Hava Durumu

#İktidar

giresunsonhaber - İktidar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İktidar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖZGÜR ÖZEL CHP’YE VEDA ETTİ, YENİ PARTİNİN KURULUŞUNU İLAN ETTİ Haber

ÖZGÜR ÖZEL CHP’YE VEDA ETTİ, YENİ PARTİNİN KURULUŞUNU İLAN ETTİ

ÖZGÜR ÖZEL CHP’YE VEDA ETTİ, YENİ PARTİNİN KURULUŞUNU İLAN ETTİ CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup kürsüsüne son kez çıkarak yeni siyasi oluşumun kurulacağını açıkladı. Özel, milletvekillerinin öncülüğünde başlatılacak işlemlerin ardından yeni partinin Meclis’te ana muhalefet konumuna geçeceğini söyledi; farklı siyasi kesimlere “Türkiye İttifakı” çağrısı yaptı. CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrasında derinleşen yönetim krizinde yeni bir dönem başladı. Özgür Özel, 21 Temmuz 2026 Salı günü yapılan CHP TBMM Grup Toplantısı’nda parti kürsüsünden son konuşmasını yaparak CHP’ye veda etti ve yeni partinin kuruluşunu resmen duyurdu. Toplantı salonuna girerken “Her son bir başlangıçtır” mesajını veren Özel, yoğun alkışlarla karşılandı. Salonda değişim ve iktidar sloganları atıldı. Özel, konuşmasına 74 seçilmiş il başkanının da toplantıda bulunduğunu belirterek başladı. YENİ PARTİ MİLLETVEKİLLERİYLE KURULACAK Özel, kuruluş sürecinin seçilmiş parti kadrolarıyla birlikte yürütüleceğini açıkladı. Buna göre önce il başkanları, ardından Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu üyeleriyle değerlendirme yapılacak; milletvekillerinin katılımıyla yeni partinin resmî kuruluş işlemleri başlatılacak. Teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından yeni siyasi oluşumun TBMM’de açık farkla ana muhalefet partisi konumuna geleceğini savunan Özel, CHP Grup kürsüsüne veda ettiklerini ancak ana muhalefet kürsüsünü bırakmayacaklarını belirtti. Hedeflerinin muhalefette kalmak değil, yapılacak ilk seçimde iktidara gelmek olduğunu söyledi. “PARTİNİN ADI DEĞİŞİR AMA BİZİ BÖLEMEZLER” Konuşmasında CHP’de yaşanan ayrışmaya geniş yer ayıran Özel, siyasi birlikteliklerinin parti adı ve ambleminden daha güçlü olduğunu dile getirdi. “Partinin adı değişir ama bizi bölemezler” diyen Özel, kendisiyle birlikte hareket eden kadroların Cumhuriyet’in kurucu değerlerini ve CHP’nin siyasal mirasını yeni yapıda sürdüreceğini ifade etti. Özel; altı oka, sosyal demokrat kimliğe, Cumhuriyet’in kuruluş değerlerine ve Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedeflere bağlılıklarının devam edeceğini vurguladı. Yeni oluşumu bir kopuş değil, iktidar yürüyüşünü devam ettirecek yeni bir siyasal hat olarak tanımladı. KILIÇDAROĞLU VE YENİ YÖNETİME SERT ELEŞTİRİ Özgür Özel, konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu’na ve “mutlak butlan” kararı sonrasında oluşturulan yönetime sert eleştiriler yöneltti. Seçim yenilgilerinin ardından değişim talebinin görmezden gelindiğini savunan Özel, partinin iradesinin üyeler ve delegeler yerine yargı kararları ve merkezden yapılan atamalarla belirlenmesine karşı çıktı. Kadın ve gençlik kollarındaki görev değişikliklerini de eleştiren Özel, kadın üyelerin seçtiği yöneticilerin erkekler, gençlerin seçtiği yöneticilerin ise ileri yaştaki isimler tarafından görevden alınmasını demokratik iradeye müdahale olarak nitelendirdi. Genel başkanın belirlenmesi için sandığın iki milyon CHP üyesinin önüne konulması gerektiğini söyledi. “KONTROLLÜ MUHALEFETİ KABUL ETMİYORUZ” Özel, iktidarla uzlaşan ve sınırları iktidar tarafından çizilen bir muhalefet anlayışını reddettiklerini belirterek “Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz” dedi. Siyasetin hukuk eliyle yeniden şekillendirilmesine, baskıya ve korku iklimine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. CHP Genel Merkez binasından ayrılırken partinin tarihsel mirasını ve demokratik meşruiyetini kendileriyle birlikte taşıdıklarını savunan Özel, yeni süreci “ateşten gömlek” olarak nitelendirdi. Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer’in de aralarında bulunduğu belediye başkanlarını geride bırakmayacaklarını söyledi. TÜRKİYE İTTİFAKI İÇİN GENİŞ ÇAĞRI Yeni partinin yalnızca CHP tabanına seslenen dar bir yapı olmayacağını belirten Özel; sosyal demokratların yanı sıra muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalistleri, liberal demokratları ve Cumhuriyet’in temel değerleriyle sorunu bulunmayan bütün demokratları “Türkiye İttifakı” çatısı altında birlikte yürümeye davet etti. Özel, konuşmasını yeni bir siyasi yol açtıklarını ve iktidara doğru birlikte yürüyeceklerini belirterek tamamladı. Açıklamayla birlikte CHP’de haftalardır tartışılan yeni parti seçeneği, ilk kez grup kürsüsünden resmen ilan edilmiş oldu. Kaynak: Sözcü – Özgür Özel yeni partiyi ilan etti YALANLANAN PARTİ DEĞİL, HESAPTI: ÖZEL YENİ PARTİYİ İLAN ETTİ Özgür Özel cephesinin 19 Temmuz’da reddettiği, yeni parti hazırlığı değil; “Yeni Parti” adıyla açılan sosyal medya hesabının Özel’le bağlantılı olduğu iddiasıydı. İki gün sonra CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, son kez çıktığı CHP Grup kürsüsünde yeni partinin kurulacağını resmen açıkladı. Özel, kuruluş işlemlerinin ardından yeni oluşumun TBMM’nin ana muhalefet partisi olacağını söyledi. CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, 21 Temmuz 2026 Salı günü TBMM’de düzenlenen grup toplantısında CHP kürsüsünden son kez milletvekillerine seslendi. Toplantıya seçilmiş 74 il başkanının yanı sıra belediye başkanları ve parti yöneticileri de katıldı. Salona girerken “Her son bir başlangıçtır” mesajını veren Özel, konuşmasında CHP’ye veda ederken yeni siyasi yol haritasını da ilan etti. CHP KÜRSÜSÜNDE TARİHİ VEDA Kürsüye “vakti gelmiş bir vedanın hüznü” ile çıktığını söyleyen Özel, Kasım 2023’ten bu yana yaşanan siyasi süreci, parti içindeki değişim mücadelesini ve CHP yönetimine ilişkin yargı kararlarının ardından gelinen noktayı değerlendirdi. CHP’nin kurucu değerlerinden ve altı oktan vazgeçmediklerini vurgulayan Özel, parti binasından ayrıldıklarını ancak tarihsel mirası, siyasi meşruiyeti ve iktidar hedefini taşıdıklarını savundu. Özel, partinin adı ve logosu değişse bile siyasi birlikteliklerinin bölünemeyeceğini belirterek yeni oluşumun CHP’nin sosyal demokrat çizgisini sürdürme iddiasında olacağını ortaya koydu. YENİ PARTİ İÇİN KURULUŞ SÜRECİ BAŞLIYOR Özel; seçilmiş il başkanları, Parti Meclisi, Merkez Yönetim Kurulu ve milletvekilleriyle yapılacak toplantıların ardından kuruluş sürecinin ilerletileceğini açıkladı. Yeni partinin milletvekilleriyle birlikte kurulacağını belirten Özel, teknik işlemler tamamlandığında oluşumun milletvekili sayısı bakımından TBMM’nin ana muhalefet partisi olacağını ileri sürdü. CHP Grup kürsüsüne veda ettiklerini ancak ana muhalefet kürsüsünü bırakmayacaklarını söyleyen Özel, hedeflerinin muhalefette kalmak değil, kurulacak yeni partiyle iktidara yürümek olduğunu vurguladı. Sözcü’nün aktardığı konuşma PARTİNİN RESMÎ ADI VE AMBLEMİ AÇIKLANMADI Yeni partinin kurulacağı duyurulmasına rağmen oluşumun resmî adı ve amblemi grup toplantısında ilan edilmedi. Bu nedenle “Yeni Parti” ifadesi şimdilik yeni siyasi oluşumu tanımlamak amacıyla kullanılıyor. Partinin resmî adı, amblemi, kurucular kurulu ve kuruluş takviminin önümüzdeki süreçte açıklanması bekleniyor. 19 TEMMUZ’DA NE YALANLANMIŞTI? Sosyal medyada 19 Temmuz’da “Yeni Parti” adıyla açılan bir hesap, partinin kuruluş sürecinin başlatıldığını öne sürmüştü. Özgür Özel İletişim hesabından yapılan açıklamada ise söz konusu sosyal medya hesabının Özel’le hiçbir bağlantısının bulunmadığı bildirilmişti. O açıklama, yeni parti çalışmalarını değil, açılan hesabın Özgür Özel ve ekibine ait olduğu iddiasını yalanlıyordu. Özel’in 21 Temmuz’daki konuşmasıyla yeni parti kararı resmen açıklanırken, daha önce yalanlanan sosyal medya hesabı resmî bir hesap niteliği kazanmadı. 19 Temmuz’daki açıklamanın ayrıntıları KILIÇDAROĞLU’NA SERT MESAJLAR Konuşmasının önemli bölümünü CHP’deki yönetim tartışmalarına ayıran Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ve onunla birlikte hareket eden parti yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Parti yönetiminin kongre veya üyelerin katılacağı bir seçimle belirlenmesi gerektiğini savunan Özel, sandığın kurulması halinde kendi liderliğini de üyelerin güvenoyuna açmaya hazır olduğunu ifade etti. Kadın ve gençlik kollarında seçimle gelen yöneticilerin görevden alınmasına da tepki gösteren Özel, parti iradesinin mahkeme kararları ve merkezden yapılan atamalarla şekillendirilmesini kabul etmediklerini söyledi. İMAMOĞLU VE YAVAŞ İÇİN BİRLİK MESAJI Yeni siyasi yürüyüşte kimseyi geride bırakmayacaklarını belirten Özel; Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer’in isimlerini anarak birlik mesajı verdi. Özel ayrıca sosyal demokratların yanı sıra muhafazakâr, milliyetçi, Kürt, sosyalist ve liberal demokratlara “Türkiye İttifakı” çatısı altında birlikte hareket etme çağrısında bulundu. Konuşmasını yeni bir yol açma ve iktidara yürüme çağrısıyla tamamlayan Özel’in açıklamasıyla, CHP’deki ayrışma yeni parti kuruluşuna uzanan resmî bir siyasi sürece dönüştü.

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: Haber

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ:

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: SORULAR CEVAPLANDI, TARTIŞMA DAHA DA SERTLEŞTİ Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı özel röportaj, CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan krizi yatıştırmak yerine yeni tartışma başlıkları açtı. Kılıçdaroğlu, görevi kabul etmesini “kayyımı önleme” gerekçesiyle savundu; ancak belediye operasyonları, yargının siyasallaşması, masumiyet karinesi ve parti içi “arınma” söylemi konusunda verdiği yanıtlar muhalefet tabanındaki soru işaretlerini büyüttü. “ARINMA” SÖYLEMİ KRİZİN MERKEZİNE YERLEŞTİ CHP’de mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, röportaj boyunca en güçlü vurgusunu “arınma” kavramı üzerinden yaptı. Kılıçdaroğlu, CHP’nin “ahlaki üstünlüğünü” koruması gerektiğini söyledi, parti içinde para, çıkar ve rüşvet iddialarına karışanların barındırılamayacağını savundu. Ancak bu söylem, röportajın en tartışmalı alanlarından biri haline geldi. Kılıçdaroğlu, parti içinde kirli ilişkiler bulunduğunu öne sürerken isim vermekten kaçındı. “Rüşvetçi belediye başkanları”, “para pul işine girenler” ve “kirli ilişkiler” ifadeleriyle geniş bir çerçeve çizdi; fakat bu iddiaların kimleri kapsadığı, hangi kesinleşmiş belgelere dayandığı ve masumiyet karinesinin nasıl korunacağı sorularına net bir sınır koymadı. Bu durum, CHP’li belediye başkanları ve parti yöneticileri hakkında toplu bir töhmet algısı doğurdu. Kılıçdaroğlu’nun isim vermeden yaptığı ağır suçlamalar, hukuki netlikten çok siyasi gerilimi besleyen bir dil olarak öne çıktı. YARGI SİYASALLAŞTI DEDİ, YOLSUZLUK DOSYALARINI AYRI TUTTU Röportajın en belirgin çelişkilerinden biri yargı değerlendirmesinde ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını, Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi dosyalarda siyasi kararlar verildiğini söyledi. Buna karşılık CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk dosyalarında iddianamelerin ve itirafçı beyanlarının dikkate alınması gerektiğini savundu. Bu ayrım, röportajın en sert sorgulanan noktalarından biri oldu. Gazeteciler, aynı yargı düzeninin CHP’li belediyelere yönelik dosyaları da siyasi amaçla kullanıp kullanamayacağını sordu. Kılıçdaroğlu, yargının siyasallaştığını kabul etmesine rağmen yolsuzluk iddialarının tümüyle siyasi operasyon sayılmasına karşı çıktı. Bu yaklaşım, CHP tabanındaki ana itirazı güçlendirdi. Çünkü Kılıçdaroğlu bir yandan iktidarın yargı üzerindeki etkisini kabul etti, diğer yandan CHP’li isimlere yöneltilen bazı iddiaları parti içi arınmanın gerekçesi haline getirdi. MASUMİYET KARİNESİ TARTIŞMASI AÇIKTA KALDI Röportajda Kılıçdaroğlu’na en doğrudan yöneltilen sorulardan biri masumiyet karinesi oldu. Gazeteciler, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan belediye başkanları ve parti yöneticileri için “kirli”, “rüşvetçi” ya da “arınması gereken” gibi ifadelerin nasıl kullanılabileceğini sordu. Kılıçdaroğlu, kimseyi suçlu ilan etmediğini, “sorunlu belediye başkanı” ile “suçlu belediye başkanı” arasında fark bulunduğunu söyledi. Ancak röportajın genelinde kullandığı sert ifadeler bu ayrımı zayıflattı. Hukuki kesinlik oluşmadan “aklanın gelin” yaklaşımı, parti içi disiplin sürecinin yargı kararının önüne geçirilip geçirilmediği tartışmasını beraberinde getirdi. Bu başlık, röportajın ardından Kılıçdaroğlu’na yönelen eleştirilerin ana eksenlerinden biri haline geldi. GENEL MERKEZ GÖRÜNTÜLERİ İÇİN SORUMLULUĞU KABUL ETMEDİ CHP Genel Merkezi’nde polisin zorla içeri girdiği, biber gazı ve arbede görüntülerinin yaşandığı süreç de röportajın en kritik bölümlerinden biri oldu. Kılıçdaroğlu, görüntülerin vicdanını sızlattığını söyledi; ancak kendisini sorumlu tutmadı. Kılıçdaroğlu, polisin zorla girmesini istemediğini, kararın tebliği için icra işlemi yapılmasının beklendiğini savundu. Buna karşılık gazeteciler, avukatı Celal Çelik’in Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazdığı “parti genel merkezinin tarafımıza teslimi” içerikli başvuruyu hatırlattı. Kılıçdaroğlu, bu başvurunun polis müdahalesi anlamına gelmediğini söyledi. Ancak bu yanıt, kamuoyunda oluşan “Kılıçdaroğlu’nun görevi kabul etmesi bu görüntülerin yolunu açtı” eleştirisini tamamen ortadan kaldırmadı. “KAYYIMI ÖNLEDİM” SAVUNMASI İKNA KRİZİNİ AŞAMADI Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararını kabul etmeseydi CHP’ye kayyım atanacağını savundu. Bu nedenle görevi üstlenmesini partiye dışarıdan müdahaleyi engelleyen bir adım olarak anlattı. Ancak röportajda bu savunma da sorgulandı. Kılıçdaroğlu’na “Kayyım gelse ne yapardı da siz yapmıyorsunuz?” sorusu yöneltildi. Kılıçdaroğlu, kendisinin parti tüzüğü, Parti Meclisi, MYK ve disiplin kurulu çerçevesinde hareket ettiğini, dışarıdan atanacak bir kayyımın ise bu yapıları devre dışı bırakabileceğini söyledi. Buna rağmen CHP seçmeninin önemli bir bölümünde oluşan “siyasi irade mahkeme kararıyla değiştirildi” algısı röportajla giderilemedi. Kılıçdaroğlu’nun kayyım savunması, hukuki bir gerekçe olarak sunuldu; fakat siyasi meşruiyet tartışmasını kapatmaya yetmedi. İKTİDARLA İŞBİRLİĞİ SORUSUNA NET RET, BUTLAN KARARINA TEMKİNLİ YANIT Kılıçdaroğlu, Erdoğan’la ya da iktidarla gizli bir işbirliği yaptığı iddiasını kesin dille reddetti. Erdoğan’ı en sert eleştiren siyasetçilerden biri olduğunu belirtti, iktidarla perde arkasında herhangi bir anlaşma yürütmediğini söyledi. Ancak butlan kararının iktidarın yargıya müdahalesiyle alınıp alınmadığı sorusunda daha temkinli konuştu. Kararın siyasi sonuçları olduğunu kabul etti; fakat iktidarın doğrudan müdahalesi olup olmadığını bilmediğini söyledi. Bu yanıt, röportajın eleştirel okumalarında önemli bir yer tuttu. Kılıçdaroğlu, geçmişte Akın Gürlek ve siyasi yargı kararları konusunda sert ifadeler kullanırken, kendi lehine sonuç doğuran mutlak butlan kararında aynı kesinlikte bir siyasi müdahale değerlendirmesi yapmadı. GAZETECİLERİN ISRARLI SORULARI RÖPORTAJIN SEYRİNİ BELİRLEDİ Röportajın dikkat çeken yönlerinden biri, gazetecilerin Kılıçdaroğlu’nun yanıtlarını sık sık takip sorularıyla zorlaması oldu. Barış Terkoğlu, Aslı Kurtuluş Mutlu ve program moderasyonu, belediye operasyonları, kurultay davası, iddianameler, fezlekeler, masumiyet karinesi ve Genel Merkez’de yaşananlar konusunda Kılıçdaroğlu’na defalarca aynı eksende sorular yöneltti. Kılıçdaroğlu ise bazı sorularda yanıtı parti içi ahlaki üstünlük tartışmasına çekti. Bu tercih, röportajın haber değerini artırırken aynı zamanda kamuoyunda yeni bir tartışma alanı oluşturdu. CHP’DE KRİZ YATIŞMADI, SİYASİ HAT DAHA DA SERTLEŞTİ Röportaj, Kılıçdaroğlu’nun kendi pozisyonunu savunduğu kapsamlı bir açıklama niteliği taşıdı. Ancak verilen yanıtlar, CHP içindeki ayrışmayı sonlandıracak bir zemin oluşturmadı. Kılıçdaroğlu’nun “arınma” vurgusu, parti içi hesaplaşma mesajı olarak öne çıktı. Belediyelere yönelik dosyalarda yargının siyasal niteliğiyle yolsuzluk iddiaları arasında kurduğu ayrım ise muhalefet tabanındaki güven tartışmasını daha da derinleştirdi. CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan süreç, bu röportajın ardından yalnızca hukuki bir tartışma olmaktan çıktı; parti kimliği, siyasi meşruiyet, seçmen iradesi, yargı güveni ve muhalefetin iktidar karşısındaki ortak hattı üzerinden daha geniş bir krize dönüştü.

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR Haber

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR 74 İL BAŞKANINDAN KURULTAY ÇAĞRISI CHP’DE YOL HARİTASI: KURULTAYLA ÇIKIŞ, İKTİDARLA HEDEF CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM’de düzenlenen CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Genel Başkan Özgür Özel’in gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu toplantının ardından 74 il başkanı, kurultay sürecinin netleşmesi ve iktidar yürüyüşünün sürdürülmesi çağrısı yaptı. ŞENYÜREK VE GEZMİŞ TBMM’DEKİ GRUP TOPLANTISINA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay tartışmaları ve partiye yönelik yargı süreci üzerinden büyüyen siyasi gerilim, TBMM’deki grup toplantısında örgüt iradesi vurgusuyla ele alındı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM CHP Grup Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ardından CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 74 il başkanı tarafından yayımlanan ortak basın açıklamasına imza attı. KRİZİN YANITI KURULTAY VE ÖRGÜT İRADESİ OLDU CHP il başkanları, parti içi tartışmaların mahkeme sürecine sıkışmaması ve gerilimin sokaklara taşınmaması için kurultay zemininin işletilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar” başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, CHP’nin kurultay geleneği, örgüt iradesi ve iktidar hedefi öne çıkarıldı. Açıklamada, CHP’nin iç tartışma görüntüsüne sürüklenmek istenen süreci kurumsal hafızası, üyeleri, delegeleri ve örgüt iradesiyle aşacağı mesajı verildi. 74 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA CHP il başkanlarının ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar. Atamızın emaneti, Cumhuriyetin kurucusu partimiz, AKP iktidarının siyasi çıkarları uğruna demokrasi tarihimizde hiç görülmemiş şekilde felç edilmeye çalışılıyor. Partimiz atlattığı büyük badirelerde bu gibi dönemlerde ne yapacağını kurumsal hafızasına kazımıştır. CHP kurulduğu günden yana kongreler ve kurultaylar partisidir. İktidar tarafından kurgulanmış gerilimin mahkeme salonlarından sokaklara taşmasını engellemenin yolu, meşru rekabet arenası olan kurultayımızın toplanmasıdır. Tarihimiz boyunca olduğu gibi, tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız. Çünkü mesele partimizin iç meselesi değildir. Partimizde bir ikilik, çekişme ve kavga yoktur. Mesele memleketimizdir, milletimizin iradesidir. Partimizin kurultayının yapılacağı tarih 25 Temmuz 2026’dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur. Üyelerimizin, seçmenlerimizin ve ceberrut iktidara karşı birleşen halkımızın partimizden beklentisi bir an önce iktidar yürüyüşüne devam etmesidir. 81 ilde örgütlerimiz kurultaya da iktidara da hazırdır. 2 milyon üyemizin iradesi; CHP’yi bu cendereden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü tüm gücüyle sürdürecek kudrete sahiptir. Halkın dediği olur.” KURULTAY TARİHİ İÇİN 25 TEMMUZ 2026 VURGUSU Ortak açıklamada, CHP kurultayının 25 Temmuz 2026’dan önce yapılması gerektiği açık biçimde ifade edildi. İl başkanları, kurultay tarihinin bir an önce ilan edilmesini istedi. Bu çağrı, parti içindeki tartışmaların uzatılmadan örgüt iradesiyle çözüme kavuşturulması ve CHP’nin siyasi enerjisinin yeniden iktidar hedefine yöneltilmesi mesajı taşıdı. “CHP’DE EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖRGÜTÜNDÜR” Açıklamada en güçlü vurgu, örgüt iradesi üzerinden yapıldı. İl başkanları, CHP’de karar mekanizmasının üyeler ve delegeler üzerinden işlemesi gerektiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür” ifadesini kullandı. Bu mesajla CHP örgütleri, krizin mahkeme salonları ve parti içi gerilim algısıyla değil, kurultay iradesiyle aşılması gerektiğini ortaya koydu. GİRESUN ÖRGÜTÜ ORTAK AÇIKLAMAYA İMZA ATTI CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in ortak açıklamaya imza atması, Giresun örgütünün de kurultay ve iktidar yürüyüşü çağrısına destek verdiğini gösterdi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in TBMM’deki grup toplantısına katılımı ise Giresun’un hem Meclis grubundaki hem de örgüt düzeyindeki siyasi hatta yer aldığını ortaya koydu. CHP’de il başkanlarının açıklamasıyla verilen mesaj, parti içi tartışmaların kurultay zemininde çözülmesi, örgüt iradesinin güçlendirilmesi ve iktidar yürüyüşünün kesintiye uğratılmaması oldu.

TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ” Haber

TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ”

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun 25 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda dile getirdiği değerlendirmeleri esas alarak, ülke genelinde yaşanan ağır sorunları Giresun kamuoyuna taşıdı. Taşgöz, Türkiye’nin ekonomik çöküş, güvenlik krizi ve milli haysiyet kaybıyla karşı karşıya olduğunu belirterek iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Ekonomik Kriz: “Vatandaşımız ölmeyecek kadar doyuruluyor” Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, vatandaşın her geçen gün daha fazla yoksullaştığını vurguladı. Açıklamasında, “Ülkemiz bir yanda açlıkla, diğer yanda korkuyla sınanıyor. Vatandaşımız ölmeyecek kadar doyuruluyor, isyan etmeyecek kadar sindiriliyor. Giresun’da da çiftçimiz,köylümüz,emeklimiz,işçimiz,esnafımız, girdi maliyetleri,enerji giderleri,üretim fiyatları altında eziliyor, kepenk indiriyor, gençlerimiz işsizlikle boğuşuyor. Bu bilinçli bir şantaj siyasetidir; ‘Biz olmazsak hiçbir şey bulamazsın’ diyorlar. İYİ Parti olarak buna geçit vermeyeceğiz. Orta direği ,emekliyi,işçiyi,ev gençlerini ayağa kaldırmak, tekelleri kırmak, üretimi güçlendirerek fiyatları düşürmek önceliğimizdir” ifadelerini kullandı. Güvenlik ve Terör Eleştirisi: “Devlet terörle müzakere etmez” Taşgöz, “Terörsüz Türkiye” söylemi altında yürütüldüğünü ifade ettiği süreçlere de sert tepki gösterdi. Genel Başkan Dervişoğlu’nun sözlerini Giresun kamuoyuna taşıyan Taşgöz şunları söyledi: “Katilbaşı ve diğer teröristler gerçekten aramızda mı dolaşacak? İmralı’daki bebek katilinin ‘statüsü’ diye bir şey yoktur; orası Türk bayrağının dalgalandığı bir cezaevidir. Giresun’un ve memleketin dört bir yanında evlatlarımız vatan nöbetinde şehit olurken, terör örgütü elebaşına dokunulmazlık ve entegrasyon mekanizması mı aranacak? Bu, milli haysiyete,milli mücadeleye, kuvva-cı akla ihanettir. Devlet terörle müzakere etmez, devletimiz güçlüdür teröriste hükmeder. Bizim davamız haysiyet, hürriyet ve istiklal davasıdır. Tam bağımsız,emperyalist prangalardan arınmış Türkiye cumhuriyeti davasıdır.” “Bu bir yağma ve talan düzenidir” İktidarın yönetim anlayışını da hedef alan Taşgöz, devlet kurumlarının zayıflatıldığını savundu. “İktidar, vatandaşın korunma ve güvenlik hakkını gasp ederek, muhalifleri linç ettirerek, ibret için sindirerek yönetiyor. Memleketimizin dört bir yanında,kamu kaynakları birkaç yüz imtiyazlıya peşkeş çekiliyor, adalet mülakat odalarında dağıtılıyor. Bu yağma ve talan düzenidir.” İYİ Parti’nin yaklaşımını da ortaya koyan Taşgöz, “İYİ Parti olarak devleti millete yük olmaktan çıkaracağız, yolsuzluğa, yoksulluğa ,yağma düzenine tolerans göstermeyeceğiz, milletimizin emekleri ile oluşan vergilerini güvenli şehirler,huzurlu aileler,mutlu sofralar için harcayacağız” dedi. Taşgöz, CHP’ye de çağrıda bulunarak, “Şantaj altında boyun eğmeyin, Cumhuriyet’i saltanat rejimine teslim etmeyin.” ifadelerini kullandı. Gençler ve Gelecek Vurgusu Gençlerin baskı ve vizyonsuzlukla karşı karşıya bırakıldığını savunan Taşgöz, “Gençlerimiz vizyonsuzlukla, yasaklarla dünyadan koparılıyor.Baskı ile mobing ile engelleniyor, hayatın gerçeklerinden uzaklaştırılıyor,. Eğitim öğretimde sistematik olarak geriletiliyor,Giresunlu gençlerimiz girişimci ruhunu kaybediyor. Biz tam hürriyet, engelsiz girişimcilik ve dünya pazarında tüm emsalleri ile rekabet eden bir gelecek vaat ediyoruz” diyerek emeklilere yönelik politikaların da değiştirileceğini vurguladı. Beş Maddelik Taahhüt İnan Taşgöz, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun millet adına verdiği beş sözü Giresun’da da sahiplendiklerini belirterek şu maddeleri sıraladı: Milletin sırtındaki yükü kaldırmak, orta direği ayağa kaldırmak. Gençlere hürriyet ve dünya açmak. İsrafı, yolsuzluğu bitirmek, devleti millete yaklaştırmak. Emekliye hakaret değil hak vermek, adil istihdam sağlamak. Milletin vergilerini çarçur etmemek, Anadolu’yu kalkındırmak. Taşgöz, açıklamasını, “Bu mukaddes vatanda büyük ve müreffeh Türkiye’yi birlikte kuracağız. Giresun’dan başlayarak haysiyet davasını kazanacağız. Ne idiysek o kalacağız” sözleriyle tamamladı.

CHP 38. Olağan Kurultayı'na açılan ceza davası 1 Nisan’a ertelendi Haber

CHP 38. Olağan Kurultayı'na açılan ceza davası 1 Nisan’a ertelendi

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddiasıyla açılan davada, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına devam edildi; duruşma 1 Nisan’a ertelendi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, duruşmayla ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. ANKARA (İGFA) - CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddiasıyla açılan davanın üçüncü duruşması Ankara’da görüldü. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmanın öğleden sonraki celsesinde, CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde CHP İl Başkanı seçilen tutuksuz sanık Özgür Çelik ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada tanıkların dinlendiğini ve avukatların sorularını yönelttiğini belirten CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sosyal medya hesabından sürece ilişkin "Anlatalım herkes bilsin" başlığıyla kapsamlı bir açıklama paylaştı. "ANLATALIM HERKES BİLSİN" Çelik’in aktardığına göre tanıklar, kurultayda taraf olduklarını ve kaybeden listeyi desteklediklerini açıkça ifade etti. Bazı tanıklar, yerel seçimlerde aday adayı olduklarını ancak seçilemediklerini ve bazı sanıklarla kişisel husumetleri bulunduğunu dile getirdi. Ayrıca, tanıklardan birinin daha önce savcılığa verdiği ifadeyi yalanladığı ve kullanılmayan ifadelerin savcı tarafından tutanağa geçirildiğini itiraf ettiği belirtildi. https://twitter.com/ozgurcelikchp/status/2025934110674305210 Tüm tanıkların ifadelerinin genellikle “öyle konuşuluyordu” şeklinde olduğunu ve somut delil sunulmadığını vurgulayan Özgür Çelik, tanıkların delegelere menfaat temin edildiğini gözleriyle görmediklerini de dile getirdi. “Normal şartlarda dava beraatle sonuçlanacaktı” diyen Çelik, duruşma savcısının davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleştirilmesini talep ettiğini, mahkeme hakiminin de bu talebi ileteceğini ifade etti. Çelik paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Halkımız iktidar değişikliği istiyor, tükenmiş iktidar ise gitmemek için diretiyor. Partimiz, üyelerimizin ve tabanın değişim talebinin bir sonucu olarak yönetim değişikliğine gitti ve Özgür Özel’i Genel Başkan olarak seçti. Bu değişim, yerel seçimlerde birinci parti olmamızı sağladı. Yaşanan her şey, halkın çoğunluğu ile azınlık iktidarı arasında süren mücadelenin parçası. Mahkeme salonlarında da, meydanlarda da aynı mücadeleyi veriyoruz. CHP’yi kapatmayı, halkı sindirmeyi ve sandığı sembolik hale getirmeyi isteyenlere karşı mücadele ediyoruz. Halka inatlaşanlar daima kaybeder, yine kaybedecekler. Halk kazanacak, Cumhuriyet kazanacak, güzel Türkiye’miz kazanacak.” Duruşma, tanıkların dinlenmesinin ardından 1 Nisan’a ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.