Hava Durumu

#İnan Taşgöz

giresunsonhaber - İnan Taşgöz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnan Taşgöz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

TAŞGÖZ: “BENİ TANIMIYORSUNUZ, PEKİ BAKAN URALOĞLU’NU DA MI TANIMIYORSUNUZ?” Haber

TAŞGÖZ: “BENİ TANIMIYORSUNUZ, PEKİ BAKAN URALOĞLU’NU DA MI TANIMIYORSUNUZ?”

TAŞGÖZ: “BENİ TANIMIYORSUNUZ, PEKİ BAKAN URALOĞLU’NU DA MI TANIMIYORSUNUZ?” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’un ulaşım ve altyapı yatırımları üzerinden iktidar milletvekillerine ve AK Parti teşkilatına yönelik eleştirilerde bulundu. Taşgöz, komşu illerde hayata geçirilen ulaşım projelerini örnek göstererek, Giresun için artık “müjde” ve “yatırım programına alınacak” açıklamaları yerine somut olarak başlamış ve tamamlanmış projeler görmek istediklerini söyledi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, yaptığı yazılı açıklamada Giresun’un kamu yatırımlarından yeterli pay alamadığı yönündeki eleştirilerini yineledi. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür’ün kendisi hakkında “İnan Taşgöz’ü tanımıyorum” şeklinde ifadeler kullandığının kendilerine ulaştığını belirten Taşgöz, bu sözlere Ulaştırma ve Altyapı Bakanı **Abdulkadir Uraloğlu’nun komşu illerde açıkladığı ulaşım projeleri üzerinden cevap verdi. Taşgöz açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Beni tanımayabilirsiniz Sayın Vekil. Ancak madem Giresun’un hizmet ve yatırım durumuyla ilgili eleştirilerimiz sizi rahatsız ediyor, o zaman size çok daha önemli bir soru sormak istiyorum: Beni tanımıyorsunuz da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Uraloğlu’nu da mı tanımıyorsunuz?” “GİRESUN NE ZAMAN SOMUT YATIRIM GÖRECEK?” Bakan Uraloğlu’nun Rize’de ulaşım yatırımlarına ilişkin yaptığı açıklamalara dikkat çeken Taşgöz, komşu illerde uzun vadeli ulaşım projelerinin gündemde olduğunu, Giresun’da ise projelerin sürekli gelecek tarihlere bırakıldığını savundu. Taşgöz şöyle devam etti: “Sayın Bakan’ın Rize için yaptığı açıklamaları görüyoruz. Yaklaşık 30 kilometrelik çevre yolundan, tünellerden, ulaşımın gelecek 30-40 yılını çözecek projelerden bahsediliyor. Rize’de bunlar konuşulurken Giresun’da hâlâ ne konuşuyoruz? ‘Yatırım programına alınacak’, ‘takip ediyoruz’, ‘çalışmalar devam ediyor’, ‘yakında’, ‘yeni müjde’… Giresun ne zaman somut yatırım görecek?” Trabzon, Ordu ve Rize’de gerçekleştirilen yatırımları örnek gösteren Taşgöz, Giresun milletvekilleri Ali Temür ve Nazım Elmas’a da doğrudan sorular yöneltti: “Trabzon yatırım alıyor. Ordu yatırım alıyor. Rize yatırım alıyor. Peki Giresun neden hâlâ bekliyor? Sayın Ali Temür ve Sayın Nazım Elmas; Giresun’un milletvekilleri olarak size açıkça soruyorum: Giresun’a hizmet noktasında ne zaman somut adım atacaksınız?” “GİRESUNLUNUN GÖRMEK İSTEDİĞİ FOTOĞRAF DEĞİL, SONUÇTUR” Siyasi temasların ve bakanlarla yapılan görüşmelerin tek başına yeterli olmadığını savunan Taşgöz, Giresun kamuoyunun artık bu görüşmelerin yatırım olarak karşılığını görmek istediğini söyledi. Taşgöz açıklamasında: “Bakanlarla görüşmek, fotoğraf vermek elbette mümkündür. Ama Giresunlunun görmek istediği artık fotoğraf değil, sonuçtur.” ifadelerini kullandı. AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan’ın Bakan Uraloğlu ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Taşgöz, söz konusu temasların Giresun açısından hangi somut yatırımlara dönüştüğünün açıklanması gerektiğini savundu. “AK Parti Giresun İl Başkanı Sayın Hüseyin Alkan’ın Sayın Bakan Uraloğlu ile verdiği fotoğrafı da gördük. Peki soruyorum: Fotoğrafın Giresun’a karşılığı nedir? Hangi yatırım başladı? Hangi projenin ödeneği çıktı? Hangi yol tamamlandı? Hangi proje artık beklemekten çıkarılıp hayata geçirildi?” “MÜJDE DEĞİL, BİTMİŞ PROJE GÖRMEK İSTİYORUZ” Giresun’da uzun süredir gündemde bulunan projelerin farklı tarihlerde yeniden kamuoyuna “müjde” olarak sunulduğunu ileri süren Taşgöz, vatandaşın beklentisinin tamamlanmış yatırımlar olduğunu dile getirdi. “Giresunluyu sürekli ‘yatırım programına alınacak’ sözleriyle daha ne kadar bekleteceksiniz? Hâlâ yatırım planı, hâlâ müjde, hâlâ ara gazı, hâlâ avutmaca… Artık bu şehir bunları istemiyor.” Taşgöz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Giresun insanıyla dalga geçer gibi her dönem aynı projelerin yeniden müjdesinin verilmesini değil, bitmiş ve hizmete açılmış projeleri görmek istiyor.” KONAL’A DA ÇAĞRIDA BULUNDU İYİ Parti İl Başkanı Taşgöz, eleştirilerini Cumhur İttifakı’nın diğer Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal’a da yönelterek, Giresun’un yatırım taleplerinin Ankara’da güçlü şekilde savunulmasının tüm milletvekillerinin sorumluluğunda olduğunu ifade etti. “Sayın Ertuğrul Gazi Konal; siz de Cumhur İttifakı’nın Giresun milletvekili olarak bu tablonun dışında değilsiniz. Giresun’un hakkını Ankara’da savunmak sizin de sorumluluğunuzdur.” Konunun siyasi partiler arasında bir tartışmadan ibaret olmadığını belirten Taşgöz: “Bu mesele parti meselesi değildir. Bu mesele Giresun meselesidir. Trabzon ne alıyorsa Giresun da alsın. Ordu ne alıyorsa Giresun da alsın. Rize hangi ulaşım yatırımlarına kavuşuyorsa Giresun da kendi geleceğini planlasın. Biz bunu istiyoruz.” dedi. “GİRESUN MÜJDE DEĞİL, İCRAAT İSTİYOR” Taşgöz, açıklamasının sonunda Giresun’un komşu illerde gerçekleştirilen yatırımları izleyen değil, kendi büyük ölçekli projelerini hayata geçiren bir şehir haline gelmesi gerektiğini savundu. “Giresun artık komşu illerdeki yatırımları seyreden şehir olmak istemiyor. Giresun artık beklemek istemiyor. Giresun artık oyalanmak istemiyor. Giresun müjde değil, icraat istiyor.” Taşgöz açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Giresun’un talihi mi bu? Kaderi mi bu? Yoksa Giresun’un hakkını yeterince güçlü savunamayanların sorumluluğu mu? Biz cevabını bekliyoruz ve Giresun’un hakkını savunmaya devam edeceğiz.”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” Haber

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, açıklanan fındık alım fiyatlarına tepki göstererek Giresun milletvekillerine üreticinin haklarını savunma çağrısında bulundu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık için ise 250 TL olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını savundu. Fındığın Giresun ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Taşgöz, yaptığı yazılı açıklamada iktidar ve Cumhur İttifakı milletvekillerine seslendi. “GİRESUN’UN SESİ OLMAK YERİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” Taşgöz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Terör örgütü elebaşıyla ilgili statü tartışmaları ve siyasi düzenlemeler gündeme geldiğinde gösterilen hassasiyet, Giresun’un alın teri olan fındık söz konusu olduğunda neden gösterilmiyor? Sayın Ali Temür, Sayın Nazım Elmas, Sayın Konal… Siz bu şehrin milletvekillerisiniz. Giresunlu üreticinin hakkını savunmak, sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımak ve çözüm aramak sizin sorumluluğunuz değil midir? Bir yıl boyunca dağda, bayırda, yağmurun ve sıcağın altında emek veren üreticinin ürünü 250–255 liraya mahkûm edilirken neden sessiz kalıyorsunuz?” “FINDIK, GİRESUN EKONOMİSİNİN TEMEL DİREĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Taşgöz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Fındık; bu şehrin ekonomisi, esnafın nefesi, köylünün umudu ve gençlerin geleceğidir. Fındık değer kaybettiğinde yalnızca üretici değil, Giresun’un tamamı kaybeder. Üreticinin maliyetleri her geçen gün artarken açıklanan fiyatın beklentileri karşılamadığı açıktır. Üretici borçlarını nasıl ödeyeceğini, bahçesine gelecek yıl nasıl bakacağını ve ailesinin geçimini nasıl sağlayacağını düşünmektedir.” TMO’YA ETKİN MÜDAHALE ÇAĞRISI İYİ Parti olarak üreticinin tüccarların ve büyük alıcıların karşısında korunması gerektiğini yıllardır dile getirdiklerini ifade eden Taşgöz, şunları kaydetti: “TMO, hasat başlamadan önce üreticiyi koruyacak güçlü bir taban fiyat açıklamalı ve piyasaya etkin biçimde müdahale etmelidir. Fiyat politikası belirlenirken üretim maliyetlerinin yanı sıra üreticinin insanca yaşayabilmesi için gerekli refah payı da dikkate alınmalıdır. Üreticiyi piyasanın insafına bırakan anlayış terk edilmelidir. Fındıkta sürdürülebilir, öngörülebilir ve üreticiyi koruyan kalıcı bir politika hayata geçirilmelidir.” “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Taşgöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz, alın terinin karşılığını isteyenlerin tarafındayız. Emeğin günlük siyasi hesaplardan daha kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bugün üreticinin yaşadığı mağduriyet karşısında sessiz kalanlar, yarın Giresun halkına bunun hesabını vermek zorunda kalacaktır. Giresun sahipsiz değildir. Üreticimizin hakkını savunmaya ve haksızlığa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

İYİ PARTİLİ TAŞGÖZ’DEN: “BELEDİYEYİ BU HALE DÜŞÜREN SİZSİNİZ” Haber

İYİ PARTİLİ TAŞGÖZ’DEN: “BELEDİYEYİ BU HALE DÜŞÜREN SİZSİNİZ”

İYİ PARTİLİ TAŞGÖZ’DEN AK PARTİ’YE BELEDİYE TEPKİSİ: “BELEDİYEYİ BU HALE DÜŞÜREN SİZSİNİZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun Belediyesi’nde yaşanan maaş ödeme sıkıntıları üzerinden CHP’li yerel yönetimi eleştiren AK Parti yöneticilerine sert tepki gösterdi. Taşgöz, belediyelerin içinde bulunduğu mali tablonun merkezi iktidarın ekonomi politikalarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Ülkenin ekonomisini yöneten sizsiniz, belediyelerin gelirlerini eriten düzeni kuran sizsiniz. Sonra dönüp belediyeye ‘Neden maaş ödeyemiyorsun?’ diye soruyorsunuz” dedi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, kentteki siyasi tartışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede AK Parti’nin belediye üzerinden yürüttüğü eleştirilerin büyük ekonomik sorunları örtme ve hedef değiştirme çabası olduğunu savundu. Taşgöz, AK Parti Giresun İl Başkanlığı ile merkez ilçe yöneticilerinin Giresun Belediyesi’nde maaşların zamanında ödenmemesini sürekli gündeme taşıdığını belirterek, ülke genelindeki ekonomik tabloya dikkat çekti. “BU NE PEHRİZ, BU NE GALDİRİK TURŞUSU” AK Parti yöneticilerinin belediyeye yönelik açıklamalarını eleştiren Taşgöz, şunları söyledi: “Emeklinin maaşı açlık sınırının altında kalmışken, asgari ücretlinin cebindeki para daha ayın ortasını görmeden tükenirken, belediyenin maaş ödemelerinde yaşadığı sıkıntıyı siyasi malzeme yapmak büyük bir çelişkidir. Bu ne pehriz, bu ne galdirik turşusu!” Belediyelerin ekonomik sıkıntılarının ülkedeki yüksek enflasyon, artan maliyetler, ağır borç yükü ve merkezi yönetimin politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savunan Taşgöz, sorumluluğun yalnızca yerel yönetime yüklenemeyeceğini söyledi. “ÜLKENİN EKONOMİSİNİ YÖNETEN SİZSİNİZ” Taşgöz, açıklamasında AK Parti’ye şu sözlerle seslendi: “Ülkenin ekonomisini yöneten sizsiniz. Vergileri belirleyen sizsiniz. Enflasyonu düşüremeyen sizsiniz. Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden sizsiniz. Belediyelerin gelirlerini eriten ekonomik düzeni kuran da sizsiniz. Sonra dönüp belediyeye, ‘Neden maaşı zamanında ödeyemiyorsun?’ diye soruyorsunuz.” Giresun Belediyesi’nin içinde bulunduğu mali tablonun yalnızca belediye yönetiminin kararlarıyla açıklanamayacağını ifade eden Taşgöz, merkezi yönetimin uyguladığı ekonomi politikalarının bütün kamu kurumlarını ve yerel yönetimleri zor durumda bıraktığını ileri sürdü. “BU, CAMBAZA BAK SİYASETİDİR” AK Parti’nin kendi ekonomi politikalarının sonuçlarını tartışmak yerine belediyeyi hedef aldığını öne süren Taşgöz, şu ifadeleri kullandı: “Bu durum tam anlamıyla cambaza bak siyasetidir. Kendi yarattıkları büyük problemleri, çözemedikleri ekonomik faciaları ve halkın sırtına yükledikleri ağır faturayı bir kenara bırakıp başkalarının gözündeki saman çöpünü göstermeye çalışıyorlar.” Taşgöz, vatandaşların geçim sıkıntısı, işsizlik, yüksek enflasyon ve düşük gelir nedeniyle büyük bir ekonomik baskı altında bulunduğunu belirterek, siyasi tartışmaların bu sorunların önüne geçirilmemesi gerektiğini söyledi. “SARILMA SİYASETİYLE EKONOMİK SORUNLAR ÇÖZÜLMEZ” AK Parti Giresun Merkez İlçe Başkanlığına getirilen Hüseyin Alkan’a da yeni görevinin hayırlı olmasını dileyen Taşgöz, iktidar temsilcilerinin vatandaş ziyaretleri üzerinden yürüttüğü siyaseti eleştirdi. Taşgöz, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün şu kadar vatandaşımıza sarıldık, yüzlerce kişi bizi ziyaret etti denilebilir. Ancak sarılmakla pazardaki fiyatlar düşmez, emeklinin maaşı artmaz, işsiz gençler iş bulmaz, esnafın borcu bitmez. Vatandaş artık fotoğraf değil, çözüm bekliyor.” Ekonomik şartların ağırlaştığı bir dönemde iktidar temsilcilerinin toplumun karşısına çıkmasının cesaret gerektirdiğini ifade eden Taşgöz, insanların tepki göstermeye dahi gücünün kalmadığını savundu. “HALKIN DERDİNİ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” CHP’nin kendi içindeki tartışmalarının AK Parti iktidarının ekonomik ve siyasi sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını belirten Taşgöz, açıklamasını şöyle tamamladı: “CHP’nin mevcut sorunları ortadadır. Ancak bu sorunlar, AK Parti’nin yıllardır sürdürdüğü kötü yönetimi, ekonomik başarısızlığı ve halkı yoksullaştıran politikaları ortadan kaldırmaz. Ülkeyi yöneten bellidir, ekonominin sorumlusu bellidir. Biz halkımızın sesi olmaya, Giresun’un yüreğinde biriken öfkeyi ve itirazı dile getirmeye devam edeceğiz.”

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA ESNAFLA BULUŞTU Haber

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA ESNAFLA BULUŞTU

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA ESNAFLA BULUŞTU İYİ Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Av. Mehmet Can Abbasoğlu, parti içi eğitim programı kapsamında geldiği Giresun’da esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Şehir merkezinde gerçekleştirilen ziyaretlerde, esnafın ekonomik koşullar, artan maliyetler ve günlük yaşamda karşılaştığı sorunlara ilişkin talepleri dinlendi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Merkez İlçe Başkanı Sinan Erdem, Merkez İlçe Teşkilat Başkanı Soner Şentürk, Kadın Kolları Başkanı Bengül Eroğlu, Gençlik Kolları Başkanı Soner Türk ile il ve ilçe yöneticilerinin eşlik ettiği Abbasoğlu, esnaf ziyaretlerinde vatandaşlarla sohbet etti. SAHADA ESNAFIN TALEPLERİ DİNLENDİ Parti içi eğitim programının ardından sahaya inen İYİ Parti heyeti, Giresun şehir merkezindeki iş yerlerini ziyaret ederek esnafın sorunlarını yerinde dinledi. Ziyaretlerde özellikle ekonomik şartlar, artan maliyetler, alım gücündeki düşüş ve küçük esnafın günlük işleyişte yaşadığı sıkıntılar gündeme geldi. Esnaf ve vatandaşların talep ve önerilerini not alan heyet, sahadan gelen beklentilerin parti genel merkezine iletileceğini belirtti. ABBASOĞLU: “MİLLETİN İÇİNDE OLMAYA ÖNEM VERİYORUZ” Ziyaretler sırasında vatandaşlara İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun selamlarını ileten Av. Mehmet Can Abbasoğlu, parti olarak sorunları yerinde dinlemeye önem verdiklerini ifade etti. Abbasoğlu, İYİ Parti’nin siyaset anlayışında vatandaşla doğrudan temasın önemli bir yer tuttuğunu belirterek, çözüm önerilerinin sahadan gelen gerçek talepler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini vurguladı. TAŞGÖZ: “GİRESUN’UN HER NOKTASINDA VATANDAŞLA BULUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de ziyaretlere ilişkin değerlendirmesinde, teşkilat olarak Giresun’da vatandaşlarla temaslarını sürdüreceklerini söyledi. Taşgöz, esnafın ve vatandaşın sesini dinlemeye devam edeceklerini belirterek, Giresun’un her noktasında sahada olacaklarını ifade etti. ZİYARETLER HATIRA FOTOĞRAFLARIYLA SONA ERDİ Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyaretlerde İYİ Parti heyeti, esnaf ve vatandaşlarla sohbet ederek görüş alışverişinde bulundu. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR” Haber

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, haftalık gündem değerlendirmesinde eğitimden ekonomiye, tarımdan dış politikaya, genç işsizliğinden terörle mücadeleye kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Taşgöz, vatandaşın temel gündeminin geçim sıkıntısı, adalet arayışı, eğitimde yaşanan sorunlar ve gençlerin gelecek kaygısı olduğunu söyledi. Taşgöz, “Milletin sesi duyulmalı, vatandaşın talepleri görmezden gelinmemelidir. Türkiye’nin yeniden güçlü, adil ve üreten bir ülke haline gelmesi için devlet aklıyla, liyakatle ve millet iradesini esas alan bir anlayışla hareket edilmelidir” dedi. “MİLLETİN TALEPLERİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Demokratik yönetimlerde millet iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayan Taşgöz, vatandaşların yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların artık ertelenemez hale geldiğini ifade etti. Taşgöz, “Vatandaş geçim derdindedir. Emekli, memur, asgari ücretli, esnaf, çiftçi ve gençler geleceğe kaygıyla bakmaktadır. Adalet duygusunun zedelendiği, fırsat eşitsizliklerinin büyüdüğü, hayat pahalılığının her haneyi etkilediği bir tabloda devlet yönetiminin temel görevi milletin huzurunu, güvenliğini ve refahını sağlamaktır” diye konuştu. EĞİTİMDE MİLLİ KİMLİK VE KALİTE VURGUSU Eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, eğitimin yalnızca diploma veren bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Eğitimin aynı zamanda milli kimliği, ahlaki değerleri, bilimsel düşünceyi ve çağın gereklerine uygun donanımı birlikte kazandırması gerektiğini söyledi. Taşgöz, “Eğitim, günlük siyasi tartışmaların konusu olmaktan çıkarılmalıdır. Çocuklarımızı hem milli ve manevi değerlerine bağlı hem de çağın gereklerine uygun şekilde yetiştirecek bir eğitim anlayışına ihtiyaç vardır. Aileler eğitim maliyetleri altında ezilmekte, öğretmenlerimiz ise hak ettikleri değeri görememektedir. Eğitimde kalite, fırsat eşitliği ve liyakat esas alınmalıdır” ifadelerini kullandı. “GENÇLER GELECEĞİNİ BAŞKA ÜLKELERDE ARIYOR” Türkiye’nin en önemli meselelerinden birinin gençlerin umutsuzluğu olduğunu dile getiren Taşgöz, üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlandığını, çalışan gençlerin ise geçim sıkıntısı nedeniyle gelecek planı yapamadığını söyledi. Taşgöz, “Gençlerimiz geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalıyorsa burada hepimizin düşünmesi gerekir. Bu durum yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda aidiyet duygusunu zayıflatan ve toplumsal güven bunalımını derinleştiren ciddi bir meseledir. Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını kaybetme lüksü yoktur” dedi. DIŞ POLİTİKADA “DEVLET AKLI” ÇAĞRISI Dış politikanın günlük gelişmelere ve kısa vadeli hesaplara göre şekillenmemesi gerektiğini vurgulayan Taşgöz, Türkiye’nin dış ilişkilerinde devlet geleneğini, milli çıkarları ve öngörülebilirliği esas alması gerektiğini belirtti. Taşgöz, “Türkiye; Karadeniz’den Kafkasya’ya, Türk dünyasından Ön Asya coğrafyasına kadar geniş bir bölgede güçlü, saygın ve kararlı bir dış politika izlemek zorundadır. Dış politikada devlet aklı, milli çıkar ve tutarlılık esastır” diye konuştu. EKONOMİDE HAYAT PAHALILIĞI TEPKİSİ Açıklamasında ekonomik sorunlara geniş yer veren Taşgöz, vatandaşların en önemli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi. Market fiyatları ile vatandaşın alım gücü arasındaki farkın her geçen gün büyüdüğünü belirten Taşgöz, ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını ifade etti. Taşgöz, “Ekonomi, sadece tablolarla ve rakamlarla açıklanamaz. Ekonomi, pazara çıkan emeklinin cebindeki paradır. Çocuğuna okul masrafı yapan ailenin yüküdür. Dükkânını ayakta tutmaya çalışan esnafın mücadelesidir. Tarlasını işlemek isteyen çiftçinin maliyetidir. Bugün vatandaşımız ağır ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir” dedi. “ÜRETEN TÜRKİYE MECBURİYETTİR” Türkiye’nin üretim gücünün yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini belirten Taşgöz, yüksek faiz, finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin sanayiciyi, girişimciyi, ihracatçıyı ve üreticiyi olumsuz etkilediğini söyledi. Taşgöz, “Üreten Türkiye bir tercih değil, mecburiyettir. Sanayicinin, girişimcinin, ihracatçının ve çiftçinin önünü görebildiği bir ekonomik yapı kurulmalıdır. Yerli üretim ve milli sanayi gerçekçi politikalarla desteklenmeli, üretim ekonomisi yeniden inşa edilmelidir” ifadelerini kullandı. FINDIK ÜRETİCİSİNİN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ Giresun ekonomisinin temel unsurlarından biri olan fındık konusunda da değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, üreticinin artan maliyetler karşısında zor durumda kaldığını belirtti. Gübre, ilaç, işçilik ve bakım giderlerindeki yükselişin fındık üreticisini ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Taşgöz, “Fındık üreticisi alın terinin karşılığını almak zorundadır. Giresun için fındık yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda geçim kaynağı, kültür ve ekonomik omurgadır. Tarım sadece ekonomik bir faaliyet olarak görülemez. Gıda güvenliği ve milli güvenlik açısından da stratejik öneme sahiptir” dedi. BEYİN GÖÇÜ UYARISI Genç işsizliği ve beyin göçünün Türkiye açısından ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Taşgöz, üniversite mezunlarının önemli bir bölümünün kendi alanlarında istihdam edilemediğini söyledi. Taşgöz, “Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını kaybetmeye tahammülü yoktur. Gençlerimizin kendi ülkelerinde umutla yaşayabilecekleri, çalışabilecekleri ve üretebilecekleri şartlar oluşturulmalıdır. Beyin göçünü durdurmanın yolu gençlere güven vermek, liyakati hâkim kılmak ve adil istihdam imkânları sağlamaktır” diye konuştu. TERÖRLE MÜCADELE VE ANAYASA TARTIŞMALARI Terörle mücadelenin siyasi tartışmaların üzerinde milli bir mesele olduğunu belirten Taşgöz, bu konuda herhangi bir tavzin millet vicdanında kabul görmeyeceğini ifade etti. Anayasa tartışmalarına da değinen Taşgöz, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinin korunması gerektiğini söyledi. Taşgöz, “Terörle mücadele, hiçbir siyasi hesabın konusu yapılamaz. Bu konuda tavizsiz, kararlı ve milli bir duruş sergilenmelidir. Anayasa tartışmaları yürütülürken Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, üniter devlet yapısı ve milli birlik anlayışı korunmalıdır” dedi. “CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİ” Açıklamasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Türkiye’nin adaletin güçlendiği, liyakatin esas alındığı, üretimin desteklendiği ve gençlerin umutla geleceğe baktığı bir ülke olması gerektiğini vurguladı. Taşgöz, “Türk milleti büyüktür. Türk devleti güçlüdür. Cumhuriyetimiz ebedidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; adaletin, liyakatin, üretimin ve milli birliğin hâkim olduğu güçlü bir Türkiye olmalıdır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

TANDOĞAN’DA BAYRAK SELİ:  GİRESUN TEŞKİLATI ANKARA’YA MİLLİ İRADE MÜHRÜ VURDU Haber

TANDOĞAN’DA BAYRAK SELİ: GİRESUN TEŞKİLATI ANKARA’YA MİLLİ İRADE MÜHRÜ VURDU

TANDOĞAN’DA BAYRAK SELİ: GİRESUN TEŞKİLATI ANKARA’YA MİLLİ İRADE MÜHRÜ VURDU İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Ankara Tandoğan’daki “Bayrak Açıyorum” mitinginin ardından yaptığı açıklamada, Giresun teşkilatlarının meydandaki duruşunu “Müdafaa-i Hukuk ruhu” olarak nitelendirdi. Taşgöz, “Topal Osman Ağaların evlatları olarak Ankara’da milli irade duvarı ördük” dedi. ANKARA / GİRESUN — İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısıyla Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen “Bayrak Açıyorum” mitingi, siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı. Ulusal basına yansıyan bilgilere göre mitingde alan Türk bayraklarıyla dolarken, parti bayrağı kullanılmaması dikkat çekti; Cumhuriyet gazetesi, mitinge yaklaşık 100 bin yurttaşın katıldığını aktardı. Mitinge İYİ Parti yöneticileri ve teşkilatlarının yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve bazı CHP milletvekillerinin de katıldığı bildirildi. T24’ün ANKA kaynaklı haberinde ise Dervişoğlu’nun Tandoğan konuşmasında “Bütünleşik Muhalefet” vurgusu yaptığı ve meydan siyaseti üzerinden yeni bir muhalefet hattı tarif ettiği aktarıldı. Giresun Teşkilatı Meydanda Saf Tuttu Miting sonrası gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun teşkilatlarının Tandoğan’daki varlığını yalnızca bir parti katılımı olarak değil, tarihî ve millî bir duruş olarak tarif etti. Taşgöz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Terör baronlarına Meclis kürsüsünü peşkeş çekmeye yeltenen gaflet erbabına karşı, Topal Osman Ağaların evlatları olarak Ankara’da milli irade duvarı ördük.” Giresun’dan Ankara’ya uzanan katılımı “vatan aşkıyla yollara düşen teşkilat iradesi” olarak nitelendiren Taşgöz, ilçe başkanlarına, kadın kollarına, gençlik kollarına ve mitinge katılan partililere teşekkür etti. “Müsavat Dervişoğlu, Şer Odaklarına Karşı İstiklal Sesidir” İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu’nun miting konuşmasında millî birlik, Cumhuriyet, hukuk devleti ve üniter yapı başlıklarını öne çıkardığı görüldü. İYİ Parti’nin resmî duyurusunda Dervişoğlu’nun miting çağrısı; haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, çözülmeye ve Cumhuriyet karşıtı girişimlere karşı “bayrak açma” söylemiyle çerçevelenmişti. Bu hattı Giresun teşkilatı adına sahiplenen Taşgöz, Genel Başkan Dervişoğlu’nun Tandoğan’daki çıkışını şu sözlerle değerlendirdi: “Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Ötüken’den Malazgirt’e, Çanakkale’den Cumhuriyet’e uzanan o sarsılmaz milli şuurun gür sesi olarak haykırmıştır.” Taşgöz, Dervişoğlu’nun siyasi duruşunu “istiklal sesi” olarak tanımlayarak şunları kaydetti: “Liderimizin şer odaklarına ve saray entrikalarına karşı Meclis’te fırlattığı o ilmek, bugün Tandoğan’da milyonların yeminiyle milli bir iradeye dönüşmüştür.” Tandoğan’da Mesaj: Parti Değil, Bayrak Öne Çıktı Ulusal basında mitingin en çok dikkat çeken yönlerinden biri, meydanda parti sembollerinden çok Türk bayrağının öne çıkarılması oldu. Cumhuriyet’in haberine göre Dervişoğlu, konuşmasında Tandoğan’da “parti, hizip ve şahsi hesap” olmadığını, meydanda “sadece Türkiye” bulunduğunu söyledi. Taşgöz de açıklamasında bu vurguyu Giresun teşkilatı üzerinden genişletti. Ona göre Tandoğan’da açılan bayrak, yalnızca bir miting sembolü değil; Cumhuriyet, üniter devlet, sosyal adalet ve ekonomik itirazın ortak adıydı. “Harun Gibi Gelip Karunlaşanların Saltanatına Başkaldırıyoruz” Taşgöz, açıklamasında yalnızca güvenlik ve millî birlik başlıklarına değil; emekli, işçi, esnaf ve fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çekti. Yerel basında daha önce de Taşgöz’ün hukuk, demokrasi ve ekonomik kriz arasında doğrudan bağ kurduğu; Giresun’da fındık üreticisi, esnaf ve emeklilerin sorunlarını gündeme taşıdığı görülmüştü. Yeni Giresun’un haberinde Taşgöz’ün “Demokrasi sarsılırsa ekmek küçülür” değerlendirmesi ve Giresun’daki ekonomik sıkıntılara ilişkin açıklamaları yer almıştı. Tandoğan sonrası açıklamasında bu çizgiyi sertleştiren Taşgöz, meydanda açılan dev Türk bayrağını şu sözlerle tarif etti: “Anayasa’mızın ilk dört maddesine göz diken, üniter devlet yapımızı çatlatmak isteyen hainlere karşı sarsılmaz bir kalkan; Gazi Meclis’in kutsiyetini terörün gölgesiyle kirletmek isteyenlere karşı çekilmiş bir adalet kılıcı; ekonomik buhran altında inim inim inleyen emeklimizin, fındık üreticimizin, işçimizin ve esnafımızın ahını sormak için kaldırılmış helal bir isyan bayrağıdır.” Taşgöz, İYİ Parti’nin millî güvenlik hassasiyetini sosyal adalet vurgusuyla birlikte ele aldığını belirterek şu mesajı verdi: “Harun gibi gelip Karunlaşanların dünyevi saltanatına karşı; hakkı, hukuku ve adaleti savunan Giresun’un bu yiğit evlatları var olduğu sürece, ne teröre geçit vereceğiz, ne de şanlı al bayrağımız göklerden inecektir.” “Giresun Teşkilatı Bu Ülkenin Manevi Sigortasıdır” İYİ Parti Giresun teşkilatında son dönemde yeniden yapılanma ve kongre süreci de dikkat çekmişti. Yerel basına göre İnan Taşgöz, İYİ Parti Giresun İl Başkanlığı seçiminde yeniden başkan seçilerek güven tazeledi; Giresun Öncü Gazetesi, kongrede Taşgöz’ün mevcut başkan olarak seçimi kazandığını ve teşkilatın yeni dönemde daha güçlü çalışacağı mesajı verdiğini aktardı. Tandoğan’daki katılımı bu teşkilat iradesinin sahadaki karşılığı olarak değerlendiren Taşgöz, Giresun’dan Ankara’ya giden partililere şöyle seslendi: “Sizler bu davanın çimentosu, bu toprakların manevi sigortasısınız.” Taşgöz’e göre Giresun teşkilatının Tandoğan’daki duruşu, Karadeniz’in tarihî direniş hafızasıyla Cumhuriyet’in kurucu değerlerini aynı çizgide buluşturdu. “Kutlu Yürüyüşümüz Başlamıştır” Açıklamasının sonunda sert ve kararlı bir siyasi mesaj veren Taşgöz, Tandoğan mitinginin yalnızca bir günle sınırlı kalmayacağını, İYİ Parti açısından yeni bir mücadele döneminin işareti olduğunu söyledi. Taşgöz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Ne saray barikatları ne de Kandil’in kirli hesapları inanmış sineler karşısında duramayacaktır. Kutlu yürüyüşümüz başlamıştır. Sefer bizden, zafer Allah’tandır. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

TAŞGÖZ’DEN TANDOĞAN ÇAĞRISI: “BAYRAK AÇIYORUZ” Haber

TAŞGÖZ’DEN TANDOĞAN ÇAĞRISI: “BAYRAK AÇIYORUZ”

TAŞGÖZ’DEN TANDOĞAN ÇAĞRISI: “BAYRAK AÇIYORUZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, 27 Haziran Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek “Bayrak Açıyorum” mitingi öncesi yaptığı açıklamada, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik “umut hakkı” ve meşruiyet tartışmalarına sert sözlerle tepki gösterdi. “TERÖRİSTBAŞINI MEŞRULAŞTIRMA GİRİŞİMLERİNE GEÇİT VERMEYECEĞİZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Türkiye gündeminde tartışılan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik “umut hakkı” ve meşruiyet arayışlarına karşı Ankara Tandoğan Meydanı’nda güçlü bir milli duruş sergileneceğini söyledi. Taşgöz, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısıyla düzenlenecek “Bayrak Açıyorum” mitinginin yalnızca siyasi bir toplantı olmadığını, teröre ve bölücülüğe karşı milletin ortak tepkisini ortaya koyacağını belirtti. İnan Taşgöz, “Son günlerde, bu aziz vatanın ekmeğini yiyip suyunu içenlerin, binlerce vatan evladının kanını dökmüş hain terör örgütü elebaşına özgürlük kapılarını aralama cüretini gösterdiğini ibretle ve öfkeyle takip ediyoruz. Türk milletinin hafızasıyla ve sinir uçlarıyla oynuyorlar” dedi. Taşgöz, Abdullah Öcalan’a yönelik her türlü imtiyaz ve meşruiyet arayışının Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne ağır bir saldırı anlamı taşıdığını vurgulayarak, “Bebek katili Abdullah Öcalan için istenen, ima edilen ya da tanınması muhtemel olan her türlü özgürlük, imtiyaz ve meşruiyet arayışı, bu ülkenin bölünmez bütünlüğüne indirilmiş en ağır darbedir. Bu rezalete, bu aymaza, devletin ve milletin temel dinamiklerini dinamitleyen bu zihniyete asla ve asla geçit vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. “KONU VATANSA HEPİMİZ TEK CEPHEYİZ” Taşgöz, Tandoğan’da yapılacak mitingin parti kimliklerinin ötesinde milli bir duruş taşıdığını ifade etti. Vatan savunması söz konusu olduğunda siyasi ayrılıkların geride kalması gerektiğini belirten Taşgöz, tüm vatandaşları Türk bayrağı altında birleşmeye çağırdı. İnan Taşgöz, “Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine bağlı olan, devletçi, milliyetçi ve ulusalcı duruşa sahip her bir vatandaşımızın yüreği bugün aynı öfkeyle çarpmaktadır. Biz ne sağ ne sol kavgasındayız. Gün; ideolojik ayrılıkları bir kenara bırakıp, milli cephede kenetlenme günüdür” dedi. Taşgöz, miting alanında parti flamalarının değil Türk bayraklarının yer alacağını belirterek, “Terör örgütü liderine özgürlük çığırtkanlığı yapanlara karşı; bu ülkeyi karşılıksız seven, bayrağına ve şühedasına sadık olan herkesi tek bir safa davet ediyoruz. Tandoğan Meydanı’nda parti flamaları değil, sadece rengini şehitlerimizin kanından almış şanlı Türk bayrağımız dalgalanacak” ifadelerini kullandı. GİRESUN’DAN TANDOĞAN’A DAVET İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, 27 Haziran Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek mitinge Giresun’dan da güçlü katılım çağrısı yaptı. Taşgöz, “Bayrağımızın rengini veren şehitlerimizin kemiklerini sızlatanlara, bölücülere ve onlara bu cesareti veren yerli-yabancı tüm odaklara karşı baş kaldırıyoruz” dedi. Mitingin “Bayrak Açıyorum” sloganıyla düzenleneceğini belirten Taşgöz, Giresunlular başta olmak üzere tüm vatanseverleri Ankara’ya davet etti. İnan Taşgöz, “Tüm milli cepheyi, vatan ve millet sevdalılarını, ulusalcıları, devletçileri ve ‘Bu memleket bizim’ diyen Giresunlu hemşehrilerimi ellerine şanlı Türk bayrağını alarak Tandoğan’da bizimle birlikte saf tutmaya davet ediyorum. Ses çıkartmazsak, yarın dönecekleri o karanlık virajda kaybedecek bir vatanımız kalmayabilir. Şimdi susma değil, en gür sesle Türk milletinin iradesini haykırma vaktidir” diye konuştu. MİTİNG 27 HAZİRAN’DA ANKARA’DA YAPILACAK “Bayrak Açıyorum” mitingi, 27 Haziran Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirilecek. İYİ Parti teşkilatları, mitingi terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik meşruiyet tartışmalarına karşı milli tepkinin ortaya konulacağı bir buluşma olarak görüyor.

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, haftalık değerlendirmesinde ekonomi, hukuk, tarım ve devlet yönetimi üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Taşgöz, Türkiye’nin yalnızca ekonomik krizle değil, hukuk ve yönetim kriziyle de karşı karşıya olduğunu belirterek, “Hukukun olmadığı yerde ekonomi olmaz. Türkiye kayyum düzeniyle yönetilemez” dedi. “DEVLET CİDDİYETİ AŞINDIRILIYOR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, hukuk tartışmaları ve devlet kurumlarında yaşanan güven kaybına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Taşgöz, vatandaşın alım gücünün her geçen gün düştüğünü, devlet kurumlarının da yönetim anlayışı nedeniyle zayıflatıldığını savundu. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunun yalnızca enflasyonla açıklanamayacağını belirten Taşgöz, “Bugün vatandaşın cebindeki para erirken, devletin temel kurumları da aşındırılıyor. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca enflasyon değildir; asıl sorun devlet ciddiyetinin kaybolmasıdır” ifadelerini kullandı. “ANADOLU ÜRETEMEZ HALE GETİRİLDİ” Tarım politikalarını da eleştiren Taşgöz, çiftçinin son yılların en ağır ekonomik baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Köylerin boşaldığını, üreticinin toprağından koptuğunu ve Türkiye’nin birçok temel üründe dışa bağımlı hale geldiğini belirten Taşgöz, tarımdaki gerilemenin yalnızca ekonomik değil, milli güvenlik boyutu da taşıdığını ifade etti. Taşgöz, “Anadolu boşalıyor. Köyler boşalıyor. Üretici toprağından kopuyor. Bir zamanlar kendi kendine yeten Türkiye bugün birçok temel üründe dışa bağımlı hale getirildi. Çiftçi üretmek istiyor ama kazanamıyor. Kazanamayan üretici toprağını terk ediyor. Bu yalnızca ekonomik değil, milli güvenlik sorunudur” dedi. “TARIMDAKİ ÇÖKÜŞ SOFRAYA ZAM OLARAK YANSIYOR” İnan Taşgöz, tarımda yaşanan üretim kaybının doğrudan pazar ve market fiyatlarına yansıdığını söyledi. Üreticinin maliyetler altında ezildiğini, tüketicinin ise yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, yanlış tarım politikalarının hem üreticiyi hem de vatandaşı aynı anda mağdur ettiğini dile getirdi. Taşgöz, üretim ekonomisinin güçlendirilmediği bir ülkede hayat pahalılığıyla kalıcı mücadele edilemeyeceğini vurguladı. “HUKUKUN OLMADIĞI YERDE EKONOMİ OLMAZ” Taşgöz, açıklamasında hukuk sistemine ilişkin eleştirilerine de geniş yer verdi. Yatırım, kalkınma ve ekonomik güvenin temel şartının hukuk devleti olduğunu belirten Taşgöz, mülkiyet hakkı, bağımsız yargı ve öngörülebilir yönetim anlayışı olmadan ekonomik istikrar sağlanamayacağını söyledi. Taşgöz, “Hukukun üstünlüğü zedelenirse ekonomi de çöker. İnsanlar yarın neyle karşılaşacağını bilmiyorsa yatırım yapmaz. Mülkiyet hakkının tartışıldığı, şirketlere kayyum atamanın sıradanlaştığı bir ülkede güven ortamı oluşmaz” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE GÜÇLÜ KURUMLARA VE BAĞIMSIZ YARGIYA İHTİYAÇ DUYUYOR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı Taşgöz, Türkiye’nin yeniden güçlü kurumlara, bağımsız yargıya ve liyakat esaslı devlet yönetimine dönmesi gerektiğini belirtti. Kayyum uygulamaları üzerinden iktidarı eleştiren Taşgöz, devlet yönetiminde keyfiliğin değil, hukuk ve kurumsal aklın esas alınması gerektiğini söyledi. Taşgöz, hukuk güvenliğinin zedelendiği bir ortamda hem vatandaşın hem yatırımcının geleceğe güvenle bakamayacağını ifade etti. “MİLLET GEÇİM DERDİNDE, İKTİDAR GÜNDEM DEĞİŞTİRİYOR” Taşgöz, iktidarın toplumun gerçek sorunlarından uzaklaştığını savundu. Emeklinin ay sonunu getiremediğini, gençlerin gelecek planlarını yurt dışında kurduğunu, esnafın kepenk kapatma noktasına geldiğini belirten Taşgöz, iktidarın çözüm üretmek yerine gündem değiştirme siyaseti izlediğini söyledi. Taşgöz, “Vatandaş geçim derdinde. Emekli ay sonunu getiremiyor. Gençler gelecek planlarını başka ülkelerde kuruyor. Esnaf kepenk kapatıyor. Buna rağmen iktidar milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine gündem değiştirme siyaseti yürütüyor” dedi. “CUMHURİYETİN AYARLARINA DÖNÜLMELİ” Açıklamasının sonunda Cumhuriyet’in temel ilkelerine dönüş çağrısı yapan Taşgöz, Türkiye’nin çıkış yolunun hukuk, liyakat ve üretim ekonomisinden geçtiğini belirtti. Taşgöz, ülkenin yeni krizlere değil, yeni bir milli kalkınma hamlesine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Türkiye’nin ihtiyacı saray siyaseti değil devlet ciddiyetidir. Türkiye’nin ihtiyacı kutuplaşma değil milli birliktir” diyen Taşgöz, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hukuku, üretimi ve liyakati esas alan bir devlet düzeninin yeniden kurulması gerektiğini söyledi. “MİLLETİN İRADESİ YENİDEN DEVLET YÖNETİMİNDE HÂKİM OLMALI” İnan Taşgöz, Türk milletinin tarih boyunca büyük zorlukları aşmayı başardığını belirterek, yönetimde millet iradesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Taşgöz, sözlerini “Türk milleti tarih boyunca her zorluğu aşmıştır. Yeter ki milletin iradesi yeniden devlet yönetiminde hâkim olsun” ifadeleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.