Hava Durumu

#İstanbul

giresunsonhaber - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇİFTÇİ’DEN:  “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ” Haber

ÇİFTÇİ’DEN: “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ”

EYÜP ÇİFTÇİ’DEN AŞURE PROGRAMINA DESTEK: “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ” Giresun İl Genel Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenleyeceği aşure ikramı programına destek verdi. Çiftçi, aşure geleneğinin paylaşma, dayanışma, birlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren önemli bir toplumsal değer olduğunu vurguladı. “BU TÜR BULUŞMALAR TOPLUMSAL DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRİYOR” Giresun İl Genel Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Giresun’da düzenlenecek aşure ikramı programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftçi, 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek programın yalnızca bir ikram etkinliği olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, kardeşlik hukukunu ve kültürel bağlılığı güçlendiren anlamlı bir buluşma olduğunu belirtti. “MEMLEKET BAĞINI KORUMAK BÜYÜK BİR SORUMLULUKTUR” İstanbul’da yaşayan Giresunluların memleketleriyle bağlarını koparmadan sürdürmelerinin önemli olduğunu ifade eden Çiftçi, kültürel değerlerin yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması bakımından bu tür organizasyonların özel bir değer taşıdığını söyledi. Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği programın hem Giresunlular arasındaki dayanışmayı artıracağını hem de Muharrem ayının manevi atmosferine uygun güçlü bir birlik mesajı vereceğini kaydetti. “AŞURE PAYLAŞMANIN VE KARDEŞLİĞİN SEMBOLÜDÜR” Muharrem ayının paylaşma, dayanışma, kardeşlik ve manevi değerlerin daha güçlü hissedildiği özel bir dönem olduğunu vurgulayan Eyüp Çiftçi, aşure geleneğinin toplumun ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Çiftçi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneğimiz tarafından düzenlenen bu anlamlı etkinliği son derece kıymetli buluyorum. İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimizin doğdukları topraklarla bağlarını korumaları, kültürel değerlerimizi yaşatmaları ve bu değerleri yeni nesillere aktarmaya çalışmaları büyük bir sorumluluk örneğidir. Bu tür organizasyonlar yalnızca bir aşure ikramı değil; birlik, beraberlik, kardeşlik ve aidiyet duygularının güçlendiği önemli buluşmalardır.” DERNEK YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR ETTİ Eyüp Çiftçi, toplumsal dayanışmayı büyüten ve kültürel değerlerin yaşatılmasına katkı sunan her çalışmanın yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Programın hazırlanmasında emeği geçen Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kenan Gülnihar’a, dernek yönetim kurulu üyelerine ve katkı sunan herkese teşekkür eden Çiftçi, vatandaşları 4 Temmuz Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenecek aşure ikramı programına katılmaya davet etti. PROGRAM 4 TEMMUZ CUMARTESİ GÜNÜ ATATÜRK MEYDANI’NDA Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin aşure ikramı programı, 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Programda vatandaşlara aşure ikram edilecek, birlik ve dayanışma mesajları öne çıkarılacak. MUHARREM AYI, AŞURE VE KERBELÂ HAFIZASI Muharrem ayı, Hicri takvimin ilk ayı olması bakımından İslam dünyasında yeni bir zaman diliminin başlangıcını ifade ederken; taşıdığı tarihî ve manevi hafıza nedeniyle de ayrı bir yere sahiptir. Bu ay, Müslüman toplumlarda sabır, tefekkür, paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularının öne çıktığı özel bir dönem olarak kabul ediliyor. Muharrem ayının 10’uncu günü ise Aşure Günü olarak anılıyor. Aşure Günü, İslam kültüründe derin hatıralar taşıyan bir gün olmasının yanında, Kerbelâ hadisesiyle de Müslümanların ortak hafızasında acı, hüzün ve adalet arayışının sembol günlerinden biri olarak yer alıyor. Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbelâ’da şehit edilmesi, yalnızca tarihî bir olay olarak değil; zulme karşı duruşun, hak ve adalet mücadelesinin, vicdan ve insanlık sorumluluğunun güçlü bir hatırlatıcısı olarak kabul ediliyor. Aşure geleneği de bu manevi iklim içinde toplum hayatında özel bir anlam kazanıyor. Farklı malzemelerin aynı kazanda birleşerek ortak bir tada dönüşmesi, toplum içinde farklılıkların bir arada yaşayabilmesini, ortak değerler etrafında buluşmayı ve paylaşmanın insanları birbirine yaklaştıran gücünü simgeliyor. Anadolu’da aşure, yüzyıllardır yalnızca bir yiyecek olarak değil; komşuya, akrabaya, yoksula, yolcuya ve bütün topluma uzanan bir paylaşma geleneği olarak yaşatılıyor. Kazanlarda pişirilen aşurenin ev ev, sokak sokak ve meydan meydan dağıtılması, toplumsal dayanışmanın en sade ama en güçlü örneklerinden biri olarak görülüyor. Bu yönüyle Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenecek aşure ikramı programı da yalnızca bir geleneksel ikram etkinliği değil; Muharrem ayının manevi atmosferini, Kerbelâ’nın tarihî hafızasını, paylaşma kültürünü ve toplumsal kardeşlik duygusunu bir araya getiren anlamlı bir buluşma niteliği taşıyor. Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenleyeceği program, hem Giresun’da yaşayan vatandaşları hem de memleket bağı güçlü olan hemşehrileri ortak bir değer etrafında buluşturacak. Aşure kazanında birleşen farklı tatlar gibi, bu etkinlik de toplumun farklı kesimlerini aynı sofrada, aynı duada ve aynı dayanışma duygusunda bir araya getirecek.

KÖR KARANLIKTAN SIZANLAR OKURLA BULUŞTU Haber

KÖR KARANLIKTAN SIZANLAR OKURLA BULUŞTU

KÖR KARANLIKTAN SIZANLAR OKURLA BULUŞTU Tirebolulu emekli öğretmen İbrahim Mıdık’ın yıllarca defter aralarında sakladığı şiirleri, hastalıkla mücadelenin, hatıraların, gurbetin, öğretmenlik yıllarının, sevdanın ve ölümle yüzleşmenin içinden süzülerek “Kör Karanlıktan Sızanlar” adıyla kitaplaştı. Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yayınlarının 15. kitabı olarak yayımlanan eser, bir hayatın karanlıkla, acıyla ve hatırayla kurduğu sessiz bağın şiir diliyle kayda geçirilmiş hâli olarak okurla buluştu. Tirebolulu emekli öğretmen İbrahim Mıdık’ın şiir kitabı “Kör Karanlıktan Sızanlar”, Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yayınlarının 15. kitabı olarak yayımlandı. Arı Sanat Yayınları / Hatıra Kitap etiketiyle basılan eser, 68 sayfalık bir şiir kitabı olarak okura ulaştı. Kitap, yıllarca defter aralarında, masa çekmecelerinde ve yazarın kendi iç dünyasında saklı kalan şiirleri gün ışığına çıkarıyor. Mıdık’ın dizelerinde hastalıkla mücadele, ölümle yüzleşme, sevda, gurbet, öğrenciler, memleket, toplumsal acılar, eski dostlar ve Tirebolu’ya bağlılık aynı hüzünlü şiir damarında birleşiyor. “Kör Karanlıktan Sızanlar”, yalnızca bir şiir kitabı değil; 37 yıl öğretmenlik yapmış bir Tirebolulunun, ömrünün farklı dönemlerinde içine attığı sözleri, hastalıkla ağırlaşan bir zamanın içinden okura ulaştırdığı içli bir hafıza kitabı niteliği taşıyor. TİREBOLU’DAN BAŞLAYAN BİR ÖMÜR, ŞİİRE DÖNÜŞEN BİR HAFIZA İbrahim Mıdık, 10 Aralık 1964’te Tirebolu’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Tirebolu’da tamamladıktan sonra 1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü kazandı. 1987 yılında mezun olan Mıdık, öğretmenlik mesleğine Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde başladı. Siverek Ortaokulu’nda başlayan meslek hayatı, askerlik görevi sürecinde Kastamonu Azdavay Lisesi’nde yedek subay öğretmenlik göreviyle devam etti. Daha sonra yeniden Siverek’e dönen Mıdık, 1992 yılından itibaren Tirebolu’daki okullarda görev aldı. Tirebolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan İlköğretim Okulu, Tirebolu Lisesi, Tirebolu Anadolu Lisesi, Espiye 75. Yıl Çok Programlı Anadolu Lisesi, Piraziz İsmail Yücel MTAL ve Tirebolu İskender Kaptan MTAL’de görev yapan Mıdık, 37 yıllık eğitim hayatının ardından sağlık sorunları nedeniyle emekliye ayrıldı. Bu uzun meslek hayatı, kitabın duygusal temelini oluşturan en güçlü kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Mıdık’ın şiirlerinde sınıfların, öğrencilerin, gurbet ilçelerinin, memleket yollarının, okul koridorlarının ve hayatla erken tanışan insanların izleri hissediliyor. Onun şiiri yalnızca bireysel bir iç döküş değil; öğretmenlik yılları boyunca tanık olunan hayatların, acıların, umutların ve kırılgan insan hikâyelerinin de şiirsel kaydı hâline geliyor. DEFTER ARALARINDAN OKURA UZANAN ŞİİRLER İbrahim Mıdık, yıllar boyunca toplumsal ve kişisel konularda hissettiklerini mısralara döktü; ancak bu yazdıklarını uzun süre kendisine sakladı. Şiirler, yıllarca bir defterin arasında, bir çekmecenin sessizliğinde, söylenmeyi bekleyen ama zamanını bulamayan sözler olarak kaldı. Son yıllarda yakalandığı amansız hastalıkla mücadele eden Mıdık, kemoterapi, radyoterapi ve hastane sürecinin içinde, gün ışığı görmemiş şiirlerini okurla buluşturma isteğini daha güçlü hissetti. Böylece “Kör Karanlıktan Sızanlar”, bir edebî dosyanın kitaplaşmasının ötesinde, insanın en kırılgan zamanında kendini ifade etme, iz bırakma ve içindeki sesi başkalarına ulaştırma çabasına dönüştü. Bu yönüyle kitap, yazarın kendi ifadesiyle yıllarca saklı kalmış ruh hâllerinin, toplumsal ve şahsi duyarlılıkların, hastalıkla derinleşen iç muhasebenin ve hatıraların şiir diliyle açığa çıktığı bir çalışma olarak dikkat çekiyor. HASTALIKLA MÜCADELEDEN ŞİİRE SIZAN SES Kitabın en güçlü damarlarından biri, hastalıkla verilen mücadelenin şiire dönüşmesidir. Mıdık, bedensel acıyı dolaylı anlatımlarla yumuşatmadan, doğrudan ve sarsıcı bir iç sesle kuruyor. Hastane odaları, tedavi cihazları, ilaçlar, yorgunluk, uykusuzluk ve ağrı, kitabın bazı bölümlerinde yalnızca yaşanan bir süreç olarak değil, insanın kendi bedeniyle yaptığı sessiz savaşın sahnesi olarak yer alıyor. Şairin şu dizeleri, bu mücadeleyi yalın ama ağır bir imgeyle taşıyor: “Vücudum savaş meydanı Can veriyor, can alıyor.” Bu iki dizede hastalık, soyut bir kader cümlesi olmaktan çıkıyor; bedenin içinde süren çetin bir çarpışmaya dönüşüyor. Şair, kendi acısını büyütmeden ama saklamadan yazıyor. Okur, bu dizelerde yalnızca hastalığı değil, insanın kendi sınırına yaklaştığında bile kelimeye tutunma gücünü görüyor. Bir başka şiirde ise bedenin tükenişi, hastane köşesi ve ömrün son eşiği aynı hüzün çizgisinde birleşiyor: “Ağır ağır tükenen bedenimin Islak toprak kokusu Bir hastane köşesinde Ömrümün son virajı.” Bu dizelerde ölüm, sert bir kopuş değil; yaklaşan, kokusu duyulan, insanın yavaş yavaş fark ettiği büyük bir eşik olarak duruyor. Mıdık, bu eşiği şiirin içinde ağırlaştırmadan ama bütün çıplaklığıyla hissettiriyor. KARANLIĞIN İÇİNDEN KALAN İNCE BİR IŞIK Kitaba adını veren karanlık, Mıdık’ın şiirlerinde yalnızca umutsuzluk anlamına gelmiyor. Karanlık; hastalığın, kaybın, yalnızlığın, gurbetin, kırılmış hayallerin ve içe atılmış sözlerin ortak zemini olarak kuruluyor. Ancak bu zeminin içinde her zaman ince bir ışık, bir hatıra, bir sevda izi, bir memleket çağrısı ve bir teslimiyet duygusu da beliriyor. Şairin şu dizeleri, kitabın adındaki karanlık ve sızıntı duygusunu şiirsel olarak açıyor: “Kör ışığın kapı aralığından sızan kör karanlık Uykusuz uykuları tetikliyor.” Burada ışık ile karanlık birbirine karşıt iki uç olmaktan çıkıyor; insanın iç dünyasında aynı anda var olan iki hâle dönüşüyor. Mıdık’ın şiirinde hayat da böyle akıyor: Bir yanında hastalık, ölüm, yorgunluk ve kayıp; diğer yanında hatıra, sevda, memleket, inanç ve şiir. Bu nedenle “Kör Karanlıktan Sızanlar”, karanlığa teslim olmuş bir kitap değil; karanlığın içinden kalan son sesleri, son hatıraları ve son ışıkları arayan bir şiir toplamı olarak okunuyor. HATIRALARIN GÖLGESİNDE BİR ŞİİR DİLİ Kitapta hatıralar, yalnızca geçmişte kalmış anılar olarak değil, bugünün içine sızan ve insanı içeriden şekillendiren canlı bir hafıza olarak yer alıyor. Mıdık’ın şiirlerinde geçmiş, bazen bir dostun gölgesi, bazen bir babanın hatırası, bazen eski bir şehir, bazen de gençlik yıllarından kalmış buruk bir ses olarak okurun karşısına çıkıyor. Kitabın hüzünlü atmosferini taşıyan şu dizeler, bu hafıza duygusunu güçlü biçimde özetliyor: “Hüzünlü geçmişlerin bahçıvanını, Dinleye dinleye göğe yürüdüm. Hazan bülbülünün türkülerinde, Nice gönül dostu gölgeler gördüm.” Bu dizelerde geçmiş, kapatılmış bir defter değildir. Şair, onu dinleye dinleye yürür. Hüzün bir yük olarak değil, insanın kendi içindeki bahçeyi sulayan acı bir hatıra kaynağı olarak belirir. “Gönül dostu gölgeler” ifadesi, kitabın en belirgin duygusal damarlarından birini açar: Kaybedilenlerin, uzaklaşanların ve geride kalanların şiirde yeniden görünür olması. TİREBOLU’YA DÖNEN SES İbrahim Mıdık’ın şiirlerinde Tirebolu, yalnızca doğduğu yer değildir. Tirebolu; çocukluk, aile, geçmiş, fındık bahçeleri, sahil, dostluklar, eski insanlar, öğretmenlik yılları ve ölüm düşüncesiyle iç içe geçmiş bir memleket hafızasıdır. Şairin İstanbul’a seslendiği bölümlerde büyük şehrin yorgunluğu, kalabalığı ve insanı tüketen koşuşturması daha sert bir dille kurulur. Bu şehir imgesi karşısında Tirebolu, insanın dönmek istediği asli yer olarak belirir: “Galiba sona geldim bu devasa çukurda Alın götürün beni Tirebolu’ma.” Bu çağrı, yalnızca bir şehirden başka bir şehre gitme isteği değildir. Mıdık’ın şiirinde Tirebolu, insanın kendi köküne, kendi toprağına, kendi diline ve kendi hatırasına dönme arzusudur. Büyük şehirde sıkışan ruh, memlekette yeniden nefes almak ister. Kitap boyunca Tirebolu’nun doğrudan ya da dolaylı biçimde hissedilen varlığı, eseri kişisel bir şiir toplamından çıkarıp yerel hafızaya bağlı güçlü bir edebî kayda dönüştürüyor. ÖĞRETMENLİK HAFIZASI VE İNSANA BAKIŞ İbrahim Mıdık’ın 37 yıllık öğretmenlik geçmişi, şiirlerinde sessiz ama belirgin bir damar olarak duruyor. Öğrenciler, şehit öğretmenler, görev yapılan şehirler ve eğitim hayatının bıraktığı izler, kitabın toplumsal yönünü güçlendiriyor. “Öğrencilerime…” başlıklı şiirde yer alan şu dizeler, öğretmen Mıdık’ın insana bakışındaki inceliği gösteriyor: “Gencecik karanfiller Hepsi yıldız bakışlı.” Bu dizelerde öğrenci, yalnızca okul sıralarında karşılaşılan bir genç değildir; korunması, büyütülmesi ve geleceğe taşınması gereken kırılgan bir çiçek, bir ışık, bir umut olarak görülür. Şairin öğretmen kimliği, kitap boyunca yalnızca biyografik bir bilgi olarak kalmaz. İnsana, gençliğe, memlekete ve toplumsal acılara dönük duyarlılığın temel kaynaklarından biri hâline gelir. Bu nedenle kitapta bireysel hüzün ile toplumsal hafıza aynı çizgide ilerler. TOPLUMSAL ACILAR, DARBE YILLARI VE ŞEHİT ÖĞRETMENLER “Kör Karanlıktan Sızanlar”da sevda, hatıra ve hastalık kadar toplumsal acılar da geniş yer tutuyor. Mıdık’ın şiirlerinde 12 Eylül, demokrasi, şehit öğretmenler, ülke meseleleri ve toplumsal kırılmalar açık biçimde hissediliyor. Şair, bazı şiirlerinde bir dönemin sert siyasal atmosferini ve toplumsal yaralarını doğrudan imgelerle kuruyor. Demokrasiye dair yazdığı dizelerde ülkenin geçirdiği badireler, yıpranmış bir beden imgesiyle anlatılıyor. Şehit öğretmenlere ayrılan şiirlerde ise okul, sınıf, koridor, çocuk ve ölüm aynı acı ekseninde birleşiyor. Bu bölümler, Mıdık’ın şiirini yalnızca bireysel bir iç döküş olmaktan çıkarıyor. Kitap, bir öğretmenin tanıklık ettiği ülke acılarını, eğitim hayatının kırılganlığını ve toplumsal hafızada kapanmayan yaraları da taşıyor. GURBET, SEVDA VE YALNIZLIK Kitapta aşk ve sevda teması da güçlü biçimde yer alıyor; ancak bu sevda çoğu zaman neşeli bir kavuşma duygusuyla değil, uzaklık, yoksunluk, bekleyiş ve iç sızıyla kuruluyor. Mıdık’ın şiirlerinde sevda, insanı çoğaltan kadar eksilten, ayakta tutan kadar yaralayan bir duygudur. Şair, kimi zaman sevdiği kişiye, kimi zaman geçmişte kalan bir duyguya, kimi zaman da artık yalnızca hatıra hâline gelmiş bir varlığa seslenir. Bu seslenişlerde abartılı bir romantizmden çok, yaşanmışlığın içinden gelen kırık bir içtenlik vardır. Hastalığın ağırlaştığı şiirlerde sevda daha da kırılganlaşır. İnsan, hem yaşama hem sevdiğine hem de geride bırakacaklarına aynı anda tutunmaya çalışır. Böylece aşk, kitabın içinde yalnızca duygusal bir başlık değil; ölümle yüzleşen insanın son sığınaklarından biri hâline gelir. TİREBOLU KÜLTÜRÜNE 15. KİTAP KATKISI Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği, “Kör Karanlıktan Sızanlar” ile kültür yayınlarına yeni bir eser daha ekledi. 1988 yılında kurulan dernek, bugüne kadar sosyal dayanışmanın yanı sıra kültür yayınlarıyla da Tirebolu’nun yazılı hafızasına katkı sundu. Derneğin ilk yayınlarından itibaren tarih, kültür ve yerel hafıza alanında ortaya koyduğu çalışmalar, “Kör Karanlıktan Sızanlar” ile şiir alanında yeni bir halkaya kavuştu. İbrahim Mıdık’ın kitabı, derneğin kültür yayınları arasında 15. eser olarak yerini aldı. Kitabın yayımlanma sürecinde Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği çevresinden isimlerin katkısı bulunurken, editörlük çalışması İsmet Rizeli tarafından yürütüldü. Böylece Mıdık’ın yıllarca kendi içinde sakladığı şiirler, Tirebolu kültür hafızasına bırakılan kalıcı bir edebî kayıt hâline geldi. KİTABA ULAŞIM VE İMZALI TEMİN BİLGİSİ “Kör Karanlıktan Sızanlar”, Tirebolu’da doğrudan İbrahim Mıdık ile iletişime geçilerek imzalı olarak temin edilebiliyor. Kitap ayrıca Arı Sanat Yayınları ve Kitapyurdu üzerinden çevrim içi satışa sunuldu. Okurlar, esere “İbrahim Mıdık – Kör Karanlıktan Sızanlar” adı ve ISBN 978-625-93586-8-0 bilgisiyle ulaşabiliyor. Tirebolu Kültür ve Yardımlaşma Derneği de kitap temini için iletişim kanallarını açık tutuyor. Dernek aracılığıyla yapılan kitap bağışları öğrenci burs fonuna aktarılıyor. Kitap için Tirebolu’da düzenlenecek tanıtım ve imza günü programı ayrıca duyurulacak. Bu yönüyle eser, yalnızca okura ulaşan bir şiir kitabı olarak değil; aynı zamanda Tirebolu’da kültür, dayanışma ve eğitim desteği arasında bağ kuran anlamlı bir çalışma olarak da öne çıkıyor. KİTAP, BİR HAYATIN SESSİZ KAYDI OLARAK OKURUN KARŞISINDA İbrahim Mıdık, “Kör Karanlıktan Sızanlar” ile yıllarca kendine sakladığı dizeleri okura emanet ediyor. Kitapta bir öğretmenin ömrü, bir hastanın mücadelesi, bir Tirebolulunun memleket hafızası, bir insanın sevdayla, acıyla ve ölümle kurduğu bağ aynı şiir dünyasında buluşuyor. Mıdık’ın dizelerinde karanlık, tek başına bir son anlamına gelmiyor. Karanlığın içinden hatıralar, dostlar, öğrenciler, sevdalar, memleket yolları ve kelimeye sığınan insan sesi sızıyor. Bu ses bazen hastane odasında ağırlaşıyor, bazen Tirebolu’ya dönmek istiyor, bazen eski dostları anıyor, bazen de ölümün kapısında bile şiirle konuşmayı sürdürüyor. “Kör Karanlıktan Sızanlar”, hüzünlü, içli ve kişisel bir şiir kitabı olmanın yanında, Tirebolu kültür hafızasına bırakılmış güçlü bir edebî iz olarak okurla buluşuyor. Eser, insanın en zor zamanlarında bile kelimelerin bir sığınak, şiirin bir direnç ve hatıraların unutulmaya karşı sessiz bir tanıklık olabileceğini gösteriyor.

GİRESUNLULARIN İL DIŞINDAKİ DERNEK AĞI GENİŞLİYOR Haber

GİRESUNLULARIN İL DIŞINDAKİ DERNEK AĞI GENİŞLİYOR

GİRESUNLULARIN İL DIŞINDAKİ DERNEK AĞI GENİŞLİYOR Giresun ili dışında faaliyet gösteren Giresunlu dernekleri, vakıfları, federasyonları, birlikleri ve şubelerine ilişkin hazırlanan çalışmada açık kaynaklarda görülebilen kayıt sayısı 40’a yaklaştı. İstanbul, Bursa ve Kocaeli’de yoğunlaşan sivil toplum ağı; Sakarya, Samsun, Ankara, İzmir ve Tekirdağ’a kadar uzanıyor. Bursa’daki federasyon yapısına bağlı 32 ilçe ve köy derneği bilgisi ise toplam sayının daha da yukarı çıkabileceğini gösteriyor. İSTANBUL GİRESUNLU SİVİL TOPLUM AĞININ MERKEZİNDE Giresunluların il dışındaki sivil toplum yapılanmasında en geniş görünüm İstanbul’da ortaya çıktı. Arnavutköy, Bayrampaşa, Esenler, Esenyurt, Eyüpsultan, Kartal, Bahçelievler, Zeytinburnu, Sultanbeyli, Pendik ve Şişli’de Giresun adıyla faaliyet gösteren dernek ve vakıf kayıtları listede yer aldı. İstanbul’daki tablo yalnızca ilçe merkezli hemşehri dernekleriyle sınırlı kalmadı. Giresunlular Eğitim ve Kültür Merkezi Derneği, Giresunlu Kamu Çalışanları Derneği, Giresun Dernekleri Birliği Derneği, Giresun Vakfı ve Giresun federatif yapıları da kentteki örgütlenmenin parçaları arasında yer aldı. Bu görünüm, İstanbul’daki Giresunlu nüfusun kültür, dayanışma, yardımlaşma, eğitim, kamu çalışanları, vakıf ve federasyon çatısı altında farklı başlıklarda örgütlendiğini ortaya koydu. BURSA VE KOCAELİ FEDERASYON YAPILARIYLA DİKKAT ÇEKTİ Bursa’da Giresunluların dernekleşme faaliyetleri il merkezi ve İnegöl üzerinden kayıtlara yansıdı. Bursa Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği / Bursa Giresunlular Derneği, İnegöl Giresunlular Derneği ve Bursa Giresun Federasyonu / Giresunlular Federasyonu, ildeki Giresunlu sivil toplum varlığının ana başlıkları arasında yer aldı. Bursa’daki federasyon yapısının 32 ilçe ve köy derneğiyle anılması, şehirdeki Giresunlu örgütlenmesinin ilk tabloda görünen kayıtların ötesinde daha geniş bir zemine sahip olduğunu gösterdi. Bu derneklerin adları kamuya açık kaynaklarda toplu biçimde yer almadığı için listeye ayrı satırlar halinde eklenmedi. Kocaeli’de ise İzmit merkezli Kocaeli Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği ile Gebze merkezli Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu öne çıktı. Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu’na bağlı üye dernek yapıları da ildeki örgütlenmenin federasyon çatısı altında sürdüğünü gösterdi. ANKARA’DA DERNEK VE VAKIF YAPILARI ÖNE ÇIKTI Ankara’da Giresun İş İnsanları ve Bürokratları Derneği’nin genel merkez yapılanması ile GİRİB Ankara Merkez kaydı listede yer aldı. Kentte ayrıca GİRESUN ve İlçeleri Derneği ile GİRESUN Eğitim Sağlık Vakfı / GİRSEV de Giresunlu sivil toplum ağı içinde dikkat çeken başlıklar arasında bulundu. Ankara’daki yapı, hemşehri dayanışmasının yanında eğitim, sağlık, iş dünyası, bürokrasi ve sosyal destek alanlarında da örgütlenme zemini bulunduğunu gösterdi. SAKARYA, SAMSUN, İZMİR VE TEKİRDAĞ DA LİSTEDE Sakarya’da Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Sakarya Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği listede yer aldı. Samsun’da Samsun Giresunlular Derneği ve İlkadım’da Giresunlu Kültür ve Yardımlaşma Derneği açık kaynaklarda görülen kayıtlar arasında bulundu. İzmir ve Tekirdağ’da ise GİRİB şubeleri, Giresunlu örgütlenmesinin farklı kentlere yayılan mesleki ve ekonomik dayanışma ayağını oluşturdu. GİRİB ŞUBELERİ FARKLI İLLERE YAYILDI Giresun İş İnsanları ve Bürokratları Derneği, il dışındaki Giresunlu yapılanmasında ayrı bir alan oluşturdu. Ankara’daki genel merkez ve merkez yapının yanında Bursa, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Samsun ve Tekirdağ şubeleri listede yer aldı. GİRİB’in farklı illerdeki şubeleri, Giresunlu hemşehri örgütlenmesinin yalnızca kültür ve dayanışma alanında değil; iş dünyası, bürokrasi ve mesleki dayanışma zemininde de yaygınlaştığını gösterdi. İL DIŞINDA TESPİT EDİLEN GİRESUNLU DERNEKLERİ, VAKIFLARI VE ÜST YAPILARI İl İlçe / Bölge Kurum adı Tür İstanbul Arnavutköy Arnavutköy Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Bayrampaşa Bayrampaşa Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Esenler Esenler Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Esenyurt Esenyurt Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Eyüpsultan / Eyüp Eyüp Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Kartal Giresunlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği Dernek İstanbul Kartal / Topselvi Kartal Topselvi Giresunlular Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Kartal / Kurfalı Kurfalı Yeşil Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Bahçelievler İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Zeytinburnu Zeytinburnu Tüm Giresunlular Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği Dernek İstanbul Sultanbeyli Sultanbeyli Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Pendik Pendik Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Şişli Giresun Vakfı Vakıf İstanbul İlçe açık kaynakta net değil Giresunlular Eğitim ve Kültür Merkezi Derneği Dernek İstanbul İlçe açık kaynakta net değil Giresunlu Kamu Çalışanları Derneği Dernek İstanbul İlçe açık kaynakta net değil Giresun Dernekleri Birliği Derneği Birlik / Dernek İstanbul İstanbul geneli İstanbul Giresunlular Dernekler Federasyonu / Giresun federatif yapıları Federasyon / Üst yapı İstanbul İstanbul GİRİB İstanbul Şubesi Şube Bursa Osmangazi / Bursa geneli Bursa Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği / Bursa Giresunlular Derneği Dernek Bursa İnegöl İnegöl Giresunlular Derneği Dernek Bursa Bursa geneli Bursa Giresun Federasyonu / Giresunlular Federasyonu Federasyon Bursa Bursa GİRİB Bursa Şubesi Şube Kocaeli İzmit Kocaeli Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği Dernek Kocaeli Gebze Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu Federasyon Kocaeli Kocaeli geneli Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu üye dernekleri Federasyon üyeleri Kocaeli Kocaeli GİRİB Kocaeli Şubesi Şube Sakarya Adapazarı / Merkez Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek Sakarya Adapazarı Sakarya Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek Sakarya Sakarya GİRİB Sakarya Şubesi Şube Samsun Samsun merkez Samsun Giresunlular Derneği Dernek Samsun İlkadım Giresunlu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Dernek Samsun Samsun GİRİB Samsun Şubesi Şube Ankara Ankara merkez Giresun İş İnsanları ve Bürokratları Derneği - GİRİB Genel Merkez Dernek / Genel merkez Ankara Ankara GİRİB Ankara Merkez Şube / Merkez Ankara Ankara GİRESUN ve İlçeleri Derneği Dernek Ankara Ankara GİRESUN Eğitim Sağlık Vakfı / GİRSEV Vakıf İzmir İzmir GİRİB İzmir Şubesi Şube Tekirdağ Tekirdağ GİRİB Tekirdağ Şubesi Şube 40’A YAKLAŞAN KAYIT DAHA GENİŞ BİR AĞA İŞARET EDİYOR Giresun ili dışında açık kaynaklarda görülebilen dernek, vakıf, federasyon, birlik, genel merkez ve şube kayıtları 40’a yaklaştı. İstanbul’daki yoğun yapı, Bursa’daki federasyon ağı, Kocaeli’deki örgütlü görünüm ve Ankara’daki dernek-vakıf başlıkları, Giresunluların il dışındaki sivil toplum varlığının farklı alanlara yayıldığını ortaya koydu. Bursa Giresun Federasyonu’na bağlı 32 ilçe ve köy derneği, Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu’na bağlı üye dernekler ve İstanbul’daki federatif yapıların altındaki dernekler ayrı ayrı netleştirildiğinde toplam sayının daha da yükselmesi bekleniyor. BAZI KAYITLAR AYRI TEYİT GEREKTİRİYOR Bursa Giresun Federasyonu’na bağlı 32 ilçe ve köy derneğinin adları açık kaynaklarda toplu biçimde yer almadığı için listeye tek tek eklenmedi. Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu’na bağlı üye dernekler ve İstanbul’daki federatif yapılara bağlı alt dernekler de ayrı resmi kayıt taramasıyla netleştirilecek başlıklar arasında bulunuyor. Yurt dışındaki Giresun veya Giresun bağlantılı Karadeniz dernekleri ise bu çalışmanın dışında tutuldu. Bu başlık için ayrıca “yurt dışındaki Giresunlu dernekleri” adıyla yeni bir liste hazırlanması gerekiyor. İlk tablo, Giresunluların Türkiye’nin farklı illerinde kültür, dayanışma, yardımlaşma, eğitim, sağlık, iş dünyası, bürokrasi, vakıf ve federasyon çatısı altında örgütlü bir sivil toplum varlığı oluşturduğunu gösteriyor.

OBBKT’YE “YILIN EKİBİ” ÖDÜLÜ Haber

OBBKT’YE “YILIN EKİBİ” ÖDÜLÜ

OBBKT’YE “YILIN EKİBİ” ÖDÜLÜ Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu, “O Güzelim Kaymaklı Dondurma Rengi Elbise” oyunuyla 13. Uluslararası Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri’nde “Yılın Ekibi” ödülünü kazandı. Jüri kararıyla gelen ödül, OBBKT’nin sahne disiplini, ekip uyumu ve sezon içindeki üretimini tiyatro dünyasının önemli organizasyonlarından birinde öne çıkardı. OBBKT’NİN SAHNE BAŞARISI ÖDÜL GETİRDİ Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu, tiyatro dünyasının prestijli organizasyonları arasında yer alan 13. Uluslararası Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri kapsamında önemli bir başarıya imza attı. OBBKT, “O Güzelim Kaymaklı Dondurma Rengi Elbise” adlı oyunuyla jüri tarafından “Yılın Ekibi” ödülüne layık görüldü. Ray Bradbury’nin “The Wonderful Ice Cream Suit” adlı eserinden uyarlanan oyun, ortak bir hayalin etrafında buluşan altı arkadaşın hikâyesini sahneye taşıyor. Dostluk, umut, dayanışma ve hayata tutunma duygusu üzerine kurulan oyun, OBBKT oyuncularının kolektif sahne enerjisiyle sezonun dikkat çeken yapımları arasında yer aldı. JÜRİ SEZON BOYUNCA SAHNE ÜRETİMİNİ DEĞERLENDİRDİ Yeni Tiyatro Dergisi tarafından düzenlenen Emek ve Başarı Ödülleri, tiyatronun yalnızca sahne önündeki oyunculuk performansını değil, sahne arkasındaki üretim emeğini de kapsayan geniş bir değerlendirme yapısıyla öne çıkıyor. Organizasyonda oyunculuk, yönetmenlik, yapım, dramaturgi, sahne tasarımı, kostüm, ışık, müzik, koreografi, çocuk oyunu, uyarlama, ekip performansı ve kültür sanata katkı gibi başlıklar ayrı ayrı değerlendiriliyor. 2026 ödüllerinde seçimleri jüri komitesi yaptı. Jüri, sezon boyunca sahnelenen oyunları ve uluslararası festivallerde yer alan yapımları değerlendirmeye aldı. Bu yıl önceki yıllara kıyasla daha az sayıda ödül verilmesi, OBBKT’nin aldığı “Yılın Ekibi” ödülünün seçici bir değerlendirme sürecinden geçtiğini gösterdi. GÜL ONAT’A ONUR, NEDİM SABAN’A EMEK ÖDÜLÜUluslararası Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri’nin 2026 listesinde tiyatro dünyasının önemli isimleri de yer aldı. Gül Onat, bu yıl Onur Ödülü alacak isimler arasında bulunurken, tiyatroya uzun yıllar emek veren Nedim Saban ise Emek Ödülü ile onurlandırılacak. Ödül töreni, 15 Haziran 2026 Pazartesi akşamı İstanbul Mecidiyeköy Torun Center Büyük Salon’da gerçekleştirilecek. 2026 listesinde kamuya açık kaynaklara yansıyan başlıklar arasında OBBKT’nin “Yılın Ekibi” ödülü, Gül Onat’ın Onur Ödülü ve Nedim Saban’ın Emek Ödülü öne çıktı. ORDU TİYATROSU KÖKLÜ BİR GELENEĞİ TEMSİL EDİYOR OBBKT’nin aldığı ödül, Ordu’nun tiyatro geçmişi açısından da ayrı bir anlam taşıyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu, Türkiye’nin köklü şehir tiyatroları arasında yer alıyor. Kurumun geçmişi, Ordu’da tiyatronun yerel kültür hayatındaki güçlü yerini gösterirken, “O Güzelim Kaymaklı Dondurma Rengi Elbise” ile gelen ödül bu birikimin güncel sahne üretimiyle sürdüğünü ortaya koydu. OBBKT, son yıllarda yalnızca Ordu’daki seyirciyle değil, farklı şehirlerdeki tiyatro izleyicisiyle de buluştu. “O Güzelim Kaymaklı Dondurma Rengi Elbise” oyunu, festival programlarında sahnelenerek kurumun ulusal tiyatro çevrelerindeki görünürlüğünü artırdı. GEÇEN YILIN ÖDÜL LİSTESİNDE GÜÇLÜ İSİMLER YER ALDI Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri, önceki yıllarda da tiyatro ve sinema alanından çok sayıda önemli ismi, kurumu ve sahne üretimini ödüllendirdi. 2025 yılında düzenlenen 12. Uluslararası Emek ve Başarı Ödülleri listesinde Atilla Dorsay, Halil Ergün ve Naşit Özcan Onur Ödülü’ne değer görüldü. Deniz Gökçer, Ayşen İnci, Ali Düşenkalkar ve Hülya Karakaş ise Emek Ödülü aldı. Aynı listede Demet Evgar ve Tilbe Saran, “Afife” oyunundaki performanslarıyla Yılın Oyuncusu seçildi. Enis Arıkan, “Hayalperest” ile Yılın Performansı ödülünü aldı. “Medea Material” İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımıyla En İyi Yapım ödülünü kazanırken, “Radyo-yu Hümayun” ve “Ağrı Dağı Efsanesi” komedi/müzikal yapım başlığında öne çıktı. 2025 ödüllerinde sahne arkası üretim de ayrı başlıklarla değerlendirildi. Dekor, kostüm, ışık, müzik, koreografi ve afiş tasarımı gibi alanlarda verilen ödüller, organizasyonun tiyatro sanatını yalnızca oyunculuk performansıyla sınırlı görmediğini; sahne üretiminin bütün bileşenlerini dikkate aldığını gösterdi. ŞEHİR TİYATROLARI VE YEREL SAHNELER DE LİSTEDE YER BULDUUluslararası Emek ve Başarı Ödülleri’nde şehir tiyatroları ve yerel sahneler de dikkat çeken başarılar elde etti. İBB Şehir Tiyatroları, 2025 listesinde 7 ödül kazandı. Şişli Tiyatrosu’nda sahnelenen Türkiye-Makedonya ortak yapımı “O Birisi”, Uluslararası Barış ve Kardeşlik Ödülü aldı. “Yağmur Sıkıntısı” ise En İyi Çıkış Yapan Kadın Oyuncu ve Yılın Dramaturgu ödülleriyle listede yer buldu. OBBKT’nin 2026 yılında “Yılın Ekibi” ödülüne uzanması, şehir tiyatrolarının Türkiye tiyatro sahnesindeki yerini bir kez daha görünür kıldı. Ordu’dan çıkan bir yapımın uluslararası başlık taşıyan ve jüri değerlendirmesiyle verilen bir ödül organizasyonunda öne çıkması, yerel tiyatro üretiminin yalnızca bulunduğu kentin kültür hayatıyla sınırlı kalmadığını; ulusal ölçekte de karşılık bulduğunu ortaya koydu.

LİMAN KAVŞAĞI’NDA BİR AİLE YOK OLDU Haber

LİMAN KAVŞAĞI’NDA BİR AİLE YOK OLDU

LİMAN KAVŞAĞI’NDA BİR AİLE YOK OLDU Giresun Liman Kavşağı’nda kırmızı ışıkta bekleyen otomobile TIR’ın arkadan çarpmasıyla aynı aileden 5 kişi hayatını kaybetti. Ali ve Melek Yıldız çifti ile çocukları Hamza, Hasan ve Sadem Yağmur Yıldız’ın cenazesi Trabzon’un Arsin ilçesinde toprağa verildi. Geride, çiçeklerle donatılan mezarlar ve bir kentin hafızasına kazınan tarifsiz bir acı kaldı. BAYRAM YOLCULUĞU MATEME DÖNDÜ Giresun, Karadeniz Sahil Yolu Liman Kavşağı’nda yaşanan zincirleme kazayla sarsıldı. Bayram tatili için yola çıkan Yıldız ailesinin bulunduğu otomobile, kırmızı ışıkta beklediği sırada arkadan gelen TIR çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil savruldu, öndeki araçlara çarptı ve kaza 4 aracın karıştığı zincirleme faciaya dönüştü. Kazada Ali Yıldız, eşi Melek Yıldız ile çocukları Hamza, Hasan ve Sadem Yağmur Yıldız hayatını kaybetti. Aynı araçta bulunan ailenin kızları Rana Meltem Yıldız ile diğer araçlarda bulunan yaralılar hastanelere kaldırıldı. ARSİN’DE BEŞ MEZAR YAN YANA Yıldız ailesi için Trabzon’un Arsin ilçesinde cenaze töreni düzenlendi. Törene katılanlar, aynı aileden beş kişinin tabutları başında tarifsiz bir acıya ortak oldu. Ali ve Melek Yıldız çifti ile çocukları Hamza, Hasan ve Sadem Yağmur’un mezarları çiçeklerle donatıldı. Mezarlıkta ortaya çıkan görüntü, kazanın büyüklüğünü kelimelerden daha ağır anlattı. Yan yana açılan mezarlar, yalnızca bir ailenin değil, bayram yolculuğuna umutla çıkan herkesin yüreğine çöken matemin simgesi oldu. “ANLATILIP İFADE EDİLECEK BİR ŞEY DEĞİL” Arsin Konak Mahallesi Muhtarı Orhan Yaşar Sunguroğlu, ailenin ata toprağına geldiğini belirterek acının büyüklüğünü şu sözlerle anlattı: “Bayram arifesinde aile büyüklerini ziyaretlere gelirken Giresun’da talihsiz bir kaza oluyor. 5 kişi can verdi. Çok üzücü bir olay. Anlatılıp ifade edilebilecek bir şey değil bunlar.” Bu sözler, cenaze törenine hâkim olan sessizliği ve çaresizliği özetledi. Yıldız ailesinin İstanbul’dan memleket ziyareti için yola çıktığı, iki ailenin aynı zamanda hareket ettiği ve kazada yaralanan Ferhat Yıldız ile hayatını kaybeden Ali Yıldız’ın amca çocukları olduğu aktarıldı. KAZA KAMERAYA YANSIDI, TIR SÜRÜCÜSÜ TUTUKLANDI Facianın güvenlik kamerası görüntülerine yansıdığı bildirildi. Görüntülerde TIR’ın kırmızı ışıkta bekleyen araçlara arkadan çarptığı anlar yer aldı. Kazanın ardından tedavisi tamamlanan TIR sürücüsü Musa Uzun gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen sürücü çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. GERİDE DERİN BİR SESSİZLİK KALDI Arsin’deki mezarlıkta Ali, Melek, Hamza, Hasan ve Sadem Yağmur Yıldız için hazırlanan mezarlar sarı ve turuncu çiçeklerle süslendi. Giresun Liman Kavşağı’nda başlayan facia, Trabzon Arsin’de beş mezarın başında derin bir yasla son buldu. Bayram yoluna çıkan bir aileden geriye, isimleri mezar taşlarına yazılan beş can ve yakınlarının omuzlarında taşımak zorunda kaldığı benzersiz bir acı kaldı. SORUMLULUK SADECE DİREKSİYON BAŞINDA DEĞİL Bu facianın ardından yalnızca TIR sürücüsünün değil, Liman Kavşağı’nda yıllardır dile getirilen risklere rağmen gerekli tedbirleri zamanında almayanların da sorumluluğu tartışılmalıdır. Bir aile bayram yolunda yok oldu. Beş can aynı mezarlıkta yan yana toprağa verildi. Çocukların bayram sevinci, anne ve babanın memleket yolculuğu, geride kalanların hayatı bir kavşakta karardı. Bu yolda gerekli önlemleri zamanında almayanlar, görevini eksik yapanlar, uyarıları görmezden gelenler bayram sevincini aileleriyle nasıl huzur içinde yaşayacak? Çünkü bu acı yalnızca bir trafik kazası olarak geçiştirilemez. Kırmızı ışıkta bekleyen bir otomobilin arkasından gelen ağır tonajlı aracın altında kalması, yol güvenliği, kavşak düzeni, denetim, hız kontrolü, uyarı sistemleri ve kamu sorumluluğu başlıklarını yeniden gündeme taşımaktadır. Ali, Melek, Hamza, Hasan ve Sadem Yağmur Yıldız artık yok. Geride beş mezar, yaralı yakınlar ve cevap bekleyen ağır bir soru kaldı: Bu kavşakta başka canlar yanmadan kim hangi tedbiri alacak?

BULANCAK’IN “ONURLU PAYLAŞIM” MODELİ İSTANBUL’DA 400 BELEDİYEYE ÖRNEK OLDU Haber

BULANCAK’IN “ONURLU PAYLAŞIM” MODELİ İSTANBUL’DA 400 BELEDİYEYE ÖRNEK OLDU

BULANCAK’IN “ONURLU PAYLAŞIM” MODELİ İSTANBUL’DA 400 BELEDİYEYE ÖRNEK OLDU Bulancak Belediyesi’nin sosyal belediyecilik alanında hayata geçirdiği “Sürdürülebilir Gıda ve Sosyal Belediyecilik” projesi, İstanbul’da düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu’nda büyük ilgi gördü. Sosyal Market, Halk Et ve Aşevi uygulamalarını bir araya getiren model, “Onurlu Paylaşım” anlayışıyla yerel yönetimler için örnek çalışma olarak öne çıktı. SAĞLIKLI KENTLER FORUMU İSTANBUL’DA DÜZENLENDİ Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu, 13-14 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi. Birliğe üye 400 belediyenin yanı sıra akademisyenler ve üniversite temsilcilerinin katıldığı forumda, Bulancak Belediyesi’nin sosyal belediyecilik alanındaki çalışmaları dikkat çekti. SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDADA “BULANCAK MODELİ” TANITILDI Forum kapsamında “Üyelerimizden Örnek Uygulamalar” temasıyla hazırlanan fuaye alanında, Bulancak Belediyesi’nin “Sürdürülebilir Gıda ve Sosyal Belediyecilik” projesi katılımcılara tanıtıldı. Gıda, su ve enerji başlıklarında sergilenen iyi uygulama örnekleri arasında yer alan Bulancak modeli, toplumsal dayanışmayı teknoloji, sürdürülebilirlik ve sosyal destek anlayışıyla birleştiren yapısıyla ilgi gördü. SOSYAL MARKET, HALK ET VE AŞEVİ AYNI MODELDE BULUŞTU Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç’ın öncülüğünde hayata geçirilen proje, Sosyal Market, Halk Et ve Aşevi uygulamalarını aynı sosyal destek zinciri içinde buluşturdu. Sosyal Market uygulaması, ihtiyaç sahibi vatandaşların temel ihtiyaçlara modern, düzenli ve insan onurunu önceleyen bir sistemle ulaşmasını sağlıyor. Halk Et uygulaması, vatandaşların sağlıklı, güvenilir ve ekonomik et ürünlerine erişimini kolaylaştırıyor. Aşevi hizmeti ise günlük sıcak yemek ihtiyacını karşılarken gıda israfının önlenmesine ve paylaşım kültürünün güçlenmesine katkı sunuyor. “ONURLU PAYLAŞIM” VURGUSU ÖNE ÇIKTI Bulancak Belediyesi’nin tanıtımında öne çıkan “Onurlu Paylaşım” anlayışı, projenin yalnızca klasik bir yardım faaliyeti olmadığını ortaya koydu. Model, sosyal desteği vatandaşın hakkını koruyan, insan onuruna yakışır biçimde sunan ve sürdürülebilirliği esas alan bir yerel yönetim uygulaması olarak dikkat çekti. Forumda projeyi inceleyen üniversite temsilcileri, Bulancak Belediyesi’nin çalışmasını yerel yönetimler açısından örnek alınabilecek bir model olarak değerlendirdi. Proje, akademik düzeyde incelenebilecek başarılı bir yerel gıda politikası örneği olarak da öne çıktı. İLÇE BELEDİYECİLİĞİNDEN GÜÇLÜ SOSYAL MODEL Bulancak’ın “Onurlu Paylaşım” modeli, İstanbul’daki forumda aldığı ilgiyle sosyal belediyecilikte ölçekten çok vizyonun belirleyici olduğunu gösterdi. Bulancak Belediyesi’nin çalışması, sürdürülebilir kalkınma, gıda güvenliği, sosyal destek ve insan onurunu önceleyen hizmet anlayışının ilçe belediyeleri eliyle de güçlü biçimde uygulanabileceğini ortaya koydu.

TEMSİLCİ GENÇ PROGRAMI’NDA 2026 HEYECANI BAŞLIYOR Haber

TEMSİLCİ GENÇ PROGRAMI’NDA 2026 HEYECANI BAŞLIYOR

TEMSİLCİ GENÇ PROGRAMI’NDA 2026 HEYECANI BAŞLIYOR Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 2026 yılı Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen Temsilci Genç Programı’nın sonuçları açıklandı. Türkiye’nin 81 ili, KKTC ve yurt dışından yapılan başvurular arasından seçilen gençler, 14-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ankara başta olmak üzere İstanbul, Bursa, Bilecik ve Eskişehir’de gerçekleştirilecek resmi tören, ziyaret ve etkinliklerde yer alacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2026 yılı Temsilci Genç Programı kapsamında Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı programlarında görev alacak gençleri belirledi. Türkiye genelinde gençlerin temsil kabiliyetini, sosyal sorumluluk bilincini, gönüllülük faaliyetlerine katılımını, kültürel, sportif ve sosyal alanlardaki aktif rolünü öne çıkaran program, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirilecek. 15-21 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Gençlik Haftası kapsamında yürütülen programla gençlerin milli ve manevi değerlere bağlı, toplumsal sorumluluk bilinci yüksek, üretken, aktif ve temsil gücü yüksek bireyler olarak Türkiye’yi temsil etmeleri hedefleniyor. 3 BİN 911 GENÇ BAŞVURU YAPTI 2026 yılı Temsilci Genç Programı için başvurular 3 Mart-2 Nisan 2026 tarihleri arasında alındı. Türkiye’nin 81 ili, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve yurt dışından yapılan başvurular sonucunda toplam 3 bin 911 genç programa başvurdu. Başvuru sürecinde gençlerin yalnızca akademik ya da bireysel başarıları değil, toplumsal hayata katılımları, gönüllülük faaliyetlerindeki rolleri, gençlik çalışmalarına ilgileri ve temsil kabiliyetleri de dikkate alındı. Program, farklı şehirlerden ve farklı sosyal çevrelerden gelen gençlerin ortak bir gençlik haftası atmosferinde buluşmasını sağlayacak. Gençler, hem kendi şehirlerini temsil edecek hem de Türkiye’nin gençlik vizyonunu yansıtan etkinliklerde yer alacak. DEĞERLENDİRMEDE TEMSİL KAPASİTESİ ÖNE ÇIKTI Temsilci Genç Programı için yapılan başvurular belirlenen kriterler doğrultusunda değerlendirildi. Değerlendirme sürecinde gençlerin temsil kapasitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı faaliyetlerine katılımı, gönüllülük ve gençlik çalışmalarındaki aktifliği, sportif, kültürel ve sosyal etkinliklerde üstlendikleri roller ile özel yetenek ve başarı durumları esas alındı. Bu kapsamda seçilen gençler, Gençlik Haftası boyunca düzenlenecek programlarda illerini, KKTC’yi ve yurt dışındaki Türk gençliğini temsil edecek. Temsilci Gençler, yalnızca törenlerde yer almakla kalmayacak; farklı illerden gelen gençlerle bir araya gelerek ortak etkinliklere katılacak, tarihi ve kültürel ziyaretlerde bulunacak ve gençlik haftasının ulusal programlarında aktif görev alacak. PROGRAM 14-21 MAYIS TARİHLERİNDE DÜZENLENECEK 2026 yılı Temsilci Genç Programı, 14-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Programın merkezi Ankara olacak. Bunun yanında İstanbul, Bursa, Bilecik ve Eskişehir’de de çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Temsilci gençler, program kapsamında resmi törenlere, gençlik buluşmalarına, kültürel ve tarihi ziyaretlere katılacak. Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında hazırlanan etkinlikler, gençlerin hem milli bayram coşkusunu yaşamasına hem de Türkiye’nin tarihi ve kültürel mirasını yakından tanımasına imkân sağlayacak. Ankara başta olmak üzere farklı şehirlerde gerçekleştirilecek programlar, gençlerin ülke genelinden gelen akranlarıyla tanışmasına, ortak deneyim kazanmasına ve gençlik çalışmalarına dair farkındalıklarını artırmasına katkı sunacak. GİRESUN’U İKİ TEMSİLCİ GENÇ TEMSİL EDECEK 2026 yılı Temsilci Genç Programı’nda Giresun’dan da iki genç yer alacak. Program kapsamında Giresun’u Mert Abdullah Arslan ve Esra Hanım Tombuloğlu temsil edecek. Giresunlu temsilci gençler, 14-21 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek programlarda kentin gençlik enerjisini, sosyal katılım bilincini ve temsil gücünü ortaya koyacak. Arslan ve Tombuloğlu, Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında gerçekleştirilecek resmi törenlerde, ziyaretlerde ve gençlik etkinliklerinde Giresun adına yer alacak. Giresun’dan seçilen gençlerin programa katılması, kentin gençlik çalışmalarındaki görünürlüğü açısından da önem taşıyor. Türkiye’nin farklı illerinden seçilen temsilci gençlerle aynı programda yer alacak Giresunlu gençler, hem şehirlerini temsil edecek hem de ulusal düzeyde düzenlenen gençlik faaliyetlerinde aktif görev üstlenecek. GENÇLİK HAFTASI’NDA ULUSAL BULUŞMA Gençlik Haftası, Türkiye’de gençlerin sosyal, kültürel, sportif ve toplumsal hayata katılımını öne çıkaran önemli haftalar arasında yer alıyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile birlikte kutlanan hafta boyunca gençlere yönelik farklı etkinlikler düzenleniyor. Temsilci Genç Programı da bu haftanın en dikkat çeken başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Program, Türkiye’nin farklı şehirlerinden seçilen gençleri aynı çatı altında buluşturuyor. Bu yönüyle program, gençlerin yalnızca kendi şehirlerini temsil ettiği bir organizasyon olmanın ötesinde, Türkiye genelinde gençlik dayanışmasını ve ortak temsil bilincini güçlendiren bir yapı taşıyor. Seçilen gençler, Gençlik Haftası boyunca düzenlenecek etkinliklerde hem bireysel başarıları hem de sosyal sorumluluk bilinciyle öne çıkacak. Program, gençlerin kamu kurumlarıyla, tarihi mekânlarla, kültürel miras alanlarıyla ve farklı şehirlerden gelen gençlerle buluşmasını sağlayacak. RESMİ TÖRENLER VE KÜLTÜREL ZİYARETLER YAPILACAK Temsilci Gençler, 14-21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek programlarda resmi törenlere katılacak. Gençler ayrıca tarihi ve kültürel mekânları ziyaret ederek Türkiye’nin milli hafızasında yer alan önemli merkezleri yakından görme fırsatı bulacak. Programın Ankara ayağı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın resmi törenleri açısından ayrı önem taşıyacak. İstanbul, Bursa, Bilecik ve Eskişehir’de yapılacak ziyaret ve etkinlikler ise gençlerin tarihi, kültürel ve sosyal açıdan zengin bir program geçirmesini sağlayacak. Bu kapsamda gençler, yalnızca izleyici olarak değil, programın aktif katılımcıları olarak yer alacak. Temsilci gençlerin törenlerde ve etkinliklerde üstleneceği rol, gençlerin ülke genelindeki görünürlüğünü artıracak. TÜRKİYE’NİN GENÇLİK ENERJİSİ PROGRAMDA BULUŞACAK 2026 yılı Temsilci Genç Programı, Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençleri aynı hedef etrafında bir araya getirecek. Program, gençlerin milli bayram coşkusunu ortak bir atmosferde yaşamasına, farklı şehirlerden gelen akranlarıyla tanışmasına ve Türkiye’nin gençlik çalışmalarına doğrudan katılım sağlamasına imkân verecek. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen programda seçilen gençler, temsil kabiliyetleri, sosyal sorumluluk bilinci, gönüllülük faaliyetlerine katılımları ve farklı alanlardaki başarılarıyla öne çıktı. Giresun temsilcileri Mert Abdullah Arslan ve Esra Hanım Tombuloğlu da bu kapsamda Gençlik Haftası ve 19 Mayıs programlarında kentin adını Türkiye genelindeki gençlik buluşmasında duyuracak. Temsilci gençler, hafta boyunca yapılacak etkinliklerde hem Giresun’u temsil edecek hem de Türkiye gençliğinin ortak heyecanına katkı sunacak.

ALUCRA MÜFTÜLÜĞÜNDEN HAFIZLIK ÖĞRENCİLERİNE KÜLTÜR GEZİSİ Haber

ALUCRA MÜFTÜLÜĞÜNDEN HAFIZLIK ÖĞRENCİLERİNE KÜLTÜR GEZİSİ

ALUCRA MÜFTÜLÜĞÜNDEN HAFIZLIK ÖĞRENCİLERİNE KÜLTÜR GEZİSİ Alucra İlçe Müftülüğü, Erkek Yatılı Hafızlık Kur’an Kursu öğrencilerinin moral ve motivasyonunu artırmak amacıyla Bursa, Çanakkale ve İstanbul’u kapsayan kültür gezisi düzenledi. Hafızlık eğitimini tamamlayan 11 öğrencinin de yer aldığı programa toplam 35 öğrenci katıldı. 35 ÖĞRENCİ ÜÇ ŞEHRİN TARİHİ MEKANLARINI GEZDİ Alucra İlçe Müftülüğü, hafızlık öğrencilerine yönelik kültür gezisi programı gerçekleştirdi. Erkek Yatılı Hafızlık Kur’an Kursu öğrencileri için düzenlenen geziye, hafızlık eğitimini tamamlayan 11 öğrencinin de aralarında bulunduğu toplam 35 öğrenci katıldı. Öğrenciler, Bursa, Çanakkale ve İstanbul’u kapsayan programda tarihi, kültürel ve manevi mekanları yerinde görme imkanı buldu. BURSA, ÇANAKKALE VE İSTANBUL ZİYARET EDİLDİ Program kapsamında öğrenciler, Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapan Bursa’daki tarihi mekanları ziyaret etti. Çanakkale’de şehitlikleri gezen öğrenciler, savaşların yaşandığı bölgelerde tarihi süreci yerinde inceledi. Gezinin son durağı İstanbul oldu. Öğrenciler, İstanbul’da başta tarihi camiler olmak üzere şehrin kültürel ve dini mekanlarını ziyaret etti. “ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLIYOR” Alucra İlçe Müftüsü Şaban Korkmaz, düzenlenen faaliyetlerin öğrencilerin eğitimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Korkmaz, hafızlık eğitimi alan gençlerin yalnızca ilmi yönden değil, kültürel ve manevi açıdan da donanımlı bireyler olarak yetişmesine öncelik verdiklerini ifade etti. “HAFIZLARIMIZ BU GEZİYİ HAK ETTİ” Müftü Korkmaz, hafızlık öğrencilerinin büyük bir azimle çalıştığını belirterek, şunları söyledi: “Hafızlarımız her zaman büyük bir azimle çalıştılar. Bu gayretlerinin karşılığı olarak böyle anlamlı bir geziyi hak ettiler. Gezi programına maddi ve manevi katkı sunan hayırseverlerimize, görevli din gönüllüsü hocalarımıza teşekkür ederim.” “KUR’AN NURDUR; GÖNÜLLERİ, HAYATI VE DÜNYAYI AYDINLATIR” Korkmaz, hafızlığın manevi değerine dikkat çekerek, öğrencilerin Kur’an’ın rehberliğinde yetiştiğini ifade etti. Korkmaz, “Kur’an nurdur; gönülleri, hayatı ve dünyayı aydınlatır. Hafızlarımız gönül dünyalarını bu nurla inşa ediyorlar. İnanıyoruz ki onlar, Kur’an’ın hem lafzını hem de manasını hayatlarına rehber edineceklerdir.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.