Hava Durumu

#İngiltere

giresunsonhaber - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Balık İhracatı 2026 Yılına Rekorla Girdi Haber

Türkiye’nin Balık İhracatı 2026 Yılına Rekorla Girdi

Gıda ihracatında 2026 yılına en başarılı giriş yapan ürünlerin başında balık geldi. Türkiye, 2025 yılı ocak ayında 152,7 milyon dolarlık balık ihraç etmişken, 2026 yılı ocak ayında balık ihracatını yüzde 36’lık artışla 207,1 milyon dolara taşıdı. Türkiye’nin balık ihracatı bir aylık dönemde 54 milyon dolar artış kaydetti. Balık, 2026 yılı ocak ayında ihracatını en fazla artıran 5 ürün grubundan biri olurken, gıda ihracatının yıldızı oldu. Balık ihracatı miktar bazında yüzde 4’lük artışla 21 bin 978 tondan, 22 bin 935 tona ilerledi. Yüksek protein deposu Omega-3 yağ asitleriyle sağlıklı bir yaşamın anahtarı olan balık, yüksek protein içeriyor. Balığı protein miktarı açısından düzenli tüketmek, kas kütlesini artırmaktan kalp sağlığını korumaya kadar birçok fayda sağlıyor. Türkiye’nin zengin deniz ürünleri çeşitliliği, sağlıklı bir yaşam sürdürmeyi kolaylaştırır. Türkiye’nin ihraç ettiği her üç balıktan ikisine imza attıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türk su ürünleri sektörünün 2025 yılını 2 milyar 243 milyon dolarlık performansla geride bıraktığını, 2026 yılına çok başarılı bir giriş yaptıklarını, 2,5 milyar dolar ihracat hedefini aşacak bir ihracat seyri ortaya koyduklarını vurguladı. Orkinos ihracatında üç haneli artış Su ürünleri ihracatında levrek ihracatının yüzde 27’lik artışla 48 milyon dolardan 60,7 milyon dolara çıkarak liderliğini sürdürdüğü bilgisini veren Girit, “Çipura ihracatımız 38 milyon dolardan 46 milyon dolara yükseldi. En belirgin artış orkinosta oldu. Orkinos ihracatı yüzde 122’lik üç haneli artışla 18,5 milyon dolardan 41 milyon dolara fırladı. Türk somonundaki artışımız 2026 yılında da sürdü ve yüzde 39’luk gelişimle 23 milyon dolardan 32 milyon dolara çıktı. Diğer su ürünleri ihracatımız 14,8 milyon dolardan 16 milyon dolara yükselirken, alabalık ihracatımız 8,7 milyon dolarla sabit kaldı. Kaya levreği ihracatımız yüzde 44’lük artışla 1,7 milyon dolardan 2,5 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin, 2025 yılı ocak ayında 95,7 milyon dolar olan ihracatının 2026 yılı ocak ayında yüzde 27 geliştiği bilgisini veren Başkan Girit sözlerini şöyle tamamladı; “2026 yılı Ocak ayında ihracatımızı 121,5 milyon dolara ulaştırdık ve su ürünleri ihracatından aslan payını aldık. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 46 milyon dolarlık levrek ihraç ederken, ikinci sırada 36 milyon dolarla çipura, 13,7 milyon dolarla Türk somonu yer aldı.” Rusya Federasyonu ve Japonya arasındaki yarışı fotofiniş belirledi 2026 yılı ocak ayında su ürünleri ihracatında Rusya Federasyonu 31,3 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, orkinos talebiyle öne çıkan Japonya’ya ihracatımız yüzde 120’lik artışla 12 milyon dolardan 31 milyon dolara çıktı. Japonya su ürünleri ihraç ettiğimiz ülkeler sıralamasında 4 basamak yükselirken, Rusya ile Japonya arasında liderliği fotofiniş belirledi. İtalya 22,4 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep ederken, Hollanda’ya su ürünleri ihracatımız yüzde 24’lük artışla 14,8 milyon dolardan 18,3 milyon dolara çıktı. Beşinci sıradaki Yunanistan’a su ürünleri ihracatımız yüzde 21’lik yükselişle 15 milyon dolardan 18,2 milyon dolara ilerledi. Bu ülkeleri İngiltere, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve İspanya takip etti. Türkiye ocak ayında 55 ülkeye su ürünleri ihraç etti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin en çok balık ihraç ettiği ülke 17,8 milyon dolarla İtalya olurken, İtalya’yı 17,2 milyon dolarla Yunanistan ve 15,7 milyon dolarla İngiltere izledi. Ege Bölgesi’nden balık ihraç edilen ülke sayısı 46 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni H3N2 varyantı ve korunma yöntemleri Haber

Yeni H3N2 varyantı ve korunma yöntemleri

Son haftalarda dünya genelinde gündemde yer bulan H3N2 varyantı, influenza A virüsünün alt türlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Güney Yarım Küre'nin sezon sonu verileri, bu alt türün beklenilenin ötesinde hızla yayıldığını gösterirken, İngiltere ve Japonya gibi Kuzey Yarım Küre ülkelerinde varyantın sezon başında süratle baskın hale geldiği gözlemleniyor. İSTANBUL (İGFA) - İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cengiz Duygulu, bu yıl grip dinamiklerinin küresel çapta alışılmışın dışında olduğunu belirterek, H3N2'nin K alt soyunun İngiltere ve Japonya'da erken dönemde yüzde 90 oranında baskın olduğunu söyledi. Bu durumun aşı uyumsuzluğu riskini gündeme taşıdığını ifade eden Dr. Duygulu, "Aşı, ağır hastalık, yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm riskini azaltmada önemli bir rol üstleniyor. Ancak bu yıl, önceki yıllardan farklı bir grip dinamiği ile karşılaşmamız olası" dedi. YENİ VARYANTIN SEMPTOMLARI Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı verilere göre, Ekim ayının son iki haftasında influenza bildirimi yapılmazken, yeni varyantın olası belirtileri arasında; ani yükselen ateş, kas ve eklem ağrıları, yoğun halsizlik, kuru öksürük bulunuyor. Özellikle risk grubundaki bireylerin dikkatli olmaları gerekmekte. KIŞ DALGASI BEKLENTİSİ Dr. Duygulu, grip riskini en etkin şekilde azaltmanın aşılamadan geçtiğini ve her yıl olduğu gibi bu yıl da mevsimsel grip dalgasının beklendiğini belirtti. Yeni varyantın seyrine bağlı olarak dalganın daha erken başlayabileceği öngörülüyor. Topluma yönelik koruyucu tedbirler arasında; kapalı alanlarda maske takılması, ellerin sık sık yıkanması, kalabalık ortamlarda mesafenin korunması, risk gruplarının mutlaka aşılanması gerektiğini belirten Dr. Duygulu; yüksek ateş, nefes darlığı, genel durum bozukluğu ve dinlenmeyle geçmeyen halsizlik durumlarında zaman kaybetmeden bir sağlık kurumuna başvurulması gerektiğini tavsiye etti. Dr. Duygulu, yeni H3N2 varyantının özellikle risk gruplarında daha ciddi seyredebileceğini vurgulayarak, semptomları hafife almadan koruyucu adımların zamanında atılmasının bu yıl her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti.

Türkler, İnternetten Vatandaşlık Alıp 156 Ülkeye Vizesiz Uçuyor Haber

Türkler, İnternetten Vatandaşlık Alıp 156 Ülkeye Vizesiz Uçuyor

Uluslararası yatırım konularında uzman Avukat Özge Özmen Korkut, internet üzerinden vatandaşlık alarak 156 ülkeye vizesiz seyahat edebilmenin mümkün olduğunu ifade ediyor. Uluslararası yatırım ve vatandaşlık mevzuatlarını yakından takip eden Avukat Özge Özmen Korkut, özellikle Karayip ülkelerinin güncellenen vatandaşlık programlarına dair açıklamalarda bulundu. 6-8 AYDA VATANDAŞLIK SAHİBİ OLMA ŞANSI Karayipler’de yer alan eski bir İngiliz kolonisi olan Saint Kitts’ten vatandaşlık alımında danışmanlık yapan Avukat Özge Özmen Korkut, 6-8 ay gibi kısa sürelerde tamamlanabilen vatandaşlık süreçleri hakkında şunları söyledi: "Saint Kitts, vatandaşlık almanın en hızlı olduğu ülkelerden biridir. Bunun temel nedeni, bütün işlemlerin elektronik ortamda tamamlanabilmesidir. Ülkeye fiziksel olarak gitmeye veya belgeleri posta yoluyla göndermeye gerek olmadan, tüm işlemler çevrimiçi olarak yapılabiliyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerine vizesiz seyahat edebilir, İngiltere için elektronik vize alabilirsiniz. Saint Kitts pasaportu ile dünya genelinde 156 ülkeye vizesiz giriş yapabilirsiniz. BAĞIŞ YA DA GAYRİMENKUL YOLUYLA VATANDAŞLIK ALMA Saint Kitts vatandaşı olmak için temel şart sabıka kaydınızın bulunmaması. Bu konuda dünya çapında bir inceleme yapılıyor. Maddi anlamda bağış yapma veya gayrimenkul satın alma seçenekleri mevcut. 250 bin dolar bağış yaparak vatandaşlık elde edebilirsiniz. Gayrimenkul seçeneğinde, onaylı projelerden 325 bin dolarlık hisse satın almanız gerekiyor. Müstakil ev seçeneği için, onaylı projelerden 600 bin dolarlık bir satın alma yapmanız yeterli."

Tuna Tunca Türkiye’nin gururu oldu... Yeni hedef Kuzey Kanalı Haber

Tuna Tunca Türkiye’nin gururu oldu... Yeni hedef Kuzey Kanalı

İzmir Büyükşehir Belediyespor’un başarılı yüzücüsü Tuna Tunca, Manş Denizi'ni yüzerek geçtiği için İngiltere'de iki kez ödüllendirildi ve ayakta alkışlandı. Tunca'nın yeni hedefi, zorlayıcı Kuzey Kanalı. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesporlu sporcu Tuna Tunca, dünyanın en zorlu yüzme mücadeleleri arasında yer alan Ocean’s 7’de (Okyanus Yedilisi), Manş Denizi (İngiliz Kanalı) ve Cebelitarık'ı yüzerek geçti. İngiliz Kanalı Yüzme Derneği (Channel Swimming Association) İngiltere-Folkestone’da düzenlediği prestijli gecede Tuna Tunca'yı iki kez onurlandırdı. Manş Denizi’ni solo yüzerek geçen ilk otizmli erkek sporcu unvanıyla sahneye çıkan Tuna Tunca, aynı zamanda haziran ayında zorlayıcı soğuklarda gerçekleştirdiği geçiş ile bu zorlu kanalı 2025'te en erken geçen sporcu olmayı başardı ve katılımcılardan uzun süre alkış aldı. Etkinlik esnasında, Tuna Tunca'nın ilham veren azim ve inanç dolu hikayesi anlatılırken, Manş Denizi’ni solo olarak 13 saat 26 dakikada geçişi de verilen sertifikayla belgelendi. Tuna Tunca’ya İngiltere'deki gurur gecesinde annesi Gülnur Tunca eşlik etti ve törende duygusal anlar yaşandı. Anne Gülnur Tunca, Tuna’nın başarısını "Nöroçeşitliliğin gücünü temsil eden Tuna, 20 yıl önce denizle tanıştı. Bizce, Manş Denizi geçişi 20 yıl artı 13 saat 26 dakika sürdü" sözleriyle anlattı; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay’a, antrenörü Mert Onaran’a ve sponsorlara teşekkür etti. GELECEK HEDEF KUZEY KANALI Manş Denizi, Cebelitarık Kanalı, Catalina Kanalı, Cook Boğazı, Molokai Kanalı, Kuzey Kanalı ve Tsugaru Kanalı’ndan oluşan Ocean’s 7 kapsamında Tuna Tunca bu yıl Kuzey Kanalı'na odaklanıyor. 2026 yazında Kuzey Kanalı’nı geçmeye hazırlanan sporcu, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ocean’s 7’yi bitiren ilk Türk olan Bengisu Avcı ve beş kanalı aşan Emre Erdoğan gibi önemli bir başarı yolu çizen Tuna Tunca, her kulaçta otizmin bir engel olmadığını, doğru koşullar ve olanaklarla farklı potansiyelin nasıl ortaya çıkabileceğini dünyaya gösteriyor. Tuna Tunca, bu yıl Eylül ayında Cebelitarık Kanalı’nı da 5 saat 32 dakikada solo yüzerek geçen ilk otizmli yüzücü unvanını elde etmişti.

Diz ağrılarına yenilikçi çözüm Haber

Diz ağrılarına yenilikçi çözüm

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Oktay Nar, Romanya'nın Bükreş kentinde gerçekleşen 8. Uluslararası Eklem İçi Tedaviler Sempozyumu'na (ISIAT 2025) katılım sağlayarak önemli bir akademik katkıda bulundu. BURSA (İGFA) - Op. Dr. Özgür Oktay Nar, sempozyumda yaptığı "Diz Osteoartritinde İntraartiküler Poliakrilamid Hidrojel Enjeksiyonlarının Faydaları” başlıklı sunumla uluslararası katılımcıların dikkatini üzerine çekti. Türkiye Adına Bilimsel Bilgiler Paylaştı Başta ABD, İngiltere, İspanya, Danimarka ve İtalya olmak üzere birçok ülkenin ortopedi, fizik tedavi ve romatoloji uzmanlarının katıldığı etkinlikte konuşan Dr. Nar, diz kireçlenmesi konusunda cerrahi dışı yöntemlerle ilgili güncel bilgileri sundu. Yeni jenerasyon enjeksiyon tekniklerinden biri olan poliakrilamid hidrojel uygulamaları üzerine deneyimlerini aktaran Dr. Nar, bu yöntemin ağrı azaltmada ve hareket kabiliyetini artırmada etkili olduğunu belirtti. “ISIAT, Bilimsel Paylaşım İçin Değerli Bir Mecra” Sunumu sonrası değerlendirmelerde bulunan Dr. Özgür Oktay Nar, sempozyumun değerine şu şekilde vurgu yaptı: “ISIAT, dünyanın dört köşesinden ortopedi ve travmatoloji uzmanlarını bir araya getirerek, eklem içi tedavilerdeki en güncel bilimsel gelişmeleri paylaşan saygın bir platform. Türkiye adına bu etkinliğe katkı sağlamak, ülkemizin bilimsel temsili açısından hem gurur verici hem de yenilikçi tedavi yaklaşımlarımıza sunduğumuz perspektif açısından önem arz ediyor.” “Diz Kireçlenmesine Karşı Cerrahi Olmayan Çözümler Artıyor” Dr. Nar, diz osteoartritinin özellikle yaşlı nüfusta yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen kronik sorunlardan biri olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Bugünümüzde cerrahi müdahaleye başvurmadan uyguladığımız tedavilerle hastalarımızın ağrıları azalmakta ve günlük aktivitelerine daha rahat devam edebilmekteler. Poliakrilamid hidrojel gibi enjeksiyonlarla eklem sıvısını destekleyerek sürtünmeyi azaltıp hareket kabiliyetini arttırıyoruz. Bu tür bilimsel aktivitelerin yaygınlaşması, bu tedavi yöntemlerinin daha geniş hasta gruplarında etkili bir şekilde kullanılmasına imkan tanıyacaktır.” Dr. Nar, ISIAT 2025'te edindiği deneyimlerin mesleki bilgi birikimine önemli katkılar yaptığını belirterek, benzer uluslararası toplantılarda ülkemizi temsil etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.