Hava Durumu

#İyi̇ Parti

Giresun Sonhaber - İyi̇ Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İyi̇ Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ PARTİ GİRESUN’DA TEŞKİLATLANMAYA HIZ VERDİ: Haber

İYİ PARTİ GİRESUN’DA TEŞKİLATLANMAYA HIZ VERDİ:

İYİ PARTİ GİRESUN’DA TEŞKİLATLANMAYA HIZ VERDİ: DERELİ VE GÜCE’YE YENİ BAŞKANLAR İYİ Parti Giresun İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu, il genelinde teşkilatlanma çalışmalarını sürdürüyor. Dereli İlçe Başkanlığına Sadeddin Turalı, Güce İlçe Başkanlığına ise Ahmet Şahin getirildi. Bozatlıoğlu, yeni görevlendirmelerle birlikte parti içinde birlik ve beraberlik çağrısını yineledi. İYİ Parti Giresun teşkilatında yeni dönem çalışmaları kapsamında iki ilçede başkanlık görevlendirmesi gerçekleştirildi. İl Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Dereli İlçe Başkanlığı görevine Sadeddin Turalı, Güce İlçe Başkanlığı görevine ise Ahmet Şahin getirildi. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun tensipleriyle Giresun İl Başkanlığı görevini üstlenen Özdemir Bozatlıoğlu, bir yandan ilçe teşkilatlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütürken diğer yandan geçmiş dönemlerde partide görev yapmış isimlerle görüşmelerini sürdürüyor. İKİ İLÇEDE YENİ BAŞKANLAR GÖREVE BAŞLADI Dereli ve Güce ilçe başkanlıklarında gerçekleştirilen görevlendirmelerle İYİ Parti'nin Giresun genelindeki teşkilatlanma çalışmalarına yeni isimler katıldı. Yeni ilçe başkanlarının, ilçelerinde parti çalışmalarını yürütmesi, teşkilat mensuplarıyla ilişkileri geliştirmesi ve vatandaşlarla temasları artırması hedefleniyor. BOZATLIOĞLU: “BİR DAKİKA KAYBEDECEK ZAMANIMIZ YOK” Teşkilatlanma çalışmalarının yanı sıra parti içindeki birlik ve beraberliğe de önem verdiğini belirten İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu, geçmiş dönemlerde görev üstlenen ve partiye emek veren isimlerle görüşmelerinin devam edeceğini ifade etti. Giresun'da Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun temsilcisi olduğunu vurgulayan Bozatlıoğlu, siyasi çalışmaların ortak iradeyle yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bir dakika kaybedecek zamanımız yok. Artık yola revan olma vaktidir.” dedi. “BİRLİK OLMA VAKTİDİR” Parti içindeki farklı kesimlere seslenen Bozatlıoğlu, geçmişte görev almış isimlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak istediklerini belirtti. Bozatlıoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Türk Milleti’ne hizmet etmek isteyenlere net çağrımızdır: Birlik olma vaktidir. Memleketin hâl-i pürmelâli ortada iken yüz çevirmek, çağrılara kayıtsız kalmak vebaldir.” Önceliğinin vatan, millet ve yol arkadaşları olduğunu dile getiren Bozatlıoğlu, parti mensuplarına ortak mücadele çağrısında bulundu. İLÇELERDE TEŞKİLAT ÇALIŞMALARI SÜRECEK Dereli ve Güce'deki görevlendirmelerin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanlığının, ilçelerdeki örgütlenme ve saha çalışmalarına ağırlık vermeyi hedeflediği belirtildi. Bozatlıoğlu'nun birlik ve beraberlik mesajlarıyla birlikte sürdürülen teşkilatlanma çalışmalarının, parti içindeki iletişimin güçlendirilmesi ve Giresun genelinde siyasi faaliyetlerin genişletilmesi amacı taşıdığı ifade edild

Dervişoğlu’ndan fon soruşturmalarına tepki: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez Haber

Dervişoğlu’ndan fon soruşturmalarına tepki: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısındai fon soruşturmaları ile ilgili yaptığı değerlendirmede faturanın Hazine’ye ve 86 milyonun sırtına yüklenemeyeceğini savundu. Gönüllü iade uygulamasını eleştiren Dervişoğlu, bunun “çal ama yakalanırsan iade et kurtul” mantığına dönüşmemesi gerektiğini belirtti. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, fon soruşturmaları ve Halk TV’ye yönelik operasyona sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, fon soruşturmalarının sıradan bir piyasa meselesi olmadığını belirterek, ortada kamu otoritesinin gözü önünde büyüyen büyük bir vurgun bulunduğunu savundu. Bu sürecin siyasi, bürokratik ve hukuki koruma zırhı olmadan büyüyemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması talebinin iktidar tarafından reddedilmesini de eleştirdi. “ŞAFAK BASKINLARI ADALET İÇİN DEĞİL” Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bazı şirketlere TMSF’nin kayyum atanmasına değinen Dervişoğlu, Halk TV’ye yönelik sabah operasyonunu da eleştirerek, bunun gazeteciliğe müdahale anlamı taşıdığını ileri sürdü. Dervişoğlu, polis ve yargı üzerinden atılan adımların hukuki olmaktan çıktığını savunarak, kayyum uygulamalarının siyasi parti, belediye, sivil toplum kuruluşu ve medya kuruluşlarına kadar uzandığını söyledi. Şafak baskınlarının adaleti sağlamak yerine iktidarın ömrünü uzatma çabası olduğunu ifade etti. Her yere kayyum düzeni; Raf ömrünü tamamlamış bir iktidarın son çırpınışlarıdır. https://t.co/stkwkE96LT — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) October 14, 2026 “FATURA VATANDAŞA ÇIKARILAMAZ” Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifini de değerlendiren Dervişoğlu, kayıpların Hazine’ye, kamu bankalarına ve vatandaşlara yüklenemeyeceğini söyledi. Dervişoğlu, “Kağıt üzerinde şişirilmiş hayali fon değerlerinin değil, vatandaşın cebinden çıkan anaparanın ve enflasyon farkının esas alınması gerekir” dedi. Gönüllü iade uygulamasını da eleştiren Dervişoğlu, bunun “çal ama yakalanırsan iade et kurtul” mantığına dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Haksız kazanç varsa devletin bunu tespit edip geri alması ve cezai süreçleri işletmesi gerektiğini vurguladı. OKUL GÜVENLİĞİ VE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ Konuşmasında okul güvenliği ve çocuklara yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, devletin olaylar sonrası telafi eden değil, önceden tedbir alan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini söyledi. Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı gündeme getiren Dervişoğlu, Türkiye’nin sınırları ve maliyeti belirsiz askeri yükümlülüklere sürüklenmemesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz’de Türk sahipli gemilere yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, hükümeti Türk denizcisinin güvenliği konusunda yeterince net olmamakla eleştirdi.

BOZATLIOĞLU’NDAN FON KRİZİ TEPKİSİ: “MİLLETİN PARASININ AKIBETİ ARAŞTIRILMALI” Haber

BOZATLIOĞLU’NDAN FON KRİZİ TEPKİSİ: “MİLLETİN PARASININ AKIBETİ ARAŞTIRILMALI”

BOZATLIOĞLU’NDAN FON KRİZİ TEPKİSİ: “MİLLETİN PARASININ AKIBETİ ARAŞTIRILMALI” İYİ Parti Giresun İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu, fon krizine ilişkin Meclis araştırma önergelerinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmesine tepki gösterdi. Kamuoyunun yanıt bekleyen sorularına dikkat çeken Bozatlıoğlu, “Milletin parasının akıbetini sormak, kamu adına hesap sormak Meclis’in görevidir” dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sermaye piyasalarında yaşanan fon krizi ve yatırımcı mağduriyetlerine ilişkin araştırma önergelerinin reddedilmesi siyasi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu, konuyla ilgili değerlendirmesinde iddiaların bütün yönleriyle araştırılması, varsa sorumluların ortaya çıkarılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Yaşananların yalnızca finans piyasalarını ilgilendiren teknik bir mesele olmadığını savunan Bozatlıoğlu, vatandaşların birikimlerine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmasının kamu kurumlarına duyulan güven açısından önem taşıdığını ifade etti. “MECLİS’TE KOMİSYON KURULMASINA NEDEN KARŞI ÇIKILIYOR?” TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın 8 Ekim'deki Genel Kurul görüşmelerinde milletin parasını çalanlara ve buna aracılık edenlere yönelik sert sözlerini hatırlatan Bozatlıoğlu, araştırma önergelerinin reddedilmesini eleştirdi. Bozatlıoğlu, açıklamasında şu soruyu yöneltti: “Milletin parasının akıbetini araştırmak için Meclis’te komisyon kurulmasına neden karşı çıkılıyor?” Meclis kürsüsünden yapılan açıklamaların somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini savunan Bozatlıoğlu, iddiaların şeffaf biçimde araştırılmasının önünün açılması çağrısında bulundu. “GİRESUNLU VATANDAŞ GEÇİM DERDİNDE, CEVAP BEKLİYOR” Fon krizine ilişkin değerlendirmesinde Giresun'un ekonomik sorunlarına da değinen Bozatlıoğlu, fındık üreticisinden emekliye, esnaftan gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı geçim sıkıntılarına dikkat çekti. Fındık üreticisinin artan maliyetler karşısında emeğinin karşılığını almaya çalıştığını, emeklilerin maaşlarıyla geçinmekte zorlandığını, esnaf ve küçük işletmelerin ise kira, vergi ve enerji giderleriyle mücadele ettiğini belirtti. Bozatlıoğlu, vatandaşların birikimleri söz konusu olduğunda kamu yönetiminin şeffaflık ve hesap verebilirlik sorumluluğunun daha da önem kazandığını vurguladı. “SORUMLULUĞU BULUNANLAR HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERMELİ” Fon krizine ilişkin iddiaların araştırılmasının hukuk devleti ilkelerinin bir gereği olduğunu ifade eden Bozatlıoğlu, sorumluların belirlenmesi kadar masumiyet karinesinin korunmasının da önemli olduğuna işaret etti. Bozatlıoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Milletin parasına ilişkin iddialar varsa araştırılmalı, sorumluluğu bulunanlar hukuk önünde hesap vermeli, masumiyet karinesi de hukuk devleti ilkesi de korunmalıdır. Suçlamalarla yetinmek de soruları cevapsız bırakmak da toplumsal güveni zedeler.” “DEVLETİN İTİBARI GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKARILMASIYLA KORUNUR” Kamu kurumlarının süreçte herhangi bir ihmalinin bulunup bulunmadığının da açıklığa kavuşturulmasını isteyen Bozatlıoğlu, siyasi kimliklerin ve makamların hesap verme sorumluluğunun önüne geçmemesi gerektiğini savundu. Bozatlıoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizim talebimiz açıktır: İddialar bütün yönleriyle aydınlatılsın, varsa kamu kurumlarının ihmali ortaya çıkarılsın, kimsenin siyasi kimliği veya makamı hesap verme sorumluluğunun önüne geçmesin. Çünkü devletin itibarı soruların susturulmasıyla değil, gerçeğin ortaya çıkarılmasıyla korunur.”

BOZATLIOĞLU: “HİÇBİR GÜÇ MİLLETİN İRADESİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR!” Haber

BOZATLIOĞLU: “HİÇBİR GÜÇ MİLLETİN İRADESİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR!”

BOZATLIOĞLU: “HİÇBİR GÜÇ MİLLETİN İRADESİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR!” İYİ Parti Giresun İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu’ndan ekonomi, adalet, liyakat ve milli mutabakat mesajları. İYİ Parti Giresun İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun ülke gündemine ilişkin değerlendirmeleri üzerinden siyasi iktidara ve kamu yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu. Yetkinin sınırsız bir güç değil, millet tarafından verilen bir emanet olduğuna dikkat çeken Bozatlıoğlu, Giresun’da vatandaşların ekonomik sıkıntılarını ve adalet beklentilerini gündemde tutacaklarını söyledi. “DEVLET BİR ŞİRKET GİBİ YÖNETİLEMEZ” Devlet yönetiminde adalet, liyakat ve hesap verebilirlik ilkelerinin esas alınması gerektiğini belirten Bozatlıoğlu, Dervişoğlu’nun devletin kişisel mülk veya şirket anlayışıyla yönetilemeyeceği yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Kamu yönetiminde yetki kullananların millete karşı sorumluluk taşıdığını vurgulayan Bozatlıoğlu, devlet kurumlarının işleyişinde kişisel ve siyasi tercihlerin değil, hukukun ve liyakatin belirleyici olması gerektiğini ifade etti. “ENFLASYONUN YÜKÜ DAR GELİRLİNİN SIRTINA YÜKLENEMEZ” Ekonomik sorunların Giresun'da da vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini savunan Bozatlıoğlu, özellikle dar gelirli vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. Dervişoğlu'nun enflasyonun yükünün dar gelirli kesimlere yüklenmesini eleştiren sözlerinin önemine işaret eden Bozatlıoğlu, pazarda, çarşıda ve sokakta hissedilen ekonomik sıkıntıların siyasi gündemin öncelikli konuları arasında bulunması gerektiğini belirtti. “DENETLEYENLER DE HESAP VERMELİ” Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) başta olmak üzere denetim sorumluluğu bulunan kurumların hesap verebilir olması gerektiğini belirten Bozatlıoğlu, kamu gücünün kullanılmasında şeffaflığın önemine dikkat çekti. Bozatlıoğlu, denetim yetkisi taşıyan kurumların kamu yararını ve vatandaşların haklarını koruma sorumluluğu bulunduğunu vurguladı. “MİLLİ MUTABAKAT, İKTİDARA BİAT ETMEK DEĞİLDİR” Yeni anayasa ve milli mutabakat tartışmalarına da değinen Bozatlıoğlu, gerçek bir toplumsal uzlaşmanın ancak farklı görüşlerin dikkate alınmasıyla mümkün olabileceğini savundu. Milli mutabakatın siyasi iktidara koşulsuz destek anlamına gelmediğini belirten Bozatlıoğlu, anayasal süreçlerin toplumun bütün kesimlerini kapsayacak biçimde ve şeffaflık ilkesiyle yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Milli güvenlik ve dış politikada ise devletin itibarının ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin hassasiyetlerinin korunması gerektiğini vurgulayan Bozatlıoğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki “Tek millet, iki devlet” anlayışının günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti. “YETKİ TAPU DEĞİLDİR, VERİLEN OYLAR EMANETTİR” Seçmen iradesinin hiçbir siyasi yapı tarafından sınırsız yetki olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bozatlıoğlu, Dervişoğlu'nun “Yetki tapu değildir, verilen oylar emanettir” sözlerine dikkat çekti. Demokratik sistemde siyasi yetkinin kaynağının millet olduğunu belirten Bozatlıoğlu, seçilmiş yöneticilerin kendilerine verilen yetkiyi vatandaşların beklentileri doğrultusunda kullanmakla yükümlü olduklarını ifade etti. “SORUMLULUĞUMUZUN FARKINDAYIZ” İYİ Parti Giresun teşkilatı olarak vatandaşların sorunlarını dinlemeyi ve gündeme taşımayı sürdüreceklerini belirten Özdemir Bozatlıoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Milletimizin bize emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hiçbir güç milletin iradesinden üstün değildir.” Bozatlıoğlu, ekonomik sorunlar, adalet beklentileri ve vatandaşların talepleri konusunda Giresun kamuoyunun sesi olmaya devam edeceklerini kaydetti.

İYİ PARTİ GİRESUN’DA BOZATLIOĞLU DÖNEMİ: “KÜSKÜNLÜKLERİ BİR KENARA BIRAKACAĞIZ” Haber

İYİ PARTİ GİRESUN’DA BOZATLIOĞLU DÖNEMİ: “KÜSKÜNLÜKLERİ BİR KENARA BIRAKACAĞIZ”

İYİ PARTİ GİRESUN’DA BOZATLIOĞLU DÖNEMİ: “KÜSKÜNLÜKLERİ BİR KENARA BIRAKACAĞIZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanlığı görevine atanan Özdemir Bozatlıoğlu, düzenlenen devir teslim töreninde görevi İnan Taşgöz’den devraldı. Bozatlıoğlu, ilk mesajında teşkilat içindeki kırgınlıkların geride bırakılacağını belirterek, “Daha dün 100’den fazla kişiyi aradım. Küskünlük, dargınlık, kırgınlık ne varsa hepsini bir kenara bırakacağız” dedi. İYİ Parti Giresun İl Başkanlığı’nda görev değişimi gerçekleşti. Genel Merkez tarafından İl Başkanlığı görevine atanan Özdemir Bozatlıoğlu, düzenlenen törenle görevi İnan Taşgöz’den devraldı. Taşgöz, görevini devrederken Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu ve yeni İl Başkanı Bozatlıoğlu’na desteğini, “Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun ve İl Başkanımız Sayın Özdemir Bozatlıoğlu’nun emrindeyim” sözleriyle ifade etti. “100’DEN FAZLA KİŞİYİ ARADIM” Görevi devralan Bozatlıoğlu, İnan Taşgöz’e çalışmalarından dolayı teşekkür ederken yeni dönemin önceliğini teşkilat bütünlüğü olarak açıkladı. Partiyle geçmişte çeşitli nedenlerle yolları ayrılan veya teşkilattan uzaklaşan isimlerle yeniden iletişim kurmaya başladığını belirten Bozatlıoğlu, “Daha dün 100’den fazla kişiyi aradım” dedi. Bozatlıoğlu, Giresun’da teşkilatın yeniden güçlendirilmesi için geçmişte yaşanan sorunların geride bırakılması gerektiğini söyledi. “KÜSKÜNLÜK, DARGINLIK, KIRGINLIK NE VARSA…” Yeni İl Başkanı Bozatlıoğlu, “Küskünlük, dargınlık, kırgınlık ne varsa hepsini bir kenara bırakacağız. Önümüze bakacağız. İYİ Parti’nin iktidarı için hep birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı. Parti teşkilatının yeni isimlere de açık olacağını belirten Bozatlıoğlu, “Bayrağıyla, vatanıyla, Atatürk’le sorunu olmayan herkes bizim için üyemiz gibidir” diyerek yeni dönemde saha çalışmalarına ve teşkilatın genişletilmesine ağırlık verileceğinin mesajını verdi.

Seyyanen zam eyleminde intihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı Haber

Seyyanen zam eyleminde intihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı

Anayasa Mahkemesi önünde seyyanen zam talebiyle düzenlenen eylemde, ekonomik sıkıntıları dile getiren 60 yaşındaki emekli polis Ali Şekeroğlu intihar ederek hayatını kaybetti. Siyasi temsilciler, TMMOB, sendika ve konfederasyonlar tarafından tepkiyle karşılanan olay sonrası emeklilerin yaşadığı yoksulluğa ve geçim sorunlarına dikkat çekildi. ANKARA (İGFA) - Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde seyyanen zam talebiyle düzenlenen eylemde acı bir trajedi yaşandı. Eylem esnasında beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulunan 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'ndan acı haber geldi. “Ben artık bu işten vazgeçtim” dediği duyulan emekli, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. “MİLYONLARCA EMEKLİ İNSANCA YAŞAM İSTİYOR” CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, “Geçinemiyorum” diyerek yaşadığı ekonomik sıkıntıyı dile getiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. CHP'li Sarı, emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, milyonlarca emeklinin yıllarca çalıştıktan sonra insan onuruna yaraşır bir gelir ve insanca yaşam talep ettiğini söyledi. Sarı, paylaşımında emeklileri yoksulluğa mahkûm ettiğini savunduğu ekonomik politikaların siyasi sorumluluğunun göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Emeklilerin uzun süredir dile getirdiği “geçinemiyoruz” çağrısının duyulması gerektiğini ifade eden Sarı, Ali Şekeroğlu’nun ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. KİMSE, “İSTİSMAR!” DEYİP DE SORUMLULUKTAN KAÇMASIN! İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise, Ankara’da bir polis emeklisinin intihar girişimi, yıllarca ülkesine hizmet eden çileli insanımızın, içinde bulunduğu ağır tablonun en acı bir göstergesi olduğunu kaydetti. Türkoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, "Kimse çıkıp da, bu hazin hadiseyi istismar ettiğimizi falan söyleyip sorumluluktan kaçmasın! Olayın siyasetle falan değil, insanca yaşama hakkıyla ilgisi var…Dahası; 86 milyonun kanayan yarasına merhem olmakla, sızlayan vicdanlara ses olmakla ilgisi var!" değerlendirmesinde bulundu. KİMSE, “İSTİSMAR!” DEYİP DE SORUMLULUKTAN KAÇMASIN! ????Ankara’da bir polis emeklisinin intihar girişimi, yıllarca ülkesine hizmet eden çileli insanımızın, içinde bulunduğu ağır tablonun en acı bir göstergesidir. ????Kimse çıkıp da, bu hazin hadiseyi istismar ettiğimizi falan… pic.twitter.com/r5ESfGEuWk — Selçuk Türkoğlu (@YS_Turkoglu) September 25, 2026 “İNSANCA YAŞAM BİR YURTTAŞLIK HAKKIDIR” Öte yandan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara’da emeklilerin seyyanen zam talebiyle gerçekleştirdiği eyleme ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, emeklilerin ekonomik durumuna dikkat çekilerek milyonlarca yurttaşın açlık, yoksulluk ve geçim kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığı savunuldu. TMMOB, ekonomik krizin yükünün emekçiler ve emeklilerin üzerine bırakıldığını ileri sürerek, yıllarca çalışarak ülkeye emek veren vatandaşların düşük gelir ve yoksullukla karşı karşıya kalmaması gerektiğini ifade etti. "EMEKLİNİN YERDEKİ KANI YÖNETİCİLERİN ELİNDEDİR!" Yaşanan olay sonrasında bir başka açıklamada Kamu-İş Konfederasyonu'ndan geldi. Yaşanan olaya dikkati çeken üyeler, "Açıkça söylüyoruz: Emeklinin yerdeki kanı yöneticilerin elindedir! Emekliyi sokağa çıkamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz, torununa harçlık veremez hâle getiren politikaların sorumlusu hükümettir" dedi.

FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “KOTASIZ VE PEŞİN ALMAK MECBURİYETİNDE” Haber

FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “KOTASIZ VE PEŞİN ALMAK MECBURİYETİNDE”

DERVİŞOĞLU’NDAN FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “KOTASIZ VE PEŞİN ALMAK MECBURİYETİNDE” İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fındıkta açıklanan TMO fiyatı ile serbest piyasada oluşan fiyat arasındaki farkı eleştirerek devletin üreticinin fındığını 250-255 liradan, kota koymadan ve ödemeyi vadeye yaymadan alması gerektiğini söyledi. İYİ Parti’nin resmî hesabından yeniden yayımlanan videoda Dervişoğlu, TMO’nun 2026 ürünü için Giresun kalite fındıkta 255, levant kalitede 250 lira açıklamasının ardından serbest piyasadaki fiyatların kısa sürede 170 liraya, bazı alımlarda ise 160 liraya kadar gerilediğini söyledi. Dervişoğlu, devletin açıkladığı fiyatın piyasada karşılık bulmadığını savundu. Dervişoğlu’nun eleştirilerinin bir diğer adresi FİSKOBİRLİK oldu. Devlet 250-255 liralık fiyat açıklarken başka bir kurumun bunun altında fiyat açıklamasının tüccarın alım fiyatını daha da aşağı çektiğini savunan Dervişoğlu, Rekabet Kurumu’nun bu noktadaki işlevini de sorguladı. Fındığın stratejik bir ürün olduğunu belirterek devletin açıkladığı fiyatın arkasında durmasını istedi. Dervişoğlu, çözüm önerisini ise kotasız alım ve peşin ödeme olarak ortaya koydu. Devletin fiyat belirlemesi halinde üreticinin ürününün tamamını bu rakamdan alması gerektiğini savunan Dervişoğlu, “Devlet devletse ve fındığın fiyatını 250-255 lira olarak belirliyorsa; o fındığı kota koymadan 255 liraya, 250 liraya almak mecburiyetindedir” dedi. Alım yapılmamasını ise “vatandaşa ihanet” sözleriyle eleştirdi. KAYNAK: İYİ Parti / Müsavat Dervişoğlu https://x.com/iyiparti/status/2098443724334211289/video/1

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.