Hava Durumu

#Hukuk

giresunsonhaber - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK Haber

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama girişimine karşı nöbet tutan yurttaşlarla bir araya geldi. Gezmiş, köylülerin suyu, havayı ve toprağı savunduğunu belirterek “Bu haklı mücadelenin sonuna kadar yanındayız” dedi. Sekü dosyasında yürütmeyi durdurma kararı bulunuyor; davanın bir sonraki duruşması 24 Nisan 2026’da görülecek. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama faaliyetlerine karşı direnen köylülerle buluştu. Gece saatlerinde köyde yapılan ziyarette CHP Tirebolu İlçe Başkanı Kemal Devrim Bayrak ve parti örgütü de yer aldı. Gezmiş, “Suyumuza, havamıza, toprağımıza dokunma” çağrısını öne çıkararak Sekü halkının yaşam alanını savunduğunu söyledi. Gezmiş, açıklamasında köylülerin soğuk ve yağmur altında toprağını terk etmediğini vurguladı. Sekü’de gençlerin, yaşlıların ve ailelerin bir arada aynı talebi dile getirdiğini belirten Gezmiş, “Köyümüze, toprağımıza, suyumuza sahip çıkıyoruz diyen yurttaşlarımız yalnız değildir. Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olarak bu mücadelenin dün olduğu gibi bugün de yarın da yanında olacağız. Madene verecek köyümüz yok” ifadelerini kullandı. Sekü köyündeki gerilim, yalnızca bir siyasi ziyaretin değil, haftalardır büyüyen çevre ve hukuk mücadelesinin yeni halkası oldu. Giresun İdare Mahkemesi aynı projedeki “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini 24 Şubat’ta durdurdu. Dosyanın ilk duruşması 31 Mart’ta görüldü ve dava 24 Nisan 2026 tarihine bırakıldı. Buna karşın son günlerde proje sahasına yeniden sondaj makinesi çıkarılmak istendi. Bölge halkı, çevre savunucuları ve hukukçular makinenin önünü keserek girişime izin vermedi. Sekü ve Karlıbel hattında yaşanan bu tablo, maden şirketinin sahaya dönme girişimi ile köylülerin su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam çevresini koruma iradesini yeniden karşı karşıya getirdi. Gezmiş’in Sekü’den verdiği mesaj bu nedenle yalnızca dayanışma açıklaması değil, aynı zamanda süren davaya ve köylülerin sahadaki direnişine siyasi destek beyanı niteliği taşıdı. CHP heyeti, Tirebolu’da yaşam alanlarına dönük madencilik baskısına karşı geri adım atılmayacağını ilan etti. Sekü’de verilen mesaj nettir: Köylü toprağını bırakmıyor, mücadele büyüyor.

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Haber

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR”

DERELİ DOĞA VE YAŞAM DERNEĞİ SÖZCÜSÜ TÜRK’TEN MADEN PROJELERİNE SERT TEPKİ “TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Giresun ve ilçelerinde gündemde olan maden projelerine sert tepki gösterdi. Türk, son ihalenin ardından Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha maden sahası kapsamına alındığını savundu, kentteki ruhsatlandırma sürecinin doğa ve yaşam alanları üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu söyledi. İbrahim Türk, yaptığı açıklamada Giresun’daki maden projelerinin büyüyen bir çevre ve yaşam sorunu haline geldiğini belirtti. Türk, maden sahalarının genişlemesinin kentin doğal yapısını, su havzalarını ve tarımsal üretim alanlarını tehdit ettiğini ifade etti. Türk, açıklamasında Giresun coğrafyasının önemli bölümünün madencilik faaliyetleri için ruhsatlandırıldığını öne sürdü. Son ihale süreciyle birlikte Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha bu kapsamda gündeme geldiğini belirten Türk, yaşanan tabloyu “yok oluş sarmalı” olarak niteledi. SİYASETE TEPKİ GÖSTERDİ İbrahim Türk, açıklamasında siyaset kurumuna da sert eleştiriler yöneltti. Maden projelerinin her tepeyi ve vadiyi adım adım kuşattığını savunan Türk, sessiz kalan siyasetçilerin bu süreç karşısında sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Türk, “Halkın oylarıyla koltuk sahibi olup, Giresun’un doğası şirketlere peşkeş çekilirken dilsizleşenler, bu vebalin ortağıdır. Kimse bu sessizliği kabulleniş sanmasın” ifadelerini kullandı. HUKUK VE MEŞRUİYET VURGUSU Açıklamasında Giresun’un tarihsel mücadele hafızasına da dikkat çeken Türk, kentin geçmişte olduğu gibi bugün de toprağını ve suyunu koruma iradesi göstereceğini söyledi. Türk, bu mücadelenin hukuk ve meşruiyet zemini içinde sürdürüleceğini belirtti. “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Maden kuşatmasının yalnızca çevresel bir başlık olmadığını, aynı zamanda bir yaşam ve varoluş meselesi haline geldiğini söyleyen Türk, fındık bahçeleri ile su havzalarının baskı altında kaldığını ifade etti. Türk, “Giresun halkı, atalarından miras kalan gönüllülük bilinciyle doğasını vahşi madencilik şirketlerinin kâr hırsına teslim etmeyecektir. Giresun bir maden şantiyesi değil, vatan toprağıdır” dedi. Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, doğa tahribatına sessiz kalanların değil, toprağına sahip çıkanların kazanacağını savundu. Açıklama, kentte maden projeleri etrafında süren tartışmayı bir kez daha büyüttü.

ADD BULANCAK ŞUBESİ’NDE DURSUN KÖSE YENİDEN BAŞKAN Haber

ADD BULANCAK ŞUBESİ’NDE DURSUN KÖSE YENİDEN BAŞKAN

ADD BULANCAK ŞUBESİ’NDE DURSUN KÖSE YENİDEN BAŞKAN Atatürkçü Düşünce Derneği Bulancak Şubesi Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Dursun Köse yeniden göreve getirildi. Genel kurulda yeni yönetim, denetleme kurulu, disiplin kurulu ve genel merkez delegeleri de belirlendi. Atatürkçü Düşünce Derneği Bulancak Şubesi Olağan Genel Kurulu yapıldı. Divan Başkanlığını ADD Genel Saymanı Ecz. Basri Gürsoy üstlendi. Katip üyeliklerini Leyla Kara ile Ahmet Karademir yaptı. Genel kurulda mevcut başkan Dursun Köse yeniden göreve getirildi. Yeni yönetim kurulunda Bahattin Bekteş, Aşkı Pekdemir, Talat Demir, Tülay Köse, Nurten Karadeniz, Mikay Kızıltaş, Teyfik Cihanker, Erhan Gürsoy, Naim Kibar, Ufuk Gürsoy, Ahmet Karakılıç, Ali Kemal Terzi ve Ali Konya yer aldı. Denetleme kurulunda Nurettin Zeren, Ceyhan Beyaz, Osman Kırbaş, Serdar Uzundere, Hüseyin Tomak ve Ömür Mutlu görev aldı. Disiplin kurulu ise Ahmet Emecen, Cahit Karakılıç, Yusuf Gedik, Muammer Şenol, Temel Göktepe ve Mehmet Güleryüz’den oluştu. Genel kurulda Metin Beyaz, Doğan Eylem Mutlu ve Alptekin Kılıç da genel merkez delegesi olarak seçildi. Toplantıya Bulancak Belediye Başkan Yardımcısı Reşat Nuri Özdemir, ADD Giresun Şube Başkanı Özcan Özgürbüz, yönetim kurulu üyesi Orhan Hocaoğlu, ADD Tirebolu Şube Başkanı Bahri Köksal, ADD Tirebolu Üst Kurul Delegesi Hüseyin Olgun, Bulancak Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Fatih Çağlayan, Bulancak Şoförler Odası Başkanı Muammer Yetkin, 18. Dönem Giresun Milletvekili Mustafa Çakır ve DSP önceki dönem Giresun İl Başkanı Ali Okusal da katıldı. Genel kurulda konuşan ADD Bulancak Şube Başkanı Dursun Köse, “ Bir genel kurulumuzda daha sizlerle birarada olmaktan mutluluk duyduk.Değerli konuklar, ADD ailesi olarak bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonrada bilimin ışığını savunacağız.Atatürk' ün bize bahşettiği Laik ve Demokratik Cumhuriyete sahip çıkacağız.Üreten, paylaşan ve adil bir Türkiye için mücadele edeceğiz.En önemlisi de emperyalizme karşı tam bağımsızlık ilkesinden asla taviz vermeyeceğiz.” dedi. ADD Genel Saymanı Basri Gürsoy da konuşmasında Türkiye’de adalet, hukuk, ekonomi ve Cumhuriyetin temel değerleri üzerinden sert mesajlar verdi. Gürsoy, “ Ülkemizde bu gün haksızlığa uğrayan, baskı gören, susturulmak istenen insanlar topluluğu vardır.Bir ülkede adalet yoksa orada huzur olmaz, güven olmaz, gelecek olmaz.Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi yaşadığımız ekonomik tablo ortadadır.Açlık ve sefalet ne yazık ki geniş kitlelerin gerçeği haline gelmiştir.Emekliler geçinememekte, gençler umutlarını yurt dışında aramaktadır.Üretici ayakta durmakta zorlanmaktadır. Yaşanan tüm bu olumsuzluklar uygulanan yanlış politikaların sonucudur.” ifadelerini kullandı. Gürsoy, Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik tehditlere de dikkat çekerek şunları söyledi: “Değerli Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısı arkadaşlar, Cumhuriyetimizin temel değerlerine yönelik saldırılar giderek artmakta, laiklik hedef alınmaktadır. Tarikat ve cemaat yapılanmaları devletin içine kadar sızdırılmakta, pervasızca açık açık şeriat çağrıları yapılmaktadır.Diğer yandan Cumhuriyetin kazanımları küçümsenmekte, hatta yok sayılmaktadır. Şunu açıkça ifade ediyorum; Cumhuriyet kaybedilirse geriye çağdaş bir Türkiye değil, karanlığa sürüklenen, hukukun ve özgürlüklerin yok edildiği bir yapı kalır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk bu tehlikeye yıllar önce görmüş ve bizlere şu yolu göstermiştir, tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.”

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR” Haber

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR”

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Ramazan Bayramı mesajında bayramların dayanışma, kardeşlik ve umut günleri olması gerektiğini vurguladı. Şenyürek, Türkiye’nin ağırlaşan ekonomik kriz, derinleşen adaletsizlik ve büyüyen umutsuzluk ortamında bayrama girdiğini belirterek, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu ve belediye başkanlarına yönelik süreçlerin birinci yılına da dikkat çekti. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, toplumsal tablonun bayramın taşıdığı anlamla örtüşmediğini savundu. Şenyürek, bayramların paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlendiği özel günler olduğunu belirtirken, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve siyasal atmosfer nedeniyle milyonlarca vatandaşın bayrama huzurla değil, kaygıyla girdiğini ifade etti. Mesajında doğrudan yurttaşlara seslenen Şenyürek, “Kıymetli hemşehrilerim, değerli yol arkadaşlarım; Ramazan Bayramı’nızı en içten duygularımla kutluyorum. Bayramın; ülkemize huzur, hanelerimize bereket, milletimize sağlık ve umut getirmesini diliyorum” dedi. BAYRAM MESAJINDA EKONOMİK TABLO VURGUSU Şenyürek, açıklamasında ekonomik darboğazın toplumun farklı kesimleri üzerinde oluşturduğu baskıya özel başlık açtı. Emeklilerin, emekçilerin, gençlerin ve ailelerin giderek ağırlaşan geçim şartları altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Şenyürek, milyonlarca insanın bayramı gönül rahatlığıyla karşılayamadığını kaydetti. CHP İl Başkanı, “Ne yazık ki bugün ülkemizde milyonlarca insan bayrama sevinçle değil, kaygıyla giriyor. Emekliler yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadan yaşam mücadelesi veriyor, emekçiler alın terlerinin karşılığını alamıyor, gençler bu ülkede gelecek kurabileceklerine dair inançlarını her geçen gün biraz daha yitiriyor. Aileler ise sofralarını nasıl büyüteceğini, çocuklarının yarınını nasıl güvence altına alacağını düşünüyor” ifadelerini kullandı. “SADECE EKONOMİK KRİZ DEĞİL, DEVLET KRİZİ DE YAŞANIYOR” Mesajında yalnızca ekonomik sorunlara değil, hukuk ve demokrasi alanındaki gerilemeye de dikkat çeken Şenyürek, Türkiye’nin çok yönlü bir kriz yaşadığını savundu. Ülkedeki mevcut tablonun yalnızca geçim sıkıntısıyla açıklanamayacağını belirten Şenyürek, devlet yönetiminden insan haklarına kadar birçok alanda ciddi bir aşınma yaşandığını ileri sürdü. Şenyürek, “Bugün sadece ekonomik bir kriz yaşamıyoruz. Aynı zamanda hukukta, demokraside, insan haklarında ve devlet yönetiminde çok ciddi bir çöküşle karşı karşıyayız” dedi. 19 MART VURGUSU: “BOYUN EĞMİYORUZ, SUSMUYORUZ, GERİ ADIM ATMIYORUZ” CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, mesajının siyasi bölümünde 19 Mart tarihine özel vurgu yaptı. Ekrem İmamoğlu, belediye başkanları ve çalışma arkadaşlarına yönelik süreçlerin birinci yılını doldurduğunu belirten Şenyürek, bu süreci “millet iradesine karşı siyasi operasyon” olarak tanımladı. Şenyürek, “Bir yıldır millet iradesine karşı siyasi operasyonlar yürütülüyor. Yargı, adalet dağıtan bir kurum olmaktan çıkarılıp baskının ve sindirmenin aracı haline getirilmek isteniyor. Ama biz buradayız. Boyun eğmiyoruz. Susmuyoruz. Geri adım atmıyoruz” ifadelerini kullandı. “Hedef yalnızca kişiler değil, doğrudan demokrasi” Açıklamasında yaşananların yalnızca belli isimlere dönük bir süreç olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Şenyürek, meselenin doğrudan halk iradesi ve demokratik siyaset zeminine yöneldiğini savundu. Halkçı belediyeciliğin ortaya koyduğu hizmet anlayışından rahatsızlık duyan çevrelerin bu çizgiyi durdurmak istediğini öne süren Şenyürek, bunun başarılamayacağını söyledi. CHP’nin hedefini de tarif eden Şenyürek, emeklinin insanca yaşadığı, emekçinin hakkını alabildiği, gençlerin umutla geleceğe baktığı, çiftçinin ürettiğinin karşılığını bulduğu, kadınların güvende olduğu ve adaletin herkes için işlediği bir Türkiye için mücadele ettiklerini dile getirdi. “DEMOKRATİK TÜRKİYE’Yİ KURMAYA HAZIRIZ” Şenyürek, mesajında CHP’nin siyasal hedefini de açık ifadelerle ortaya koydu. Devletin bir partinin değil milletin devleti olması gerektiğini vurgulayan Şenyürek, hukukun üstünlüğünün sağlandığı, liyakatin esas alındığı ve refahın adil paylaşıldığı bir Türkiye iddiasını yineledi. Şenyürek, “Devletin bir partinin değil milletin devleti olduğu, hukukun üstünlüğünün sağlandığı, liyakatin esas alındığı, refahın adil paylaşıldığı demokratik bir Türkiye’yi kurmaya hazırız” dedi. MESAJINI DAYANIŞMA ÇAĞRISIYLA TAMAMLADI Ramazan Bayramı mesajının sonunda toplumsal dayanışma vurgusunu yeniden öne çıkaran Şenyürek, geçim sıkıntısı yaşayan, adaletsizlik karşısında kendisini yalnız hisseden ve geleceğe kaygıyla bakan yurttaşlara seslendi. Toplumun umudunun ve vicdanının ayakta olduğunu söyleyen Şenyürek, mesajını hem Giresunluların hem de tüm milletin bayramını kutlayarak tamamladı. Şenyürek, “Geçim sıkıntısı yaşayan, adaletsizlik karşısında yalnız hisseden, geleceğe kaygıyla bakan herkese sesleniyorum: Yalnız değilsiniz. Bu ülkenin vicdanı da, umudu da ayaktadır. Bu duygularla zindanlarda tutsak olan yol arkadaşlarımız ve aileleri ile başta Giresunlu hemşehrilerim olmak üzere tüm milletimizin Ramazan Bayramı’nı yürekten kutluyorum” ifadelerine yer verdi.

CHP GİRESUN’DA 81 İLLE AYNI ANDA MEYDANA ÇIKTI Haber

CHP GİRESUN’DA 81 İLLE AYNI ANDA MEYDANA ÇIKTI

CHP GİRESUN’DA 81 İLLE AYNI ANDA MEYDANA ÇIKTI CHP’nin ülke genelinde 81 ilde eş zamanlı düzenlediği ortak basın açıklaması, Giresun’da Atapark Meydanı’nda yapıldı. Açıklamayı CHP Giresun İl Başkan Yardımcısı Av. Seren Önal Özkul okudu. Parti örgütü ile vatandaşların katıldığı buluşmada, hukuk, demokrasi, millet iradesi ve muhalefete yönelik yargı süreçleri başlıkları öne çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 18 Mart 2026 tarihli ortak siyasi açıklaması, Giresun’da da meydanda kamuoyuna duyuruldu. CHP Giresun İl Başkan Yardımcısı Av. Seren Önal Özkul, Atapark Meydanı’nda partililer ve vatandaşlarla birlikte yaptığı açıklamada, metni Giresun kamuoyuyla paylaştı. Böylece CHP’nin aynı gün 81 ilde yürüttüğü eş zamanlı siyasi çıkışın Giresun ayağı da sahaya taşınmış oldu. GİRESUN’DAKİ AÇIKLAMAYI SEREN ÖNAL ÖZKUL OKUDU Atapark Meydanı’ndaki açıklamada kürsüye çıkan CHP Giresun İl Başkan Yardımcısı Av. Seren Önal Özkul, parti genel merkezince hazırlanan ortak metni kamuoyuna okudu. Meydanda toplanan partililer ve vatandaşlar açıklamayı birlikte takip etti. Giresun’daki program, yalnızca yerel bir parti buluşması değil, doğrudan ülke çapında yürütülen siyasi açıklamanın kentteki yansıması olarak gerçekleşti. ORTAK METİNDE HUKUK VE MİLLET İRADESİ VURGUSU Okunan açıklamada, CHP’nin siyasal mücadelesi “adaletsizliğe karşı hukuk, yalana karşı gerçek ve millet iradesini savunma” başlıkları üzerinden tanımlandı. Metinde, partinin yerel seçimlerde elde ettiği başarıya dikkat çekilirken, sonrasında belediyelere ve muhalefete dönük baskıların arttığı savunuldu. Açıklama, siyasi iktidara karşı sert eleştiriler içeren bir metin olarak meydanda seslendirildi. GÜNDEMİN MERKEZİNDE YARGI SÜREÇLERİ VARDI Basın açıklamasında, Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li isimlere yönelik yargı süreçleri geniş yer tuttu. Ortak metinde, bu süreçlerin hukuki değil siyasi nitelik taşıdığı savunulurken, muhalefeti baskı altına alma amacı güttüğü öne sürüldü. Giresun’daki açıklamada da bu vurgu aynen korundu ve partinin buna karşı mücadeleyi sürdüreceği mesajı verildi. MEYDANDAN SİYASİ MESAJ Atapark Meydanı’ndaki buluşma, CHP’nin son dönemde benimsediği eş zamanlı ortak açıklama çizgisinin Giresun’daki somut adımı oldu. Kent merkezinde yapılan açıklamayla birlikte CHP örgütü, ulusal siyasette yükselen gerilim başlıklarına Giresun’dan da doğrudan pozisyon verdi. Katılımın parti tabanı ile sınırlı tutulmaması, açıklamanın kamuoyuna açık bir siyasi çağrı niteliği taşıdığını da ortaya koydu. CHP Giresun’un Atapark Meydanı’ndaki çıkışı, içerik olarak genel merkezin ortak metnine dayansa da, siyasal etkisini yerelde görünür kılan bir meydan açıklaması olarak kayda geçti. Giresun’da yapılan etkinlik, 81 ilde aynı anda verilen siyasi mesajın kentteki karşılığı oldu.

O bakanlıklarda devir teslim yapıldı Haber

O bakanlıklarda devir teslim yapıldı

Resmi Gazete’de yayımlanan kararname sonrası İçişleri Bakanlığı’nda Ali Yerlikaya görevi Mustafa Çiftçi’ye, Adalet Bakanlığı’nda ise Yılmaz Tunç görevi Akın Gürlek’e devretti. Yeni bakanlar, reform ve suçla mücadele vurgusu yaptı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılan görev değişikliklerinin ardından İçişleri ve Adalet Bakanlıklarında devir teslim törenleri gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı’nda Ali Yerlikaya, görevini Mustafa Çiftçi’ye devretti. Yerlikaya, devir teslim töreninde, İçişleri Bakanlığı görevine atanan Mustafa Çiftçi'yi yürekten tebrik ederek, kalben dua ettiğini belirtti ve "Allah yar ve yardımcısı olsun. Değerli kardeşim, kıymetli bakanımız hem meslektaşım, hem de Konyalı bir hemşerimiz. Yine bir Vali kardeşimiz bu makama layık görüldü. Başaracağına inanıyorum. Aynı hizmet bayrağını bizden aldı, devletimizin, milletimizin huzuru için canla başla çalışacak" dedi. Görevi devralan Çiftçi, bugüne kadar hizmet eden tüm bakanlara teşekkür ederek, özellikle Yerlikaya döneminde suçla mücadelede önemli mesafeler katedildiğini söyledi. Çiftçi, kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlar, bilişim dolandırıcılığı, kaçakçılık, organize suçlar ve düzensiz göçle mücadelede kaydedilen ilerlemelere dikkat çekti. Adalet Bakanlığı’nda ise Yılmaz Tunç, görevini Akın Gürlek’e devretti. https://twitter.com/yilmaztunc/status/2021542642639606108 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Gürlek, Tunç ve ekibine çalışmalarından dolayı şükranlarını sundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde hukuk alanında önemli reformların hayata geçirildiğini belirten Bakan Gürlek, yargı reformları, insan hakları eylem planları ve dijital adalet altyapısındaki gelişmelerin adalet sistemini güçlendirdiğini ifade etti. “Adalet sistemi 85 milyon vatandaşımızın ortak güvencesidir” diyen Gürlek, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda reformların kararlılıkla sürdürüleceğini, suçla mücadelede tavizsiz duruşun devam edeceğini ve yargı süreçlerinin hızlandırılacağını söyledi. Yaklaşık 20 yıllık hâkimlik ve savcılık tecrübesi bulunduğunu hatırlatan Gürlek, yargı mensuplarının sorunlarını yakından bildiğini belirterek, bu sorunların çözümü için gayret göstereceğini ifade etti.

KİGDER'den Uğur Mumcu mesajı Haber

KİGDER'den Uğur Mumcu mesajı

Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, 24 Ocak 1993 tarihinde hain bir saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun ölüm yıl dönümü sebebiyle bir mesaj yayımladı. KAYSERİ (İGFA) - Mesajında Uğur Mumcu’yu minnetle anan KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, ayrıca onun gibi düşünce özgürlüğü, hukuk ve demokrasiyi savundukları için yaşamdan koparılan tüm devrim şehitlerini de saygıyla andıklarını dile getirdi. Dr. Sema Karaoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “24 Ocak, Türkiye’nin yakın tarihinde hakikatin peşinden koşmanın bedelini hayatıyla ödeyen Uğur Mumcu’yu kaybettiğimiz acı bir gündür. Uğur Mumcu, kalemiyle karanlıkları aydınlatmaya ve gerçeklerin peşini bırakmamaya kendini adamış bir aydındı. Onun hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.” Karaoğlu, Uğur Mumcu’nun verdiği mücadelenin yalnız olmadığını belirterek, “Cumhuriyeti koruduğu için Mustafa Fehmi Kubilay’ı, gerçeklerin izini sürdüğü için Doğan Öz’ü, bilime katkıları nedeniyle Bedri Karafakıoğlu’nu, barış temalı yazıları nedeniyle Abdi İpekçi’yi, Cumhuriyetin hukuku için Muammer Aksoy’u, akıl ve laiklik adına Bahriye Üçok’u, gerçekleri görüntülediği için Metin Göktepe’yi, demokrasi uğruna Ahmet Taner Kışlalı’yı, adalet ve güvenlik için Gaffar Okkan’ı, karanlık ilişkileri belgelendirdiği için Necip Hablemitoğlu’nu, bu topraklarda birlikte yaşamı savunduğu için Hrant Dink’i ve daha birçok ismi bugün anıyoruz” diye konuştu. Dr. Karaoğlu, 24 Ocak’ın yalnızca bir yas günü olmadığını vurgulayarak, toplumsal hafızanın önemine dikkat çektiği açıklamasında, “Toplumlar hafızalarını kaybettiklerinde aynı acıların tekrarı kaçınılmaz olur. Adaletin, basın özgürlüğünün ve bağımsız düşüncenin bastırıldığı her dönem, şiddeti meşru kılar ve korkuyu bir yönetim aracı haline getirir” ifadelerini kullandı. Uğur Mumcu’nun ölüm yıl dönümünün aynı zamanda bir yüzleşme çağrısı olduğuna değinen Karaoğlu, “Gerçek ertelenebilir, bastırılabilir; fakat asla yok edilemez. Bugün yaşanan ekonomik, siyasal ve toplumsal krizlerin temelinde, susturulmuş gerçekler ve çözülmemiş karanlıklar yatmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. Devrim şehitlerinin yalnızca bir isimler listesi olmadığını, onların bu ülkenin yarım kalan adalet dosyaları olduğunu vurgulayan KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, mesajını şu cümlelerle sonlandırdı: “Bu ülkenin yurtsever vatandaşları olarak, Uğur Mumcu’nun ve onun gibi bu uğurda hayatını kaybeden aydınların bıraktığı yerden, korkusuzca, sesimizi yükselterek, hakikatin tarafında kalmaya devam edeceğiz.”

PAZAR GÜNÜ ZİNCİR MARKETLERE TATİL ÇAĞRISI Haber

PAZAR GÜNÜ ZİNCİR MARKETLERE TATİL ÇAĞRISI

PAZAR GÜNÜ ZİNCİR MARKETLERE TATİL ÇAĞRISI “Bu Sadece Sektör Değil, Toplum Meselesi” Esnaf, sanatkârlar ve perakende sektörü temsilcileri, pazar günü zincir marketlerin kapalı olması yönünde ortak görüşte buluştu. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) iş birliğinde düzenlenen “Aileyle Pazar: Birlikte Tatil, Güçlü Toplum” başlıklı çalıştayda, perakende sektöründe çalışma barışını ve toplumsal dengeyi güçlendirecek düzenlemeler masaya yatırıldı. Çalıştaya kamu kurumları, akademi, medya ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katılırken, pazar tatilinin yalnızca bir izin düzenlemesi değil; aile yapısını, çalışan sağlığını ve nitelikli istihdamı doğrudan ilgilendiren sosyal bir mesele olduğu vurgulandı. “TARİHİ BİR EŞİĞİN ARİFESİNDEYİZ” Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün, sektörün kritik bir dönemeçte olduğunu belirterek, Avrupa ülkelerinin büyük bölümünde uygulanan pazar günü zincir marketlerin kapalı olması modeline ilişkin geniş bir mutabakat oluştuğunu söyledi. Düzgün, “Bu mesele aileyi koruma, çalışanı elde tutma ve sürdürülebilir istihdamı inşa etme meselesidir. Artık son sözü Ticaret Bakanlığımızın söylemesini bekliyoruz. Bu karar, yalnızca sektörün değil toplumun ortak beklentisidir” dedi. ÇALIŞANLARIN SOSYAL VE PSİKOLOJİK REFAHI ÖNE ÇIKTI Çalıştayda, özellikle zincir marketlerde pazar günü çalışmanın, çalışanların aileleriyle aynı gün dinlenme ve birlikte vakit geçirme imkânını ortadan kaldırdığına dikkat çekildi. Uzun mesailer ve hafta sonu vardiyalarının; çalışanların sosyal yaşamını, psikolojik sağlığını ve iş motivasyonunu olumsuz etkilediği ifade edildi. Katılımcılar, pazar tatilinin perakende çalışanlarının daha sağlıklı çalışma koşullarına kavuşmasına, aile bağlarının güçlenmesine ve sektörde iş gücü sürekliliğinin sağlanmasına katkı sunacağı görüşünde birleşti. “KONU ÇOK BOYUTLU ELE ALINMALI” Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, perakende sektörünün geniş bir ekosistemi etkilediğini belirterek, “Çalışanların ailesiyle vakit geçirebildiği bir çalışma düzeni uzun vadede verimliliği artırır. Ancak rekabet gücü, ekonomik dengeler ve tüketici beklentileri de birlikte değerlendirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken ise düzenlemenin küçük esnafı koruyacağını, çalışanların iş gücüne katılımını artıracağını ve toplumsal huzura katkı sağlayacağını dile getirdi. Programa Zafer Tarıkdaroğlu da katılırken, çalıştay kapsamında aile, hukuk, istihdam psikolojisi ve ekonomik sürdürülebilirlik başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. SAATLERDE DÜZENLENMELİ Pazar günü zincir marketlerin kapalı olması yönündeki mutabakat, önemli ve gerekli bir adım olmakla birlikte, tek başına yeterli değildir. Düzenlemenin amacına ulaşabilmesi için rekabet eşitliğini bozmayacak şekilde bütüncül ele alınması şarttır. Bu kapsamda; Metrekare sınırı net biçimde belirlenmeli, örneğin 50 m² ve üzerindeki tüm marketler kapsama alınmalıdır. AVM’ler içindeki marketler de düzenlemenin dışında bırakılmamalıdır. Aksi halde cadde üzerindeki marketler kapalıyken AVM marketlerinin açık olması eşitsizlik ve haksız rekabet doğuracaktır. Ayrıca yalnızca pazar günü değil, marketlerin sabah açılış ve akşam kapanış saatleri de yasal çerçeveye bağlanmalıdır. Örneğin tüm marketlerin en erken 10.00’da açılıp en geç 20.00’de kapanması, çalışanların günlük yaşam dengesini koruyacak, sektörde ortak bir standart oluşturacaktır. Aksi halde bir kısmı kapalı, bir kısmı açık; biri erken açılan, diğeri geç kapatan bir yapı ortaya çıkacak, bu da iyi niyetli bir düzenlemenin yeni rekabet ve adalet sorunları üretmesine neden olacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.