Hava Durumu

#Horon

giresunsonhaber - Horon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Horon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU Haber

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU Keşap Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının geleneksel mirası, Erköy ev sahipliğinde düzenlenen 4. Otçu Göçü Festivali ile yaşatıldı. Festivalde yayla kültürü, horon, müzik, birlik ve beraberlik mesajlarıyla gelecek kuşaklara taşındı. YAYLA GELENEĞİ ERKÖY’DE BULUŞTU Giresun’un köklü yayla kültürlerinden biri olan Otçu Göçü geleneği, bu yıl da geniş katılımla yaşatıldı. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği organizasyonunda, Erköy ev sahipliğinde düzenlenen Geleneksel 4. Otçu Göçü Festivali, köy halkını, gurbetten gelen hemşehrileri ve yayla kültürüne gönül veren vatandaşları bir araya getirdi. Festival, yalnızca bir yayla buluşması olarak değil; geçmişten bugüne taşınan kültürel mirasın yeniden hatırlatıldığı, yaşatıldığı ve gelecek nesillere aktarılmaya çalışıldığı anlamlı bir organizasyon olarak öne çıktı. “YALNIZCA YAYLAYA ÇIKMAK DEĞİL” Etkinlikte verilen mesajlarda, Otçu Göçü’nün sadece yaylaya çıkmaktan ibaret olmadığı vurgulandı. Bu kadim geleneğin; atalarımızdan kalan mirası yaşatmak, köy ve yayla bağını güçlendirmek, kültüre, dile, müziğe, komşuluk ilişkilerine ve köklü değerlere sahip çıkmak anlamı taşıdığı ifade edildi. Karabulduk ve çevre yaylalarının ortak hafızasında önemli bir yere sahip olan Otçu Göçü, geçmişte üretimin, hayvancılığın, imecenin ve yayla yaşamının doğal bir parçasıydı. Bugün ise bu gelenek, festival havasında düzenlenen kültürel buluşmalarla canlı tutuluyor. HORON, MÜZİK VE YÖRESEL RENKLER Festival boyunca yöre halkı, Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarıyla bir araya geldi. Horonlar oynandı, türküler söylendi, yöresel değerler sahneye taşındı. Katılımcılar hem doğayla iç içe vakit geçirdi hem de köy ve yayla kültürünün birleştirici ruhunu yaşadı. Etkinlikte, özellikle genç kuşakların bu kültürle buluşturulması dikkat çekti. Böylece Otçu Göçü geleneğinin sadece geçmişin bir hatırası olarak kalmaması, yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşınması amaçlandı. BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI Organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür edilirken, birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Festivalin, Karabulduk Köyü ve çevre yaylaları arasında dayanışmayı güçlendirdiği, hemşehrilik bağlarını pekiştirdiği ve ortak kültürel değerleri görünür kıldığı belirtildi. Verilen mesajlarda, kardeşliğin güçlü, birlik ve beraberliğin daim, bereketin bol olması temennisinde bulunuldu. GELENEK GELECEĞE TAŞINIYOR Erköy ev sahipliğinde gerçekleştirilen Geleneksel 4. Otçu Göçü Festivali, Giresun’un yayla kültürünün hâlâ güçlü biçimde yaşatıldığını bir kez daha gösterdi. Karabulduk’tan çevre yaylalara uzanan bu kültür yolculuğu, geçmişle gelecek arasında kurulan anlamlı bir bağ oldu. Festival, Giresun’da köy, yayla ve gurbet kültürünün ortak belleğini yaşatan; insanları aynı değerler etrafında buluşturan önemli bir kültür etkinliği olarak hafızalarda yerini aldı.

“HORON BİZUMDUR” GUİNNESS REKORUNA GİRDİ Haber

“HORON BİZUMDUR” GUİNNESS REKORUNA GİRDİ

“HORON BİZUMDUR” GUİNNESS REKORUNA GİRDİ MALTEPE’DE 5 BİN KOSTÜMLÜ FOLKLORCU AYNI ANDA HORON OYNADI, KARADENİZ’İN RİTMİ DÜNYA REKORUNA DÖNÜŞTÜ Türkiye Halk Oyunları Federasyonu öncülüğünde İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı’nda düzenlenen “Horon Bizumdur” organizasyonu, kültürel bir buluşmanın ötesine geçerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. “7’den 70’e Herkes Tek Yürek” sloganıyla alanda buluşan 5 bin kostümlü folklorcu, aynı anda horon oynayarak Türkiye adına tarihi bir başarıya imza attı. İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı, Karadeniz kültürünün en güçlü simgelerinden biri olan horon için tarihi bir güne sahne oldu. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Guinness Dünya Rekoru denemesinde, Türkiye’nin farklı illerinden gelen binlerce folklorcu aynı halkada buluştu. “Horon Bizumdur” sloganıyla gerçekleştirilen organizasyonda, yöresel kıyafetleriyle alana gelen 5 bin kostümlü folklorcu, aynı anda horon oynayarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı. 7’den 70’e herkes aynı halkada buluştu Etkinlik, yalnızca bir rekor denemesi olarak değil, halk oyunlarının birleştirici gücünü ortaya koyan büyük bir kültür buluşması olarak dikkat çekti. Çocuklardan gençlere, yetişkinlerden ileri yaştaki katılımcılara kadar farklı yaş gruplarından binlerce kişi, Maltepe’de aynı ritimde horona durdu. Alanda oluşturulan dev horon halkası, Karadeniz’in coşkusunu İstanbul’a taşıdı. Katılımcıların yöresel kostümleri, kemençe ritmi ve kalabalığın enerjisiyle Maltepe Etkinlik Alanı, adeta büyük bir kültür sahnesine dönüştü. Guinness kuralları açıklandı, deneme resmen başladı Rekor denemesi öncesinde Guinness Türkiye Temsilcisi Şeyda Subaşı, alanda bulunan katılımcılara uygulanacak kuralları anlattı. Katılımcılar, belirlenen kurallar doğrultusunda yerlerini aldı ve aynı anda horon oynamak üzere hazırlandı. Denemenin başlamasıyla birlikte binlerce kişi aynı anda horon oynadı. Etkinlik sonunda yapılan değerlendirme sonucunda Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun organizasyonu başarıyla tamamladığı ve rekorun tescillendiği açıklandı. Horon dünya sahnesine taşındı “Horon Bizumdur” organizasyonu, Karadeniz’in yöresel oyununu uluslararası bir başarıya dönüştürdü. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun hedefi, yalnızca bir Guinness rekoru kırmak değil; horonun kültürel değerini, halk oyunlarının toplumsal gücünü ve Anadolu’nun ortak mirasını dünya gündemine taşımaktı. Bu yönüyle etkinlik, horonun sadece bir yöre oyunu olmadığını; dayanışmayı, ritmi, birlikte hareket etmeyi ve kültürel aidiyeti temsil eden güçlü bir halk mirası olduğunu gösterdi. Ücretsiz eğitimlerle hazırlandılar Rekor denemesi öncesinde İstanbul’un farklı noktalarında ücretsiz horon eğitimleri düzenlendi. Levent, Kadıköy, Kartal-Pendik, Üsküdar, Maltepe, Çekmeköy ve Silivri gibi bölgelerde yapılan çalışmalarla vatandaşlar organizasyona hazırlandı. Eğitim programları, horon bilmeyen ancak bu tarihi rekor denemesinde yer almak isteyen vatandaşlara açık şekilde planlandı. Silivri Ortaokulu’nda da 18 Haziran ve 25 Haziran 2026 tarihlerinde akşam saatlerinde eğitim çalışmaları yapıldı. Kurumsal destekle büyük organizasyon Etkinlik; Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun öncülüğünde, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal desteğiyle gerçekleştirildi. Organizasyon afişlerinde “Guinness Dünya Rekoru Denemesi”, “7’den 70’e Herkes Tek Yürek” ve “5000 Kostümlü Horoncu” vurguları öne çıkarıldı. Bu geniş katılımlı organizasyon, halk oyunlarının yalnızca sahne gösterisi olmadığını; doğru planlandığında kent meydanlarını, büyük etkinlik alanlarını ve dünya rekoru platformlarını doldurabilecek güçlü bir kültürel değer taşıdığını ortaya koydu. Karadeniz’in ortak dili: Horon Horon, Karadeniz insanının hareketli yaşam kültürünü, dayanışmasını ve kolektif ruhunu yansıtan en güçlü halk oyunlarından biri olarak biliniyor. Maltepe’deki rekor denemesi, bu kültürel mirası yalnızca Karadenizlilerin değil, Türkiye’nin ortak değeri olarak görünür kıldı. Aynı halkada buluşan binlerce kişi, horonun bir müzik ve oyun formunun ötesinde; birlik, coşku ve toplumsal hafıza taşıyan bir kültür dili olduğunu gösterdi. Türkiye’den dünyaya kültürel mesaj Maltepe’de kırılan rekor, Türkiye’nin halk oyunları alanındaki kültürel zenginliğini dünya sahnesine taşıdı. “Horon Bizumdur” sloganı, etkinlik boyunca hem kültürel sahiplenmenin hem de ortak aidiyet duygusunun ana mesajı oldu. Organizasyon, halk oyunlarının genç kuşaklara aktarılması açısından da önemli bir örnek oluşturdu. Ücretsiz eğitimlerle başlayan süreç, binlerce kişinin aynı anda horon oynadığı tarihi bir finalle tamamlandı.

KÜMBET’TE 32. YAYLA COŞKUSU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI Haber

KÜMBET’TE 32. YAYLA COŞKUSU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

KÜMBET’TE 32. YAYLA COŞKUSU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI Dereli Belediyesi, 8-9 Ağustos’ta Kümbet Yaylası’nda düzenlenecek büyük buluşmaya davet etti Giresun’un en köklü yayla buluşmalarından biri olan Kümbet Yayla Şenliği, bu yıl 32’nci kez doğanın kalbinde kültür, sanat ve horon coşkusunu bir araya getirecek. Dereli Belediyesi tarafından yapılan duyuruya göre şenlik, 8-9 Ağustos tarihlerinde Kümbet Yaylası’nda gerçekleştirilecek. Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, “Kemençenin sesini duymaya, yaylanın serin havasını içimize çekmeye hazır mıyız?” sözleriyle vatandaşları Kümbet’in eşsiz yeşilinde buluşmaya çağırdı. Dereli Belediyesi, Giresun’un yayla kültürünü yaşatan en önemli organizasyonlardan biri olan 32. Kümbet Yayla Şenliği için hazırlıklarını sürdürüyor. 8-9 Ağustos tarihlerinde Kümbet Yaylası’nda yapılacak şenlikte kemençe, horon, yöresel kültür, doğa ve birlik beraberlik duygusu aynı atmosferde buluşacak. Belediye tarafından hazırlanan duyuru görselinde, “Dereli Belediyesi 32. Kümbet Yayla Şenliği”, “8-9 Ağustos” ve “Kümbet Yaylası’nda buluşalım” ifadeleri öne çıkarıldı. Görselde yayla kalabalıkları, sahne görüntüsü, Türk bayrağı, yeşil doğa teması ve Kümbet’in simgesel dağ dokusu kullanılarak şenliğin hem kültürel hem de turistik yönü vurgulandı. Şenlik çağrısı Zeki Şenlikoğlu’ndan geldi Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, yaptığı paylaşımda Kümbet’in yalnızca bir yayla değil, Giresun’un kültürel hafızasında özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Şenlikoğlu, vatandaşları şu sözlerle şenliğe davet etti: “Kemençenin sesini duymaya, yaylanın serin havasını içimize çekmeye hazır mıyız? Kümbet Yaylası’nın o eşsiz yeşilinde, omuz omuza kuracağımız dev horon halkalarında buluşmak için geri sayım başladı.” Şenlikoğlu, 8-9 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek 32. Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali’nde doğanın kalbinde unutulmaz anlara imza atılacağını belirterek, yayla kültürü ile birlik beraberlik duygusunun Kümbet’in zirvesine taşınacağını ifade etti. Yayla geleneğinden kültür festivaline Kümbet Yayla Şenliği, Giresun’un yüzyıllardır süregelen yayla kültürünün organize bir kültür buluşmasına dönüşmesiyle ortaya çıktı. Dereli ve çevre köylerden yaylaya çıkan ailelerin yaz aylarında bir araya geldiği doğal buluşmalar, zamanla kemençe, horon, yöresel sanatçılar, halk oyunları, yayla ağalığı ve toplumsal dayanışma etkinlikleriyle daha geniş katılımlı bir şenlik kimliği kazandı. Kümbet Yaylası’nın turizm merkezi olarak öne çıkmasıyla birlikte bu gelenek daha da kurumsallaştı. Yerel yönetimler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yöre halkının katkılarıyla yayla kültürünü yaşatmak, gurbetten gelen Giresunluları memleketle buluşturmak ve Dereli’nin doğal güzelliklerini tanıtmak amacıyla düzenlenen etkinlikler, yıllar içinde Giresun’un en güçlü kültür ve turizm organizasyonlarından birine dönüştü. İlk yıllarda yöre insanının yaz buluşması olarak şekillenen Kümbet etkinlikleri, bugün binlerce kişinin katıldığı büyük bir festival kimliği taşıyor. Kemençenin sesi, horon halkaları, yöresel kıyafetler, yayla çayırları ve toplumsal dayanışma ruhu, şenliğin en güçlü unsurları arasında yer alıyor. Kümbet, Giresun’un yayla turizminde vitrini Dereli ilçesi sınırlarında yer alan Kümbet Yaylası, Giresun’un en bilinen yayla turizmi merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Serin havası, geniş çayırları, orman dokusu ve doğal güzellikleriyle her yıl binlerce kişiyi ağırlayan Kümbet, özellikle yaz aylarında hem Giresunluların hem de çevre illerden gelen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. Kümbet Yayla Şenliği de bu turizm değerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasında önemli rol oynuyor. Şenlik boyunca yöresel müzikler, halk oyunları, konserler, horonlar ve geleneksel etkinliklerle bölgenin kültürel zenginliği ziyaretçilere sunuluyor. Gurbetçiler memleket havasında buluşacak Kümbet Yayla Şenliği, yalnızca Dereli ve Giresun’da yaşayan vatandaşların değil, şehir dışında yaşayan Giresunluların da memleketle bağ kurduğu özel bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Yaz aylarında memleketlerine dönen gurbetçiler, Kümbet’te hemşehrileriyle buluşarak yayla kültürünün bir parçası oluyor. Bu nedenle şenlik, sadece eğlence ve konser programı değil; aynı zamanda memleket hasretinin giderildiği, akrabalık ve hemşehrilik bağlarının güçlendiği sosyal bir buluşma niteliği taşıyor. Kemençe çalacak, horon halkaları kurulacak 8-9 Ağustos tarihlerinde yapılacak şenliğin, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da renkli görüntülere sahne olması bekleniyor. Kümbet’in yeşil çayırlarında kurulacak horon halkaları, kemençe ezgileriyle birleşerek Giresun’un yayla kültürünü bir kez daha zirveye taşıyacak. Festival alanında yöresel sanatçıların sahne alması, halk oyunları gösterilerinin yapılması ve vatandaşların iki gün boyunca Kümbet’in doğal atmosferinde bir araya gelmesi bekleniyor. Dereli’nin tanıtımına katkı sağlayacak Kümbet Yayla Şenliği, Dereli’nin turizm potansiyelini güçlendiren organizasyonların başında geliyor. Şenlik, bölgeye gelen ziyaretçilerle birlikte yerel ekonomiye de hareketlilik kazandırıyor. Konaklama, ulaşım, yöresel ürünler, esnaf hareketliliği ve tanıtım açısından önemli katkılar sunan şenlik, Dereli’nin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, kültürel değerleriyle de öne çıkmasını sağlıyor. Kümbet’in zirvesinde birlik mesajı Bu yıl 32’nci kez düzenlenecek olan Kümbet Yayla Şenliği, geçmişten bugüne taşınan yayla geleneğinin güçlü bir temsilcisi olarak dikkat çekiyor. Dereli Belediyesi’nin “Kümbet Yaylası’nda buluşalım” çağrısıyla duyurduğu şenlik, 8-9 Ağustos tarihlerinde Giresun’un kültür, sanat, turizm ve yayla gündeminin merkezinde olacak. Kemençenin sesi, horonun ritmi ve Kümbet’in serin yayla havası, bu yıl da binlerce kişiyi aynı coşkuda buluşturacak.

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI Haber

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI IPARD III Kapsamında Stratejik Turizm Yatırımı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Giresun İl Koordinatörlüğü tarafından, IPARD III Programı 7. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında desteklenen Kulakkaya Pansiyon Projesi için yatırımcı Ebru Hanife Güneş ile sözleşme imzalandı. Toplam 11.339.943,11 TL uygun harcama tutarına sahip yatırım, Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek. Proje, kırsal turizmin kurumsallaşması ve konaklama altyapısının güçlendirilmesi açısından bölgesel kalkınma perspektifinde dikkat çekiyor. Bu yatırım; turizm gelirlerinin kırsal alana yayılması, yayla turizminin dört mevsime yayılması ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturulması hedefleriyle uyumlu bir model sunuyor. STRATEJİK KONUM VE DOĞAL REKABET AVANTAJI Yaklaşık 1.600 metre rakıma sahip Kulakkaya Yaylası, Doğu Karadeniz yayla turizminin yükselen destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bölgenin doğal avantajları: Yoğun ladin ve göknar ormanları Serin ve düşük nem oranına sahip yaz iklimi Zengin flora ve fauna çeşitliliği Yürüyüş ve doğa sporlarına elverişli topoğrafya Şehir merkezine ulaşım kolaylığı Bu unsurlar, bölgeyi yalnızca klasik yayla turizmi açısından değil; ekoturizm, doğa sporları ve deneyim odaklı alternatif turizm açısından da rekabetçi hale getiriyor. SOSYO-KÜLTÜREL SERMAYENİN EKONOMİYE ENTEGRASYONU Kulakkaya Yaylası, doğal varlıklarının yanı sıra güçlü bir kültürel mirasa sahip. Proje kapsamında bu sosyo-kültürel sermayenin ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Bölgenin kültürel değerleri: Geleneksel ahşap yayla evleri Yaz aylarında düzenlenen yayla şenlikleri Horon ve kemençe eşliğinde kültürel etkinlikler Yerel mutfak kültürü (karalahana, mısır ekmeği, yayla peynirleri) Yaylacılık geleneğinin sürdürülmesi Planlanan pansiyon yatırımı ile bu değerlerin deneyim turizmi modeli içerisinde paketlenmesi ve katma değere dönüştürülmesi öngörülüyor. DÖRT MEVSİM TURİZM STRATEJİSİ Kulakkaya Yaylası, sezon bağımlı bir destinasyon olmaktan çıkarılarak yıl geneline yayılan bir turizm ekonomisi hedefleniyor. Mevsimsel turizm potansiyeli: İlkbahar: Doğa yürüyüşü, fotoğraf turizmi Yaz: Yayla turizmi, kamp, festival organizasyonları Sonbahar: Manzara ve gastronomi turizmi Kış: Kar manzaralı butik konaklama ve sakin turizm Ayrıca yayla; Kümbet Yaylası ve Göksu Travertenleri (Mavi Göl) gibi önemli turizm merkezlerine olan yakınlığı sayesinde bölgesel turizm rotasında stratejik bir konuma sahip. Bu durum, Dereli ilçesinde destinasyon bütünlüğü oluşturma ve turizm süresini uzatma açısından önemli bir avantaj sunuyor. BÖLGE EKONOMİSİNE ÇARPAN ETKİSİ IPARD III desteği ile hayata geçirilecek yatırımın, kırsal kalkınma ekseninde çok boyutlu ekonomik çıktı üretmesi bekleniyor. Beklenen ekonomik katkılar: Doğrudan ve dolaylı istihdam artışı Kadın girişimciliğinin desteklenmesi Yerel üreticilerin turizm tedarik zincirine entegrasyonu Kırsalda gelir çeşitliliğinin artırılması Dereli’nin turizm markasının güçlendirilmesi IPARD destek mekanizması; kırsal alanlarda yaşam kalitesini yükseltmeyi, göçü azaltmayı ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyor. Kulakkaya Pansiyon Projesi ise bu vizyonun sahadaki somut yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor. Dereli İçin Yeni Bir Turizm Eşiği 11,3 milyon TL’lik bu yatırım, yalnızca bir konaklama tesisi projesi değil; kırsal kalkınma, yerel ekonomi ve turizm markalaşması açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek proje ile Dereli’nin turizm kapasitesinin artması, ekonomik hareketliliğin yaygınlaşması ve yayla turizminin daha kurumsal bir yapıya kavuşması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.