Hava Durumu

#Hijyen

giresunsonhaber - Hijyen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hijyen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaz Ayları Kadınlarda Bu Sorunları Artırıyor! Haber

Yaz Ayları Kadınlarda Bu Sorunları Artırıyor!

Yaz aylarında deniz, havuz ve açık hava aktiviteleri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Ancak yapılan bazı küçük hatalar, bazı sağlık sorunlarının daha sık görülmesine neden olarak tatil keyfini olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, kadınlarda özellikle yaz aylarında çok sık görülen bazı sorunlara karşı basit ama etkili önlemler alınabileceğini, olası bir sorunda ise mutlaka doktora başvurmak gerektiğini belirterek “Kadınların yaz döneminde yaşadığı bazı şikayetler basit gibi görünse de yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Erken dönemde alınan önlemler ise birçok sorunun gelişmesini önleyebiliyor” diyor. Doç. Dr. Baran, yaz aylarında kadınlarda en sık görülen 4 önemli sorunu ve yaz hastalıklarından korunmada 7 altın kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Vajinal enfeksiyonlar Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, mantar enfeksiyonları başta olmak üzere vajinal enfeksiyonların daha sık görülmesine zemin hazırlayabiliyor. Özellikle uzun süre ıslak mayo veya bikiniyle kalmak, dar ve hava almayan kıyafetler tercih etmek risk oluşturabiliyor. Kaşıntı, yanma, kötü kokulu akıntı veya rahatsızlık hissi gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekiyor. Enfeksiyon riskini azaltmak için mayo ve bikinilerin yüzme sonrasında değiştirilmesi, pamuklu iç çamaşırlarının tercih edilmesi ve genital bölgenin kuru tutulması kritik önem taşıyor. İdrar yolu enfeksiyonları Yetersiz sıvı tüketimi, uzun yolculuklar ve tuvalet ihtiyacının ertelenmesi yaz aylarında idrar yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını artırabiliyor. Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, kasık ağrısı ve idrarda kötü koku gibi belirtiler enfeksiyonun habercisi olabiliyor. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar böbreklere kadar ilerleyebildiği için belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Gün içinde yeterli miktarda su içmek, hijyen kurallarına dikkat etmek ve idrarı uzun süre tutmamak koruyucu önlemler arasında yer alıyor. Adet düzensizlikleri Mevsim değişiklikleri, yoğun sıcaklar, tatil dönemindeki uyku ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi bazı kadınlarda adet düzenini etkileyebiliyor. Adet tarihinin gecikmesi ya da beklenenden erken başlaması çoğu zaman geçici nedenlere bağlı olsa da sık tekrarlayan düzensizliklerde altta yatan başka bir sağlık sorunu bulunabiliyor. Bu nedenle adet döngüsündeki belirgin değişikliklerin takip edilmesi önem taşıyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve stres yönetimi hormonal dengenin korunmasına katkı sağlıyor. Genital bölgede tahriş ve cilt problemleri Aşırı terleme, sürtünme ve nemli ortamlar yaz aylarında genital bölgede kızarıklık, tahriş ve hassasiyete yol açabiliyor. Özellikle sentetik kumaşlar ve dar kıyafetler bu şikayetleri artırabiliyor. Kaşıntı ve tahrişin uzun sürmesi enfeksiyonlarla karıştırılabildiğinden, belirtilerin devam etmesi halinde uzman görüşü almak gerekiyor. Günlük hijyene dikkat edilmesi, terleten kıyafetlerden kaçınılması ve cildin hava almasının sağlanması şikayetlerin önlenmesine yardımcı oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN’DA MARKETLERE SIKI DENETİM Haber

GİRESUN’DA MARKETLERE SIKI DENETİM

GİRESUN’DA MARKETLERE SIKI DENETİM Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki marketlerde son kullanma tarihi, etiket, fiyat uyumu, hijyen ve iş yeri düzenine yönelik kontrollerini sürdürdü. Mevzuata aykırı uygulamalar için işletmelere uyarı ve yasal işlem uygulanacağı bildirildi. Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların güvenli ve sağlıklı koşullarda alışveriş yapabilmesi amacıyla kent genelindeki marketlerde denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde ürünlerin son kullanma tarihleri, raf ve kasa fiyatlarının birbiriyle uyumu, etiketlerde bulunması gereken bilgiler, hijyen koşulları ve iş yerlerinin genel düzeni kontrol edildi. RAF VE KASA FİYATLARI KARŞILAŞTIRILDI Ekipler, raflarda belirtilen fiyatlarla kasada uygulanan fiyatlar arasında farklılık bulunup bulunmadığını inceledi. Ürün etiketlerinde fiyat, gramaj ve diğer zorunlu bilgilerin yer alıp almadığı da denetim kapsamına alındı. Son kullanma tarihi geçen ürünler ile tüketiciyi yanıltabilecek fiyat ve etiket uygulamalarına karşı işletmeler uyarıldı. Mevzuata aykırılığın sürmesi veya ciddi ihlal tespit edilmesi halinde yasal işlem uygulanacağı belirtildi. HİJYEN VE İŞ YERİ DÜZENİ DE KONTROL EDİLDİ Marketlerin satış alanları, ürünlerin muhafaza koşulları ve genel temizlik düzeni de ekipler tarafından incelendi. Giresun Belediyesi, denetimlerin tüketici haklarının korunması, haksız fiyat uygulamalarının önlenmesi ve halk sağlığının güvence altına alınması amacıyla yürütüldüğünü açıkladı. VATANDAŞLARA İHBAR ÇAĞRISI Zabıta Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların alışveriş sırasında karşılaştıkları olumsuzlukları belediyeye bildirmesinin denetimlerin etkinliğini artıracağını belirtti. Kent genelindeki market denetimlerinin düzenli olarak sürdürüleceği bildirilirken, kurallara uygun faaliyet gösteren işletmelere de duyarlılıkları nedeniyle teşekkür edildi.

GİRESUN’DA GIDA GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARI MASAYA YATIRILDI Haber

GİRESUN’DA GIDA GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARI MASAYA YATIRILDI

GİRESUN’DA GIDA GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARI MASAYA YATIRILDI Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber’in başkanlığında Giresun’da düzenlenen toplantıda, kent genelinde yürütülen gıda güvenliği, kontrol ve denetim çalışmaları değerlendirildi. Toplantıda güvenilir gıdaya erişim, şeffaflık, izlenebilirlik ve vatandaş bildirimlerinin önemi vurgulandı. Giresun’da gıda güvenliği çalışmaları kapsamında değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber başkanlığında yapılan toplantıya, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Giresun Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü Fatih Yıldırım, Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Yusuf Bilgen, il müdür yardımcıları, şube müdürleri, ilçe müdürleri ve teknik personel katıldı. DENETİM VE KONTROL SÜREÇLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Toplantıda, Giresun genelinde yürütülen gıda güvenliği çalışmaları, sahadaki kontrol faaliyetleri, denetim süreçleri ve kurumlar arası koordinasyon ele alındı. Gıda üretiminden satış noktalarına, toplu tüketim alanlarından laboratuvar analizlerine kadar uzanan süreçte, güvenilir gıdaya erişimin sağlanması için yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Genel Müdür Dr. Ersin Dilber, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasının Bakanlığın öncelikli çalışma alanları arasında yer aldığını belirterek, “Halkımızın güvenilir gıdaya ulaşmasına yönelik olarak 5996 sayılı Kanun kapsamında yürütülen kontrol ve denetim çalışmaları Bakanlığımızın öncelikleri arasındadır” dedi. ŞEFFAFLIK, İZLENEBİLİRLİK VE VATANDAŞ KATILIMI VURGUSU Gıda güvenliği çalışmalarında yalnızca denetimlerin değil, ürünlerin üretimden tüketime kadar izlenebilir olmasının da büyük önem taşıdığı ifade edildi. Toplantıda, tüketici sağlığının korunması için kayıtlı üretim, hijyen şartları, saklama koşulları, etiket bilgileri, son tüketim tarihi ve uygunsuzluk bildirimlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Dr. Dilber, gıda güvenilirliğinde şeffaflık, izlenebilirlik ve vatandaş katılımının temel öncelikler arasında bulunduğunu belirterek, vatandaşların karşılaştıkları olumsuzlukları ilgili kanallar üzerinden bildirebileceğini söyledi. ALO GIDA 174 VE MOBİL UYGULAMA HATIRLATMASI Toplantıda, vatandaşların gıda güvenliğiyle ilgili ihbar ve şikayetlerini Alo Gıda 174 hattı üzerinden ya da Bakanlık tarafından uygulamaya alınan Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması aracılığıyla iletebileceği hatırlatıldı. Bu kanallar aracılığıyla, bozulmuş ürün, hijyen eksikliği, etiketsiz veya tarihi geçmiş gıda, uygun olmayan saklama koşulları, taklit ve tağşiş şüphesi gibi konularda bildirim yapılabileceği belirtildi. GIDA GÜVENLİĞİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Gıda güvenliğinin yalnızca kamu denetimleriyle değil, üretici, satıcı ve tüketicinin ortak dikkatiyle sağlanabileceğine dikkat çekildi. Uzmanlara göre vatandaşların alışveriş ve tüketim sürecinde özellikle şu noktalara özen göstermesi gerekiyor: Ambalajı bozulmuş, şişmiş, yırtılmış veya sızıntı yapan ürünler satın alınmamalı. Ürünlerin son tüketim tarihi, tavsiye edilen tüketim tarihi, saklama koşulu ve etiket bilgileri mutlaka kontrol edilmeli. Et, süt, balık, tavuk, yumurta ve dondurulmuş ürünlerde soğuk zincirin korunup korunmadığına dikkat edilmeli. Soğukta muhafaza edilmesi gereken ürünlerin açıkta, güneş altında ya da uygun olmayan sıcaklıkta bekletilmesi gıda güvenliği açısından risk oluşturabilir. Açıkta satılan, kaynağı belli olmayan, etiketsiz ve izlenebilirliği bulunmayan ürünlerden kaçınılmalı. Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik rahatsızlığı bulunan kişiler için hijyen ve saklama koşulları daha da önemli hale geliyor. DENETİMLERİN KARARLILIKLA SÜRECEĞİ BELİRTİLDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan bilgilendirmede, halk sağlığının korunması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla denetim ve kontrol çalışmalarının sürdürüleceği ifade edildi. Toplantının, il genelinde yürütülen gıda güvenliği çalışmalarının değerlendirilmesi, sahadaki uygulamaların güçlendirilmesi ve vatandaşların sürece daha etkin katılımının sağlanması açısından önem taşıdığı belirtildi.

DOLMUŞLARDA KLİMA DENETİMLERİ SIKILAŞTIRILDI Haber

DOLMUŞLARDA KLİMA DENETİMLERİ SIKILAŞTIRILDI

DOLMUŞLARDA KLİMA DENETİMLERİ SIKILAŞTIRILDI Giresun’da yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte şehir içi toplu taşıma araçlarına yönelik klima denetimleri sıklaştırıldı. Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Trafik Birimi ekipleri, vatandaşların dolmuşlarda daha güvenli, sağlıklı ve konforlu yolculuk yapabilmesi amacıyla sahaya indi. YAZ SICAKLARIYLA BİRLİKTE DENETİMLER ARTIRILDI Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Trafik Birimi ekipleri, kent merkezinde hizmet veren dolmuşlarda klima kontrolleri gerçekleştirdi. Denetimlerde, toplu taşıma araçlarında klimaların çalışır durumda olup olmadığı tek tek kontrol edildi. Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklıkları nedeniyle yolcu konforunun büyük önem taşıdığına dikkat çekilirken, denetimlerin vatandaşlardan gelen talepler ve belediyenin rutin kontrol çalışmaları kapsamında sürdürüldüğü belirtildi. SÜRÜCÜLERE YOLCU KONFORU UYARISI Denetimler sırasında dolmuş sürücülerine de uyarılarda bulunuldu. Zabıta ekipleri, yolcu konforunu olumsuz etkileyecek uygulamalardan kaçınılması, klimaların çalışır durumda tutulması ve toplu taşıma hizmetinin belirlenen kurallar çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini hatırlattı. Ekipler, şehir içi ulaşımda vatandaşların mağduriyet yaşamaması için toplu taşıma araçlarında hijyen, güvenlik, düzen ve konfor şartlarının önemine dikkat çekti. TRAFİK POLİSLERİ DE DENETİMLERE DESTEK VERDİ Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen denetimlere trafik polisleri de destek verdi. Kontrollerde, mevzuata aykırı hareket ettiği tespit edilen sürücüler hakkında gerekli idari işlemlerin uygulanacağı bildirildi. Yetkililer, kurallara uymayan toplu taşıma araçlarına yönelik denetimlerin yalnızca uyarı ile sınırlı kalmayacağını, vatandaşların sağlıklı ve konforlu ulaşım hakkını korumak amacıyla gerekli yasal işlemlerin yapılacağını ifade etti. DENETİMLER YAZ BOYUNCA SÜRECEK Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, toplu taşıma araçlarına yönelik kontrollerin yaz ayları boyunca aralıksız devam edeceği vurgulandı. Açıklamada, vatandaşların güvenli, sağlıklı ve konforlu ulaşım hizmeti almasının belediyenin öncelikli hedefleri arasında olduğu belirtildi. Belediye, toplu taşıma araçlarında karşılaşılan klima, hijyen, güzergâh, yolcu davranışı ya da hizmet kalitesine ilişkin olumsuzlukların belediyeye bildirilmesi halinde gerekli inceleme ve denetimlerin titizlikle yapılacağını duyurdu. VATANDAŞLARDAN DUYARLILIK BEKLENİYOR Yetkililer, toplu taşıma hizmetlerinde standartların korunması için vatandaşların da karşılaştıkları sorunları ilgili birimlere iletmesinin önem taşıdığını belirtti. Giresun Belediyesi’nin, yaz mevsimi boyunca şehir içi ulaşımda vatandaş memnuniyetini artırmaya yönelik denetimlerini sürdüreceği kaydedildi.

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor Haber

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor

Çocuklarda son dönemde artış gösteren El, Ayak ve Ağız Hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulunan Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur; hastalığın belirtileri, yayılma yolları, tedavi süreci ve korunma yolları hakkında aileleri kritik uyarılarda bulundu. Son günlerde çocuk sağlığı polikliniklerine yapılan müracaatlarda El, Ayak ve Ağız Hastalığı (EAAH) vakalarının belirgin şekilde arttığını kaydeden Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur, rahatsızlığın özellikle 5 yaş altı çocuklarda daha sık rastlandığını belirtti. Ebeveynlerin paniğe kapılmamaları gerektiğini hatırlatan Konur, doğru bilgi ve uygun müdahalelerle hastalığın kolayca kontrol altına alınabildiğini vurguladı. "Çocukluk döneminin sık rastlanan viral enfeksiyonlarından biri" El, Ayak ve Ağız Hastalığının genellikle Enterovirüs ailesinden, en yaygın olarak da Coxsackievirus A16'nın yol açtığı viral bir enfeksiyon olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Her yaş grubunda görülme ihtimali olsa da vakaların büyük bir kısmını 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Virüs, özellikle yaz sonu ve sonbahar dönemlerinde salgın eğilimi gösterse de yılın her zamanında görülebilmektedir" dedi. “İlk belirti ateş, ardından ağız içi yaralar ve döküntüler görülüyor” Hastalığın başlangıç evresinde hafif bir soğuk algınlığı gibi seyrettiğini belirten Konur, birkaç gün içinde hastalığa özgü belirtilerin ortaya çıktığını vurgulayarak şu detayları paylaştı: "Genellikle önce ateş, halsizlik, huzursuzluk ve iştah kaybı yaşanır. Ardından ağız içinde, dilde, diş etlerinde ve yanak içlerinde ağrılı kırmızı lezyonlar gelişir. Bu yaralar çocukların yutkunma işlemini zorlaştırdığı için beslenme ve sıvı alımını ciddi oranda olumsuz etkileyebilir." Konur, ateşin çıkmasından bir veya iki gün sonra avuç içlerinde, ayak tabanlarında, kimi zaman da kalça ve diz bölgelerinde içi sıvı dolu, kırmızı küçük kabarcıklar şeklinde döküntülerin belirdiğini belirterek, "Bu döküntüler genellikle kaşıntılı olmasa da ağrı yapabilir" ifadelerini kullandı. “Toplu alanlarda hızla yayılım gösteriyor” El, Ayak ve Ağız Hastalığının oldukça yüksek bulaşıcılık özelliğine sahip olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Mustafa Konur; kreş, anaokulu ve oyun parklarının virüsün yayılımı açısından yüksek risk taşıdığını söyledi. Konur, hastalığın; enfekte bireyin tükürük, balgam ve burun akıntısı yoluyla, kabarcıklardaki sıvıya doğrudan temasla, dışkı yoluyla (özellikle bez değişimi sonrası yetersiz el hijyeni nedeniyle) ve virüs bulaşmış oyuncak veya kapı kolu gibi ortak yüzeylere temas edilmesiyle bulaşabildiğini ifade etti. "Antibiyotik kullanımının bir faydası yok" Hastalığın viral kökenli olması sebebiyle antibiyotiklerin etkisiz kaldığını vurgulayan Uzm. Dr. Mustafa Konur, "El, Ayak ve Ağız Hastalığının spesifik bir ilacı veya aşısı bulunmamaktadır. Tedavideki temel amaç, çocuğun şikâyetlerini hafifletmek ve yaşam konforunu artırmaktır" dedi. “Sıvı alımı hayati bir öneme sahip” Ağız içindeki yaralar sebebiyle çocukların su içmekte zorlanabileceğini belirten Konur, bu durumun vücudun susuz kalması riskini doğurduğunu söyledi. "Bu nedenle bol sıvı alımı sağlanmalı; yoğurt, soğuk çorba ve püre gibi ılık ya da soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Asitli, acı ve baharatlı yiyeceklerden ise tamamen kaçınılmalıdır" diyen Konur, hekim tavsiyesiyle uygun ateş düşürücü ve ağrı kesicilerin kullanılabileceğini, ağız içi yaralar içinse rahatlatıcı sprey veya jellerin reçete edilebildiğini kaydetti. “Tam iyileşme gerçekleşene kadar okula gönderilmemeli” Hastalık belirtileri tamamen kaybolana kadar çocukların kreş ya da okula gönderilmemesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Evde istirahat edilmesi hem çocuğun daha hızlı iyileşmesini sağlar hem de salgının önlenmesine yardımcı olur. Hastalık genellikle 7 ila 10 gün içinde kendiliğinden geçmektedir" dedi. “En etkili koruma yolu hijyendir” Hastalığa karşı en güçlü savunmanın hijyen kurallarına riayet etmek olduğunu belirten Konur, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla sık sık yıkanmalıdır. Ortak kullanılan oyuncaklar ve yüzeyler düzenli olarak sterilize edilmeli; hasta kişilerle öpüşme, sarılma ve ortak eşya kullanımı gibi yakın temaslardan uzak durulmalıdır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AÇIKTA GIDA SATIŞI PAZAR YERLERİNDE SAĞLIK RİSKİNİ GÜNDEME TAŞIDI Haber

AÇIKTA GIDA SATIŞI PAZAR YERLERİNDE SAĞLIK RİSKİNİ GÜNDEME TAŞIDI

AÇIKTA GIDA SATIŞI PAZAR YERLERİNDE SAĞLIK RİSKİNİ GÜNDEME TAŞIDI Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin Aksu Pazar Yeri’nde gerçekleştirdiği denetim, pazarlarda yalnızca fiyat etiketi, ölçü-tartı ve tezgâh düzeninin değil; gıda güvenliği, hijyen, son tüketim tarihi, üretim yeri, soğuk zincir ve personel temizliği başlıklarının da titizlikle ele alınması gerektiğini ortaya koydu. Aksu Pazar Yeri’nde yapılan kontrollerde pazarcı esnafının tezgâh düzeni, fiyat etiketi uygulamaları, ürünlerin hijyen koşulları, ölçü-tartı aletleri ve pazar alanı sınırlarına uygunluğu denetlendi. Ancak özellikle açıkta satıldığı görülen zeytin, eski kaşar, tulum peyniri ve benzeri gıda ürünleri, pazar yerlerinde halk sağlığı açısından daha kapsamlı denetim ihtiyacını yeniden gündeme getirdi. Dünya Sağlık Örgütü, güvenli olmayan gıdaların bakteri, virüs, parazit ve kimyasal tehlikeler yoluyla hastalıklara neden olabileceğini vurgularken; güvenli gıda için temel ilkeleri “temiz tutmak, çiğ ve pişmiş gıdayı ayırmak, gıdayı iyice pişirmek, gıdayı güvenli sıcaklıkta tutmak, güvenli su ve hammadde kullanmak” olarak sıralıyor. (Dünya Sağlık Örgütü) PAZARDA ASIL SORU: ÜRÜN NEREDEN GELDİ, NASIL SAKLANDI, KİMİN ELİ DEĞDİ? Pazar yerlerinde zeytin, peynir, tereyağı, çökelek, eski kaşar ve tulum gibi doğrudan tüketilebilen ürünlerin açıkta satılması, yalnızca görsel düzensizlik değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren bir risk olarak değerlendiriliyor. Bu ürünler; güneş, sıcak hava, toz, sinek, egzoz gazı, kirli bez, ortak bıçak, çıplak el teması, para alışverişi ve yetersiz el hijyeni nedeniyle kirlenmeye açık hale gelebiliyor. Özellikle süt ürünlerinde uygun sıcaklıkta muhafaza edilmemesi, mikrobiyolojik bozulma ve gıda kaynaklı hastalık riskini artırabiliyor. Türkiye’de 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun amacı; gıda güvenilirliğini, halk sağlığını, tüketici menfaatlerini ve çevrenin korunmasını sağlamaktır. Kanun, gıda işletmecilerinin gıda güvenilirliği sistemlerini kurma ve uygulama yükümlülüğünü de ortaya koyuyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) DENETİM SADECE ETİKETLE SINIRLI KALMAMALI Zabıta denetimlerinde fiyat etiketi, tartı, tezgâh sınırı ve pazar düzeni önemli başlıklar arasında yer alıyor. Ancak açıkta satılan gıda ürünlerinde denetimin kapsamı daha geniş olmalı. Denetim Başlığı Mutlaka Bakılması Gerekenler Halk Sağlığı Açısından Önemi Açıkta satış Ürünlerin üzeri kapalı mı, sinek/toz teması var mı? Fiziksel ve mikrobiyolojik bulaşmayı önler Soğuk zincir Peynir, tereyağı ve benzeri ürünler uygun sıcaklıkta mı? Bozulma ve bakteri çoğalması riskini azaltır Son tüketim tarihi STT/TETT bilgisi var mı, geçmiş ürün satılıyor mu? Güvenli tüketim sınırını gösterir Üretim yeri Üretici, işletme kayıt/onay bilgisi, parti/lot no mevcut mu? Ürünün izlenebilirliğini sağlar Personel hijyeni Satıcı el yıkıyor mu, maşa/servis kaşığı kullanıyor mu? El ve para kaynaklı bulaşmayı önler Tezgâh hijyeni Bez, bıçak, kap, tartı ve yüzeyler temiz mi? Çapraz bulaşma riskini düşürür Belge kontrolü Fatura/irsaliye var mı? Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz satışın önüne geçer Pazar altyapısı Tuvalet, lavabo, temiz su, atık alanı yeterli mi? Sürdürülebilir hijyen için zorunludur AÇIKTA ZEYTİN, ESKİ KAŞAR VE TULUM PEYNİRİ NASIL SATILMALI? Pazar yerlerinde gıda satışı yapılabilir; ancak her ürün aynı koşullarda satılamaz. Özellikle süt ürünleri ve salamura ürünler, hijyen ve muhafaza şartları açısından daha hassas ürünlerdir. Ürün Doğru Satış Şekli Riskli Uygulama Zeytin Kapalı, gıdaya uygun kapta; servis kaşığı veya maşa ile Açık tenekede, çıplak elle, sinek ve toza açık satış Eski kaşar Ambalajlı veya kapalı teşhirde; üretici ve tarih bilgisiyle Güneş altında, etiketsiz, açık bez üzerinde satış Tulum peyniri Soğuk zincir korunarak, kayıtlı üretici bilgisiyle Nereden geldiği belirsiz, açıkta kesilerek satış Tereyağı Soğuk muhafazada, kapalı ambalajlı Ortam sıcaklığında uzun süre bekletme Ambalajı açılmış ürün Kapalı dolapta, ayrı bıçak ve hijyenik ekipmanla Ortak bıçak, kirli bez, el teması Türk Gıda Kodeksi ve gıda hijyeni düzenlemelerinin temel yaklaşımı, gıdanın üretimden tüketiciye ulaşıncaya kadar hijyenik koşullarda muhafaza edilmesi, taşınması ve satışa sunulmasıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda hijyeni alanındaki düzenlemeleri, gıda güvenilirliğinin üretimden son tüketiciye kadar korunması gerektiğini esas alır. (Tarım ve Orman Bakanlığı) EL HİJYENİ YOKSA GIDA GÜVENLİĞİ DE YOKTUR Pazar yerlerinde en kritik sorunlardan biri, satıcının aynı anda hem para alışverişi yapması hem de gıdaya temas etmesidir. Para, cep telefonu, tartı, poşet, tezgâh bezi, bıçak ve ürün arasında sürekli temas varsa, hijyen zinciri kolayca kırılır. Bu nedenle denetimlerde şu soruların yanıtı aranmalıdır: Kritik Soru Neden Önemli? Satıcıların el yıkayabileceği lavabo var mı? Tuvalet sonrası ve para teması sonrası bulaşmayı önler Sabun, temiz su ve kâğıt havlu bulunuyor mu? El hijyeninin gerçekten uygulanmasını sağlar Ürünlere çıplak elle temas ediliyor mu? Doğrudan bulaşma riskini artırır Para alan kişi ile ürünü hazırlayan kişi aynı mı? Çapraz bulaşma ihtimalini yükseltir Maşa, servis kaşığı, eldiven ve ayrı ekipman kullanılıyor mu? Gıdaya insan temasını azaltır Ortak bıçak ve kirli bez kullanılıyor mu? Ürünler arası mikrobiyolojik geçişe neden olabilir Dünya Sağlık Örgütü’nün “Güvenli Gıda İçin Beş Anahtar” yaklaşımı, gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesinde temizliğin korunmasını ve bulaşmanın engellenmesini temel ilkeler arasında göstermektedir. (Dünya Sağlık Örgütü) TUVALET VE LAVABO ALTYAPISI OLMADAN GÜVENLİ PAZAR OLMAZ Pazar yerlerinde çalışanların tuvalet ihtiyacını nerede karşıladığı, ardından ellerini nerede ve nasıl yıkadığı doğrudan gıda güvenliğiyle ilgilidir. Eğer pazar alanında temiz, kullanılır durumda, sabunlu ve denetlenen tuvalet-lavabo altyapısı yoksa, açıkta gıda satışı halk sağlığı açısından daha büyük risk taşır. Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik’e göre pazar yerlerinde zabıta bürosu, çöp toplama yeri, elektronik tartılar, aydınlatma sistemi, güvenlik kamerası ve tuvalet gibi hizmet tesislerinin bulunması gerekir. Yönetmelik, pazar yerlerinin belediyeler tarafından asgari koşulları taşıyacak şekilde kurulmasını da düzenler. (Hal.gov.tr) Pazar Altyapısı Olması Gereken Standart Tuvalet Temiz, düzenli denetlenen, satıcı ve vatandaş kullanımına uygun Lavabo Akan su, sabun, kâğıt havlu veya hijyenik kurutma imkânı bulunan Zemin Yıkanabilir, su biriktirmeyen, çamur ve toz oluşturmayan Üst örtü Güneş, yağmur, kuş ve çevresel etkilere karşı koruyucu Atık alanı Kapaklı, düzenli boşaltılan, gıda tezgâhlarından uzak Soğuk muhafaza Peynir, tereyağı ve hassas ürünler için zorunlu Denetim noktası Zabıta ve gıda kontrol ekiplerinin sahada kayıt tutabileceği alan SON KULLANMA TARİHİ VE ÜRETİM YERİ GÖRÜLMEDEN ALIŞVERİŞ YAPILMAMALI Açıkta satılan veya ambalajı açılarak satılan ürünlerde tüketicinin ürünün kaynağını bilmesi gerekir. Ürünün nerede üretildiği, hangi işletmeden geldiği, hangi partiye ait olduğu ve ne zamana kadar tüketilebileceği açıkça görülebilmelidir. Kontrol Edilecek Bilgi Neden Zorunlu? Üretici/işletme adı Ürünün kaynağını gösterir İşletme kayıt veya onay bilgisi Üretimin kayıtlı olup olmadığını ortaya koyar Parti/lot numarası Sorun halinde ürünün izlenmesini sağlar Son tüketim tarihi / tavsiye edilen tüketim tarihi Raf ömrü ve güvenli tüketim için gereklidir Muhafaza koşulu Ürünün soğukta mı, serinde mi, kuru ortamda mı saklanacağını gösterir Fatura/irsaliye Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz ürün satışını engeller Menşe/üretim yeri Tüketicinin ürünün nereden geldiğini bilmesini sağlar Gıda güvenilirliğinde izlenebilirlik, olası bir risk durumunda ürünün hangi üreticiden geldiğinin ve hangi tüketim zincirine girdiğinin tespit edilebilmesi için temel şarttır. 5996 sayılı Kanun, gıda güvenilirliği ve tüketici menfaatlerinin korunmasını temel amaçlar arasında saymaktadır. (Tarım ve Orman Bakanlığı) GÖRÜNMEYEN TEHLİKE: BULAŞMA HER ZAMAN GÖZLE ANLAŞILMAZ Açıkta satılan peynir veya zeytinde bozulma her zaman gözle fark edilmez. Ürünün rengi, kokusu veya görünümü normal olabilir; ancak mikroorganizma yükü artmış olabilir. Risk Türü Kaynak Muhtemel Sonuç Mikrobiyolojik bulaşma Kirli el, sinek, açıkta bekleme, uygunsuz sıcaklık Gıda zehirlenmesi, mide-bağırsak enfeksiyonları Fiziksel bulaşma Toz, saç, böcek, yabancı madde Tüketici sağlığı riski Kimyasal bulaşma Egzoz, temizlik kimyasalı, uygunsuz kap Kimyasal maruziyet Çapraz bulaşma Para, bıçak, bez, tartı, el teması Ürünler arası kirlenme Sıcaklık riski Soğuk zincirin bozulması Hızlı mikrobiyal çoğalma Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği, gıdalarda bulunabilecek belirli bulaşanların kontrolünü ve riskin kaynağının önlenmesini gıda işletmecisinin sorumlulukları arasında düzenlemektedir. (Resmi Gazete) DENETİMDE KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİ ŞART Pazar yerlerinde zabıta denetimi önemlidir; ancak gıda güvenliği yalnızca zabıtanın görev alanıyla sınırlı değildir. Özellikle açıkta satılan süt ürünleri, zeytin, tereyağı ve benzeri ürünlerde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün gıda kontrol yetkisi de devreye girmelidir. Kurum/Birim Denetim Alanı Belediye Zabıta Müdürlüğü Tezgâh düzeni, fiyat etiketi, ölçü-tartı, pazar sınırı, işgal Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Gıda güvenilirliği, üretim izni, kayıt/onay, numune, etiket, izlenebilirlik Belediye Temizlik Birimleri Pazar alanı temizliği, atık yönetimi, yıkama Ölçü ve Ayar Birimleri Terazi ve tartı doğruluğu Çevre/Sağlık Birimleri Tuvalet, lavabo, atık su, hijyen altyapısı PAZAR YERLERİ NASIL OLMALI? Sağlıklı bir pazar yeri, yalnızca esnafın tezgâh açtığı alan değil; temiz suyu, tuvaleti, lavabosu, atık sistemi, gıda güvenliği kontrolü, soğuk muhafaza imkânı ve düzenli denetimi bulunan kamusal bir alışveriş alanı olmalıdır. Sağlıklı Pazar Kriteri Uygulama Kapalı veya kontrollü gıda alanı Hassas gıdalar güneş, toz ve sinekten korunmalı Soğuk zincir alanı Peynir, tereyağı ve benzeri ürünler uygun sıcaklıkta satılmalı Hijyen noktaları Satıcıların kullanabileceği el yıkama alanları bulunmalı Belge kontrol sistemi Ürünlerin üretim yeri, fatura/irsaliye ve kayıt bilgisi düzenli denetlenmeli Ayrı gıda sınıfları Sebze-meyve, süt ürünleri, kuru gıda ve diğer ürünler ayrı düzenlenmeli Eğitimli esnaf Hijyen, etiket, tüketici hakkı ve gıda güvenliği eğitimi verilmeli Periyodik denetim Denetimler sadece şikâyet üzerine değil, düzenli yapılmalı Kayıtlı uyarı/ceza sistemi Aynı ihlalin tekrarı izlenmeli VATANDAŞ NEYE DİKKAT ETMELİ? Vatandaşların pazarda gıda ürünü alırken şu noktalara dikkat etmesi gerekiyor: Vatandaşın Kontrolü Riskli Durum Ürün kapalı mı? Açıkta, güneş altında, sineğe/toza maruzsa alınmamalı Üretici bilgisi var mı? Kaynağı belirsiz ürün risk taşır Tarih bilgisi var mı? STT/TETT görülmeden alışveriş yapılmamalı Satıcı ürüne elle temas ediyor mu? Çıplak elle ürün hazırlama hijyen riski oluşturur Aynı kişi para alıp ürün veriyor mu? Çapraz bulaşma ihtimali artar Peynir ve tereyağı soğukta mı? Ortam sıcaklığında bekleyen hassas ürünler risklidir Ürün kokusu, rengi ve yüzeyi normal mi? Şüpheli ürün tercih edilmemeli AKSU PAZARI DENETİMİ DAHA GENİŞ BİR TARTIŞMAYI BAŞLATTI Aksu Pazar Yeri’nde yapılan denetim, şehir genelindeki pazar alanlarında düzen ve tüketici güvenliği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak açıkta satılan gıda ürünleri, pazar denetimlerinin yalnızca fiyat etiketi ve tartı kontrolüyle sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor. Gıda güvenliğinde temel soru şudur: Vatandaşın sofrasına giden ürün nerede üretildi, nasıl taşındı, hangi sıcaklıkta saklandı, kimin eliyle temas etti ve son tüketim tarihi kontrol edildi mi? Bu soruların yanıtı verilmeden pazar yerlerinde güvenli gıda satışından söz etmek mümkün değildir. SONUÇ: PAZARDA DÜZEN DEĞİL, GÜVENLİ GIDA DÖNEMİ BAŞLAMALI Pazar yerleri, vatandaşın en yoğun gıda alışverişi yaptığı alanların başında geliyor. Bu nedenle pazarlarda hijyen ve gıda güvenliği, yalnızca belediye hizmeti değil, doğrudan toplum sağlığı meselesidir. Açıkta zeytin, eski kaşar, tulum peyniri ve benzeri ürünlerin satıldığı tezgâhlarda; üretim yeri, son tüketim tarihi, muhafaza koşulu, el hijyeni, kapalı teşhir ve soğuk zincir mutlaka denetlenmelidir. Aksu Pazar Yeri’nde yapılan denetimlerin, şehir genelindeki tüm pazar alanlarında daha kapsamlı ve kurumsal bir gıda güvenliği modeline dönüşmesi bekleniyor. Çünkü güvenli pazar, yalnızca düzenli tezgâh demek değildir; güvenli pazar, vatandaşın gönül rahatlığıyla alışveriş yapabildiği, esnafın da kayıtlı, hijyenik ve mevzuata uygun satış yaptığı pazardır. . KAYNAKÇA Dünya Sağlık Örgütü — Food Safety / Gıda Güvenliği Bilgi Notu: Güvenli olmayan gıdaların halk sağlığı üzerindeki etkileri ve gıda kaynaklı hastalık riskleri. (Dünya Sağlık Örgütü) Dünya Sağlık Örgütü — Five Keys to Safer Food Manual: Güvenli gıda için beş temel ilke: temiz tut, çiğ/pişmiş ayır, iyi pişir, güvenli sıcaklıkta tut, güvenli su ve hammadde kullan. (Dünya Sağlık Örgütü) 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu: Gıda güvenilirliği, halk sağlığı, tüketici menfaatleri ve resmi kontrol çerçevesi. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Resmî Gazete — 5996 Sayılı Kanun metni: Gıda ve yem işletmecilerinin gıda güvenilirliği sistemi kurma ve uygulama yükümlülüğü. (Resmi Gazete) Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik: Pazar yerlerinde bulunması gereken hizmet tesisleri, tuvalet, çöp toplama yeri, elektronik tartı ve belediyelerin pazar yeri kurma sorumluluğu. (Hal.gov.tr) Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği: Gıdalarda bulaşan risklerinin kaynağının belirlenmesi, önlenmesi, azaltılması veya ortadan kaldırılmasına ilişkin yükümlülükler. (Resmi Gazete)

GİRESUN BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU ORDU’DA ÇOCUKLARLA BULUŞTU Haber

GİRESUN BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU ORDU’DA ÇOCUKLARLA BULUŞTU

GİRESUN BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU ORDU’DA ÇOCUKLARLA BULUŞTU Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu, “Mikropla Savaş” adlı çocuk oyunuyla Ordu’da sahne aldı. Altınordu Belediyesi tarafından düzenlenen Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’nde izleyiciyle buluşan oyun, çocuklara temizlik, hijyen ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını eğlenceli bir dille anlattı. MİNİK İZLEYİCİLERE EĞİTİCİ VE KEYİFLİ OYUN Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu, “Mikropla Savaş” adlı çocuk oyununu Ordu’da sahneleyerek festival programına katıldı. Altınordu Belediyesi’nin düzenlediği Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali kapsamında sahnelenen oyun, çocukların yoğun ilgisiyle karşılandı. Temizlik, hijyen ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını çocukların anlayabileceği eğlenceli bir dille sahneye taşıyan “Mikropla Savaş”, renkli performansları ve eğitici içeriğiyle dikkat çekti. Minik izleyiciler oyun boyunca hem keyifli vakit geçirdi hem de günlük yaşamda sağlığın korunmasına yönelik önemli mesajlar aldı. GİRESUN’U FESTİVALDE TEMSİL ETTİLER Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibi, sahne performansıyla festivalde Giresun’u temsil etti. Oyunun sonunda çocuklar oyuncuları uzun süre alkışlayarak beğenilerini gösterdi. Belediye Şehir Tiyatrosu, çocukların kültür ve sanatla buluşmasını sağlayan etkinliklerde yer almaya devam edecek. Kültür-sanat faaliyetlerinin toplumsal gelişimde önemli bir yer tuttuğu vurgulanırken, çocuklara yönelik tiyatro çalışmalarının da sürdürüleceği bildirildi.

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, sahil hattındaki denetimsizlik, güvenlik açığı, hijyen riski ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Kent halkının yoğun kullandığı sahil alanında çadırların kimler tarafından kurulduğu, kimlerin kaldığı, ne kadar süreyle alanda bulunduğu, gece denetiminin nasıl yapıldığı ve yaşanabilecek bir adli olayda hangi yöntemin izleneceği belirsizliğini koruyor. Bölgede alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi, çamur birikintilerinin oluşması ve tuvalet-hijyen ihtiyacının nasıl karşılandığının bilinmemesi, Plajlar Bölgesi’nde yalnızca görüntü kirliliği değil; kamu düzeni, halk sağlığı ve sahil güvenliği sorunu yaşandığını gösteriyor. TABELA YASAK DİYOR, ARKASINDA YASAĞIN TAMAMI YAŞANIYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, sahadaki uygulama eksikliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortaya çıkan görüntü, kamu yönetimi açısından ciddi bir çelişki oluşturuyor. Tabela “çadır kurmak yasaktır” diyor, arkasında çadırlar duruyor. Tabela “alkol almak yasaktır” diyor, bölgede alkol şişeleri görülüyor. Tabela “ateş yakmak yasaktır” diyor, ancak gece denetiminin nasıl yapıldığı bilinmiyor. Bu tablo, sahil yönetiminin yalnızca tabela koymakla sınırlı kaldığını gösteren Aziz Nesinlik bir manzaraya dönüşmüş durumda. Kamu alanında yasak ilan etmek, yasağı uygulamak anlamına gelmez. Tabela konulup saha denetimsiz bırakıldığında, o tabela kamu düzenini sağlayan bir uyarı olmaktan çıkar; ihmalin görünür belgesine dönüşür. PLAJLAR BÖLGESİNDE ÖNE ÇIKAN SORUNLAR 1. Kimin kaldığı belli olmayan çadırlar güvenlik riski oluşturuyor Çadırlarda kimlerin kaldığı, bu kişilerin alana ne zaman geldiği, ne kadar süreyle kalacağı ve herhangi bir kayıt tutulup tutulmadığı bilinmiyor. Kamuya açık sahil alanında kimlik ve kullanım bilgisi olmadan çadır konaklamasına izin verilmesi, güvenlik açısından ciddi risk doğuruyor. 2. Adli olay yaşanması halinde sorumluluk zinciri belirsiz Bölgede kavga, hırsızlık, taciz, yaralama, yangın, kayıp çocuk, alkol kaynaklı olay veya başka bir adli durum yaşanırsa, olayın nasıl takip edileceği açık değildir. Çadırda kalanların kimliği, tanıkların tespiti, kamera kaydı, gece devriyesi ve müdahale planı belirsizdir. 3. Gece denetiminin nasıl yapıldığı açıklanmıyor Çadırların bulunduğu alanın gece saatlerinde kim tarafından denetlendiği, güvenlik devriyesi olup olmadığı, alanda kamera veya görevli bulunup bulunmadığı net değildir. Sahil hattında gece kontrolü yoksa, kamu güvenliği zayıflar. 4. Tuvalet ihtiyacının nasıl karşılandığı bilinmiyor Çadır kurulan alanda kalan kişilerin tuvalet ihtiyacını nerede ve nasıl giderdiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Tuvalet altyapısı ve hijyen denetimi olmadan çadır konaklaması, doğrudan halk sağlığı riski üretir. 5. Hijyen koşulları denetlenmiyor El yıkama, kişisel temizlik, yemek hazırlığı, atık su ve çevre temizliği kontrol edilmeden sahil alanında çadır konaklamasına izin verilmesi kabul edilemez. Plajlar Bölgesi ailelerin, çocukların ve denize giren yurttaşların kullandığı ortak alandır. 6. Yemek artıkları ve çöpler haşere riski yaratıyor Çadır çevresinde yemek hazırlanması, yiyecek artıklarının açıkta kalması, çöplerin düzensiz bırakılması ve temizlik takibinin yapılmaması; sinek, böcek, kemirgen, kötü koku ve çevre kirliliği riskini artırır. 7. Alkol şişeleri sahil güvenliğini tehdit ediyor Bölgede alkol şişelerinin bulunması, tabeladaki yasağın uygulanmadığını gösteriyor. Cam şişeler ve kırık cam parçaları çocuklar, aileler, yürüyüş yapanlar ve denize giren yurttaşlar için doğrudan tehlike oluşturur. 8. Ateş yakma ve yangın riski göz ardı edilemez Çadırların bulunduğu alanlarda ateş, mangal, tüp, kamp ocağı ve sigara kullanımı yangın riski oluşturur. İnsan boyunu geçen otların bulunduğu bölgede bu risk daha da büyür. 9. Otlar insan boyunu geçti Plajlar Bölgesi’nde otların insan boyunu geçmesi, sahil bakımının aksadığını gösteriyor. Uzayan otlar kötü görüntünün yanında haşere, yangın, güvenlik ve görüş alanı riski doğurur. 10. Çamur birikintileri ve zemin sorunu sahil kullanımını zorlaştırıyor Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri, drenaj ve zemin bakımının yetersiz olduğunu gösteriyor. Yağmur suyu tahliyesi ve yüzey düzenlemesi yapılmadan sahil alanı sağlıklı kullanım alanı olarak korunamaz. 11. Kamu alanı fiilen konaklama alanına dönüşüyor Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Çadırların sahil hattında sürekli veya belirsiz süreyle kalması, kamu alanını belirli kişi veya grupların kullanımına bırakır. 12. Cankurtaran ve ilk yardım hizmeti açıklığa kavuşturulmalı Denize girilen bölgelerde cankurtaran, ilk yardım noktası, uyarı bayrakları, kurtarma ekipmanı ve acil müdahale planı bulunmalıdır. Plajlar Bölgesi’nde bu hizmetlerin nasıl yürütüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır. 13. Tabela var, uygulama yok görüntüsü kamu otoritesini zayıflatıyor Yasak tabelasının hemen arkasında yasağa konu fiillerin görülmesi, kamu otoritesinin sahadaki görünürlüğünü zayıflatıyor. Yasaklar yalnızca yazıyla değil, denetim ve yaptırımla anlam kazanır. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE UYGUN ÇADIR VE PLAJ YÖNETİMİ İÇİN GEREKENLER 1. Kimlik ve kullanıcı kaydı tutulmalı Çadır kuran herkesin kimlik bilgisi, iletişim bilgisi, giriş-çıkış saati ve kalış süresi kayıt altına alınmalıdır. Kimin kaldığı bilinmeyen çadır alanı güvenli kabul edilemez. 2. Alan sorumlusu belirlenmeli Çadırların bulunduğu bölgeden hangi kurumun, hangi birimin ve hangi görevlinin sorumlu olduğu açıkça belirlenmelidir. Olası adli olay, yangın, sağlık sorunu veya güvenlik ihlalinde müdahale zinciri önceden oluşturulmalıdır. 3. Gece güvenlik denetimi yapılmalı Çadır alanı gece saatlerinde denetlenmelidir. Aydınlatma, kamera, güvenlik devriyesi ve acil çağrı sistemi bulunmadan sahil hattında çadır konaklamasına izin verilmemelidir. 4. Tuvalet ve el yıkama altyapısı kurulmalı Çadır kullanımına izin verilecekse yeterli sayıda tuvalet, lavabo ve el yıkama noktası sağlanmalıdır. Tuvalet ihtiyacının nerede karşılandığı bilinmeyen bir alan halk sağlığı açısından uygun değildir. 5. Duş ve kişisel hijyen alanı oluşturulmalı Plaj ve çadır kullanımı birlikte yürütülecekse duş, soyunma alanı ve kişisel hijyen noktaları bulunmalıdır. Hijyen altyapısı olmayan sahil alanları çadır konaklamasına açılmamalıdır. 6. Atık su ve kirli su sistemi kurulmalı Yemek, temizlik, duş ve lavabo kullanımından doğan kirli suyun çevreye bırakılmasına izin verilmemelidir. Kirli suyun nasıl toplanacağı ve nereye aktarılacağı netleşmelidir. 7. Çöp ve geri dönüşüm sistemi kurulmalı Kapalı çöp kutuları, cam atık noktaları, geri dönüşüm alanları ve düzenli toplama takvimi oluşturulmalıdır. Yemek artıkları ve cam şişeler açıkta bırakılmamalıdır. 8. Alkol yasağı sahada uygulanmalı Alkol almak yasaksa bu yasak düzenli denetimle uygulanmalıdır. Alkol şişelerinin bulunduğu bir sahilde yasak tabelasının varlığı tek başına anlam taşımaz. 9. Ateş, mangal ve açık alev kesin kurala bağlanmalı Ateş yakmak, mangal yapmak, kamp ocağı veya tüp kullanmak açık kurallara bağlanmalıdır. Yasak varsa uygulanmalı; izin varsa yangın ekipmanı, güvenli mesafe ve görevli denetimi sağlanmalıdır. 10. Yangın güvenliği sağlanmalı Çadırlar arasında güvenli mesafe bırakılmalı, yangın söndürme tüpleri, acil çıkış güzergâhı ve yangın müdahale planı bulunmalıdır. Otların uzadığı alanlarda çadır ve açık alev birlikte düşünülemez. 11. Ot biçme ve çevre bakımı düzenli yapılmalı Otların insan boyunu geçmesine izin verilmemelidir. Sahil hattında düzenli ot biçme, temizlik, ilaçlama ve çevre bakımı yapılmalıdır. 12. Haşere ve kötü koku denetimi yapılmalı Yemek atıkları, çöpler, kirli su, tuvalet belirsizliği ve uzayan otlar haşere riskini artırır. Bu nedenle düzenli temizlik, ilaçlama ve kötü koku kontrolü yapılmalıdır. 13. Zemin ve drenaj sorunu çözülmeli Çamur biriken, yağmur suyu tahliyesi yapılmayan, yürüme güvenliği sağlamayan ve zemini bozuk alanlar çadır konaklaması için uygun değildir. 14. Cankurtaran hizmeti sağlanmalı Denize girilen alanlarda cankurtaran görevlendirilmelidir. Cankurtaran noktası, ilk yardım ekipmanı, kurtarma simidi, uyarı bayrakları ve acil müdahale planı bulunmalıdır. 15. İlk yardım noktası kurulmalı Kesik, yanık, boğulma tehlikesi, sıcak çarpması, alkol kaynaklı olay, çocuk yaralanması ve benzeri durumlar için ilk yardım noktası oluşturulmalıdır. 16. Kullanım süresi sınırlandırılmalı Çadırlar kalıcı yerleşim görüntüsü oluşturmamalıdır. Günlük, hafta sonu veya belirli süreli kullanım sınırı getirilmelidir. 17. Alan haritası ve kurallar görünür olmalı Çadır kurulabilecek alan, yasak alan, tuvalet, duş, çöp noktası, ilk yardım noktası, cankurtaran noktası ve acil çıkış güzergâhı harita üzerinde gösterilmelidir. 18. İzinsiz çadırlar kaldırılmalı Kayıtsız, izinsiz ve süresi belirsiz çadırların kamusal sahil alanında kalmasına izin verilmemelidir. İzinli kullanım varsa süresi, amacı ve sorumlusu açıklanmalıdır. 19. Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı Sahilde kaç çadır bulunduğu, kaçının izinli olduğu, hangi tarihe kadar kalacağı, denetimlerin ne zaman yapıldığı ve hangi işlemlerin uygulandığı kamuoyuna duyurulmalıdır. 20. Sahil yönetimi tek merkezden yürütülmeli Belediye, zabıta, temizlik işleri, çevre birimi, sağlık birimleri, kolluk, cankurtaran ve acil yardım birimleri ortak bir sahil yönetim planı içinde çalışmalıdır. BELEDİYE VE İLGİLİ KURUMLARIN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR Plajlar Bölgesi’nde ortaya çıkan tablo, kamuoyunun yanıt beklediği birçok başlığı gündeme taşımaktadır: 1. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar izinli mi? Çadırlar izinliyse bu izni hangi kurum verdi, izin hangi süre için geçerli ve alanın sorumlusu kimdir? 2. Çadırlar izinsizse neden kaldırılmadı? Yasak tabelasına rağmen çadırlar alanda kalmaya devam ediyorsa, denetim neden yapılmadı? 3. Çadırlarda kimlerin kaldığı kayıt altında mı? Kimlik bilgisi, giriş-çıkış saati, kalış süresi ve sorumlu kişi bilgisi tutuluyor mu? 4. Gece denetimi yapılıyor mu? Alanın gece saatlerinde kim tarafından kontrol edildiği, güvenlik devriyesi ve kamera sistemi olup olmadığı açıklanmalıdır. 5. Tuvalet ve hijyen ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Çadırda kalanların tuvalet, el yıkama, duş ve kişisel temizlik ihtiyacını nerede karşıladığı netleşmelidir. 6. Alkol şişeleri neden alanda duruyor? Alkol yasaksa, cam şişelerin sahilde bulunması denetim ve temizlik açısından ayrıca açıklanmalıdır. 7. Otlar neden insan boyunu geçti? Sahil hattında ot biçme ve çevre bakım takviminin neden işlemediği kamuoyuna bildirilmelidir. 8. Cankurtaran hizmeti var mı? Denize girilen bu bölgede cankurtaran, ilk yardım, uyarı bayrakları ve acil müdahale düzeninin olup olmadığı açıklanmalıdır. PLAJLAR BÖLGESİ GÖSTERMELİK TABELALARLA YÖNETİLEMEZ Giresun Plajlar Bölgesi’nde yaşanan görüntü, sahil yönetiminin yalnızca tabela asmakla yürütülemeyeceğini göstermektedir. Yasak tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, alanda alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi ve çamur birikintilerinin oluşması, denetim ve bakım eksikliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Kamu alanında kural yazmak yeterli değildir. Kuralın sahada uygulanması, denetlenmesi ve ihlal halinde yaptırım uygulanması gerekir. Tabela yasağı duyurur; kamu düzenini ise ancak etkili denetim sağlar. Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Bu alan kimin kaldığı bilinmeyen çadırlara, hijyen belirsizliğine, güvenlik açığına, alkol şişelerine, insan boyunu geçen otlara, çamur birikintilerine ve göstermelik yasak tabelalarına bırakılamaz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.