Hava Durumu

#Hijyen

giresunsonhaber - Hijyen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hijyen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI Haber

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca vatandaşların güvenilir gıdaya erişimini sağlamak amacıyla il genelindeki denetimlerini kesintisiz sürdürüyor. Yıl boyunca devam eden kontroller, Ramazan döneminde yoğunlaştırılarak üretim ve satış noktalarında kapsamlı şekilde uygulanıyor. Denetim çalışmalarına İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Merkez ilçede bizzat katıldı. Yılmaz’a İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin ve Şube Müdürü Oğuz Yiğit eşlik etti. Gıda kontrol görevlileri; işletmelerde hijyen ve genel temizlik kuralları, ürünlerin muhafaza şartları, soğuk hava depoları ve buzdolaplarının sıcaklık takibi, etiket bilgileri, son tüketim tarihleri ile taklit ve tağşiş risklerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Ayrıca işletme sahipleri ve çalışanlara gıda güvenliği ile personel hijyeni konularında bilgilendirme yapılıyor. İl Müdürü Yılmaz, denetimlerde eksiklik veya uygunsuzluk tespit edilmesi halinde 5996 sayılı Kanun kapsamında cezai işlem uygulandığını belirterek, “2026 yılında bugüne kadar 1.024 denetim gerçekleştirdik. Bu denetimler sonucunda 6 işletmeye toplam 507 bin 790 TL idari para cezası uygulandı. Gıda güvenliği kırmızı çizgimizdir” dedi. Yılmaz, tüketicilerin gıda güvenliğiyle ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları Alo 174 Gıda Hattı üzerinden bildirmelerinin denetimlerin etkinliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Karadeniz’in ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi Giresun'da Haber

Karadeniz’in ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi Giresun'da

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün paylaşımına göre, Giresun’un Bulancak ilçesinde Veteriner Hekim Süleyman Aksu’ya ait koyunculuk işletmesi “Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası” almaya hak kazandı. GİRESUN (İGFA) - Giresun’un Bulancak ilçesinde faaliyet gösteren Veteriner Hekim Süleyman Aksu’ya ait koyunculuk işletmesi, yapılan denetim ve testler sonucunda “Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası” ile belgelendirildi. Böylece işletme, Türkiye genelinde 12’nci, Karadeniz Bölgesi’nde ise ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi oldu. Ari İşletme Sertifikası, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz tarafından işletme sahibine takdim edildi. Sertifika, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024–2028 Hayvancılık Yol Haritası kapsamında hayata geçirilen sürdürülebilir, verimli ve sağlıklı hayvansal üretim hedefleri doğrultusunda verilen önemli belgeler arasında yer alıyor. Hastalıktan ari işletmeler; küçükbaş hayvancılıkta Bruselloz, büyükbaş hayvancılıkta ise Tüberküloz ve Bruselloz hastalıklarının bulunmadığı, düzenli kontrol, test ve denetimlerle doğrulanan, hijyen ve biyogüvenlik şartlarını eksiksiz sağlayan işletmeler olarak tanımlanıyor. Yetkililer, ari işletmelerin yaygınlaşmasının hayvan sağlığı, halk sağlığı ve kaliteli hayvansal üretim açısından büyük önem taşıdığını vurgularken, bu tür işletmelerin ülke genelinde artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

6 Şubat depremlerinin 3. yılında sağlık hizmetlerinden ağır eleştiri Haber

6 Şubat depremlerinin 3. yılında sağlık hizmetlerinden ağır eleştiri

Birlik ve Dayanışma Sendikası, 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’da birinci basamak sağlık hizmetlerinin sürdürülemez hâle geldiğini açıkladı. Sendika, konteynerlerde görev yapan hekim ve sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları raporladı. ANKARA (İGFA) - 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi ve yönetim kurulu üyeleri, depremden en çok etkilenen Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’da birinci basamak sağlık hizmetlerini yerinde inceledi. Sendikanın raporuna göre, aile hekimleri, ebe ve hemşireler hâlâ konteynerlerde ve geçici yapılarda çalışmak zorunda. Çalışma ortamları tavanı akan, tabanı su alan, hijyen koşulları yetersiz ve tuvaletleri bulunmayan yerlerden oluşuyor. Dr. Mehlepçi, “İki hekim, iki hemşire ve hastalar aynı anda yalnızca 21 metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Hasta mahremiyeti sağlanamıyor ve çalışanlar çaresizlik içinde bu koşulları kabullenmek zorunda kalıyor” dedi. KAYBOLAN HASTALAR VE MAAŞ KESİNTİSİ Deprem sonrası taşınan, vefat eden veya iletişime ulaşılamayan hastaların kaydı hâlâ sistemde düşürülmediği için aile hekimleri maaş kesintisi ile karşı karşıya kalıyor. Dr. Mehlepçi, “Bu durum çalışanların dayanma gücünü tamamen tüketiyor. Neredeyse tamamı kaderine terk edilmiş hissiyle çalışıyor” ifadelerini kullandı. Raporda, bazı ASM’lerde günlük hasta sayısının 200–250’ye, yoğun dönemlerde 1000’e ulaştığı, bu ortamda elektrik, yangın ve hijyen risklerinin ciddi boyutlarda olduğu vurgulandı. Konteynerlerin fiziki olarak fazla dayanamadığı, zeminlerdeki delikler ve kırıklar nedeniyle su aldığı ve koku oluştuğu belirtildi. HATAY’DA DURUM DAHA KRİTİK Hatay’ın, deprem bölgesindeki birinci basamak sağlık hizmetleri açısından en zor durumda olan illerden biri olduğu kaydedildi. TOKİ konut alanlarında yeni ASM’ler yapılmamış ve mevcut yönetmelikler deprem sonrası koşullar dikkate alınmadan uygulanmaya devam ediyor. Keskincik gibi bazı bölgelerde ise yaklaşık 3 yıldır çocukların aşılarının yapılamadığı, aile hekimi bulunmadığı bildirildi. Dr. Mehlepçi, “Hatay, hem sağlık çalışanları hem de halk için sürdürülemez boyutta mağduriyetin yaşandığı bir il hâline gelmiştir” uyarısında bulundu. Sendika, bölgede birinci basamak sağlık hizmetlerinin acilen iyileştirilmesi, konteyner ve geçici yapılara alternatif çözüm üretilmesi, çalışanların cezalandırılmaması ve halkın temel sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı.

PASTANE VE UNLU MAMUL İŞLETMELERİNE SIKI DENETİM Haber

PASTANE VE UNLU MAMUL İŞLETMELERİNE SIKI DENETİM

ZABITA EKİPLERİNDEN PASTANE VE UNLU MAMUL İŞLETMELERİNE SIKI DENETİM Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yılbaşı öncesinde artan tüketim yoğunluğunu dikkate alarak halk sağlığını korumak ve vatandaşlara güvenli bir alışveriş ortamı sunmak amacıyla il genelinde faaliyet gösteren pastane, tatlıcı ve unlu mamul üretimi yapan işletmelere yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Denetimlerde; iş yeri ruhsatlarının geçerliliği, üretim ve satış alanlarının hijyen koşulları, çalışan personelin kişisel temizliği, fiyat tarifelerinin görünür şekilde bulundurulup bulundurulmadığı ile ürünlerin son kullanma tarihleri titizlikle incelendi. Özellikle unlu mamullerde sık karşılaşılan bakteriyel üreme riski, uygunsuz saklama koşulları, çapraz bulaşma ihtimali ve gıda zehirlenmesine yol açabilecek uygulamalar denetimlerin odak noktalarından biri oldu. Zabıta ekipleri ayrıca, tüketici mağduriyetine neden olan eksik gramaj, standart dışı üretim, fiyat–gramaj uyumsuzluğu ve haksız kazanç sağlayan yöntemler konusunda da detaylı kontroller yaptı. Gramaj hilesi ve etiketsiz satış gibi mevzuata aykırı uygulamalara kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceği vurgulandı. Denetimler sırasında kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmelere teşekkür edilirken, hijyen eksikliği, gramaj ihlali veya gıda güvenliğini riske atan uygulamalar tespit edilen işletmeler hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı bildirildi. Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü yetkilileri, denetimlerin yalnızca yılbaşı dönemiyle sınırlı kalmayacağını, yıl boyunca aralıksız sürdürüleceğini belirterek, vatandaş sağlığının her şeyden önce geldiğini ifade etti. Yetkililer ayrıca, vatandaşların şüpheli durumlar, hijyen eksiklikleri veya gramaj ve fiyat uygunsuzluklarıyla karşılaşmaları halinde Zabıta Müdürlüğü’ne bildirimde bulunmalarının denetim süreçlerine önemli katkı sağlayacağını belirtti.

GBŞT’DEN İKİ YENİ OYUN SAHNEYE ÇIKMAYI BEKLİYOR Haber

GBŞT’DEN İKİ YENİ OYUN SAHNEYE ÇIKMAYI BEKLİYOR

GBŞT’DEN İKİ YENİ OYUN SAHNEYE ÇIKMAYI BEKLİYOR Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezon için iki farklı prodüksiyonu tiyatroseverlerle buluşturmak üzere hazırlıklarını tamamlıyor. Yetişkinler ve çocuklara özel olarak tasarlanan eserler, prova süreçlerini başarıyla tamamlayarak sahneye çıkmaya hazır hale geldi. “Troya Faciası ya da Mikenden Kız Kaçırma” adlı yetişkin oyunu, Yunan mitolojisinde geçen ünlü Truva Savaşı'nı yeniden canlandırıyor. Homeros'un İlyada ve Odysseia destanlarından ilham alınarak sahneye taşınan bu yapıt, ana teması savaşlar olan ve bunların iç yüzündeki karanlığı mizahi bir dille anlatmayı amaçlıyor. Savaşların her zaman bir bahanesi olabileceği ve bu uğurda her şeyin feda edilebilir olduğu mesajını kara mizah ile veren oyun, tarih boyunca insanlığın açgözlülüğünden kaynaklanan trajedilere dikkat çekiyor. Bu yapımda, kehanetin gerçekleşmesi sonucu Truvalı Paris tarafından kaçırılan Güzel Helena'nın sadece bir bahane olduğunu ve asıl güçlerin başka amaçlar güttüğünü izleyiciye sunarak, günümüz savaşlarına da ışık tutuyor. Oyunu kaleme alan ve sahneye koyan Erdal Yıldırım. Minik izleyicilere yönelik hazırlanan “Mikropla Savaş” oyunu ise eğlenceli anlatımıyla çocuklara hem eğlenceli anlar yaşatmayı hem de hijyen ve sağlık konularında farkındalık kazandırmayı hedefliyor. Oyunu Gül Yuyucu Yıldırım yazarken, yönetmenliğini Erdoğan Cüneyt Kamanoğlu üstleniyor. Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu yetkilileri, her iki oyuna da Giresunluları tiyatroya davet ediyor. “Troya Faciası ya da Mikenden Kız Kaçırma” oyununun galası; 12 Aralık Cuma günü, “Mikropla Savaş” oyununun ilk gösterimi ise; 15 Aralık Pazartesi günü Vahit Sütlaş Sahnesi'nde izleyiciyle buluşacak. Her Pazartesi çocuk oyunu, her Cuma ise diğer eser sahnelenmeye devam edecek.

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor Haber

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor

sahibinden.com, KONDA Araştırma ile birlikte Türkiye'nin ilk "İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi" araştırmasını açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de katılımcıların %45'i son bir yılda ikinci el alışveriş yaptığını belirtiyor. Kuruluşundan bu yana ikinci el ürün alışverişine platform sağlayan sahibinden.com, KONDA Araştırma ile işbirliği yaparak Türkiye'de bir ilk olan “İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi” araştırmasını duyurdu. Türkiye'deki ikinci el alışveriş dinamiklerini ve toplumun sürdürülebilirlik algısını ortaya koyan araştırma sonuçları, düzenlenen bir basın toplantısında açıklandı. Türkiye genelinde 28 ilde 2700 kişiyle yapılan araştırma, ülkemizde neredeyse her iki kişiden birinin son bir yılda ikinci el ürün almış veya satmış olduğunu gösteriyor. Kıyafetten mobilyaya, cep telefonundan beyaz eşyaya kadar geniş bir yelpazede alışveriş yapanların oranı %45’e çıkıyor. Bu veriler, ikinci el alışverişin artık sadece ekonomik bir seçenek değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir tercih haline geldiğini de işaret ediyor. “İKİNCİ EL ALIŞVERİŞ TOPLUMSAL DEĞİŞİMİN PARÇASI” Etkinlikte konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, araştırma sonuçlarının Türkiye'deki değişimi net bir biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Ertaş, “İkinci el alışveriş artık toplumda yerleşik bir davranış haline geldi. Her iki kişiden birinin bu sürece dahil olması, döngüsel ekonomi yaklaşımının güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Çevresel endişeler ve ekonomik durumların tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Burak Ertaş şu şekilde konuştu: “Bugün mevcut olanı onarmak ve yeniden kullanmak hem çevreyi koruyan hem de bütçeyi rahatlatan bir tercih. Biz de bu sürecin sadece bir ticaret modeli değil, aynı zamanda yeni bir kültür yarattığına inanıyoruz. Platformumuzda el değişen her ürün, bu dönüşümün bir parçası haline geliyor. Genç neslin duyarlılığı ve sürdürülebilir yaşama olan ilgisi ise geleceğe dair en güçlü işaretlerden biri.” “TOPLUMSAL ALGI ÖNEMLİ DERECEDE DEĞİŞTİ” KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem, araştırmanın sonuçları hakkında şöyle bilgi verdi: "Türkiye’de ikinci el alışveriş artık sadece bir seçenek değil. Veriler, bu davranışın bilinçli tüketim ve çevreye duyarlılığın birleştiği yeni bir akışa dönüştüğünü gösteriyor. Özellikle genç ve eğitimli kitlede ikinci elin hızla normalleşmesi, toplumsal değişimin önemli bir işareti. İkinci elin önündeki sosyal algı engellerinin etkisi artık yaygın değil. Bu, ikinci el alışverişin sürdürülebilir yaşamın güçlü bir parçası haline geldiğini gösteriyor.” ALIŞVERİŞ DİNAMİKLERİ DEĞİŞİYOR Araştırmaya göre ikinci el alışveriş sadece tek seferlik bir deneyim olmanın ötesine geçerek, düzenli tekrarlanan bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Her dört tüketiciden biri ayda bir veya daha sık ikinci el ürün satın alıyor. Bu grup araştırmada "gerçek sürdürülebilirlik taşıyıcısı" olarak tanımlanıyor. Düzenli olarak ikinci el alışveriş yapanların profili de araştırmada net bir şekilde ortaya çıkıyor. Ortalama yaş 35. Dijital platformları aktif olarak kullanan, üniversite mezunu bu kitle, büyük şehirlerde yoğunlaşıyor ve ikinci el pazarında dönüşüme öncülük ediyor. ALGI ENGELLERİ YERİNİ BİLİNÇLİ TÜKETİME BIRAKIYOR Türkiye’de ikinci el alışverişe yönelik eski çekinceler hızla kayboluyor. Araştırmada öne çıkan bulgular, sosyal algıdaki değişimin oldukça belirgin olduğuna işaret ediyor. “İkinci el düşük statü göstergesidir” diyenlerin oranı %17’de kalmış durumda. Buna karşılık ikinci el ürün kullananlara yönelik “tasarruflu”, “çevreye duyarlı” ve “tarz sahibi” gibi olumlu ifadeler daha sık dile getiriliyor. Toplumdaki bu değişim, ikinci el alışverişin artık geniş kesimlerce kabul gören bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. Statüye dayalı eski bariyerler yerini bilinçli tüketim ve sürdürülebilirlik anlayışına bırakıyor. YENİ KUŞAK SÜRDÜRÜLEBİLİR TÜKETİMİ BENİMSİYOR Araştırma; özellikle genç, eğitimli ve şehirde yaşayan kesimin ikinci el alışverişte daha aktif olduğunu gösteriyor. Bu grup israfı azaltmayı, çevresel etkileri düşürmeyi ve sürdürülebilir yaşamı günlük pratiklerinin bir parçası haline getirmiş durumda. Yayımlanan rapora göre Türkiye’de sürdürülebilirlik kavramına aşinalık %61’e, karbon ayak izi farkındalığı ise %40’a ulaşmış durumda. Bu bilincin yayılması ikinci el alışverişe de doğrudan yansıyor. Dijitalleşme ikinci el alışverişi destekliyor. Güvenli ödeme, şeffaf ilan yapısı ve kullanıcı doğrulama adımları bu alanı hem erişilebilir hem de güvenilir hale getiriyor. CEP TELEFONLARI PAZARIN ÖNDE GELENİ Araştırma, ikinci el pazarında cep telefonu ve aksesuarlarının en yoğun hareketliliğe sahip olduğunu gösteriyor. Bu kategori toplam pazarın %54’ünü oluşturuyor. Bu yüksek ilgi, yenilenmiş elektronik ürünlere olan talebi de artırıyor. Diğer kategorilerde giyim ve ayakkabı %42, bilgisayar ve tablet %45, elektrikli ev aletleri ise %41 oranında pay alıyor. Tercihler cinsiyete göre de farklılık gösteriyor. Kadınlar anne-bebek ürünleri, giyim ve mobilya-dekorasyon kategorilerine yönelirken, erkekler daha çok elektronik ürünleri tercih ediyor. Erkek kullanıcıların bilgisayar ve tablet alışverişindeki payı %45’e, cep telefonu kategorisindeki oranı ise %58’e kadar yükseliyor. YAŞAM ALANLARINDA İKİNCİ EL YAYGINLAŞIYOR Araştırma, Türkiye’de hanelerin önemli bir kısmında ikinci el ürün bulunduğunu gösteriyor. Hanelerin %46’sında en az bir kategoriye ait ikinci el eşya yer alıyor. En yaygın kategoriler elektronik (%43), mobilya (%38) ve giyim-ayakkabı (%36) olarak sıralanıyor. Gardıroplarda da benzer bir tablo var. Her üç evden birinde ikinci el kıyafet bulunuyor. Hijyen ve kaliteye yönelik bazı çekinceler nedeniyle bu oran diğer kategorilere göre daha düşük kalsa da araştırma, ikinci el kıyafet kullanımında yukarı yönlü bir eğilim olduğunu gösteriyor. KULLANILMAYAN EŞYA YA SATILIYOR YA DA BAĞIŞLANIYOR Araştırma gösteriyor ki Türkiye’de ikinci el döngüsü sadece ekonomik sebeplerle değil, duygusal tercihlerle de şekilleniyor. Anne-bebek ürünlerinde bağış oranı %72’ye kadar çıkıyor. Elektronik ürünlerde ise satış eğilimi daha güçlü; bu kategoride satış oranı %40'ın üstüne çıkıyor. Veriler, bazı ürünlerde duygusal bağlılığın etkili olduğunu, bazı kategorilerde ise ikinci el alışverişin yerleşik bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. GENÇ NESİL ONLINE’DA, BÜYÜKLER GELENEKSEL KANALDA Araştırma, ikinci el alışverişte platform tercihinin yaşa göre belirgin bir şekilde farklılaştığını gösteriyor. Sadece online alışveriş yapanların oranı %8, yalnızca geleneksel kanalları kullananların oranı %19. Her iki kanalı birden tercih edenlerin oranı ise %16. Online alışverişi büyük şehirlerde yaşayan, 40 yaş altı ve yüksek eğitimli kullanıcılar tercih ediyor. Geleneksel yöntemleri tercih eden kesim ise çoğunlukla 45 yaşın üzerindeki tüketicilerden oluşuyor. GÜVEN HER ŞEYİN ÜZERİNDE Araştırma, ikinci el alışverişte kararsız kalan tüketiciler için en önemli unsurun güven olduğunu ortaya koyuyor. “Satıcı güven verirse alırım” diyenlerin oranı %83. “Ürün arızasızsa alırım” diyenler %82, “garanti veya iade imkânı varsa alırım” diyenler de %82 seviyesinde. En belirgin endişe ise hijyen kaygısı; bu oran %58’e ulaşıyor. Bu sonuçlar, güven mekanizmalarının ikinci el alışverişte neden kritik öneme sahip olduğunu açıkça gösteriyor. TÜRKİYE YENİ BİR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÖNEMİNDE Araştırma, ikinci el alışverişin Türkiye'deki yeni tüketim anlayışının bir parçası haline geldiğini gösteriyor. İsrafı azaltma, geri dönüşüme yönelme ve gereksiz tüketimden kaçınma gibi davranışlar toplumun geniş kesimlerinde daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, ikinci el alışverişin sürdürülebilirlik anlayışının merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. Bilinçli tüketicilerin artışı, dijitalleşme ve çevre duyarlılığının artması, Türkiye'de ikinci elin daha yaygın bir tercih haline gelmesinde etkili oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.