Hava Durumu

#İçişleri Bakanlığı

giresunsonhaber - İçişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İçişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÖRELE'DE  İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ Haber

GÖRELE'DE İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ

GÖRELE’DE SİYASİ HAREKETLİLİK: TUTUKLAMA SÜRECİ SONRASI İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ Hasbi Dede’nin yürütülen adli soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından Görele’de siyasi dengeleri etkileyebilecek önemli bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi listesinden belediye meclisine seçilen iki isim, yaptıkları yazılı açıklamalarla partilerinden istifa ettiklerini kamuoyuna duyurdu. Görele Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Gürel ile Meclis Üyesi ve Bağımsız Belediye Başkan Vekili Adayı Av. Fırat İmat, istifa metinlerinde ortak bir çerçeve ortaya koyarak kararlarının “vicdani ve ahlaki sorumluluk” kapsamında alındığını belirtti. Her iki isim de, devam eden adli sürecin toplum vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın görevden uzaklaştırma kararına rağmen mensubu oldukları parti tarafından kamu vicdanını rahatlatacak açık ve net bir siyasi duruş sergilenmediğini düşündüklerini ifade etti. Açıklamalarda, siyasi sorumluluğun yalnızca hukuki sürecin sonucunu beklemekle sınırlı olmadığı, aynı zamanda kamu vicdanını gözetme yükümlülüğünü de içerdiği vurgulandı. Gürel ve İmat, Görele halkının onuru, aile yapısı ve gençlerin güvenliğinin her türlü siyasi bağlılığın üzerinde olduğunu belirterek CHP üyeliğinden istifa ettiklerini, ancak belediye meclisindeki görevlerini bağımsız olarak sürdüreceklerini açıkladı. İki meclis üyesinin bağımsız statüye geçmesi, belediye meclisindeki çoğunluk aritmetiğini ve olası oylamalardaki blok dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde alınacak kararların hangi dağılımla şekilleneceği ve yerel siyasette oluşabilecek yeni ittifak zeminleri, Görele’de siyasi sürecin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında görülüyor.

O bakanlıklarda devir teslim yapıldı Haber

O bakanlıklarda devir teslim yapıldı

Resmi Gazete’de yayımlanan kararname sonrası İçişleri Bakanlığı’nda Ali Yerlikaya görevi Mustafa Çiftçi’ye, Adalet Bakanlığı’nda ise Yılmaz Tunç görevi Akın Gürlek’e devretti. Yeni bakanlar, reform ve suçla mücadele vurgusu yaptı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılan görev değişikliklerinin ardından İçişleri ve Adalet Bakanlıklarında devir teslim törenleri gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı’nda Ali Yerlikaya, görevini Mustafa Çiftçi’ye devretti. Yerlikaya, devir teslim töreninde, İçişleri Bakanlığı görevine atanan Mustafa Çiftçi'yi yürekten tebrik ederek, kalben dua ettiğini belirtti ve "Allah yar ve yardımcısı olsun. Değerli kardeşim, kıymetli bakanımız hem meslektaşım, hem de Konyalı bir hemşerimiz. Yine bir Vali kardeşimiz bu makama layık görüldü. Başaracağına inanıyorum. Aynı hizmet bayrağını bizden aldı, devletimizin, milletimizin huzuru için canla başla çalışacak" dedi. Görevi devralan Çiftçi, bugüne kadar hizmet eden tüm bakanlara teşekkür ederek, özellikle Yerlikaya döneminde suçla mücadelede önemli mesafeler katedildiğini söyledi. Çiftçi, kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlar, bilişim dolandırıcılığı, kaçakçılık, organize suçlar ve düzensiz göçle mücadelede kaydedilen ilerlemelere dikkat çekti. Adalet Bakanlığı’nda ise Yılmaz Tunç, görevini Akın Gürlek’e devretti. https://twitter.com/yilmaztunc/status/2021542642639606108 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Gürlek, Tunç ve ekibine çalışmalarından dolayı şükranlarını sundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde hukuk alanında önemli reformların hayata geçirildiğini belirten Bakan Gürlek, yargı reformları, insan hakları eylem planları ve dijital adalet altyapısındaki gelişmelerin adalet sistemini güçlendirdiğini ifade etti. “Adalet sistemi 85 milyon vatandaşımızın ortak güvencesidir” diyen Gürlek, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda reformların kararlılıkla sürdürüleceğini, suçla mücadelede tavizsiz duruşun devam edeceğini ve yargı süreçlerinin hızlandırılacağını söyledi. Yaklaşık 20 yıllık hâkimlik ve savcılık tecrübesi bulunduğunu hatırlatan Gürlek, yargı mensuplarının sorunlarını yakından bildiğini belirterek, bu sorunların çözümü için gayret göstereceğini ifade etti.

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı Haber

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı

İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti hem de yeni bakanlara başarı diledi. ANKARA (İGFA) - Kabinede yapılan değişikliğin ardından görevlerini devreden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından veda ve teşekkür mesajları paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla İçişleri Bakanlığı görevini Mustafa Çiftçi’ye devredecek olan Ali Yerlikaya, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 4 Haziran 2023’te başladığı görevini devrettiğini belirterek, “Kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Yerlikaya, görev süresi boyunca verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederken, İçişleri Bakanlığı teşkilatının tüm mensuplarına da şükranlarını sundu. Yine Resmi Gazete'deki aynı kararname ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç ise açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yürütülen siyasi mücadelenin kendileri için her zaman bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. AK Parti’de üstlendiği çeşitli görevlerin ardından 4 Haziran 2023’te Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatan Tunç, bu süreci millet ve devlet hizmeti açısından büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Tunç, 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve demokratik reformlara katkı sunmaktan onur duyduğunu belirterek, “Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tunç, Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek’e de yeni görevinde başarılar diledi.

Adalet ve İçişleri bakanları değişti! Haber

Adalet ve İçişleri bakanları değişti!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında görev değişimi yapıldı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, görevden affını isteyen ve talebi kabul edilen Yılmaz Tunç’tan boşalan Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı. İçişleri Bakanlığına ise Ali Yerlikaya’dan boşalan koltuğa Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi. Söz konusu atamaların, Anayasa’nın 104’üncü ve 106’ncı maddeleri uyarınca gerçekleştirildiği belirtildi. MUSTAFA ÇİFTÇİ KİMDİR? 1970 yılında Konya'nın Çumra İlçesinde doğdu. 1990 yılında Konya İHL’den mezun oldu. 1995 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi. 1996 yılında İçişleri Bakanlığının açmış olduğu Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak meslek hayatına başladı. 1998 yılında 8 ay süreyle İngiltere'ye gitti. 1999 yılında Milli Güvenlik Akademisinden mezun oldu. Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman İlçelerinde Kaymakamlık, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanlığı yaptı. TBMM’de Özel Kalem Müdürlüğü ve Başkan Başmüşavirliği, 2018-2023 yılları arasında ise Çorum Valiliği görevlerinde bulundu. 2007 Yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümünde Yüksek Lisans çalışmasını tamamladı, 2011 yılında da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. 2012 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi SBE Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalında başka bir yüksek lisans çalışmasını tamamlayan Mustafa ÇİFTÇİ, A.Ü. Adalet Bölümünü, İktisat Fakültesini ve Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi. Halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim hayatını devam ettiriyor. "İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır; öğrenmeyi terk eden kişi yirmisinde de olsa, sekseninde de olsa yaşlıdır” felsefesini benimseyen Vali Çiftçi, İngilizce ve Arapça bilmektedir. 3 yıldır Erzurum Valiliği görevinde bulunan Vali Çiftçi, evli ve üç çocuk babasıdır. AKIN GÜRLEK KİMDİR? 1982 yılında Nevşehir'de doğan Akın Gürlek, 2005 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Hâkim olarak çeşitli il ve ilçelerde görev yapan Gürlek, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevini yürütmekteyken 1 Haziran 2022 tarihinde Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı olarak atanmış, görevi 4 Ekim 2024 tarihine kadar sürdürmüştü. Evli ve 1 çocuk babası olan Gürlek, son olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapmaktaydı.

Tahliyesi ardından Adana’ya gelen Zeydan Karalar, deprem şehitlerini andı Haber

Tahliyesi ardından Adana’ya gelen Zeydan Karalar, deprem şehitlerini andı

Hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adana’da coşkuyla karşılandı. Karalar, tahliyesinin ardından ilk olarak 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler için düzenlenen anma törenine katılmak oldu. ADANA (İGFA) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan, ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, tahliye edilmesinin hemen ardından Adana’ya geldi. Karalar, kentte partililer ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde Adana’ya gelen Karalar, partisinin milletvekilleri ve belediye yöneticileriyle birlikte, depremde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın bulunduğu alanda düzenlenen anma törenine katıldı. Tahliyesinin ardından ilk ziyaretini deprem şehitleri ve aileleri için gerçekleştiren Karalar, “Bu acıyı unutmadan, daha dirençli kentler için çalışacağız” mesajı verdi. Zeydan Karalar, anma programına ilişkin yaptığı paylaşımda, 6 Şubat depremlerini Türkiye’nin en karanlık ve en acı günlerinden biri olarak nitelendirerek, “Silivri’den çıkar çıkmaz bu anmaya katılmak, kaybettiklerimize ve geride kalanlara karşı taşıdığımız sorumluluğun bir gereğiydi” ifadelerini kullandı. https://twitter.com/ZeydanKaralar01/status/2019610546522272068 Karalar, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara rahmet dileyerek, “Bu acıları unutmadan, depreme daha dirençli kentler için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

EPSTEİN DOSYASI TBMM GÜNDEMİNDE...  Haber

EPSTEİN DOSYASI TBMM GÜNDEMİNDE... 

CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Özdemir, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması talebiyle yazılı soru önergesi sundu. ANKARA (İGFA) - İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir'in İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yanıtlaması istemiyle TBMM'ye sunduğu önergesinde, reşit olmayan çocuklara yönelik cinsel istismar, insan ticareti ve çocuk kaçakçılığı iddialarıyla anılan Epstein’in 2010–2013 yılları arasında sahip olduğu ya da kullandığı özel jetlerle İstanbul Atatürk Havalimanı’na iniş yaptığı öne sürülen tarihler dikkat çekti. Milletvekili Özdemir, 15 Temmuz 2010, 12 Eylül 2010, 6 Şubat 2011, 20 Mayıs 2011, 4 Eylül 2011, 18 Ocak 2012, 28 Ekim 2012, 15 Nisan 2013 ve 30 Eylül 2013 tarihlerini örnek gösterirken, uçakların kuyruk numaraları N909JE ve N722JE olarak belirtti. Milletvekili Özdemir, söz konusu uçuşların resmi kayıtlarının incelenip incelenmediğini, yolcu listeleri ve pasaport giriş-çıkış bilgilerinin araştırılıp araştırılmadığını sordu. Ayrıca bu uçuşlarda Türkiye’ye giriş yapan yerli ve yabancı uyruklu kişilerin kimler olduğu ve reşit olmayanların bulunup bulunmadığı da yanıtlanması talep edilen sorular arasında yer aldı. Türkiye’de Epstein ile bağlantılı kişi veya yapılara ilişkin herhangi bir adli veya idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığının da sorulduğu önergede, olası işbirlikçilere yönelik para trafiği incelemelerinin yapılıp yapılmadığı ve uluslararası adli yardımlaşma çerçevesinde bilgi paylaşımı konuları da gündeme getirildi. İçişleri Bakanlığı’nın yanıtları, kamuoyunda uzun süredir tartışılan iddialara açıklık getirmesi bekleniyor.

ACI BİLANÇO: 94 ÇOCUK, BİR YILDA Haber

ACI BİLANÇO: 94 ÇOCUK, BİR YILDA

“94 ÇOCUK, BİR YIL: ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İÇİN ACI BİLANÇO MECLİS’TE” Cumhuriyet Halk Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’de çocuk işçiliğinin ulaştığı boyutu ve buna bağlı ölümleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Milletvekili Tanrıkulu, çocuk işçiliği, MESEM sistemi ve çocuk iş cinayetlerine ilişkin yapısal sorunları içeren soru önergelerini dört ayrı bakanlığın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na sundu. Tanrıkulu, önergelerin ortak gerekçesinde çocuk işçiliğinin bireysel ihmal ya da aile tercihiyle açıklanamayacağını, çok katmanlı kamu politikalarının sonucu olarak kurumsallaşmış bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Çocuk emeğinin; yoksulluk politikaları, eğitimin piyasalaştırılması, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları, kayıt dışı ekonomi, göçmen emeği, denetim eksiklikleri ve tarımda aile işçiliği modeli üzerinden sistematik biçimde üretim süreçlerine dahil edildiğini belirtti. Açıklamada, mevcut yapının yalnızca sömürü değil aynı zamanda ölüm üreten bir düzene dönüştüğü vurgulandı. Tanrıkulu, 2025 yılı içinde en az 94 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini, son 13 yılda ise çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk sayısının 836’ya ulaştığını kaydetti. Yaşamını yitiren çocukların 68’inin 15–17 yaş aralığında, 26’sının ise 14 yaşın altında olduğu; 81’inin erkek, 13’ünün kız olduğu; 5’inin göçmen çocuklardan oluştuğu bilgisi paylaşıldı. Verilere göre ölümler en çok tarım sektöründe görülürken, bunu sanayi, hizmet ve inşaat sektörleri izledi. Kurumsal bağlamda ise MESEM kaynaklı ölümlerin 2025 yılında 6’ya, toplamda ise 18’e ulaştığı; stajyer olarak çalışan 7 çocuğun ve motokurye olarak çalışan 5 çocuğun da hayatını kaybettiği belirtildi. Tanrıkulu, bu tablonun eğitim sistemi, çalışma rejimi ve yoksulluk politikaları arasındaki ilişkinin çocuklar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu savundu. Son yıllarda MESEM uygulamaları, mesleki staj sistemleri, tarımda aile işçiliği ve kayıt dışı çalışma biçimlerinin çocuk emeğini devlet eliyle meşrulaştıran alanlara dönüştüğünü ifade etti. Bu kapsamda Tanrıkulu, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelttiği sorularda MESEM kapsamındaki çocukların çalışma saatleri, iş güvenliği eğitimleri ve risk analizlerinin hangi bilimsel pedagojik temellere dayandığını; programların çocukların psikolojik, nörolojik ve sosyolojik gelişimleri üzerindeki etkilerine dair herhangi bir bilimsel etki analizi yapılıp yapılmadığını sordu. MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuklara ilişkin ölüm nedenleri, işyeri denetim raporları ve sorumluluk zincirinin neden kamuoyuyla paylaşılmadığını da gündeme getirdi. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların üretim sürecine dahil edilmesinin anayasal eğitim hakkı ve çocuk hakları hükümleriyle nasıl bağdaştırıldığını da Bakanlığa yöneltilen sorular arasına ekledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yöneltilen sorularda ise son 13 yılda çocuk işçi ölümlerine ilişkin kaç idari soruşturma açıldığı, kaç işverene ceza verildiği ve kaç işyerinde faaliyet durdurma uygulandığı soruldu. Çocuk işçi çalıştıran işletmelerin kamu teşviklerinden yararlanıp yararlanmadığının denetlenip denetlenmediği ile iş müfettişi sayısı ve çocuk işçiliğine yönelik özel bir denetim biriminin bulunup bulunmadığı da Bakanlığa yöneltildi. İçişleri Bakanlığı’na kayıt dışı çocuk emeğiyle mücadele kapsamında kolluk kuvvetlerince yapılan denetim sayıları ve özellikle tarım alanlarında çocuk işçiliğine yönelik özel bir denetim birimi bulunup bulunmadığı soruldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ise çocuk işçiliği riski taşıyan hanelere yönelik sosyal destek modellerinin neden etkili sonuç üretmediği ve mevcut sosyal yardım sisteminin çocuk emeğini önleyici değil, sürdürücü bir etki doğurmasının gerekçeleri soruldu. Tanrıkulu, çocuk işçiliğinin önlenmesi için sosyal politika, eğitim sistemi ve çalışma yaşamına ilişkin uygulamaların bütüncül biçimde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, konunun tüm boyutlarıyla araştırılması çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.