MEDYA HESABI İNCELENDİ Sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve tanıtım paylaşımları da denetim kapsamına alındı. Resen incelenen 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımlarda, reklam veya tanıtım olduğuna ilişkin gerekli ifadelerin kullanılmadığı ve mevzuattaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirlendi. Söz konusu paylaşımlar hakkında durdurma cezası kararı verildi. KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE 9 FİRMAYA YAPTIRIM Mücevherat sektöründe yüksek oranlı indirim vaatleriyle yayımlanan reklamları inceleyen Reklam Kurulu, mevzuata aykırılık tespit edilen 9 firma hakkında durdurma cezası uygulanmasına karar verdi. Bakanlık ayrıca, 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren yönetmelik değişiklikleriyle hedefli reklamcılık, yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar, sosyal medya tanıtımları ve indirimli satışlara ilişkin tüketici koruma kurallarının güncellendiğini hatırlattı. Ticaret Bakanlığı, tüketici haklarının korunması, yanıltıcı reklamların önlenmesi ve adil rekabet ortamının sağlanması amacıyla denetim ve yaptırımların devam edeceğini bildirdi.

Sosyal medyada ilanlara bakanlık ceza yağdırdı... 82 işletmeye 8,2 milyon lira ceza Haber

Sosyal medyada ilanlara bakanlık ceza yağdırdı... 82 işletmeye 8,2 milyon lira ceza

Ticaret Bakanlığı, sosyal medya platformlarında mevzuata aykırı taşınmaz ve taşıt ilanı yayımlayan 42 emlak ve 40 galeri işletmesine toplam 8,2 milyon lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, taşınmaz ve taşıt ticaretinde şeffaf ve güvenli piyasa oluşturulması amacıyla sosyal medya platformlarındaki ilanlara yönelik denetimlerini sürdürüyor. Bakanlıktan yapılan açıklamada, elektronik ortamda yayımlanan ilanlarda kimlik ve yetki doğrulamasını zorunlu hale getiren Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) uygulamasının Instagram, Facebook ve WhatsApp dahil tüm elektronik taşınmaz ve taşıt ilanlarını kapsadığı belirtildi. 82 İŞLETMEYE CEZA Yapılan uyarılara rağmen sosyal medya platformlarında mevzuata aykırı ilan verdiği tespit edilen 42 emlak işletmesi ile 40 galeri işletmesine, işletme başına 100 bin lira olmak üzere toplam 8,2 milyon lira idari para cezası uygulandı. Bakanlık ayrıca söz konusu hesaplara erişimin META tarafından engelleneceğini bildirdi. İLAN LİNKİ VE FİYAT BİLGİSİ ZORUNLU Bakanlık, sosyal medya paylaşımlarında EİDS üzerinden doğrulanmış ilan linkinin paylaşılmasının zorunlu olduğunu hatırlattı. Paylaşımlarda kullanılacak fotoğraf, video ve açıklamaların da doğrulanmış ilandaki taşınmaz veya taşıta ait olması gerekiyor. İşletmelerin ayrıca sosyal medya paylaşımlarında ilan fiyatına mutlaka yer vermesi gerekiyor. Ticaret Bakanlığı, sosyal medyada yayımlanan taşınmaz ve taşıt ilanlarının denetiminin sürdürüleceğini belirterek, emlak ve galeri işletmelerini kurallara aykırı paylaşım yapmamaları konusunda uyardı.

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ : Haber

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ :

ÇAVUŞLU KAPANDI, GİRESUN’DA ÇÖP KRİZİ : VALİLİKTE KRİTİK TOPLANTI, KARARLAR BEKLENİYOR Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından Giresun’un atık yönetim sistemi kritik bir eşiğe geldi. Görele Belediyesi, kendi depolama sahalarının yetersiz kaldığını ve evsel atıkların depolanması ile bertarafında aksaklıklar yaşandığını resmen açıkladı. Aynı gün Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı” yapıldı. Ancak 19 Ağustos gecesi itibarıyla toplantıda hangi kararların alındığı, çöplerin geçici olarak nereye taşınacağı, uygulamanın ne zaman başlayacağı ve kalıcı tesis için nasıl bir yol haritası belirlendiği kamuoyuna açıklanmış değil. Bilimsel çalışmalar ise Giresun’un sorununun yalnızca yeni bir depolama alanı bulmakla çözülemeyeceğini; kaynağında ayrıştırma, geri kazanım, organik atık yönetimi ve güvenli nihai bertarafı birlikte içeren entegre bir sistem gerektiğini ortaya koyuyor. ÇÖP SORUNU ARTIK SAHADA HİSSEDİLİYOR Çavuşlu’daki tesisin devreden çıkmasının ardından yaşanan tartışma, birkaç gün içinde çevre hukuku ve tesis işletmeciliği başlığından çıkarak doğrudan günlük belediye hizmetine dönüştü. Görele Belediyesi, Çavuşlu Beldesi’ndeki katı atık bertaraf tesisinin kapatılmasından sonra belediyenin mücavir alan sınırlarında bulunan depolama sahalarının yetersiz kaldığını açıkladı. Belediye, bu nedenle ilçe genelinde toplanan evsel atıkların depolanması ve bertaraf edilmesinde “geçici aksaklıklar” yaşandığını duyurdu. Vatandaşlardan çöplerini konteyner dışına ve yol kenarlarına bırakmamaları istendi. Bu açıklama son derece önemli. Çünkü ilk kez ilgili bir belediye, Çavuşlu’nun devreden çıkmasının ardından kendi mevcut depolama kapasitesinin yetersiz kaldığını açık biçimde kamuoyuna duyurmuş oldu. TOPLANAN ÇÖP NEREYE GİDECEK? VALİLİKTE KRİTİK TOPLANTI YAPILDI Krizin büyümesi üzerine Giresun Valiliğinde kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Giresun Belediyesi, Belediye Başkanı Fuat Köse’nin, Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı”na katıldığını duyurdu. Ancak belediyelerin kamuoyuna yaptığı paylaşımlar, şu aşamada yalnızca toplantının gerçekleştirildiği bilgisini içeriyor. Toplantının sonuç bildirgesi, alınan kararların tam listesi, uygulama takvimi veya geçici bertaraf planı kamuoyuyla paylaşılmış değil. 19 Ağustos 2026 gecesi itibarıyla yaptığımız taramada da ayrıntılı bir resmî karar metnine ulaşılmadı. Bu nedenle “Valilik toplantısında şu karar alındı” şeklinde kesin ifadeler kullanmak için henüz yeterli resmî veri bulunmuyor. KAMUOYUNUN BEKLEDİĞİ CEVAPLAR BELLİ Toplantının ardından temel mesele, yalnızca kurumların bir araya gelmiş olması değil; masadan çıkacak çözümün nasıl uygulanacağı. Giresun Merkez başta olmak üzere Görele ve tesise bağlı atık sisteminden yararlanan diğer belediyelerin çöpleri hangi noktaya taşınacak? Geçici çözüm Giresun sınırlarında mı oluşturulacak, yoksa atıklar başka illerdeki lisanslı tesislere mi gönderilecek? Yeni sistem hangi tarihte başlayacak? Geçici çözüm kaç hafta veya kaç ay uygulanabilecek? İlave taşıma ve bertaraf maliyetini belediyeler mi, Katı Atık Birliği mi yoksa merkezi idare mi karşılayacak? Ve hepsinden önemlisi: Kalıcı tesis için bir yer, teknoloji, finansman modeli ve tamamlanma takvimi belirlendi mi? Bu soruların yanıtlanması, krizin yönetilip yönetilemediğini gösterecek temel ölçütler olacak. SORUNUN BOYUTUNU BİLİMSEL VERİLER ORTAYA KOYUYOR Giresun’daki katı atık sorununun yalnızca son birkaç günde ortaya çıkmış geçici bir sorun olmadığı bilimsel çalışmalarda da görülüyor. Giresun Üniversitesi’nden Hatice Doğan tarafından hazırlanarak 2025 yılında Doğal Afetler ve Çevre Dergisinde yayımlanan ve 2018–2023 dönemini inceleyen akademik çalışmada, Giresun’un katı atık yönetimi 14 ayrı gösterge üzerinden analiz edildi. Çalışmada kullanılan Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü verilerine göre 2023 yılı toplam katı atık miktarı 833,26 ton/gün, kişi başına ortalama belediye atığı ise 1,18 kilogram/kişi-gün olarak kaydedildi. Aynı veri setinde 2023 yılı itibarıyla 14 atık işletme tesisi bulunduğu belirtiliyor. Burada önemli bir teknik ayrım yapmak gerekiyor: 833,26 ton/gün rakamı toplam katı atık miktarını ifade ediyor; bunun tamamının Çavuşlu tesisine gönderildiği anlamına gelmiyor. Ancak veri, il genelindeki atık yükünün ulaştığı ölçeği göstermesi bakımından dikkat çekici. AKADEMİK ÇALIŞMA: MEVCUT TESİSLER YETERSİZ Aynı bilimsel çalışmada Giresun’da Çavuşlu’da yaklaşık 9,11 hektarlık düzenli depolama alanı ve üç aktarma istasyonu bulunduğu belirtilirken, mevcut tesislerin ortaya çıkan atıkların bertarafında yetersiz kaldığı değerlendirmesine yer veriliyor. Araştırmanın performans analizinde Giresun’un katı atık yönetiminde en başarılı yıl 2021 olarak belirlenirken, 2021 sonrasında performansta gerileme eğilimi tespit edildi. Daha da önemlisi, kullanılan LOPCOW yönteminde Giresun’un katı atık yönetim performansını etkileyen en önemli kriterin “toplam katı atık miktarı” olduğu sonucuna ulaşıldı. Bu sonuç bugün yaşanan kriz açısından önemli. Çünkü mesele yalnızca bir bertaraf tesisinin kapatılması değil; giderek büyüyen atık miktarını yönetecek yeterli kapasite, teknoloji ve alternatif altyapının oluşturulamaması. ÇAVUŞLU TESİSİNİN BAŞLANGIÇ KAPASİTESİ 98 TON/GÜNDÜ Giresun Valiliğinin 22 Mayıs 2021 tarihli resmî açıklaması, Çavuşlu tesisinin geçmişine ilişkin önemli teknik bilgiler içeriyor. Valilik kayıtlarına göre tesis, 9,11 hektarlık alanda 98 ton/gün kapasiteyle 10 Nisan 2017 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararı kapsamında faaliyete geçti. Daha sonra Giresun’un sahil bandından gelen atık miktarındaki artış nedeniyle kapasite artışı gündeme geldi ve 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışına ilişkin “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu bilgi de bugünkü yapısal sorunun geçmişini gösteriyor. Giresun’da atık üretimi büyürken, ana bertaraf sisteminin yükü de yıllar içerisinde arttı. ATIKLARIN YÜZDE 60’A YAKINI ORGANİK Giresun için çözüm tartışmasında belki de en önemli bilimsel veri atığın ne kadar olduğu kadar ne olduğudur. Giresun Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi araştırmacıları tarafından 2022 yılında yayımlanan hakemli çalışmaya göre Giresun’daki kentsel katı atıkların yaklaşık yüzde 60’ını organik atıklar oluşturuyor. 2021 yılında Giresun Merkez’de gerçekleştirilen ayrıntılı karakterizasyon çalışmasında ise mutfak atıkları toplam atığın yüzde 53,66’sını oluşturdu. Kağıt-karton, plastik, cam ve metalin toplam oranı ise yüzde 37,73 olarak ölçüldü. Bu rakamların anlamı açık:Giresun’un çöplerinin önemli bölümü doğrudan toprağa gömülmek zorunda olan “değersiz atık” değil. Doğru bir sistem kurulursa önemli miktardaki organik atık kompost veya biyometanizasyonla değerlendirilebilir; kağıt, plastik, cam ve metal ise maddesel geri kazanıma yönlendirilebilir. GERİ DÖNÜŞÜM POTANSİYELİ VAR, GERÇEKLEŞME ORANI DÜŞÜK Aynı akademik çalışma, Giresun’un kentsel atıklarında geri dönüşüm potansiyelini yüzde 30,05 olarak hesaplarken, gerçekleşen geri kazanım oranının yalnızca yüzde 2,04 düzeyinde kaldığını belirtiyor. Araştırmacılar bu farkın temel nedenlerinden biri olarak atıkların büyük ölçüde karışık toplanmasını gösteriyor. Bu nedenle yalnızca yeni bir depolama sahası oluşturmak, Giresun’un uzun vadeli çözümü olmayacak. Atığın evde, işyerinde, pazarda ve kurumlarda oluştuğu noktadan itibaren ayrılması gerekiyor. GİRESUN VAHŞİ DEPOLAMADAN DÜZENLİ DEPOLAMAYA GEÇMİŞTİ Bilimsel veriler geçmişte Giresun’un önemli bir dönüşüm yaşadığını da gösteriyor. 2001–2016 döneminde ilde toplanan atıkların büyük bölümü belediye çöplüklerinde veya başka belediyelerin çöplüklerinde kontrolsüz biçimde depolanıyordu. Çavuşlu’daki düzenli depolama sisteminin devreye girmesiyle tablo değişti. 2020 yılı verilerinde Giresun’da toplanan kentsel katı atıkların yüzde 81,13’ünün düzenli depolama, yüzde 16,84’ünün ise eski tip belediye çöplüklerinde bertaraf edildiği bildirildi. Geri kazanım oranı aynı yıl yüzde 2,04 seviyesindeydi. Dolayısıyla bugün alınacak geçici kararların Giresun’u yeniden kontrolsüz veya çevresel standartlardan uzak depolama uygulamalarına döndürmemesi kritik önem taşıyor. 2022’DE 19 MADDELİK YOL HARİTASI AÇIKLANMIŞTI Bugünkü krizin en önemli siyasi ve idari sorusu ise yaklaşık dört yıl önce alınan kararların ne kadarının uygulandığı. Giresun Valiliği, 3 Ekim 2022 tarihinde Katı Atık Birliği üyesi belediyelerin, kurum temsilcilerinin ve Çavuşlu’daki muhtarların katılımıyla yapılan toplantıda 19 maddelik prensip kararı alındığını kamuoyuna açıkladı. Kararların henüz ikinci maddesinde, mevcut tesis çalışmaya devam ederken yeni ve alternatif bir katı atık bertaraf tesisi için alan belirlenmesi ve seçilecek alanın Bakanlık mevzuatı kapsamında değerlendirilmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulması öngörülüyordu. Aynı karar paketinde mekanik ayrıştırma ünitesinin tam kapasite çalıştırılması, düzenli denetimler yapılması, sızıntı suyu ve atıksu sistemlerinin kontrolü, koku önlemleri, kamera sistemi, toprak-su-deniz kirliliğinin incelenmesi ve 19 maddenin bir eylem planına bağlanması da yer alıyordu. Bugün cevaplanması gereken temel sorulardan biri bu nedenle şu: 2022’de kamuoyuna duyurulan alternatif tesis kararı dört yılda hangi aşamaya geldi? GELEVERA SEÇENEĞİ GÜNDEME GELMİŞTİ Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Şubat 2026’da belediyenin resmî internet sitesinden yaptığı açıklamada, yeni tesis konusunda yürütülen çalışmalar sonunda Gelevera Vadisi’nin gündeme geldiğini ve Katı Atık Birliği toplantısında bu yönde karar alındığını açıklamıştı. Ancak 19 Ağustos 2026 itibarıyla Giresun’un hizmete alınmış yeni ve alternatif ana bertaraf tesisi bulunmuyor. Dolayısıyla Çavuşlu’nun devreden çıkması, yıllardır üzerinde çalışılan alternatif sistemin henüz hazır olmamasının sonuçlarını doğrudan ortaya çıkardı. 8 MİLYON TL CEZA KONUSUNDA HUKUKİ AYRIM ÖNEMLİ Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun 18 Ağustos’ta kamuoyuna yansıyan açıklamasına göre, tesiste 3 Ağustos 2026 tarihinde yapılan denetim sonucunda 8 milyon TL idari para cezası uygulandı ve tesisin faaliyeti durduruldu. Ancak gazetecilik ve hukuk açısından burada bir ayrım yapmak gerekiyor. 19 Ağustos itibarıyla kamuya açık Bakanlık sayfalarında cezanın tutarı ve gerekçelerini ayrıntılı biçimde ortaya koyan resmî idari yaptırım kararına ulaşılamadı. Bu nedenle 8 milyon TL tutarındaki ceza, Hamzaoğlu’nun açıklamasına dayandırılarak verilmelidir. Aynı şekilde Hamzaoğlu’nun mahkeme kararları, sızıntı suyu ve soruşturma kapsamında dile getirdiği diğer tespitler de kesinleşmiş bir ceza hükmü şeklinde değil, ilgili belediye başkanının açıklamaları ve devam eden hukuki süreçler çerçevesinde aktarılmalıdır. YAKMA TESİSİ TEK BAŞINA ÇÖZÜM MÜ? BİLİM “DAHA KARMAŞIK” DİYOR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Ocak 2026’da İstanbul’daki İSTAÇ Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisini ziyaret ederek sistemi incelemiş ve burada edinilen deneyimlerin Giresun için planlanan projelere ışık tutabileceğini açıklamıştı. Ancak Giresun’un atık karakterizasyonuna ilişkin akademik çalışma, doğrudan yakma seçeneğinin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre Giresun’daki yanabilir atık oranı yüksek olmakla birlikte yüksek nem oranı ve düşük ısıl değer, atığın doğrudan termal yöntemlerle bertarafını güçleştiriyor. Çalışma, Giresun için organik atıkların ağırlığı nedeniyle kompostlaştırma ve biyometanizasyonun, geri dönüşüm ve düzenli depolamayla birlikte değerlendirilmesini öneriyor. Bu, yakma teknolojisinin hiçbir koşulda kullanılamayacağı anlamına gelmiyor. Ancak bilimsel veriler; kurulacak sistemin yalnızca “çöpü yakalım” veya “başka bir yere gömelim” yaklaşımıyla değil, atık karakterizasyonu, tesis kapasitesi, taşıma mesafesi, enerji verimi, emisyon kontrolü, yatırım maliyeti ve geri dönüşüm hedefleri birlikte hesaplanarak planlanması gerektiğini gösteriyor. BİLİMSEL ÇÖZÜM: ENTEGRE ATIK YÖNETİMİ Giresun’un ihtiyacı yeni bir “çöplük” değil. Bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu çözüm; atığın oluşumunun azaltıldığı, evsel atığın kaynağında ayrıştırıldığı, kağıt-plastik-cam-metal gibi materyallerin geri kazanıldığı, organik atıkların kompost ve biyometanizasyon süreçlerine yönlendirildiği ve yalnızca geriye kalan kısmın çevre mevzuatına uygun düzenli depolamaya gönderildiği entegre katı atık yönetim sistemi. Bu model, depolama alanına giden çöp miktarını azaltırken tesislerin kullanım ömrünü uzatabilir; organik atıklardan kaynaklanan sızıntı suyu, koku ve depo gazı baskısını da düşürebilir. ŞİMDİ GÖZLER VALİLİK TOPLANTISINDAN ÇIKACAK YOL HARİTASINDA Giresun bugün yıllardır konuşulan katı atık sorununun en kritik aşamalarından biriyle karşı karşıya. Bir tarafta faaliyeti durmuş Çavuşlu tesisi var. Diğer tarafta depolama sahalarının yetersiz olduğunu resmen açıklayan Görele Belediyesi bulunuyor. Ve bütün bunların ortasında, Vali Mustafa Koç başkanlığında yapılan ancak ayrıntılı kararları henüz kamuoyuyla paylaşılmayan “Katı Atık Bertaraf Tesisi Durum ve Çözüm Süreci Toplantısı” var. Kamuoyunun bundan sonra genel ifadelerden çok somut bir eylem planına ihtiyacı bulunuyor. Çöp nereye taşınacak? Ne zaman başlanacak? Geçici sistem kaç ay sürecek? Günlük kapasite ne olacak? Maliyeti kim karşılayacak? Yeni tesis nerede kurulacak? Hangi teknoloji kullanılacak? ÇED ve izin süreci hangi aşamada? Yatırımın finansmanı nasıl sağlanacak ve tesis hangi tarihte işletmeye alınacak? Bütün bunların tek tek açıklanması gerekiyor. ASLINDA KRİZİN ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEK ÇOK NET Çavuşlu’nun kapanması Giresun’un çöp sorununu oluşturmadı. Yıllardır var olan alternatif kapasite ve entegre atık yönetimi ihtiyacını görünür hale getirdi. 2022’de yeni tesis için karar alınmıştı. Bilimsel çalışmalar mevcut altyapının yetersizliğine dikkat çekiyordu. Giresun’daki atıkların önemli bölümünün organik ve geri kazanılabilir nitelikte olduğu yıllar önce ortaya konmuştu. Bugün ise Görele Belediyesi depolama alanlarının yetmediğini söylüyor ve Giresun’un yöneticileri yeniden aynı masada çözüm arıyor. Bu nedenle artık tartışmanın merkezinde yalnızca “Çavuşlu yeniden açılacak mı?” sorusu bulunmamalı. Asıl soru daha büyük: GİRESUN, ÖNÜMÜZDEKİ 20–30 YILI TAŞIYACAK ÇEVREYE UYGUN, BİLİMSEL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ATIK YÖNETİM SİSTEMİNİ NE ZAMAN KURACAK? Valilikte yapılan kritik toplantının gerçek önemi de bu soruya verilecek somut cevapla ortaya çıkacak.

BAŞKAN HAMZAOĞLU "GİRESUN’DAKİ ÇÖP SORUNUNUN SORUMLUSU ÇAVUŞLU HALKI DEĞİLDİR" Haber

BAŞKAN HAMZAOĞLU "GİRESUN’DAKİ ÇÖP SORUNUNUN SORUMLUSU ÇAVUŞLU HALKI DEĞİLDİR"

ÇÖP MÜCADELESİNDE KONTRAATAK: BAŞKAN HAMZAOĞLU "GİRESUN’DAKİ ÇÖP SORUNUNUN SORUMLUSU ÇAVUŞLU HALKI DEĞİLDİR" Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, beldede yaklaşık 16 yıldır işletilen Katı Atık Bertaraf Tesisi'nin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından yaptığı yazılı basın açıklamasında, Giresun genelinde yaşanan çöp sorununun Çavuşlu halkına mal edilemeyeceğini vurgulayarak alternatif tesis sözünün derhal hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Tesisin Durdurulması ve Hukuki Sürecin Detayları Bakanlık Denetimi ve Cezai İşlem: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 3 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, tesise 8 milyon TL idari para cezası uygulanmış ve tesisin faaliyeti durdurulmuştur. İdare Mahkemesi Kararı: Giresun İdare Mahkemesi’nin 2024/782 Esas ve 2025/946 Karar sayılı dosyasında 25 Aralık 2025 tarihinde verdiği kararla, tesisin mevcut şartlarda çalışmasının insan ve çevre sağlığı açısından tehlike oluşturduğu tespit edilerek çevre izin ve lisans belgesi iptal edilmiştir. Gizli Bypass Tespiti: Savcılık soruşturması kapsamında 26 Şubat 2026 tarihinde yapılan incelemede, arıtma sistemini devre dışı bırakan gizli bir bypass hattı bulunmuş ve sızıntı sularının arıtılmadan Yalakoda Deresi'ne tahliye edildiği soruşturma dosyasına girmiştir. 4 Yıllık Alternatif Tesis Beklentisi: 3 Ekim 2022 tarihinde dönemin Giresun Valisi başkanlığındaki toplantıda alınan alternatif katı atık bertaraf tesisi yeri belirleme kararının üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine rağmen kalıcı bir çözüm üretilmemiştir. Başkan Hamzaoğlu’nun Açıklamaları Hamzaoğlu, yaşanan süreçte asıl sorulması gereken sorunun tesisin yıllarca nasıl çalıştırıldığı olduğunu belirtti: "Bugün sorulması gereken soru, ‘Bu tesis neden kapatıldı?’ değil; ‘Bu kadar tespit, ceza ve mahkeme kararına rağmen bu tesis nasıl yıllarca çalıştırılmaya devam edildi?’ sorusudur." Giresun'un yükünün Çavuşlu halkının üzerine yıkılamayacağını ifade eden Hamzaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çavuşlu halkı 16 yıldır Giresun’un yükünü taşımıştır. Şimdi tesisin kapatılmasını gerekçe göstererek çöpleri toplamamak, şehirleri ve köyleri çöp yığınlarıyla karşı karşıya bırakmak ve oluşan kamuoyu baskısını Çavuşlu’ya yöneltmek kabul edilemez." Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve bakanlık çalışanlarına denetimler için teşekkür eden Hamzaoğlu, hukuki mücadelenin süreceğini bildirdi: "Sorunun çözümü hukuksuzluğu sürdürmek değil; çevre mevzuatına uygun yeni bir katı atık yönetim sistemini hayata geçirmektir. Çavuşlu’nun suyu, toprağı, denizi ve geleceği pazarlık konusu değildir. Hukukun ve Çavuşlu halkının hakkının sonuna kadar arkasında olacağız."

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Haber

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Giresun’da bahar aylarında köy yollarından meydanlara, mahkeme salonlarından Meclis gündemine kadar taşınan maden tartışmaları son iki ayda kamuoyu gündeminde daha az yer almaya başladı. Ancak şirketlerin sahalardan çekildiğini, ruhsatların iptal edildiğini, sondaj ve arama programlarının sona erdiğini gösteren bir karar bulunmuyor. CHP’de mutlak butlan tartışmasıyla başlayan yönetim krizi Giresun örgütünü iç meselelerine yöneltirken, maden şirketlerinin ruhsat, izin, dava ve saha dosyaları işlemeye devam ediyor. Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin siyaseten en görünür takipçilerinden biri CHP Giresun İl Örgütü olmuştu. 7 Mayıs’ta Tirebolu’da düzenlenen basın açıklaması ve ardından Sekü Köyü’nde gerçekleştirilen buluşma, köylülerin sondaj girişimlerine karşı mücadelesini ulusal ölçekte gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve yerel örgüt yöneticileri; Sekü-Karlıbel hattındaki sondaj girişimlerinin yanı sıra Dereli, Doğankent, Çatalağaç, Alucra ve Şebinkarahisar’daki maden dosyalarını aynı program içinde ele aldı. Ancak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan parti içi kriz, Giresun örgütünü de doğrudan etkiledi. Giresun’da yapılması planlanan belediye başkanları toplantısı iptal edildi; ardından il ve merkez ilçe yönetimleri görevden alındı, İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Birkaç hafta önce maden ruhsatlarını, sondajları ve köylerin yaşam alanlarını gündeme taşıyan parti örgütü, bu kez kendi yönetim ve temsil krizine yöneldi. CHP içe döndükçe Giresun’daki maden dosyasının siyaset ve kamuoyu gündeminde yer alma sıklığı da azaldı. Ancak şirketlerin dosyaları durmadı; ruhsatlar, davalar, arama bildirimleri ve teknik süreçler işlemeye devam etti. GÜNDEMDE YER ALMA AZALDI, DOSYALAR KAPANMADI 2026 yılının mart, nisan ve mayıs aylarında Giresun’un farklı ilçelerinden art arda maden haberleri geldi. Sekü ve Karlıbel’de köylüler sondaj makinelerinin önüne geçti. Dereli’de başlayan sondaj çalışmaları mahkemeye taşındı. Batlama Vadisi’nde yeni arama sahaları için kolluk birimlerine bildirim yapıldı. Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik nedeniyle şirkete para cezası kesildi. Tirebolu ve Sekü’de siyasi heyetler köylülerle buluştu. Görele’de maden karşıtı miting düzenlendi. Mayıs ayının sonundan sonra ise bu dosyaların kamuoyu gündeminde görünürlüğü belirgin biçimde azaldı. Bu durum, şirketlerin faaliyetlerini sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Kamuya açık kayıtlarda Sekü-Karlıbel, Dereli, Batlama, Çatalağaç, Alucra ve diğer ruhsat sahalarında şirketlerin tamamen çekildiğine ilişkin bir karar bulunmuyor. Maden sahaları ortadan kalkmadı; siyasi takip, haber yoğunluğu ve kamuoyu baskısı zayıfladı. GİRESUN MADEN GÜNLÜĞÜ Bugünkü sessizliği anlayabilmek için Giresun’da son yıllarda yaşanan maden kazalarını, çevre ihlallerini, ruhsat kararlarını, sondaj girişimlerini, mahkeme süreçlerini ve toplumsal tepkileri tarihleriyle yeniden hatırlamak gerekiyor. 18 KASIM 2021 — ŞEBİNKARAHİSAR’DA ATIK BARAJI SETİ YIKILDI Giresun’un yakın dönem maden tarihindeki en ciddi olaylardan biri 18 Kasım 2021’de Şebinkarahisar’da yaşandı. Nesko Maden A.Ş.’ye ait işletmenin atık barajındaki iç set yıkıldı. Olayın ardından Giresun Valiliği tarafından teknik heyet görevlendirildi ve işletmenin faaliyetleri durduruldu. Yaşanan olay, yalnızca bir işletme kazası olarak kalmadı. Atık barajında biriken maden atıklarının toprak ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği riskler, bölgedeki atık depolama sistemlerinin güvenliği ve denetimlerin yeterliliği tartışmaya açıldı. Şebinkarahisar’daki olay, madencilikte asıl tehlikenin yalnızca kazı ve üretimden ibaret olmadığını; atık barajı, depolama güvenliği, çevresel izleme ve acil müdahale planlarının da yaşamsal önem taşıdığını gösterdi. Faaliyetlerin durdurulmasının ardından atık barajının hangi yöntemle güvenli hale getirildiği, çevresel ölçümlerin hangi sonuçları verdiği ve sonraki yıllarda işletmenin hangi şartlarla yeniden çalıştığı konusunda kamuoyuna düzenli ve bütünlüklü bir bilgilendirme yapılmadı. 4 TEMMUZ 2022 — ÇATALAĞAÇ’TA DERE KİRLİLİĞİ TESPİT EDİLDİ Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyündeki maden sahasıyla ilgili çevre kirliliği tartışması 2022 yılında resmi kayıtlara yansıdı. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında maden sahasından dere yataklarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığının tespit edildiğini bildirdi. Şirket hakkında Çevre Kanunu kapsamında idari işlem uygulandığı ve olumsuzlukların giderilmesi için süre verildiği açıklandı. Dört yıl sonra aynı sahada yeni bir çevre ihlalinin tespit edilmesi, uygulanan cezaların ve verilen sürelerin ne ölçüde caydırıcı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. KASIM 2022 — GİRESUN’UN 720 RUHSATLIK HARİTASI ORTAYA ÇIKTI TEMA Vakfının MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışma, Giresun’daki ruhsat yoğunluğunu görünür hale getirdi. Çalışmaya göre Giresun il sınırları içinde toplam 720 IV. Grup maden ruhsatı bulunuyordu. İncelenen çalışma alanının yüzde 85’i arama, işletme veya ihale safhasındaki ruhsat alanlarıyla çakışıyordu. Ruhsat alanlarının; yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki alanlardan oluşuyordu. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı belirtildi. Aynı çalışmada orman alanlarının yüzde 90’ının, tarım alanlarının yüzde 85’inin, meraların yüzde 99’unun ve iskân alanlarının yüzde 84’ünün IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakıştığı hesaplandı. Korunan alanlarda bu oran yüzde 89’a, Önemli Doğa Alanlarında ise yüzde 94’e ulaşıyordu. Ruhsat haritası, maden meselesinin yalnızca dağların veya kullanılmayan arazilerin değil; fındık bahçelerinin, meraların, köy yerleşimlerinin, ormanların ve su kaynaklarının meselesi olduğunu ortaya koydu. 18 MAYIS 2025 — ÇATALAĞAÇ YENİDEN DENETİM GÜNDEMİNE GELDİ Çatalağaç’taki maden işletmesi 2025 yılında da denetim başlığıyla gündeme geldi. Giresun Valiliğinin 18 Mayıs 2025 tarihli açıklamasında Doğankent-Çatalağaç köyündeki maden sahasına ilişkin denetim süreci kamuoyuna yansıdı. 2022 yılında tespit edilen çevresel sorunlardan sonra aynı bölgenin yeniden denetim konusu olması, Çatalağaç dosyasının tek bir olaydan ibaret olmadığını gösterdi. 2026’NIN İLK AYLARI — KAPASİTE ARTIŞINA “ÇED OLUMLU” KARARI 2026 yılının ilk aylarında Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan büyük maden projesi yeniden gündeme geldi. Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje yalnızca bir maden ocağından oluşmuyordu. Dosyada bakır, kurşun ve çinko üretimiyle birlikte flotasyon tesisi, maden ocakları, kapasite artışı ve maden atık depolama tesisi yer alıyordu. Proje alanının Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatak-Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi çevresine yayıldığı açıklandı. Bu genişlik, projenin tek bir köyü değil, Doğankent-Görele-Tirebolu hattındaki çok sayıda yerleşimi, dereyi, orman alanını ve tarım arazisini ilgilendirdiğini gösterdi. 24 ŞUBAT 2026 — SEKÜ-KARLIBEL HATTINDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel köyü arasındaki maden arama ve sondaj projesi, 2026 yılının en yoğun tartışılan dosyalarından biri oldu. Giresun İdare Mahkemesinin proje hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiği kamuoyuna yansıdı. Ancak mahkeme kararının ardından sondaj makinelerinin bölgeye çıkarılmak istenmesi, kararın sahada nasıl uygulandığı ve şirketin hangi izinlere dayanarak çalışma yapmak istediği konusunda tartışma yarattı. MART 2026 — DERELİ’DE SONDAJ ÇALIŞMALARI BAŞLADI Dereli ilçesinde Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız ve Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği zirve hattında maden sondaj çalışmaları başladı. Çalışmaların su kaynakları, tarım alanları, yayla ve meralar ile köy yaşamı üzerindeki olası etkileri bölge halkının tepkisine neden oldu. Yerel itirazlar yargıya taşındı. Ancak sondajların kaç noktada yapıldığı, hangi derinliğe ulaşıldığı, kaç numune alındığı ve şirketin sonraki faaliyet programının ne olduğu düzenli biçimde açıklanmadı. Dereli dosyası, Giresun’daki maden baskısının yalnızca Sekü-Karlıbel hattında değil, ilin iç kesimlerindeki köy ve yayla kuşağında da sahaya indiğini gösterdi. 3 NİSAN 2026 — BATLAMA VADİSİ İÇİN SAHA BİLDİRİMİ Giresun Merkez’deki en önemli yeni dosyalardan biri Batlama Vadisi’nde ortaya çıktı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre Lidya Madencilik, 3 Nisan 2026 tarihli yazıyla Giresun Merkez İlçe Jandarma Komutanlığına bildirimde bulundu. Bildirimde; 3535163, 3535202, 3536360 erişim numaralı sahalarda çalışma yapılacağı belirtildi. İlk aşamada kazı gerektirmeyen yüzeysel jeolojik inceleme, numune alma, jeofizik ve jeokimyasal araştırmalar ile jeoloji ve hidrojeoloji haritalama çalışmalarının planlandığı aktarıldı. Bu bildirim, Batlama Vadisi’nde doğrudan üretime başlandığı anlamına gelmiyordu. Ancak ruhsat sürecinin yalnızca evrak üzerinde kalmadığını, şirketin saha hazırlığı ve araştırma aşamasına geçtiğini ortaya koyuyordu. Batlama Vadisi’ndeki çalışmaların geri çekildiğine veya iptal edildiğine ilişkin daha sonra kamuya açık bir karar yayımlanmadı. 4-5 NİSAN 2026 — KÖYLÜLER SONDAJ MAKİNELERİNİN ÖNÜNE GEÇTİ Nisan ayının ilk haftasında Sekü-Karlıbel hattına çıkarılmak istenen sondaj makinesi köylüler tarafından durduruldu. Köylüler, çevre örgütleri ve hukukçular yürütmeyi durdurma kararını hatırlatarak ağır tonajlı ve paletli iş makinelerinin bölgeye girişine karşı çıktı. Köy yolunda başlayan nöbet, kısa sürede Giresun’un en görünür çevre mücadelelerinden birine dönüştü. Alagöz Maden ise yaptığı açıklamalarda sondaj ve numune alma çalışmalarının izinlere, “ÇED kapsam dışı” kararlarına ve orman izinlerine dayandığını savundu. Böylece aynı saha üzerinde mahkeme kararı, şirketin geçerli olduğunu ileri sürdüğü izinler ve köylülerin yaşam alanı mücadelesi karşı karşıya geldi. NİSAN 2026 — YENİ İHALELERLE RUHSAT HARİTASI GENİŞLEDİ MAPEG’in 317. Grup ihale süreciyle birlikte Giresun’daki maden alanlarına yenileri eklendi. Yerel kaynaklarda Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere-Kümbet çevresine uzanan sahalar sıralandı. Bazı haberlerde 5 ilçedeki 8 bölge için 12 bin 511,99 hektarlık alandan, bazı haberlerde ise 6 ilçeyi kapsayan yaklaşık 17 bin 930 hektarlık alandan söz edildi. Rakamların farklı olmasına rağmen ortak tablo değişmedi: Giresun’daki ruhsat ve arama baskısı yeni sahalarla genişliyordu. Kesin tablonun ortaya çıkabilmesi için erişim numarası bazında ruhsat sahibi, saha büyüklüğü, ihale sonucu, yürürlük tarihi, ruhsat aşaması ve varsa devir ya da iptal bilgilerinin açıklanması gerekiyor. 4 MAYIS 2026 — ALAGÖZ MADENCİLİK’E 2 MİLYON 517 BİN LİRA CEZA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 4 Mayıs 2026’da Doğankent’in Çatalağaç köyünde faaliyet gösteren Alagöz Madencilik’e 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Denetimlerde maden sahasından çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği tespit edildi. Aynı ihlalin daha önce iki kez gerçekleşmesi nedeniyle ceza üç kat uygulandı. Kirliliğe neden olduğu belirtilen yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri, gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak karar; şirketin tüm faaliyetlerinin sona erdirildiği, ruhsatlarının iptal edildiği, maden sahasının tamamen kapatıldığı anlamına gelmiyordu. Durdurma kararı yalnızca kirlilikle ilişkilendirilen yeraltı galerisi ve ilgili üretim bölümüyle sınırlıydı. Kısmi kapatma kararından sonra yeniden denetim yapılıp yapılmadığı, gerekli havuz ve arıtma tedbirlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve galerinin yeniden üretime açılıp açılmadığı ayrıntılı biçimde açıklanmadı. 7 MAYIS 2026 — CHP HEYETİ TİREBOLU VE SEKÜ’DE SAHAYA İNDİ CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve parti yöneticilerinden oluşan heyet, 7 Mayıs’ta Tirebolu’da basın açıklaması yaptı. Heyet daha sonra Sekü Köyü’ne giderek köylülerle buluştu. Programda Sekü-Karlıbel sondaj girişimleri, Dereli’deki çalışmalar, Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Çatalağaç’taki çevre ihlalleri, Giresun’daki 720 ruhsat ve ruhsatların tarım, su, orman, mera ve köy yaşamıyla çakışması gündeme taşındı. Bu buluşma, Giresun’daki maden mücadelesinin köy sınırlarından çıkarılarak bölgesel ve ulusal bir siyasi başlığa dönüşmesini sağladı. 29 MAYIS 2026 — GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG Mayıs ayı boyunca Sekü’de, Tirebolu’da ve Giresun’un farklı bölgelerinde toplantılar ve dayanışma programları düzenlendi. 29 Mayıs’ta Görele Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan maden karşıtı miting, bahar aylarındaki toplumsal hareketliliğin en geniş buluşmalarından biri oldu. Köylüler, çevre örgütleri, siyasi parti temsilcileri, yerel yöneticiler ve vatandaşlar; su kaynaklarının, fındık bahçelerinin, ormanların, meraların ve köy yerleşimlerinin korunması çağrısında bulundu. Bu mitingin ardından maden dosyalarının kamuoyu gündemindeki görünürlüğü giderek azaldı. DEVAM EDEN DAVALAR Giresun’daki maden dosyalarının bir bölümü yargı aşamasında bulunurken, bazı kararların sahada nasıl uygulandığına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL DAVASI Sekü-Karlıbel hattındaki yürütmeyi durdurma kararının hangi proje ve izinleri kapsadığı, şirketin hangi idari belgelere dayanarak sahaya girmek istediği ve kararın sahada tam olarak nasıl uygulandığı açıklığa kavuşmuş değil. Köylülerin ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelesi sona ermiş değil. DERELİ DOSYASI Dereli’deki sondaj çalışmalarına karşı başlatılan yargı süreci devam eden başlıklar arasında bulunuyor. Dava sonuçlanmadan kaç noktada sondaj yapıldığı, alınan numunelerin hangi aşamada olduğu ve şirketin yeni çalışma programı hazırlayıp hazırlamadığı açıklanmadı. ÇED VE RUHSAT İTİRAZLARI Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Alucra’daki altın projeleri ve farklı ilçelerdeki yeni arama sahalarıyla ilgili hukuki ve idari itirazlar da kapanmış değil. Ruhsat iptali, “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının kaldırılması ve yaşam alanlarının korunması yönündeki talepler sürüyor. ÇALIŞMALARIN DURDUĞU AÇIKLANMADIBATLAMA VADİSİ Lidya Madencilik’in üç erişim numaralı saha için yaptığı bildirim geçerliliğini koruyor. Arama sürecinin iptal edildiğine veya şirketin sahadan çekildiğine ilişkin kamuya açık bir karar bulunmuyor. DERELİ HATTI Dereli’deki sondaj çalışmalarının tamamlandığı veya sona erdirildiği açıklanmadı. Sondajlardan elde edilen jeolojik verilerin şirket tarafından değerlendirilmesi ve sonraki ruhsat aşamalarında kullanılması ihtimali devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL Sahadaki görünür makine hareketliliği azalmış olsa da şirketin ruhsat hakkından vazgeçtiğine veya projeyi tamamen iptal ettiğine ilişkin resmi bir belge bulunmuyor. ÇATALAĞAÇ Alagöz Madencilik’e verilen ceza, tüm işletmeyi değil kirliliğe neden olan belirli yeraltı galerisi bölümünü kapsıyor. Şirketin Giresun’daki diğer işletme, tesis ve kapasite artışı süreçlerinin sona erdiği açıklanmış değil. ALUCRA Alucra Demirözü’nde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. adına altın-gümüş açık ocak projelerine ilişkin “ÇED Olumlu” kararları bulunuyor. Tohumluk köyündeki altın-bakır projesinde ise ÇED inceleme ve değerlendirme süreci gündeme gelmişti. Bu dosyaların iptal edildiğini veya şirketlerin sahalardan vazgeçtiğini gösteren bir karar bulunmuyor. YENİ İHALE SAHALARI Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere çevresindeki yeni ihale alanları ruhsat baskısının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Hangi şirketin hangi erişim numarasıyla, hangi çalışma aşamasında ve hangi saha takvimiyle hareket ettiği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmıyor. SESSİZCE SÜRÜYOR ARTIK İŞLER 12 Temmuz 2026 itibarıyla Giresun’daki maden dosyasının görünümü değişmiş değil: Bahar aylarında köy yollarında yükselen tepkiler, meydanlara taşınan itirazlar ve siyasi heyetlerin açıklamaları gündemden çekilirken şirketlerin ruhsat, izin, numune, arama ve sondaj takvimlerinin durduğuna ilişkin herhangi bir karar açıklanmadı. Giresun’da madenler sessizliğe gömüldü; sondaj ve arama süreçleri ise daha az görünür biçimde devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.