Hava Durumu

#İstiklal Madalyası

giresunsonhaber - İstiklal Madalyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstiklal Madalyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NEBİYAN’DAN ÇANAKKALE’YE ŞEHADET Haber

NEBİYAN’DAN ÇANAKKALE’YE ŞEHADET

NEBİYAN’DAN ÇANAKKALE’YE ŞEHADET OKURLARLA BULUŞTU Giresun’un yıllardır kamuoyunda gündemde tutulan İstiklal Madalyası mücadelesi, bu kez tarihi bir romanla okuyucunun karşısına çıktı. Araştırmacı-yazar Şaban Kutlu’nun iki yıllık titiz çalışmasıyla kaleme aldığı “Nebiyan’dan Çanakkale’ye Şehadet” adlı eser, savaş yıllarının acılarını, gazilerin unutulmayan mücadelesini ve Giresun’un haklı madalya talebini edebi bir dille gündeme taşıyor. GİRESUN — Araştırmacı-yazar Şaban Kutlu tarafından hazırlanan “Nebiyan’dan Çanakkale’ye Şehadet” adlı tarihi roman yayımlandı. Bir İstiklal Gazisi’nin sağlığında derlenen hatıralarından ilham alınarak kaleme alınan eser, Balkan Savaşları’ndan Çanakkale’ye, Sarıkamış’tan Sakarya’ya, Milli Mücadele yıllarından Cumhuriyet’in ilk dönemlerine kadar uzanan geniş bir tarihi süreci konu ediniyor. Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin yeniden güçlü şekilde gündeme geldiği bir dönemde yayımlanan roman, yalnızca bireysel bir kahramanlık hikâyesi değil; aynı zamanda cephelerde savaşan, cephe gerisinde acı çeken ve yıllarca hakkını arayan bir kuşağın hafızasını da okuyucuya aktarıyor. 40 YILLIK İSTİKLAL MADALYASI MÜCADELESİ Romanın merkezinde, Bafra Nebiyan Dağı’nda vatan uğruna bir gözünü kaybeden bir gazinin, 1927 yılında Tirebolu Askerlik Şubesi’nde başlayan ve 1967 yılında Görele’de sona eren tam kırk yıllık İstiklal Madalyası mücadelesi yer alıyor. Eser, bir gazinin hakkını arama yolculuğu üzerinden dönemin bürokratik süreçlerini, savaş sonrası yoksulluğu ve unutulmuş kahramanların yaşadığı derin kırgınlıkları da okuyucunun dikkatine sunuyor. Roman boyunca, cepheden dönen gazilerin karşı karşıya kaldığı ağır hayat şartları, ailelerin yaşadığı kayıplar ve Karadeniz’de işgal yıllarında yaşanan acılar tarihi gerçekler ışığında ele alınıyor. ÜÇ KARDEŞİN CEPHELERDE YAZDIĞI DESTAN Nebiyan’dan Çanakkale’ye Şehadet, üç kardeşin farklı cephelerde verdiği vatan mücadelesini anlatıyor. Sarıkamış’ın dondurucu soğuğundan Sakarya’nın kanlı cephelerine, Çanakkale siperlerinden Karadeniz’in işgal yıllarına uzanan hikâye, savaşın yalnızca cephede değil, evlerde ve yüreklerde de yaşandığını ortaya koyuyor. Romanın en çarpıcı bölümleri arasında, Çanakkale siperlerinde kaybolan bir kahramanın sessizliği ve yıllarca evladından haber bekleyen bir annenin yürek burkan hikâyesi öne çıkıyor. Eserde, savaşın geride bıraktığı derin izler, ailelerin parçalanan hayatları ve vatan uğruna verilen büyük bedeller güçlü bir anlatımla işleniyor. KARADENİZ’İN İŞGAL YILLARI VE SESSİZ KAHRAMANLAR Şaban Kutlu’nun romanında, Karadeniz’de yaşanan işgal yılları, Rum ve Ermeni çetelerinin saldırıları, cephe gerisindeki direniş ruhu ve bölge insanının vatan savunmasındaki rolü de önemli bir yer tutuyor. Eser, Giresun başta olmak üzere Karadeniz insanının Milli Mücadele yıllarında ortaya koyduğu fedakârlığı, yalnızca askeri cephelerle sınırlı tutmuyor; köylerde, ailelerde, yollarda ve bekleyişlerde yaşanan insan hikâyeleriyle de derinleştiriyor. “BU SADECE BİR ROMAN DEĞİL, TARİHE VEFA BORCUDUR” Araştırmacı-yazar Şaban Kutlu, kitabın yalnızca tarihi bir roman olmadığını, aynı zamanda bu topraklar için can veren isimsiz kahramanlara karşı duyulan bir vefa borcu olduğunu ifade etti. Kutlu, eserle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu eserin, Giresun’un fazlasıyla hak ettiği İstiklal Madalyası mücadelesine mütevazı da olsa katkı sunmasını temenni ediyorum. Bu vatan için can veren, gazi olan binlerce sessiz kahramanın hatırasını yaşatmak en büyük arzumuzdur.” “KİM BU ÇEPNİLER?”DEN SONRA YENİ TARİHİ ROMAN Şaban Kutlu’nun daha önce büyük ilgi gören “Kim Bu Çepniler?” adlı eserinin üçüncü baskısının ardından yayımlanan “Nebiyan’dan Çanakkale’ye Şehadet”, yazarın tarih, hafıza ve kimlik eksenli çalışmalarının yeni halkası oldu. Mercan Yayın Dağıtım aracılığıyla Türkiye genelinde okuyucuların beğenisine sunulan eser, Giresun’un İstiklal Madalyası talebini edebi bir zeminde yeniden gündeme taşırken, geçmişin sessiz kahramanlarına da kalıcı bir saygı duruşu niteliği taşıyor. GİRESUN’UN HAFIZASINA YAZILAN BİR VEFA METNİ Nebiyan’dan Çanakkale’ye Şehadet, yalnızca bir gazinin madalya mücadelesini değil, aynı zamanda bir şehrin tarihsel hafızasını, cephelerde verilen bedelleri ve unutulmaması gereken kahramanlıkları da okuyucuya aktarıyor. Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin tarihsel dayanaklarının kamuoyunda yeniden tartışıldığı süreçte yayımlanan roman, hem edebiyat hem de yerel tarih açısından dikkat çeken bir çalışma olarak raflardaki yerini aldı.

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI

GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI TALEBİ TBMM KÜRSÜSÜNE TAŞINDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, kente İstiklal Madalyası verilmesi için Meclis’e çağrı yaptı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” dedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 9 Haziran 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un İstiklal Madalyası talebini gündeme taşıdı. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında açılan 99’uncu birleşimde gündem dışı söz alan Gezmiş, Kurtuluş Savaşı’nda Giresun’un verdiği mücadeleyi, gönüllü alayları, cephelerde şehit düşen Giresun uşaklarını ve kentin uzun yıllardır bekleyen tarihî talebini Meclis kürsüsünden anlattı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Kurtuluş Savaşı’ndaki gönüllü alaylarını, şehitlerini ve tarihî fedakârlığını anlatarak kente İstiklal Madalyası verilmesini istedi. Gezmiş, konuşmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurucu iradesine ve millî egemenlik vurgusuna dikkat çekerek başladı. Giresun’un Kurtuluş Savaşı’nda yalnızca asker gönderen bir şehir olmadığını, gönüllü alaylarıyla cephe hattında doğrudan yer aldığını belirten Gezmiş, kentin bu mücadelesinin resmî olarak İstiklal Madalyası ile tescillenmesi gerektiğini söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELEDEKİ YERİ MECLİS’TE ANLATILDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı yıllarında nüfusuna oranla verdiği şehit sayısı, cephedeki gönüllü birlikleri ve halkın sağladığı destekle Millî Mücadele tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Giresun uşaklarının Mangal Dağı’nda, Afyon’da, Dumlupınar’da ve Sakarya’da destan yazdığını belirten Gezmiş, İğneli Pembe Hatunlar başta olmak üzere cephe gerisinde ve cephede mücadele eden kahramanları da andı. Mondros Mütarekesi’nin ardından işgallere karşı Giresun’da hızlı bir örgütlenme başladığını hatırlatan Gezmiş, Aralık 1918’de Milis Komutan Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın, Şubat 1919’da ise Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin kurulduğunu ifade etti. İzmir’in işgaline karşı Giresun’da büyük bir miting düzenlendiğini, İngiltere, İtalya ve İstanbul Hükûmetine protesto telgrafları gönderildiğini dile getirdi. GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYLARI MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN AĞIR CEPHELERİNDE SAVAŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin merkezinde, Millî Mücadele yıllarında kurulan gönüllü alayların cephede üstlendiği görev bulunuyor. Giresun’da işgale karşı başlayan yerel savunma örgütlenmesi, kısa sürede yalnızca bölge güvenliğiyle sınırlı kalmadı; Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesinin düzenli askerî yapısına katılan gönüllü birliklere dönüştü. Giresun gönüllülerinden oluşan birlikler, önce Karadeniz’de güvenlik ve direniş hattının güçlendirilmesinde görev aldı. Pontusçu çetelerin faaliyetlerine karşı yürütülen mücadele, kıyı hattının savunulması ve Millî Mücadele’ye insan gücü sağlanması bu sürecin ilk aşamasını oluşturdu. Ardından Giresunlu gönüllüler, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz başta olmak üzere savaşın kaderini belirleyen cephelere sevk edildi. Tarihsel kaynaklarda Giresun gönüllüleri denildiğinde özellikle 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alaylar öne çıkıyor. 42’nci Alay, Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın adıyla; 47’nci Alay ise Osman Ağa’nın komutasındaki gönüllülerle anılıyor. Son yıllarda yapılan akademik çalışmalar, Giresun’un Millî Mücadele’deki askerî katkısının yalnızca iki alayla sınırlı tutulamayacağını, 44’üncü Giresun Alayı’nın da bu tarihsel bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Gezmiş, Giresun’un Millî Mücadele’de yalnızca cepheye asker gönderen bir şehir değil, gönüllü alaylarıyla savaşın en ağır yükünü omuzlayan tarihî bir merkez olduğunu vurguladı. 42’NCİ ALAY SAKARYA’DA AĞIR BEDEL ÖDEDİ 42’nci Giresun Gönüllü Alayı, Millî Mücadele’nin en kritik cephelerinden biri olan Sakarya’da ağır kayıplar verdi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki alay, Ankara’nın savunulmasında hayati öneme sahip hatlarda savaştı. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Giresun’dan cepheye giden çok sayıda gönüllü şehit oldu. Bu alay, yalnızca askerî bir birlik olarak değil, Giresun’un vatan savunmasına verdiği toplu cevabın sembollerinden biri olarak hafızaya yerleşti. Giresun’un farklı ilçelerinden gelen gençlerin aynı sancak altında cepheye yürümesi, kentin Millî Mücadele’ye katılımını kişisel kahramanlıkların ötesine taşıdı; şehir ölçeğinde örgütlenen bir fedakârlık tablosu ortaya çıkardı. 47’NCİ ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDA CEPHEYE ÇIKTI 47’nci Giresun Gönüllü Alayı, Osman Ağa komutasında Millî Mücadele’nin önemli birlikleri arasında yer aldı. Osman Ağa’nın öncülüğünde oluşturulan gönüllü yapı, Karadeniz’deki direniş hattından Ankara’nın güvenliğine, iç isyanların bastırılmasından cephe savaşlarına kadar farklı alanlarda görev üstlendi. Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak anılması da bu tarihsel sürecin önemli başlıklarından biri oldu. Bu görev, Giresun gönüllülerinin yalnızca cephede değil, Millî Mücadele’nin merkezinde ve kurucu iradenin güvenliğinde de yer aldığını gösterdi. 47’nci Alay’ın cephedeki varlığı, Giresun’un Millî Mücadele’ye sunduğu insan gücünün ve örgütlenme kapasitesinin açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 44’ÜNCÜ ALAY GİRESUN’UN MÜCADELE HAFIZASINDA YENİDEN ÖNE ÇIKIYOR Giresun’un gönüllü alaylarıyla ilgili çalışmalarda uzun süre 42’nci ve 47’nci alaylar daha fazla bilinirken, son araştırmalar 44’üncü Giresun Alayı’nın da Millî Mücadele içindeki yerini daha görünür hale getirdi. Arşiv belgelerine dayanan çalışmalar, Giresun gönüllü alaylarının üçlü bir yapı içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu bilgi, Giresun’un İstiklal Madalyası talebini daha geniş bir tarihsel zemine oturtuyor. Çünkü kent yalnızca belirli bir cepheye asker gönderen değil, farklı birliklerle Millî Mücadele’nin birçok aşamasına katılan bir şehir olarak öne çıkıyor. 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alayların birlikte değerlendirilmesi, Giresun’un savaş yıllarındaki fedakârlığını daha bütünlüklü biçimde ortaya koyuyor. “GİRESUN, DOĞU KARADENİZ’DE DİRENİŞİN ÖNCÜSÜ OLDU” Gezmiş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan örgütlenme sürecinde Giresun’un Doğu Karadeniz’de direnişin öncü merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğunda Giresunluların Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek millî hükûmetin hizmetine girdiklerini bildirdiğini belirten Gezmiş, Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak da tarihî bir görev üstlendiğini hatırlattı. Bu vurguyla Giresun’un Millî Mücadele’deki rolünü yalnızca cephedeki savaşlarla sınırlamayan Gezmiş, kentin Ankara’daki millî iradeye verdiği erken desteği de Meclis gündemine taşıdı. GÖNÜLLÜ ALAYLARIN SİLAH VE TEÇHİZATI GİRESUN HALKI TARAFINDAN KARŞILANDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı’na tamamı gönüllülerden oluşan üç alayla katıldığını belirtti. Osman Ağa komutasındaki 47’nci Alay ile Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki gönüllü birliklerin Sakarya’da ve Büyük Taarruz’da en ön saflarda savaştığını söyledi. Giresun halkının yalnızca cepheye insan gücü göndermediğini, gönüllü alayların silah ve teçhizatını da kendi imkânlarıyla karşıladığını dile getiren Gezmiş, bu fedakârlığın kentin İstiklal Madalyası talebinin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı. Hüseyin Avni Alparslan dâhil Giresun’dan yola çıkan gönüllülerin büyük bölümünün genç yaşta şehit olduğunu belirten Gezmiş, bu mücadelenin Giresun’un toplumsal hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir vefa meselesi haline geldiğini ifade etti. ŞEHİTLERİN İSİMLERİ TBMM KÜRSÜSÜNDEN OKUNDU Gezmiş, konuşmasında dedeleri Mustafa Koser ve Hasan Onbaşı’yı da andı. Dedesine ait İstiklal Madalyası ile kürsüye çıkan Gezmiş, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Giresun şehitliklerinde yatan kahramanların adlarını Meclis tutanaklarına geçirdi. Keskinoğullarından Vehbi, Dalmanoğullarından Ahmet, Hocaoğullarından Mustafa, Velioğullarından Temel oğlu Ahmet, Sarıbayraktaroğlularından Numan ve Resuloğullarından Abdullah’ın adlarını anan Gezmiş, Piraziz’den Keşap’a, Bulancak’tan Görele’ye, Espiye’den Eynesil’e, Tirebolu’dan Dereli’ye, Alucra’dan Şebinkarahisar’a, Güce’den Yağlıdere’ye ve Çamoluk’a kadar Giresun’un dört bir yanından cepheye giden şehitleri hatırlattı. Gezmiş’in konuşmasında öne çıkan en güçlü vurgu, Giresun’un Millî Mücadele’ye yalnızca yerel bir destek vermediği, vatan savunmasının en zorlu cephelerinde doğrudan bedel ödediği oldu. “GİRESUN’A HAKKI OLAN İSTİKLAL MADALYASI VERİLMELİDİR” Gezmiş, Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesi için hazırladığı kanun teklifini hatırlatarak Meclis’e açık çağrı yaptı. “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” diyen Gezmiş, bu talebin yalnızca bir siyasi öneri değil, tarihî adalet ve vefa meselesi olduğunu söyledi. Gezmiş, Giresun’un İstiklal Madalyası talebi için Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Giresunluların yüz binlerce imza topladığını belirtti. Tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Giresun kamuoyunu bu konuda tek yürek olmaya davet etti. KANUN TEKLİFİ İÇİŞLERİ KOMİSYONUNDA Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesini öngören kanun teklifi, TBMM kayıtlarında “Giresun İline İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi” başlığıyla yer alıyor. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in ilk imza sahibi olduğu teklif, 3 Ekim 2025’te TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin özetinde, Millî Mücadele dönemindeki faaliyetleri sebebiyle Giresun iline İstiklal Madalyası verilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor. Teklif, İçişleri Komisyonunda bulunuyor. Teklif metninde Giresun’un Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgallere karşı erken dönemde örgütlendiği, Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın kurulduğu, Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin Millî Mücadele sürecinde önemli görev üstlendiği ve Giresun’un işgale karşı direnişte öne çıkan kentlerden biri olduğu belirtiliyor. DAHA ÖNCEKİ HABERLERDE DE AYNI TALEP ÖNE ÇIKMIŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, daha önce de yerel ve ulusal basında geniş yer buldu. Ekim 2025’te yayımlanan haberlerde Gezmiş’in TBMM’ye kanun teklifi sunduğu, Giresun’un 42., 44. ve 47. gönüllü alaylarla Millî Mücadele’ye katıldığı, bu alayların silah ve teçhizatının Giresun halkı tarafından karşılandığı aktarıldı. Haberlerde, Afyon’daki Giresunlular Şehitliği’nin kentin Millî Mücadele’de ödediği bedelin somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Giresun’un kendi il sınırları dışında şehitliği bulunan şehirlerden biri olması, talebin tarihî dayanakları arasında gösterildi. Gezmiş, önceki açıklamalarında da Giresun’un gönüllü alaylarıyla bağımsızlık mücadelesine katıldığını, her haneden bir şehit verdiğini ve bu fedakârlığın İstiklal Madalyası ile taçlandırılması gerektiğini dile getirmişti. GİRESUN’UN TALEBİ MECLİS KARARI BEKLİYOR TBMM kürsüsünde yapılan son konuşmayla birlikte Giresun’un İstiklal Madalyası talebi yeniden Meclis gündemine taşındı. Gezmiş’in konuşması, kentin Millî Mücadele hafızasını, gönüllü alayların cephedeki rolünü, şehitlerin hatırasını ve Giresun kamuoyunun uzun süredir sürdürdüğü ortak talebi aynı başlık altında topladı. Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, artık yalnızca yerel bir beklenti olarak değil, TBMM’de kanun teklifi bulunan ve komisyon süreci devam eden tarihî bir karar başlığı olarak Meclis iradesinin önünde duruyor.

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN Haber

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN Gazeteci Serhan Asker’in Halk TV ekranlarında sunduğu “Görkemli Hatıralar” programı, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin davetiyle Cumhuriyet Parkı Ayvasıl Restoran’dan canlı yayınlandı. Yaklaşık 3 saat süren programda Giresun’un Milli Mücadele’deki yeri, doğal güzellikleri, kültürel değerleri, yöresel lezzetleri ve turizm potansiyeli Türkiye’ye tanıtıldı. GÖRKEMLİ HATIRALAR GİRESUN’DAN YAYINLANDI Halk TV’de yayınlanan “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar” programı, bu hafta Giresun’dan ekranlara geldi. Gazeteci Serhan Asker’in canlı olarak sunduğu program, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin davetiyle Cumhuriyet Parkı Ayvasıl Restoran’da gerçekleştirildi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşusunun da yaşandığı programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ellerinde Türk bayraklarıyla yayın alanını dolduran Giresunlular, canlı yayına renk kattı. Program, Giresun’a özgü halk oyunları gösterisiyle başladı. Yaklaşık 3 saat süren canlı yayında Giresun’un tarihi, kültürü, doğası, mutfağı ve Milli Mücadele’deki yeri geniş biçimde ele alındı. FUAT KÖSE GİRESUN’UN DEĞERLERİNİ ANLATTI Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, canlı yayında Giresun’un kurtuluş mücadelesindeki kahramanlıklarını, doğal güzelliklerini, tarihi birikimini, kültürel zenginliğini ve yöresel lezzetlerini anlattı. Başkan Köse, Giresun Adası, Giresun Kalesi, yaylalar, yeşil doğa, fındık, kiraz ve yöresel yemeklerin kentin turizm potansiyelini güçlendirdiğini vurguladı. Köse, Uluslararası Giresun Aksu Festivali başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin de Giresun’un tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirtti. Köse, Giresun’un yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihi kimliği, kültürel belleği, yöresel mutfağı ve misafirperverliğiyle de Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. SERHAN ASKER’DEN GİRESUN’A ÖVGÜ Programın sunucusu gazeteci Serhan Asker, yayın boyunca Giresun’un tarihinden, kurtuluş mücadelesindeki rolünden, doğasından, yerel lezzetlerinden ve kültüründen övgüyle söz etti. Asker, Giresun’un Karadeniz’in güçlü kültürel mirasına sahip şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Programda kentin tarihi kimliği, doğayla iç içe yapısı ve yöresel değerleri ulusal ekrana taşındı. SELDA BAĞCAN VE SERENAD BAĞCAN PROGRAMDA YER ALDI Türk Halk Müziği ve protest müziğin güçlü isimlerinden Selda Bağcan, sanatçı yeğeni Serenad Bağcan ile birlikte programa katıldı. Konser programı için Giresun’da bulunan Selda Bağcan, kentte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Bağcan, programda hem kendi repertuvarından eserler hem de Giresun türküleri seslendirdi. Sanatçıların performansı, canlı yayına kültür ve sanat boyutu kazandırdı. GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI HAKKI VURGULANDI Canlı yayında Giresun’un İstiklal Madalyası’nı hak ettiği görüşü de gündeme geldi. Başkan Fuat Köse ve program konukları, Giresun’un Milli Mücadele’de verdiği katkının tarihsel karşılığının teslim edilmesi gerektiğini belirtti. Giresunlu gönüllü alayların cephedeki fedakârlıkları, Topal Osman Ağa’nın mücadelesi ve kentin bağımsızlık sürecindeki rolü, İstiklal Madalyası talebinin temel dayanakları arasında gösterildi. ELVAN IŞIK GEZMİŞ DE PROGRAMA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş de programda söz aldı. Gezmiş, Giresun’un ulusal ekranda tanıtılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve kentin güzelliklerini anlattı. Gezmiş, Giresun’un tarihi, kültürel ve doğal değerleriyle Türkiye’nin özel şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI MESAJ VERİLDİ Programda Giresun’daki vahşi madenciliğe karşı çıkan sivil toplum kuruluşu temsilcileri de yer aldı. Pankartlarıyla programa katılan STK temsilcilerine söz hakkı verildi. Temsilciler, Giresun’un doğasının korunması gerektiğini vurgulayarak madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekti. Yayında, kentin doğal varlıklarının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği mesajı öne çıktı. KADIN TEMİZLİK İŞÇİLERİNE TEŞEKKÜR Giresun Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde saha temizlik görevlisi olarak görev yapan iki kadın işçi de programda sahneye alındı. Başkan Fuat Köse, sahada görev yapan kadın işçilere özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Programda belediye emekçilerinin kent yaşamındaki katkısı da görünür kılındı. GİRESUN’UN DOĞASI, KÜLTÜRÜ VE MUTFAĞI TANITILDI Yayın boyunca Giresun’un yeşil doğası, yaylaları, denizi, adası, kalesi, fındığı, kirazı ve yöresel yemekleri tanıtıldı. Katılımcılar hem tarihi bir yolculuğa çıktı hem de Giresun mutfağının özgün tatlarını deneyimledi. Program, kentin turizm potansiyelini, kültürel çeşitliliğini ve Karadeniz’e özgü yaşam zenginliğini ulusal ölçekte görünür hale getirdi. VATANDAŞLARDAN BAŞKAN KÖSE VE EKİBİNE TEŞEKKÜR Yoğun ilgi gören canlı yayın, yurt içi ve yurt dışındaki Giresunluları ekran başına topladı. Vatandaşlar, Giresun’un tanıtımına büyük katkı sunan organizasyon nedeniyle Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ve ekibine teşekkür etti. Halk TV ekranlarında 3 saat boyunca canlı yayınlanan program, Giresun’un 19 Mayıs coşkusunu, tarihsel mirasını, kültürel değerlerini, doğal güzelliklerini ve turizm potansiyelini Türkiye’ye taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.