Hava Durumu

#Hukuki Sorumluluk

giresunsonhaber - Hukuki Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ:  Haber

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: 

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ile Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kentte mesleki eğitimin geliştirilmesi ve meslek liseleri ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla protokol imzaladı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası hizmet binasında düzenlenen imza törenine Giresun İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Giresun’daki meslek liselerinin müdürleri, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ve oda yönetim kurulu üyeleri katıldı. MESLEK LİSELERİ İÇİN YENİ İŞ BİRLİĞİ Törende, Giresun’da eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüren meslek liselerinin mevcut durumu ele alındı. Öğrencilerin mesleki gelişimlerini destekleyecek projeler, iş dünyasıyla kurulacak temaslar, uygulamalı eğitim olanakları ve ortak etkinlikler konusunda değerlendirmeler yapıldı. Protokolün, meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin iş dünyasıyla daha yakın temas kurmasını, uygulamalı eğitim imkanlarının geliştirilmesini ve okul-işletme iş birliğinin daha düzenli hale getirilmesini hedeflediği belirtildi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, mesleki eğitimin iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Çakırmelikoğlu, gençlerin kariyer hedeflerine katkı sağlayacak projelerde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirterek, “Gençlerimizin hedeflerine katkı sağlayacak projelerde birlikte yol yürümekten mutluluk duyarız. Mesleki eğitim, günümüzde iş dünyası için elzem bir konumdadır” dedi. UYGULAMA TAKVİMİ VE KAPSAM NETLEŞMELİ İmzalanan protokol kapsamında meslek liseleri öğrencilerinin iş dünyasıyla daha yakın temas kurması, uygulamalı eğitim imkanlarının artırılması ve çeşitli ortak faaliyetlerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Ancak protokolün sahadaki karşılığını belirleyecek asıl başlıklar henüz kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmadı. Protokolün hangi meslek liselerini ve hangi bölümleri kapsayacağı, programa kaç öğrencinin dahil edileceği, öğrencilerin işletmelerde haftanın hangi günleri bulunacağı, SGK bildirimlerinin okul tarafından mı yoksa işletme tarafından mı yapılacağı netlik kazanmalı. Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmayacağı ya da yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı kapsamıyla mı sınırlı olacağı da aileler açısından açık biçimde duyurulması gereken konular arasında yer alıyor. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kim tarafından verileceği, işletmelerin hangi kriterlere göre seçileceği, denetimin hangi kurumlar tarafından yürütüleceği, öğrencilere ücret, yol veya yemek desteği sağlanıp sağlanmayacağı da protokolün güvenilir ve sürdürülebilir biçimde uygulanması açısından yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor. MEVZUAT AÇISINDAN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BAŞLIKLAR Giresun’da meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak iş birliğinin sağlıklı yürütülebilmesi için protokolün yalnızca eğitim hedefleriyle sınırlı kalmaması gerekiyor. Öğrencilerin sosyal güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma düzeni, denetim ve hukuki sorumluluk bakımından açık hükümlerle korunması gerekiyor. Bu kapsamda uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıklar şöyle sıralanıyor: Öğrencilerin statüsü açık yazılmalı: Programa katılacak öğrencilerin “stajyer”, “işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenci”, “çırak” veya “aday çırak” statülerinden hangisi kapsamında değerlendirileceği netleştirilmeli. Öğrencinin statüsü belirsiz bırakılırsa SGK, ücret, sorumluluk, denetim ve iş kazası süreçlerinde sorun yaşanabilir. SGK bildirimleri belirsiz bırakılmamalı: Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının kim tarafından yapılacağı, prim bildirimlerinin hangi kurum üzerinden yürütüleceği ve hangi sigorta kollarının uygulanacağı protokolde açıkça gösterilmeli. Okul, işletme ve ilgili kurumlar arasında sorumluluk paylaşımı yazılı hale getirilmeli. Emeklilik başlangıcı konusu doğru anlatılmalı: Mesleki eğitim veya staj kapsamında yapılan sigorta kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmadığı öğrenciler ve aileleri açısından en kritik başlıklardan biri. Bu konuda yanlış beklenti oluşturulmamalı; öğrencilerin hangi sigorta kolları kapsamında güvenceye alındığı açık biçimde duyurulmalı. İş sağlığı ve güvenliği eğitimi zorunlu başlık olmalı: Öğrenciler işletmeye başlamadan önce işyerinin riskleri, kullanılacak ekipmanlar, acil durum kuralları, kişisel koruyucu donanım, iş kazası bildirimi ve güvenli çalışma yöntemleri konusunda eğitim almalı. Eğitim yalnızca imza formuyla sınırlı kalmamalı; öğrencinin fiilen bilgilendirildiği ve uygulamayı anladığı takip edilmeli. İşletmelerin uygunluğu önceden denetlenmeli: Öğrencilerin yönlendirileceği işletmeler yalnızca sektör ihtiyacına göre seçilmemeli. İşletmenin iş güvenliği altyapısı, çalışma ortamı, risk sınıfı, ekipman güvenliği, öğrenciye rehberlik edecek personel durumu ve eğitim verebilecek kapasitesi önceden incelenmeli. Çalışma günleri ve saatleri eğitim takvimine uygun belirlenmeli: Öğrencilerin hangi dönemlerde, haftanın hangi günlerinde ve kaç saat işletmede bulunacağı açık takvime bağlanmalı. İşletmelerde geçirilen süre, öğrencinin örgün eğitimini aksatmamalı; çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini olumsuz etkilememeli. Çocuk ve genç işçi hükümleri dikkate alınmalı: Öğrencilerin yaş durumu, çalıştırılabilecekleri işler, çalışma süreleri, ara dinlenmeleri ve yasaklı işler bakımından çocuk ve genç işçilerin korunmasına ilişkin hükümler dikkate alınmalı. Mesleki eğitim adı altında öğrencilerin üretim baskısı altına alınması, eğitim dışı işlerde çalıştırılması veya ucuz iş gücü gibi görülmesi kabul edilemez. Eğitim takibi kayıt altına alınmalı: Öğrencinin işletmede hangi işi öğrendiği, hangi eğitimleri aldığı, hangi becerileri kazandığı ve hangi günlerde işletmede bulunduğu düzenli formlarla takip edilmeli. Okul, işletme ve oda arasında yalnızca protokol değil, izleme ve raporlama sistemi de kurulmalı. Koordinatör öğretmen takibi güçlendirilmeli: Meslek lisesi öğrencilerinin işletmelerde geçirdiği süre, okuldan kopuk bir uygulama gibi yürütülmemeli. Koordinatör öğretmenlerin düzenli kontrol yapması, öğrencinin eğitim sürecini izlemesi, işletmedeki görevlerin müfredatla uyumlu olup olmadığını değerlendirmesi gerekiyor. İş kazası ve meslek hastalığı süreçleri netleştirilmeli: Öğrencinin işletmede bulunduğu sırada yaşayabileceği iş kazası veya meslek hastalığı şüphesinde bildirim, sağlık hizmetine erişim, tutanak, veli bilgilendirmesi, okulun sorumluluğu ve işletmenin yükümlülüğü önceden belirlenmeli. İş Kanunu ve çalışma ilişkileri yönünden sınırlar korunmalı: Öğrencilerin işletmedeki varlığı eğitim amacı taşımalı. Öğrenci, işyerinin normal personel açığını kapatan, sürekli üretim yükü verilen veya denetimsiz çalıştırılan kişi konumuna düşürülmemeli. Eğitim ile fiili çalışma arasındaki sınır açık biçimde korunmalı. Borçlar Kanunu bakımından gözetme borcu unutulmamalı: İşverenin işyerinde kişiliği, sağlığı ve güvenliği koruma yükümlülüğü, mesleki eğitim gören öğrenciler açısından da önem taşıyor. Öğrenciler güvenli, saygılı, denetlenebilir ve koruyucu bir işyeri ortamında bulunmalı; psikolojik baskı, kötü muamele, ayrımcılık, taciz ve benzeri risklere karşı açık koruma mekanizması kurulmalı. Ücret, yemek, yol ve sosyal destekler açıklanmalı: Öğrencilere ödeme yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun hangi mevzuat kapsamında hesaplanacağı, yemek ve ulaşım desteğinin sağlanıp sağlanmayacağı, devamsızlık ve izin süreçlerinin nasıl işleyeceği önceden duyurulmalı. Veliler bilgilendirilmeli ve yazılı süreçler tamamlanmalı: Öğrencilerin hangi işletmede, hangi saatlerde, hangi işlerde ve hangi güvenlik koşulları altında eğitim alacağı velilere açık biçimde bildirilmeli. Özellikle yaşı küçük öğrencilerde veli bilgilendirmesi, onay ve takip süreçleri eksiksiz yürütülmeli. Denetim mekanizması kurulmalı: İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okul yönetimleri, koordinatör öğretmenler, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ve ilgili işletmeler arasında düzenli denetim sistemi oluşturulmalı. Denetim yalnızca imza ve yoklama kontrolüyle sınırlı kalmamalı; öğrencinin gerçekten mesleki eğitim alıp almadığı, güvenli ortamda bulunup bulunmadığı ve işletmenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği sahada izlenmeli. Şikayet ve bildirim kanalı oluşturulmalı: Öğrenciler, veliler ve öğretmenler için ulaşılabilir bir başvuru ve bildirim mekanizması kurulmalı. Öğrencinin işyerinde güvenlik riski, eğitim dışı çalıştırılma, kötü muamele veya hak kaybı yaşaması halinde kime, nasıl ve hangi sürede başvuracağı önceden belirlenmeli. Protokol kamuoyuna açık ve ölçülebilir hale getirilmeli: Kaç öğrencinin programa alınacağı, hangi sektörlerin dahil edileceği, hangi meslek liselerinin kapsama gireceği, uygulamanın hangi tarihte başlayacağı, başarı ölçütünün ne olacağı ve yıl sonunda nasıl raporlanacağı açıklanmalı. Mesleki eğitim protokolü, yalnızca iyi niyet beyanı değil; öğrencinin hakkını, güvenliğini ve mesleki kazanımını koruyan somut bir uygulama planı olarak yürütülmeli. Giresun’da imzalanan protokol, mesleki eğitimin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor Meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak bağ, öğrenciyi üretim baskısına değil, güvenli ve nitelikli mesleki gelişime taşımalı. SGK kayıtları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, çalışma takvimi, işletme denetimleri, veli bilgilendirmesi ve eğitim takibi açık biçimde planlandığında protokol, Giresun’da mesleki eğitim için güçlü ve örnek bir modele dönüşebilir.

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ Haber

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ CHP Genel Merkezi önüne çekilen iki Mercedes üzerinden yapılan siyasi gösteri, Özgür Özel yönetimini hedef alan yeni bir tartışma başlattı. Ancak araçlarla ilgili ortaya çıkan bilgiler, ağır ithamların somut belgeyle desteklenmeden kamuoyuna taşındığını gösterdi. CHP’de kurultay ve yönetim tartışmaları sürerken, Genel Merkez önüne çekilen iki Mercedes araç üzerinden yeni bir siyasi kriz yaşandı. Araçların üzerine “HARAM PARAYLA ALINMIŞTIR” notu bırakıldı; plakalarına Aziz İhsan Aktaş ve tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın adları yazıldı. Barış Yarkadaş, sosyal medya paylaşımında araçlardan birinin Aziz İhsan Aktaş’ın parasıyla alındığını, diğerinin ise Özkan Yalım tarafından yüksek bedelle dizayn ettirildiğini ileri sürdü. Bu iddia, CHP içindeki yönetim kavgasında Özgür Özel’i hedef alan ağır bir siyasi suçlama olarak dolaşıma sokuldu. Ancak daha sonra ortaya çıkan bilgiler ve yapılan açıklamalar, sergilenen araçların Aziz İhsan Aktaş veya Özkan Yalım ile doğrudan bağlantısını kanıtlamadı. Araçların CHP envanterindeki otomobiller arasından seçildiği, gösterinin doğrudan mülkiyet veya finansman ilişkisine değil, sembolik bir siyasi mesaja dayandığı belirtildi. AĞIR İDDİA, SOMUT BELGEYLE DESTEKLENMEDİ Siyasi tartışmalarda eleştiri meşrudur. Kamu kaynakları, belediye harcamaları, parti araçları, ihale ilişkileri ve siyasi finansman iddiaları elbette sorgulanmalıdır. Ana muhalefet partisinin genel başkanı dahil olmak üzere hiçbir siyasetçi denetimden muaf değildir. Ancak burada kritik nokta, iddianın ağırlığı ile ortaya konulan belgenin seviyesi arasındaki büyük farktır. Bir araca “haram parayla alınmıştır” notu bırakmak, yalnızca siyasi eleştiri değildir. Bu ifade, yolsuzluk, usulsüz finansman ve suç gelirine dayalı siyasi avantaj iması taşır. Böyle bir ithamın kamuoyuna sunulabilmesi için güçlü, açık ve doğrulanabilir belge gerekir. Bu olayda ise araçların üzerine yazılan isimlerle araçların alımı, finansmanı veya kullanımı arasında doğrudan ve kesin bir bağ ortaya konulamadı. Bu nedenle tartışma, Özgür Özel yönetiminin hesap vermesi gereken alanlardan çıkarak, iddiayı ortaya atanların yöntemine ve güvenilirliğine döndü. ÖZGÜR ÖZEL’İ ELEŞTİRMEK BAŞKA, BELGESİZ BAĞ KURMAK BAŞKA Özgür Özel yönetimi, CHP’li belediyeler, araç tahsisleri, ihale iddiaları ve parti kaynaklarının kullanımı konusunda açık, denetlenebilir ve tatmin edici yanıtlar vermek zorundadır. CHP, iktidarı kamu harcamaları ve yolsuzluk iddiaları üzerinden eleştirirken kendi içindeki benzer başlıklarda da aynı açıklık standardını göstermek zorundadır. Fakat bu zorunluluk, kanıtlanmamış iddiaların gerçekmiş gibi sunulmasını meşru hale getirmez. Özgür Özel’i eleştirmek için CHP envanterindeki araçları doğrudan Aziz İhsan Aktaş veya Özkan Yalım bağlantılıymış gibi göstermek, eleştirinin sınırını aşar. Bu yöntem, siyasi muhalefeti güçlendirmez; tam tersine gerçek iddiaların da ciddiyetini zayıflatır. Siyasette en tehlikeli alanlardan biri budur: Gerçekten araştırılması gereken dosyalar, abartılı ve belgesiz gösterilerle sulandırılır. Kamuoyu, asıl sorulması gereken sorulardan uzaklaşır; tartışma belge zemininden kopup cephe savaşına dönüşür. HUKUKİ AÇIDAN SORUNLU BİR SİYASİ TEŞHİR Bu olay yalnızca parti içi polemik olarak görülemez. Araçların üzerine belirli kişilerin adlarını yazmak, “haram para” ifadesiyle kamuya açık biçimde teşhir etmek ve bunu sosyal medya üzerinden yaymak, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurabilecek bir eylemdir. Bu tür iddialar, kişilik hakları, masumiyet karinesi, itibarın korunması ve suç isnadı bakımından dikkatle değerlendirilmek zorundadır. Bir kişinin ya da kurumun yolsuzlukla, suç geliriyle veya usulsüz finansmanla ilişkilendirilebilmesi için kesinleşmiş yargı kararı ya da güçlü belge gerekir. Siyasi eleştiri hakkı geniştir; fakat bu hak sınırsız değildir. Eleştiri, olguya dayanmak zorundadır. Somut dayanak olmadan yapılan ağır ithamlar, ifade özgürlüğü kapsamında korunması güç olan bir alana girer. Bu nedenle Mercedes gösterisi, yalnızca siyasi etik açısından değil, hukuki sorumluluk açısından da tartışmalı bir örnek oluşturdu. SİYASİ HESAPLAŞMA GERÇEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ Mercedes gösterisi, CHP’deki liderlik kavgasının ne kadar sertleştiğini gösterdi. Ancak olayın asıl önemi, kullanılan yöntemdedir. Özgür Özel yönetimi eleştirilebilir. Belediyelerle ilgili iddialar araştırılabilir. Araç tahsisleri ve parti harcamaları sorgulanabilir. Fakat bütün bunlar belgeyle, açık kayıtla ve hukuki zeminde yapılmalıdır. Kanıtlanmamış bir ilişkiyi gerçekmiş gibi sunmak, siyasi eleştiri değil, algı operasyonudur. Böyle bir yöntem, hedef aldığı kişiyi zayıflatmak yerine iddia sahibinin güvenilirliğini tartışmaya açar. CHP’de bugün asıl mesele yalnızca kimin genel başkan olacağı değildir. Asıl mesele, parti içi iktidar mücadelesinde gerçeğin korunup korunmayacağıdır. Gerçek kaybolursa, siyasi mücadele yalnızca gürültüye dönüşür.

SİBER FARKINDALIK KONFERANSI: “BİLİŞİM SUÇUNA ORTAK OLMA” Haber

SİBER FARKINDALIK KONFERANSI: “BİLİŞİM SUÇUNA ORTAK OLMA”

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE SİBER FARKINDALIK KONFERANSI: “BİLİŞİM SUÇUNA ORTAK OLMA” Giresun Üniversitesi ile Giresun Adliyesi iş birliğinde, dijital dünyadaki risklere karşı gençleri bilinçlendirmek amacıyla düzenlenen “Bilişim Suçuna Ortak Olma” konulu konferans, 25 Şubat Çarşamba günü gerçekleştirildi. Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. “Dijital Dünyada Hukuki Sorumluluk Bilinci Şart” Konferansın açış konuşmasını yapan Zeynel Abidin Akkiraz, bilişim suçlarıyla mücadelenin yalnızca adli süreçlerle sınırlı olmadığını, toplumsal farkındalığın da büyük önem taşıdığını vurguladı. Akkiraz, teknolojinin hızlı gelişimiyle birlikte farkında olmadan suça karışma riskinin arttığını belirterek, gençlerin dijital mecralarda hukuki sınırları bilmesinin hayati olduğuna dikkat çekti. Uzman Savcılardan Somut Örnekler Konferansta konuşmacı olarak yer alan Doğukan Yiğit ve Cüneyt Karataş, bilişim suçlarının teknik ve hukuki boyutlarını ayrıntılı biçimde ele aldı. Savcı Yiğit, bilişim suçlarının hangi yöntemlerle işlendiğini ve dijital ayak izlerinin hukuki süreçlerdeki önemini aktardı. Savcı Karataş ise yaşanmış vakalar üzerinden özellikle sosyal medya kullanımı ve kişisel verilerin korunması konularında öğrencilere uyarılarda bulundu. Üniversite–Kamu İş Birliği Vurgusu Etkinliğin kapanışında konuşan Yılmaz Can, üniversite–kamu iş birliğinin önemine değinerek, öğrencilerin güncel ve kritik konularda doğrudan uygulayıcılardan bilgi almasının akademik gelişimlerine önemli katkı sağladığını ifade etti. Rektör Can, etkinliğe katkı sunan tüm isimlere teşekkür etti. Konferans, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.