Hava Durumu

#İyi̇ Parti

giresunsonhaber - İyi̇ Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İyi̇ Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ” Haber

TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ”

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun 25 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda dile getirdiği değerlendirmeleri esas alarak, ülke genelinde yaşanan ağır sorunları Giresun kamuoyuna taşıdı. Taşgöz, Türkiye’nin ekonomik çöküş, güvenlik krizi ve milli haysiyet kaybıyla karşı karşıya olduğunu belirterek iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Ekonomik Kriz: “Vatandaşımız ölmeyecek kadar doyuruluyor” Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, vatandaşın her geçen gün daha fazla yoksullaştığını vurguladı. Açıklamasında, “Ülkemiz bir yanda açlıkla, diğer yanda korkuyla sınanıyor. Vatandaşımız ölmeyecek kadar doyuruluyor, isyan etmeyecek kadar sindiriliyor. Giresun’da da çiftçimiz,köylümüz,emeklimiz,işçimiz,esnafımız, girdi maliyetleri,enerji giderleri,üretim fiyatları altında eziliyor, kepenk indiriyor, gençlerimiz işsizlikle boğuşuyor. Bu bilinçli bir şantaj siyasetidir; ‘Biz olmazsak hiçbir şey bulamazsın’ diyorlar. İYİ Parti olarak buna geçit vermeyeceğiz. Orta direği ,emekliyi,işçiyi,ev gençlerini ayağa kaldırmak, tekelleri kırmak, üretimi güçlendirerek fiyatları düşürmek önceliğimizdir” ifadelerini kullandı. Güvenlik ve Terör Eleştirisi: “Devlet terörle müzakere etmez” Taşgöz, “Terörsüz Türkiye” söylemi altında yürütüldüğünü ifade ettiği süreçlere de sert tepki gösterdi. Genel Başkan Dervişoğlu’nun sözlerini Giresun kamuoyuna taşıyan Taşgöz şunları söyledi: “Katilbaşı ve diğer teröristler gerçekten aramızda mı dolaşacak? İmralı’daki bebek katilinin ‘statüsü’ diye bir şey yoktur; orası Türk bayrağının dalgalandığı bir cezaevidir. Giresun’un ve memleketin dört bir yanında evlatlarımız vatan nöbetinde şehit olurken, terör örgütü elebaşına dokunulmazlık ve entegrasyon mekanizması mı aranacak? Bu, milli haysiyete,milli mücadeleye, kuvva-cı akla ihanettir. Devlet terörle müzakere etmez, devletimiz güçlüdür teröriste hükmeder. Bizim davamız haysiyet, hürriyet ve istiklal davasıdır. Tam bağımsız,emperyalist prangalardan arınmış Türkiye cumhuriyeti davasıdır.” “Bu bir yağma ve talan düzenidir” İktidarın yönetim anlayışını da hedef alan Taşgöz, devlet kurumlarının zayıflatıldığını savundu. “İktidar, vatandaşın korunma ve güvenlik hakkını gasp ederek, muhalifleri linç ettirerek, ibret için sindirerek yönetiyor. Memleketimizin dört bir yanında,kamu kaynakları birkaç yüz imtiyazlıya peşkeş çekiliyor, adalet mülakat odalarında dağıtılıyor. Bu yağma ve talan düzenidir.” İYİ Parti’nin yaklaşımını da ortaya koyan Taşgöz, “İYİ Parti olarak devleti millete yük olmaktan çıkaracağız, yolsuzluğa, yoksulluğa ,yağma düzenine tolerans göstermeyeceğiz, milletimizin emekleri ile oluşan vergilerini güvenli şehirler,huzurlu aileler,mutlu sofralar için harcayacağız” dedi. Taşgöz, CHP’ye de çağrıda bulunarak, “Şantaj altında boyun eğmeyin, Cumhuriyet’i saltanat rejimine teslim etmeyin.” ifadelerini kullandı. Gençler ve Gelecek Vurgusu Gençlerin baskı ve vizyonsuzlukla karşı karşıya bırakıldığını savunan Taşgöz, “Gençlerimiz vizyonsuzlukla, yasaklarla dünyadan koparılıyor.Baskı ile mobing ile engelleniyor, hayatın gerçeklerinden uzaklaştırılıyor,. Eğitim öğretimde sistematik olarak geriletiliyor,Giresunlu gençlerimiz girişimci ruhunu kaybediyor. Biz tam hürriyet, engelsiz girişimcilik ve dünya pazarında tüm emsalleri ile rekabet eden bir gelecek vaat ediyoruz” diyerek emeklilere yönelik politikaların da değiştirileceğini vurguladı. Beş Maddelik Taahhüt İnan Taşgöz, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun millet adına verdiği beş sözü Giresun’da da sahiplendiklerini belirterek şu maddeleri sıraladı: Milletin sırtındaki yükü kaldırmak, orta direği ayağa kaldırmak. Gençlere hürriyet ve dünya açmak. İsrafı, yolsuzluğu bitirmek, devleti millete yaklaştırmak. Emekliye hakaret değil hak vermek, adil istihdam sağlamak. Milletin vergilerini çarçur etmemek, Anadolu’yu kalkındırmak. Taşgöz, açıklamasını, “Bu mukaddes vatanda büyük ve müreffeh Türkiye’yi birlikte kuracağız. Giresun’dan başlayarak haysiyet davasını kazanacağız. Ne idiysek o kalacağız” sözleriyle tamamladı.

Dervişoğlu’ndan 'korsan komisyon' çıkışı... İmralı’ya statü tartışması egemenlik sorunudur Haber

Dervişoğlu’ndan 'korsan komisyon' çıkışı... İmralı’ya statü tartışması egemenlik sorunudur

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu “korsan” olarak nitelendirerek rapora sert tepki gösterdi. “İmralı’nın statüsü” tartışmalarına da karşı çıkan Genel Başkan Dervişoğlu, bunun bir egemenlik meselesi olduğunu savundu. Dervişoğlu, bu tartışma üzerinden Bahçeli'ye de yüklendi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu sert sözlerle eleştirdi. Komisyonu “korsan” olarak nitelendiren Dervişoğlu, hazırlanan ve kabul edilen rapora tepki gösterdi. Raporda yer alan bazı ifadelerin “komik”, bazılarının ise “trajik” olduğunu ileri süren Dervişoğlu, aylardır yapılan toplantılara ve açıklamalara rağmen örgütün silah bırakmadığının raporda itiraf edildiğini savundu. Raporda, “devlet projesi” olarak sunulan sürece katkı verenler için ekstra yasal koruma talep edildiğini öne süren Dervişoğlu, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Müsavat Dervişoğlu, “Silahla bölemediklerini zihinleri bölerek gerçekleştirmek istiyorlar. Yıldırmak, razı etmek istiyorlar. İlan ediyorum: Avuçlarını yalayacaklar.” dedi. https://twitter.com/MDervisogluTR/status/2026586840107499855 “İMRALI’NIN STATÜSÜ TARTIŞMASI MASUM DEĞİL” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında dile getirdiği “İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” sözlerini anımsatan İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, bu tartışmanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda bir egemenlik meselesi olduğunu söyledi. “‘İmralı’nın statüsü’ diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan bir cezaevidir” diyen Dervişoğlu, statü kavramının devletler için kullanılabileceğini, İmralı ile yan yana getirilmesinin siyasi bir operasyon dili olduğunu savundu. Geçmişte “çözüm süreci” adı altında benzer yaklaşımların denendiğini ve bunun ağır sonuçlar doğurduğunu ileri süren Dervişoğlu, terör örgütü elebaşının “kurucu” ya da “önder” gibi ifadelerle anılmasının devletin kurucu iradesine hakaret olduğunu dile getirdi. Dervişoğlu, Abdullah Öcalan’ın Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü olduğunu belirterek, “Ne siyasal özne olabilir, ne müzakere tarafı, ne de sembolik bir adres.” ifadelerini kullandı. “Teröristten denge unsuru çıkarılamaz, cezaevleri siyasal koordinat yapılamaz.” diyen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “İmralı, bir siyasal adres değil, Türk devletinin hükmünü icra ettiği bir kapalı alandır. Bu sınırı aşan her söz, kimden gelirse gelsin yanlıştır ve tehlikelidir.” şeklinde konuştu. Öcalan’a yeni bir statü kazandırılmaya çalışıldığını iddia eden Dervişoğlu, bu yöndeki tartışmalara sert tepki göstererek konuşmasını tamamladı.

ADD GİRESUN ŞUBESİ’NİN OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI Haber

ADD GİRESUN ŞUBESİ’NİN OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

ADD GİRESUN ŞUBESİ’NİN OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Giresun Şubesi’nin Olağan Genel Kurulu, Giresun Belediyesi Halk Akademisi Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurulda divan başkanlığına Hilmi Taşkın seçilirken, katip üyelik görevlerini Filiz Özgürbüz ve Tahsin Dervişoğlu üstlendi. “Bizim Tarafımız Cumhuriyetin Tarafıdır” Genel kurulda konuşan ADD Genel Saymanı Basri Gürsoy, derneğin sıradan bir sivil toplum kuruluşu olmadığını vurgulayarak, ADD’nin laikliğin, üniter devlet yapısının, tam bağımsızlığın ve halk egemenliğinin örgütlü savunucusu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin hukukun zayıflatıldığı, laikliğin aşındırıldığı ve ekonomik bağımsızlığın örselendiği bir süreçten geçtiğini belirten Gürsoy, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyeti biz kurduk; onu yaşatacak ve koruyacak olan sizlersiniz.” sözünü hatırlatarak, ADD’nin varlık nedeninin Cumhuriyet değerlerini korumak olduğunu dile getirdi. Gürsoy, genel kurulun Giresun’a, derneğe ve Türkiye Cumhuriyeti’ne hayırlı olması temennisinde bulunarak konuşmasını tamamladı. “Laik Cumhuriyete Sahip Çıkmak Görevimizdir” ADD Giresun Şube Başkanı Özcan Özgürbüz ise konuşmasında Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Atatürk ilke ve devrimlerinin devletin siyasal ve sosyal yapılanmasında temel referans noktası olduğunu söyledi. 1980 sonrası siyasal ve ekonomik dönüşümlerin Cumhuriyet’in temel değerlerinin korunması noktasında zafiyetler oluşturduğunu ifade eden Özgürbüz, 1989 yılında kurulan derneğin ilk yıllarında kurucu Genel Başkan Muammer Aksoy başta olmak üzere çok sayıda Atatürkçü aydın ve bilim insanının suikastlara kurban gittiğini hatırlattı. Özgürbüz, laik Cumhuriyet’e sahip çıkmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Siyasi Temsilcilerden Mesaj Genel kurula katılan CHP İl Başkanı Gökhan Şenyürek ile İYİ Parti İl Başkanı İnan Taşgöz selamlama konuşması yaparak genel kurulun hayırlı olması dileğinde bulundu. Yurt dışı programı nedeniyle katılamayan CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş de gönderdiği mesajla başarı temennilerini iletti. Yeni Yönetim Belirlendi Konuşmaların ardından yapılan seçimde; Yönetim Kurulu: Orhan Hocaoğlu Oğuzcan Özdemir Özcan Özgürbüz Pınar Yüksel Işık Şükriye Güngör Gözde Algan Ayşe Tozlu Denetim Kurulu: Hatice Küçükada Nesrin Özbay Mümtaz Öztürk Disiplin Kurulu: Barış Özkaya Güzin Gök Fatma Demirağ Üst Kurul Delegeleri: Orhan Hocaoğlu Evrim Özkan Özer Kovacı Yönetim kurulu görev dağılımının hafta içinde yapılacak toplantıyla netleşeceği bildirildi. Genel kurula çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti yöneticileri, belediye ve il genel meclisi üyeleri ile davetliler katıldı. ADD NEDİR? NE ZAMAN KURULDU? HANGİ AMAÇLA FAALİYET GÖSTERİYOR? Atatürkçü Düşünce Derneği, 19 Mayıs 1989 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Kurucu Genel Başkanı anayasa hukukçusu ve akademisyen Muammer Aksoy’dur. Derneğin kuruluş amacı; Atatürk ilke ve devrimlerini korumak ve yaygınlaştırmak, Laik ve demokratik hukuk devletini savunmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını ve tam bağımsızlık ilkesini korumak, Bilimsel ve çağdaş eğitim anlayışını desteklemek, Toplumda Atatürkçü düşüncenin örgütlü savunuculuğunu yapmak olarak tanımlanmaktadır. Türkiye genelinde çok sayıda şubesi bulunan ADD; konferanslar, paneller, eğitim çalışmaları, bildiriler ve hukuki girişimler yoluyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Dernek, kendisini Cumhuriyet değerlerinin sivil toplum alanındaki temsilcisi ve savunucusu olarak konumlandırmaktadır. Giresun Şubesi’nde gerçekleştirilen genel kurul ile birlikte ADD’nin kentteki faaliyetlerinin yeni dönemde de aynı ilkeler doğrultusunda devam edeceği ifade edildi.

Dervişoğlu'ndan Suriye eleştirisi: Türkiye yeni ve daha büyük beka sorununa sürükleniyor Haber

Dervişoğlu'ndan Suriye eleştirisi: Türkiye yeni ve daha büyük beka sorununa sürükleniyor

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki grup toplantısında hükümetin Suriye politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Dervişoğlu, SDG ve YPG unsurlarının Fırat’ın batısından çekilmesini “zafer” olarak sunmanın yanıltıcı olduğunu vurguladı. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında Suriye gündemini değerlendirdi. Hükümetin sınır güvenliği ve Suriye politikalarını eleştiren Dervişoğlu, Türkiye’nin uzun yıllardır ödediği bedellerin görmezden gelindiğini ifade etti. Dervişoğlu, konuşmasında özellikle SDG’nin dağılması ve YPG unsurlarının çekilmesinin hükümet tarafından “zafer” gibi sunulmasını eleştirdi. “Bu iş, federatif bir yapıya, bir terör devletinin kuruluşuna doğru gidiyor. Türkiye’yi yeni ve daha büyük bir beka sorununa itiyor” dedi. Bayrak kandır! Bayrak candır!#BayrakVatandır pic.twitter.com/rGdoez2mHC — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) January 21, 2026 Suriye sınırında önlemlerin geç alındığını ve milyonlarca sığınmacının geldikten sonra sınırlı adımların atıldığını vurgulayan Dervişoğlu, Afrin harekâtı sonrası YPG’nin hükümetin “müttefiki” tarafından donatıldığını belirtti. Ayrıca, ABD ve İsrail’in planlarının sorunsuz ilerlediğini, hükümetin ise sadece göstermelik adımlar attığını iddia etti. Dervişoğlu, DEM Parti’ye de tepki göstererek, “Türkiye partisi olmamakta ısrarcı olan malum ulaklar Kürtleri karanlık bir çukura davet ediyor. Bu, Kürtlere yapılabilecek en büyük kötülük” ifadelerini kullandı. Konuşmasını Cumhuriyetçi devlet anlayışı üzerinden sürdüren Dervişoğlu, “Politikanın öznesi devlettir, muhatabı diğer devletlerdir. Halklar hakların konusu olabilir ama jeopolitiğin aktörü değildir. Terör örgütleri ve terörist ise asla muhatap sayılamazlar” dedi. BAYRAĞA EL UZATANIN AKIBETİ BELLİDİR" Öte yandan Genel Başkan Dervişoğlu, Türk bayrağı mesajını da verdi. Grup toplantısını izlemeye gelen partililer salonu Türk bayrakları ile donatırken, Dervişoğlu, sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırmasına da tepki göstererek, "Türk Bayrağına el uzatanın akıbeti bellidir" dedi.Türkiye'nin bir kışkırtma planıyla karşı karşıya olduğunu belirten Dervişoğlu, "Sinir uçlarına basılmak, tahrik edilmek istenmektedir. Aziz milletimiz bu tuzağa düşmeyecektir. Aklını, izanını, ferasetini ve basiretini yitirmeyecektir. Bu vesileyle milletimize bir kere daha itidal tavsiye ediyorum. Herkes müsterih olsun. Bayrağa el uzatanın akıbeti bellidir ve tarih bunun örnekleri ile doludur" diye konuştu.

İYİ Parti'de yeni dönem ilk GİK yapıldı... Yeni kadroda görevler belli oldu Haber

İYİ Parti'de yeni dönem ilk GİK yapıldı... Yeni kadroda görevler belli oldu

İYİ Parti, 4. Olağan Kurultay sonrası ilk Genel İdare Kurulu toplantısını gerçekleştirdi ve yeni yönetim kadrosunu belirledi. Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, önemli bir görev ile Kamu Çalışanları ve Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti, 4. Olağan Kurultay sonrası ilk Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, Başkanlık Divanı ve yeni yönetim kadrosu belirlendi. İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Kamu Çalışanları ve Kamu Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilirken, yeni dönemde, partinin çeşitli alanlardan sorumlu genel başkan yardımcıları da belli oldu. Toplantıyı yöneten Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, yeni görev dağılımının partinin çalışkan ve deneyimli isimlerini bir araya getirdiğini ifade etti. 24 kişilik Başkanlık Divanı’ndaki görev dağılımı ise şöyle: Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Enver Yılmaz Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yasin Öztürk Genel Sekreter: Osman Ertürk Özel Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Turan Yaldır Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Hüseyin Raşit Yılmaz Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Alper Akdoğan Düşünce Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yasemin Bilgel Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Burhanettin Kocamaz AR-GE ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. Volkan Yılmaz Yan Kuruluşlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Fatih Koca Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Hakan Şeref Olgun Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ahmet Kamil Erozan Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Cenk Özatıcı Türk Dünyası ve Yurtdışı Türklerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ayyüce Türkeş Taş Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ahmet Eşref Fakıbaba Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Burak Dalgın Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Erhan Usta Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Şenol Sunat Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. İpek Sayan Özkal Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Kevser Ofluoğlu Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Kadir Ulusoy Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Şükrü Kuleyin Kamu Çalışanları ve Kamu Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yüksel Selçuk Türkoğlu Parti Sözcüsü ve Parlamento ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Buğra Kavuncu Toplantı ile İYİ Parti, yeni dönemde görev dağılımını netleştirerek çalışmalarına hız kazandırmayı hedefliyor

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: Haber

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR:

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: “800 MİLYON FAİZ BAŞARI MI, BU KURUM KİMİN?” FİSKOBİRLİK’in hafta sonu gerçekleştirilen Mali Genel Kurulu, Giresun kamuoyunda derin bir kırılmaya yol açtı. Genel kurul sonrası yapılan açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına, mali tablosuna ve kullanılan dile yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Eleştirilerin merkezinde ise FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın kürsüdeki üslubu ve “kurum benim” algısı yaratan söylemleri yer aldı. ZİRAAT ODASI BAŞKANI KARAN: “800 MİLYON FAİZ ÖDEMEK BAŞARI MI?” Tepkilerin en serti Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan geldi. Karan, genel kurulu “Dağ fare doğurdu” sözleriyle özetlerken, yapılan sunumların üreticiye dair somut hiçbir çözüm içermediğini söyledi. Karan, kürsüde anlatılanları şu sözlerle eleştirdi: “Birliğin başkanı kürsüye çıkıp adeta Rapunzel masalı anlatarak delegeyi ve protokolü oyaladı. Üreticinin yarını, kurumun kurtuluşu hakkında tek bir cümle kuramadı.” Kurumun mali tablosuna dikkat çeken Karan, en çok tartışma yaratan faiz rakamına sert çıktı: “Borç değil, sadece faiz… Tam 800 milyon lira! Bunu başarı gibi pazarlamaya kalkıyor, asıl garabet ise buna inanıp alkış tutanlarda.” FİSKOBİRLİK mülklerinin satışına ilişkin kullanılan dili “arsızlık” olarak nitelendiren Karan, Giresun protokolüne açık çağrıda bulundu: “Mal benim malım, satarım” anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karan, FİSKOBİRLİK hesaplarının mutlaka incelenmesi gerektiğini ifade etti. MHP’DEN İMAR VE RANT SORGUSU: “İMARA KAPALI ARSA NASIL MİLYONLARCA LİRA ETTİ?” Genel kurul sonrası eleştiriler yalnızca mali tabloyla sınırlı kalmadı. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, FİSKOBİRLİK arazisinin satış süreci ve imar revizyonu planları üzerinden çok sert sorular yöneltti. Akgün, yaklaşık 7 dönümlük imara kapalı bir arazinin yüksek bedellerle el değiştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şunları sordu: “İmara kapalı bir araziye milyonlarca lirayı kim, hangi güvenceyle verdi?” İmar planı sürecinde bazı parseller lehine ayrıcalıklar yaratıldığını savunan Akgün, “emsal kaybı” yaşandığını ve bunun hukuk ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Akgün, MHP olarak imara değil, “kişiye özel” düzenlemelere karşı olduklarını vurguladı. İYİ PARTİ: “FİSKOBİRLİK DEĞİL, ‘LÜTFİBİRLİK’ OLMUŞ!” Tepki gösteren bir diğer siyasi parti ise İYİ Parti oldu. İl Başkanı İnan Taşgöz, FİSKOBİRLİK’in kamuoyunda artık “Lütfibirlik” olarak anıldığını söyledi. Taşgöz, Bayraktar’ın “Benim malıma ortak mısın?” sözlerine sert yanıt verdi: “Hayırdır Lütfi Bayraktar, kuruma çöktün de bizim mi haberimiz yok? Bu kurumu sen kurmadın, tapusunu üstüne geçirmedin. Herkes haddini bilecek!” Giresun Üniversitesi’ne yönelik sözlere sessiz kalındığını belirten Taşgöz, iktidar milletvekillerini eleştirerek, yapılan saygısızlığın şahıslara değil, Giresun’un kurumsal kimliğine yönelik olduğunu vurguladı. Taşgöz, 800 milyon lira faiz açıklamasını ise açık bir “itiraf” olarak değerlendirdi. ANAHTAR PARTİ: “FİSKOBİRLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Eleştirilerin son halkası Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar’dan geldi. Tatar, kullanılan dilin ne milletvekilliği sıfatıyla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Tatar, FİSKOBİRLİK’in Karadenizli üreticinin ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “FİSKOBİRLİK; herhangi bir şahsın, grubun ya da siyasi gücün malı değildir.” Kurumun ekonomik gerçeklerinin alkış ve hamasetle örtülmeye çalışıldığını belirten Tatar, duruşlarını üç net başlıkla özetledi: Mülkiyet, Üslup ve Yönetim. ORTAK NOKTA: ŞEFFAFLIK, HESAP VERİLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SAYGI Ziraat Odası’ndan başlayıp MHP, İYİ Parti ve Anahtar Parti’ye uzanan açıklamalar, farklı siyasi çizgilerden gelse de ortak bir noktada buluşuyor: FİSKOBİRLİK’in şahıs diliyle değil, şeffaflık, liyakat ve ortak akılla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Giresun kamuoyu açısından artık tartışma şu soruda düğümleniyor: 800 milyon lira faiz ödemek başarı mı, yoksa bu tablonun hesabı kimden sorulacak?

Dervişoğlu'ndan Erdoğan'a eleştiri: Niçin her 'dostum' dediğiniz...! Haber

Dervişoğlu'ndan Erdoğan'a eleştiri: Niçin her 'dostum' dediğiniz...!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki yılın ilk grup toplantısında konuşarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte yakın ilişki kurduğu liderleri eleştirerek, iç ve dış politikada uygulamalara sert sözlerle tepki gösterdi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki 2026 yılının ilk grup toplantısında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, konuşmasında Libya’da Muammer Kaddafi, Suriye’de Beşar Esad ve Venezuela’da Nicolas Maduro gibi isimlerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dönem “kardeşim” dediği kişiler olduğunu belirterek, “Ne tesadüf ki hepsi bugün diktatör olarak anılan devrik liderlerdir” ifadesini kullandı. Bu bağlamda, söz konusu siyasi ilişkiler ve dış politika tercihlerine dair eleştiriler yöneltti. Dervişoğlu ayrıca, ABD’nin bu isimler üzerindeki etkisine ve Erdoğan’a yakın ilişkilerinin sonuçlarına dikkat çekti; “Niçin her ‘dostum’ dediğinizin sonunu ABD getirdi?” diye sordu. https://twitter.com/iyiparti/status/2008804019767263610 Konuşmasında genel olarak Türkiye’nin hem dış politikada hem de iç siyasetteki yönelimlerine dair eleştirel bir tablo çizen Dervişoğlu, iktidarın sorunlara yaklaşımını “barbarlık” ve “hoyratlık” olarak nitelendirdiğini ifade ederek, bu kapsamda politikaların toplumsal rıza ve devlet kurumlarının gücüne dayalı olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca ekonomik göstergelerle ilgili eleştirilerde bulunarak, vergilendirme ve yaşam maliyetlerindeki artışa ve bunun toplumsal sonuçlarına dikkat çekti.

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM” Haber

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM”

Bulancak’ta Vahşi Madenciliğe Karşı Geniş Katılımlı Miting: “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” Bulancak’ta, vahşi madencilik faaliyetlerine karşı toplumsal itiraz güçlü bir mitingle dile getirildi. Giresun–Bulancak–Piraziz Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde 20 Aralık 2025 Cumartesi günü Bulancak Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting, “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” başlığıyla gerçekleştirildi. Giresun ve Ordu’nun farklı ilçe ve beldelerinden yüzlerce yurttaşın katıldığı etkinlikte, doğa ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik ortak irade vurgulandı. Mitinge; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Emek Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Yeşil Sol Parti ve SYKP’nin yanı sıra KESK, Giresun Barosu, Belediye-İş Sendikası, Atatürkçü Düşünce Derneği, NE-DER, Türkiye Ormancılar Derneği, Birleşik Emekliler Sendikası, Emekliler Dayanışma Sendikası, Bulancak Sanat Tiyatrosu ve çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi. Geniş katılım, çevre mücadelesinin parti ve kurum sınırlarını aşan toplumsal bir talep olduğunu ortaya koydu. Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge; Gökhan Şenyürek, Bülent Akpınar, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Çanakçı Belediye Başkanı Tuncay Kasım, Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Yapılan konuşmalarda, “arama” adı altında yürütülen faaliyetlerin fiilen doğayı tahrip ettiği; ÇED süreçlerinin şirketler lehine hızlandırılmasının kamu yararı ilkesini zedelediği dile getirildi. Giresun topraklarının önemli bir bölümünün maden arama ruhsat sahası ilan edilmesinin, tarım alanları, içme suyu kaynakları ve doğal yaşam üzerinde ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi. Özellikle Bulancak’ın birçok köyünü doğrudan etkilemesi beklenen maden çalışmalarına ilişkin kaygılar paylaşılırken, köylülerin rızası alınmadan yürütülen süreçlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Konuşmalarda fındık başta olmak üzere tarımsal üretimin, su havzalarının ve bölgenin ekosisteminin geri dönülmez zarar riskiyle karşı karşıya olduğunun altı çizildi. “Toprakların, derelerin ve yaşam alanlarının şirketlerin değil halkın olduğu” vurgusu öne çıkarken, çevre mücadelesinin yalnızca yerel değil, tüm toplumun ortak meselesi olduğu ifade edildi. Miting, “Toprak bizim, yaşam bizim” sloganları ve doğaya sahip çıkma çağrıları eşliğinde sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.