Hava Durumu

#İnsan Hakları

giresunsonhaber - İnsan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EMİNE ŞENEL: “CUMHURİYETİ HALKÇILIKLA TAÇLANDIRACAĞIZ!” Haber

EMİNE ŞENEL: “CUMHURİYETİ HALKÇILIKLA TAÇLANDIRACAĞIZ!”

EMİNE ŞENEL: “CUMHURİYETİ HALKÇILIKLA TAÇLANDIRACAĞIZ!” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesine dikkat çekerek, “Vatanımızda başı dik ve refah içinde yaşamamız, ürettiğimiz tüm değerleri kardeşçe bölüşmemiz için bilime dayanan halkçı bir cumhuriyeti inşa etmek sorumluluğundayız” dedi. 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması ve halkçılık ilkesi doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünü büyük bir kararlılıkla kutladıklarını belirten Şenel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin iki yüz yıllık çağdaşlaşması yürüyüşünün önemli bir aşaması olan ve 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetimizin 103. Yıldönümünü, her zamankinden daha büyük bir kararlılıkla ve azimle kutluyoruz.” “SORUNLARI AŞMANIN YOLU EŞİTLİĞİ VE BİRLİĞİ SAĞLAMAKTAN GEÇİYOR” Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne uzanan süreçte halkçı bir yönetim anlayışının önemine dikkat çeken Şenel, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu toplumsal ve ekonomik sorunların eşitlik ve dayanışmayla aşılabileceğini ifade etti. Şenel, “Ne var ki bugün ülkemiz ve halkımız ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Sorunları aşmanın yolu, eşitliği ve birliği sağlamakla olanaklıdır” sözleriyle toplumsal birlik çağrısında bulundu. “KADINLAR SİYASİ VE SOSYAL HAYATTA İKİNCİ PLANDA TUTULUYOR” Kadınların toplumsal yaşamda karşılaştıkları eşitsizliklere ve kadına yönelik şiddete dikkat çeken Şenel, kadınların ekonomik ve sosyal sorunlardan en fazla etkilenen kesimlerin başında geldiğini belirtti. Şenel, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “29 Ekim Kadınları Derneği, bu kutsal yürüyüşte saf tutan kadınların örgütüdür. Kadınların ve kızların karşılaştıkları sorunlar halkçı bir cumhuriyete yakışmıyor.” Kadınların yaşam hakkı, eğitim olanakları ve toplumsal temsiline ilişkin sorunlara da değinen Şenel, “Toplumsal sorunların ağır yükünü esas olarak kadınlar omuzlamışlardır. Bununla birlikte kadınlar siyasi ve sosyal hayatta ikinci planda tutuluyorlar” dedi. “HAYAT PAHALILIĞI EN ÇOK KADINLARI KAYGILANDIRIYOR” Ekonomik sıkıntıların aile yaşamına etkilerine de değinen Şenel, özellikle çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan kadınların yaşadığı güçlüklere dikkat çekti. Şenel, “Hayat pahalılığı, ekonomik yetersizlik, yoksulluk, en çok hane halkını doyurmaya çalışan, okula gönderdiği çocuğunun beslenme çantasını hazırlayan kadınları kaygılandırmaktadır” ifadelerini kullandı. Farklı dil, din ve mezheplerden yurttaşların demokrasi ve insan hakları temelinde barış içinde yaşamasının önemini vurgulayan Şenel, kadınların toplumsal barışın korunmasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirtti. “YOLUMUZA YILMADAN DEVAM EDECEĞİZ” Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, refah ve dayanışma hedefi olduğunu vurgulayan Şenel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu nedenlerle cumhuriyet ülkümüz, herkesin yeterince beslendiği, güvenlik içinde kardeşçe yaşadığı, çağdaş gelişmelerden hakkıyla yararlandığı bir devlet ve toplum düzeni olmaya devam ediyor. Bu amacımızın gerçekleşmesi için bundan sonra da yolumuza yılmadan devam edeceğimizi duyururuz.” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, açıklamasını Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak tamamladı.

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK ÇAĞRI: “SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK!” Haber

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK ÇAĞRI: “SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK!”

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK ÇAĞRI: “SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK!” Türkiye'nin önde gelen basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve erişim engellerine tepki göstermek amacıyla ortak eylem kararı aldı. Gazeteciler, TELE1'e kayyım atanmasının birinci yıl dönümü olan 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00'te birçok kentte eş zamanlı basın açıklamaları gerçekleştirecek. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş ve gazetecilik alanında faaliyet gösteren diğer meslek örgütleri, basın özgürlüğüne ilişkin ortak açıklama yayımladı. “Sansüre hayır, habere özgürlük” çağrısıyla yapılan açıklamada, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle karşılaştıkları adli işlemler, medya kuruluşlarının yönetimlerine yapılan müdahaleler ve internet yayınlarına getirilen erişim engelleri eleştirildi. “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR” Basın meslek örgütleri, gazetecilerin özgürce çalışabilmesinin toplumun haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil tüm toplumun temel hakkıdır. Gerçeğin susturulmasına, halkın haber alma hakkının engellenmesine ve tüm toplum kesimlerinin sansüre maruz bırakılmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz.” Açıklamada, gazetecilerin haberleri ve eleştirileri nedeniyle gözaltına alınmasına, tutuklanmasına ve ev hapsine tabi tutulmasına karşı çıkılarak, “Gazetecilik suç değildir. Haber yapmak, soru sormak, eleştirmek ve kamu adına denetlemek anayasal güvence altındaki haklardır” denildi. 24 EKİM'DE BİRÇOK KENTTE EŞ ZAMANLI EYLEM Ortak eylem için TELE1 televizyonuna 24 Ekim 2025 tarihinde kayyım atanmasının birinci yıl dönümü seçildi. Basın meslek örgütleri, Halk TV'ye yönelik kayyım kararına ve çeşitli internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de tepki göstererek gazetecileri ve yurttaşları ortak basın açıklamalarına davet etti. 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00'te Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde eş zamanlı eylemler düzenleneceği duyuruldu. Açıklamada siyasi partilere, sendikalara, barolara, insan hakları ve sivil toplum kuruluşlarına da katılım çağrısı yapıldı. “BİZ SUSARSAK GERÇEKLER KARANLIKTA KALIR” Basın meslek örgütleri, ortak çağrılarında gazeteciliğin kamuyu bilgilendirme ve yönetenleri denetleme işlevine dikkat çekti. Meslek örgütlerinin açıklaması şu sözlerle sona erdi: “Biz susarsak gerçekler karanlıkta kalır. Biz yazamazsak halk öğrenemez. Biz soramazsak iktidar sahipleri hesap vermez.” Gazeteciler, 24 Ekim'de düzenlenecek eş zamanlı buluşmalarda “Basın hürdür, sansür edilemez” mesajını kamuoyuyla paylaşacak.

BAKAN TEKİN GİRESUN’DA: EĞİTİMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ MASAYA YATIRILDI Haber

BAKAN TEKİN GİRESUN’DA: EĞİTİMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ MASAYA YATIRILDI

BAKAN TEKİN GİRESUN’DA: EĞİTİMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ MASAYA YATIRILDI Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiği Giresun’da Valiliği ziyaret etti, kentin eğitim yatırımları ve ihtiyaçları hakkında bilgi aldı. AK Parti Giresun milletvekilleri Ali Temür ve Prof. Dr. Nazım Elmas da ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunurken Bakan Tekin, basın mensuplarıyla buluşmasında yeni eğitim-öğretim yılı, birlik ve beraberlik, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalar yaptı. Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Trabzon’daki programının ardından Giresun’a gelerek gün boyunca bir dizi temas ve toplantıya katıldı. Tekin’in Giresun programının önemli duraklarından biri Giresun Valiliği oldu. BAKAN TEKİN GİRESUN’DAN DUYURDU: OKULLARDA İLK HAFTA “MİLLİ BİRLİK, DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI” TEMASI Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Giresun’da yaptığı açıklamada 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasında Türkiye genelindeki bütün okullarda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler ile farkındalık çalışmalarının gerçekleştirileceğini açıkladı. Tekin, Giresun programında eğitim yatırımlarını da değerlendirdi; Yeniyol’daki İmam Hatip Lisesi inşaatında incelemelerde bulundu. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 5 Eylül 2026 Cumartesi günü Giresun’da gerçekleştirdiği temaslarda yeni eğitim öğretim yılının ilk haftasına ilişkin Türkiye genelini ilgilendiren yeni uygulamayı kamuoyuna açıkladı. Yeşilgiresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Giresun Uygulama Oteli’nde düzenlenen programın ardından konuşan Tekin, Millî Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlarken milli birlik ve kardeşlik vurgusunu okullara taşıyacağını bildirdi. İLK HAFTANIN TEMASI BELLİ OLDU Bakan Tekin, eğitim öğretiminin başladığı ilk hafta boyunca Türkiye’deki okullarda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler ve farkındalık çalışmalarının yapılacağını söyledi. Öğretmenlerden bu kapsamda çalışmalar gerçekleştirmelerini istediklerini belirten Tekin, velilere de çocuklarının düzenlenecek etkinliklere katılımını desteklemeleri çağrısında bulundu. Tekin, eğitim öğretim yılının başlangıcındaki çalışmaların Milli Mücadele dönemindeki birlik anlayışıyla ele alınmasını istediklerini ifade ederek, toplumsal birlik ve kardeşlik bilincinin güçlendirilmesine vurgu yaptı. GİRESUN’DA EĞİTİM YATIRIMLARI MASADAYDI Bakan Tekin’in Giresun programı yalnızca yeni eğitim dönemine ilişkin açıklamalarla sınırlı kalmadı. Tekin, Giresun Valisi Mustafa Koç ile bir araya gelerek kentte devam eden eğitim yatırımları ve projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kentte esnaf ziyaretleri de gerçekleştiren Tekin, daha sonra Yeniyol mevkisinde yapımı devam eden İmam Hatip Lisesi inşaatında incelemelerde bulundu. PİRAZİZ’DE VATANDAŞLARLA BULUŞTU Giresun temaslarını sürdüren Bakan Tekin, Piraziz Belediye Başkanı Mahmut Esat Ayyıldız ve vatandaşlarla da bir araya geldi. Böylece Bakan Tekin’in 5 Eylül Giresun programında hem yeni eğitim öğretim yılına yönelik Türkiye çapındaki uygulamalar hem de Giresun’daki eğitim yatırımları gündeme geldi. 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte Bakan Tekin’in Giresun’dan açıkladığı karar doğrultusunda okullardaki ilk hafta programlarında milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları başlıkları öne çıkacak. VALİ KOÇ, GİRESUN’DAKİ EĞİTİM ÇALIŞMALARINI BAKAN TEKİN’E ANLATTI Giresun Valiliğinden yapılan açıklamaya göre Bakan Yusuf Tekin, Valiliği ziyaret ederek Giresun Valisi Mustafa Koç ile bir araya geldi. Vali Koç, görüşmede Giresun genelinde sürdürülen eğitim ve öğretim faaliyetleri, devam eden çalışmalar, projeler ve ilin eğitim alanındaki genel durumu hakkında Bakan Tekin’e ayrıntılı bilgi verdi. Ziyarete Giresun milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ali Temür, Millî Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk, AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan ile teşkilat yöneticileri de katıldı. Böylece ziyaret yalnızca protokol buluşmasıyla sınırlı kalmadı; Giresun’un eğitim alanındaki mevcut durumu ve geleceğe yönelik çalışmalarının Bakanlık düzeyinde değerlendirilmesine de imkân sağladı. TEMÜR: “GİRESUN’UN EĞİTİM İHTİYAÇLARINI VE YATIRIMLARI DEĞERLENDİRDİK” AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür ise Bakan Tekin’in ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada programın “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. Temür, Bakan Tekin’i milletvekilleri ve parti teşkilatıyla birlikte Giresun’da ağırladıklarını belirterek, görüşmelerde Giresun’un eğitim alanındaki ihtiyaçlarının, devam eden yatırımların, öğretmen ve öğrencilerin beklentilerinin ve şehrin eğitim geleceğine yönelik yapılabilecek çalışmaların ele alındığını ifade etti. Bakan Tekin’in daha sonra Giresunlu basın mensuplarıyla da bir araya geldiğini kaydeden Temür, burada Türkiye’nin eğitim politikaları, Türkiye Yüzyılı vizyonu ve eğitim alanında sürdürülen çalışmaların değerlendirildiğini aktardı. Temür, eğitimin güçlü Türkiye hedefinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek çocukların ve gençlerin çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde yetiştirilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. ELMAS: “GİRESUN’UN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRECEK” AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas da Bakan Tekin’in Giresun Valiliği ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde, Bakan Tekin’in Vali Mustafa Koç’u makamında ziyaret ettiğini ve ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunduğunu belirtti. Elmas, Giresun’un yalnızca eğitimde değil tüm alanlarda gelişmesi ve geleceğinin güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Bakan Tekin’in ziyaretiyle birlikte Giresun’un eğitim yatırımları, ihtiyaçları ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilebilecek çalışmaların merkezi yönetim düzeyinde bir kez daha gündeme taşınmış olması dikkat çekti. BAKAN TEKİN GİRESUN UYGULAMA OTELİ’NDE BASINLA BULUŞTU Valilik temaslarının yanı sıra Bakan Yusuf Tekin, Giresun Uygulama Oteli’nde milletvekilleri, parti teşkilatı ve basın mensuplarıyla da bir araya geldi. Buradaki açıklamalarında Türkiye Yüzyılı Buluşmalarının saha ayağına değinen Tekin, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarının vatandaşlarla doğrudan temas kuracağı bir çalışma yürütüldüğünü anlattı. Tekin, farklı illerden milletvekillerinin ilçelerde görevlendirilerek vatandaşların talep ve sorunlarını doğrudan dinleyeceğini belirtti. Bakan Tekin’in açıkladığı modele göre milletvekilleri ilçelerde gözlem yapacak, vatandaşlarla bir araya gelecek ve tespit edilen sorunların ilgili mercilere ulaştırılması için çalışma yürütecek. GİRESUN’DA “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” MESAJI Bakan Tekin’in Giresun’daki açıklamalarının önemli bölümlerinden birini de “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç oluşturdu. Tekin, Türkiye’nin uzun yıllardır terör nedeniyle önemli ekonomik ve sosyal maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirterek, sorunun kalıcı biçimde çözülebilmesi halinde kaynakların farklı alanlarda daha etkin değerlendirilebileceğini söyledi. Sürecin milli birlik ve beraberlik, demokrasi, insan hakları ve toplumsal refah bakımından önem taşıdığını ifade eden Bakan Tekin, geçmiş yıllarda temel hak ve özgürlükler alanında gerçekleştirilen düzenlemelere de değindi. Tekin, farklı kimlik ve kültürlerin kendilerini ifade edebilmesinin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini zayıflatmadığını, aksine demokratik yapıyı güçlendirdiğini savundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçteki yaklaşımına da teşekkür eden Tekin, toplumsal birlik ve kardeşliğin korunması gerektiğini vurguladı.

BULANCAKLI MURAT YILDIZ MÜLKİYE MÜFETTİŞLİĞİNE ATANDI Haber

BULANCAKLI MURAT YILDIZ MÜLKİYE MÜFETTİŞLİĞİNE ATANDI

BULANCAKLI MURAT YILDIZ MÜLKİYE MÜFETTİŞLİĞİNE ATANDI Bulancak doğumlu Boyabat Kaymakamı Murat Yıldız, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu bünyesinde Mülkiye Müfettişi olarak görevlendirildi. Yıldız’ın ataması Sinop Valiliği tarafından duyuruldu. Giresun’un Bulancak ilçesinde doğup büyüyen mülki idare amiri Murat Yıldız, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğine atandı. Sinop Valiliğinden yapılan açıklamada, Boyabat Kaymakamı olarak görev yapan Yıldız’ın İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi olarak atandığı bildirildi. Yıldız, yeni görevi öncesinde Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan’a veda ziyaretinde bulundu. Sinop Valiliğinin açıklaması BOYABAT’TAKİ GÖREVİNE TEMMUZ AYINDA BAŞLAMIŞTI Murat Yıldız, 2026 yılı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Diyarbakır Vali Yardımcılığından Boyabat Kaymakamlığına atanmıştı. Boyabat Kaymakamlığının resmî kayıtlarına göre Yıldız, ilçedeki görevine 13 Temmuz 2026 tarihinde başladı. Yaklaşık bir buçuk aylık Boyabat Kaymakamlığı görevinin ardından İçişleri Bakanlığındaki yeni görevine atandı. Boyabat Kaymakamlığı MÜLKİ İDARE MESLEĞİNE 2012 YILINDA BAŞLADI İlk ve orta öğrenimini Bulancak’ta tamamlayan Murat Yıldız, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden “İlçe Yönetimi ve Kaymakam” konulu lisans bitirme teziyle mezun oldu. Yıldız, 2007-2009 yılları arasında Bursa Valiliği İl İnsan Hakları Kurul Sekreterliğinde, 2009-2012 yılları arasında ise Giresun Valiliği İl İnsan Hakları Kurul Sekreterliğinde görev yaptı. 2012 yılında Trabzon Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başlayan Yıldız, Bursa’nın Mudanya ve Sivas’ın Suşehri ilçelerinde kaymakam refikliği yaptı. Sinop’ta Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. 2014 yılında bir yıl süreyle İngiltere’deki Sheffield Üniversitesinde bulunan Yıldız, yabancı dil eğitiminin yanında idari işleyiş üzerine akademik incelemeler gerçekleştirdi. DERELİ’DE KAYMAKAM VEKİLLİĞİ YAPTI Türkiye’ye dönüşünün ardından 2015 yılında Dereli Kaymakam Vekili olarak görev yapan Murat Yıldız, 2016 yılında Trabzon Valiliğinde olağanüstü hâl iş ve işlemlerinden sorumlu vali yardımcısı vekilliği görevini yürüttü. Yıldız, 2016-2021 yılları arasında Trabzon’un Dernekpazarı ilçesinde kaymakam olarak görev yaptı. Dereli Kaymakamlığının resmî kayıtlarında da Yıldız’dan ilçenin eski kaymakamı olarak söz ediliyor. Dereli Kaymakamlığı 20 Ağustos 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı ile Diyarbakır Vali Yardımcılığına atanan Yıldız, 3 Eylül 2021’de görevine başladı. Yıldız, İçişleri Bakanlığının 8 Mart 2023 tarihli oluru ile Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde kaymakam vekili olarak görevlendirildi ve bu görevi altı ay yürüttü. 2026 yılı kararnamesiyle Boyabat Kaymakamlığına atandı. BAKANLIĞIN DENETİM KADROSUNDA GÖREV YAPACAK Mülkiye müfettişleri; valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler, il özel idareleri, mahallî idare birlikleri ve İçişleri Bakanlığına bağlı çeşitli taşra birimlerinin iş ve işlemlerine yönelik teftiş, inceleme, araştırma ve soruşturma görevlerini yürütüyor. İçişleri Bakanlığı, 2026 yılında gerekli mesleki şartları taşıyan kaymakam ve vali yardımcıları arasından yarışma sınavıyla 15 Mülkiye Müfettişi ataması yapılacağını duyurmuştu. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu İleri düzeyde İngilizce bilen, evli ve iki çocuk babası olan Murat Yıldız, bundan sonraki meslek hayatını İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu bünyesinde sürdürecek. Bulancaklı Yıldız’ın kariyerindeki bu yeni görev, Giresun ve görev yaptığı ilçelerde memnuniyetle karşılandı.

AK PARTİ GİRESUN’DA YENİ YÖNETİM TANIŞMA TOPLANTISINDA BULUŞTU Haber

AK PARTİ GİRESUN’DA YENİ YÖNETİM TANIŞMA TOPLANTISINDA BULUŞTU

AK PARTİ GİRESUN’DA YENİ YÖNETİM TANIŞMA TOPLANTISINDA BULUŞTU AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan başkanlığında oluşturulan yeni il yönetim kurulu üyeleri, il başkanlığında düzenlenen tanışma toplantısında bir araya geldi. Toplantının ardından yapılan açıklamalarda teşkilat çalışmaları, birlik ve beraberlik ile sahada aktif çalışma mesajları verildi. AK Parti Giresun İl Başkanlığında yeni yönetimin belirlenmesinin ardından teşkilat içi çalışma süreci başladı. İl Başkanı Hüseyin Alkan başkanlığında gerçekleştirilen tanışma toplantısında, yeni yönetim ve yürütme kurulunda görev alan isimler bir araya geldi. Toplantıda yeni dönemde izlenecek çalışma anlayışı ve teşkilat içi koordinasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu belirtildi. Toplantıya ilişkin paylaşımlarda yeni yönetimin “makam ve unvan için değil, millete hizmet amacıyla” sorumluluk üstlendiği ifade edildi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda çalışılacağı kaydedildi. ALKAN: DURMADAN VE YORULMADAN ÇALIŞACAĞIZ AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, yeni yürütme kurulunun açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede birlik ve beraberlik mesajı verdi. Alkan, yeni yönetimin Giresun ve parti teşkilatı için çalışacağını belirterek saha faaliyetlerine ağırlık vereceklerini ifade etti. Açıklamada, “İlk günkü aşkla, aynı inanç ve kararlılıkla durmadan, yorulmadan çalışacağız. Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz” ifadeleri kullanıldı. Alkan, 40 kişilik yönetim kurulunu açıklarken de yalnızca bir isim listesi ilan etmediklerini, Giresun’un yatırımları ve vatandaşların beklentileri için çalışacak yeni bir kadroyu göreve başlattıklarını söylemişti. 40 KİŞİLİK İL YÖNETİMİ OLUŞTURULDU Hüseyin Alkan tarafından oluşturulan AK Parti Giresun İl Yönetim Kurulu 40 kişiden meydana geldi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre yeni yönetimde önceki dönemden sekiz isim de yer aldı. Yönetim kurulu, 31 Temmuz 2026’da İl Özel İdaresi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı. Yönetim kurulunda şu isimler bulunuyor: Hüseyin Alkan, Abdullah Karakuz, Ahmet Bilge, Ali Bacacı, Bülent Yıldız, Cengiz Elmalı, Cumhur Karahasan, Cüneyt Öztürk, Dilek Macara, Emin Önal, Engin Bahat, Erdinç Şahin, Ertuğrul Tosunoğlu, Eyüp Apaydın, Gökhan Gündüz, Hakan Aydın, Hasan Kadir Kostakoğlu, Hulusi Kumanlı, İlknur Ayyıldız, Mert Ejder, Mesut Hızarcıoğlu, Muammer Ayar, Mustafa Özyılmaz, Mustafa Pul, Nazlı Karadere Atar, Necati Topatan, Ömer Faruk Erten, Özlem Yeşilalioğlu Külekçi, Rabia Sarıyıldız Ök, Salih Yaman, Şahin Yüzükkaşı, Şeyma Tekin Memiş, Taha Ayhan, Tuğba Acar Ustaoğlu, Uğur Kılıç, Ünal Göze, Ünal Kurt, Veysel Ayar, Yusuf Emre Özcan ve Ziya Aydın. YÜRÜTME KURULUNDA GÖREV DAĞILIMI YAPILDI Yeni dönemde Hüseyin Alkan başkanlığında çalışacak İl Yürütme Kurulundaki görev dağılımı da açıklandı. Necati Topatan Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı, Yusuf Emre Özcan Teşkilat Başkanı, Özlem Yeşilalioğlu Külekçi Seçim İşleri Başkanı, Ahmet Bilge Tanıtım ve Medya Başkanı, Cumhur Karahasan Dış İlişkiler Başkanı olarak görevlendirildi. Ömer Faruk Erten Sosyal Politikalar Başkanı, Eyüp Apaydın Yerel Yönetimler Başkanı, Cengiz Elmalı Ekonomi İşleri Başkanı, Engin Bahat Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı, Tuğba Acar Ustaoğlu İnsan Hakları Başkanı oldu. Mustafa Özyılmaz Mali ve İdari İşler Başkanı, Hakan Aydın Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı, Rabia Sarıyıldız Ök Ar-Ge ve Eğitim Başkanı, Mert Ejder Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı olarak belirlendi. Abdullah Karakuz Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı, Ertuğrul Tosunoğlu Sağlık Politikaları Başkanı, Şeyma Tekin Memiş Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı, Ünal Kurt ise İl Sekreteri olarak görevlendirildi.

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Haber

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2025 yılı “İlk 1000 İhracatçı Araştırması”nda Ferrero Fındık, 375 milyon doları aşan dış satımıyla “Fındık ve Mamulleri Sektör Birincisi” olurken Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan firmalar arasında 70’inci sırada yer aldı. Şirketin ihracattaki başarısının yanında üretici eğitimi, iyi tarım uygulamaları, izlenebilirlik, sosyal koşullar ve onarıcı tarıma yönelik çalışmalarının önümüzdeki dönemde daha geniş üretici kesimlerine ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren firmalarının belirlendiği TİM İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nın 2025 yılı sonuçları, İstanbul’da düzenlenen “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre Ferrero Fındık, 2025 yılında gerçekleştirdiği 375 milyon doların üzerindeki ihracatla fındık ve mamulleri sektörünün ihracat şampiyonu oldu. Şirket, Türkiye genel sıralamasında ise 70’inci basamakta yer aldı. TİM, İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nı her yıl Türkiye’nin en yüksek ihracat hacmine ulaşan şirketlerini sektörler ve genel sıralama üzerinden belirlemek amacıyla yayımlıyor. (TİM) ÖDÜLÜ BAMSİ AKIN ALDI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen törende Ferrero Fındık’ın sektör birinciliği ödülü, şirketin Genel Müdürü Bamsı Akın’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından takdim edildi. Bamsı Akın, elde edilen başarının yalnızca ihracat rakamlarından ibaret olmadığını belirterek şirketin Türkiye’deki fındık değer zincirinin geliştirilmesi ve modernizasyonuna yönelik uzun vadeli çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Akın, bini aşkın çalışan ve tedarikçilerle birlikte Türk fındık sektörü için değer üretmeye odaklandıklarını, daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi bir yapı oluşturulması amacıyla sektörün bütün paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. TÜRK FINDIĞINI DÜNYADAKİ FERRERO TESİSLERİNE TAŞIYOR Ferrero Fındık, Türkiye’den tedarik ettiği ve işlediği fındığı Ferrero Grubu’nun farklı ülkelerdeki üretim tesislerine gönderiyor. Türk fındığı; grubun çikolata, şekerleme ve fındık bazlı ürünlerinde kullanılan temel ham maddeler arasında bulunuyor. Ferrero Hazelnut Company, fındık değer zincirinin üretim, tedarik, işleme, kalite kontrolü ve pazara ulaştırma aşamalarında faaliyet gösterdiğini, yüksek kaliteli ve sorumlu biçimde tedarik edilmiş fındık için çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. (ferrerohazelnutcompany.com) Şirketin Türkiye’deki sanayi faaliyetlerinin bugünkü yapısı, Ferrero Grubu’nun 2014 yılında Oltan Gıda’yı satın almasının ardından şekillendi. Bu süreçte fındığın kırılması, işlenmesi, seçilmesi, mamul ve yarı mamul hâle getirilmesine yönelik kapasite ile ihracat bağlantıları güçlendirildi. Ferrero’nun 2023 yılında yaptığı açıklamada, Düzce fabrikasının yenilenmesi için 80 milyon avroluk yatırım planlandığı ve Türkiye’deki toplam yatırımın o tarihe kadar 130 milyon avroya ulaştığı belirtilmişti. (Ferrero) FERRERO DEĞERLİ TARIM PROGRAMI 2012’DEN BU YANA SÜRÜYOR Ferrero Fındık’ın Türkiye’deki sürdürülebilirlik çalışmalarının merkezinde, 2012 yılından bu yana uygulanan Ferrero Değerli Tarım Programı yer alıyor. Program kapsamında fındık üretiminin yalnızca hasat miktarı üzerinden değil; bahçe bakımı, toprak sağlığı, ürün kalitesi, izlenebilirlik, çalışma koşulları ve çevresel etkileriyle birlikte ele alınması amaçlanıyor. Ferrero, Karadeniz Bölgesi’ndeki saha ekipleri aracılığıyla üreticilerle doğrudan çalıştığını ve programı sivil toplum kuruluşları ile yerel paydaşlarla iş birliği içinde yürüttüğünü bildiriyor. (Ferrero) Ferrero Değerli Tarım Programı üç temel başlık üzerine kuruluyor: İnsan hakları ve sosyal uygulamalar Çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik Tedarikçi şeffaflığı ve izlenebilirlik Bu başlıklar, şirketin fındık tedarik zincirine ilişkin taahhütlerini içeren Ferrero Fındık Bildirgesi’nin de temelini oluşturuyor. (ferrerohazelnutcompany.com) ÜRETİCİYE BAHÇE BAKIMI VE VERİMLİLİK DESTEĞİ Program kapsamında üreticilere budama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat planlaması, kurutma, ürün kalitesinin korunması ve iş sağlığı ile güvenliği gibi alanlarda saha eğitimleri veriliyor. Bu çalışmalarla birim alandan daha kaliteli ürün alınması, üretim maliyetlerinin kontrol altına alınması ve bahçelerin değişen iklim koşullarına karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi hedefleniyor. Ferrero’nun Karadeniz Bölgesi’nde oluşturduğu model bahçelerde farklı tarımsal uygulamalar üreticilere uygulamalı olarak gösteriliyor. Şirketin açıkladığı verilere göre 2017 yılından itibaren oluşturulan 52 model bahçede iyi tarım uygulamaları ve verimlilik çalışmaları yürütüldü. Samsun’daki model bahçe uygulamaları da fındık sektörünün modernizasyonuna yönelik çalışmaların bir parçası olarak hayata geçirildi. (ferrerohazelnutcompany.com) ONARICI TARIM VE TOPRAK SAĞLIĞI ÖNE ÇIKIYOR Ferrero Fındık’ın çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarında son yıllarda onarıcı tarım yaklaşımı öne çıkıyor. Bu yaklaşımda toprağın yalnızca üretim yapılan bir alan olarak görülmemesi; organik madde miktarının korunması, erozyonun azaltılması, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi, suyun daha verimli kullanılması ve bahçe ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Şirket, Ferrero Değerli Tarım Programı kapsamında onarıcı tarım uygulamalarının faydalarını üreticilere gösterecek saha faaliyetleri yürüttüğünü ve tam izlenebilir, daha sürdürülebilir bir fındık tedarik zinciri oluşturmayı hedeflediğini açıklıyor. (ferrerohazelnutcompany.com) İZLENEBİLİRLİK VE TEDARİKÇİ ŞEFFAFLIĞI Fındığın hangi bölgeden, hangi üretici veya tedarik zincirinden geldiğinin kayıt altına alınması, gıda sektöründe kalite ve güvenliğin yanı sıra sosyal ve çevresel risklerin yönetilmesi açısından da önem taşıyor. Ferrero, fındık tedarik zincirinde izlenebilirliği artırarak ürünün üretim alanından işleme tesisine kadar takip edilebilmesini, tedarikçilerin belirlenen standartlara uyumunun denetlenmesini ve sorun görülen alanlarda iyileştirici çalışmalar yapılmasını hedefliyor. Şirketin sürdürülebilir fındık politikası; üreticilerin ve yerel toplulukların gelişmesi, tarım işçilerinin haklarının korunması, çocuk işçiliği riskinin azaltılması ve sorumlu tedarik ilkelerinin uygulanması başlıklarını da kapsıyor. Ferrero, Türkiye’deki fındık tedarik zincirinde çalışma koşulları ve çocuk işçiliği riskinin sistemli ve çok paydaşlı çalışmalar gerektirdiğini kabul ediyor. (Ferrero) İHRACAT BAŞARISI ÜRETİM SAHASINDAKİ GELİŞİMLE TAMAMLANMALI Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatla sektör birincisi olması, Türk fındığının dünya çikolata ve gıda sanayisindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Ancak sektörün kalıcı biçimde güçlenmesi için ihracat hacminin yanında üreticinin gelirinin yükseltilmesi, yaşlanan bahçelerin yenilenmesi, mekanizasyon olanaklarının geliştirilmesi, toprak ve yaprak analizlerinin yaygınlaştırılması, kurutma standartlarının iyileştirilmesi, mevsimlik tarım işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının geliştirilmesi ile fındığın daha yüksek katma değerle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle Ferrero Fındık’ın iyi tarım, model bahçe, izlenebilirlik, sosyal sorumluluk ve onarıcı tarım çalışmalarını Giresun başta olmak üzere fındık üretilen bütün illerde daha fazla üreticiye ulaştırarak sürdürmesi, elde edilen ihracat başarısının üretim sahasına, çiftçiye ve bölge ekonomisine daha güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatının ürün ve ülke bazındaki ayrıntıları açıklanmazken, şirketin dış satımının büyük bölümünü Türkiye’de tedarik edilen doğal ve kavrulmuş iç fındık ile çikolata ve şekerleme sanayisinde kullanılan işlenmiş, kıyılmış, püre ve diğer yarı mamul fındık ürünlerinin oluşturduğu değerlendiriliyor. Trabzon, Düzce ve İzmit’teki tesislerde işlenen Türk fındığı, Ferrero Grubu’nun dünyanın farklı ülkelerindeki üretim merkezlerine gönderilerek grubun çikolata ve şekerleme ürünlerinde kullanılıyor. Türk fındığının dünya pazarındaki değerini artıracak, üreticinin emeğini koruyacak, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği güçlendirecek çalışmaların kesintisiz biçimde devam etmesini diliyoruz.

TTB'den gözaltı süreçleri ve cezaevi koşullarına ilişkin açıklama Haber

TTB'den gözaltı süreçleri ve cezaevi koşullarına ilişkin açıklama

Türk Tabipleri Birliği (TTB), NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltılar ve cezaevi uygulamalarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. TTB, işkence ve kötü muamele iddialarının etkin şekilde soruşturulması çağrısında bulundu. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltılar, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yönelik kısıtlamalar ile cezaevi uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TTB açıklamasında, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, ifade özgürlüğü ile adil yargılanma hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel haklar olduğu belirtilerek, bu haklara yönelik müdahalelerin hukuka uygun, zorunlu ve ölçülü olması gerektiği ifade edildi. Açıklamada, komedyen Deniz Göktaş'ın gözaltı sürecine de değinilerek, gözaltı sırasında ters kelepçe uygulanması ve bazı adli işlemlerin hukuka uygunluğu ile ölçülülüğünün kamuoyu nezdinde açıklığa kavuşturulması gerektiği savunuldu. TTB, ters kelepçe uygulamasının yalnızca zorunlu durumlarda başvurulabilecek istisnai bir güvenlik tedbiri olduğunu belirterek, kaçma veya saldırı riski bulunmayan kişiler hakkında rutin şekilde uygulanmasının ulusal ve uluslararası insan hakları standartları bakımından kötü muamele kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etti. Açıklamada ayrıca yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarındaki koşullara ilişkin kaygılar da dile getirildi. Uzun süreli tecrit uygulamaları, sınırlı yaşam alanları ve mahpusların sağlık koşullarına ilişkin sorunların ulusal ve uluslararası raporlarda da yer aldığı belirtilerek, cezaevlerinde tutulan herkesin insan onuruna uygun yaşam ve sağlık koşullarına erişiminin güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. Türk Tabipleri Birliği, işkence ve kötü muamelenin yalnızca hukuki değil aynı zamanda önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, bu yöndeki iddiaların bağımsız, tarafsız ve etkin şekilde soruşturulması çağrısında bulundu. Açıklamada, gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarındaki tüm uygulamaların insan hakları standartlarına, tıp etiğine ve insan onuruna uygun yürütülmesi gerektiğinin altı çizildi.

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU:  DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Haber

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Ferrero Group, 2024/25 mali yılına ilişkin 17. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirlik taahhütlerini somut aksiyonlara ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürme hedefini ortaya koyarken, Ferrero’nun içerik tedarikinde benimsediği Değerli Tarım yaklaşımını stratejisinin merkezine yerleştirdi. LÜKSEMBURG — Ferrero Group, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını, tedarik zincirinden üretime, çevresel sorumluluktan toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değerlendirdiği 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Ferrero’nun 80. yıl dönümünü kutladığı dönemde yayımlanan raporda; şirketin sürdürülebilirlik girişimlerini tüm faaliyetlerine entegre etme hedefi vurgulandı. Raporda, içeriklerin tedarik edildiği çiftliklerden ve yerel topluluklardan fabrikalara, ürünlere ve çalışanlara uzanan süreçte sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi. Şirket, sürdürülebilirlik çerçevesini dört temel başlık altında ele aldı: iklim ve çevre, tedarik, sorumlu tüketim, insanlar ve topluluklar. DEĞERLİ TARIM YAKLAŞIMI TEDARİK STRATEJİSİNİN ODAĞINDA Ferrero’nun uzun yıllara dayanan sacco conosciuto felsefesinden, yani “çantanın içinde ne olduğunu bilmek” anlayışından ilham alan Ferrero Değerli Tarım yaklaşımı, şirketin temel içerik tedarikindeki dayanıklılık politikasının ana unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu yaklaşım; tedarikçi durum tespiti, tedarik zinciri izlenebilirliği ve görünürlüğü, sertifikasyon ve standartlar, tarım uygulamaları, toplulukların desteklenmesi ve sektör dönüşümü başlıkları etrafında şekilleniyor. Ferrero Group Başkanı Giovanni Ferrero, şirketin uzun vadeli başarısının tedarik zincirinde yer alan insanlar ve ekosistemlerin refahıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Ferrero, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Tüketiciler giderek daha fazla güvenebilecekleri markalar arıyor. Kalite, iyi tedarik uygulamaları, özenli üretim süreçleri ve insanlara ve gezegene yönelik gerçek bir bağlılık üzerine inşa edilmiş markalar önem kazanıyor.” Giovanni Ferrero, doğal kaynakların korunması, çalışanların, toplulukların ve iş ortaklarının desteklenmesi ile gelecek nesillere hitap eden ürünlerin geliştirilmesine yönelik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti. İZLENEBİLİRLİKTE YÜKSEK ORANLARA ULAŞILDI Raporun en dikkat çeken başlıklarından biri, temel hammaddelerde ulaşılan izlenebilirlik oranları oldu. Ferrero, kakao tedarikinde çiftlik poligon haritalarına kadar yüzde 98, palm yağında plantasyon seviyesine kadar yüzde 98,6, fındıkta çiftçiye kadar yüzde 97 ve kahve çekirdeklerinde plantasyon poligon haritalarına kadar yüzde 100 izlenebilirlik sağlandığını açıkladı. Kahve, palm yağı ve kakao tedarikçilerinden yaklaşık 230 bin tedarik zinciri poligonu, Avrupa Birliği Ormansızlaşma Yönetmeliği’ne uyumlu izleme süreci kapsamında analiz edildi. Bu çalışma ile tedarik zincirindeki görünürlüğün artırılması ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarikin desteklenmesi hedeflendi. SERTİFİKALI TEDARİKTE DİKKAT ÇEKEN VERİLER Ferrero’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kakao hacimlerinin yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons, Fairtrade gibi sertifikasyonlar ya da bağımsız yönetilen standartlar aracılığıyla tedarik edildi. Palm yağı hacimlerinin yüzde 100’ünün RSPO sertifikalı olduğu, kahve çekirdeklerinin yüzde 100’ünün ise ayrıştırılmış tedarik zinciri modeli kapsamında Rainforest Alliance sertifikalı olarak temin edildiği belirtildi. Ferrero Group İcra Kurulu Başkanı Lapo Civiletti, Ferrero Değerli Tarım yaklaşımının şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini temel içerik tedarikinde somut aksiyonlara dönüştürdüğünü kaydetti. Civiletti, yaklaşımın tedarikçilerin hesap verebilirliğini güçlendirdiğini, izlenebilirlik ve sertifikasyonu geliştirdiğini, çiftçileri desteklediğini ve sektör genelinde iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti. İKLİM VE ÇEVRE BAŞLIĞINDA YENİ ADIMLAR Ferrero, raporda iklim ve çevresel sorumluluk başlığında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu. Şirketin İklim Geçiş Planı’nın geliştirilmesine devam edildiği, bu kapsamda üretim tesislerinin karbonsuzlaşma yol haritaları oluşturmasını sağlayan Decarbonization Hub adlı yeni aracın devreye alındığı belirtildi. Rapora göre, hammadde hacimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan Kapsam 3 tedarikçi veri kampanyası başlatıldı. Bu kampanyada tedarikçi veri gönderim oranı yüzde 93 olarak gerçekleşti. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ise yıllık bazda yüzde 7,2 azaltıldı. Bu düşüşte, 24 tesisin şebekeden yüzde 100 yenilenebilir elektrikle faaliyet göstermesinin de etkili olduğu kaydedildi. AMBALAJDA DÖNGÜSELLİK HEDEFİ GÜÇLENİYOR Ferrero, ambalaj döngüselliği konusunda da önemli veriler paylaştı. Raporda, genel ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanılabilirlik veya kompostlanabilirlik için tasarlandığı bildirildi. Uygulamada ve ölçekli olarak geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir ambalaj oranı ise yüzde 86,8 olarak açıklandı. Ferrero Rocher kutularının yeniden tasarımıyla, 2019/20 baz yılına kıyasla plastik-ürün oranında yüzde 14,7 azalma sağlandı. Şirket, Eylül 2021’den bu yana kümülatif olarak yaklaşık 16 bin ton plastiğin kullanımının önüne geçildiğini duyurdu. SORUMLU TÜKETİM VE BESLENME KRİTERLERİ Ferrero, sorumlu tüketim başlığında ürün inovasyonuna yön vermek ve portföy gelişimini desteklemek amacıyla bilim temelli Ferrero Beslenme Kriterleri’nin geliştirildiğini açıkladı. Şirket ayrıca reklamcılık ve pazarlama ilkelerinin de güncellendiğini belirterek, sorumlu iletişim uygulamalarını güçlendirmeyi hedeflediğini bildirdi. İNSAN, TOPLULUK VE ÇALIŞAN GELİŞİMİ ÖNE ÇIKTI Raporda, çalışan gelişimi, insan hakları, kapsayıcılık ve saygı temelli çalışma ortamı başlıkları da geniş yer buldu. Ferrero, 61 ülkede uygulanan Dahil Etme ve Saygı eğitim programı kapsamında 500’den fazla oturum düzenlendiğini açıkladı. Çalışan bağlılığının güçlü seyrini sürdürdüğü, yıllık YOU Anketi’nde katılım oranının yüzde 86’ya ulaştığı belirtildi. Bağlılık ve Yetkinleştirme Endeksi puanlarının sırasıyla 3 ve 7 puan arttığı ifade edildi. JOY OF MOVING 20. YILINDA 60 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI Ferrero’nun toplumsal etki programlarından Joy of Moving, 2025 yılında 20. yılını kutladı. Programın 35 ülkede 4,9 milyondan fazla çocuğa ulaştığı, 2005 yılından bu yana ise dünya genelinde 60 milyondan fazla çocuğa eriştiği açıklandı. Programın, 130’dan fazla kamu ve özel sektör uzman ortağının desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. FERRERO’DAN UÇTAN UCA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Ferrero Group’un 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil; tedarik zinciri, üretim süreçleri, ürün geliştirme, çalışan politikaları ve toplumsal sorumluluk alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji olarak ele aldığını ortaya koydu. Raporda öne çıkan veriler, Ferrero’nun özellikle izlenebilirlik, sertifikalı tedarik, yenilenebilir enerji kullanımı, ambalaj döngüselliği ve topluluk destek programlarında ölçülebilir ilerleme kaydettiğini gösterdi. https://www.ferrero.com/int/en/people-planet/sustainability-reporting?utm_source=chatgpt.com

“ÜÇ KİTAP BİR KADIN” SÖYLEŞİSİNE YOĞUN İLGİ Haber

“ÜÇ KİTAP BİR KADIN” SÖYLEŞİSİNE YOĞUN İLGİ

“ÜÇ KİTAP BİR KADIN” SÖYLEŞİSİNE YOĞUN İLGİ Giresun Sanat Günleri kapsamında Tibor Salonu’nda düzenlenen “Üç Kitap Bir Kadın” başlıklı söyleşide gazeteci Saliha Yayla, basın özgürlüğünden kadın hakları mücadelesine, gazetecilik yaşamından yer aldığı kitaplara kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. SALİHA YAYLA: GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR Giresun Sanat Günleri, gazeteci Saliha Yayla’nın katıldığı “Üç Kitap Bir Kadın” söyleşisine ev sahipliği yaptı. Tibor Salonu’nda düzenlenen etkinliğe sanatseverler, sivil toplum temsilcileri, basın mensupları ve siyasi parti üyeleri yoğun ilgi gösterdi. Çağdaş Gazeteciler Derneği Giresun İl Temsilcisi gazeteci Saliha Yayla, konuşmasına tutuklu gazetecilerin özgür bırakılması çağrısıyla başladı. Yayla, “Gazetecilik suç değildir” diyerek basın ve ifade özgürlüğünün demokratik toplum düzeni için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığını belirten Yayla, özgür basının özgür toplum anlamına geldiğini ifade etti. GAZETECİLİK YOLCULUĞUNU ANLATTI Katılımcıların sorularıyla ilerleyen söyleşide Yayla, gazeteciliğe başladığı yıllardan bugüne uzanan mesleki sürecini anlattı. Giresun’un kadrolu ilk kadın gazetecisi olan Yayla, yazılı basındaki çalışmalarının yanı sıra yerel televizyonda yaklaşık 10 yıl boyunca haftada bir akşam “Fikir Atölyesi” adlı programı sunduğunu söyledi. Yayla, yaygın basında da Özgür Gündem, BirGün ve bianet için gönüllü muhabirlik yaptığını belirtti. YER ALDIĞI KİTAPLAR ÜZERİNE KONUŞTU Söyleşide Yayla’ya, yer aldığı kitaplarla ilgili sorular da yöneltildi. Yayla, Sezai Sarıoğlu’nun Nar Taneleri, Yaşar Seyman’ın Yangın Yeriydi Yurdum ve Ayşenur Kolivar’ın Fadime Kimdir adlı kitaplarında yer aldığını anlattı. Fadime Kimdir kitabındaki bölümün Dr. Handan Çağlayan tarafından kaleme alındığını belirten Yayla, bu kitaplara konu olan sürecin 1990’lı yıllardaki siyasal ve toplumsal mücadelesiyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Yayla, 1995 yılında Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nden milletvekili adayı olduğunu, aynı yıllarda İnsan Hakları Derneği Sekreterliği görevinde bulunduğunu ve demokratik haklarını kullandığı dönemlerde baskılarla karşılaştığını söyledi. Bu süreçte yazarların kendisine ulaşarak röportaj yaptığını aktaran Yayla, o yıllarda işlettiği kitabeviyle ilgili anılarını da paylaştı. “EŞİT, ÖZGÜR VE ŞİDDETSİZ BİR DÜNYA İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK” Kadın hakları mücadelesine ilişkin soruları da yanıtlayan Saliha Yayla, 11 yıl boyunca faaliyet yürüten ve iki yıl önce çalışmalarına ara veren Giresun Kadın Platformu’nun çalışmalarından söz etti. Yayla, platformda basın sorumluluğunu üstlendiğini belirtti. Gönüllüsü olduğu Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun çalışmalarını da anlatan Yayla, kadın cinayetleri, taciz, tecavüz ve şiddet başlıklarında mücadelenin önemine dikkat çekti. Yayla, “Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve hayallerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Eşit, özgür ve şiddetsiz bir dünya için mücadelemiz sürecek” dedi. SÖYLEŞİYE YOĞUN KATILIM Etkinliğe tiyatro sanatçısı Orhan Alkaya, yazar Vecdi Çıracıoğlu, Giresun Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, Kent Konseyi Başkanı Cem Feridunoğlu, 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Şube Başkanı Havva Yılmaz, Birleşik Emekliler Sendikası Şube Yöneticisi Ayşenur Batur Şenel, Küresel Gazeteciler Derneği Temsilcisi Mustafa Demir, CHP ve KESK üyeleri, basın mensupları ile sanatseverler katıldı. Söyleşi sonunda Saliha Yayla için erken doğum günü pastası kesildi. Etkinlik, katılımcıların söyleşi sonrası Yayla ile sohbet etmesiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.