Hava Durumu

#Hibrit Motor

giresunsonhaber - Hibrit Motor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hibrit Motor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı Haber

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı

Yeni BAYON, iddialı SUV tasarımı, gelişmiş bağlantı özellikleri ve üst segment konforuyla dünya prömiyerini Paris’te gerçekleştirdi. Yeni TUCSON, akıllı hibrit motor seçenekleri, geniş iç mekânı ve Pleos Connect ile yeni nesil bağlantı deneyimini Avrupa prömiyerinde sunarken, sportif TUCSON N Line dünya sahnesine çıkıyor. Hyundai, Paris Otomobil Fuarı’nda Yeni BAYON’un dünya prömiyeri başta olmak üzere üç önemli modelin tanıtımını gerçekleştirdi. Tamamen yenilenen B-SUV modelinin global tanıtımının yanı sıra Hyundai, Avrupa ürün gamının merkezini güçlendiren Avrupa versiyonu TUCSON ve TUCSON N Line’ı da sundu. Marka ayrıca tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu sergiledi. Şirketin Avrupa’daki büyümesinin yeni aşamasını temsil eden yeni SUV modellerinin tanıtımı ve yeni müşteri segmentlerine girişi, bölgede yürütülen önemli stratejik marka girişimleriyle desteklendi. Bunlar arasında Hyundai’nin UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak futbolseverler ve müşterilerle bağ kurma hedefi ile Waymo ortaklığının uluslararası pazarlara genişletilmesi olasılığı yer alıyor. Avrupa’da, Avrupalı müşteriler için tasarlanıp geliştirilen ve bugünlerde bayilerde yerini alan Yeni IONIQ 3’ün de bulunduğu Hyundai standı, markanın Avrupa’daki büyümeye yönelik stratejik odağını ve mobilitenin geleceğine ilişkin vizyonunu yansıtıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve Global CEO’su José Muñoz, “Hyundai, yaklaşık 50 yıldır Avrupa’da otomobil satıyor. Bu süre içinde müşterilerimiz araçlarımıza ve güvenilir servis ağımıza güven duymaya başladı. Bugün Avrupa’da sattığımız araçların yaklaşık yüzde 80’i Avrupa’da üretiliyor. Yerelleşmeye devam ederken 2030 yılına kadar burada yaklaşık 3 milyar euro yatırım yapmış olacağız. Yeni BAYON ve TUCSON, Avrupalı müşterilerin istediği ve değer verdiği teknoloji ve özelliklerle bu bölge için tasarlandı ve geliştirildi” dedi. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise, “Paris’teki varlığımız, Hyundai’nin Avrupa’daki hedeflerinin açık bir göstergesi. Önemli model prömiyerleri, markamızı milyonlarca insana daha da yaklaştıran ortaklıklar ve bölgede devam eden yatırımlarımızla hem Hyundai’nin bugünkü gücünü hem de bir sonraki aşamamıza yön veren hedeflerimizi ortaya koyuyoruz” dedi. Yeni Hyundai BAYON: Gerçek SUV Tasarımı, Üst Segment Konforu ve İleri Teknoloji 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren Yeni BAYON, günlük mobiliteye iddialı bir karakter, gelişmiş özellikler ve yüksek yolcu konforu kazandıran gerçek bir B-SUV olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin tasarım ve teknolojiyi kompakt SUV segmentinde bir araya getiren başarılı yaklaşımını yansıtan Yeni BAYON, markanın Avrupa’daki hedeflerini temsil ediyor ve yeni müşterilere ulaşması için güçlü bir fırsat sunuyor. Yeni BAYON; çeviklik, pratiklik ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getirirken daha güçlü bir SUV kimliği benimsiyor. İddialı dış tasarımını sezgisel teknolojiler, gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve tüm yolcular için artırılmış konfor sunan bir iç mekân tamamlıyor. BAYON N Line, Hyundai’nin ödüllü N modellerinden ilham alan, versiyona özel 18 inç jantlar ve parlak siyah kaplamalar dâhil olmak üzere özel dış ve iç tasarım unsurlarıyla daha keskin ve performans odaklı bir karakter sunuyor. Entegre çift egzoz çıkışına sahip arka difüzör sportif görünümü güçlendiriyor. İç mekândaki N Line’a özel kumaş ve tekstil süet koltuklar ise dinamik ve premium karakteri vurguluyor. BAYON’un bağlantı ve kullanım kolaylığı özellikleri arasında, uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlayan Hyundai Digital Key 2, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto ile akıllı telefon entegrasyonu ve kablosuz şarj yer alıyor. Opsiyonel çift 12,3 inç kavisli ekran, kesintisiz bir bağlantı deneyimini destekliyor. Isıtmalı ve havalandırmalı ön koltukları; artırılmış diz mesafesi, sırtlık eğimi ayarlanabilen arka koltuklar, orta kol dayama, ısıtmalı arka koltuklar ve arka yolculara özel havalandırma çıkışları tamamlıyor. Açılabilir panoramik sunroof ile birlikte bu özellikler, kompakt SUV sınıfından daha büyük segmentlerde sunulan yolcu konforunu BAYON’a taşıyor. Daha uzun aks mesafesi arka diz mesafesini artırırken Yeni BAYON, hem önde hem arkada sınıfının lideri baş ve omuz mesafesi sunuyor. Bagaj tabanının altındaki ek saklama alanıyla desteklenen 440 litrelik bagaj hacmi de kullanım kolaylığını artırıyor. Yolcu alanı, pratik saklama çözümleri, çok yönlülük ve kompakt dış boyutların birleşimi, Yeni BAYON’u günlük ulaşım, aile kullanımı ve uzun yolculuklar için ideal bir kompakt SUV hâline getiriyor. 90 PS ve 115 PS seçeneklerine sahip 1.0 T-GDI motorla satışa sunulacak Yeni BAYON’un ürün gamına ilerleyen dönemde 1.6 HEV hibrit motor da eklenecek. 138 PS güç üretmesi ve 102 g/km’den başlayan CO₂ emisyonu sunması öngörülen Yeni BAYON HEV, direksiyon üzerindeki kulakçıklarla kontrol edilen uyarlanabilir rejeneratif frenleme sistemiyle elektrikli araçlara benzer, farklı bir sürüş deneyimi sunacak. Yeni BAYON, şehir trafiğinde, otoyollarda ve park manevralarında sürücülere yardımcı olmak için tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense paketini sunuyor. Mevcut teknolojiler arasında Otoyol Sürüş Asistanı 2 (HDA 2), Çevre Görüş Monitörü (SVM), Kör Nokta Görüntüleme Monitörü (BVM), Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2), Akıllı Hız Sabitleyici (SCC), Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Arka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme Asistanı (RCCA) ve Geri Park Çarpışma Önleme Asistanı (PCA-R) bulunuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Yeni BAYON, bir güncellemeden çok daha fazlası. Daha iddialı tasarım, daha fazla alan, daha yüksek konfor ve müşterilerin normalde daha büyük araçlardan beklediği teknolojilerle SUV karakterini güçlendirdik. Avrupa’nın en önemli segmentlerinden birinde BAYON, yeni müşterilere ulaşmak için bize daha güçlü bir fırsat sunuyor. 2027’de ürün gamına katılacak hibrit motor seçeneğiyle BAYON bu ivmeyi sürdürecek” dedi. Yeni TUCSON’un Avrupa Prömiyeri ve TUCSON N Line Hyundai, Paris’te Yeni TUCSON’un Avrupa versiyonunu da tanıtırken modele daha dinamik ve özgün bir görünüm kazandıran Yeni TUCSON N Line’ı ilk kez sergiledi. Daha büyük, daha iddialı ve daha akıllı olan Yeni TUCSON, bugüne kadarki en iyi TUCSON olarak öne çıkıyor. İddialı C-SUV, gelişmiş elektrik destekli motor seçeneklerini Hyundai’nin yeni nesil bilgi-eğlence sistemi Pleos Connect ile birleştiriyor. Sınıfının en büyük ekranını 17 inç boyutuyla sunan sistem, artırılmış konfor ve çok yönlü kullanım imkânını destekliyor. Artırılan boyutları, geniş ve esnek iç mekânıyla Yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve boş zaman aktivitelerine kadar geniş bir müşteri ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Arka kapıların açılma açısı, araca giriş çıkışı kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye yükseltildi. Yeni model, 1.038 mm ön baş mesafesi, 1.002 mm arka diz mesafesi ve 1.470 mm ön omuz mesafesiyle sınıfının en geniş iç mekânını sunuyor. İlk neslinin 2004 yılında tanıtılmasından bu yana TUCSON, Avrupa genelinde 2 milyon adetten fazla satışla Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. 2020 sonunda satışa sunulan dördüncü nesil, Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin en çok tercih edilen modeli oldu ve 2025 yılında da liderliğini korudu. Bu başarı, müşterilerin TUCSON’a duyduğu güveni ortaya koyuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Bir ikonu yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Daha temkinli davranıp başarılı bir modeli geliştirmekle yetinebilirdik. Ancak bu, Hyundai’nin yaklaşımı değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşteriler için önemli olan her alanda TUCSON’u ileri taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca bir sonraki TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON” dedi. Yeni TUCSON, Hyundai’nin ‘Art of Steel’ tasarım dili aracılığıyla ‘Bold by Design’ anlayışını yansıtıyor; yapısal sağlamlığı güçlü bir yol duruşuyla birleştiriyor. Kaslı dış oranlarından rafine iç mekânına kadar her unsur, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu ortaya koyuyor. Dış tasarım, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü sergileyen belirgin, kaslı çamurluklar etrafında şekilleniyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek Yeni TUCSON’un iddialı SUV imajını güçlendiriyor. Ön bölümde H-Edge aydınlatma, dolaylı merkezi aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, daha dengeli bir görünüm oluşturuyor. Arkadaki heykelsi Prism arka lambalar ise aracın hacmini ve dış hatlarını belirginleştiriyor. Üç boyutlu iç yapısı, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın hassas ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanıma bağlı olarak Micro Pixel Lighting (MPL) ile de sunuluyor. 25.600 ayrı LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonları da sunuyor. LED arka lambalar, Avrupa ürün gamının tamamında standart olarak yer alıyor. TUCSON N Line, özel N Line dış tasarım paketiyle dinamik ve etkileyici bir görünüm sunuyor. Modele özel tasarım detayları kaslı karakterini keskinleştirirken 20 inç alaşım jantlar atletik duruşunu güçlendiriyor. N Line tasarımı, Yeni TUCSON’un güçlü görsel temeli üzerine inşa ediliyor. Performanstan ilham alan diğer tasarım unsurları arasında belirgin alt spoylere ve saten siyah hava kanallarına sahip daha köşeli bir ön tampon bulunuyor. Bunları kaslı yan etekler, gövde rengindeki alt kapı kaplamaları, parlak siyah yan aynalar ve C sütunu detayları, gövde renginde difüzör etkili eklentilere ve çift egzoz çıkışına sahip arka tampon tamamlıyor. Sportif parlak detaylar ile ön bölüm, bagaj kapağı ve ön çamurluklardaki dikkat çekici N Line logoları, Yeni TUCSON’un temel oranlarını ve iddialı SUV kimliğini değiştirmeden daha alçak, daha keskin ve daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni TUCSON, ön sırada segmentinin en geniş baş, omuz ve bacak mesafesini, ikinci sırada ise sınıfının lideri baş ve diz mesafesini sunuyor. Sınıfının en iyi değeri olan 695 litrelik bagaj hacmine; Relaxation koltuk, elektrikli direksiyon ayarı, çoklu hava moduyla dolaylı havalandırma ve Ergomotion koltuklar gibi ek konfor özellikleri eşlik ediyor. Böylece TUCSON, segmentinde benzersiz bir konfor paketi sunuyor. İç mekân, işlev odaklı tasarımıyla SUV’larda minimalizmi yeniden tanımlıyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birleştiriyor: yatay üst katman görsel konfor ve netlik sağlarken alt bölümdeki derin, açık raf saklama alanı sunuyor. N Line modellerinde, sportif tekstil süet kaplı koltuklarda, kapılarda ve ön konsolda kontrast oluşturan kırmızı detaylarla tamamlanan özel Black Monotone iç mekân bulunuyor. Delikli deri tutma alanlarına, kırmızı dikişlere ve koyu metal detaylara sahip N direksiyon simidi, kabinin sportif hissini güçlendiriyor. Bu unsurlar, standart modelin geniş ve pratik mimarisini korurken iç mekâna daha dinamik bir karakter kazandırıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı yeni nesil Hyundai Pleos Connect bilgi-eğlence sistemi, 12,9 veya 17 inç boyutlarında sunulan merkezi ekranı ince, 9,9 inç sürücü ekranıyla birleştirerek daha akıllı ve sezgisel bir bağlantı deneyimi sağlıyor. TUCSON’un Gleo AI sesli asistanı, canlı verilerle bu deneyimi geliştiriyor ve sürücülerin ekran menüleri arasında gezinmeden işlevlere ve bilgilere ulaşmasını sağlıyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz (OTA) yazılım güncellemeleri, belirli araç sistemleri ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini daha da zenginleştiriyor. Hyundai Digital Key 2 ise uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlıyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını azaltmak için sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. Dijital gösterge ekranı direksiyon simidinin üzerinde konumlanırken opsiyonel Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücüler gözlerini yoldan ayırmadan bilgi alabiliyor. Elektrikli olarak ayarlanabilen direksiyon simidi, ideal sürüş konumunu bulmayı ve araca giriş çıkışı kolaylaştırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayama bölümü, merkezi ekran kullanılırken ek destek sunmak üzere tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların kabin genelinde hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının lideri şarj kolaylığını destekliyor. Yeni TUCSON’un merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş yeni nesil hibrit sistemini de içeren elektrik destekli motor seçenekleri yer alıyor. Sistem, hızlı tepki veren performansı verimli ve rafine günlük sürüşle birleştirmek üzere geliştirildi. Hibrit modellerde sunulan HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken klima, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin uzun süre kullanılabilmesini sağlıyor. Böylece duraklamalar ve molalar sırasında daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Yeni TUCSON’un hibrit motoru 245 PS güç ve 380 Nm tork üretiyor. Şarj edilebilir hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru 17,1 kWh batarya ve elektrik motoruyla birleştirerek 292 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Nihai homologasyona tabi olmak üzere, 17 inç jantlarla tahmini 81 km’ye kadar tamamen elektrikli menzil sağlıyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi, evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Ayrıca altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7DCT) sunulan 150 PS gücünde 1.6 T-GDI benzinli motor da bulunuyor. TUCSON, kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleriyle sınıfının lideri bir güvenlik paketi sunuyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojileri tamamlıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulmasında sürücüye destek olurken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, belirli yol koşullarına göre araç hızını ayarlamak için navigasyon bilgilerini kullanıyor. Yeni TUCSON’un hibrit versiyonu, 1.910 kg’ye kadar sınıfının lideri çekme kapasitesi sunuyor. Şarj edilebilir hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’ye kadar çekme kapasitesine sahip. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek vererek düşük hızlı manevraları kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Hyundai, Yeni STARIA Cargo ile Elektrikli Araç Uzmanlığını Hafif Ticari Araç Segmentine Taşıyor Hyundai, Avrupa’daki SUV hamlesinin yeni aşamasının yanı sıra işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı pratik günlük kullanımla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu da sergiledi. Hyundai, elektrikli araç uzmanlığından yararlanarak Avrupalı ticari kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için ürün gamını hafif ticari araç segmentine genişletiyor. STARIA Cargo, 450 km’ye kadar WLTP menzili ve 800 voltluk elektrik mimarisiyle sınıfının lideri yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj performansı sunuyor. Bu özellikler, aracın kullanım dışı kaldığı süreyi azaltarak verimliliği artırıyor. 160 kW (218 PS) elektrik motoru güçlü performans sağlarken 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç Euro paletlik yükleme alanı, çok çeşitli profesyonel kullanım alanlarını destekliyor. STARIA Cargo, azami 1.040 kg yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’ye kadar römork çekebiliyor ve böylece yüksek esneklik sunuyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek teknolojileri, güvenli ve kolay günlük kullanımı destekliyor. Hyundai’nin elektrikli araç teknolojilerindeki liderliğini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, profesyonel kullanıcıların elektrikli mobiliteye geçişini daha pratik hâle getirirken günlük ticari kullanımın gerekliliklerini karşılamak üzere tasarlandı. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yükleme kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında geliştirilen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. STARIA Cargo’nun iç mekânında, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sunan 12,3 inç dokunmatik ekranı ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai Connected Car Navigation Cockpit (ccNC) bulunuyor. Bağlantılı işlevler; uzaktan araç yönetimini, şarj durumunun izlenmesini ve klima kontrolünü destekliyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı (V2L), hem dışarıdan hem de yük alanındaki iç priz aracılığıyla 3,5 kW güçle kullanılabiliyor. Bu özellik, harici elektrikli cihazların doğrudan araçtan çalıştırılmasını sağlayarak günlük kullanım esnekliğini artırıyor. Hyundai, Avrupa genelindeki yerel ticari müşterilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış dönüşüm çözümleri sunmak için üstyapı ortaklarıyla da çalışıyor. Şirket, gelecekte farklı Avrupa pazarlarında Hyundai bayileri üzerinden sunulabilecek standart dönüşüm çözümlerini de değerlendirerek müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sağlamayı hedefliyor. Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Hyundai’nin Paris standında, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak çok yıllı ortaklığını tanıtan özel bir alan bulunuyor. UEFA Champions League kupası, basın günü olan 12 Ekim Pazartesi günü Hyundai’nin Paris Otomobil Fuarı standında sergileniyor. Ortaklık, şirketin Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine yönelik bağlılığını temsil ediyor. 2026/27 sezonunda başlayan iş birliği, 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek. Futbol, Hyundai için köklü bir alan. Şirket, yaklaşık 30 yıldır en büyük uluslararası turnuvalardan dünyanın dört bir yanındaki kulüplere ve federasyonlara kadar futbolun en üst seviyelerine destek veriyor. UEFA Champions League ortaklığı, bu bağlılığı Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor. UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki ortak noktalar, ölçeğin ötesine geçiyor. Turnuvadaki takımlar, dünyanın her köşesinden yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’da en üst seviyede mücadele ediyor. Hyundai ise global ölçeğinin gücünden yararlanırken Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; kıta genelinde satış gerçekleştiriyor. Hyundai, ‘İnsanlık İçin İlerleme’ marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeye ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmaya odaklanıyor. UEFA ile European Football Clubs’ın ortak girişimi UC3 ile yürütülen bu iş birliği, UEFA Champions League etkileşimleri ve Hyundai’nin mobilite çözümleri aracılığıyla şirket, Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Böylece milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu etki yaratmayı hedefliyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “UEFA Champions League ile Hyundai’yi ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefi yönlendiriyor. Bu ortaklığa bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla giriyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş önemli yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, gelecekteki ürün gamımıza öncülük ediyor” dedi. UEFA Champions League, dünyanın en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu. Dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden biri turnuvaya ilgi duyuyor. 36 kulübün yer aldığı organizasyon, geniş bir futbolsever kitlesiyle etkileşim kurmak ve Hyundai’nin robotik ile fiziksel yapay zekâdan Avrupalı müşterilere özel yazılım ve akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek yönünü göstermek için ideal bir platform sunuyor. Hyundai ve Waymo, Otonom Mobilite Ortaklığını Uluslararası Pazarlara Genişletmeyi Değerlendirecek Hyundai ve Waymo, otonom mobilite hizmetleri alanındaki stratejik ortaklıklarını uluslararası pazarlara genişletme potansiyelini değerlendirecek. Otonom sürüşe hazır ilk IONIQ 5 araçları, Waymo Driver sistemiyle donatılmak üzere bu yıl ABD’de Waymo’ya teslim ediliyor. Hyundai, Paris Otomobil Fuarı standında bu teknolojiyi de tanıtıyor. Waymo ortaklığı kapsamında Hyundai araçları, ABD’de otonom yolculuk çağırma hizmetlerinde kullanılacak. Uluslararası pazarların da bu yolculuğun bir parçası olması öngörülüyor. Ödüllü, tamamen elektrikli IONIQ 5, ultra hızlı şarj kabiliyetine sahip Hyundai’nin gelişmiş 800 voltluk mimarisi üzerine inşa ediliyor. Böylece dünya standartlarında elektrikli verimliliği ve son derece sessiz performansı otonom mobiliteye taşıyor. Sorunsuz entegrasyon için özel olarak geliştirilen IONIQ 5, Hyundai’nin gelişmiş elektrikli araç platformunu Waymo’nun altıncı nesil otonom donanım ve yazılım sistemiyle birleştiriyor. Araç, özel olarak tasarlanan yedekli fren ve direksiyon sistemleriyle güvenli, akıcı ve güvenilir bir yolculuk sunuyor. Hyundai ve Waymo, trafik kaynaklı can kayıplarının sıfıra indirilmesini ve herkes için adil, stressiz mobiliteyi hedefleyen ortak global vizyon Vision Zero doğrultusunda ölçülebilir ilerleme sağlamaya odaklanıyor. Gelişmiş Robotik Teknolojileri Hyundai’nin Global Dönüşümüne Öncülük Edecek Hyundai, fiziksel yapay zekâ ve robotik şirketine dönüşümünün bir parçası olarak 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda robotik yeniliklerini de sergiliyor. Bu dönüşüm, Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz tarafından bu yılın başlarında düzenlenen CEO Investor Day 2026’da vurgulandı. Fuar ziyaretçileri, Hyundai Motor Group şirketi Boston Dynamics’in çevik, dört ayaklı robotu Spot’u inceleyebiliyor, robotla etkileşim kurabiliyor ve selfie çekebiliyor. Hyundai’nin insanları birlikte çalışabilecekleri robotlarla buluşturarak insanlığın ilerlemesine katkı sunma odağı doğrultusunda Spot, şirketin dünya genelindeki tesislerinde endüstriyel denetim ve öngörücü bakım süreçlerinde kullanılmaya başlandı. Güvenliği artırıp çalışanların fiziksel yükünü ve riskini azaltan Spot, insanların daha fazla değer yaratan görevlere odaklanmasını sağlıyor. Boston Dynamics, CES 2026’da insansı robotu Atlas’ın üretim versiyonunu tanıtırken Hyundai Motor Grubu da robotik ve fiziksel yapay zekâ yol haritasını açıkladı. Atlas, insan odaklı akıllı fabrika inovasyonunu geliştirmek üzere ilk olarak 2028 yılına kadar Hyundai Motor Group Metaplant America’da sıralama görevlerinde kullanılacak. İnsan-robot iş birliğini ilerleten Atlas, yüksek riskli görevleri üstlenerek çalışanların fiziksel yükünü azaltıyor; robotların ticarileştirilmesinin ve insanların robotlarla birlikte çalıştığı bir ortamın temelini oluşturuyor. Hyundai, Paris’te harici güç gerektirmeyen X-ble Shoulder robotik teknolojisini de sergiliyor. Stand ziyaretçileri bu yeniliği bizzat deneyimleyebiliyor. Hyundai Motor Group Robotics LAB tarafından geliştirilen endüstriyel giyilebilir robot X-ble Shoulder, giyilebilir teknolojide yeni bir dönemi temsil ediyor. Çalışanın kolunu yukarı kaldırdığı baş üstü işlerde kullanıldığında üst kol kaslarını destekleyerek üst kas-iskelet sisteminin yükünü azaltabiliyor. X-ble Shoulder; çalışan güvenliğini artırıyor, kas-iskelet sistemi yaralanma riskini azaltıyor, kullanıcı konforunu geliştiriyor ve verimlilik ile üretkenliği yükseltiyor. Ünite, omuz yükünü yüzde 60’a kadar, ön ve yan deltoid kas aktivitesini ise yüzde 30’a kadar azaltabiliyor. X-ble Shoulder, elektrikli bir sistem yerine kas destek modülü ve harici güç gerektirmeyen tork üretim yapısıyla yardımcı kuvvet oluşturuyor. Şarj gerektirmemesi, bakım ve yönetimini kolaylaştırıyor. Yaklaşık 1,9 kg ağırlığındaki X-ble Shoulder, kullanıcısına göre ayarlanabiliyor. Gövde uzunluğu 406 mm ile 446 mm arasında ayarlanırken ünite, çalışma veya dinlenme faaliyetlerini engellemeden 0 ile 180 derece arasında tam kol hareketine olanak tanıyor. Hyundai’nin Avrupa’ya Uzun Vadeli Bağlılığı Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı bugün somut sonuçlarla görülüyor. Nošovice’deki Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC), 2006 yılında kurulmasından bu yana 5 milyondan fazla araç üretti. Bu dönüm noktası; uzun vadeli istikrarı, teknolojik olgunluğu ve Avrupa için Avrupa’da üretim yaklaşımını yansıtıyor. Tesis, Yeni TUCSON’un üretimine başlamaya hazırlanırken Hyundai operasyonları içindeki stratejik önemini de güçlendirecek. HMMC gibi Hyundai Motor Türkiye (HMTR) de tamamen yeni bir modelin üretimine hazırlanıyor ve bu yılın ilerleyen döneminde Yeni BAYON’un üretimine başlayacak. İzmit’te yeni kompakt SUV’un üretimi, bu yılın başlarında tesis bünyesinde kurulan yeni Batarya Sistem Montaj fabrikası sayesinde hibrit motor seçeneklerini de kapsayacak. Her iki fabrikaya ve Almanya’daki Hyundai Motor Europe Technical Center (HMETC) bünyesindeki Ar-Ge merkezine, Hyundai’nin Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar yapıldı. HMETC’deki yeni Square Campus’a yapılan 150 milyon euroluk yatırımla Hyundai, geçen yıl Ar-Ge tesislerine 25.000 m² daha ekleyerek merkezi Avrupa’nın en gelişmiş otomotiv Ar-Ge merkezlerinden biri hâline getirdi. Şirket, İzmit tesisini yeniden tasarlanan elektrikli araç gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniğiyle dönüştürmek için 250 milyon euro yatırım yaptı. Tesisin ilk elektrikli aracı IONIQ 3’ün üretimi, bu yıl ağustos ayında başarıyla başladı. Çekya’daki Nošovice fabrikası da bataryalı elektrikli araçların batarya üretimini ve montajını desteklemek amacıyla 2025 yılında genişletildi. Böylece 2008’deki açılışından bu yana tesise yapılan toplam yatırım 2 milyar euroyu aştı. Hyundai Motor Europe, bölgede yaklaşık 580.000 adetlik üretim kapasitesine ve bu kapasiteyi artırma imkânına sahip. Şirket, bölgesel üretimin yarısından fazlasının bataryalı elektrikli araçlardan oluşmasını hedefliyor. Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı uzun vadeli. Şirket Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor, test ediyor, üretiyor ve satıyor. 2030 yılına kadar bölgeye 3 milyar eurodan fazla yatırım yapmış olacak. Bu yaklaşım, bazı şirketler faaliyetlerini azaltırken Hyundai’nin stratejik bağlılığını daha da güçlendirdiğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı Haber

Türkiye’de Üretilecek İlk Dacia Modeli: Striker Tanıtıldı

OYAK ve Renault Group iş birliğiyle açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım planının son halkasını oluşturan Dacia Striker, ilk kez tanıtıldı. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilecek yeni model, Dacia'nın C segmentindeki büyüme hedeflerinde kritik bir rol üstlenecek. 2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye’ye 400 milyon Euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye’de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu. Hem 400 milyon Euro’luk yatırımın son aşaması hem de 2030 stratejik planının önemli bir adımı olan Dacia’nın yeni modeli Striker, İtalya’nın Milano şehrinde ilk kez tanıtıldı. Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilen ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia’nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker’ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları %40’ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak, bu sayede ÖTV açısından da önemli bir avantaj sağlayacak. Dacia Striker, markanın genel hedefleri açısından da oldukça önemli bir model. Dacia DNA’sını taşıyan bir crossover olarak tasarlanan Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını %33'e çıkarma hedefini destekleyecek. Dacia Striker; bir SUV'un yüksek sürüş pozisyonunu ve arazi özelliklerini, bir station wagon’un çok yönlülüğü ile rahatlığını ve bir sedanın verimliliği ile performansını birleştirerek otomotivin üç farklı dünyasının en iyi yönlerini C Segmenti bir Crossover otomobilde bir araya getiriyor. "Striker" ismi, "hedefi vurmak" anlamında kullanılan evrensel bir ifade. Dacia'nın hedeflerini ve yeni zorluklarla başa çıkma yeteneğini yansıtan bu isim, görsel olarak çarpıcı ve birçok yönden etkileyici özellikleriyle Dacia’nın bu yeni modelinin karakterini şekillendiriyor. Dacia, Striker modeliyle C segmenti müşterilerini crossover dünyasında yeni bir yorumu keşfetmeye davet ediyor. Farklı sınıfların kombinasyonundan daha fazlasını sunarak, farklı ihtiyaçlar için günümüz kullanıcılarının beklentilerine yanıt veriyor. Bir sedanın performansını, bir station wagon’un iç hacmini ve bir SUV modelin güçlü tasarımını bir araya getirerek, günümüzün gereksinimlerine daha kapsamlı bir yanıt veriyor. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulmaya hazırlanıyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin TATOĞLU: Dacia Striker, üç yıl önce OYAK ve Renault Group ortaklığıyla açıkladığımız 400 milyon Euro’luk yatırımın son halkası olarak Türkiye’de üretiliyor. Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımıza sunmak için hazırlanıyoruz. Dacia; ekonomik kullanım maliyetini, konforu ve sürüş keyfiyle bir araya getiren bir marka. Bir otomobilde gerçekten olması gereken özellikleri gelişen teknolojiyle sürekli güncelliyor ve akıllı çözümler sunan bir fiyat performans markası olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yenilenen Dacia ürün gamı, her bütçeye hitap eden modellerle erişilebilir mobilite sunuyor. Dacia Striker da hem Dacia’nın Türkiye’de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından önem taşıyor. Bu yeni modelimiz, Dacia markamızla ulaşmayı amaçladığımız hedeflerimiz için mühim bir aşamayı teşkil ediyor. Striker ile yepyeni müşterilere ulaşarak Dacia’nın varlığını daha da güçlendirecek, pazar payını hak ettiği seviyeye ulaştıracağız. Böylece Dacia’yı hem Türkiye’de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız.” dedi. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel JAILLET: Oyak Renault olarak, 2023 yılının sonunda açıkladığımız, 400 milyon Euro’luk yatırım ile dört yeni modelin üretime alınmasını kapsayan planımızla Türkiye için güçlü ve net bir dönüşüm yol haritası ortaya koyduk. Bu dönüşüm yolculuğunu Renault Duster ile başlattık, Yeni Renault Clio ile sürdürdük ve kısa süre önce Türkiye yollarına çıkan Renault Boreal ile önemli bir aşamaya taşıdık. Bugün ise bu planın dördüncü ve stratejik açıdan son derece önemli modelini duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker’ın üretimini Bursa’daki Oyak Renault Fabrikamızda gerçekleştireceğiz. Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecektir. Bu aynı zamanda Dacia’nın Türkiye’deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır. Dacia Striker ürün gamı; hibrit, Hybrid 4x4 ve benzin/LPG motor seçeneklerini içerecek şekilde geniş bir yelpazede sunulacak. Dacia Striker Hybrid, performans ve verimliliği en üst seviyede bir araya getirerek yüksek verimli bir sürüş deneyimi sunmaktadır. Bu teknolojinin merkezinde ise Oyak Horse tarafından Bursa fabrikamızda üretilen ve dünya pazarlarına ihraç edilen HR18 hibrit motor yer almaktadır. Üretimin devreye alınmasıyla birlikte Oyak Renault’nun çoklu model üretim kabiliyeti, esneklik ve performans açısından yeni bir seviyeye ulaşacaktır. Bu gelişme, Renault Group’un futuREady stratejisi kapsamında belirlediği büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacaktır. OYAK ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da ileri taşımaya ve Türkiye otomotiv ekosistemine sürdürülebilir değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. YENİLİKÇİ BİR “HİBRİT” TASARIM KONSEPTİ Dacia Striker, performans ve aerodinamiğin bir arada düşünüldüğü bir yaklaşımla tasarlandı. Sedan ve station wagon modellerin zarif siluetinden ilham alan yatay çizgileri, SUV tasarımının karakteristik dikey hatlarıyla birleşiyor. Dacia Striker'ın dış tasarımı, ön ve arka far gruplarını birbirine bağlayan, gövde boyunca uzanan belirgin bir omuz çizgisiyle şekilleniyor. Bu çizgi, tasarımın ana karakterini oluşturuyor. Omuz çizgisinin üzerindeki konturlar, akışkan ve aerodinamik bir yapı meydana getiriyor. Eğimli ön cam, uzatılmış tavan çizgisi ve açılı arka cam; zarif ve dinamik bir profil oluşturmak üzere bütünleşiyor. Bu bölüm, sedan ve station wagon gövde tipinin zarafetinden ilham alan; sade, net ve verimli bir yaklaşımla temel ihtiyaçlara odaklanan, markanın modern karakterini yansıtıyor. Omuz çizgisinin altındaki konturlar ise daha keskin ve güçlü bir görünüm oluşturuyor. Yüzeyler daha dikey hale gelirken, yerden yükseklik artıyor ve güçlü gövde orantıları sayesinde güç ve denge algısı daha da vurgulanıyor. Bu bölüm, SUV tasarım ipuçlarından ilham alan markanın karakteristik güçlü ve arazi uyumlu yaklaşımını yansıtıyor. Entegre tavan barları tasarımın akışını ve tutarlılığını korurken, gövdeye işlevsel ve arazi uyumlu bir son dokunuş katıyor. Striker, Dacia'nın bir modelin dört köşesinde birden yeni "T" formlu LED ışık imzasını kullandığı ilk model olma özelliğini taşıyor. Modelin arka bölümünde de benzer bir yaklaşım görülüyor; ışık imzası geniş bir siyah şerit içine entegre edilmiş olup ön cephe ile güçlü bir görsel uyum oluşturuyor. Kabartmalı harflerden oluşan Dacia logosunu taşıyan şerit, bagaj kapağının alt kısmındaki dikey çizgileri öne çıkararak genel tasarımın güçlü karakterini vurguluyor. ZARAFET, DİNAMİZM VE ÇOK YÖNLÜLÜK BİR ARADA Striker'ın crossover tasarımı, zarif ve dinamik hatları geniş oranlarla birleştirerek, yüksek iç mekân konforu ve kendinden emin bir duruş ortaya koyuyor. Modelin genel karakterini 17 inç jantlar tamamlıyor. Ayrıca 18 ve 19 inç jantlar da opsiyonel olarak sunuluyor. Dacia Striker, C segment bir station wagon ile benzer şekilde 4,62 m uzunluğa sahip. Yerden yüksekliği pazardaki C-SUV’lar seviyesinde (4x4 için 20 cm ve 4x2 için 19 cm) olmakla beraber, C-SUV dünyasının 1,60 metrenin üzerindeki yüksekliğiyle kıyaslandığında az bir farkla 1,53 metrelik bir yükseklik sunuyor. Striker'ın zarif tasarımını, iki yeni renk olan Buz Yeşili ve Kozmik Mavi olmak üzere yedi farklı renk seçeneği tamamlıyor. AİLE İLE HAFTA SONU TATİL KAÇAMAKLARI VE UZUN YOLCULUKLAR İÇİN HAZIR Striker, Dacia'nın güçlü ve arazi uyumlu DNA'sını yansıtıyor ve kısa tatil kaçamaklarından aileyle yapılan uzun yolculuklara kadar her türlü kullanım için uygun bir altyapı sunuyor. Donanım düzeylerindeki farklılıklar, bireysel ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına göre uyarlanmış iki tamamlayıcı yaklaşımı yansıtıyor. Striker'ın Extreme donanım seviyesi, araçlarını ideal bir keşif ortağı olarak gören daha aktif kullanıcıları hedefliyor. Sağlam, pratik ve kullanımı kolay bu versiyon; her türlü eğlence ekipmanını ve donanımını kolayca taşımak üzere tasarlandı. Yerden yüksekliği sayesinde arazi sürüşü kolaylaşıyor. Bu özellik, versiyona bağlı olarak 4x4 şanzıman ve Hybrid 150 4x4 güç aktarma sistemi ile daha da artabiliyor. Dayanıklı ve geri dönüştürülmüş bir malzeme olan Starkle® ile üretilen dış koruma; yıkanabilir TEP microcloud döşeme ve %50 oranında geri dönüştürülmüş içeriğe sahip kauçuk paspaslar, modelin günlük kullanımını ve bakımını kolaylaştırıyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesi, performanstan veya aerodinamikten ödün vermeden, açık hava etkinliklerine doğrudan ve işlevsel bir yaklaşım getirerek; sınırsız yükleme, taşıma ve kullanım için tasarlandı. Özellikle uzun yolculuklarda ve aile gezilerinde, rahat ve huzurlu bir yolculuk için ise Journey donanım seviyesi devreye giriyor. Kabin içi deneyimi ve konforu artırmak üzere elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon simidi, elektrikli bagaj, kumaş ve microcloud TEP karışımı döşeme gibi bir dizi özellik, bu versiyonda sürüş deneyimini geliştiriyor. Striker’ın Extreme donanım seviyesinde yine standart olarak sunulan yokuş iniş destek sistemi, örneğin, yol tutuşunun zayıf olduğu dik yokuşlarda araç kontrolünün kaybedilmesini önlemek için frenlere müdahale ediyor ve böylece sürücünün yola odaklanmasını sağlayarak daha fazla güvenlik sağlıyor. TEMEL GEREKSİNİMLERE ODAKLANAN HAVALI, YENİLİKÇİ, GENİŞ VE İŞLEVSEL BİR İÇ MEKÂN Striker'ın iç tasarımı, malzemeleri, teknolojisi ve donanımı; Dacia'nın yenilikçi pratik çözümlere, günlük kullanım kolaylığına ve uzun yolculuklarda konfora olan bağlılığının altını çiziyor. Ön konsol, ferahlık hissine ve yolcuları saran konfora katkıda bulunan farklı bir yatay düzen ile dış tasarım yaklaşımını iç mekâna taşıyor. Sürücüye en yakın bölüm, konfor ve yüksek kalite algısına odaklanıyor. Bu durum, özellikle tekstil yüzeylerde kullanılan malzemeler ve kapı eşiklerine kadar uzanan Starkle® dokunuşunda kendini göstererek, her yönden uyumlu bir etki yaratıyor. İlk kez bir Dacia modelinin iç tasarımında yer alan bu malzeme, markanın ekonomik ve ekolojik yaklaşımının bir parçasını meydana getiriyor. İkinci seviyede, daha işlevsel bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu seviye, en sık kullanılan fonksiyon kumandalarını bir araya getiriyor ve bunlara sürücünün dikkatini yoldan ayırmadan sezgisel olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanmış tuşlar aracılığıyla erişilebiliyor. Bu düzenleme, günlük kullanımda basit, anlaşılır ve sezgisel bir kullanıma katkıda bulunuyor. Üçüncü seviyede ise, arayüze ve ekran özelliklerine erişim sağlıyor. Bu bölüm tüm versiyonlarda standart olan 10,1 inçlik merkezi dokunmatik ekranı, Media Display’i içeriyor. Media Display altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu Ses Sistemini de kapsıyor. Temel özelliklere odaklanmaya devam eden LightVisio dijital gösterge ekranı, Dacia'ya özgü yenilikçi akıllı çözüm yaklaşımını ortaya koyuyor. Tüm ürün gamında standart olarak sunulan bu 7 inçlik ekran, önemli bilgileri yüzen bir 3 boyutlu görüntü şeklinde yansıtan optik yansıma teknolojisini kullanıyor. Orta konsol, araç içi deneyiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Yüksek ve davetkar bir şekilde tasarlanan bu bölüm, orta kolçak altında bulunan 6,7 litrelik bölme ve versiyona bağlı olarak sürgülü çekmece de dahil olmak üzere, geniş ve modüler saklama çözümleriyle sürücünün etrafındaki alanı düzenliyor. Kabin içi deneyimini, YouClip bağlantı noktaları kullanılarak yeniden konumlandırılabilen çıkarılabilir bardak tutucular tamamlıyor. Striker’ın içerisinde 9 adede kadar YouClip bağlantı noktası bulunuyor. Bu YouClip bağlantıları, araç içi düzeni için önemli bir esneklik sağlıyor ve bu nedenle hem günlük kullanım hem de aile gezileri için uygun bir çözüm olarak öne çıkıyor. Striker, aile kullanımı için oldukça ideal olup, uzun yolculuklarda dahi beş yolcu ve beraberinde bagajlarını rahatça taşıyacak kadar geniş ve konforlu bir alana sahip. İç mekân, ferah ve geniş bir ortam sunarken, bu etki iç mekânın büyük bir bölümünü kaplayan geniş panoramik cam tavan sayesinde daha da güçleniyor. Extreme donanım seviyesinde standart, Journey donanım seviyesinde ise opsiyonel olan bu özellik; içeriye bolca ışık girmesini sağlayarak daha aydınlık bir kabin içi deneyim yaratıyor. Özenle tasarlanan koltuklar, yolcu konforunu daha da artırıyor. Ön koltuklardaki güçlü yanal destekler, virajlarda daha iyi oturma desteği sunarken; Journey donanım seviyesinde ise sürücü koltuğu elektrikli olarak ayarlanabiliyor. Hem Extreme hem de Journey donanım seviyelerinde, arka koltuktaki yolcular için katlanabilir bir orta kol dayama ve buna entegre bardak tutucu da yer alıyor. İlk kez bir Dacia modelinde sunulan Autohold sistemi ile sürüş konforu optimize edildi. Autohold sistemi, Expression donanım seviyesinden itibaren standart olarak sunuluyor ve sürücünün herhangi bir müdahalesi olmadan otomobili sabit tutarak şehir içinde sürüş konforunu artırıyor. Striker, en güncel Avrupa güvenlik standardı olan GSR2'yi karşılıyor ve tüm donanım seviyelerinde standart olarak şu özellikleri sunuyor: Otomatik Acil Durum Freni (şehir içi ve şehir dışı trafiğinde araç, yaya, bisikletli ve motosikletli algılama özelliğiyle), Trafik İşareti Tanıma ve Hız Uyarısı, Arka Park Yardımı, Acil Durum Fren Sinyali, Şerit Değiştirme Uyarısı, Şerit Takip Asistanı, Gelişmiş Sürücü Dikkat İzleme Sistemi ve Acil Durum Çağrısı (e-Call). Striker ayrıca standart olarak Adaptif Hız Sabitleme ve Kontrol Sistemi’ni de içeriyor. İsteğe bağlı olarak sunulan ADAS paketinde ise Kör Nokta İzleme, Geri Gidişte Otomatik Acil Durum Freni, Yolcu Çıkış Uyarısı, Kavşaklarda Otomatik Acil Durum Freni, Arka Çapraz Trafik Uyarısı (RCTA) ve çoklu görüş kamerası bulunuyor. Dacia, sürücülerin hayatını kolaylaştırmak adına bu sistemleri “My Safety” adında akıllı bir işlevle birleştiriyor. Bu özellik, sürücünün otomobili çalıştırırken belirli ADAS işlevlerini kendi kişisel ayarlarına eklemesine olanak tanıyor. Böylece otomobil her çalıştırıldığında işlemin tekrarlanmasına gerek kalmıyor. GENİŞ VE KULLANIŞLI BİR BAGAJ Dacia mühendisleri Striker'ın bagajını büyük bir özenle tasarladı. Striker’ın bagajı 600 litreye varan bagaj hacmi ile yalnızca C segmentinin en iyilerinden biri olmakla kalmıyor, aynı zamanda günlük kullanım için ideal bir dizi pratik özellik de sunuyor. Yenilikçi eller serbest işlevi ile Akıllı Bagaj Açma özelliği, elektrikli bagajı otomatik olarak açıyor. Akıllı Bagaj Açma sistemi, Journey donanım seviyesi ile standart olarak sunuluyor, Extreme donanım seviyesinde ise opsiyonel olarak sunuluyor. Striker, Extreme ve Journey donanım seviyelerinde standart olarak sunulan yenilikçi üç parçalı bagaj zeminine sahip ilk Dacia modeli olarak konumlanıyor. Bu özellik, bagaj alanının ihtiyaca bağlı olarak bölünmesine olanak tanıyor; eşyaları yerinde tutmak ve kaymalarını önlemek için de kullanılabiliyor. Modüler Katlanma sistemi, bagajın her iki yanında bulunan iki tutamağı kullanarak arka koltuk sırtlıklarını (60/40 oranında) bagajdan katlama olanağı sağlıyor. EKONOMİK VE EKOLOJİK: DACIA STRIKER, OPTİMİZE EDİLEN TOPLAM SAHİP OLMA MALİYETİ Dacia mühendislerinin Striker’ı geliştirirken ana hedeflerinden biri hem SUV hem de station wagon sınıfındaki diğer C segmenti modellere kıyasla en iyi toplam sahip olma maliyetini (TCO) sunmaktı. Elektrikli güç aktarma sistemleri ve aerodinamik tasarımıyla Striker, optimize edilmiş bir toplam sahip olma maliyeti sunuyor. Bu avantaj, yükselen yakıt fiyatları göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor. ÖZENLE TASARLANAN AERODİNAMİK Striker'ın verimliliği için çok kritik olan aerodinamiğe özellikle önem verildi. Mühendisler, alçak gövde, uzun tavan çizgisi, eğimli arka kısım gibi crossover tasarımının sunduğu olanaklardan en iyi şekilde yararlandılar. Ayrıca ön ve arka alt gövde bölgelerindeki kaplamalar, geniş bir arka spoyler ve hava yönlendiricileri gibi aerodinamik bozulmaları en aza indirecek detayları da özenle ele aldılar. Böylece Dacia Striker, 0,29'luk sürtünme katsayısıyla, crossover konseptini yansıtarak C segmentindeki station wagon ve SUV modellere kıyasla daha iyi bir seviyeye ulaştı. Güç aktarma sistemi ve donanım seviyesine bağlı olarak yaklaşık 1.400 kg ağırlığıyla Dacia Striker, C-SUV otomobillerden daha hafif ve ortalama bir C segment station wagon ile rahatlıkla karşılaştırılabilir durumda. ÇOK ENERJİLİ HİBRİT GÜÇ AKTARMA SİSTEMLERİNDEN OLUŞAN KAPSAMLI BİR ÜRÜN YELPAZESİ Dacia Striker, üç farklı ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemi seçeneğiyle kullanıcılara zengin bir çeşitlilik sunuyor. Striker Mild Hybrid-G 140: LPG ve hibrit teknolojilerinin ortak avantajları Dacia, LPG'li araçlarda Avrupa'nın tartışmasız pazar lideri ve "Mild Hybrid-G" ve "Eco-G" adı altında tüm içten yanmalı motora sahip modellerde çift yakıtlı benzin/LPG güç-aktarma sistemleri sunan tek üretici. Striker, çift yakıt teknolojisini 48V mild-hybrid sistem ve 6 vitesli otomatik şanzımanla birleştiren bir güç aktarma sistemiyle sunuyor. Mild-hybrid sistem, kalkış ve hızlanma anında benzin veya LPG ile çalışabilen 1,2 litre 3 silindirli turbo motoru destekleyerek daha fazla sürüş keyfi ve verimlilik sağlıyor. Rejeneratif fren özelliği, 0,8 kWsa kapasiteli bataryayı sürüş sırasında otomatik olarak şarj ediyor. Yakıt türleri arasında hızlı ve sorunsuz geçiş, ön konsolda entegre bir düğme üzerinden manuel veya otomatik olarak gerçekleştirilebiliyor. Striker Hybrid 155: Hibrit sistemin performansı ve verimliliği Bu güç aktarma sistemi, 109 hp gücünde 1,8 litrelik dört silindirli benzinli motor, iki elektromotor (49 hp bir motor ve yüksek voltajlı bir marş jeneratörü), 1,4 kWsa batarya (280 V) ve içten yanmalı motor için dört vitesli ve elektrikli sürüş için iki vitesli otomatik elektrikli şanzımandan oluşuyor. Rejeneratif fren işlevini bataryanın yüksek enerji geri kazanım kapasitesi ve otomatik şanzımanın verimliliğiyle birleştiren sistem, şehir içi kullanımda %80'e kadar tamamen elektrikli sürüşe olanak sağlıyor. Ayrıca otomobil her zaman tamamen elektrikli modda çalışmaya başlıyor. Striker Hybrid 150 4x4: Yüksek teknolojili 4x4 - Ön aksta, 103 kW (140 hp) / 230 Nm tork üreten 1,2 litre 48V yarı hibrit motor, direksiyon elciklerinden kumanda edilebilen 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman; - Arka aksta, 23 kW (31 hp) maksimum güce ve 87 Nm torka sahip bir elektromotor ve iki vitesli otomatik şanzıman, (hepsi devreden çıkarılabilir). Bu sistem birinci viteste arazi sürüşü sırasında düşük hızlarda arka tekerleklere yüksek tork sağlarken, arka aks devre dışı bırakıldığında bir 4x2 otomobilin yol tutuşu ve yakıt tasarrufunu da sunuyor. Sürüş modlarında (Otomatik/Eko/Kar), 4x4 sistemi "beklemede" kalıyor ve gerektiğinde 140 km/s'ye kadar hızlarda devreye giriyor. Striker Hybrid 150 4x4, tüm sürüş senaryolarına cevap veren beş sürüş moduna sahip: Otomatik: Bu modda Striker 4x2 ve 4x4 modları arasındaki geçişi otomatik olarak yönetiyor.Eko: Maksimum yakıt tasarrufu sağlıyor, düşük tutunma düzeyine sahip yüzeylerde 4x4 modunu aktif ediyor.Kar: Tutunmanın düşük olduğu yol koşulları için 4x4 modunu aktif ediyor.Çamur/Kum: Gevşek zemin için optimize edilmiş 4x4 modunu aktif ediyor.Arazi: Düşük hızlarda engebeli arazide sürüş için kullanılıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR MALZEMELER Dacia, “Ekonomik ve Ekolojik” yaklaşımının bir parçası olarak, Striker'da daha fazla sürdürülebilir malzeme kullanmaktan gurur duyuyor. Striker, genel olarak döngüsel ekonomiden elde edilen malzemelerin %32'sinden fazlasını içeriyor ve 47 kg geri dönüştürülmüş plastik barındırıyor. Diğer yeni Dacia modelleri gibi Striker da markanın mühendisleri tarafından geliştirilen Starkle® malzemesini bir dizi dış parçada (tamponlar, çamurluk uzantıları ve yan koruma) kullanıyor. Starkle® %15 ila %20 arasında geri dönüştürülmüş polipropilen içeriyor ve boyasız olarak kullanılıyor. Bu da üretim sürecinde oluşan karbon ayak izini daha da azaltıyor. Striker, yolcu bölmesinde (kapı panellerinde ve ön konsolda) ilk kez %80'e varan oranda geri dönüştürülmüş polipropilenden (bunun %40'ı tüketim sonrası malzeme) üretilen parçalar kullanıyor. YALIN VE KAPSAMLI BİR ÜRÜN GAMI Dacia'nın tüm müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan net ve kolay model yelpazeleri sunma felsefesine uygun olarak, Striker üç farklı donanım seçeneğiyle birlikte sunuluyor. Aynı zamanda bir C segmenti otomobilden beklenen tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor. STANDART DONANIM Striker Expression daha fazla konfor sağlıyor: 17 inç alaşım jantlar, çift bölgeli otomatik klima, Autohold özellikli elektrikli park freni, kolçaklı yüksek orta konsol, elektrikli katlanır yan aynalar, arka koltuklarda havalandırma ızgaraları, iki USB bağlantı noktası, 7 inç dijital gösterge ekranı, 10,1 inç merkezi ekranı ve daha fazlası. Striker Extreme arazi kullanımına hitap ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, Bakır Kahve dış ve iç süslemeler, panoramik cam tavan, eller serbest kart, yıkanabilir Microcloud sentetik TEP döşeme, kauçuk zemin ve bagaj paspasları, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, eğim iniş kontrolü ve çok daha fazlası. Striker Journey seyahat keyfini ifade ediyor: Expression donanıma ek olarak 18 inç alaşım jantlar, otomatik elektrikli bagaj, eller serbest kart, kolçaklı uzun orta konsol, elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar ve direksiyon, 10,1 inç merkezi ekranlı, altı hoparlörlü Arkamys 3-Boyutlu ses sistemi, kablosuz akıllı telefon şarjı ve daha fazlası. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.