Hava Durumu

#İdari Para Cezası

giresunsonhaber - İdari Para Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İdari Para Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? Haber

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ?

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? 2,5 MİLYON TL CEZA TOPRAĞI TEMİZLEYECEK Mİ? ÜÇÜNCÜ İHLAL, AYNI DERE, AYNI SORU: TEHLİKE BİTTİ Mİ? Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik’e, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarjı nedeniyle 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, aynı ihlalin daha önce iki kez yaşandığını, üçüncü tespitte cezanın 3 kat artırımlı uygulandığını açıkladı. Kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, dereye, toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına ne karıştığı, bölgenin hangi takvimle ıslah edileceği kamuoyuna açıklanmadı. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik’e ait maden sahasında yaptığı incelemede atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. Bakanlık, işletmeye daha önce de aynı ihlal nedeniyle iki kez para cezası uygulandığını açıkladı. Üçüncü tespitte yaptırım 3 kat artırımlı kesildi ve şirkete 2 milyon 517 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tablo, Çatalağaç Deresi’ndeki sorunun tek seferlik bir çevre ihlali olmadığını gösteriyor. Aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, önceki cezaların kirliliği önlemeye yetip yetmediği sorusunu büyütüyor. CEZA KESİLDİ AMA İHLAL TAMAMEN ÖNLENDİ Mİ? Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisinin gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldığını duyurdu. Resmi açıklamada, yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanarak deşarj edilmesi ve bu amaçla havuz yapılması gerektiği belirtildi. Bu düzenleme yapılıncaya kadar taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri durduruldu. Ancak açıklamalarda dereye ulaşan kirletici akışın tamamen kesildiği, dere yatağındaki kirliliğin temizlendiği, yeraltı suyu riskinin ortadan kaldırıldığı, tarım alanları için analiz yapıldığı veya ıslah takviminin başlatıldığı yönünde açık bir bilgi yer almadı. Bu nedenle dosyada asıl soru cezanın kesilip kesilmediği değil; ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, kirletici kaynağın kalıcı biçimde durdurulup durdurulmadığı ve Çatalağaç Deresi’nde geçmiş kirliliğin etkisinin giderilip giderilmediğidir. MADENİN TAMAMI DEĞİL, YERALTI GALERİSİ DURDURULDU Resmi açıklama, sahadaki tüm faaliyetin durdurulduğunu değil, taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu gösteriyor. Bu ayrım, çevresel riskin devam edip etmediği açısından kritik önem taşıyor. Kısmi kapatma kararı, kirletici akışın kontrol altına alınması için atılmış bir idari adımdır. Ancak bu karar, geçmişte dereye ulaşan atık suyun dere yatağında, sedimentte, çevre toprağında veya yeraltı suyunda bıraktığı etkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. DEREYE, TOPRAĞA VE YERALTI SUYUNA NE KARIŞTI? Bakanlık açıklamasında, Alagöz Madencilik’e ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği bilgisi yer aldı. Ancak kamuoyuna açık açıklamalarda su, çamur, sediment, toprak veya yeraltı suyu numunelerinde hangi maddelerin tespit edildiğine ilişkin analiz sonucu paylaşılmadı. Bu nedenle “toprağa şu madde karıştı”, “yeraltı suyu şu ağır metalle kirlendi” veya “tarım alanları şu maddeyle etkilendi” şeklinde kesin hüküm kurulamaz. Fakat işletmenin bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüttüğü resmi açıklamada yer aldığı için bölgede ağır metal, asidik maden drenajı, sediment ve yeraltı suyu analizlerinin açıklanması çevre güvenliği açısından zorunlu hale geliyor. ANALİZİ AÇIKLANMASI GEREKEN BAŞLIKLAR Çatalağaç Deresi’nde çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Kamuoyuna en az şu analiz başlıklarının açıklanması gerekir: Analiz alanı Açıklanması gereken değerler Dere suyu pH, iletkenlik, askıda katı madde, sülfat, ağır metal değerleri Dere çamuru ve sediment Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik, demir, mangan birikimi Tarım toprağı Ağır metal düzeyi, ürün güvenliği, sulama etkisi Yeraltı suyu İzleme kuyusu sonuçları, kirletici taşınımı, içme-kullanma suyu riski Ekosistem Dere canlılığı, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik etkisi MADEN DRENAJI NEDEN RİSKLİ? Maden sahalarında suyun sülfürlü minerallerle temas etmesi, asidik maden drenajı riskini doğurabilir. Bilimsel kaynaklar, maden drenajının su ile sülfür içeren kayaçlar arasındaki kimyasal reaksiyonla oluşabildiğini; asidik akışın bakır ve kurşun gibi ağır metalleri yeraltı veya yüzey sularına taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Asidik maden drenajı, ağır metallerce zengin ve yüksek asitli suyun oluşumu ile hareketi anlamına gelir. Bu tür akışlar yüzey suyu, yeraltı suyu, toprak ve ekosistem açısından risk oluşturabilir. Bu bilimsel çerçeve, Çatalağaç Deresi’nde hangi kirleticinin kesin olarak bulunduğunu göstermez. Ancak bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürütülen bir sahada su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizlerinin neden zorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyar. PARA CEZASI DEREYİ TEMİZLEMEZ 2 milyon 517 bin TL’lik idari para cezası, ihlale verilen yaptırımdır. Ancak para cezası dere yatağındaki çamuru, sedimentte biriken olası ağır metalleri, toprağa taşınmış kirleticileri veya yeraltı suyuna ulaşmış riski kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı düzenlenir. Bu ilke, kamuoyunda “kirleten öder” ilkesi olarak bilinir. Bu nedenle Alagöz Madencilik’e kesilen ceza, dosyanın kapanması anlamına gelmez. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekir. BU BÖLGE NE KADAR SÜREDE ISLAH EDİLİR? Çatalağaç Deresi ve çevresindeki alanların ne kadar sürede ıslah edileceği, açıklanmayan analiz sonuçlarına bağlıdır. Kirlenme yalnızca yüzey suyuyla sınırlı kaldıysa iyileşme daha kısa sürede izlenebilir. Ancak kirleticiler dere çamuruna, sediment tabakasına, tarım toprağına veya yeraltı suyuna karıştıysa süreç aylar değil, yıllar alabilir. Etkilenen alan Olası süre Gereken işlem Yüzey suyu Günler-haftalar Deşarjın kesilmesi, arıtma, düzenli su analizi Dere yatağı ve sediment Aylar-yıllar Çamur ve sediment analizi, kontrollü temizlik, güvenli bertaraf Tarım toprağı Yıllar Ağır metal analizi, ürün güvenliği testi, toprak iyileştirme Yeraltı suyu Yıllar-on yıllar İzleme kuyuları, hidrojeolojik takip, uzun süreli arıtma Dere ekosistemi Yıllar Canlı yaşamı, bitki örtüsü ve biyoçeşitlilik izlemesi Islah süresi; kirletici yüküne, atık suyun içeriğine, dere debisine, sediment birikimine, toprağın etkilenme düzeyine, yeraltı suyu hareketine ve uygulanacak arıtma-temizlik yöntemine göre değişir. Bu nedenle bölgede çevresel riskin bittiği ancak resmi analizler, izleme raporları ve ıslah planı açıklandıktan sonra söylenebilir. ÇED OLUMLU KARARI SONRASI DENETİM SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden ocakları ve maden atık depolama tesisi kapasite artışı projesi için ÇED sürecini yürüttü. İl Müdürlüğü, proje için nihai ÇED raporunun görüşe açıldığını duyurdu; daha sonra proje için “ÇED Olumlu” kararı verildiğini ilan etti. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Bu nedenle ÇED süreciyle birlikte yanıt bekleyen soru büyüyor: Çevre güvenliği ve denetim vurgusu yapılırken aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı? GİRESUN’UN MADEN HAFIZASINDA ŞEBİNKARAHİSAR VAR Giresun’da madencilik kaynaklı çevre riski daha önce Şebinkarahisar’da yaşanan atık barajı çökmesiyle gündeme gelmişti. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki maden atık barajı çökmesiyle oluşan kirliliğe ilişkin çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Vakıf, Şebinkarahisar örneği üzerinden maden atıklarının uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Bu örnek, Çatalağaç Deresi dosyası açısından kritik bir gerçeği hatırlatıyor: Madencilik kaynaklı kirlilikte ceza ve kapatma kararı tek başına yeterli değildir. Çevresel etkinin gerçek boyutu ancak uzun süreli numune takibi, şeffaf analiz süreci ve kamuoyuna açık ıslah programıyla ortaya çıkar. CEZA VAR, ANALİZ YOK; KAPATMA VAR, ISLAH TAKVİMİ YOK Bakanlık ceza kararını ve kısmi kapatmayı açıkladı. Ancak kamuoyuna açıklanan bilgilerde kirliliğin tamamen giderildiği, dere yatağının temizlendiği, tarım alanlarının güvenli olduğu, yeraltı suyunda risk kalmadığı veya bağımsız izleme süreci başlatıldığı yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Çatalağaç Deresi dosyasında en kritik başlık, cezanın miktarı değil; kirliliğin kaynağı, yayılımı, etkisi, temizliği ve sorumluluğudur. YANIT BEKLEYEN SORULAR Çatalağaç Deresi dosyasında kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlardır: Ceza kesildikten sonra atık su deşarjı tamamen durduruldu mu? Kapatılan yeraltı galerisi dışında sahadaki üretim devam ediyor mu? Taban suyunu kontrol altına alacak havuz tamamlandı mı? Çatalağaç Deresi’nden su, çamur ve sediment numunesi alındı mı? Yeraltı suyu için izleme kuyusu açıldı mı? Tarım alanlarından toprak numunesi alındı mı? Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik ve sülfat değerleri kaç çıktı? Kirleticiler içme-kullanma suyu kaynaklarına veya tarım alanlarına ulaştı mı? Kirlenen dere yatağı için temizlik ve rehabilitasyon programı başlatıldı mı? Islah süreci için takvim, sorumlu kurum ve şirket yükümlülüğü belirlendi mi? ÇED olumlu kararı verilen kapasite artışı dosyası, üçüncü ihlal sonrası yeniden değerlendirilecek mi? GİRESUN’DA MADEN DOSYASI ARTIK DENETİM VE ONARIM DOSYASIDIR Alagöz Madencilik’e kesilen 2 milyon 517 bin TL ceza, Çatalağaç Deresi’nde yaşanan çevre kirliliğinin yalnızca idari yaptırım boyutunu gösteriyor. Asıl mesele, aynı ihlalin üçüncü kez yaşanması ve önceki cezaların kirliliği önlemeye yetmemesidir. Bölgede çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizleri, temizlik planı, ıslah takvimi, bağımsız denetim sonuçları ve şirketin üstlendiği çevresel sorumluluk kamuoyuna açıklanmalıdır. Çatalağaç Deresi için yanıt bekleyen soru artık yalnızca “ceza kesildi mi?” değildir. Asıl sorular şunlardır: İhlal tamamen önlendi mi, dereye ve toprağa ne karıştı, yeraltı suları etkilendi mi, tarım alanları güvenli mi, bu bölge kim tarafından ve hangi takvimle ıslah edilecek? KAYNAKÇA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Alagöz Maden kapasite artışı ve ÇED süreci duyuruları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu: Kirletenin çevresel zararın giderilmesine ilişkin sorumluluğu. USGS: Mine drainage ve asidik maden drenajı açıklamaları. EPA: Abandoned mine drainage ve ağır metal kirliliği açıklamaları. TEMA Vakfı: Şebinkarahisar maden atık barajı çökmesi ve uzun vadeli kirlilik değerlendirmesi.

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ Haber

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİYLE BULUŞUYOR Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları, 10 Mayıs 2026’da Giresun’da maden projelerine karşı direnen yurttaşlarla bir araya geliyor. Programda Perşembe Yaylası-Çobantepe hattındaki sondaj karşıtı nöbet, Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik iddiası ve Tirebolu Sekü köyünde süren Alagöz Maden direnişi yer alıyor. Giresun’da çevre mücadelesi üç başlıkta birleşti Giresun, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları’na ev sahipliği yapıyor. Buluşma, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen yerel direnişleri aynı programda buluşturuyor. Programın ilk durağında Perşembe Yaylası’nda Çobantepe bölgesi merkezli maden sondaj çalışmalarına karşı nöbet tutan yöre halkıyla dayanışma ziyareti yer alıyor. Ordu’nun Korgan ilçesindeki Terzili ve Beypınarı mahallelerini kapsayan maden projesi, Aybastı Perşembe Yaylası’na yakınlığı ve su kaynakları üzerindeki etkisi nedeniyle bölgede tepki topluyor. Bölge halkı, sondaj çalışmalarının başlamasının ardından nöbet başlattı; iş makineleri sahada yol açma çalışmalarını sürdürürken yurttaşların alana erişimi jandarma tarafından engellendi. Çatalağaç Deresi için inceleme çağrısı Buluşmanın ikinci başlığı, Çatalağaç köyünde maden atık havuzunda yaşandığı belirtilen patlama ve dereye çamur karışması iddiası oldu. Etkinlik afişinde olay tarihi 5 Mayıs 2026 olarak duyuruldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun’da Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait madendeki atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini tespit etti. Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisi bölümünü gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapattı ve işletmeye ihlalin tekrarı nedeniyle üç kat artırımlı 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uyguladı. Sekü köyünde sondaj karşıtı nöbet sürüyor Programın üçüncü durağı, Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyü oldu. Köylüler, Alagöz Maden’in sondaj çalışmalarına karşı başlattıkları nöbetle faaliyetlerin durdurulmasını istiyor. Sekü köyündeki direniş nisan ayında 16. gününe ulaştı. Köylüler geceyi nöbet ateşi başında geçirdi ve “toprağımızı, suyumuzu vermeyeceğiz” diyerek maden faaliyetlerine karşı çıktı. Kadınlar, gençler ve köy sakinleri, sondaj çalışmalarının yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek şirketin köyden ayrılmasını istedi. Halkların İklim Zirvesi yerel direnişleri ortak zeminde topluyor Halkların İklim Zirvesi, COP31 sürecinin ötesinde iklim adaleti, yaşam alanlarının korunması ve ekolojik yıkıma karşı ortak mücadele başlıklarıyla örgütleniyor. İstanbul buluşmasında 90’dan fazla katılımcıyla Halkların İklim Zirvesi İstanbul Meclisi kuruldu; süreç, 14-18 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’ne doğru yerel buluşmalarla büyütülüyor. Giresun buluşması, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen çevre mücadelelerini iklim adaleti gündemiyle birleştiriyor. Program, Perşembe Yaylası’ndan Çatalağaç Deresi’ne, Sekü köyünden bölgesel dayanışma hattına uzanan çevre itirazını görünür kılıyor.

KVKK'dan dönüm noktası ilke kararı... Aydınlatma ve açık rıza metinleri artık ayrı olacak! Haber

KVKK'dan dönüm noktası ilke kararı... Aydınlatma ve açık rıza metinleri artık ayrı olacak!

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), veri sorumlularının açık rıza metni ile aydınlatma metnini iç içe geçirmesini yasakladı. 18 Şubat 2026 tarihli ilke kararı, bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. ANKARA (İGFA) - Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 18/02/2026 Tarihli ve 2026/347 sayılı Kararı, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) 5., 6., 10. ve 12. maddeleri ile Aydınlatma Tebliği hükümlerine dayanılarak alındı. Karar oybirliğiyle kabul edildi. Kurul, uzun süredir ihbar ve şikayetlerde en sık karşılaşılan sorunun “açık rıza metni ile aydınlatma metninin birleştirilmesi” olduğunu vurguladı. Kararın ana hükümlerine göre 'Aydınlatma Metni' veri işleme öncesi zorunlu olarak sunulacak ve veri sorumlusu kimliği, işleme amacı, veri kategorileri, aktarım alıcıları, toplama yöntemi ve ilgili kişinin hakları gibi unsurları içerecek. Metin sonunda yalnızca “okudum ve anladım” gibi bilgilendirme beyanı yer alabileceği gibi “Okudum ve kabul ediyorum” veya “açık rıza veriyorum” ifadeleri kesinlikle kullanılamayacak. 'Açık Rıza Metni'nde ise sadece açık rızaya dayalı veri işleme faaliyetlerinde ayrı bir başlık ve belge ile hazırlanacak. Rıza, belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmiş ve özgür iradeyle verilmeli; her zaman geri alınabilir olmalıdır. Aydınlatma metni ile aynı sayfada bile olsa ayrı başlıklar ve ayrı onay kutucukları kullanılacak. Kurul kararıyla metinlerin birleştirilmesi, muğlak ifadeler (“Kanun’un 5 ve 6. maddeleri kapsamında” gibi), başka kurumların metinlerinin kopyalanması, aşırı uzun ve karmaşık metinler ile yanıltıcı başlıklar kaldırılırken, söz konusu kararda ek olarak iyi ve kötü uygulama şablonları da yer aldı. Uyulmaması halinde KVKK’nın 18. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanabilecek. İlgili kurul kararının detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME Haber

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu 29 maddelik yasa teklifi; tarım arazilerinin korunmasından orman kadastrosuna, şeker pancarı üretiminden alkollü içki reklamlarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Teklifte, 80 bin davanın önüne geçileceği ve kamunun 516 milyar liralık olası yükten korunacağı vurgulandı. AK Parti, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik öngören 29 maddelik yasa teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, tarımsal üretim, mülkiyet ihtilafları, çevre politikaları, enerji yatırımları ve reklam sınırlamaları gibi geniş bir alanı kapsıyor. Teklifin ayrıntılarını açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin özellikle orman kadastrosu ile tapu mülkiyetinden kaynaklanan uzun yıllara dayalı sorunları çözmeyi amaçladığını söyledi. Güler, bu alandaki mülkiyet karmaşasının sona erdirileceğini belirterek, “Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vererek; mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar davaya konu olmayan taşınmazların tapularını geçerli kabul ediyor veya vatandaşa iade ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğümüze saha tahsisi yapıyoruz. Bugüne kadar davaya konu olan taşınmazlar sahiplerine ise aldıkları tazminat bedellerini rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla taşınmazlarını iade ediyoruz” dedi. Teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri de yargıya ilişkin düzenleme oldu. Abdullah Güler, halen süren ve açılması öngörülen çok sayıda davanın bu düzenlemeyle engelleneceğini savunarak, “Böylece devletimizi; tazminat bedelleri, birikmiş faizler ve yargılama giderleriyle birlikte tam 516 Milyar TL gibi devasa bir mali yükten kurtarıyoruz. Hem vatandaşımızın tapu güvenliğini sağlıyor hem de kamu kaynaklarımızın yarım trilyon lirasını koruma altına alıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklife göre, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi yasaklanacak. Ayrıca izin alınmadan tarım arazileri üzerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesi engellenecek. Düzenlemeye aykırı işlem yapan kurumlara her bir abone için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Abonelik iptal edilmediği sürece bu ceza her ay yinelenecek. Abdullah Güler, tarım arazilerine ilişkin düzenlemeyi şu sözlerle savundu: “Gıda güvenliğimizin sarsılmaz kalesi, milli servetimiz ve gelecek nesillerimize bırakacağımız en kıymetli mirasımız hiç şüphesiz toprağımızdır. Bizim temel önceliğimiz, vatan toprağının her bir karışının üretimde kalması, bereketinin korunması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanımının önüne geçilmesidir. Özellikle son yıllarda "hobi bahçesi" adı altında, kooperatif çatısı kullanılarak tarım arazilerimizin hukuka aykırı şekilde küçültülmesi ve üretimden koparılması, tarımsal geleceğimiz için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızın doğa ile iç içe olma isteğini anlıyoruz; ancak bu ihtiyacın, gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyiz. Bu doğrultuda, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor; üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini engelliyoruz. Bu yasağı ihlal eden kurumlara, her bir abone için 100 bin TL idari para cezası öngörüyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece bu cezayı her ay tekrarlayarak suiistimallerin önüne geçiyoruz. Bu düzenleme ile hem toprağımızın kıymetini biliyor hem de vatandaşlarımızı yasal dayanağı olmayan süreçlerin mağduru olmaktan koruyoruz.” Teklifte çevre ve iklim başlığı altında da yeni bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda “Karbon Yutak Ormanları” kurulmasının önü açılıyor. Orman Genel Müdürlüğü’ne bu alanın kurulması ve işletilmesi konusunda yetki verilmesi planlanıyor. Güler, düzenlemenin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, “ Sera gazı tutum kapasitemizi artıracak ‘Karbon Yutak Ormanları’nın kurulması ve işletilmesi için Orman Genel Müdürlüğü'ne tam yetki veriyoruz. Bu düzenleme ile sadece çevremizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda sanayicimizin uluslararası piyasada "karbon vergisi" yükleri altında ezilmesinin önüne geçecek yerli karbon kredisi altyapısını inşa ediyoruz. Üretimde Disiplin ve Gıda Arz Güvenliğini tesis ediyoruz” dedi. Tarım ve hayvancılık alanındaki değişiklikler de teklifin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı. Buna göre şeker pancarında sözleşmesiz ekim yasaklanacak. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezalar artırılacak. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime sevk edilmesi uygulamasına son verilmesi ve uygun olanların kayıt altına alınması hedefleniyor. Güler, “Şeker pancarında sözleşmesiz ekimi yasaklayarak hem arz güvenliğimizi koruyor hem de çiftçimizin emeğini garanti altına alıyoruz. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezaları güncel tütün bedellerine göre artırarak caydırıcılığı yeniden sağlıyoruz. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime gönderilerek heba edilmesine son veriyor; şartları uygunsa kayıt altına alarak vatandaşımızın mağduriyetini gideriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Düzenleme, su yapıları ve enerji yatırımlarını da kapsıyor. Baraj ve sulama kanallarının çevresinde can ve mal güvenliğine yönelik önlemlerin alınmasında belediye ve ilgili idarelere sorumluluk yükleniyor. Ayrıca Devlet Su İşleri’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi kurma yetkisinin 2040 yılına kadar uzatılması öngörülüyor. Güler, “Diğer yandan DSİ’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi inşa etme yetkisini 2040 yılına kadar uzatarak ülkemizin enerji arz güvenliğini ve geleceğini güvence altına alıyoruz” dedi. Teklifte Atatürk Orman Çiftliği’ne yönelik özel düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre çiftlik adına kayıtlı taşınmazların bina ve arazi vergileri yönünden muafiyetinde birlik sağlanacak, geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçilecek. Arazilerin parçalı yapısından doğan hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor. Güler, bu başlıkta, “Ülkemizin en kıymetli varlıklarından olan Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin korunması, geleceğe aktarılması ve asli misyonunun devam ettirilmesi için özel bir düzenleme getiriyoruz. Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlıyoruz. Geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçerek, arazilerin parçalı yapısından kaynaklanan hukuki belirsizliklere son veriyor ve bu milli mirasımızın üzerindeki mali yükü tamamen kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklifin dikkat çeken bir diğer ayağını ise alkollü içkilere ilişkin reklam ve tanıtım sınırlamaları oluşturdu. Buna göre alkollü içki üreticilerinin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak herhangi bir etkinliğe destek vermesine ya da gizli reklam yapmasına izin verilmeyecek. 22.00 ile 06.00 saatleri arasındaki satış yasağının ihlalinde ceza yetkisi mülki amirlere devredilecek. İş yerlerinin vitrinlerinde bağımlılığı teşvik edici yazı, işaret ve görsellerin kaldırılması da hükme bağlanacak. Abdullah Güler, bu düzenlemeyi şu sözlerle anlattı: “Gençlerimizin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edici sinsi uygulamaları yasaklıyoruz. 22:00 ile 06:00 saatleri arasındaki alkol satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisini mülki amirlere devrederek denetimi yerinde ve süratle sağlıyoruz. Vatandaşımızı ve evlatlarımızı alkol bağımlılığına teşvik eden her türlü işaret, yazı ve görselin iş yerlerinin vitrinlerinden dahi temizlenmesini hükme bağlıyoruz”

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI Haber

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca vatandaşların güvenilir gıdaya erişimini sağlamak amacıyla il genelindeki denetimlerini kesintisiz sürdürüyor. Yıl boyunca devam eden kontroller, Ramazan döneminde yoğunlaştırılarak üretim ve satış noktalarında kapsamlı şekilde uygulanıyor. Denetim çalışmalarına İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Merkez ilçede bizzat katıldı. Yılmaz’a İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin ve Şube Müdürü Oğuz Yiğit eşlik etti. Gıda kontrol görevlileri; işletmelerde hijyen ve genel temizlik kuralları, ürünlerin muhafaza şartları, soğuk hava depoları ve buzdolaplarının sıcaklık takibi, etiket bilgileri, son tüketim tarihleri ile taklit ve tağşiş risklerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Ayrıca işletme sahipleri ve çalışanlara gıda güvenliği ile personel hijyeni konularında bilgilendirme yapılıyor. İl Müdürü Yılmaz, denetimlerde eksiklik veya uygunsuzluk tespit edilmesi halinde 5996 sayılı Kanun kapsamında cezai işlem uygulandığını belirterek, “2026 yılında bugüne kadar 1.024 denetim gerçekleştirdik. Bu denetimler sonucunda 6 işletmeye toplam 507 bin 790 TL idari para cezası uygulandı. Gıda güvenliği kırmızı çizgimizdir” dedi. Yılmaz, tüketicilerin gıda güvenliğiyle ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları Alo 174 Gıda Hattı üzerinden bildirmelerinin denetimlerin etkinliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Ticaret'ten yasa dışı bahis ve tehlikeli ürünlere ceza yağdı Haber

Ticaret'ten yasa dışı bahis ve tehlikeli ürünlere ceza yağdı

Reklam Kurulu, yasa dışı bahis reklamı yapan 11 sosyal medya hesabına erişim engeli getirirken, e-ticaret sitelerinde mevzuata aykırı bıçak tanıtımı yapan 7 platforma durdurma cezası ile birlikte toplam 7,5 milyon TL’yi aşkın idari para ceza kesti. ANKARA (İGFA) -Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, 12 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 366 sayılı toplantısında toplum güvenliği ve tüketici haklarını ilgilendiren önemli kararlar aldı. Toplantının ana gündem maddelerini yasa dışı bahis ve kumar reklamları ile e-ticaret platformlarında yer alan bıçak tanıtımları oluşturdu. 11 SOSYAL MEDYA HESABINA ERİŞİM ENGELİ Kurul, yaptıkları incelemeler sonucunda yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptığı ve tüketicileri bu sitelere yönlendirdiği belirlenen yüksek takipçili 11 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli uygulanmasına karar verdi. Ayrıca, söz konusu hesapların sahipleri ile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin muhatapları hakkında adli süreçlerin başlatılması için ilgili kurumlara başvuru yapılacağı bildirildi. 7 E-TİCARET PLATFORMUNA 7,6 MİLYON TL CEZA Yapılan resen incelemelerde; ülkede bulundurulması ya da üretimi yasak olan veya taşınması belirli kurallara tabi bulunan bazı bıçakların e-ticaret platformları üzerinden kolaylıkla temin edilebildiği tespit edildi. Tanıtım ve satış süreçlerinde gerekli güvenlik önlemlerinin gözetilmediği, kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek içeriklerin yer aldığı değerlendirildi. Bu kapsamda, mevzuata aykırı tanıtım yaptığı belirlenen 7 e-ticaret platformuna durdurma cezası verilmesiyle birlikte toplam 7 milyon 585 bin 942 TL idari para cezası uygulanmasına hükmedildi. Bakanlık, tüketicilerin korunması, yasa dışı reklam faaliyetleriyle etkin mücadele edilmesi ve özellikle gençlerin zararlı içeriklerden uzak tutulması amacıyla denetimlerin aralıksız süreceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.