Hava Durumu

#İnsan Sağlığı

giresunsonhaber - İnsan Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Haber

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, gıda güvenliğinin yalnızca üretim ya da hijyen başlığıyla ele alınamayacağını belirterek insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının zorunlu hale geldiğini vurguladı. Yüksel, Türkiye’de gıda kaynaklı hastalıkların gerçek yükünü ortaya koyacak düzenli, şeffaf ve bütüncül veri sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “GÜVENSİZ GIDA KÜRESEL BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, güvenli gıdaya erişimin doğrudan insan yaşamını, çocuk sağlığını, hayvan sağlığını ve çevresel sürdürülebilirliği ilgilendirdiğini söyledi. Yüksel, Dünya Sağlık Örgütü’nün 4 Haziran 2026 tarihli güncel verilerinin gıda güvenliği alanındaki riskin boyutunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Her yıl yaklaşık 866 milyon insan güvensiz gıdalar nedeniyle hastalanıyor, 1,5 milyon insan yaşamını kaybediyor. Bu tablo, gıda güvenliğinin yalnızca bireysel dikkatle ya da mutfak hijyeniyle açıklanamayacak kadar büyük bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösteriyor” dedi. Güvensiz gıdanın toplumun tüm kesimlerini etkilediğini ancak çocukların bu riskten çok daha ağır biçimde etkilendiğini vurgulayan Yüksel, “Beş yaş altı çocuklar dünya nüfusunun yalnızca yüzde 9’unu oluşturmasına rağmen gıda kaynaklı hastalık yükünün yaklaşık üçte birini taşıyor. Bu yaş grubunun yetişkinlere göre yaklaşık üç kat daha yüksek risk altında olması, konunun aynı zamanda çocuk sağlığı ve gelecek kuşaklar açısından da ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. “KİMYASAL KİRLETİCİLER KALICI HASARLARA YOL AÇABİLİR” Yüksel, gıda kaynaklı risklerin yalnızca mikroorganizmalarla sınırlı olmadığını belirtti. Bakteri, virüs ve parazitlerin milyonlarca ishal vakasına yol açtığını aktaran Yüksel, kimyasal kirleticilerin de halk sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu kaydetti. Yüksel, “Kurşun, arsenik ve metilcıva gibi kimyasal kirleticiler gıda kaynaklı ölümlerde önemli paya sahiptir. Bu kirleticiler özellikle çocuklarda kalıcı nörolojik hasarlara neden olabilmektedir. Bu nedenle gıda güvenliği denildiğinde yalnızca görünen bozulma, hijyen eksikliği ya da tüketici alışkanlıkları değil; üretimden çevresel kirliliğe kadar uzanan bütün risk zinciri değerlendirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu. Gıda kaynaklı hastalıkların ekonomik yükünün de büyüdüğünü belirten Yüksel, küresel ekonomik yükün 2021 yılında 647 milyar ABD dolarına ulaştığının tahmin edildiğini hatırlattı. “TÜRKİYE’DE GIDA KAYNAKLI HASTALIK YÜKÜ DAHA ŞEFFAF ÖLÇÜLMELİ” Türkiye açısından en önemli başlıklardan birinin veri eksikliği olduğunu ifade eden Yüksel, gıda kaynaklı hastalıkların ulusal yükünü ortaya koyacak düzenli ve şeffaf sürveyans sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, “Küresel veriler gıda güvenliği alanında ağır bir halk sağlığı yükünü ortaya koyarken Türkiye açısından temel bir soru hâlâ yeterince net değildir: Her yıl kaç kişi gıda kaynaklı hastalık nedeniyle hastalanmakta veya yaşamını kaybetmektedir? Bu soruya düzenli, şeffaf ve bütüncül verilerle yanıt veremediğimiz sürece politika geliştirme kapasitemiz de sınırlı kalır” dedi. Risk yönetiminin bilimsel veriye dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Riskin ölçülemediği bir alanda etkin politika geliştirmek, kaynakları doğru yönlendirmek ve önceliklendirme yapmak mümkün değildir. Ölçülemeyen risk yönetilemez. Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha fazla veri üreten, daha şeffaf ve Tek Sağlık temelli bir yönetişim modeline ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı. “GIDA GÜVENLİĞİ TARLADAN SOFRAYA BÜTÜN ZİNCİRİN KONUSUDUR” Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün bu yılki temasının “Yükten Çözüme: Her Yerde Güvenli Gıda” olarak belirlendiğini hatırlatan Yüksel, çözümün Tek Sağlık yaklaşımında olduğunu söyledi. Yüksel, gıda güvenliğinin yalnızca son tüketim aşamasında denetlenecek bir alan olmadığını belirterek, “Gıda güvenliği tarladan sofraya uzanan zincirin her aşamasını ilgilendirir. Üretim, hayvan sağlığı, bitkisel üretim, su ve toprak kalitesi, çevresel kirlilik, taşıma, işleme, depolama, satış ve tüketim birlikte ele alınmadığında güvenli gıda sistemi kurulamaz. Parçalı yaklaşımlar yerine bütüncül bir sistem anlayışına ihtiyaç vardır” dedi. Zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, pestisit kalıntıları, ağır metaller ve çevresel kirlilik gibi risklerin gıda zinciri üzerinden doğrudan insan sağlığını etkilediğini vurgulayan Yüksel, bu risklerin çok sektörlü iş birliğiyle yönetilebileceğini belirtti. “VETERİNER HEKİMLER GIDA GÜVENLİĞİ ZİNCİRİNİN KRİTİK BİLEŞENİDİR” Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, güvenli gıda üretiminde veteriner hekimlerin rolünün hayati önemde olduğunu belirtti. Hayvan sağlığı korunmadan güvenli gıda üretiminin mümkün olmayacağını vurgulayan Yüksel, sürü sağlığı yönetimi, biyogüvenlik uygulamaları, kesim öncesi ve sonrası kontroller ile zoonozların önlenmesinin halk sağlığı açısından temel başlıklar olduğunu ifade etti. Yüksel, “Veteriner hekimler gıda güvenliği zincirinin kritik bir bileşenidir. Sağlıklı hayvan yetiştiriciliği, sürü sağlığı yönetimi, kesim öncesi ve sonrası kontroller, zoonozların önlenmesi ve biyogüvenlik uygulamaları olmadan güvenli gıda üretimi mümkün değildir. Bu alan yalnızca hayvan sağlığı hizmeti değil, doğrudan insan sağlığını koruyan bir halk sağlığı hizmetidir” diye konuştu. Bitkisel üretimin de aynı bütüncül yaklaşım içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yüksel, “Pestisitlerin doğru kullanımı, kalıntı kontrolü, su ve toprak kalitesinin korunması güvenli gıda sisteminin ayrılmaz parçalarıdır. Riskleri üretim aşamasında önlemek, halk sağlığı açısından en etkili yaklaşımdır” dedi. “TEK SAĞLIK BİLİMSEL BİR ÇERÇEVEDEN ÖTE POLİTİKA MODELİDİR” İklim değişikliği, küresel ticaret ve antimikrobiyal direnç gibi faktörlerin gıda güvenliği risklerini daha karmaşık hale getirdiğini ifade eden Yüksel, güvenli gıda meselesinin tek bir kurumun ya da sektörün sorumluluğuna bırakılamayacağını belirtti. Yüksel, “Gıda güvenliği yalnızca tarım sektörünün ya da sağlık sektörünün konusu değildir. İklim değişikliği, küresel ticaret, çevresel kirlilik ve antimikrobiyal direnç gibi faktörler riskleri daha karmaşık hale getiriyor. Bu nedenle Tek Sağlık yaklaşımı yalnızca bilimsel bir çerçeve değil, aynı zamanda etkili bir politika modelidir” ifadelerini kullandı. Türkiye’de gıda güvenliği sisteminin bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve kurumlar arası iş birliğine dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. Hayvan sağlığı korunmadan insan sağlığı korunamaz. Çevre korunmadan güvenli gıda üretilemez. Güvenli gıda olmadan sağlıklı bir gelecek mümkün değildir” dedi. “BİLİMSEL VERİYE DAYALI GIDA GÜVENLİĞİ SİSTEMİ ARTIK ZORUNLUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha güçlü veri altyapısına, şeffaf yönetişime, etkin denetime ve Tek Sağlık temelli politika modeline ihtiyacı olduğunu belirtti. Yüksel, “Ülkemizde bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve Tek Sağlık yaklaşımına dayalı bir gıda güvenliği sistemi artık zorunluluktur. Güvenli gıda, yalnızca bugünün halk sağlığı meselesi değil; sağlıklı toplum, sürdürülebilir çevre ve güvenli gelecek meselesidir” değerlendirmesinde bulundu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı çağrıda, gıda güvenliğinin üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda bütüncül biçimde ele alınması, risklerin bilimsel verilerle izlenmesi ve insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının kamu politikalarının merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI Haber

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI

HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLANDI İnsan hayatına doğrudan temas eden, hastaların iyileşme ve bakım aşamalarında kritik sorumluluklar üstlenen hemşireler, 12 Mayıs Hemşireler Günü vesilesiyle Giresun’da gerçekleştirilen programla onurlandırıldı. SAĞLIK HİZMETİNİN VAZGEÇİLMEZ GÜCÜ Hemşirelik, sadece bir sağlık branşı değil; yaşamı koruyan, hastalara umut aşılayan, ailelere güven veren ve sağlık sisteminin kesintisiz işlemesini sağlayan en temel mesleklerden biridir. Hastanelerden aile sağlığı merkezlerine, acil servislerden yoğun bakımlara, ameliyathanelerden toplum sağlığı hizmetlerine kadar her alanda görev yapan hemşireler; tedavi takibinden hasta bakımına, eğitim çalışmalarından koruyucu sağlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede insanlığa hizmet sunmaktadır. İNSAN HAYATINA DOKUNAN MESLEK Hemşireler, hastaların en zor anlarında yanlarında olan sağlık profesyonelleridir. Gece gündüz demeden özveriyle çalışan hemşireler, tıbbi bakımın yanı sıra hastaların moralini yükseltmekte, ailelerin endişelerini gidermekte ve tedavi sürecine insani bir destek katmaktadır. Bu yönüyle hemşirelik, sağlık hizmetlerinin bilimsel temelleri kadar vicdani ve insani değerlerini de temsil eder. Toplum sağlığının muhafazasında, hastalıkların önlenmesinde, iyileşme süreçlerinin hızlanmasında ve sağlık bilincinin artırılmasında hemşirelerin emeği büyük önem taşır. HEMŞİRELER GÜNÜ KUTLU OLSUN İnsan sağlığı adına fedakârca çalışan, mesleğini sabır, emek ve yüksek sorumlulukla icra eden tüm hemşirelerin 12 Mayıs Hemşireler Günü kutlu olsun. Sağlık hizmetlerinin her kademesinde kritik görevler üstlenen hemşireler, gösterdikleri özveri ve insan hayatına sağladıkları değerli katkılarla toplumun en saygın meslek grupları arasında yer almaktadır. GİRESUN’DA HASTANEDE PROGRAM DÜZENLENDİ Giresun’da 12 Mayıs Hemşireler Günü etkinlikleri kapsamında Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde özel bir kutlama programı organize edildi. Programa Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Köksal, hastane yöneticileri ve çok sayıda sağlık çalışanı katılım sağladı. İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMŞİRELERLE BİR ARAYA GELDİ Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy ve Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Köksal, Hemşireler Günü dolayısıyla Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen etkinliğe katılarak sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Program, hemşirelerin sağlık sistemine sunduğu emeklerin ve kıymetli katkıların vurgulandığı anlamlı bir buluşma şeklinde gerçekleşti.

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Haber

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, madencilik faaliyetlerine karşı ortak basın bildirisi yayımladı. Metin, su kaynakları, orman varlığı, tarım alanları ve insan sağlığı için açık uyarı yaptı; kontrolsüz madenciliğe karşı ortak tutum ortaya koydu. GİRESUN – Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, “Doğamızı ve Suyumuzu Koruyalım” başlıklı ortak basın bildirisi yayımladı. Ortak açıklama, bölgede artan madencilik faaliyetlerinin doğal yaşam, su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki risklerine dikkat çekti. Ortak bildiride, Giresun ile Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülkenin en önemli doğal ve ekonomik değerleri arasında yer aldığı vurgulandı. Metin, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerinin, özellikle Giresun genelinde geniş alanları kapsayan ruhsatlandırmaların, doğal yaşamı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koydu. ORTAK MESAJ: KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR Ortak görselde “DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM” başlığı ile “KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR!” mesajı öne çıkarıldı. Görselde Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile TZOB logosu yer aldı. Açıklama, madenciliğin ülke ekonomisine katkısını bütünüyle reddetmedi. Buna karşın, bu faaliyetlerin insan sağlığı, çevre ve bölgenin geleceği göz ardı edilerek yürütülmesine karşı net bir duruş aldı. DÖRT BAŞLIKTA RİSK UYARISI Bildiride, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin doğurabileceği başlıca riskler tek tek sıralandı. Metne göre bu süreç, orman alanlarının azalmasına, yer altı ve içme suyu kaynaklarının zarar görmesine, tarım arazilerinin verimsizleşmesine ve heyelanla birlikte çevresel risklerin artmasına yol açabilecek nitelik taşıyor. Açıklamada ayrıca ağır metaller, toz ve olası kimyasal kullanımına bağlı kirliliğin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölge ekonomisinin temel dayanakları arasında yer alan tarım ve üretimi tehdit edeceği vurgulandı. ŞEFFAFLIK VE BAĞIMSIZ DENETİM VURGUSU Ortak metin, çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş, şeffaflığı sağlanmamış ve bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir madencilik faaliyetinin bölgede uygulanmasını doğru bulmadığını açık biçimde ilan etti. Bildiride, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Giresun iş dünyası, üreticileri ve esnafını temsil eden kurumlar, kalkınma hedefi ile doğanın korunmasını karşı karşıya getiren anlayışa karşı ortak tavır aldı. SU, FINDIK VE YAŞAM ALANLARI İÇİN ÇAĞRI Metin, yetkili kurumları doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceleyen politikaları hayata geçirmeye davet etti. Ortak açıklama, “Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları geri dönülemez risklerle karşı karşıyadır” uyarısıyla dikkat çekti. Bildiri, tüm paydaşlara duyarlılık ve ortak akılla hareket etme çağrısıyla sona erdi. ORTAK GÖRSELDE ÖNE ÇIKAN CÜMLELER Doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceliklendiren politikaların hayata geçirilmesi istendi. Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları için geri dönülmez risk uyarısı yapıldı. Tüm paydaşlara ortak akıl ve duyarlılık çağrısı yöneltildi. https://giresuntso.org.tr/dogamizi-ve-suyumuzu-koruyalim/

NAZIM ELMAS: “​​​​​​​ACI HATIRALAR HAFIZALARDADIR” Haber

NAZIM ELMAS: “​​​​​​​ACI HATIRALAR HAFIZALARDADIR”

NAZIM ELMAS: “ÖNCE BİLİMSELLİK VE İNSAN” AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, maden tartışmaları üzerine 12 maddelik bir değerlendirme yayımladı. Elmas, insan sağlığı, çevre güvenliği, devlet denetimi ve stratejik maden politikası başlıklarında kapsamlı mesaj verdi. AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, maden gündemine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Elmas, kamuoyunda yaşanan bilgi karmaşasına işaret ederek değerlendirmesini “Önce Bilimsellik ve İnsan” vurgusuyla duyurdu. Elmas, paylaşımına şu sözlerle başladı: “‘Tema’nın seksenbeşi Küstürdü kocayla eşi...’ dedi bir vatandaşımız. Gündem yoğun, bilgiler eksik. Her yandan bir ses kafalar karışık. Bilgi kirliliği insanın nerede duracağını gölgeliyor. ‘Önce Bilimsellik ve İnsan’ diyor maddelere geçiyorum.” Prof. Dr. Nazım Elmas, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “1.Hiçbir menfaat ve faaliyet insan sağlığından daha önemli değildir.” “2.Yaşadığımız çevre bize emanettir. Kaybettiğimiz şeylerin değerini elden gidince hatırlamak geç kalınmış bir eylemdir.” “3.Ülkemizde uygulamalar ve işlemler önceki on yıllardan daha düzenli ve hassastır. Yasalar, yönetmelikler ve yönergeler tüm belirsizlikleri gidermek içindir ve gerektiğinde güncellenir.” “4.Her talebin muhatabı, her olumsuzluğun şikayet mercii bulunmaktadır.” “5.Maden arama ve işletme işlemleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere, devletin ilgili kurumlarının işbirliği, denetimi ve takibi ile olmaktadır. Bu konudaki sağlıklı bilgiler istatistikler, kurumlarda mevcuttur. Bilimselliği tartışmalı verilerin başka amaçlar için kullanıldığı bilinmektedir.” “6.Teknolojinin sağladığı tüm imkanlar ile özellikle halkın sağlığını, güvenliğini, huzurunu bozacak durumlara devletimizin müdahele kabiliyeti artmıştır. Yasadışılığı önlemek, suistimallere engel olmak bugün daha kolaydır.” “7.Milletimizin kültür seviyesi artmış, birçok alanda bilinçlenmiş, duyarlılıkları çoğalmış, ülke ve millet menfaatini önceleyen bir seviyeye ulaşmıştır. Toplumsal tepkileri bu hassasiyetinden neşet etmektedir. Sivil toplumun samimi endişeleri de bu kapsamdadır. Buna rağmen her alanda ayrıntılı bilgi sahibi olamayacağı için kimi zaman yanıltılabilmektedir.” “8.Maden arama ve işletme işlemleri, ayrı ayrı mevzuata tabidir. Arama ruhsatı ile işletme ruhsatının kapsamları ve ilgili kurumları bir değildir. Madeni çıkarmak için halkın mağdur olmayacağı ortamı ve şartları sağlamak devletin görevidir. Çevre ve insan sağlığı için tehdit ve risk unsurunu gözeterek işletme ruhsatı verilebilir. Çoğu yerde bu güvenceler bulunamadığı için işletme ruhsatı verilmez. Maden aranan sahaların en fazla yüzde beşinin ruhsat şartlarını taşıdığı görülmüş ve işletme ruhsatı alabilmiştir.” “9.Bazı madenler bir milli güvenlik sorunudur. Stratejik öneme sahiptir. Aranıp bulunması Ülkede varlığı, bulunmuş olması bile güven verir. İthal edilerek temin edilen ülkelere karşı o haliyle bile pazarlık şansını artırır.” “10.İnsan sağlığını koruyarak, çevre duyarlılığını yaşatarak yeraltı zenginliklerimizi milletin istifadesine sunup ekonomiye kazandırma hedefi varılması zor bir hedef değildir. Dünyada bunu başaran ülkeler vardır. Bizim medeniyetimiz bu konulara daha hassas olduğuna göre bu başarımızı ve tecrübemizi geliştirebiliriz.” “11.Devletine güvenen insanımız kaybetmemiştir. İnsanımızı tahrik edip iyi niyetini gizli emellerine alet etmek isteyenlerin bıraktığı acı hatıralar hafızalardadır...” “12.Dünyadaki çatışmaların sebepleri arasında geleceğin teknolojilerinin hammaddesi madenlerin de olduğunu biliyoruz. Milli teknoloji hammaddesi ve bağımsızlık unsuru olan madenlerimizle ilgili hedefler siyaset üstüdür. Maden zenginliği ile de caydırıcılığımızı artırarak büyük ve güçlü Türkiye’yi kurma yolundaki yürüyüşümüzü, önce insanımızı ve çevreyi korumaya devam ederek sürdüreceğiz.” Elmas, açıklamasında maden arama ve işletme süreçlerinin birbirinden ayrı hukuki çerçevelere sahip olduğunu, nihai ölçünün insan sağlığı ile çevre güvenliği olduğunu vurguladı. Açıklamada stratejik madenlerin milli güvenlik ve bağımsızlık boyutu da öne çıkarıldı. Açıklamanın en dikat çekici kısmını 11nci madde oluşturdu. Elmas bu maddede doğrudan bir kişi, parti, çevreci grup, platform ya da örgüt adı vermedi. Hangi çevrenin “tahrik” yaptığı, kimin “iyi niyeti” başka amaçlara yönlendirdiği ve “gizli emeller” ifadesiyle hangi siyasi ya da toplumsal hattın kastedildiği açık biçimde söylenmedi. Bu nedenle 11. madde, somut muhatabı netleştirilmiş bir suçlama değil, geniş alana bırakılmış siyasi bir mesaj niteliği taşıyor. Kaynak: AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas’ın sosyal medya paylaşımı.

TIP BAYRAMI’NDA RAKETLER SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN SALLANDI Haber

TIP BAYRAMI’NDA RAKETLER SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN SALLANDI

TIP BAYRAMI’NDA RAKETLER SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN SALLANDI Giresun’da 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri bu kez sporla öne çıktı. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşıma göre, sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenen “Sağlık Çalışanları Arası Masa Tenisi Turnuvası”, Merkez Olimpik Yüzme Havuzu Spor Kompleksi Masa Tenisi Salonu’nda gerçekleştirildi. Kentte görev yapan sağlık çalışanlarını bir araya getiren organizasyon, 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarına farklı bir boyut kazandırdı. Günlük mesailerinde insan sağlığı için yoğun tempo içinde çalışan doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personeli, bu kez masa başında rekabet etti. Etkinlikte, Tıp Bayramı’nın yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda emek, fedakârlık ve dayanışmanın görünür olduğu bir buluşmaya dönüştüğü mesajı verildi. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü paylaşımında, sağlık çalışanlarının bilgi, birikim, tecrübe ve emeğiyle insanlığa şifa dağıttığı vurgulanırken, turnuvanın da bu emeğe yönelik anlamlı bir jest olduğu ifade edildi. Paylaşımda, “Sağlığımız için emek veren kahramanlarımız Tıp Bayramı coşkusunu sporla taçlandırdı” denildi. Merkez Olimpik Yüzme Havuzu Spor Kompleksi içindeki masa tenisi salonunda düzenlenen turnuva, sağlık çalışanlarının mesleki yoğunluğun dışında bir araya gelmesine de zemin hazırladı. Sporun birleştirici yönünün öne çıktığı organizasyonda, katılımcılar hem yarıştı hem de Tıp Bayramı’nın ortak sevincini paylaştı. Giresun’da 14 Mart kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler içinde dikkat çeken organizasyonlardan biri olan masa tenisi turnuvası, sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonuna katkı sunan bir program olarak öne çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.